Nesneler(Doğa ve üretim nesnelerini keşfedelim mi?)
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 7.341 başlık/FaRk ile birlikte,
7.341 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(23/31)
- ŞAKÜL/ŞAKUL/ŞAVUL[Ar.]/PLUMB[İng.] değil/yerine/= ÇEKÜL
- PLÜVİYOMETRE değil/yerine/= YAĞIŞÖLÇER
( Belirli bir zamanda. belirli bir yerde düşen yağış miktarını ölçmeye yarayan aygıt. )
- POESİS ile/değil MİMESİS
- POLARÖLÇER/POLARİMETRE[Fr.] ile POLARİSKOP[Fr.]
( Bir ışığın, polarma oranını ölçmeye yarayan aygıt. İLE Bir ışığın, doğal ya da polarılmış olup olmadığını belirlemeye yarayan aygıt. )
- POLİÇE[< İt. < Yun.] ile BOLİÇE
( Belirli bir sürenin sonunda, belirli bir parayı, kendi adına ya da bir başkasının buyruğuna ödemesi için alacaklının, borçluya yazdığı bildiri. | Sigorta senedi. İLE Yahudi kadını. )
- POLİÇE[İt. < POLIZZA] ile/ve/||/<>/> KLOZ[Fr. < CLAUSE]
( Belirli bir sürenin sonunda belirli bir parayı kendi adına ya da bir başkasının emrine ödemesi için alacaklının borçluya yazdığı bildiri. | Sigorta senedi. İLE/VE/||/<>/> Sigorta poliçelerinde özel koşulları bildiren ek başlıklar. )
- POLİÇE[< İt. < Yun.] değil/yerine/= SİGORTA BELGİTİ
- POMPA/LAMA ile/ve/||/<> KÖRÜK/LEME
- POMPALAMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> ŞİŞİRMEK
- PONTON[Fr.] ile TOMBAZ
( Batmış gemileri askıya alma işinde kullanılan büyük duba. | Yat limanlarında yatların yanaşması için zincirle karaya bağlı sabit duba. İLE Irmaklarda işleyen, altı düz kayık. | Üzerinde köprü kurulan, altı düz kayık biçiminde duba, ponton. )
- PORNOGRAFİK:
APAÇIK ile/ve/<> ÖZSÜZ GÖRÜNÜŞ
- PORSELEN ile FAĞFUR[Fars.]
( ... İLE Çin imparatorlarına verilen san. | Çin'de yapılmış kâse, tabak, vazo gibi porselen eşya. )
- PORSELEN ile MAYSERN PORSELENİ
- PORSELEN ile MERTEBANİ/SELADON TABAK
( ... İLE İçine konulan yiyeceğin zehirli olup olmamasına göre renk değiştiren tabak. )
- PORSELEN ile SAKSONYA[Saksonya yer adından]
( ... İLE Almanya'da, Saksonya bölgesinde yapılan, iyi nitelikli porselen tabak vb. türden kap. )
- PÖRSÜK ile PÖRTLEK
( Gevşeyip sarkmış, yıpranmış. İLE Dışarı doğru çıkık, patlak göz. | Cıvık şeylerin, çatlayan kabuktan, delikten dışarı çıkmış durumu. )
- PÖRSÜME ile KOFLUK
- PÖRSÜMEK = SALKIMAK
( Gevşeyip sarkmak, pörsümek. )
- PORTAKAL GAZI değil RENKLİ VE GAZLI SİS BOMBASI
( Portakal gazı diye bir şey yokmuş. )
- PORTATİF[Fr.] ile MOBİL
( Kolay taşınabilen, katlanarak taşınabilir duruma getirilebilen. İLE ... )
- PORTFÖY[Fr.] değil/yerine/= PARA CÜZDANI
- PORTMANTO[Fr.] değil/yerine/= ASKILIK
( Palto, şapka gibi şeyleri asmak için yapılmış, raflı ve bazısı aynalı askı yeri. )
- PORTOLAN HARİTA ile AZİMUTAL HARİTA
- POSTA KATARI ile/değil POSTA TATAR'I/LARI
- POT ile POT[Alm.]
( Kötü dikiş nedeniyle kumaşta oluşan büzülme ya da kıvrım. | Yanlışlık, hata. İLE Irmakları geçmek için kullanılan sal. )
- POTA[Fars. < BÛTE] ile POTA[Fr. < POTEAU]
( İçinde maden ergitilen kap. İLE Baskette, topun sokulmaya çalışıldığı çember. )
- POTANSİYEL ENERJİ ile/ve/||/<> KİNETİK ENERJİ
( Yükseklik ya da konumdan kaynaklanan enerji. İLE/VE/||/<> Bir nesnenin deviminden kaynaklanan ve bundan dolayı sahip olduğu enerji. )
- POTANSİYEL ile/ve/değil OLANAKLILIK
- POTİN/FOTİN[Fr.] ile BOT
( Koncu ayak bileğini örtecek kadar uzun olan, bağcıklı ya da yan tarafı lastikli ayakkabı. İLE ... )
- POTUK ile POTUR
( Kırmalı ve geniş. İLE Kırmalı ve potlu. | Arka tarafında kırmaları çok, bacakları dar bir tür pantolon. )
- POUR vs. SPILL
- POZ[Fr.] ile POZİSYON[Fr.]
( [Resim ya da fotoğrafta] Duruş. İLE Fotoğrafta, objektifin açık kaldığı süre. | Kurum, çalım. İLE Bir şeyin, bir nesnenin, bir kişinin, bir yerde bulunuş durumu, konum. | Bir kişinin, toplumsal durumu. )
- PRENSİP[Fr. < PRINCIPE] değil/yerine/= İLKE
- PRİZ[Fr. < PRISE] ile/ve/||/<>/< FİŞ[Fr. < FICHE]
( Elektrik akımı almak için fişin sokulduğu yuva. İLE/VE/||/<>/< Prizden akım almaya yarayan araç. | Bir yapıtın hazırlanmasında kolaylık sağlamak ya da bir işe kılavuzluk etmek için yazılıp sınıflandırılan küçük kâğıt yapraklardan her biri. | Bir işi yaptırmak ya da gereken kaydın alındığını belirtmek için bir koçandan koparılmış kâğıtlardan her biri, makbuz. )
( 
)
- PROCEDURE vs./and/<> PROCESS
( İşlem. İLE Süreç. )
- PROJEKTÖR[Fr. < PROJECTEUR] değil/yerine/= IŞILDAK
- PROJEKTÖR değil/yerine/= IŞILDAK/İZDÜŞÜREÇ
- PROMOSYON değil/yerine/= TANITIM
- PROSEDÜR/PROCEDURE[İng.] değil/yerine/= İŞLEM
- PROTESTO[İt.] ile/||/<> İNFİAL
( Bir davranışı/düşünceyi, bir uygulamayı haksız, yersiz, gereksiz bularak karşı çıkma, kabul etmeme. | Herhangi bir davranışın haksız, yersiz, gereksiz görülerek onaylanmadığını bildiren resmî açıklama. | Değerli belge niteliğindeki borç senedinin ödenmemesi durumunda, özel bir biçime bağlı ve belirli hukukî sonuçlar doğuran bildirim; ihtarname. @@ Kızgınlık, öfke duyma. | Herhangi bir şeyin etkisi altında kalma. | Edilgi. )
- PROTEZ[Fr. PROTHESE] değil/yerine/= TAKMA ...
( Eksik bir örgenin yerini tutmak, bir örgenin sakatlığını örtmek amacıyla yapılan yapay örgen ya da parça. | Bu amaçla yapılıp kullanılan örgen. | [dilb.] Öntüreme. )
- PROTON ile/ve/||/<>/>< ELEKTRON
( Pozitif yüklü parçacık. İLE/VE/||/>< Negatif yüklü parçacık. )
( PROTON vs./and/||/<>/>< ELECTRON )
- PROTOTİP[Fr. < PROTOTYPE] değil/yerine/= İLK ÖRNEK, MODEL
- PROTOTİP[Fr.] değil/yerine/= İLK ÖRNEK
- PROVA[İt.] değil/yerine/= ÖNBASKI
- PÛJÎNE[Fars.] ile ...
( 1240 gr. ağırlığında bir ölçü. | Kantar. )
- PUL ile/değil İNCE VİDA
- PUL[Fars.] ve/||/<> KONFETİ[İt. < CONFETTI] ve/||/<>
( ... VE/||/<> Düğün, balo vb. eğlencelerde, spor karşılaşmalarında serpilen, küçük yuvarlak pul biçiminde kesilmiş renkli kâğıt parçaları. )
- PUL ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> KUL
( Varsa pulun, cümle âlemdir kulun. )
- PUL ile PAYET[Fr.]
( ... İLE Giysi vb. işlemek için kullanılan küçük, pırıltılı pul. )
- PUL[Azr.] ile PUL[Tr.]
( Para. İLE Posta parası karşılığı mektup zarfı, kartpostallara ve damga resmine karşılık kâğıtlara yapıştırılan, basılı küçük kâğıt parçası. | Bazı giysilerde süs olarak kullanılan parlak, incecik, genellikle metal levhacık. | | Tavla oyununda kullanılan, plastik, tahta vb.nden yapılmış yassı yuvarlak levhacık. | Vida, cıvata vb. şeylerin boynuna geçirilen, ortası delik metal levhacık. | Propaganda amacıyla kullanılan yazılı küçük kâğıt. | Küçük ve ince tabakacıklar. | [bitki bilimi] Üzerinde bulunduğu organa yapışık, biçim ve yapıca çok basit yaprakların her biri. | [hayvan bilimi] Balıkların, sürüngenlerin ve bazı kuşlarla memelilerin gövdesini kaplayan boynuzsu, sert levhacık. | Akçeden küçük, metal para. )
- PULLUK ve/||/<> KULAK DEMİRİ
( ... VE/||/<> Pullukta, uç demirinin kaldırdığı toprağı ters çeviren demir. )
- PULLUK/KÖTEN ile/ve KUTAN
( Toprağı sürmek için kullanılan tarım aracı. İLE Büyük pulluk. )
- PÜLVERİZATÖR[Fr.] değil/yerine/= PÜSKÜRTEÇ/PÜSKÜRTÜCÜ SPREY
- PÜNEZ[Fr.] değil/yerine/= RAPTİYE[Ar.]
( Düz, geniş başlı, kısa bir çivi görünüşünde, kâğıt ya da karton gibi şeyleri bir yere tutturmak için kullanılan araç. )
- PUNT[İt. < PUNTO] ile/ve/||/<>/> PUNDUNA GETİRMEK
( Bir işi yapmak için fırsat gözetleyip en uygun zamânı bulmak.
PUNTO: Yazaçların/harflerin boyunu gösteren ölçü birimi. | Ayakkabıda topuk yükseklik ölçüsü. )
- PÜR/PUR[Fars.] ile PİR[Fars.]
( Dolu, dolmak. | Çok fazla. | Sahip, mâlik. )
- PÜRTÜK ile/<> PÜRÜZ ile/<> PÜTÜR
( Herhangi bir şeyin üzerindeki çıkıntı biçiminde küçük kabarcık, çıkıntı. İLE/<> Bir şeyin düzgünlüğünü bozacak çıkıntı, gedik ya da kusur. | Engel, güçlük. İLE/<> Küçük kabarcık, çıkıntı. )
- PÜRÜZ/LÜ ile TIRTIK/LI
- PUS ile PUS[Fr.]
( Görüş uzaklığını çok azaltmayan bir tür hafif sis. | Bazı meyvelerin üzerinde oluşan, zamk ya da sakıza benzeyen madde. | Yaprakların üzerinde görülen, örümcek ağını andıran böcek ya da kurt yuvası. | Ağaçların kütük ve dallarındaki yosun. | Bazen, meme başında oluşan kabuk. İLE Parmak ölçüsü, İngiliz uzunluk ölçüsü olan ayak'ın 1/12'si, inç.[25,4 milimetre] )
- PÜS ile/||/<> PÜSE
( Erik, kayısı, badem vb. ağaçlardan sızan zamk, kedibalı, keven bitkisinden elde edilen zamk, kitre. İLE/||/<> Çamların çıralı yerlerinden elde edilen siyah katran. )
- PUSAT ile PUSAT ile PUSAT
( Araç. İLE Silah, zırh vb. savaş aracı. İLE Giysi ya da giysilik kumaş. )
- PUSET[Fr. < POUSSETTE] değil/yerine/= (KÜÇÜK) ÇOCUK ARABASI
- PÜSKÜL ile/ve/||/<> SAÇAK
( Bir ucundan bazı nesnelere süs olarak takılan, öteki ucu serbest saçak biçimindeki iplik demeti. @@ Bazı giyim nesnelerinde ya da döşemeliklerde kumaş kenarlarına dikilen süslü iplikten püskül. )
- PUSULA ile/ve/||/<> EĞİM PUSULASI
- PUSULA[İt. < BUSSALO] ile/değil/yerine İLETECİK/BETİK/PUSULA[İt.]/TEZKERE[Ar.]
( Üzerinde kuzey-güney doğrultusunu gösteren bir mıknatıs iğnesi bulunan ve yön saptamak için kullanılan kadranlı aygıt. İLE/DEĞİL/YERİNE Küçük bir kâğıda yazılmış kısa mektup. | Üzerinde alacak hesabı yazılmış kâğıt. | Bir iş için izin verildiğini bildiren resmi kâğıt. | Genellikle ozanların yaşamlarıyla koşuklarından söz eden yapıt. )
- PUSULA[İt. < BUSSALO] değil/yerine/= YÖNDEÇ/YÖNEÇ/İLETECİK
- PUSVAL ile ...
( Yemenicilerin kullandığı ölçü. )
- PUT / ŞEYTAN ile TÂGUT["gu" uzun okunur][çoğ. TAVÂGÎ/T]
( ... İLE Kayıptan haber veren, büyücü. | Şeytan. | İslâm'dan önce, Mekke'deki Lât ve Uzzâ putları. )
- PUT/LAŞTIRMA ile/ve/değil/||/<> İLÂH/LAŞTIRMA
- PUTREL/POTREL[Fr.] ile/değil/yerine/= DEMİR KİRİŞ
( Yapılarda, demiryollarında kullanılan demir kiriş. )
- PÜTÜR PÜTÜR
( Yüzeyi düzgün olmayan nesnelerde. )
- QIZIL[Azr.] = ALTIN[Tr.]
- RADANSA[İt.] değil/yerine/= HALKA
( Yelkenlere açılan deliklere ve halat ilmiklerine geçirilen metal halk.a )
- RADAR ile ...
( RADIO DETECTING AND RANGING )
- RADYASYON/RADIATION[İng.] değil/yerine/= IŞINIM
- RADYATÖR değil/yerine/= ISITAÇ/SOĞUTUCU
- RAF[Fars.] | CAMEKÂN/CÂME-KEN[Fars.]/VİTRİN[Fr.] değil/yerine/= SERGEN
( Üstüne öteberi koymak için duvara ya da bir dolabın içine, birbirine paralel olarak tutturulmuş, genellikle geniş, uzun tahta ya da metal levha. | Giyinilecek yer. / Bir dükkân ya da mağazanın, dışarıdan, camla ayrılan ve mal sergilemek için kullanılan yeri. )
- RAF ile/ve MUSANDIRA
( ... İLE/VE Evlerde, yatak yorgan konulan yer, yüklük. | Mutfakta geniş ve yüksek raf, kiler rafı. )
- RAF[Ar. < REFF] ile/ve/||/<>/> REYON[Fr. < RAYON]
- RAFİNAJ[Fr.] değil/yerine/= ARITIM
- RAFİNERİ[Fr.]/TASFİYEHANE[Ar.+Fars.] değil/yerine/= ARITIMEVİ
- RAHLE[Ar.] ile SEHPA[Fars.]
( Üzerinde kitap okumak, yazı yazmak için yapılmış, küçük ve dar masa. İLE ... )
- RÂHT/REHT[Ar. çoğ. ERHÂT] ile RAHT[Ar.]
( Kalabalık, cemaat. | Boy, kabile. İLE At takımı. | Yol levâzımı. | Döşeme ve ev takımı. | Kapı ve pencere kanatlarının menteşe takımı. )
- RAKET[Fr. < Ar.] değil/yerine/= VURAÇ | TOKAÇ
( Masatopu, alantopu gibi oyunlarda topa vurmak için kullanılan, oval tahta bir kasnağa gerilmiş bir ağı olan, uzunca saplı araç. | Çamaşır yıkarken kullanılan, tahtadan, yassı tokmak. )
- RAKI BARDAĞI -=
( Rakı bardağı olarak [yanlış] bilinen bardağın başlangıcı ve kullanım amacı,
şerbet ya da limonata içindi. )
- RAKI BARDAĞI değil ŞERBET/LİMONATA BARDAĞI
( Rakı bardağı olarak [yanlış] bilinen bardağın başlangıcı ve kullanım amacı şerbet ya da limonata içindi. )
- RAKI ile ARAK
( ... İLE Daha bir tatlı/şekerli Lübnan rakısı. )
- RAKURSİ ile/||/<> ALTIN ORAN
( Bir nesnenin açı kurallarına uygun olarak kısaltılarak gösterilmesi.[Bir resimde tuval yüzeyine dik olarak yerleştirilmiş herhangi bir figüre yöneltilen verilir.] İLE/||/<> Sanatta uyum ve oranlama konusunda en yetkin ölçüleri verdiği düşünülen formül. Altın oran/kesim, bir doğru parçası ikiye bölündüğünde küçük parçanın büyük parçaya oranının, büyük parçanın bütüne oranına eşit olması.[%61.8, en yaklaşık değerdir.] )
- RAMA ile/ve SİCİM
- RAMİ[Malezya dilinden] ile RAMİ
( Isırgangillerden, Çin, Vietnam ve Malezya'da yetişen, değerli bir bitki. | Bu bitkinin dokumacılıkta kullanılan lifi. İLE İstanbul'da bir semt. )
- RAMP[Fr.] ile RAMPA[İt.]
( Bir tiyatro sahnesinin önünde, ışık ve ışıldakların yerleştirildiği, izleyiciye en yakın yer. İLE Bir arazinin, bir karayolunun, bir demiryolu hattının yatay doğrultuya göre yokuş olan bölümü. | Özellikle istasyonlarda, vagonlara eşya yüklemek ya da boşaltmak için yapılan, ambarın önünde bulunan set. | Bir vagonu, raya sokmak ya da raydan çıkarmak için kullanılan araç. | Bir geminin, bir başka gemiye, dubaya, iskeleye ya da sala değecek biçimde yanaşması. | İki ağacı ya da takozları birbirine kenetlemek için kullanılan, ucları eğriltilmiş ve sivriltilmiş demir çubuk. | Füzeli mermi ya da makinelerin, havaya fırlatılmak için üstüne yerleştirildikleri eğik destek. )
- RAPTETMEK[Ar. < RABT] değil/yerine/= İLİŞTİRMEK/TUTTURMAK
- RASTGELE ile/ve/||/<>/< DOLAYLI ile/ve/||/<>/< İKİNCİL
- RASTIK[Fars.] ile RASTIK[Fars.]
( Kadınların, kaşlarını ya da saçlarını boyamak için sürdükleri siyah boya. İLE Sürmemantarıgillerin yol açtığı ve tanelerin içini kurumu karası bir tozla dolduran ekin hastalığı. )
- RASTLAMAK/RASTGELELİK ile DENK GELMEK
- RÂY[Ar.] ile RA'Y[Ar.] ile RAY[Fr./İng. RAIL]
( Oy, rey, fikir. | Raca, Hint hükümdarı. | Sancak, bayrak.[< RÂYET] İLE Otlama. | Otlatma, gütme. | Teslim olma. )
- RAYBA[Alm.] değil/yerine/= PÜRÜZALIR
- RAZ/RAZZ[Ar.] ile RÂZZ[Ar.] ile RÂZ[Ar.]
( Berelenme, bere. | Bir şeyi döküp bulgur gibi ufalama. İLE Kesmez alet. İLE Sır, gizlenilen şey. )
- RÂZÎ ile FAHREDDİN RÂZÎ
( Hekim, filozof, simyacı. İLE Âlim, fizikçi ve müfessir. )
( Ebû Bekr Muhammed bin Zekeriyyâ er-Râzî [865 - 925, Rey - İran]. İLE Fahreddin er-Râzî [1150 - 05 Nisan 1210, Rey - İran] )
- REC[Ar.] ile REC'[Ar.] ile RECC[Ar.]
( Sarsma, sallama. | Sallanma, sarsılma. İLE Geri döndürme. İLE Sallayıp sarsma, sallanıp sarsılma. )
- REÇETE ile/ve/||/<> FORMÜL
- REÇİNE[Yun.] ile KOPAL[Fr./İsp. < COPAL]
( ... İLE Tropik bölgelerde yetişen, bazı erguvangillerden çıkarılan ve cilâ yapmakta kullanılan bir tür reçine. )
- REFLEKTİF değil/yerine/= YANSITICI
- REFLEKTÖR[Fr.]/REFLECTOR[İng.]/KATAFOT[Fr. < CATAPHOTE] değil/yerine/= YANSITAÇ/YANSITICI
( Yansımadan yararlanarak bir ışık aksının uzaydaki dağılışını değiştirmeye yarayan nesne. | Işığı yansıtmakta kullanılan, çeşitli boy ve biçimdeki yüzeyler. )
( KATAFOT[Fr. < CATAPHOTE]: Dışarıdan gelen bir ışığın etkisiyle geceleyin ışıklı görünen reflektör. )
- REFS[Ar.] ile REFŞ[Ar.]
( Edep dışı söz söyleme. | Hanımlara söz atma. İLE Çapa, küçük kazma. | Bir tür ırmak kaplumbağası.[Fırat ve Dicle'de bulunur.] | Kulağı büyük olma. )
- REFT[Ar.] ile REFT[Ar.]
( Bir şeyi ufalama, kırıntı durumuna getirme. İLE Gitme, gidiş. | Yeniçeri ocağıyla sonraları askerlik dairelerinde kişiler için tutulan künye defterlerinde "ayrıldı" anlamına kullanılan bir sözcük. )
- REGÜLASYON[Fr./İng. < REGULATION]/REGÜLE ETMEK değil/yerine/= DÜZENLEMEK, AYARLAMAK
- REGÜLASYON değil/yerine/= YÖNERGE | AYARLAMA, DÜZENLEME
- REGÜLATÖR[Fr./İng.] değil/yerine/= DÜZENLEYİCİ, AYARLAYICI
- REHD[Ar.] ile REHS[Ar.]
( Bastırarak ezme. İLE Bir şeyi ayakla çiğneyerek ezme. )
- REHİN[Ar. < REHN]/İPOTEK[Fr. < HYPOTHEQUE] değil/yerine/= TUTU
( Borcun ödeneceğine ilişkin borçlunun alacaklıya bir taşınmazı güvence olarak göstermesi. )
- REKLAM:
ÜRÜN/Ü ÖVMEK değil ETKİ/KAYIT YARATMAK
- REKLAM[Fr. < RÉCLAME] değil/yerine/= TANITI
( Bir şeyi topluma tanıtmak, beğendirmek ve böylelikle sürümünü sağlamak için denenilen her türlü yol. | Bu amaç için kullanılan yazı, görsel, film vb. )
- REKZ[Ar.] ile REKZ[Ar.]
( Yere saplama, dikme, kurma. İLE Tepme, tepinme. )
( REKZ-İ HİYÂM: Çadır kurma. | REKZ-İ ALEM: Bayrağı, bir yere dikme. İLE REKZ-İ ARZ: Toprak üzerinde tepinme. )
- RELÖVE ile ...
( Ölçülü plan ya da resim. )
- REMM[Ar.] ile REM[Ar.]
( Onarma. İLE Ürkme. | Titreme. | Sürü. )
- RENDE ile KÜŞTERE[Fars.]
( ... İLE Uzun marangoz rendesi. )
- RENDE[Fars.] ile PLANYA[İt.]
( Tahta yüzeyleri pürüzsüz duruma getirmek, biçim vermek için marangozların kullandığı araç. | Üzerinde küçük delik ve kesici çıkıntıları bulunan, soğan, havuç gibi şeyleri ufak parçalara ayırmak için kullanılan mutfak aracı. | Bu araçla ufak parçalara ayrılmış şey. İLE Ağaç rendelemekte kullanılan, uzun marangoz rendesi. )
- RENK ile/ve/||/<>/> GÖRKEM/ÂLÂYİŞ[Fars.]
- RENK SİNCABİ[Fars.]
( ... İLE Kahverengi ile kurşunrengi arasında olan renk. )
- RENK/AKIL KÜPÜ ile RUBİKS
- RENKLENDİRMEK ile/ve ÇEŞİTLENDİRMEK
- RENK/LER ile/ve/değil/< RENK/LER ile/ve/değil/< TON/LARI
( MAVİ: İffeti ve ilmi simgeler. )
( [not] COLO(U)RS vs./and COLO(U)RS vs./and/but/< TONES )
- RENK/Lİ ile/ve/değil/||/<>/< DERİNLİK/Lİ
- RENKLİ ile TEK RENKLİ
( ... İLE Tek rengi olan. | Yalnız basit bir renk veren (ışık). )
- REOMÜR[Fr.] değil/yerine/= ISIÖLÇER
( Suyun buz tutması 0 °C, kaynaması 80 °C gösterilen ve ikisi arası seksen parçaya bölünerek elde edilen ısıçölçer. )
- REPREZANTE değil/yerine/= SUNMA, TANIŞTIRMA
- RE'SEN[Ar.] ile RESEN[Fars.]
[ikisi de "REYSEN" değil!]
( Kendi kendine, kendi başına, kimseye danışmadan. İLE İp, urgan, halat. )
- MÜŞTERİ[Ar.]/RESEPTÖR[Fr.] değil/yerine/= ALICI/(ALGILAYICI)/ALMAÇ
- RESİM/KALEM ile FÜZEN[Fr.]
( ... İLE Resim çizerken kullanılan, taflan çubuklarından yapılan kalem, kömür kalem. | Bu kalemle yapılmış resim. )
- RESİM ile/ve/<> PİTORESK[Fr.]
( ... İLE/VE/<> Durumu ve görünüşü, resim konusu olmaya değer görünüş. )
- RESÎS/E[Ar.] ile RESÎS/E[Ar.]
( Hastalık başlangıcı. İLE Eskimiş, yıpranmış, eski, köhne. )
- RETREAD vs. RETREAT
( Lastik kaplamak, kaplanmış lastik. İLE Geri çekilmek, ricat. )
- REVÂÇ[Ar.] değil/yerine/= SÜRÜM
- REVOLVER[Fr. < REVOLVER] değil/yerine/= ALTIPATLAR
( Fişek koymaya yarayan bölümü silindir biçiminde ve namlu gerisinde olan, tek parçadan oluşmuş, altı tane fişek alan tabanca. )
- REVZEN ile PENCERE
( PENCERE )
- RGB ile/ve/değil/yerine/||/<>/> CMYK
- RİDÂ ile/ve İZÂR
( Belden yukarı örtülen örtü. | Hırka. | Dervişlerin omzuna attığı nesne. İLE/VE Belden aşağı örtülen örtü. )
( Kibir. İLE/VE Azâmet. )
- RİF'AT ile RÜFÂT
( Yükseklik, yücelik. | Yüksek rütbe. İLE Çürümüş, un ufak olmuş. )
- RIH[Fars.] ile ...
( Yazıdaki mürekkebi kurutmak için dökülen çok ince ve renkli bir tür kum. )
- RIH[Fars.] ile RIHDAN[Fars.]
( Yazıdaki mürekkebi kurutmak için dökülen çok ince ve renkli bir tür kum. İLE Rıhın konulduğu kap. )
- RİKAB[Ar. < RAKABE]["ka" uzun okunur] ile RİKÂB[Ar. çoğ. RÜKÜB]
( Boyun, ense kökü. İLE Üzengi. | Büyük bir kimsenin katı, önü. | Türk müziğinde kullanılmış usullerden biri.[Zamanımıza kalmış bir örneği bulunmamaktadır.] )
- RİSK ALMAK ile/değil/yerine/>< ÖNLEM ALMAK
- RİŞTE, TAR, TEL ile FLOŞ
( İplik. İLE Cerrahide kullanılan iplik. )
- RİYAL[İsp. < REAL] ile/||/<> RİYAL ile/||/<> RİYAL
( İspanya madeni paralarındandı. Peseta'nın dörtte biri değerinde İspanyol para birimi. @@ Saudi Arabistan para birimi. @@ Osmanlılar zamanında kullanılan Hollanda para birimi. )
- RİYÂLE/RİYALA ile/ve/||/<>/> RİYALE-İ HÜMÂYUN
( Osmanlı bahriye teşkîlâtında, kaptan paşadan sonra gelen üç büyük amiral rütbesinden üçüncüsü. [öteki rütbeler: KAPUDÂNE ve PATRONA] | Bu rütbedeki amiralin kumanda ettiği gemi. İLE Riyâle yönetimindeki gemi. )
- ROBA[İt.] ile ...
( Giysi. | Bir giyeceğin göğüsle omuz arasında kalan bölümüne eklenen parça. )
- RÖFLE ile MEÇ ile GÖLGE ile BALYAJ ile BOYA ile DİP BOYA
- RÖGAR["LOGAR" değil] değil/yerine/= BACA[Fars. < BÂCE]
( Kanalizasyona inmek ve tıkanıklığı gidermek üzere yapılmış özel baca. | Dumanı ocaktan çekip havaya vermeye yarayan yol. | Su yolu, lağım, maden ocağı vb. yer altı yapılarının hava deliği. | Çatı penceresi. )
- RÖLANTİ[Fr.]
( Motorlu taşıtlarda, motorun en az yakıtla çalışma ayarı. )
- RÖLYEF[Fr.] değil/yerine/= KABARTMA
- RÖMORK[Fr.] ile RÖMORKÖR[Fr.]
( Başka bir taşıt tarafından çekilen motorsuz taşıt. İLE Yedeğinde başka taşıtlar götüren taşıt ve özellikle dneiz taşıtı. )
- RÖPRODÜKSİYON[Fr.] değil/yerine/= ÇOĞALTMA
( Aslını bozmadan yapılan taklit. | Bir sanat yapıtının kopyası ya da taklidi. )
- ROSSO LEVANTO MERMERİ ile VİŞNE MERMERİ
( İtalya'da. İLE Elazığ'da. )
- ROT[Fr.] ile/ve/||/<>/> BALANS
( Motorlu taşıtlarda, direksiyon ile tekerlek arasındaki bağlantıyı sağlayan demir çubuk. | Bu çubuğun ayarı. İLE/VE/||/<>/> Aracın, direksiyon bırakılsa bile düz gitmesini ölçme ve ayarlama. )
- ROTASYON ile SİRKÜLASYON
- RÖTUŞ[Fr.]["RÜTUŞ" değil!] değil/yerine/= DÜZELTME/DEĞİŞTİRME
( Fotoğrafları basmadan önce cam üzerinde düzeltme işi. | Düzeltme amacıyla yapılan değiştirme. )
- RÖVANŞ[Fr.] ile/değil REVAÇ[Ar.]
( İkinci oyun. | Karşılaşma. İLE/DEĞİL Sürüm, bir ticaret malının satılır olması. | Dolanım. )
- ROZET[Fr.] değil/yerine/= İĞNE
( Yakaya vs. takılmak için çeşitli biçimlerde yapılan, bir kuruluşun simgesi sayılacak ufak kâğıt ya da metal nesne. | Musluğun, gizli döşenmiş boruya vidalandığı yerine çirkin görünüşünü kapatmak amacıyla kullanılan nikel ya da krom kaplanmış çember biçimli sac parça. )
- RU'B[Ar.] ile RUB'[Ar.] ile RUBB[Ar.] ile RÛB[Ar.]
( Korku. İLE Dörtte bir, çeyrek, bir şeyin dört bölümünden biri. İLE Meyve suyu. İLE Süpürme, süpürge. )
( REFT Ü RÛB [silip süpürme]: Gezip tozma. )
- RUBLE[Rusça] ile RUBLE
( Beyaz Rusya ve Rusya Federasyonu'nda kullanılan para birimi. @@ Bisiklette, arka tekerleğin üzerinde bulunan küçük vites çark(lar)ı. )
- RUBU[Ar.] değil/yerine/= DÖRTTE BİR
- RÛH[Ar.] ile RUH[Ar.]
( Can, nefes. | Canlılık, duygu/his. | En önemli nokta, öz. | İspirto gibi uçucu gaz. | Melek, cin, hayali varolan. | Türk müziğinde en az beş-altı yüzyıllık bir mürekkep makam.[Zamanımıza kalmış bir örneği bulunmamaktadır.] İLE Yanak, yüz/çehre. | Anka kuşu. | Anka kuşuna adına verilen satranç taşlarından biri. | Dizgin. | Taç. | Taraf, yön. | Hasırotu. )
- RUHSAT ile/ve EHLİYET
- RUJ[Fr.] değil/yerine/= DUDAK BOYASI
- RUJ[Fr. < ROUGE] ile DUDAK KREMİ
- RUK'A[Ar. < RAKABE] ile RUKA'/RIKA'[Ar. < RUK'A]
( Üzerine yazı yazılan kâğıt parçası. | Kısa mektup.[ŞUKKA] | Yama. | Dilekçe. İLE Üzerine yazı yazılan kâğıt parçaları. | Kısa mektuplar. | Yamalar. | Dilekçeler. )
- RÜKÛN[Ar. < REMS] ile RÜKN[Ar. çoğ. ERKÂN] ile RÜKÛNET[Ar.]
( Can ve gönülden eğilim/meyil. İLE Bir şeyin en sağlam tarafı, temel direği. | Kolon, direk. | Güçlü, nüfuzlu, önemli kişi. | İslâm tüzesinde/hukukunda sözleşmenin kurulmuş sayılması için bulunması gerekli şartlar. İLE Ağırbaşlılık, gururluluk. )
- RULMAN[Fr.]
( Mekanik ve elektrikli düzeneklerde, kayma sürtünmesi yerine bir yuvarlanma sürtünmesini sağlayarak enerji kayıplarını azaltmak için yataklar ile muylular arasına yerleştirilen parça. )
- RULO[Fr.] ile TOMAR[Yun.]
( Dürülerek boru biçimi verilmiş kâğıt tomar. İLE Dürülerek boru biçimi verilmiş kâğıt. | Çok. | Topun içini silmekte kullanılan, ucu fırçalı çubuk. )
- RUS ELMASLARI/ALTINLARI değil YAKUTİSTAN ELMASLARI/ALTINLARI
( "Rus" elmaslarının %99'u, altınlarının %20'si, Yakutistan'dan çıkarılır. )
- RUSTAİ[Fars.] değil/yerine/= KÖYLÜ
- RÜSUP değil/yerine/= ÇÖKEL/ÇÖKELTİ/TOPUT/TORTU
- RÜSUP[Ar.] değil/yerine/= TORTU/TOPUT/SÜZÜNTÜ/ÇÖKELTİ
- RÛ/Y[Fars.] ile RÛY[Fars.] ile -RÛ[Fars.]
( Yüz, çehre. İLE Tunç. İLE "biten, olan" anlamlarına gelerek birleşik sözcükler yapar.[HOD-RÛ: Kendiliğinden.] )
- YEL ile/ve/<> PİNEL[İt.]
( ... İLE/VE/<> Rüzgârın estiği yönü göstermek için direk şapkalarının üstüne konulan yelkovan biçimindeki araç. )
- RUZNAME[Fars.] değil/yerine/= GÜNLÜK/GÜNCE
( Günlük olayların yazıldığı defter. | Gündem. | Olayların zaman sırasına göre yazılmış bulunduğu defter. )
- SÂ' ile ...
( Bin dirhemlik bir hubûbat ölçeği. )
- SAAT ile PİRYOL[Marka adından]
( ... İLE Üzerinde kümbet biçiminde bir kapağı bulunan, oldukça büyük bir tür cep saati. )
- ŞA'B[çoğ. ŞUÛB] ile ŞÂB/ŞÂBB[Ar. < ŞEBÂB | çoğ. ŞÜBBÂN] ile ŞÂB[Fars.]
( Cemaat, taife, kabile. | Kızıldeniz'den çıkarılan dallı budaklı taşlar. | Bölünmüş, parçalanmış şey. | Kafatasındaki çatlaklık. İLE Genç, delikanlı; yiğit. İLE Şap. )
- SABAN ile KARASABAN
( Demir uclu tarım aracı. İLE Toprağı sürmede kullanılan ilkel bir tarım aracı. )
- SABAN ile KOTAN
( ... İLE Büyük saban. )
- SABAN/PULLUK[Rusça PLOUG] ile SAPAN
( Toprağı sürmek için kullanılan tarım aracı. @@ ... )
( NEVCER ile ... )
( GIBÂZ ile ... )
( PLOUGH ile ... )
( ARATRUM ile ... )
( ARATRO con ... )
( AROTRON ile ... )
( PELEUGH ile ... )
- SABDA ile ...
( Ses. )
- SABIN değil SABUN
- SABİT ile/ve/<>/değil/yerine BELİRLİ
- SABİT ile/ve/||/<> ÇAKILI
- SABİT ile/ve/||/<> DONMA
- SABİT ile/ve/değil/yerine/||/<> SÂDIK
( [not] CONSTANT/FIXED vs./and/but/||/<> TRUE/TRUTHFUL
TRUE/TRUTHFUL instead of CONSTANT/FIXED )
- SABİT ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SADIK
- SABİT ile ZÂBİT
( Sabitleyen kişi/şey. İLE Tutan, saklayan, zabteden kişi/şey. | Rütbesi, teğmenden, binbaşıya kadar olan asker, subay. | Yönetme gücü olan, dediğini yaptıran. )
- SABİTLEME ile/ve/<> İSTİKRAR
- SABİTLEMEK ile OTURTMAK
- SABİT/LİK ile/ve DÖNÜŞTÜRÜLEMEZ/LİK
( FIXED vs./and UNTRANSFORABILITY/NESS )
- SABİT/LİK ile/ve/||/<>/> SAĞLAM/LIK / BERK/LİK
- ŞABLON ile/ve/||/<> HARİTA
- SABO[Fr.] ile ...
( Genellikle birçok Avrupa ülkesinde giyilen tahta ayakkabı. | Bir tür sandal. )
- SABUN[Ar. < ŞÂBÛN] ile ARAP SABUNU
( Kirli ve yağlı şeyleri temizlemekte kullanılan, türlü yağlarla alkaliler birleştirilerek yapılan nesne. | Bu nesnenin kalıp durumunda olan biçimi. İLE Potasla yapılan, yumuşak, esmer bir sabun. )
- SABUN ile BUZ
( SOAP vs. ICE )
- SABUN ve KİL
- SABUN ile/değil SABUNTAŞI
( ... İLE/DEĞİL Terzilerin, kumaşı işaretlemek için kullandıkları, yeşilimsi ya da beyaz renkli, sertliği 1° olan magnezyum silikat. )
- SABUN ile/ve ŞAMPUAN
( Sabun ile ilgili yazıyı okumak için burayı tıklayınız... )
(
)
( BERHÛH ile/ve ... )
( SOAP vs./and SHAMPOO )
- SAÇ RENGİ AÇMADA:
SOMBRE ile/değil/||/<> OMBRE
( En fazla 4 ton açık renk yeğlenebilir. İLE Saçın doğal tonundan 7 ton daha açık renkler yeğlenebilir.[Saçların doğal rengi fark etmeksizin çok farklı tonda uygulanabilmektedir.] )
- SAÇ ile/değil POSTİŞ[İt.]
( ... İLE/DEĞİL Kadınların, genellikle başlarının arkasına taktıkları ek saç. )
- SAÇ ile/değil SAC ile/değil SAÇ
( Baş derisini kaplayan kıllar. İLE Yassı demir çelik ürünü. | Bu nesneden yapılmış dışbükey pişirme aracı. | Sactan yapılmış olan. İLE Kuyrukluyıldız çekirdeğini saran, ışıklı gazyuvarı. )
- SAÇ ile/||/<> SEÇ
( Gelişigüzel ayırmak[dağılmışlar arasından]. İLE/||/<> Beğenip ayırmak[derilmişler arasından]. )
- SAÇMAK ile/ve/değil DAĞITMAK
( [not] TO SCATTER vs./and/but TO DISTRIBUTE )
- SAÇMAK ile/ve/değil/||/<>/< SAVURMAK
- SAÇMAK ile/ve/<> SERPMEK/SERPİŞTİRMEK
- SADAK ile/ve TİRKEŞ
( Yaylık. İLE/VE Okluk. )
- SADEMÂT[< SADME] ile ...
( ÇARPMALAR, TOKUŞMALAR, ÇATMALAR | ANSIZIN BAŞA GELEN BELÂLAR | PATLAMALAR )
- SAF ile/ve/< SADE[Fars. < SÂZEC]
( Bir maddenin, kavramın ve/ya da ...'nın kendi özünden/doğasından uzaklaşmadığı kadar ve dışarıdan etkilenmediği derecede bulunduğu hal. İLE/VE Bir maddenin ve/ya da kavramın etkilendiği dış faktörlerin olabildiğince alt seviyede/kıvamda tutulup, fazlalılığa/aşırılığa/lükse gitmeme/kaçmama hali. )
( Sadelikten şaşmamak doğrudur. )
( Saflaşın, dikkatli ve uyanık olun, hazır bulunun. )
( Be pure, be alert, keep ready. )
( PURE vs./and SIMPLE )
- SAF[Ar. < SAFF] ile SÂF[Ar. < SAF]
( Sıra. İLE İçine başka şeyler karışmamış olan, katışıksız, doğal, halis, has, öz, som. | Çevresinde olup bitenleri anlayamayan, kurnazlığa aklı ermeyen, zekâ ve kavrayıştan yoksun olduğundan, kolay kandırılabilen kişi, avanak, bön, safderun, safdil. | İyi niyetli, art niyetsiz. )
- SAFÎHA ile ...
( Düz, yassı yüz. | Madeni levha, sac. )
- SÂFİR[Ar. < SEFER | çoğ. SÜFFÂR] ile SAFÎR[Ar.]
( Yola çıkmaya hazır, yolcu. | Yazıcı, kâtip. İLE Islık. | İnce, güzel ses. | Islığımsı ses. | Gök yakut. )
- SAFİR değil/yerine GÖKYAKUT
( Mavi renkli, değerli bir korindon türü. )
- SAFLAŞMA ile/ve/değil/yerine/<> YALINLAŞMA
- SAFRA[İt.] ile SAFRA
( Gemileri ve her boyda deniz aracını, dengede tutmak istenilen su düzeyine kadar batırabilmek için, dip bölümlerine konulan ağırlık. | Balonlarda bulunan pilotların, yükselmek ya da inişi yavaşlatmak istediklerinde attıkları ağırlık. | Sıkıntı, tedirginlik, rahatsızlık veren kişi. İLE Öd. )
- ŞAFT[İng. SHAFT] ile ŞAFT
( Bir makinenin dönme hareketini, öteki parçalara aktaran ve ucuna dişli çarklar, tekerlekler ya da pervane bağlanan demir mil. İLE Bilardoda, ıstaka çeşidi. )
- SAĞ SALİM değil/yerine/= SAĞ SAĞLAM/SAĞ ESEN/ESENLİKLE
- SAĞ ile ZAĞ/KILAĞI
( ... İLE Taş üzerinde bilenen bir kesici aracın, keskin yüzüne yapışan ve aracın iyi kesebilmesi için yağlanmış yumuşak taşla kaldırılması gereken çok ince çelik parçaları. )
- SAĞA ÇEKMEK ile KENARA ÇEKMEK
- SAĞAK ile ...
( Dirsek ile bilek arası ya da diz topuk arası. )
- SAĞLAMA ile SAĞLAMA
( Bir işin olması için gerekli durumu, koşulları hazırlamak. | Elde etmek, sahip olmak. | [mat.] Bir işlemin doğruluğunu ortaya koymak. İLE Yolun sağ yanına geçmek. )
- SAĞLAM/LIK ile/ve/<> ESTETİK
( STRENGTH vs./and/<> AESTHETICS )
- SAĞLIK ></ne yazık ki YARIMLIK
( ... >< Sakat ve sağlıksız olma durumu. | Kasık fıtığı. | Paranın yarısı. )
- ŞAH[Fars.] ile ŞAH
( İran ya da Afgan hükümdarı. | Satranç oyununda, her yönde tek hane gidebilen en önemli taş. | Alevilik, Bektaşilik'te, Pîr. | Benzerlerine oranla en üstün, en güzel, en iyi. İLE Atın, ön ayaklarını yerden keserek arka ayakları üstünde ayakta durması. )
- SAHAN ile ŞAHAN[< ŞAHİN]
( Tencere. İLE [Fars.] Şahlar, sultanlar/padişahlar. | Şahin. )
- SAHAN[Ar.] değil/yerine/= TENCERE
- SAHANLIK ile SAHANLIK
( Yapılarda ve bazı taşıtlarda, kapı önünde, merdiven başlarında ya da ortasında olan geniş yer. İLE Tencerenin aldığı miktar kadar olan. )
- SAHİBİ OLMAK ile/değil/yerine PARÇASI OLMAK
- SAHİBİ değil EMÂNETÇİSİ
- SAHİBİNDEN değil EMÂNETÇİSİNDEN
- SAHİBİSİ" değil SAHİBİ
- SAHİBİYİM ile/yerine (BU/ŞU/BURASI) BANA AİT
- SAHİCİ ile/ve/||/<>/< SAHİH[Ar. < SIHHAT]
( Sahte olmayan, gerçek, yapma karşıtı. İLE/VE/||/<>/< Sağlıklı olmak, gerçek olmak. )
- SAHİCİ/LİK ile/ve/||/<>/> SAMİMİ/LİK
- ŞÂHİKA[Ar.] ile FERİŞTAH[Fars. FİRİŞTE]
( Doruk, zirve. | En üst derece. İLE En iyi, en üstün. )
- SAHİP/MÂLİK[Ar.] değil/yerine/= İYE
- SAHİP OLMADIĞIN ŞEY/DEĞER/OLANAK/KOŞUL ve BULUNMADIĞIN YER
( Vazgeçemeyiz. VE Terk edemeyiz. )
- SAHİP OLMAK ile/değil KENDİNDE VAR (OLDUĞUNU BİLMEK/ANIMSAMAK)
- SAHİP OLMAK ile/ve/değil/yerine/ya da/||/<> OLMAK
( Erich Fromm'un, "Sahip Olmak ya da Olmak" adlı kitabını da okumanızı salık veririz. )
- SAHİP OLMAK ile/ve/değil/yerine/||/<> SAHİP ÇIKMAK
- SAHİP OLMAK ile/ve/değil/||/<>/< SATIN ALMAK
- SAHİPLENME ile/değil/yerine/< AİDİYET
( Kentte. İLE/DEĞİL/YERİNE/< Köyde, doğada. )
- ŞAHIS[Ar. ŞAHS] ile ŞÂHIS
( Kimse, kişi. İLE Sırık. )
- ŞAHKÜL" değil ŞÂKÜL
- ŞAHREM ŞAHREM (AYRILMAK)
( Parçalanmış, yarılmış olarak. )
- SAHTE PARA ile/değil/yerine/>< GERÇEK PARA
SÖZLER |
|
Nesnelerle uyum içinde yaşayın. |
TAŞLANMIŞ KOTLAR |
|
Leyleğin yuvadan attığı yavruları; kot taşlama işçileri |
ÖLÇÜM ARAÇLARI |
|
AKSELEROMETRE |
RAKAM/NUMARA ÖNEKLERİ |
|
Yotta(Y) = 1,000,000,000,000,000,000,000,000 |
KAĞIT ÖLÇÜLERİ |
|
(mm. | inch) |
|
TIKANDI BABA |
|
(1996'dan beri)