Bugün[03 Nisan 2026]
itibarı ile 1.230 başlık/FaRk ile birlikte,
1.230 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(5/6)


- MÜZİSYEN ile VİRTÜÖZ

( MUSICIAN vs. VIRTUOSO )


- NABZI/M/N ve/||/<>/> KALBİ/M/N

( [atsın, ...] Seksen. VE/||/<>/> Tek sen. )


- NAGÂH ile ...

( Ansızın, birdenbire. )


- NAĞME NAĞME (ŞAKIMAK)


- NAĞME ile/ve NAKARAT


- NAĞRA değil NARA[Ar. < NARE]

( Haykırma, bağırma. | "Sarhoş ya da külhanbeyi" bağırması. )


- NAKARAT değil/yerine/= YİNELEME, KOŞUMCA, KAVUŞTAK


- NÂKIS/A[Ar. < NAKS] ile NAKIŞ[Ar.] ile NÂKIZ[Ar. < NAKZ]

( Eksik, noksan, tam olmayan. | Kusurlu, kusuru olan. | [matematikte] -[eksi] imi/işareti. İLE Genellikle kumaş üzerine, renkli iplikler ya da sırma ve sim kullanarak, elle, makineyle yapılan işleme. | Özellikle duvar ve tavanları süslemek için yapılan resim. | Beste ve semailerin, dört yerine iki haneli olanlarına verilen ad. | [mecaz] Hile. İLE Bozan, bozucu, bozma, çözme, kırma. )


- NALAN ile NALAN

( Akrep @@ Of Aman )


- NÂMÛS[Ar.] ile/değil/<> NOMOS[Yun.]

( Yasa. | Ar, edep, hayâ, ırz. | Temizlik, doğruluk. | Allah'a yakın olan büyük melek. | Esrâr sahibi. | Sinek. | Derinden gelen ses. İLE/DEĞİL/<> Yasa. )


- NARA[Ar. < NARE] ile/ve/||/<>/> ÇIĞLIK

( Haykırma, bağırma. | Sarhoş ya da külhanbeyi bağırması. İLE/VE/||/<>/> Acı, ince ve keskin selen. )


- NÂY ile NEY


- NAZ ile/ve/||/<> CAZ


- NE HALİN/İZ VARSA GÖR/ÜN! ile/değil/yerine/||/<>/< NE HALİN/İZ VARSA GÜL/ÜN!

( "Gülmek, yaşamın en güzel eylemidir! Sizi bundan alıkoyan her ne varsa on(lar)dan vazgeçin!" )


- NE ÖLÜMDEN KORKMAK ... ile/ve/||/<> NE DE DÜŞÜNMEK, ÖLÜMÜ


- NEFESLİ SAZLAR değil/yerine/= SOLUKLU SAZLAR


- NEFÎR ile ...

( CEMAAT, TOPLULUK | BOYNUZDAN YAPILAN BORU )


- NEREDE ÇOKLUK, ORADA BOKLUK ile/ve/değil/yerine NEREDE HAREKET, ORADA BEREKET


- NEŞİD/E[Ar.] ile/ve/||/<> NEŞİT[Ar.]

( Bir toplulukta, okunmaya değer şiir. | Atasözü derecesinde kullanılan ünlü beyit ya da mısra. | [müzik] Eski Arap müziğinde usullü olmak koşuluyla, kendiliğinden ya da hazırlanarak söylenilen güfteli müzik yapıtı. İLE Sevinçli, neşeli, şenlikli. )


- NESNE İKİLİĞİ ile HAREKET İKİLİĞİ


- NESNE ile/ve/<> HAREKET

( OBJECT vs./and/<> MOVEMENT )


- NEŞVE ile/ve TEMÂYÜL


- NEV-CİVÂN[Fars.] ile NEV-BAHAR[Fars.]

( Her an canlı. | Genç delikanlı. İLE İlkbahar. )


- NEW AGE[İng.] değil/yerine/= ÇAĞCIL MÜZİK


- NEY "ÇALMAK" değil NEY ÜFLEMEK

( Ney dışındaki sazlar için "çalmak" sözü kullanılır fakat Ney için durum tamamen farklıdır. Ney çalınmaz, üflenir. Ney, insanı/hali çalar. )


- NEY "SESİ" değil NEY SEDÂSI

( Ney dışındaki tüm müzik aletlerinin sesi olur diye kabul edilir fakat Ney'in, sesi değil sadâsı olur.

SADÂ/SEDÂ ([Tr. SELEN] [İng. VOICE]) sözcükleri de, insan sesine verilen addır ve öteki tüm seslerden ayrılır.

Ayrıca, "Ney çalmak" değil "Ney üflemek" diye ifade edilir.

Bu biçimde geçmelerinin nedeni de, öteki müzik aletlerini kişinin çalmasıdır. Tüm müzik aletlerinden ses çıkarılmış olur fakat ney üflendiğinde ise Ney'den değil üfleyenden yani insandan sadâ çıkmaktadır. Çıkan "ses" de, sadece Ney aracılğıyla, kişinin sadâsı ve halidir.

En önemli kaynaklardan biri olarak, Hz. Mevlânâ'nın, Mesnevî-i Mânevî'sinin ilk 18 beytinden yararlanılabilir. )


- NEY ile/ve ÂDEM VE HAVVA

( 60 İLE/VE 45 + 15 )


- NEY ile/ve/> DUDUK


- NEY ile GİRİFT[Fars.]

( ... İLE Birbirinin içine girip karışmış, girişik, çapraşık. | [eski güzel yazı sanatında] Boş yer bırakmayacak biçimde, iç içe istif edilmiş yazı. | Türk müziğinde kullanılmış, neye benzeyen bir çalgı. )


- NEY ve/<> İNSAN

( Tüm müzik aletlerini, insan çalar fakat sadece ney, insanı/kişiyi ve kişiden çalar. )


- NEY ile LAVTA


- NEY ile/ve MISKAL[Ar.]/MÛSÎKÂR[Fars.]["ka" uzun okunur]

( MÛSÎKÂR KUŞU: Gagasındaki deliklerden çıkan uyumlu sesten. )

( ... İLE/VE Mizmar çeşidinden sıra, kalem, düdük, kaval. Dervişlere özel bir saz. | Rüzgâr estikçe, gagasındaki deliklerden türlü türlü ses çıkardığından dolayı, "mûsikî" sözünün de bundan alındığı söylenilegelen bir kuş. | Adı anonim bir Edvâr-ı İlm-i Musıkî'de geçen makam. )


- NEY ile/değil NEYÇE

( ... İLE/DEĞİL Küçük ney. | Dokumacıların kullandığı küçük kamış. )


- NEY/NÂY/MİZMÂR[Ar.] [akordlarına göre]:
BOLÂHENK/NISF/NISFİYE ile/ve SÜPÜRDE ile/ve MÜSTAHSEN ile/ve KIZ NEYİ ile/ve MANSUR ile/ve ŞAH ile/ve DÂVUT

( Ney'in kendi sesi yoktur. )

( Ney'in sesi HÛ'dur. )

( Ney, ahadiyetin sesidir. )

( Ney Forum [ http://neyforum.net ] )

( Ney Derneği [ http://neyforum.biz ] )

( REED FLUTE )


- NEYZEN/NÂYÎ[Fars.] ile ...

( Ney üfleyen. )


- NİGÂL[Fars.] ile NİGÂR[Fars.] ile Nigâr[Fars.]

( Yeni. | Yeni, son zamanlarda çıkmış. | Taze, körpe. İLE Resim. | Resim gibi güzel sevgili. | Resmedilmiş, resmi yapılmış. | Put. | Türk müziğinin en az altı yüzyıllık bir mürekkep makam. İLE Ünlü hanım şairlerimizdendir. Aks-i sadâ, Efsûs, Nîran adlı kitapları vardır.[1856 - 1918] )


- NİHÂVEND ile NİHÂVEND

( Makam. İLE İran'ın batısında bulunan şehir. )


- NİKRİS/NİKRÎS[Ar. < NEKARÎS] ile NÎKRÎZ/NÎRÎZ[Fars.]

( Ayak parmaklarında, topuklarda ve eklemlerde meydana gelen ağrılı hastalık. [Fr. GOUTTE] İLE Türk müziğinin en eski bileşik makamlarından. )


- NÎM[Fars.] ile NÎM[Fars.]

( Makam. İLE Yarı, yarım, buçuk. )


- NÎM-İ CEHL[Fars.] ile NÎM-İ CEHL[Fars.]

( Usûl. İLE Yarım bakış. )


- NİNNİ/BENGERE[Fars.] ile ...

( Bebekleri/çocukları uyutmak üzere söylenilen şarkı. )


- NİŞABUREK[Fars.] -ile

( Türk müziğinde, rast makamı ve uşşak makamının, pûselik "si" perdesiyle oluşmuş bir makam. )


- NOTA ile/ve/< (ARAP) HARF NOTASI


- NOTA ile/ve EBCED NOTASI

( ... İLE/VE SOFIUDDIN URMEVÎ[XIII. yy.] [Ebced notasını düzenleyen.] )


- NOTA ile/ve GADUFU

( ... İLE/VE Japon müzik yazısı. )


- NOTA ile/ve HAMPARSUM NOTASI


- NOTA ile KANTEMİR NOTASI


- NOTA değil/yerine/= KÜYGE, KÜĞGE, YÜĞGE


- NOTA[İt.] ile NOTA[İt.]

( Bir müzik sesini belirtmeye yarayan im. İLE Bir ülkenin, başka bir ülkeye ya da elçisine yaptığı bildiri. )


- NOTA'DAN, SENFONİ'YE ile/ve/||/<> ZERRE'DEN, OKYANUS'A


- NÜFÛZ ile/ve/||/<> DUHUL


- ODALARDA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ORALARDA

( Işıksız olmak... )

( )


- ODEON[Fr.] ile ODİTORYUM[Lat.]

( Eski Yunan'da, müzisyenlerin konser verdiği, basamaklı yer. İLE Dinleme salonu. )


- OKARİNA ile ...

( Nefesli bir çalgı. )


- OKTAV ile/ve/< GAM ile/ve/< AKOR(D)[< Lat. ADCORDIS: Akıl ve gönüle doğru.]

( İki Do arası. Sekiz sesten oluşan ses. İLE/VE Notaların baştan sona ve/ya da sondan başa tek solukta okunması. [ DO-RE-Mİ-FA-SOL-LA-Sİ--D0--Sİ-LA-SOL-FA-Mİ-RE-DO ] İLE/VE Üç ya da daha çok sesten oluşan üçlü aralıklar biçiminde dizilebilen her uyum. | En az üç sesin aynı anda çalınması. )

( Türk mûsikîsinde Akord Ney'e göre yapılır. )

( OCTAVE vs./and SCALE(/HEXACHORD) vs./and ACCORD )


- OLAN ile/ve/||/<> ORAN

( MATTER vs./and/||/<>/and RATIO )


- ÖLÇÜ ile/ve/||/<> ORAN ile/ve/||/<> MATEMATİK

( Bilim/de. İLE/VE/||/<> Sanat/ta. İLE/VE/||/<> Müzik/te. )

( MEASURE vs./and/||/<> RATIO vs./and/||/<> MATHEMATICS )


- ÖLÇÜ/VEZ(İ)N:
SİMGEDE/YAZIDA değil KULAKTA!


- OLDUĞUN GİBİ OLMAK ile/ve/değil/||/<>/< YALINLIK


- ... OLMASINDAN/DURUMUNDAN (DA):
ANLAŞILACAĞI GİBİ ..." ile/ve/değil "HAREKET EDİLEBİLECEĞİ GİBİ ..."


- OLMAZ OLSUN ile/ve/||/<> JE VEUX

(

ile/ve/||/<>

)


- OLUR"
ile/ve/değil/||/<>/><
NA OLUR ve/||/<> NAH OLUR


- ONUN-BUNUN (SÖZÜYLE HAREKET ETMEK)


- Op.[Lat. < Opus] ile/||/<> K/k | B/BWV ile/||/<> p/post

( Bu kısaltmalar, bestecilerin yapıtlarını sınıflandırmak ve tanımlamak için kullanılır. Bu kısaltmalar, bestecinin yapıtlarının düzenlenmesi ve dizinlenmesini kolaylaştırmak için kullanılır.

"Çalışma" ya da "yapıt/eser" anlamına gelir. Bu kısaltma, genellikle klasik ve romantik dönem bestecilerinin yapıtlarını numaralandırmak için kullanılır. Bir besteci, kendi yapıtlarını sırayla numaralandırır ve bu numaralama, bestecinin kariyeri boyunca yapıtlarının sıralamasını belirtir. ["Beethoven'ın "Op. 67", bestecinin 67. yapıtı olarak kabul edilir.]
İLE/||/<>
"Katalog" ya da "katalog numarası", genellikle Johann Sebastian Bach'ın yapıtlarını sıralamak için kullanılır. Bach'ın yapıtları, onun zamanında düzenlenmediğinden, sonradan bir katalog numarası verilerek düzenlenmiştir. ["BWV 846-893" gibi. Bach'ın klavye yapıtlarını tanımlar. BWV(Bach-Werke-Verzeichnis/Bach Yapıtlar Kataloğu) kısaltmasıdır.]
İLE/||/<>
"Sonradan" ya da "ölümünden sonra" anlamına gelir. Bu kısaltma, bir bestecinin ölümünden sonra yayımlanan ya da keşfedilen yapıtları için kullanılır. Ölümünden sonra bulunan ya da yayımlanan yapıtlar, bestecinin yaşarken dizinlemediği ya da tamamlamadığı yapıtlar olabilir. [Bu tür yapıtlar, genellikle "posthume" kısaltmasıyla işaretlenir, ardından numaralandırılır.] )


- OPERA BİNASI <>/< SERGİ EVİ

( Ankara'da. )


- OPERA SALONU değil/yerine/= ÜNGÜTEY


- OPERA SANATÇISI değil/yerine/= ÜNGÜCÜ


- OPERA ile/değil/||/<>/> OPERET


- ORG ile/ve ARMONYUM/HARMONYUM[Fr.]/REGAL

( Erganun. İLE/VE Kamışlı org. | Dış görünüşü piyanoya benzeyen, körüğü ayakla işletilen küçük org. )


- ORG ile/ve HYDRAULIS

( ... İLE/VE İlk borulu org. )


- ORG ile/değil/<> LATERNA[Lat.]

( ... İLE/DEĞİL/<> Kolu çevrilerek çalınan, sandık biçiminde bir tür org. )


- ORI ile ORI QIQI
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Haykırış. İLE Uğultu ve bağırış çığırış. )


- ORKESTRA ile FANFAR[Fr.]

( ... İLE Üflemeli bakır çalgılardan oluşan orkestra. | Bu orkestranın çaldığı, tartımlı ve canlı parça. )


- ORKESTRA ile MIZIKA TOPLULUĞU


- ORKİDE:
"CENNET KUŞU" ile/ve/<> "KARDAN ATEŞ" ile/ve/<> "DANS EDEN KIZ" ile/ve/<> "YIKANAN ÇOCUK"

( Singapur'un başkenti Singapur'da bulunan Orkide Bahçesi'nde, orkide çeşitleri ve yerel dilde orkide çeşitlerine verilen adlar. )

( Singapur, yılda 10 milyon $'lık orkide ihraç etmektedir. )


- ORTAK/LIK ile/ve/||/<>/< AŞKIN/LIK


- ORTAM:
HAREKETİ TETİKLEMEZ ile/değil/hatta/>< ENGELLER


- ÖRTÜŞME ile/ve/||/<>/> TAMAMLAMA


- OYUN HAVASI ile KÖÇEKÇE

( ... İLE Çoğu karcığar ya da ağırlama makamında, kıvrak ve şen oyun havası. )


- OYUN HAVASI ile LONGA[Romence]

( ... İLE Türk müziğinde, yörük özellik taşıyan oyun havası. )


- OYUN ile TAMZARA

( ... İLE Doğu Anadolu'da, toplu olarak oynanan bir halk oyunu. | Bu oyunun müziği. )


- ÖZGÜRLÜK ve/||/<>/> AŞK (AHLÂKI) ve/||/<>/> BİLGELİK/İRFAN

( Külün, bir daha ateşte yanmadığı gibi, kişi de aşkta yok(fânî) olmuşsa, ne kendi aklına, ne de başkasının aklına aldanır. )

( HİLMİ ZİYA ÜLKEN'in, "AŞK AHLÂKI" adlı kitabını da okumanızı salık veririz. )

( )

( Üzerinde en çok (")düşündüğümüz, konuştuğumuz, beklediğimiz, aradığımız(") ve (")ağladıklarımız(")... )

( FREEDOM and/||/<>/> MORALS OF LOVE and/||/<>/> WISDOM )


- PARA ve/||/<>/> DÜDÜK

( "Parayı veren, düdüğü çalar." [ne yazık ki] )


- PARANLA "VEZİR", AKLINLA REZİL OLMAK
ile/değil/yerine/><
PARANLA "REZİL", AKLINLA "VEZİR" OLMAK


- PARAPSİKOLOJİ ile/||/<> PARANORMAL ile/||/<> PARAFİZİK ile/||/<> PARADİGMA ile/||/<> PARALEL ile/||/<> PARAZİT ile/||/<> PARALİMPİK ile/||/<> PARAMEDİK

(

Parapsikoloji Psikolojinin ötesindeki ruhsal/psişik olayları inceleyen alan.
Paranormal Normalin dışında olan, açıklanamayan (örnek: hayaletler, "UFO"lar)
Parafizik Fiziğin ötesindeki, fizik yasalarıyla açıklanamayan olaylarla ilgili.
Paradigma Bir düşünce yapısının yanındaki örnek, model, kalıp, çerçeve.
Paralel Yan yana giden, aynı doğrultuda. (matematiksel ya da mecâzî anlamda)
Parazit Yanında yaşayıp zarar veren canlı. [mecâzen de "gereksiz ses vb."]
Paralimpik Olimpiyatların yanında/desteğiyle düzenlenen engelli spor oyunları.
Paramedik Doktorun yanında çalışan sağlık görevlisi [acil tıp teknikeri].
)


- PARAZİT[Fr. < Yun.] değil/yerine/= (")ASALAK(")

( Asalak. | Radyo yayınına karışan yabancı ses. | Başkalarının sırtından geçinen kişi. )


- PARÇA[Fars. < PÂÇE] ile SONAT[Fr. < SONATE]

( ... İLE Bir ya da iki çalgı için yazılmış, üç ya da dört bölümden oluşan müzik yapıtı. | Çeşitli türlerde [Allegro, Adacco, Andante] üç ya da dört bölümden oluşan müzik parçası. )


- PASTORAL MÜZİK[Fr.] ile KIRSAL MÜZİK

( Kır yaşamını anlatan müzik. )


- PASTORAL[Fr.] değil/yerine/= ÇOBANLAMA/KIRSAL


- PAT ile PAT ile PAT

( Yassı, basık. İLE Yassı bir şeyle vurulunca çıkan ses. İLE Bileşikgillerden, kasımpatına benzeyen bir çiçek. | Bu çiçeğin biçiminde elmas iğne. )


- PATIRTI ile GÜMBÜRTÜ


- PAY (AL[DIR]MAK) ile/ve/değil/||/<>/< İLİŞKİ/LEN[DİR]MEK


- PENÇGAH[Fars.]

( Türk müziğinde, rast ve bayati dizilerinden oluşan bileşik makam. )


- PERDE ile/değil/yerine BASAMAK


- PERDELER('İ)


- PERKÜSYON değil/yerine/= VURMALI ÇALGI


- PES ile/ve/||/<>/> TİZ ile/ve/||/<>/> UYUM

( Hafif, yavaş sesle söylenen. | Yenilgiyi kabul ettiğini belirtmek için ya da birinin şaşkınlık veren davranışlarına karşılık olarak kullanılır. İLE/VE/||/<>/> İnce, keskin selen/sadâ. İLE/VE/||/<>/> ... )


- PEŞREV"[Fars. < PİŞREV] ile/ve/||/<>/> GİRİŞ


- PEŞREV[Fars. PİŞREV] ile PEŞREV[Fars. PİŞREV] ile PES-REV

( Türk müziğinde, faslın giriş taksiminden sonra ilk çalınan dört haneli ve dört teslimli parça. | Halk öykülerinde, türkülerin okunup çalınışı sırasında türkü aralarına katılan mani türünden küçük türküler. İLE Pehlivanların tutuşmadan önce kispetlerine vurarak yaptıkları gösteri. İLE Hizmetli/uşak.[arkadan gelen] )


- PEŞREV[Fars. PİŞREV] ile UVERTÜR

( Alaturka müsikîde bestelerden önce ve taksimden sonra çalınan nağme. İLE Batı müziğinde ana parçadan önce çalınan giriş/açış müziği. )


- PİKAP[İng.] ile PİKAP[İng. < PICK-UP]

( Elektrikle ya da pille çalışan, plak dinlemekte kullanılan aygıt. İLE Küçük kamyon, kamyonet. )


- PİNA ile MİDYE

( Telli bir çalgı.[Çin kökenli] | Bir tür yumuşakça. | Midyenin büyüğü. İLE ... )


- PİYANO ve/||/<> FORTEPİYANO


- PİYANO ile/ve ORG


- PİYANODA:
TAM SESLER ile/ve YARIM SESLER

( Beyaz tuşlar. İLE/VE Siyah tuşlar. [Solunda ise yarım ses inceltir. Sağında ise kalınlaştırır.] )


- PİYASA MÜZİĞİ ile/ve POPÜLER MÜZİK


- PİYES[Fr.] ile/ve TİYATRO

( ... İLE/VE Tiyatro, sanatların mâbedidir. )


- POLKA[Çekçe] ile ...

( Polonya'ya özgü bir dans. | Bu dansın müziği. )


- POLONEZ ile ...

( Polonya milli dansı ve bu dans için yapılmış müzik parçası. )


- POP ile/ve/değil/yerine/||/<>/> POPÜLER ile/ve/değil/yerine/||/<>/> KLASİK


- POP ile/ve/||/<>/> ROCK ile/ve/||/<>/> KLASİK ile/ve/||/<>/> CAZ/JAZZ


- PORTE[Fr.] değil/yerine/= DİZEK[müzik'te]

( Notaların, üzerinde ya da arasında yazıldığı, beş koşut çizgi. )


- PORTE değil/yerine/= DİZEK


- PORTRE ile PORTE

( Bir kişinin yağlıboya, fotoğraf vb. bir yolla yapılmış betimi. | Bir kişinin, bir şeyin özlü ya da yazılı betimi. İLE Notaların, üzerinde ya da arasında yazıldığı, beş koşut çizgi. )


- PRELÜD[Fr. < Lat.] ile ...

( Ses ya da çalgı ile ilgili bir kompozisyona girişi sağlayan yazılı ya da doğaçtan olan müzik parçası. )


- PROSODİ[Yun.]

( Bir koşuk bestesinde, hece vurgularının, müzik vurgu ve yükselişleriyle iyice uyuşmuş olması ve bu yoldaki kuralların tümü. )


- PROVA[İt.] ve REPETİSYO

( Bir şeyin amacına uygun, istenilen düzeyde olup olmadığını anlamak için yapılan deneme. | Bir giysiye son biçimini vermeden önce giysiyi giyecek kişinin üzerinde yapılan düzeltme. | Yazar ya da düzeltmence, üstünde düzeltmeler yapılan basılı metin. İLE Müzik ve tiyatroda prova. )


- PSALTERİON ile ...

( Telli bir çalgı. )


- YILANLARDA:
PUSUDA BEKLEYENLER ile/ve/değil/yerine/||/<> AV PEŞİNDE HAREKET EDENLER


- RANKET ile ...

( Nefesli bir çalgı. )


- RAPSODİ[Fr. < Yun.] ile ...

( Ulusal ya da yöresel konulardan esinlenerek oluşturulmuş müzik yapıtı. | İçinde, Homeros'un şiirlerindeki olaylardan birini işleyen şarkı ya da parça. )


- RÂST[Fars.] ile RÂST[Fars.]

( Makam. İLE Doğru/müstakim. | Sağ. | Haklı, doğru, gerçek. | Uygunluk. )


- RÂST[Fars.] ile RÂST[Fars.]

( Doğru. | Tesadüf. | Hedefi vurma. İLE Türk müziğinde bir makam adı. )


- RASTLANTI/SALLIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BAĞLANTI/SALLIK


- re ile Re

( Gam dizisinde, do ile mi arasındaki ses. | Bu sesi gösteren nota simgesi. İLE Renyum'un simgesi. )


- REBAB[Fars.]/RÜBAP/REBAP

( Gövdesi hindistancevizi kabuğundan yapılmış, uzun saplı saz. )


- REMAKE vs. REMASTERED

( Bir şarkının tamamen yenilenmesi ya da başka müzik aletleriyle tekrar çalınması. [cover'ı yapılmış tüm şarkılar] İLE Bir şarkıdaki küçük düzenlemeler. )


- REMEL ile/||/<> REMEL

( Müzik. @@ Ölçü/vezin. )


- REPERTUAR[Fr.] değil/yerine/= SÖZ/EZGİLER DAĞARCIĞI

( Bir tiyatro kurulunun oynamak için seçip hazırlamış olduğu oyunların dizini. | Bir oyuncunun ezberlediği ve oynadığı rollerin dizini. | Bir müzik topluluğunun ya da sanatçının hazırlamış olduğu parçalar. )


- RESİTAL[Fr. < RÉCITAL ] değil/yerine/= DİNLETİ


- REVÂN[Fars.] değil/yerine/= AKICI SÖZ

( Yürüyen, giden, akan, su gibi akıp giden [söz]. | Can, nefs-i nâtıka. | Hemen, derhal. )


- REVÜ[Fr.] değil/yerine/= DANS GÖSTERİSİ

( Çeşitli dans ve oyunlardan oluşmuş, zengin görünümlü sahne gösterisi. )


- RİKAB[Ar. < RAKABE]["ka" uzun okunur] ile RİKÂB[Ar. çoğ. RÜKÜB]

( Boyun, ense kökü. İLE Üzengi. | Büyük bir kimsenin katı, önü. | Türk müziğinde kullanılmış usullerden biri.[Zamanımıza kalmış bir örneği bulunmamaktadır.] )


- RİKÂB ile ...

( Türk müziğinde kullanılmış usullerden biri.[Zamanımıza kalmış bir örneği bulunmamaktadır.] )


- RİTİM ENSTRÜMAN değil/yerine/= VURMALI ÇALGILAR


- RİTİM[Fr. < Yun.]/RHYTHM[İng.] değil/yerine/= DİZEM / TARTIM | DÜMTEK, VURUŞ


- RİTM ÂLETİ ile/ve MÜZİK ÂLETİ

( İlginç müzik aletleri için burayı tıklayınız... )


- RİTM ile EZGİ ile UYUM/ARMONİ


- RİTM ile/ve TEKRAR

( RHYTHM vs./and REPEAT )


- RİTÜEL ile/ve/<> TİYATRO

( Seyirlik değildir, doğrudan katılımı gerektirir. İLE/VE/<> En azından, izleyici olarak katılımı gerektirir. )


- RÛH[Ar.] ile RUH[Ar.]

( Can, nefes. | Canlılık, duygu/his. | En önemli nokta, öz. | İspirto gibi uçucu gaz. | Melek, cin, hayali varolan. | Türk müziğinde en az beş-altı yüzyıllık bir mürekkep makam.[Zamanımıza kalmış bir örneği bulunmamaktadır.] İLE Yanak, yüz/çehre. | Anka kuşu. | Anka kuşuna adına verilen satranç taşlarından biri. | Dizgin. | Taç. | Taraf, yön. | Hasırotu. )


- SABÂ[Ar.] ile ...

( GÜN DOĞUSUNDAN ESEN HAFİF VE LÂTİF RÜZGÂR | TÜRK MÜZİĞİNİN EN ESKİ MAKAMLARINDAN. KENDİ CAZİBESİYLE ÇEKEN, GÖNLÜ ALIP GÖTÜREN (MAKAM) )


- SABA[Ar.] ile SABA

( Türk müziğinde, bir bileşik makam. İLE Kaba-saba. )


- SABAHÎ değil SABÂ MAKAMI


- SABDA ile ...

( Ses. )


- SABİT ile/ve/değil HAREKET NOKTASI

( [not] FIXED vs./and/but MOTION POINT )


- SAĞIR/İŞİTMEZ ile/ve/ya da DİLSİZ ile/ve/ya da SAĞIR VE DİLSİZ

( Kimse duymak istemeyenler kadar sağır olamaz. )

( EBSEM[Ar.]: Dilsiz, susmuş. )

( SAMEM[Ar.]: Sağırlık. )

( Telefonu ilk bulan Alexander Graham Bell, eşi ve annesiyle -ikisinin de sağır olmasından dolayı- hiçbir zaman telefonda konuşamadı. )

( ATREŞ ile/ve AHRAS )

( KÜND-GÜŞ: Sağır. [ KERİ: Sağırlık.] ile/ve ... )

( DEAF vs. DUMB or DEAF-MUTE )


- SAĞÎR/SAGİR[Ar.] ile/değil/||/<>/> SAĞIR[Ar.]

( Küçük, ufak. | Ergenlik çağına gelmemiş, bülûğa ermemiş, velî ya da vasîye muhtaç çocuk. | Ayırt edemeyen. | Zelil ve aşağılık kişi. İLE/DEĞİL/||/<>/> Duymayan. )


- ŞAH AKORD ile/ve ŞAH ÂHENK


- SAHNE ÇALMAK ile/değil ÖNEMİNE BİNAEN


- SAHNE TOZU YUTMAK ile/ve/||/<> MÜREKKEP YALAMAK


- SAHNE ile/değil/yerine ESAS


- SAHNE ile/<> KONDÜVİT/KONDÜİT[Fr. < CONDUITE]

( ... VE/||/<> Tiyatroda sahneye çıkma sırası gelen kişileri uyarmakla görevli kişi. )


- SAHNE ve/||/<>/>/< KULİS[fFr. < COULISSE]

( İzleyicilerin kolayca görebilmeleri için genellikle yerden belirli bir ölçüde yüksek yapılan, oyun, müzik vb. gösteri yapmaya uygun yer, oyunluk. | Görüntü. | Tanık olunan, gözlenen olay. | Bir konu ya da çalışma çevresi, çalışma dalı. | Bir oyun ya da filmin başlıca bölümlerinden her biri. VE/||/<>/>/< Sahnenin gerisinde ve yanlarında bulunan bölüm. | Borsa dışında alışveriş yeri. | Bir amaca ulaşabilmek için ilgili kişiler arasında özel çalışma yapılan yer. | Bir işin, bir hareketin gizli hazırlık konuşması. )


- SAHNE[Ar. < Yun.] ile/ve/||/<> PARTER[Fr.]

( ... İLE/VE/||/<> Tiyatro, sinema gibi yerlerde, sahnenin bulunduğu ilk kata ve burada bulunan koltuklara verilen ad. )


- SAHNE ile RAMP[Fr.]

( Tiyatro sahnesinde izleyiciye en yakın yer. )


- SAHNE ile ŞANO[İt. SCENA]

( ... İLE Tiyatro sahnesi. )


- SAHNE[Ar. < Yun.] değil/yerine/= KÖRÜNÇ/GÖRÜNÇ, SEKİ


- SAHNELEME ve/||/<>/> YAZMA


- ŞAÎR[Ar.] ile ŞÂİR[Ar. < Şİ'R | çoğ. ŞÂİRÂN, ŞUARÂ]

( Arpa. İLE Şair, ozan. )


- ŞAİR[Ar.] ile/ve/||/<>/> ŞARİH[Ar.]

( Ozan. İLE/VE/||/<>/> Açıklayan, şerh eden. Bir yapıtı açıklamak üzere başka bir betik yazan kişi. )


- SAKİL[Ar.]["SAKİR" değil!] değil/yerine/= AĞIR | KABA

( Ağır. | Sıkıntı veren, sıkıntılı. | Çirkin, kaba. | Türk müziğinde bir usûl. )


- ŞAKIMAK ile "ŞAKIMAK"

( Ötücü kuşlar ezgili ses çıkarmak, ötmek, şakramak, terennüm etmek. İLE Çok konuşmak, çenesi düşmek. | Şarkıları/şiirleri hoş söylemek ya da okumak. )


- SAKIRDAMAK ile ŞAKIRDAMAK

( Korkudan ya da soğuktan dolayı titremek. İLE "Şakır" diye ses çıkarmak. )


- SAKLAMAK ile/ve/||/<>/> SAYIKLAMAK

( Aşkı/nı. İLE/VE/||/<> Adı/nı. )


- ŞAKŞAK ile ŞAK ŞAK

( Çoğunlukla hokkabazların kullandıkları, hafifçe vurulduğunda hızla vurulmuş gibi "şak" diye ses çıkaran tahta maşa. İLE Eller birbirine vurulduğunda çıkan ses. )


- ŞAKUHAÇİ ile ...

( Nefesli bir çalgı. )


- SALSA ile SALSA


- ŞAN[Ar.] ile ŞAN[Fr. < CHANT]

( Ün. | Gösteriş, gösterişlilik. İLE İnsan gırtlağından makamla çıkan ve perde ayrımlarıyla çeşitli duyumlar uyandıran ses dizisi. | Ünleme, ses çıkarma eğitimi. )


- SANAL MÜZİK MÜZESİ


- SANAT:
İÇTEN DIŞA ile/ve/değil/||/<>/< DIŞTAN İÇE


- SANMA! ile/ve/||/<>/> ANMA! ile/ve/||/<>/> YANMA!

( )


- ŞANO[İt. SCENA] değil/yerine/= TİYATRO SAHNESİ


- ŞANSON[Fr. < CHANSON] değil/yerine/= MISRA DİZİSİ, MELODİ


- ŞANTÖR[Fr. < CHANTEUR] değil/yerine/= ERKEK ŞARKICI


- ŞANTÖZ[Fr. < CHANTEUSE] değil/yerine/= KADIN ŞARKICI


- SANTUR ile KSİLOFON[Fr.< XYLOPHONE]

( ... İLE Değişik sayıda akortlu tahta ya da metal çubukların gam sırasıyla dizilmesinden oluşan, iki değnekle vurularak çalınan bir çalgı. )


- SANTUR ile MARİMBA

( ... İLE Zimbabwe'de kullanılan, santura benzeyen bir müzik aleti. )


- SAPMA ile/değil BAŞKALDIRI


- ŞARKI MEŞK ETMEK değil MEŞK ETMEK


- ŞARKI MEŞK ETMEK değil ŞARKI/YI İCRÂ ETMEK


- ŞARKI OKUMAK/SÖYLEMEK ile/yerine/değil ŞARKI İCRÂ ETMEK


- ŞARKI ile/değil BARKAROL

( ... İLE/DEĞİL Venedik gondolcularının, söz ve müziği önceden yazılmadan, içlerinden geldiği gibi söyledikleri şarkı. | Ritmi, üç zamanlı, müzik yapıtı. )


- ŞARKI ile KANTO[İt. < CANTO]

( ... İLE Tuluat tiyatrolarında oyundan önce genellikle kadın sanatçıların şarkı söyleyip dans ederek yaptığı gösteri. | Bu gösteri sırasında söylenen şarkı. )


- ŞARKI ile/değil MEHTÂBİYE


- ŞARKI ile MÜZİK

( SONG vs. MUSIC )


- ŞARKI ile/ve/değil/yerine/<> NİNNİ

( Tüm ninniler, hicaz makamındadır. )


- ŞARKI ile POTPURİ[Fr.]

( ... İLE Sevilen müzik yapıtlarından seçilmiş bölümlerin sıralanmasıyla oluşan müzik parçası. )


- ŞARKI ile ŞANSON

( ... İLE Hafif şarkı. )


- ŞARKI = SONG[İng.] = CHANSON[Fr.] = LIED[Alm.] = CANZONE[İt.] = CANCIÓN[İsp.]


- ŞARKI[< ŞARKÎ] ile/ve TÜRKÜ[< TÜRKÎ]

( Bestecisi bilinir. İLE/VE Bestecisi bilinmez. )

( YIR / IR: Ezgi, türkü, nağme. | Şiir. | Şarkı. )


- ŞARKI ile VODVİL[Fr.]

( ... İLE Meyhanelerde söylenen, neşeli, alaylı, taşlamalı şarkı. | Hareketli, eğlenceli bir konuya dayanan, şarkılara da yer verilen hafif güldürülü tiyatro gösterisi. )


- ŞARKICI ile/ve/değil MÜZİSYEN


- ŞARKI/CI ile YORUM/CU


- ŞARKILARINA EŞLİK ETMEK/EDİLMESİ ile/ve/||/<>/> ŞARKILARININ HEP BİRLİKTE SÖYLENMESİ


- ŞARKIYI ...:
BİLMEMEK ile/ve/değil/||/<>/< DUYMAMIŞ OLMAK


- ŞAŞKIN/LIK ile/ve/değil HAYRAN/LIK

( BEHT )


- SAVUNMA MEKANİZMALARINDA:
FİZİKSEL OLARAK KAZANILMIŞ SAVUNMA SİLAHLARI ile/ve DAVRANIŞSAL OLARAK KAZANILMIŞ SAVUNMA HAREKETLERİ


- SAYGINLIK/İTİBAR ve/||/<>/>/< KÖPRÜ KURMAK


- SAZ ile BAĞLAMA


- SAZ ile DOMBRA


- SAZ ile DRABUT SAZI

( ... İLE Sadece Amasya'ya özgü bir sazdır. )


- SAZ ile ENSTRÜMAN/"SAZ"


- SAZ ile İKİTELLİ

( ... İLE İki teli olan, bir çeşit saz. )


- SAZ ile/değil KOÇKARCA


- SAZ ile KOPUZ/KHUMUZ(TAMUR, PANDUR)

( ... İLE Ozanların çaldığı telli Türk sazı. )


- SÂZENDE ile/ve HÂNENDE[Fars.] ile/ve RAKKÂSE

( Enstrüman çalan. İLE/VE Musikî icra eden. İLE/VE Semâ eden. )


- SAZ/GİTAR VB. ÇALMADA:
ALTTAN ÇIRPMA ile/ve/değil/||/<> ÜSTTEN ÇIRPMA


- SCHOLA CANTORUM[Fr. CHANTEUR(ŞANTÖR)] -ile

( Erkek şarkıcı./"CHANT" İLE Erkek şarkıcılar okulu. )


- SEBEB:
HAFİF ile/ve/<> SAKÎL

( Kapalı hece. İLE/VE/<> Açık hece. )

( Harfin 1.'si harekeli, 2.'si sakîl ise. İLE/VE/<> 2 harekeli harf. )


- SEBEB ile/ve/<> VETED ile/ve/<> FÂSILA

( İp. İLE/VE/<> Kazık. İLE/VE/<> İp ile kazıkların arası.
[Çadır terimlerinden.] )

( 2 harf. İLE/VE/<> 3 harf. İLE/VE/<> 4 harf ve fazlası. )


- SEDÂ[Ar.] ile/ve/||/<> SÂDE[Fars.]


- SEDÂ ile/ve/||/<>/> SEDÂ-Yİ PESÎN

( İnsan sesi. İLE/VE/||/<>/> En son sedâ/selen. )


- ŞEDARABAN

( Klasik Türk müziğinde bir şet makam. )


- SEDÂ/SÂDÂ (ÇIKARMAK):
DİŞLERİN ISLIKLI SESİ YOLUYLA ile/ve DİLİN HAREKET ETTİRİLMESİ YOLUYLA ile/ve DAMAĞIN BÜZÜLMESİ YOLUYLA ile/ve DUDAKLARIN BİRBİRİNE BASTIRILMASI YOLUYLA ile/ve BURUNDAN SOLUMA YOLUYLA


- SEGÂH[Fars.]

( Türk müziğinde, si perdesi ve bu perdedeki makam. )


- SEGÂH TEKBİR ve SALAT-I ÜMMİYE

( BUHÛRÎ-ZÂDE MUSTAFA ITRÎ )


- ŞEHNÂZ[Fars.] ile ŞEHNÂZ[Fars.]

( Makam. İLE Kişi/ye. )


- SELAHATTİN PINAR ile/ve/||/<> SAADETTİN KAYNAK

( Pınar'ım ama kuruyabilrim. İLE/VE/<> Kaynak'tır. Kurumaz! )


- SELEN/SADÂ/ÇATI ve/<> ÖZ

( SADÂ: Kişinin özü. )


- SELENİN:
KESİLMESİ ile/değil KISILMASI


- SELÎS[Ar.] ile SELÎS[Ar. < SELÂSET]

( SELÎS-ÜL-BEVL: Sidiğin sürekli akıntısı. | Sidiğini tutamayan. )

( Kolay, yumuşak. | Bağlı, boyun eğmiş. İLE Düzgün, akıcı. | Türk halk şiiri ve müziğinin XIX. yüzyıl başlarında meydana çıktığı anlaşılan bir şekli. )


- SEMAİ ile SEMAİ

( Bir kurala bağlı olmayıp ancak işitmekle öğrenilen sözcük. | Türk müziğinde, iki basit usûlden biri. | Sekizer hece ölçüsüyle yazılmış olan halk koşuğu türü. İLE Semavi. )


- SENARYO ile/değil BAĞLAM


- SENFONİ ORKESTRASI ile FİLARMONİ ORKESTRASI

( ... İLE Kurumsal. )


- SENFONİ ORKESTRASI ile ODA ORKESTRASI

( 50 - 120/130 kişilik. İLE 40/30/25 kişilik. )


- SENFONİ[Fr., İng. SYMPHONIE] ile/= KÂR[Osmanlı Tr.]

( Orkestra için bestelenmiş, birkaç bölümden oluşan uzun müzik yapıtı. )


- ŞENLENME ve/||/<>/> BEREKETLENME


- SENSİZ ile/ve/||/<> SONSUZ


- SER[Fars.] ile/ve/||/<> CAN[Fars.]


- SERÂYENDE[Fars.] ile ...

( Şarkı söyleyen. )


- SERENAT[Fr. < İt.]

( Sesli olarak söylenen ya da müzik aracılığıyla çalınan serbest biçimli müzik parçası. | Geceleyin, açık havada sevgi duyulan biri için bir müzik aracıyla verilen küçük konser. )

( SÉRÉNADE )


- ŞERİF MUHİDDİN TARGAN ve/||/<> BİLEN IŞIKTAŞ

( Kitabı için burayı tıklayınız... İLE/VE/||/<> Özgeçmişi için burayı tıklayınız... )

( )


- ŞERİF MUHİDDİN TARGAN ve/||/<> MEHMET ÂKİF ERSOY

( )


- ŞERİF MUHİDDİN TARGAN ve/||/<> SAFİYE AYLA


- SER-KUDÛMÛ ile ...

( KUDÛMZEN BAŞI, MEVLEVÎ ÂYİNLERİNİ İDÂRE EDEN KİŞİ )


- SER-NÂYÎ ile ...

( NEYZEN BAŞI )


- SERT AĞAÇLAR ile/ve ORTA SERT AĞAÇLAR ile/ve YUMUŞAK AĞAÇLAR

( Wenge, Paduk, Pelesenk, Bubinga, Ovenkol, Dut, Zebrano. İLE/VE Maun, Sapelli, Yerli Ceviz, Akçaağaç(Kelebek). İLE/VE Ardıç, Karaağaç, Kestane. )


- SERVİ[SELVİ değil!] ve/||/<> SEVGİ

(

www.youtube.com/channel/UCThxxDloTei6eA77VrEnc_g | www.yasaronline.net )

( www.FaRkLaR.net/YASAR )


- SES-SEDÂ (ÇIKMIYOR)


- SES/SELEN ile/ve SAZ(TÜM MÜZİK ALETLERİ)

( VOICE vs./and INSTRUMENT )


- SES TEKRARI/ALLİTERASYON[Fr.] ile ...

( Şiirde ya da düzyazıda aynı harf ve hecelerin uyum oluşturacak biçimde tekrar edilmesi. Bu sanat ile sözcükler arasında bir musikî oluşturulur,dizenin kulağa hoş gelmesi sağlanmış olur. )


- SES ile BEHÎM[Ar.]

( ... İLE Dik, pürüzsüz ses. )


- SES ile/ve/||/<>/> BESTE

( Hakikat. İLE/VE/||/<>/> Mârifet. )


- SES ile/ve/değil/||/<>/>/< "ES"[< S][ARA (VERMEK)]


- SES ile INFRA SES


- SES ile MELODİ

( SOUND vs. MELODY )


- SES ile/ve MÜZİK

( ... İLE Aralıkların yüzdelerini bilmek. )

( ... İLE Lisanullah/Lisan-ul Melaike )

( ... İLE Hakimiyet Simgesi. )

( Ses dalgalar halinde yayılır. Bir saniye içindeki dalga sayısı sesin karakterini tespit eder. Saniyede 260 dalga yapan, yani titreşen ses "Do" notasıdır. )

( SOUND vs. MUSIC )


- SES ile NAKÎK[Ar.]

( ... İLE Kurbağa, tavuk, kedi gibi hayvanların boğuk sesi. )


- SES ile/ve/değil/yerine/||/<>/> SELEN / ÇATI

( BÂKÎ KALAN BU GÖK KUBBEDE
HOŞ BİR SADÂ İMİŞ )

( SADÂ: Kişinin özü. )

( Evrendeki herhangi bir ses. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> İnsan sesi. )

( sesOL.org )

( SES[Fars.] ile TÂLÂC[Fars.] / SEDÂ/SADÂ[Ar.] )

( SOUND vs. VOICE )