Bugün[26 Mart 2026]
itibarı ile 9.539 başlık/FaRk ile birlikte,
9.539 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(11/40)


- MAHSUBEN[Ar.] değil/yerine/= SAYILCA


- MAHSÛD[Ar. < HASED] ile MAHSÛD[Ar.]

( Kıskanılan, hased olunan/edilen. İLE Ekini biçilmiş, hasad edilmiş. | Biçilmiş ekin. )


- MAHSUL ile MAHSUL KULAKLI ile KIRPILMIŞ ile EKİN

( CROP vs. CROP EARED vs. CROPPED vs. CROPPER )

( محصود ile محصول ile سرشاخه زدن ile حاصل کردن ile حاصلخيز شدن ile ماشين کردن ile گيسو را زدن ile مو زده ile حاصل دادن ile ماشين موزني )

( محصود ile MAHSUL ile SARSHAKHEH ZADAN ile HASL KARDAN ile HASELKHYZ SHODAN ile MASHYNE KARDAN ile GYSO RA ZADAN ile MO ZADEH ile HASL DADAN ile MASHYNE MOZANY )


- MAHSUL/HASILAT değil/yerine/= ÜRÜN


- MAHSUL[Ar.] değil/yerine/= ÜRÜN/VERİM


- MAHSUM" değil MASUM


- MAHSUN[Ar. < HISN] ile MAHZÛN[Ar. < HAZÎNE] ile MAHZÛN[Ar. < HÜZN]

( Güçlendirilmiş, istihkâmlı. İLE Hazinede saklanılan şey. İLE Hüzünlü, tasalı, kaygılı. )


- MAHSUP değil/yerine/= SAYIŞIK


- MAHSÛR[Ar.] değil/yerine/= KISIĞ


- MAHSÛR[Ar. < HASR] ile MAHSÛR[Ar.] ile MAHZUR[Ar.]

( Yorulmuş, feri gitmiş göz. İLE Kuşatılmış, muhâsara edilmiş. | Sınırlanmış, belirli edilmiş, hasredilmiş. | Men edilmiş. | Sıkıştırılmış, tazyik edilmiş. İLE Sakınılacak, korkulacak şey. | Engel. | Sakınca. )


- MAHSUS[< HAS] ile MAHSÜS[< HİS]


- MAHSÛS[Ar. < HİSS] ile MAHSÛS[Ar. < HUSÛS | çoğ. MAHÂSÎS, MAHSÛSÂT] ile MAHZÛZ[Ar. < HAZZ]

( Duyumsanan, hissedilen. İLE Başkasında bulunmayan, sadece bir kişiye ait olan. | Birine ayrılmış olan. | Lâyık. | Ayrı, müstakil, başlı başına. | Özel olarak. | İsteyerek, bile bile. | Şakadan. İLE Hoşlanmış, haz etmiş. )


- MAHSUS ile/ve/değil/yerine MÂKUL

( Elimizle/gözümüzle, duyularımızla. İLE/VE/DEĞİL Beyin, akıl ile. )


- MAHSUS[Ar.]["MASUS" değil!] değil/yerine/= ÖZELLİKLE


- MAHSÛSA ile KÜLLİYYE MÜSEVVERE ile CÜZ'İYYE MÜSEVVERE ile MÜHMELE


- MAHÛLE[Ar.] değil/yerine/= DUL

( Kocası ölmüş kadın. İLE Eşi ölmüş ya da eşinden boşanmış kadın ya da erkek. )


- MAHUNYA[< MC MAHON]

( İkiçeneklilerden, çiçekleri sarı renkte, kokulu ve salkım durumunda olan, köklerinden sarı boya çıkarılan bir süs bitkisi. )

( MAHONIA )


- MÂHUR[Fars.]

( Türk müziğinde bir makam. )


- MAHSUR ile MAHZUR


- MAHV OLMAK ile MUHAF OLMAK


- MAHV[Ar.] ile/değil/yerine HAVF[Ar.]


- MAHVETMEK ile MAHVEDEBİLMEK


- MAHYA KURULAMAYAN CAMİ -ile

( BAYEZİD CAMİİ [Minare aralığı en fazla olan cami.] )


- MÂHYA ile MÂHYA

( Ramazan gecelerinde, camilerde, iki minare arasına gerilen ipler üzerine kandil ya da elektrik ampulleriyle yazılan yazı ya da yapılan resim. İLE Çatılarda, iki eğik yüzeyin birleştiği bölüm. )


- MAHYALARDA:
YAZI ile/ve/||/<>/> RESİM

( [Ramazan ayının ...] ... ilk onbeş gününde. İLE/VE/||/<>/> İkinci onbeş gününde. )

( )


- MAHYA/LIK ile MAHYACI/LIK ile MAHYA ŞENLİĞİ ile MAHYA KİREMİDİ ile MAHYA IŞIKLIĞI


- MAHZUNLAŞMAK ile MAHZUN/LUK ile MAHZUNCA


- ENGEL/SAKINCA/MAHZUR[Ar.] ile ENGEL/SAKINCA/BEİS[Ar.]


- MAHZÛR[Ar. < HAZR] ile MAHZÛR[Ar. < HAZER]

( Haram edilmiş, yanına yaklaşılması yasak edilmiş, haram. İLE Sakınılacak, korkulacak şey. | Engel. | Sakınca. )


- MAHZUR ile MAHZURLU ile MAHZURSUZ


- MÂ-İ CÂRİ ile/||/<> MÂ-İ LEZÎZ ile/||/<> LEB-İ DERYA

( Akarsu. İLE/||/<> İçilecek su, lezzetli su, memba suyu. İLE/||/<> Deniz kenarı, sahil. )


- MAİ ile MAİL ile MAİN


- MAİ[Ar. < MA: Su.] değil/yerine/= MAVİ/GÖKÇE


- MAİ ve SİYAH

( İlk romanımız olarak görülmektedir. )


- MAİDE SOFRASI ve/<> SOHBET


- MAIL :/yerine POSTA, E-POSTA


- MAİLLARD İLE CARAMELİZATION İLE FERMENTATION ile/||/<> GIDA REAKSİYONLARI

( Pişirme ve işlemedeki kimyasal değişimler. )

( Formül: Amino asit + Şeker → Aroma )


- MAIN :/yerine ANA


- MAİN[Ar.] değil/yerine/= KARE/EŞKENAR DÖRTGEN


- MAINLY :/yerine BAŞLICA


- MAINTAIN :/yerine SÜRDÜRMEK


- MAINTENANCE :/yerine BAKIM


- MAİŞETİ TEMİN[Ar.] değil/yerine/= GEÇİMİNİ SAĞLAMAK


- MAİYET[Ar.] ile MAHİYET[Ar.]

( Birlikte bulunma. İLE Nitelik. )

( Birlikte bulunma. İLE Nitelik. )


- MAİYET ile MAİYET MEMURU


- MÂIZ[Ar.] ile/ve TEYS[çoğ. ETYÂS, TİYESE, TÜYÛS]

( ... İLE/VE Eril keçi. )

( TEKE ile/ve BÜZ )


- MAJESTELERİ ile ONUN ile ONUN İTİBARI ile ONUN KUTSALLIĞI ile ONUN ŞEREFİ

( HIS MAJESTY vs. HIS vs. HIS EMINENCE vs. HIS HOLINESS vs. HIS HONOR )

( او ile ايشان ile وي ile شت ile معظم له ile اعليحضرتا )

( O ile AYSHAN ile VEY ile SHT ile معظم له ile ELYHOZRTA )


- MAJESTY vs. GRANDEUR


- MAJOR ARC ile/||/<> MİNOR ARC

( Major büyük yay >180°, minor küçük yay <180°. )

( Formül: Greater İLE less than semicircle )


- MAJOR CROSS MATCH[İng.] değil/yerine/= MAJOR ÇAPRAZ KARŞILAŞTIRMA


- MAJOR :/yerine ANA, BÜYÜK


- MAJÖR/MAJOR[İng./Fr.] değil/yerine/= BÜYÜK/ÖNEMLİ

( Büyük, önemli. | Bir makam, bir akort ya da bir aralığın oluşma biçimi. | Büyük önerme. )


- MAJÖR ile MAJÖR GAM


- MAJORANA FERMİYON ile/||/<> ELEKTRONLAR

( Majorana fermiyon kendi antiparçacığıyken, elektron ayrı antiparçacığa (pozitron) sahiptir )

( Formül: ψ = ψ† )


- MAJORANA İLE WEYL İLE DİRAC İLE ANYONS ile/||/<> EGZOTİK KUASİPARÇACIKLAR

( Topoljik madde fiziği. )

( Formül: γ = γ† (Majorana) )

( Paul Dirac tarafından 1928 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- MAJORANA FORCE[İng.] / FORCE DE MAJORANA[Fr.] / MAJORANA-KRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= MAJORANA KUVVETİ


- MAJORANA NEUTRINO[İng.] / NEUTRINO DE MAJORANA[Fr.] / MAJORANA-NEUTRINO[Alm.] ile/değil/yerine/= MAJORANA NÖTRİNOSU


- MAJORITY vs. MINORITY


- MAJORITY vs. PLURAL


- MAJORITY and ABSOLUTE MAJORITY and QUALIFIED MAJORITY and QUORUM and UNANIMITY and UNANIMOUSLY

( Çoğunluk. VE Salt çoğunluk. VE Nitelikli çoğunluk. VE Karar yeter sayısı, nisap. VE Oybirliği. VE Oybirliğiyle. )


- MAJORITY :/yerine ÇOĞUNLUK


- MAKABLE TEŞMİL değil/yerine/= GERİ YÜRÜTÜM


- MAK'ÂD[< KUÛD]:
OTURULACAK YER, MİNDER | OTURAK YERİ, GERİ, KIÇ -<


- MA'KAD ile/değil MAK'AD[Ar.]

( Akd edilecek, sözleşilecek yer. İLE/DEĞİL Oturulacak yer, minder. | Oturak yeri, geri, kıç. )


- MAKADAMLAMAK ile MAKADAM


- MAKADÎR[Ar. < MİKDÂR/MAKDÛR] ile MAKADİR[Ar. < MAKDERET]

( Miktarlar, kısımlar. İLE Kudretler, kuvvetler. )


- MAKADÎR-İ MÜŞTEREKE[Ar.] ile MAKADÎR-İ MÜTENÂSİBE[Ar.]

( Aynı ölçü ile ölçülebilen miktarlar. İLE Orantılı çokluklar. )


- MAKAK ile ASLAN KUYRUKLU MAKAK

( )

( Uzunluğu 60 cm., kuyruğu 30 cm.'dir. Kuyruğunun ucu püsküllüdür. Hindistan'da yaşarlar. )

( ... cum MACACA SILENUS )


- MAKAK/LAR ile REŞİKEŞ MAKAKLARI


- MAKALE ile DENEME


- MAKALE değil/yerine/= YAZI


- MAKAM [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]


- MAKAM/MANSIP/MESNET/MEVKİ değil/yerine/= ORUN


- MAKAM-MEVKÎ (PEŞİNDE KOŞMAK)


- MAKAM [PAYLAŞILAMIYOR/PAYLAŞILMIYOR]


- MAKAM [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]


- MAKAM ŞÖFÖRÜ değil/yerine/= ORUN SÜRÜCÜSÜ


- MAKAM TAZMİNATI değil/yerine/= ORUN ÖDENEĞİ


- MAKAM ile/ve/<> AYAK

( Bir durak ile bir güçlünün etrafında, onlara bağlı olarak toplanmış seslerin umumi heyeti. [Şarkılarda.] İLE/VE/<> Türkülerde. )


- MAKAM ile/ve HAL


- MAKAM ile/ve HUZUR


- MAKAM ile/ve KİŞİ


- MAKAM ile KÜRDÎ

( ... İLE Klasik Türk müziğinde si bemol notasını andıran perde. | Dügâh perdesindeki bir makam. )


- MÂKAM ile MAHLÂS


- MAKAM ile MAKAM ODASI ile MAKAM ŞOFÖRÜ ile MAKAM ARABASI ile MAKAM ÖDENEĞİ ile MAKAM OTOMOBİLİ ile MAKAM TAZMİNATI


- MAKAM ile/ve MERCİ


- MAKAM ile/ve MERTEBE


- MAKAM ile/ve TAHT

( ... ile/ve ERÂİK[< ERÎKE] )


- MAKÂMÂT


- MAKAMDA BULUNMA:
MÂRİFET'TEN ile/ve/değil/||/<>/< TÂLİP ÇIKMAMIŞ OLMASINDAN DOLAYI


- MAKAMDA OLMAK ile/ve/değil MAKAMDAN GÖRÜNMEK


- MAKAMDA OLMAK ile/ve/değil MAKAMDAN GÖRÜNMEK


- MAKAMDA YÜKSELİŞ ile/ve/değil/yerine HİZMETTE YÜKSELİŞ

( Allah'ın kudretiyle bitişen kişi, hepimize ücretsiz ve menfaatsiz olarak hizmet eder. )

( Bir meyve ağacı, uzaktan hep yaprak görünür. Yanına yaklaşınca meyveleri görünmeye başlar. Yaprak olmasa meyve yetişemez. O kadar yaprağın hizmeti o meyveler içindir. )

( Keşkül Dergisi'nden: Hizmet I, Hizmet II )


- MAKAMLAR('I)/DARB

( Makamlar çârdır(dörttür). [BEDRİ DİLŞÂT: XV. yy.] )


- MAKARA-KUKARA


- MAKARA ile ÇARK

( PULLEY vs. WHEEL )


- MAKARA ile MAKARALI ile MAKARALI KUŞ


- MAKARA ile MANDAR[Yun.]

( ... İLE Gemilerde kullanılan küçük makara. )


- RIEMENSCHEIBE, ROLLE[Alm.] ile/değil/yerine/= MAKARA


- MAKARA değil/yerine/= SARDIRAÇ


- MAKARA ile TURNO[İt. ]

( ... İLE Tek dilli, bir tekerlekli makara. )


- MAKARACIYAN/KAVALOĞLU KONAĞI :

( Yenimahalle Haydar Doğ sokağının solunda mükemmel bir konaktır. Makaracıyan'ın konağına Tevfik Kavaloğlu sahip olunca, konak eskisine sadık kalınarak yenilendi. )


- MAKARAKOMBURU DAĞI

( Solomon Adaları'nın en yüksek noktası.[2447 m.] )


- MAKARNA ile ERİŞTE


- MAKARNA ile MAKARNACI/LIK


- MAKARON[Azr.] = MAKARNA[Tr.]


- MAKASLAMAK ile MAKASLANMAK ile MAKAS ile MAKASLI ile MAKASÇI/LIK ile MAKASSIZ ile MAKAS PAYI ile MAKAS HAKKI ile MAKASLI BÖCEK


- MAKASLIBÖCEK = BAĞKESEN

( Kınkanatlılardan, başı ve makasları iri bir böcek. )

( LUCANIUS )


- MAKAS/SINDI ile AYMAKAS

( ... İLE Üst ve alt başlıkları bir hilâl biçimi oluşturacak biçimde farklı eğrilikte bükülerek düzenlenmiş makas. [Alt ve üst başlıkların arasında köşegenler bulunur.] )


- MAKBUL OLAN ile/ve/<> KOLAY OLMAYAN


- MAKBUL ile/ve MERGUB


- MAKBUZ[Ar.] değil/yerine/= ÖDENDİ BELGESİ


- MAKE vs. DO


- MAKE LOVE vs. SCREW


- (not MAKE NOISE) MAKE A NOISE


- MAKE :/yerine YAPMAK


- MAKEDON ile MAKEDONCA


- MAKER :/yerine YAPAN, ÜRETİCİ


- MAKET HELİKOPTERDE:
4 KANALLI ile/ve/<>/> 6 KANALLI

( )


- MAKET ile MAKETÇİ/LİK ile MAKET BIÇAĞI


- MAKEUP :/yerine MAKYAJ


- MAKFERLAN ile MAKFERLANLI


- MAKİ[İt.] ile MAKİ/LEMUR

( Akdeniz dolaylarında, yaygın, bodur ağaç ve çalılardan oluşan bitki örtüsü. İLE Makigillerden, Madagaskar Adası'nda sık rastlanılan, uzun kuyruklu, yumuşak tüylü bir memeli primat. )


- MAKİ/LİK ile MAKİNİST


- MAKİNE ile/ve/değil MEKANİZMA


- MAKİNE ÖĞRENMESİ ile/||/<> DERİN ÖĞRENME

( Makine öğrenmesi genel, derin öğrenme çok katmanlı sinir ağları )

( Formül: y = f(Wx + b) İLE çok katmanlı f₁(f₂(...f_n(x))) )


- MAKİNE YAPMAK ile/ve/değil/||/<>/>/< MAKİNE YAPAN MAKİNA YAPMAK ile/ve/değil/||/<>/>/< "YAPAY ZEKÂ" ÜRÜNLERİ/ARAÇLARI GELİŞTİRMEK/OLUŞTURMAK


- MAKİNE[İt. < MACCHINA]["MAKİNA" değil!] ile/ve/değil/||/<>/< ÇARK


- MAKİNE değil/yerine/= İŞLERGE


- MACHINE[İng.] / MACHINE[Fr.] / MASCHINE[Alm.] ile/değil/yerine/= MAKİNE


- MAKİNE'DE:
DÖRT AŞAMA ve/||/<>/> DÖRT KİŞİ

( )


- MAKİNELEŞMEK ile MAKİNELEŞTİRMEK ile MAKİNE ile MAKİNECİ/LİK ile MAKİNELİ ile MAKİNE GÜCÜ ile MAKİNE YAĞI ile MAKİNE ODASI ile MAKİNE PARKI ile MAKİNE DOLABI ile MAKİNELİ TÜFEK ile MAKİNELİ TABANCA


- MAKİNELEŞ(TİR)ME ile/ve/||/<> YABANCILAŞ(TIR)MA


- MAKİNİST değil/yerine/= İŞLERGECİ


- MAKİS[Ar. < KIYÂS] ile MÂKİS[Ar.]

( Kıyas edilebilir, benzetilebilir. İLE Duraksayan, mekseden. )


- MAKLÛB-İ MUAVVEC ile/ve/<> MAKLÛB-İ MÜCENNAH

( Bir sözcükteki harflerin, düzensizce yer değiştirmesiyle ortaya başka bir sözcüğün çıkması. İLE Söylenişleri aynı iki sözcükten birini, beytin başında, öbürünü sonunda getirme sanatı.
[Gül ruhun hecriyle lâl olmuş gönül ey gonca-fem
Gel bana ben ağlayayım bülbül gibi sen bak da gül.] )


- MAKOSEN değil MOKASEN


- MAKRİSO, İSRAİL (İST. 1941) :

( Lise eğitiminden sonra iş hayatına atıldı. Çeşitli işlerde çalıştıktan sonra kendi ithalat ve ihracat firmasını kurdu. Sarıyer Spor Kulübü'nde 3 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )


- MACRO ANALYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= MAKRO ÇÖZÜMLEME/ANALİZ


- MACROPOROUS RESIN[İng.] ile/değil/yerine/= MAKRO GÖZENEKLİ REÇİNE


- MAKRO MİNERALLER ile/ve MİKRO MİNERALLER(ESER ÖĞELER/ELEMENTLER)

( Gövdenin günlük gereksiniminin 100 miligramdan fazla olduğu öğeler. İLE/VE Gövdenin günlük gereksiniminin 100 miligramdan az olduğu öğeler. )


- MAKRO- ile MEGA- ile MİKRO-

( İri, büyük. İLE Büyük, -milyon. İLE Küçük .... )


- MAKROCYCLİC KİMYA ile/||/<> CROWN ETHER KİMYASI

( Makrocyclic kimya büyük halka yapıları genel olarak incelerken İLE crown ether kimyası spesifik iyon bağlama halka yapılarını inceler )

( Formül: Makrocycle )


- MAKROFAJ ile LENFOSİT

( Patojenleri fagositoz yapan büyük beyaz kan gözesi. İLE Bağışıklık tepkisinde görev alan beyaz kan gözesi. )


- MACROLIDE[İng.] ile/değil/yerine/= MAKROLİT


- MAKROME ile MAKROMELİ


- MACROMOLECULE, GIANT MOLECULE[İng.] / MACROMOLECULE[Fr.] / MAKROMOLEKUL[Alm.] ile/değil/yerine/= MAKROMOLEKÜL


- MACROCYCLIC SUBSTANCE[İng.] ile/değil/yerine/= MAKROSİKLİK NESNE


- MAKROSİKLİK ile/||/<> AÇIK ZİNCİR

( Makrosiklik crown/porfi rin, açık zincir en, dien. )

( Formül: Halka İLE lineer )


- MAKSAT/MAKSAD[Ar.] ile/ve/değil/||/<> MURAT/MURAD[Ar.]


- MAKSAT ve/||/<>/> ANLAM


- MAKSAT[Ar. < KASD]/AMAÇ[Fars.] değil/yerine/= EREK


- MAKSAT ile/ve/||/<>/> HÜKÜM


- MAKSAT ile MAKSATLI/LIK ile MAKSATSIZ/LIK ile MAKSATLICA ile MAKSATSIZCA


- MAKSİ ile MAKSİ ETEK


- MAKSİMAL[/MAXIMAL[[İng.] değil/yerine/= EN ÇOK | EN YÜKSEK


- MAKSİMİZASYON/MAXIMIZATION[İng.] değil/yerine/= EN ÇOKLAMA, EN ÇOKLAYIM, EN ÇOKLATIM


- MAXIMALE SPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= MAKSİMUM GERİLİM


- MAKSİMUM/MAXIMUM[İng.] değil/yerine/= EN ÇOK | EN YÜKSEK


- MAKSİMUM değil/yerine/= EN ÇOK/YÜKSEK


- MAKSİMUM ile EN GEÇ


- MAKSİMUM ile/||/<> MİNİMUM

( Maksimum en büyük İLE minimum en küçük değerdir )

( Formül: max İLE min )


- MAKSİMUM değil/yerine/= SON SINIR / EN FAZLA


- MAKSÛM ile/||/<> MAKSÛM ALEYH ile/||/<> MENSÛB İLEYH

( Bölünen. İLE/||/<> Bölen. İLE/||/<> Payda ya da bölen. )


- MAKSUMUN ALEYH değil/yerine/= BÖLEN


- MAKSÛR/E[Ar. < KASR] ile MAKSÛRE[Ar. çoğ. MAKASÎR]

( Kısalmış/kısaltılmış, kasr olunmuş. | Alıkonulmuş. | Bir şeye ayrılmış. | Bazı Arapça sözcüklerin sonunda bulunan "Y" biçiminde yazılan Elif harfi. İLE Camilerde, etrafı parmaklıklı yüksek yer.[Biraz daha yüksek olursa "mahfil" denilir.] )


- MAKSÛRE[< KUÛD] ile ...

( CAMİLERDE ETRAFI PARMAKLIKLI YÜKSEK YER )


- MAKSÛRE[Ar. çoğ. MAKASÎR] ile MAHFÎL[Ar. çoğ. MAHÂFİL]

( Camilerde, etrafı parmaklıklı yüksek yer. İLE Oturulacak/görüşülecek yer, toplantı yeri. | Büyük camilerde, sultanlara ya da müezzinlere ayrılmış ve etrafı parmaklıkla çevrilmiş olan, yerden ve maksûreden daha yüksek yer. )


- MAKSÛRE ile MAHFİL

( Camilerde etrafı parmaklıklı yüksek yer. İLE Biraz daha yüksek ise mahfil denilir. )


- MAKSÛRE ile/ve ZÜ'VÂR(ZİYARETÇİ) MAKSÛRESİ


- MAXWELL[Alm.] ile/değil/yerine/= MAKSVEL


- MAKTA ile/ve HÜSN-Ü MAKTA

( Kasîde ya da gazelin ilk beyiti. İLE/VE Kasîde ya da gazelin sondan bir önceki beyiti. [yazarın mahlası makta beyitinde değilse bu beyittedir] )


- MAKTA'[Ar. < KIYÂS] ile MAKTAA[Ar.]

( Kesilen yer, bir şeyin kesildiği yer, eski kamış kalemlerin, yontulduktan sonra üzerine yatırılıp uclarının kesildiği, sert ağaçtan ya da kemikten yapılan alet. | [mat.] Kesit. | Bir gazel ya da kasîdenin son beyti. İLE Üzerinde kamış kalemin ucu kesilerek düzeltilen kemik, şimşir ya da madenden yapılmış alet. )


- MAKTÛ'/MAKTÛA[Ar. < KAT | çoğ. MAKATÎ'] ile MAKTÛA[Ar. < KAT | çoğ. MAKTÛAB]

( Kesilmiş, kat olunmuş. | Değeri biçilmiş, pazarlıksız. | Götürü. İLE Gazete, dergi ve benzeri şeylerden kesilmiş parça. [Fr. COUPURE] )


- MAKTU ile MAKTUL ile MAKTU FİYAT


- MAKTUL ile/ve/değil/||/<> MÂDUM


- MAKTUL[Ar.] değil/yerine/= ÖLDÜRÜLEN


- MAKUL KUŞKU ile YETERLİ KUŞKU ile AĞIRLIKLI KUŞKU

( ... İLE Dava açmadaki belirleyeci. İLE ... )


- MAKUL ve/||/<>/> MAKBUL

( Akılcı, akla uygun. VE/||/<>/> Kabul edilir/edilebilir. )


- MAKUL[Ar. < KAVL]["ku" uzun okunur] ile MA'KUL/MA'KULE[Ar. < AKL]["ku" uzun okunur]

( Söylenilmiş, denilmiş. Söylenilen söz. İLE Akıllıca, akla uygun, akıllıca iş gören, anlayışlı, mantıklı. )


- MÂKUL ile/ve/<> MEŞRÛ

( Usa/akla uygun olan. | Akıllıca iş gören, mantıklı. | Aşırı olmayan, uygun, elverişli. İLE/VE/+/||/<> Yasanın, kamu vicdanının ve dinin doğru bulduğu. )


- MAKULÂT[Ar. < MAKULE]["ku" uzun okunur] ile MA'KULÂT[Ar. < MA'KUL]["ku" uzun okunur] ile ME'KÛLÂT[Ar.]

( Takımlar, çeşitler, sınıflar/kategoriler. İLE Aklın uygun bulduğu, akıl ile bilinen şeyler. [Fr. PRÉDICABLES] İLE Yiyecekler. )


- MÂKULÂT ile MÂHİYET


- MÂKULÂT ile/ve MÂNEVİYAT


- MÂKÛLÂT ile/ve/değil/||/<>/> MEKÛLÂT(DENKÖBEKLER/SONSAL SINIFLAR/KATEGORİLER)

( Akıllar/akledilirler. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Sonsal sınıflar/kategoriler. )


- MAKUL/LÜK ile MAKULE


- MÂKUZ değil MÂKUS

( Ters çevrilmiş, baş aşağı getirilmiş. | Uğursuz, kötü. )


- MAKYAJ ile/ve/değil BOYA

( [not] MAKE-UP vs./and PAINT )


- MAKYAJ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GÜLÜMSE/MEK

( Kişinin en güzel/iyi/büyüleyici/olmazsa olmaz/değerli/etkili/sınırsız/sürekli makyajı, gülümsemesidir. )


- MAKYAJ[Fr.] değil/yerine SÜSLEM / YÜZ BOYAMA


- MAKYAJLAMAK ile MAKYAJ ile MAKYAJCI/LIK ile MAKYAJLI ile MAKYAJSIZ/LIK ile MAKYAJSIZCA ile MAKYAJ ODASI ile MAKYAJ TAKIMI


- MAKYAJLI ile/yerine MAKYAJSIZ


- MAKYAVELCİ/LİK ile MAKYAVELİST ile MAKYAVELİZM


- MAL ALMAK ile MAL ÇEKMEK


- MAL "TAKASI" ile/ve KÜLTÜR "TAKASI"


- MAL ve/||/<> ARKADAŞLIK ve/||/<> AŞK

( [Değeri yoktur!] Cömertlik yoksa. VE/||/<> Vefâ yoksa. VE/||/<> Karşılık yoksa. )


- MAL/META ile/değil/yerine CAN


- MAL ile/ve/||/<> DEĞER/TUTAR/SEMEN[Ar. çoğ. ESMÂN]


- MAL ile/ve/||/<> EMTİA

( Birinin, tüzel kişinin sahip olduğu, taşınır ya da taşınmaz varolanların tümü. İLE/VE/||/<> Alınıp satılabilen, her türlü tecim nesnesi. )


- MAL ile/ne yazık ki/>< KAPAROZ

( ... İLE/NE YAZIK Kİ/>< Yolsuzca ya da zorla elde edilen mal. )


- MÂL[Ar. çoğ. EMVÂL] ile -MAL[Ar.]

( Bir kişinin tasarrufu altında bulunan değerli ve gerekli şey. | Varlık, servet. | Para, nakit, gelir. | Tüccar eşyası. İLE "Süren, sürülen, takılan, sarılan" anlamlarıyla oluşumlar yapar.[RÛ-MÂL: Yüz süren.] )


- MAL ile MARDA[Yun.]

( ... İLE Değerini kaybetmiş[ıskarta(İt.)] mal. )


- MÂL[Ar.] ile NEŞEB[Ar.]


- MALA GÜVENMEK ile/ve/<> AMELE GÜVENMEK

( İkisi de yanlışa/hataya götürür. )


- MALA KEFÂLET ile/ve KİŞİYE KEFÂLET


- MALA VURMAK ile "MALA VURMAK"


- MALA[Fars.] değil/yerine/= SÜRGÜ

( Harç alıp sürmeye yarayan, çoğu üçgen biçiminde, yassı, demirden, tahta saplı, duvarcı ve sıvacı aracı. )


- MALABSORPSİYON/MALABSORPTION[İng.] değil/yerine/= EMİLİM BOZUKLUĞU


- MALADJUSTMENT[İng.] değil/yerine/= UYUM BOZUKLUĞU


- MALACHITE[Fr.] / KUPFERSPAT, MALACHIT[Alm.] ile/değil/yerine/= MALAHİT


- MALAK/BALAK ile/ve/||/<>/> MANDA

( Manda yavrusu. İLE/VE/||/<>/> ... )


- MALAKİT ile/||/<> AZURİT

( Yeşil renkte bakır karbonat minerali. İLE/||/<> Mavi renkte bakır karbonat minerali. )


- MALAKİT[Fr. MALACIHTE < Yun.] değil/yerine/= BAKIRTAŞI

( Yeşil renkli, yontulup parlatılabilen, doğal bakırlı, hidratlı karbonat. )


- MALAKİT ile/||/<> KRİZOPRAZ

( Yeşil renkte bakır karbonat minerali. İLE/||/<> Elma yeşili renkte bir kalsedondur. )


- MALACHITE[İng.] ile/değil/yerine/= MALAKİT


- MALAKİT ile/||/<> RODOKROZİT

( Yeşil renkte bakır karbonat minerali. İLE/||/<> Pembe ile beyaz çizgili bir karbonat. )


- MALAKLAMAK ile MALAK


- MALAKOLOJİ ile/ve/||/<> HELMİNTOLOJİ[Fr. < Yun.]

( Yumuşakçalar bilimi. İLE/VE/||/<> Kurtbilim. )


- MALALAMAK ile MALTLANMAK ile MAL ile MALA ile MALİ ile MALT ile MALÇ ile MAL MÜLK ile MALİ YIL ile MALI TAŞI ile MAL BEYANI ile MAL SAHİBİ ile MALİ BELGE ile MALİ CEBİR ile MALİ SENET ile MAL BİRLİĞİ ile MAL CANLISI ile MAL SANDIĞI ile MAL VARLIĞI ile MALİ ANALİST ile MAL BİLDİRİMİ


- MALAMAT ile/ve/||/<> MADARA[Fars.]

( Alçak, aşağılık, rezil. @@ Kötü, sevimsiz. )


- MALATHION[İng.] ile/değil/yerine/= MALATİYON


- MALATYA ile MALATYALI/LIK


- MALAWI(MORI-BUANCI) =/< NYASALİND

( Ülkenin bugünkü adı. =/< Önceki adı. )


- MÂLÂYÂNÎ ile/ve ABES


- MÂLÂYÂNÎ ile/ve GIYBET


- MÂLÂYÂNÎ ile/ve "KELLİM KELLİM LÂ YENFÂ'"


- MÂLÂYÂNÎ ile/değil LÂTÎFE(MİZAH)


- MALAYLAR ile/ve/<> DAYAKLAR

( [Borneo Adası'nda yaşayan] Müslüman olan yerel halk. İLE/VE/<> Öteki dinlerden olan yerel halk.[Ada nüfusunun 1/4'ünü oluşturmaktalardır.(Yaklaşık 3.5 milyon)]
[Yerel halkla birlikte, Hint, Çin ve Avrupa'lı topluluklar da yaşamaktadır.] )


- MALDI ile/||/<> ESI

( MALDI lazer matriks büyük İLE ESI sprey yumuşak çoklu yük. )

( Formül: Katı İLE çözelti )


- MALDİV ve/<> ADALARI

( 1196 adadan oluşur ve toplam yüzölçümü 298 km²'dir. Başkenti Male'dir. )

( Delikanlı, hırsızlık olayının çok nadir olduğu Maldiv'in ünlü bir plajına vardığında, yine de giysilerinin çalınmasını nasıl engelleyebileceğini düşündü. Denize girmeden önce giysilerinin üzerine, "Bu giysiler, dünya ağır sıklet şampiyonunundur!" diye bir bilgi bıraktı.

Bir süre sonra denizden çıkan delikanlı, giysilerinin çalınmış olduğunu gördü. Yerine ise şöyle bir bilgi bırakılmıştı.

"Bu giysileri çalan, dünya maraton şampiyonudur!" )

( MALODIIP[: Çiçek hevengi.]
[HEVENK[< Fars.]: Bir ipe geçirilmiş ya da birbirine bağlanmış, yaş yemiş ya da sebze bağı.] )

( DİVEHİ: Maldiv dili. )


- MALE :/yerine ERKEK


- MALEIC ACID[İng.] / ACID MALÉIQUE[Fr.] / MALEINSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= MALEİK ASİT


- MAL/EŞYA [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]


- MAL/EŞYA [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]


- MALEZYA BAYRAĞI'NDA:
AY ve/<> YILDIZ ve/<> MAVİ ve/<> SARI

( İslâm'ı simgeler. VE/<> Eyaletleri simgeler. VE/<> Birlik'i simgeler. VE/<> Kraliyeti simgeler. )

( Malezya'yı oluşturan 13 eyalet, Malezya bayrağı ile birlikte kendi eyalet bayrağını kullanmaktadır. )


- MALEZYA ve/<> KUALA LUMPUR

( ... VE/<> Malezya'nın başkenti. )

( ... VE/<> Malayca'da, "Çamurlu Irmağın Ağzı"[< Kuala: Ağız. | Lumpu: Çamur] anlamına gelmektedir. )


- MALEZYA ve/<> PALMİYELER

( İlk kez, 1860'da, Sri Lanka'dan getirilerek yetiştirilmeye başlanılan Palmiyeler, Malezya'nın en önemli ihraç kalemlerindendir.[Bir yıl içinde, 2 milyon hektar alandan, 7 milyon ton palmiye yağı elde edilmektedir.] )


- MALEZYACA ile MALEZYALI


- MALEZYA'DA:
KENT değil/yerine KÖY

( Malezya halkı, (daha çok) yerleşim ve yaşamak için kent yerine köyleri tercih etmektedir. )


- MALFORMASYON/MALFORMATION[İng.] değil/yerine/= OLUŞUM BOZUKLUĞU | BİÇİM KUSURU


- MALI SEVMEK ile/değil/yerine KENDİNİ SEVMEK

( Kendini sevemeyenin sevdiği. İLE ... )


- MALİ ve/<> BAMAKO

( ... VE/<> Mali'nin başkenti. [: Timsah havuzu.] )


- MALİ ve/<> BURKİNA FASO

( İkisi de, Batı Afrika müziğinin çıkış noktasıdır.[Mali'nin adını dünyaya duyuran, SALIF KEITEN'in müziğini dinlemenizi salık veririz.] )


- MALİ ile MALİ YIL

( FISCAL vs. FISCAL YEAR )

( محاسباتي ile مالياتي ile سال مالي ile سال محاسباتي )

( MOHASBATY ile MALYATY ile SAL MALY ile SAL MOHASBATY )


- MÂLÎ[Ar.] ile MÂLÎ[Ar.] ile MALİ[Ar.] ile MÂLİH[Ar.]

( Malla, parayla ilgili. | Devlet, gelir ve giderlerinin yönetimine ait. İLE Çok fazla. | Dolu. İLE Afrika'da bir ülke. İLE Tuzlu. )


- MALICE ile/ve/||/<> SIDE EFFECTS

( Alec Baldwin, Nicole Kidman, Bill Pullman İLE/VE/||/<> Jude Law, Rooney Mara, Catherine Zeta-Jones )

( ile/ve/||/<> )


- MALİ'DE:
CENNE ile/ve/<> TİMBUKTU ile/ve/<> BANDIAGARA FALEZİ ile/ve/<> ASKİA MEZARI

( Mali'nin, UNESCO Dünya Mirası dizininde bulunan, görülmeye değer dört önemli mekânı. )


- MALİ'DE:
HOŞNUTLUK ve/<> "HAP, HEP, HAP"

( Bir şey hoşlarına gittiğinde kullandıkları söz(cük)ler. )


- MALİ'DE:
PAMUK ve MISIR

( Mısır ve pamukta, dünyanın en önemli (nitelikli) pamuk üreticisi.[Pamuk, ne kadar inceyse o kadar makbuldür.] )


- MALİGNANSİ/MALİGNANCY[İng.] değil/yerine/= KÖTÜCÜLLÜK