Bugün[07 Mart 2026]
itibarı ile 9.356 başlık/FaRk ile birlikte,
9.356 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(39/39)


- YÖNETİM = MANAGEMENT[İng.] = DIRECTION[Fr.] = VERWALTUNG[Alm.] = DIREZIONE[İt.] = MANEJO[İsp.]


- YÖNETMEK = DOĞRULUK/DÜRÜSTLÜK[Fars.]

( Yönetmek, dürüstlük demektir. Sen doğru yönetirsen, kimse yanlış olmaya cesâret edemez. )


- YÖNLENDİRME ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DÜZENLEME


- YÖNLENDİRMEK ile DİVERTİKÜL

( DIVERT vs. DIVERTICULUM )

( عطف کردن ile معطوف داشتن ile استطاله ile کوره راه )

( ATF KARDAN ile MOATUF DASHTAN ile استطاله ile KOREH RAH )


- YÖNLÜ SEÇİLİM ile/||/<> DENGELEYİCİ SEÇİLİM

( Yönlü tek yön seçilim, dengeleyici ortalama. )

( Formül: Trend İLE balanced )


- YÖNTEM ile/ve/||/<> DİSİPLİN


- YONUGİ ile/ve/<> KARENBİ ile/ve/<> GİNDO ile/ve/<> SEBU ile/ve/<> DEGOGO

( Mali'nin, Dogon bölgesindeki, Songo köyünde yaşayan kabileler. )

( [görevleri] Şef ailesi. İLE/VE/<> Halkla ilişkiler. İLE/VE/<> Sağlık ve tıp. İLE/VE/<> Tüze ve adâlet. İLE/VE/<> Ticaret ve dış ilişkiler. )


- YORULDUĞUMUZDA:
"BIRAKMAK/VAZGEÇMEK" ile/ve/değil/yerine/||/></< DİNLENMEK


- YORULMADA:
HAREKET ile/değil DURGUNLUK

( Kişiyi, hareket değil durgunluk yorar. )


- YORUM ile/değil DEDİKODU

( [not] INTERPRETATION/COMMENT vs./but GOSSIP )


- YORUM ile/ve DEĞERLENDİRME

( INTERPRETATION/COMMENT vs./and EVALUATION )


- YORUM ile/ve/değil/||/<>/< DERLEME


- YORUM ile/ve DÖNÜŞTÜRÜCÜ NİTELİKTE YORUM

( INTERPRETATION/COMMENT vs./and TRANSFORMER INTERPRETATION/COMMENT )


- YORUM ile/ve/<> DÖNÜŞÜM

( INTERPRETATION/COMMENT vs./and/<> TRANSFORMATION )


- YORUM ile/ve DÜŞÜNCE/FİKİR

( ... İLE/VE Düzenlemek, tertip etmek. | Ham düşünce, haber. )

( Fikir, varolanlar üzerine değil varolması gerekenler üzerinedir/olmalıdır. )

( Ancak bizi arzu, korku ve yanlış düşüncelerden kurtaracak olan iyidir. )

( INTERPRETATION/COMMENT vs./and IDEA
Only what liberates you from desire and fear and wrong ideas is good. )


- YORUMBİLİM/HERMENEUTİK ile/ve DİL


- YORUM(KEYFİYET / LÂF | KÜFÜR | HERZE) ile/değil/yerine/>< DÜŞÜNCE


- YORUMLAMA ile/ve DEĞİŞİM

( TO INTERPRET vs./and ALTERATION )


- YORUMLAMA ile/ve/||/<>/> DİRİLTME


- YORUMLAMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> DEĞİŞTİRMEK

( "Filozoflar, şimdiye kadar dünyayı sadece çeşitli biçimde yorumladı. Konu, onu değiştirmektir." )


- YORUMLAMAK ve DÖNÜŞTÜRMEK

( TO INTERPRET and TO TRANSFORM )


- YOYO ile DİYABOLA


- YÜCELİK/YÜKSEKLİK ile/değil/yerine DOSTLUK

( Allah'ta. İLE/DEĞİL/YERİNE Eşitlik'te. )


- DEĞİNİLEN:
YUKARIDA değil DEMİN

( Okumada. DEĞİL Konuşmada. )


- YÜKLENME ile/değil/yerine DÜŞÜNME


- YÜKSEK SPİN ile/||/<> DÜŞÜK SPİN

( Yüksek spin zayıf alan maksimum eşleşmemiş İLE düşük spin güçlü alan. )

( Formül: Δ < P İLE Δ > P )


- YÜKSEK ile YÜKSEK TEKLİF VE DÜŞÜK TEKLİF ile YÜKSEK ÇİZME ile YÜKSEKTEN UÇMAK ile YÜKSEK GELİR ile YÜKSEK ATLAMA ile YÜKSEK FİKİRLİ ile YÜKSEK MORAL ile YÜKSEK POZİSYON ile YÜKSEK RAHİP ile YÜKSEK RÜTBE ile YÜKSEK SIRALAMA ile YÜKSEK RÜTBELİ YETKİLİ ile LİSE ile YÜKSEK SONDAJ ile YÜKSEK HIZ ile YÜKSEK SU ile DAHA YÜKSEK ile DAHA YÜKSEK ile YAYLA ile MAJESTELERİ ile OTOYOL ile OTOYOL DEVRİYESİ

( HIGH vs. HIGH BID AND LOW BID vs. HIGH BOOT vs. HIGH FLYING vs. HIGH INCOME vs. HIGH JUMP vs. HIGH MINDED vs. HIGH MORALE vs. HIGH POSITION vs. HIGH PRIEST vs. HIGH RANK vs. HIGH RANKING vs. HIGH RANKING OFFICIAL vs. HIGH SCHOOL vs. HIGH SOUNDING vs. HIGH SPEED vs. HIGH WATER vs. HIGHER vs. HIGHER UP vs. HIGHLAND vs. HIGHNESS vs. HIGHWAY vs. HIGHWAY PATROL )

( شامخ ile منيع ile شاهق ile عالي ile آسمان پايه ile بو گرفته ile منيف ile مرتفع ile علوي ile سامي ile رفيع ile بلند ile متعال ile سني ile مزايدهومناقسه ile مزايده و مناقسه ile چکمه ile بلند خيال ile ياوه انديش ile پردرآمد ile پرش ارتفاع ile نظر بلند ile با روح ile مقام منيع ile کاهن اعظم ile علو مقام ile بلند پايه ile عالي رتبه ile صاحب منصب ile دبستان ile دبيرستان ile مدرسه متوسطه ile عوام فريب ile پر سرعت ile مد دريا ile والاتر ile عضو ارشد ile کوهسار ile جناب ile والاحضرت ile جاده ile شارع ile شاهراه ile راهبان )

( SHAMOKH ile منيع ile شاهق ile ALY ile ASMAN PAYYEH ile BO GARAFTEH ile منيف ile MORTAF ile ALUY ile سامي ile RAFYE ile BALAND ile MOTAAL ile SANY ile MOZAYDEOOMENAGHASEH ile MOZAYDAH VE MENAGHASEH ile CHEKAMEH ile بلند خيال ile YOH ANDYSH ile PARDARAMAD ile PORSH ERTAFA ile NAZAR BALAND ile BA RUH ile مقام منيع ile KANPAN EAZAM ile ALU MOGHAM ile BALAND PAYYEH ile ALY RATBEH ile SAHEB MONASB ile DABASTAN ile DABYRASTAN ile MADRESEH MOTOSETEH ile عوام فريب ile PAR SARAT ile MAD DARYA ile VALATAR ile OZV ERSHOD ile KUHOSAR ile JENAB ile VALAHAZRAT ile JADEH ile SHARE ile SHARAH ile RANPABAN )


- YÜKSEKTEN KORKMAK ile/ve/değil DÜŞMEKTEN KORKMAK


- YUMUŞATMA ile/ve/<> DENGELEME


- YUMUŞATMAK ile/ve/değil/yerine DENGELEMEK


- YÜNLÜGELİN ile/değil DENİZLİ YÜNLÜGELİNİ

( Denizli'nin, Çameli ilçesi sınırlarında bulunmuştur. )

( RINDERA )


- YUNUS ile DOMUZBALIĞI

( ... İLE Yunusbalığıgillerden, bir memeli türü. )

( ... cum PHOCAENA COMMUNIS )


- YUNUS ile DÖNÜCÜ YUNUS

( ... İLE Her sıçrayış ve dönüşlerinin, farklı anlamları ve iletileri olduğu düşünülmektedir. )


- YÜZ ile/ve/||/<>/> GÖZ ile/ve/||/<>/> DİL ile/ve/||/<>/> SÖZ

( İnsanın süsü. İLE/VE/||/<>/> Yüzün süsü. İLE/VE/||/<>/> Aklın süsü. İLE/VE/||/<>/> Dilin süsü. )


- YÜZEY ile/ve DÜZLEM

( Derinlik varsa. İLE En ve boydan oluşuyorsa. )

( Şeklin parçası olarak yorumlanması ile. İLE/VE Sonsuz. )

( SURFACE vs./and PLANE )


- YÜZEY ile/ve DÜZLEM

( Derinlik varsa. İLE En ve boydan oluşuyorsa. )

( Şeklin parçası olarak yorumlanması ile. İLE/VE Sonsuz. )

( SURFACE vs./and PLANE )


- YÜZEYSEL (ETKİ) ile DERİN (ETKİ)

( Yüzeysel olduklarını bilmek, deneyimlerinize değer kazandırmış olmaz. )

( Su, derinlerden durmaksızın fışkırarak yinelenen derini simgeler. )

( Yetersiz derinlik yani yüzeysel anlayış ya da plânlama, dikkatsizlik, aşırılık ve ihmal konularında tedbirli olun. )

( SUPERFICIAL (EFFECT) vs. DEEP (EFFECT)
Knowing them to be superficial, give no value to your experiences. )


- YÜZYILLARA GÖRE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DÖNEMLERE GÖRE


- ZAAF/ÂCZİYET değil/yerine/= DÜŞKÜNLÜK/GÜÇSÜZLÜK


- ZAAF[Ar.] değil/yerine/= DÜŞKÜN/LÜK


- ZAİR ve DAL

( Ziyaret eden. VE Delâlet eden. )


- ZAMAN ve/||/<>/< HAREKET ve/||/<>/< DEĞİŞİM

( Zaman, hareketin ölçüsüdür ve değişimin tanımlanma çabasıdır. )

( TIME and/||/<>/< MOVEMENT and/||/<>/< ALTERATION )


- ÖĞRENME/ÖĞRENENLER:
ZAMANINDA ile/ve/||/<> OTORİTEDEN ile/ve/||/<> DENEYEREK ile/ve/||/<> YAŞAMDAN ile/ve/||/<> YAŞAMDAN BİLE (ÖĞRENEMEME/ÖĞRENEMEYENLER)

( İndirimli fiyattan. İLE/VE/||/<> Özgürlük bedeliyle. İLE/VE/||/<> Etiket fiyatından. İLE/VE/||/<> Gecikme zammıyla. İLE/VE/||/<> Boşa geçmiş, koskoca bir yaşamla. )


- ZAMAN/SIZ/LIK ile/ve DÖNEM/SİZ/LİK

( TIME vs./and PERIOD )


- ZANAAT OLARAK SİMYA ile FELSEFÎ SİMYA ile DİNÎ SİMYA

( Uygulamalar arasında nedensel ilişki kurmadan, herhangi bir teoriye dayanmadan nesneler üzerinde simyevi işlemler yapmak. Burada esas olan nesneleri kullanmaktır. İLE Belirli bir teoriye dayalı olarak ve nedensel ilişkiler kurarak nesneleri tespit ve tasvir etmek. Burada esas olan nesneler içinde kalmaktır. İLE Doğaüstü, mistik ve spritüel güçleri de dikkate alarak belirli ritüeller içinde nesneleri anlamaya çalışmak. Burada esas olan nesnelerin doğaüstü güçlerin işaretleri olduğunu anlamaktır. )

( Bolos (M.Ö. II. yy.) simyayı felsefi bir yöntem haline getiren. )

( Zosimus (M.S. III. sonu, IV yy. başı) simyayı bir din haline getiren. )

( İslâm dünyasında ise simya ilk önce felsefî açıdan dikkate alınmıştır. Cabir b. Hayyân sadece madenleri değil bitkileri ve hayvanları da simyanın konusu kılmıştır. Civa ve kükürt teorisini geliştirerek tüm varolanları yekpare bir sistem içerisinde açıklamaya çalıştı. Bunun için bazı sayısal simgeleri kullandı. Aynı zamanda kurduğu laboratuvarlarla felsefi simyadan 'bilimsel simya'ya(kimya'ya) geçiş yaptı. )


- ZAR ile DERİ

( BEHREK[Fars.]: Çok çalışmadan dolayı el ve ayak derilerinin sertleşmesi. | Yaralardan gelen irin. )

( ... İLE Bir kişi, yaşamı boyunca, yaklaşık 22 kilogram deri kaybeder. )

( GIŞÂ' ile CİLD[Deri. | Kap. | Kitap. | Meşin.(Fars.)]
GIŞÂ-İ MUHÂTÎ: Gövdenin tüm iç boşluklarını kaplayan, örten ince deri. )

( INTEGUMENT vs. SKIN )


- ZARAR/ZİYAN değil/yerine/= DOKUNCA/EKSİÇIKAR


- ZARAR ile/değil/yerine DAHA AZ ZARAR


- ZARARIN TAZMİNİ değil/yerine/= DOKUNCANIN GİDERİLMESİ


- ZÂTEN ŞÖYLEYDİ değil/yerine DAHA ÖNCE DE ŞÖYLEYDİ


- ZAYIF ile/değil DUYARLI/LIK


- ZEHİRLENMELER:
SİNDİRİM YOLUYLA ile/ve/||/<> SOLUNUM YOLUYLA ile/ve/||/<> DERİ YOLUYLA

( En sık rastlanan zehirlenme yoludur. Sindirim yoluyla alınan zehirler, genellikle ev ya da bahçede kullanılan kimyasal maddeler, zehirli mantarlar, bozuk besinler, ilaç ve aşırı alkoldür. İLE/VE/||/<> Zehirli maddenin solunum yolu ile alınmasıyla oluşur. Genellikle karbonmonoksit[tüp kaçakları, şofben, bütan gaz sobaları], lağım çukuru ya da kayalarda biriken karbondioksit, havuz hijyeninde kullanılan klor, yapıştırıcılar, boyalar ev temizleyicileri gibi maddeler ile oluşur. İLE/VE/||/<> Zehirli madde, vücuda doğrudan deri aracılığı ile girer. Bu yolla olan zehirlenmeler, böcek sokmaları, hayvan ısırıkları, ilaç enjeksiyonları, saç boyaları, ziraî ilaçlar gibi zehirli maddelerin deriden emilmesi ile oluşur. )


- ZEKÂ ile/ve/değil/+/||/<>/> DEHÂ

( Belirli bir alanda uzmanlaşma. İLE/VE/DEĞİL/+/||/<>/> Uzmanlıklar arasında örgütlenmeyi sağlama. )

( [not] INTELLIGENCE vs./and/but/+/||/<>/> GENIUS )


- ZEKÂ ve/||/<> DUYARLILIK


- DEPREM / ZELZELE/ZİLZÂL/ZELZAL/ZÜLZAL[Ar.] değil/yerine/= YER SARSINTISI/YER SARSAN


- ZEMİN ile ZEMİN LAMBASI ile DÖŞEME ile DÖŞEME TAHTASI ile DÖŞEME

( FLOOR vs. FLOOR LAMP vs. FLOORAGE vs. FLOORBOARD vs. FLOORING )

( اشکوب ile طبقه ile چراغ پايهدار ile فضاي صحن ile کف تخته اي ile کف سازي )

( ESHKUB ile TABAGHEH ile CHARAGH PAYCPEHDAR ile FAZAY SAHN ile KOF TAKHTEH AY ile KOF SAZY )


- ZEYTİN ile DELİ/CE ZEYTİN

( OLIVE vs. ... )

( OLEA EUROPAEA/OLEA SATIVA cum/et ... )


- DÖL GÖZE/ZİGOT[Fr. < Yun. ZYGOTE] ile/ve/> ÖNDÖLÜT/EMBRİYON[İng. < EMBRYO] ile/ve/> DÖLÜT/CENİN/FETÜS

( MELFÛHA[çoğ. MELÂFÎH]: Anne karnındaki eril çocuk.
TAKLİYE: Anne karnındaki çocuğun yedinci aya doğru hareket etmesi, dönmesi. )

( MELFÛHA[çoğ. MELÂFÎH]: Anne karnındaki eril çocuk.
TAKLİYE: Anne karnındaki çocuğun yedinci aya doğru hareket etmesi, dönmesi. )

( MELFÛHA[çoğ. MELÂFÎH]: Anne karnındaki eril çocuk.
TAKLİYE: Anne karnındaki çocuğun yedinci aya doğru hareket etmesi, dönmesi. )

( MELFÛHA[çoğ. MELÂFÎH]: Anne karnındaki eril çocuk.
TAKLİYE: Anne karnındaki çocuğun yedinci aya doğru hareket etmesi, dönmesi. )

( MELFÛHA[çoğ. MELÂFÎH]: Anne karnındaki eril çocuk.
TAKLİYE: Anne karnındaki çocuğun yedinci aya doğru hareket etmesi, dönmesi. )

( MELFÛHA[çoğ. MELÂFÎH]: Anne karnındaki eril çocuk.
TAKLİYE: Anne karnındaki çocuğun yedinci aya doğru hareket etmesi, dönmesi. )

( MELFÛHA[çoğ. MELÂFÎH]: Anne karnındaki eril çocuk.
TAKLİYE: Anne karnındaki çocuğun yedinci aya doğru hareket etmesi, dönmesi. )

( MELFÛHA[çoğ. MELÂFÎH]: Anne karnındaki eril çocuk.
TAKLİYE: Anne karnındaki çocuğun yedinci aya doğru hareket etmesi, dönmesi. )

( MELFÛHA[çoğ. MELÂFÎH]: Anne karnındaki eril çocuk.
TAKLİYE: Anne karnındaki çocuğun yedinci aya doğru hareket etmesi, dönmesi. )

( MELFÛHA[çoğ. MELÂFÎH]: Anne karnındaki eril çocuk.
TAKLİYE: Anne karnındaki çocuğun yedinci aya doğru hareket etmesi, dönmesi. )

( MELFÛHA[çoğ. MELÂFÎH]: Anne karnındaki eril çocuk.
TAKLİYE: Anne karnındaki çocuğun yedinci aya doğru hareket etmesi, dönmesi. )

( MELFÛHA[çoğ. MELÂFÎH]: Anne karnındaki eril çocuk.
TAKLİYE: Anne karnındaki çocuğun yedinci aya doğru hareket etmesi, dönmesi. )

( MELFÛHA[çoğ. MELÂFÎH]: Anne karnındaki eril çocuk.
TAKLİYE: Anne karnındaki çocuğun yedinci aya doğru hareket etmesi, dönmesi. )

( ZYGOTE vs./and/> EMBRYO vs./and/> FETUS/FOETUS )


- ZİHİN(/DÜŞÜNCE) ve/||/<> DİL ve/||/<> YAŞAM(/UZAY)

( Ne ki, dilinde, aynı zihninde; ne ki, zihninde, aynı dilinde! )

( Dil, ne kadar zengin; zihin, o kadar engin. )

( "Dilin, Zihin Yapısı ve Kültür Üzerindeki Etkileri" başlıklı yazıyı okumak için burayı tıklayınız... )


- ZİHİN ile DOĞA

( MIND vs. NATURE )


- ZİHİN ile/ve/<> DOĞA

( REASON vs./and/<> NATURE )


- ZİHİNSEL ENGELLİ/LİK ile/ve DÜŞÜNME ENGELLİ/LİK

( Hastalık/ta. İLE/VE Olumsuz alışkanlık/ta. )

( Bazı bireylerde. İLE/VE Toplum(lar)da. )


- ZİHNİN VE YAŞAMIN:
ARINARAK DÖNÜŞMESİ ile/ve/||/<> DÖNÜŞEREK ARINMASI


- ZİHNİNDE ve/=/||/<>/>/< DİLİNDE

( Ne ki, var zihninde; aynı var dilinde!
Ne ki, var dilinde; aynı var zihninde! )


- ZİKİR/SEMÂ ile/ve/||/<> DEVRÂN

( ... İLE/VE/DEĞİL/||/<> Dînî folklor, zikrullah. | Dünya, felek, zaman, tâlih, kader. | Devir. )


- ZİKİR ve/<> DARB-I ESMÂ

( Zihinde ve dilde. VE/<> Kalpte/gönülde, kalbe/gönüle. )


- ZİKİR ile/ve DEM TUTMAK


- ZİKIYMET[Ar.] değil/yerine/= DEĞERLİ


- ZİNDE[Fars.] değil/yerine/= DİNÇ/DİRİMLİ/DİRİ/SAĞLAM


- ZİNDE/LİK[Fars.] değil/yerine/= DİNGİN/LİK, DİNÇ/LİK


- ZIPKIN GİBİ ile/ve/||/<> DİPÇİK GİBİ


- ZIPLAMAK ile AŞAĞI ATLAMAK ile ATLAMAK ile DIŞARI ATLAMAK ile İP ATLAMA ile TULUM ile ATLAMA ile YERDEN ATLAMA

( JUMP vs. JUMP DOWN vs. JUMP OFF vs. JUMP OUT vs. JUMP ROPE vs. JUMPER vs. JUMPING vs. JUMPING OFF PLACE )

( جست زدن ile جهيدن ile پريدن ile پرش کردن ile خيز ile برجستن ile خيز کردن ile پرش ile جست وخيز کردن ile جهش کردن ile جستن ile خيز گرفتن ile جهش ile ور جستن ile پايين پريدن ile شروع بحمله ile بيرون پريدن ile طناب بازي کردن ile سيم جهشي ile جهنده ile جست و خيز ile پرجهند ile نقطه عزيمت ile شروع بکاري )

( JAST ZADAN ile جهيدن ile PARYDAN ile PORSH KARDAN ile KHYZ ile BARJASTAN ile KHYZ KARDAN ile PORSH ile JAST VAKHYZ KARDAN ile JOHASH KARDAN ile JASTAN ile KHYZ GARAFTAN ile JOHASH ile VAR JASTAN ile PAYYNE PARYDAN ile شروع بحمله ile BEYRON PARYDAN ile TANAB BAZY KARDAN ile SYM JOHASHY ile JOHANDEH ile JAST VE KHYZ ile PORJEKAND ile NAGHTEH AZYMAT ile SHRU BEKARY )


- ZIRR[Ar. çoğ. ZURÛR] değil/yerine/= DÖĞME | TOMURCUK


- ZIR/DELİ ile/değil/<> DÂHİ

( Kişilerin/toplumun anlayamadıkları ve/ya da kabul edemedikleri. İLE/DEĞİL Deliliğini, topluma kabul ettire(bile)n. )

(
Özellikle sözlük çalışması, dilin önemi, bireyin farkı ve değeri, yaşam hakkı, aşk, dostluk, psikoloji, ümit, hizmet, hukuksal süreç bağlamında ve daha çoğu bireysel (||/<>) toplumsal düşünce, duygu ve değerler açısından izlenilmesi gerekli olan, gerçek bir yaşam öyküsünün işlenilmiş olduğu etkileyici, ilginç ve harika bir film. )

( "Oxford İngilizce Sözlüğü'nü Olanaklı Kılan Şizofren Cerrah: William Chester Minor" ve James Augustus Henry Murray hakkındaki ve sözlük yazma sürecindeki ilişkiyi okumak için burayı tıklayınız... )


- ZİRVE[Ar.]/ŞÂHİKA değil/yerine/= DORUK


- ZOR ile/ve/değil/yerine DÜŞÜK OLASILIKLI

( İSTİBAT: Olmasını uzak görme, olasılık vermeme. )


- ZOR ile SERT VE HIZLI ile SERT ISIRILMIŞ ile HAŞLANMIŞ ile BASILI KOPYA ile SERT EL ile SERT KAFA ile SERT AKÇAAĞAÇ ile ZOR SATIŞ ile SERT SET ile SERT KABUK ile SİNDİRİMİ ZOR ile ERİMESİ ZOR ile MONTAJI ZOR ile MEMNUN ETMEK ZOR ile DONANIM ile SERT KABLOLU ile ÇALIŞKAN ile SERTLEŞMEK ile ZORLU ile SERTLİK ile ZOR İŞ ile ZORLUK ile ZORLUKLAR

( HARD vs. HARD AND FAST vs. HARD BITTEN vs. HARD BOILED vs. HARD COPY vs. HARD HANDED vs. HARD HEAD vs. HARD MAPLE vs. HARD SELL vs. HARD SET vs. HARD SHELL vs. HARD TO DIGEST vs. HARD TO MELT vs. HARD TO MOUNT vs. HARD TO PLEASE vs. HARD WARE vs. HARD WIRED vs. HARD WORKING vs. HARDEN vs. HARDLY vs. HARDNESS vs. HARDSCRABBLE vs. HARDSHIP vs. HARDSHIPS )

( صلب ile صعب ile زمخت ile دشوار ile سنگ آسا ile دج ile شاق ile مشکل ile شاقه ile سخت گير ile سفت ile شداد ile سخت ile لازم الاجراء ile سرسخت وخشن ile سفت پز ile نسخه ملموس ile شاخ جنگي ile قند افرا ile زور چپاني ile منقبض شده ile سفت شده ile کاسه دار ile ديرهضم ile ديرگداز ile بدرکاب ile نازک نارنگي ile مشکل پسند ile فلز آلات ile سخت افزاري ile زحمت کش ile سختکوش ile محکم شدن ile بادوام نمودن ile سفت کردن ile مشکل کردن ile ماسيدن ile سخت شدن ile سخت کردن ile بسختي ile صلابت ile سختي ile سفتي ile صعوبت ile سخت مشغول ile مرارت ile عسرت ile دشواري ile مشقت ile مصيبت ile تعب ile تنگي ile محنت ile ذلت ile شدائد )

( SALAB ile SAB ile ZAMKHT ile DASHVAR ile SANG ASA ile DEJ ile SHAGH ile MOSHEKL ile SHAGHEH ile SOKHT GYR ile SOFT ile SHODAD ile SOKHT ile LAZM OLEJRA ile SARSOKHT VAKHSHEN ile SOFT PEZ ile NASKHEH MALMOS ile SHAKH JANGY ile GHAND AFRA ile ZUR CHPANY ile MONAGHABZ SHODEH ile SOFT SHODEH ile KASEH DAR ile DYRAYAZM ile DYRAGDAZ ile بدرکاب ile NAZAK NARANGY ile مشکل پسند ile FELZ ALAT ile SOKHT AFZARY ile ZAHMAT KESH ile SOKHTAKOOSH ile MOHKAM SHODAN ile BADVAM NEMUDAN ile SOFT KARDAN ile MOSHEKL KARDAN ile ماسيدن ile SOKHT SHODAN ile SOKHT KARDAN ile BASKHTY ile SALABAT ile SOKHTY ile SOFTY ile SOUBAT ile SOKHT MOSHGHUL ile MARART ile ASARAT ile DASHVARY ile MOSHGHT ile MOSYBAT ile تعب ile TANGY ile محنت ile ZALAT ile SHODAED )


- ZORLANMA ve/||/<>/> DEĞİŞİM

( Kişiyi zorlamıyorsa, değiştirmeyecektir. )

( If it doesn't challenge you, it won't change you. )

( CHALLENGE and/||/<>/> CHANGE/ALTERATION )


- SÜKÛT:
ZORUNLU(ZARÛRÎ) ile/ve/<> DOĞAL(TABİÎ)


- [ne yazık ki]
!ZULM ile/ve/||/<> !DALKAVUKLUK

( [ne yazık ki] "Küçük gördüklerine." İLE/VE/||/<> "Büyük gördüklerine." )


- ZURNANIN ZORT DEDİĞİ YER ile DANANIN KUYRUĞUNUN KOPTUĞU YER


- ZÜRRİYET[Ar.] değil/yerine/= DÖL/SOY