Bugün[07 Mart 2026]
itibarı ile 9.356 başlık/FaRk ile birlikte,
9.356 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(36/39)


- SORUN/LAR:
DİNLEMEMEKTEN ile/ve/değil/||/<>/< DUYMAK FAKAT (DUYDUĞUNA) UYMAMAKTAN


- ŞOVENİZM[Fr. < CHAUVINISME] ile DÜŞMANLIK

( Kendi ulusunu öne çıkararak değişik ırk ve uluslar arasında düşmanlık yaratmayı amaçlayan ve bu yolda kışkırtmada bulunan aşırı akım. İLE ... )


- [ne yazık ki]
SÖVMEK ile/ve/||/<>/> DÖVMEK


- ŞÖYLE DÜŞÜNMEK ve/||/<>/>/< DENEY


- SÖYLEMEK ile/değil DİLE GETİRMEK


- SÖYLEMLERİMİZİN/EYLEMLERİMİZİN:
SORUMLULUĞUNU ALMAK ve/||/<>/> (DOĞRUDAN/OLASI) SONUÇLARINA KATLANMAK


- SÖYLENİLEN'İ:
YORUMLAMAK ile/yerine DİNLEMEK[Kabul etmek anlamında değil!]

( Doğruyu konuşmak iki kişi ister; doğru söyleyen, doğru dinleyen. )

( İmgelemeden bakmayı, çarpıtmadan dinlemeyi öğrenin, hepsi bu. )

( EXPLANATION: TO INTERPRET vs. TO LISTEN(Not in the mean of acceptance!)
EXPLANATION: TO LISTEN instead of TO INTERPRET )


- SÖYLENMEK ile DODURDA(N)MAK


- SÖYLENTİ ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/> DEDİKODU


- SÖYLEYİŞ ile/ve/<> DEĞİNİ


- SOYTARI ile/ve/||/<> DELİ

( [Gerçeği ...]
Görür. İLE/VE/||/<> Dile getirir. )


- SOYUTLAMA ile DEĞİLLEME

( ABSTRACTION vs. NEGATION )


- SOYUTLAMA ile DEĞİLLEME


- SOYUTLA(N)MAK ile/değil/yerine DERİNLEŞ(TİR)MEK

( [not] TO GET IN ABSTRACTION vs./but (TO GET) DEEPEN
(TO GET) DEEPEN instead of TO GET IN ABSTRACTION )


- SÖZ DİNLEMEK ile/ve/<> DİKKATE ALMAK

( Söylenilen ya da yapılması istenilen/beklenilen şeyin size [o an için] uymaması, o sözü/düşünceyi ya da durumu dikkate almamanızı gerektirmez. Gençlik/cehâlet düşünce ve tavırları olarak tepki gösterme eğiliminde olabilirsiniz fakat durum, söylenilen söze uyum gösterip göstermemekten çok [kulakardı etmek yerine] yeterince dikkate alıyor olmayı gerektirir. "Sırtına bir şey al/giy!" sözüne, hiç düşünmeden/değerlendirmeden, hızlıca "bana bir şey olmaz!", "gerek yok!", "sen yaşlı olduğun için söylüyorsun/önemsiyorsun" biçiminde yanıt vermek yerine yeteri kadar dikkate almakta yarar vardır. )


- SÖZ:
KABUL GÖRMEK İÇİN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DOĞRULUĞUNDAN DOLAYI


- SÖZ/ÖNERİ/ÖĞÜT DİKKATE ALMAK, ZİHNİNDE BULUNDURMAK


- SÖZ ile/ve/<>/> DOLAYLAMA

( ... İLE/VE/<>/> Süslü, sanatlı yazınsal söz. ["Türkiye'nin kalbi Ankara", "Büyük Kurtarıcı, ATATÜRK" vb.] )


- SÖZCÜĞÜN:
GENİŞLİĞİ ile/ve/||/<>/> DERİNLİĞİ ile/ve/||/<>/> AĞIRLIĞI/YÜKSEKLİĞİ


- SÖZE DÖKMEK" ile/ve "DİLE GETİRMEK"


- SÖZEL KOD ile/ve DEĞİŞTİRİM KODU

( Bayrak ya da davul, ıslık dilleri gibi. )


- SÖZ/EYLEM ile/ve/<> DOĞRU YER

( Meyvesiz sözler söyleyip, söylediklerini yaşamında uygulamayan kişi, güzel ve renkli görünen fakat kokusu olmayan bir çiçeğe benzer. )

( WORD/ACTION vs./and/<> RIGHT PLACE )


- SÖZ/EYLEM ile/ve/<> DOĞRU ZAMAN

( WORD/ACTION vs./and/<> RIGHT TIME )


- SÖZLÜK = LÛGAT/KAMUS = DICTIONARY[İng.] = DICTIONNAIRE[Fr.] = WÖRTERBUCH[Alm.] = DIZIONARIO[İt.] = DICCIONARIO[İsp.]


- SÖZÜ/SORUYU:
"ANLAMADIM" ile/değil DİNLEYEMEDİM/ODAKLANAMADIM/TAKİP EDEMEDİM


- SPARSA değil/yerine/= DOKUNMA


- SEREBRAL PALSİ:
SPASTİK ile/||/<> DİSKİNETİK ile/||/<> ATAKSİK


- SPIN değil/yerine/= DİKEN


- SPIN :/yerine DÖNDÜRMEK, DÖNMEK


- SPINOZ/SPINOUS[İng.] değil/yerine/= DİKENSİ (ÇIKINTI)


- SPINOZA SİSTEMİ ile DESCARTES SİSTEMİ ile LEIBNIZ SİSTEMİ


- SPIRIT değil/yerine/= DÜZEÇ


- SPOR = SPORT[İng., Fr., Alm., İt.] = DEPORTE[İsp.]


- STABILITE/STABILITY[İng.] değil/yerine/= DENGELİLİK


- STABİLİZASYON/STABILIZATION[İng.] değil/yerine/= DENGELEME


- STABİLİZATÖR[Fr. STABILISATEUR] değil/yerine/= DENGELEYİCİ


- STABİLİZATÖR/STABILIZER[İng.] değil/yerine/= DENGELEYEN


- STABILOMETRE/STABILOMETER[İng.] değil/yerine/= DENGE ÖLÇER


- STABILOMETRİ/STABILOMETRY[İng.] değil/yerine/= DENGE ÖLÇÜMÜ


- STAGFLASYON değil/yerine/= DURGUN ŞİŞKİNLİK


- STAI/STATE-TRAIT ANXIETY INVENTORY[İng.] değil/yerine/= DURUM-SÜREKLİ KAYGI DÖKÜMÜ


- STALAGMİT[Yun.] değil/yerine/= DİKİT


- STANDSTILL[İng.] değil/yerine/= DURAKLAMA


- STARE :/yerine DİK DİK BAKMAK


- STATE :/yerine DURUM, EYALET


- STATİK ile/||/<> DİNAMİK

( İki farklı mekanik dalı: statik durgun cadleri İLE dinamik ise hareket eden cadleri inceler )

( Newton tarafından 1687 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1643-1727) (Ülke: İngiltere) (Alan: Fizik, Matematik) (Önemli katkıları: Klasik mekanik, kalkülüs, yerçekimi yasası) )


- STATİK ile/||/<> DİNAMİK (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)

( Statik dengede olan, dinamik hareket halindeki sistemleri inceler )

( Formül: ΣF=0 İLE F=ma )


- STATİK/STATIC[İng.] değil/yerine/= DURAĞAN


- STATİK değil/yerine/= DURUK


- STATİK[Fr. < Yun.]/STATOR[Lat.] değil/yerine/= DURUK/DURAĞAN/DEĞİŞMEZ[>< DEVİNİM]


- STATUS :/yerine DURUM, STATÜ


- STAZ/STASIS[İng.] değil/yerine/= DURGUNLUK


- STENOZ/STENOSIS[İng.] değil/yerine/= DARLIK


- STERE-/STEREO- ile/||/<> DUR-

( Katı. İLE/||/<> Sert. )


- STİGMATİZASYON/STİGMATIZATION[İng.] değil/yerine/= DAMGALAMA


- STİLO[Fr.] değil/yerine/= DOLMAKALEM


- STOKASTİK SÜREÇ ile/||/<> DETERMİNİSTİK SÜREÇ

( Stokastik rastgelelik içerir, deterministik kesin tahmin edilebilir )

( Formül: X(t ileω) İLE x(t) = f(x₀ ilet) )


- STOP :/yerine DURMAK


- STORAGE :/yerine DEPOLAMA


- STRAGNANT HİPOKSİ/STRAGNANT HYPOXIA[İng.] değil/yerine/= DURAĞAN HİPOKSİ


- STRAIGHT :/yerine DÜZ, DOĞRU


- STRİKTU¨R/STRICTURE[İng.] değil/yerine/= DARALMA


- STROMA[İng.] değil/yerine/= DESTEK DOKU


- ŞU ANDA VE BURADA, ...:
NE OLUYOR? ve/||/<>/> DUYULARIM NELER? ve/||/<>/> NASIL DAVRANIYORUM/DAVRANABİLİRİM? ve/||/<>/> YARARLI/YARARIMA OLAN NEDİR? ve/||/<>/> NE/LER YAPABİLİRİM?


- SU YILANI ile DAMALI SU YILANI


- SU ve/||/<>/> DELİ

( Akar. VE/||/<>/> Bakar. )


- SU ile DURGUN SU

( Durgun su ile abdest alınmaz. )


- SÜBVANSİYON[Fr., İng. SUBVENTION] değil/yerine/= DESTEKLEME


- SÜBVANSİYON değil/yerine/= DESTEKLEME


- [ne yazık ki]
SUÇLAMA ile/ve/<> DIŞLAMA


- SUÇLAMAK ile/değil/yerine DEĞERLENDİRMEK


- SUE :/yerine DAVA AÇMAK


- SÜJESTİYON/SUGGESTION[İng.] değil/yerine/= DÜŞÜNCE AŞILAMA, TELKIN


- SÜKÛN/SÜKÛNET değil/yerine/= DİNGİNLİK/DURGUNLUK/SESSİZLİK


- SUKÛT-U HAYAL/HÜSRAN değil/yerine/= DÜŞ KIRIKLIĞI/DÜŞ YIKIMI


- SÜLİNE[Yun.] değil/yerine/= DENİZÇAKISI

( Dar ve uzun kavkılı bir deniz yumuşakçası. )


- SÜMÜKLÜBÖCEK ile/ve DENİZ SÖMÜKLÜBÖCEĞİ

( Zehirsizlerdir. İLE/VE Zehirlilerdir. )


- SÜNEPE ile DALKAVUK/YALAKA

( BASBASA: Köpeğin, kuyruğunu sallayarak sokulması. | Dalkavukların hali. )


- SÜNGER/KÖPÜK/PLASTİK ile/ve/değil/yerine/||/> D30


- SUNUM ile/ve DEĞER


- SUNYATA( ile/ve SU)'DA:
BOŞ ile/ve DOLU

( Olumsuz. İLE/VE Olumlu. )


- SUPER EXCHANGE ile/||/<> DİRECT EXCHANGE

( Super köprü ligand üzerinden, direct metal-metal. )

( Formül: M-L-M İLE M-M )


- SUPINASYON/SUPINATION[İng.] değil/yerine/= DIŞA DÖNME


- SUPORTİF DOKU/SUPPORTIVE TISSUE[İng.] değil/yerine/= DESTEK DOKU


- SUPPORT yerine DESTEK


- SUPPORT :/yerine DESTEKLEMEK


- SUPPORTER :/yerine DESTEKÇİ


- ŞÛRA-YI DEVLET değil/yerine/= DANIŞTAY


- SÜRE = MÜDDET, SAYRURE = DURATION[İng.] = DURÉE[Fr.] = DAUER[Alm.] = DURATIO[Lat.] = DURACIÓN[İsp.]


- SÜREÇ ile/ve/||/<>/< DAYANÇ/ÇIDAM/SABIR

( Ancak, anlayış, aydınlatır. )

( PROCESS vs./and PATIENCE )


- SÜREÇ ile/ve/||/<> DENEYİM ile/ve/||/<> DUYGU


- SÜREÇ ile/ve/<>/değil DÖNGÜ

( PROCESS vs./and/<> CYCLE )


- SÜREÇ ile/ve DÖNÜŞÜM

( Belirli bir seviyeye (olgunluğa/kemâle) ulaşmadan dönüşüm gerçekleşemez fakat dönüştürücü öğe/ler içeridedir. )

( PROCESS vs./and TRANSFORMATION )


- SÜREKLİ İLİŞKİ ile/ve/değil/en azından DÜZENLİ İLİŞKİ

( Kur(a)mayabilirsin. İLE Kurabilirsin. )

( Düzen/siz. İLE Düzen-siz. )


- SÜREKLİ KESİR ile/||/<> DECİMAL AÇILIM

( Sürekli kesir [a₀;a₁,a₂,...], decimal 0.abc... formunda. )

( Formül: Kesirli zincir İLE decimal )


- SÜREKLİ/HABİRE ile DURMADAN


- SÜREKLİLİK ile/ve/değil DEVR/DEVİR


- SÜREKLİLİK ile/ve/<> DUYARLILIK(HASSASİYET)


- SÜREKLİ/LİK ile/ve DÜZENLİ/LİK

( İTTIRAT[Ar.]: Tekdüze olma durumu, düzenlilik. )

( CONTINUAL/CONTINUITY vs./and REGULAR/ORDERLINESS )


- SÜREKLİLİKTE:
NESNE/CİSİM ile/ve/||/<>/> DEVİM/HAREKET ile/ve/||/<>/> ZAMAN

( ... İLE/VE/||/<>/> Süreklilik bağlamı/kavramı olmadan da düşünülebilir. İLE/VE/||/<>/> Süreklilik bağlamı/kavramı olmadan düşünülemez. )


- SÜRNATÜRALİST değil/yerine/= DOĞAÜSTÜCÜ


- SÜRNATÜRALİZM değil/yerine/= DOĞAÜSTÜCÜLÜK


- SÜRTÜNME İLE HAVA DİRENCİ İLE VİSKOZ DİRENÇ ile/||/<> DİRENÇ KUVVETLERİ

( Hareketi engelleyen kuvvet türleri. )

( Formül: F_drag = ½ρCdAv² )


- SÜRT(ÜN)MEK ile DEĞMEK

( TEDELLÜK ile ... )

( RUB vs. TOUCH )


- SUS!!! ve/</>< DİNLE!!!


- SUS! ve/>/< DİNLE! ve/>/< KONUŞ! ve/>/< YAZ!!!

( bkz. www.FaRkLaR.net/SUS | www.FaRkLaR.net/Dinle | www.FaRkLaR.net/KONUS )


- SUSAMURU ile DEV SUSAMURU/IRMAK KURDU

( ... İLE Amazon ormanlarında yaşarlar. )

( ... İLE Boyları, 2 m.'ye kadar uzunlukta olabilir. )


- SUSKUN/LUK ile/ve/değil DURGUN/LUK


- SÜSLEMEK ile DEKORE EDİLMİŞ ile DEKORASYON ile DEKORATİF ile DEKORATÖR

( DECORATE vs. DECORATED vs. DECORATING vs. DECORATIVE vs. DECORATOR )

( آراستن ile آرايش کردن ile آذين کردن ile تزيين کردن ile زينت کاري کردن ile پيراستن ile مزينکردن ile زينت کردن ile مزين فرمودن ile مزين کردن ile آرايش دادن ile آذين بستن ile مزين ile پيراسته ile آراسته ile پرزينت ile آرايش دهنده ile زينت بخش ile زينتي ile آذيني ile تزييني ile آراي ile آذينگر ile آرايشگر ile پيرايشگر )

( ARASTAN ile ARAYSH KARDAN ile AZYNE KARDAN ile TEZYYNE KARDAN ile ZYNAT KARY KARDAN ile PEYRASTAN ile MOZYNAKARDAN ile ZYNAT KARDAN ile MOZYNE FARMODAN ile MOZYNE KARDAN ile ARAYSH DADAN ile AZYNE BASTAN ile MOZYNE ile PEYRASTEH ile ARASTEH ile PARZYNAT ile ARAYSH DAHANDEH ile ZYNAT BAKHSH ile ZYNATY ile AZYNEY ile TEZYYNEY ile ARAY ile AZYNEGAR ile ARAYSHGAR ile PEYRAYSHGAR )


- SUSMAK ile/ve/<>/değil/yerine DÜŞÜNMEKTE OLDUĞUNU BELİRTMEK


- SÜT VERMEDE, BEBEK VE ANNE İÇİN:
EMME ile/ve/||/<>/> DUYGU İLİŞKİSİ/AKTARIMI/PAYLAŞIMI

( İlk 3 dakika. İLE/VE/||/<>/> 3 dakikadan sonrası. )


- SÜTLÜCE = DÜĞÜNÇİÇEĞİ


- SÜTÛN[Fars.]/ÂSİYE[Ar.] ile/yerine DİREK

( PILLAR vs. POLE )


- SÜTÜR/SUTURE[İng.] değil/yerine/= DİKİŞ | KAFATASI KEMIK EKLEMI


- SÜZMEK ile DAMITMAK


- SVM/SUPPORT VECTOR MACHINES[İng.] değil/yerine/= DESTEK VEKTÖR MAKINELERİ


- SWITCH :/yerine DEĞİŞTİRMEK, ANAHTAR


- T ile D


- TAANNÜT[Ar.] değil/yerine/= DİRENME, DİRENİM


- TÂBİ ile/ve/değil/||/<>/> DÂHİL


- TABİAT/NATÜR değil/yerine/= DOĞA [DAMGALANMIŞ/MÜHÜRLENMİŞ]


- TABİATIYLA değil/yerine/= DOĞAL OLARAK / KENDİLİĞİNDEN


- TABİÎ ÂFET[Ar.] değil/yerine/= DOĞAL KIRAN


- TABÎÎ değil/yerine/= DOĞAL/OLAĞAN


- TA'BÎR CAİZSE değil/yerine/= DEYİM YERİNDEYSE/DEYİŞ UYGUNSA


- TABİR ETMEK değil/yerine/= DEMEK


- TABİR[Ar.] değil/yerine/= DEYİM


- TABİR-İ CAİZSE değil/yerine/= DEYİM YERİNDEYSE


- TÂBİYET ile/değil/yerine DEĞİM/LİYÂKÂT

( İkisi de, sadece/ancak ve ancak ilmedir. )


- TABLO[Fr. TABLEAU] değil/yerine/= DİZELGE

( Bez, tahta, kâğıt vb. maddeler üzerine yapılmış yağlı boya, sulu boya, pastel ya da kara kalem resim. | Birbiriyle olan ilgilerine göre düzenlenerek yazılmış şeylerin hepsi. | Yaşanan, var olan olay ve olguların hepsinin genel görünüşü, manzara. | [tiyatro] Bir perdenin, dekor değişikliğiyle belirlenen alt bölümü. )


- TABU ile/ve/<> DOGMA


- TABYA[Ar.] ile/<> DONANMA

( Bir bölgeyi savunmak için yapılan ve silahlarla güçlendirilen yapı. İLE/<> ... )

( Karada. İLE/<> Denizde. )


- TADARRUS[Ar.] değil/yerine/= DİŞ KAMAŞMASI


- TADİL TEKLİFİ değil/yerine/= DEĞİŞTİRGE


- TÂDİLAT ile/ve DEKORASYON


- TAGAYYÜR[Ar. < GAYR] değil/yerine/= DEĞİŞME, BAŞKALAŞMA


- TAĞYİR[Ar.] değil/yerine/= DEĞİŞTİRME, BAŞKALAŞTIRMA | BOZMA


- TAHAMMÜL[Ar.] değil/yerine/= DAYANMA, KATLANMA

( Nesnenin, güçlü, zorlayıcı dış etkenlere karşı koyabilmesi, dayanması. | Kişinin kötü, güç durumlara karşı koyabilme gücü, kaldırma, katlanma. )

( ... ile TITIKSHA )


- TAHAMMÜL ile/ve/değil/yerine/||/<> DİRENÇ/İHTİYÂR

( [not] ENDURANCE vs./and/but/||/<> RESISTANCE
RESISTANCE instead of ENDURANCE )


- TAHAMMÜLFERSA[Ar. + Fars.] değil/yerine/= DAYANILMAZ


- TAHASSÜSÂT[< TAHASSÜS < HİSS] değil/yerine/= DUYGULANMA/DUYGULANIM

( DUYGULANMALAR, HİSLENMELER | KALPLE İSTEMEK )


- TAHAVVÜL[Ar.] değil/yerine/= DEĞİŞME, DÖNÜŞÜM

( Bir durumdan, başka bir duruma geçme, değişme, değişkenlik, dönüşme, dönüşüm )


- TAHRİFAT[Ar.] değil/yerine/= DEĞİŞTİRİ


- TAHRİP ETMEK ile YOK EDİLDİ ile DESTROYER

( DESTROY vs. DESTROYED vs. DESTROYER )

( تخريب کردن ile منعدم کردن ile نابود ساختن ile منهدم ساختن ile منهدم کردن ile دمار درآوردن ile بر انداختن ile نابود کردن ile ويران کردن ile ازبين بردن ile معدوم کردن ile از بين بردن ile خراب کردن ile تباه ile مضمحل ile ويران ile کن فيکون ile ازبين رفته ile منهدم ile منعدم ile ناو شکن ile ويرانگر ile نابود کننده )

( TAKHARYBE KARDAN ile MANADAM KARDAN ile NABUD SAKHTAN ile MANEHODAM SAKHTAN ile MANEHODAM KARDAN ile DAMAR DARAVARDAN ile BAR ANDAKHTAN ile NABUD KARDAN ile VEYRAN KARDAN ile OZBYNE BARDAN ile MADOM KARDAN ile AZ BEYNE BARDAN ile KHARAB KARDAN ile TABAH ile MAZMOHAL ile VEYRAN ile KON FEYKON ile OZBYNE RAFTEH ile MANEHODAM ile منعدم ile NAV SHKAN ile VEYRANGAR ile NABUD KONANDEH )


- TAHT EL BAHİR değil/yerine/= DENİZALTI


- TAHVİL ETMEK değil/yerine/= DÖNÜŞTÜRMEK


- TAKAS[Ar.]/CLEARING[İng.] değil/yerine/= DEĞİŞTOKUŞ/DEĞİŞİM


- TAKDİR (HAKKI) değil/yerine/= DEĞERLEM (ÜLEVİ/DEĞERLEM YETKİSİ)


- TAKDİR ile/ve DEĞERLENDİRME

( APPRECIATION vs./and EVALUATION )


- TAKDİR ile/ve DESTEK

( APPRECIATION vs./and SUPPORT )


- TAKÎ değil/yerine/= DOĞRULUK İLKESİ


- TAKİFİLAKSİ/TACHYPHYLAXIS[İng.] değil/yerine/= DİRENÇ GELİŞİMİ


- TAKINTI ile/değil DONANIM


- TAKINTI ile/ve/değil/yerine DÜŞKÜNLÜK


- TAKİP ETMEK ile DENETLEMEK


- TAKİP ETMEK ile DEVAM ETMEK


- TAKLİP[Ar.] değil/yerine/= DÖNDÜRME, ÇEVİRME

( Döndürme, çevirme. | Bir şeyin biçim ve kalıbını değiştirme. )


- TAKLİT ETMEK ile/ve/değil/yerine DEVAM ETTİRMEK

( COPYING vs. TO MAINTAIN/SUSTAIN
TO TAKE INTO CONSIDERATION instead of COPYING )


- TAKLİT ETMEK ile/yerine DİKKATE ALMAK

( COPYING vs. TO TAKE INTO CONSIDERATION
TO TAKE INTO CONSIDERATION instead of COPYING )


- TAKTIL AGNOZİ/TACTILE AGNOSIA[İng.] değil/yerine/= DOKUNMA TANIMAZLIĞI


- TAM DOLU ile TAM UYARI ile TAM KAN ile TAM GELİŞMİŞ ile TAM GÖVDELİ ile TAM EL ile DOLUNAY ile DOLU ile DELİKLERLE DOLU ile TAM PARÇA ile TAM FİYAT ile TAM DURAK ile TAM ZAMANLI ile DAHA DOLGUN ile DOLGUNLUK

( FULL vs. FULL ALERT vs. FULL BLOOD vs. FULL BLOWN vs. FULL BODIED vs. FULL HAND vs. FULL MOON vs. FULL OF vs. FULL OF HOLES vs. FULL PIECE vs. FULL PRICE vs. FULL STOP vs. FULL TIME vs. FULLER vs. FULLNESS )

( سير ile تام ile آگندن ile مملو ile ممتلي ile مشبع ile مفصل ile پر ile حال آماده باش ile نژاد خالص ile کاملا افراشته ile عظيم الجثه ile اوچ و پس ile ماه شب چهارده ile بدر ile پر از ile سوراخ سوراخ ile قواره ile تمام شده ile وقفه کامل ile تمام وقت ile سنگين کننده ile لکه گير ile امتلاء ile پري ile سيري )

( SYR ile TAM ile AGANDAN ile MOMLU ile ممتلي ile مشبع ile MAFASL ile PAR ile HAL AMADEH BASH ile NEJAD KHALES ile KAMELA AFRASHTEH ile AZYM OLJOSEH ile OOCH VE PES ile MAH SHAB CHEHARDEH ile BADAR ile PAR AZ ile SORAKH SORAKH ile GHAVAREH ile TAMAM SHODEH ile VAQFEH KAMEL ile TAMAM VAGHT ile SANGYNE KONANDEH ile LAKEH GYR ile امتلاء ile پري ile SYRY )


- TAMA ile DOYMAZLIK | ÇOK İSTEME | AÇGÖZLÜLÜK


- TAMAMLAYICI ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DESTEKLEYİCİ


- TÂMÂT[Ar.] ile DAMAT[Ar.]

( Uygunsuz, saçmasapan söz. İLE ... )


- TÂMÎK[Ar.] değil/yerine/= DERİNLEŞ(TİRİL)ME


- TAMPON ÇÖZELTİ/BUFFER SOLUTION[İng.] değil/yerine/= DENGELEYİCİ ÇÖZELTİ


- TANE ile/ve/değil/=/||/<>/> DÂNE[Fars.]

( Herhangi bir sayıda olan şey, adet. | Bazı bitkilerin tohumu. | Çekirdekli küçük meyve. )


- TANIDIK/LAR ile/değil/yerine DANIŞMAN/LAR


- TANIM, TARİF = TA'RÎF = DÉFINITION


- TANIM ile/ve/değil/||/<>/< DURUM

( [not] DEFINITION vs./and/but/||/<>/< STATE/CONDITION )


- TANIM ile/ve/||/<>/> DURUM

( DEFINITION vs./and/||/<>/> STATE/CONDITION )


- TANIM = TARİF = DEFINITION[İng., Alm.] = DÉFINITION[Fr.] = DEFINITIO[Lat.] = HOROS, HORISMOS[Yun.] = DEFINICIÓN[İsp.]


- TANIMA:
ERKEK ve/||/<> KADIN ve/||/<> ÇOCUK ve/||/<> KARDEŞ ve/||/<> ARKADAŞ ve/||/<> DOST

( Toklukta. VE/||/<> Yoklukta. VE/||/<> Yaşlılıkta. VE/||/<> Mirasta. VE/||/<> Yolculukta. VE/||/<> Zor durumda. [GÖRÜLÜR / BELİRLİ/BELİRGİN OLUR] )


- TANIMAK ile/ve/değil DUYMUŞ/HABERDAR OLMAK


- TANIMLAMA ile DEĞERLENDİRME

( TO DEFINE vs. EVALUATION )


- TANIŞMA ve/||/<>/> DAYANIŞMA

( Kişiler ve/ya da topluluklar arasında tanışma olmadan, dayanışma olmaz. )


- TANITLAMA = BURHAN = DEMONSTRATION[İng., Alm.] = DÉMONSTRATION[Fr.] = DEMONSTRATIO[Lat.] = DEMOSTRAR[İsp.]


- TANRI/OĞAN = ALLAH = GOD[İng.] = DIEU[Fr.] = GOTT[Alm.] = DEUS[Lat.] = THEOS[Yun.] = DIOS[İsp.]


- TANRISAL KRALLIK ile/ve DÜNYEVÎ KRALLIK


- TANRI/SALLIK / TANRI/LAR ile/ve/<> DEĞİŞMEZ(LİK)LER


- TANZİM ETMEK değil/yerine/= DÜZENLEMEK


- TANZÎM[Ar. < NAZM] ile DÜZELTME, DÜZENLEME, DÜZEN VERME, YOLUNA KOYMA

( DÜZELTME, DÜZENLEME, DÜZEN VERME, YOLUNA KOYMA | NESİR YA DA NAZIM OLARAK YAZMA )


- TANZİM OLUNMAK/TERTİP OLUNMAK değil/yerine/= DÜZENLENMEK


- TAPINAK ile/ve/değil DEPO


- TAPINMA, ULULAMA = DEVOTION[İng.] = FERVEUR[Fr.] = VEREHRUNG[Alm.] = DEVOTIO[Lat.]


- TARAFSIZ OLMAK ile/ve/||/<>/>/< DÜRÜST OLMAK

( Dürüstlük, bizi gerçeğe götürecektir. )

( Tek yükümlülüğümüz, kendimize karşı dürüst olmaktır. )

( Dürüstlük ve arınmışlık, engelleri kaldırır. )

( Kişi, kendi tarihiyle uğraşırken, kendi mânevî dünyasıyla, anlam dünyasıyla uğraştığından dolayı tarafsız kalamaz; bu, kişinin doğasına aykırıdır fakat dürüst olabilir. )

( Integrity will take you to reality.
Integrity and purity remove the obstacles. )

( Dürüst olup olmadığınızı, size, sizden başka kim söyleyebilir? )

( Bazı konularda ve ayrıntılarında tarafsız olamayabiliriz fakat (daha) dürüst olabiliriz. )

( TO BE HONEST vs./and/||/<>/>/< TO BE NEUTRAL )


- TARAFTAR değil/yerine/= DESTEKÇİ


- SÖZLÜK:
TARAMA ile/ve/||/<> DERLEME


- TARİF EDİLEMEZ ile/yerine/değil/ve DUYULARA GETİRİLEMEZ

( [not] NOT POSSIBLE TO DESCRIBE vs./and/but NOT POSSIBLE TO BRING SENSES
NOT POSSIBLE TO BRING SENSES vs. NOT POSSIBLE TO DESCRIBE )


- TARİH ve/< DAYANAKÇA ve/< KAYNAK


- TARİH ile/ve/||/<> DÜŞÜNCE TARİHİ

( [Kişilerin] Nasıl, düşünmeden hareket ettiklerinin öyküsü. İLE/VE/||/<> Nasıl, hareket etmeden düşündüklerinin öyküsü. )


- TARİHTE KALAN DÜŞÜNCE ile/ve/değil/yerine/<> DÜŞÜNCENİN TARİHİ


- TARLA ile/ve DARBI

( ... İLE/VE Sulak tarla. )


- TARTMAK ile/ve/<> DEĞERLENDİRMEK


- TAŞ ile DOLANTAŞI

( Mineralleri gözle görülebilen, benekli ve yeşilimtırak renkli, gabro ile bazalt arası, püskürük kütle. )


- TAŞ ile KAYA ile TEPE ile DAĞ

( Kimyasal ya da fiziksel durumu değişiklikler gösteren, rengini içindeki maden, tuz ve oksitlerden alan sert ve katı madde. | Bu maddeden yapılmış, bu maddeden oluşmuş. | Bazı yerlerde ve işlerde kullanılmak için bu maddeden özel olarak hazırlanmış malzeme. | Yapı işlerinde kullanılmak için bu maddeden hazırlanmış malzeme. | Mücevherlerde kullanılan yüksek değerli cevher. | Dama, domino vb. oyunlarda kullanılan metal, kemik, plastik ya da tahta parçalardan her biri. | Bazı örgenlerin içinde, özellikle idrar kesesi vb. oluşan, türlü biçim ve hacimdeki katı nesne. | Bazı kütlelerden kopan ya da koparılan parça. | Üstü kapalı bir biçimde söylenen iğneleyici söz. İLE Büyük ve sert taş kütlesi. | Kayaç. )

( HACER, CÜMD ile/ve CELMED )

( SENG ile/ve ... )

( STONE vs./and ROCK )


- TASARIMLAMA ile/ve/değil/yerine DÜZENLEME


- TASARIMSAL AKIL ile İMGESEL AKIL ile DÜŞÜNSEL/ANALİTİK/İNDİRGEYİCİ AKIL


- TASAVVUF AHLÂKI ve/<> DÖNÜŞME AHLÂKI

( MORALS OF SUFISM and/<> MORALS OF TRANSFORMATION )


- TASAVVUF
, DİNİN ...:
PSİKOLOJİSİ ile/ve/||/<> SANATI


- TASAVVUF:
DİNLER ÜSTÜ değil DİNLER ÖZÜ


- TASAVVUF ile/ve/||/<> DİN

( Tasavvuf, dinin estetik boyutudur. )


- TASAVVUF ile/ve/=/||/<>/< DİNİN EDİMSELLİĞİ


- TASHÎH[Ar. < SIHHAT]["TAHSİH" değil!] ile DÜZELTME/DÜZELTİ


- TAŞI DELEN:
"SUYUN GÜCÜ" değil DAMLALARIN SÜREKLİLİĞİ


- TAŞIL/FOSİL[Fr.] ve/<> DİMA

( ... VE/<> Yakutistan'ın başkenti Yakutsk'ta, Yeraltı Permafrost Enstitüsü'nde bulunan, 6 aylık bir eril, bebek mamut fosili.[39.000 yaşında olduğu tespit edilmiştir.] )

( MÜSTEHÂSE[< HAVS | çoğ. MÜSTEHÂSÂT] ve/<> ... )


- TAŞIYICI ÇEMBER ile DIŞ ÇEMBER

( DEFERENT vs. EPICYCLE )


- TAŞRA değil/yerine DIŞARLIK

( Bir ülkenin başkenti ya da en önemli kentleri dışındaki yerlerin tümü. )


- TATBİKAT-I HUKUKİYE:
MUHTELİF MAHİYET ARZEDEN, EF'AL-İ BEŞERİYE ile/ve/||/<> HUSÛSÎ MAHİYET ARZEDEN, EF'AL-İ BEŞERİYE ile/ve/||/<> DİNÎ VE İCTİMÂÎ MAHİYET ARZEDEN, EF'AL-İ BEŞERİYE


- TATMİN[Ar.] (ETMEK) ile DİNDİRMEK/DOYUMLATMAK

( TO SATISFY vs. TO QUENCH )


- TATMİN OLMAK değil/yerine/= DOYUMLANMAK


- TATMİN[Ar.] ile DOYUM/DOYGUNLUK


- TATMİN ile/ve/> DURMASINI BİLMEK

( Sükûn bulmak, sakinleşmek, itminana kavuşmak. İLE/VE/> ... )


- TATMİNKÂR değil/yerine/= DOYUMCUL


- TAVIR[Ar. < TAVR] değil/yerine/= DURUŞ


- TAVLA ile DAMA

( Hesap + olasılık. İLE Küçük hesap. )

( Hayal. İLE Zekâ. )

( Satranç tahtasında, dama oynayan kaybeder. )


- TAVŞAN ile DORKİZ, BATAKLIK TAVŞANI


- TAVSİYE EDİLEBİLİR ile ÖĞÜT VERMEK ile DANIŞMAN

( ADVISABLE vs. ADVISE vs. ADVISER )

( مصلحتآميز ile صواب ile مقتضي ile مصلحتي ile مصلحت آميز ile مقرون بصلاح ile قابل توصيه ile نصيحت کردن ile پند گفتن ile پند دادن ile توصيه کردن ile آگاه کردن ile تجويز ile اعلاميه ile اندرز دادن ile ناصح ile رهنمون )

( مصلحتآميز ile SAVAB ile MOGHTEZY ile MOSOLHATY ile MOSOLHAT AMYZ ile مقرون بصلاح ile GHABEL TOSYYEH ile NASYHAT KARDAN ile PAND GOFTAN ile PAND DADAN ile TOSYYEH KARDAN ile AGAH KARDAN ile TAJOYZ ile ELAMYYEH ile ANDARZ DADAN ile NASEH ile RAYANEMON )


- TAVUK ile DİLALTI

( Tavuklarda görülen bir sayrılık/hastalık. )


- TAZE ve/<> DENGELİ


- TEÂDÜL[Ar.] değil/yerine/= DENKLEŞME, DENKLİK, BİRBİRİNE DENK OLMA


- TEBDÎL[< BEDEL] ile DEĞİŞTİRME

( DEĞİŞTİRME, DEĞİŞTİRİLME, BAŞKA BİR HÂLE GETİRME )


- TEÇHİZ ETMEK değil/yerine/= DONATMAK


- TEÇHİZ[Ar.] değil/yerine/= DONATMA, DONATIM


- TEÇHİZAT[Ar.] değil/yerine/= DONATI


- TECRÜBE SAHİBİ[Ar.] değil/yerine/= DENEYİM İYESİ


- TECRÜBE[Ar.] değil/yerine/= DENEYİM


- TEDAVİ ile/ve DÖNÜŞÜM


- TEDÂVÜL[Ar.]/SİRKÜLASYON[Fr.] değil/yerine/= DOLAŞIM/DOLANIM


- TEDÂVÜL/SİRKÜLASYON değil/yerine/= DOLAŞIM


- TEDBİRSİZLİK ile/ve/değil DALGI/GAFLET


- TEDVÎN[Ar. < DÎVÂN] değil/yerine/= DERLEM/E

( Dîvân biçimine sokma. | Kitaplaştırma. | Yasalaştırma. [yazılı ve bütünlüklü duruma getirilen kurallar][İng. CODIFICATION] )


- TEDVİN değil/yerine/= DERLEYİ


- TEEYYÜT[Ar.] değil/yerine/= DOĞRU ÇIKMA, GERÇEKLENME


- TEFEKKÜR ETMEK değil/yerine/= DÜŞÜNÜMLEMEK


- TEFEKKÜR ile DALGIN ile ÇAĞDAŞLIK ile ÇAĞDAŞ ile MODERN ile KÜÇÜMSEME ile AŞAĞILIK ile AŞAĞILAYICI

( CONTEMPLATION vs. CONTEMPLATIVE vs. CONTEMPORANEITY vs. CONTEMPORANEOUS vs. CONTEMPORARY vs. CONTEMPT vs. CONTEMPTIBLE vs. CONTEMPTUOUS )

( غور ile تفکري ile معقول ile معاصر بودن ile همزماني ile هم عصر ile معاصر ile هم دوره ile همزمان ile استحقار ile خواري ile حقارت ile استهزاء آميز ile قابل تحقير )

( غور ile تفکري ile MAGHOL ile MOASER BODAN ile CPEHMAZMANY ile NPAM ASR ile MOASER ile NPAM DOREH ile CPEHMAZMAN ile ESTAHGHAR ile KHARY ile HAGHART ile ESTEHAZA AMYZ ile GHABEL TAHGHYR )


- TEFEKKÜR değil/yerine/= DÜŞÜNÜM


- TEFRÎŞ, TEFRÎŞÂT[Ar. < FERŞ] değil/yerine/= DÖŞEME, DÖŞENME, DÖŞEMEÇ, YAYMA | EV EŞYASINI DÜZENLEME


- TEFTİŞ HEYETİ değil/yerine/= DENETLEME KURULU/DENETİM KURULU


- TEFTİŞ[Ar.] değil/yerine/= DENETLEME


- TEHDİT ile/değil/yerine/></> DÜZEN

( Herhangi bir yerdeki adâletsizlik. İLE/DEĞİL/YERİNE/> Her yer, zaman ve koşulda adâlet. )


- TEHLİKELİ DURUM ile/ve/||/<> DURUM, TEHLİKELİ


- TEHLİKELİ ile/ve/değil/||/<>/< DUYARLI/HASSAS


- TEİZM ile DEİZM

( Tanrı, kendini, insana, yine, Tanrı'nın insana bağışlamış olduğu Vahiy ile bildirir. İLE Kişi, Tanrı'yı, kendi insan Akıl'ını kullanarak bulur. )

( THEISM vs. DÉISM )


- TEK BOYUTLULUK ile/değil/yerine/> DERİNLEŞME


- TEK TEK ŞEYLERİ BİLMEK ile/ve İKİ ŞEYİ (NİSPETSİZ) BİLMEK ile/ve İKİ ŞEY ARASINDAKİ İLİŞKİYİ BİLMEK ile/ve "...DIR" TASDİĞİNİ BİLMEK


- TEK TEK ŞEYLERİ BİLMEK ile/ve İKİ ŞEYİ (NİSPETSİZ) BİLMEK ile/ve İKİ ŞEY ARASINDAKİ İLİŞKİYİ BİLMEK ile/ve "...DIR" TASDİĞİNİ BİLMEK


- TEK ile/ve DİK


- TEKERLEME ile/ve/||/<> DÖNGÜ

( Tekerlemek. | Çoğunlukla basmakalıp söz. | Birbiriyle uyumlu hazır söz kalıbı. | Çoğunlukla, masalların genellikle başında bulunan "Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde." gibi uyaklı giriş ya da ara sözler. | Saz şairleri arasında yapılan deyiş yarışı. | Orta oyununda, özellikle Kavuklu'nun kullandığı sözler. İLE/VE/||/<> ... )

( Bu tarlaya bir şinik[ölçek] kekere mekere[kuş yemi] ekmişler.
Bu tarlaya da bir şinik kekere mekere ekmişler.
Bu tarlaya ekilen bir şinik kekere mekereye boz ala boz başlı pis porsuk dadanmış.
Bu tarlaya da ekilen bir şinik kekere mekereye de boz ala boz başlı pis porsuk dadanmış.
O tarlaya ekilen bir şinik kekere mekereye dadanan boz ala boz başlı pis porsuk, diğer tarlaya ekilen bir şinik kekere mekereye dadanan boz ala boz başlı pis porsuğa demiş ki:
"Sen ne zamandan beri bu tarlaya ekilen bir şinik kekere mekereye dadanan boz ala boz başlı pis porsuksun?"
O da ona yanıt olarak, "Sen ne zamandan beri o tarlaya ekilen bir şinik kekere mekereye dadanan boz ala boz başlı pis porsuksan ben de o zamandan beri bu tarlaya ekilen bir şinik kekere mekereye dadanan boz ala boz başlı pis porsuğum." demiş. )


- TEKKE'DE ile/ve/<> DERGÂH'TA

( Keşf. İLE/VE/<> Muhabbet. )