Bugün[28 Mart 2026]
itibarı ile 10.845 başlık/FaRk ile birlikte,
10.845 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(26/45)


- DÖRT LEVENT değil DÖRDÜNCÜ LEVENT


- DÖRT MEZHEB(MEZÂHİB-İ ERBAA)

( * HANEFİYYE: Hz. İmâm-ı A'zâm Ebû Hanife (r.a.)
* ŞÂFİİYYE: Hz. İmâm-ı Şafiî (r.a.)
* HANBELİYYE: Hz. İmâm-ı Ahmed b. Hanbelî (r.a.)
* MÂLİKİYYE: Hz. İmam Muhammed Mâlikî (r.a.) )


- DÖRT PARMAK ve/<> BAŞPARMAK

( [elini, kalbinin üzerine getirdiğinde] Geleneği/e işaret eder. VE/<> Kişiyi/e[seni/sana] işaret eder. )


- DÖRT PARMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SERÇE PARMAK

( Bazı yiyecekleri tadarken ya da nesneyi temizlerken baş, işaret, orta ve yüzük parmağı yerine serçe parmağın kullanılması, daha az mikrop bulaştırma olanağı ve sağlık koşulları nedeniyle yeğlenebilir/yeğlenmeli. )


- 4S:
SPOR ve/ SEKS[UYKU / GÜNEŞ] ve/ SANAT ve/ SEYAHAT

( SPORT and SEX and ART and TRAVEL )


- DÖRT SÜTUN:
GOTLAR ve/||/<> MISIR OBELİSKİ ve/||/<> CONSTANTINUS ve/||/<> IUSTINIANUS

( Hangi dönemde inşâ edildiği kesin olarak bilinmeyen bu anıt sütun, bazı araştırmacılar tarafından üzerindeki yazı biçimleri nedeniyle İmparator I. Constantinus dönemine tarihlenir. Mavi damarlı Prokennesos mermerinden yapılan sütunun üzerinde korint üslûbunda bir sütun başlığı taşımaktadır ve kaidesinde ise şu sözler yer alır. "Gotları yenmemizle dönen tâlihe..." VE/||/<> İmparator I. Theodosios döneminde, hipodromun spinası üzerine dikilen bu anıtın üst bölümü, Mısır uygarlığına ait bir anıt sütundur. Ancak bu bizi şaşırtmaz. Nitekim, Roma'nın köklerinde yatan tanrıları arasında Mısır tanrıları sıklıkla görülür. Hatta bunlar adına Roma topraklarında tapınaklar bile yapılmıştır. Bu obeliskin en önemli bölümü ise kaidesindeki rölyeflerdir. Kaidenin bir tarafında eski Yunanca bir kitâbe varken, öbür tarafında ise Latince bir kitâbe bulunur. VE/||/<> İmparator I. Constantinus tarafından İstanbul'un M.S. 330 tarihindeki başkent oluşunun bir nişânesi olarak dikilen bu anıt sütun, Roma çağında İstanbul'un simgesi durumuna gelmiştir. O dönemde yapılan haritalarda İstanbul bu sütunla simgelenmiştir. VE/||/<> Bugün yerinde yeller esen bu sütun, Roma çağında, Ayasofya'nın güneyinde bulunuyordu. Osmanlı devrinde yıkılan bu sütunun üzerinde, at üstünde I. Iustinianus'un heykeli vardı. Heykelin üzerindeki imparator, bir eliyle dünya hakimiyetini simgeleyen bir küre tutarken öteki eli ile doğuyu işaret eden bir mızrak tutardı. )

( )


- APPAREIL À QUATRE-COUCHE[Fr.] ile/değil/yerine/= DÖRT TABAKALI AYGIT/CİHAZ


- DIODE À QUATRE COUCHES[Fr.] ile/değil/yerine/= DÖRT TABAKALI DİYOT


- DÖRT TARAFI "DENİZLERLE" değil DENİZLE KAPLI


- TETRAGONAL TRISTETRAHEDRON[İng.] ile/değil/yerine/= DÖRT ÜÇGEN YÜZLÜ


- QUADRUPOLE, FOUR ENDED[İng.] / QUADRIPÔLE[Fr.] / VIERPOL[Alm.] ile/değil/yerine/= DÖRT UÇLU/DÖRTUÇAY


- DÖRT UNSUR/ANASIR-I ERBAA[Ar.]/ÇÂR-RÜKN[Fars.]:
TOPRA/K / TOPLAK VE SU ve HAVA VE ATEŞ ve BOŞLUK

( Hafiflerdir ve yukarı doğru hareket ederler. VE Ağırlardır ve aşağı doğru hareket ederler. )

( Ateşe bakanın ömrü az, suya bakanınsa uzun olur. )

( Ateş, Celâl; su, Cemâl'dir. )


- 4 UNSUR ile/ve/değil EŞİK


- DÖRT UNSUR ve/||/<> DÖRT MELEK(E)


- DÖRT UNSUR(BASÂİD, ANÂSIR-I ERBAA, ÇÂR-I ANÂSIR)/ERKÂN[< RÜKN] ve/<> HILTLAR/SUYUK (İLK SIVILAR) ve/<> NİTELİK

( TOPRAK <> SU <> HAVA <> ATEŞ ve/<> (KAN <> SALYA <> SAFRA <> DALAK) | ( KURULUK <> ISLAKLIK <> SOĞUKLUK <> SICAKLIK )

( KALP <> AKCİĞER <> KARACİĞER <> DALAK )

( DÖRT DÖRTLÜK ADAM OLMAK: Dört unsur ve dört hıltın en uyumlu ve dengeli bir biçimde biraradalığı. )


- FOUR VECTOR POTENTIAL[İng.] / POTENTIEL À QUATRE VECTEURS[Fr.] / VIERERVEKTORPOTENTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= DÖRT VEKTÖR POTANSİYELİ


- FOUR VECTOR[İng.] / QUADRIVECTEUR[Fr.] / VIERERVEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= DÖRT VEKTÖR


- DÖRT YETİ:
CÂZİBE ve/> MÂSIKA ve/> HÂZIMA ve/> LÂMİA


- 4 YIL, 4 AY, 4 GÜN:
Çocukların, eğitime (ilk öğrenim ve eğitime) başlatılma eşiği. -ve


- 4 YÖN ile/ve/<> KOZMİK YÖN/2 KONUM


- MİNERALLERDE:
DÖRT YÜZLÜ ile/ve/||/<> ZİNCİR ile/ve/||/<> YAPRAK

( Dünyada en bol bulunan mineraller, silisyum, oksijen ve demir gibi öteki öğelerden oluşan silikatlardır. Bir silikat mineralinin en baskın yapısal bileşeni merkezinde bir silisyum atomu bulunduran ve dört oksijen atomundan oluşan bir dört yüzlüdür. Farklı silikat minerallerinde, birbirine göre farklı biçimlerde sıralanan ve farklı öğelerden oluşan bir karışım içeren silisyum-oksijen dört yüzlüleri bulunur. )


- SYMÉTRIE TÉTRAÉDRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= DÖRT YÜZLÜ SİMETRİ


- TÉTRAÈDRE[Fr.] ile/değil/yerine/= DÖRT YÜZLÜ


- DÖRT ile DÖRT YÜZ ile DÖRT TARAFLI ile DÖRT KEZ ile DÖRTLÜ

( FOUR vs. FOUR HUNDRED vs. FOUR SIDED vs. FOUR TIMES vs. FOURSOME )

( چهار ile عدد چهار ile چهار صد ile چهارصد ile چارپر ile چهاربرابر ile چهارتايي )

( CHEHAR ile ADAD CHEHAR ile CHEHAR SAD ile CHEHARSAD ile چارپر ile CHEHARBARABAR ile CHEHARTAYY )


- STRUCTURE TÉTRAGONALE[Fr.] ile/değil/yerine/= DÖRTGEN YAPI


- DÖRTLEMEK ile DÖRT/LÜK ile DÖRTLÜ ile DÖRT BİR ile DÖRT GÖZ ile DÖRT YOL ile DÖRT AYAK ile DÖRT KÖŞE ile DÖRT BUCAK ile DÖRT İŞLEM ile DÖRT KAŞLI ile DÖRT YÜZLÜ ile DÖRT DÖRTLÜK ile DÖRTLÜ FİNAL ile DÖRT YOL AĞZI ile DÖRTLÜ GANYAN ile DÖRT AYAKLILAR ile DÖRT BAŞI MAMUR


- QUADRUPLE POINT[İng.] / POINTE QUADRIPOLAIRE[Fr.] / QUADRUPOL PUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= DÖRTLÜ NOKTA


- DÖRTNAL ile DÖRTNALA


- DÖRTNALA KOŞMAK ile DÖRTNALA KOŞAN ile DÖRTNALA KOŞMAK

( GALLOP vs. GALLOPER vs. GALLOPING )

( چهارنعل ile تاخت ile تاخت کردن ile چهارنعل رفتن ile تازاندن ile تازيدن ile چارنعل رفتن ile چارنعل ile چهار نعل رفتن ile تازنده )

( CHEHARNAL ile TAKHT ile TAKHT KARDAN ile CHEHARNAL RAFTAN ile TAZANDAN ile تازيدن ile CHARNAL RAFTAN ile چارنعل ile CHEHAR NAL RAFTAN ile TAZANDEH )


- QUADRUPOLE FIELD[İng.] ile/değil/yerine/= DÖRTUCAY ALANI


- QUADRUPOLE LENS[İng.] ile/değil/yerine/= DÖRTUCAY MERCEK


- QUADRUPOLE MOMENT[İng.] / MOMENT QUADRUPOLAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= DÖRTUCAY MOMENTİ


- QUADRUPOLE AMPLIFIER[İng.] ile/değil/yerine/= DÖRTUCAY YÜKSELTEÇ


- DELTOÈDRE[Fr.] ile/değil/yerine/= DÖRTYÜZLÜ


- DORUĞA ULAŞAN ile DORUK NOKTASI

( CULMINATING vs. CULMINATION )

( منتهي ile اوج )

( MONTEHY ile OJ )


- HIGH TENSION, HIGH VOLTAGE[İng.] / HAUTE TENSION[Fr.] / HOCHSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DORUK/EN YÜKSEK GERİLİM


- DORUK/ZİRVE/EVC[Ar.] ile UC


- DORUK ile/ve/değil EŞİK


- DORUK/ZİRVE[Ar.] ile TEPE

( Dorukta, tüm yollar, aşağı doğru götürür. )

( From the summit all roads lead downwards. )

( EVC, ŞÂHİKA ile ... )

( BERMÂL ile ... )

( SUMMIT vs. HILL/TOP )


- DORUK ile UC

( SUMMIT vs. TIP )


- DORUK ile/ve/değil UC

( [not] SUMMIT vs./and TIP )


- DORUKLAMAK ile DORU ile DORUK ile DORUM ile DORUK DAL ile DORUK NOKTASI ile DORUK ÇİZGİSİ ile DORUK TOPLANTISI


- DORUKLARI/NI... -ile/ve/<>

( DORUKLARI/NI
[NE YAZIK Kİ]

ŞEFKÂTSİZLİĞİ/MİZİ, ANNEDE/N ÖĞREN/DİK
ANLAYIŞSIZLIĞI/MIZI, BABADA/N ÖĞREN/DİK
ÖTEKİLEŞTİRME/MİZİ, KARDEŞLERDE/N ÖĞREN/DİK
UZAKLIĞI/MIZI, YAKINLARIMIZDA/N ÖĞREN/DİK

ACIMASIZLIĞI/MIZI, KADINLARDA/N ÖĞREN/DİK
TAKINTILARI/MIZI, ERKEKLERDE/N ÖĞREN/DİK
KEYFİYETİ/MİZİ, EŞEŞEYSELLERDE/N ÖĞREN/DİK

SEFİLLİĞİ/MİZİ, ZENGİNLERDE/N ÖĞREN/DİK
KAYITSIZLIĞI/MIZI, ÜNLÜLERDE/N ÖĞREN/DİK

İKİYÜZLÜLÜĞÜ/MÜZÜ, POLİTİKACILARDA/N ÖĞREN/DİK
SAPLANTILARI/MIZI, BAŞ(BA)KANLARDA/N ÖĞREN/DİK

DİNSİZLİĞİ/MİZİ, DİN(İ)DARLARDA/N ÖĞREN/DİK
TUTARSIZLIĞI/MIZI, HOCALARDA/N ÖĞREN/DİK
ZEVZEKLİĞİ/MİZİ, AYDINLARDA/N ÖĞREN/DİK

SİNSİLİĞİ/MİZİ, TÜCCARLARDA/N ÖĞREN/DİK
DEDİKODUCULUĞU/MUZU, ESNAFTA/N ÖĞREN/DİK
İLGİSİZLİĞİ/MİZİ, BİLGİSAYARCILARDA/N ÖĞREN/DİK
DEĞERSİZLEŞTİRMEYİ/MİZİ, GAZETECİLERDE/N ÖĞREN/DİK

AKILSIZLIĞI/MIZI, BİLİMKİŞİLERİNDE/N ÖĞREN/DİK
YÜZEYSELLİĞİ/MİZİ, FELSEFECİLERDE/N ÖĞREN/DİK
DUYARSIZLIĞI/MIZI, SANATÇILARDA/N ÖĞREN/DİK

SAYGISIZLIĞI/MIZI, YAYADAN ÖĞREN/DİK
DİKKATSİZLİĞİ/MİZİ, ONDAN ÖĞREN/DİK
ÖZENSİZLİĞİ/MİZİ İSE SENDEN ÖĞREN/DİK

DİDİŞME/MİZİ, KOMŞUDAN ÖĞREN/DİK
SATAŞMA/MIZI, ARKADAŞTAN ÖĞREN/DİK
KAVGAYI DA, TARAFTARLARDA/N ÖĞREN/DİK

[FAKAT/YERİNE]

BARIŞI, HALKTA/N ÖĞREN/DİK

BAYRAMI, ÇOCUKLARDA/N ÖĞREN/DİK

DENGEYİ, DOĞADA/N ÖĞREN/DİK

KENDİMİZİ, EVRENDE/N ÖĞREN/DİK



[ Sürekli/doğrudan erişim adresi...
www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32793 ] )

( THEIR SUMMITS
[UNFORTUNATELY]

(WE) LEARN/ED (OUR) COMPASSION FROM/AT (OUR) MOTHER
(WE) LEARN/ED (OUR) INCOMPREHENSION FROM/AT (OUR) FATHER
(WE) LEARN/ED (OUR) FROM/AT (OUR) BROTHERS/SISTERS
(WE) LEARN/ED (OUR) OTHERING FROM/AT (OUR) RELATIVES

(WE) LEARN/ED (OUR) RELENTLESS FROM/AT WOMEN
(WE) LEARN/ED (OUR) OBSSESSIONS FROM/AT MEN
(WE) LEARN/ED (OUR) MODALITIES FROM/AT HOMOSEXUALS

(WE) LEARN/ED (OUR) POVERTY FROM/AT RICHS
(WE) LEARN/ED (OUR) DETACHMENT FROM/AT CELEBRITIES

(WE) LEARN/ED (OUR) HYPOCRISY FROM/AT POLITICIANS
(WE) LEARN/ED (OUR) FIXATIONS FROM/AT PRESIDENTS/MINISTERS

(WE) LEARN/ED (OUR) IRRELIGION FROM/AT RELIGIOUS'
(WE) LEARN/ED (OUR) INCONSISTENCE FROM/AT TEACHERS
(WE) LEARN/ED (OUR) FLIPPANCY FROM/AT INTELLECTUALS

(WE) LEARN/ED (OUR) SLYNESS FROM/AT TRADERS
(WE) LEARN/ED (OUR) GOSSIPY FROM/AT DEALERS
(WE) LEARN/ED (OUR) IRRELEVANCE FROM/AT COMPUTER NERDS
(WE) LEARN/ED (OUR) DEBASEMENT FROM/AT JOURNALISTS

(WE) LEARN/ED (OUR) INSANITY FROM/AT SCIENTICIANS
(WE) LEARN/ED (OUR) SUPERFICIALITY FROM/AT PHILOSOPHERS
(WE) LEARN/ED (OUR) INSENSITIVITY FROM/AT ARTISTS

(WE) LEARN/ED (OUR) INDIGNITY FROM/AT PEDESTRIANS
(WE) LEARN/ED (OUR) NEGLIGENCE FROM/AT HIM/HER
(WE) LEARN/ED (OUR) SLIPSHOD FROM/AT YOU

(WE) LEARN/ED (OUR) SCUFFLE FROM/AT NEIGHBOR
(WE) LEARN/ED (OUR) PROVOCATION FROM/AT FRIEND
(WE) LEARN/ED (OUR) SCRAP FROM/AT FANS


[BUT/INSTEAD OF "THESE"]


(WE) LEARN/ED (OUR) PEACE FROM/AT PUBLIC

(WE) LEARN/ED (OUR) MERRINESS FROM/AT KIDS

(WE) LEARN/ED (OUR) BALANCE FROM/AT NATURE

(WE) LEARN/ED (OUR) SELF/SELVES FROM/AT UNIVERSE



[ Direct reach address...
www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32793 ] )


- DORUM/KÖŞEK/KÖÇEK/POTUK/TAYLAK/YELEK ile TAYLAN

( Bir yaşına kadar olan deve yavrusu. İLE İki yaşında deve yavrusu. )


- DOS/DENIAL OF SERVICE[İng.] değil/yerine/= İŞGÖRÜ(HİZMET/SERVİS) REDDİ


- DOS/DISK OPERATING SYSTEM[İng.] değil/yerine/= DİSK İŞLETIM DÜZENİ


- DOSA -ile

( Yanaşan gemiye konan iskele. )


- DOSE vs. LEVEL


- DÖŞEK ile DÖŞEKLİ ile DÖŞEKSİZ


- DÖŞEM ile DÖŞEME/LİK ile DÖŞEMCİ/LİK ile DÖŞEMLİ ile DÖŞEMECİ/LİK ile DÖŞEMELİ ile DÖŞEMSİZ ile DÖŞEMESİZ ile DÖŞEMECİ ÇİVİSİ


- DÖŞEMEK ile DÖŞ ile DÖŞELİ


- DÖŞEMEK ile MOBİLYALI

( FURNISH vs. FURNISHED )

( تهيه کردن ile داراي اثاثه کردن ile مبله )

( TAHYYEH KARDAN ile DARAY ASASEH KARDAN ile MOBLEH )


- DÖŞENMEK ile DÖŞENEBİLMEK


- DÖŞETMEK ile DÖŞETİLMEK ile DÖŞETEBİLMEK


- DÖŞEYEBİLMEK ile DÖŞEYİCİ/LİK


- DOSLUK" değil DOSTLUK


- DOST -ile

( HAKÎKÎ SEVGİLİ, ALLAH )

( SEVEN VE SEVİLEN KİMSE )


- DOST, ACI SÖYLER değil DOST, ACIYI DA SÖYLEYEBİLİR/SÖYLER


- DOST, ACI SÖYLER değil/yerine DOST, ACIYI, TATLI SÖYLEYEBİLİR/SÖYLEYEBİLENDİR


- DOST:
ACI SÖYLEYEN değil ACIYI, TATLI SÖYLEYEN


- DOST / KİŞİ/LERİ KAZANMAK ile/ve/değil/yerine DOSTU/DOSTLARI/KİŞİ/LERİ KAYBETMEMEK

( Dost kazanmak yerine varolan dostları [tanıyarak/anlayarak] kaybetmemeye çalışmalı! )


- DOST:
KOLAY KAZANILMAZ ve KOLAY KAYBEDİLEBİLİR


- DOST OL(A)MAYAN/A ile/değil/yerine DOST (OLAN/A, OLABİLEN/E)

( Yol ver. İLE/DEĞİL/YERİNE "Yaşamını ver." )

( KIYIM-KIYIM, KIYIL Kİ, DOST ÖNÜNE ÇIK(ABİL) )


- DOST:
YANLIŞINI DUYURAN/YAYAN değil YANLIŞINDA UYARAN ve/sonra KORUYAN/KOLLAYAN


- DOST YÜZÜ ve/||/<> SALÂT-I DAİM

( Aşk, imamdır bize
Gönül, cemaat.
Dost yüzü, kıbledir.
Daimdir salât. )


- DOST ve/>< DERT

( Dostu olanın, derdi olmaz. )


- DOST ile KARDEŞLİK

( Kardeş olma durumu, karındaşlık, uhuvvet. | Kardeş kadar yakın sayılan kimse, yakın dost. | Birlik, beraberlik. | Adı bilinmeyen kişilere söylenilen bir seslenme sözü. )


- DOSTA VİSÂL ve MUTMAİN


- DOSTEVLER CAMİİ :

( Tarabya'da Dostevler Sitesinin bulunduğu yerdeki bu camiye sitenin ismi verilmiş olup tarihi bir özelliği yoktur. )


- DOSTLARINLA DÜŞMAN OL(MA)MAK/OLABİLMEK ile/||/<> DÜŞMANLARINLA DOST OL(MA)MAK/OLABİLMEK


- Dostlarını ara ve KONUŞ!!! -ve


- DOSTLAŞMAK ile DOST/LUK ile DOSTÇA ile DOSTSUZ/LUK ile DOST DÜŞMAN ile DOST KAZIĞI ile DOST CANLISI


- DOSTLUK:
"KUSURSUZ/LUK" değil/yerine SAMİMİYET


- DOSTLUK ve/||/<> YARDIM

( Eli. VE/||/<> Seli. )


- DOSTLUK/TA:
ÜST/AŞAĞI değil/yok DENKLİK


- DOSTLUKTA/YOLCULUKTA:
İKNÂ ve/||/<> RIZÂ

( [ne yazık ki] Dostlukta ya da bir yol alışta, iknâ ve rızâ değil de zorlama var ise, yoldaşlar, önce birbirini yargılamaya sonra da birbirini yok etmeye başlarlar. )

( Amaçları farklı iki kişinin, aynı yolda yürümesi, onları yoldaş kılmaz, bir süreliğine yol arkadaşı kılar. Birbirini taşımaz, yük olurlar. )


- DOSTU ile/ve OĞLU ile/ve KÖLESİ

( Hz. Musa. İLE/VE Hz. İsa. İLE/VE Hz. Muhammed. )


- DOSTUNA, HERŞEYİ/Nİ ANLATMA! ve DÜŞMANINA, BÜYÜK/FAZLA HAKARET ETME!

( [ileride] Düşmanın olabilir. VE Dostun olabilir. )

( ...nın, yarısını göster, yarısını gösterme! )


- Dostunla KONUŞ!!!


- DOSYA ile/ve KLASÖR

( FILE vs./and FOLDER )


- DOSYA ve KLASÖR ADLARI!

( Dosya ve klasör adlarında, kesinlikle Türkçe karakter kullanmayınız! )


- DOSYA değil/yerine/= KOVLUK


- DOSYA ile ŞİKAYETTE BULUNMAK ile DOSYALAR

( FILE vs. FILE A COMPLAINT vs. FILES )

( خط ile بايگاني کردن ile سوهان زدن ile راسته ile سوهان ile پرونده ile شکايت بردن ile بايگاني )

( KHAT ile BAYGANY KARDAN ile SAVEYAN ZADAN ile RASTEH ile SAVEYAN ile PRONDEH ile SHKAYT BARDAN ile BAYGANY )


- DOSYALAMAK ile DOSYALANMAK ile DOSYA


- DOT İLE CROSS İLE TRİPLE ile/||/<> VEKTÖR ÇARPIMLARI

( Vektör işlem türleri. )

( Formül: a×b = |a||b|sinθ n )


- DEUTERON CAPTURE[İng.] / CAPTURE DEUTÉRON[Fr.] / DEUTERONGEFANGENNAHME, DEUTERONEINFANG[Alm.] ile/değil/yerine/= DÖTERON YAKALANMASI


- DEUTERON[İng.] / DEUTERON[Fr.] / DEUTERON/DIEUTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= DÖTERON


- DEUTERIUM DISCHARGE TUBE[İng.] ile/değil/yerine/= DÖTERYUM BOŞALMA TÜPÜ


- TUBE À DÉCHARGE DE DEUTÉRIUM[Fr.] / DEUTERIUM-ENTLADUNGSGEFASS/ENTLADUNGSRÖHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= DÖTERYUM BOŞALMALI TÜP


- DEUTERIUM LAMP[İng.] / DEUTERIUM LAMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= DÖTERYUM LAMBASI


- DEUTERIUM[İng.] / DEUTÉRIUM[Fr.] / DEUTERIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= DÖTERYUM


- DEUTON[Fr.] ile/değil/yerine/= DÖTON


- DOUBLE-BLIND[İng.] değil/yerine/= ÇİFT-KÖR


- DOUBLE BUBBLE ile DOUBLE-BLİND

( Çift kabarcık. İLE Çift kör. )


- DOUBLE CORTEX[İng.] değil/yerine/= ÇİFT BEYİN KABUĞU


- DOUBLE :/yerine ÇİFT


- DOUBT vs. CONTRADICTION


- DOUBT vs. DISBELIEF


- DOUBT :/yerine ŞÜPHE


- DÖVDÜRMEK ile DÖVDÜRTMEK ile DÖVDÜRÜLMEK ile DÖVDÜRTÜLMEK


- DÖVİZ ile/ve/değil/||/<> DÖVİZ[Fr. < DEVISE]

( Yabancı ülke parası. @@ Herhangi bir konuyu tanıtma, duyurma, propaganda yapma amacıyla üzerine yazı yazılmış bez ya da karton. )


- DÖVİZ ile DÖVİZ KURU ile DÖVİZ İŞLEMİ


- DÖVİZİN "YÜKSELMESİ" ile/değil/yerine/||/<>/< ÜLKENİN PARA DEĞERİNİN KAYBETMESİ


- DÖVMEK ile DÖVME ile SAHTE İMZA ile SAHTEKÂR ile DÖVME ile AFFETMEK ile BAĞIŞLAMA

( FORGE vs. FORGED vs. FORGED SIGNATURE vs. FORGER vs. FORGING vs. FORGIVE vs. FORGIVENESS )

( کوره قالگري ile آهنگري کردن ile کوره آهنگري ile قلب کردن ile مجعول ile جعل ile جعلي ile قلب ile امضاء جعلي ile جاعل ile سند ساز ile جعل کننده ile ساخته کار ile جعل سند ile مغفرت کردن ile عفو کردن ile آمرزيدن ile مغفرت ile غفران ile عفو ile بخشايندگي ile بخشايش ile آمرزيدگي ile بخشش ile آمرزش )

( KOREH GHALGARY ile AHANGARY KARDAN ile KOREH AHANGARY ile GHALAB KARDAN ile MAJUL ile JAL ile JALY ile GHALAB ile EMZA JALY ile JAL ile SAND SAZ ile JAL KONANDEH ile SAKHTEH KAR ile JAL SAND ile MOGHAFARAT KARDAN ile OFO KARDAN ile AMARZYDAN ile MOGHAFARAT ile GHAFARAN ile OFO ile بخشايندگي ile BAKHSHAYSH ile AMARZYDEGY ile BAKHSHESH ile AMARZESH )


- DÖVMEK ile DÖVMECİ/LİK ile DÖVMELİ ile DÖVMELİK ile DÖVMESİZ


- DÖVÜNMEK ile/değil/yerine/>< ÖVÜNMEK


- [ne yazık ki]
DÖVÜŞ ile/ve/||/<>/> GÖLGE DÖVÜŞÜ


- DÖVÜŞ ile/değil GÜÇLÜ GENİN AKTARILMASI


- DÖVÜŞ ile SAVAŞÇI ile KAVGACI ile MÜCADELECİLİK

( COMBAT vs. COMBATANT vs. COMBATIVE vs. COMBATIVENESS )

( حرب ile مبارزه ile مصاف ile مصاف کردن ile رزمنده ile جنگجو ile جنگجويي )

( حرب ile MOBARZEH ile MOSAF ile MOSAF KARDAN ile RAZMANDEH ile JANGJO ile JANGJOYY )


- DÖVÜŞMEK ile DÖVÜŞEBİLMEK ile DÖVÜŞ ile DÖVÜŞÇÜ/LÜK


- DÖVÜŞTÜRMEK ile DÖVÜŞTÜREBİLMEK


- DOW PROCESS[İng.] / DOW VERLAUF, DOW PROZESS, DOW VERFAHREN[Alm.] ile/değil/yerine/= DOW İŞLEMİ


- DOWN-REGULATION değil/yerine/= AZALTARAK DÜZENLEME


- DOWN SENDROMUNDA:
EDWARDS ile/||/<> PATAU

( 47 kromozom[21 numaralı kromozomun üç tane olmasından dolayıdır]:
18. kromozomdan bir fazla olursa. İLE/||/<> 13. kromozomdan bir fazla olursa. )


- DOWN :/yerine AŞAĞI


- DOWNREGULATION[İng.] değil/yerine/= AZALARAK DÜZENLENİM


- DOWNS PROCESS[İng.] / DOWNS VERLAUF[Alm.] ile/değil/yerine/= DOWNS İŞLEMİ


- DOWNSTREAM[İng.] değil/yerine/= AŞAĞI AKIŞ


- DOWNTOWN :/yerine ŞEHİR MERKEZİ


- DOYA DOYA (YEMEK/İÇMEK, SEVMEK/ÖPMEK) ile/ve/||/<> KANA KANA (İÇMEK)


- DOYABİLMEK ile DOYA DOYA


- DOYAMAMAK ile/ve DAYANAMAMAK


- MEŞBÛ MAHLÛL[Osm.] / SOLUTION SATURÉE[Fr.] / GESÄTTIGTE LÖSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DOYGUN ÇÖZELTİ


- SATURATION[İng.] / SATURÉE[Fr.] / GESÄTTIG[Alm.] ile/değil/yerine/= DOYGUN/LUK


- DOYGUN, KAMİL (RUMELİKAVAK, 1953) :

( Sarıyer altyapısından yetişti ve aralıklı olarak 5 sezon (1969 - 1972 ve 1979 - 1981) takım kadrosunda kaldı. Bu süre içinde 27 lig. 16 B takımlar ligi, 4 kupa maçı olmak üzere 47 resmi ve ayrıca 27 özel maçla birlikte toplam olarak 74 maçta Sarıyer formasını giydi. Takımına 6 gol kazandırdı. Futbolu bıraktıktan sonra kurslara katılarak antrenörlük ve teknik direktörlük lisansı aldı. Sarıyer S. K. dahil değişik kulüplerde antrenör ve teknik direktör olarak çalıştı. Türkiye Futbol Federasyonu ve Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünce tertiplenen antrenör ve teknik direktörlük kurslarında kurs direktörü ve eğitici olarak görev yaptı. TFF Eğitim Dairesinde görev yapmaktadır. Sarıyer Spor Kulübü, 1940 Sarıyerli Sporcular Derneği, İstanbul Antrenörle Derneği, Sarıyerliler Derneği (SA - DER) Rumelikavağı Spor Kulübü üyesidir. SA - DER'in kurucusu olup, antrenörler derneğinde iki dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )


- DOYGUN, TEKİN (SARIYER, 1945 - 2012) :

( Rumelikavağı'ndaki İskele Restaurantın uzun süre işletmeciliğini yaptı. Kilyos Yolu üzerinde Doygun Tesislerini kurdu. Sarıyer Spor Kulübü'nde 2 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )


- DOYGUNLAŞMAK ile DOYGU ile DOYGUN/LUK


- DOYGUNLUK ile/ve/değil/yerine TADINA VARMAK


- DOYGU/RIZK:
BOL ile/ve/<>/değil/yerine BEREKETLİ


- CEREYÂN-İ İŞBÂ[Osm.] / SATURATION CURRENT[İng.] / COURANT DE SATURATION[Fr.] / SÄTTIGUNGSSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= DOYMA AKIMI


- SATURATION RESISTANCE[İng.] / RÉSISTANCE DE SATURATION[Fr.] / SÄTTIGUNGSWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= DOYMA DİRENCİ


- COURBE DE SATURATION[Fr.] ile/değil/yerine/= DOYMA EĞRİSİ


- TEVETTÜR-İ İŞBÂ[Osm.] / SATURATION VOLTAGE[İng.] / TENSION DE SATURATION[Fr.] / SÄTTIGUNGSSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DOYMA GERİLİMİ


- SATURATION INDUCTION[İng.] / INDUCTION À SATURATION[Fr.] / SÄTTIGUNGSINDUKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= DOYMA İNDÜKLEMESİ/İNDÜKSİYONU


- SATURATION SIGNAL[İng.] / SIGNAL DE SATURATION[Fr.] / SÄTTIGUNGSSIGNAL[Alm.] ile/değil/yerine/= DOYMA SİNYALİ


- DOYMA ile AŞIRI DOYMA

( Yeğinliği gittikçe artırılan bir manyetik alanın içindeki bir çelik çubuğun alabileceği en çok manyetizmayı almış olması. | Bir gazın, belirli bir sıcaklıkta o sıcaklığa özgü olan en büyük basınç altında bulunması. | Bir sıvının içinde belirli bir nesneden eriyebilecek en çok miktarın erimiş bulunması, işba. İLE Belirli sıcaklıktaki bir sıvı içinde, eriyebildiği kadar eriyen bir nesnenin, sıcaklığın düşmesine karşın bir sınıra kadar erimiş olarak kalması durumu. )


- DOYMAK(SINIRA GELMEK) ile/yerine GEREKSİNİM DUYDUĞUN KADARINI ALMAK


- DOYMAK ile DOYMAZ/LIK ile DOYMA NOKTASI


- İŞBÂ, MEŞBÛ OLMAK[Osm.] / SATURATION, TO BE SATURATED[İng.] / SATURATION[Fr.] / GESÄTTIGT SEIN, WERDEN, SÄTTIGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DOYMAK


- DOYMAK ile "KESİLMEK"


- DOYMAK ile/ve/değil ŞİŞMEK

( Beyin, doyma bilgisini, 20 dak. sonra oluşturur. )


- DOYMALI!


- UNSATURATED SOLUTION[İng.] ile/değil/yerine/= DOYMAMIŞ ÇÖZELTİ


- UNSATURATED HYDROCARBON[İng.] ile/değil/yerine/= DOYMAMIŞ HİDROKARBON


- GAYRİ MEŞBU[Osm.] / UNSATURATED[İng.] / DOYMAMIŞ[Alm.] ile/değil/yerine/= DOYMAMIŞ


- MÜREKKEBAT-1 MEŞBUA[Osm.] / SATURATED COMPOUNDS[İng.] / COMPOSÉS SATURÉS[Fr.] / GESÄTTIGTE VERBINDUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DOYMUŞ BİLEŞİKLER


- SATURATED VAPOR PRESSURE[İng.] / PRESSION DE VAPEUR SATURANTE[Fr.] / GESÄTTIGTEDAMPFESDRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= DOYMUŞ BUHAR BASINCI


- DOYMUŞ ÇÖZELTİ ile/>< DOYMAMIŞ ÇÖZELTİ

( En yüksek oranda çözünmüş nesne içerir. İLE/>< Daha fazla nesne çözebilir. )


- DOYMUŞ ÇÖZELTİ ile/||/<> DOYMAMIŞ ÇÖZELTİ

( Doymuş maksimum çözünmüş, doymamış daha fazla çözebilir )

( Formül: Çözünürlük limiti )


- SATURATED SOLUTION[İng.] ile/değil/yerine/= DOYMUŞ ÇÖZELTİ


- SATURATED DIODE[İng.] / DIODE SATURÉE[Fr.] / GESÄTTIGTEDIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= DOYMUŞ DİYOT


- GESÄTTIGTEAKTIVITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= DOYMUŞ ETKİN/AKTİFLİK


- SATURATED ACTIVITY[İng.] ile/değil/yerine/= DOYMUŞ ETKİNLİK


- SATURATED HYDROCARBON[İng.] ile/değil/yerine/= DOYMUŞ HİDROKARBON


- SATURATED CALOMEL ELECTRODE (SCE)[İng.] ile/değil/yerine/= DOYMUŞ KALOMEL ELEKTROT (DKE)


- SATURATED SPECIFIC HUMIDITY[İng.] / HUMIDITÉ SPÉCIFIQUE SATURÉE[Fr.] / GESÄTTIGTESPEZIFISCHEFEUCHTIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= DOYMUŞ ÖZGÜL NEM


- DOYMUŞ YAĞ ASİDİ(SATURE) ile/yerine DOYMAMIŞ YAĞ ASİDİ(UNSATURE)

( Karbon atomları, birbirine tek bağ ile bağlanmış ve hidrojenle doyurulmuş olan yağ asitleri. Hayvansal olan sert yağlarda oranı yüksektir. İLE/YERİNE Karbon atomlarının bazılarında çift bağ bulunan ve hidrojenle doyurulmamış yağ asitleri. Bitkisel sıvı yağlarda oranı yüksektir. )


- DOYMUŞ ile/||/<> DOYMAMIŞ

( Doymuş maksimum çözünmüş İLE doymamış daha fazla çözebilir )

( Formül: Çözünürlük limiti İLE Limit altı )


- MEŞBÛ[Osm.] / SATURATED[İng.] / GESÄTTIGT[Alm.] ile/değil/yerine/= DOYMUŞ


- DOYUM:
"İNANARAK" ile/değil ANLAYARAK


- DOYUM ve/||/<>/< BÜTÜNLÜK


- DOYUM ile/ve/> TEKRAR

( SATISFACTION vs./and/> REPETITION )


- DOYUM/LUK ile DOYUMLU/LUK ile DOYUMSUZ/LUK ile DOYUMSUZCA ile DOYUM NOKTASI


- DOYUMLULUK ve/||/<> GÜVEN

( En büyük zenginlik. VE/||/<> En iyi yakınlık/akrabalık. )


- DOYUMSUZLUK ile DOYUMSUZ ile DOYUMSUZ

( INSATIABILITY vs. INSATIABLE vs. INSATIATE )

( اقناع نشدني ile سير نشدني ile اقناع ناپذير ile سيري ناپزير )

( EGHENA NESHODANY ile SYR NESHODANY ile EGHENA NAPAZYR ile SYRY NAPEZYR )


- DOYUMSUZ/LUK ile/ve/<>/|| DUYARSIZ/LIK


- DOYURAN ile DOYURAN BUHAR


- DOYURMAK ÜZERE ile/ve/değil/yerine HAREKETE GEÇİRMEK


- DOYURMAK ile DOYURULMAK ile DOYURABİLMEK ile DOYURUCU/LUK


- İŞBA ETMEK[Osm.] / TO SATURATE[İng.] / SÄTTIGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DOYURMAK


- DOYURUCU ile/ve/değil/||/<> TOK TUTUCU


- DOSE EQUIVALENT[İng.] / ÉQUIVALENT DE DOSE[Fr.] / ÄQUIVALENTDOSIS[Alm.] ile/değil/yerine/= DOZ EŞDEĞERİ


- DOSE RATE[İng.] / VITESSE DE DOSE[Fr.] / DOSISGESCHWINDIGKEIT, DOSISLEISTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DOZ HIZI


- DOSE[İng.] / DOSE[Fr.] / DOSIS[Alm.] ile/değil/yerine/= DOZ


- DOZ ile DOZAJ ile DOZE ETMEK ile DOZİMETRE

( verit, ölçü. İLE Kullanım ölçüsü, düzem. İLE Ölçüsünü ayarlamak. İLE Işınölçer. )


- DOZ[İng. DOSE] ile DÜZE/SEVİYE

( DOSE vs. LEVEL )


- DOZAJ/DOSAGE[İng.] değil/yerine DOZLAMA/DÜZEM

( Bir bileşiğe ya da bir karışıma girecek madde miktarlarının belirtilmesi. )


- DOZEN :/yerine DÜZİNE


- DOZİMETRE/DOSİMETER[İng.] değil/yerine/= IŞINÖLÇER, IŞINÖLÇÜMÜ


- DOSEMETER[İng.] / DOSIMÈTRE[Fr.] / DOSISMESSGERÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= DOZÖLÇER, DOZ ÖLÇÜM AYGITI


- Dozunda KONUŞ!!!


- DOZUNU KAÇIRMAK ile ABARTMAK

( TO OVERDO vs. TO EXAGGERATE )


- DR. CAVİT BEY YALISI :

( Çayırbaşı'nda askeri iskelenin Büyükdere tarafında ve Pide Ban müessesesinin tam karşısında ve kazıklı yol ile Çayırbaşı caddesi arasında kalan bu tarihi yalı 1990'lı yıllarda bütünü ile yıkılıp eskisine sadık kalınarak yenilendi. Yalının yangın sonucu ortadan kaybolan Kefeliköy otelinin müştemilatı olduğu da söylenmektedir. )


- DR. MUVAFFAK GÖREN YALISI :

( Yeniköy'de Yalılar Caddesi üzerindedir. "Bahçedeki 1897 tarihli çakıl taşlarından da belgelendiği gibi, Sultan II. Abdülhamid (1876 - 1909) döneminde Baron yaptırmış. 1920 yıllarında da Dr. Muvaffak Gören Hamapolos adlı Saraya mensup bir Rum sarraftan satın almış. )


- DR. RASİM BEY YALISI :

( Yeniköy, Köybaşı Caddesi üzerindeki 157 kapı No. lu yalı Dr. Rasim Bey yalısı olarak bilinir. Ancak sahip değiştirdikten sonra Çiller yalısı olarak isimlendirildi. Son sahibi Başbakanlık da yapan Prof. Dr. Tansu Çiller'dir. )


- DRAFT vs. BILL

( Tasarı, poliçe, çek. İLE Yasa tasarısı. )


- DRAFT :/yerine TASLAK


- DRAG :/yerine SÜRÜKLEMEK


- DRAGON ile LANCER ile SÜVÂRİ

( Piyadeler. İLE Mızraklılar. İLE Kılıç ve ok kullananlar. )


- DRAKE DENKLEMİ İLE FERMİ PARADOKSU İLE YAŞANABİLİR BÖLGE ile/||/<> DÜNYA DIŞI YAŞAM

( Evrendeki yaşam olasılığı kavramları. )

( Formül: N = R* × fp × ne × fl × fi × fc × L )

( Frank Drake tarafından 1961 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- DRAM[Fr. < DRAME]/DRAMA ile TRAJEDİ[Fr. < Yun. TRAGEDIE]

( Sahnede oynanmak için yazılmış oyun, drama. | Acıklı, üzüntülü olayları, bazen güldürücü yönlerini de katarak konu alan sahne oyunu ya da televizyon filmi. | Tiyatro yazını. | Acıklı olay. İLE Konusunu efsanelerden ya da tarihsel olaylardan alan, acıklı sonuçlarla bağlanan bir tür tiyatro yapıtı, facia. | Üzücü iki [ve üzeri] olmazın biraradalığı. )


- DRAM ile DRAMA


- DRAM[Fr. < Yun.] ile DRAMATURGİ[Yun.]

( Dram yazma ve oyun yönetme kurallarını ele alan sanat ve bu sanatın uygulanması. | Tiyatro yapıtları incelemesi. )


- DRAM ile KOMEDİ

( Duyguya yöneliktir. İLE Zekâya yöneliktir. )


- DRAM[Fr. < Yun.] ile MELODRAM[Fr. < Yun.]

( Sahnede oynanmak üzere yazılmış oyun. | Acıklı, üzüntülü olayları, bazen güldürücü yönlerini de katarak konu alan sahne oyunu türü. | Tiyatro yazını. | Acıklı olay. İLE Yunan trajedilerinde koro başı ile bir oyuncu arasında geçen şarkılı konuşma. | Müzik eşliğinde, oyuncuların sahneye girip çıktığı bir oyun türü. | Çağdaş tiyatroda, hareketli ve duygusal olaylara dayalı bir oyun türü. )


- DRAM ile/değil/yerine/||/<>/> SDRAM


- DRAMA ile DRAM'A


- DRAMA :/yerine DRAMA


- DRAMATIC vs. TRAGIC


- DRAMATIC :/yerine DRAMATİK


- DRAMATICALLY :/yerine ÇARPICI BİÇİMDE


- DRAMATİK ile DRAMATİK ile OYUN YAZARI ile DRAMATURJİ

( DRAMATIC vs. DRAMATICS vs. DRAMATIST vs. DRAMATURGY )

( نمايشي ile شبيه سازي ile هنر تاتر ile شبيه ساز )

( NAMAYSHY ile SHABYYEH SAZY ile NPANNAR TATAR ile SHABYYEH SAZ )


- DRAMATİKLEŞMEK ile DRAMATİKLEŞTİRMEK ile DRAMATİK/LİK


- DRAMATÜRJ/DRAMATÜRG[Fr. < Yun.] -ile

( Tiyatro yapıtı yazan, okuyan. )


- DRAVATRA -ile

( Akıcılık. )


- DRAVİDLER ile/ve MİKENLER ile/ve DORLAR ile/ve İYONLAR


- DRAW :/yerine ÇİZMEK


- DRAWBACK vs. INCONVENIENCE


- DRAWING :/yerine ÇİZİM


- DRAYVIR [İng. < DRİVER] değil/yerine/= SÜRÜCÜ


- DREAM :/yerine RÜYA


- DREN/DRAIN[İng.] değil/yerine/= AKITAÇ


- AKAÇ/AKITAÇ/DREN ile/ve/||/<> BOŞALTMA/AKAÇLAMA/DRENAJ[İng. < DRAINAGE]

( Birikmiş suları akıtmaya yarayan boru, oluk ve benzeri araç. | Temel düzeyindeki suları toplayıp yapıların uzağına akıtan, yeraltı su borusu. İLE/VE/||/<> ... )


- DRESS :/yerine ELBİSE, GİYİNMEK


- DRESS(ING) vs. WEAR(ING) vs. CLOTH(ING)


- DREW NUMBER[İng.] / NOMBRE DE DREW[Fr.] / DREW/SCHES ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= DREW SAYISI


- DREZİN -ile

( Yol kontrol ve bakımı için demiryollarında kullanılan küçük araba. )


- DRG/DIAGNOSTIC-RELATED GROUPS[İng.] değil/yerine/= TANI İLİŞKİLİ ÖBEKLER


- (not DRINK SOUP) EAT SOUP


- DRINK :/yerine İÇMEK


- DRINKABLE vs. POTABLE


- DRIVE :/yerine SÜRMEK


- DRİVER İLE PASSENGER İLE CLONAL ile/||/<> MUTASYON TÜRLERİ

( Kanserdeki mutasyon sınıfları. )

( Formül: TMB: Mutasyon/Mb )


- DRIVER yerine SÜRÜCÜ


- DRIVER :/yerine SÜRÜCÜ


- DROMEDARY SIGN ile DUMPING

( Hörgüç bulgusu. İLE Hızlı emilim. )


- DRONE:
HAVADA ile/ve/||/<> SUDA

(

ile/ve/||/<>

)


- DROP vs. LEAVE


- DROP :/yerine DÜŞÜRMEK


- DROSERA -ile

( Topuz biçimindeki yapraklarının üst yüzeyi, böcekleri yakalayan yapışkan tüyler ile örtülü otsu bir bitki. [Lat. DROSERA ROTUNDIFOLIA] )


- DRUG ELUTING STENT değil/yerine/= İLAÇSALAR KAFES


- DRUG ile DROG

( Uyuşturucu. İLE İlaç. )


- DRUG :/yerine İLAÇ, UYUŞTURUCU


- DRUGLAMAK" ile/değil/yerine DURAKLAMAK


- DRUPA, TEK ÇEKİRDEKLİ ETLİ MEYVE = SİMÂR-I TUFFÂHÎYE-İ MÜLTEZİKATÜ'N-NEVÂT = MÉLONIDE À NUCULES, DRUPE


- DRY :/yerine KURU, KURUTMAK


- DS-DA/DOCUMENT LEVEL SENTIMENT ANALYSIS[İng.] değil/yerine/= BELGE DÜZEYİ DUYGU ÇÖZÜMLEMESİ


- DSA/DİJİTAL SUBTRAKSİYON ANJİYOGRAFİ/DONOR SPECIFIC ANTIGEN | DIGITAL SUBTRACTION ANGIOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= VERİCİ ÖZGÜL ANTİJEN | SAYISAL ÇIKARIMLI DAMAR GÖRÜNTÜLEMESİ


- DSM ile ICD 10 ile CCMD

( APA'nın. İLE DSÖ'nün. İLE Çin'in. )


- DSP/DATA SCIENCE PYRAMİD[İng.] değil/yerine/= VERİ BİLİMİ PIRAMİDİ


- DSS/DECİSION SUPPORT SYSTEM[İng.] değil/yerine/= KARAR DESTEK DÜZENİ


- DSSC İLE PEROVSKİTE İLE ORGANİC PV ile/||/<> GÜNEŞ PİLİ TEKNOLOJİLERİ

( Fotovoltaik enerji dönüşüm sistemleri. )

( Formül: PCE = Pmax/Pin )


- DUA ETMEK ile/ve BOYNUNU BÜKMEK


- DUA (İLE) ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DOĞA (İLE)


- DUA:
MUHTAÇ ETME! ile/ve/değil/yerine/||/<> MAHÇUB ETME!


- DUA:
MUHTAÇ ETME! ile/ve/değil/yerine/||/<> YÜK ETME!


- DUA TEPE değil/< KEKİK TEPE


- DUA ile/ve ARZU


- DUÂ ile/ve/||/<>/> DEVÂ


- DUA ile/ve DİLEMEK