C ve Ç ile başlayan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 5.924 başlık/FaRk ile birlikte,
5.924 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(11/25)
- ÇİFTÇİ ile/ve/değil KÖYLÜ
( FELLAH[Ar.]: Çiftçi. | Mısır köylüsü. | Siyahi, arap. )
( ZÂRİ[çoğ. ZÜRRÂ'] ile/ve/değil ... )
( ... ile/ve/değil RUSTAYİ )
( TAOPOU: Köy güzeli. )
- Çiftçileri DİNLE!!!
- ÇİFTE HAVUZLAR ile/ve ÇİFTE HAVUZLAR
( Selâmiçeşme - Göztepe arasında. İLE/VE Davutpaşa - Maltepe arasında. )
- ÇİFTE "STANDART" ile ÇELİŞKİ
- ÇİFTE STANDART değil/yerine/= İKİLİ ÖLÇÜN
- ÇİFTE STANDART ile İKİYÜZLÜLÜK/RİYÂ
- ÇİFTE "STANDART" değil/yerine/= STANDART
- ÇİFTİ OLMAYAN/LAR
- ÇİFTLEŞMEK ile EŞLEŞMEK
( TO BECOME A PAIR vs. TO MATCH )
- ÇİFTLEŞ(TİR)MEK/AŞIM ile/ve/değil BİRLEŞ(TİR)MEK
( Hayvanlarda. İLE/VE/DEĞİL İnsanda. )
( DENİZ YILDIZI: Etkin olmayan eşlere verilen ad. )
( MİKSOSKOPİ: Birleşmeyi seyretmekten hoşlanma/hoşlanan. )
( PORNO/GRAFİ: Açık, apaçık olan. [Eşeyselliğin tekelinde bir terim/sözcük değildir. (Güneşin görünürlüğü/varoluşu kadar açık/kesin/net olanlara da "pornografik" denilebileceği gibi)] )
( MEVSİM-İ SİFÂD[Ar.]: Hayvanların çiftleşme mevsimi/dönemi/zamanı. )
( VENERYEN/VENEREAL[İng.]: Eşeysel ilişkiyle ilgili, zührevî. )
( SİFÂD ile/ve/değil CİMÂ'[< CEM], VATY, !LİVÂTA[Eriller arasında, anal yolla olan.] )
- ÇİFTLİK ile ÇİFTÇİ ile ÇİFTÇİ ile ÇİFTÇİLER ile ÇİFTLİK EVİ ile ÇİFTÇİLİK ile ÇİFTLİKLER ile ÇİFTLİK
( FARM vs. FARMER vs. FARMERETTE vs. FARMERS vs. FARMHOUSE vs. FARMING vs. FARMS vs. FARMSTEAD )
( کشتزار ile زمين مزروعي ile مزرعه ile زراعت کردن ile ورزکار ile ورزگر ile زراعت کار ile برزگر ile دهگان ile دهقان ile زارع ile کشاورز ile زن زارع ile رعايا ile دهاقين ile خانه رعيتي ile رعيتي ile برزگري ile دهقاني ile زرع ile مزرع ile ورزکاري ile ديم کاري ile کشت و زرع ile مزارع ile علاقجات رعيتي )
( KESHTEZAR ile ZAMYNE MOZORUY ile MAZRAEH ile ZARAAT KARDAN ile ورزکار ile VARZGAR ile ZARAAT KAR ile BARZGAR ile DANGGAN ile DANGHGHAN ile ZARE ile KESHAVARZ ile ZAN ZARE ile رعايا ile دهاقين ile KHANEH RAYTY ile رعيتي ile BARZGARY ile DANGHGHANY ile ZARE ile مزرع ile ورزکاري ile DYM KARY ile KESHT VE ZARE ile MOZARE ile علاقجات رعيتي )
- ÇİFTLİK ile/değil ESTANCIAL
( ... İLE/DEĞİL Patagonya'da, çok büyük alanı kaplayan çiftlikler. )
- ÇİFTTEKER ile ÇİFTTEKERCİ/LİK
- ÇIĞ / ÇIĞ ETKİSİ / ÇAĞLAYAN/ŞELÂLE / YIĞILMIŞ İYONLAŞMA / TOWSEND ÇIĞI / TOWSEND İYONLAŞMASI ile/||/<> ÇIĞ DİYODU ile/||/<> ÇIĞ FOTODİYODU ile/||/<> ÇIĞ GÜRÜLTÜSÜ ile/||/<> ÇIĞ KESİLMESİ ile/||/<> ÇIĞ OSİLATÖRÜ ile/||/<> ÇIĞ TRANSİSTÖRÜ
( Güçlü bir elektrik alanda hızlandırılan elektron ya da öteki yüklü taneciklerin gaz molekülleriyle çarpışarak onları iyonlaştırması sonucunda çıkan elektronlann yaptığı yeni çarpışmalarla sürecin artarak kendini sürdürmesi. | Bir yan iletkende yük taşıyıcıların çığ kesilmesinin bir sonucu olarak, çığ etkisi de denilen toplam çoğalması. İLE/||/<> Genellikle silikondan yapılmış, tüm p-n eklemi boyunca çığ kesilmesinin ve ondan sonra gerilim düşmesinin sabit ve akımdan bağımsız olduğu bir yan iletken kesilme diyodu. İLE/||/<> İç foto akım çoğaltması elde etmek için ışık kontrollü (hızlı) anahtarlama sağlayan, çığ kesilmesi bölgesinde çalışan bir fotodiyot. İLE/||/<> Bir eklem diyot çığ kesilmesinde çalıştırıldığında ortaya çıkan gürültü. | Şiddetli bir elektrik alanda yük taşıyıcıların çarpışmayla ek taşıyıcılar sökecek kadar yeterli eneıjiye sahip olduğu yan iletken eklemlerde görünen olay. İLE/||/<> Bir yan iletken diyotta iyonlaşma ve yük taşıyıcıların toplam çoğalmalarını sağlamak için akım taşıyıcıların değerlik elektronlarıyla çarpışmalarına yetecek şiddette, engelin potansiyel farkından büyük bir potansiyel farkı altında ortaya çıkan tahribatsız kesilme. İLE/||/<> Bir adım dönüşümüyle doğru akımdan GHz seviyesinde mikrodalga çıkışı elde etmek için çığ diyodunun bir eksi direnç olarak kullanıldığı osilatör. İLE/||/<> Akım taşıyıcı deşik-elektron zinciri oluşturmak için çığ kesilmesinin kullanıldığı transistör. )
( AVALANCHE VS. AVALANCHE DiODE VS. AVALANCHE PHOTODiODE VS. AVALANCHE NOiSE VS. AVALANCHE BREAKDOWN VS. AVALANCHE OSCiLLATOR VS. AVALANCHE TRANSiSTOR )
( L'AVALANCHE AVEC LA DiODE DE L'AVALANCHE AVEC LA PHOTODiODE DE L'AVALANCHE AVEC LE BRUiT DE L'AVALANCHE AVEC L'iNTERRUPTiON DE L'AVALANCHE AVEC L'OSCiLLATEUR DE L'AVALANCHE AVEC LE TRANSiSTEUR DE L'AVALANCHE )
( AVALANCHE, LAWINE MiT LAWiNENDiODE, AVALANCHE-DiODE MiT AVALANCHE-FOTODiODE, LAWi-NENFOTODiODE MiT LAWiNENRAUSCHEN, AVALANCH-RAUSCHEN MiT AVALANCHE-BRECHEN, LAWiNENBRECHEN MiT AVALANCHE-OSZiLLATOR, LAWiNE-NOSZiLLATOR MiT AVALANCH-TRANSiSTOR, LAWiNENTRANSiSTOR )
- ÇİĞ EĞRİSİ ile/||/<> ÇİĞ NOKTASI / ÇİĞ NOKTASI SICAKLIĞI
( İkili bir gaz karışımının faz diyagramında belirli bir basınç altında iki sıvı damlasının oluştuğu sıcaklığı karışımın bileşimine bağlı olarak veren eğri. İLE/||/<> Nemli havada herhangi bir yüzeyde çiğin yoğunlaşabileceği en yüksek sıcaklık derecesi. | Herhangi bir gazla su buharı karışımının oluşması için uygun sıcaklık derecesi. )
( DEW CURVATURE VS. DEW POiNT )
( LA COURBE DU CRU AVEC LE POiNT DU CRU )
( TAUKRiiMMUNG MiT TAUPUNKT )
- ÇİĞ SARIMSAK ile/ve/değil/yerine PİŞMİŞ SARIMSAK
( Yedikten sonra ağız kokusu olur. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE [pek] Kokusu olmaz. )
( Keskindir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Keskinliği gider. )
- ÇIG ile ÇIG
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Göçebelerin çadırlarının içini bölümlere ayırmak için kullandığı sazdan yapılmış bir perde.[Bu sazlar, kamıştan daha ince ve yumuşaktır.] İLE Türk arşını.[Bu ölçü yaygın kullanılan arşınının üçte ikisi kadardır.][Göçebeler arasında, özellikle kumaşları ölçmede kullanılır.] )
- ÇİĞ ile ÇİĞ ÇİĞ ile ÇİĞ BÖREK ile ÇİĞ İPLİK ile ÇİĞ KÖFTE ile ÇİĞ RENKÇİ/LİK ile ÇİĞ TOPRAK ile ÇİĞ KÖFTECİ/LİK
- ÇİĞ ile/değil ÇİY/JALE[Fars.]
- ÇIĞ ile SERAK[Fr. < Lat.]
( ... İLE Dik yerlerden inen buzullarda, derin yarılmalar nedeniyle buz parçalarının koparak aşağıya düşmesi. )
- ÇIĞA ile ÇIĞA
( Mersinbalığı türü. İLE Horoz, cennetkuşu gibi bazı kuşların kuyruğundaki tüylerden en uzun ve gösterişli olanı. )
( ACIPENSER RUTHENUS cum ... )
- ÇIĞALANMAK ile ÇIĞ ile ÇIĞA
- ÇİGAN ile ÇİGAN MÜZİĞİ
- CIGARETTE :/yerine SİGARA
- ÇİĞDE/HÜNNAP ile ÇILAN
( Ayrı çanakyapraklı, ikiçeneklilerden bir ağaç. | Bu ağacın, kırmızı kabuklu, sert çekirdekli, iri zeytin biçiminde ve büyüklüğünde, güzün olgunlaşan meyvesi. İLE İri bir çeşit çiğde. )
( ZIZYPHUS SATIVA cum ... )
- ÇİĞDE ile ÇİĞDEM
- CİĞER ile CİĞERCİ/LİK ile CİĞER OTU ile CİĞER ACISI ile CİĞER SARMA ile CİĞER OTLARI ile CİĞER SOTESİ ile CİĞER YARASI ile CİĞER KEBAPÇISI ile CİĞER TAPTAPASI
- CİĞEROTU -ile
( Düğünçiçeğigillerden, çok yıllık, otsu bir bitki. [Lat. HEPATICA] )
- CİGİ = SAĞLAM
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
- ÇİGİN ile ÇİGİN ile ÇİGİN
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Üzüm bağlarında biten başaklı bir ot. İLE İpek. İLE Altın işlemeli, süslü bir kumaşı dikme biçimi. )
- ÇIĞIRMAK ile ÇIĞIRTMAK ile ÇIĞIRABİLMEK ile ÇIĞIR
- ÇIĞIRTMA ile ÇIĞIRTMACI
- ÇİGİT[Argu] ile ÇİGNE[YAGMA]
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Pamuk tohumu. İLE Tırmık. )
- ÇİĞİT ile ÇİĞİTLİ
- ÇİĞLİ ile ÇİĞLİK
- ÇIĞLIĞA:
"SAĞIR OLMAK" ile/değil/yerine/>< ÇIĞLIK OLMAK
- ÇIĞLIK ÇIĞLIĞA
- ÇIĞLIK ile/ve/değil/=/||/<>/< ÇAĞRI
- ÇIĞLIK ile ÇIĞLIK ÇIĞLIĞA
- ÇİĞNEME ile SÖZLERİN İHLALİ ile SÖZÜN İHLALİ
( BREACH vs. BREACH OF PROMIS vs. BREACH OF PROMISE )
( ايجاد شکاف کردن ile نقض ile خلف ile نقض عهد کردن ile خلف وعده کردن ile بدقولي ile خلاف عهد ile خلف وعده )
( AYJAD SHKAF KARDAN ile NAQZ ile خلف ile NAQZ EAD KARDAN ile KHOLF VADEH KARDAN ile بدقولي ile KHLAF EAD ile خلف وعده )
- ÇİĞNEMEK ile ÇİĞNENEBİLİR ile ÇİĞNEME ile SAKIZ ile ŞEKER ÇİĞNEMEK
( CHEW vs. CHEWABLE vs. CHEWING vs. CHEWING GUM vs. CHEWING SUGAR )
( جويدن ile مظغ ile خاييدن ile جويدني ile خاي ile مضغ ile آدامس ile سقز ile شکر خا )
( JOYDAN ile مظغ ile خاييدن ile جويدني ile خاي ile مضغ ile ADAMES ile SAQEZ ile SHKAR KHA )
- ÇİĞNEMEK ile ÇİĞNENMEK ile ÇİĞNETMEK ile ÇİĞNETİLMEK ile ÇİĞNENEBİLMEK ile ÇİĞNETEBİLMEK ile ÇİĞNEYEBİLMEK ile ÇİĞNEYİVERMEK ile ÇİĞNEK ile ÇİĞNEM/LİK
- ÇİĞNEMEK ile/ve/<> EZMEK
- ÇİĞNEMEK ile (")GEVİŞ GETİRMEK(")
( İnsanda. İLE Hayvanda ve beşerde. )
( Lokmalarını sıralamayıp gerektiği kadar [20-40 kez] çiğneyerek yutan. İLE Lokmalarını çiğnemeden yutanların yaşadığı. )
( MAZG/MADG ile ...
MÂZIG: Çiğneyen, çiğneyici. )
( CHEW, MASTICATION vs. CHEW THE CUD )
- ÇİĞNEMEK ile/ve/||/<>/> SİNDİRMEK
- ÇIĞRA ile/||/<> ÇIĞIR
( Patika, keçi yolu. İLE/||/<> Taşlı yol, patika. )
- ÇIGRI ile ÇIGRI/ÇAGRI
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Küre. İLE Kuyu, değirmen ya da benzer şeylerdeki çıkrık. | Her tür palanga. | İp eğirmeye yarayan araç. )
- CİHAN ile CİHANŞAH ile CİHANŞİR
( JAHAN vs. JAHANSHAH vs. JAHANSHIR )
( جهان ile جهانشاه ile جهانشير )
( JACPEHAN ile JACPEHANESHAH ile جهانشير )
- CİHANGİR -ile
( Tophane - Fındıklı sırtları. [Kanuni Sultan Süleyman'ın oğlu Şehzâde Cihangir[1531-1553] adına yapılan cami adından.] )
- CİHANGÎRLER:
CENGİZ HAN ve (BÜYÜK) İSKENDER ve YAVUZ SULTAN SELİM ve NAPOLYON
- CİHAN-NÜMÂ ile/ve KIBLE-NÜMÂ
( Pusula. İLE/VE Kıble'yi gösteren. )
- CİHAZ[Ar.] değil/yerine/= AYGIT
( Aygıt, alet, takım. | Çeyiz, kadının evlenirken birlikte getirdiği eşyalar. )
- CİHAZ ile UYGULAYICI
( APPLIANCE vs. APPLIER )
( اسباب ile اعمال کننده )
( ASBAB ile EMAL KONANDEH )
- CİHAZLANMAK ile CİHAZ
- CİHET -ile
( YÜZ, YER | YAN, YÖN, TARAF | NEDEN, VESÎLE, İLGİ | GÖREV, HİZMET )
- CİHET ile/ve VECH[Ar. çoğ. VÜCÛH]
- CİHET/TARAF değil/yerine/= YÖN/DOĞRULTU
- ÇİJ/ÇİZ ile ÇİVİ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Demir çivi. İLE ... )
- CİK CİK (ÖTMEK)
- ÇİK ile ÇİK ÇİK/ÇİLİK ÇİLİK ile ÇİKİR ÇİKİR
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Aşık oyununda kullanılan bir sözcük. İLE Keçiyi çağırmak ya da yürütmek için kullanılan bir sözcük. İLE Ekmeğin içindeki küçük taş parçalarının çiğneme sırasında dişlerin arasında sıkışması ve dişlere çarpmasıyla çıkan ses. )
- ÇIKAR "AHLÂKI" ile/değil/yerine FERÂGAT AHLÂKI
( MORALS OF PROFIT vs. MORALS OF ABNEGATION )
- ÇIKAR(MENFAAT) ÇATIŞMASI ile/değil/yerine ÇIKAR İLİŞKİSİ
- HİZMET:
"ÇIKAR İÇİN" ile/değil/yerine/>< HAK İÇİN
- ÇIKAR ile/değil/yerine/>< ADÂLET
( Düşüncesiz ya da alçak düşünceleri olanlar için. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Yüksek düşünceleri olanlar için. )
- [ne yazık ki]
"ÇIKAR" ile/değil/yerine/>< AKIL
- ÇIKAR ile/ve/değil/yerine ALIŞVERİŞ
( [not] PROFIT vs./and/but RELATIONS
RELATIONS instead of PROFIT )
- ÇIKAR ile/değil/yerine/>< ÇIKARIM
- ÇIKAR ile/değil/yerine (")DEĞER(")
- ÇIKAR" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< FIRSAT
( davranis-tutum ypma ypa psikolojip bdvn )
- ÇIKAR >< GÜZEL/LİK
- ÇIKAR ile/değil/yerine/>< HAK
( Bir şey, çıkar ise hak değildir.
Hak ise çıkar değildir.
Hukukun abecesi budur. )
- ÇIKAR ile/değil/yerine HİZMET
- ÇIKAR ile/değil/yerine İLKE
( [not] PROFIT vs./but PRINCIPLE
PRINCIPLE instead of PROFIT )
- ÇIKAR ile/ve/||/<> KÂR
- ÇIKAR ile/değil/yerine KATKI
- ÇIKAR ile/değil/yerine OLASI ZARARLARI AZALTMA
- ÇIKAR ile/ve ÖNCELİK
- ÇIKAR ile/değil/yerine TAD/ZEVK
- ÇIKAR ile/değil/yerine/>< VİCDAN
( Çıkar konuşunca, vicdan susar fakat sus(turul)mamalıdır! )
- ÇIKAR/NEF'[Ar.] ile/yerine YARAR ile/yerine KÂR
( Ancak ayrılıkçılık ve çıkarcılık, dünyada gerçek ıstırabın ortaya çıkmasına neden olur. )
( It is only vs. separateness and self-seeking that real suffering appears in the world. )
- [ne yazık ki]
VEFÂ:
ÇIKARA ile/değil/yerine/>< KİŞİYE
- ÇIKARCI/LIK ile/ve YALAKA/LIK
- ÇIKARDAŞ ile/değil/yerine/>< ANLAMDAŞ
- ÇIKARILABİLİR ile İHRAÇ ile KARARNAMENİN ÇIKARILMASI ile SORUN ile İHRAÇÇI ile SORUNLAR
( ISSUABLE vs. ISSUANCE vs. ISSUANCE OF DECREE vs. ISSUE vs. ISSUER vs. ISSUES )
( قابل صدور ile صادر کردني ile انتشار دادني ile صدور ile ابلاق حکم ile شماره ile نتيجه بحث ile موضوع ile صادر کننده ile مطالب )
( GHABEL SADVAR ile SADAR KARDANY ile ENTESHAR DADANY ile SADVAR ile ABLAGH HOKAM ile SHMAREH ile نتيجه بحث ile MOZO ile SADAR KONANDEH ile MOTALEB )
- ÇIKARILABİLMEK ile ÇIKARILIVERMEK
- ÇIKARIM YAPMAK ile ANLAŞILIR ile ÇIKARIM ile ÇIKARIMSAL ile ÇIKARIM
( INFER vs. INFERABLE vs. INFERENCE vs. INFERENTIAL vs. INFERRED )
( استنباط کردن ile استقراء کردن ile استنتاج پذير ile استنباط ile تحليل استنباطي ile مستنبط ile استنباط شده )
( ESTANBAT KARDAN ile ESTEGHARA KARDAN ile ESTENTAJ PAZYR ile ESTANBAT ile TAHLYLE ESTANBATY ile MOSTANBET ile ESTANBAT SHODEH )
- ÇIKARIM" ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< ÇAĞRIŞIM
- ÇIKARIM ile/ve/değil/ne yazık ki "ÇAĞRIŞIM"
- ÇIKARIM ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DOLAYIM
- ÇIKARIM ile/ve/||/<>/< İLİNEK
- ÇIKARIM = İSTİDLÅL = INFERENCE, ILLATION[İng.] = INFÉRENCE[Fr.] = SCHLUSS[Alm.] = ILLATION, CONCLUSIO[Lat.]
- ÇIKARIM ile/ve/||/<> ÖNGÖRÜ
( vs./and/||/<> FORECAST )
- ÇIKARIM ile/değil/yerine (SADECE) DÜŞÜNME
( [not] INFERENCE vs./but (ONLY) THINKING
(ONLY) THINKING instead of INFERENCE )
- ÇIKARIM ile/değil SOYUTLA(N)MA
- ÇIKARIMIZI GÖZETMEK ile/ve/değil/yerine/<> ZARAR GÖRMEMEK
- ÇIKAR/LAR ile/ve KORUMA
- ÇIKARLAR.
GENEL ile/ve/||/<>/< ÖZEL
- ÇIKARLAR/IMIZ GEREĞİNCE değil/yerine İLİŞKİLER GEREĞİNCE
- ÇIKARLARIMIZI, BİRİLERİNDEN/ÖTEKİLERDEN ...:
!ÖNDE/ÜSTTE TUTMA(MA)K ile/değil/yerine AYRI TUTMA(MA)K
- ÇIKAR(LAR)INI DÜŞÜNME/K ile/değil/yerine ONU(N)/ÖTEKİ(Nİ/N)/SENİ(N)/KENDİ (İYİLİĞİN/ÇIKARIN) (İÇİN) DÜŞÜNME/K
- ÇIKAR(LAR)INI "DÜŞÜNMEK/İSTEMEK/BEKLEMEK" değil/yerine/>< HAK ETTİKLERİNE VE/VEYA ETTİĞİN KADARINA RIZÂ GÖSTERMEK
- KORUMAK ile/ve SÜRDÜRMEK
( TO PROTECT/SAVE vs./and TO KEEP ON )
- ÇIKARMA ile ÇIKARMA BOTU ile ÇIKARMA YERİ ile ÇIKARMA GEMİSİ ile ÇIKARMA BİRLİĞİ ile ÇIKARMA İŞARETİ ile ÇIKARMA HAREKATI
- ÇIKARMAK ile ÇIKARTMAK ile ÇIKARILMAK ile ÇIKARTILMAK ile ÇIKARABİLMEK ile ÇIKARTTIRMAK ile ÇIKARIVERMEK ile ÇIKARTABİLMEK ile ÇIKARTIVERMEK ile ÇIKAR ile ÇIKARCI/LIK ile ÇIKAR YOL ile ÇIKAR BUDAK
- ÇIKARMAK ile EKSTRAKT YAĞI ile HARAÇ ÇIKARMAK ile ÇIKARILABİLİR ile ÇIKARILAN ile EKSTRAKSİYON
( EXTRACT vs. EXTRACT OIL vs. EXTRACT TRIBUTE vs. EXTRACTABLE vs. EXTRACTED vs. EXTRACTION )
( عصاره ile بازوربيرون کشيدن ile ملخص ile روغن گرفتن ile خراج گرفتن ile استخراج شدني ile مستخرج ile به دست آمده ile عصارهگيري ile استخراج )
( ASAREH ile BAZORBYRON KESHYDAN ile ملخص ile ROGHEN GARAFTAN ile KHARAJ GARAFTAN ile ESTEKHARAJ SHODANY ile مستخرج ile BAH DAST AMODEH ile ASAREAGYRY ile ESTEKHARAJ )
- ÇIKAR/MENFAAT ile/<> EĞİLMEK
( Nokta kadar çıkar/menfaat için virgül kadar eğilmeye değmez. )
- ÇIKARSAMA ile/ve/<> BİLEŞİM
- ÇIKARSAMA ile "DOĞURTMA"
- ÇIKARSAMA ile KANI
- ÇIKARSAMA ile KANI
- ÇIKARSAMA ile/ve/<> USLAMLAMA
- ÇIKARSIZ ve/||/<> RİYÂSIZ
- ÇIKARTILABİLMEK ile ÇIKARTI ile ÇIKARTIŞ
- ÇIKARTMA ile/değil ÇIKARMA
( KIBRIS "ÇIKARTMASI" değil KIBRIS ÇIKARMASI )
- ÇIK/ÇIQ ile ÇIK/ÇIQ ile ÇIKAN/ÇIQAN
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Yansıma bir sözcük. İLE Selenini çıkarmak. İLE Teyze oğlu. )
- ÇIKIK ile KIRIK
( DISLOCATED vs. BROKEN )
- ÇIKIN ile/ve/<> BOHÇA
( Bir beze sarılarak düğünmlenmiş, küçük bohça. İLE/VE/<> İçine, çamaşır, elbise gibi şeyler koyup sarmaya yarayan, dört köşe kumaş. | İplik ya da kumaşın ticari birimine verilen ad. )
( BUNDLE )
- ÇIKINTILIK YAPMAK ile/ve/||/<>/> İSYAN (YA DA PROTESTO) ETMEK ile/ve/||/<>/> MARJİNAL OLMAYA/GÖRÜNMEYE ÇALIŞMAK
- ÇIKINTI/LIK ile ÇIKINTILI ile ÇIKINTISIZ
- ÇIKIP GELMEK/GİTMEK
- ÇIKIŞ ile/ve/değil/<> BUHARLAŞMA
- ÇIKIŞ ile ÇIKIŞ
( Dışarı. İLE Yukarı. )
- ÇIKIŞ ile/||/<> ÇIKIŞ BOŞLUĞU ile/||/<> ÇIKIŞ DEVRESİ ile/||/<> ÇIKIŞ DİRENCİ ile/||/<> ÇIKIŞ EMPEDANSI ile/||/<> ÇIKIŞ GÜCÜ ile/||/<> ÇIKIŞ TRAFOSU
( Bir devre, aygıt ya da terminalin verdiği sinyal, akım, gerilim, güç, sürücü güç vb. nicelikler. İLE/||/<> Bir mikrodalaga tüpünde elektron akışından yararlı gücün çıkarıldığı boşluk. İLE/||/<> Yük empedansını oluşturmak üzere çıkış elektroduna bağlanan bir dış devre. İLE/||/<> Bir devre ya da cihazın çıkış terminallerine gösterdiği direnç. İLE/||/<> Bir elektrik, elektronik devre ya da aygıt tarafından yük ya da güce gösterilen empedans. İLE/||/<> Bir elektronik tüp, algılayıcı vb. sistemlerden çıkış devresine ya da çıkış direnci üzerinden taşınan toplam güç. İLE/||/<> Bir radyo alıcısı ya da yükseltecin çıkış katını, hoparlörü ya da öteki devreleriyle eşlemek için kullanılan demir nüveli bir ses frekansı trafosu. )
( OUTPUT VS. OUTPUT GAP VS. OUTPUT CiRCUiT VS. OUTPUT RESiSTANCE VS. OUTPUT iMPEDANCE VS. OUTPUT POWER VS. OUTPUT TRANSFORMER )
( LASORTiE AVEC LA CREUSE DE LA SORTiE AVEC LE CiRCUiT DE LA SORTiE AVEC LA RéSiSTANCE DE LA SORTiE AVEC L'iMPEDANCE DE LA SORTiE AVEC LA PUiSSANCE DE LA SORTiE AVEC LE TRANSFORMATEUR DE LA SORTiE )
( AUSGANG, OUTPUT MiT AUSGANGSGAP MiT AUSGANGSKREiS MiT AUSGANGSRESiSTANZ, AUSGANGSWiDERSTAND MiT AUSGANGSiMPEDANZ, AUSGANGSSCHEiNWiDERSTAND MiT AUSGANGSLEiSTUNG MiT AUSGANGTRAFO, AUSGANGTRANSFORMATOR )
- ÇIKIŞ ile/>< ÇÖKÜŞ
- ÇIKIŞ ile HEYECAN ile ÇIKIYOR
( EXIT vs. EXITEMENT vs. EXITING )
( خروج ile مخرج ile دررو ile راه خروجي ile خروجي ile انگيزش ile افروختگي ile معجب )
( KHROJ ile MOKHARJ ile DARRO ile RAH KHROJY ile KHROJY ile ENGYZESH ile AFROKHTGY ile معجب )
- ÇIKIŞTA ile İNİŞTE
( Estağfirullah. İLE Elhamdülillah. )
( Elhamdülillah. İLE Estağfirullah. )
- ÇIKKINLAŞMAK ile ÇIKKIN
- CİKLET[İng.] değil/yerine/= SAKIZ
- ÇIKMA DURUMU -ile
- ÇIKMAK ile/ve İNCELMEK
- ÇIKMAK ile YÜKSELMEK
- ÇIKMAK/LIK ile ÇIKMAZ/LIK ile ÇIKMALI ile ÇIKMA DURUMU ile ÇIKMAZ SOKAK ile ÇIKMALI TÜMLEÇ ile ÇIKMALI TAMLAMA
- ÇIKMAYIM" değil ÇIKMAYAYIM
- ÇIKMAZ/AÇMAZ = GAYR-İ KABİL-İ HAL MESELE = APORIA[İng.] = APORIE[Fr.] = APORIE[Alm.] = APOROS[Yun.]
- ÇIKMAZ ile GEÇİLMEZ ile GEÇİLMEZ ile TUTKU ile TUTKULU ile DUYGUSUZ
( IMPASS vs. IMPASSABLE vs. IMPASSIBLE vs. IMPASSION vs. IMPASSIONED vs. IMPASSIVE )
( ششدر ile صعب العبور ile نا گذرا ile بي گدار ile فاقد احساس ile بههيجانآوردن ile بسيار غيور ile پوست کلفت )
( ششدر ile صعب العبور ile NA GOZARA ile BEY GODAR ile FAGHAD EHSAS ile بههيجانآوردن ile BESYAR GHYVAR ile POOST KOLOFT )
- ÇIKMAZ ile KISIR DÖNGÜ
- ÇIKMAZ ile KISKAÇ
- ÇİKOLATA ile "BEYAZ ÇİKOLATA"
( ... İLE Kakao çekirdeklerinin farklı bölümlerinden elde edilen kakao yağıdır. Bu nedenle, çikolata olarak kabul edilmemektedir. )
( Çikolatanın erime sıcaklığı 34 derecedir. )
- ÇİKOLATA ile ÇİKOLATA
( CHOCOLATE vs. CHOCOLATY )
( شکلات ile شوکولات ile شوکولاتي )
( SHEKLAT ile شوکولات ile شوکولاتي )
- ÇİKOLATA ile ÇİKOLATACI/LIK ile ÇİKOLATALI ile ÇİKOLATASIZ/LIK
- ÇIKRA ile/ve GEVEN/KEVEN
( Sık çalı. İLE/VE Baklagillerden, dikenli bir çalı. [Bazı çeşitlerinden, "kitre" denilen yapıştırıcı/zamk çıkarılır.] )
( ... cum/et ASTRAGALUS )
- ÇIKRIK ile ÇIKRIKLI ile ÇIKRIKÇI/LIK ile ÇIKRIKSIZ
- ÇİL ÇİL (ALTIN)
- ÇİL ile ÇİL ile CİL
( Ormantavuğügillerden, ormanlarda yaşayan bir kuş, dağtavuğu. İLE Çoğunlukla yüzde oluşan, kahverengi, küçük benekler. | Aynada oluşan leke. | Köklerdeki kıl gibi ince uzantılar. | Tüyünde, küçük benekler bulunan hayvan. | Yeni ve parlak. İLE Kuru saz otu. )
- ÇİL ile ÇİL[Oğuz] ile ÇİLDEY
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Gövde üzerinde kalan darp izi. İLE Gövdesel bir kusur. İLE Atın göğsünün üst tarafında ortaya çıkan bir çıban. )
- CİL- ile/||/<> CİLİ-/CİLİİ-/CİLİO-
( Kirpik. İLE/||/<> Gözün yapısıyla ilgili, kirpikle ilgili, kirpiksi yapı. )
- CİLÂ ile EMAY[Fr.]
( Bazı maddeleri korumak, belirli bir parlaklık kazandırmak ya da boyamak için kullanılan, saydam ya da donuk cama benzeyen bir cilâ. )
- ÇILA ile GÜBRE
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Taze at gübresi.[Ahırda bulunan] İLE ... )
- CİLÂ ile SAYKAL[Ar.]
( ... İLE Maden, ayna gibi nesneleri parlatmak için kullanılan cilâ. | Cilâlamakta kullanılan araç. | Bu cilâyı yapan kişi. )
- CİLALAMAK ile CİLALANMAK ile CİLALATMAK ile CİLALAYABİLMEK ile CİLA ile CİLACI/LIK ile CİLALI ile CİLASIZ/LIK ile CİLA TOPU ile CİLA YAĞI ile CİLALI TAŞ DEVRİ
- CİLBAN ile ÇALI FASULYESİ ile MÂŞ FASULYESİ[Fars., Sans.] ile MEKSİKA FASULYESİ ile SIRIK FASULYESİ ile SOYA[Mançuca] FASULYESİ
( Küçük taneli fasulye. İLE ... İLE Börülceye benzeyen fasulyenin iki türü. İLE ... İLE ... )
( ... cum ... cum PHASEOLUS OUREUS cum ... cum SOLA HISPIDA )
- ÇILDIR ÇILDIR
- ÇILDIRI/PSİKOZ ile SİNİRCE/NEVROZ
- ÇILDIRMAK ile ÇILDIRTMAK ile ÇILDIRABİLMEK ile ÇILDIRIVERMEK ile ÇILDIRTABİLMEK ile ÇILDIR ile ÇILDIR ÇILDIR
- CİLDİYE ile CİLDİYECİ/LİK
- ÇİLE ile ÇİLE
( Dervişlerin, kırk gün süre ile kendilerine uyguladıkları perhizli dönem. | Zahmet, sıkıntı. İLE Pamuk gibi her türlü iplik kangalı. | Yay kirişi. )
- ÇİLE ile HASRET
( HANK vs. HANKERING )
( کلاف کردن ile طعمه شکار ile شوق وافر )
( KOLAF KARDAN ile TAMEH SHKAR ile SHOGH VAFER )
- ÇİLE ile KELEP
( Pamuk gibi her türlü iplik kangalı. İLE Büyük iplik çilesi. | Bağlam, demet. )
- ÇİLE ile PEYGAMBER ÇİLESİ
- ÇİLE[Fars. < ÇİLLE] değil/yerine/= SIKINTI/KIRKÇA
- ÇİLECİ/LİK ile ADANMIŞ/LIK
- ÇİLECİLİK = ZÜHDİYE = ASCETISM[İng.] = ASCÉTISME[Fr.] = ASKESE, ASKETIK[Alm.] = ASKEIN[Yun.]
- ÇİLEDEN ÇIKARMAK ile BIKKINLIKLA ile ÖFKE
( EXASPERATE vs. EXASPERATEDLY vs. EXASPERATION )
( جري کردن ile ازجا در بردن ile اوقات تلخي ile اوقات تلخ )
( JARY KARDAN ile AZJA DAR BARDAN ile OQAT TALKHY ile OQAT TALKH )
- ÇİLEDEN ÇIKARMAK ile ÇILDIRTAN
( INFURIATE vs. INFURIATING )
( بسيار خشمگين کردن ile بخشم آورنده )
( BESYAR KHSHMGYNE KARDAN ile BAKHSHAM AVARANDEH )
- ÇİLEDEN ÇIKMAK ile/ve/||/<> ÇIĞIRDAN ÇIKMAK
- ÇİLEDEN ÇIKMAK ile/ve/<> HALVET KIRMAK
- Çileden çıkarmamak için DİNLE!!!
- Çileden çıktığında DİNLE!!!
- Çileden çıktığında SUS!!!
- Çile'deyken DİNLE!!!
- Çile'deyken SUS!!!
- ÇİLEK ile BÖĞÜRTLEN/DİKENDUTU/İT ÜZÜMÜ ile DUT ile AHUDUDU(AĞAÇÇİLEĞİ)/FRAMBUAZ[Fr. < FRAMBOISE]
( BÜK, DİKENDUTU: Böğürtlen. )
( AGREGAT MEYVELER: Birkaç karpeli olan, tek bir çiçekten gelişen meyve. )
( Gülgillerden, sapları sürüngen, çiçekleri beyaz bir bitki. | Bu bitkinin güzel kokulu, pembe, kırmızı renkli meyvesi. İLE Gülgillerden, bahçe çitlerinde, yol kenarlarında kendiliğinden yetişen dikenli ve çok yıllık bir çalı, diken dutu. | Bu bitkinin önce kırmızı, olgunlaştığında kararan mayhoş yemişi. İLE Gülgillerden, böğürtleni andıran, çalı görünümünde, dikenli bir bitki. | Bu bitkinin duta benzeyen, kırmızı renkli, sulu ve kokulu yemişi. )
( FERAVLE ile HİM ile ... ile ... )
( STRAWBERRY vs. BLACKBERRY/DEWBERRY vs. MULBERRY vs. RASPBERRY )
( FRAGARIA VESCA cum RUBUS cum MORUS ALBA cum RUBUS IDAEUS )
( ... ile TÛT-İ ŞEVKÎ ile TÛT ile ... )
- ÇİLEK ile ÇİLEKLİ ile ÇİLEKÇİ/LİK ile ÇİLEK SUYU ile ÇİLEK ÜZÜMÜ ile ÇİLEK REÇELİ ile ÇİLEK KOMPOSTOSU
- ÇİLEK ile DAĞ ÇİLEĞİ/YABANİ ÇİLEK/KOCAYEMİŞ/PİĞRETİN
- ÇİLEK ile/değil/ne yazık ki FRENKÇİLEĞİ
( ... İLE/DEĞİL/NE YAZIK Kİ Kokusuz, kırmızı ve iri meyve veren çilek türü. )
- ÇİLEKEŞ değil/yerine/= KIRKÇI
- ÇİLEMEK ile ÇİL ile ÇİLE ile ÇİLECİ/LİK ile ÇİLELİ ile ÇİL ÇİL ile ÇİLESİZ
- ÇİLEYİ (SEÇMEYİN!) ile/ve/değil/||/<>/< ÇİLEĞİ (SEÇMEYİN!)
- ÇILGIN ile ÇILGINCA
( FRANTIC vs. FRANTICALLY )
( ديوانه وار )
( DYVANEH VAR )
- ÇILGIN ile ÇILGINLIK
( FRENZIED vs. FRENZY )
( شوريده ile شوريده حال ile شوريده کردن ile شوريدگي )
( SHORYDAH ile SHORYDAH HAL ile SHORYDAH KARDAN ile شوريدگي )
- ÇILGIN ile SAYIKLAMA ile DELİRYUM TİTREMELERİ
( DELIRIOUS vs. DELIRIUM vs. DELIRIUM TREMENS )
( سرسامي ile هذياني ile پرتگويي ile داء الخمر ile جنون خمري ile سرسام ile هذيان ile هذيان خمري )
( SARSAMY ile هذياني ile PORTEGOYY ile داء الخمر ile JENON KHMARY ile SARSAM ile NPAZYAN ile هذيان خمري )
- ÇILGINA DÖNMÜŞ ile ÇILGINA DÖNEN
( BERSERK vs. BERSERKER )
( ازجا دررفته ile ازجادررفته )
( AZJA DARRAFTEH ile AZJADARRAFTEH )
- ÇILGINLAŞMAK ile ÇILGINLAŞABİLMEK ile ÇILGIN/LIK ile ÇILGINCA
- ÇILGIN/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< APTAL/LIK
- CILIBIT ile DOĞU CILIBITI
- Çilingir sofrasında DİNLE!!!
- ÇİLİNGİR/LİK ile ÇİLİNGİR SOFRASI
- CILIZ/ENEZE/İNEZE ile SISKA
- CILIZLAŞMAK ile CILIZ/LIK
- CILKLAŞMAK ile CILK/LIK
- CİLLE ile CİLLE ile CİLLE ile CİLLE ile CİLLE ile CİLLE ile CİLLE ile CİLLE ile ÇİLE
( Madeni kalem ucu. İLE Sedir. İLE Üstü toprak ile örtülmüş küçük ve alçak ev. İLE İşin içine iyice girmek. İLE Hile. | İşkence. İLE Yalnız kişi. İLE Gerdek gecesi, gelin ile güveyi el ele dolaştırma geleneği. İLE Büyük testi. )
- ÇİLLER, ÖZER UÇURAN (İST. 1939) :
( Robert Kolej ve Boston Üniversitesinde eğitimini tamamladı. Yüksek Mühendis olarak iş hayatına atıldı. Çukurova Holding ve Has Holding'de genel koordinatör, İstanbul Bankasında Genel Müdür ve murahhas üye olarak üst düzeyde görevlerde bulundu. Bilahare Marsan Holdingi kurarak kendi işinin başına geçti. Sarıyer Spor Kulübü'nde 4 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )
- ÇİLLER, TANSU (İST. 1946) :
( Yeniköy'de ikamet etmektedir. İstanbul Fındıklı İsmet Paşa İlkokulunda okula başladı, Bilecik'te Edipali İlkokuluna kaydoldu ve bu okulu bitirdi. Amerikan Kız Kolejinden mezun oldu ve Robert Kolej Ekonomi Bölümünü bitirdi. Yüksek Lisansını New Nampshire Üniversitesi, Doktorasını Connecticut Üniversitesi'nde verdi. Doktora sonrası çalışmalarını ise Yale Üniversite'nde devam ettirdi. 1978'de doçent, 1983'te profesör oldu. Başta Boğaziçi Üniversitesi olmak üzere çeşitli üniversitelerde akademisyen olarak görev yaptı. 1990'da Doğru Yol Partisi saflarında politikaya atıldı. 1991 seçimlerinde İstanbul milletvekili seçildi. SHP ve DYP Koalisyonunda Ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı oldu. 1993 DYP olağanüstü genel kurulunda Genel Başkanlık seçildi ve Türkiye'nin ilk Kadın Başbakanı oldu. 1993'ten Mart 1996'ya kadar 50, 51 ve 52. Cumhuriyet Hükümetlerinde başbakanlık yaptı. 1996'da RP - DYP arasında kurulan 54. Hükümette Dışişleri Bakanlığı ve Başbakan Yardımcılığı yaptı. 3 Kasım 2002 de yapılan erken genel seçimde DYP‘nin barajı aşamaması üzerine genel başkanlık görevinden istifa etti ve aktif politikadan çekildi. 19, 20 ve 21. dönem İstanbul Milletvekilliği yaptı. Türkiye'nin ilk Kadın Başbakanı ve ilk kadın Dışişleri Bakanıdır. Ekonomi ile ilgili yayınlanmış sekiz kitabı vardır. )
- CİLT/KAPAK
- CİLTLEMEK ile CİLTLENMEK ile CİLTLETMEK ile CİLTLENEBİLMEK ile CİLTLETEBİLMEK ile CİLTLEYEBİLMEK ile CİLT/LİK ile CİLTLİ ile CİLTÇİ/LİK ile CİLTSİZ ile CİLT KAPAĞI
- CİLTTE:
YEK-ŞAH ile/ve/||/<> YAZMA ile/ve/||/<> GÖMME(ŞEMSE)[SOĞUK ve MÜLEMMÂ] ile/ve/||/<> CİHAR ile/ve/||/<> EBRU ile/ve/||/<> ZER-DUA ile/ve/||/<> SİM-DÜZ ile/ve/||/<> LAKE ile/ve/||/<> ZİLBAHAR[BAKLAVA] ile/ve/||/<> MEMLÛK(KAHVERENGİ) ile/ve/||/<> SELÇUK
- CİLVE ile FİNGİRDEMEK
- CİLVELENMEK ile CİLVELEŞMEK ile CİLVELEŞEBİLMEK ile CİLVE ile CİLVELİ/LİK ile CİLVESİZ/LİK
- ÇİM, TURGUT SEZER (SALİHLİ, 1939) :
( Büyükdere'den transfer edildi (1965). Beş sezon (1965 - 1970) Sarıyer'de tescilli kaldı. 70 Lig, 7 B takımlar Ligi, 3 Turnuva maçı olmak üzere 88 resmi ve 16 özel maçla birlikte toplam olarak 104 kez Sarıyer formasını giydi. Lig maçlarında takımına 1 gol kazandırdı. Futbolu Sarıyer'de bıraktı. )
- ÇİM ile/ve/değil/<> ARAPSAÇI
( ... İLE Bir vaziyet planında, genellikle yeşil alanları belirlemek üzere girişik kıvrımlı çizgilerle yapılan bir çeşit tarama. | Bahçelerde, çim yerine kullanılan bir yeşillik. )
- ÇİM ile ÇİM BİÇME MAKİNESİ
( LAWN vs. LAWN MOWER )
( علفزار ile چمن ile علف چين )
( ALAFZAR ile CHAMAN ile ALAF CHYNE )
- ÇİM ile ÇİM ÇİM ile ÇİM KAYAĞI
- ÇİM ile ÇİM ile ÇİMGEN
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Bir şeyin çiğ ya da nemli olma durumunu pekiştirmek için kullanılan ilgeç. İLE Turba. Topraktan koparılmadan kuruyan ve yoğun, kömürleşmiş, sık köklü, yapısıyla ateş yakarken iyi bir tutuşturucu olan bitki örtüsü. İLE Otlak, turbalık. )
- CİM ile CİMA
- ÇIMA ile ÇIMACI/LIK
- CİMÂ'[Ar.] ile CİMÂH[Ar.] ile CİMA[İt.]/ÇIMA(/ÇIMACI)
( Birleşme. [insanda] İLE Atın sert başlı olması. İLE Gemiyi iskeleye bağlamak için kullanılan halat. | Halat ucu. (Vapur iskelelerinde halat/çıma uzatan ya da tutan işçi.) )
- CİMA' ile/ve CUMA
( Gövdelerin birleşmesi. İLE/VE Gönüllerin birleşmesi. )
( Esre ile. İLE/VE Ötre ile. )
- CİMÂL[Ar.] ile CİMÂR[Ar.]
( Eril develer. İLE Toplu kabîle. | Süvâri alayı. )
- ÇİMBALİ -ile
( Orkestralarda çalınan, iki yuvarlak yüzeyden oluşmuş metal, vurmalı çalgı. )
- CIMBARLAMAK ile CIMBAR
- CIMBIZ ile/değil/yerine BÜYÜTEÇ
( [not] TWEEZERS vs./but MAGNIFYING/BURNING GLASS
MAGNIFYING/BURNING GLASS instead of TWEEZERS )
- CIMBIZ[Yun.] ile/||/<> MAŞA[Fars. < MAŞE]
- CIMBIZLAMAK ile CIMBIZ ile CIMBIZCI/LIK
- CİMCİK ile ÇİMDİK
- ÇİMDİKLEMEK ile ÇİMDİKLENMEK ile ÇİMDİK
- ÇİMEN, HAKAN (ANK. 1973) :
( Sarıyer altyapısından yetişti. Yaş gruplarında oynadıktan sonra profesyonel takım kadrosuna alındı. Sarıyer forması altında 175 Lig, 46 Ümit ve Paf Lig maçı, 30 Amatör Lig maçı, 15 Kupa ve 2 Turnuva maçı olmak üzere 268 resmi ve 81 özel maçla birlikte toplam olarak 349 müsabaka oynadı. Rakip kalelere 9 ve 1 golde kendi kalesine attı. Denizlispor'a transfer ederek Sarıyer'den ayrıldı (2000). )
- ÇİM(EN) ile/ve AYRIKOTU
( GRASS vs./and QUACK GRASS )
( LOLIUM cum AGROPYRUM REPENS )
- ÇİMEN ile BEZELYE ile ÇİMEN DUL ile ÇİMEN DUL ile OTLAK
( GRASS vs. GRASS PEA vs. GRASS WIDOW vs. GRASS WIDOWER vs. GRASSLAND )
( ماري جوانا ile سبزه ile چمن ile علف ile ماش ile زن خراب ile مرد بيوه ile سبزه زار ile علفزار )
( ماري جوانا ile SABZEH ile CHAMAN ile ALAF ile MASH ile ZAN KHARAB ile MARD BEYVAH ile SABZEH ZAR ile ALAFZAR )
- ÇİMEN ile ÇİMENLİK
( GRASS vs. LAWN )
- ÇİMEN ile KARAÇAYIR
( Buğdaygillerden, çimen biçiminde ya da geniş çayır olarak yetiştirilen bir park bitkisi. )
( ... cum LOLIUM )
- ÇİMEN/LİK ile ÇİMENLİ ile ÇİMENSİZ
- ÇİMENTO ile ÇİMENTO İŞİ ile ÇİMENTO İŞÇİSİ
( CEMENT vs. CEMENT WORK vs. CEMENT WORKER )
( سمنت کردن ile سيمان ile سمنت ile سيمان کاري ile سيمان کار )
( SEMONT KARDAN ile SYMAN ile SEMONT ile SYMAN KARY ile SYMAN KAR )
- ÇİMENTO ile KALEKİM
( ... İLE Tamir harcı. )
( İnce. İLE Kalın. )
( ... İLE İçinde ince kum yer almaktadır. )
- ÇİMENTO ile KLİNKER[İng. < CLINKER]
( ... İLE Çimento yapımında fırından ezilmeden çıkan pişirme ürünü. )
- ÇİMENTO değil/yerine/= TAŞÖZÜ
- ÇİMENTOLAMAK ile ÇİMENTOLANMAK ile ÇİMENTOLATMAK ile ÇİMENTOLAYABİLMEK ile ÇİMENTO ile ÇİMENTOCU/LUK ile ÇİMENTOLU ile ÇİMENTOSUZ ile ÇİMENTO BOYA
- ÇIMKIRIK/SANK -ile
( Kuş pisliği. )
- ÇİMLEMEK ile ÇİMLENMEK ile ÇİMLENDİRMEK ile ÇİMLENİVERMEK ile ÇİMLENDİRİLMEK
- ÇİMLENME DEVRESİ = MEVSİM-İ İFRÂH = PÉRIODE DE GERMINATION
- ÇİMLENME, ŞEKİLLENME = İFRÂH = GERMINATION
- CİMNASTİK/JİMLASTİK değil JİMNASTİK[Fr.] değil ESNETİM
- CIMON ve/||/<> PERO
(
)
( Barok tarzının önde gelen adlarından Paul Rubens'in,
1635'te yaptığı bu tablo, Rusya'nın St. Petersburg kentinde bulunan Hermitage Müzesi'nde sergileniyor.
Elleri bağlanmış yaşlı adam Cimon, dönemin iktidarı tarafından itirafa zorlanmak için açlığa mahkum edilmiş. Yeni doğum yapan kızı Pero, büyük zorluklarla gardiyanlara rüşvet vererek babasını ziyaret eder ve kendi sütüyle babasını açlıktan ve ölümden korumak için emzirir.
Kızın yüzündeki kaygı, kapıya baktığı açıkça görülen duruşu, babasının omzunu şefkatle kavrayışı, güçlü duruşu ve cesareti yansıtmış. Babanın, kızının memesini emerken yüzünde oluşan o çaresizliğini, ellerini koyuş biçimi ve gövde dili ile kabullenişini harika yansıtmış ressam.
Nasıl bakarsak o'yuz, o kadarız.
Ne okursak o'yuz, o kadarız.
Ne anlarsak o'yuz, o kadarız.
Ne yersek o'yuz, o kadarız.
Bakış açımız, bizi anlatır; baktığımız şey değil.
Sanatın gücü, işte budur. )
- CİMRİ/NEKES[Fars. < NÂ+KES]/PİNTİ/MIHSIÇTI[argo] değil/yerine/= KISMIK
( Aşırı derecede tutumlu. )
- CİMRİ/PİNTİ/NEKES değil/yerine/= ELİSIKI/KISMIK/VARYEMEZ
- CİMRİLEŞMEK ile CİMRİLEŞEBİLMEK ile CİMRİ/LİK ile CİMRİCE
- CİMRİ/LİK, HASİS/LİK, PİNTİ/LİK ile/değil/yerine TUTUMLU/LUK
( BUHL/BUHÛL, HİSSET ile/değil/yerine ... )
( STINGI/NESS, PARSIMONIOUS vs./and THRIFTY/NESS
THRIFTY/NESS instead of STINGI/NESS, PARSIMONIOUS )
- CİMRİLİK ile/ve/değil PARA HARCAYAMAMAK
( Bazı kişiler cimri değildir fakat para da harcayamaz. )
- ÇİN -ile
( KURT [Siyenpice] )
- ÇİN KALAN TEOREMİ ile/||/<> EUKLİDYEN ALGORİTMA
( ÇKT eş zamanlı kongrüans, Euklidyen OBEB bulma. )
( Formül: Sistem çözümü İLE gcd )
( Sun Zi tarafından 300 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- ÇİN KALAN TEOREMİ ile/||/<> MODÜLER ARİTMETİK
( Çin Kalan Teoremi eşzamanlı kongrüansları çözer İLE modüler aritmetik kalanlı işlemleri kullanır. )
( Sun Zi tarafından 400 yılında keşfedildi/formüle edildi. (400-460) (Ülke: Çin) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Çin Kalan Teoremi) )
- CİN KÜLTÜRÜ ile/değil/yerine/||/>< DİN KÜLTÜRÜ
( Din kültürünün bittiği yerde/zaman cin kültürü başlar. )
( [not] JINN CULTURE vs./but/instead of/||/>< RELIGION CULTURE )
- ÇİN('Lİ) ile JAPONYA('LI)
( Çin-Tibet dil ailesindedir. İLE Ural-Altay dil ailesindedir.
[İkisinde de Kanji abece kullanılır.] )
( [saçları ve kaşları] Daha seyrek. İLE Daha yoğun. )
( [boy] Daha uzun. İLE Daha kısa. )
( [ten] Daha koyu, buğday. İLE Daha beyaz. )
- TARÇIN:
ÇİN ile/değil/yerine SEYLAN
(
)
- ÇİN TIBBI ile YUNAN TIBBI
( LLOYD )
- ÇIN ile ÇIN
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Doğru söz. İLE Doğruluk, doğruculuk. İLE + Dil )
- ÇİN ile ÇİN ASTER
( CHINA vs. CHINA ASTER )
( ظروف چيني ile چين ile رعنا زيبا )
( ZAROF CHYNEY ile CHYNE ile RANA ZYBA )
- ÇIN ile ÇIN ÇIN
- ÇÎN[Fars.] ile -ÇÎN[Fars.] ile "CİN/N"[Ar.]
( Kıvrım, büklüm, çatıklık, buruşukluk. İLE "toplayan, derleyen" anlamlarıyla bileşik sözcükler oluşturur.[HÛŞE-ÇÎN: Başak toplayan.] İLE Dinî inanışa göre duyularla kavranamayan, insan gibi yapma ve anlama yeteneğine sahip, ilâhî emirlere uymakla yükümlü tutulan yaratık. | Masallarda göze görünmeyen, türlü biçimlere girebilen, iyilik de kötülük de yapabilen yaratık." )
(1996'dan beri)