Bugün[16 Şubat 2026]
itibarı ile 11.762 başlık/FaRk ile birlikte,
11.762 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(7/48)


- BELLEK YİTİMİ ile DUYUM YİTİMİ ile ACI YİTİMİ ile SÖZ YİTİMİ ile HAREKETLERDEKİ DÜZENSİZLİK

( ZIYÂ-İ HÂFIZA ile ZIYÂ-İ HİSS ile ZIYÂ-İ ELEM ile ZIYÂ-İ KELÂM ile ZIYÂ-İ İNTİZÂM )

( AMNÉSIE avec ANESTHÉSIE avec ANALGÉSIE avec APHASIE avec ATAXIE )


- BELLEK-GÖVDE(/NEDENSEL-GÖVDE) ile/ve/değil/yerine/< GÖVDE


- BELLEME ile BELLEME

( Öğrenip akılda tutmak. | Sanmak. İLE Bel denilen araçla toprağı işlemek. )


- BELLEMEK ile BELLEMEK

( Öğrenip akılda tutmak: | Öğrenmek. İLE Bel denilen araçla toprağı işlemek, aktarmak. )


- BELLİ/BELİ" değil/< BELİRLİ


- BELLİ ile/değil "BELLİ"[< BELİRLİ]

( Beli olan, bel vermek, bel vermiş olan. @@ Belirli, belirgin. )


- BELOUSOV-ZHABOTİNSKY İLE OREGONATOR İLE BRUSSELATOR ile/||/<> KİMYASAL OSİLATÖRLER

( Periyodik kimyasal reaksiyonlar. )

( Formül: A → X İLE 2X+Y → 3X )


- BEN OLMA GEREKSİNİMİ ile/ve/||/<>/> AİT OLMA GEREKSİNİMİ

( En temel/öncelikli gereksinimler. )


- BEN:
"ŞUYUM/BUYUM, BU/ŞU KADARIM!" ile/ve/değil/yerine/||/<>/></>/< BEN'İM


- BEN YAPTIM/BİLİYOR(D)UM" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BİRİ UYARDI/ANIMSATTI


- BENCE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KANAATİMCE


- BENCE/BANA GÖRE/BENİM İÇİN değil/yerine SANIRIM


- BENCİLLİK ile/değil/>< KENDİNİ ÖNCELİKLENDİRMEK

( Gereksinimlerinin karşılanmasına alışık olmayana, kendini önceliklendirmek, "bencillik" gibi gelebilir. )


- BENDE KUSUR VAR değil BİR HATA YAPMIŞIM


- BENİ ANLAMADIN değil DEDİĞİMİ ANLAMADIN


- BENİ ANLAYIN ile/değil/yerine/< DEDİĞİMİ ANLAYIN


- BENİM YEĞLEDİĞİM/TERCİHİM ile/ve/değil/yerine/||/<> BİLİMİN YEĞLEDİĞİ/TERCİHİ


- BENİMSEMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> KARŞI ÇIKABİLMEK


- BENİMSEMEK ile "SAHİP ÇIKMAK"


- BENİMSEMEK ile/ve/<> SAVUNMAK


- BENİMSEMEK ile "TUTMAK"

( TO ADOPT vs. "TO SUPPORT/LIKE" )


- BENJAMIN ile BENJAMIN

( Walter Benjamin İLE Benjamin Franklin )

( 15 Temmuz 1892 - 26 Eylül 1940 İLE 17 Ocak 1706 - 17 Nisan 1790 )

( Alman edebiyat eleştirmeni, düşünür, kültür tarihçisi ve estetik kuramcısı. İLE Yayıncı, yazar, mucit, felsefeci, biliminsanı ve siyasetçi. )


- BENLİK:
"HADDİ AŞMAK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BİLMEK


- BENMERKEZCİ/LİK ile/ve/değil/||/<> BENMERKEZLİ/LİK


- BENMERKEZCİ/LİK ile/değil/yerine/>< EVRENSELLİK


- BENT BAĞI ile/||/<> BANANA BAĞI

( Bent gergin halka siklopropan, banana çoklu bağ. )

( Formül: Walsh İLE Pauling )


- BENZEMEZLİK ile/ve/||/<>/< BİRİCİKLİK


- BENZEN ile BENZEN DİSÜLFONİK ASİT ile BENZEN HEKZAKLORÜR ile BENZEN MONOSÜLFONİK ASİT ile BENZEN SÜLFİNİK ASİT ile BENZİDİN ile BENZİN

( Formülü, C6H6, k.n. 78 °C; e.n. 5 °C, mol kütlesi 78,11 g olan, doymamış bir bileşik olduğu halde bu tür bileşiklere özgü katılma tepkimelerini vermeyen; renksiz, suda çözünmeyip alkol, eter ve asetonda çözünen, organik sentezlerde, boya üretiminde çözücü olarak kullanılan ve yanıcı bir organik madde. İLE Formülü, C6H4(SO3, H)2, mol kütlesi 238,2 g olan ve organik sentezlerde kullanılan aromatik bir madde. İLE Formülü, C6H6Cl6, mol kütlesi 290,78 g, e.n. 229 °C olan, suda çözünen, beyaz ve katı bir madde. İLE Formülü, C6H5(SO3H), mol kütlesi 158,2 g olan, renksiz, suda çözünmeyen ve aminler için belirteç olarak kullanılan aromatik bir madde. İLE Formülü, C6H5SO3-OH, mol kütlesi 142,1 g, e.n. 83 °C, bozunma noktası 100 °C, benzensülfonil ile izomer olan ve renksiz prizma biçiminde katı bir madde. İLE Formülü NH2C6H4-C6H4-NH2, mol kütlesi 184,23 g, e.n. 127 °C olan, sülfatlar, kan ve yüksek değerlikli metallerin düşük miktarları için ayıraç olarak kullanılan, alkol ve asitte çözünüp, suda az çözünen ve kaynayan suda çözünen organik bir madde. İLE Ham petrolün damıtılmasıyla 40-200 °C'de elde edilen, hidrokarbonlardan oluşan ve ham petrolün yaklaşık %30'unu oluşturan, renksiz bir sıvı olup, suda çözünmeyen, organik çözücülerle karışan, yağlar, alkaloit ve lastik için çözücü, tekstil temizleyicisi ve başlıca oto yakıtı olmak üzere çeşitli sanayi ürünlerinde girdi ya da çözücü olarak kullanılan ve karbon sayısı 7-12 olan bir kısım. )


- BENZEN[< Fr. < Ar.] ile BENZİN[< Fr. < Ar.]

( Madenkömürü katranından çıkarılan, C6H6 formulündeki hidrokarbonun bilimsel adı. İLE Petrolün damıtılması ile elde edilen, özgül ağırlığı, yaklaşık olarak 0,65 olan, renksiz, uçucu, kendine özgü kokusu olan bir sıvı. | Benzen. )


- BENZEN ile/||/<> HALKA

( Benzen halka yapısı İLE Kekulé yapısı )

( August Kekulé tarafından 1865 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1829-1896) (Ülke: Almanya) (Alan: Kimya) (Önemli katkıları: Benzen halka yapısı) )


- BENZERLİK ile/ve/değil/||/<>/< DOLAYLILIK


- BENZER/LİK ile/ve/değil/||/<> PARALEL/LİK


- BENZER/LİK ile TUTARLI/LIK


- BENZER/LİK ile/ve YAKLAŞIK/LIK

( SIMILAR/NESS vs./and APPROXIMATE/NESS )


- BENZETME" ile/ve/değil/||/<>/< İLİŞKİ


- BENZETME ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TANIM

( "Ağyârını câmî, efrâdını mânî." İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Ağyârını mânî, efrâdını câmî. )


- BENZOİD AROMATİKLİK ile/||/<> NON-BENZOİD AROMATİKLİK

( Benzoid aromatiklik benzene benzeri halka yapısıyken, non-benzoid heteroatomlu halka sistemleridir )

( Formül: Hückel kuralı 4n+2 )


- BEREKETLİ HİLAL ile/||/<> ANADOLU PLATOSU

( Bereketli Hilal tarımın doğuş yeri İLE Anadolu platosu yayılma bölgesidir. Bereketli Hilal vahşi tahıl İLE Anadolu evcilleştirilmiş tahıl içerir. Göbeklitepe Bereketli Hilal'da İLE Neolitik Devrimin merkezi olabilir. )

( V. Gordon Childe tarafından 1936 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1892-1957) (Ülke: Avustralya/İngiltere) (Alan: Arkeoloji) (Önemli katkıları: Neolitik Devrim kavramını ortaya attı, kentsel devrim teorisi, kültürel evrim yaklaşımı) )


- BEREKETLİ[Ar.] değil/yerine/= ARTAĞAN

( Mutluluk, meymenet, saadet. | Nimette bolluk ve iyilik. )


- BERGMAN ile/ve/||/<> BORGMAN

( Einstein'in, Amerika'ya giderken yanında olmasını istediği iki matematikçi. )


- BERİL ile BERİLYUM[Be]

( Doğada, altıgen billurlar durumunda bulunan, saydam, çoğu yeşil renkli berilyum ve alüminyum silikat. iLE Atom sayısı 4, yoğunluğu 1.73 olan, zümrüt gibi kimi taşların bileşiminde bulunan, havanın etkisine karşı ince bir oksit tabakasıyla kaplı öğe/element. )


- BERKOVİCH SPACE ile/||/<> FORMAL SCHEME

( Berkovich space non-archimedean analitik geometriyken İLE formal scheme formsal tamamlanma geometrisidir )

( Formül: Berkovich spectrum )


- BERNOULLİ DENKLEMİ ile/||/<> NAVİER-STOKES

( Bernoulli ideal akışkan enerji, Navier-Stokes viskoz momentum korunumu. )

( Formül: P + ½ρv² + ρgh = sabit )

( Daniel Bernoulli tarafından 1738 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- BERNOULLİ İLE PASCAL İLE ARŞİMET ile/||/<> AKIŞKAN STATİĞİ PRENSİPLERİ

( Sıvıların temel davranış ilkeleri. )

( Formül: P + ½ρv² + ρgh = sabit )

( Daniel Bernoulli tarafından 1738 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- BERNOULLİ İLE VENTURİ İLE PİTOT ile/||/<> AKIŞ DİNAMİĞİ

( Akışkan hareket yasaları. )

( Formül: P + ½ρv² + ρgh = sabit )

( Daniel Bernoulli tarafından 1738 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- BERNOULLİ İLKESİ ile/||/<> PASCAL İLKESİ

( Bernoulli enerji korunumu, Pascal basınç iletimi )

( Formül: P + ½ρv² + ρgh = sabit İLE P₁ = P₂ )

( Daniel Bernoulli tarafından 1738 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- BERNOULLİ ile/||/<> İLKESİ

( Akışkan dinamiği, Bernoulli denklemi )

( Daniel Bernoulli tarafından 1738 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1700-1782) (Ülke: İsviçre) (Alan: Matematik, Fizik) (Önemli katkıları: Bernoulli prensibi, akışkanlar mekaniği) )


- BERRY FAZI ile/||/<> DİNAMİK FAZ

( Berry fazı adiabatik evrimdeki geometrik fazyken İLE dinamik faz zamana bağlı enerji fazıdır )

( Formül: γ = i∮⟨n|∇_R|n⟩⋅dR )


- BERRY PARADOKSU ile/||/<> TANIMLAMA PARADOKSU

( Berry paradoksu "on iki sözcükten az ile tanımlanamayan en küçük sayı" İLE tanımlama paradoksu dil ve meta-dil karışımıdır. Berry paradoksu kendini tanımlarken çelişki yaratır İLE doğal dilin mantıksal sınırlarını gösterir. )

( G. G. Berry tarafından 1906 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- BERRY PSEUDOROTATION ile/||/<> TURNSTİLE ROTASYON

( Berry TBP eksenel-ekvatoryal, turnstile tetrahedral. )

( Formül: 120° İLE 60° dönüş )


- BERVECH-İ ÂDE ile/ve/||/<> BERVECH-İ ÂTÎ/ZÎR ile/ve/||/<> BERVECH-İ BÂLÂ ile/ve/||/<> BERVECH-İ MÂRUZ ile/ve/||/<> BERVECH-İ PEŞİN

( Âdet olduğu üzere. İLE/VE/||/<> Aşağıda olduğu gibi, aşağıda görüleceği üzere. İLE/VE/||/<> Yukarıda olduğu gibi, yukarıda görüldüğü üzere. İLE/VE/||/<> Bildirildiği gibi, arz olunduğu üzere. İLE/VE/||/<> Peşin olarak. )


- BESİN ZİNCİRİ ile/||/<> BESİN AĞI

( Zincir tek yol, ağ çoklu beslenme ilişkisidir )

( Formül: Doğrusal İLE karmaşık )


- BESLEMEK ile/ve/<> DESTEKLEMEK


- BESLEMEK ve/||/<> DESTEKLEMEK


- BESLE(N)ME ve/> SESLE(N)ME

( Ancak, hem zihinsel, hem fiziksel olanakları karşılanan kişi bir şey söylemeye, seslenmeye, hakkını aramaya olanak(güç/fırsat) bulur. )


- BESLENME ile TUTUNMA


- BESSEL FONKSİYONU ile/||/<> LEGENDRE POLİNOMU

( Bessel silindirik simetri J_n, Legendre küresel P_l. )

( Formül: J_n(kr) İLE P_l(cosθ) )


- BETİK:
"SATILSIN DİYE" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< OKUNSUN DİYE


- BETİK ve/||/<>/< TAMAMLANDIĞI YERDE BAŞLAYAN


- BETİMLEME ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KAVRAM

( CONCEPT vs./and/<> TO DESCRIBE )


- BETİMLEME ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TANIMLAMA


- BEYAN ile SAVUNMA


- BEYÂN(/Î) ile/ve/değil/||/<> Â'YÂN/İYÂN/IYÂN(/Î)


- BEYAZ CÜCE ile/||/<> KIRMIZI DEV

( Beyaz cüce küçük sıcak yoğun İLE kırmızı dev büyük soğuk seyrek )

( Formül: M < 1.4 M☉ (Chandrasekhar limiti) )


- BEYAZ (TÜYLÜ) KUĞU ile/ve SİYAH (TÜYLÜ) KUĞU

( ... İLE Bilim Tarihi'ni altüst eden ve Karl Raimund Popper'ın tespitiyle, bilimselliğin "Doğrulanabilirlik İlkesi" ile değil "Yanlışlanabilirlik İlkesi" ile sağlam zemine oturmasına vesile olan ve örnek olarak kullanılan siyah kuğu. )

( Siyah Kuğu | Siyah ve Beyaz Kuğu )


- BEYHÛDE değil/yerine/= BOŞUNA


- BEYİN İLE OMURİLİK İLE KALP İLE KARACİĞER İLE BÖBREK İLE AKCİĞER İLE PANKREAS ile/||/<> HAYATİ ORGANLAR

( İnsan vücudundaki yedi temel yaşamsal organ ve işlevleri. )

( Formül: GFR = 120 mL/dk )


- BEYİN ve/<> DİL ile/ve/||/<>/< FOXP2

(

FOXP2: Beyin-Dil İlişkisinin Moleküler Anahtarı

Konuşma ve Dil Yeteneğinin Genetik Temelleri

FOXP2 (Forkhead Box P2)

Yeri: Kromozom 7q31

Tanım: Konuşma ve dil yeteneğinin gelişiminde kritik rol oynayan transkripsiyon etmen geni

Protein: 715 amino asit, Forkhead DNA bağlama domaini

Keşif: 2001 yılında KE ailesinde tanımlandı

Beyin Bölgelerinde FOXP2 Ekspresyonu
Beyin Bölgesi Ekspresyon Düzeyi Dil İşlevi Klinik Önemi
Broca Alanı Yüksek Konuşma üretimi Verbal apraksi riski
Wernicke Alanı Orta Dil anlama Anlama bozuklukları
Bazal Ganglionlar Çok Yüksek Motor denetim, prosedürel öğrenme Devim bozuklukları
Serebellum Yüksek Motor koordinasyon Ataksi, dizartri
Striatum Çok Yüksek Prosedürel öğrenme Otomatikleşme sorunları
Korteks (Layer 6) Yüksek Kortikokortikal bağlantılar İletişim bozuklukları
Talamus Orta Sensorimotor entegrasyon Koordinasyon sorunları
Hipokampus Düşük Bellek formasyonu Öğrenme güçlükleri
FOXP2 İşlev Rolleri
İşlev Kategorisi Spesifik Roller Moleküler Mekanizmalar
TRANSKRİPSİYON DÜZENLEMESİ
Hedef Gen Sayısı 300+ gen düzenlemesi DNA bağlanma, kromatin değişkesi(modifikasyonu)
Gen Kategorileri Nöral gelişim, sinaptik plastisite Promotor bağlanma, enhancer etkileşim
NÖRAL GELİŞİM
Nörogenez Nöron farklılaşması denetimi Progenitor göze kader tayini
Migrasyon Nöron göçü yönlendirme Adezyon molekül ekspresyonu
Akson Büyümesi Yönlendirme ve dallanma Growth cone devinimleri
Sinaptogenez Sinaps oluşumu ve olgunlaşması Sinaptik protein ekspresyonu
SİNAPTİK PLASTİSİTE
LTP/LTD Uzun dönemli plastisite NMDA algılayıcı modülasyonu
Sinaptik Pruning Gereksiz sinaps elenmesi Mikroglial etkileşim
FOXP2 Değişinimleri ve Etkileri
Değişinim(Mutasyon) Fenotipik Etkiler Nöral Değişiklikler Şiddet
R553H Verbal dispraxia, dil bozukluğu Bazal ganglion atrofisi Şiddetli
R328X Ciddi konuşma apraksisi Serebellum anomalileri Şiddetli
Delesyon Global dil gecikmesi Korteks incelmesi Şiddetli
Duplikasyon Hafif dil sorunları Bağlantı değişiklikleri Hafif
Q17L Artikülasyon zorluğu Motor korteks etkilenmesi Orta
Evrimsel Açı
Tür FOXP2 Varyantı İletişim Yeteneği Evrimsel Zaman
İnsan Modern FOXP2 Kompleks dil, dil bilgisi, sözdizimi 200.000 yıl önce sabitlendi
Neandertal İnsan benzeri Belirsiz dil yeteneği 300.000 - 40.000 yıl önce
Şempanze 2 amino asit farkı Sınırlı vokal öğrenme 6 - 7 milyon yıl ayrım
Fare Homolog gen Ultrasonik vokalizasyon 75 milyon yıl ayrım
Zebra İspinozu FoxP2 Şarkı öğrenme 300 milyon yıl ayrım
Yarasa Özel varyant Ekolokasyon 50 milyon yıl ayrım
FOXP2 Etkileşim Ağı
Hedef Gen İşlev İlişkili Bozukluk Etkileşim Tipi
CNTNAP2 Nöral bağlantı Otizm spektrum Doğrudan aktivasyon
SRPX2 Sinaps formasyonu Dil gecikmesi Doğrudan etkileşim
MET Nöron göçü Otizm riski İndirekt modülasyon
DISC1 Nöral gelişim Şizofreni Ko-regülasyon
ROBO1 Akson yönlendirme Disleksi Doğrudan baskılama
DLX5/6 GABAerjik gelişim Epilepsi riski Doğrudan etkileşim
    FOXP2 ──┬──→ CNTNAP2 → Nöral Bağlantılar
            │
            ├──→ SRPX2 → Sinaptik Organizasyon
            │
            ├──→ DLX5/6 → GABAerjik Nöron Gelişimi
            │
            └──→ CACNA1C → Kalsiyum Sinyalizasyonu
            
Klinik Bozukluklar
Bozukluk Semptomlar FOXP2 İlişkisi Prevalans
Gelişimsel Sözel Dispraksi Konuşma ses üretim zorluğu, tutarsız hatalar Doğrudan değişinim 1-2/1000
Özel Dil Bozukluğu Dil bilgisi edinimi zorluğu, sözcük öğrenme güçlüğü Risk faktörü 7/100
Otizm Spektrum Sosyal iletişim bozukluğu, tekrarlayıcı davranışlar Hedef gen etkilenmesi 1/100
Disleksi Okuma güçlüğü, fonolojik işleme sorunu İndirekt ilişki 5-10/100
ADHD Dikkat eksikliği, hiperaktivite Olası ilişki 5/100
Nörogörüntüleme Bulguları
Teknik Normal FOXP2 FOXP2 Değişinimi
Yapısal MRI Normal bazal ganglion oylumu Bazal ganglion oylum azalması, korteks incelmesi
fMRI Normal Broca aktivasyonu Broca hipoaktivitesi, kompansatuar etkileşim
DTI Normal white matter bütünlüğü Arcuate fasciculus anomalileri, azalmış FA
PET Normal dopamin reseptör dağılımı Striatal dopamin algılayıcı değişiklikleri
MEG Normal temporal devingenler Bozulmuş temporal eşzamanlılık
Araştırma Modelleri
Model Tipi Özellikler Bulgular
KE Ailesi 15 etkilenen birey, R553H değişinimi Verbal dispraksi, gramer bozukluğu tanımlandı
Knockout Fare FOXP2 gen silinmesi Vokalizasyon kaybı, motor bozukluk
Humanized Fare İnsan FOXP2 knock-in Gelişmiş öğrenme, değişmiş vokalizasyon
iPSC Modeli Sayrı kaynaklı kök gözeler Nöron farklılaşma defektleri
Zebra İspinozu FoxP2 knockdown Şarkı öğrenme bozukluğu
715
Amino Asit Uzunluğu
300+
Hedef Gen Sayısı
200.000 yıl
Modern FOXP2 Yaşı
7q31
Kromozom Yeri

Dil İşleme Rolleri

  • Motor denetimi ve söyleyiş
  • Fonolojik işleme
  • Dil bilgisi ve sözdizimi
  • Anlamsal işleme
  • Prosodi ve ritim
  • Toplumsal dil kullanımı

Gelecek Araştırma Alanları

  • Gen terapisi yaklaşımları
  • Epigenetik modifikasyonlar
  • Tek göze genomiks
  • Organoid modeller
  • Optogenetik devre çözümlemesi
  • Terapötik hedef geliştirme
)


- BEYİN:
YANSITICI değil/yerine YARATICI

( [not] MONITOR but CREATOR
CREATOR instead of MONITOR )


- BEYİN/ZİHİN:
ÜRETİCİ/ÜRETEÇ ile/ve/||/<> YANSITICI


- BEYİN ile/ve/||/<> AKIL

( Donanım/ekran. İLE/VE/||/<> Yazılım[işletim sistemi, program]. )


- BEYİN ile/ve/||/<> KALP

( Kan dolaşımını sağlayan örgen. İLE/VE/||/<> Merkezi sinir düzeninin denetleme merkezi. )

( BRAIN vs./and/||/<> HEART )


- BEYİNDE:
YAPI ile/ve/değil/yerine/||/<> İŞLEV


- BEYNİN/ZİHNİN İŞLEYİŞİNDE:
TEKRAR ile/ve/||/<> PARALELLİK ile/ve/||/<> MOZAİK


- BEZME[Ar.] ile BEZME[Ar.] ile BEZME/K[Tr.]/BİZÂR

( Gündüz yenilen bir öğün yemek. İLE Sohbet ve muhabbet meclisinin bir köşesi. İLE Yaşama ya da iş görme isteğini yitirme ya da yitirmiş bir biçimde. | Devingenliğini/canlılığını yitirme. )


- BFGS ile/||/<> NEWTON-RAPHSON

( BFGS quasi-Newton yaklaşık, N-R tam Hessian. )

( Formül: Yaklaşık İLE kesin )

( Isaac Newton tarafından 1687 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- BFS İLE DFS İLE DİJKSTRA ile/||/<> GRAF ALGORİTMALARI

( Temel graf arama ve yol bulma algoritmaları. )

( Formül: O(V+E) İLE O(V+E) İLE O(ElogV) )


- BIAS İLE EXPLAINABILITY ile/||/<> PRIVACY ile/||/<> AI GÜVENİLİRLİĞİ

( Yapay zeka sistemlerinin etik boyutları. )

( Formül: Fairness metrics )


- BİAS ile/||/<> VARİANCE

( Bias E[θ̂]-θ sistematik hata İLE variance E[(θ̂-E[θ̂])²]. )

( Formül: Systematic error İLE random error )


- BİAT ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İTİMAT


- ... BİÇİMİNDE DÜŞÜNMEK ile ... BİÇİMİNDE BAKMAK


- [... BİÇİMİNDE ...]
... DÜŞÜNMEK/DÜŞÜNÜYORUM" ile/ve/değil/||/<>/< ... VARSAYMAK/VARSAYIYORUM


- BİÇİMLENDİRME ile/ve/<> İLİŞKİLENDİRME

( TO GIVE SHAPE vs./and/<> TO GET RELATION )


- BİÇİMSEL SİSTEM ile/||/<> DOĞAL DİL MANTIĞI

( Biçimsel sistem aksiyom ve kurallarla tanımlı İLE doğal dil mantığı sezgisel anlayışa dayanır. Biçimsel sistem kesin ve belirsizliksiz İLE doğal dil belirsizlik içerebilir. Biçimsel sistem matematiksel İLE doğal dil günlük konuşmada kullanılır. )

( David Hilbert tarafından 1900 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1862-1943) (Ülke: Almanya) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Hilbert uzayı, 23 problem) )


- BİÇİMSELCİLİK ile/||/<> SEZGİCİLİK

( Biçimselcilik matematiği biçimsel sistem oyunu İLE sezgicilik matematiği zihinsel inşa olarak görür. Biçimselcilik Hilbert programı İLE sezgicilik Brouwer yaklaşımıdır. Biçimselcilik semboller İLE sezgicilik yapılandırmacı kanıtlar ister. )

( David Hilbert tarafından 1900 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1862-1943) (Ülke: Almanya) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Hilbert uzayı, 23 problem) )


- BICIR BICIR (KONUŞMAK, HAREKET ETMEK)

( Küçük, şirin çocuklar için söylenilen. )


- BİDÂYET[Ar.] değil/yerine/= BAŞLAMA, BAŞLANGIÇ


- BİDÂYET ile/ve/||/<>/> NİHÂYET


- BİFURKASYON ile/||/<> FAZ GEÇİŞİ

( Bifurkasyon dinamik değişim İLE faz geçişi termodinamik. )

( Formül: Period doubling İLE 1./2. derece )


- BİG BANG ile/||/<> STEADY STATE

( Big Bang genişleyen sıcak başlangıç İLE steady state sürekli yaratım. )

( Formül: CMB kanıt İLE reddedildi )


- BÎ[Fars.]-HABER[Ar.] değil/yerine/= ÇAVSIZ


- BİLDİĞİN GİBİ ile/ve BİLDİĞİN KADAR

( Hiçbir şey bildiğin/gördüğün gibi/kadar değildir/olmayabilir. )


- BİLDİĞİN GİBİ ve/||/<> SEVDİĞİN GİBİ ve/||/<>
DİLEDİĞİN GİBİ
... OLSUN!:

( AS ...:
YOU WISH and/||/<> YOU LIKE and/||/<> YOU WISH )


- [ne yazık ki]
"BİLDİĞİNİ OKUMAK" ile/değil/yerine/>< GÖRDÜĞÜNÜ OKUMAK

( Gördüğünü okumaya çalışmamak/çalışmayan, bildiğini okumaya neden olur/devam eder. )


- BİLDİĞİNİ:
YAPMAZSAN ile/değil/yerine YAPARSAN

( Sadece zihnin, bir miktar/bölüm bilir. İLE/DEĞİL/YERİNE Her/bir yerin (tam) bilir/yetkindir. )

( Yetersizdir. İLE/DEĞİL/YERİNE Yeterlidir. )


- BİLDİKLERİMİZ ve/||/<>/> BİLMEDİKLERİMİZ

( Bildiğinizle amel/hizmet edin; bilmedikleriniz, size sunulacaktır. )

( Damla. VE/||/<>/> Okyanus. )


- BİLDİRİLENİ BİLMEK ile/ve/değil/||/<>/< BİLMEK


- BİLDİRMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< PAYLAŞMAK


- BİLE BİLİRİZ ile/ve/değil/||/<> BİLEBİLİRİZ


- BİLECEN/UKALÂ ile "ÇOK BİLMİŞ"


- BİLEMEK ile "KESKİNLEŞTİRMEK"

( KILAĞI/ZAĞ: Taş üzerinde bilenen bir kesici aracın, keskin yüzüne yapışan ve aracın iyi kesebilmesi için yağlanmış yumuşak taşla kaldırılması gereken çok ince çelik parçaları. )


- BİL(E)MEMEK ile/ve DOĞRU/TAM TANIMLA(YA)MAMAK

( NOT (ABLE) TO KNOW vs./and LACK OF RIGHT/EXACT DEFINITION )


- BİL(E)MEMEK ile/ve EMİN OLMADIĞINDAN (DOLAYI) BİL(E)MEMEK

( NOT (ABLE) TO KNOW vs./and NOT (ABLE) TO KNOW BECAUSE OF TO BE NOT SURE )


- BİLEN/DÜŞÜNEN İNSAN[Lat. HOMO SAPİENS] ile/ve/değil/||/<>/> AKILLI/BİLGE İNSAN[Lat. HOMO SAPİENS SAPİENS]

( "Homo sapiens sapiens" terimi, modern insan türünü belirtmek için kullanılan bir alt tür adıdır. "Homo sapiens", insanın tür adıdır ancak bilim dünyası tarafından modern insan alt türü olarak "Homo sapiens sapiens" olarak sınıflandırılmıştır.

Bu terim, insan türünün daha özel bir alt öbeğini vurgulamak için kullanılır. İlk "Homo sapiens" türü, yaklaşık 200.000 yıl önce ortaya çıktı. Ancak "Homo sapiens sapiens", yaklaşık 50.000 ila 70.000 yıl önce ortaya çıkan ve günümüzdeki insan türünü tanımlayan daha özel bir alt türdür. Bu terim, Homo sapiens'in en yaygın ve günümüzde yaşayan alt türünü belirtmek için kullanılır. )


- BİLEN ile/ve/||/<> ÖĞRENEN ile/ve/||/<> DİNLEYEN

( ÂLİM ile/ve/||/<> MÜTEALLİM ile/ve/||/<> MÜSTEMİ' )


- BİLEŞEN ile BİLEŞİK ile BİLEŞİM ile BİLEŞKE

( Fizikte ve dilde. İLE Kimyada, doğada, dilde, felsefede. İLE Kimyada. İLE Fizikte. )

( Bir bileşke oluşturan güçlerin her biri. | Bir bileşiğin molekülündeki ögeler ya da alt öbeklerden her biri. | Bir karışımın ögeleri. | Bileşim yoluyla bir sözcüğün yapısına giren sözcük. [örn. sivrisinek] İLE Bileşerek oluşmuş, basit olmayan, mürekkep. | Kİmyasal tepkimeler sonucunda, iki ya da daha çok öğeden oluşan ve bunlardan bağımsız, fiziksel, kimyasal nitelikler gösteren özdek/madde. [örn. su] | Ses ve görüntünün birlikte yer aldığı film parçası. İLE İki ya da daha çok ögenin biraraya gelerek yeni bir öğe oluşturması, terkip. | İki ya da daha fazla nesnenin belirli oranlarda tepkimeye girerek oluşturduğu ve özellikleri kendini oluşturan nesnelerden farklı ve bileşenlerinin fiziksel yollarla birbirinden ayrılamadığı nesne. | Bir nesnenin, hangi kimyasal türlerden oluştuğun belirleyen verilerin tümü. | Bileşme sonucu oluşan nesne. İLE Bir nesneye uygulanan birkaç gücün toplam etkisine eşit olan tek güç. | Bir nesneyi oluşturan ögeler ya da bileşikler. )

( CONSTITUENT, COMPONENT vs. COMPOUND vs. COMPOSITION vs. ... )


- BİLEŞİK ile KARIŞIM

( Aynı cins moleküllerden oluşur. İLE Farklı cins atom ya da moleküllerden oluşur. )

( Kimyasal yollarla ayrıştırılırlar. İLE Fiziksel yollarla ayrıştırılırlar. )

( Saftır. İLE Saf değildir. )

( Yapısındaki öğeler, belirli kütle oranlarında birleşir. İLE Belirli bir oran yoktur. )

( Yoğunlukları karakteristiktir. İLE Yoğunlukları karışımdaki maddelerin karışma miktarına bağlı olarak değişir. )

( MÜREKKEB/P ile MEZC/MAHLUP )

( COMPOUND vs. MIXTURE )


- BİLEŞİK/LİK ile BİREŞİK/LİK


- BİLEŞİM ile BİRLEŞİM

( Bileşme durumu. | İki ya da daha çok ögenin bir araya gelerek yeni bir öge oluşturması, terkip. | Bir nesnenin hangi kimyasal türlerden oluştuğunu belirleyen verilerin tamamı. | Bileşme sonucu oluşan nesne. İLE Birleşme durumu. | Bir topluluğun, bir gün içindeki toplanmaları, inikat. | Döllenmek için erille dişil hayvanın bir araya gelmesi. )


- BİLGE ve/||/<> ALÇAKGÖNÜLLÜ

( Herkesten farklı olduğumuzu kavrayabilecek kadar. VE/||/<> Kimseden daha iyi olmadığımızı sürekli anımsayabilecek kadar. )

( ÂRİF ve/||/<> MÜTEVÂZI )

( WISE and/||/<> MODESTY )


- BİLGE/ÂRİF ile BİLİM İNSANI/ÂLİM ile AYDINLANMIŞ ile CAHİL ile AHMAK

( İzler/seyreder. İLE Söz söyler, konuşur. İLE Susar. İLE İnat eder. İLE Laklak eder. )

( Âlimler, mesafe/menzil alır; cahiller, yolun başında birinin gelip kendini götürmesini bekler. )

( Cahilin kalbi, dudağında; âlimin/ârifin ağzı/dili, kalbindedir. )

( Âlimin sözü incidir; cahilin sözü, günde, bin can incitir. )

( Asıl güneş, âşıkların, âriflerin kalplerinden, gözlerinden doğan güneştir. )

( Bilen/bilge kişi konuşur, çünkü söyleyebileceği bir şeyleri vardır. Cahil kişi konuşur, çünkü "bir şeyler söylemek zorundadır". )

( Wise people talk, because they have something to say; fools talks, because they "have to say something". )

( [hatasını gösterdiğimizde] Teşekkür eder. İLE Anlayışla kabul eder ve gülümser. İLE Yararlanır. İLE Küfür/hakaret eder. İLE ... bile görmez. )

( Akıllı, şakadan bile öğüt alır; ahmak, her öğüdü, şaka sanar. )

( Ancak yaşadıklarına/deneyimleyebildiklerine hükm eder. İLE Yaşamadıklarına da hükm eder ya da etmeye çabalar. İLE ... İLE ... İLE ... )

( Bilenle ya da bilmeyenle tartışılabilir. Fakat bildiğini sananla tartışmak, ahmaklıktır. )


- BİLGELİK ve ANLAMA, ANLAMLANDIRMA

( Bilgeliğin dudakları, anlamayanların kulaklarına kapalıdır. )


- BİLGELİK ile/ve/||/<> AYDINLANMA

( Başkalarının bilgisi. İLE/VE/||/<> Kendini tanıma. )


- BİLGELİK ile/ve/||/<>/>/< BÜTÜNLÜK


- BİLGE/LİK ile/ve/||/<>/>/< YALIN/LIK


- BİLGİ:
BETİMLEYEREK ile/ve/||/<>/< AŞİNALIKLA


- BİLGİ/(B)İLİM/GÖRGÜ:
NAKLETMEK İÇİN ile/ve/değil/||/<>/< NAKŞETMEK İÇİN


- BİLGİ = (")DÜŞÜNCEDİR(") ile/ve/||/<> (")ERDEMDİR(") ile/ve/||/<> (")DÜZENDİR(") ile/ve/||/<> (")BAĞLAMDIR(")

( [ise | durumu/düşüncesi] Felsefeyi verir. İLE/VE/||/<> Ahlâk'ı verir. İLE/VE/||/<> Toplumu verir. İLE/VE/||/<> Bilgeliği verir. )


- BİLGİ DÜZENEĞİ ile/ve/||/<> DUYGU DÜZENEĞİ


- BİLGİ EDİNME HAKKI ile/ve/||/<> DİLEKÇE HAKKI


- OLGUN/LUK:
BİLGİ İTİBARİYLE
ve/||/<>
BİLGELİK İTİBARİYLE
ve/||/<>
DURUM/KOŞULLAR İTİBARİYLE
ve/||/<>
AYDINLATMA İTİBARİYLE

( KEMÂL-İ İLİM ve/||/<> KEMÂL-İ İRFÂN ve/||/<> KEMÂL-İ HÂL ve/||/<> KEMÂL-İ İRŞÂD )


- BİLGİ KAYBI PARADOKSU ile/||/<> KUANTUM BELİRLİLİK

( Bilgi kaybı paradoksu kara delik bilgiyi yok eder mi İLE kuantum belirlilik bilgi korunmalıdır der. Hawking başta bilgi kaybolur İLE sonra bilgi korunur dedi. Paradoks kuantum mekaniği İLE genel görelilik çelişkisidir. )

( Stephen Hawking tarafından 1976 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1942-2018) (Ülke: İngiltere) (Alan: Fizik, Kozmoloji) (Önemli katkıları: Hawking ışıması, kara delik termodinamiği, tekillik teoremleri, kuantum kozmoloji) )


- [BİLGİ/SÖZ]
"KULAĞINDAN":
GİRMEYEN ile GİRİP-ÇIKAN ile ZİHNİNE[/"KALBİNE"] ULAŞAN

( Hiçbir biçimde dinlemeyen/anla(ya)mayan. İLE Anlasa/Dinlese de unutan, kayıtsız kalan. İLE Tutan/kaydeden, dönüştüren, işleyen, uygulayan. )


- BİLGİ:
MEŞHÛD ile/ve/||/<> MERSÛD

( Görünebilir. İLE/VE/||/<> Gözlemlenebilir. )


- BİLGİ SORUNU ile/ve/<>/değil/yerine AYDINLANMA SORUNU


- BİLGİ:
TAALLÜMÎ ile/ve/<> NAZARÎ ile/ve/<> HADSÎ

( Dinleyerek, öğrenilerek. İLE/VE/<> Öğrendiğini, zihninde, öğrenilmiş bir dil içinde, yeniden üreterek, inşâ ederek. İLE/VE/<> Öğrenilmiş bir dil olmaksızın, soyut akılla kavranarak. )


- BİLGİ TAŞIYICISI OLMAK ile/değil/yerine/||/<>/>/< ÖĞRENMEYİ ÖĞRENMEK


- BİLGİ TEKNOLOJİLERİ ile/ve/+/||/<> BİYO TEKNOLOJİ


- BİLGİ:
TÜMEL/LİK ile/ve/||/<> ÖZSEL/LİK ile/ve/||/<> NEDENSEL/LİK ile/ve/||/<> KESİN/LİK


- BİLGİ ÜRETMEK ile/ve/değil/||/<>/< BİLGİ DOĞURMAK


- BİLGİ/VERİ/HABER:
[ne yazık ki]
YOKSA ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< VARSA

( "Asıp kesme." İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>< Saygı, sevgi, şefkat, merhamet, anlayış. )


- BİLGİ ile/ve/||/<> BAĞDAT

( )


- BİLGİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/> BİLGELİK/HİKMET

( Geçmiş/mazi. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Gelecek/istikbal. )

( [not] Past. VS./AND/but/||/<>/> Future.
Future. INSTEAD OF Past. )

( Ekleyerek. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Uzaklaşarak. )

( [not] By adding. VS./AND/but/||/<>/> By retreating.
By retreating. INSTEAD OF By adding. )

( )

( "Bürünerek/giyinerek". İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Soyunarak. )

( Knowledge is knowing what to say. AND/||/<>/> Wisdom is knowing whether or not to say it. )

( [not] KNOWLEDGE vs./and/but/||/<>/> WISDOM
WISDOM instead of KNOWLEDGE )


- BİLGİ ile BİLGİ OLMAYAN

( Bilgi ile bilgi olmayanı ayıramamak, ne yazık ki, bilgi üretmemekten kaynaklanmaktadır. )


- BİLGİ ile/ve/<> BİLİM

( İşlenen/kullanılan/uygulanan veri/deneyim. İLE/VE/<> Yöntemli bilgi. )

( BÜCDET )

( KNOWLEDGE vs./and/<> SCIENCE )


- BİLGİ ve/||/<>/> BİLİM ve/||/<>/> DAYANÇ(SABIR) ve/||/<>/> YETİNME

( Anamal/sermaye. VE/||/<>/> Silah. VE/||/<>/> Giysi. VE/||/<>/> Kazanç. )


- BİLGİ ile/ve/||/<> BİLİMLER

( İLM ile/ve/||/<> ULÛM )

( KNOWLEDGE vs./and/||/<> SCIENCES )


- BİLGİ ile/ve/<> BİLME

( Dışarıdan. İLE/VE/<> İçeriden. )

( Hem desteklenebilen hem çürütülebilen iki yaklaşım vardır. [İkisinden birini tercih etmek değil ikisinin de aynı anda ve ayrı ayrı etkin olabileceği ve değerlendirilmesi gerektiği üzerinden yaklaşılmalıdır.] 1. Bilginin dışarıdan alınarak edinildiği. [TABULARASA] 2. Dışarıdan almaya gerek olmadan tüm bilgilerin kişide/özde [çekirdek/tohum gibi] bulunduğu. )

( INFORMATION vs./and TO KNOW )


- BİLGİ ile/ve/||/<>/>/< BİRGİ/BİREŞİM


- BİLGİ ile/ve BİRİKİM

( Kişiler, başağa benzer. İçi boşken havadadır, doldukça eğrilir. )

( Bilgi tohumdur. Bire yüz verir. Verdigi yüzün her biri bir tohumdur ki, sana bilgelik, torunlarına da ilham verir. )

( Deneyimi olmayan kavram yetersiz, kavramı olmayan deneyim boştur. )

( Zihinsel bilgi sürecinde 5 aşama:
1. Genel deneyim.
2. Özel deneyim.
3. Olgusal Bilim.
a. Deney ve Gözlem,
b. Kuram oluşturma,
4. Günlük Bilim.
5. Aşkın Bilimler. )

( KNOWLEDGE vs./and ACCUMULATION )


- BİLGİ ve/<> BİTGİ/BİTKİ

( Organiklerdir. )


- BİLGİ ile/ve/||/<>/> DENEYİM ile/ve/||/<>/> YARATICILIK

( )

( KNOWLEDGE vs./and/||/<>/> EXPERIENCE vs./and/||/<>/> CREATIVITY )


- BİLGİ ile/ve/=/||/<>/< DÖNÜŞ(TÜR)EBİLMEK


- BİLGİ/VERİ ile/ve/<> DÜŞÜNCE/FİKİR


- BİLGİ ve/<> EMEK/EYLEM

( İşe taşınmayan bir bilgi, kişinin sahip olduğu bir bilgi değildir. )


- BİLGİ ile/ve/<> GEREKÇELENDİRİLMİŞ BİLGİ(EPİSTEMOLOJİ)

( Bilgi, erdem; erdem de mutluluk üretir. )

( Türkçe Çağdaş Epistemoloji Sözlüğü yazısı için burayı tıklayınız... )

( KNOWLEDGE vs./and/<> EPISTEMOLOGY )


- BİLGİ ile/ve/||/<>/< GÖRGÜ


- BİLGİ ile/ve/||/<> İLİM[Ar.]


- BİLGİ ile/ve/<>/= İLİŞKİ

( KNOWLEDGE vs./and/<>/= RELATION )


- BİLGİ ile/ve/||/<>/> İSTİDLÂL

( Bilginin ne olduğunun bilinememesi/nde. İLE/VE/||/<>/> Bilinenin/bilinebilecek olanın, ne olduğunun bilinebilmesinde. )


- BİLGİ ve/||/<>/> İYİLİK ve/||/<>/> KARARLILIK

( Kuşkudan kurtarır. VE/||/<>/> Istırap çekmekten kurtarır. VE/||/<>/> Kaygıdan kurtarır. )


- BİLGİ ve/||/<> KİŞİ

( Bilgi, kendine kayıtsız kalana acımaz. )


- BİLGİ = KNOWLEDGE, COGNITION[İng.] = CONNAISSANCE[Fr.] = die ERKENNTNIS, die KENNTNIS[Alm.] = COGNITIO[Lat.] = HË GNÕSIS[Yun.] = CONOCIMIENTO[İsp.]


- BİLGİ ile/||/<> KURAMSİ

( Bilgi kuramınin temelleri )

( Claude Shannon tarafından 1948 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1916-2001) (Ülke: ABD) (Alan: Matematik, Elektronik) (Önemli katkıları: Bilgi teorisi, dijital devre tasarımı) )


- BİLGİ =/||/<> NE YAPMAYABİLECEĞİNİN BİLGİSİ


- BİLGİ ve/||/<>/>/< NEDEN

( INFORMATION and/||/<>/>/< CAUSE/REASON )


- BİLGİ ve/= ORTADAN KALKMIŞ/LIK


- BİLGİ ile/ve/||/<>/> PROMPTOKRASİ


- BİLGİ ve/> SEVGİ ve/> VERGİ

( Bilmeyen sevemez. )

( KNOWLEDGE and/> LOVE and/> DUTY
Whom cannot love if does not know. )


- BİLGİ ve/<> TAMLIK

( KNOWLEDGE and/<> COMPLETENESS )


- BİLGİ ile/ve/||/<>/> TAVTİA

( ... İLE/VE/||/<>/> Anlatılacak amacı destekleyecek biçimde, önceden bazı sözler söylemek. )


- BİLGİ/VERİ ile/ve/değil/yerine YAKLAŞIK BİLGİ

( Ulaştıklarımız, bilgi değil ancak yaklaşık bilgidir. )


- BİLGİ ile/ve/||/<> ZORUNLULUK BİLİNCİ


- BİLGİBİLİM/GNOSEOLOJİ[Fr.] ile/değil/yerine EPİSTEMOLOJİ


- BİLGİÇ ile/ve/değil/yerine/||/<>/> BİLGİN ile/ve/değil/yerine/||/<>/> BİLGE

( Bildiğini zannetme, gereksiz/yararsız/yersiz bilgi sahibi olma, zamansız/bağlantısız paylaşma çabası. Bilgi obezi.[Malûmat-füruş/luk] İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Âlim. Derin ve geniş bilgilere sahip olan. )

( [Söz(cük)lerin...] Gerçek anlamlarını kullanarak anlaşırlar. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Mecaz anlamlarıyla anlaşırlar. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Kinâye yoluyla anlaşırlar. )

( Bilge olmaya cesaret et![Sapere aude!] / Aklını kullanma cesaretini göster! )

( PEDANT vs. SCHOLAR )


- BİLGİDE/BİLİMDE/BİLİMSELLİKTE,
DÜŞÜNCEDE/UYGULAMADA/YAŞAMDA:
DOĞRULANABİLİRLİK ile/ve/değil/||/<>/< YANLIŞLANABİLİRLİK

( Karl Popper )


- BİLGİ'DE:
KANIT/DELİL ile/ve KEŞİF


- BİLGİDE/BİLİMDE, ALANDA/KONUDA ASLOLAN/ÖNCELİKLİ OLAN:
"BİLMEMİZ GEREKEN" ile/ve/||/değil/yerine/>< TAKİP EDEBİLMEMİZ/ETMEYE ÇALIŞMAMIZ


- BİLGİLENMEK ile/ve/değil/yerine BİLGİ İŞLEMEK


- BİLGİLİ ile/ve/<>/değil EDİB


- BİLGİLİ ile/ve/<>/>/< İLGİLİ


- BİLGİLİ/LİK ile/ve/||/<>/> SOĞUKKANLI/LIK


- BİLGİN (OLMAK) ile/ve/değil/||/<>/> AKILLI (OLMAK)

( Başkalarının bilgisiyle (de) olabiliriz. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Ancak, kendi aklımızla olabiliriz. )


- BİLGİN ile/ve/değil/<>/> BİLGE

( Âlim. İLE/VE/DEĞİL/<>/> Ârif. )

( Bilge, kendi bilincinde, insan doğasının sezgisel bilgi ve uygulayımsal bilgisini birleştirmiş kişidir. )

( Bilge kişi yaşamını, bir çiçeğin özünü alıp onun kokusuna ve güzelliğine zarar vermeksizin uçup giden bir arı gibi sürdürür. )

( Bilge kişi tedbirli, içine kapanık ve ölçülüdür. )

( Su yolları yapan kişiler, o suları kontrolleri altına alır; marangozlar, ağaçlardan nasıl yararlanacaklarını bilir; bilge kişiler de aynı biçimde kendi zihnini kontrol eder. )

( Karşılaştığı konuları bir acelecilik içinde değerlendirmeye ve çözümlemeye çalışan kişi, doğruluk yolunda değildir. Bilge kişi, herşeyi acele etmeden huzur içinde düşünür ve değerlendirir. Bu kişi, Gerçek'i korur, Gerçek de onu. )

( Çok konuşan kişiye değil huzur içinde korkusuzca konuşan kişiye "Bilge" adı verilir. )

( BİLGE: Seni, sana bildiren. )

( Bilgin ol ki, kişileri, "büyük" görme. İLE/VE/DEĞİL/<>/> Bilge ol ki, kişileri, "küçük" görme. )

( [not] SCHOLAR vs./and/but/<>/> WISE )


- BİLGİNİN:
BAŞLANGICI ile/değil/yerine SÜRECİ

( Uzmanlaştığını ve doruğa çıktığını sanmak. İLE/DEĞİL/YERİNE İşin başında olduğuna inanır. )


- VERİNİN/BİLİNİN/BİLGİNİN:
DAĞITIMI ile/ve/||/<> DENETİMİ


- BİLGİNİN DOĞRULUĞU ile/ve/<> DOĞRULUĞUN BİLGİSİ


- BİLGİNİN EFENDİSİ ile/ve/||/<>/< ÇALIŞMANIN KÖLESİ


- BİLGİNİN ELDE EDİLİŞİ ile/ve/<> BİLGİNİN PAYLAŞIMI/AKTARIMI

( Sahip olduğunuz herşeyi, her kimin gereksinimi varsa, onunla severek paylaşın. )

( Share willingly and gladly all you have with whoever needs. )

( OBTAINING OF THE INFORMATION vs./and/<> SHARING/TRANSMISSION OF THE INFORMATION )


- BİLGİNİN:
ELDE EDİLİŞİ ile/ve/||/<> İFADE EDİLİŞİ


- BİLGİNİN GÜVENİLİRLİĞİ ile/ve (GÜVENİLİR) BİLGİYE SAHİP OLANIN GÜVENİLİRLİĞİ


- BİLGİNİN:
GÜVENİLİRLİĞİ ile/ve/<> ZORUNLULUĞU


- BİLGİ'NİN:
KAYNAĞI ve/ YÖNTEMİ ve/ ÖLÇÜTÜ ve/ DEĞERİ

( SOURCE and METHOD and CRITERION and VALUE/WORTH :[ ... OF THE INFORMATION] )


- BİLGİNİN:
KAYNAKLARI ile/ve/||/<>/> TÜRLERİ


- BİLGİNİN:
NESNESİ/MADDESİ ile/ve/||/<> BİÇİMİ/SÛRETİ


- BİLGİNİN:
ÖĞELERİ ile/ve BİÇİMİ

( Maddî. İLE/VE Aklî. )


- BİLGİNİN/VERİNİN:
ÖZDEŞLİĞİ ile/ve/||/<> TEMSİLİ ile/ve/||/<> TASVİRİ ile/ve/||/<> İNŞÂSI


- BİLGİNİN VE ÜNİVERSİTENİN ÖNCELİKLİ İŞLEVLERİNDE:
ARAŞTIRMA ve/||/<>/> AKTARIM


- BİLGİSAYAR:
VERİ ve/+ PROGRAM > ÇIKTI
ile/ve/değil/||/<>/>
VERİ ve/+ ÇIKTI > PROGRAM

( "Yapay zekâ"ya kadarki bilinç/yaklaşım/teknoloji. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> "Yapay zekâ" bilinci/yaklaşımı/teknolojisi. )


- BİLGİSELLİK KİPİ -ile

( EPISTEMIC MODALITY )


- BİLGİSEVER/LİK(/AKILSEVERLİK/DİLSEVERLİK/ÖLÇÜSEVERLİK) ile/ve/||/<>/> BİLGELİKSEVER/LİK

( PHILOLOGOS and/||/<>/> PHILOSOPHIA )


- BİLGİSİZ ile/<>/>< ZEKİ

( Kendini, "mükemmel görme"ye eğilimli. İLE/<>/>< Yeteneklerini, "hafife alma"ya eğilimli. )


- BİLGİSİZ/CAHİL ile/değil/yerine/>< USLU/AKILLI

( Çaban bile boş. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Dursa da hoş. )


- BİLGİSİZLİĞİN "ESÂRETİ" ile/ve/değil/yerine/||/<> BİLGELİĞİN BEREKETİ


- [ne yazık ki]
BİLGİSİZLİĞİN/BİLGİSİZLERİN:
KABALIĞI ile/ve/||/<> KALABALIĞI


- BİLGİSİZLİK:
BİLMEMEK ile/ve/değil/ne yazık ki/+/||/<>/< ANLAMAYA DİRENMEK


- BİLGİSİZLİK/CEHALET >< BİLİMSEL TUTUM ve BAĞNAZLIK >< FELSEFİ ANLAYIŞ ve GÜÇ/ŞİDDET >< SANATSAL DUYARLILIK


- BİLGİSİZLİK/CEHALET ve/> İHMAL


- [ne yazık ki]
BİLGİSİZLİK SÜRECİ VE SONUCU:
DEMOKRASİ ile/ve/||/<>/> OLİGARŞİ ile/ve/||/<>/> TİRANLIK


- BİLGİSİZLİK ile/ve/||/<>/> BELİRSİZLİK


- BİLGİSİZ/LİK / CAHİL/LİK ile/ve/||/<>/>/< "DUYGUSAL/LIK"


- BİLGİTEY(LİSE) ile/ve/<>/> BİLİMTEY(ÜNİVERSİTE)


- BİLGİYE ERİŞİM:
GÖZLEM ve/+/||/<>/>/< SEZGİ ve/+/||/<>/>/< FARKINDALIK


- BİLGİYE GİDİŞ ve/||/<> KAYNAĞA DÖNÜŞ


- [ne yazık ki]
BİLGİ YETERSİZLİĞİ ve/||/<>/> ÖNYARGI


- BİLGİYİ:
KULLANMAK ile/ve/<> DÜZENLEMEK

( INFORMATION: TO USE vs./and TO ORGANIZE )


- BİLİG ile BİLİG ile BİLİG ile BİLİŞ ile BİLSİKTİ ile BİLTÜRDİ
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Bilgi [ilm]. İLE Bilgelik [hikmet]. İLE Us [akıl]. İLE Veri[malumat]. İLE Bilinir/bilindi. İLE Bilgilendirdi. )


- BİLİM:
(1543) ve/||/<>/> 1834/1870 ve/||/<>/> 1924 - 1930 arasında


- BİLİM ALANI ile/ve BİLİM DALI


- BİLİM:
BİLİNMEYENDEN, BİLİNEBİLECEK OLANA YAPILAN YOLCULUK değil BİLİNENDEN, BİLİNMEYENE YAPILAN YOLCULUK


- B/İLİM ve/<> KÜLTÜR COŞKUSU

( WISSENSCHAFT und/<> BILDUNG )


- BİLİM DEĞERLERİNDE:
GÖZLEM/VERİ/OLGU ÖBEĞİNDE DESTEKLENME ve/||/<>/> DENEYE DUYARLILIK ve/||/<>/> KURAMA DUYARLILIK ve/||/<>/> MATEMATİKSELLİK ve/||/<>/> YARARLILIK-İŞLEVSELLİK ve/||/<>/> GERÇEKLİĞİ BETİMLEYEBİLME


- BİLİM:
EKLEMLİ ile/ve/değil/<> SIÇRAMALI


- (B)İLİM İÇİN GEREKENLER:
GURBET ve/||/<> SABIR ve/||/<> KILAVUZ/ÜSTAD ve/||/<> FAKR-U ZARÛRET


- BİLİM İLE DİN İLİŞKİSİ "YORUMLAMASINDA":
ÇATIŞTIRMACI/LIK ile ONAYLAYICI/LIK ile GEÇİŞLİ/LİK ile BİRLİKTE/LİK

( Üst-alt. İLE Yanyana. İLE Teğet/paralel. İLE Kesişim.[bazı noktalarda ve belirli oranlarda] )


- BİLİM/İLİM ile SİYASET

( İlim artıran, dert artırır. )

( İlmin en yükseği, aczini ve özrünü bilmektir. )


- BİLİM İNSANI değil/yerine/= BİLİMCİ


- BİLİM/KİŞİ/İNSAN:
EŞİKLER ve/||/<> ARALIK


- BİLİM KİŞİSİ:
BİLİR ve/||/<>/> KANITLAR ve/||/<>/> DİKKAT EDİLMESİNİ İSTER

( Sanmaz. VE/||/<>/> İnandırmaya çalışmaz. VE/||/<>/> Güvenilmeyi beklemez. )


- (B)İLİM:
KÜÇÜK ZİHİNLERİ ile ORTA ZİHİNLERİ ile İLERİ ZİHİNLERİ

( Kibirlendirir. İLE Şaşırtır. İLE Alçakgönüllü yapar. )


- BİLİM MERKEZLİ TASNİF ile HİKMET MERKEZLİ TASNİF


- BİLİM TARİHİ ile/ve DÜŞÜNCE TARİHİ

( HISTORY OF SCIENCE vs. HISTORY OF IDEA/THOUGHT )


- BİLİM TARİHİ ile/ve DÜŞÜNCE TARİHİ

( HISTORY OF SCIENCE vs. HISTORY OF IDEA/THOUGHT )


- BİLİM TARİHİ'NDE:
J.J SÉDILLOT ve/||/<> L.A SÉDILLOT

( Baba. VE/||/<> Oğul. )

( "Fuat Sezgin ile Bilim Tarihi Üzerine" yazısını okumak için burayı tıklayınız... )


- BİLİM TERİMİ/KAVRAMINDA:
1924 ve/<>/< 1837

( Kuvantum kuramının ortaya çıkmasıyla, artık, bilim, önü açık, önceden kestirilemeyen bir düşünme tarzı olarak görülmeye başlamıştır. [Burada, büyük oranda, kast edilen, doğa bilimleri, özellikle de fiziktir.] VE/<>/< "Deneysel Bilimlerin Tarihi"(Bilimsel History of Experimental Science) [William Whewels] kitabının yayımlanmasıyla, science[bugünkü anlamdaki bilim] terimi, tarihsel gelişimi de dikkate alınarak artık ayrı bir bilme yöntemi, tarzı olarak tanımlanmış ve kullanılmaya başlanmıştır. )


- BİLİM VE SANAT'TA ÜÇ DÖNEM:
KLASİK ile/ve/||/<>/> MODERN ile/ve/||/<>/> MODERN SONRASI(POSTMODERN)

( 600 - 1600 arası. İLE/VE/||/<>/> 1600 - 1950 arası. İLE/VE/||/<>/> 1950 ve sonrası. )


- BİLİM VE TEKNOLOJİ TOPLUMU ile BİLİMSEL OKURYAZARLIK

( Bilimin ve teknolojinin toplumdaki rolünü inceleyen bir dal. İLE Bireylerin bilimsel bilgiyi nasıl anlayıp yorumlayabileceklerini, bilimsel kanıtları nasıl değerlendirebileceklerini ve bilimsel bulguları nasıl kullanarak bilinçli kararlar verebileceklerini inceler. )


- BİLİM ile/ve AÇIKLAMA

( vs./and/||/<> EXPLANATION )


- BİLİM ile/ve AHLÂK ile/ve DİN

( KANT'IN ÜÇ SORUSUNDA: NE BİLEBİLİRİM? ile/ve NE YAPMALIYIM? ile/ve NEYİ ÜMİT EDEBİLİRİM? )


- BİLİM ile AKSİYOMATİK ZEMİN


- BİLİM ve/||/<>/> BİLİMİN BİLİMİ

( )


- BİLİM ile/ve BİLİMİN FELSEFESİ


- BİLİM ile/ve/<> BİLİMSEL

( Bilimsel çalışma sözlüksüz, haritasız ve tarihsiz yapılmaz! )

( Bilim/ilim hayretle başlar. )

( Bilim, yalnızca cehaletimizin sınırlarını geriye iter. )

( Bilim/ilim olasılıklara dayanmaz. )

( Bilim hakikatlerle uğraşmaz, tümel ilişkilerle uğraşır. )

( Bilimi destekleyen de, engelleyen de bilim olabilir/olur. )

( Amelsiz ilim, kitap yüklü eşeğe benzer. )

( Edep olmadan ilim olmaz. )

( İlim, bir ağacın meyvesini yetiştirmek gibidir. O meyveyi yemedikten sonra, ha yetiştirmişsin, ha yetiştirmemişsin. )

( İlmî birikimde katkısı olanlar, sevinmek ve övünmek hakkına sahiptir. )

( İlmin en yükseği, aczini ve özrünü bilmektir. )

( İlmin kral yolu yoktur. )

( İlim hâle inkılâp edince ses çıkmaz. )

( İlimler, konularının birbirinden ayrılmasıyla sağlanır. )

( Takdir edilmeyen ilim, göç eder. )

( Dış[zahir] ve iç[bâtın] tüm ilimler, ahlâkın arkasındadır. )

( BİLİM/BİLİMDE/BİLİMSELLİKTE:
(ÖNCELİKLE) VAR OLANIN[MEVCUD/ONTOS] ve/||/<>/> DOĞANIN ve/||/<>/> DOĞAL)
NESNE ve/||/<>/> OLAY ve/||/<>/> OLGU ve/||/<>/> DURUM ve/||/<>/> İLİŞKİLERİN
(VE ANCAK DAHA SONRA) ÜRETİLMİŞ NESNELERİN
(VE EN SON OLARAK) KİŞİLERİN ve/||/<>/> TOPLULUKLARIN ve/||/<>/> TOPLUMUN/TOPLUMLARDA YAŞANMIŞ/YAŞANAN/YAŞANABİLEN
OLAY ve/||/<>/> OLGU ve/||/<>/> DURUM ve/||/<>/> İLİŞKİLERİN
(ÖNCEDEN TANIMLANMIŞ ve/||/<>/> BELİRLENMİŞ BİR YÖNTEM ve/||/<>/> ARACA BAĞLI OLARAK)
(İSTİDLÂLÎ/RASYONEL [AKIL İLE])
ÖLÇÜLÜ ve/||/<>/> ÖLÇÜLEBİLİR/ÖLÇÜMLENEBİLİR
NEDENSEL ve/||/<>/> KAVRAMSAL ve/||/<>/> ELEŞTİREL (OLANAK ve/||/<>/> SINIRLARI İÇİNDE)
KANITLI ve/||/<>/> DÜZENLİ ve/||/<>/> TUTARLI (BİR BİÇİMDE)
KAMUSAL/LIK ve/||/<>/> TEKRARLANABİLİR/LİK ve/||/<>/> DENETLENEBİLİR/LİK ve/||/<>/> PAYLAŞILABİLİR/LİK (KOŞULLARINDA)
TANIM ve/||/<>/> İŞLEV ve/||/<>/> YARARA (KONU OLABİLEN/OLABİLECEK)
VERİ ve/||/<>/> BİLİ ve/||/<>/> BİLGİ/Sİ )

( Science merely pushes back the frontiers of our ignorance. )

( SCIENCE vs./and SCIENTIFIC )


- BİLİM ile/değil/yerine BİLİMSEL BİLGİ


- BİLİM ile/ve/değil/||/<>/< BİLİNEN


- BİLİM ile/ve/||/<> BİRİKİM


- BİLİM ile/ve/değil DİSİPLİN


- BİLİM ile/ve/<> DOĞA

( SCIENCE vs./and/<> NATURE )


- BİLİM ile/değil DOĞA FELSEFESİ


- BİLİM ile/ve/<> FELSEFE

( Şey üzerine düşünme. İLE/VE/<> Düşünme üzerine düşünme. )

( Şeylerin/eşyanın zihinde/akılda oluşan sûreti/bilinci. İLE/VE/<> Bilincin bilinci. )

( Dış/zahir. İLE/VE/<> İç/bâtın. )

( Açık-seçik kavramların bilinci[< bilgisi]. )

( Nesne, olay/olgu ya da durumlara, nesnelerle bakar. İLE/VE/<> Kavramlara, kavramlarla bakar. )

( FELSEFE: Varolanı açıklama bilimi. )

( Uygulayıcı. İLE/VE/<> Sorgulayıcı. )

( Süreci araştırmak. İLE/VE/<> Başı, süreci ve sonu araştırmak. )

( [başlangıç] Vardır. İLE/VE/||/<>/>< Yoktur. )

( SCIENCE vs./and/<> PHILOSOPHY )


- BİLİM ile/ve/değil FELSEFE-BİLİM


- BİLİM ve/||/<> FELSEFE ve/||/<> DİN

( Zihnin yürüyüşü. VE/||/<> Aklın yürüyüşü. VE/||/<> Özün/ruhun yürüyüşü. )


- BİLİM ile FEN


- BİLİM ile/ve GEÇERLİLİK

( vs./and/||/<>/and VALIDITY )


- BİLİM ile/ve GELENEK


- BİLİM ile/ve İLİM

( + DÜZEN(KOZMOS) + NEDENSELLİK + ÖLÇME * MATEMATİK * DİLSEL + HESAP ETMEK * GEOMETRİ * ARİTMETİK * ŞİİR * MÜZİK + KEŞİF * GÖZLEM * KAYIT (İLK KAYIT: MISIR RASATHANELERİ M.Ö. 2500) + TAKLİT )

( İLİM: Yaşamın ahireti. )

( SCIENCE vs./and SCIENCE/KNOWLEDGE )


- BİLİM = İLİM = SCIENCE[İng., Fr.] = WISSENSCHAFT[Alm.] = SCIENZA[İt.] = CIENCIA[İsp.]


- BİLİM ile/ve/değil KABUL GÖRMÜŞ BİLİM


- BİLİM ile/ve KELÂM

( Kelâm ilmi, öteki ilimlerin şemsiyesidir. )


- BİLİM ve/< KORKU

SÖZLER

Bilgilerin örgün birliği.

Bilim, nesneler karşısında yöntemli bilgidir.

Bilim, gerçeğin edebiyatıdır.

Bilim, bize geleceği vaad eder.

Bilim, yalnızca doğanın matematiksel davranışını ortaya koyan yasalardan oluşur.

Bilim bir hayal değildir, fakat onun bize vermediği şeyleri başka bir yerde bulacağımızı sanmak hayaldir.

Bilimin en önemli özelliği doğanın içinde kalmaktır.

Dış etkiler üstüne giriştiği mantık-deney işlemler bütünü.

"Ne tür bir bilgi gereklidir?" sorusunun yanıtı ancak "Bilimsel bilgi"de çözülecektir.

İnsan ancak bilimsel bilgi yoluyla nesne, olay ve olgulara egemen olmayı başarmaktadır.

Bilimsel ol ve bekle!

Gerçek bilim, her şeyin üstünde şüphe etmeyi ve cahil olmayı öğretir.

Evren matematiksel yapıdadır. Bilimin konusu olan doğa, matematiksel niteliklere sahip, bölünmez küçük parçacıklar olan atomlardan yapılmıştır. Doğada meydana gelen tüm değişiklikler, bu atomların birleşmesi, ayrılması ve hareketlerinden oluşur.

Hiçbir bilim, o bilimi yaparkenki araçları sorgulamaz.

Her bilim cevherin bir sunumunu inceler.

İlmin başı soğandan acı, sonu baldan tatlıdır.

İlmin yarısı aşk, yarısı okumaktır.

İlim sohbetle olur, kitaptan bilgi devşirilir.

Dili bilimden ayrı düşünmek veya bilimi dilden ayrı düşünebilmek olanaksızdır.

Sosyoloji en fazla metodu içeren, fakat en az çözümü olan bilimdir.

Matematik, doğanın sırlarını açacak tek anahtar olacaktır.

Terimlerle yapılmaya çalışılan bilim, ancak o terimi bilenler arasında yapılabilir.

İlim kesb ile rütbe-i rif'at arzu-yı muhal imiş ancak
Aşk imiş ne var âlemde ilim bir kıyl u kal imiş ancak

YANILGI

Greater Idaho Falls Bilim Fuarı'nda, bir lise öğrencisi, yöre insanlarını hazırladığı Projeyi imzalamaya davet etti. Delikanlı, "dihydrogen monokside" adlı maddenin kullanımının tümüyle yasaklanmasını, mümkün olmadığı takdirde çok sıkı kontrolünü istiyordu. Maddenin zararlarını, duvarlara astığı afişle açıklıyordu:

1- Yoğun terlemelere ve kusmalara sebep olabilir.
2- Doğaya büyük zararlar veren asit yağmurlarının ana unsurudur.
3- Gaz haline geçmiş hali, çok ciddi yanıklara sebep olabilir.
4- Kazara solunması, ciğerlere dolması ölüme yol açar.
5- Erozyona yol açar.
6- Otomobil frenlerinin etkinliğini azaltır.
7- Ölümcül kanser tümörlerinin hepsinin içinde bulunmuştur.

Bir saat içinde tam 50 bilim fuarı meraklısı insan delikanlının kampanya açtığı standı ziyaret etti. 43 kişi, yasaklama isteğini şiddetle desteklediler. 6 kişi kararsız kaldı. Sadece bir kişi yasaklanması istenen "dihydrogenmonokside" in H2O, yani hayatın can damarı "Su" olduğunu söyledi. Delikanlının bu projesi "Ne kadar kolay aldatılabiliyoruz" yarışmasının birincisi ilân edildi!...
Delikanlı, "Amacım, kolayca saptırılmış, saçma bilimsel cümleciklerle insanların nasıl yanlış koşullandırılabildiklerini göstermek istedim" dedi.

KAÇ SAAT ÇALIŞIYORSUN?

Seksen yaşını aşmış bir akademisyenin, odasındaki duvarda fotoğrafı asılı duran hocası ile arasında geçen bir konuşma, belki de başarısının sırrını, başka bir deyişle ilmin görkeminin sırrını veriyordu:

"Günde kaç saat çalışıyorsun?"

Vereceği rakamın etkisinden emin olan akademisyen, ikirciksiz şöyle der:
"Onyedi saat Hocam!"

Yüzünü ekşiten hocası,
"Günde onyedi saat çalışarak âlim olamazsın!"
diye karşılık verince şaşıran akademisyen:

"Peki Hocam! Âlim olmam için günde kaç saat çalışmam gerekiyor?" diye sorar.

Hocası'nın yanıtı ilginç, bir o kadar da çarpıcıdır:

"Benim hocam günde 26 saat çalışırdı;
ben ancak 25 saat çalışabiliyorum;

senin de âlim olmak için günde en az 24 saat çalışman gerek!"


Sayın İhsan FAZLIOĞLU'na, Ahmet ÇORAK'a, Baha Zafer'e, Ayhan Çitil'e, Tahir ÖZAKKAŞ'a, Doğan CÜCELOĞLU'na, Metin BOBAROĞLU'na, Kayıhan ŞAHİNOĞLU'na, Haluk BERKMEN'e, Mehmet Aşık'a, Mustafa ÖZEL'e, Ahmet DAVUTOĞLU'na, Kâzım MERTEK'e, İlber ORTAYLI'ya, Şinasi ve Gönül TEKİN'e...
Burhan OĞUZ'a, Ali DEMİRSOY'a, Lütfi YALÇINKAYA'ya, Galip ERDEM'e, Cevdet KUDRET'e, Ahmet ARVASÎ'ye, Osman TURAN'a, İsmail SAİB SENCER'e, İbn'ül Emin Mahmut KEMAL'e, Süheyl ÜNVER'e...
Ali KUŞÇU'ya, İbn-i SİNÂ'ya...
EINSTEIN'a, POPPER'a, PASTEUR'e, LAVOSIER'e, BOYLE'a...
HYPATIA'ya
PORTRELER GALERİSİ programına...
BSV'ye ve AAV'ye...
tarihteki, (adı/kendi bilinsin/bilinmesin, kaydı bulunsun/bulunmasın), doğrudan ya da dolaylı olarak
Felsefe, Bilim ve Sanata hizmeti/katkısı/çabası/desteği olmuş herkese...
paylaşımları/katkıları için çok teşekkür ederiz...