BİLİM'de (SCIENTISTS)

- DOPPLER CURRENTMETER[İng.] / COURANTOMÈTRE DOPPLER[Fr.] ile/değil/yerine/= DOPPLER AKIMÖLÇERİ

- DOPPLER ETKİSİ/OLAYI ile/ve/<> DOPPLER GENİŞLEMESİ ile/ve/<> DOPPLER GENİŞLİĞİ ile/ve/<> DOPPLER KAYMASI/FREKANSI ile/ve/<> DOPPLER ORTALAMA ETKİ KESİTİ

( Bir akustik dalga ışık ya da öteki elektromanyetik dalgaların görünen frekansında, kaynağın ve gözlemcinin bağıl hareketinin neden olduğu değişim. Bu, ışık ve öteki elektromanyetik dalgalar için Optik Doppler Etkisi olarak da bilinir.
İLE/VE/
Uyarılmış atomlar, moleküller ya da çekirdeklerin hepsi de aynı hıza sahip olmadıkları ve her biri farklı bir Doppler kaymasına neden olduklarında, tek frekanslı bir ışında ortaya çıkan frekans yayılması. | Molekül, atom ya da çekirdeklerin ısıl hareketlerinden dolayı spektrum çizgilerinde gözlenilen genişleme. | Özel bir spektral çizgi oluşturan uyarılmış çekirdekler, atomlar ve moleküller, ısıl hareketlerinin neden olduğu Doppler etkisinden dolayı bir frekans dağılımına sahip oldukları zaman çizgi ve soğurma spektrumlarında ve çekirdek tepkimelerinde gözlenilen bir etki.
İLE/VE/
Bir tek gaz atomundan yayınlanan ışığın görünen frekansı, atomun gözlemciye göre olan hızına bağlıdır ve gaz atomları, bir Maxwell hız dağılımına sahip olduğundan, bir gözlemcinin algıladığı ışın frekanslarının da benzer bir dağılıma sahip olmasıyla verdiği bir tek spektral çizginin genişliği.
İLE/VE/
Bir dalganın kaynaklanan ve Hertz olarak ifade edilen değişim miktarı.
İLE/VE/
Hedef taneciklerin ısıl hareketlerini hesaba katmak için uygun ağırlık katsayılarını kullanarak, enerjiye göre ortalanmış etki kesiti. )

- DOPPLER EFFECT[İng.] / EFFET DOPPLER[Fr.] / DOPPLERFLEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= DOPPLER ETKİSİ

- DOPPLER BROADENING[İng.] / DILATATION DOPPLER[Fr.] / DOPPLER-VERBREITERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DOPPLER GENİŞLEMESİ

- DOPPLER WIDTH[İng.] / LARGEUR DOPPLER[Fr.] / DOPPLERBREITE[Alm.] ile/değil/yerine/= DOPPLER GENİŞLİĞİ

- DOPPLER SHIFT[İng.] / DÉPLACEMENT DOPPLER[Fr.] / DOPPLER-VERSCHIEBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DOPPLER KAYMASI

- DOPPLER-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= DOPPLER OLAYI

- DOPPLERMITTELQUERSCHNITT[Alm.] ile/değil/yerine/= DOPPLER ORTALAMA KESİT

- DOPPLER MEAN CROSS-SECTION[İng.] / SECTION EFFICACE MOYENNE DE DOPPLER[Fr.] ile/değil/yerine/= DOPPLER ORTALAMA TESİR KESİTİ

- DOPPLER RADAR[İng.] / RADAR DOPPLER[Fr.] / DOPPLERRADAR[Alm.] ile/değil/yerine/= DOPPLER RADARI


- DOPPLER SONAR[İng.] / SONAR DOPPLER[Fr.] / DOPPLERSONAR[Alm.] ile/değil/yerine/= DOPPLER SONARI

- ÉCOULEMENTMÈTRE ULTRASONIQUE DOPPLER[Fr.] / DOPPLERULTRASCHALLSTRÖMUNGSMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= DOPPLER ULTRASONİK AKIŞ ÖLÇER

- DOPPLER ULTRASONIC FLOWMETER[İng.] ile/değil/yerine/= DOPPLER ULTRASONİK AKIŞÖLÇERİ

- DUHEM ile/ve/||/<> QUINE (TEZİ)

( 10 Haziran 1861 - 14 Eylül 1916 İLE/VE/||/<> 25 Haziran 1908 - 25 Aralık 2000 )

- DULONG-PETIT'S LAW[İng.] / LOI DE DULONG-PETIT[Fr.] / DULONG-PETIT/SSCHEZ-GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= DULONG-PETİT YASASI

- LOI DE DULONG ET PETIT[Fr.] / DULONG-PETITISCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= DULONG VE PETİT YASASI/KANUNU

- DULONG AND PETIT'S LAW[İng.] ile/değil/yerine/= DULONG VE PETİT YASASI

- DÜNYA TARİHİ ile/ve/||/<>/>/< DÜŞÜNCE TARİHİ ile/ve/||/<>/>/<

(
Felsefe - Bilim Tarihi Zihin Haritası




---



BİLİM/BİLİMDE/BİLİMSELLİKTE:
(ÖNCELİKLE) VAR OLANIN[MEVCUD/ONTOS] ve/||/<>/> DOĞANIN ve/||/<>/> DOĞAL)
NESNE ve/||/<>/> OLAY ve/||/<>/> OLGU ve/||/<>/> DURUM ve/||/<>/> İLİŞKİLERİN
(VE ANCAK DAHA SONRA) ÜRETİLMİŞ NESNELERİN
(VE EN SON OLARAK) KİŞİLERİN ve/||/<>/> TOPLULUKLARIN ve/||/<>/> TOPLUMUN/TOPLUMLARDA YAŞANMIŞ/YAŞANAN/YAŞANABİLEN
OLAY ve/||/<>/> OLGU ve/||/<>/> DURUM ve/||/<>/> İLİŞKİLERİN
(ÖNCEDEN TANIMLANMIŞ ve/||/<>/> BELİRLENMİŞ BİR YÖNTEM ve/||/<>/> ARACA BAĞLI OLARAK)
(İSTİDLÂLÎ/RASYONEL [AKIL İLE])
ÖLÇÜLÜ ve/||/<>/> ÖLÇÜLEBİLİR/ÖLÇÜMLENEBİLİR
NEDENSEL ve/||/<>/> KAVRAMSAL ve/||/<>/> ELEŞTİREL (OLANAK ve/||/<>/> SINIRLARI İÇİNDE)
KANITLI ve/||/<>/> DÜZENLİ ve/||/<>/> TUTARLI (BİR BİÇİMDE)
KAMUSAL/LIK ve/||/<>/> TEKRARLANABİLİR/LİK ve/||/<>/> DENETLENEBİLİR/LİK ve/||/<>/> PAYLAŞILABİLİR/LİK (KOŞULLARINDA)
TANIM ve/||/<>/> İŞLEV ve/||/<>/> YARARA (KONU OLABİLEN/OLABİLECEK)
VERİ ve/||/<>/> BİLİ ve/||/<>/> BİLGİ/Sİ



---



[2. | 3. | 4. | 5. | 6. | 7. | 8. dersler...]


---



)
( [2. | 3. | 4. | 5. | 6. | 7. | 8. dersler...] )
( )
( )
( )
( )
( )
( )
( "Bilim Tarihi Durakları"[Şeniz Yıldırımer - İlke Yay.] kitabını da okumanızı salık veririz. )
( )
( )
( )
( )
( )
( )
( | 2. | 3. | 4. | 5. dersler...] )
( )
(

https://twitter.com/floodmania/status/1294365941791424513 )
( )
( [2. | 3. | 4. dersler... )
( )
( )
( )
( Türk Tarih Kurumu
Felsefe ve Bilim Tarihi Söyleşileri - 1

)
( )
( )
(

)
( )
( )

- DÜNYA ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< AŞK/IM

( [Ne kadar büyük olsa da ...] (daha) Küçük. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>< [Ne kadar küçük olsa da ...] (daha) Büyük. )

- DÜŞÜNCE ile/ve/||/<>/> İZLENİM

( David Hume )

- DÜŞÜNMEK => VAR OLMAK
ve/||/<>/>
VAR OLMAK =< ALGILANMIŞ OLMAK

( René Descartes VE/||/<>/> George Berkeley )

- EDMUND HALLEY ile/ve/||/<> ROBERT HOOKE ile/ve/||/<> CRISTOPHER WREN

- EĞİTİM:
GERÇEKLERİN ÖĞRETİLMESİ
ile/ve/değil/||/<>/< DÜŞÜNMEK İÇİN AKLIN EĞİTİLMESİ

- EIDOKSOS ve ARİSTO

( Akademi'nin kurulmasında! )

- EINSTEIN VISCOSITY EQUATION[İng.] / EINSTEIN/SCHE VISKOSITÄTSGLEICHUNG, EINSTEIN-VISKOSITÄTSGLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN AĞDALILIK DENKLEMİ

- EINSTEIN'S FIELD EQUATIONS[İng.] / ÉQUATION DU CHAMP D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN-FELDGLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN ALAN DENKLEMLERİ

- EINSTEIN RELATION[İng.] / RELATION D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN-BEZIEHUNG, EINSTEIN-RELATION[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN BAĞINTISI

- EINSTEIN-BOHR EQUATION[İng.] / ÉQUATION D'EINSTEIN-BOHR[Fr.] / EINSTEIN-BOHR/SCHE-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN-BOHR DENKLEMİ

- EINSTEIN-DE HAAS EFFECT[İng.] / EFFET EINSTEIN-DE HAAS[Fr.] / EINSTEIN-DE-HAAS-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN-DE HAAS ETKİSİ

- EINSTEIN-DE HAAS METHOD[İng.] / MÉTHODE D'EINSTEIN-DE HAAS[Fr.] / EINSTEIN-DE-HAAS-METHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN-DE HAAS YÖNTEMİ


- EINSTEIN-DE SITTER MODEL[İng.] / MODÈLE D'EINSTEIN-DE SITTER[Fr.] / EINSTEIN-DE-SITTER-MODELL[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN-DE SİTTER ÖRNEKÇESİ/MODELİ

- EINSTEIN DIFFUSION EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE LA DIFFUSION D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN-DIFFUSIONSGLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN DİFÜZYON DENKLEMİ

- EİNSTEİN MÜADELET KÂİDESİ[Osm.] / EINSTEIN'S EQUIVALENCE PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE D'ÉQUIVALENCE D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN/SCHE ÄQUIVALENZGLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN EŞDEĞERLİK İLKESİ

- EINSTEIN'S PHOTOELECTRIC EQUATION[İng.] / ÉQUATION PHOTOÉLECTRIQUE D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN-PHOTOELEKTRISCHE GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN FOTOELEKTRİK DENKLEMİ

- CONDITION DE LA FRÉQUENCE D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN-FREQUENZBEDINGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN FREKANS KOŞULU

- FRÉQUENCE D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN/SCHE FREQUENZ/ZUSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN FREKANSI

- EİNSTEİN UMÛMÎ İZÂFİYET NAZARİYESİ[Osm.] / EINSTEIN'S GENERAL THEORY OF RELATIVITY[İng.] / THÉORIE DE LA RELATIVITÉ GÉNÉRALE D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN/SCHE ALLGEMEINE RELATIVITÄTSTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN GENEL GÖRELİLİK KURAMI

- EINSTEIN COEFFICIENTS[İng.] / COEFFICIENTS D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN-KOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN KATSAYILARI

- EINSTEIN-VERSCHIEBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN KAYMASI

- EINSTEIN'S SPECIAL THEORY OF RELATIVITY[İng.] / THÉORIE DE LA RELATIVITÉ RESTREINTE D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN/SCHE SPEZIELLE RELATIVITÄTSTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN ÖZEL GÖRELİLİK KURAMI


- EINSTEIN'S THEORY OF SPECIFIC HEAT CAPACITIES[İng.] / THÉORIE DE LA CAPACITÉ THERMIQUE SPÉCIFIQUE D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN/SCHE THEORIE DER SPEZIFISCHEN WÄRMEKAPAZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN ÖZGÜL ISI SIĞASI KURAMI

- EINSTEIN-PLANCK LAW[İng.] / LOI D'EINSTEIN-PLANCK[Fr.] / EINSTEIN-PLANCK/SCHES-GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN-PLANCK YASASI

- EINSTEIN-ROSEN WAVES[İng.] / ONDES D'EINSTEIN-ROSEN[Fr.] / EINSTEIN-ROSEN-WELLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN-ROSEN DALGALARI

- EINSTEIN'S NUMBER[İng.] / NOMBRE D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN SAYISI

- EINSTEIN'S FREQUENCY[İng.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN SIKLIĞI

- EINSTEIN'S FREQUENCY CONDITION[İng.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN SIKLIK KOŞULU

- ÉQUATION DE LA VISCOSITÉ D'EINSTEIN[Fr.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN VİSKOZİTE DENKLEMİ

- EINSTEIN'S LAW[İng.] / LOI D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN/SCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN YASASI

- EINSTEIN ve/||/<> ROSEN (KÖPRÜSÜ)/SOLUCAN DELİĞİ

( Nathan Rosen ve Albert Einstein tarafından ileri sürülmüştür. Genel olarak beyaz delikler ve kara delikler arasındaki bağlantıya, "solucan deliği" denilmektedir. Bu bağlantı sayesinde, zamanda kısayol bir yol oluşturmaktadır. Kara deliğin en dip noktasında hacim sıfırdır ve yoğunluk sonsuzdur. Yani, kara deliğin dibinde çok güçlü bir çekim etkisi vardır. Bu yüzden buradaki zaman ve mekân bilinenin dışındadır. Bu kuram ile iki kara deliğin farklı boyutlarda bağlanması ile çekim etkisinden yararlanılarak bir kara deliğin içine girip öteki kara deliğin içinden kısa bir zamanda çıkılabilir. )

- EINSTEIN ile/ve/||/<> SÜRÜCÜSÜ


- ZUSATZENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= EK ENERJİ

- PARAMAGNÉTISME ÉLECTRONIQUE[Fr.] / ELEKTRONEN-PARAMAGNETISMUS, ELEKTRONISCHER PARAMAGNETISMUS[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON PARAMANYETİZMASI

- ELEKTRON ile İZOTOP

( AYRIM EŞİĞİ )
( J.J. THOMSON - 1897
[Elektronları, izotop kavramını keşfetmesi ve kütle spektrometresini icat etmesiyle bilinir. Gazların elektriksel iletkenliği üzerindeki çalışmaları ve elektronları keşfinden dolayı 1906'da Nobel Fizik Ödülü ile ödüllendirilmiştir.] )

- CRITICAL REYNOLDS NUMBER[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK REYNOLDS SAYISI

- EN İYİ BİLDİĞİM ŞEY, HİÇBİR ŞEY BİLMEDİĞİMDİR ile/ve/<>/> EROS'TAN BAŞKA HİÇBİR ŞEY BİLMİYORUM

- EN UZUN BOYLU KİŞİ/LER

( Robert Wadlow, dünyanın en uzun kişisi kaydını elinde tutuyor. İlk yaş gününde boyu 1.07 m, 13 yaşında 2.24 metre idi. 1937 yılında boyu 2.59 m.'ye ulaştı. 1940'ta, 22 yaşında öldüğünde boyu 2.72 m. idi. )
( )
( )
(

Sultan Kösen )

- TRANSVERSE DOPPLER EFFECT[İng.] / EFFET DOPPLER TRANSVERSE[Fr.] / TRANSVERSALER DOPPLEREFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= ENİNE DOPPLER ETKİSİ

- EPR(DOLANIKLIK) AÇMAZI(PARADOKSU):
EINSTEIN
ve/+/||/<> POTENSKI ve/+/||/<> ROSEN

( 1935 )
( )

- ERATOSTHENES ve/||/<>/> STRABON

( M.Ö. 276 - 194 ve/||/<>/> M.Ö. 63 - M.S. 23 )

- EROS ve/||/<> LİBİDO
ile/ve/||/<>/<
TANATOS ve/||/<> DESTRUDO

( Eşeysel ve varoluş yönünde dürtü ve güdü. İLE/VE/||/<>/< Varoluşsal dürtü ve güdü. )
( SIGMUND FREUD ile/ve/||/<>/< EDOARDO WEISS )

- INKOHÄRENTSCHE COMPTONSTREUUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞ FAZLI OLMAYAN COMPTON SAÇILMASI

- ESARETİN BEDELİ(SHAWSHANK REDEMPTION) ile/ve/||/<>/< RASHOMON

( )
( )

- DISPERSION INCOHÉRENTE DE COMPTON[Fr.] ile/değil/yerine/= EŞEVRESİZ COMPTON SAÇILMASI

- EŞLERİN ÖRTÜŞMEZLİĞİ AÇMAZI(PARADOKSU)'NDA:
LEIBNIZ ve GEOMETRİ
ile/ve/||/<> EŞLER ve ÖRTÜŞMEZLİK ile/ve/||/<> YERLERİN, UZAYDA FARKLILAŞMASI(1768)

( IMMANUEL KANT )

- ESPERANTO ile/ve POLİGRAFİ

( 1887'de, Polonya'lı Zamenhof (Dr.) tarafından ortaya atılan ve dünyadaki tüm bireylerin anlaşabilmeleri için düzenlenmiş, 16 kurala dayanan, kolay bir yapma dil. İLE/VE ... )

- ETTINGSHAUSEN-NERNST EFFECT[İng.] / EFFET ETTINGSHAUSEN-NERNST[Fr.] / ETTINGSHAUSEN NERNST EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= ETTİNGSHAUSEN-NERNST ETKİSİ

- ETTINGSHAUSEN-NERNST COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT D'ETTINGSHAUSEN-NERNST[Fr.] / ETTINGSHAUSEN-NERNST-KOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= ETTİNGSHAUSEN-NERNST KATSAYISI

- EULER ve LAGRANGE ve KANT

( Klâsik mekaniğin matematiğini üretmiştir. VE
Klâsik mekaniğe en mükemmel biçimini vermiştir. VE
Klâsik mekaniğin felsefesini yapmıştır. )
( Euler sayısı, topolojik değişmezdir. )
( )

- EVRENSEL DİL ARAYIŞI ile/ve/||/<>/> YETER NEDEN İLKESİ

( LEIBNIZ )

- EWALD von KLEIST ve/||/<> PIETER VAN

( LEIDEN ŞİŞESİ - 1745 )

- F. NIETZSCHE ve/||/<> S. FREUD ve/||/<> K. MARX

- FAHRENHEIT ile/ve/<> CELSIUS

( 1708 ile 1742 )

- FARADAIC CURRENT[İng.] ile/değil/yerine/= FARADAY AKIMI

- FARADAY BIREFRINGENCE[İng.] / BIRÉFRINGENCE DE FARADAY[Fr.] / FARADAYSCHE DOPPELBRECHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY ÇİFT KIRILMASI

- FARADAY'S DISC[İng.] / DISQUE DE FARADAY[Fr.] / FARADAYSCHE SCHEIBE, FARADAYSCHE RUNDSHEIBE[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY DİSKİ

- DIAMAGNETISCHE WIRKUNG VON FARADAY[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY DİYAMANYETİK ETKİSİ

- FARADAY'S LAW OF ELECTROLYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= FARADAY ELEKTROLİZ YASALARI/KANUNLARI

- FARADAY'S LAWS OF ELECTROLYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= FARADAY ELEKTROLİZ YASALARI

- FARADAYSCHES ELEKTROLYSEGESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY ELEKTROLİZ YASASI

- FARADAY EFFECT[İng.] / EFFET FARADAY[Fr.] / FARADAY-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY ETKİSİ


- FARADAY'S LAW OF INDUCTION[İng.] / FARADAYSCHES INDUKTIONSGESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY İNDÜKSİYON YASASI

- FARADAY CAGE[İng.] / CAGE DE FARADAY[Fr.] / FARADAYSCHER KÄFIG[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY KAFESİ

- FARADAY DARK SPACE[İng.] / ESPACE SOMBRE DE FARADAY[Fr.] / FARADAYSCHER DUNKELRAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY KARANLIK BÖLGESİ

- FARADAY CONSTANT[İng.] ile/değil/yerine/= FARADAY SABİTİ

- FARADAY CYLINDER[İng.] / CYLINDRE DE FARADAY[Fr.] / FARADAYSCHER ZYLINDER[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY SİLİNDİRİ

- FARADAY TUBE[İng.] / TUBE DE FARADAY[Fr.] / FARADAY-RÖHRE, FARADAY-TUBE[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY TÜPÜ

- FARADAY ile/||/<> COULOMB ile/||/<> AMPERE ile/||/<> ELEKTROKİMYA YASALARI

( Elektrik ve kimyasal değişim ilişkileri. )
( Formül: Q = nF )
( Michael Faraday tarafından 1831 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1791-1867) (Ülke: İngiltere) (Alan: Fizik, Kimya) (Önemli katkıları: Elektromanyetik indüksiyon, elektroliz) )

- FARADAY[İng.] / FARADAY[Fr.] / FARADAY[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY

- NONFARADIAC CURRENT[İng.] ile/değil/yerine/= FARADAYİK OLMAYAN AKIM

- LOIS DE L'ÉLECTROLYSE DE FARADAY[Fr.] ile/değil/yerine/= FARADAY'IN ELEKTROLİZ YASALARI


- LOIS DE L'INDUCTION DE FARADAY[Fr.] ile/değil/yerine/= FARADAY'IN İNDÜKSİYON YASALARI

- FELSEFE/KAVRAM ANSİKLOPEDİSİNDE:
ARİSTOTELES
ile/ve HEGEL

- FELSEFE(PHILO-SOPHIA):
BİLGELİK SEVGİSİ
ile/ve/||/<> SEVGİNİN BİLGELİĞİ

( )

- FEL ile/ve/||/<>/>

( Tanımlama ve tanıtlaması kendi içinde olan. İLE/VE Tanımlama ve tanıtlaması kendi dışında olan. )
( Kendi üzerine düşünebilme. İLE/VE Nesnesi üzerine yöntem uygulamaları. )
( Bilmediklerimiz. İLE/VE Bildiklerimiz. )
( Nesnesi, içindedir. İLE/VE Nesnesi, dışarıdadır. )
( Bilinç-bilinç ilişkisi. İLE/VE Bilinç-nesne ilişkisi. )
( Bilim, felsefenin başarılarından, felsefe de bilimin başarısızlıklarından örülmüştür. )
( FELSEFE: VARLIK ile/ve METAFİZİK ile/ve AHLÂK )
( FELSEFE: Yasaların örgünlüğünün bütünlüğü. )
( FELSEFE: BİLGİ OLARAK ile/ve/yerine YAŞAM TARZI OLARAK )
( FELSEFE: Nesillerarası mektuplaşma.
Hem öldüren, hem de dirimli tutan bir özellik ve/ya da durumdur. )
( Felsefe, İyonya'da doğmuştur. Felsefeye ilk biçimini kazandıran üç filozof Thales, Anaksimander ve Anaksimenes'tir. )
( Düşünmenin yetkin biçimleridir. )
( Öngörme/öngörebilme gereksinimidir. )
( Nitelikli kavramlarını, daha nitelikli hale getirmektir. )
( Dili, daha nettir. )
( Betimlemeden kavrama, yasalılığa geçişin ilkeli olmasıdır. )
( BENZER YÖNLERİ:
İkisi de akla ve düşünme yasalarına dayanarak kendilerini haklı kılmaya çalışır.
İkisi de evreni, insanı ve yaşamı, bilinçli, yöntemli ve düzenlilik içinde araştırır.
İkisinde de eleştiri süzgecinden geçirilmeyen bilgi güvenli bulunmaz.
İkisi de eleştiri sonrası kavramlar ve soyutlamalarla bazı ilke ve yasalara ulaşarak genellemeler yapar.
FARKLI YÖNLERİ:
Felsefe; evreni, insanı ve yaşamı sorgularken; bilim, kendini olgular ile sınırlar. Evreni, kendi inceleme alanına göre parçalara ayırır.
Felsefe, olgu ve olayların ardındaki gerçekliği açıklamaya çalışır. Bilim, doğa olayları arasında nedensellik bağları kurarak doğa ile ilgili yasalara ulaşmayı hedefler.
Felsefe, kurgusal(spekülatif) ve rasyonel düşünüş gibi yöntemler kullanır. Bilimler ise tümevarım ve tümdengelim yöntemlerini kullanır. )
( Tümel. İLE/VE/||/<>/> Tikel. )

- FELSEFE ile/ve/<> DÜŞÜNCE

( Düşünce, düşünce başlar. [yere/aşağı düşünce!] )
( Bir yerini/dizini incitmeyen, düşünmeye başlamaz kolay kolay. )
( Dilin dilbilgisi. İLE/VE/<> Aklın dilbilgisi. )
( Yunan ökesi/dehası. VE Roma ökesi/dehası. )
( Aristoteles. İLE/VE Büyük İskender. )
( Tekillerden, tümeli görmeye çalışmak. İLE/VE Tekilde, tümeli görmek esastır. )
( Felsefe, matematiğin çalışma odasını, röntgen ışığıyla yansıtmaya çalışır. )
( Birleştirmek/birlikte tutmak gerekiyor. )
( Hayranlık. VE Hayret. )
( Zanaat. VE Teknokrasi, işçilik. VE İdeoloji. )
( İdeoloji. İLE/DEĞİL/YERİNE Felsefe. )
( Hayret. VE/<> Hayranlık. VE/<> Aşk. )
( Hikmet, teolojik; illet, metafizik; sebep, fizik nedenleri aramaktır. )
( Hikmet: Nasıl ise onu o biçimde bilmek. )
( Hikmet: Varolanları, nasılsa o biçimde ve tâkatı kadar bilmek. )
( Hikmet: Olgunlaşmayı istemek. )
( Hikmet: Doğada ve zamanda illetlendirmek. )
( Hikmet: Gizil durumda, tüm erdemleri içerir. )
( Hikmet Tanrısı: ENKİ )
( Hikmet: İstikmal el-Nefs. )
( Hikmet: "En Yüksek Hikmet". Onu kazanmış olmaya(onun iktinâ'ına) "'İlm", o ilme meleke kazanmış olmaya "Felsefe". )
( FELSEFE: KAVLÎ HİKMET )
( PHIL0-SOPHOS ile/ve SOPHOS )
( el-Hikmet: ilmun bi-a'yan'il-mevcudât alâ ma hiye fi'nefs'il emr bi-kaderi takat'il-beşeriyye )
( Fikir üretir. İLE/VE Tedbir üretir. )
( Nazarî hikmet. VE Amelî hikmet. )
( ... İLE HİKMET-İ HÂLİDA, CÂVİDÂN-I HIRED, PHILOSOPHIA PERENNIS )
( Genel felsefe eserlerinin adı olarak bu ad kullanılır. İLE/VE
İlm-i mantık'ın başka bir adıdır. Pek çok mantık kitabı bu adı taşır. İLE/VE
Abdurrahman Hazinî'nin eserinin adıdır. Eser, çekim ve cisimlerin özgül ağırlıklarından bahseder. Modern döneme kadar konuyla ilgili en önemli çalışmadır. İngilizce çevirisi de vardır. )
( Kişinin [ve evrenin] sorularına aklın sınırları içinde kalarak yanıt vermeye çalışmak. VE
Anlama ilişkin soruların akıl ile değil kurguyla yapılacağına yönelik yaklaşımı felsefenin soruları içinde kalarak yanıtlamaya çalışmak. )
( GAZALİ ve KANT )
( Kişinin, kendine soru sormaya başlamasıyla devreye girer. )

- FERMI-DIRAC-SOMMERFELDSCHES GESCHWINDIGKEITSVERTEILUNGSGESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ DİRAC SOMMERFELD HIZ DAĞILIMI YASASI

- FESAHAT[Ar.] ile/ve/||/<> FETAHAT[Ar.] ile/ve/||/<> FETAKAT

( Dilin açıklığı. İLE/VE/||/<> Birinin kapıyı/kutuyu vb. açması. İLE/VE/||/<> Bir nesnenin gevşeyip açılması. )

- FICK'S LAWS[İng.] / LOIS DE FICK[Fr.] ile/değil/yerine/= FİCK YASALARI

- FICKSCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= FİCK YASASI

- PHOTOVOLTAIC EFFECT[İng.] / EFFET PHOTOVOLTAÏQUE[Fr.] / FOTOVOLTAIK ETKI[Alm.] ile/değil/yerine/= FOTOVOLTAİK ETKİ


- PHOTOVOLTAIC CELL[İng.] / CELLULE PHOTOVOLTAÏQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= FOTOVOLTAİK PİL

- FOUCAULT ÂYİNESİ[Osm.] / FOUCAULT'S MIRROR[İng.] / MIROIR DE FOUCAULT[Fr.] / FOUCAULTSCHER SPIEGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= FOUCAULT AYNASI

- FOUCAULT RAKKASI[Osm.] / FOUCAULT'S PENDULUM[İng.] / PENDULE DE FOUCAULT[Fr.] / FOUCAULTSCHES PENDEL, GYROSKOPISCHES PENDEL[Alm.] ile/değil/yerine/= FOUCAULT SARKACI

- FOURIER LAW OF HEAT CONDUCTION[İng.] / LOI DE LA CONDUCTION THERMIQUE DE FOURIER[Fr.] / FOURIER-WÄRMEÜBERTRAGUNGSGESETZ/HITZEÜBERTRAGUNGSGESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= FOURİER ISI İLETİM YASASI

- FOURIER NUMBER[İng.] / NOMBRE DE FOURIER[Fr.] / FOURIERZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= FOURİER SAYISI

- FOURIER ile/ve/||/<>/> CAUCHY ile/ve/||/<>/> DIRICHLET

( 1807 ile/ve/||/<>/> 1853 ile/ve/||/<>/> 1859 )

- FRAKTALLERDE:
KOCH
ile/ve LORENZ ile/ve MANDELBROT

- FRANCK-HERTZ EXPERIMENT[İng.] / EXPÉRIENCE DE FRANCK-HERTZ[Fr.] / FRANCK-HERTZ-VERSUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= FRANCK-HERTZ DENEYİ

- FRAUNHOFER REGION[İng.] / RÉGION DE FRAUNHOFER[Fr.] / FRAUNHOFER-REGION[Alm.] ile/değil/yerine/= FRAUNHOFER BÖLGESİ

- FRAUNHOFER EYEPIECE[İng.] / OCULAIRE DE FRAUNHOFER[Fr.] / FRAUNHOFERSCHES OKULAR[Alm.] ile/değil/yerine/= FRAUNHOFER GÖZMERCEĞİ


- FRAUNHOFER DIFFRACTION[İng.] / DIFFRACTION DE FRAUNHOFER[Fr.] / FRAUNHOFER-BEUGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= FRAUNHOFER KIRINIMI

- FRAUNHOFERSCHE KORONA[Alm.] ile/değil/yerine/= FRAUNHOFER KORONASI

- FRAUNHOFER CORONA[İng.] / COURONNE DE FRAUNHOFER[Fr.] ile/değil/yerine/= FRAUNHOFER TACI

- FRAUNHOFER SPECTRAL LINES[İng.] / RAIES SPECTRALES DE FRAUNHOFER[Fr.] ile/değil/yerine/= FRAUNHOFER TAYF ÇİZGİLERİ

- FRAUNHOFERSCHE SPEKTRALLINIEN[Alm.] ile/değil/yerine/= FRAUNHOFER TAYF/SPEKTRUM ÇİZGİLERİ

- FRAUNHOFER[İng.] / FRAUNHOFER[Fr.] / FRAUNHOFER[Alm.] ile/değil/yerine/= FRAUNHOFER

- FRESNEL-ARAGO LAWS[İng.] / LOIS DE FRESNEL-ARAGO[Fr.] ile/değil/yerine/= FRESNEL-ARAGO YASALARI

- FRESNEL-ARAGO-GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= FRESNEL-ARAGO YASASI

- FRESNEL ZONES[İng.] / RÉGIONS DE FRESNEL[Fr.] / FRESNEL-ZONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= FRESNEL BÖLGELERİ

- FRESNEL REGION[İng.] / RÉGION DE FRESNEL[Fr.] / FRESNELSCHE REGION, FRESNELSCHES GEBIET[Alm.] ile/değil/yerine/= FRESNEL BÖLGESİ


- FRESNEL BIPRISM[İng.] / BIPRISM DE FRESNEL[Fr.] / FRESNEL-DOPPELPRISMA[Alm.] ile/değil/yerine/= FRESNEL ÇİFT PRİZMASI

- FRESNEL EQUATIONS[İng.] / ÉQUATIONS DE FRESNEL[Fr.] / FRESNEL-GLEICHUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= FRESNEL DENKLEMLERİ

- FRESNEL RHOMB[İng.] / LOSANGE DE FRESNEL[Fr.] / FRESNEL-RAUTE/FRESNEL-RHOMBUS[Alm.] ile/değil/yerine/= FRESNEL EŞKENAR DÖRTGENİ

- FRESNEL INTERFERENCE FRINGES[İng.] / FRANGES D'INTERFÉRENCE DE FRESNEL[Fr.]FRESNEL-INTERFERENZERSCHEINUNGEN ile/değil/yerine/= FRESNEL GİRİŞİM SAÇAKLARI/OLAYLARI

- FRESNEL-LICHTBEUGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= FRESNEL IŞIK KIRINIMI

- FRESNEL DIFFRACTION[İng.] / DIFFRACTION DE FRESNEL[Fr.] ile/değil/yerine/= FRESNEL KIRINIMI

- FRESNEL-ERSCHEINUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= FRESNEL OLAYLARI

- FRESNEL-OVALOID[Alm.] ile/değil/yerine/= FRESNEL OVALOİDİ

- FRESNELSCHES PARALLELOGRAMM[Alm.] ile/değil/yerine/= FRESNEL PARALELKENARI

- FRESNEL FRINGES[İng.] / FRANGES DE FRESNEL[Fr.] / FRESNEL-FRANSEN[Alm.] ile/değil/yerine/= FRESNEL SAÇAKLARI


- FRESNEL DRAG COEFFICIENT[İng.] ile/değil/yerine/= FRESNEL SÜRÜKLEME KATSAYISI

- COEFFICIENT DU TRAÎNEMENT DE FRESNEL[Fr.] / FRESNEL-WIDERSTANDSBEIWERT/STRÖMUNGSWIDERSTANDSBEIWERT[Alm.] ile/değil/yerine/= FRESNEL SÜRÜKLENME KATSAYISI

- FRESNEL OVALOID[İng.] / OVOÏDE DE FRESNEL[Fr.] ile/değil/yerine/= FRESNEL YUMURTAMSISI

- FRESNEL[İng.] / FRESNEL[Fr.] / FRESNEL[Alm.] ile/değil/yerine/= FRESNEL

- FREUD ile/ve NIETSZCHE ile/ve MARX

( Bilinçdışı. İLE/VE İçgüdü. İLE/VE Yabancılaşma. )

- GALILEI REFERENCE SYSTEM[İng.] / GALILEI-BEZUGSSYSTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= GALİLEİ BAŞVURU SİSTEMİ

- GALILEI INVARIANCE[İng.] / INVARIANCE DE GALILÉE[Fr.] / GALILEI-INVARIANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= GALİLEİ DEĞİŞMEZLİĞİ

- GALILEI TRANSFORMATION[İng.] / TRANSFORMATION DE GALILÉE[Fr.] / GALILEI-TRANSFORMATION[Alm.] ile/değil/yerine/= GALİLEİ DÖNÜŞÜMÜ

- GALILEI-BEZUGSSYSTEME[Alm.] ile/değil/yerine/= GALİLEİ REFERANS SİSTEMLERİ

- GALILEI NUMBER[İng.] / NOMBRE DE GALILÉE[Fr.] / GALILEI-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= GALİLEİ SAYISI


- GALILEAN TELESCOPE[İng.] / TÉLESCOPE DE GALILÉE[Fr.] / GALILEI-FERNROHR, GALILEI-TELESKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= GALİLEİ TELESKOBU

- GALILEO AÇMAZI ile/ve/||/<> HILBERT OTELİ AÇMAZI ile/ve/||/<> TRISTRAM SHANDY AÇMAZI ile/ve/||/<> CANTOR AÇMAZI

- GALİLEO DÖNÜŞÜMLERİ ile/ve/||/<>/> LORENTZ DÖNÜŞÜMLERİ

- GALILEO ve/||/<>/< VINCENZO

- CEREYÂN-İ GALVÂNÎ[Osm.] / GALVANIC CURRENT[İng.] / COURANT GALVANIQUE[Fr.] / GALVANISCHER STROM, GALVANISCHER STROM[Alm.] ile/değil/yerine/= GALVANİK AKIM

- GALVANIC COUPLE[İng.] / COUPLE GALVANIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= GALVANİK ÇİFT

- GALVANIQUE CELLULE[Fr.] ile/değil/yerine/= GALVANİK GÖZE

- GALVANIC CELL[İng.] / GALVANISCHE BATTERIE/ZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= GALVANİK PİL/GÖZE/HÜCRE

- GALVANIC[İng.] / GALVANIQUE[Fr.] / GALVANISCH, GALVANISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= GALVANİK

- GAUSS' LAW OF FLUX[İng.] / LOI DU FLUX DE GAUSS[Fr.] ile/değil/yerine/= GAUSS AKI YASASI


- GAUSSIAN DISTRIBUTION[İng.] / DISTRIBUTION DE GAUSS[Fr.] / GAUSSSCHE VERTEILUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= GAUSS DAĞILIMI

- GAUSSIAN PULSE[İng.] / IMPULSION GAUSSIENNE[Fr.] / GAUSSSCHER IMPULS[Alm.] ile/değil/yerine/= GAUSS DARBESİ

- GAUSS(ÇAN) EĞRİSİ ile/ve/=/||/<> RASTGELELİK

( "Matematik, tüm bilimlerin kraliçesidir." - Carl Friedrich Gauss[Matematik Kralı][Nisan 1777 - 23 Şubat 1855] )

- GAUSSIAN CURVE[İng.] / COURBE DE GAUSS[Fr.] / GAUSSSCHE KURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= GAUSS EĞRİSİ

- GAUSS EYEPIECE[İng.] / OCULAIRE DE GAUSS[Fr.] ile/değil/yerine/= GAUSS GÖZMERCEĞİ

- GAUSSSCHER LÄRMSGENERATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= GAUSS GÜRÜLTÜ JENERATÖRÜ

- GAUSSIAN NOISE GENERATOR[İng.] / GÉNÉRATEUR DE BRUIT GAUSSIEN[Fr.] ile/değil/yerine/= GAUSS GÜRÜLTÜ ÜRETECİ

- GAUSS THEORY[İng.] / THÉORIE DE GAUSS[Fr.] / GAUSSFLUSSGESETZ, GAUSSTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= GAUSS KURAMI

- GAUSS-OKULAR[Alm.] ile/değil/yerine/= GAUSS OKÜLERİ

- GAUSSIAN OPTICS[İng.] / OPTIQUE DE GAUSS[Fr.] / GAUSSSCHE OPTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= GAUSS OPTİĞİ


- GAUSS[İng.] / GAUSS[Fr.] / GAUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= GAUSS

- GAY-LUSSAC'S LAW[İng.] / GAY-LUSSACLOI DE[Fr.] / GAY-LUSSACCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= GAY-LUSSAC YASASI

- GAZZÂLÎ ÖNCESİ ile/ve SONRASI

( Meşşaîlerin diliyken, Gazzâlî sonrasında, aklın küllî dili haline geldi. Bu nedenle Kategoriler konusu Mantık'tan çıkartılıp Fizik'e aktarıldı. )

- KİŞİ/İNSAN:
GENÇLİK/TE
ile YAŞLILIK/TA

( "Uçan bir kuş". İLE "Virân bir baykuş". )
( Günler "kısa", yıllar "uzun." İLE Günler "uzun", yıllar "kısa." )
( Güzelliğimizle varız... İLE Sağlık ve paramızla varız... )

- GEORG CANTOR ile MORITZ BENEDIKT CANTOR

- JOHN LOCKE ile/ve/||/<>/> GEORGE BERKELEY

( 29 Ağustos 1632 - 28 Ekim 1704 İLE/VE/||/<>/> 12 Mart 1685 - 14 Ocak 1753 )

- GERARDUS MERCATOR ve/||/<> JODOCUS HONDIUS

( 1512 - 1594 ve/||/<> 1563 - 1612 )

- GERÇEK/LİK ile/ve HAKİKAT[Ar.]

( Çok. İLE/VE Tek. )
( Varoluş. İLE/VE Varlık. | İlke. )
( Bilimde. İLE/VE Felsefede. )
( ... İLE/VE Var'ı var, yok'u yok olarak bilmektir. )
( ... İLE/VE Varoluşu kişinin iradesine bağlı olmayan. )
( Sürekli değişen, değişmeye mahkum olan. / Olup da bitmeye yönelmiş olan. İLE/VE
Ebedî olan. Üstündeki örtü [peçe/lethia(Yun. > alethia)] kaldırılıp altındaki biçimin ortaya çıkması. )
( Beklenmeyen ve tahmin edilemez olan, gerçektir. )
( Saf, karışımsız ve bağımsız olan gerçektir. )
( Gerçek, en yüce mutluluktur. )
( Gerçekten söz etmek bile mutluluktur. )
( Gerçek, kavranamaz olandır. )
( Gerçek olan, sürekli sözsüzdür. )
( Gerçek, gerçek-olmayanda gerçeği görür. )
( Sahte olanlar gittiğinde, geride kalan, gerçek olandır. )
( Geçicilik, gerçekdışılığın en iyi kanıtıdır. )
( Gerçek, herhangi bir amaca hizmet edemez. )
( Gerçek, herkes için her zaman geçerlidir. )
( Gerçek, bilen ve bilinen ikileminin ötesindedir. )
( Gerçek, ŞU AN'da ve BURADA olandır. )
( Gerçeği bilmek, onunla uyum içinde olmak demektir. )
( Gerçeği bilmeye uğraşmayalım. Çünkü zihin yoluyla edinilen bilgi, gerçek bilgi değildir. )
( Gerçeğe varış, bizim bir kişi olmadığımız olgusunun fark edilmesidir. )
( Gerçeğe varmış olan kişiler, çok sessizdir. )
( Gerçeği bir formüle bağlama isteğimiz, onu inkâr demek oluyor, çünkü o sözcüklere sığdırılamaz. )
( Gerçek, bir şeyi ister gibi istenemez. )
( Gerçek, herkes için birdir, ancak sahte olan kişiseldir. )
( Gerçeğin deneyimi diye bir şey yoktur. Gerçek, deneyim ötesidir. )
( Gerçeğin zihinde yansıması için zihnin berraklığı ve sessizliği gereklidir. )
( Ancak, hayrette olduğumuz zaman, gerçeği bilebiliriz. )
( Ancak, gerçeğin kendi olduğumuzda, gerçeği bilebiliriz. )
( Gerçek, keşiftedir, keşfedilmişte değil. )
( Eğer anlatabilirsek, o, gerçek olan değildir. )
( Sözler, sözleri yaratır; gerçek ise sessizdir. )
( Gerçek olmayanı yaratan, zihindir ve sahtenin, sahte olduğunu gören de zihindir. )
( Zaman ve uzay ile sınırlı ve bir tek kişi için geçerli olan, gerçek değildir. )
( Gerçek, sahtenin reddi ve inkârı ile ifade edilebilir -eylemle. )
( Neyin gerçek olmadığını bilebiliriz -ki bu da sahte olandan kurtulmamıza yeter. )
( Gerçeğe varmış kişi, egosuzdur. )
( Neyle aşırı meşgulseniz, onun gerçekliğine inanırsınız. )
( Gereksiniminiz olan tek şey, gerçeğe duyulan samimi özlemdir. )
( Gerçeğin bilinmesi için "ben" ve "benimki" fikirleri gitmelidir. )
( Gerçeğin, zihinde yansıması için zihnin berraklığı ve sessizliği gereklidir. )
( Gerçeği keşfettiğimi ne zaman anlarım?
"Bu doğru", "Bu doğru değil" fikri ortaya çıkmadığı zaman. )
( Gerçeği bulmak için günlük yaşamımızın en küçük eylemlerinde gerçek olmalıyız. )
( Gerçeği aramak, üstlenilen tüm işler arasında en tehlikeli olandır, çünkü o içinde yaşadığımız dünyayı yıkar. )
( Gerçeğin aranışında, yalan ve hile olamaz. )
( Eğer amacımız gerçek sevgisi ve yaşam sevgisi ise korkmamıza gerek yoktur. )
( Kendinizi yeterli ve emin hissettiğiniz sürece, gerçek, sizin ulaşamayacağınız yerdedir. )
( Söylenilecek yalan bulamayanların başvurduğu son çözüm, gerçektir. )
( Hakiki olmayanın hakiki olmadığını fark eder ve onu atarsınız. )
( Hakiki olan, zarın hem içinde, hem de dışındadır. )
( Hakikat, gerçekliğin ardında duran dayanakçadır. )
( Hakikat, olguları birliğe getiren ilkedir. )
( Hakikat, "betimlenemez" olduğu ölçüde kendini ortaya koyar; karmaşıktır, anlamı belirsizdir, varlığını karşıtların buluşmasına dayalı olarak sürdürür ve ancak erginleme vahiyleri yoluyla dile getirilebilir. )
( Hakikatin üzerindeki perdelerden biri, dildir. )
( Adâlet, ancak hakikatten; saadet, ancak adâletten doğabilir. )
( HODOS TES ALETHEIA: Hakîkate götüren yol. )
( Hem, hem de. İLE/VE Ne, ne de. )
( Olduğu biçimde. İLE/VE Etkisi itibariyle. )
( The unexpected and unpredictable is real.
What is pure, unalloyed, unattached is real.
The real is bliss supreme.
Even to talk of real is happiness.
The real is inconceivable.
The fact is always non-verbal.
The real sees the real in the unreal.
What remains when the false is no more, is real.
Transiency is the best proof of unreality.
Reality is beyond the duality of the knower and the known.
The real is for all and forever.
Reality is beyond the duality of the knower and the known.
The real is, what is RIGHT NOW and RIGHT HERE.
To know reality is to be in harmony with it.
Do not try to know the truth, for knowledge by the mind is not true knowledge.
Realisation is of the fact that you are not a person.
Realised people are very quiet.
Your very desire to formulate truth denies it, because it cannot be contained in words.
The real cannot be wanted, as a thing is wanted.
Reality is common to all. Only the false is personal.
There is no such thing as the experience of the real. The real is beyond experience.
Clarity and silence of the mind are necessary for the reflection of reality to appear in the mind.
You can know reality only when you are astonished.
You know the real by being real.
Truth is in the discovery not in the discovered.
If you can convey, it is not the real thing.
Words create words, reality is silent.
It is the mind that creates the unreal and it is the mind that sees the false as false.
What is limited in time and space, and applicable to one person only, is not real.
Truth can be expressed only by the denial of the false -in action.
You can know what is not true - which is enough to liberate you from the false.
The realised man is egoless.
Whatever you are engrossed in you take to be real.
All you need is a sincere longing for reality.
For reality to be, the ideas of 'me' and 'mine' must go.
Clarity and silence of the mind are necessary for the reflection of reality to appear in the mind.
When do I know that I have discovered truth? When the idea 'this is true', 'that is true' does not arise.
To find reality you must be real in the smallest daily action.
The search for reality is the most dangerous of all undertakings for it will destroy the world in which you live.
There can be no deceit in the search for truth.
If your motive is love of truth and life, you need not be afraid.
As long as you feel competent and confident, reality is beyond your reach.
You can see the unreal as unreal and discard it.
The real is both within and without the skin. )
( 1- Gözlemleyebilsek de, gözlemleyemesek de varolanların, varoluşu.
2- Tutarlı gözlemlerden ya da deneylerden, genel sonuçlar çıkarmanın meşrû olduğu.
3- Hiçbir etkinin, ışık hızından daha hızlı yayılamayacağı.[YERELLİK/LOCALITY]

[Bernard D'Espagnat] )
( Kendinde olan. | Evrensel. | Yalansızlık. )
( Gerçekliğin ötesine ulaşmaya cesaret edemeyen, hakikati fethedemez. )

- VOLTAGE DOUBLER[İng.] / SPANNUNGSVERDOPPLER[Alm.] ile/değil/yerine/= GERİLİM İKİLEYİCİ

- SYSTÈME DE GIBBS[Fr.] ile/değil/yerine/= GİBBS BİRİM SİSTEMİ


- GIBBS SYSTEM[İng.] ile/değil/yerine/= GİBBS DİZGESİ

- GIBBS-DUHEM EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE GIBBS-DUHEM[Fr.] / GIBBS-DUHEM-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= GİBBS-DUHEM DENKLEMİ

- GIBBS ELASTICITY[İng.] / ÉLASTICITÉ DE GIBBS[Fr.] / GIBBS-ELASTIZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= GİBBS ESNEKLİĞİ

- GIBBS PHASE RULE[İng.] / RÈGLE DES PHASES DE GIBBS[Fr.] / GIBBS-PHASENREGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= GİBBS FAZ KURALI

- GIBBS-HELMHOLTZ-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= GİBBS-HELMHOLTZ DENKLEMİ

- GIBBS-HELMHOLTZ EQUATIONS[İng.] / ÉQUATIONS DE GIBBS-HELMHOLTZ[Fr.] ile/değil/yerine/= GİBBS-HELMHOLTZ DENKLEMLERİ

- GIBBS FUNCTION[İng.] / FONCTION DE GIBBS[Fr.] / GIBBS-FUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= GİBBS İŞLEVİ/FONKSİYONU

- GIBBS PARADOX[İng.] / PARADOXE DE GIBBS[Fr.] / GIBBS-PARADOXON[Alm.] ile/değil/yerine/= GİBBS PARADOKSU

- GIBBS-POYNTING EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE GIBBS-POYNTING[Fr.] / GIBBS-POYNTING-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= GİBBS-POYNTİNG DENKLEMİ

- GIBBS-SYSTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= GİBBS SİSTEMİ


- GIBBS ADSORPTION RULE[İng.] ile/değil/yerine/= GİBBS YÜZEY SOĞURMA KURALI

- GIBBS-ADSORPTIONSGLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= GİBBS YÜZEY TUTUNMA DENKLEMİ

- GIBBS ADSORPTION ISOTHERM[İng.] / ISOTHERME D'ADSORPTION DE GIBBS[Fr.] ile/değil/yerine/= GİBBS YÜZEYE TUTUNMA İZOTERMİ, GİBBS YÜZEY SOĞURMA EĞRİSİ

- RÈGLE D'ADSORPTION DE GIBBS[Fr.] ile/değil/yerine/= GİBBS YÜZEYE TUTUNMA KURALI

- GIBBS[İng.] / GIBBS[Fr.] / GIBBS[Alm.] ile/değil/yerine/= GİBBS

- DEGAUSS[İng.] ile/değil/yerine/= GİDERMIKNATIS

- GILBERT ve EDISON

- EDDY CURRENT LOSS[İng.] / PERTE PAR COURANTS DE FOUCAULT[Fr.] ile/değil/yerine/= GİRDAP AKIMI KAYBI

- ESSAI PAR COURANT DE FOUCAULT[Fr.] ile/değil/yerine/= GİRDAP AKIMI TESTİ

- EDDY CURRENT[İng.] / COURANT DE FOUCAULT[Fr.] ile/değil/yerine/= GİRDAP AKIMI


- GÖDEL ile/ve/||/<> MAXWELL

- GÖKBİLİM/ASTRONOMİ ile/ve GÖK CİSİMLERİNİ TANIMLAMA BİLİMİ

( SEYDİ ALİ REİS: İlk, Türkçe nazarî astronomi kitabının yazarı. [HÜLÂSAT-I HEY'E] )

- GÖNÜL:
ONA...
KAYAR
ve/||/<>/> KAÇAR

- GRAHAM'S DIFFUSION LAW[İng.] / LOI DE LA DIFFUSION DE GRAHAM[Fr.] ile/değil/yerine/= GRAHAM DİFÜZYON YASASI

- GRAHAMSCHES DIFFUSIONSGESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= GRAHAM YAYINIM YASASI

- GRÜNEISEN'S RELATION[İng.] / RELATION DE GRÜNEISEN[Fr.] / GRÜNEISENSCHES BEZIEHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= GRÜNEİSEN BAĞINTISI

- GRÜNEISEN'S CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DE GRÜNEISEN[Fr.] / GRÜNEISENSCHES KONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= GRÜNEİSEN SABİTİ

- GRÜNEISEN'S LAW[İng.] / LOI DE GRÜNEISEN[Fr.] / GRÜNEISENSCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= GRÜNEİSEN YASASI

- GRW KURAMI:
GHIRARDI
ile/ve/||/<> RIMINI ile/ve/||/<> WEBER

- GÜLME! ve/ya da AĞLAMA! ve/ya da LANETLEME!
ile/ve/değil/yerine/||/<>/<
SADECE ANLA!(MAK)


- GÜLÜMSEME :) ve/||/<> DUCHENNE GÜLÜMSEMESİ :)

( ... VE/||/<> Gözlerin yanındaki, "kaz ayakları" denilen çizgileri yukarı doğru olanların, yaşamlarının, olmayanlara göre 8.5 yıl daha uzun yaşadıklarını tespit etmişler. :) )

- GÜNEŞ TUTULMASI ile/ve AY TUTULMASI

( Güneş'in tutulmasını haber vermek doğal olgu ve olayları öngörmek konusunda filozoflar ile şairler arasındaki çatışmaya örnek olarak gösterilebilir. Çünkü felsefe/bilim ile şiir arasında, antik dönemde, doğadaki olgu ve olayları öngörme konusunda bir çekişme/çatışma vardı. )
( PENUMBRA: Ay ya da güneş tutulmasının başında ya da sonunda görülen yarı aydınlık, yarı gölge.
TERMINATOR: Ay ya da bir gezegenin aydınlık ve karanlık kısımlarını ayıran sınır. )
( Güneş-Ay-Dünya )
( Felsefe tarihi, Thales'in güneş tutulmasındaki hayret ve gözlemleriyle başlatılır. )
( Filozoflarla şairlerin çatışması! )
( [dünya ile arasına ...] Ay girer. İLE/VE Güneş girer. )
( M.Ö. 781 - İlk kez bir güneş tutulması kaydı.[Çin] )

- HAFNİYUM ile HAHNYUM/NİLSBOHRYUM

( ... İLE Atom numarası 105 olan, kaliforniyum atomlarının, azot çekirdekleriyle bombardımanından elde edilmiş yapay öğe. [Simgesi: Ha] )

- HAGEN-POISEUILLE LAW[İng.] / LOI DE HAGEN-POISEUILLE[Fr.] / HAGEN-POISEUILLESCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= HAGEN-POİSEUİLLE YASASI

- HALL EFFECT MULTIPLIER[İng.] / MULTIPLICATEUR À EFFET HALL[Fr.] / HALL-EFFEKTTISCHER MULTIPLIKATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= HALL ETKİLİ ÇOĞALTICI

- HALL EFFECT MODULATOR[İng.] ile/değil/yerine/= HALL ETKİLİ KİPÇE

- MODULATEUR À EFFET HALL[Fr.] / HALL-EFFEKTTISCHER MODULATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= HALL ETKİLİ KİPLEYİCİ

- HALL EFFECT ISOLATOR[İng.] / ISOLATEUR À EFFET HALL[Fr.] / HALL-EFFEKTTISCHE ISOLIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HALL ETKİLİ YALITICI

- HALL EFFECT[İng.] / EFFET HALL[Fr.] / HALL-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= HALL ETKİSİ

- HALL PROCESS[İng.] / PROCÉDÉ HALL[Fr.] / HALLOYSIT[Alm.] ile/değil/yerine/= HALL İŞLEMİ


- HALO-[İng.] / HALO-[Fr.] / HALL-VERFAHREN[Alm.] ile/değil/yerine/= HALO-

- HAMILTON ve/||/<> LAGRANGE ÇÖZÜMLEMELERİ

- HAMILTONIAN EQUATIONS[İng.] / ÉQUATIONS D'HAMILTON[Fr.] / HAMILTONSCHE GLEICHUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= HAMİLTON DENKLEMLERİ

- FONCTIONS HAMILTONIENNES[Fr.] ile/değil/yerine/= HAMİLTON FONKSİYONLARI

- HAMILTON'S PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE D'HAMILTON[Fr.] / HAMILTONSCHES PRINZIP[Alm.] ile/değil/yerine/= HAMİLTON İLKESİ

- HAMILTONIAN FUNCTION[İng.] / HAMILTONSCHE FUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= HAMİLTON İŞLEVİ

- HAMILTON ve/||/<>/> MAXWELL

- HAREKET ve/> YÖN

( Hareketin başladığı andan itibaren yön oluşmaya başlar. )
( Hareketin, yöne gereksinimi vardır. )
( Yön, İbni Sinâ'nın tüm kitapları, ayrı ayrı ve başlı başına bir bölümdür. )

- HAVAS ile/ve/||/<> LEVÂZIM

- HÂZİN ile ABDURRAHMAN el-HÂZİNÎ

( İlk dönem matematikçi, cebirci, denklemlerde rasyonel ve irrasyonel çözüm arasında ayrım yapan. Öklit ile Diophantes'i karşılıklı okuyan. Hendesî dil ile adedî dili birbirine çeviren matematikçi. İLE
Fizikçi. Mîzânü'l Hikme adlı kitabın yazarı. Bu kitapta, cisimlerin özgül ağırlığını tespit için icat edilen ve icat ettiği âletlerden söz eder ve ayrıca pek çok nesnenin özgül ağırlığını verir. )

- SYSTÈME DE HEAVISIDE-LORENTZ[Fr.] ile/değil/yerine/= HEAVİSİDE-LORENTZ BİRİM SİSTEMİ

- HEAVISIDE-LORENTZ SYSTEM[İng.] ile/değil/yerine/= HEAVİSİDE-LORENTZ DİZGESİ

- HEAVISIDE-LORENTZ-SYSTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= HEAVİSİDE-LORENTZ SİSTEMİ

- HEGEL ile/ve/||/<> FEUERBACH ile/ve/||/<> MARX

( Kant'ın takipçisi ve geliştiricisi. İLE/VE/||/<>/> Hegel'in öğrencisi ve Marx'ın öncüsü/hocası. İLE/VE/||/<>/> Hegel'in takipçi ve geliştiricisi. Feuerbach'ın öğrencisi. )

- HEGEL'DE:
MANTIK BİLİMİ
= METAFİZİK

- HEGEL'İN:
"DİYALEKTİK FELSEFESİ"
değil
KURGUL FELSEFESİ

- HEISENBERG BELİRSİZLİĞİ ile/||/<> PAULI DIŞLAMA İLKESİ

( Heisenberg konum-momentum belirsizliği, Pauli aynı kuantum durumunda iki fermiyon olamaz. )
( Formül: ΔxΔp ≥ ħ/2 )
( Werner Heisenberg tarafından 1927 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1901-1976) (Ülke: Almanya) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Belirsizlik ilkesi, kuantum mekaniği) (Nobel: 1932) )

- HEISENBERGSCHE UNSCHÄRFERELATION[Alm.] ile/değil/yerine/= HEİSENBERG BELİRSİZLİK İLKESİ

- HEISENBERG REPRESENTATION[İng.] / REPRÉSENTATION D'HEISENBERG[Fr.] / HEISENBERG-BILD[Alm.] ile/değil/yerine/= HEİSENBERG BETİMLEMESİ

- HEISENBERG ALGEBRA[İng.] / ALGÈBRE D'HEISENBERG[Fr.] / HEISENBERG-ALGEBRA[Alm.] ile/değil/yerine/= HEİSENBERG CEBİRİ


- HEISENBERG FORCE[İng.] / FORCE D'HEISENBERG[Fr.] / HEISENBERG-KRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= HEİSENBERG KUVVETİ

- BOBINE D'HELMHOLTZ[Fr.] / HELMHOLTZ-SPULE[Alm.] ile/değil/yerine/= HELMHOLTZ BOBİNİ

- HELMHOLTZ COILS[İng.] / ENROULEMENTS D'HELMHOLTZ[Fr.] ile/değil/yerine/= HELMHOLTZ BOBİNLERİ

- HELMHOLTZ DOUBLE LAYER[İng.] / HELMHOLTZ-DOPPELSCHICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= HELMHOLTZ ÇİFT KATMANI

- COUCHE DOUBLE DE HELMHOLTZ[Fr.] ile/değil/yerine/= HELMHOLTZ ÇİFT TABAKASI

- HELMHOLTZ WAVE[İng.] / ONDE D'HELMHOLTZ[Fr.] / HELMHOLTZ-WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= HELMHOLTZ DALGASI

- HELMHOLTZ EQUATION[İng.] / ÉQUATION D'HELMHOLTZ[Fr.] / HELMHOLTZ-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HELMHOLTZ DENKLEMİ

- HELMHOLTZ GALVANOMETER[İng.] / GALVANOMÈTRE D'HELMHOLTZ[Fr.] / HELMHOLTZ-GALVANOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= HELMHOLTZ GALVANOMETRESİ

- HELMHOLTZ INSTABILITY[İng.] / INSTABILITÉ D'HELMHOLTZ[Fr.] / HELMHOLTZ-INSTABILITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= HELMHOLTZ KARARSIZLIĞI

- HELMHOLTZ-KETELLER RELATION[İng.] / RELATION DE HELMHOLTZ-KETELLER[Fr.] ile/değil/yerine/= HELMHOLTZ-KETELLER BAĞINTISI


- HELMHOLTZ-KETELLER FORMULA[İng.] / FORMULE D'HELMHOLTZ-KETELLER[Fr.] ile/değil/yerine/= HELMHOLTZ-KETELLER FORMÜLÜ

- HELMHOLTZ-KETTELER-FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= HELMHOLTZ-KETTELER FORMÜLÜ

- HELMHOLTZ'S THEOREM[İng.] / THÉORIE D'HELMHOLTZ[Fr.] / HELMHOLTZ-THEOREM[Alm.] ile/değil/yerine/= HELMHOLTZ KURAMI/TEOREMİ

- HELMHOLTZ RESONATOR[İng.] / RÉSONATEUR D'HELMHOLTZ[Fr.] / HELMHOLTZ-RESONATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= HELMHOLTZ REZONATÖRÜ

- HELMHOLTZ[İng.] / HELMHOLTZ[Fr.] / HELMHOLTZ[Alm.] ile/değil/yerine/= HELMHOLTZ

- HENRY[İng.] / HENRY[Fr.] / HENRY[Alm.] ile/değil/yerine/= HENRİ

- HENRY CAVENDISH ile/ve/<> ANTOINE LAVOISIER

( [Hidrojen] Kâşifi. [1766] İLE/VE/<> Adlandıran. [1783] )

- HENRY'S LAW[İng.] / HENRY GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= HENRY YASASI/KANUNU

- HERMANN von MEYER ve/<>/> GERHARD HEILMANN

( 03 Eylül 1801 - 02 Nisan 1869 ve/||/<> 25 Haziran 1859 - 26 Mart 1946 )

- HERMES ile HERMES

( MISIR - BÂBİL - İRAN / İSLÂM'DA[İDRİS] ile YUNAN )
( TOTH ile HERMES TRIMEGISTES )