| ...EG/EĞ... |

- EĞRİLMEK ile EĞRİTMEK ile EĞRİ/LİK ile EĞRİM ile EĞRİCE ile EĞRİLİ ile EĞRİ SÖZ ile EĞRİ YÜZ ile EĞRİ BÜĞRÜ/LÜK ile EĞRİ SÖZLÜ/LÜK ile EĞRİ YÜZLÜ/LÜK ile EĞRİ ÇEHRE ile EĞRİ ÇEHRELİ

- EGRİM ile
[<

( Girdap, suyun toplandığı yer. )

- EĞRİM ile/||/<> BURGAÇ, GİRDAP, ANAFOR

( burgaç girdap anafor Ağızlarda eyrim olarak da geçer Orta Türkçede egrim burgaç su çevrimi olarak geçer Eski Türkçe egir eğir kökünden geldiği açıktır egir i m eki Uygurcada egrik Strudel olarak kullanılır Orta Türkçede egrik eğrilmiş ip olarak geçer Kıpçakça sözlüklerde geçen egrik de egir kökünden gelir Türkçede su toplanan yere verilen eğrek adının da bu kökten gediği anlaşılıyor )

- EĞRİSİ/YLE DOĞRUSU/YLA

- EĞSİ = KÖSEĞİ

( Ateşi karıştıracak odun ya da demir. | Ucu yanmış odun. )

- EĞSİ ile/||/<> UCU YANMIŞ ODUN

( ucu yanmış odun Ağızlarda öğsü öksü olarak da geçer Yerel olarak öseği ösevi ösevü ve esevi biçimleri de kullanılır Ağızlarda kullanılan ötleğsi ötlesi ve otlu eysi biçimlerinin otlu eğsiden geldiği açıktır Ucu yanmış odun eğsi olarak kullanılan köseğinin yan biçimi olduğu anlaşılıyor Türkçede köseğinin ateşi karıştırmaya yarayan odun veya demir olarak kullanıldığını biliyoruz Ateşi karıştırmaya yarayan odunun bir ucunun yanması doğaldır O bakımdan köseği kolaylıkla ucu yanmış odun anlamını almıştır Ağızlarda köseği yanında kösevi kösevü köseyi gibi birtakım biçimler de kullanılır Bu biçimlerin başındaki k sesi düştükten sonra öseği ösevi ösevü ve eseği esevi biçimleri oluşmuş daha sonra da göçüşme métathèse sonunda öysü öğsü öksü ve eysi eğsi eksi gibi birçok biçim gelişmiştir köseği )

- EGVÂL[Ar. < GUL] ile EGVÂR[Ar. < GAVR]

( Büyük kazalar, felâketler. | Şeytanlar, türlü biçim alan periler. | Gulyabaniler, gövdesi olmayan hayvanlar. İLE Dipler, çukurlar. Sonlar. )

- EGYPTIAN MONGOOSE[İng.] ile/||/<> MANGOUSTE ICHNEUMON[Fr.] ile/||/<> MUNGOS ICHNEUMON, HERPESTES ICHNEUMON[Lat.] ile/||/<> ICHNEUMON[Alm.] ile/||/<> FİRAVUN FARESİ

( Etçiller Carnivora takımının misk kedisigiller Viveridae familyasından 65 cm kadar uzunlukta 40 cm kadar kuyruğu olan esmer kahverengi Avrupa Kuzey Afrika ve Ön Asyada yaşayan bir tür Mısır firavun sıçanı yer iti )

- EGZAJERASYON ile EGZAJERE ile EGZAJERE ETMEK

( Abartı. İLE Abartılı. İLE Abartmak. )

- EGZAMA[Fr. < ECZÉMA] değil/yerine/= MAYASIL


- EGZAMA ile EGZAMALI

- EGZAMA[Yun.] değil/yerine/= MAYASIL

( Birdenbire ortaya çıkarak gelişen kızartı, kaşınma, sulanma, kabuk bağlama gibi doku bozukluklarıyla belirginleşen bir deri sayrılığı. )

- EGZERSİZ[Fr. < EXERCISE] değil/yerine/= ALIŞTIRMA

- EGZERSİZ YAPMAK ile KONTROLÜN UYGULANMASI ile GÜÇ KULLANIMI ile EGZERSİZ YAPMAK

- EGZERSİZ[İng. < EXERCISE] ile/değil/yerine ALIŞTIRMA ÇALIŞMA

- EGZİSTANSİYALİST[Fr. < EXISTENTIALISTE] değil/yerine/= VAROLUŞÇU

- EGZİSTANSİYALİZM[Fr. < EXISTENTIALISME] değil/yerine/= VAROLUŞÇULUK

- EGZOGAMİ[Fr. < EXOGAMIE] değil/yerine/= DIŞ EVLİLİK

- EGZOMORFİZM[Fr. < EXOMORPHISME] değil/yerine/= DIŞ BAŞKALAŞIM

- EGZOS[İng. EXHAUST] değil/yerine/= SUSTURUCU


- EXOSPHERE[İng.] ile/değil/yerine/= EGZOSFER

- EGZOTİK[Fr. < EXOTIQUE] değil/yerine/= YABANCIL

- EGZOTİK ile/||/<> EXOTIC[İng.] ile/||/<> EXOTIQUE[Fr.] ile/||/<> EXOTISCH[Alm.] ile/||/<> YABANSI

( Tiyatro yapıtında seyirciye yabancı ama ilginç gelen olay konu kişi renk vb )

- EGZOTİK[Fr.] değil/yerine/= YABANCIL

( Uzak, yabancı ülkelerle ilgili, bu ülkelerden getirilmiş. )

- EGZOTİK/LİK ile EGZOTİK ÇORBA

- EGZOTİZM[Fr. < EXOTISME] değil/yerine/= YABANCILLIK

- EGZOTİZM ile/||/<> EXOTISM[İng.] ile/||/<> EXOTISME[Fr.] ile/||/<> EXOTISMUS[Alm.] ile/||/<> YABANSILIK

( Bir tiyatro yapıtında seyirciye yabancı gelen özelliklerin tümü )

- EGZOZ ile EGZOZCU/LUK ile EGZOZ GAZI

- EGZOZ ile YORGUN ile BİTKİNLİK

- EHEMMİYET[Ar.] değil/yerine/= ÖNEM, DEĞERLİLİK


- EİNSTEİN EŞDEĞERLİK DENKLEMİ

- EİNSTEİN MÜADELET KÂİDESİ[Osm.] / EINSTEIN'S EQUIVALENCE PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE D'ÉQUIVALENCE D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN/SCHE ÄQUIVALENZGLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN EŞDEĞERLİK İLKESİ

- EKG ile EEG

( Kalp gözlem aygıtı. İLE Beyin gözlem aygıtı. )
( Electrocardiogram. İLE Electroencephalogram. )

- EKİVALAN/EQUİVALENT[İng.] değil/yerine/= EŞDEĞERLİLİK

- EKLEKTİK "OLAN" ile/ve/değil/||/<>/< BÜTÜNCÜL/ENTEGRATİF OLAN

- EKLEMEK/ÇIKARMAK ile DEĞİŞTİRMEK

- EKMEĞİN:
"KÖŞESİ"
değil UCU

- EKMEĞİN SERTLEŞMESİ ile/ve/<> BİSKÜVİNİN YUMUŞAMASI

( ... İLE/VE/<> Ekmektekinden, 70 kat daha fazla şeker vardır ve bu şeker, pudra şekerdir. )

- EKMEĞİN, YEMEĞİN YANINDA KATIK OLMASI ile/ve/yerine YEMEĞİN, EKMEĞİN YANINDA KATIK OLMASI

( Para olmadığında. İLE/VE/YERİNE Para olduğunda. )
( İDÂM[Ar.]: Katık, ekmeğe katık edilen şey. )

- EKOLOJİK VALANS değil/yerine/= ÇEVRESEL DEĞERLİK


- EKONOMİK DEĞER ile/ve ESTETİK DEĞER

- EKSEN[İng. AXIS] ile/||/<> CORİOLİS KUVVETİ[İng. CORIOLIS FORCE] ile/||/<> SEGMENTASYON (BÖLÜTLENME)[İng. SEGMENTATION] ile/||/<> TORK[İng. TORQUE] ile/||/<> UYUMLULUK SAHASI[İng. FITNESS LANDSCAPE]

( Bir cismin etrafında döndüğü çizgi, bir tekerlek üzerinde eksen düz olarak merkezden geçer ve her iki tarafta da çıkıntı yapar. Matematikte, bir eksen bir grafiğin dikey ve yatay bölümlerini oluşturan çizgidir; grafiğin anlamını ve ölçü birimlerini ifade eder. @@ Dünyanın kendi eksenindeki dönüşünden kaynaklanan bir kuvvettir. Bu kuvvet, havaya atılan bir futbol topu ya da havada esen rüzgarlar gibi hareketli nesneleri Kuzey Yarımküre'de sağa ve Güney Yarımküre'de sola kaydırır. @@ Hayvan gövdesinin uzunlamasına olan ekseni boyunca aynı organ ya da oluşumların dizi halinde yinelenmesidir. Bu vücut planına sahip canlılarda, birbirini tekrar eden kısımlar, bölütler evrimleşmiştir. Annelidler başta olmak üzere çok sayıda öbeğin özelliğidir. @@ Kuvvetin bir cismi bir eksen etrafındaki döndürme etkisidir. Tork dönme momenti ya da kuvvet momenti olarak da bilinir. Tork Yunan alfabesindeki tau (τττ) harfi ile gösterilir, vektörel ve türetilmiş bir büyüklüktür. Torkun birimi N.m'dir ve matematiksel olarak şöyle gösterilir: @@ Sewall Wright (1931) tarafından ortaya atılan bu kavram, uyarlanmış bireylerin oluşturduğu bir evrim "uzayını" ifade eder. Bir popülasyonun üyeleri arasında uyumluluk farklarını gösterebilmek amacıyla, "uyumluluk sahası" grafiği kullanılır. Genotip ile üreme başarısı arasındaki ilişkiyi görselleştirmek için kullanılan grafikte, düşey eksen uyumluluk başarısını (fitness) gösterir. Ne kadar yüksek olursa o kadar iyidir. Enlem ve boylamsa bireysel tasarımın bazı etmenlerini ele alır. Her çubuk farklı bir genotiptir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- NEGATIVE PRINCIPAL PLANES[İng.] / PLANS PRINCIPAUX NÉGATIFS[Fr.] ile/değil/yerine/= EKSİ ASAL DÜZLEMLER

- NEGATIVE PRINCIPAL POINTS[İng.] / POINTS PRINCIPAUX NÉGATIFS[Fr.] ile/değil/yerine/= EKSİ ASAL NOKTALAR

- NEGATIVE PRESSURE[İng.] / PRESSION NÉGATIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= EKSİ BASINÇ

- NEGATIVE RESISTANCE[İng.] / RÉSISTANCE NÉGATIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= EKSİ DİRENÇ

- NEGATIVE NODAL POINTS[İng.] / POINTS NODAUX NÉGATIFS[Fr.] ile/değil/yerine/= EKSİ DÜĞÜM NOKTALARI

- NEGATIVE ELECTRIC CHARGE[İng.] / CHARGE ÉLECTRIQUE NEGATIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= EKSİ ELEKTRİK YÜKÜ

- NEGATIVE IMPEDANCE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİ EMPEDANS

- NEGATIVE FEEDBACK[İng.] / CONTRE-RÉACTION NÉGATIVE[Fr.] / GEGENKOPPLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSİ GERİ BESLEME


- NEGATIVE GLOW REGION[İng.] / RÉGION LUMINESCENTE NÉGATIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= EKSİ IŞILDAMA BÖLGESİ

- NEGATIVE ION VACANCY[İng.] / LACUNE D'ION NÉGATIF[Fr.] ile/değil/yerine/= EKSİ İYON BOŞLUĞU

- NEGATIVE ION[İng.] / ION NÉGATIF[Fr.] ile/değil/yerine/= EKSİ İYON

- GAYR-İ MUNTAZAM BİLLUR[Osm.] / NEGATIVE CRYSTAL[İng.] / CRISTAL NÉGATIF[Fr.] ile/değil/yerine/= EKSİ KRİSTAL

- EKSİ | OLUMSUZ | YOK | NEGATİF ile/||/<> NEGATİF ile/||/<> NEGATİF[Fr. < NÉGATIF]

( Sinema 1 Negatif görüntü elde etmek için alıcıda kullanılan boş film 2 Bu yolda kullanılmış fakat henüz işlemelikte işlenmemiş dolu film 3 İşlemelikte işlenerek üzerinde negatif görüntü belirmiş olan film 4 Negatif görüntü 5 Genellikle Doğadakinin ters renk tonunda görüntü veren duyarkatları ve bu görüntüleri anlatır TV 6 Uç değiştirme yoluyla almaçta oluşturulan ve doğadakinin ters renk tonunda olan görüntü eksi )

- NÂKUS[Osm.] / MINUS, NEGATIVE[İng.] / MOINS, NÉGATIF, NÉGATIVE[Fr.] / MINUS[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSİ, OLUMSUZ

- NEGATIVE POTENTIAL[İng.] / POTENTIEL NÉGATIF[Fr.] ile/değil/yerine/= EKSİ POTANSİYEL

- NEGATIVE TEMPERATURE COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DE LA TEMPÉRATURE NÉGATIF[Fr.] ile/değil/yerine/= EKSİ SICAKLIK KATSAYISI

- ELECTRON DISTRIBUTION CURVE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK DAĞILIM EĞRİSİ

- ELECTRON LENS[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK MERCEĞİ


- ELECTRONEGATIVE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİL OLUMSUZ

- EKSİKLİK ile İŞTAHSIZLIK ile DİSİPLİN EKSİKLİĞİ ile EĞİTİM EKSİKLİĞİ ile BİLGİ EKSİKLİĞİ ile YETENEK EKSİKLİĞİ

- EKZİSTANSİYALİZM değil/yerine/= VAROLUŞÇULUK

- EXOTHERMIC REACTION[İng.] / EUTEKTISCHE LEGIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EKZOTERMİK TEPKİME

- EKZOZ değil EGZOZ

- EL BİLEĞİNİ OLUŞTURAN KEMİKLER ile EL BİLEĞİNE AİT

- EL-ETEK (ÇEKMEK/ÖPMEK) ile/değil/yerine/>< ELİNİ-ETEĞİNİ ÇEKMEK

- EL İŞÇİLİĞİ ile/||/<> EL EMEĞİ

( Eşyanın makine kullanmadan yapılan bölümlerine harcanmış işçi emeği. )

- EL SALVADOR'DA EĞİTİM:
ZORUNLU
değil/yerine ÜCRETSİZ

( El Salvador'da, öğrenim/eğitim, ücretsizdir ve zorunlu değildir. Eğitim düzeyi de çok yüksektir. )

- EL ile EL ÖRS ile EL BOMBASI ile EL DÖVÜŞÜ ile EL CAMI ile EL DEĞİRMENİ ile BİR SAATİN ELİ ile EL BİRLİĞİ ile EL AĞZA


- ELANYASİYE | İĞDEGİLLER ile/||/<> İĞDEGİLLER

( botanik Yaprakları almaşlı dizilişte basit ve stipülsüz çiçekleri ışınsal simetrili ve yaprak koltuklarından tek ya da demetler şeklinde çıkan ovaryum alt durumlu çalı ya da ağaç formunda genellikle dikenli olan bitkiler )

- ELEJİ ile/||/<> ELEJİ[Fr. < ÉLÉGIE]

( 1 Eski Yunanda konusu ne olursa olsun bir dizesi altı ikincisi beş ölçülü olan koşalarla oluşturulan koşuk 2 Çoğunlukla içli ve acıklı deyiş Yunan Latin Tartıbilim Terimi Eskilerin konusu ne olursa olsun bir dizesi altı ikincisi beş tartılı olan ve ELEJİ BEYTİ Distique élégiaque denilen beyitlerle meydana getirdikleri koşuk şekli )

- ELEKTRİK AKISI[İng. ELECTRIC FLUX] ile/||/<> ELEKTRİKSEL İLETKEN[İng. ELECTRICAL CONDUCTOR] ile/||/<> ELEKTROMANYETİK ALAN[İng. ELECTROMAGNETIC FIELD] ile/||/<> ELEKTROMOTOR KUVVET[İng. ELECTROMOTIVE FORCE] ile/||/<> ELEKTRON SPİN REZONANSI[İng. ELECTRON SPIN RESONANCE] ile/||/<> ELEKTRONEGATİFLİK[İng. ELECTRONEGATIVITY] ile/||/<> ELEKTROSKOP[İng. ELECTROSCOPE]

( Almanca @@ Elektrischer fluss @@ Fransızca @@ Flux Électrique @@ Bir elektrik alanının bir yüzeyden geçişini nicel olarak ifade eden fiziksel bir büyüklük. Bu büyüklük, elektrik alanın şiddetine, yüzeyin boyutuna ve alan ile yüzey arasındaki açının etkisine bağlıdır. Elektrik alan çizgilerinin yüzeyle olan etkileşimini ve yoğunluğunu anlamamıza olanak tanır. @@ Elektriği ileten maddelerdir. İletken katı maddelere; bakır, gümüş, altın, krom, grafit ve platin örnek verilebilirken iletken sıvı maddelere ise tuzlu su, limonlu su ve sıvı cıva örnek verilebilir. @@ Zamanla değişen elektrik ve manyetik alanların oluşturduğu birleşik bir alan. Elektrik yüklerinin hareketi ve değişen manyetik alanlar tarafından üretilir. Elektromanyetik dalgalar olarak bilinen ışık, radyo dalgaları, mikrodalgalar ve X-ışınları gibi çeşitli enerji formlarının yayılmasına neden olur. Maxwell denklemleriyle tanımlanır ve bu alanların özellikleri ve davranışları bu denklemlerle açıklanır. Boşlukta ışık hızıyla hareket eden dalgalar biçiminde yayılır ve hem elektrik hem de manyetik bileşenleri periyodik olarak değişir. @@ Bir üretecin devre dışında, uçları arasında ölçülen değerdir.[1] Bir elektrik devresinde akımın olmadığı açık devre durumunda, üretecin uçlarındaki potansiyel farka "elektromotor kuvvet" denir. Elektromotor kuvvet EMK harfleri ile gösterilir, sembolü "E", birimi ise Volttur. EMK kaynakları bir devreye enerji verirler, bu enerjiyi başka enerjiden alarak elektrik enerjisine dönüştürür. Bu dönüştürme işlemi tersinirdir. Yani elektrik enerjisi de başka enerji çeşitlerine dönüştürülebilir. Bir kaynağın EMK'si birim yük başına yapılan iş olarak tanımlanır. @@ Atomların manyetik alanındaki ya da dönüşündeki (spin) değişimi ölçme yöntemidir. Atomların dönüşündeki değişim, radyasyonun bir sonucu olarak elektronların normal konumlarını terk edip mineralin kristal yapısında bulunan kusurlardaki konumlara geçmesi ve buralarda birikmesinden kaynaklanır. @@ Bir bileşikteki atomun kimyasal bir bağı oluşturan elektronları çekme kuvvetinin bağıl ölçüsüdür.[1] Bileşikteki atomun elektronegatifliği ne kadar büyük ise bağ elektronlarını diğerlerine göre o kadar daha fazla çekecektir. @@ Elektrik yüklerini ve potansiyel farklarını ölçmede kullanılan elektrostatik bir alet.[1]

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- ELECTRIC FIELD INTENSITY[İng.] / ELEKTRISCHE FELDSTÄRKE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK ALAN YEĞİNLİĞİ

- VECTEUR DÉPLACEMENT ÉLECTRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK YERDEĞİŞTİRME VEKTÖRÜ

- ELEKTRİK ile ELEKTRİKLİ SANDALYE ile ELEKTRİKLİ OCAK ile ELEKTRİK IŞIĞI ile ELEKTRİK SANTRALİ ile ELEKTRİKLİ TIRAŞ MAKİNESİ ile ELEKTRİK ÇARPMASI ile ELEKTRİK KIVILCIMI ile ELEKTRİK ile ELEKTRİK DEVRESİ ile ELEKTRİK GÜCÜ ile ELEKTRİK ÇARPMASI ile ELEKTRİKÇİ ile ELEKTRİK ile ELEKTRİK DİREĞİ ile ELEKTRİKLENDİRMEK ile ELEKTROT ile ELEKTROLİZ ile ELEKTROLİTİK ile ELEKTROMIKNATIS ile ELEKTROMETRE ile ELEKTROMOTOR ile ELEKTRON ile ELEKTRONİK ile ELEKTRONİK ile ELEKTROLİZLE ile ELEKTROSKOP ile ELEKTROSTATİK ile ELEKTROTİP

- ELECTRODISINTEGRATION[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKLE PARÇALANMA

- ELEKTRİKSEL ALTERNANS/ELECTRICAL ALTERNANS[İng.] değil/yerine/= ELEKTRİKSEL DEĞİŞİMLİ

- ELEKTRISCHE VERSCHIEBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL YER DEĞİŞTİRME

- ELECTRIC DISPLACEMENT VECTOR[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL YERDEĞİŞTİRME VEKTÖRÜ


- ELEKTRO-EĞİRME ile/||/<> ERİYİK ÜFLEME

( Elektro yüksek voltaj, eriyik sıcak hava. )
( Formül: Çözelti İLE eriyik )

- ELECTROLYTIC RHEOSTAT[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİTİK DEĞİŞKEN DİRENÇ

- ELECTROMAGNETIC FIELD TENSOR[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMANYETİK ALAN YERDEĞİŞTİRİCİ

- ELEKTROMAGNETISCHE BEWEGUNGSGRÖSSE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMANYETİK HAREKET NİCELİĞİ

- COURBE DE DISTRIBUTION ÉLECTRONIQUE[Fr.] / ELEKTRONENVERTEILUNGSKURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON DAĞILIM EĞRİSİ

- MOBILITÉ DES ÉLECTRONS[Fr.] / ELEKTRONENBEWEGLICHKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON HAREKETLİLİĞİ

- LENTILLE ÉLECTRONIQUE[Fr.] / ELEKTRONENLINSE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON MERCEĞİ

- PIÈGE À ÉLECTRONS[Fr.] / ELEKTRONENFALLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON TUZAĞI

- ÉLECTRONÉGATIF[Fr.] / ELEKTRONEGATIV[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRONEGATİF

- ELEKTRONEGATİF ile/||/<> ELEKTRONEGATİF[Fr. < ÉLECTRONÉGATIF]

( kimya Birbirinden farklı iki atom arasında kovalent bağ teşekkül ettiği zaman pozitif yüklü çekirdeğe sahip atomun dış elektronlara bağlı bulunan diğer atomdan daha büyük çekim gücü uygulaması paylaşılan elektronların o tarafa daha yakın olması ile bu atomun daha fazla negatif yüklü atom yani elektronegatif olması )

- ELEKTRONEGATITIVITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRONEGATİFİK

- ELECTRONEGATIVITY DIFFERENCE[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTRONEGATİFLİK FARKI

- ELECTRON NEGATIVITY[İng.] / ELECTRONEGATIVITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRONEGATİFLİK

- ELEKTRONEGATİFLİK ile/||/<> ELEKTROPOZİTİFLİK

( Elektronegatiflik elektron çekme İLE elektropozitiflik elektron verme eğilimi )
( Formül: χ_Pauling İLE χ_A - χ_B = 0.208√(E_AB - √(E_AA·E_BB)) )
( Wolfgang Pauli tarafından 1932 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1901-1994) (Ülke: ABD) (Alan: Kimya) (Önemli katkıları: Kimyasal bağ teorisi, protein yapısı) (Nobel: 1954) )

- ELEKTRONEGATİFLİK ile İYONLAŞMA ENERJİSİ

( Bir atomun elektron çekme yeteneği. İLE Bir atomdan bir elektron koparmak için gerekli enerji. )

- ÉLECTRODÉSINTÉGRATION[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRONLA PARÇALANMA

- ELEKTRODENKENNLINIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROT KARAKTERİSTİK EĞRİSİ

- ELENMEK/ELENDİ" ile/değil EĞLENMEK/EĞLENDİ

- CRITICAL VALUE[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK DEĞER

- CRITICAL LOCUS[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK EĞRİ


- ELEŞTİRİ ile/ve/değil/yerine DEĞERLENDİRME

( Eleştiri, bulunduğun durumu tespit ile başlamalıdır. )

- ELEŞTİRİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DEĞİNİ

- ELEŞTİRMEK ile/ve/||/<>/> DEĞİŞ(TİR)MEK

- ELEŞTİRMEN ile KRİTİK ile KRİTİK NOKTA ile KRİTİK DEĞER ile ELEŞTİRMEK ile ELEŞTİRİ ile ELEŞTİRMEK ile ELEŞTİRMENLER

- ELEKTRISCHER DISTANZADRESSEVEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ELETKRİK YER DEĞİŞTİRME VEKTÖRÜ

- ELİMDEYDİ ile ELİM DEĞDİ

- Elinden geleceği KONUŞ!!!

- ELİNİ ETEĞİNİ (ÇEKMEK)

- ELİNİ ÖP(TÜR)MEK ile/ve/değil/||/<>/< EĞİLMEYİ GÖ(STE)RMEK/DENEYİMLE(T)MEK

- ELLEŞMEK ile/ve/||/<>/> YİYİŞMEK ile/ve/||/<>/> SEVİŞMEK ile/ve/||/<>/> DÜZÜŞMEK/KOÇMAK (SİKİŞMEK)[AGANİGİ NAGANİGİ/FAN FİNİ FİN FON]/İŞ PİŞİRMEK/MERCİMEĞİ FIRINA VERMEK

( Gövdenin her ayrı noktasını elle hissetmek/keşfetmek/yaşamak. İLE/VE/||/<>/>
Omuz üstündeki bölgede yaşanan bakışma, öpüşme, yalama, emme, dudakların arasında sıkıştırma, üfleme/soluk verme/soluk alma, dişleme, ısırma. İLE/VE/||/<>/>
Tüm gövde üzerinde gözlerin, ağzın(dudakların, dişlerin), yanakların, ellerin, parmakların birlikte işlemesi. İLE/VE/||/<>/>
Farklı, çeşitli pozisyonlarda penis-vajina giriş-çıkış döngüsü[siklon/siklus]. )
( Çevrenin ilgisini çekmeyecek yakınlaşma hareketleri. İLE/VE/||/<>/>
Çevrede birilerinin olma ve/ya da bulunma ya da gözlenme olasılığının zihinde bulunmasında yaşanan. İLE/VE/||/<>/>
Çevresel etmenlerin bulunmamasına karşın zihinsel/kişisel sınırların devrede bulunmasında yaşanan. İLE/VE/||/<>/>
Ne çevresel, ne kişisel/zihinsel hiçbir sınırın bulunmadığında yaşanan. )

- ELO:
Bir değerlendirme ve sınıflandırma sistemi.

- EMBED vs. INTEGRATE

- EMEKLİLİK:
RESEN
ile/ve/||/<> İSTEĞE BAĞLI

- EMİRGANI SEVENLER DERNEĞİ

( Emirgan'da kurulan bir dernek olup, uzun zamandan beri her hangi bir çalışma yapmamakta olup gayri faaldir. )

- EMİRGANLILAR DERNEĞİ

( 2008 yılında Kaya Soysal ile bir grup arkadaşı tarafından kurulan ve sosyal çalışmalar yapan bir dernektir. İlk Başkanı Kaya Soysal (2008 - 2010), sonraki altı dönem (2010 - 2016) Başkanlık yapan Hasan Saim Öztürk, halen başkanlık görevini ise Cafer Hergünsel 2016‘dan beri yürütmektedir. )

- IMPEDANCE RISE[İng.] / ÉLÉVATION D'IMPÉDANCE[Fr.] / IMPEDANZANSTIEG, IMPEDANZERHÖHUNG, IMPEDANZSTEIGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EMPEDANS YÜKSELMESİ

- IMPREGNATION, IMPREGNATE[İng.] / IMPREGNATION, IMPREGNER[Fr.] / IMPRÄGNIEREN, TRÄNKEN[Alm.] ile/değil/yerine/= EMPRENYELEME, EMPRENYE ETME

- [ne yazık ki]
EN BÜYÜK BİLGİSİZLİK/CEHÂLET:
YAKINLARIMIZIN VE SEVDİKLERİMİZİN DEĞERİNİ BİLMEME/ANIMSAMAMA/"AZIMSAMA"
ile/ve/||/<>/> BİZİ SEVENLERİN DEĞERİNİ BİLMEME/ANIMSAMAMA/"AZIMSAMA"

- EN BÜYÜK EFSANE ÇİÇEĞİ

( RAFFLESIA ( 4-5 günlüğüne açar.[Nisan ayında görülebiliyor] [60-100 cm. çapında] [KOTA KİNABALU - BORNEO'da] )

- EN DEĞERLİ KUMAŞ RENGİ

( KIRMIZI )

- EN DEĞİŞKEN

( KENDİ HAKKINIZDA TAŞIDIĞINIZ İMAJ )

- EN ÖLÜMCÜLLER:
KÖPEKBALIKLARI
değil KURT | ASLAN | FİL | SUAYGIRI | TİMSAH | TENYA(SOLİTER SOLUCAN) | ÇEÇE SİNEĞİ | KATİL BÖCEK | KÖPEKLER[KUDUZLA] | YILAN[ZEHİRİYLE] | BAĞIRSAK SOLUCANI | TATLISU SALYANGOZU[KAN KURTLANMASIYLA] | İNSAN[CİNAYETLE] | SİVRİSİNEK[SITMAYLA]

( )
( [yılda][insan] 10 değil 10 | 100 | 100 | 500 | 1000 | 2000 | 9000 | 12.000 | 40.000 | 50.000 | 60.000 | 110.000 | 475.000 | 725.000 )
( )
( Tatlısu yumuşakçaları ve karındanbacaklılar, her yıl yaklaşık 10.000 kişinin ölümüne neden olan bir hastalık(şistosomiasisin) taşıyıcılarıdır. )
( Çeçe sineğinin sokması, her yıl, özellikle de Afrika'da, yaklaşık 10.000 ölüme neden olmaktadır. Bu böcek, "uyku hastalığı" olarak bilinen tripanosomiasis'ı Afrika'lılara bulaştırmaktadır. )
( Sivrisinekler, sıtma, sarı humma, dang ya da ensefalit gibi bulaşıcı olabilen hastalıklar nedeniyle her yıl 725.000 kişinin ölümüne neden olmaktadır. )

- EN ÜST DEĞERDE TUTULAN BESİNLER:
ÜZÜM
ve SUSAM/SİMSİM/KÜNCÜ

- EN (")ÜSTÜNLER/BÜYÜKLER("):
AHMAKLIK/HAMÂKAT ve KENDİNİ BEĞENMEK
değil/yerine AKIL ve İYİ HUY

( Yoksulluğun. VE Korkulacakların. DEĞİL/YERİNE Zenginliğin. VE Beğenileceklerin. )

- EN UZUN/YÜKSEK BAYRAK DİREĞİ:
MARDEKA MEYDANI'NDA

( Dünyanın en uzunu/yükseği olduğu iddia edilen bayrak direği, Malezya'nın başkenti Kuala Lumpur'un özgürlük meydanı olan Mardeka Meydanı'ndadır. )

- ENÂNİYET/EGO ile BENLİK

( BENLİK, EGO )

- ENAYİLEŞMEK ile ENAYİ/LİK ile ENAYİCE ile ENAYİ DÜMBELEĞİ

- ENDOTERMİK İLE EKZOTERMİK İLE İZOTERMİK ile/||/<> REAKSİYON ISI DEĞİŞİMLERİ

( Kimyasal reaksiyonlardaki ısı akışı yönleri. )
( Formül: ΔG = ΔH - TΔS )

- ENE ile/||/<> EGO[İng.] ile/||/<> BENLİK

( Bireyin ne olduğu ne olmak istediği ve çevresince nasıl tanındığı konularındaki bilinçliliği )

- ENERGIENIVEAUKURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= ENERJİ DÜZEYİ EĞRİSİ


- ENGEREK ile BATI AFRİKA GABON ENGEREĞİ

( ... İLE En uzun dişe sahip yılanlardır. )

- ENGEREK ile KAFKAS/HOPA ENGEREĞİ

- ENGEREK ile MOĞOL ENGEREĞİ

- ENİK/ENCİK[Ar.] ile SEG-PEÇE[Fars.]

( Kedi, köpek yavrusu. İLE Köpek yavrusu. )

- ENİNE BOYUNA (DÜŞÜNMEK, DEĞERLENDİRMEK)

- ENSTİTÜ[Fr. INSTITUT / İng. INSTITUTE] değil/yerine/= EĞİTEY/ARAŞTIRAY

- ENTHALPY CHANGE[İng.] ile/değil/yerine/= ENTALPİ DEĞİŞİMİ

- ENTARİ[Ar. < ʿANTERİ] ile/||/<> GENELLİKLE TEK PARÇALI KADIN GİYECEĞİ

( genellikle tek parçalı kadın giyeceği Kökünü bilmiyoruz Komşu dillere Türkçeden geçmiştir anterija Yaygın görüşe göre Arapçaya da Türkçeden geçmiştir Dozy Noms 4950 Arap ülkelerinde erkeklerin giydiği uzun düz üstlüğe de ᶜantarī adı verilir Arap şairi Antere bin Şeddadın adından geldiği yolundaki açıklama halk etimolojisi örneğidir )

- ENTEGRASYON/INTEGRATION[İng.] değil/yerine/= BÜTÜNLEŞME

- ENTEGRASYON[Fr. < INTÉGRATION] değil/yerine/= BÜTÜNLEŞME, UYUM


- ENTEGRASYON[Fr./İng.] değil/yerine/= BÜTÜNLEŞME

- INTEGRIERENDE SCHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ENTEGRE DEVRE

- ENTEGRE DEVRE değil/yerine/= YONGA

- ENTEGRE" (ETMEK) ile/değil "EMPOZE" (ETMEK)

- ENTEGRE[Fr. < INTÉGRÉ] değil/yerine/= BÜTÜNLEŞMİŞ

- ENTEGRE OLMAK/ETMEK değil/yerine/= BÜTÜNLEŞ(TİR)MEK / KAYNAŞ(TIR)MAK

- ENTEGRE ile ENTEGRASYON

- ENTENTION vs. AIM/PURPOSE/GOAL

- ENTERTAINMENT :/yerine EĞLENCE

- ENVIRONMENTAL IMPACT ASSESSMENT[İng.] ile/||/<> ÇEVRESEL ETKİ DEĞERLENDİRMESİ

( Belirli bir proje veya gelişmenin çevre üzerindeki sürekli veya geçici olası etkilerinin sosyal sonuçlarını saptamaya ve çeşitli çözümler üretmeye yönelik süreç )

- ENVIRONMENTAL POLLUTION[İng.] ile/||/<> ÇEVRE KİRLİLİĞİ | NEGATİF DIŞSAL EKONOMİLER

( Üretim ve tüketim etkinlikleri sonucu ortaya çıkan katı sıvı veya gaz biçimindeki atıkların fiziksel ve biyolojik ortamı olumsuz yönde etkilemesi sonucu insanla içinde yaşadığı doğal çevre arasındaki dengenin bozulması negatif dışsal ekonomiler )

- EÖTVÖS RULE[İng.] / RÈGLE D'EÖTVÖS[Fr.] / EÖTVÖSSCHE REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= EÖTVÖS KURALI

- EPITAXIAL-DIFFUSIONSLEGIERTERTRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= EPİTAKSİYAL DİFÜZYONLU ALAŞIM TRANSİSTOR

- ER ile ER GEÇ ile ER BEZİ ile ER KİŞİ ile ER SUYU ile ER EKMEĞİ ile ER MEYDANI

- ERDEM ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DEĞER

- EREK ile EREKÇİ/LİK ile EREĞLİ ile EREKSEL/LİK ile EREKLİLİK ile EREK BİLİMİ ile EREK BİLİMSEL ile EREKSEL NEDEN

- ERGUVAN ile/||/<> JAKARANDA/MAVİ JAKARANDA/SİYAH POUİ/EĞRELTİ AĞACI

( Baklagiller ailesinden, on metreye kadar boylanabilen, tek gövdeli, yaprak döken, çalı görünümünde bir ağaççık. İLE/||/<> Güney-Orta Güney Amerika'ya özgü, çekici ve uzun ömürlü, soluk çivit çiçekleri nedeniyle başka yerlerde yaygın olarak ekilen alt tropikal bir ağaç. )
( image
ile
image )

- ERİL EĞRELTİOTU ile/yerine DİŞİL EĞRELTİOTU

- MELTING CURVE[İng.] / SCHMELZKURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= ERİME EĞRİSİ

- ERKEĞİN PC'Sİ ile KADININ PC'Sİ

( Porno Collection. İLE Period Calendar. )

- ERKEK (MİLLETİ)/KADIN (KISMI) DEĞİL Mİ, HEPSİ AYNI!(BÖYLE/ŞÖYLE) / ŞÖYLE/ŞUNU İSTER/YAPAR değil/yerine HER BİRİ AYRIDIR!

( Genellememek gerekir! Büyük yanlıştır! )

- ERKEKLENMEK ile ERKEKLEŞMEK ile ERKEKLEŞTİRMEK ile ERKEK/LİK ile ERKEKLİ ile ERKEKÇE ile ERKEKSİZ/LİK ile ERKEK FİŞ ile ERKEK İŞİ ile ERKEK BAKIR ile ERKEK DEMİR ile ERKEK FATMA ile ERKEK ORGAN ile ERKEK ERKEĞE ile ERKEK ANAHTAR ile ERKEK BERBERİ ile ERKEK MİLLETİ ile ERKEK TERZİSİ ile ERKEKLER HAMAMI ile ERKEKLİ KADINLI ile ERKEKLİK ORGANI

- ÄQUIVALENTPUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞ DEĞER NOKTA

- ISOBAR[İng.] ile/değil/yerine/= EŞBASINÇ EĞRİSİ

- NOYAU ÉQUIVALENT[Fr.] / ÄQUIVALENTKERN[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞDEĞER ÇEKİRDEK

- EQUIVALENT NUCLEI[İng.] ile/değil/yerine/= EŞDEĞER ÇEKİRDEKLER

- EQUIVALENT CIRCUIT[İng.] / ERSATZSCHALTUNG, ANALOGSTROMKREIS, ANALOGSCHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞDEĞER DEVRE

- EQUIVALENT RESISTANCE[İng.] / RÉSISTANCE ÉQUIVALENTE[Fr.] / ÄQUIVALENTWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞDEĞER DİRENÇ

- EQUIVALENT ELECTRONS[İng.] / ÉLECTRONS ÉQUIVALENTS[Fr.] / ÄQUIVALENTE ELEKTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞDEĞER ELEKTRONLAR

- GLEICHWERTIGE ENERGIEQUELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞDEĞER ENERJİ KAYNAĞI


- GRAM EQUIVALENT[İng.] ile/değil/yerine/= EŞDEĞER GRAM

- NUMBER OF EQUIVALENTS[İng.] ile/değil/yerine/= EŞDEĞER GRAMSAYISI

- EQUIVALENT CONDUCTANCE[İng.] / CONDUCTIVITÉ ÉQUIVALENTE[Fr.] / ÄQUIVALENTE LEITFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞDEĞER İLETKENLİK

- EQUIVALENT WEIGHT[İng.] / MASSE ÉQUIVALENTE[Fr.] / ÄQUIVALENT GEWICHT, ÄQUIVALENTE MASSE[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞDEĞER KÜTLE

- EQUIVALENT POINTS[İng.] / POINTS ÉQUIVALENTS[Fr.] ile/değil/yerine/= EŞDEĞER NOKTALAR

- EQUIVALENT FOCAL LENGTH[İng.] / LONGUEUR FOCALE ÉQUIVALENTE[Fr.] / ÄQUIVALENTE BRENNWEITE, ÄQUIVALENTE FOKALDISTANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞDEĞER ODAK UZAKLIĞI

- EQUIVALENT TEMPERATURE[İng.] / TEMPÉRATURE ÉQUIVALENTE[Fr.] / GLEICHWERTIGE TEMPERATUR, ÄQUIVALENTTEMPERATUR[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞDEĞER SICAKLIK

- EQUIVALENT SINE WAVE[İng.] / ONDE SINUSOÏDALE ÉQUIVALENTE[Fr.] / ÄQUIVALENTE SINUSWELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞDEĞER SİNÜS DALGASI

- EQUIVALENT VECTOR[İng.] / VECTEUR ÉQUIVALENT[Fr.] ile/değil/yerine/= EŞDEĞER VEKTÖR

- EŞDEĞERLİ ile EŞDEĞERLİLİK ile EŞDEĞERLİLİK İLKESİ

( ... İLE ... İLE Sabit ivmelenen bir düzen(sistem) ile sabit genel çekim alanı, birbirinden ayırt edilemez. )

- EŞDEĞERLİ = MUADİL = EQUIVALENT[İng.] = ÉQUIVALENT[Fr.] = ÄQUÏVALENT[Alm.] = AEQUIVALENS[Lat.] = EQUIVALENTE[İsp.]

- EQUIVALENT POINT POTENTIAL[İng.] / ÄQUIVALENT PUNKT POTENTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞDEĞERLİK NOKTASI POTANSİYELİ

- EQUIVALENCE POINT[İng.] / ÄQUIVALENT PUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞDEĞERLİK NOKTASI

- EŞDEĞERLİLİK ile/ve/||/<> BÜTÜNLÜK

- EŞDEĞERLİLİK = MUADELET = EQUIVALENCY[İng.] = ÉQUIVALENCE[Fr.] = AEQUIVALENZ[Alm.]

- ISOCLINIC LINE[İng.] / LIGNE ISOCLINIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= EŞEĞİM ÇİZGİSİ

- EŞEK ARISI ile YER EŞEK ARISI (AĞUSTOSBÖCEĞİ KATİLİ)

- EŞEK BAŞI (DEĞİLIM/Z) ile/ve/değil/yerine/||/<> BOSTAN KORKULUĞU (DEĞİLIM/Z)

- ... EŞEK DEĞİLSİN YA ... ile/yerine İSTER İSTEMEZ

- EŞEK ile ASYA YABAN EŞEĞİ

( ... İLE Moğolistan'da. )

- EŞEK ile YABANEŞEĞİ

( ... İLE Atgillerden, Hazar Denizi dolaylarında yaşayan, eşeğe çok benzeyen yaban hayvanı. )

- ESEME/ESTEM/ ile/ve/<> ALGI DÜZENEĞİ(/"DÜŞÜNCE KALIBI")(/PARADİGMA)

- EŞEYSEL SEÇİLİM[İng. SEXUAL SELECTION] ile/||/<> BATEMAN EĞİMİ[İng. BATEMAN GRADIENT] ile/||/<> CİNSİYETLER ARASI SEÇİLİM[İng. INTERSEXUAL SELECTION] ile/||/<> İYİ GENLER HİPOTEZİ[İng. GOOD GENES HYPOTHESIS] ile/||/<> KAÇAK SEÇİLİM HİPOTEZİ[İng. RUNAWAY SELECTION HYPOTHESIS] ile/||/<> ÜREME BAŞARISI[İng. REPRODUCTIVE SUCCESS]

( Belirli bir fenotipe sahip bireylerin, diğer bireylere göre bu fenotipten ötürü üreme başarısının daha yüksek olması ve buna bağlı olarak bireyler arasında bir seçme ve elemenin oluşmasıdır. Genellikle bir cinsiyetin, karşıt cinsiyeti üreme öncesinde belirli özelliklere göre seçmesi olarak bilinir. @@ Üreme başarısının, eş bulma başarısıyla olan ilişkisini gösteren grafikteki en uyum doğrusunun (best fit line) eğimidir. Cinsel seçilimin gücünü ölçer. @@ Cinsel seçilimin alt başlıklarından biridir. Bir tür içerisinde, cinsel seçilimin etkisinin türün farklı cinsiyetleri arasındaki etkileşime bağlı olması durumudur. Birçok kuş türünde dişiler, erkekleri farklı tonlarda şarkı söyleme yetisi, simetrik ve düzgün yuvalar inşa etme kabiliyeti, vb. durumlara göre seçerler. Burada, farklı cinsiyetlerin cinsel seçilim ile olan ilişkisi görülmektedir. Yani bahsedilen, cinsiyetler arası seçilimdir. @@ Cinsel seçilim sürecinde dişi bireyin, evrimsel süreçte kendisine avantaj sağlayabilen genlere sahip olan erkekleri seçtiğini ileri süren açıklama. Bu açıklamaya göre dişiler, genetik kalitesi yüksek erkeklerle çiftleşmeyi tercih eder. Bunun sebebi erkek bireyin genetik kalitesinin yüksek olmasının oluşacak yavruların genetik kalitesinin de yüksek olmasını sağlaması ve dişinin üreme başarısını artırmasıdır. @@ Cinsel seçilim sürecinde dişi bireyin, diğer dişi bireylerin ilgisini çekebilecek özellikteki erkek bireyleri seçmesinden dolayı eşeyler arası bir cinsel görünüm farkının ortaya çıktığını ileri süren açıklama. Bu hipoteze göre dişi birey, diğer dişilerin ilgisini çekebilecek özellikteki erkekleri seçer, oluşan yavrulardan erkek olanlar bu özellikleri sergiler, dişi olanlar ise bu özellikleri seçer. Eşeyler arası görünüm ve davranış farkı giderek artar. Bu da zamanla çeşitli eşeysel farklılıklara neden olur. Görünüm ve davranış farklılıklarını açıklamak amacıyla Fisher tarafından ortaya atılmıştır. @@ Bir birey tarafından üretilen yaşayabilir ve verimli döl verebilir yavruların sayısıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- ISOCHORE[İng.] ile/değil/yerine/= EŞHACİM EĞRİSİ

- SEUIL[Fr.] / SCHWELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞİK DEĞER

- EŞİK:
SEÇİCİ/LİK
ile/ve/||/<>/> YÖNLÜ/LÜK ile/ve/||/<>/> KENDİNİ SÜRDÜRME EĞİLİMİ ile/ve/||/<>/> VERİ TAŞIMA KAPASİTESİ

- GLEICHVOLUMENÄNDERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞİT HACİM DEĞİŞİMİ

- EŞİT OLMAYAN PETALLER = EVRÂK-I TÜVEYCÎYE-İ GAYR-İ MUNTAZAMA = PÉTALES IRRÉGULIERS

- EŞİT ile EŞDEĞER

- EŞİTLEME ile EŞDEĞERLİLİK


- EŞİT/LİK ile/ve/değil EŞDEĞER/LİK

- EŞİT/LİK ile/ve/değil/<>/< EŞDEĞERLİ/LİK

- EŞİTLİK = MÜSÂVÂT = EQUALITY[İng.] = ÉGALITÉ[Fr.] = GLEICHHEIT[Alm.] = AEQUALITAS[Lat.] = IGUALDAD[İsp.]

- EŞLEME ile/ve/||/<>/> ROL DEĞİŞTİRME ile/ve/||/<>/> AYNA ile/ve/||/<>/> YARDIMCI TEKNİKLER

- ELASTISCHE DEFORMATION/FORMÄNDERUNG/VERFORMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ESNEK BİÇİM DEĞİŞİKLİĞİ/BOZULMASI

- ELASTIC DEFORMATION[İng.] ile/değil/yerine/= ESNEK BİÇİM DEĞİŞTİRME

- ESTETİK ALGI ile ESTETİK DEĞER

- ESTETİK DEĞER ile/ve SANATSAL DEĞER

( Doğal. İLE/VE Yapay. )

- ESTETİK ÖZNE ile/ve/> ESTETİK NESNE ile/ve/> ESTETİK TAVIR ile/ve/> ESTETİK HAZ ile/ve/> ESTETİK YARGI ile/ve/> DEĞER

- EŞYA KULLANMAK[VİTRİNDE/SANDIKTA/... TUTMAK/SAKLAMAK değil!]


- ET SİNEĞİ ile/||/<> ET SİNEĞİ

( Yaralar ve etler üzerine yumurtlayıp onları kurtlandıran sineklerin ortak adı 1 Calliphora cisinin herhangi bir üyesi 2 Calliphoridae ailesinde bulunan yumurtalarını hayvanın lezyonlu bölgelerine ve kadavralara bırakarak miyazise neden olan Calliphora Phaenicia Cochliomyia ve Phormia cinsinden kimi sinekler )

- ETEĞİ ARI ile ETEĞİ DÜŞÜK ile ETEĞİ TEMİZ ile ETEĞİ BELİNDE

- ETEĞİNE PİS ile ETEĞİNE EĞRİ

- ETİYOLOJİ[İng. ETIOLOGY] ile/||/<> ETİYOPİK BÖLGE[İng. ETHIOPIAN REGION]

( Bir hastalık ya da durumun nedeni, nedenler dizisi ya da neden olma şekli; hastalıkların ya da durumların nedenlerinin ya da kökenlerinin incelenmesi. @@ Büyük Sahra, Habeşistan ve güneyinde kalan ülkelerden meydana gelen bölge.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- ETKEN ile/ve/değil/||/<> DEĞİŞKEN

- ETKİLEŞİM ile/ve DEĞİŞİM

- KIYMET-İ MÜESSİRE[Osm.] / EFFECTIVE VALUE[İng.] / VALEUR EFFICACE[Fr.] / EFFEKTIVER WERT[Alm.] ile/değil/yerine/= ETKİN DEĞER

- ETKİN ile/ve EGEMEN

( Egemen de/bile, egemenliğinin egemenliği altındadır. )

- ETYEMEZ | OTOBUR | VEJETARYEN ile/||/<> VEJETARYEN ile/||/<> VEJETARYEN[Fr. < VÉGÉTARIEN]

( Hayvansal kaynaklı gıdaları tüketmeyen insan )

- EV SİNEĞİ ile/||/<> KARASİNEK

( karasinek Musca domestica Böcekler İnseeta sınıfının ikikanatlılar Diptera takımından bir eklembacaklı türü Külrengidir İnsanlardan ve hayvanlardan ter emer Bütün dünyaya yayılmıştır Larvaları kokmuş maddeler üzerinde ve pislik yığınlarında bulunur Dizanteri ve tifo etkenlerini taşır Böcekler Insecta sınıfının iki kanatlılar Diptera takımından bütün dünyaya yayılmış kül rengi insanlardan ve hayvanlardan ter emen larvaları kokmuş maddeler üzerinde ve pislik yığınlarında bulunan dizanteri ve tifo etkenlerini taşıyan bir eklem bacaklı türü Evlerde yaygın olarak bulunan tifo kolera dizanteri şarbon tetanos veba cüzzam trahom ensefalit etkenlerini piyojen bakterileri protozoa kistlerini ve helmint yumurtalarını mekanik olarak taşıyan ve larvaları miyazise neden olabilen sinek türü pislik sineği Musca domestica Koyu külrenginde olup sulu özellikle şekerli maddeleri ve sıcağı seven bildiğimiz ev sineği oda sineği evcil sinek zooloji Eklem bacaklı hayvanlardan böcekler Insecta sınıfının iki kanatlılar Diptera takımından görünüşü ev sineğine benzeyen insanların ve evcil hayvanların kanını emen bir tür )

- EV SİNEĞİ ile/||/<> KARASİNEK ile/||/<> SİNEK ile/||/<> SİNEKLER | KARASİNEK

( bk. karasinek. @@ (Musca domestica) Böcekler (İnseeta) sınıfının ikikanatlılar (Diptera) takımından bir eklembacaklı türü. Külrengidir. İnsanlardan ve hayvanlardan ter emer. Bütün dünyaya yayılmıştır. Larvaları kokmuş maddeler üzerinde ve pislik yığınlarında bulunur. Dizanteri ve tifo etkenlerini taşır. @@ Böcekler (Insecta) sınıfının, iki kanatlılar (Diptera) takımından, bütün dünyaya yayılmış, kül rengi, insanlardan ve hayvanlardan ter emen, larvaları kokmuş maddeler üzerinde ve pislik yığınlarında bulunan, dizanteri ve tifo etkenlerini taşıyan bir eklem bacaklı türü. @@ Evlerde yaygın olarak bulunan tifo, kolera, dizanteri, şarbon, tetanos, veba, cüzzam, trahom, ensefalit etkenlerini, piyojen bakterileri, protozoa kistlerini ve helmint yumurtalarını mekanik olarak taşıyan ve larvaları miyazise neden olabilen sinek türü, pislik sineği, Musca domestica. @@Koyu külrenginde olup, sulu, özellikle şekerli maddeleri ve sıcağı seven, bildiğimiz ev sineği; oda sineği, evcil sinek. @@ (zooloji) @@ Eklem bacaklı hayvanlardan, böcekler (Insecta) sınıfının, iki kanatlılar (Diptera) takımından, görünüşü ev sineğine benzeyen, insanların ve evcil hayvanların kanını emen bir tür. )

- EV ile EV İŞİ ile EV ALTI ile EV BARK ile EV ADAMI ile EV HALKI ile EV EKMEĞİ ile EV EŞYASI ile EV HANIMI ile EV KADINI ile EV SAHİBİ ile EV SİNEĞİ ile EV YEMEĞİ ile EV GEZMESİ ile EV EKONOMİSİ ile EV HANIMLIĞI ile EV KADINLIĞI ile EV SAHİPLİĞİ

- EVALÜASYON/EVALUATION[İng.] değil/yerine/= DEĞERLEME

- EVALUATE :/yerine DEĞERLENDİRMEK

- EVALUATION :/yerine DEĞERLENDİRME

- EVLENECEĞİN KİŞİYİ:
AKŞAM/GECE GÖRMEK
ile/ve/yerine SABAH/UYANINCA GÖRMEK

- EVLENMEK ile/ve/||/<>/< EĞLENMEK

- EVLİLİK:
AİLE KARARI(GÖRÜCÜ)
ile/ve/<> BEŞİK KERTMESİ ile/ve/<> DEĞİŞ-TOKUŞ

( Sibirya'nın kuzeyinde uygulanan üç çeşit evlilik. Eskiden ve kısmen hâlâ, gençler, 12 - 16 yaş arasında evlendirilirlermiş. İLE/VE/<> ... İLE/VE/<> Bir kızın, bir aileye gelin ve oğlunun da damat olarak gitmesi. )
(

Öteki Evlilik Türleri

Evlilik Türü Tanım Amacı Yaygın Olduğu Bölgeler
Levirat Evlilik Dul kalan kadının, ölen kocasının erkek kardeşiyle evlendirilmesi. Dul kadının korunması, çocukların aile içinde kalması, miras bütünlüğü. Türkler, Yahudiler, bazı Afrika kabileleri, Orta Asya, Güney Asya.
Sororat Evlilik Bir erkeğin, eşi öldüğünde ya da doğurgan olmadığında eşinin kız kardeşiyle evlenmesi. Aile bağlarını koruma, çocukların aynı aile içinde büyümesini sağlama. Kızılderili kabileleri, Afrika kabileleri, Tibet, Nepal.
Zorla Evlilik Bireyin isteği dışında, ailesi ya da toplumu tarafından evlendirilmesi. Aile çıkarlarını koruma, sosyal ya da ekonomik kazanç sağlama. Dünya genelinde bazı geleneksel topluluklar.
Görücü Usulü Evlilik Ailelerin uygun gördüğü kişilerin evlendirilmesi ancak tarafların onayı alınır. Ailelerin söz sahibi olması, uyumlu evliliklerin sağlanması. Türkiye, Hindistan, Orta Doğu, Asya.
Çok Eşli Evlilik (Poligami) Bir bireyin aynı anda birden fazla eşe sahip olması. Soyun devamlılığı, sosyal veya ekonomik avantajlar. Orta Doğu, Afrika, bazı Asya ülkeleri.
Tek Eşlilik (Monogami) Bir bireyin yaşamı boyunca ya da evlilik süresince tek bir eşe sahip olması. Aile yapısının istikrarlı olması, duygusal bağlılık. Batı dünyası, Türkiye, modern hukuk düzenine sahip ülkeler.
)

- EVLİLİK:
GELECEĞİN TAAHHÜDÜ
değil İLİŞKİ SÜRESİNCE SÖZLEŞME

( Birlikteliğin toplumsallığı, kurumsallığı ve kuramsallığı olan "evlilik", [dişil ya da eril fark etmeksizin] İNSAN için, koşullara/olanaklara bağlı, itibarî olan ve [doğal koşullarda olmayanlar için ve özellikle kentlerde yaşayanlarda] zorunlu olmayan bir süreç ya da kabul olarak değerlendirilmektedir.

Eşeysel birlikteliğin, kentlerde, eskisi gibi belirleyici/bağlayıcı olması ise pek fazla devrede olmayabilmektedir. )

- EVRAK[Ar. < VARAK] değil/yerine/= DEĞERLİ BELGE / İŞBELGE


- EVRENSEL BİLİM ile/değil EGEMEN BİLİM

( Bilim, evrensel olmaz; bilim, egemen olur. Evrensel bilim yoktur, egemen bilim vardır. )

- EVRENSEL FELSEFE ile EGEMEN FELSEFE

( Evren simgelerden, simgeler de noktalardan oluşur. )
( Tanrısal görü evrensellerle olanak bulur. )

- EVRİM:
DOĞAL SEÇİLİM KURAMI/ÖRNEĞİ
ile/ve/değil/yerine/<>/>< DAYANIŞMA(SYMBIOSIS) KURAMI/ÖRNEĞİ

( Ekvator bölgesinde. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<>/>< Sibirya'da. )
( CHARLES DARWIN ile/ve/değil/yerine/<>/>< PYOTR KROPOTKIN[09 Aralık 1842 - 08 Şubat 1921] )

- EVRİM ile/ve/değil/yerine DEĞİŞİKLİK