-IŞ

- AÇILIŞ ile/değil AÇIŞ

- AHLÂK ve/< HİLKÂT/YARATILIŞ

- AHLÂK ile/ve/<> KAVRAYIŞ

- AKIM ile/ve/değil/yerine/||/<> UYANIŞ

- AKIŞ ile/ve/<> KENDİLİĞİNDENLİK

- ALGI ile/ve/<> ANLAYIŞ

- ALGI ile/ve/<> KAVRAYIŞ

( Sizin olan, algılama gücünüzdür, algıladığınız değil. )
( İçinize sabır ve dikkatle bakın, algılananın algılayan olamayacağını anımsayın. )
( Algılayan bulunmadan algılama, bilen olmadan biliş, seven olmadan sevgi, eylem olmadan eylem ile ilgilenme. )
( Yours is the power of perception, not what you perceive.
Look within diligently, remember to remember that the perceived cannot be the perceiver. )

- ALGILAYIŞ ile/ve/<> DENEYİM

- ALICI BAKIŞ ile/ve/değil ŞAŞKIN BAKIŞ

- ALIŞ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< VERİŞ

( Aslolan, alış-veriş değil VERİŞ-ALIŞ'tır. )
( Kendilerinde olanlar, verebilir. )
( Nasıl ilerlemeli? İki kâse pirinç fedâ edilerek. )

- ALIŞ-VERİŞ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< VERİŞ-ALIŞ

( Veren, her zaman vermeye hazırdır. )
( Kendilerinde olanlar, verebilir. )
( Verirsin ve alırsın!
Verirsen alırsın!
Verdikçe alırsın!
Ver/verebil ki, alabil! )
( Biriktiren biriktirmeye memur, harcayan harcamaya. Veren ise, hazineyi kullanma yetkisine sahiptir. )
( Verdiğine engel olabilecek, vermediğini de verebilecek kimse yoktur. )

- ALKIŞ ile/ve ALKIŞ

( Sultanlar ve vezirler hakkında, halk tarafından hep bir ağızdan söylenen dua sözleri. Tanzimat döneminde sonlanmaya başlamıştır. İLE/VE
El çırpma âdeti, Tanzimat döneminde Avrupa'dan girmiştir. )

- ALKIŞ ile/ve/yerine BİLARDO ALKIŞI

( Elleri, avuç içlerini çarptırarak. İLE/VE/YERİNE Orta parmak ya da yüzük parmağını, baş parmakla birleştirip ve kaydırıp avuç içine çarptırarak. )
( Daha çok/güçlü ses çıkararak. İLE/VE/YERİNE Daha az/güçsüz ses çıkararak. )
( Daha kaba. İLE/VE/YERİNE Daha nazik. )
( Beğeni ve coşkunu daha çok ve doğrudan duyurmak/yansıtmak üzere. İLE/VE/YERİNE Sporcunun odaklanmasına ve derinleşmesine engel olmamak üzere. )