İngilizce karşılıkları olan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 23.949 başlık/FaRk ile birlikte,
23.949 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(8/97)
- AŞK ile/ve/> SAYGI
- AŞK ile/ve/||/<>/> SEVGİ
( İçine girme isteği/coşkusu ile. İLE/VE/||/<>/> İçine alma isteği/coşkusu ile. )
( Dudaklarından öpme/öpülme isteği/coşkusu ile. İLE/VE/||/<>/> Yanaklarından öpme/öpülme isteği/coşkusu ile. )
( Gönüldeki durum, kişiye hâkim oluyorsa. İLE/VE/||/<>/> Kişi, gönlündeki duruma hâkim olabiliyorsa. )
( Aşk, düzenliyi ve güzeli, akla ve mûsikî eğitimine uygun bir biçimde sevmektir. )
( Aşk, bilincin kaymasıdır. )
( Özne ile nesnenin, sarmal birliği. )
( Kişinin, aslını bulma zevki. )
( Muhabbet Yolu, Aşk Apartmanı, No.1, o kapıdan gir! )
( Aşkta, herşeyin mânâsı var, davası yok. )
( Aşkta, özün yanmaya, gözün ağlamaya başlar. )
( Meyl edip muhabbet ettiğin şeyin, olmaması durumu. )
( Aşk/Âşık! Ölümden ne korkarsın? Korkma! Ebedî varsın! )
( Dün olmayan. | Güzelliğe duyulan özlem. İLE/VE/||/<>/> ... )
( İTİLÂK: Birinin sevgisine yakalanma, tutulma. )
( Aşk ehline, önce dert düşer, aşk değil! )
( Bağımlılık gibidir.[Kaybedince/kaybedersek, kendini kaybetmiş gibi oluruz/olabiliriz.] İLE/VE/||/<>/> Bağlılık gibidir.[Kaybedince/kaybedersek, bir parçamızı kaybetmiş gibi oluruz/olabiliriz.] )
( Yakıcı. İLE/VE/||/<>/> Isıtıcı. )
( "Seni seviyorum..." [Çünkü sana gereksinimim var.] İLE/VE/||/<>/> Sana gereksinimim var. [Çünkü seni seviyorum...] )
( Coşkulu, tutkulu yaşanır. İLE/VE/||/<>/> Farkındalıklı, derinlikli, dingin ve doyurucudur. )
( Başımızı döndürür. İLE/VE/||/<>/> Dünyayı döndürür. )
- AŞK ile/ve ŞÜKÜR
- AŞK ile/ve/değil/||/<> TUTKU
( Bilincin kayması. | Zihnin by-pass'ı. İLE/VE/DEĞİL ... )
( AŞK: Kendi kendini deneyimleme. )
( AŞK: Kara baht. )
( AŞK: Uykuya dalmadan önceki son düşündüğün ve uyandığındaki ilk düşündüğün. [tabii uyuyabiliyorsan] )
( AŞK: Kendi bilgisinin bittiği yerde, aczin başladığı zaman bilinebilir. )
- AŞK ile/ve/||/<> ZEN
- ASKARİT ile ASCARİS
- AŞKIN/LIK ile/ve/||/<>/>/>< İÇKİN/LİK
( Evrenseller. İLE/VE/||/<>/>/>< İçerikleri. )
( Değişmez. İLE/VE/||/<>/>/>< Değişken. )
( Yaşam. İLE/VE/||/<>/>/>< Yaşama kattıkların. )
( Adâlet. İLE/VE/||/<>/>/>< Yasa. )
( Tek bir nesneye ait olan. İLE/VE/||/<>/>/>< Tek bir nesneye ait olmayan. | Âleme bulaşan. )
- AŞKIN/LIK = MÜTEAL = TRANSCENDENT, BEYOND[İng.] = TRANSCENDANT, AU DELÀ DE[Fr.] = TRANSZENDENT, JENSEITS/DAS JENSEITIGE[Alm.] = OLTRE[İt.] = MAS ALLA DE[İsp.] = TRANS, TRANSCENDENS, ULTRA[Lat.] = PERA(N)[Yun.] = MÂVERA/Î[Ar.] = MÂFEVK[Fars.] = BOVENGAAND[Felm.]
- AŞKIN/SAL = MÜTEALİ = TRANSCENDENTAL[İng., Fr.] = TRANSZENDENTAL[Alm.] = TRANSCENDERE[Lat.]
- AŞKINLIK ile/ve/> GÖREVDEŞLİK/SİNERJİ
- AŞKINSAL ile AŞKIN
( Deneyimde kendi olarak ortaya çıkmamakla birlikte, deneyimi olanaklı kılan. İLE Görüde temsil olanağı bulunmayan ve bu itibarla aşkınsal unsurlarca kuşatılamayan. )
- AŞKINSAL = TRANSCENDENTAL[İng., Fr.] = TRANSZENDENTALE[Alm.] = TRANSCENDENTALIS[Lat.]
- ASLA ile/yerine HAYIR!
( Asla, asla deme! )
( Never say never again! )
- ASLAN ile DAĞ ASLANI/YENİDÜNYA ASLANI/PUMA/KUGAR
( ... İLE Avlarını sadece akşamları yerler. )
( ... İLE Gebelik süreleri üç aydır. Patogonya'da bulunan pumalar Nisan ayında doğum yaparlar. )
( ... ile KUGAR/PUMA )
( ... ile
|
)
- ASLAN ile KAPLAN/ESRİ[dvnlgttrk]
( Yemek için avlanır. Toksa saldırmaz. İLE Aç ya da tok olsa da saldırır. )
( Afrika'da yaşar. İLE Asya'da yaşar. )
( Dişilleri, hem daha hızlı, hem de daha çeviktir. İLE ... )
( Yüksek kolesterol hastalarıdır. İLE ... )
( Kükremeleri, birbiriyle iletişim kurmak içindir. [avını yıldırmak için değil!] İLE ... )
( Kükreyebilirler fakat mırıldanamazlar. [Boğaz kemikleri kedilerinki gibi katı değildir. Esnek bir kirişle bağlanmıştır. Böylece gırtlakları genişleyebilmekte ve titreşmektedir] İLE ... )
( En çok kaplan, Amerika'da yaşar. )
( 300 kadar vahşi Asya Aslanı, Hindistan'ın kuzeyindeki Gujarat'ta bulunan Gir Ormanı'nda yaşamaktadır. İLE Güney Çin Kaplanı'ndan sadece 30 tane kalmıştır. )
( Dünyada 5100 ile 7500 vahşi kaplan kaldığı tahmin edilmektedir. )
( ... İLE Hindistan kaplanları 3000 ila 4700 arasındadır. [100 yıl önce 40.000 kadardı] )
( ... İLE 3 m. ve 300 kg. kadar olanları vardır. )
( ... İLE 35 kg. kadar et yiyebilirler. )
( ... İLE Yalnız yaşar ve avlanırlar. )
( ... İLE Kendi bölgelerini oluşturmak üzere 200 km. kadar yol alabilirler. )
( ... İLE Yalnızca tüyleri değil derileri de çizgilidir. )
( ... İLE Ayakları perdeli olduğundan çok iyi bir yüzücülerdir. 15 mil kadar yüzebilirler. )
( ... İLE Alkol kokusuna dayanamazlar. İçkili herkese saldırırlar. )
( Yavruların sadece %10'u 2 yaşını geçebilir. [ve de sadece şanslı olanlar 10 yaş ve üzerine ulaşabilir] İLE ... )
( Bir dişil aslan, kızıştığında, eril aslan dört gün boyunca sürekli ve belirli aralıklarla çiftleşir. [Günde 50 keze kadar çıkabilir] [Hayatta kalan her bir yavru için yaklaşık 3000 kez ilişkiye girmektelerdir] İLE ... )
( Gebelik süreleri 105-112 gündür. İLE Gebelik süreleri 155 gündür. )
( Güneşi simgeler. İLE [şiirlerde, Dîvân Edebiyatı'nda] "Leyla" sözü geçen/görülen yerde kaplan, karanlık ve yıldız vardır/aramak gerekir. )
( Saldırmayı simgeler. İLE Kibiri simgeler. )
( VERD[Ar.]: Rengi doru olan aslan. )
( EKLEF: Koyu renkli aslan. )
( ŞİBL: Aslan yavrusu. )
( YAGUS[Ar.]["gu" uzun okunur]: Aslan biçiminde olan eski bir putun adı. )
(
ile
ile 

)
( Bir günde, 50 kez çiftleşebilirler. İLE ... )
- ASLÎ LÜZÛCET[Osm.] / INTRINSIC VISCOSITY[İng.] / VISCOSITÉ INTRINSÈQUE[Fr.] / GROSSER FEHLER[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZ AĞDALILIK, İNTRİNSİK/LİMİT VİSKOZİTE
- ASLÎ SAVT, SAVT-İ ASLÎ[Osm.] / FUNDAMENTAL SOUND[İng.] / SON FONDAMENTAL[Fr.] / GRUNDSCHALL[Alm.] ile/değil/yerine/= TEMEL SES
- AŞMA ile/ve İLERLEME
( İlerleme engellemeleri, gerilemeyse övgüleri beraberinde getirir. )
- AŞMAK ile/ve/değil ALIŞMAK
- AŞMAK ile ATLATMAK
- ASMAK ile ETRAFTA TAKILMAK ile GEVŞEK KALMAK ile OYALANMAK ile BİRLİKTE TAKILMAK ile ASKI ile ASKIDA KALMAK ile ASILI ile CELLAT
- AŞMAK ile SINIRLARINI AŞMAK
- ASO/ANTISTREPTOLYSIN O[İng.] değil/yerine/= ANTISTREPTOLİZİN O
- ASOSİYASYON/ASSOCIATION[İng.] değil/yerine/= ÇAĞRIŞIM | İLİŞKİLENDİRME
- ASOSYALLİK ile İLİŞKİSİZ
- ASPARAGAS[İng. < ASPARAGUS] değil/yerine/= ŞİŞİRME HABER
- ASPEKT/ASPECT[İng.] değil/yerine/= GÖRÜNÜŞ
- ASPH/ASSOCIATION OF SCHOOLS OF PUBLIC[İng.] değil/yerine/= HEALTH KAMU SAĞLIĞI OKULLARI DERNEĞİ
- ASPHALT[İng.] / ASPHALTE[Fr.] / ASPHALT[Alm.] ile/değil/yerine/= ASFALT
- ASPHERICAL LENS[İng.] / LENTILLE ASPHÉRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KÜRESEL OLMAYAN MERCEK
- ASPHERICAL MIRROR[İng.] / MIROIR ASPHÉRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KÜRESEL OLMAYAN AYNA
- ASPİRASYON ile ÖZLEMLER ile ARZULAMAK
- ASPIRIN[İng.] / ASPIRINE[Fr.] / ASPIRIN[Alm.] ile/değil/yerine/= ASPİRİN
- ASPİRİN ile HEVESLİ
- ASRÎ[Ar.]/MODERN[Fr./İng.] değil/yerine/= ÇAĞDAŞ
( Zamana uygun. )
- ASSELIAN STAGE[İng.] değil/yerine/= ASSELİYEN ÇAĞI
( Günümüzden yaklaşık olarak 298,9 milyon ile 295,5 milyon yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir. Sisuraliyen Devresi'nin dört evresinden ilkidir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ASSIT/ASCITES[İng.] değil/yerine/= KARINDA SIVI TOPLANMASI
- ASSMANN PSYCHROMETER[İng.] / PSYCHROMÈTRE D'ASSMANN[Fr.] / ASSMANNSCHES PSYCHROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= ASSMANN PSİKROMETRESİ
- ASSOCIATED PRESS ile İLİŞKİLENDİRİLEBİLİR ile İŞ ARKADAŞI ile DOÇENT ile BİRLEŞMİŞ ile DERNEK ile FİKİRLERİN BİRLEŞİMİ ile İLİŞKİSEL ile DERNEKLER ile ÇAĞRIŞIMSAL ile İLİŞKİSEL DEĞİŞKEN
- ASSOCIATION THEORY[İng.] değil/yerine/= ÇAĞRIŞIM KURAMI
( Kavramsal öğrenmenin iki kavram arasında yer alan pekiştirilmiş tekrarlardan oluştuğunu ifade eden öğrenme kuramıdır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ASTENİ/ASTHENIA[İng.] ile/ve/||/<>/> ASTENİK/ASTHENIC[İng.]
( Güç yitimi. Gövde/beden düşkünlüğü. İLE/||/<>/> Düşkün. Gücü yitik. )
- ASTHO/ASSOCIATION OF STATE AND TERRITORIAL HEALTH OFFICIALS[İng.] değil/yerine/= ULUSAL VE BÖLGESEL SAĞLIK GÖREVLİLERİ DERNEĞİ
- ASTIGMATIC LENSES[İng.] / LENTILLES ASTIGMATIQUES[Fr.] / ASTIGMATISCHE LINSE, ASTIGMATISCHE LUPE[Alm.] ile/değil/yerine/= ASTİGMATİK MERCEKLER
- ASTIGMATISM[İng.] / ASTIGMATISME[Fr.] / ASTIGMATISMUS[Alm.] ile/değil/yerine/= ASTİGMATLIK
- ASTIM ile ASTIMLI
- ASTON DARK SPACE[İng.] / ESPACE OBSCUR D'ASTON[Fr.] / ASTONSCHER DUNKELRAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= ASTON KARANLIK BÖLGESİ
- ASTON WHOLE NUMBER RULE[İng.] / RÈGLE DES NOMBRES ENTIERS D'ASTON[Fr.] / ASTONSCHE GANZZAHLREGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= ASTON TAM SAYI KURALI
- ASTRAFOBİ[İng. ASTRAPHOBIA] ile/||/<> ASTROFİZİK[İng. ASTROPHYSICS] ile/||/<> ASTROFOĞRAFÇILIK[İng. ASTROPHOTOGRAPHY]
( Şiddetli gök gürültüsü ve şimşekten aşırı korkmak olarak bilinen, Yunancada "yıldırım" anlamına gelen ἀστραπή ("astrape") ve "korku" anlamında gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan bir terim. @@ Evren de dahil olmak üzere astronomik nesnelerin ve olayların fizik ve kimya kullanarak yapısını ve ne olduklarını inceleyen astronomi dalı. Gök cisimlerinden yayılan ışık ve elektromanyetik dalga gibi verileri toplayarak fizik ve kimya bilimleri ile inceler ve yorumlar. Astrofizik çok kapsamlı bir bilim alanıdır bu sebeple astrofizikçiler çalışmalarını astrofiziğin diğer alt dallarına göre şekillendirir. @@ Gök cisimlerinin fotoğraflanıp bilgisayar ortamında işlenmesi. "Astro" kelimesi, Antik Yunancada "aster" sözcüğünden gelip "yıldız" anlamına gelmektedir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ASTRONOMİ ile/ve/||/<> KOZMOLOJİ
( Nicelik. İLE/VE/||/<> Nitelik. )
- ASTROBİYOLOJİ[İng. ASTROBIOLOGY] ile/||/<> JEOKİMYA[İng. GEOCHEMISTRY]
( Evrende yaşamın ortaya çıkmasını, evrimini ve biyolojik süreçleri, jeokimyasal ve biyokimyasal etkenler ile inceleyen disiplinler arası bir bilim dalı. Eksobiyoloji olarak da adlandırılır. Güneş Sistemi'nin içinde ve dışında olası yaşamların araştırılması ve abiyogenez gibi konuları kapsar. @@ Jeolojik sistemleri ve arkasındaki mekanizmaları kimya ve araçları ile açıklamaya çalışan bilim dalı. Kimya ve jeolojinin entegre çalıştığı bir alandır. Jeokimya, Dünya'nın ötesine de uzanmaktadır. Gezegenlerin oluşumu gibi konuların incelenmesinde önemli katkıları bulunmaktadır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ASTROMETRY[İng.] / ASTROMÉTRIE[Fr.] / ASTROMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ASTROMETRİ
- ASTRONOM[İng.] değil/yerine/= GÖKBİLİMCİ
- ASTRONOMİ[Fr./İng./Lat.]/FELEKİYAT[Ar.] değil/yerine/= GÖKBİLİM
- ASTRONOMİ ile/ve İLÂHİYAT
- ASTRONOMİ ve TIP
- ASTRONOMICAL UNIT[İng.] / ASTRONOMISCHE EINHEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ASTRONOMİK BİRİM
- ASTRONOMİK BİRİM[İng. ASTRONOMICAL UNIT] ile/||/<> KUİPER KUŞAĞI[İng. KUIPER BELT]
( Yaklaşık olarak 150 milyon kilometreyi ifade eder. Güneş ile Dünya arasındaki mesafenin yaklaşık değeridir. Güneş ile Dünya arasındaki mesafe zaman zaman değiştiği için en uzak oldukları nokta ile en yakın oldukları noktanın mesafe ortalaması alınır. Böylece 1 astronomik birim (AB) 149,597,870,700 metre olarak kabul edilir. Astronomide çok sık kullanılmaktadır. @@ Uzay kayaları ve cüce gezegenlerden oluşan, Güneş Sistemi'nin kenarında bulunan bir halkadır. Güneş'ten yaklaşık olarak 30 ile 50 astronomik birim uzakta yer almaktadır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ASTRONOMİK[İng.] değil/yerine/= ABARTILI
- ASTRONOT[İng. ASTRONAUT] ile/||/<> DÜNYA DOĞUMU[İng. EARTHRISE]
( Bir uzay görevi için uzay aracının bir üyesi olarak uzaya çıkan insanlara verilen isim. Astronot terimi, daha geniş olarak uzaya çıkmış herkesi tanımlamak amacıyla da kullanılmaktadır. Eski Yunancada yıldız anlamına gelen ἄστρον ("astron") ve denizci anlamına gelen ναύτης ("nautes") kelimelerinden türetilmiştir. @@ Earthrise, Ay'ın ilk insanlı görevi Apollo 8'in astronotlarından William Anders'ın, 24 Aralık 1968'de Ay'dan çektiği Dünya fotoğrafına verilen addır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ASTRONOT ile ASTRONOM ile ASTRONOMİK ile ASTRONOMİK YASALAR ile ASTRONOMİK TABLO ile ASTRONOMİ
- ASTROPHYSICS[İng.] / ASTROPHYSIQUE[Fr.] / ASTROPHYSIK[Alm.] ile/değil/yerine/= ASTROFİZİK
- ASUR ile ASUR
- ASYMMETRICAL BREAKDOWN CURRENT[İng.] / COURANT DE RUPTURE ASYMÉTRIQUE[Fr.] / ASYMMETRISCHER DURCHBRUCHSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= ASİMETRİK KESİLME AKIMI
- ASYMMETRY POTENTIAL[İng.] ile/değil/yerine/= ASİMETRİ POTANSİYELİ
- ASYMPTOTIC FREEDOM[İng.] / LIBERTÉ ASYMPTOTIQUE[Fr.] / ASYMPTOTISCHE FREIHEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ASİMPTOTİK SERBESTLİK
- ASYNCHRONOUS[İng.] / ASYNCHRONOUS[Fr.] / ASYNCHRON[Alm.] ile/değil/yerine/= ASENKRON
- AT ARABASI ile LEŞ
- AT SİNEĞİ ile CIZ SİNEĞİ ile ÇEÇE SİNEĞİ ile ET SİNEĞİ ile EV SİNEĞİ/KARASİNEK[Lat. STOMOXYS CALCITRANS] ile MEYVE SİNEĞİ ile SIĞIR SİNEĞİ ile SİRKE SİNEĞİ[Lat. DROSOPHILA] ile SU SİNEĞİ ile UYUZ SİNEĞİ
( Çiftkanatlılardan, uzunluğu 8 mm. kadar olan, kanatları büyük ve küt, at, sığır, domuzların bacak, kuyruk aralarında yaşayan, eklembacaklı bir sinek türü. İLE Kişiye, uyku aşılayan sinek. İLE ... İLE ... İLE Uzaya çıkmış ilk hayvan. İLE ... İLE ... İLE ... İLE ... )
- AT YARIŞI ile BİNİCİLİK
- AT[Fars.] ile EŞEK/AFRİKA EŞEĞİ ile KATIR
( At ve eşek kendi neslinin devamı olan hayvanlardır. Hem kendi içlerinde, hem de at ile eşek arasındaki farkları bilmek gerekir. Katır ise, at ile eşeğin çiftleştirilmesi ile oluşan bir hayvandır. Üçü de geviş getirmeyenler[non rumminants] sınıfındadır. )
( Gebelik süreleri 330-335 gündür. İLE Gebelik süreleri 348-377 gündür. İLE ... )
( Atlarda safra kesesi yoktur. )
( Eşeklerin kulakları, atlarınkinden çok daha uzundur. )
( FERESİYYE: Atgiller. )
( AKRAH: Alnı beyaz at. )
( BELAK: Ayakları alacalı at. )
( BÛR[Fars.]/KÜMEYT[Ar..]: Doru, kızıla çalar at. [KÜRÂN, KÜREND, KÜRENG[Fars.]: Kırmızı/al renkli at.] )
( EBREŞ: Sisli, alaca benekli at. )
( GARRÂ': Alnında beyaz bir lekesi, akıtması olan at vs. )
( SABÂH-ÜL-HAYR: Bazı atların alnında bulunan beyaz leke. [beyazlık alnından burnunun üstüne kadar uzarsa buna "akıtma" denilir.] )
( HACÎL[Ar.]/ŞİKÂL[Fars.]: Üç ayağı beyaz[sekili] olan at. )
( HANEB[Ar.]: Atın arka ayaklarının ortasında bulunan dirsek gibi dışarı çıkık bölümü. )
( İŞKİL/İŞKÎL[Fars.]: Önden sağ ve arkadan sol ayağı beyaz olan at.[Araplarca hiç makbul sayılmaz] )
( KARAKUŞ: Atların ayağında görülen bir hastalık. )
( MEŞBÛB[Ar. çoğ. MEŞÂBÎB]: İki ayağı beyaz olan at. )
( MEŞKÛL[Ar.]: Bileklerine kadar üç ayağı beyaz olan at. )
( NEVEND/E[Fars.]: Hızlı giden at. )
( ESB-İ YELE[Fars.]: Koşucu at. )
( PÂLÂ/PÂLÂD/PÂLÂDE/PÂLÂY[Fars.]: Yedek at. )
( PULÂD-REG[Fars.]: Sert damarlı, dayanıklı at. )
( PÂY-İ SEMEND: At ayağı. )
( RÜMMÂNÎ[Ar.]: Kır ile doru arasında bir donu olan at. )
( SABÂ-REFTÂR[Ar., Fars.]: Rüzgâr gibi hafif ve çabuk giden. )
( SARÎH[Ar. çoğ. SARÂİH]: Safkan Arap atı. )
( SEBBAK[Ar.]: Yüğrük[İyi yürüyen/koşan. | Çalışkan. | Çevik, güçlü.] at. )
( SEMEND[Fars.]: Kula[: al ile kır arası] at. | Çevik ve güzel at. )
( ŞU'LE[Fars. çoğ. ŞUAL]: Atlarda beyaz tüylerden oluşan benekler. )
( TAHCÎL[< Ar. HACLE]: Atların ayağında beyaz siğil bulunması. )
( TEKÂVER[Fars.]: Koşucu, seğirtici at. | ESB-İ TEKÂVER: Koşu atı. )
( URNE[Ar.]: Bıcılgan hastalığı.[atların topuklarına yakın yerlerin iltihaplanması] )
( ÜSTÛR[Fars.]: Davar, at ve katır gibi dört ayaklı hayvan. )
( VERD, VERD-İ AĞBES[Ar.]: Doru at. | Hz. Muhammed'in yedi atından birinin adı. )
( YA'FUR[Ar. | çoğ. YAÂFİR]: Hz. Muhammed'in Hayber Vak'ası'nda ganîmet olarak aldığı bir eşeğin adı. )
( HEDÎR[Ar.] / ŞÎHE[Fars.]: At kişnemesi. )
( NEHÂK/NEHÎK/NÜHÂK[< NEHK]: Eşek anırtısı. )
( 6000 - 8000 yıl önce, Türkistan'da evcileştirilmişlerdir. İLE 6000 yıl önce, Etiyopya ve Somali'de evcileştirilmişlerdir. İLE ... )
( Eşek, şehveti simgeler. )
( HERGELE[Fars. | çoğ. HERÂGİ]: Eşek sürüsü. | Binek ve taşıta alışmamış huysuz hayvan. )
( PÂDE[Fars.]: Eşek ve sığır sürüsü. )
( [Ermenice] ... ile AVANAK ile ... )
(
ile
ile
)
( Süleymaniye Kütüphanesi'nde, incelenmeyi bekleyen 57 adet yazma bulunmaktadır. )
( * SAKARYA: ATATÜRK'ün atı/nın adı.
* HAYYAM: Halife Abdülmecid'in atı/nın adı.
* DERVİŞ: Enver Paşa'nın atı/nın adı.
* MARENGO: Napolyon'un atı/nın adı.
* BUKEFALOS / ÖKÜZ KAFA: İskender'in atı/nın adı.
* İNKİTATUS(SENATÖ): Kaligu'nın atı/nın adı. )
( RAHVAN: Koşarken bir yandaki iki bacağını aynı anda atan at. )
( ÇAVAA[Batı Moğolistan Tsengel Tuvaları'nda]: 1 yaşındaki at. )
- AT ile DAV/ZEBRA
( Gebelik süreleri 330-335 gündür. İLE Gebelik süreleri 345 gündür. )
(
ile
)
( Zebraların çizgileri, ölümcül hastalıklar taşıyan at sineklerinin üzerlerine konmasını engeller. )
- AT ile KÜHEYLAN
( ... İLE Hızlı koşan arap atı. | Gözü sürmeli, cins arap atı. )
- AT ile MUSTANG(/MESTENGO)
- AT ile YABANİ AT/KULAN
- ATA ile ATALAR ile ATALARDAN KALMA ile SOY
- ATAK/ATTACK[İng.] değil/yerine/= ANİ GELİŞEN | NÖBET
- ATAK ile/ve SERİ
- ATÂLET-İ SAVTİYYE, SAVTÎ ATÂLET[Osm.] / ACOUSTIC INERTIA[İng.] / INERTIE ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHE TRÄGHEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK EYLEMSİZLİK
- ATÂLET[Osm.] / INERTIA[İng.] / INERTIE[Fr.] / INERTIAL, TRÄGHEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= EYLEMSİZLİK
- ATAMAK ile ATANMIŞ ile BİR POZİSYONA ATANDI ile RANDEVU
- ATAMAK ile MEMUR ATAMAK ile DEVREDİLEBİLİR ile ATAMA ile ATANMIŞ ile DEVREDEN ile ATAMA ile DEVREDEN
- ATARDAMAR[İng. ARTERY] ile/||/<> STENT
( Kalpten vücuda kan taşıyan kan damarlarıdır. Atardamarların çoğu oksijen bakımından zengin kan taşır fakat bu durumun istisnaları da bulunmaktadır. Bu istisna damarlar, pulmoner arter ve umblikal arterdir. Atardamarlar, yüksek basınç ile çalışırlar. Ayrıca "arter" olarak da isimlendirilmektedir. @@ Atardamarı açık tutmak için, atardamarın içine koyulabilen küçük bir tüptür. Stentler takıldıktan sonra kalıcıdır ve atardamarın tekrar daralmasını önleyebilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ATARDAMAR ile ANA/BÜYÜK ATARDAMAR/AORT[Fr./İng. < AORTE]
( ... İLE Temiz kan damarı. )
- ATAŞMAN/ATUŞMAN/ATTACHMENT[İng.] değil/yerine/= İLAÇ DOKUNDURMA | ISLAK UYGULAMA
- ATASÖZÜ = PROVERB[İng.] = PROVERBE[Fr.] = SPRICHWORT[Alm.] = PROVERBIO[İt.] = PROVERBIO[İsp.]
- ATAVISM[İng.] değil/yerine/= ATAVİZM
( Bir canlının yaşayan türdeşlerinden farklı olarak çok eski bir atasal özelliği göstermesi. Tüm canlılarda ve insanda atavizme uyan çok sayıda örnek bulunmaktadır. İnsanda görülen meme başları ya da kuyruklu doğum bunlardan bazılarıdır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ATEİZM[İng. ATHEISM] ile/||/<> METAFİZİK[İng. METAPHYSICS] ile/||/<> TANRITANIMAZLIK[İng. ATHEISM]
( Tanrı ya da ruhsal varlıklar gibi metafizik inançları reddetmektir. Tanrıtanımazlık olarak da bilinir. @@ Duyumlarla algıladığımız deney dünyasının dışına taştığı varsayılan varlığın, özüne ve anlamına ilişkin idealist öğreti. Diyalektik düşünce tarzının karşısında yer alan düşünce tarzı olarak da bilinir. Metafizik düşüncenin karakteristik özellikleri, eşyaların ve olguların evrensel bağlamlılıklarını yeterince açıklayamaması ya da dikkate alınmaması, yani niteliklerinin doğuşuna yol açan gelişimin yadsınması ve eşyalarla olguların içinde, onların gelişiminin itici gücü olan çelişkilerin var olduğunun kabul edilmemesi gibi kavramları içerir. @@ Ateizm. Dünyayı, dünyanın kendisiyle açıklayan ve bu nedenle Tanrı inancını kesin olarak reddeden tüm dünya görüşlerinin tanımandığı sıfattır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ATEİZM ile ATEİST ile ATEİST ile ATEİSTLER
- ATEL/SPLINT[İng.] değil/yerine/= DIŞTAN KEMIK/EKLEM SABİTLEYİCİ
- ATENÜASYON/ATTENUATION[İng.] değil/yerine/= ETKİ ZAYIFLAMASI
- ATEROJENEZ/ATHEROGENESIS[İng.] değil/yerine/= DAMAR SERTLİĞİ GELİŞİMİ
- ATEROJENİK/ATHEROGENIC[İng.] değil/yerine/= DAMAR SERTLEŞTİREN
- ATEROSKLEROZ/ATHEROSCLEROSIS[İng.] değil/yerine/= DAMAR SERTLİĞİ
- ATEŞ[Fars.] ile/ve ALEV
( Zihinde. İLE/VE Gözde. )
( Kavram. İLE/VE Nesne. )
( Yanıcı nesnelerin tutuşmasıyla beliren ısı ve ışık, od, nâr. | Tutuşmuş olan nesne. | Isıtmak, pişirmek için kullanılan yer ya da araç. | Patlayıcı silahların atılması. | Genellikle hastalık etkisiyle artan gövde sıcaklığı, kızdırma. | Öfke, hırs, hınç. | Coşkunluk. | Tehlike, felaket. | Büyük üzüntü, ıstırap. İLE Yanan maddelerin ya da gazların türlü biçimlerdeki ışıklı uzantısı, yalım, yalaz, alaz, şule. | Sıcaklık. | Kıvılcım. | Mızrak uçlarına takılan küçük bayrak, flama. | Aşk ateşi. )
- ATEŞ ile ATEŞ HAFİFLETME ile ATEŞ VE ÜŞÜME ile ATEŞ İLACI ile ATEŞLİ
- ATEŞ ile AZ SOĞUK ALGINLIĞI
- ATEŞ = ÖFKE
- ATEŞ ile YANGIN
- ATEŞ ile YUL/YULA/MEŞALE[Ar.]
- ATEŞLİ ile ATEŞLİ DUA
- ATFEDİLEBİLİR ile ATFEDİLEN ile ATFETME
- ATFEDİLEBİLİR ile BAĞLANMAK ile ATFEDİLEN ile NİTELİKLER ile ATFETME ile NİTELİKSEL ile NİTELEYİCİ SIFAT
- ATIF ile/ve PAY ALMA
- ATIF ile YORUM
( Bilginin yanlış olduğu yerde yorumun doğruluğu yanlışlığı konuşulmaz. [Usûlü yanlışın füruğu tartışılmaz.] )
- ATİK ile ÇEVİKLİK
- ATIK ile ÇÖP
- ATIK ile FAZLALIK
- ÂTİL SEYELÂN[Osm.] / INERTIAL FLOW[İng.] / ÉCOULEMENT INERTE[Fr.] ile/değil/yerine/= EYLEMSİZ AKIŞ
- ATILGAN = INTREPID[İng.] = INTRÉPIDE[Fr.] = UNERSCHROCKEN[Alm.] = INTREPIDUS[Lat.]
- ATIM/PULSE, PULSUS[İng.] değil/yerine/= VURU
- ATIMİ/ATHYMIA[İng.] değil/yerine/= DUYGU YİTIMİ
- ATİPİK/ATYPICAL[İng.] değil/yerine/= SIRA/ÖRNEK DIŞI
- ATIŞ ile AT YARIŞI ile AT BİNİCİSİ ile BİNİCİLİK ile AT SİNEĞİ ile ATLI ile EŞEK ŞAKASI
- ATLANTIC PERIOD[İng.] değil/yerine/= ATLANTİK ÇAĞI
( Kuzeybatı Avrupa'da sıcaklıkların şimdikinden daha sıcak olduğu, günümüzden yaklaşık 7500-5000 yıl öncesine ait ıslak okyanus iklimi dönemi.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ATLANTİK ile ATLANTİK OKYANUSU
- ATLATMAK ile KAÇAN ile KAÇMAK
- ATLET ile ATLETİK ile ATLETİZM ile ATLETİZM
- ATLI ile ATLI
- ATLIKARINCA ile DİKKAT ÇEKİCİ
- ATMACA ile ÇAKIR/ÇAKIRDOĞAN (ÇAKIRKUŞU)
( ... İLE Kanatları atmacadan dah uzun ve geniş, kuyruğu biraz daha kısa ve yuvarlak ucludur. )
( ... İLE Ormanlarda ürerler. )
( ... İLE Kışın ağaçlı açık arazilerde yaşarlar. )
- ATMACA ile ÖTÜCÜ ÇAKIR
( ... İLE Kurak ve çalılık açık arazilerde yaşarlar. )
- ATMACA ile ŞAHİN ile DOĞAN
( En küçük tür avcı. Cepten çıkarılıp avın üzerine fırlatılmasından dolayı atmaca adını almıştır. İLE Kartalgillerden, Avrupa ve Asya'nın dağ, orman ve çalılıklarında yaşayan, 50-55 santimetre uzunluğunda yırtıcı bir kuş. [Atmacadan biraz daha büyük.][En hızlı yırtıcı kuş.]]Çok kısa sürede 120 km. hıza ulaşabilir.] İLE En gösterişli avcı kuş. )
( BAVLI: Doğan yavrusu. )
( ŞEVÂHÎN[Ar.]: Şahinler/doğanlar. )
(
ile
ile
)
( ... İLE Sahibi için avlanır. İLE Kendi için avlanır. )
( ... İLE Avının bir parçasını, sahibinin pişirip vermesiyle yer. İLE Avını, doğrudan çiğ olarak yer. )
( [ağzında] ... İLE Kan yoktur. İLE Kan vardır. )
( Daha fazla ayrıntılı bilgi için burayı tıklayınız... )
- ATMACA ile YAZ ATMACASI (YOZ ATMACA)
( ... İLE Kanatları, atmacadan daha uzun ve sivridir. )
( ... İLE Yaprak döken ormanlarda ürerler. )
( ... İLE Sürüler halinde göç ederler. [Eylül ortasında, İstanbul Boğazı'ndan geçerler.] )
- ATMAK ile ATILMIŞ
- ATMOSFERİK ile ATMOSFERİK
- ATMOSPHERIC WINDOW[İng.] değil/yerine/= ATMOSFERİK PENCERE
( Elektromanyetik enerjinin atmosferden geçebildiği dalga boyu aralıkları. Uzaydan dünya yüzeyine ve dünya yüzeyinden uzaya ulaşan elektromanyetik radyasyonun daha etkin bir biçimde geçtiği belirli dalga boylarındaki bölgeler.[1] Pasif ışınımlı soğutma sistemleri bu özel dalga boylarında çalışabilmektedir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ATOM NUMARASI[İng. ATOMIC NUMBER] ile/||/<> İYONİK BAĞ[İng. IONIC BOND] ile/||/<> İZOTOP[İng. ISOTOPE]
( Kimyasal bir elementin çekirdeğindeki proton sayısı. Almancada sayı anlamına gelen "Zahl" kelimesinin baş harfi olan Z ile gösterilir. Proton sayısı elementler için ayırt edici bir özelliktir. Her elementin atom numarası birbirinden farklı olduğundan periyodik cetveldeki elementlerin sırası, proton sayılarıyla belirlenmektedir. Örneğin, evrendeki en hafif element olan hidrojenin çekirdeğinde sadece bir proton bulunduğundan hidrojenin atom numarası 1'dir ve periyodik cetvelde 1. sırada yer alır. @@ Kimyasal bir bileşikteki zıt yüklü iyonlar arası elektrostatik çekimden oluşan kimyasal bağ türüdür. Başka bir deyişle, iyonik bağ bir atomdan diğerine elektron transferiyle gerçekleşmesi sonucu oluşur. Bir ya da daha fazla elektron kaybeden atomlar katyon oluşturur. Bir ya da daha fazla elektron alan atomlar ise anyon oluşturur. İyonik bağın en güzel örneklerinden birisi sofra tuzu olarak da bilinen sodyum klorür (NaCl) bileşiğidir. Sodyum elementinin atom numarası 11'dir, yani bir sodyum atomunda 11 protonu ve 11 elektronu vardır. Sodyumun elektron konfigürasyonu ise 1s2 2s2 2p6 3s1 şeklindedir. Bu durumda sodyumun değerlik elektron sayısı 1'dir. Sodyum elementi kararlı hale geçerken bu elektronu kaybeder ve pozitif yüklü Na+ iyonu oluşturur. Sofra tuzunu oluşturan diğer atom ise klordur. Klorun elektron konfigürasyonu 1s2 2s2 2p6 3s2 3p5 şeklindedir. Bu konfigürasyon klorün değerlik elektron sayısının 7 olduğunu gösterir. Klor bir ametal olduğundan kararlı hale geçerken elektron alır. Bunu yaparken klor, negatif yüklü Cl- iyonu oluşturur. Bu elektron transferi sonucunda ise Na+ ve Cl- iyonları arasında iyonik bağ oluşur. @@ İzotop, aynı atom numarasına, dolayısıyla periyodik tabloda aynı konuma sahip olan; ancak nötron sayısı farklı olan iki ya da daha fazla atom türüdür. Bir elementin izotopları hemen hemen aynı kimyasal özelliklere sahiptir. Fakat atomik kütleleri ve fiziksel özellikleri farklıdır. Örneğin, karbonun üç tane izotopu bulunur: karbon-12 (6 proton + 6 nötron), karbon-13 (6 proton + 7 nötron) ve karbon-14 (6 proton + 8 nötron). Görüldüğü üzere, bu üç izotopun da atom numaraları aynı, fakat nötron sayıları farklı. Etimolojik olarak izotop terimi, "aynı yer" anlamına gelen Yunanca "isos" (Yun: "ίσος", Tür: "eşit") ve "topos" (Yun: "τόπος" Tür: "yer") köklerinden oluşmaktadır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ATOM NUMARASI ile/ve KÜTLE NUMARASI
( Bir atomun çekirdeğindeki protonların sayısı. [Her bir öğe/element için kendine özgü atom numarası vardır.] İLE/VE Bir atomun çekirdeğindeki protonların ve nötronlarının sayısının toplamı. [Kütle numarası, atom çekirdeğindeki proton ve nötronların toplamına eşittir.] )
- ATOM(BÖLÜNEMEZLİK) = ATOME[İng.] = ATOME[Fr.] = ATAMUS, INDIVIDIUM CORPUS[Lat.] = (HE) ATOMOS[Yun.] = CUZ'UN LA-YETECEZZA, ZERRE[Ar.] = ATOM, ZERRE[Fars.] = PARAMANU, TANMATRA, ANU[Sans.] = YUANZI[Çince] = GENŞİ[Jap.] = NGUYÊN TU'[Vietnamca] = PARÁNY[Macarca]
- ATOM[Fr./İng. ATOME < Yun.] değil/yerine/= EYCİK
- ATOM ile ATOMİK ile ATOM KÜTLESİ ile NÜKLEER SİLAHLARIN YAYILMASININ ÖNLENMESİ ile ATOM AĞIRLIĞI ile ATOMLAR ile ATOMİZÖR
- ATOM ile/ve/< ÇEKİRDEK ile/ve/< PROTON/NÖTRON(NÜKLEON[Fr. < Lat.]) ile/ve/< MEZON[Fr. < Yun.] ile/ve/< ELEKTRON ile/ve/< KUARK
( 10¯8 cm. İLE/VE/< 10¯¹² cm. İLE/VE/< 10¯¹³ cm. | Elektrondan ağır, protondan hafif bir atom nesneciği. İLE/VE/< 10¯¹6 cm. İLE/VE/< 10¯¹6 cm. )
- ATOM ile İYON
( Elektriksel olarak nötr olan temel kimyasal birim. İLE Elektrik yükü taşıyan atom ya da molekül. )
- ATOM ile/ve/||/<>/> ÖZDECİK/MOLEKÜL[Fr./İng. MOLECULE]
( Bölünemeyen. İLE/VE/||/<>/> Pek ufak parça. )
( Bir ögenin özelliklerini taşıyan, nesnenin en küçük birimi. İLE//VE/||/<>/> İki ya da daha fazla sayıda atomun kovalent bağlarla birbirine bağlanmasıyla oluşan nesne. )
( CEVHER-İ FERDÎ )
( [kökeni/etimolojisi] TOMOS[Yun.]: Bölmek. İLE/VE ZERRE[Ar.] )
( Rotasyon. İLE/VE Sirkülasyon. )
- ATOMCULUK[İng. ATOMISM] ile/||/<> ATOMİZM[İng. ATOMISM] ile/||/<> BÖLÜNMEZCİLİK[İng. ATOMISM]
( Atomizm ya da Bölünmezcilik olarak da bilinir. Evrenin bölünmez parçaların (atom) kümelenmesinden meydana geldiğini ileri süren öğretidir. Antik Çağ düşünürleri Empedokles, Anaksagoras ve "Abdera düşünürleri" adıyla anılan Leukippos ilke Demokritos atomculuğun kurucularıdır. Materyalist atomizmi kurak Leukippos ve Demokritos'tur. Yeni Çağ'da Descartes, Gassendi, Helvetius ve Baron d'Holbach aynı yolda yürümüşlerdir. Özellikle Lucretius'un aracılığıyla Gassendi ve Bacon'a geçen atomculuk anlayışı doğa bilimlerinin doğuşunu sağlamıştır. @@ Evrenin bölünmez parçaların (atom) kümelenmesinden meydana geldiğini ileri süren öğreti. atomculuk ya da bölünmezcilik olarak da bilinir. Kurucuları; Antik Çağ düşünürleri Empedokles, Anaksagoras ve "Abdera düşünürleri" adıyla anılan Leukippos ile Demokritos'tur. Yeni Çağ'da Descartes, Gassendi, Helvetius ve Baron d'Holbach aynı yolda yürümüşlerdir. Özellikle Lucretius'un aracılığıyla Gassendi ve Bacon'a geçen atomculuk anlayışı, doğa bilimlerinin doğuşunu sağlamıştır. @@ Atomculuk ya da Atomizm olarak da bilinin. Evrenin bölünmez parçaların (atom) kümelenmesinden meydana geldiğini ileri süren öğretidir. Antik Çağ düşünürleri Empedokles, Anaksagoras ve "Abdera düşünürleri" adıyla anılan Leukippos ilke Demokritos atomculuğun kurucularıdır. Materyalist atomizmi kurak Leukippos ve Demokritos'tur. Yeni Çağ'da Descartes, Gassendi, Helvetius ve Baron d'Holbach aynı yolda yürümüşlerdir. Özellikle Lucretius'un aracılığıyla Gassendi ve Bacon'a geçen atomculuk anlayışı doğa bilimlerinin doğuşunu sağlamıştır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ATOMIC ABSORPTION COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DE L'ABSORPTION ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK SOĞURMA KATSAYISI
- ATOMIC ABSORPTION[İng.] / ABSORPTION ATOMIQUE[Fr.] / ATOMARER ABSORPTION[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOMİK SOĞURMA
- ATOMIC BEAM RESONANCE[İng.] / RÉSONANCE DE FAISCEAU ATOMIQUE[Fr.] / ATOMSTRAHLRESONANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM DEMETİ REZONANSI
- ATOMIC BEAM[İng.] / FAISCEAU ATOMIQUE[Fr.] / ATOMSTRAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM DEMETİ
- ATOMIC BOMB[İng.] / BOMBE ATOMIQUE[Fr.] / ATOM BOMBE[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM BOMBASI
- ATOMIC CHARGE[İng.] / CHARGE ATOMIQUE, CHARGE D'ATOME[Fr.] / ATOMLADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM YÜKÜ
- ATOMIC CLOCK[İng.] ile/değil/yerine/= ATOMİK SAAT
- ATOMIC CLOUD[İng.] / NUAGE ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK BULUT
- ATOMIC CONSTANTS[İng.] / CONSTANTES ATOMIQUES[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK SABİTLER
- ATOMIC DIAMAGNETISM[İng.] / DIAMAGNÉTISME ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK DİYAMANYETİZMA
- ATOMIC DISTANCE[İng.] ile/değil/yerine/= ATOMİK UZAKLIK
- ATOMIC EMISSION[İng.] ile/değil/yerine/= ATOMİK SALIM
- ATOMIC FLUORESCENCE[İng.] / ATOMISCHE FLUORESZENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOMİK FLORESANS
- ATOMIC GAS LASER[İng.] / LASER À GAZ ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK GAZ LAZERİ
- ATOMIC GROUND STATE[İng.] / ÉTAT FONDAMENTAL ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK TABAN DURUMU
- ATOMIC HEAT CAPACITY[İng.] / CAPACITÉ DE LA CHALEUR ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK ISI SIĞASI
- ATOMIC HEAT[İng.] / CHALEUR ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK ISI
- ATOMIC HYDROGEN MASER[İng.] / MASER À HYDROGÈNE ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK HİDROJEN MAZERİ
- ATOMIC HYDROGEN[İng.] / HYDROGÈNE ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK HİDROJEN
- ATOMIC IMPACT[İng.] / ATOMARER ZUSAMMENSTOSS[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOMİK ÇARPIŞMA
- ATOMIC MAGNET[İng.] ile/değil/yerine/= ATOMİK MIKNATIS
- ATOMIC MAGNETIC MOMENT[İng.] / MOMENT MAGNÉTIQUE ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK MANYETİK MOMENT
- ATOMIC MASS UNIT[İng.] / UNITÉ DE MASSE ATOMIQUE[Fr.] / ATOMARE MASSENEINHEIT (U)[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOMİK KÜTLE BİRİMİ
- ATOMIC MASS[İng.] ile/değil/yerine/= ATOMİK KÜTLE
- ATOMIC NUMBER[İng.] / ATOM NUMMER[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM NUMARASI
- ATOMIC ORBITALS[İng.] / ORBITES ATOMIQUES[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOM YÖRÜNGELERİ
- ATOMIC PACKING[İng.] ile/değil/yerine/= ATOM PAKETLENMESİ
- ATOMIC PARAMAGNETISM[İng.] / PARAMAGNÉTISME ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK PARAMANYETİZMA
- ATOMIC PARTICLE[İng.] / PARTICULE ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK PARÇACIK/TANECİK
- ATOMIC PHYSICS[İng.] / PHYSIQUE ATOMIQUE[Fr.] / ATOMPHYSIK[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM FİZİĞİ
- ATOMIC PHYSICS[İng.] değil/yerine/= ATOM FİZİĞİ
( Atomun ve moleküllerin yapısını, enerji düzeylerini, moleküller arası bağlar ve elektronik geçiş spektrumu gibi olayları inceleyen bilim dalı.[1] Atomlar çok küçük yapıda olduklarından, özellikleri dolaylı teknikler aracılığıyla ölçülür. Atomun yaptığı ışımalar sonucunda özellikleri tanımlanır. Bu ışımaların ölçümünü gerçekleştiren aletlere spektrometre denir. Lazer, fotosel lambalar, elektron mikroskobu atom fiziğinin uygulamalarından bazılarıdır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ATOMIC POLARITY[İng.] ile/değil/yerine/= ATOMİK POLARİTE
- ATOMIC POLARIZATION[İng.] / POLARISATION ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK KUTUPLANMA
- ATOMIC RADIUS[İng.] ile/değil/yerine/= ATOM YARIÇAPI
- ATOMIC SCATTERING FACTOR[İng.] / FACTEUR DE DIFFUSION ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK SAÇILMA FAKTÖRÜ
- ATOMIC SPECTROSCOPY[İng.] / SPECTROSCOPIE ATOMIQUE[Fr.] / ATOMISCHE SPECTROSCOPIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOMİK SPEKTROSKOPİ
- ATOMIC STOPPING POWER[İng.] / POUVOIR D'ARRÊT ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK DURDURMA GÜCÜ
- ATOMIC SUSCEPTIBILITY[İng.] / SUSCEPTIBILITÉ ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK ALINGANLIK
- ATOMIC VOLUME[İng.] / VOLUME ATOMIQUE[Fr.] / ATOMVOLUMEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM HACMİ
- ATOMIC WEIGHT[İng.] / POIDS ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOM AĞIRLIĞI
- ATOMİK KÜTLE BİRİMİ[İng. ATOMIC MASS UNIT] ile/||/<> ATOM KÜTLESİ[İng. ATOMIC WEIGHT] ile/||/<> DALTON
( Atomik boyutlardaki temel kütle ölçü birimi. Kimyager John Dalton'a ithafen Dalton (Da) olarak da adlandırılır. 1 Atomik Kütle Birimi (AMU), Karbon-12 atomunun kütlesinin 1/12'sine eşittir. @@ Bir atomun kütlesinin, atomik kütle birimi cinsinden ifade edilmesidir. Bağıl atom kütlesi ya da ortalama kütle olarak da bilinir. Bir atomdaki protonların, nötronların ve elektronların kütlelerinin toplamıdır. @@ Moleküler kütle birimi olup, bir birimi bir karbon-12 elementinin kütlesinin on ikide biri olan 1.66053892173×10−27 kg kütleye eşittir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ATP/ADENOSINE TRIPHOSPHATE[İng.] değil/yerine/= ADENOZİN TRİFOSFAT
- ATRAVMATİK/ATRAUMATIC[İng.] değil/yerine/= ÖRSELEMEYEN
- ATREZİ/ATRESIA[İng.] değil/yerine/= KÖRLENİM
- ATRİYUM/ATRIUM[İng.] değil/yerine/= KULAKÇIK
- ATROFİ/ATROPHY[İng.] ile KÖRELİM/KÖRELME
( Körelme, dumur. Örgen ya da dokunun beslenemeyerek küçülmesi. )
- ATTENUATION LENGTH[İng.] / LONGUEUR D'ATTÉNUATION[Fr.] ile/değil/yerine/= ZAYIFLAMA UZUNLUĞU
- ATTENUATION[İng.] / SCHWÄCHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ZAYIFLAMA
- ATWOOD'S MACHINE[İng.] ile/değil/yerine/= ATWOOD AYGITI
- ATYCHIPHOBIA[İng.] değil/yerine/= ATİPOFOBİ
( Başarısızlıktan ve hata yapmaktan aşırı korkmak olarak bilinen, Yunancada "talihsiz" anlamına gelen ᾰ̓τῠχής (İng: "unfortunate") ve "korku" anlamına gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan bir terim.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- AUDIOAMPLIFIER[İng.] / AUDIOAMPLIFICATEUR[Fr.] / TONFREQUENZ-VERSTÄRKER[Alm.] ile/değil/yerine/= SES FREKANSI YÜKSELTECİ
- AUDIOFREQUENCY CHOKE[İng.] / BOBINE DE L'AUDIOFRÉQUENCE[Fr.] / TONFREQUENZ-DROSSEL[Alm.] ile/değil/yerine/= SES FREKANSI BOBİNİ
- AUDIOFREQUENCY OSCILLATOR[İng.] / OSCILLATEUR BASSE FRÉQUENCE[Fr.] / TONFREQUENZ-OSZILLATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= SES FREKANSI ÜRETECİ
- AUDIOFREQUENCY[İng.] / AUDIOFRÉQUENCE[Fr.] / AUDIOFREQUENZ, SCHALLFREQUENZ, TONFREQUENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= SES FREKANSI
- AUDIOGRAM[İng.] / AUDIOGRAMME[Fr.] / AUDIOGRAMM[Alm.] ile/değil/yerine/= ODİYOGRAM/ODYOGRAM
- AUGER COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT D'AUGER[Fr.] / AUGER-KOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= AUGER KATSAYISI
- AUGER EFFECT[İng.] / EFFET AUGER[Fr.] / AUGER-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= AUGER OLAYI
- AUGER ELECTRON[İng.] / ÉLECTRON AUGER[Fr.] / AUGER-ELEKTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= AUGER ELEKTRONU
- AUGER RECOMBINATION[İng.] / RECOMBINAISON AUGER[Fr.] ile/değil/yerine/= AUGER BİRLEŞMESİ
- AUGER SHOWER[İng.] ile/değil/yerine/= AUGER SERPİNTİSİ
- AUGMENTED REALITY[İng.] değil/yerine/= ARTIRILMIŞ GERÇEKLİK
- AUGMENTER, INCREASER[İng.] / AUGMENTATEUR, MULTIPLICATEUR[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇOĞALTICI
- AUSTRALOPITHECUS[İng.] değil/yerine/= AUSTRALOPİTHECUS
( Güney ve Doğu Afrika'da bulunan Plio-Pleistosen hominitlerin soyu tükenmiş cinsi. İnsansı maymunlar ve insanlar arasındaki evrimsel bağlantı olarak da bilinir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- AUTAPOMORPHY[İng.] değil/yerine/= OTOPOMORFİ
( Eşsiz kazanılmış karakteristik; Bir soyun yalnızca bir üyesinde ya da birkaç soyun sadece birisinde bulunan özellik.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- AUTOCATALYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= OTOKATALİZ
- AUTOIMMUNE DISEASE[İng.] değil/yerine/= OTOİMMÜN HASTALIK
( Vücudun kendi dokularına karşı oluşan göze aracılı bağışıklık reaksiyonu ya da özgün antikor üretimi sonucu ortaya çıkan özel hastalık grubudur.[1]
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- AUTOPHAGY[İng.] değil/yerine/= OTOFAJİ
( Vücudun zarar görmüş gözelerinin yerine sağlıklı ve yeni gözeler koyarak gerçekleştirdiği temizleme işlemidir. Yunancada kendi kendine anlamına gelen "oto" ile yeme anlamına gelen "faji" sözcüklerinden oluşur. Yani otofaji işlemini "kendi kendini yeme" (İng: "self-eating") olarak da adlandırılabilir. "Kendi kendini yeme" işlemi, kulağa vücudumuzda gerçekleşmemesi gereken bir işlem olarak gelebilir. Ancak bu işlem temelde vücudumuzun sağlıklı kalmasını sağlayan oldukça yararlı bir işlemdir. "Otofagositoz" sözcüğü de aynı süreci ifade etmektedir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- AUTOPROTOLYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= OTOPROTOLİZ
- AUTOTOMY[İng.] değil/yerine/= OTOTOMİ
( Hayvanların avcılardan kaçmak amacıyla seçilim gösterdiği uzuv bırakma davranışı. Bazı sürüngen ve amfibiyenlerde kuyruk bırakma davranışına "kaudal ototomi" denir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- AVALANCHE BREAKDOWN[İng.] / INTERRUPTION DE L'AVALANCHE[Fr.] / AVALANCHE-BRECHEN, LAWINENDURCHBRUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇIĞ KESİLMESİ/KIRILMASI
- AVALANCHE DIODE[İng.] / DIODE À AVALANCHE[Fr.] / AVALANCHE-DIODE, LAWINENDIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇIĞ DİYOTU
- AVALANCHE NOISE[İng.] / BRUIT DE L'AVALANCHE[Fr.] / AVALANCHE-RAUSCHEN, LAWINENRAUSCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇIĞ GÜRÜLTÜSÜ
- AVALANCHE OSCILLATOR[İng.] / OSCILLATEUR À AVALANCHE[Fr.] / LAWINENOSZILLATOR, AVALANCHE-OSZILLATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇIĞ OSİLATÖRÜ
- AVALANCHE PHOTODIODE[İng.] / PHOTODIODE À AVALANCHE[Fr.] / AVALANCHE-FOTODIODE, LAWINENFOTODIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇIĞ FOTODİYOTU
- AVALANCHE TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR À AVALANCHE[Fr.] / AVALANCHE-TRANSISTOR, LAWINENTRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇIĞ TRANSİSTORU
- AVALANCHE[İng.] / AVALANCHE[Fr.] / AVALANCHE, LAWINE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇIĞ
- AVAM KAMARASI ile TEMSİLCİLER MECLİSİ ile EV ile EV TEMİZLİĞİ ile EV MOBİLYALARI ile EV BEKÇİSİ ile TANRI'NIN EVİ ile TOPLANTI EVİ ile DÜZELTME EVİ ile HAZİNE EVİ ile EV PARTİSİ ile EV ISINMA PARTİSİ ile YIKMAK ile EV SAHİBİ ile HİZMETÇİ ile EVLER
- AVANTAJ ile AVANTAJLI ile AVANTAJLAR
- AVANTAJ ile ÇIKAR
- AVASKÜLER/AVASCULAR[İng.] değil/yerine/= DAMARSIZ
- AVERAGE SPEED[İng.] / VITESSE MOYENNE[Fr.] / DURCHSCHNITTSGESCHWINDIGKEIT, MITTLERE GESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ORTALAMA HIZ
- AVERAJ[Fr./İng. < AVERAGE] değil/yerine/= ORTALAMA | SAYI FARKI
- AVERSİYON/AVERSION[İng.] değil/yerine/= KAÇINMA
- AVERTED VISION[İng.] değil/yerine/= ÖNLENMİŞ GÖRÜŞ
( Soluk nesneleri daha iyi gözlemleyebilmek için doğrudan nesneye değil, nesnenin 8° ila 16° civarına odaklanma tekniğidir. Normale kıyasla 40 kat daha hassas bir görüş sunduğu için amatör astronomlar tarafından soluk gök cisimlerinin gözlemlenmesinde sıklıkla kullanılır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- AVİTAMİNOZ/AVITAMINOSIS[İng.] değil/yerine/= VİTAMİNSİZLİK, VİTAMİN EKSİKLİĞİ
- AVLAMAK ile TAVŞAN AVLAMAK ile AVCI ile AVCILIK ile AVLANMA YERİ ile AVLANMA YERİ ile AVCI
- AVOGADRO EMSÂLI[Osm.] / AVOGADRO CONSTANT[İng.] / CONSTANTE D'AVOGADRO[Fr.] / AVOGADRO-KONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= AVOGADRO SABİTİ
- AVOGADRO'S HYPOTHESIS[İng.] / HYPOTHÈSE D'AVOGADRO[Fr.] / AVOGADRO-HYPOTESE[Alm.] ile/değil/yerine/= AVOGADRO HİPOTEZİ
- AVOGADRO'S LAW[İng.] ile/değil/yerine/= AVOGADRO YASASI
- AVOGADRO'S NUMBER[İng.] değil/yerine/= AVOGADRO SAYISI
( Bir elementin 1 molündeki atom sayısı ya da bir bileşiğin 1 molündeki molekül sayısı.[1] Avogadro Sabiti olarak da bilinir. Avogadro sayısının ismi İtalyan bilim insanı Amedeo Avogadro'dan gelir. Amedeo Avogadro 1811'de aynı sıcaklık ve basınçtaki gazların, eğer hacimleri eşitse aynı miktarda tanecik içerdiğini keşfetmişti. Avogadro sayısı terimi ise Amedeo Avogadro'nun bu kuramı ortaya koymasından yaklaşık 100 yıl sonra Fransız fizikçi Jean Baptiste Perrin tarafından kullanılmıştır. Jean Baptiste Perrin bir sıvıdaki ya da gazdaki asılı parçacıkların düzensiz hareketleri üzerine 1909'da yayımladığı bir makalede bu terimi evrensel bir sabit olarak kullandı.[2] Yakın zamana kadar mol, karbon-12 atomlarının 12 gramındaki atomların sayısı kadar tanecik içeren bir sistemdeki tanecik sayısı olarak tanımlanıyordu. Yeni tanıma göre ise mol, Uluslararası Birimler Sistemi'nde (SI) madde miktarının birimidir ve tam olarak 6,02214076*1023 sayıda temel tanecik içerir.[3] Bu sayı Avogadro sabitinin (NA) sayısal değeridir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- AVOLİSYON/AVOLITION[İng.] değil/yerine/= GÜDÜ YİTIMİ
- AVOMETER[İng.] / AVOMÈTRE[Fr.] / AVOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= AVOMETRE
- AVRASYA:
ASYA[< ASIA, ASIE] ile/ve AVRUPA
( 40 milyon km². İLE/VE 10 milyon km² )
- AVRUPA BİRLİĞİ ZİRVESİ ile/ve/||/<> AVRUPA BİRLİĞİ KURULU/KONSEYİ
- AVRUPA BİRLİĞİ ile AVRUPA ile AVRUPA
- AVT/AUT[İng. < OUT] değil/yerine/= DIŞARIDA
- AVUÇ ile ELSİZ
- AVUKAT ile AVUKAT ATAMA ile AVUKAT ile AVUKATLAR
- AVUKAT ile DANIŞMAN ile DANIŞMANLAR ile DANIŞMAN ile DANIŞMANLIK
- AVUN(/T)MAK ile KAN(DIR)MAK
- AVUNMA ile KANIKSAMA
- AVUNMA ile/ve NEŞE
- AVUNMA ile/ve OYALANMA
- AVUNTU ile/ve KETLE(N)ME[Erm.]
- AVUSTRALYA ile AVUSTRALYA
- AVUSTURYA/NEMÇE ile AVUSTRALYA
( NEMÇE/NEMSE: Osmanlılar'da Avusturya'nın adı. )
( BEÇ: Viyana'nın, Macarca adı. )
- AVUSTURYA ile AVUSTURYA
- AXIAL ANGLE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSENEL AÇI
- AXIAL ELEMENT[İng.] / ÉLÉMENT AXIAL[Fr.] ile/değil/yerine/= EKSENEL ELEMAN
- AXIAL FLOW[İng.] / ÉCOULEMENT AXIAL[Fr.] / AXIALFLUSS, AXIALSTRÖMEN, AXIALSTRÖMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSENEL AKIŞ
- AXIAL PLANE[İng.] / PLAN AXIAL[Fr.] ile/değil/yerine/= EKSENEL DÜZLEM
- AXIAL RATIO[İng.] ile/değil/yerine/= EKSENEL ORAN
- AXION[İng.] / AXION[Fr.] / AXION[Alm.] ile/değil/yerine/= AKSİYON
- AXIS OF INERTIA[İng.] / AXE DE L'INERTIE[Fr.] / INERTIALACHSE, INITIALACHSE, TRÄGHEITSACHSE[Alm.] ile/değil/yerine/= EYLEMSİZLİK EKSENİ
- AY/DOLUNAY ile/ve YENİAY
( MEH ile/ve HİLÂL, ŞEHR )
(1996'dan beri)