Bugün[03 Nisan 2026]
itibarı ile 23.949 başlık/FaRk ile birlikte,
23.949 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(77/97)


- SANSASYON[Fr./İng.] ile SPEKÜLÂSYON[Fr./İng.]

( Dalgalanma. | Birçok kişiyi ilgilendiren, etkileyen, heyecan verici olay. İLE Vurgunculuk. | Saptırma. | Kurgu. )


- ŞANSLI ile NEYSE Kİ ile TALİH ile FALCI ile FALCILIK ile FALCI ile FALCI ile FALCILIK


- SANSUALİZM[Fr.]/SENSÜALİZM[İng.] değil/yerine/= DUYUMCULUK


- SANSÜALİZM[İng. < SENSUALISM] değil/yerine/= DUYUMCULUK


- SANSÜR ile/değil/yerine DİSİPLİN


- ŞANTAJ ile ŞANTAJCI


- SANTİGRAT ile SANTİGRAM


- SANTONIAN EPOCH[İng.] değil/yerine/= SANTONYAN EPOKU

( Günümüzden 86.300.000 ile 83.600.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SANTRA[İng. < Lat.] değil/yerine/= ORTA, MERKEZ


- SANTRAL/CENTRAL[İng.] değil/yerine/= MERKEZÎ


- SANTRFOR[İng.] ile SANTRHAF[İng.]

( [ayaktopunda] gol atmakla görevli, ortada oynayan oyuncu. İLE Üç kişilik haf düzleminin ortasında yer alan oyuncu. )


- SANTRİFÜGAL/CENTRİFUGAL[İng.] değil/yerine/= MERKEZKAÇ


- SANTRİFÜJ/CENTRİFUGE[İng.] değil/yerine/= DÖNDÜR AYIR AYGIT


- SANTRIPEDAL/CENTRIPETAL[İng.] değil/yerine/= MERKEZCİL


- ŞAPKA[Rusça] ile KEP[İng. < CAP]

( Keçe, hasır, kumaş, ip vb. ile yapılan başlık. | Boru, baca, direk vb. nesnelerin açık olan üst bölümünü havanın etkisinden korumak için takılan başlık. | Bazı bitkilerde, özellikle mantarlarda sapın üstünde bulunan, üreme örgenlerini taşıyan şapka biçimindeki örgen. | Düzeltme imi. İLE Başlık, sipersiz şapka. | Asker şapkası. | Hemşirelerin taktığı başlık. | Bazı törenlerde profesör ve öğrencilerin taktığı özel başlık. )


- ŞAPKA ile ŞAPKACI


- SAPKINLIK ile "DEJENERASYON"


- SAPKINLIK ile SAPKINLIK ile SAPKIN


- SAPLANTI = FİKR-İ SABİT = FIXED IDEA[İng.] = IDÉE FIXE[Fr.] = FIXE IDEE[Alm.] = FIXUS[Lat.]


- SAPMA ile/ve AYRILMA

( Serbest bir mıktnatıslı iğnenin, denge konumunda iken gösterdiği doğrultudan geçen düşey düzlemle, bulunulan noktanın meridyen düzlemi arasındaki açı. | Bir ışının, saydam bir biçmeden geçtikten sonraki doğrultusu ile ilk doğrultusu arasında oluşan açı. | Bazı sözcüklerin, kurallara göre almaları gereken biçimlerden uzaklaşması durumu. İLE ... )


- SAPMAK ile KONUDAN SAPMAK ile SAPMIŞ ile SAPMA ile SAPMA ile SAPMA ile SAPKIN ile SAPMACILIK ile SAPTIRICI


- SAPONIFICATION[İng.] / SAPONIFICATION[Fr.] / VERSEIFUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SABUNLAŞMA


- SAPPHIRE[İng.] / SAPHIR[Alm.] ile/değil/yerine/= SAFİR


- SAPTAMA ile/ve YAKALAMA


- SAPTIRMAK ile SAPMA


- SAPTIRMAK ile ŞAŞKINLIK


- SAR'Î ile SARÎ' ile SÂRÎ[Ar. < SİRÂYET] ile SÂRÎ[Fars.] ile SARÎH[Ar. < SARÂHAT]


- SAR/SPECİFIC ABSORPTION RATE[İng.] değil/yerine/= ÖZGÜL SOĞURMA DEĞERİ


- SARF[Ar.]/GRAMER[İng.] değil/yerine/= DİL BİLGİSİ


- SARGENT CURVE[İng.] / COURBE DE SARGENT[Fr.] / SARGENT-KURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= SARGENT EĞRİSİ


- SARGENT CYCLE[İng.] / CYCLE DE SARGENT[Fr.] / SARGENT-ZYKLUS[Alm.] ile/değil/yerine/= SARGENT ÇEVRİMİ


- SARHOŞ EDİCİ ile SARHOŞ ETMEK ile SARHOŞ ile SARHOŞ EDİCİ ile SARHOŞLUK


- SARHOŞ ile AYYAŞ ile SARHOŞ ile SARHOŞ DAVRANIŞI ile SARHOŞ HALİ


- SARHOŞ ile SARHOŞ OLMAK ile SARHOŞLUK


- SARILMAK ile SARILMA


- SARIŞIN ile SARIŞINLIK


- ŞARJ[Fr., İng. CHARGE] değil/yerine/= YÜKLEME


- ŞARJ ile ÜCRETLİ ile MASRAFLAR ile MASLAHATGÜZARLIK


- ŞARKI ile MÜZİK


- ŞARKI = SONG[İng.] = CHANSON[Fr.] = LIED[Alm.] = CANZONE[İt.] = CANCIÓN[İsp.]


- ŞARLATAN ile ŞARLATANLIK


- SARSILMAK ile KASILMA ile SARSICI


- SARSILMAZLIK = İTMİNAN-I NEFS = ATARAXIA[İng.] = ATARAXIE[Fr., Alm.] = ATARAKSIA[Yun.]


- SARSINTI ile SARSINTI


- ŞART-İ CEYB[Osm.] / SINE CONDITION[İng.] / CONDITION DU SINUS[Fr.] / SINUSBEDINGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SİNÜS KOŞULU


- ŞAŞI/LIK ile/değil ŞAŞIL/ŞEHLÂ

( Birbirine paralel görme ekseni olmayan (göz ya da kişi.) | Gözlerini çarpıtarak. İLE Kusurlu sayılmayacak kadar hafif şaşı göz. )


- ŞAŞI ile ŞAŞI


- ŞAŞIRTMA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI:
DEVEDE KULAK ile/ve/||/<> YA SİYAH, YA BEYAZ ile/ve/||/<> KANITLAMA ZORUNLULUĞU ile/ve/||/<> FELÂKET ÇIĞIRTKANLIĞI ile/ve/||/<> İMÂLI SORU ile/ve/||/<> ÇOK SORULU ile/ve/||/<> SINIRLI SEÇENEK


- ŞAŞKIN ile ŞAŞKIN ile ŞAŞKINLIK


- ŞAŞKINLIK = CONSTERNATION[İng., Fr.] = BESTÜRZUNG[Alm.] = CONSTERNATIO[Lat.]


- ŞAŞKINLIK ile KORKU


- ŞAŞMA/ŞAŞIRMA/HAYRET (ETMEK) ile/ve/||/<>/> ŞAŞAKALMA/HAYRANLIK ile/ve/||/<>/> AŞK

( Felsefeye yöneltir. İLE/VE/||/<>/> Sanata yöneltir. İLE/VE/||/<>/> ... )

( Doğaya/doğada. İLE/VE/||/<>/> İnsana/insanda. İLE/VE/||/<>/> ... )

( Kısa süreli. İLE/VE/||/<>/> Uzun süreli. İLE/VE/||/<>/> ... )

( Hem olumlu, hem olumsuzlara yöneliktir. İLE/VE/||/<>/> Olumsuzlara yönelik değildir. İLE/VE/||/<>/> ... )

( Parçaya yöneliktir. İLE/VE/||/<>/> Tamamlanmışlara/olgunlara yöneliktir. İLE/VE/||/<>/> ... )

( Anlayamadıklarımıza yöneliktir. İLE/VE/||/<>/> Aydınlatıcıdır. Kavrama ve kuşatmamızla birliktedir. İLE/VE/||/<>/> ... )

( Açmazlarda, çelişki ve sıkıntılarda deneyimlediğimiz. İLE/VE/||/<>/> Sonsuzluğu, yüceliği ve üstünlüğü "duyumsatır". İLE/VE/||/<>/> ... )


- SATELLIT SİSTEM/SATELLITE SYSTEM[İng.] değil/yerine/= UYDU DÜZENİ


- SATH-İ TENÂZUR[Osm.] / SYMMETRY PLANE[İng.] / PLAN DE SYMÉTRIE[Fr.] / SYMMETRIEEBENE[Alm.] ile/değil/yerine/= SİMETRİ DÜZLEMİ


- SATIN ALMA ile ALIŞ VE SATIŞ


- SATRANÇ = CHESS[İng.] = ÉCHESS[Fr.] = SCHACH[Alm.] = SCACCHI[İt.] = AJEDREZ[İsp.]


- SATRANÇ ile SATRANÇ OYUNCUSU ile SATRANÇ KARESİ ile SATRANÇ TAHTASI


- SATURATED ACTIVITY[İng.] ile/değil/yerine/= DOYMUŞ ETKİNLİK


- SATURATED CALOMEL ELECTRODE (SCE)[İng.] ile/değil/yerine/= DOYMUŞ KALOMEL ELEKTROT (DKE)


- SATURATED DIODE[İng.] / DIODE SATURÉE[Fr.] / GESÄTTIGTEDIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= DOYMUŞ DİYOT


- SATURATED HYDROCARBON[İng.] ile/değil/yerine/= DOYMUŞ HİDROKARBON


- SATURATED SOLUTION[İng.] ile/değil/yerine/= DOYMUŞ ÇÖZELTİ


- SATURATED SPECIFIC HUMIDITY[İng.] / HUMIDITÉ SPÉCIFIQUE SATURÉE[Fr.] / GESÄTTIGTESPEZIFISCHEFEUCHTIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= DOYMUŞ ÖZGÜL NEM


- SATURATED VAPOR PRESSURE[İng.] / PRESSION DE VAPEUR SATURANTE[Fr.] / GESÄTTIGTEDAMPFESDRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= DOYMUŞ BUHAR BASINCI


- SATURATION INDUCTION[İng.] / INDUCTION À SATURATION[Fr.] / SÄTTIGUNGSINDUKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= DOYMA İNDÜKLEMESİ/İNDÜKSİYONU


- SATURATION RESISTANCE[İng.] / RÉSISTANCE DE SATURATION[Fr.] / SÄTTIGUNGSWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= DOYMA DİRENCİ


- SATURATION SIGNAL[İng.] / SIGNAL DE SATURATION[Fr.] / SÄTTIGUNGSSIGNAL[Alm.] ile/değil/yerine/= DOYMA SİNYALİ


- SATURATION[İng.] / SATURÉE[Fr.] / GESÄTTIG[Alm.] ile/değil/yerine/= DOYGUN/LUK


- SATÜRN /<> URANÜS

( ... İLE/VE/<> Bulunuşu/adlandırılışı, 1781'dedir. )

( Güneşe uzaklık sırasında yedinci olan ve güneş çevresindeki dolanımını 84 yılda tamamlayan gezegen. )

( Uranüs'ün, mavi-yeşil renkte olmasının, atmosferinde bulunan metan gazından kaynaklandığı düşünülüyor. Uranüs'ün Satürn gibi halkalarının olduğu tespit edilmiştir. Ancak bu halkalar, Satürn'den daha az ve incedir. Ortalama sıcaklığı -197 °C olup Satürn'den sonra en sert rüzgarlara sahip ikinci gezegendir. )


- SAV = MÜDDEA, TEZ = THESIS[İng.] = THÈSE[Fr.] = THESE, THESIS[Alm.] = THESIS[Yun.] = TESIS[İsp.]


- SAVA/HABER ile MÜJDE


- SAVART[İng.] / SAVART[Fr.] / SAVART[Alm.] ile/değil/yerine/= SAVART


- SAVAŞ ARABASI ile ARABA SÜRÜCÜSÜ ile ARABACI


- SAVAŞ ile/değil FETİH


- SAVAŞ ile SAVAŞ ÇIĞLIĞI ile SAVAŞA HAZIRLIK ile SAVAŞ ALANI ile SAVAŞ ALANI ile SAVAŞ GEMİSİ


- SAVT-İ BERKÎ, SAVT-İ ELEKTRİKÎ[Osm.] / ELECTROACOUSTICS[İng.] / ÉLECTROACOUSTIQUE[Fr.] / ELEKTROAKUSTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROAKUSTİK


- SAVTÎ ŞİDDET, ŞİDDET-İ SAVTİYE[Osm.] / ACOUSTIC INTENSITY[İng.] / INTENSITÉ ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHE INTENSITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK ŞİDDET


- SAVUNMA İÇİN BAHANE (BULMAK) ile/yerine/değil ŞÜKÜR İÇİN BAHANE (ARAMAK/BULMAK)

( Bulmak için değil kaybetmek için arıyoruz. )

( Her mazharata bir mazeret bulunur. )


- SAVUNMA ile CAHİLLERİN "SAVUNMASI"

( Konu/olgu çerçevesinde kalarak geçerli dayanakçaları öne sürme çabası ve hakkı. İLE Konuyu/olguyu değerlendirmek yerine ya kendilerini savunurlar ya da kişileri örnek gösterir ve saldırırlar. )

( Duygular, bilgilerle ters orantılıdır. Ne kadar az biliş varsa o kadar savunuş vardır. )


- SAVUNMA ile DESTEKLEME


- SAVUNMA ile ÖNCELLEME


- SAVUNMA ile SAVUNMA AVUKATI ile SAVUNULABİLİR ile SAVUNMA ile SAVUNMA DURUŞU


- SAVUNMAK ile DİRENMEK


- SAVUNMAK ile KORU(N)MAK


- SAVUNMAK ile SANIK ile SAVUNDU ile DEFANS OYUNCUSU


- SAVUNUCULUK ile AVUKAT


- SAVURGANLIK ile ABARTILI ile ABARTILI KONUŞMALAR ile FANTEZİ ile ABARTMAK ile İSRAF


- SAWTOOTH GENERATOR[İng.] / GÉNÉRATEUR EN DENTS DE SCIE[Fr.] / SÄGEZAHNGENERATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= TESTERE DİŞİ ÜRETECİ


- SAWTOOTH PULSE[İng.] / IMPULSION EN DENTS DE SCIE[Fr.] / SÄGEZAHNIMPULS[Alm.] ile/değil/yerine/= TESTERE DİŞİ DARBE


- SAWTOOTH WAVEFORM[İng.] ile/değil/yerine/= TESTERE DİŞİ DALGA BİÇİMİ


- SAYAÇ = KONTÖR = COUNTER[İng.]


- SAYDAM ile YARI SAYDAM


- SAYFA[Ar. < SAHİFE] ile/ve/değil/||/<>/< YAPRAK


- SAYGI DUYMAK ile/ve/değil/<> SAYGILI OLMAK, SAYGI GÖSTERMEK

( İçsel. İLE/VE/DEĞİL/<> Dışsal. )

( Saygı duymak zorunda değilsinizdir fakat saygılı olmak zorundasınızdır. )


- SAYGI ile/ve/<>/< ASÂLET

( Saygı, asâletin, süreklilik kazanmış durumudur. )


- SAYGI ile/ve/<> DAYANÇ/SABIR

( [çoğu kişiye] Sonsuz olmalı. İLE/VE/<> Sınırlı olmalı! )


- SAYGI ile/ve/<> DEĞER VERMEK


- SAYGI ile/ve/||/> DÜRÜSTLÜK ile/ve/||/> GÜVEN ile/ve/||/> BAĞLILIK/SADÂKAT

( Gösterilir(se). İLE/VE/||/> Değerlenir. İLE/VE/||/> Kazanılır. İLE/VE/||/> Sağlanır. )

( Earned. vs./AND/||/> Appreciated. vs./AND/||/> Gained. vs./AND/||/> Returned. )

( Yükün dürüstlükse, gücün düşer belki fakat "başın düşmez". )


- SAYGI ile/ve/<> EDEB

( ... ile/ve/<> HUMANITAS )


- SAYGI ile/ve/<> EMPATİ


- SAYGI ile/ve/değil HAYRANLIK


- SAYGI = HÜRMET = RESPECT[İng., Fr.] = ACHTUNG[Alm.] = RESPECTO[İsp.]


- SAYGI ile/ve/<> İMAN


- SAYGI ile/ve/<> KABUL


- SAYGI ile/ve/> KRİTER


- SAYGI ile SAYGIN


- SAYGIN ile TAHMİN ETMEK ile TAHMİNİ ile TAHMİN


- SAYGINLIK/PRESTİJ[Fr.,İng. < PRESTIGE] ile GÖSTERİŞ


- SAYGINLIK ile SEÇKİN


- SAYGISIZ/LIK ile/ve/<> SEVGİSİZ/LİK


- SAYGISIZLIK ile/ve/değil/<> DİKKATSİZLİK


- SAYGISIZLIK ile/ve/değil DÜŞÜNCESİZLİK


- SAYGISIZLIK ile/ve/değil EDEPSİZLİK


- SAYGISIZLIK ile GERİ DÖNDÜRÜLEMEZ


- SAYGISIZLIK ile/ve/değil/<> İLGİSİZLİK


- SAYGISIZLIK ile SAYGISIZ ile SAYGISIZ


- SAYI = ADET = NUMBER[İng.] = NOMBRE[Fr.] = ZAHL[Alm.] = NUMERUS[Lat.] = ARITHMOS[Yun.] = NUMERO[İsp.]


- SAYI ile ÇEŞİT


- SAYI ile/ve/değil/yerine/||/<>/< RAKAM

( image )


- SAYIM ile/ve ÖLÇÜM


- SAYIN ile SEVGİLİ ÇOCUĞUM


- SAYISAL İNTEGRAL[İng. NUMERICAL INTEGRATION] ile/||/<> SAYISAL TÜREV[İng. NUMERICAL DIFFERENTIATION]

( Matematikte, bir fonksiyonun integralini analitik yöntemlerle hesaplamanın zor ya da imkânsız olduğu durumlarda, belirli bir aralığın altında kalan alanı yaklaşık olarak hesaplamak için kullanılan bir yöntem. Genellikle belirli aralıklara bölünmüş küçük dilimler üzerinde hesaplama yaparak toplam alanı bulmayı hedefler. Trapez yöntemi, Simpson yöntemi gibi çeşitli sayısal integral yöntemleri bu amaçla kullanılır. @@ Bir fonksiyonun türevini analitik yöntemlerle bulmak yerine sayısal (nümerik) yöntemler kullanarak hesaplama işlemi. Bir fonksiyonun belirli bir noktadaki değişim oranını, o noktaya yakın komşu noktalar arasındaki farklara dayanarak yaklaşık olarak bulur. Genellikle türevlerin analitik olarak hesaplanmasının zor ya da imkânsız olduğu durumlarda kullanılır. Bu yöntem, özellikle diferansiyel denklemlerin çözümünde ve sayısal analiz alanında sıklıkla tercih edilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SAYMAK ile SAYILABİLİR ile GERİ SAYIM ile SAYILIR ile TEZGAH ile KARŞI SALDIRI ile KARŞI DEVRİM ile KARŞI KOYMAK ile KARŞI TEPKİ ile KARŞI ARGÜMAN ile KARŞI SALDIRI ile DENGELEME ile KARŞI HÜCUM ile KARŞI DAVA ile SAHTE ile SAHTECİ ile TAKLİT ile KARŞI FOLYO ile KARŞI YÜRÜYÜŞ ile KARŞI ÖNLEM ile MUADİLİ ile KONTRPUAN ile DENGE ile KARŞI KOYMAK ile KARŞI İMZA ile KARŞI GÖRÜŞ ile KARŞI AĞIRLIK ile KONTES ile SAYMA ile SAYISIZ


- SAYRILIK ile/ve BÖLGESEL SAYRILIK


- SAZ ŞAİRLERİ ile ORTAÇAĞ OZANLARI ile AŞKA DAİR KISA KOŞUKLAR SÖYLEYENLER


- SBRT/STEROTAKTİK VÜCUT RADYOTERAPİSİ STEREOTACTIC BODY RADIOTHERAPY[İng.] değil/yerine/= STEROTAKTİK GÖVDE IŞIN SAĞALTIMI


- SBS/HEALTH INFORMATION SYSTEMS[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK BİLİŞİM DÜZENLERİ


- SBS/SEQUENTIAL BACKWARD SELECTION[İng.] değil/yerine/= SIRALI GERİ YÖNLÜ SEÇİM


- SBY/HEALTHCARE KNOWLEDGE MANAGEMENT[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK BİLGİ YÖNETİMİ


- SC/SUBCUTANEOUS[İng.] değil/yerine/= DERİ ALTI


- SCALABILITY[İng.] değil/yerine/= ÖLÇEKLENEBİLİRLİK


- SCALAR PRODUCT[İng.] ile/değil/yerine/= SAYIL ÇARPIM


- SCALAR[İng.] / SCALAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= SAYIL


- SCANNER[İng.] değil/yerine/= TARAYICI


- SCANNING ELECTRON MICROSCOPE[İng.] / MICROSCOPE ÉLECTRONIQUE À BALAYAGE[Fr.] / ABTASTUNGELEKTRONENMIKROSKOP, RASTERELEKTRONENMIKROSKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= TARAMALI ELEKTRON MİKROSKOBU


- SCANNING-TRANSMISSION ELECTRON MICROSCOPE[İng.] / MICROSCOPE ÉLECTRONIQUE À BALAYAGE-TRANSMISSION[Fr.] / ABTASTUNG-TRANMISSION ELEKTRONENMIKROSKOP, RASTERTRANSMISSIONSELEKTRONENMIKROSKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= TARAMALI GEÇİRMELİ ELEKTRON MİKROSKOBU


- SCANNING[İng.] değil/yerine/= TARAMA


- SCATTERED RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT DIFFUSÉ[Fr.] / STREUSTRAHLUNG, GESTREUENDE STRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SAÇILMIŞ IŞINIM/IŞIN


- SCATTERING AMPLITUDE[İng.] / STREUUNGSAMPLITUDE[Alm.] ile/değil/yerine/= SAÇILMA GENLİĞİ


- SCATTERING ANGLE[İng.] / ANGLE DE LA DIFFUSION[Fr.] / STREUUNGSWINKEL[Alm.] ile/değil/yerine/= SAÇILMA AÇISI


- SCATTERING COEFFICIENT[İng.] / STREUUNGSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= SAÇILMA KATSAYISI


- SCATTERING CROSS SECTION[İng.] / COUPE EFFICACE DE DIFFUSION[Fr.] / STREUQUERSCHNITT[Alm.] ile/değil/yerine/= SAÇILMA TESİR KESİTİ


- SCATTERING MATRIX[İng.] / MATRICE DE DIFFUSION[Fr.] / STREUUNGSMATRIX[Alm.] ile/değil/yerine/= SAÇILMA MATRİSİ


- SCATTERING[İng.] değil/yerine/= SAÇILMA

( Dalga ya da parçacıkların bir engele çarpıp dağılmasına verilen genel isimdir. Örneğin, daha uzun dalga boylarına sahip kırmızı ışık daha az saçılırken, daha kısa dalga boylarına sahip mavi ışık daha fazla saçılır. Gökyüzünün mavi renkte görünmesinin nedeni budur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SCD/ANİ KARDİYAK ÖLÜM/SUDDEN CARDIAC DEATH[İng.] değil/yerine/= KALP YETMEZLİĞINE DAYALI ANİ ÖLÜM


- SCH/SCHIZOPHRENIA[İng.] değil/yerine/= ŞİZOFRENİ


- SCHAFFER'S ACID[İng.] ile/değil/yerine/= SCHAFFER ASİDİ


- SCHERING BRIDGE[İng.] / PONT DE SCHERING[Fr.] / SCHERING-BRÜCKE[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHERİNG KÖPRÜSÜ


- SCHIFF BASES[İng.] / SCHIFF BASE[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHİFF BAZLARI


- SCHIFF REAGENT[İng.] / SCHIFF REAGENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHİFF BELİRTECİ/REAKTİFİ


- SCHIFF SOLUTION[İng.] ile/değil/yerine/= SCHİFF ÇÖZELTİSİ


- SCHLAPPE'S SALT[İng.] ile/değil/yerine/= SCHLAPPE TUZU


- SCHLOTTERBECK REACTIONS[İng.] / SCHLOTTERBECK REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHLOTTERBECK TEPKİMELERİ


- SCHMIDT CORRECTOR[İng.] / CORRECTEUR DE SCHMIDT[Fr.] / SCHMIDT-KORREKTOR, SCHMIDTSCHER KORREKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHMİDT DÜZELTİCİSİ


- SCHMIDT LINES[İng.] / LIGNES DE SCHMIDT[Fr.] / SCHMIDT-LINIEN[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHMİDT ÇİZGİLERİ


- SCHMIDT NUMBER[İng.] / NOMBRE DE SCHMIDT[Fr.] / SCHMIDT-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHMİDT SAYISI


- SCHMIDT TEST[İng.] ile/değil/yerine/= SCHMİDT TESTİ


- SCHMITT CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT SCHMITT[Fr.] ile/değil/yerine/= SCHMİTT DEVRESİ


- SCHÖFFEN REACTION[İng.] ile/değil/yerine/= SCHÖFFEN TEPKİMESİ


- SCHÖNFLIES CRYSTAL SYMBOLS[İng.] / SYMBOLES CRISTALLINS DE SCHÖNFLIES[Fr.] / SCHÖNFLIES-KRISTALLSYMBOLE[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHÖNFLİES KRİSTAL SİMGELERİ


- SCHOTTEN REACTION[İng.] / RÉACTION DE SCHOTTEN[Fr.] / SCHÖTTEN REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHOTTEN TEPKİMESİ/REAKSİYONU


- SCHOTTKY DEFECT[İng.] / DÉFAUT DE SCHOTTKY[Fr.] / SCHOTTKY-DEFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHOTTKY KUSURU


- SCHOTTKY DIODE[İng.] / DIODE SCHOTTKY[Fr.] / SCHOTTKY-DIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHOTTKY DİYOTU


- SCHOTTKY EFFECT[İng.] / EFFET SCHOTTKY[Fr.] / SCHOTTKY-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHOTTKY ETKİSİ


- SCHOTTKY NOISE[İng.] / BRUIT DE SCHOTTKY[Fr.] / SCHOTTKY-RAUSCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHOTTKY GÜRÜLTÜSÜ


- SCHRÖDINGER WAVE EQUATION[İng.] / ÉQUATION D'ONDE DE SCHRÖDINGER[Fr.] ile/değil/yerine/= SCHRÖDİNGER DALGA DENKLEMİ


- SCHRÖDINGER WAVE FUNCTION[İng.] / FONCTION D'ONDE DE SCHRÖDINGER[Fr.] / SCHRÖDINGER-WELLENFUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHRÖDİNGER DALGA İŞLEVİ/FONKSİYONU


- SCHULZE'S RULE[İng.] / SCHULZE>S REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHULZE KURALI


- SCHUMANN PLATE[İng.] / PLAQUE DE SCHUMANN[Fr.] ile/değil/yerine/= SCHUMANN LEVHASI


- SCHUMANN REGION[İng.] / RÉGION DE SCHUMANN[Fr.] / SCHUMANN-REGION[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHUMANN BÖLGESİ


- SCHÜTZ-BORISSOW RULE[İng.] ile/değil/yerine/= SCHÜTZ-BORİSSOW KURALI


- SCHWARZSCHILD RADIUS[İng.] / SCHWARZSCHILD-HALBMESSER, SCHWARZSCHILD-RADIUS[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHWARZSCHİLD YARIÇAPI


- SCHWARZSCHILD RADIUS[İng.] değil/yerine/= SCHWARZSCHİLD YARIÇAPI

( Bir maddeyi karadeliğe çevirmek için sıkıştırmanız gereken yarıçapa "Schwarzschild yarıçapı" denir. Bir kütle, bu yarıçapa kadar sıkıştırılırsa hiçbir kuvvet onun uzay-zaman tekilliğine çökmesini yani karadelik olmasını engelleyemez.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SCHWEITZER'S REAGENT[İng.] / SCHWEITZER'S REAGENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHWEİTZER AYIRACI/BELİRTECİ


- SCINTILLATION COUNTERS[İng.] ile/değil/yerine/= PARILDAMA SAYAÇLARI


- SCINTILLATION DETECTORS[İng.] / DÉTECTEURS À SCINTILLATION[Fr.] ile/değil/yerine/= PARILDAMA DEDEKTÖRLERİ


- SCINTILLATION[İng.] / SCINTILLATION[Fr.] / LUPPE[Alm.] ile/değil/yerine/= PARILDAMA


- SCISSION[İng.] / SCISSION[Fr.] ile/değil/yerine/= BÖLÜNME


- SCLERO-, SKLERO[İng.] / SCLERO[Fr.] / SCLERO[Alm.] ile/değil/yerine/= SKLERO


- SCOMBRIN[İng.] ile/değil/yerine/= SKOMBRİN


- SCOOTER[İng.]/TROTİNET[Fr.] değil/yerine/= KAYKAY

( Bir ayakla üzerine binilip öbür ayakla yeri teperek yol alınan ve bir yönetme kolu ile arka arkaya iki tekerleği bulunan araç ve çocuk oyuncağı. )


- SCOPOMETER[İng.] ile/değil/yerine/= SKOPOMETRE


- SCOPOMETRY[İng.] ile/değil/yerine/= SKOPOMETRİ


- SCOTOPHOBIA[İng.] değil/yerine/= SKOTOFOBİ

( Karanlığa karşı duyulan aşırı korku olarak bilinen, Yunancada "karanlık" anlamına gelen σκότος ("scoto-") ve "korku" anlamına gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan bir terim. "Niktofobi" ve "ligofobi" olarak da bilinmektedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SCOTOSCOPE[İng.] / SCOTOSCOPE[Fr.] / SKOTOSKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= SKOTOSKOP


- SCREEN FACTOR OF A GRID[İng.] ile/değil/yerine/= IZGARA PERDELEME ÇARPANI


- SCREEN GRID[İng.] ile/değil/yerine/= PERDE IZGARASI


- SCREENING[İng.] / VOILE[Fr.] / ABSCHIRMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PERDELEME


- SCUM[İng.] / ÉCUMER[Fr.] / ABSCHAUM, SCHAUM, SCHLACKEN, SCHLACKE[Alm.] ile/değil/yerine/= CURUF


- SD/STANDART DEVİYASYON STANDARD DEVIATION | SPATIAL DISORIENTATION[İng.] değil/yerine/= STANDART SAPMA | UZAMSAL YÖNELIM BOZUKLUĞU, MEKANSAL YÖNELIM BOZUKLUĞU


- SDLC/SOFTWARE DEVELOPMENT LIFE CYCLE[İng.] değil/yerine/= YAZILIM GELİŞTİRME YAŞAM DÖNGÜSÜ


- SDP/HEALTH TRANSFORMATION PROJECT[İng.] değil/yerine/= SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM PROJESİ


- SE(/İ)NTAKS[İng. < SYNTAX]/NAHİV[Ar.] değil/yerine/= SÖZDİZİMİ/YAZAÇ(HARF) DİZİMİ


- SEAM[İng.] / LAGER, FLÖZ[Alm.] ile/değil/yerine/= FİLİZ DAMARI


- SEANS[İng.] değil/yerine/= OTURUM


- SEANS/SESSION[İng.] değil/yerine/= OTURUM


- SEBAT, SÜBUT[Osm.] / INVARIANCE[İng.] / INVARIANCE[Fr.] / INVARIANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= DEĞİŞMEZLİK


- SEBAT ile/ve AZİM


- ŞEBEKE[Ar.]/NETWORK/WEB[İng.] değil/yerine/= AĞ

( Ülke çapında yaygınlaştırılmış ulaşım ve iletişim örgüsü, ağ. | Üniversite öğrencilerinin kimlik kartı. | Birbiriyle bağlantılı ve gizli çalışan kişilerin tümü. )


- ŞEBEKE[Osm.] / NETWORK, LATTICE[İng.] / RÉSEAU[Fr.] / NETZ/NETZWERK, GITTER[Alm.] ile/değil/yerine/= AĞ, ÖRGÜ


- SEBEP ile NEDEN


- SEBZE ile BİTKİ


- SEBZE ile/ve MEYVE

( İlgili yazıyı okumak için burayı tıklayınız... )

( SEBZE - MEYVE SULARI

Meyve-sebze özlü kokteyller, soğuk ve kirli havaların yol açabileceği olumsuzluklara karşı güçlü bir sağlık ve güzellik iksiridir. Taze sebze ve meyvelerin zengin içeriği organizmanın günlük gereksinimini karşılarken soğuk ve puslu havalarda korumasız kalan cildimizin de içeriden beslenmesini sağlar. Bu nedenle günde en az bir bardak hipervitaminli kokteyl içmenizde yarar var.
Nasıl mı hazırlayacaksınız?
Buzdolabında bulunan meyve ve sebzeleri iyice yıkayıp ince ince kıyın. Süzüp, elektrikli bir katı meyve sıkıcısına koyun. Hazırladığınız suyu ister kahvaltıda ister öğünlerde için. Vitaminlerinin kaybolmaması için fazla bekletmeden içmeniz gerekir.

 

GÜZELLİK İKSİRİ

İki adet kabuklu elma, bir küçük yeşil salata, bir kereviz ve üç kereviz sapı kokteyli, zengin içeriği ile kansızlığa birebir gelir. Bileşimindeki A, B ve C vitaminleri, folik asit, biotin ve potasyum sayesinde yüz ve vücut cildini canlandırarak tazelik kazandırır. Tırnakları ve saçları güçlendirir.

 

GÜNEŞ SUYU

Bir greyfurt, bir portakal ve bir avuç üzüm karışımının suyu, zengin bir C vitamini deposudur. Organizmayı toksinlerden arındırır, mide ve bağırsak sisteminin işlevini canlandırır. Bir avuç da kuru üzüm katarsanız kansızlığa iyi gelir.

 

YEŞİL ARANJMAN

Bir avuç ıspanak, bir avuç maydanoz, iki havuç ve bir salatalıktan hazırlayacağınız kokteyl, içeriğindeki A, B, C vitaminleri ve minerallerle dişleri ve dişetlerini güçlendirir. Anemi ve kabızlığa karşı güçlü bir koruyucudur. Organizmayı toksinlerden arındırmakta üstüne yoktur.

 

GOGO ENERJİSİ

Bir dolmalık veya çarliston biber, yarım salatalık, üç yaprak lahana, üç havuç, bir avuç ıspanak kokteyli adeta bir hipervitamin bombasıdır. İçeriğinde organizmanın günlük gereksinimini karşılayacak yeterli miktarda B grubu vitamini, A vitamini, provitamin A, kalsiyum, potasyum ve sodyum bulunur. Havuç ve lahana bağışıklık sistemini güçlendirir. Bu kokteyl mevsim değişikliklerinde metabolizmayı canlandırıcı etkiye sahiptir.

 

DÖRT MEVSİM SENFONİSİ

İki dolmalık biber, bir havuç, bir salatalık, dört kereviz sapı ve dört yeşil salata yaprağını meyve sıkıcısına koyun. Sabah kahvaltıda ya da öğünlerde için. C ve A vitaminleri, potasyum, silisyum ve sodyum içeren bu kokteyl, dolaşımı kolaylaştırır, idrar söktürücü özelliğe sahiptir. Cildi tazeler.

 

EN İYİ ZİNDELİK İÇECEKLERİ

- Dört limonu sıkın ve şekersiz olarak birden için. Tam bir C vitamini bombasıdır.

- Domates suyunu biraz sıvı yağ ile kaynatın ve soğuttuktan sonra için. Vücut hücrelerine A vitamini sağlar. )


- SEÇENEK ile/ve/<> OLANAK


- SEÇENEK ile SEÇİM KISMI ile EN SEÇKİN


- SEÇENEK = ŞIK, TERDİT = ALTERNATIVE[İng., Alm.] = ALTERNATIF[Fr.] = ALTER:İKİDEN BİRİ[Lat.] = ALTERNATIVA[İsp.]


- ŞECERE[Ar.]["SECERE" değil!]/PEDIGRI/PEDIGREE[İng.] değil/yerine/= SOYAĞACI/SOYKÜTÜĞÜ


- SEÇİLİM DİFERANSİYELİ (S) VE SEÇİLİME TEPKİ (R)[İng. SELECTION DIFFERENTIAL AND RESPONSE TO SELECTION] ile/||/<> SEÇİLİM UNSURU[İng. SELECTION COMPONENT] ile/||/<> SEÇİLİMCİ TEORİSİ[İng. SELECTIONIST THEORY]

( Hayvan ve bitki türlerinde yapay seçilim gösterilecek tepki matematiksel bir eşitlikle açıklanabilir. @@ Belirli fenotiplere sahip bireylerin, ortalama olarak, başka fenotiplere sahip diğer bireylerden daha yüksek uyum başarısına sahip olmalarına neden olan herhangi bir faktördür. @@ Moleküler düzeydeki birçok değişimden doğal seçilimin sorumlu olduğunu iddia eden bilimsel duruştur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SEÇİLMİŞ DİKKAT ile/ve/||/<> BÖLÜNMÜŞ DİKKAT ile/ve/||/<> DİKKAT DEĞİŞTİRME


- SEÇİLMİŞ ile SEÇİCİ


- SEÇİLMİŞ ile SEÇİLMİŞ YETKİLİ ile SEÇİM ile SEÇİM KAMPANYASI ile SEÇMELİ


- SEÇİM/SAYLAMA ile/ve/değil/yerine/<>/> YEĞLEME/TERCİH

( Üç ya da üzeri seçenek içinde varılan karar verme eylemi. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<>/> İki ayrı seçeneğe indirdikten sonra varılan karar verme eylemi. )

( İçten ve hassas kişilerce değeri bilinen alçakgönüllü/mütevazı armağanlar gibi, kişinin seçimleri de içinden gelen sesin çizdiği yol doğrultusunda olacaktır. )

( ŞIKK[Ar.]: İkiye bölünmüş şeyin her parçası. | Bir işin iki yönünden her biri. )

( PRODUCTUM: Yeğlenilen, tercih edilen. )

( Hayvanlarda ve insanda. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<>/> İnsanda. )


- SEÇİM ile/ve KATILIM


- SEÇME ile/ve GÖZARDI ETME


- SEÇME ile İŞİTSEL


- SEÇMECİLİK, EKLEKTİZM = İNTİHÂBİYE, İSTİFÂÎYE = ECLECTICISM[İng.] = AUSERWÄHLUNGSLEHRE, EKLEKTIZISMUS[Alm.] = ECLECTISME[Fr.] = ELIGENTIA[Lat.] = EKLEKTISMOS[Yun.] = ECLECTISMO[İt.]


- SEÇMEK/SEÇİLMİŞ ile/ve/değil AYIKLAMAK/AYIKLANMIŞ


- SEÇMEK/YEĞLEMEK VE SONRASINDA GÖRMEK/DENEMEK ile/ve/değil/yerine GÖRMEK/DENEMEK VE SONRASINDA SEÇMEK/YEĞLEMEK


- SEÇMEK ile/ve AYIRMAK


- SEÇMEK ile BİR YARGIÇ SEÇ ile SEÇİCİ ile SEÇME


- SEÇMEN ile SEÇİM ile SEÇİM KARTI ile SEÇMEN


- SECOND DERIVATIVE CURVE[İng.] ile/değil/yerine/= İKİNCİ TÜREV EĞRİSİ


- SECOND LAW OF THERMODYNAMICS[İng.] ile/değil/yerine/= TERMODİNAMİĞİN İKİNCİ YASASI


- SECONDARY COSMIC RAYS[İng.] / SEKUNDÄRE KOSMISCHE STRAHLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİNCİL KOZMİK IŞINLAR


- SECONDARY ELECTRONS[İng.] / ÉLECTRONS SECONDAIRES[Fr.] / SEKUNDÄRE ELEKTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİNCİL ELEKTRONLAR


- SECONDARY OPTIC AXIS[İng.] / AXE OPTIQUE SECONDAIRE[Fr.] / SEKUNDÄRE OPTISCHE ACHSE[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİNCİL OPTİK EKSEN


- SECONDARY STANDARD[İng.] ile/değil/yerine/= İKİNCİL STANDART


- SECONDARY WINDING[İng.] / ENROULEMENT SECONDAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= İKİNCİL SARGI


- SECONDARY[İng.] / SECONDAIRE[Fr.] / SEKUNDÄR[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİNCİL


- SECURİTY[İng.] değil/yerine/= GÜVENLİK


- SEDASYON/SEDATION[İng.] değil/yerine/= SAKINLEŞTİRME


- SEDATİF/SEDATIVE[İng.] değil/yerine/= SAKINLEŞTİRICİ


- SEDATIVE[İng.] / SÉDATIF[Fr.] / SEDATIVUM, BERUHIGUNGSMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= YATIŞTIRICI


- SEDEF ile İNCİ


- SEDİMANTASYON/SEDİMENTATION[İng.] değil/yerine/= ÇÖKME | TORTULAŞMA


- SEDIMENT[İng.] / SÉDIMENT[Fr.] / BODENSATZ, ANSATZ[Alm.] ile/değil/yerine/= TORTU


- SEDİMENT[İng.] değil/yerine/= ÇÖKELTİ, | TORTU


- SEDİMENTASYON | SEDİMENTOLOJİ[Fr./İng./Alm.] ile TORTULAŞMA | TORTUBİLİM

( Tortu oluşması, çökelme. | Pıhtılaşması önlenmiş kanda, alyuvarların dibe çökme hızının ölçülmesiyle yapılan, bir tür kan gözlemi. | Tortulaşma. )


- SEDIMENTATION[İng.] / SEDIMENTATION[Fr.] / SEDIMENTATION, ABSETZEN, ABSETZUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TORTULAŞMA


- SEEBECK COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DE SEEBECK[Fr.] / SEEBECK-KOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= SEEBECK KATSAYISI


- SEEBECK EFFECT[İng.] / EFFET SEEBECK[Fr.] / SEEBECK-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= SEEBECK ETKİSİ


- SEEPAGE[İng.] / SUINTEMENT[Fr.] ile/değil/yerine/= SIZMA


- ŞEF[İng./Fr.] ile/ve/||/<>/> YÖNETİCİ/MÜDÜR[Ar.]


- ŞEF ile BAŞ DENETÇİ ile BAŞ MÜHENDİS ile BAŞ TÜCCAR ile SADIKLARIN ŞEFİ ile BAŞ SEKRETER ile ESAS OLARAK ile ŞEFLER


- SEFAHAT ile SEFAHATLE ile SEFAHAT ile SEFAHAT


- ŞEFFAF[Ar.]/TRANSPARAN[İng.] yerine SAYDAM


- ŞEFKÂT ile MERHAMET


- ŞEFTALİ ile KAYISI ile NEKTAR

( BERKUK: Şeftali, kayısı, zerdâli. )

( Gülgillerden, ılıman bölgelerde yetişen, çiçekleri pembe renkli bir ağaç. | Bu ağacın tatlı ve sulu meyvesi. İLE ... İLE ... )


- SEGMENT[İng.]["SEKMENT" değil!] değil/yerine/= BÖLÜM | KESİT | PARÇA


- SEGMENTAL[İng.] değil/yerine/= BÖLÜMLÜ