Bugün[01 Nisan 2026]
itibarı ile 23.947 başlık/FaRk ile birlikte,
23.947 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(48/94)


- KAFATASININ DIŞ ZARI ile KEMİK DIŞ ZARI


- KAFAYLA İLGİLİ ile KAFADANBACAKLI ile SEFALOTORAKS


- KAFESLİ ile KAFES İŞİ


- KAFFIR[İng.] / CAFRE[Fr.] ile/değil/yerine/= KAFFİR


- KAFIRIN[İng.] ile/değil/yerine/= KAFİRİN


- KAFKASYA ile KAFKASYA ile KAFKAS


- KAFUR ile KAFURAT ile KÂFUR


- KÂĞIT ile PAPİRÜS[Yun. < Lat.]

( Hiçbir kağıt parçası, 7 kezden fazla ikiye katlanamaz. )

( ... İLE Papirüsgillerden, Nil kıyılarında yetişen bir bitki. | Eski Mısır'lıların, papirüs saplarından yaptığı kâğıt. | Bu kâğıda yazılmış el yazması. )


- KAHİN ile AĞUSTOS


- KAHİN ile TANRISALLIK


- KAHRAMAN ile KAHRAMANCA ile KAHRAMANLIK AYETİ ile KAHRAMANCA ile KAHRAMANLIK


- KAHRETSİN ile DAHA CESUR ile YAMAMAK


- KAHVERENGİ ile BROWN ÜNİVERSİTESİ ile KAHVERENGİ PAS ile ESMER ŞEKER


- KAHWEOL[İng.] ile/değil/yerine/= KAHWEOL


- KÂİDE-İ ATÂLET[Osm.] / PRINCIPLE OF INERTIA[İng.] / PRINCIPE D'INERTIE[Fr.] / TRÄGHEITSPRINZIP[Alm.] ile/değil/yerine/= EYLEMSİZLİK İLKESİ


- KÂİDE-İ GAYR-İ TAHAVVÜL[Osm.] / INVARIANCE PRINCIPLE[İng.] / INVARIANZGRUNDREGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= DEĞİŞMEZLİK İLKESİ


- KAINITE[İng.] / KAINITE[Fr.] / KADMIUMCHLORID[Alm.] ile/değil/yerine/= KAİNİT


- KAIRINE[İng.] ile/değil/yerine/= KAİRİN


- KAIROLINE[İng.] ile/değil/yerine/= KAİROLİN


- KAİSER ile KAİSERİN


- KAISERLING SOLUTION[İng.] ile/değil/yerine/= KAİSERLİNG ÇÖZELTİSİ


- KAKMA ile İÇ KATMAN


- KAKOXENE[İng.] ile/değil/yerine/= KAKOKSEN


- KAKTÜS[Fr., İng. CACTUS] ile SÜTLEĞEN/JAPON KAKTÜSÜ

( Kaktüsgillerden, yaprakları yayvan ve dikenli, güzel, parlak renkte çiçekler açan bir bitki, atlas çiçeği. İLE Sütleğengillerden, yaprak sap ve köklerinde süt görünüşlü, kekre ve yakıcı bir öz su bulunan, verdiği öz su türlerine göre tıpta ve sanayide kullanılan, yediyüz kadar türü bilinen, bir ya da çok yıllık bir bitki. )


- KALABALIK ile KÜÇÜK BİR YERE YIĞILMAK ile KALABALIK ile KALABALIKLIK


- KALAFAT ile KALAFATÇI ile KALAFATLAMA


- KALAMIA[İng.] ile/değil/yerine/= KALAMİA


- KALATE[İng.] ile/değil/yerine/= KALAT


- KALÇA KEMİĞİ ile PALDIM KEMİĞİ


- KALÇA/PELVİS ile KIÇ/BÜZÜK(GÖT[< GÖDEN]/DÜBÜR,DÜBR/VERÂ'/MAKAT/MÂBAD/ŞERC/ANÜS/REKTUM)

( TEDBİR[< DÜBÛR]: Bir şeyi te'min edecek ya da önleyecek yol, çare. | Kul iradesi. )


- KALE ile FORTALİCE ile GÜÇLENDİRMEK ile TAKVİYE EDİCİ


- KALE ile UZAK DUR ile KONTROL ALTINDA TUTMAK ile HABERDAR OL ile SIR OLARAK SAKLAMAK ile HABERSİZ KALMAK ile GÖZETİM ALTINDA TUTMAK ile BEKLEMEYE DEVAM ET


- KALECİ ile TUTMAK


- KALEM ile/ve DOLMA KALEM


- KALEM ile KURŞUN KALEM

( ... İLE İçi grafitli, yazısı kolayca silinebilen, değişik biçimleri olan bir kalem türü. )


- KALİ ile KALİ SANCHEZ


- KALİBRASYON/CALİBRATION[İng.] değil/yerine/= ÖLÇÜMLEME. | ÇAP


- KALİBRASYON ile KALİBRASYON


- KALİBRATÖR/CALIBRATOR[İng.] değil/yerine/= ÖLÇÜMLEMECİ


- KALICI/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SÜREKLİ/LİK


- KALICI ile SIZDIRMAZLIK ile İZİN VERİLMEZLİK ile İZİN VERİLEMEZ


- KALICILIK = SUBSISTENCE[İng., Fr.] = SUBSISTENZ[Alm.] = SUBSSISTENTIA[Lat.]


- KALICRETE[İng.] ile/değil/yerine/= KALİKRET


- KALİFORNİYA ile KALİFORNİYALI


- KALINITE[İng.] ile/değil/yerine/= KALİNİT


- KALIOPHYLITE[İng.] ile/değil/yerine/= KALİOFİLİT


- KALITATİF ARAŞTIRMA/QUALITATIVE RESEARCH[İng.] değil/yerine/= NİTEL ARAŞTIRMA


- KALITATİF/QUALITATIVE[İng.] değil/yerine/= NİTEL


- KALİTE/Lİ[Fr./İng. < QUALITY] değil/yerine/= NİTELİK/Lİ


- KALITILABİLİRLİK[İng. HERITABILITY] ile/||/<> KALITSAL SAĞIRLIK[İng. HEREDITARY DEAFNESS] ile/||/<> KALITSALLIK[İng. HERITABILITY]

( Genetik farklılıklardan ötürü bir özelliğin, bir popülasyon içerisinde, bireyler arasında gözlenebilir farklılıklar yaratabilme olasılığı. Genetik, çevre ve şans etmenleri, kalıtılabilirlik değerini etkiler. Solaklık ve sağlaklık üzerinde yapılan çalışmalar, bu özelliğin kalıtılabilirliğinin %26 olduğunu gösterir. @@ Kulak oluşumundaki basamaklardan birkaçını etkileyerek sağırlığa neden olan mutasyonlar. @@ Bir canlıdaki kalıtsal olarak aktarılabilen fenotipik çeşitliliğin, canlının tüm fenotipik çeşitililiğine oranı. Bir diğer deyişle, çeşitliliğin ne kadarlık bir kısmının genetik kökenli olduğunun göstergesidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- KALITIM/SOYAÇEKİM ile DOĞAL


- KALITIM ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< KATILIM


- KALITSAL ile MİRAS ile MİRASLAR


- KALITSALLIK ile KALITSAL ile KALITIM


- KALKEKREIN[İng.] ile/değil/yerine/= KALKEKREİN


- KALKÜL/CALCULUS[İng.] değil/yerine/= TAŞ


- KALLE ACID[İng.] / KALLE SÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= KALLE ASİT


- KALLUS/CALLUS[İng.] değil/yerine/= KEMIK İYİLEŞİMİ | NASIR


- KALMA DURUMU -ile


- KALORİ ile KALORİFİK


- KALORİMETRE/CALORIMETER[İng.] değil/yerine/= KALORİÖLÇER


- KALP ATIŞI ile GÖĞÜSTE AĞRILI YANMA HİSSİ


- KALP HOŞ ile YÜREK PARÇALAYICI


- KALP ile KALP AĞRISI ile KALP KRİZİ ile KALP GAGALAMASI ile KALP PARÇALAMA ile KALP VENTRİKÜLÜ ile KALP KIRIKLIĞI ile YÜREKLENDİRMEK ile KALPSİZ ile KALP KIRIKLIĞI ile YÜREK YARASI


- KALP ile KALP DURMASI


- KALP ve SES

( İkisini de yumuşatmak gerekiyor. )


- KALSIFIKASYON/CALCIFICATION[İng.] değil/yerine/= KİREÇLENME


- KALSILITE[İng.] ile/değil/yerine/= KALSİLİT


- KALSİNASYON ile KALSİNE ile KALSİNE EDİLMİŞ


- KALSİNOZİS/CALCINOSIS[İng.] değil/yerine/= DOKU KALSİYUM BİRİKİMİ


- KAMACITE[İng.] ile/değil/yerine/= KAMASİT


- KAMAL ile KAMAL KHARAZİ


- KAMALA[İng.] ile/değil/yerine/= KAMALA


- KAMALIN[İng.] ile/değil/yerine/= KAMALİN


- KAMARA/CHAMBER[İng.] değil/yerine/= ODACIK


- KAMAREZITE[İng.] ile/değil/yerine/= KAMAREZİT


- KAMBI[İng.] ile/değil/yerine/= KAMBİ


- KAMBUR ile KAMBUR


- KAMÇILI ile KAMÇI


- KAMP KURMAK ile KAMP YERİ


- KAMPANYA ile KAMPANYACI


- KAMPİMETRİ/CAMPİMETRY[İng.] değil/yerine/= GÖRME ALAN ÖLÇÜMÜ


- KAMPİNG < CAMPING[Fr./İng.]

( Kamp kurma yeri. )


- KAMPOMETER[İng.] ile/değil/yerine/= KAMPOMETRE


- KAMPÜS[Fr./İng. < CAMPUS] değil/yerine/= YERLEŞKE


- KAMUFLAJ[Fr./İng. < CAMOUFLAGE] değil/yerine/= GİZLEME/ÖRTME


- KAN MEKTUBU ile KAN ALMA


- KAN ile/ve İLİK


- KAN ile KAN

( Gövdemizde dolaşan yaşamsal sıvı. İLE İnanmak. )


- KAN ile KAN BANKASI ile KAN KARDEŞİ ile KAN KANSERİ ile KAN HÜCRESİ ile KAN DOLAŞIMI ile KAN GRUBU ile KAN PARASI ile KAN ZEHİRLENMESİ ile KAN BASINCI ile KAN TAŞI ile KAN TESTİ ile KANA SUSAMIŞ ile KAN NAKLİ ile KAN GRUBU ile KAN DAMARI ile KAN DAMARLARI ile KANSIZ ile KAN DÖKÜLMESİ ile KAN ÇANAĞI


- KAN ile PIHTI/PIHTILAŞMA


- KAN ile/ve/<> PLAZMA[Yun.]

( ... İLE/VE/<> Kanda alyuvarla akyuvarların içinde bulunduğu sıvı. | Elektrik yükü yansız olan gaz moleküllerinden, pozitif iyonlardan ve negatif elektronlardan oluşan akışkan. )


- KANAL ile KANAL KAPASİTESİ ile KANAL SEÇİCİ ile KANALLAR


- KANAL ile KANALİKÜL ile YÖNLENDİRMEK


- KANAL ile SU KANALI

( Doğal su yolu. İLE İnsan eliyle açılmış su kanalı. )


- KANAMA ile HEMOROİD


- KANAMA ile KANAYAN ile KANAYAN ile KANAMA ile KANAYAN RAHİBE


- KANAMYCIN SULFATE[İng.] ile/değil/yerine/= KANAMİSİN SÜLFAT


- KANAMYCIN[İng.] ile/değil/yerine/= KANAMİSİN


- KANARYA ile/ve KARTAL

( İspinozgillerden, yeşilimsi ya da sarı tüylü, koni biçiminde küçük gagalı, ötücü kuş. [Çizgi film kahramanı Tweety, bir kanaryadır.] İLE ... )


- KANAT ile SİNEKLİK ile SARKIK


- KANCA ile KANCA FATURASI ile BAĞIMLI ile KANCALI BURUN ile FAHİŞE


- KANDİL[Osm.] / WAX[İng.] / CIRE[Fr.] / WACHS[Alm.] ile/değil/yerine/= MUM


- KANDIRMAK ile ALDATMAK


- KANEBAIN[İng.] ile/değil/yerine/= KANEBAİN


- KANERAL[İng.] ile/değil/yerine/= KANERAL


- KÂNÎ[Ar.] ile Kânî[Ar.] ile KANİ'[Ar. < KANÂAT | çoğ. KANİÛN, KANİÎN]["ka" uzun okunur]


- KANIKSAMA ile/ve SAHİPLENME


- KANIKSAMA ile TAHAMMÜL


- KANIKSAMA ile/ve/> TÜKETMEK


- KANIKSAMAK ile/ve BENİMSEMEK


- KANIRIN[İng.] ile/değil/yerine/= KANİRİN


- KANIT/DELİL ile/ve İTİRAZ

( Hem filozofların, hem kelâmcıların birbirine yönelik yaptığı. )

( DELİL: Burhanın zihinde olması. (İNNE/İNNİ) )

( Kendiyle başka bir şeye işaret eden. İLE/>< ... )


- KANIT ile APAÇIK ile DELİL NİTELİĞİNDE ile AÇIKÇA


- KANIT = DELİL = ARGUMENT[İng., Fr., Alm.] = ARGUMENTUM, ARGUERE[Lat.] = ARGUMENTO[İsp.] = APODEIXIS[Yun.]


- KANIT ile/ve İSPAT

( Fizik'te. İLE/VE Matematik'te. )


- KANIT ve/||/<>/< KAVRAM


- KANIT ile/ve KAYNAK


- KANITLAMAK ile İNANDIRMAK


- KANLI ile KANLI İSHAL


- KANON = KANUN, KAİDE = CANON[İng., Fr., İsp.] = KANON[Alm., Yun.]

( Herhangi bir konuda yetkelerin belirlediği seçimler bütünü. | Eşit aralıklarla ilerleyen ancak birlikte değil art arda duyulan iki ya da daha çok sesin birbirini sürekli taklit etmesiyle oluşan bütün. )


- KANONİK ile KANONİK ile KANONİK FORM ile KANONİK OLARAK ile KANONİKLİK ile KANONLAŞTIRMA ile AZİZLEŞTİRMEK


- KANSAS'TA ile KANSAS ŞEHRİ


- KANSER (GÖZELERİ) ile/||/<> KARSİNOM ile/||/<> SARKOM

( ... İLE/||/<> Kas, bağ doku, kemiklerde. İLE/||/<> ... )

( Bulaşma, sıçrama, yayılma olur/olabilir. İLE/||/<> Bulaşma/sıçrama olmaz fakat aynı yerde yoğunlaşması ve tekrarlaması oranındadır. İLE/||/<> ... )

( Kemoterapi, ışın terapisi ve cerrahi gibi çeşitli/çoklu tedavi yöntemleri uygulanır. İLE/||/<> Ameliyat gerektirir. İLE/||/<> ... )

( ... İLE/||/<> Deri bölgesinde de olabildiği gibi, daha çok, gövde boşluklarında ve derinliklerinde. İLE/||/<> ... )

( İlgili yazıyı okumak için burayı tıklayınız... )


- KANSER[Fr./İng. CANCER] değil/yerine/= DOKUNMA BANA / İNCİTME BENİ

( Bir organ ya da dokudaki gözelerin kontrolsüz olarak bölünüp çoğalmasına bağlı olarak yakın dokulara yayılmasıyla ya da uzak dokulara sıçramasıyla beliren hastalık. )


- KANSER[İng. CANCER] ile/||/<> GEN TERAPİSİ[İng. GENE THERAPY] ile/||/<> GENOMİK DENGESİZLİK[İng. GENOMIC IMBALANCE] ile/||/<> KARSİNOFOBİ[İng. CARCINOPHOBIA] ile/||/<> KÖK URU[İng. AGROBACTERIUM TUMEFACIENS] ile/||/<> TÜMÖR[İng. TUMOR]

( Tıpta "kötü huylu neoplazma" olarak da bilinen, kontrol dışı göze büyümesi ile karakterize edilmiş geniş bir hastalık sınıfı. Kanserli gözeler kontrol edilemez bir biçimde gelişir ve ürerler. Bu yüzden kötü huylu tümörler oluştururlar ve vücudu önce bölgesel olarak, sonrasında tamamen işgal ederler. Kanser gözelerinin, kan akışı ve lenf kanalları aracılığıyla vücudun farklı yerlerine gidebildiği bilinmektedir. Günümüzde insanda görülen 200'den fazla kanser türü olduğu bilinmektedir. @@ Bir kişinin genlerini, hastalığı tedavi etmek ya da iyileştirmek için değiştiren bir tekniktir. Bu terapinin, kanser ve diğer durumları tedavi etme yolları üzerine yapılan araştırmalar devam etmektedir. @@ Kanser oluşumundaki ilk olaydır. DNA onarımı ve göze döngüsü kontrolünde meydana gelen kusurlar nedeniyle oluşur. Genomik dengesizlik, tümörü önleyen genin mutasyon geçirerek işlevini kaybetmesiyle ya da bir genin mutasyonla yeni bir işlev kazanarak kanserli gözeler üretmesi ile meydana gelir. @@ Kanser korkusu olarak bilinen, Yunancada "yengeç" anlamına gelen καρκίνος ("karkínos") ve "korku" anlamına gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan bir terim. @@ Dikotiledöz bitkilerde (hububat hariç tüm tarımsal ürünler) kanser benzeri bir bitki hastalığına (kron gallu) neden olan bir toprak bakterisidir. Ti plazmidini içerir. Bakterinin tümör indüksiyon kabiliyeti, plazmid aracılığıyla komşu gözelere yayılır. @@ Herhangi bir sınırlama ya da sonlanma göstermeyen, konak canlının kontrol mekanizmaları dışında hareket eden, kontrolsüz göze çoğalmasıyla ortaya çıkan anormal bir doku kitlesidir. Neoplazinin tıp dilinde olağan kullanımı “tümör”dür. Aslında tümör deyimi; Latincedeki “tumor” sözcüğünden gelmektedir. Neo= yeni; plasm= oluşum, gelişme, büyüme anlamındadır. Onkolojide neoplazmların “benign” (iyi huylu) ve “malign” (kötü huylu) olarak gruplandırılması önemlidir. Kötü huylu tümörler, kanser gözelerinin bir diğer ismidir. Her tümör, kanser demek değildir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- KANSER ile KANSEROLOJİ ile KANSERLİ


- KANSEROJENİK/CANCEROGENIC[İng.] değil/yerine/= KANSER YAPAR


- KANSERÖZ/CANCEROUS[İng.] değil/yerine/= KANSERİMSİ


- KANSIZLIK/ANEMİ[Fr. < ANEMIE] ile AKDENİZ KANSIZLIĞI/ANEMİSİ(TALASEMİ[Fr.])

( [Ar., Fars.] FAKR-ÜD-DEM ile ... )

( Kansızlık hastalığı. İLE Akdeniz bölgesinde görülen ve genetik etmenlerle sonraki kuşaklara geçebilen bir tür kansızlık hastalığı. )


- KANTARON ile KANTARON ile KIZIL KANTARON

( Kızılkantarongillerden, hekimlikte kullanılan, sarı çiçekli, acı köklü, küçük bir bitki İLE Birleşikgillerden, sarı, mavi, kırmızı çiçekli türleri bulunan otsu bir bitki. İLE Kızılkantarongillerin örnek bitkisi olan, 10-50 santimetre yüksekliğinde, kırmızı çiçekli, karşılıklı yapraklı, sap ve yaprakları tıpta kullanılan, iki yıllık otsu bir bitki. )


- KANTITATİF ARAŞTIRMA/QUANTITATIVE RESEARCH[İng.] değil/yerine/= NICEL ARAŞTIRMA


- KANTITATİF/QUANTITATIVE[İng.] değil/yerine/= NICEL


- KANÜL/CANNULA[İng.] değil/yerine/= BORUCUK


- KANÜLASYON/CANULATION[İng.] değil/yerine/= BORUCUK YERLEŞTİRİMİ


- KANÛN-İ HAMÛLE-İ BERKİYE[Osm.] / CHARGE LAW[İng.] / LOI DE LA CHARGE[Fr.] / LADUNGSGESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜK YASASI/KANUNU


- KANÛN-İ ZEVÂYÂ-İ SÂBİTE[Osm.] / LAW OF CONSTANT ANGLES[İng.] / LOI DES ANGLES CONSTANTS[Fr.] ile/değil/yerine/= SABİT AÇILAR YASASI/KANUNU


- KANUN ile YASAYI ÇİĞNEMEK ile MAHKEME ile YASANIN YÜRÜRLÜĞE GİRMESİ ile ULUSLAR HUKUKU ile HUKUK BÜROSU


- KANUNLARI ÇİĞNEYEN ile KANUNLARA AYKIRI


- KANUNSUZ ile KANUNSUZLUK


- KANYAL ALCOHOL[İng.] ile/değil/yerine/= KANİL ALKOL


- KAOLIN[İng.] / KAOLIN[Fr.] / KAOLIN, PORZELLANENDE[Alm.] ile/değil/yerine/= KAOLİN


- KAOLINITE[İng.] / KAOLINITE[Fr.] / KAOLINIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KAOLİNİT


- KAON[İng.] ile/değil/yerine/= KAON


- KAOS[Yun.] ile KOMPLEKS[Fr./İng.]

( Uçurum. | "Karmaşa". İLE Karmaşık. )


- KAOS = CHAOS[İng., Fr., Alm.] = KHAOS:UÇURUM[Yun.] = CAOS[İsp.]


- KAP ile KAPAKLI ile SINIRLAMA


- KAPAK ile AMBAR YOLU ile KULUÇKA


- KAPAK ile ÖRTMEK ile KAPSAMA ile KAPALI ile ÖRTÜCÜ ile KAPSAYAN ile KAPLAMA KATMANI


- KAPALI ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BELİRSİZ


- KAPALI ile KAPALI ALANLARDA


- KAPALI ile YAKIN TIRAŞ ile YAKIN ile KAPATMAK ile KAPALI ile KAPALI DEVRE ile KAPALI DEVRE TELEVİZYON ile KAPALI DENİZ ile KAPALI OTURUM ile KAPALI DÜKKAN ile KAPALI ALTPROGRAM ile YAKINLIK ile KAPANIŞ ile KAPANIŞ KONUŞMASI


- KAPASITANS/CAPACITANCE[İng.] değil/yerine/= YÜKLENİM


- KAPASİTE[Fr./İng. CAPACITY] değil/yerine/= SIĞA/YETENEK/YETİ

( Bir kondansatörün, elektrik yığma sınırı. )

( Bir şeyi içine alma, sığdırma sınırı, kapsama gücü, sığa. | Belirli bir alana sığabilecek kişi ya da nesne sayısı. | Bir işletmenin üretim miktarı. | Bir kondansatörün elektrik yığma sınırı, sığa. | Anlama, kavrama yeteneği. )


- KAPASİTE ile "DURUM"


- KAPATMA EKİ -ile


- KAPI ile KAPI SABİTLEME ile KAPI ÇERÇEVESİ ile KAPI BEKÇİSİ ile KAPI ZİLİ ile KAPICI ile KAPILAR ile KAPI EŞİĞİ ile KAPI ARALIĞI


- KAPIL[İng. < COUPLE] ile KAPIL

( Çift. İLE Kapma işine konu olmak. | Sürüklenmek. | Birine güvenip boş bulunarak aldanmak. | Birine tutulmak, bağlanmak, yoğun sevgi duymak. | Bir şeyin ya da birinin güçlü etkisinde kalmak. )


- KAPİLER/CAPİLLARY[İng.] değil/yerine/= KILCAL | KILCAL DAMAR


- KAPILMA ile DUYGULANIM


- KAPİTALİZM ile/ve TÜKETİM TOPLUMU


- KAPİTÜLASYON[Fr./İng.]/İMTİYAZ[Ar.] AYRICALIK

( Bir ülkede yurttaşların zararına olarak yabancılara verilen ayrıcalık hakları. | [belirli koşullarla] Teslim olma, teslimiyet, silahları bırakma. | Teslim antlaşması, teslim koşullarını içeren belge. | Özet, hulâsa. )


- KAPIYI ÇALMAK ile NAKAVT ETMEK ile TOKMAK ile KAPIYI ÇALMAK ile NAKAVT


- KAPLAN ile TAZMANYA KAPLANI/KURDU

( ... İLE Yeni Gine ve Avustralya anakarasına özgüdür.[Yaklaşık 4 milyon yıl önce evrilen, bilinen en büyük etçil keseli hayvanlardan biridir.][Avustralya'nın keşfinden sonra bilinen son Tazmanya kaplanı, 1936 yılında öldürülerek ne yazık ki soyu tüketilmiştir. :(] )


- KAPLUMBAĞA/TOSBAĞA ile TATLI SU KAPLUMBAĞASI

( REFŞ: Bir tür ırmak kaplumbağası.[Fırat ve Dicle'de bulunur.] )

( SÜLHAFİYYE[Ar.] | CHÉLONIENS[Fr.]: Kaplumbağalar. )

( Kaplumbağa ile ... )


- KAPLUMBAĞA ile GÖKKUŞAĞI KAPLUMBAĞASI

( ... ile )


- KAPLUMBAĞA ile KUZEY YILAN BOYUNLU KAPLUMBAĞASI

( ... İLE Avustralya ve Endonezya'da yaşarlar. )


- KAPNOMETRİ/CAPNOMETRY[İng.] değil/yerine/= SOLUKTA KARBONDIOKSIT ÖLÇÜMÜ


- KAPPA NUMBER[İng.] ile/değil/yerine/= KAPA SAYISI


- KAPRİS[Fr./İng. CAPRICE] ile GURUR

( Geçici, düşüncesizce, değişken istek. | Huysuzluk. İLE Kendini beğenme, büyüklenme, benlik, kibir. | Övünme. Kurum, çalım. )


- KAPRİSLİ ile DEĞİŞKENLİK ile OĞLAK


- KAPSAM = ŞÜMUL = EXTENTION[İng., Fr.] = UMFANG, EXTENTION[Alm.] = EXTENTIO[Lat.] = EXTENSIÓN[İsp.]


- KAPSAM ile UZATMA


- KAPTAN ile KAPTANLIK


- KAPÜŞON ile KUKULETALI


- KAPUT/HEAD[İng.] değil/yerine/= BAŞ


- KÂR ile KAZANÇ


- KARA İGUANASI (HİNT KERTENKELESİ) ile SU-KARA İGUANASI

( Kahverengi. İLE Siyah. )

( Amerika'nın tropikal bölgelerinde yaşar. İLE Galapagos Adaları'nda yaşar. )

( [kökeni/etimolojisi] Karaibçe'den İspanyolca'ya geçmiştir. )


- KARA KAPLUMBAĞASI ile BATAKLIK KAPLUMBAĞASI ile TATLISU KAPLUMBAĞASI ile DENİZ KAPLUMBAĞASI

( Bilinen, 200'den fazla çeşidi bulunmaktadır. Türkiye'de, 10 kaplumbağa türü bulunmaktadır. )

( ... İLE ... İLE ... İLE Türkiye'deki yuvalama kumsalları: Türkiye'nin Akdeniz kıyılarında belirlenmiş ve resmî olarak kabul edilmiş 21 yuvalama kumsalı bulunuyor. Bu kumsallar, Batı'dan Doğu'ya şöyle sıralanmaktadır: Ekincik, Dalyan, Dalaman, Fethiye (Muğla), Patara, Kale, Kumluca, Çıralı, Tekirova, Belek, Kızılot, Demirtaş, Gazipaşa (Antalya), Anamur, Göksu Deltası, Alata, Kazanlı, Davultepe (Mersin), Akyatan, Yumurtalık (Adana) ve Samandağ (Hatay). )

( [yaşam alanları] Dağlık, ormanlık hatta çöl ortamlarında bile rastlanmaktadır. İLE ... İLE Karadan, su yaşamına geçen hayvanlardandır. Tropikal ve alt tropikal iklim bölgelerinde yaşarlar. İLE Hem karada, hem de suda yaşarlar. Dünyanın orta bölgelerinde, tropikal bölgelerine yakın denizlerinde, açık okyanuslarda, kıyı habitatları özellikle tropikal ve ılıman bölgelerde, Hint Okyanusu, Atlantik Okyanusu, Pasifik Okyanusu, Karayipler ve Akdeniz'de yaşarlar. )

( [yaşam süreleri] ... İLE ... İLE ... İLE 25-50 yıldır. )

( ... İLE ... İLE ... İLE Dünya denizlerinde yaşayan yedi deniz kaplumbağası türü:[Dermochelys coriacea, Eretmochelys imbricata, Lepidochelys kempii, Lepidochelys olivacea, Chelonia mydas, Caretta caretta, Natator depressus] )

( Ayaklarında, beş parmak bulunmaktadır. Çiftleşmeyi kolaylaştırabilmek için karın alt kabuğu, erillerde daha güçlü ve içe doğru çöküktür. Erillerin, ön bacak tırnaklarından biri, dişiyi çiftleşme sırasında kavrayabilmek üzere daha uzundur. İLE ... İLE Parmakları arasında yarım perde biçimlenmiştir. Ayakları ve sırt kabukları biraz daha küçülmüş, uzamış ve yüzmeye uygun bir duruma gelmiştir.[Fırat kaplumbağasında, kabuk, tam sertleşmemiş bir yapı gösterir.] İLE Ayakları, yüzmeye uygun palet benzeri biçim almıştır. Tırnaklardan bir ya da ikisi kalmıştır. Kabukları, kayık benzeri, uzun bir biçim almış, baş ve ön ayakların bulunduğu yerden, kabuk, daha geri çekilmiştir. )

( Kaplumbağalar, kıçlarından da soluk alabilirler. )


- KARA SÜLEYMAN MESCİDİ ile KARA SÜLEYMAN MESCİDİ ile KARA SÜLEYMAN MESCİDİ

( Eyüp, Düğmeciler Mahallesi'ndedir. İLE Süleymaniye'de, Bozdoğan Su Kemeri yakınındadır. İLE Eyüp, Nişanca'dadır. )


- KARA YILANI ile/ve KARAYILAN

( ... İLE Boyu uzun, başı iri pullarla örtülü, zararlı hayvanları yediği için tarıma yararlı, tehlikesiz bir yılan. )


- KARA ile/ve/||/<> DENİZ


- KARA ile TOPRAK REFORMLARI ile ARAZİ VERGİSİ ile İNDİ ile ARAZİ MÜLKİYETİ ile KARAYA YAKLAŞMA ile ARAZİ SAHİBİ ile İNİŞ ile İNİŞ TAKIMI ile İNİŞ YERİ ile TOPRAKSIZ ile DÖNÜM NOKTASI ile TOPRAKLAR ile MANZARA ile PEYZAJCI ile TOPRAK KAYMASI ile TOPRAK ADAMI ile KARAYA DOĞRU


- KARABAŞ MARTI ile BÜYÜK KARABAŞ MARTI


- KARABAŞ MARTI ile KÜÇÜK KARABAŞ MARTI


- KARABAŞ MARTI ile KÜÇÜK MARTI


- KARABIN[İng.] ile/değil/yerine/= KARABİN


- KARADENİZ ile SİYAH ile SİYAH BİR GÖRÜNÜM ile KARA SAFRA ile KARA KİTAP ile KARA KUTU ile SİYAH KAP ile SİYAH HOROZ ile KARA DELİK ile KARABORSA ile SİYAH ÇAMUR ile KARADUT ile SİYAH PEÇE ile BÖĞÜRTLEN ile YAZI TAHTASI ile KARARTMAK ile SİYAHLIK ile DEMİRCİ ile DEMİRCİLİK


- KARAFATMA ile HAMAMBÖCEĞİ/KAKALAK ile HANIMBÖCEĞİ/GELİNBÖCEĞİ ile TAHTAKURUSU

( Kınkanatlılardan, böcek, kurt ve sümüklüböceklerle beslenen, tarıma yararlı, parlak siyah renkli bir böcek. İLE Hamamböceğigillerden, temiz tutulmayan yerlerde üreyen, zararlı bir böcek. İLE Kınkanatlılardan, kara benekli, kırmızı renkte, kurtçukları yemesinden dolayı yararlı sayılan bir böcek. İLE Yarımkanatlılardan, uzunluğu 3-5 milimetre, gövdesi oval ve yassı, kanatları körelmiş, oturulan, yatılan yerlerde üreyerek insan kanıyla beslenen, pis kokulu böcek. )


- KARAKIN[İng.] ile/değil/yerine/= KARAKİN


- KARAKTER[Fr., İng. < CHARACTER < Yun.]/SECİYE[Ar.] değil/yerine/= ÖZYAPI/IRA/İMCETÜR


- KARAKTER[İng. < CHARACTER] değil/yerine/= İMCETÜR


- KARAKTER ile ALGI DÜZENEĞİ


- KARAKTER ile KARAKTER YAZICI ile KARAKTERİSTİK ile KARAKTERİSTİK EĞRİ ile ÖZELLİKLER ile KARAKTERLER


- KARAKTER = SECİYE, HASİSA = CHARACTER[İng.] = CARACTÈRE[Fr.] = CHARAKTER[Alm.] = KHARAKTER < KHARASSEIN[Yun.] = CARÂCTER[İsp.]


- KARAKTERİSTİK/CHARACTERISTIC[İng.] değil/yerine/= AYIRT EDİCİ


- KARAKTERİZASYON ile KARAKTERİZASYON


- KARALAMAK ile AŞAĞILAMA


- KARAM ile KARAM ALİ


- KARAMSAR/LIK ile/ve KÖTÜMSER/LİK ile/ve OLUMSUZ/LUK (NEGATİF/LİK)


- KARANFİL[Ar. < KARANFUL] ile TARÇIN[Fars. < DÂRÇÎN < DÂRÛ-Yİ ÇİN/DÂR-I ÇİN: Çin darısı/ağacı.]

( ... İLE Tarçın bitkisinin kökeninin, Sri Lanka olarak da bilinen Seylan Adası olduğu söylenir. Ne var ki, biz bu bitkiyi Uzakdoğu'dan, Çin ve Malezya gibi ülkelerden almışız. Aslında, bitkinin dilimizdeki adı da, tarihi bu bağa ilişkin bir ipucu verir gibi. Farsça, "dâr" sözcüğü, ağaç anlamına geliyor.[Arapça'da ev anlamına gelen "dâr" sözcüğüyle karıştırılmamalı!] "Dâr-ı Çin" yani "Çin ağacı" sözcüğü, Farsça'dan dilimize girmiş ve başındaki sessiz harf sertleşerek tarçın biçiminde söylenir olmuş.

İngilizce gibi Batı dillerinde, tarçın sözcüğünün karşılığı, "cinnamon". Bu sözcük, Latince, tarçın demek olan "cinnamomum" sözcüğünden kaynaklanıyor. Ama sözcük, Latince'ye gelinceye kadar dilden dile dolaşmış. Tıpkı, İpek Yolu tüccarlarının, mallarını taşımaları gibi, sözcük de dilden dile taşınmış. Sözcük, Latince'ye, eski Yunanca "kinnamomon"dan geçmiş. Yunanlar'sa, bu sözcüğü, İbraniler'in, "kinamom" dedikleri sözcükten alıp dillerine uyarlamışlar. Aramca, "qunimun" olarak söylenilen sözcüğün kökeniyse, Malezya'da ve Endonezya'da konuşulan Malay dili. Bu dilde, "kayu manis" sözcüğü, "tatlı odun" anlamına geliyor. )


- KARANLIK ile ALACAKARANLIK


- KARANLIK ile KOYU MAVİ ile KOYU GRİ ile KARARTMAK ile KARANLIK ile KARANLIK ODA


- KARANLIK ve SÖZ

( İçinde, ışık vardır. [görebilen için] VE İçinde, ümit vardır. [duyabilen/dinleyen için] )


- KARAR VERME[İng. DECISION-MAKING] ile/||/<> İNSULAR KORTEKS[İng. INSULAR CORTEX]

( Algılanan uyaranı değerlendirip uygun bir davranışsal tepki seçme. Karar verme süreci basit olabilir ya da sorun çözme gibi karmaşık bilişsel süreçleri içerebilir. @@ "Reil Adası" olarak da adlandırılan insular korteks beynin her iki yarım küresinde lateral sulkusun derinliklerinde katlanmış olarak bulunur, insanlarda duyusal işlemeden üst düzey bilişe kadar çeşitli işlevleri vardır. Araştırma bulgularına göre bu yapı otonom ve motor kontrol, risk tahmini, karar verme, bedensel ve öz farkındalık, empati gibi karmaşık sosyal işlevlerde de önemli bir yer tutar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- KARAR VERMEK ile/ve İZİN VERMEK


- KARAR VERMEK ile KARAR VERİLMİŞ


- KARAR = DECISION[İng.] = DÉCISION[Fr.] = ENTSCHEIDUNG[Alm.] = DECISIÓN[İsp.]


- KARAR ile/ve/değil GEREKLİLİK


- KARAR ile KARAR KUTUSU ile KARAR VERME ile KARAR TABLOSU ile BELİRLEYİCİ ile KARARLILIK


- KARAR ile/ve ONAY


- KARAR ile/ve SONUÇ


- KARARLI MÜREKKEP[Osm.] / STABLE COMPOUND[İng.] / COMPOSE STABLE[Fr.] ile/değil/yerine/= KARARLI BİLEŞİK


- KARARLILIK ve ULAŞMAK


- KARARNAME ile AZALMA


- KARAT, CARAT[İng.] / KARAT[Alm.] ile/değil/yerine/= KARAT


- KARAVAN ile KERVANSARAY ile KERVANSARAY EV SAHİBİ


- KARAYA GUM[İng.] / GOMME DE KARAYA[Fr.] / KARAYA GUMMI[Alm.] ile/değil/yerine/= KARAYA ZAMKI


- KARAYİPLER ile KARAYİP DENİZİ


- KARBOGEL[İng.] ile/değil/yerine/= KARBOJEL


- KARBON ile GRAFİT[Fr. < Yun.]

( Atom numarası 6, atomsal kütlesi 12.01115, yoğunluğu 3.52 g/cm³, ergime derecesi 3500 °C, kaynama derecesi 4800 °C, elmazs, kömür ve grafit olarak serbestçe bulunan ve organik bileşiklerin ana elementini oluşturan, ısı ve elektriği oldukça iyi ileten, atomları, karbonda kristal yapının büyük bir sertlik kazanmasına yol açan, eşit aralıkta ve dört yüzlü, grafitte düzgün altıgen kafesler oluşturarak üst üste katmanlar biçiminde dizilmiş olan, duruma göre elektroartı ya da elektroeksi olabilen, doğal karbonun %98.9'unu oluşturan 12 kütle numaralı kararlı izotopu, tam olarak 12 birimlik atomik kütlesiyle en son atomsal kütle birimi [bağıl çekirdeksi kütle birimi] olarak, radyoaktif da denilen 14 kütle numaralı doğal radyoaktif izotopu, yayınladığı 156keV enerjili beta [β"] ışınları ve 5780 yıl yarılanma süresiyle, yaş belirlemede ve fotosentezde, karbonun metabolik yolunun açıklanmasında kullanılan, periyodik cetvelin dördüncü sütununda yer alan ametal. [Simgesi: C]
İLE
Kurşunkalem ve bazı aygıt parçalarının yapımında kullanılan, yumuşak, kolaylıkla toz durumuna gelebilen, gri siyah renkli, yapay olarak billurlaşabilen, bir çeşit doğal karbon. )


- KARBON ile KARBONDİOKSİT ile KARBON GAZLARI ile KARBON MONOKSİT ile KARBON KAĞIDI ile KARBON ŞERİT ile KARBON BANT ile KARBONAT


- KARBON ile/ve/||/<> SİLİKON


- KARBONHİDRAT ile PROTEİN

( Karbon, hidrojen ve oksijenden oluşan organik bileşikler. İLE Karbon, hidrojen, oksijen ve azot içeren organik bileşikler. )


- KARBÜRATÖR ile KARBÜRATÖR JETİ


- KARDEŞÇE ile KARDEŞLİK ile KARDEŞLİK YAPMAK


- KARDİNAL/CARDİNAL[İng.] değil/yerine/= ANA


- KARDİNAL ile KARDİNAL SAYI


- KARDİYAK AREST/CARDİAC ARREST[İng.] değil/yerine/= KALP DURMASI


- KARDİYAK OUTPUT/CARDİAC OUTPUT[İng.] değil/yerine/= KALP DEBİSİ


- KARDİYOGRAFİ ile KARDİYOLOG


- KARDİYOJENİK/CARDIOGENIC[İng.] değil/yerine/= KALP KAYNAKLI


- KARGA ile ALAKARGA/ALAKABAK/KESTANEKARGASI ile UZUN TEPELİ/DAĞ/ÇAM/STELLER ALAKARGA/SI ile KIZILCA KARGA

( ... İLE İri gövdeli, ötücü, tüyleri alacalı bir kuş türü. İLE ... İLE ... )

( )

( ALAKARGA[yerel]: Saksağan. )

(

Uzun Tepeli/Dağ/Çam/Steller Alakargası, Kuzey Amerika'ya özgü bir kuştur. )


- KARGA ile BÜYÜK KARGA

( Tûle emeli simgeler. )

( Karga Mitleri'ni okumak için burayı tıklayınız... [İng.] )

( Bazı karga türleri:
Avustralya Kuzgunu [Corvus Coronoides]
Alacalı Karga [C. Albus]
Amerika Kargası [C. Brachyrhynchos]
Balık Kargası [C. Ossifragus]
Banggai Kargası [C. Unicolor]
Başlıklı Karga [C. Cornix]
Bayağı Karga [C. Monedula] [Türkiye'de]
Bayağı Kuzgun [C. Corax] [Türkiye'de]
Beyaz Boyunlu Karga [C. Leucognaphalus]
Beyaz Gagalı Karga [C. Woodfordi]
Beyaz Yakalı Kuzgun [C. Albicollis]
Boz Karga [C. Tristis]
Bugenvillea Kargası [C. Meeki]
Büyük Gagalı Karga [C. Macrorhynchos]
Chatham Adaları Kuzgunu [C. Moriorum]
Chihuahua Kuzgunu [C. Cryptoleucus]
Çöl Kuzgunu [C. Ruficollis] [Türkiye'de]
Dauria Kargası [Alaca Küçük Karga] [C. Dauuricus]
Ekin Kargası [C. Frugilegus] [Türkiye'de]
Ev Kargası [C. Splendens]
Flores Kargası [C. Florensis]
Hawai Kargası [C. Hawaiiensis]
İnce Gagalı Karga [C. Enca]
Jamaika Kargası [C. Jamaicensis]
Kahverengi Başlı Karga [C. Fuscicapillus]
Kalın Gagalı Kuzgun [C. Crassirostris]
Kap Kargası [C. Capensis]
Kuzeybatı Kargası [C. Caurinus]
Küba Kargası [C. Nasicus]
Küçük Karga [C. Bennetti]
Küçük Kuzgun [C. Mellori]
Leş Kargası [C. Corone] [Türkiye'de]
Mariana Adaları Kargası [C. Kubaryi]
Meksika Kargası [C. Sinaloae]
Orman Kuzgunu [C. Tasmanicus]
Palmiye Kargası [C. Palmarum]
Somali Kargası [C. Edithae]
Şeritli Karga [C. Typicus]
Tamaulipas Kargası [C. Imparatus]
Torres Kargası [C. Orru]
Uzun Gagalı Karga [C. Validus]
Yakalı Karga [C. Torquatus]
Yelpaze Kuyruklu Kuzgun [C. Rhipidurus]
Yeni Kaledonya Kargası [C. Moneduloides]
Yeni Zelanda Kuzgunu [C. Antipodum] )

( ZÂG-BEÇE[Fars.]: Karga yavrusu. )

( NEÂB[Ar.]: Karga yavrusu. )


- KARGA ile KAZ AYAĞI


- KARGA ile/ve KUZGUN/KARAKARGA

( ... İLE Kargadan daha iri, büyük gagalı bir kuş. )

( ... İLE 690 gr. ile iki kilo arasındadır.[Daha büyük gagalara ve kendilerine özel kuyruk biçimine sahiptir.] )

( [kuyrukları ...] Yelpaze biçimindedir. İLE Kama biçimindedir.
[Uçarken bu fark daha belirgindir.) )

( [boğaz tüyleri ...] Daha kısa ve yumuşaktır. İLE Daha uzun ve serttir. Özel bir boyun tüyü türüne sahiptir. )

( Kasaba ve kentlerde yaygındır. İLE Kentsel bir ortamda görmek çok daha nadirdir.
[Kuzey Amerika'da, karga ve kuzgun dağılımı bazı örtüşen yaşam alanlarına sahiptir.] )

( Keskin ve gaklama sesine sahiptir. İLE Derinden gelen ve guruldama gibi sesi vardır. )

( Genellikle daha büyük öbekler olarak görülür ve uçar. İLE Çiftler olarak uçar. )

( [vahşi doğada][ortalama] Yaklaşık yedi - sekiz yıl yaşar. İLE On - onbeş yıl arasında yaşayabilir. )

( Kuzgundan çok daha küçük ve güvercinden biraz büyüktür. İLE Kırmızı kuyruklu bir şahine daha yakındır. )

( Corvidae ailesinde, kargalar ve kuzgunlarla birlikte sadece Corvus cinsini değil aynı zamanda saksağanlar ve alakargaları da içeren yaklaşık 120 tür vardır. )

( [gagaları] Daha küçük ve incedir. İLE Daha büyük ve kalındır. )

( [ortalama uzunluğu yaklaşık ...] 43 cm.’dir. İLE 69 cm.'dir. )


- KARGAŞA ile/ve ÇATIŞMA/ARBEDE[Ar.]["ARBADE" değil!]


- KARGAŞA ile/değil KARMAŞA

( Kişiler arasında. İLE/DEĞİL Kavram ve/ya da olgularda. )

( Karmaşa, görünüşte ve sözlerdedir. Var olan, vardır. O, ne nesnel, ne de özneldir. Madde ve zihin, ayrı değillerdir, onlar, tek enerjinin yüzleridir. Zihne, maddenin işlevi olarak bakın, işte size bilim; maddeye, zihnin ürünü diye bakın, işte size din. )

( Between people.
The confusion is apparent and purely verbal. What is, is. It is neither subjective nor objective. Matter and mind are not separate, they are aspects of one energy. Look at the mind as a function of matter and you have science; look at matter as the product of the mind and you have religion. Vs. About concepts and/or facts. )


- KARGAŞA ile/ve TELÂŞ


- KARGO[Fr./İng. < CARGO] değil/yerine/= YÜK


- KARİDES ile KÜÇÜK KARİDES


- KARİDES ile MANTİS KARİDESİ

( ... İLE Hint ve Pasifik Okyanuslarının ılık sularında yaşarlar. )

( )

( ... İLE Bugüne kadar keşfedilmiş 450 kadar çeşidi bulunmaktadır. )

( ... İLE Yumuşakçalar ve küçük balıklar ile beslenirler. Yaşamları, yaklaşık 6 yıldır. )

( )


- KARİKATÜR ile KARİKATÜRİST


- KARİKATÜR ile KARİKATÜRİZE ETMEK


- KARIN ZARI(PERİTON) ile KALP DIŞ ZARI

( Karın boşluğunun içini, bu boşluğun içinde bulunan bağırsakları, öbür örgenleri kaplayan ve tutan zar. İLE ... )


- KARIN[İng. ABDOMEN] ile/||/<> AKUT PANKREATİT[İng. ACUTE PANCREATITIS] ile/||/<> ATRİYOVENTRİKÜLER DÜĞÜM[İng. ATRIOVENTRICULAR NODE] ile/||/<> ATRİYUM[İng. ATRIUM] ile/||/<> DERİN BEYİN STİMÜLASYONU[İng. DEEP BRAIN STIMULATION]

( Bir canlının uzunlamasına yere paralel durduğunda, yere yakın olan tarafına verilen isim. @@ Sırta ve sol skapular bölgeye yayılan epigastrik ağrı, ateş, bulantı ve kusma semptomları ile kendini gösteren "akut karın" tablosudur. Etyolojisinde en sık alkol kullanımı ve safra taşlarına bağlı pankreas gözelerinin hasar görmesi yer almaktadır. @@ Kalp hızı ve ritmini kontrol eden sisteminin en önemli bölümlerinden biridir. AV düğüm olarak da anılır. Elektrik uyarıları üretir ve onları kalp boyunca iletir ve kalbi kalp uyarımını ve pompalanmasını uyarır. Elektriksel uyarılar, sinoatriyal düğümden başlar ve kalbin sağ üst odasının altında bulunan bir göze kümesi olan AV düğümüne ulaşana kadar aşağı doğru hareket eder. Elektrik sinyalinin ventirküllere girmesini yavaşlatan sistemdir. Bu gecikme kulakçıklara karıncıklardan önce kasılabilmesi için zaman kazandırır. @@ 1. Kalbin üst kısmında bulunan, toplardamarlardan gelen kanı ventriküllere (karıncıklara) aktaran odacıklar. @@ Kafatasına 14 milimetre çapında bir delik açılarak beynin içine elektrot yerleştirilmesi yoluyla yapılan cerrahi tedavi yöntemi. Beyne yerleştirilen elektrot, köprücük kemiği ya da karın bölgesinde bulunan bir nörostimülatöre bağlanır. Elektrot; talamus, subtalamus ve globus pallidus olmak üzere beynin üç farklı bölgesine yerleştirilebilir. Bağlanan nörostimülatör beyne elektrik akımları gönderir. Derin beyin stimülasyonu, geri alınabilen bir tedavi yöntemidir. Genellikle parkinson hastalarında kullanılır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- KARIN ile GÖBEK

( BECRÂ'[Ar.]: Göbeği çıkık [kadın]. | Yüksek [yer, tepe]. )


- KARIN ile GÖBEK ÇUKURU


- KARIN ile İĞRENÇ


- KARIN ile MİDE[Ar.]["MİĞDE" değil!]

( ... ile KURSAK[Halk dilinde] )

( KURSAK: Kuşların yemek borusu üzerinde bulunan, yiyeceklerin toplandığı torba biçiminde şişkin örgen. | Böceklerin ve solucanların sindirim kanallarında bulunan, kuşların kursağına benzeyen yapı. )

( İnsan ve hayvanlarda, gövdenin, kaburga kenarlarından kasıklara kadar olan ön bölgesi. | Dölyatağı. | Bazı şeylerde, şiş ve iç bölüm. | Mide. | [mecaz] İç, gönül, akıl, kafa. | Gelen ve yansımış dalgaların girişimiyle oluşan duraklı dalgalarda, en büyük genlikle titreşen noktalar. İLE Omurgalılarda, sindirim sisteminin, yemek borusu ile onikiparmak bağırsağı arasında, besinlerin, sindirime hazır duruma getirildiği, omurgasız hayvanlarda, sindirim kanalının bu bölgeye karşılık olan bölgesi. | [mecaz] Karın, karın bölgesi. | [mecaz] Yemek yeme isteği. )