İngilizce karşılıkları olan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 23.947 başlık/FaRk ile birlikte,
23.947 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(44/97)
- İNCE BAĞIRSAK ile/ve/> KALIN BAĞIRSAK
( EM'Â-İ RAKÎKA ile/ve/> EM'Â-İ GALÎZA )
( MİÂ'[Ar.], RÛDE[Fars.]: Bağırsak. )
( EMA: Bağırsaklar. )
( MASARİKA[Yun.]: Bağırsakları tutan karın iç zarı, bağırsak askısı. )
( Bağırsağın her boğumunda bir hazım vardır. Gelen maddeden, her boğumda bir gıda alınır. )
( ANTENİT: İncebağırsak yangısı. )
- İNCE ile/ve ÜST
- İNCELEMEK ile/ve/<> ARAŞTIRMAK
( Doğru biçimde anlamak için! )
( Araştırmamak, tutsaklığın başlıca nedenidir. )
( Araştırma yapmadıkça kurtuluş yoktur. )
( TETEBBUÂT: İncelemeler, araştırmalar, tetkikler. )
( PERKİZİSYON: Bir kişi ya da bir şey hakkında önceden, ayrıntısıyla araştırma. )
( To understand rightly! )
- İNCELEMEK ile DENETLEME ile MÜFETTİŞ
- İNCELEMEK ile DİSEKSİYON
- İNCELEMEK ile/ve KURCALAMAK
- İNCELİK ile NARİN ile NAZİKÇE
- INCENDIARY[İng.] / BRANDSTIFTER[Alm.] ile/değil/yerine/= YAKICI
- INCEST[İng.] değil/yerine/= ENSEST
( Ebeveyn ve çocuk ya da kardeşler arası cinsel ilişki.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- INCH[İng.] / ZOLL[Alm.] ile/değil/yerine/= İNÇ
- INCIDENCE ANGLE[İng.] / ANGLE DE L'INCIDENCE[Fr.] / ANFANGSWINKEL[Alm.] ile/değil/yerine/= GELME AÇISI
- INCIDENCE PLANE[İng.] / PLAN D'INCIDENCE[Fr.] / ANFANGSEBENE[Alm.] ile/değil/yerine/= GELME DÜZLEMİ
- INCIDENTAL[İng.] değil/yerine/= İNSİDENTAL
( (Genel) Esas amaç, konu ya da durumun merkezinde yer almayan bir olaya ilişkin; ikincil bir sonuç ya da eşlikçi olarak ortaya çıkan ya da meydana gelen.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- İNCİL ile İNCİL'DEKİ
- İNCİMAD[Osm.] / FREEZE, FREEZING[İng.] / CONGÉLATION[Fr.] / EINFRIEREN[Alm.] ile/değil/yerine/= DONMA
- İNCİR/YEMİŞ/BALLIDARI ile ÖTEKİ MEYVELER
( Bilgeliği simgeler. İLE ... )
- İNCİR ile İNCİR YAPRAĞI
- İNCİTMEK/İNCİNMEK ile/ve ZEDELEMEK/ZEDELENMEK
- INCLINED PLANE[İng.] / AVION INCLINÉ[Fr.] / SCHIEFE EBENE[Alm.] ile/değil/yerine/= EĞİK DÜZLEM
- INCLUSION[İng.] / INCLUSION[Fr.] / EINSCHLUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= HAPSETME
- INCLUSIVE[İng.] değil/yerine/= İÇLEYİCİ
- INCOHERENT LIGHT[İng.] ile/değil/yerine/= EŞEVRESİZ IŞIK
- INCOHERENT SCATTERING[İng.] / DISPERSION INCOHÉRENTE[Fr.] ile/değil/yerine/= EŞEVRESİZ SAÇILMA
- INCOMPLETE DOMINANCE[İng.] değil/yerine/= EKSİK BASKINLIK
( Bir alel ifade edilmezken öbür alelin normal bir biçimde ifade edilmesi sonucu fenotipin alellerden normalde olması gerektiğinden daha az dozda etkilenmesi.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- INCOMPRESSIBILITY[İng.] ile/değil/yerine/= SIKIŞMAZLIK
- INCOMPRESSIBLE VOLUME[İng.] / VOLUME INCOMPRESSIBLE[Fr.] ile/değil/yerine/= SIKIŞTIRILAMAZ OYLUM
- INCONEL[İng.] ile/değil/yerine/= INCONEL (NİKEL-KROM ALAŞIMI)
- INCONVENIENCE[İng.] / INADÉQUATION[Fr.] / UNSTIMMIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= UYUMSUZLUK
- INCREMENT[İng.] ile/değil/yerine/= ARTIŞ
- INDACAINE[İng.] ile/değil/yerine/= İNDAKAİN
- INDAMINE[İng.] / INDAMINE[Fr.] / INDAMINE[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDAMİNE
- INDAN[İng.] / INDIAN[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDAN
- INDANDIONE[İng.] ile/değil/yerine/= İNDANDİON
- INDANTHRENE[İng.] / INDANTRÈNE[Fr.] / INDANTHREN[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDANTREN
- INDAZOLE[İng.] / INDAZOLE[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDAZOL
- İNDEKS VAKA/INDEX CASE[İng.] değil/yerine/= İLK GÖSTERGE OLGU
- İNDEKS/LEME / ENDEKS/LEME / INDEX[İng.] değil/yerine/= DİZİNLEME | LİSTE | İŞARET | GÖSTERGE
- İNDEKS ile İŞARET PARMAĞI ile DİZİN NUMARASI ile İNDEKSLEME
- INDEL POLYMORPHISM[İng.] değil/yerine/= İNDEL ÇOKBİÇİMLİLİĞİ
( Genlerde ilave/eksilmenin sebep olduğu çokbiçimlilik.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- INDENE[İng.] / INDÉNE[Fr.] / INDEN[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDEN
- INDEPENDENT VARIABLE[İng.] değil/yerine/= BAĞIMSIZ DEĞİŞKEN
- INDIAN YELLOW[İng.] / JAUNE DE COBALT, JOUNE DES INDES[Fr.] ile/değil/yerine/= HİNT SARISI
- INDICAN[İng.] / INDICAN[Fr.] / INDICAN[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİKAN
- INDICATOR ELECTRODE[İng.] / INDIKATOR ELEKTRODE[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİKATOR ELEKTROT
- INDICATOR[İng.] / INDICATEUR[Fr.] / INDIKATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİKATOR
- INDIFERANSİYE/UNDIFFERENTIATED[İng.] değil/yerine/= FARKLILAŞMAMIŞ
- INDIFFERENT EQUILIBRIUM[İng.] / ÉQUILIBRE INDIFFÉRENT[Fr.] ile/değil/yerine/= KAYITSIZ DENGE
- INDIGEN[İng.] ile/değil/yerine/= İNDİGEN
- INDIGO CARMINE[İng.] / CARMIN D'INDIGO[Fr.] / INDIGOKARMIN, INDIGOTIN[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİGO KARMEN
- INDIGO RED[İng.] / INDIRUBIN[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİGO KIRMIZISI
- INDIGO, INDIGO BLUE[İng.] / INDIGO BLEU[Fr.] / INDIGO[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİGO, İNDİGO MAVİ
- INDIGOLD DYE[İng.] / INDIGOLD FARBE[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİGOLD BOYA
- INDIKATÖR/INDICATOR[İng.] değil/yerine/= ENDİKATÖR
- INDIRECT IONIZING RADIATION[İng.] ile/değil/yerine/= DOLAYLI İYONLAŞTIRICI IŞINIM
- İNDİRGEÇ/"DÜŞÜRTEÇ"/"PARAŞÜT"[İng./Fr. < PARACHUTE]/KANOPİ[Yun. < KŌNŌPEÎON< KŌNŌPS: Cibinlik/perdeli yatak.][İng. CANOPY][Fr. CANAPÉ < Lat. CONOPEUM] ile/değil/yerine/||/<> KANAT
- İNDİRGEME ile BASİTLEŞTİRME
- İNDİRGEME = İRCA = REDUCTION[İng.] = RÉDUCTION[Fr.] = REDUKTION[Alm.] = REDUCTIO[Lat.] = REDUCCION[İsp.]
- İNDİRGEME ile/değil/yerine YORUM/LAMA
- İNDİRGEMEK ile/ve AYIRMAK
- İNDİRİM ile VAZGEÇİRMEK ile CESARETİ KIRILMIŞ ile SÖYLEM ile NEZAKETSİZLİK
- INDIUM ANTIMONIDE[İng.] ile/değil/yerine/= İNDİYUM ANTİMONÜR
- INDIUM ARSENIDE[İng.] ile/değil/yerine/= İNDİYUM ARSENÜR
- INDIUM CHLORIDE[İng.] ile/değil/yerine/= İNDİYUM KLORÜR
- INDIUM PHOSPHIDE[İng.] ile/değil/yerine/= İNDİYUM FOSFÜR
- INDIUM SULFATE[İng.] ile/değil/yerine/= İNDİYUM SÜLFAT
- INDIUM[İng.] / INDIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİYUM
- INDIVIDUAL[İng.] değil/yerine/= BİREY
- INDOGENIDE[İng.] ile/değil/yerine/= İNDOJENİD
- INDOLE[İng.] / INDOL[Fr.] / INDOL[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDOL
- INDOLEBUTYRIC ACID[İng.] / INDOL BUTTERSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDOLBUTİRİK ASİT
- INDOXYL[İng.] / OXINDOLE[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDOKSİL
- INDUAN EPOCH[İng.] değil/yerine/= İNDUYAN EPOKU
( Günümüzden 252.200.000 ile 251.200.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- INDUCED FISSION[İng.] ile/değil/yerine/= İNDÜKLENMİŞ FİSYON
- INDUCED PLURIPOTENT STEM CELL[İng.] değil/yerine/= ENDÜKLENMİŞ PLURİPOTENT KÖK HÜCRE
( Kısaca iPS gözeleri (Induced pluripotent stem cells); herhangi bir vücut gözesinden belirli transkripsiyon etmenleri ile uygun kültür ortamlarında yeniden genetik olarak programlanmış pluripotent özelliğindeki gözelerdir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- INDUCTANCE BRIDGE[İng.] / PONT D'INDUCTANCE[Fr.] ile/değil/yerine/= İNDÜKTANS KÖPRÜSÜ
- INDUCTANCE[İng.] / INDUCTANCE[Fr.] ile/değil/yerine/= İNDÜKTANS
- INDUCTION FORCE[İng.] ile/değil/yerine/= İNDÜKSİYON KUVVETİ
- INDUCTION PERIOD[İng.] ile/değil/yerine/= İNDÜKSİYON PERİYODU
- INDUCTIVELY COUPLED PLASMA (ICP)[İng.] ile/değil/yerine/= ENDÜKTİF EŞLEŞMİŞ PLAZMA (ICP) SPEKTROSKOPİSİ
- INDUCTOR[İng.] değil/yerine/= İNDÜKTÖR
( Bir devrede manyetik alan oluşturarak elektrik enerjisini manyetik enerji olarak depolayan bileşen. Genellikle bir bobin biçiminde yapılır ve içinden geçen akımın değişimine karşı gösterdiği dirençle karakterize edilir. Birimi henri (H) olup, bu değeri endüktans (L) ile ifade edilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- İNDÜKSİYON/INDUCTION[İng.] değil/yerine/= UYARTIM
- INDUSTRIAL ALCOHOL[İng.] / ALCOHOL DÉNATURÉ[Fr.] / DENATURIERTER ALKOHOL[Alm.] ile/değil/yerine/= ENDÜSTRİYEL ALKOL
- INDUSTRIAL SMOG[İng.] / INDUSTRIELLE RAUCHNEBEL[Alm.] ile/değil/yerine/= ENDÜSTRİYEL DUMAN
- INELASTIC COLLISION[İng.] / COLLISION INÉLASTIQUE[Fr.] / UNELASTISCHER STOSS[Alm.] ile/değil/yerine/= ESNEK OLMAYAN ÇARPIŞMA
- INELASTIC SCATTERING[İng.] / DIFFUSION INÉLASTIQUE[Fr.] / UNELASTISCHE STREUUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ESNEK OLMAYAN SAÇILMA
- INERT ELECTRODE[İng.] / INAKTIVE ELEKTRODE[Alm.] ile/değil/yerine/= İNERT ELEKTROT
- INERT[İng.] değil/yerine/= ASAL
- INERT[İng.] ile/değil/yerine/= İNERT
- INERTIA INSTABILITY[İng.] / INSTABILITÉ INERTIELLE[Fr.] / SCHWUNGKRAFTINSTABILITÄT, TRÄGHEITSINSTABILITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= EYLEMSİZLİK KARARSIZLIĞI
- INERTIA MATRIX[İng.] / MATRICE D'INERTIE[Fr.] / TRÄGHEITSMATRIX[Alm.] ile/değil/yerine/= EYLEMSİZLİK MATRİSİ
- INERTIA TENSOR[İng.] ile/değil/yerine/= EYLEMSİZLİK YERDEĞİŞTİRİCİ
- INERVASYON/INNERVATION[İng.] değil/yerine/= SİNİR DONATISI
- INFANT[İng.] değil/yerine/= BEBEK
- INFANTICIDE[İng.] değil/yerine/= YAVRU KIYIMI
( Bir canlının, aynı türdeki bir başka yavruyu öldürmesi davranışı. Aslanlarda sık görülen bir davranıştır. Dişi aslanlar, yavruları sütten kesilmeden tekrar yavru verebilmek için çiftleşmezler. Bu durumda erkek aslan, çiftleşip yavru yapabilmek adına kendisine ait olmayan yavruyu öldürebilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- INFANTILİZM/INFANTILISM[İng.] değil/yerine/= BEBEKSİLİK
- INFARCTION[İng.] değil/yerine/= ENFARKTÜS
( Enfarktüs, etkilenen bölgeye yetersiz kan akışı nedeniyle doku ölümüdür. Kan akışındaki bir bozulma nedeniyle bir doku bölgesine yetersiz oksijen ve beslenme kaynağı olan uzun süreli iskeminin bir sonucu olarak ortaya çıkar.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- İNFÂZ[Ar. < NÜFÛZ | çoğ. İNFÂZÂT]/EXECUTION[İng.] değil/yerine/= YÜRÜTÜM, YERİNE GETİRME, UYGULAMA
- INFERANS/INFERENCE[İng.] değil/yerine/= ÇIKARSAMA
- INFERIOR[İng.] değil/yerine/= AŞAĞI
- INFERTILITE/INFERTILITY[İng.] değil/yerine/= KISIRLIK
- INFİLTRASYON/INFILTRATION[İng.] değil/yerine/= İÇE SIZMA
- INFINITE[İng.] / INFINI[Fr.] ile/değil/yerine/= SONSUZ
- INFLAKS/INFLUX[İng.] değil/yerine/= İÇ AKIM
- INFLAMMABLE[İng.] / BRENBARR[Alm.] ile/değil/yerine/= ALEV ALAN, YANICI
- INFLATION[İng.] değil/yerine/= ENFLASYON
( Ürün ve hizmet fiyatlarının genel seviyesinde süreklilik arz eden bir artış gözlemlenmesi sonucunda alım gücünde meydana gelen düşüştür.[1] Para arzındaki artış, mal ve hizmet miktarında meydana gelen artış ile dengeli ise fiyatların genel seviyesinde bir değişim yaşanmaması beklenir. Ancak bunlardan birinin fazla olması halinde denge bozulur.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- INFLOW[İng.] değil/yerine/= İÇE AKIŞ | GİRİŞ
- INFRA-RED[İng.] ile/değil/yerine/= KIZILÖTESİ
- INFRARED RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT INFRAROUGE[Fr.] ile/değil/yerine/= KIZILÖTESİ IŞINIM
- INFRARED RADYASYON/INFRARED RADIATION[İng.] değil/yerine/= KIZILÖTESİ IŞINIM
- INFRARED SPECTROMETER[İng.] ile/değil/yerine/= KIZILÖTESİ SPEKTROMETRE
- INFRARED SPECTROPHOTOMETER[İng.] ile/değil/yerine/= KIZILÖTESİ SPEKTROFOTOMETRE
- INFRARED SPECTROSCOPY[İng.] ile/değil/yerine/= KIZILÖTESİ SPEKTROSKOPİSİ
- INFRARED WINDOW[İng.] / FENÊTRE INFRAROUGE[Fr.] / INFRAROTFENSTER[Alm.] ile/değil/yerine/= KIZILÖTESİ PENCERESİ
- INFRARED/INFRARUJ INFRARED[İng.] değil/yerine/= KIZILÖTESİ
- INFUSION[İng.] / INFUSION[Fr.] / AUFGUB, INFUSION[Alm.] ile/değil/yerine/= İNFÜZYON
- INFÜZYON/INFUSION[İng.] değil/yerine/= DAMARDAN SIVI AKTARIMI
- İNGİLİZ ile BRİTANYA İMPARATORLUĞU
- İNGİLİZCE'Yİ:
İng.-TÜRKÇE SÖZLÜKTEN ÇALIŞMAK ile/ve/<>/||/değil/yerine TÜRKÇE-İng. SÖZLÜKTEN ÇALIŞMAK
- İNGİLİZCE ile İNGİLİZ TARZI
- İNGİLİZCELEŞTİRME ile İNGİLİZLEŞTİRMEK
- İNHALAN/INHALANT[İng.] değil/yerine/= UÇUCU MADDE
- İNHALASYON/INHALATION[İng.] değil/yerine/= SOLUKLA ALMA
- İNHALER[İng.] değil/yerine/= SOLUMLATICI
- INHARMONIC MOTION[İng.] / MOUVEMENT ANHARMONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= HARMONİK OLMAYAN HAREKET
- INHARMONIC OSCILLATOR[İng.] / OSCILLATEUR ANHARMONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= HARMONİK OLMAYAN SALINGAÇ
- INHARMONICITY[İng.] ile/değil/yerine/= HARMONİKSİZLİK
- INHERENT FILTRATION[İng.] ile/değil/yerine/= ÖZ SÜZME
- INHERITANCE OF ACQUIRED CHARACTERISTICS[İng.] değil/yerine/= EDİNİLMİŞ ÖZELLİKLERİN KALITIMI
( Çevresiyle kurduğu karşılıklı ilişkiler sonucu organizmada meydana gelen değişiklikler. 1801'de Lamarck, bu edinilmiş özelliklerin kalıtım yoluyla sonraki nesillere iletilebileceğinden bahseden bir çeşit evrim kuramı ileri sürdü. Günümüzde, bu kuram neredeyse tamamen yanlışlandı. Lamarck'a göre; zürafa, yılan, leylek ve kuğu gibi hayvanların vücut şekilleri, bu hayvanların uzun dönemler boyunca edinilmiş alışkanlıklarının sonucu. Ancak günümüzde türlerin yeni karakterleri bu biçimde kazanmadıklarını, evrimsel değişimlerin nesiller içerisindeki varyasyonlara ve seçilim sürecine bağlı olarak geliştiğini bilmekteyiz.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- İNHİBE/INHIBITED[İng.] değil/yerine/= ENGELLENMİŞ
- İNHİBİSYON/INHIBITION[İng.] değil/yerine/= ENGELLE(N)ME
- INHIBITOR[İng.] / INHIBITEURS[Fr.] / INHIBITOR, STABILISATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= İNHİBİTOR
- İNHİBİTÖR[İng.] değil/yerine/= ENGELLEYİCİ
- İNHİLAL ETMEK[Osm.] / TO BE DISSOLVED[İng.] / SICH LÖSEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜNMEK
- İNHİLALİ KABİLİYETİ[Osm.] / SOLUBILITY PRODUCT[İng.] / PRODUIT DE SOLUBILITÉ[Fr.] / LÖSLICHKEITPRODUKT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜNÜRLÜK ÇARPIMI
- İNHİLALİYET MÜNHANİSİ[Osm.] / SOLUBILITY CURVE[İng.] / COURBE DE SOLUBILITÉ[Fr.] / LÖSLICHKEITSKURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜNÜRLÜK EĞRİSİ
- İNHİLALİYET[Osm.] / SOLUBILITY[İng.] / SOLUBILITÉ[Fr.] / LÖSBARKEIT, LÖSLICHKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜNÜRLÜK
- İNHİRÂF-İ TEVÂLÎ[Osm.] / FREQUENCY DEVIATION[İng.] / DÉVIATION DE FRÉQUENCE[Fr.] / FREQUENZABWEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= FREKANS SAPMASI
- İNHİRAF[Osm.] / DEVIATION, VARIATION[İng.] / DÉVIATION[Fr.] / ABWEICHUNG, DEVIATION[Alm.] ile/değil/yerine/= SAPMA
- İNHİRAFSİZ[Osm.] / APLANATIC[İng.] / APLANATIQUE[Fr.] / APLANATIK[Alm.] ile/değil/yerine/= SAPMASIZ
- İNİKÂS[Osm.] / REFLECTION[İng.] / RÉFLEXION[Fr.] / REFLECTION, REFLEXION[Alm.] ile/değil/yerine/= YANSIMA
- İNİSİYATİF[Fr./İng. < INITIATIVE] değil/yerine/= ÖNCE(Cİ)LİK, ÖNCÜLÜK
- İNİTAF, İNKİSAR[Osm.] / REFRACTION[İng.] / RÉFRACTION, RUPTURE[Fr.] / BRECHUNG, REFRAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= KIRILMA
- INITIAL INVERSE VOLTAGE[İng.] / TENSION INVERSE INITIALE[Fr.] / ANFANGSRÜCKSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BAŞLANGIÇ TERS GERİLİMİ
- INITIAL NUCLEAR RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT NUCLÉAIRE INITIAL[Fr.] / ANFANGSNUKLEARSTRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BAŞLANGIÇ ÇEKİRDEK/NÜKLEER IŞINIMI/IŞINI
- INITIAL POSITION[İng.] ile/değil/yerine/= BAŞLANGIÇ KONUMU
- INITIAL RATE OF A REACTION[İng.] ile/değil/yerine/= TEPKİMENİN İLK HIZI
- INITIAL SPEED, INITIAL VELOCITY[İng.] ile/değil/yerine/= BAŞLANGIÇ HIZI
- INITIATOR[İng.] / INITIATEUR[Fr.] / REAKTIONSEINLEITER[Alm.] ile/değil/yerine/= BAŞLATICI
- İNKÂR ETMEK ile ANLAMAK
- İNKÂR ile/ve/değil/yerine OLUMSUZLAMA
( İnkârın inkârı yapılarak ikrâra varılır. )
- İNKAR ile REDDEDİLDİ ile İNKARCI
- İNKARNADİN ile ENKARNE OLMAK ile ENKARNASYON
- İNKİTA[Osm.] / BREAKDOWN[İng.] / DURCHBRUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= KIRILMA/KESİLME
- İNKLINASYON/INCLINATION[İng.] değil/yerine/= EĞİM
- İNKOMPATIBIL/INCOMPATIBLE[İng.] değil/yerine/= UYUŞMAZ, | GEÇİMSİZ
- İNKOMPLET/INCOMPLETE[İng.] değil/yerine/= TAM OLMAYAN | TAMAMLANMAMIŞ
- İNKORPORASYON/INCORPORATION[İng.] değil/yerine/= İÇE KATIM
- INLET[İng.] değil/yerine/= GİRİM
- İNMEK ile TORUNLARI ile İNDİ ile İMAM RIZA'NIN SOYUNDAN ile ALÇALAN ile İNİŞ
- INNER QUANTUM NUMBER[İng.] / INNERE QUANTUM NUMMER[Alm.] ile/değil/yerine/= İÇ KUANTUM SAYISI
- İNOKÜLASYON/INOCULATION[İng.] değil/yerine/= AŞILAMA
- İNOMINA/T / INNOMINATE[İng.] değil/yerine/= ADSIZ
- İNOP./INOPERABIL/INOPERABLE[İng.] değil/yerine/= AMELİYAT EDİLEMEZ
- INORGANIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= İNORGANİK ASİT
- INORGANIC CHEMISTRY[İng.] / CHIMIE MINÉRALE[Fr.] / ANORGANISCHE CHEMIE[Alm.] ile/değil/yerine/= İNORGANİK KİMYA
- INORGANIC LIQUID LASER[İng.] / LASER LIQUIDE INORGANIQUE[Fr.] / ANORGANISCHER FLÜSSIGLASER[Alm.] ile/değil/yerine/= İNORGANİK SIVI LAZER
- INORGANIC PEROXIDE[İng.] / ANORGANISCHE PEROXYDE[Alm.] ile/değil/yerine/= İNORGANİK PEROKSİT
- INORGANIC PIGMENT[İng.] / ANORGANISCHE PIGMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= İNORGANİK PİGMENT
- INORGANIC POLYMER[İng.] / ANORGANISCHE POLYMER[Alm.] ile/değil/yerine/= İNORGANİK POLİMER
- İNORGANİK KİMYA[İng. INORGANIC CHEMISTRY] ile/||/<> ORGANİK KİMYA[İng. ORGANIC CHEMISTRY]
( Genellikle karbon içermeyen, organik olmayan bileşiklerin fiziksel ve kimyasal özelliklerini inceleyen bilim dalıdır. Asitler, bazlar, tuzlar, mineraller, metaller ve ametaller buna örnek olarak verilebilir. İnorganik kimya ya da anorganik kimya; mermerin, seramiklerin, tuzların yapısını da inceler. @@ Temel yapısını karbon atomunun oluşturduğu, karbon atomunun yanında hidrojen, oksijen, azot, fosfor gibi atomları da içeren bileşiklerin fiziksel ve kimyasal özelliklerini inceleyen bilim dalıdır. Organik bileşikler doğada daha çok biyolojik organizmaların yapısında bulunur. Organik bileşiklere olan ilgi geçmişten günümüze giderek artmıştır. Bu bağlamda organik bileşikler laboratuvar ortamında üretilmeye çalışılmıştır. Laboratuvar ortamında üretilen ilk organik bileşik üredir (CH4N2O). Alman kimyager Friedrich Wöhler 1828'de amonyum siyanatı ısıtarak üreyi elde etti. Bu çalışmadan sonra birçok bileşik laboratuvarda yapay olarak üretilebilmektedir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- İNORGANİK KİMYASAL SAVUNMA[İng. INORGANIC CHEMICAL DEFENSE] ile/||/<> ELEMENTSEL SAVUNMA[İng. ELEMENTAL DEFENSE] ile/||/<> KİMYASAL SAVUNMA[İng. CHEMICAL DEFENSE]
( Canlı bir organizma tarafından üretilmeyen, çevreden tedarik edilmesi gereken kimyasal savunma (bknz. elementsel savunma). @@ Topraktan soğurulup bitki kofullarında, göze duvarlarında ve trikomlarda depolanan ve otçulluğu azaltan toksik elementler. @@ Otçulluğu doğrudan caydıran ya da kısıtlayan, kimyasal özelliklere sahip bileşikler ve elementler.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- İNORGANİK[İng.]/ANORGANİK[Fr.] ile/||/<>/> KİMYASAL ile/||/<>/> ORGANİK
( )
( Karbon dışındaki ögelerin bileşiklerini inceleyen kimya dalı. İLE/||/<>/> ... İLE/||/<>/> Karbon bileşiklerini inceleyen kimya dalı. )
- INOSITOL[İng.] ile/değil/yerine/= İNOSİTOL
- İNOTROPİ/INOTROPY[İng.] değil/yerine/= KASILMA GÜCÜ
- İNOTROPİK/INOTROPIC[İng.] değil/yerine/= KASILIM ETKİLER
- İNOVASYON/INNOVATION[İng.] değil/yerine/= YENİLEŞİM
- İNOVATİF/INNOVATIVE[İng.] değil/yerine/= YENİLİKÇİ
- INPUT ADMITTANCE[İng.] / ADMITTANCE DE L'ENTRÉE[Fr.] / INPUT-ADMITTANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= GİRİŞ ADMİTANSI
- INPUT CAPACITANCE[İng.] / CAPACITÉ DE L'ENTRÉE[Fr.] / EINGANGSKAPAZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= GİRİŞ SIĞASI
- INPUT GAP, INPUT INTERVAL[İng.] / INTERVALLE D'ENTRÉE[Fr.] / INPUTABSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= GİRİŞ ARALIĞI
- INPUT IMPEDANCE[İng.] / IMPÉDANCE D'ENTRÉE[Fr.] / INPUT-IMPEDANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= GİRİŞ EMPEDANSI
- INPUT[İng.] / ENTRÉE[Fr.] / INPUT[Alm.] ile/değil/yerine/= GİRİŞ
- INPUT[İng.] değil/yerine/= GİRDİ
- INR/INTERNATIONAL NORMALIZED RATIO[İng.] değil/yerine/= ULUSLARARASI NORMALLEŞTİRİLMİŞ ORAN
- İNŞA EDİLMİŞ ile YERLEŞİK ile YERLEŞİK ÇEK ile DAHİLİ RAF
- İNŞA ETMEK ile KİLDEN BİR DUVAR İNŞA ET ile BİR YUVA İNŞA ETMEK ile İNŞAATÇI ile BİNA ile YAPI TAŞI ile BİNA İNŞAATI ile BİNA CEPHESİ ile BİNALAR
- İNŞAAT CİHAD ile KISITLAMA ile DARALMA ile YORUMLANABİLİR ile İNŞA ETMEK ile BİR DUVAR İNŞA ET ile YAPI ile İNŞAAT SEKTÖRÜ ile İNŞAAT MALZEMELERİ ile İNŞAAT KELİMESİ ile İNŞAAT İŞİ ile YAPICI
- İNSAF ile/ve HAKKÂNİYET
- İNSAF ile/ve/<> YETİNME
- İNSAN BİLİMİ/ANTROPOLOJİ ile İNSANIN GELİŞMESİ BİLİMİ
- İNSAN-I KÂMİL ile/ve İNSAN-I KÂMİL-İ KÜLLÎ
( İNSAN-I KÂMİL: Dünyanın merkezi. )
( KEMÂLE ERMİŞ İNSAN | VARLIK )
- İNSAN(")LAR(") ile/değil/< KİŞİ/LER / BİREY/LER
( İnsan olmayanların[hayvan/bitki/nesne] bulunduğu yerde. İLE/DEĞİL/< Hayvan/bitki/nesnenin bulunmayıp sadece insanın bulunduğu ya da konu edildiği yerde. )
( Soyut, kümeleme ve kümenin "adı/etiketi/rengi". İLE/DEĞİL/< Kümenin öğeleri. )
( "İnsanlar" ve "kişiler" sözcükleri, birbirine benzer anlamları taşısa da önemli bir farkı gösterir. Genel olarak, "insan" ya da "insanlar" sözcüğü daha geniş bir kapsama sahiptir ve tüm insan kümesini, insan olmayanları yani tüm hayvan, bitki ve nesneleri dışarıda bırakacak biçimde tanımlar. "kişiler" sözcüğü daha özel bir anlam taşır ve "insan" kümesinin içinde bulunan bireyleri ya da çoğul olması durumunda belirli bir ya da birkaç topluluğu karşılar.
"İnsanlar doğayı kirletiyor." tümcesi, 8 milyarın tamamının doğayı kirlettiğini yansıtır ya da varsayarken,
"Kişiler, doğayı kirletiyor." tümcesi, belirli bireylerin ya da topluluğun doğayı kirlettiğini tam olarak ya da daha yetkin ve doygun tanımlar.
Bu nedenle, anlamın doğru biçimde aktarılabilmesi için nasıl kullanıldığına olabildiğince özen göstermek gerekir. )
- İNSAN(/TOPLUM) ile/ve DOĞA
( Kişiler, başağa benzer. İçi boşken havadadır, doldukça eğrilir. )
( İnsan doğası, azalıp çoğalmaz. )
( Kişi, doğanın doğal devamıdır. )
( Düşünce rüzgâr, bilgi yelken, insanlık da kayığın kendidir. )
( İNSAN: Başkasına yararı olan. )
( Kişi, Havasız üç dakika, Susuz üç gün, Yemeksiz ancak üç hafta dayanır. )
- İNSAN/KİŞİ ile/ve "AYNA"
( Ayna, görüntüyü yansıtır fakat görüntü, aynayı düzeltmez. )
( Kendinizi, aynadan ve görüntüden ayırd etmeyi öğrenin. )
- İNSAN/KİŞİ ve/<>/= BİLİNÇ/FARKINDALIK
( İNSAN: Varolmayanın, varlaştırılma süreci. )
- İNSAN ile/ve ÂDEM
- İNSAN ile/ve ADEM[Ar.]/YOKLUK
- İNSAN ile HERHANGİ BİR ŞEY('İ)
( Kişi, başlı başına bir şeydir! Hiçbir şeyle karıştırılamaz/karıştırılmamalıdır! )
- İNSAN = HUMAN, MAN[İng.] = HOMME[Fr.] = MENSCH[Alm.] = HOMO[Lat.] = ANTHROPOS[Yun.] = HUMANO/NA[İsp.]
- İNSAN ile İKİ AYAKLI HAYVAN(CANLI)
- İNSAN ile/ve İNSAN-I KÂMİL(/KÂMİL İNSAN/ÂDEM-İ MÂNÂ)
- İNSAN ile İNSANOĞLU ile İNSANLAR ile İNSAN DOĞASI ile İNSAN HAKKI ile İNSAN HAKLARI ile İNSAN HAKLARI KAYDI ile HÜMANİZM ile İNSANLIK ile İNSANCILLAŞTIRMAK ile İNSANCA
- İNSANBİÇİMCİLİK = MÜŞEBBİHE = ANTHROPOMORPHISM[İng.] = ANTHROPOMORPHISME[Fr.] = ANTHROPOMORPHISMUS[Alm.] = ANTHROPOS:İNSAN. MORPHE:BİÇİM[Yun.]
- İNSANBİLİM = BEŞERİYAT = ANTHROPOLOGY[İng.] = ANTHROPOLOGIE[Fr., Alm.] = ANTHROPOS:İNSAN. LOGOS:BİLİM[Yun.] = ANTROPOLOGÍA[İsp.]
- İNSANCILIK = HUMANISM[İng.] = HUMANISME[Fr.] = HUMANISMUS[Alm.] = HUMANUS[Lat.]
- İNSANCILLIK = POLITENESS, COURTESY[İng.] = HUMANITÉ[Fr.] = MENSCHENFEUNDLICHKEIT[Alm.] = HUMANITAS[Lat.]
- İNSANİ ile İNSANCILLIK ile BEŞERİ BİLİMLER ile İNSANLAŞTIRMA
- İNSANİÇİNCİLİK = Lİ-L-BEŞERİYE = ANTHROPOCENTRISM[İng.] = ANTHROPOCENTRISME[Fr.] = ANTHROPOZENTRISMUS[Alm.] = ANTHROPOS-KHENTRON[Yun.]
- İNSANIN/KİŞİNİN DOĞUMU ile HAYVANIN DOĞUMU
- İNSANLIK DIŞI ile İNSANLIK DIŞI ile İNSANLIK DIŞI
- İNSANLIK = BEŞERİYET, İNSANİYET = HUMANITY[İng.] = HUMANITÉ[Fr.] = HUMANITÄT, MENSCHHEIT[Alm.] = HUMANITAS[Lat.]
- INSEKTISIT/INSECTICIDE[İng.] değil/yerine/= BÖCEKKIRAN
- INSEMINASYON/INSEMINATION[İng.] değil/yerine/= TOHUMLAMA
- İNSİDANS/INCIDENCE[İng.] değil/yerine/= GÖRÜLME SIKLIĞI
- INSİZYON/INCISION[İng.] değil/yerine/= KESİ
- INSOLUBLE SUBSTANCE[İng.] / ÇÖZÜNMEYEN NESNE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜNMEYEN NESNE
- INSOLUBLE[İng.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜNMEZ, ÇÖZÜNMEYEN
- İNSOMNİ/INSOMNIA[İng.] değil/yerine/= UYKUSUZLUK, UYUYAMA, UYKU YİTİMİ, UYKU ZORU
- INSPEKSİYON/INSPECTION[İng.] değil/yerine/= GÖZLE İZLEME
- INSPIRASYON/INSPIRATION[İng.] değil/yerine/= SOLUKALIM
- INSPIRATUVAR/INSPIRATORY[İng.] değil/yerine/= SOLUKALIM İLİŞKİLİ
- INSPIRYUM/INSPIRIUM[İng.] değil/yerine/= SOLUKALIM
- INSPISSATION[İng.] / VERDICKUNG, DICKWERDEN[Alm.] ile/değil/yerine/= YOĞUNLAŞTIRMA
- INSTABIL/INSTABLE[İng.] değil/yerine/= DENGESİZ
- INSTABILITE/INSTABILITY[İng.] değil/yerine/= DENGESİZLİK
- INSTABILITY[İng.] / INSTABILITÉ[Fr.] / INSTABILITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= KARARSIZLIK
- INSTANTANEOUS ACOUSTIC PRESSURE[İng.] / PRESSION ACOUSTIQUE INSTANTANÉE[Fr.] / BLITZSCHNELLER AKUSTISCHER DRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= ANLIK AKUSTİK BASINÇ
- INSTANTANEOUS AXIS[İng.] ile/değil/yerine/= ANLIK EKSEN
- INSTANTANEOUS FREQUENCY[İng.] / FRÉQUENCE INSTANTANÉE[Fr.] / AUGENBLICKSFREQUENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ANLIK FREKANS
- INSTANTANEOUS NEUTRONS[İng.] / NEUTRONS PROMPTS[Fr.] / PROMPTE NEUTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ANLIK NÖTRONLAR
- INSTANTANEOUS REACTIVE DEVICE[İng.] / APPAREIL RÉACTIF INSTANTANÉ[Fr.] / AUGENBLICKLICHE REAKTIVGERÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ANLIK TEPKİLİ AYGIT
- INSTANTANEOUS[İng.] / INSTANTANÉ[Fr.] / AUGENBLICKLICH, MOMENTAN[Alm.] ile/değil/yerine/= ANLIK
- INSTANTON[İng.] / INSTANTON[Fr.] / INSTANTON[Alm.] ile/değil/yerine/= İNSTANTON
- INSTRUMENTAL DEVIATIONS FROM BEER'S LAW[İng.] ile/değil/yerine/= BEER YASASINDAN/KANUNUNDAN ARAÇSAL SAPMALAR
- INSÜFLATÖR/INSUFFLATOR[İng.] değil/yerine/= GAZ ÜFLEYİCİ
- INSULA[İng.] değil/yerine/= ADACIK
- INSULIN[İng.] / INSULINA[Fr.] / INSULIN[Alm.] ile/değil/yerine/= İNSULİN
- İNTAKT/İNTACT[İng.] değil/yerine/= ETKİLENMEMIŞ
- İNTEGRAL ile İNTEGRAL HESABI ile AYRILMAZ PARÇA ile İNTEGRAND ile ENTEGRE ETMEK ile ENTEGRE ile ENTEGRASYON ile BÜTÜNLÜK
- INTEGRATING CIRCUIT[İng.] ile/değil/yerine/= TÜMLEŞTİREN DEVRE
- İNTEGRAZ[İng. INTEGRASE] ile/||/<> İNTERPOLASYON[İng. INTERPOLATION]
( Bir profaj ve bakteri kromozomu bulunduran, bölgeye özel rekombinasyonları katalizleyen enzim. @@ Bilinen veri noktaları arasındaki değerleri tahmin etmek ya da hesaplamak için kullanılan matematiksel bir yöntem. Temel olarak, veri noktaları arasında bir işlev tanımlayarak, bu işlev yardımıyla eksik ya da bilinmeyen ara değerleri bulmayı sağlar.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
(1996'dan beri)