Bugün[02 Nisan 2026]
itibarı ile 23.947 başlık/FaRk ile birlikte,
23.947 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(41/97)


- HOOD[İng.] / SCHUTZHAUBE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKEROCAK


- HOOKE'S LAW[İng.] / LOI DE HOOKE[Fr.] / HOOKESCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= HOOKE YASASI


- HOOKEAN SOLID[İng.] / SOLIDE DE HOOKE[Fr.] / HOOKESCHER KÖRPER[Alm.] ile/değil/yerine/= HOOKE KATISI


- HOP OIL[İng.] / HOPFEN ÖL[Alm.] ile/değil/yerine/= ŞERBETÇİOTU YAĞI


- HOPANOİT[İng. HOPANOID] ile/||/<> STEROL

( Bazı bakterilerde bulunan; katı düzlemsel moleküller ökaryotlardaki sterollerin yapısal analoğudur. (Sterol; ökaryot zarlarını güçlendiren yapılar) @@ Ökaryotların ve bir kaç prokaryotun göze zarını kuvvetlendiren hidrofobik, çoklu halkalı yapılar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HOPKINSON'S COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT D'HOPKINSON[Fr.] / HOPKINSON-KOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= HOPKİNSON KATSAYISI


- HOPKINSON'S LAW[İng.] / LOI D'HOPKINSON[Fr.] / HOPKINSON-GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= HOPKİNSON YASASI


- HOPS[İng.] / HOUBLON[Fr.] / HOPFEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ŞERBETÇİOTU


- HOR GÖRMEK ile KENDİNİ HOR GÖRMEK

( ZİLLET: Hakirlik, horluk, aşağılık, alçaklık. )


- HORGÖRÜ ile/yerine HOŞGÖRÜ

( Hor görme! Hor gördüğüne muhtaç olursun. )

( Güçlü bir zihin hoşgörülü, dar bir zihin horgörülü olur. )


- HORİZONTAL[İng.] değil/yerine/= YATAY, ÇEVREN


- HORMON[İng. HORMONE] ile/||/<> ADRENALİN[İng. ADRENALINE] ile/||/<> ALDOSTERON[İng. ALDOSTERONE] ile/||/<> ANDROJEN[İng. ANDROGEN] ile/||/<> ANDROPOZ[İng. ANDROPAUSE] ile/||/<> MENOPOZ[İng. MENOPAUSE] ile/||/<> NOREPİNEFRİN[İng. NOREPINEPHRINE] ile/||/<> SEMPATİK SİNİR SİSTEMİ[İng. SYMPHATETIC NERVOUS SYSTEM] ile/||/<> TESTOSTERON[İng. TESTOSTERONE]

( Hormonlar, vücudun kimyasal habercileridir ve endokrin sistemin bir parçasıdır. Endokrin bezleri, vücudumuzun büyük sistemlerinin çoğunun dokularına ve organlarına kan akışı olan hormonlar üretir. Endokrin sistem, kalp atış hızını, metabolizmayı, iştah, ruh hali, cinsel fonksiyon, üreme, büyüme ve gelişme, uyku döngüsü gibi şeyleri kontrol eder. @@ Adrenal bezlerin ürettiği hormona verilen addır. Korku ve kaçış anlarında kana bol miktarda karışır. "Epinefrin" olarak da isimlendirilmektedir. @@ Almanca Aldosteron Fransızca Aldostérone Vücuttaki su ve tuz dengesinin ayarlanmasında görev alan steroid yapılı hormon. Böbrek üstü bezlerinin kabuk bölgesinden salgılanır. Kandaki sodyum ve potasyum dengesini ayarlayarak kan basıncının düzenlenmesini sağlar. Kanda bulunma miktarının normal seviyenin altında ya da üstünde olması sağlık sorunlarına yol açabilir. Ayrıca böbreklerdeki suyun geri emiliminin ayarlanmasını sağlar. @@ Erkeklik ile ilişkilendirilen vücut gelişimi, kıl uzaması, ses kalınlaşması gibi özellikleri oluşturan ya da bu özelliklerin gelişmesini uyaran bir kimyasala verilen genel addır. Kimi zaman erkek cinsiyet hormonu testosteron ile eş anlamda kullanılır. @@ Erkeklik hormonu olan testosteronun azalmasıyla ilişkili bir durumdur. Menopozdan farklı olarak testosterondaki azalma ve semptomların gelişimi, kadınlarda meydana gelenden daha kademelidir. 50'li yaşlarındaki erkeklerin yaklaşık %30'u, düşük testosteron düzeylerinin neden olduğu andropoz semptomları yaşamaktadır. Andropoz yaşayan bir kişi, durumla ilgili bazı semptomlara sahip olabilir ve uygun tedavi olmaksızın osteoporoz gibi diğer ciddi sağlık durumları riski altında olabilir. @@ Kadınlarda düşük hormon seviyeleri nedeniyle menstrüasyonun (adet kanamalarının) durduğu zamandır. Genellikle 45 ila 55 yaş arasında gerçekleşir. @@ Sempatik sinir sisteminde bir nörotransmitter olarak işlev gören, doğal olarak oluşan katekolamin hormonudur. Noradrenalin olarak da bilinir. Norepinefrin ya da noradrenalin, böbreklerin üstünde bulunan şapka benzeri adrenal bezlerden salgılanır. Vücudun “savaş ya da kaç” tepkisinde önemli bir rol oynar. Bir ilaç olarak norepinefrin; sınırlı, kısa süreli ciddi sağlık durumlarında kan basıncını yükseltmek ve korumak için kullanılır. Kimyasal formülü C8H11NO3 olan norepinefrinin molar kütlesi 169.18 g/mol'dür. @@ Vücudun stresli durumlarla başa çıkmasına yardımcı olan ve "savaş ya da kaç" tepkisini etkinleştiren sinir sistemidir. Sempatik sinir sistemi, tehlikeli ya da zorlu durumlarda vücudun uyanık kalmasını sağlar. Bu sistem, bir stres hormonu olan adrenalinin salınımını artırır ve kaslara daha fazla kan ve oksijen pompalanmasını sağlar. @@ Testosteron, cinsel ve üreme gelişiminde önemli olan bir erkek cinsiyet hormonudur. Kadınlar yumurtalıklarda ve adrenal bezlerde testosteron üretir fakat seviyesi erkeklerin yaklaşık onda biri ile yirmide biri kadardır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HORMONES[İng.] / HORMONES[Fr.] / HORMONE[Alm.] ile/değil/yerine/= HORMONLAR


- HORN[İng.] / HORN[Alm.] ile/değil/yerine/= BOYNUZ


- HORN[İng.] değil/yerine/= BOYNUZ


- HOROZ ile HOROZ DÖVÜŞÇÜSÜ ile HOROZ DÖVÜŞÜ ile HOROZ ile HOROZİBİĞİ ile YARAK VURUŞU ile UKALA


- HOROZ ile/ve/<> TAVUK

( Şehveti simgeler. İLE/VE/<> ... )

( ... ile/ve/<> TOK[Tuna Bulgarları'na ait kitâbelerde] )

( Horoz ile/ve/<> Tavuk )

( image )


- HORSE OIL[İng.] / PFERDE ÖL[Alm.] ile/değil/yerine/= AT YAĞI


- HORSEPOWER[İng.] / PUISSANCE EN CHEVAUX[Fr.] / PFERDESTÄRKE[Alm.] ile/değil/yerine/= BEYGİR GÜCÜ


- HORSESHOE MAGNET[İng.] / AIMANT EN FER DU CHEVAL[Fr.] / HUFEISENMAGNET[Alm.] ile/değil/yerine/= AT NALI MIKNATIS/I


- HOŞ SÖZ ile/ve/<> HOŞ EYLEM


- HOŞGÖRÜ/İYİGÖRÜ = MÜSAMAHA, TESAMUH = TOLERANS[İng. < TOLERANCE] = TOLÉRANCE[Fr.] = TOLERANZ[Alm.] = TALERANTIA < TOLERARE[Lat.]


- HOŞGÖRÜ ile HOŞGÖRÜLÜ ile HOŞGÖRÜYLE


- HOŞGÖRÜ ile/> İHÂNET

( Fazla hoşgörü, ihânete girer. )


- HOŞGÖRÜ ile İKİYÜZLÜLÜK

( İkiyüzlülük yapan, özgür olamaz. )


- HOŞGÖRÜ ile/ve/değil/yerine İMAN


- HOŞGÖRÜ ve ÖZGÜVEN


- HOŞGÖRÜLÜ OLMAK ile HOŞGÖRÜLÜ


- HOŞNUTSUZLUK ile BAĞLANTISINI KESMEK ile AYRILMA


- HOŞNUTSUZLUK ile HOŞNUTSUZ ile HOŞNUTSUZLUK


- HOST SPECIES[İng.] değil/yerine/= KONAK TÜR

( Türdiriltimi çalışmalarında üreme organları klonlanan hayvanla aynı olan türler. Konak türün klonlanacak hayvana benzemesi önemli değildir. Örneğin kuşlar üzerindeki türdiriltimi çalışmalarında klonlama işlemi yapılırken sadece gonad klonlanmaktadır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HOST[İng.] değil/yerine/= KONAKÇI


- HOSTILITE/HOSTILITY[İng.] değil/yerine/= DÜŞMANLIK


- HOT ATOM[İng.] / ATOME CHAUD[Fr.] / HEISSES ATOM[Alm.] ile/değil/yerine/= SICAK ATOM


- HOT CARRIER[İng.] / PORTEUR CHAUD[Fr.] ile/değil/yerine/= SICAK TAŞIYICI


- HOT CELL[İng.] / CELLULE CHAUDE[Fr.] / HEISSE ZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= SICAK GÖZE/HÜCRE


- HOT ELECTRON[İng.] / ÉLECTRON CHAUD[Fr.] / HEISSES ELEKTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= SICAK ELEKTRON


- HOT HOLE[İng.] / TROU CHAUD[Fr.] ile/değil/yerine/= SICAK DEŞİK


- HOT JUNCTION[İng.] / JONCTION CHAUDE, JOINTURE CHAUDE[Fr.] / HEISSE KONTAKTSTELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= SICAK EKLEM


- HOT LABORATORY[İng.] / LABORATOIRE CHAUD[Fr.] / HEISSES LABOR[Alm.] ile/değil/yerine/= SICAK LABORATUVAR


- HOT WIRE AMMETER[İng.] / HITZDRAHTAMPEREMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= SICAK TELLİ AKIMÖLÇER


- HOVARDA/LIK ile/ve/||/<> ÇAPKIN/LIK

( Zevki için para harcamaktan kaçınmayan/kaçınmama. | Çapkın/lık. İLE Geçiçi, kısa süreli aşklar peşinde koşan/koşmak. )

( ... @@ Her ne kadar erillere atfedilse de karar verenler ve/ya da kabul edenler dişiller olduğundan dolayı erillerin çok fazla belirleyicilikleri yoktur. )


- HT/HİPERTANSİYON HYPERTENSION[İng.] ile/||/<>/>< HİPOTANSİYON HYPOTENSION[İng.]

( Yüksek kan basıncı durumu. İLE/||/<>/>< Düşük kan basıncı durumu. )


- HTBS/MAP BASED INFORMATION SYSTEM[İng.] değil/yerine/= HARİTA TABANLI BİLGİ DÜZENİ


- HTF ISLANDS[İng.] değil/yerine/= HTF ADACIKLARI

( Genomun metile edilmemiş, CpG bakımından zengin bölümleri. %80’i genel olarak temel genler olmak üzere, genlerde ve çevrelerinde bulunur. MHC genlerinin çoğunun Htf adacıklarının yakınlarında olmadığı tespit edilmiştir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HTK/HCT/HEMATOKRIT HEMATOCRIT[İng.] değil/yerine/= ALYUVAR YÜZDESİ


- HTMS/PATIENT TRACKING INTERVENTION SYSTEM[İng.] değil/yerine/= HASTA TAKİP MÜDAHALE DÜZENİ


- HTS/RAPID TREATMENT SYSTEM[İng.] değil/yerine/= HIZLI TEDAVİ DÜZENİ


- HTTP/HYPERTEXT TRANSFER PROTOCOL[İng.] değil/yerine/= ÜST METİN AKTARIM PROTOKOLÜ


- HUBER KÖŞKÜ ile/= CUHMURBAŞKANLIĞI KÖŞKÜ

( 1985'ten sonra kamulaştırılarak Cumhurbaşkanlığı Köşkü olarak kullanılmaktadır. )


- HÜBL'S REAGENT[İng.] / HÜBL REAGENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= HÜBL AYIRACI


- HÜBNER RHOMB[İng.] / LOSANGE DE HÜBNER[Fr.] ile/değil/yerine/= HÜBNER EŞKENAR DÖRTGENİ


- HÜCKEL THEORY[İng.] ile/değil/yerine/= HÜCKEL KURAMI


- HÜCRE İÇİ ile İNATÇI


- HÜCRE KÜLTÜRÜ[İng. CELL CULTURE] ile/||/<> HÜCREDIŞI ORTAMI[İng. EXTRACELLULAR MATRIX]

( Hayvan ya da bitki dokularının canlılardan çıkarılıp, uygun besi ortamlarında ve uygun yaşam koşullarında (Hayvan gözeleri için 37 santigrat sıcaklıkta %95 hava %5 CO2 ortamda) büyümelerine devam etmesine olanak sağlayan göze topluluklarıdır. Laboratuvarda in vitro ortamda yapılan bu düzene göze kültürü denir. @@ Hayvanların (özellikle memelilerin) dokularında, gözeleri çevreleyen ve destekleyen, çok çeşitli karmaşık yapıyı içinde bulunduran; bağ dokuları, kollajen, elastik, fibrillin, fibronektin ve laminin ile GAG (glikozaminoglikan olarak adlandırılan) şekerlerinin bulunduğu, gözenin zarının dışında kalan bölgedir. Hayvanlardaki bağ dokusunun belirleyici yapısıdır. Aşağıdaki görselde, alt kısımda göze ve göze zarı, üst kısımda ise Hücredışı Ortam görünmektedir:

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HÜCRE[Ar.]/CELL[İng.] değil/yerine/= GÖZE


- HÜCRE ile KİLER ile ÇELLİST


- HÜCRESEL ile HÜCRE ile SELÜLOZ


- HUDÛD-İ TANÎN[Osm.] / RESONANCE LINES[İng.] / RAIES DE RÉSONANCE[Fr.] / RESONANZLINIEN[Alm.] ile/değil/yerine/= REZONANS ÇİZGİLERİ


- HÜKÜM VERMEK ile HÜKÜM


- HÜKÜMET[Ar.]/KABİNE[Fr./İng.] değil/yerine/= YÖNETKE


- HÜKÜMET ile HANEDAN


- HUM[İng.] ile/değil/yerine/= UĞULTU


- HUME ÇATALINDA:
OLGULAR, OLGU DURUMLARI ile/ve/||/<> DÜŞÜNCELERİN BAĞINTILARI


- HUME-ROTHERY PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE DE HUME-ROTHERY[Fr.] ile/değil/yerine/= HUME-ROTHERY İLKESİ


- HUME-ROTHERY RULE[İng.] / HUME-ROTHERY REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= HUME-ROTHERY KURALI


- HUMERUS[İng.] değil/yerine/= PAZU KEMİĞİ

( Pazu kemiği ya da Latince adıyla humerus, omuz ve ön kol arasındaki uzun kemiktir. Kürek kemiği ile ön kol kemiklerini birbirine bağlar. Humerus, Latince’de omuz ya da üst kol anlamına gelmektedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HUMIC ACID[İng.] / ACID HUMIQUE[Fr.] / HUMINSÄUREN, HUMUSSÄUREN[Alm.] ile/değil/yerine/= HÜMİK ASİT


- HUMIDITY CAPACITOR[İng.] / CONDENSATEUR DE L'HUMIDITÉ[Fr.] / FEUCHTIGKEITSKONDENSATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= NEM SIĞACI


- HÜMORAL/HUMORAL[İng.] değil/yerine/= SALGISAL


- HUMPHREYS SERIES[İng.] / SÉRIES D'HUMPHREYS[Fr.] ile/değil/yerine/= HUMPHREYS DİZİLERİ


- HUMUS[İng.] / HUMUS[Fr.] / HUMUS[Alm.] ile/değil/yerine/= HUMUS


- HUMZ[Osm.] / OXIDE[İng.] / OXYDE[Fr.] / OXID[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİT


- HUND'S RULES[İng.] / RÈGLES DE HUND[Fr.] / HUNDSCHE REGELN[Alm.] ile/değil/yerine/= HUND KURALLARI


- HUNİ ile BÜHNER HUNİSİ

( ... İLE Üzerine süzgeç kâğıdının olduğu gibi yerleştirileceği tabanı bulunan, porselenden yapılmış huni. )


- HUNİ ile HUNİ BİÇİMİ


- HÜNNAP ile HÜNNAP KIRMIZISI


- HÜNSÂ/AMPHOTERIC/HERMAPHRODITE[İng.]/MİZVÂCE -ile

( HEM DİŞİLİK, HEM ERİLLİK ALÂMETİ BULUNAN (HÜNSÂ-Yİ RECÛLÎ/HÜNSÂ-Yİ NİSÂÎ) )


- HURMA[Fars.] ile TRABZON HURMASI/ASYA/JAPON HURMASI/TAZE HURMA/CENNET ELMASI

( Hurma ağacı. | Palmiyegillerin eski çağlardan beri Kuzey Afrika'da kültürü yapılan, yemişlerinden yararlanılan, gövdesi uzun, yaprakları büyük ve dikenli bir ağaç. | Bu ağacın tatlı meyvesi. İLE Abanozgillerden, 15 metre kadar yükselebilen büyük bir ağaç. | Bu ağacın elma büyüklüğünde, turuncu renkte, hamken kekre olan, olgunlaştığında tatlılaşan meyvesi. )


- HURRA[İng.] değil/yerine/= YAŞA!


- HÜSEYİN ile HÜSEYİN AĞA ile HÜSEYİN ALİ ile HÜSEYİN GHOLİ


- HUYGENS EYEPIECE[İng.] / OCULAIRE D'HUYGENS[Fr.] / HUYGENS-OKULAR[Alm.] ile/değil/yerine/= HUYGENS GÖZMERCEĞİ


- HUYGENS' PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE D'HUYGENS[Fr.] / HUYGENSSCHES PRINZIP[Alm.] ile/değil/yerine/= HUYGENS İLKESİ


- HUYSUZLUK ile HUYSUZ


- HÜZÜN VE ÜZÜNTÜ ile/ve ÜMİT VE KAYGI

( Geçmişte. İLE/VE Gelecekte. )

( AHZEN: Çok hüzünlü, kederli. )

( In the past. vs./AND In the future. )


- HÜZÜN = MELANCHOLY[İng.] = MÉLANCOLIE[Fr.] = MELANCHOLIE[Alm.] = MELANCHOLIA[Lat.]


- HÜZÜN ile/ve/değil MUHABBET


- HYBRID ORBITAL[İng.] / HYBRIDE ORBITAL[Fr.] / HYBRID ORBITALE[Alm.] ile/değil/yerine/= MELEZ ORBİTAL


- HYBRID ZONE[İng.] değil/yerine/= HİBRİT BÖLGE

( Türleşmiş, farklılaşmış popülasyonların birbirleriyle çiftleştikleri coğrafi bölgelerdir. Türleşme tamamen gerçekleşmediği için ya da farklı tür olmalarına karşın türlerin modern tür tanımı dahilinde çiftleşebilmeleri sonucunda oluşur. Bu alanda bol miktarda farklı türlerin çiftleşmesi sonucu oluşan melez birey bulunur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HYBRID[İng.] / HYBRIDE[Fr.] / HYBRID[Alm.] ile/değil/yerine/= MELEZ


- HYBRIDIZATION[İng.] / HYBRIDATION[Fr.] / HYBRIDISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= MELEZLEŞME


- HYDR-[İng.] ile/değil/yerine/= HİDR-


- HYDRATE ISOMERISM[İng.] ile/değil/yerine/= HİDRAT İZOMERİ


- HYDRATE[İng.] / HYDRATE, HYDRATÉ[Fr.] / HYDRAT[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDRAT, SULU, HİDRALL


- HYDRATED, HYDROUS[İng.] / HYDRATISIERT, WASSERHALTIG[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDRATLI, SULU


- HYDRATION, IMIDAZOLEDIONE[İng.] / HYDRATATION[Fr.] / HYDRATION, HYDRATATION[Alm.] ile/değil/yerine/= İMİDAZOLİDİON, HİDRASYON, HİDRATASYON


- HYDRAULIC[İng.] / HYRAULIQUE[Fr.] / HYDRAULISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROLİK


- HYDRAZINE[İng.] / HYDRAZINE[Fr.] / HYDRAZIN[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDRAZİN


- HYDRAZO-[İng.] / HYDRAZO-[Fr.] / HYDRAZO-[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDRAZO-


- HYDRAZONE[İng.] / HYDRAZONE[Fr.] / HYDRAZONE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDRAZON


- HYDRIDE[İng.] / HYDRURE[Fr.] / HYDRID[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDRÜR


- HYDRO-[İng.] / HYDRO-[Fr.] / HYDRO-[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDRO-


- HYDROBROMIC ACID[İng.] / ACIDE HYDROBROMIQUE[Fr.] / BROMWASSERTSTOFFSAURE, HYDROBROMSAURE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROBROMİK ASİT


- HYDROCARBON, CARBON HYDRIDE[İng.] / HYDROCARBURE, CARBURE D'HYDROGÈNE[Fr.] / KOHLENWASSERSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROKARBON, KARBONHİDRÜR


- HYDROCELLULOSE[İng.] / HYDROCELLULOSE[Fr.] / HYDROZELLULOSE, HYDROCELLULOSE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROSELÜLOZ


- HYDROCORTISONE, 17-HYDROXYCORTICOSTERONE[İng.] / HYDROCORTISONE[Fr.] / HYDROCORTISON[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROKORTİZON


- HYDROCRACKING[İng.] / HYDROCRACKEN[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROKRAKİNG


- HYDROCYANIC ACID, PRUSSIC ACID[İng.] / ACIDE CYANHYDRIQUE[Fr.] / BLAUSÄURE, CYANWASSERSTOFFSAURE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROSİYANİK ASİT


- HYDRODYNAMIC INSTABILITY[İng.] / INSTABILITÉ HYDRODYNAMIQUE[Fr.] / HYDRODYNAMISCHE INSTABILITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDRODİNAMİK KARARSIZLIK


- HYDRODYNAMICS[İng.] / HYDRODYNAMIQUE[Fr.] / HYDRODYNAMIK[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDRODİNAMİK


- HYDRODYNAMOMETER[İng.] ile/değil/yerine/= HİDRODİNAMOMETRE


- HYDROFLUOSILICIC ACID, HEXAFLUOROSILICIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= HİDROFLOSİLİK ASİT, HEKZAFLOROSİLİK ASİT


- HYDROFORMING[İng.] / HYDROFORMING[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROFORMİNG


- HYDROGEN BOMB[İng.] / BOMBE D'HYDROGÈNE[Fr.] / H-BOMBE, WASSERSTOFFBOMBE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN BOMBASI


- HYDROGEN BOND[İng.] / LIAISON D'HYDROGÈNE[Fr.] / WASSERSTOFFBINDUNG, WASSERSTOFFBRÜCKE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN BAĞI


- HYDROGEN CYANIDE LASER[İng.] / LASER À CYANURE D'HYDROGÈNE[Fr.] / WASSERSTOFFCYANIDLASER[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN SİYANÜR LAZERİ


- HYDROGEN CYCLE[İng.] / CYCLE DE L'HYDROGÈNE[Fr.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN ÇEVRİMİ


- HYDROGEN DISCHARGE LAMP[İng.] / LAMPE À DÉCHARGE À HYDROGÈNE[Fr.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN BOŞALMA LAMBASI


- HYDROGEN ELECTRODE[İng.] / ÉLECTRODE À HYDROGÈNE[Fr.] / WASSERSTOFFELEKTRODE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN ELEKTRODU


- HYDROGEN EQUIVALENT[İng.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN EŞDEĞERİ


- HYDROGEN ION CONCENTRATION, POTENTIAL OF HYDROGEN[İng.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN İYONU DERİŞİMİ, PH


- HYDROGEN ION, PROTON[İng.] / PROTON[Fr.] / WASSERSTOFFION[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN İYONU, PROTON


- HYDROGEN LASER[İng.] / LASER À HYDROGÈNE[Fr.] / WASSERSTOFFLASER[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN LAZERİ


- HYDROGEN LINE[İng.] / RAIE DE L'HYDROGÈNE[Fr.] / WASSERSTOFFLINIE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN ÇİZGİSİ


- HYDROGEN MASER[İng.] / MASER À HYDROGÈNE[Fr.] / WASSERSTOFFMASER[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN MAZERİ


- HYDROGEN OXIDE, WATER[İng.] / WASSERSTOFFOXYD, WASSER[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN OKSİT, SU


- HYDROGEN SELENIDE[İng.] / SELENWASSERSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN SELENÜR


- HYDROGEN SPECTRUM[İng.] / SPECTRE DE L'HYDROGÈNE[Fr.] / WASSERSTOFFSPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN TAYFI/SPEKTRUMU


- HYDROGEN SULFIDE, HYDROGEN SULPHIDE[İng.] / HYDROGÈNE SULFURÉ[Fr.] / SCHWEFELWASSERSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN SÜLFÜR


- HYDROGEN TELLURIDE[İng.] / TELLURWASSERSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN TELLÜRÜR


- HYDROGENITE[İng.] ile/değil/yerine/= HİDROJENİT


- HYDROLOGIC CEMENT[İng.] / HYDROLISCHER ZEMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROLİK ÇİMENTO


- HYDROLOGIC PRESS[İng.] / HYDROLISCHE PRESSE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROLİK PRES


- HYDROLOGY[İng.] ile/değil/yerine/= HİDROLOJİ


- HYDROLYSIS[İng.] / HYDROLYSE[Fr.] / HYDROLYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROLİZ


- HYDROMECHANICS[İng.] / HYDROMÉCANIQUE[Fr.] / HYDROMECHANIK[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROMEKANİK


- HYDROMETALLURGY[İng.] / HYDROMÉTALLURGIE[Fr.] / HYDROMETALLURGIE, NASSMETALLURGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROMETALURJİ


- HYDRONE[İng.] ile/değil/yerine/= HİDRON


- HYDRONIUM ION[İng.] / HYDRONIUMION[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDRONYUM İYONU


- HYDRONIUM[İng.] / HYDRONIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDRONYUM


- HYDROPHILE[İng.] ile/değil/yerine/= HİDROFİL, SU SEVEN


- HYDROPHOBIC[İng.] / HYDROPHOBE[Fr.] / HYDROPHOB[Alm.] ile/değil/yerine/= SU SEVMEYEN/SEVMEZ, HİDROFOB


- HYDROSOL[İng.] / HYDROSOL[Fr.] / HYDROSOL[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROSOL


- HYDROSPHERE[İng.] ile/değil/yerine/= HİDROSFER


- HYDROSTATIC EQUATION[İng.] / ÉQUATION HYDROSTATIQUE[Fr.] / HYDROSTATISCHE GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROSTATİK DENKLEM


- HYDROSTATIC PRESSURE[İng.] / PRESSION HYDROSTATIQUE[Fr.] / HYDROSTATISCHER DRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROSTATİK BASINÇ


- HYDROTHERAPY[İng.] ile/değil/yerine/= HİDROTERAPİ


- HYDROXIDE[İng.] / HYDROXYD[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROKSİT


- HYDROXOCOBALAMIN[İng.] ile/değil/yerine/= HİDROKSOKOBALAMİN


- HYDROXONIUM[İng.] ile/değil/yerine/= HİDROKSONYUM


- HYDROXY ACID[İng.] ile/değil/yerine/= HİDROKSİ ASİT


- HYDROXY-[İng.] ile/değil/yerine/= HİDROKSİ-


- HYDROXY, OXY-[İng.] ile/değil/yerine/= HİDROKSİ-, OKSİ-


- HYDROXYAPATITE[İng.] ile/değil/yerine/= HİDROKSİAPATİT


- HYDROXYL[İng.] ile/değil/yerine/= HİDROKSİL


- HYDROXYLAMINE[İng.] / HYDROXYLAMINE[Fr.] / HYDROXYLAMIN[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROKSİLAMİN


- HYGROMETRIC PAPER[İng.] ile/değil/yerine/= HİGROMETRİK KÂĞIT


- HYGROMETRY, HYGROSCOPY[İng.] / HYGROMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİGROMETRİ


- HYGROSCOPIC[İng.] / HYDROSCOPIQUE[Fr.] / WASSERAUFNEHMEND, HYGROSKOPISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= NEM ÇEKEN/ÇEKER/ÇEKİCİ


- HYPER-[İng.] / HYPER-[Fr.] / HYPER-[Alm.] ile/değil/yerine/= HİPER-


- HYPERCHARGE, OVERLOAD[İng.] / SURCHARGE[Fr.] / ÜBERLADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AŞIRI YÜK


- HYPERCONJUGATION[İng.] / HYPERCONJUGATION[Fr.] / HYPERKONJUGATION[Alm.] ile/değil/yerine/= AŞIRI BAĞLANMA, HİPERKONJUGASYON


- HYPERFINE STRUCTURE[İng.] / STRUCTURE HYPERFINE[Fr.] / HYPERFEINSTRUKTUR[Alm.] ile/değil/yerine/= AŞIRI İNCE YAPI


- HYPERFOCAL DISTANCE[İng.] / DISTANCE HYPERFOCALE[Fr.] ile/değil/yerine/= AŞIRI ODAK UZAKLIĞI


- HYPERFREQUENCY WAVES[İng.] ile/değil/yerine/= ÇOK YÜKSEK FREKANSLI DALGALAR


- HYPERON[İng.] / HYPERON[Fr.] / HYPERON[Alm.] ile/değil/yerine/= HİPERON


- HYPEROXIDE ION, SUPEROXIDE[İng.] ile/değil/yerine/= HİPEROKSİT İYONU


- HYPERSONIC[İng.] / HYPERSONIQUE[Fr.] / HYPERSCHALL[Alm.] ile/değil/yerine/= HİPERSONİK


- HYPERTONIC[İng.] ile/değil/yerine/= HİPERTONİK


- HYPHENATED METHODS[İng.] ile/değil/yerine/= BİRLEŞİK YÖNTEMLER, İKİLİ YÖNTEMLER


- HYPNOTIC[İng.] / HYPNOTISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= UYUTUCU, HİPNOTİK


- HYPO-[İng.] / HYPO-[Fr.] / HYPO-[Alm.] ile/değil/yerine/= HİPO-


- HYPOBROMITE[İng.] ile/değil/yerine/= HİPOBROMİT


- HYPOBROMOUS ACID[İng.] ile/değil/yerine/= HİPOBROMÖZ ASİT


- HYPOCHLOROUS ACID[İng.] ile/değil/yerine/= HİPOKLORÖZ ASİT


- HYPOPHOSPHATE[İng.] ile/değil/yerine/= HİPOFOSFAT


- HYPOSULFITE PROCESS[İng.] ile/değil/yerine/= HİPOSÜLFİT SÜRECİ


- HYPOSULFITE[İng.] ile/değil/yerine/= HİPOSÜLFİT


- HYPOSULFURIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= HİPOSÜLFÜRİK ASİT


- HYPOTHESIS[İng.] / HYPOTHÈSE[Fr.] / VERAUSSETZUNG, ANNAHME[Alm.] ile/değil/yerine/= HİPOTEZ


- HYPOTONIC[İng.] ile/değil/yerine/= HİPOTONİK


- HYSTERESIS LOSS[İng.] ile/değil/yerine/= ERESİM KAYBI


- HYSTERESIS[İng.] / HYSTERESE[Alm.] ile/değil/yerine/= ERESİM/HİSTEREZİS


- HYZONE[İng.] ile/değil/yerine/= HİZON


- HZ. ÂDEM


- HZ. İSA


- HZ. MUHAMMED


- HZ. MUSA


- I-TYPE SEMICONDUCTOR[İng.] ile/değil/yerine/= İ-TİPİ YARIİLETKEN


- I.C.T. COEFFICIENT[İng.] ile/değil/yerine/= I.C.T. KATSAYISI


- IABP/INTRAAORTIC BALLOON PUMP INTRAAORTIC[İng.] değil/yerine/= BALON POMPASI, AORT İÇİ BALON POMPASI, ANA ATARDAMAR İÇİ BALON POMPASI


- İADE[Ar. < AVD] >< MÜSÂDERE[Ar. < SUDÛR | çoğ. MÜSÂDERÂT]

( Geri gönderme/çevirme. | Eski/önceki durumuna getirme. | Karşılık yapma. | Birinci dizenin son sözcüğünü, ikinci dizenin başında tekrarlayarak yazılan şiir. >< Tanzimat'tan önce, herhangi suçlu birinin malının, hükümetçe, sultan adına alıkonulması. | Yasak bir şeyin, yasaya uygun olarak alıkonulması/zabtı, zoralım. )


- IATROPHOBIA[İng.] değil/yerine/= İATROFOBİ

( Doktorlara ve tıbbi testlere karşı duyulan aşırı korku.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- İBÂDET ile/ve RİTÜEL

( İkisi de seyirlik değildir, doğrudan katılımı gerektirir. )

( )


- İBE/HUMAN COMPUTER INTERACTION[İng.] değil/yerine/= INSAN BİLGİSAYAR ETKİLEŞİMİ


- IBIT[İng.] ile/değil/yerine/= İBİT


- IBOGAINE[İng.] ile/değil/yerine/= İBOGAİN


- İBRAHİM EFENDİ SARAYI ile İBRAHİM PAŞA SARAYI

( Feriye Sarayları. İLE Türk-İslâm Eserleri Müzesi. )


- İBRAHİM SEBİLİ (AYASOFYA SEBİLİ) ile İBRAHİM PAŞA SEBİLİ

( Ayasofya türbelerinin sağ köşesinde. İLE Şehzadebaşı'nda. )


- İBRAHİM ile İBRAHİM LİNCOLN


- İBRAHİM ile İBRAHİM SALİHBİCK


- İBRANİCE ile İBRANİCELEŞTİRMEK


- İBRÎ/İBRİYYE[Ar.][İng. STYLOID | Fr. STYLOÏDE] -ile

( İğneliler. )


- İÇ BÜTÜNLÜK ile/ve TUTARLILIK


- İÇ DEVİMSEL/HAREKİ[Ar.]/DİNAMİK ile/ve DIŞ DEVİMSEL/HAREKİ/DİNAMİK

( Onun bütününü dikkate alın, yalnızca dış belirtilerini değil. )


- İÇ GEZEGENLER ile/ve DIŞ GEZEGENLER ile/ve OLUŞUMLAR

( Mars, Venüs, Dümya ve Mars. İLE/VE Jüpiter, Satürn, Uranüs, Neptün. İLE/VE ... )

( Güneşaltı. İLE/VE Güneşüstü. İLE/VE ... )

( Kayasal nesneler ve bunların uyduları ile asteroitler[küçük gezegenler], göktaşları. İLE/VE Temel olarak gazdan[başlıca hidrojen] oluşan nesneler ve Güneş. İLE/VE Kayasal nesnelerle donmuş su, metan ve amonyak karışımından oluşanlar. )


- İÇ GÖZLEM ile İÇ GÖZLEM


- İÇ GÖZLEM ile/ve/||/<> İÇE DİKKAT ile/ve/||/<> ÖZ DÜŞÜNÜM


- İÇ İÇE GEÇMEK ile İÇ İÇE GEÇMEK ile İÇ İÇE GEÇME


- İÇ İÇE/LİK ile BAĞIMLI/LIK

( Bağımlı olduğunu imgeleyen yalnızca zihindir. )


- İÇ İÇE ile ARKA ARKAYA


- İÇ SALGI BEZLERİ/ENDOKRİN BEZLERİ[İng. ENDOCRINE GLANDS] ile/||/<> BÖBREKÜSTÜ BEZLERİ[İng. ADRENAL GLANDS]

( Yaptıkları hormonları doğrudan doğruya kan akımına veren kanalsız salgı bezleridir. Bunlar, vücut işlevlerinin gelişimini, mineral dengesini ve metabolizmayı etkileyen çok sayıda hormon salgılar. Hipofiz, tiroid, paratiroid bezleri, böbreküstü bezleri ve pankreasın, erbezlerinin, yumurtalığın belirli bölümleri bu çeşit bez tanımına girer. @@ Böbreklerin üzerinde yer alan bir çift endokrin bezidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- İÇ SALGI ile DIŞ SALGI


- İÇ TABAN ile KÜSTAHLIK


- İÇ VAROLAN ile/ve DIŞ VAROLAN

( İç varolan ilhamın kaynağıdır. İLE Dış varolan, bellek ile hareket eder. )

( Öz varolanınız en yüce öğretmendir. )


- İÇ YÜZÜ ile ANLAYIŞLI ile ANLAYIŞLILIK


- IC/INSPIRATUVAR KAPASITE INSPIRATORY CAPACITY[İng.] değil/yerine/= SOLUK ALIM SIĞASI


- İÇ ile İÇTEN YÖNLENDİRİLMİŞ ile İÇ KIVRIMLAR ile İÇ PARÇALAR


- IC50/YÜZDE ELLİ İNHİBİTÖR KONSANTRASYON HALF MAXIMAL[ İNHİBİTORY CONCENTRATION[İng.] değil/yerine/= YÜZDE ELLİ YOĞUNLUK ÖNLEYİCİ


- ICAROSCOPE[İng.] ile/değil/yerine/= İKAROSKOP


- İCAT ETMEK ile YALANLAR İCAT ETMEK ile İCAT EDİLMİŞ ile İCAT ETMEK ile BULUŞ ile MUCİT ile ENVANTER ile ENVANTER


- İCAT ile/ve/<>/değil KEŞF


- İCÂZET[Ar.]/DİPLOMA[Fr./İng.] değil/yerine/= İZİN | ESKİ BİR YAZI TÜRÜ


- İÇBÜKEY/OBRUK/MUKAAR[Ar.]/KONKAV[Fr. < CONCAVE] ile DIŞBÜKEY/MUHADDEB[Ar.]/KONVEKS[Fr. < CONVEXE]


- İÇBÜKEY ile İÇBÜKEYLİK


- ICD-O/INTERNATIONAL CLASSIFICATION OF DISEASES-ONCOLOGY[İng.] değil/yerine/= ULUSLARARASI HASTALIK SINIFLANDIRMASI-ONKOLOJİ


- ICD/INTERNATIONAL CLASSIFICATION OF DISEASES | İMPLANTABLE CARDIOVERTER DEFİBRİLLATOR[İng.] değil/yerine/= ULUSLARARASI HASTALIK SINIFLANDIRMASI | YÜREK İÇİ DİZEMDÜZELTİR (AYGIT)


- İÇE AKTARMAK ile İTHAL EDİLEBİLİR ile ÖNEM ile ÖNEMLİ ile ÖNEMLİ ŞEY ile İTHAL ile İTHAL MALLAR ile İTHALATÇI ile ISRARCI OLMAK ile ISRARCI


- İÇE ÇARPIK/LIK ile/||/<> DIŞA ÇARPIK/LIK


- İÇE DOĞRU BÜYÜYEN ile İÇ BÜYÜME


- İÇE DOĞRU ile İÇE DOĞRU IŞIK


- İÇE DÖNÜKLÜK ile İÇE DÖNÜK


- ICE POINT[İng.] / POINT DE GLACE[Fr.] / EISPUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= BUZ/LANMA NOKTASI


- ICE TON[İng.] ile/değil/yerine/= BUZ TONU


- ICE WATER MIXTURE[İng.] / EISWASSER[Alm.] ile/değil/yerine/= BUZ SU KARIŞIMI


- ICE[İng.] / EIS[Alm.] ile/değil/yerine/= BUZ


- İÇEBAKIŞ[İng. INTROSPECTION] ile/||/<> İÇEBAKIŞSAL BİLİNÇLİLİK[İng. INTROSPECTIVE CONSCIOUSNESS]

( İçebakış, öznenin kendi içsel süreçlerini algılaması anlamına gelen bilinçli bir etkinliği ifade etmektedir. Özellikle içselci yaklaşımlar için önemli bir rol oynayan içebakış, özenin kendini gözlemlemesi, çıkarımlarda bulunması, kendini algılaması, arzularını ve düşüncelerini fark etmesi ve kendi içine eğilmesi anlamına gelmektedir. Bu kavram içselcilik açısından önemlidir çünkü öznenin kendi içsel süreçlerine erişebilmesi ve bunları farkında olup bilgiyi oluşturması, zihnin bir yetisi olan içebakışın çalışmasıyla olanaklı olmaktadır. Örneğin Audi bunu, hem dış dünyadan hem de kendi iç dünyamızdan aldığımız verilerimizi anlatmak için kullandığımız zihin yetisi olarak tanımlamaktadır. Öznenin içsel algısının temsili olan içebakış, zihin durumlarını analiz ederek çıkarımsal olmayan bilgilere erişmemizi sağlamaktadır. Başka bir deyişle içebakış, zihinsel ya da içsel durumlarımızı doğrudan deneyimlememizin olanağıdır. Bu bağlamda içebakış, bilinçli ve öznenin etkin olduğu bir yetiyi ifade etmektedir. Geleneksel biçimde ifade etmek gerekirse kişinin kendi içine eğilmesi ve derin düşüncelere dalması olarak açıklayabiliriz. Bunun yanında içebakış; algı ve bellek arasındaki bütünlüğü sağlayan zihinsel yeti konumundadır. @@ Audi’nin kullandığı bir kavram olarak içebakışsal bilinçlilik, farkında olmadan algıladığımız şeylerin bir süre sonra bilincine varılması anlamına gelmektedir. Örneğin bir kimsenin, t anında x nesnesini algıladığını ancak ne algısının açık olduğunu ne de algıladığı şeyin x nesnesi olduğunu farkında olmadığını düşünelim. Daha sonra aynı kimse, t anında algıladığı şeyleri yeniden çağırması ve hatırlamasıyla birlikte algıladığı şeylerin bilincine varmış olur. Artık bilinç, içebakış için zorunlu bir araç haline gelmiştir. Başka bir ifadeyle epistemik özne, farkında olmadan algıladığı şeyleri hatırladığı zaman, algısına konu olan şeyler hakkında bilinçli bir özne haline gelmiş olmaktadır. Bu bilinçlilik, öznenin kendi içsel süreçlerinin denetimini yapması ve belleğini kontrol etmesi nedeniyle içebakışla ilgilidir. Dolayısıyla bu durum, içebakışsal bilinçlilik olarak adlandırılmaktadır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- İÇEDÖNÜK/LÜK ile DIŞADÖNÜK/LÜK


- ICELAND AGATE[İng.] ile/değil/yerine/= İZLANDA TAŞI


- ICELAND MOSS[İng.] ile/değil/yerine/= İZLANDA YOSUNU


- ICELAND SPAR[İng.] / SAPATH D'ISLANDE[Fr.] ile/değil/yerine/= İZLANDA SPATI


- İÇERİ ile İÇTEN DIŞA ile İÇERİDEN BİLGİ


- İÇERİK DEĞER ile/ve/<> KÜLTÜREL DEĞER

( İç değerimizi bilmeliyiz, ona güvenmeliyiz ve günlük yaşantımızda istek ve korkularımızı fedâ ederek bunu belirgin kılmalıyız. )

( We must know our inner worth and trust it and express it in the daily sacrifice of desire and fear. )


- İÇERİK ile/ve BAĞLAM


- İÇERİK = CONTENT[İng.] = CONTENU[Fr.] = INHALT[Alm.] = CONTENUTO[İt.] = CONTENIDO[İsp.]


- İÇERİK ile/ve İDDİA


- İÇERİK ile MEMNUN ile ÇEKİŞMELİ ile MEMNUNİYET ile İÇİNDEKİLER


- İÇERİK ile/ve SINIR

( Sınırlarını tartış, onların gerçekten senin olup olmadığından emin ol. )


- İÇERLEME = INDIGNATION[İng., Fr.] = ENTRÜSTUNG[Alm.] = INDIGNATIO[Lat.]


- İÇERME ile KAPANIMLAR