Bugün[02 Nisan 2026]
itibarı ile 23.947 başlık/FaRk ile birlikte,
23.947 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(40/97)


- HETEROKROMATİZM ile HETEROJENLİK ile HETEROJEN ile HETEROJENLİK ile HETEROLOG ile HETEROMORFİK ile HETEROTROFİK ile HETEROKSENÖZ


- HETEROPOLAR[İng.] / HÉTÉROPOLAIRE[Fr.] / HETEROPOLAR[Alm.] ile/değil/yerine/= HETEROPOLAR


- HETEROPOLY ACIDS[İng.] / HETEROPOLY SÄREN[Alm.] ile/değil/yerine/= HETEROPOLİ ASİTLER


- HETEROSIS / HYBRID VIGOR[İng.] değil/yerine/= GÜÇLÜ HİBRİD

( Daha az güçlü homozigot ebeveynlerden oluşan heterozigot dölün alışılmışın dışında bir gelişim, güç gösterip, daha sağlıklı olması.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HETEROTOPİ/HETEROTOPY[İng.] değil/yerine/= KONUM DIŞILIK


- HETEROTROF[İng. HETEROTROPH] ile/||/<> OTOTROF[İng. AUTOTROPH]

( Dış beslenen canlılar, kendi besinini kendi üretemeyen, yaşamak için ototroflardan ya da diğer heterotroflardan besin alması gereken canlılardır. Hayvanlar, mantarlar ve bakterilerin büyük bir bölümü bu öbeğe girmektedir. @@ Beslenebilmesi için yalnızca inorganik bileşiklerle güneş enerjisine gereksinim duyan organizmadır. Ototroflar, beslenme zincirinin ilk halkasını oluştururlar. Yeşil bitkiler ve bazı bakteriler ototroftur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HETTANGIAN EPOCH[İng.] değil/yerine/= HETANGİYAN EPOKU

( Günümüzden 201.300.000 ile 199.300.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HEURISTICS[İng.] değil/yerine/= BULUŞSAL YÖNTEMLER

( Bilgisayarcılıkta hatasıza yakın sonuçlar elde etmek amaçlı, bir program tarafından yapılan tahminlere verilen isim. Filogenetik ve hesaba dayalı biyolojide yaygın olarak kullanılmaktadır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HEVESLİ ile KESKİN GÖRÜŞLÜ ile KESKİNLİK


- HEXA-[İng.] ile/değil/yerine/= HEKZA-


- HEXABORANE[İng.] ile/değil/yerine/= HEKZABORAN


- HEXADECANOIC ACID, PALMITIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= HEKZADEKANOİK ASİT, PALMİTİK ASİT


- HEXADECYL, CETYL[İng.] ile/değil/yerine/= HEKZADESİL, SETİL


- HEXAFLUOROSILICIC ACID, HYDROFLUOSILICIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= HEKZAFLOROSİLİK ASİT, HİDROFLOSİLİK ASİT, HEKZAFLOROSİLİK ASİT


- HEXAGONAL CRYSTAL SYSTEM[İng.] ile/değil/yerine/= HEGZAGONAL KRİSTAL SİSTEM


- HEXAGONAL LATTICE[İng.] / RÉSEAU HEXAGONAL[Fr.] / SECHSECKIGES GITTER[Alm.] ile/değil/yerine/= ALTIGEN ÖRGÜ


- HEXAGONAL STRUCTURE[İng.] / STRUCTURE HEXAGONALE[Fr.] / SECHSECKIGE STRUKTUR[Alm.] ile/değil/yerine/= ALTIGEN YAPI


- HEXAHYDRO-[İng.] ile/değil/yerine/= HEKZAHİDRO-


- HEXAHYDROBENZENE, CYCLOHEXANE[İng.] / HEXAHYDROBENZÈNE[Fr.] / HEXAHYDROBENZOL[Alm.] ile/değil/yerine/= SİKLOHEKSAN


- HEXAHYDROXY-[İng.] ile/değil/yerine/= HEKZAHİDROKSİ-


- HEXAMETHYLENETETRAMINE, UROTROPINE[İng.] / HEXAMÉTHYLÉNTÉTRAMINE, UROTROPINE[Fr.] / HEXAMETHYLENTETRAMIN, UROTROPIN[Alm.] ile/değil/yerine/= HEKSAMETİLENTETRAMİN


- HEXANE[İng.] ile/değil/yerine/= HEKZAN


- HEXAPOD[İng.] değil/yerine/= HEKZAPOD

( Altı bacağı olan.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HEXOSE[İng.] değil/yerine/= HEKSOZ

( Altı karbonlu monosakkarit.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HEXOSE[İng.] ile/değil/yerine/= HEKTOZ


- HEYECAN ile/ve ACELE


- HEYECAN ile/ve ENERJİ


- HEYECAN ile/ve YOĞUN İLGİ/İSTEKLİLİK


- HEYECANLANDIRMAK ile HEVES ile HEVESLİ


- HEYECANLI ile HEYECANLANDIRMAK ile HEYECANLI ile HEYECANLANMAK ile HEYECAN VERİCİ


- HEYET[Ar.]/COUNCIL[İng.]/KONSEY[Fr. < CONSEIL] değil/yerine/= KURUL


- HEYET[Ar.]/KOMİTE[Fr. < COMITE][İng. COMMITTEE] değil/yerine/= KURUL


- HEYET ile/ve/||/<>/< MAHİYET

( Mâhiyet + Sûret + Ârazlar. İLE/VE/||/<>/< Öz. )

( Mâhiyet, taksim edilmez. )

( Mâhiyetten istisna yapılmaz. )


- HEYKEL[Ar.] değil/yerine/= ANIT/YAPIT/YONTU


- HEZEYAN[Ar.]/DELÜZYON/DELUSION[İng.] değil/yerine/= SANRI


- HI/HEALTH INFORMATICS[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK BİLİŞİMİ


- HİBE ETMEK ile YARDIMDA BULUNMAK ile İMTİYAZLI ile VEREN ile BAĞIŞÇI


- HİBERNASYON/HIBERNATION[İng.] değil/yerine/= KIŞ UYKUSU


- HİBRİDİZASYON/HYBRIDIZATION[İng.] değil/yerine/= MELEZLEME


- HİBRİT[İng. HYBRID] ile/||/<> ÇAPRAZLAMA[İng. CROSS] ile/||/<> KUASİDOMİNANS[İng. KASIDOMINANS] ile/||/<> SOUTHERN BLOT ile/||/<> YARIBASKINLIK[İng. SEMI-DOMINANCE]

( Farklı tür, cins ya da ailelerden olan ebeveynlerin çiftleşerek oluşturdukları yavru. Doğal ya da yapay yollarla oluşabilirler. Ebeveynlerin genetik farklılıklarına bağlı olarak yavrunun hayatta kalıp üreme ihtimali değişiklik gösterebilir. Hibrit canlılar genetik çeşitlilik sağlamaları sebebiyle evrimde hayati bir rol oynarlar. "Melez" olarak da bilinirler. @@ Eşeyli üreyen canlılarda oluşan gametlerin birbirleri ile birleşmesi olayı. Bu olayla beraber döllenme gerçekleşir ve yeni bir yavru birey oluşur. Çaprazlama doğal ya da yapay yollarla yapılabilir. Hibrit oluşumu için kullanılabilir. Kontrol çaprazlaması, monohibrit çaprazlama ve polihibrit çaprazlama gibi farklı yöntemleri vardır. Mendel genetiğinde sıklıkla kullanılan bir yöntemdir. @@ Nesiller boyunca akrabalar arası çiftleşme (hibritleşme) sonucunda, popülasyondaki çekinik bir alelin, baskınmış gibi ortaya çıkması. @@ DNA parçalarının elektroforez sayesinde ayrılması, nitroselüloz/naylon bir membrana taşınması, biyokimyasal ya da radyoaktif biçimde etiketlenen bir DNA probu ile istenen dizinin hibritleştirilmesi ve otoradyografi teknikleriyle görselleştirilmesini içerek tekniktir. Teknik, spesifik bir sırayı içeren DNA parçaları belirlemekte kullanılır. @@ Nesiller boyunca akrabalar arası çiftleşme (hibritleşme) sonucunda, popülasyondaki çekinik bir alelin, baskınmış gibi ortaya çıkmasıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HİBRIT/HYBRID[İng.] değil/yerine/= KATIŞIK | KIRMA


- HİÇ/LİK ile/ve/değil/<> DEĞERSİZ/LİK


- HİÇ/LİK ile/ve MUTLAK/LIK


- HİÇ/LİK ile/ve YOK/LUK

( Kendinizi alabildiğine çıplaklık, alabildiğine hiçlik içinde hazır tutun. )


- HİÇ/LİK ile YOK/LUK

( SHUNYA/NADA ile ... )

( Y EN EL MONTE NADA: ve hiçlik dağının üzerinde )

( Hiç, hiçbir bilim dalının konusu değildir. )


- HİÇBİR ŞEY ile HİÇBİR ŞEY('İ)

( RIEN )


- HİÇÇİLİK = ADEMİYUM MEZHEBİ = NIHILISM[İng.] = NIHILISME[Fr.] = NIHILISMUS[Alm.] = NIHIL[Lat.]


- HICKMAN PUMP[İng.] / HICKMAN PUMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİCKMAN POMPASI


- HİÇLİK = ADEM = NON-BEING[İng.] = NÉANT[Fr.] = NICHTS[Alm.] = NON ENS[Lat.]


- HİÇLİK ile/ve/=/<>/değil/yerine/hem de/ya da/belki BÜTÜNLÜK


- HİCRÎ TAKVİM ile/ve MÎLÂDÎ TAKVİM(EFRENCÎ/GREGORYEN TAKVİM) ile/ve MUSEVÎ TAKVİMİ

( Güneş yılına göre ayarlanmış olan Musevî takvimi. M.S. 2000=5761 )

( İslâm'ın takvimi olmaz, takvim müslümanlarındır, kullanım(ı) içindir. )

( 103 ile/ve 100 ile/ve ... )

( 309 ile/ve 300 )


- HİDİVAL ile HİDİV


- HİDRASYON/HYDRATION[İng.] değil/yerine/= SIVIYLA BİRLEŞTİRME, SU EKLEME, SIVI DESTEĞİ


- HİDROFİL/HYDROPHIL[İng.] değil/yerine/= SUCUL, SU GEÇİMLİ, SUÇEKEN


- HİDROFOP/HYDROPHOBE[İng.] değil/yerine/= SU GEÇİMSİZ, SUÇEKMEZ


- HİDROJENASYON[Osm.] / HYDROGENATION[İng.] / HYDRIERUNG, WASSERSTOFFANLAGERUNG, HYDROGENIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJENLEME


- HİDROSEFALİ ile HİDROKLORÜR


- HİDROSEL/HYDROCELE[İng.] değil/yerine/= SULUTORBA


- HİDROSKOP ile HİDROSOL


- HİDROSTATİK BASINÇ/HYDROSTATIC PRESSURE[İng.] değil/yerine/= SU BASINCI


- HİDROTERAPİ ile HİDROTERMAL


- HIE/HEALTH INFORMATION EXCHANGE[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK BİLGİSİ ALIŞVERİŞİ


- HIFZISSIHHA[Ar.]/SANİTASYON/SANITATION[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK KORUMA, SAĞLIKLAMA


- HIGH ENERGY ELECTRON DIFFRACTION[İng.] / DIFFRACTION D'ÉLECTRONS DE HAUTE ÉNERGIE[Fr.] / HOCHENERGIE-ELEKTRONENBEUGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK ENERJİLİ ELEKTRON KIRINIMI


- HIGH ENERGY NEUTRONS[İng.] / NEUTRONS DE HAUTE ÉNERGIE[Fr.] / HOCHENERGIENEUTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK ENERJİLİ NÖTRONLAR


- HIGH ENERGY PARTICLE[İng.] / PARTICULE DE HAUTE ÉNERGIE[Fr.] / HOCHENERGIETEILCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK ENERJİLİ PARÇACIK


- HIGH ENERGY PHYSICS[İng.] / PHYSIQUE DES HAUTES ÉNERGIES[Fr.] / HOCHENERGIEPHYSIK[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK ENERJİ FİZİĞİ


- HIGH ENERGY SCATTERING[İng.] / DISPERSION À HAUTE ÉNERGIE[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK ENERJİLİ SAÇILMA


- HIGH EPITHERMAL NEUTRONS[İng.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK EPİ-ISIL NÖTRONLAR


- HIGH FREQUENCY RECOMBINATION[İng.] değil/yerine/= HFR (YÜKSEK FREKANSLI REKOMBİNASYON)

( Kromozomuna F etmeni entegre edilmiş bakteri gözesi.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HIGH PERFORMANCE ION-EXCHANGE CHROMATOGRAPHY[İng.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK PERFORMANSLI İYON DEĞİŞİM KROMATOGRAFİSİ


- HIGH PERFORMANCE LIQUID CHROMATOGRAPHY[İng.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK PERFORMANSLI SIVI KROMATOGRAFİSİ, HPLC


- HIGH PRESSURE CLOUD CHAMBER[İng.] / HOCHDRUCKNEBELKAMMER[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK BASINÇLI BULUT ODASI


- HIGH PRESSURE MERCURY VAPOUR LAMP[İng.] / LAMPE À VAPEUR DE MERCURE HAUTE PRESSION[Fr.] / HOCHDRUCKQUECKSILBERDAMPFLAMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK BASINÇLI CIVA BUHARLI LAMBA


- HIGH SPIN COMPLEX[İng.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK SPİN KOMPLEKSİ


- HIGH TEMPERATURE GAS COOLED REACTOR[İng.] / RÉACTEUR REFROIDI AU GAZ À HAUTE TEMPÉRATURE[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK SICAKLIKLI GAZ SOĞUTMALI TEPKİLEŞİM/REAKTÖR


- HIGH TEMPERATURE SUPERCONDUCTOR[İng.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK SICAKLIK SÜPER İLETKENİ


- HIGH TENSION, HIGH VOLTAGE[İng.] / HAUTE TENSION[Fr.] / HOCHSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DORUK/EN YÜKSEK GERİLİM


- HIGH VACUUM[İng.] / VIDE POUSSÉ[Fr.] / HOCHVAKUUM, ÜBERVAKUUM[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK VAKUM


- HIGH VOLTAGE ELECTRON MICROSCOPE[İng.] / MICROSCOPE ÉLECTRONIQUE À HAUTE TENSION[Fr.] / HOCHSPANNUNGSELEKTRONENMIKROSKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK GERİLİMLİ ELEKTRON MİKROSKOBU


- HIGH-DENSITY POLYETHYLENE[İng.] ile/değil/yerine/= HDPE


- HIGH-PERFORMANCE ADSORPTION CHROMATOGRAPHY[İng.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK PERFORMANSLI ADSORPSİYON KROMATOGRAFİSİ


- HIGHEST USEFUL MAGNIFICATION[İng.] değil/yerine/= İŞE YARAR AZAMİ BÜYÜTME

( Bir teleskobun bozuk bir görüntü vermeden ideal koşullarda yapabileceği maksimum büyütme miktarı. Teleskobun açıklığının milimetre cinsinden 2 katı, inç cinsinden 50 katı alınarak yaklaşık biçimde hesaplanabilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HİGROMETRE ile HİGROMETRE


- HİJYEN[Fr./İng. HYGIÈNE < Yun.]["HİİJEN" değil!] ile TEMİZLİK

( Sağlık bilgisi/koşulları. İLE Sağlıklı olmayı/kalmayı devam ettirmek üzere sağlanması ve sürdürülmesi gereken eylem/tutum. )

( Ameliyat ya da açık yara gibi bazı ileri durumlar ve yapılacak incelikli işler için koşulların/araçların temiz olması yeterli değildir. )


- HİJYEN/HYGIENE[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK KORUMA BİLGİSİ


- HİJYENİK/HYGIENIC[İng.] değil/yerine/= SAĞLIKLI


- HİKMET ile/ve/||/<> İLLET ile/ve/||/<> SEBEP

( Teoloji/de. İLE/VE/||/<> Ontolojik metafizik/te. | Numenal. İLE/VE/||/<> Fizik/te. Fenomenal. )

( Theology. VS./AND/||/<> Ontological metaphysics. | Numenal. VS./AND/||/<> Physics. Phenomenal. )


- HİKMET ve/<> TABİAT

( Ancak, hayvanlar hikmet aramaz. )


- HILBERT SPACE[İng.] / ESPACE D'HILBERT[Fr.] / HILBERTRAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= HİLBERT UZAYI


- HILDEBRAND FUNCTION[İng.] / FONCTION DE HILDEBRAND[Fr.] ile/değil/yerine/= HİLDEBRAND İŞLEVİ/FONKSİYONU


- HİLOMORFİZM/HYLOMORPHISM[İng.] değil/yerine/= ÖZDEKBİÇİMCİLİK/MADDEBİÇİMCİLİK


- HİLUM[İng.] değil/yerine/= SAP


- HIMSS/HEALTHCARE INFORMATION AND MANAGEMENT SYSTEMS SOCIETY[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK BİLGİ VE YÖNETİM SİSTEMLERİ DERNEĞİ


- HİNDİ/GÜLÜK ile GURK | BABA HİNDİ

( ... İLE Eril hindi. )

( Kökenleri Meksika ve Kuzey Amerika'dır. )

( "Hindi" adı, İspanyol'ların Amerika'ya "Indies" demesinden dolayıdır. )

( Amerika yerlilerinin kullandıkları ad "FURKEE"dir. [Pilgrim Fathers] )

( İngilizce'de "turkey"[Baş harfi(t) küçük olarak!] olarak geçmesinin nedeni, hindinin ticaretini İspanya'dan tüm Avrupa'ya yapanların Türk tüccarlar olmasıdır. [Avrupa'ya hindinin gelişi 1520'lerdir.] )

( "TÜRKİYE HOROZU" [Eskiden İngiltere'de hindileri satanlardan dolayı] )

( Portekiz'liler, hindi için "PERU" adını kullanır. )

( [İbranice] MEKARKERİM )

( Hindi sesi çoğu dilde "GLU GLU" ya da "KRUK KRUK" olarak yazılır. )

( Hindi ile ... )


- HİNDİSTAN ile ÇİNİ MÜREKKEBİ


- HİNDİSTAN ile KOORDİNATSIZ ile KOORDİNASYONSUZLUK


- HİNT ÖKÜZÜ ile TİBET ÖKÜZÜ


- HİNT ile HİNT OKYANUSU ile BALIKOTU ile LOBUT ile HİNTLİ VERİCİ


- HIP DISLOCATION[İng.] değil/yerine/= KALÇA ÇIKIĞI

( Kalça eklemlerinin birinin ya da ikisinin anormal gelişmesi durumu. Manşon bağlantısı kısmi ya da hiç oluşmamış olabilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HİPER TANSİYON[İng./Fr. < TENSION] değil/yerine/= YÜKSEK KAN BASINCI


- HİPERAKTİVİTE/HYPERACTIVITY[İng.] değil/yerine/= AŞIRI HAREKETLİLİK


- HİPERAKUT/HYPERACUTE[İng.] değil/yerine/= AŞIRI IVEGEN


- HİPERALIMENTASYON/HYPERALIMENTATION[İng.] değil/yerine/= YOĞUN BESLEME


- HİPERBOL ile ABARTI ile HİPERBOLİK


- HİPEREMI/HYPEREMIA[İng.] değil/yerine/= AŞIRI KANLANMA


- HİPERGLİSEMI/HYPERGLYCEMIA[İng.] değil/yerine/= KAN ŞEKERİ YÜKSEKLİĞİ


- HİPERİNTENS/HYPERINTENSE[İng.] değil/yerine/= AŞIRI YOĞUN


- HİPERKALKULİ[İng. HYPERCALCULIA] ile/||/<> HİPERSALİVASYON[İng. HYPERSALIVATION] ile/||/<> HİPERTANSİYON[İng. HYPERTENSION] ile/||/<> HİPERTONİK ÇÖZELTİ[İng. HYPERTONIC SOLUTION] ile/||/<> HİPERTROFİ[İng. HYPERTROPHY]

( Matematiksel hesaplamalar yapma yeteneğinin, genel nüfusun matematiksel öğrenme yeteneğinden ve okul performansından önemli ölçüde üstün olduğu bir zihinsel gelişim durumu. @@ Siyalore ya da hipersiyaloz olarak da bilinen hipersalivasyon, kelimenin tam anlamıyla aşırı tükürük akışı anlamına gelir. Ayrıca tükürük klirensinin azalmasından da kaynaklanabilecek ağızdaki tükürük miktarının artması olarak tanımlanmıştır. @@ Kronik olarak sistolik ve diyastolik arteriyel kan basınçlarının yüksek seyretmesi durumudur.Normal bir insanda sistolik kan basıncı (SKB) 120mmHg'nin; diyastolik kan basıncı (DKB) 80mmHg'nin altında olması beklenir. Hipertansiyon, belirtilen bu değerlerin üzerinde olan kan basınçlarını genel olarak ifadesidir. Hipertansiyon, Prehipertansiyon (SKB'nin 120-139 ya da DKB'nin 80-89mmHg'nin üzerinde olması, Evre 1 Hipertansiyon (SKB'nin 140-159 ya da DKB'nin 90-99mmHg'nin üzerinde olması) ve Evre 2 Hipertansiyon (SKB'nin ≥160 ve üstü ya da DKB'nin ≥100mmHg olması) olarak üç evrede sınıflanır.** @@ Hücre öz suyuna göre yoğunluğu daha fazla olan çözeltilerdir.[1] Bir alyuvar gözesini herhangi bir hipertonik çözeltiye yerleştirirken, gözeden çözeltiye serbest su hareketi olacaktır. Bu hareket ozmoz yoluyla gerçekleşir, çünkü gözede çözeltiden daha fazla serbest su bulunur. Bir göze hipertonik ortama yerleştirildiğinde su kaybederek büzüşür. Bu genel süreç plazmoliz olarak bilinir. @@ Hücrelerin daha çok çalışması, uyarılması ya da hastalıklarla oluşan büyüme türü. Basitçe göze büyümesi olarak bilinir. Genellikle iskelet kası ya da kalp kasında görülür. Sağlıklı ve sağlıksız olan türleri mevcuttur.[1][2]

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HİPERMETROP(İ)[Fr. < Yun. HYPER: Aşırı. | METRON: Ölçü. | OPS: Göz.] ile/ve/||/<> MİYOP[Fr. < Yun. MYEIN: Kırpmak. | OPS: Göz.] ile/ve/||/<> ASTİGMATİZMA ile/ve/||/<> PRESBİTLİK[Fr. < Yun.: PRESBYTES: Yaşlı.]

( Nesnelerin görüntüleri, ağtabakanın gerisinde kaldığından dolayı, yakını net/iyi görememe. İLE/||/<> Nesnelerin görüntüleri, ağtabakanın ön tarafında kaldığından dolayı, uzağı net/iyi görememe. İLE/||/<> Gözün saydam tabakasında meridyenlerin eşitsizliği yüzünden duru görememe durumu. | Gözdeki kornea ya da lensin düzensiz eğriliği nedeniyle bulanık görme. İLE/||/<> Gözde uyum gücünün azalması yüzünden, yakındaki nesneleri net görememe durumu. )

( * Eksen,
* Kırıcılık,
* Gelıp Geçici Hipermetropi.

İLE

* Eksen,
* Kırıcılık,
* Gelİp Geçici Hipermetropi.

İLE

* Basit,
* Kompoze/Bileşik,
* Mikst

İLE

)

( ... ile/||/<> KASR-ÜL-BASAR ile/||/<> ... ile/||/<> ... )


- HİPERMETROPLUK ile HİPERMETROP


- HİPERSELÜLER/HYPERCELLULAR[İng.] değil/yerine/= ARTMIŞ GÖZELİ


- HİPERSENSITİVİTE/HYPERSENSITIVITY[İng.] değil/yerine/= AŞIRI DUYARLILIK


- HİPERTERMİ/HYPERTHERMIA[İng.] değil/yerine/= KONTROLSÜZ SICAKLIK ARTIŞI


- HİPERTONİ/HYPERTONIA[İng.] değil/yerine/= AŞIRI GERİM | AŞIRI GEÇİŞİM


- HİPERTROFİ/HYPERTROPHY[İng.] değil/yerine/= İRİLEŞİM


- HİPERVENTILASYON/HYPERVENTILATION[İng.] değil/yerine/= HIZLI-DERİN SOLUMA


- HİPERVİJİLANS/HYPERVIGILANCE[İng.] değil/yerine/= AŞIRI UYARILMIŞLIK


- HİPERVİSKOZİTE/HYPERVISCOSITY[İng.] değil/yerine/= AĞDALILIK


- HİPERVOLEMI/HYPERVOLEMIA[İng.] değil/yerine/= OYLUM FAZLALIĞI


- HİPNOİD ile HİPNOİDAL


- HİPNOTİK ile HİPNOTİK UYKU ile HİPNOTİZMA ile HİPNOTİZE ETMEK ile HİPNOTİZE EDİCİ


- HİPO ile HİPOSTAZ ile HİPOSTİL


- HİPOAKTİVİTE/HYPOACTIVITY[İng.] değil/yerine/= ETKINLİK AZALMASI


- HİPODENS/HYPODENSE[İng.] değil/yerine/= AZ YOĞUN


- HİPODERMİK ile DERİ ALTI


- HİPOFİZ BEZİ ile KALKANBEZİ/TİROİD BEZİ ile PARATİROİD BEZİ ile LENF BEZİ ile BÖBREK ÜSTÜ BEZİ ile PANKREAS BEZİ ile EŞEYSEL BEZ ile İÇ SALGI BEZLERİ ile GASTRİT SUYU BEZİ ile GÖĞÜS KEMİĞİ ARKASINDA BULUNAN İÇSALGI BEZİ/TİMUS


- HİPOGEAL ile HİPOGEZ


- HİPOGLİSEMI/HYPOGLYCEMIA[İng.] değil/yerine/= KAN ŞEKERİ DÜŞÜKLÜĞÜ


- HİPOPLAZİ/HYPOPLASIA[İng.] değil/yerine/= AZ GELİŞİM


- HİPOSTAZ/HYPOSTASIS[İng.] değil/yerine/= KAN GÖLLENİMİ


- HİPOSTENİ/HYPOSTENIA[İng.] değil/yerine/= GÜÇ DÜŞÜKLÜĞÜ


- HİPOTALAMUS[İng. HYPOTHALAMUS] ile/||/<> VAZOPRESSİN (ANTİDİÜRETİK HORMON)[İng. VASOPRESSIN]

( Hipotalamus, beyin bölgesinin talamusun altına uzananan ve üçüncü serebral ventrikül zeminini oluşturan yapı. Hipotalamus beynin ayrılmaz bir parçasıdır. Beynin altından çıkıntı yapan küçük koni biçimli bir yapıdır. Hipotalamus, otonom sinir sisteminin birçok fonksiyonu için bir kontrol merkezidir ve hipofiz beziyle olan karmaşık etkileşiminden dolayı endokrin sistemi üzerinde etkisi vardır. @@ Antidiüretik hormon (ADH) ile eş anlamlı olarak kullanılır. Hipotalamus ve arka Hipofiz Bezi tarafından salgılanan, hafif bir damar daraltıcı etkisi olan ancak başlıca işlevi idrarla su kaybını önlemek olan bir hormondur. Homeostaz açısından son derece önemli bir hormondur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HİPOTANSİYON/HYPOTENSION[İng.] değil/yerine/= DÜŞÜK KAN BASINCI


- HİPOTERMİ/HYPOTHERMIA[İng.] değil/yerine/= DÜŞÜK SICAKLIK


- HİPOTEZ[İng. HYPOTHESIS] ile/||/<> BOŞ HİPOTEZ[İng. NULL HYPOTHESIS] ile/||/<> BOŞ MODEL[İng. NULL MODEL] ile/||/<> EKZON KARIŞMASI[İng. EXON SHUFFLING] ile/||/<> GAİA HİPOTEZİ[İng. GAIA HYPOTHESIS] ile/||/<> İSTATİSTİKİ ÖNEM[İng. STATISTICAL SIGNIFICANCE] ile/||/<> P DEĞERİ[İng. P-VALUE]

( Kanıtlanmamış ancak test edilebilir bilimsel önerme. Test edilmiş, yanlışlanamamış, başka bilim insanlarınca da kontrol edilmiş ve yeniden yanlışlanamamış olan hipotezler, kuramların inşâsında kullanılır. Doğada kendini tekrar eden ve uzun vadede değişmeyen "doğa yasaları" ("bilimsel gerçekler") ile kuramsal açıklamaları birbirine bağlamak için hipotezler kullanılır. Hipotezlerin doğruluğu ispatlanınca teori olmaz. Teorilerin doğruluğu ispatlanınca kanun olmaz. Teoriler, doğadaki olguların neden ve nasıllarını açıklamak için kullanılan kapsamlı bilimsel önermelerdir. Hipotezler, bu önermelerin alt birimleridir ve teoriye güç katarlar. Doğada "kanun" olan olgulara rastlamayız, zira hiçbir şey "kesin doğru" olamaz, her şey değişmeye açıktır. Doğa gerçekleri (bilimsel gerçekler) kimi zaman kanunlar olarak geçerler. Ancak bunlar da, "neden" ve "nasıl" sorularının cevabını vermezler, "ne" sorusuna cevap verirler. Doğa yasalarını (bir nevi "kanunları") sorgulayan önermelere hipotez, bu hipotezleri bir arada barındıran bilimsel açıklamalara ise teori denir. Bu sebeple, bilimsel önermelerin en üst düzeyi teorilerdir. @@ Bir deney ya da gözlemin, yapılabilecek en basit varsayımlara dayanarak sonuçlarına dair çıkarımlar içeren hipotez türleri. Genellikle boş hipotezlerde, popülasyon içerisindeki değişimlerin var olmadığı, varsa da hiçbir nedene bağlı olmadan var olduğunu kabul eder. Boş hipotezler, daha kapsamlı hipotezlerin geliştirilmesi için doğru yolların tespiti açısından önem taşır. @@ Bir araştırmacının boş hipotez geliştirebilmesi amacıyla yaptığı basit ve açık varsayımların toplamıdır. @@ Ayrık yapısal öğeleri kodlayan ekzonların yerelerinin yeniden düzenlenerek yeni proteinlerin evrimleştiğini öneren bir hipotez. @@ Gaia teorisi ya da Gaia ilkesi olarak da bilinen Gaia hipotezi, Dünya'nın canlı ve cansız elemanlarının etkileşimini tek bir canlı organizmaya benzeten model. 1972 yılında İngiliz kimyacı James E. Lovelock ve Amerikalı biyolog Lynn Margulis tarafından geliştirilmiştir ve Yunan Tanrıçası Gaia (Gaea)'dan adını alır. Tüm canlıların, yaşamın genelini teşvik eden Dünya'nın çevre üzerinde düzenleyici bir etkiye sahip olduklarını varsayar. @@ Bir veriyle ilgili yeterli miktarda kanıt olduğunu belirtmeye yarayan istatistiki bir iddiadır. Eğer boş hipotezin gözlenen ihlalleri, şans etkilerine bağlı olarak oluşuyorsa ve bir sonucun olasılığı 0.05 değerine eşit ya da daha düşükse, istatistiki olarak önemli kabul edilir. @@ Verilerdeki şablonlar ile ilgili iddialarda bulunabilmek açısından istatistiki destek miktarını gösteren bir tahmindir. Küçük değerleri, istatistiki verilerin iddiayı daha fazla desteklediğini gösterir. Bir diğer deyişle ise, boş hipotezi ihlal eden durumların ve farklılıkların, gerçekten de şans eseri olma ihtimalini göstermektedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HİPOTEZ/HYPOTHESIS[İng.] değil/yerine/= VARSAYIM


- HİPOTONİ/HYPOTONIC[İng.] değil/yerine/= AZ GERİM | AZ GEÇİŞİM


- HİPOTONİK ÇÖZELTİ[İng. HYPOTONIC SOLUTION] ile/||/<> DEPLAZMOLİZ[İng. DEPLASMOLYSIS] ile/||/<> HEMOLİZ[İng. HEMOLYSIS] ile/||/<> MİKROSKOP[İng. MICROSCOPE] ile/||/<> SAF SU[İng. PURIFIED WATER]

( Hücre öz suyuna göre yoğunluğu daha az olan çözeltilerdir. Eğer bir bitki gözesi hipotonik bir ortama konulursa, göze şişerek turgor durumuna geçer. Hayvan gözesi ise aşırı su alımına bağlı olarak patlayabilir. Bu durum sitolojide hemoliz olarak adlandırılır. Hayvan gözelerinin yoğunluğu, saf suyun yoğunluğundan fazla olduğundan, saf su içerisine konmaları durumunda da hemolize uğrayabilir. Bu nedenle çoğu hayvan gözesi mikroskop altında incelenirken izotonik ortam sağlayan %0,9 NaCl (sodyum klorür) çözeltisiyle beraber incelenir. @@ Bir gözenin kendisinden daha az yoğun (çözünmüş madde yoğunluğu az) bir ortama konulduğunda, plazmolize uğramış bir gözenin su alarak şişmesi (kaybettiği suyu geri kazanması) olayıdır. Bu biçimde olan ortama hipotonik çözelti adı verilir. @@ Kırmızı kan gözelerinin göze zarının yıkılması durumu. İngilizce "hemolysis" olan bu kelimede "hemo" kan, "lysis" ise kırılma demektir. @@ Küçük olan bir şeyi büyüterek inceleme imkanı veren ve ışıkla ya da elektronla çalışmasına bağlı olarak değişik tipleri bulunan alet. @@ Organik ve inorganik maddelerden arıtılmış sudur. Laboratuvarlarda ve bilimsel çalışmalarda genellikle saf su kullanılmaktadır. Araştırmada saf su ile çalışılmadıysa bu durum bilimsel çalışmada belirtilir. Saf su iletken özellik göstermez.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HİPOVOLEMI/HYPOVOLEMIA[İng.] değil/yerine/= KAN HACMİ DÜŞÜKLÜĞÜ


- HIPPOCAMPUS[İng.] değil/yerine/= HİPOKAMPUS

( Duyguların oluşumunda, bellekte, uzaysal navigasyonda görev alan beyin bölgesidir. Beynin zeka açısından en önemli bölgelerinden biridir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HIPPURIC ACID[İng.] / ACIDE HIPPOÏQUE[Fr.] / HIPPURSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİPPURİK ASİT


- HIRDAVATÇI ile HIRDAVAT


- HIRİSTİYAN ile HIRİSTİYANLIK ile HIRİSTİYANLAŞTIRMAK ile HIRİSTİYANLAR ile NOELLER ile İSA ile VAFTİZ ETMEK ile HIRİSTİYANLIK ile HIRİSTİYAN TAKVİMİ ile HIRİSTİYANCA


- HIRN CYCLE[İng.] / CYCLE D'HIRN[Fr.] / HIRN-KREISLAUF[Alm.] ile/değil/yerine/= HİRN ÇEVRİMİ


- HIRS = AMBITIO[İng.] = AMBITION[Fr.] = EHRGEIZ, EHRSUCHT[Alm.] = AMBITIO[Lat.]


- HIRS ile HEVESLE


- HIRS ile/ve/<> HIZ


- HIRS ile İHTİRAS

( Kontrol edebiliriz. İLE Kontrolü altındayızdır. )

( Sevdiğimiz şeyler, arzu ve ihtiraslarımız, en büyük düşmanımızdır. )

( We can control it. VS. We are under control of it. )

( HIRS: Devenin, dilini ısırıp kendi kanını emmesi. İLE Kişinin, kendini yiyip bitirmesi. )


- HIRSIZ ile SOYGUN YAPMAK


- HIRVATİSTAN ile HIRVAT


- HİS DEMETİ[İng. BUNDLE OF HIS] ile/||/<> KALP ATIŞI[İng. HEART BEAT]

( Sağ atriyumdaki atriyoventriküler düğümden septum aracılığıyla sağ ve sol ventriküle geçen ve kalp atışının normal düzenini korumasına yardımcı olan koruduğu modifiye edilmiş özellemiş kas demeti. @@ Kalp atışlarını kalpteki özel elektriksel uyarılarla tetiklenir:

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HIS/HOSPITAL INFORMATION SYSTEM[İng.] değil/yerine/= HASTANE BİLGİ DÜZENİ


- HİSSETMEK ile EVİNİ ÖZLEMEK ile KIZGIN HİSSETMEK ile ACIMAK ile ÜZGÜN OLMAK ile HİS ile SEVİNÇ HİSSİ ile DUYGULAR


- HİSSETMEK ile/ve/<> FARKETMEK


- HISTAMINE, ARGAMINE, IMIDAZOLEETHYLAMINE[İng.] / HISTAMINE[Fr.] / HISTAMIN[Alm.] ile/değil/yerine/= HİSTAMİN, İMİDAZOLETİL-AMİN


- HİSTEREZİS ile HİSTEROJENİK ile HİSTEROİD


- HİSTİDİN[İng. HISTIDINE] ile/||/<> HİSTOGRAM ile/||/<> HİSTON DEASETİLAZ[İng. HISTONE DEACETYLASE]

( Doğadaki 20 aminoasitten biridir, proteinlerin yapısına katılır. @@ Ele alınan örnek bir grup içerisindeki çeşitliliği gösteren çubuklu tablodur. Her bir çubuk, birey sayısını, bireylerin frenkansını belirli bir değer ya da değer aralığıyla gösterir. @@ Histonlardaki asetile edilmiş lisin kalıntılarının deasetilasyonunun transkripsiyonel baskılanmasına katkıda bulunan bir enzim.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HISTIDINE[İng.] / HISTIDINE[Fr.] / HISTIDIN[Alm.] ile/değil/yerine/= HİSTİDİN


- HISTO-[İng.] / HISTO-[Fr.] / HISTO-[Alm.] ile/değil/yerine/= HİSTO-


- HISTOCHEMISTRY[İng.] / HISTOCHIMIE[Fr.] / HISTOCHEMIE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİSTOKİMYA


- HISTOGRAM[İng.] ile/değil/yerine/= HİSTOGRAM


- HİSTOLOG ile HİSTOLOJİ


- HISTOLOGY[İng.] ile/değil/yerine/= HİSTOLOJİ


- HİSTOLOJİ/K/HISTOLOGY[İng.] değil/yerine/= DOKUBİLİM/SEL / DOKU/SAL


- HISTORY vs. TIME


- HIT/HEALTH INFORMATION TECHNOLOGİES[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİ


- HIV[İng.] değil/yerine/= HIV

( Açılımı "Human Immunodeficiency Virus" olan HIV, AIDS'e neden olan bir virüstür. Türkçe'ye "İnsan Bağışıklık Yetmezlik Virüsü" olarak çevirilebilir. İlk olarak 1981 yılında tanımlanmıştır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HIV/HUMAN IMMUNODEFICIENCY VİRUS[İng.] değil/yerine/= INSAN BAĞIŞIKLIK YETERSİZLİĞİ VİRÜSÜ


- HIV ile/ve/||/<>/> TAT

( ... İLE/VE/||/<>/> HIV'in konakçı gözede çoğalmasını sağlayan çoğu dirimsel etmenin üretiminde ve organizasyonunda belirleyici durumdadır. )


- HİYERARŞİ ile HİYERARŞİ


- HIZ ve/<> DİKKAT

( Hız, yoğun dikkat gerektirir. )


- HIZ ile/ve DİZİ/SERİ


- HIZ ve/=/||/<>/> SORUN


- HİZALAMAK ile HİZALANMIŞ ile HİZALAYICI ile HİZALAMA


- HİZBULLAH ile HİZBULLAH


- HIZIR TÜRBESİ değil FERİDUN AHMET PAŞA TÜRBESİ(NİŞANCI)

( Eyüp'tedir. )

( Türbe girişindeki yazının, "Boylu-poslu, endamlı idi. Çok hayırseverdi. Hızır gibi adamdı." olmasından dolayı "Hızır Türbesi" olarak yanlış tanımlanmaktadır. )


- HIZLANDIRICI ile/ve KOLAYLAŞTIRICI


- HIZLANDIRMAK ile/ve ATLAMAK


- HIZLANMAK ile HIZLANMA ile HIZLANDIRICI ile HIZLANDIRICI


- HIZLI DEĞİŞİM (-İN FARKINDALIĞI) ile YAVAŞ DEĞİŞİM (-İN FARKINDALIĞI)

( Örnek: Sıcak suya atılmış kurbağa.[hemen zıplar] İLE Kaynayacak olan sudaki kurbağa. [hiçbir şeyin farkına var(a)maz] )

( Emek ve çaba harcayarak değişebileceğinizi hayal etmeyin. )


- HIZLI ile/ve/değil/yerine HAREKETLİ


- HIZLI ile HIZLI İŞÇİ ile TUTTURMAK ile ORUÇ ile HASLIK


- HIZLI ile KISA


- HİZMET ile/ve DESTEK


- HİZMET ile/ve/<> DEVİNİM

( Hizmet etmek/edebilmek, devindirici ve dönüştürücüdür. )


- HİZMET ile/ve/<> KENDİNİ GERÇEKLEŞTİRME

( Hizmet ederek kendini gerçekleştirir, kendini gerçekleştirirken/gerçekleştirmek için de hizmet edebilirsin/etmelisin. )

( )


- HKM/HEALTHCARE KNOWLEDGE MANAGEMENT[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK BİLGİ YÖNETİMİ


- HL7/HEALTH LEVEL SEVEN[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK SEVİYE 7 STANDARDI


- HLA COMPLEX[İng.] değil/yerine/= HLA KOMPLEKSİ

( İnsanlardaki esas doku uyuşumu kompleksi. (Bkz: Major Histokompatibilite Kompleksi, MHC) 1999 yılında bir HLA haplotipi tamamen analiz edilmiştir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HLA/HUMAN LEUKOCYTE ANTIGEN[İng.] değil/yerine/= İNSAN LÖKOSIT ANTİJENİ, İNSAN AKYUVAR ANTİJENİ


- HOAX[İng.] değil/yerine/= ALDATMACA


- HOBİ[İng. < HOBBY] değil/yerine DÜŞKÜ/OYNAÇ


- HOFF AND HORN MEAL[İng.] ile/değil/yerine/= BOYNUZ UNU


- HOFMANN SODIUM PRESS[İng.] / HOFMANNSCHE NATRIUM PRESSE[Alm.] ile/değil/yerine/= HOFMANN SODYUM PRESİ


- HOFMANN'S REACTION[İng.] / RÉACTION D'HOFMANN[Fr.] / HOFMANNSCHE REACTION[Alm.] ile/değil/yerine/= HOFMANN REAKSİYONU


- HOISTING TACKLE, PULLEY BLOCK[İng.] / PALAN[Fr.] / DIFFERENZIALAFSCHENZUG[Alm.] ile/değil/yerine/= PALANGA, DİFERANSİYEL KUTUPLU ÇEKME


- HOJJAT ile HOCATALLAH


- HOKKABAZ ile HOKKABAZLIK


- HOL[İng. HALL]/KORİDOR[Fr. CORRIDOR]/SOFA[Ar.] değil/yerine/= GEÇENEK, ARALIK

( Evlerde, oda kapılarının açıldığı genişçe yer. )

( BAKLA SOFA
FASULYE ODA )


- HOLANDRIC[İng.] değil/yerine/= HOLANDRİK (ERKEK-SOYLU) GEN

( Y kromozomunda taşınan ve böylelikle babadan oğula aktarılan gen.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HOLDER[İng.] değil/yerine/= TUTAÇ


- HOLE CONDUCTION[İng.] / CONDUCTION PAR TROU[Fr.] / DEFEKTLEITUNG, LOCHLEITUNG, LÖCHERLEITUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DEŞİK İLETİMİ


- HOLE MOBILITY[İng.] / MOBILITÉ DES TROUS[Fr.] / LÖCHERBEWEGLICHKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= DEŞİK DEVİNİRLİĞİ/HAREKETLİLİĞİ


- HOLE TRAP[İng.] / PIÈGE À TROUS[Fr.] / BOHRUNG-FALLE[Alm.] ile/değil/yerine/= DEŞİK TUZAĞI


- HOLE[İng.] / VIDE[Fr.] / ZWISCHENRAUM, LOCH[Alm.] ile/değil/yerine/= BOŞLUK, DEŞİK


- HOLISTİK TIP/HOLISTIC MEDICINE[İng.] değil/yerine/= BÜTÜNCÜL TIP


- HOLİZM/HOLISM[İng.] değil/yerine/= BÜTÜNCÜLLÜK


- HOLLOW CATHODE LAMP[İng.] ile/değil/yerine/= OYUK KATOT LAMBASI


- HOLLYWOOD ile KUTSAL ile KUTSAL MEŞE


- HOLMIUM[İng.] / HOLMIUM[Fr.] / HOLMIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= HOLMİYUM


- HOLO-[İng.] ile/değil/yerine/= HOLO-


- HOLOGRAPHY[İng.] / HOLOGRAPHIE[Alm.] ile/değil/yerine/= HOLOGRAFİ


- HOLOHEDRON[İng.] ile/değil/yerine/= BÜTÜN YÜZLÜ


- HOLOLENS[İng.] değil/yerine/= KARMA GERÇEKLİK GÖZLÜĞÜ


- HOLOPHOTE[İng.] / HOLOPHORE[Fr.] ile/değil/yerine/= HOLOFOT


- HOLOSELLULOSE[İng.] / HOLOZELLULOSE[Alm.] ile/değil/yerine/= HOLOSELÜLOZ


- HOLOTYPE[İng.] değil/yerine/= HOLOTİP

( İlk örnek. İlk tanım yapılırken seçilen tek örnek.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HOMEOBOX (HOX) GENLERİ[İng. HOMEBOX GENES] ile/||/<> HOMEOSTAZİ[İng. HOMEOSTASIS]

( Transkripsiyon etmenleri sınıfında bir DNA-bağlayıcı altsınıf oluşturan, korunan bir protein dizisi. Metazoalarda (insan da dahildir), vücudun ön-arka (anterior-posterior) düzlemindeki organ ve yapıların dizilimlerini kontrol eder. Hangi organın, nerede olacağına karar veren genlerdir. @@ En genel tabiriyle "denge" olarak bilinmektedir. Ayrıca şu şekillerde tanımlanabilir:

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HOMEOPATİ/HOMEOPATHY[İng.] değil/yerine/= BENZERİ BENZERLE SAĞALTIM


- HOMEOSTASIS[İng.] değil/yerine/= İÇ DENGE/HOMEOSTASİ

( Dış ortamda meydana gelen değişiklikler karşısında iç koşullarında dengeyi sürdürme amacıyla biyolojik sistemlerin yararlandıkları bir çeşit kendi kendini düzenleme mekanizmasıdır. Canlı bir organizmanın iç ortamının, belirli sınırlar arasında değişmeksizin kaldığını ilk fark eden, 19. yüzyıl Fransız fizyoloğu Claude Bernard'dır. Genelde homeostasi, iki çeşit düzenleme sisteminden yararlanır: Aç kapa denetimi ve Geribesleme denetimi.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HOMEOTIC REGIONS[İng.] değil/yerine/= HEMEOTİK BÖLGELER

( Çok gözeli bir embriyo içerisinde, ürünlerinin yer bilgisini sağladığı genlerdir. Yapının oluşumunda neyin nerede olacağını belirleyen genlere denir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HOMİNİD[İng. HOMINIDAE] ile/||/<> BÜYÜK İNSANSI MAYMUNLAR[İng. GREAT APES]

( Hominidae ailesinin üyelerinin her biri. Şempanzeler ve bonobolar (Pan), goriller, (Gorilla), insanlar (Homo) ve orangutanlar (Pongo) cinsi hayvan türlerini içinde barındırır. İnsan (Homo sapiens), günümüzde yaşayan, hominid bir hayvan türü. @@ Hominidae ailesinin üyelerinin her biridir. Şempanzeler ve bonobolar (Pan), goriller, (Gorilla), insanlar (Homo) ve orangutanlar (Pongo) cinsi hayvan türlerini içinde barındırır. İnsan (Homo sapiens), günümüzde yaşayan, hominid bir hayvan türüdür.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HOMİSİT/HOMICİDE[İng.] değil/yerine/= ELKIYIM


- HOMO-[İng.] / HOMO-[Fr.] / HOMO-[Alm.] ile/değil/yerine/= HOMO-


- HOMOGENEOUS DIFFUSION[İng.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ DİFÜZYON


- HOMOGENEOUS FLUID[İng.] / HOMOGENES FLUID[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ AKIŞKAN


- HOMOGENEOUS PRECIPITATION[İng.] / HOMOGENE PRÄZIPITATION[Alm.] ile/değil/yerine/= HOMOJEN ÇÖKTÜRME


- HOMOGENEOUS RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT HOMOGÈNE[Fr.] / HOMOGENE STRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ IŞINIM


- HOMOGENEOUS REACTOR[İng.] / RÉACTEUR HOMOGÈNE[Fr.] / HOMOGENER REAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ TEPKİLEŞİM/REAKTÖR


- HOMOGENEOUS SOLIDS[İng.] / SOLIDES HOMOGÈNES[Fr.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ KATILAR


- HOMOGENEOUS SYSTEM[İng.] / HOMOGENE SYSTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= HOMOJEN SİSTEM


- HOMOGREFT/HOMOGRAFT[İng.] değil/yerine/= TÜRDEŞ YAMA


- HOMOJEN/HOMOGENOUS[İng.] değil/yerine/= AYNI YAPIDA | BAĞDAŞIK


- HOMOJENİZATÖR/HOMOGENIZER[İng.] değil/yerine/= BAĞDAŞTIRICI


- HOMOJENLİK ile HOMOJEN ile HOMOJENLİK ile HOMOJENLEŞTİRMEK


- HOMOLATERAL/HOMOLATERAL[İng.] değil/yerine/= AYNI YAN


- HOMOLOG GENLER[İng. HOMOLOGOUS GENES] ile/||/<> HOMOTALİK[İng. HOMOTHALLIC] ile/||/<> HOMOTAŞİ[İng. HOMOTACHY] ile/||/<> HOMOZİGOTLUK HARİTASI[İng. HOMOZYGOSITY MAPPING]

( Aynı atasal kökenden gelen ve farklı organizma türlerinde bulunabilen genler. Farelerde göz oluşumunda yer alan Pax6 geni ve bu genin şekildeki gibi sırasıyla; sinek, köpek balığı, mürekkep balığı ve yassı solucan gibi diğer canlılarda bulunan yüksek benzerlikteki homolog dizileri aşağıda verilmiştir. @@ Kendi de dahil olmak üzere benzer bir soydan gelen canlılarla eşeyli olarak üreyebilen organizma. Fungi, alg, bitkilerde yaygın olarak görülür. @@ Belli gen bölgelerinin evrimsel süreç içindeki değişim hızlarının aynı kalması durumudur. @@ Çekinik hastalıkların ortaya çıkması, bir allelin iki kopyası olmasını gerektirir. Bağlardaki bir dengesizlik sebebiyle hastalık taşıyan bölgeyi saran lokuslar homozigot olma eğilimindedir. Hastalık taşıyan bireylerde homozigot bölümler bulmak, hastalık geninin yerinin tespit edilmesinde yardımcı olur. Bu yöntem Homozigotluk haritası olarak bilinmektedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HOMOLOG/HOMOLOGUE[İng.] değil/yerine/= EŞDEŞ


- HOMOLOGLAŞTIRMAK ile KÖKENDEŞLİK


- HOMOLOGUE[İng.] / SÉRIE[Fr.] / HOMOLOGE REIHE[Alm.] ile/değil/yerine/= HOMOLOG SERİ


- HOMOLOJİ[İng. HOMOLOGY] ile/||/<> İDYOMORF[İng. IDIOMORPH] ile/||/<> ORTOLOJİ[İng. ORTHOLOGY] ile/||/<> ÖZBİÇİMLİLİK[İng. AUTOMORPHISM] ile/||/<> RHO AİLESİ[İng. RHO FAMILY] ile/||/<> RHOA

( Ortak bir atadan kalıtımın sebep olduğu benzerlik. Memelilerin arka bacakları örnek gösterilebilir. Homoloji, ortoloji (türler arası) ya da paraloji (tür içi) sebebiyle olabilir. @@ Birbiriyle hiçbir benzerlik ve iki karşı cinsin soyları arasında homoloji göstermeyen, fungilerde görülen üreme biçimi. @@ Türleşme nedeniyle (gen kopyalanmasından değil) farklı türlerde bulunan homolog genler. @@ Birbiriyle hiçbir benzerlik ve iki karşı cinsin soyları arasıda homoloji göstermeyen, fungilerde görülen üreme biçimi. @@ Hücre içi sinyal iletim yolaklarında moleküler anahtar olarak görev alan, GTP ya da GDP'ye bağlanarak hangisine bağlandığına göre aktif ve inaktif haller arasında geçiş yapan bir küçük GTPaz ailesi. Açılımı: Ras homoloji ailesi. @@ Küçük GTPaz enzimlerinden Rho ailesinin bir üyesi. RhoA'nın açılımı: Ras Homology Family Member A, yani Ras homoloji ailesinin A üyesi.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HOMOPOLAR, COVALENT[İng.] / HOMOPOLAIRE[Fr.] / GLEICHUNGEN WIRKUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= APOLAR


- HOMOSEXUAL[İng.] değil/yerine/= EŞCİNSEL

( Homoseksüel. Duygusal ve cinsel olarak, hemcinsine ilgi duyan bireylere verilen ad.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HOMOZİGOT/HOMOZYGOTE[İng.] değil/yerine/= EŞKALITIM/ÖZKALITIMLI


- HOMUNKULUS[İng. HOMUNCULUS] ile/||/<> NEOKORTEKS[İng. NEOCORTEX]

( Bilimsel çalışmalarda, insanı çeşitli özellikleri bakımından temsil eden model insan-benzeri gösterimlerin genel adıdır. En meşhuru sinirbilimcilerin beynin en üst tabakası olan neokorteksi ve bu bölgedeki beyin alanlarının vücut organlarına dağılımını göstermek için yaptıkları homunkulustur. Bu gösterimde bir organın yapısı ne kadar büyükse, beyinde yer ettiği alan da o kadar büyüktür. @@ Memelilerin zekalarındaki yükselişe sebep olan beynin serebrum kısmının en dış katmanıdır. Algıları, kas hareketlerini, uzaysal mantıklamayı, bilinçli düşünceyi ve dili kontrol eder.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HOMUNKULUS/HOMUNCULUS[İng.] değil/yerine/= INSANCIK


- HOMURDANMA ile HOMURDANAN ile HOMURDANMA


- HONEY[İng.] / HONIG[Alm.] ile/değil/yerine/= BAL


- HONEYSTONE[İng.] / HONIGSTEIN[Alm.] ile/değil/yerine/= BALTAŞI