İngilizce karşılıkları olan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 22.832 başlık/FaRk ile birlikte,
22.832 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(37/93)
- HARKINS RULE[İng.] / RÈGLE D'HARKINS[Fr.] / HARKINS-REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= HARKİNS KURALI
- HARMANİ(YE)/PELERİN[Fr.] ile/değil/<> PARKA[İng.]
( Omuzlardan aşağı dökülen, geniş, kolsuz bir çeşit üstlük. İLE/DEĞİL/<> Genellikle, askerin, açık hava eğitimi ve manevra sırasında, kaput yerine giydiği, soğuğa karşı koruyucu bir çeşit üstlük. )
- HARMONIC ANALYSER[İng.] / HARMONISCHER ANALYSATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= HARMONİK ÇÖZÜMLEYİCİ
- HARMONIC DISTORTION[İng.] / DÉFORMATION HARMONIQUE[Fr.] / HARMONISCHE VERZERRUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HARMONİK BOZULMA
- HARMONIC FREQUENCY[İng.] / FRÉQUENCE HARMONIQUE[Fr.] / HARMONISCHE FREQUENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= HARMONİK FREKANS
- HARMONIC OSCILLATOR[İng.] / OSCILLATEUR HARMONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= HARMONİK SALINGAÇ
- HARMONIC[İng.] / HARMONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= HARMONİK
- HARMONİK ile ARMONİKA ile HARMONİKLER ile UYUMLU ile ARMONİST ile UYUM ile UYUMLU HALE GETİRMEK ile UYUM
- HARMONY[İng.] / CONSONANCE[Fr.] / HARMONIE[Alm.] ile/değil/yerine/= UYUM
- HARRIS FLOW[İng.] / ÉCOULEMENT D'HARRIS[Fr.] / HARRIS-STRÖMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HARRİS AKIŞI
- HARTMANN FLOW[İng.] / ÉCOULEMENT D'HARTMANN[Fr.] / HARTMANN-STRÖMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HARTMANN AKIŞI
- HARTMANN FORMULA[İng.] / FORMULE D'HARTMANN[Fr.] / HARTMANN-FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= HARTMANN FORMÜLÜ
- HARTMANN NUMBER[İng.] / NOMBRE D'HARTMANN[Fr.] / HARTMANN-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= HARTMANN SAYISI
- HARTREE UNITS[İng.] / UNITÉS DE HARTREE[Fr.] / HARTREE-EINHEITEN[Alm.] ile/değil/yerine/= HARTREE BİRİMLERİ
- HARTREE-FOCK APPROXIMATION[İng.] / APPROXIMATION D'HARTREE-FOCK[Fr.] ile/değil/yerine/= HARTREE-FOCK YAKLAŞIMI
- HARTREE-FOCK METHOD[İng.] / MÉTHODE DE HARTREE-FOCK[Fr.] ile/değil/yerine/= HARTREE-FOCK YÖNTEMİ
- HARTREE[İng.] / HARTREE[Fr.] / HARTREE[Alm.] ile/değil/yerine/= HARTREE
- HARUR KIYMETİ[Osm.] / CALORIFIC VALUE, HEATING VALUE[İng.] / VALEUR CALORIFIQUE, POUVOIR CALORIFIQUE[Fr.] / HEIZWERT/KALORIENWERT[Alm.] ile/değil/yerine/= KALORİ DEĞERİ
- HARURÎ[Osm.] / THERMAL[İng.] / THERMIQUE[Fr.] / THERMISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL
- HARVESTING[İng.] değil/yerine/= ELDE EDİM
- HAS GOT QUESTION vs. HAS GOT ANSWER
- HASAN ile HASAN ALİ ile HASAN ALİ Q|ZY|N ile HASAN MUHAMMED ile HASAN RIZA
- HASAR[Ar.]/DAMAGE[İng.] değil/yerine/= ZEDELENME
- HASAT ile HASAT EVİ ile BİÇERDÖVER ile HASATÇI
- HAŞEFE[Ar.]/GLANS[İng.] ile/ve/=/<>/hem de/ne de BIZIR/KLİTORİS[Yun.]
( GULFE[Ar.]: Haşefenin etrafında bulunan deri. )
- HASH FUNCTION[İng.] değil/yerine/= ÖZETLEME İŞLEVİ
- HASH[İng.] değil/yerine/= ÖZET DEĞER
- HASHISH, INDIAN HEMP[İng.] / CANNABIS, CHANURE INDIEN[Fr.] / HASCHISCH, INDISCHER HANF[Alm.] ile/değil/yerine/= HAŞHAŞ/HAŞİŞ, KANNABİS, HİNT KENEVİRİ
- HAŞİM ile HAŞİM AGHAJARİ ile HAŞİMİ ile HAŞİMİ RAFSANCANİ
- HAŞMAT ile HAŞMETULLAH
- HAŞMET ile HEYBET
- HASSAS/LIK ile DUYARLI/LIK
- HASSAS/LIK ile/ve/<> PAYLAŞIM
- HASSÂSİYET[Osm.] / SUSCEPTIBILITY[İng.] / SUSCEPTIBILITÉ[Fr.] / SUSZEPTIBILITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ALINGANLIK, DUYARLILIK
- HASSASİYET ile/ve GÜÇ
- HASTA ile/ve/değil/<> FARKLI
- HASTA ile KÖTÜ TAVSİYE ile KÖTÜ YETİŞTİRİLMİŞ ile KÖTÜ DÜŞÜNÜLMÜŞ ile TALİHSİZ ile KÖTÜ TERCİH EDİLEN ile KÖTÜ KAZANILMIŞ ile KÖTÜ EŞLEŞME ile KÖTÜ MUAMELE
- HASTAHANE ve OKUL
- HASTALIK ile/ve/değil HASTA
( Hastalık yoktur, hasta vardır! [Her hastanın kendi özel/"karmaşık" durumu ve hastalığı vardır.] )
- HASTALIK ile HASTALIKLAR
- HASTALIK ile KALITSAL/IRSÎ HASTALIK
- HAT[Osm.] / LINE[İng.] / LINIE[Alm.] ile/değil/yerine/= HAT
- HAT/YÜZ ile/ve/||/<>/> SÜSLEME/BEZEME/TEZYÎN
- HAT ile HAD
- HATA BULUCU ile ARIZA BULMA
- HATA ile AÇIK, HESAP AÇIĞI
- HATA ile ARIZALI
- HATA ve/||/<>/< DENEME
( Hata yapmış olman, denediğin anlamına gelir. Denemeden, vazgeçme! )
- HATA ile HATASIZ ile HATA ORANI ile HATALI ile HATASIZ ile HATASIZLIK
- HATA ile HELÂK
- HATA ile/ve/değil İHMAL
- HATA ile/ve SONUÇ
- HATA ile TUTUM
( Aynı hatayı, iki kez yapamayız. Birincisi hataydı belki fakat ikincisi, artık bir yeğlemedir, yanlış bir tutumdur. )
- HATALI ile YANLIŞLIKLA
- HATIR ile DEĞER
- HATTAT ile KALİGRAFİ
- HAÜY'S LAW[İng.] / LOI D'HAÜY[Fr.] / HAÜYSCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= HAÜY YASASI
- HAVA (DURUMU) ile/ve/<>/değil İKLİM
( 21 - 22 derecenin altında ve üstünde olan ortamlarda, kişilerin, konu ne kadar önemli olursa olsun toplantılarda konuşmacıya beş dakikadan fazla odaklanamadıkları araştırmalar sonucu tespit edilmiştir. )
( Günümüz belediye yönetmeliklerinde, apartmanlardaki kalorifer kazanları ve ısılar için şu yönerge vardır: "Dışarıda havanın ısısı 17 derecenin altına düştüğünde kalorifer yakılmak zorundadır. Oda sıcaklıkları ortalama 21 - 22 derece dolayında olmalıdır." )
( Hayvanların iklimin genel gidişine göre doğurdukları ve doğacak yavru sayısını ayarladıkları tespit edilmiştir. )
( Bitki tohumlarının belirli bir ısı ve nem olmadıkça filizlenmediği bilinmektedir. )
( Ağustos böcekleri, 17 yıl toprak altında yetişir. Havanın 17 C olduğu günün gecesi dışarı/yüzeye çıkar. İki günde ağaçların tepesine ulaşmaya çalışırlar. )
( ERZE[Fars.]: Eski yönteme göre yeryüzünün bölündüğü yedi iklim.[yedi parçadan birinci iklim, ekvatora yakın olan bölge. )
- HAVA KESESİ ile AKCİĞERDEKİ HAVA KESECİĞİ
- HAVA PERU ile HAVA ile HAVA ÜSSÜ ile HAVA KESESİ ile KLİMA ile KLİMA ile HAVA AMBARGOSU ile HAVA KUVVETLERİ ile HAVA AĞIRLIĞI ile HAVA POSTASI ile HAVA CEBİ ile HAVA KİRLİLİĞİ ile HAVA POMPASI ile HAVA GEÇİRMEZ
- HAVA ile KUŞ YUVASI
- HAVACILIK ile HAVA KÜRESİ
- HAVARİ ile HAVARİLER
- HAVAYOLU ile HAVAYOLLARI
- HAVELOCK'S LAW[İng.] / LOI D'HAVELOCK[Fr.] / HAVELOCK-GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= HAVELOCK YASASI
- HAVF[Ar.]/FOBİ[İng.] değil/yerine/= YILGI, KORKU, KORKMA
( Belirli nesneler ya da durumlar karşısında duyulan, olağandışı güçlü korku, dehşet. )
- HAVLAMAK ile HAVLIYOR
- HAVUZ ile LOK[İng.]
( ... İLE Gemileri, farklı iki su düzeyinin birinden öbürüne aşırmak için yapılmış ara havuz. )
- HAVZA ile TEMELLİ
- HAWAII ile/değil HONOLULU
( ... İLE/DEĞİL 5509 km2.dir. Şehrin %72'si deniz suyuyla kaplıdır. )
- HAY BRIDGE[İng.] / PONT DE HAY[Fr.] / HAY-BRÜCKE[Alm.] ile/değil/yerine/= HAY KÖPRÜSÜ
- HAY TEK[İng. < HIGH TECH] değil/yerine/= YÜKSEK TEKNOLOJİ
- HAYA/HUSYE/BEYZE/BİLLUR/MEBİZ[Ar.]/TESTİS[Lat.] değil/yerine/= ERBEZİ/TAŞAK
- HAYAL EDİLEBİLİR ile HAYALİ ile HAYALİ ile HAYAL GÜCÜ ile YARATICI ile HAYAL GÜCÜ FAKÜLTESİ ile HAYAL ETMEK ile HAYAL EDİLDİ
- HAYAL GÜCÜ:
TEKRARLAYICI ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YARATICI
- HAYAL GÜCÜ ile ARAÇ-GEREÇ
- HAYAL GÜCÜ ile ÖNGÖRÜ
- HAYAL KIRIKLIĞI ile ENGELLENME
- HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRATMAK ile HÜSRANA UĞRAMIŞ ile HAYAL KIRIKLIĞI
- HAYAL KURMAK ile DEDİKODU
- HAYAL KURMAK ile HAYAL KURMAK
- HAYAL[Osm.] / IMAGE, PHANTOM[İng.]IMAGE, FANTÔME[Fr.] / BILD[Alm.] ile/değil/yerine/= GÖRÜNTÜ
- HAYAL ve HEYECAN
- HAYAL ile/ve/değil TAHMİN
- HAYALET ile HAYALET GİBİ ile HAYALETLER
- HAYALÎ[Ar.]/FANTASTİK[Fr. FANTASTIQUE/İng. FANTASTIC] değil/yerine/= DÜŞLEMSEL
- HAYALPERESTLİK ile ABARTMA
- HAYATÎ KİMYA[Osm.] / BIOCHEMISTRY[İng.] / BIOCHIMIE[Fr.] / BIOCHEMIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BİYOKİMYA
- HAYATÎ[Ar.]/SURVIVAL[İng.]/VITAL[İng.] değil/yerine YAŞAMSAL
- HAYDUT ile EŞKIYALIK
- HAYEM SOLUTION[İng.] ile/değil/yerine/= HAYEM ÇÖZELTİSİ
- HAYIR! ile EVET!
- HAYIR ile/ve DEĞİL ile/ve YOK ile/ve HİÇ
( Hiç, yoktan iyidir. )
- HAYIR = NO[İng., İt., İsp.] = NON[Fr.] = NEIN[Alm.]
- HAYIRSEVER ile HAYIR KURUMU ile HAYIR KURUMU ile HAYIR KURUMU
- HAYNES ALLOY[İng.] ile/değil/yerine/= HAYNES ALAŞIMI
- HAYRANLIK ile CEZBE
- HAYRANLIK ile TAPIYORUM
- HAYRET VERİCİ ile ŞAŞKIN ile ŞAŞIRTICI ile ŞAŞKINLIK
- HAYRET ile HAYRET ile ŞAŞKINLIK ile İNANILMAZ
- HAYRET ile/ve UYANIŞ
( Hayret ve merak, bilgeliğin şafağıdır. )
( Ancak, hayrette olduğunuz zaman, gerçeği bilebilirsiniz. )
( Wonder is the dawn of wisdom.
You can know reality only when you are astonished. )
- HAYRET = WONDER, ASTONISHMENT[İng.] = ÉTONNEMENT[Fr.] = BEWUNDERUNG[Alm.] = ADMIRATIO[Lat.]
- HAYVAN HORTUMU ile FİL HORTUMU ile BÖCEKLERDE GÖRÜLEN HORTUM
( HORTUMLULAR: HORTÛMİYYE[Ar.], PROBOSCIDIAN[İng.], PROBOSCIDIENS[Fr.] )
( ... İLE Fillerin hortumları, 15.000 kastan oluşmaktadır. İLE ... )
- HAYVAN(CANLI) = BEHAİM = ANIMAL[İng., Fr., İsp.] = TIER[Alm.] = ANIMALE[İt.]
- HAYVAN ile HAYVAN SÜRÜCÜSÜ ile HAYVAN DIŞKISI ile BİNMEK İÇİN HAYVAN ile HAYVANCILIK ile HAYVAN İÇGÜDÜLERİ ile HAYVAN BİTİ ile HAYVAN MANYETİZMASI ile HAYVAN DOĞASI ile HAYVAN BENZERİ ile HAYVANCILIK ile HAYVANCI ile HAYVANLIK ile HAYVANLAŞTIRMAK ile HAYVANLAR
- HAYVAN ile/ve/değil/yerine/||/<>/> İNSAN
( Âlet kullanan. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Âlet yapan. )
( [doğduklarında] Özgürlükleri yoktur fakat (belirli bir oranda ve kısa sürede) yaşamda/ayakta kalma "yetkinlikleri" vardır. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Özgürlükleri vardır fakat yaşamda/ayakta kalma "yetkinlikleri" yoktur. )
( [Kalabalıklaştıkça ...] "Akıllanır". İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> "Aptallaşır". )
( Kısmen/neredeyse "düşünebilen". İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Düşündüğünü düşünen.[Sapiens sapiens] )
( "İnsan"ın Taksonomik Sınıflandırılması
Tip: Canlılık (Biota)
Süper Alan (Superdomain): Arkeler ve Ökaryotlar (Neomura)
Alan: Ökarya (Eukarya)
Klad: Amipler, Hayvanlar, Mantarlar (Unikonta)
Klad: Arkadan Kamçılılar, Hayvanlar ve Mantarlar (Opisthokonta)
Klad: Hayvanlar ve Tek Hücreli Yakın Akrabaları (Holozoa)
Âlem: Hayvanlar (Animalia)
Alt Âlem: Gerçek Dokulular (Eumetazoa)
Klad: Çift Yanlı Simetrikler (Bilateria)
Üst Şube: İkincil Ağızlılar (Deuterostomia)
Şube/Filum: Kordalılar (Chordata)
Alt Şube: Omurgalılar (Vertebrata)
İnfra Şube (Infraphylum): Gerçekçeneliler (Gnathostomata)
Üst Sınıf: Dört Üyeliler (Tetrapoda)
Sınıf: Memeliler (Mammalia)
Alt Sınıf: Doğuran Memeliler (Theriiformes)
İnfra Sınıf (Infraclass): Plasentalı Memeliler / Eteneliler (Eutheria / Placentalia)
Üst Takım (Superorder): Kemiriciler, Tavşanımsılar, Sivri Sincapçıkgiller, Primatlar, Abalı Memeliler (Euarchontoglires)
Takım: Primatlar / İri Beyinli Yüksek Memeliler (Primata)
Alt Takım: Kuru Burunlu Primatlar (Haplorrhini)
İnfra Takım (Infraorder): Maymunlar (Simiiformes / Simians)
Geçiş Takımı (Parvorder): Eski Dünya Maymunları ve Kuyruksuz Maymunlar (Catarrhini)
Üst Aile/Familya: Kuyruksuz Maymunlar / İnsansılar (Hominoidea / Apes)
Aile/Familya: Büyük Kuyruksuz Maymunlar (Hominidae / Great Apes)
Alt Aile/Familya: İnsan, Şempanzeler, Goriller ve Ataları (Homininae)
Oymak/Tribü: İnsan, Şempanzeler ve Ataları (Hominini)
Alt Oymak: İnsan ve Ataları (Hominina)
Cins: İnsan (Homo)
Tür: Anatomik Olarak Modern İnsan/Kişiler / Bilge İnsan/Kişiler (Homo sapiens)
Alt Tür: Modern Bilge İnsan (Homo sapiens sapiens) )
( Kişi, hayvanlardan uzaklaştıkça hayvanlaşır. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Kişi, hayvanlara yakınlaştıkça insanlaşır. )
- HAYVAN ile TEK GÖZELİ/HÜCRELİ
( ... İLE Hayvanlardaki gibi beslenme tarzına sahip olan, besinleri yutarak sindiren tek hücreli organizmalar. )
- HAYVAN ile YIRTICI HAYVAN
( MESBAA[Ar.]: Yırtıcı hayvanı çok olan yer. )
- HAYVANİ ile HAYVANLARLA CİNSEL İLİŞKİ
- HAYVANLAR ile/ve DİREY
( ... İLE/VE Belirli bir bölgede/ülkede yaşayan hayvanların tümü. )
( Dünyadaki hayvan çeşidinin %20'si, Kolombiya'da bulunur. | 750 amfibi türü bulunmaktadır.[Bulunmaya da devam etmektedir.] | 100 sürüngen türü bulunmaktadır. )
(
)
- HAZ[Ar. < HAZZ] ile/ve/değil/yerine/||/>< MUTLULUK
( Keyif[haz], şeylere bağımlıdır, mutluluk ise değil. )
( [ne yazık ki] Kişi, mutlu olmak için şeylere gereksinimi olduğuna "inandığı" sürece, onların yokluğunun kendini perişan edeceğine de "inanır". )
( Gövdenin ve zihnin doğru hali ve doğru kullanımı alabildiğine haz vericidir. Yanlış olan, haz arayışı içinde olmaktır. )
( Kişi, mutlu ol(a)madığından, mutluluğu "haz"da arar. "Haz", ıstırap getirir. Bundan dolayı da ona "dünyevî" der. Bu durumda da başka türlü bir hazzı, ıstırapsız bir hazzı ister/özler. Ona da "tanrısal/ilâhî" der. )
( Mutluluk, dünyasal ve dünyasal olmayan, içte ve dışta gerçekleşen her şeydir. )
( Mutlu olmak için kendinizi[özünüzü] bilmek dışında hiçbir şeye gereksiniminiz olmadığını bilmek, bilgeliktir. )
( Haz, acının geçici olarak ertelenişidir. )
( Pleasure depends on things, happiness does not. )
( Kişi, "hazların" büyüsüne kapıldığı oranda/sürece, mutluluktan da uzaklaşmış olur. )
( As long as we believe that we need things to make us happy, we shall also believe that in their absence we must be miserable.
The right state and use of the body and the mind are intensely pleasant. It is the search for pleasure that is wrong.
Because you are not happy you seek happiness in pleasure; pleasure brings in pain and therefore you call it worldly; you then long for some other pleasure, without pain, which you call divine.
Happiness is both worldly and unworldly, within and beyond all that happens.
To know that you need nothing to be happy, except self-knowledge, is wisdom.
Pleasure is but a respite from pain. )
- HAZ ile/ve DEĞER
- HAZ ile/değil/yerine HAS
- HAZ = PLEASURE, JOY[İng.] = PLAISIR, JOIE[Fr.] = LUST[Alm.] = LAETITIA[Lat.] = HEDONE[Yun.] = GUSTO, PLACER[İsp.]
- HAZ ile/ve YARGI
- HAZARD WARNING SYMBOLS[İng.] ile/değil/yerine/= TEHLİKE İKAZ SEMBOLLERİ
- HAZARDOUS CHEMICALS[İng.] ile/değil/yerine/= TEHLİKELİ KİMYASAL NESNELER
- HAZIR ALMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÜRETMEK/YAPMAK
- HAZIR OLMAK ile BEKLENTİ
- HAZIR değil/yerine EMEK
- HAZIRLA(N)MAK ile/ve/değil PROGRAM YAPMAK
- HAZIRLAMAK[Osm.] / TO PREPARE, TO PREPARE FOR[İng.] / VORBEREITEN[Alm.] ile/değil/yerine/= HAZIRLAMAK
- HAZIRLIK ile/ve DONANIM
- HAZMETMEK ile/ve SORGULAMAK/SORGULAYABİLMEK
- HBOT/HYPERBARIC OXYGEN THERAPY[İng.] değil/yerine/= YÜKSEK BASINÇ OKSİJEN SAĞALTIMI, HİPERBARİK OKSİJEN TEDAVİSİ
- HBS/HOSPITAL INFORMATION SYSTEM[İng.] değil/yerine/= HASTANE BİLGİ DÜZENİ
- HBYS/HOSPITAL INFORMATION MANAGEMENT SYSTEM[İng.] değil/yerine/= HASTANE BİLGİ YÖNETİM DÜZENİ
- HCI/HUMAN COMPUTER INTERACTION[İng.] değil/yerine/= INSAN BİLGİSAYAR ETKİLEŞİMİ
- HEALTH PHYSICS[İng.] / PHYSIQUE SANITAIRE[Fr.] / GESUNDHEITSPYSIK, STRAHLENSCHUTZPHYSIK[Alm.] ile/değil/yerine/= SAĞLIK FİZİĞİ
- HEARING THRESHOLD[İng.] / SEUIL D'AUDITION[Fr.] / HÖRSCHWELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= İŞİTME EŞİĞİ
- HEAT CAPACITY[İng.] / CAPACITÉ DE LA CHALEUR[Fr.] / WÄRMEKAPAZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ISI SIĞASI
- HEAT CONVECTION[İng.] ile/değil/yerine/= ISI TAŞINIMI
- HEAT DETECTOR[İng.] / WÄRME DETEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ISI DEDEKTÖRÜ
- HEAT ENGINE[İng.] / WÄRMEENERGIEMASCHINE, WÄRMEKRAFTMASCHINE[Alm.] ile/değil/yerine/= ISI MAKİNESİ/MOTORU
- HEAT EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE LA CHALEUR[Fr.] / WÄRMEGLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ISI DENKLEMİ
- HEAT FLUX[İng.] / FLUX DE CHALEUR[Fr.] / WÄRMEFLUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= ISI AKISI
- HEAT OF ADSORPTION / ADSORPTION HEAT[İng.] / ADSORPTION'S WÄRME[Alm.] ile/değil/yerine/= ADSORPLAMA/ADSORPSİYON ISISI
- HEAT OF FORMATION[İng.] / CHALEVR DE FORMATION[Fr.] / BILDUNGSWÄRME[Alm.] ile/değil/yerine/= OLUŞUM ISISI
- HEAT OF IONIZATION[İng.] / CHALEUR DE L'IONISATION[Fr.] / IONISATIONSWÄRME, IONISIERUNGSWÄRME[Alm.] ile/değil/yerine/= İYONLAŞMA ISISI
- HEAT OF WARMING[İng.] / CHALEUR D'ÉCHAUFFEMENT[Fr.] ile/değil/yerine/= ISINMA ISISI
- HEAT PUMP[İng.] / WÄRME PUMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= ISI POMPASI
- HEAT REGENERATORS[İng.] / WÄRME REGENERATIONSOFEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ISI REJENERATÖRÜ
- HEAT TRANSFER COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DU TRANSFERT THERMIQUE[Fr.] / WÄRMEÜBERTRAGUNGSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= ISI AKTARIM KATSAYISI
- HEAT TRANSFER RESISTANCE[İng.] / WÄRMEÜBERTRAGUNGSWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= ISI AKTARIM DİRENCİ
- HEAT TRANSFER[İng.] / TRANSFERT THERMIQUE[Fr.] / WÄRMEÜBERTRAGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ISI AKTARIMI
- HEATER[İng.] / RÉCHAUD[Fr.] / HEIZZAPPARAT[Alm.] ile/değil/yerine/= ISITICI
- HEAVISIDE LAYER[İng.] / HEAVISIDE-SCHICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= HEAVİSİDE KATMANI
- HEAVISIDE-LORENTZ SYSTEM[İng.] ile/değil/yerine/= HEAVİSİDE-LORENTZ DİZGESİ
- HEAVY IONS[İng.] / IONS LOURDS[Fr.] / SCHWERE IONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= AĞIR İYONLAR
- HEAVY METALS[İng.] / MÉTAUX LOURDS[Fr.] / SCHWERMETALLE[Alm.] ile/değil/yerine/= AĞIR METALLER
- HEAVY WATER REACTOR[İng.] / SCHWERWASSERREAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= AĞIR SU REAKTÖRÜ
- HEAVY[İng.] / LOURD[Fr.] / SCHWER[Alm.] ile/değil/yerine/= AĞIR
- HECTARE[İng.] / HECTARE[Fr.] / HEKTAR[Alm.] ile/değil/yerine/= HEKTAR
- HECTO-[İng.] / HECTO-[Fr.] ile/değil/yerine/= HEKTO-
- HECTO[İng.] / HECTO[Fr.] ile/değil/yerine/= HEKTO
- HEDEF ile/ve/> BAŞARI
( Başarıncaya kadar denemeye devam edin! )
- HEDEF ile/değil HİTAP
( "Ben" ve "Sen" sözcükleri ve kullanımı, bir hedef değil hitap aracıdır!
Yaşamımızdaki bazı/birçok şey (bu/şu/o),
"benim/senin/onun için böyle/şöyle/öyle!"
"bana/sana/ona göre böyle/şöyle/öyle!"
ya da
ben/sen/o,
"öyle istiyorsa öyledir"
"öyle düşünmüyorsa öyle değildir"
gibi ne yazık ki çokça kullanılan zırva ifadelerle hareket noktası oluşturulamaz! Yani kişi(kendi ya da başkaları), kendinden ve/ya da başkalarından hareket ederek bir sonuç alamaz, yargıda bulunamaz/bulunmamalıdır.
Bu tür, "ben/sen/o" ifadeleri, hitap için kullanılmak yerine bir hedef olarak hiçbir biçimde kullanılamaz. Bu "yaklaşım" ya da "ifade tarzı", öznellikle, demokratlıkla ya da "faşizmle" hiçbir biçim ve koşulda bağlantılandırılamaz/bağdaştırılamaz ya da indirgenemez de!
Son yıllarda, özellikle de sinema/dizi, kitap ve internetin, bilimsel ve/ya da kişisel araştırma ve yayınların, ülkemizde ve dünyada hızla yaygınlaşmasıyla, Amerika/Avrupa zihni ve diliyle yazılmış kitaplarda/filmlerde çokça kullanılan "Ben/Sen" sözcüklerinin etkisiyle de, ülkemizde, bazı/çoğu kişi tarafından yanlış/yamuk bir biçimde düşünsel çabası/becerisi yetersiz ya da benmerkezci kişilerin zihnine ve diline yerleşmiştir ne yazık ki. Toplum olarak bir anda düzeltilemeyecek olsa da, bireysel olarak yeterli bilgi ve bilinçle çok şey değişebilir/değiştirebiliriz. )
( Düşüncenin üstesinden gelemeyen, düşünenin üstesinden gelmeye çalışır. )
- HEDEF ile/ve İDDİA
- HEDİYE ile RÜŞVET
- HEDİYE ile YETENEKLİ ile HEDİYELER
- HEDONİ/HEDONIA[İng.] değil/yerine/= HAZ
- HEDVALL EFFECTS[İng.] / EFFETS HEDVALL[Fr.] ile/değil/yerine/= HEDVALL ETKİLERİ
- HEED REFLECTION, HIGH ENERGY ELECTRON DIFFRACTION REFLECTION[İng.] / RÉFLEXION PAR DIFFRACTION D'ÉLECTRONS DE HAUTE ÉNERGIE[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK ENERJİLİ ELEKTRON KIRINIMI YANSIMASI
- HEIGHT EQUIVALENT OF A THEORETICAL PLATE[İng.] ile/değil/yerine/= TEORİK TABAKAYA EŞDEĞER YÜKSEKLİK (HETP)
- HEISENBERG ALGEBRA[İng.] / ALGÈBRE D'HEISENBERG[Fr.] / HEISENBERG-ALGEBRA[Alm.] ile/değil/yerine/= HEİSENBERG CEBİRİ
- HEISENBERG FORCE[İng.] / FORCE D'HEISENBERG[Fr.] / HEISENBERG-KRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= HEİSENBERG KUVVETİ
- HEISENBERG REPRESENTATION[İng.] / REPRÉSENTATION D'HEISENBERG[Fr.] / HEISENBERG-BILD[Alm.] ile/değil/yerine/= HEİSENBERG BETİMLEMESİ
- HEKİNG/HEKİNK/HACKING[İng.] değil/yerine/= ÇÖKERTME
- HEKIR/HACKER[İng.] değil/yerine/= ÇÖKERTEN
- HEKLEMEK"[İng. < HACKING] ile/değil/yerine/>< EKLEMEK
- HELÂ/HALÂ[Ar.]/KENEF[Ar. < KENİF]/KERİZ[Fars. < KARIZ]/AYAKYOLU/WC/TOILET[İng.]/00[Fr.]/TUVALET[Fr.] ile MEMİŞHANE ile TUVALET
( Ayakyolu. İLE Gece giysisi. )
- HELEN ile HELENİZM
- HELIANTIN, METHYL ORANGE[İng.] / HÉLIANTHINE, MÉTHYLORANGE[Fr.] / HELIANTIN, METHYLORANGE[Alm.] ile/değil/yerine/= HELİANTİN, METİL ORANJ
- HELICIN[İng.] ile/değil/yerine/= HELİSİN
- HELİKS/HELIX[İng.] değil/yerine/= SARMAL
- HELIUM BURNING[İng.] / BRÛLURE D'HÉLIUM[Fr.] / HELIUMBRENNEN[Alm.] ile/değil/yerine/= HELYUM YANMASI
- HELIUM I[İng.] / HÉLIUM I[Fr.] / HELIUM I[Alm.] ile/değil/yerine/= HELYUM I
- HELIUM II[İng.] / HÉLIUM II[Fr.] / HELIUM-II[Alm.] ile/değil/yerine/= HELYUM II
- HELIUM MAGNETOMETER[İng.] / MAGNÉTOMÈTRE À HÉLIUM[Fr.] / HELIUM-MAGNETOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= HELYUM MANYETOMETRESİ
- HELIUM-3 MASER[İng.] / MASER À HÉLIUM-3[Fr.] / HELIUM-3-MASER[Alm.] ile/değil/yerine/= HELYUM-3 MAZERİ
- HELIUM-CADMIUM LASER[İng.] / LASER À HÉLIUM-CADMIUM[Fr.] / HELIUM-CADMIUM-LASER[Alm.] ile/değil/yerine/= HELYUM-KADMİYUM LAZERİ
- HELIUM-NEON LASER[İng.] / LASER À HÉLIUM-NÉON[Fr.] / HELIUM-NEON-LASER[Alm.] ile/değil/yerine/= HELYUM-NEON LAZERİ
- HELIUM[İng.] / HÉLIUM[Fr.] / HELIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= HELYUM
- HELMERT'S FORMULA[İng.] / FORMULE D'HELMERT[Fr.] / HELMERT-FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= HELMERT FORMÜLÜ
- HELMHOLTZ COILS[İng.] / ENROULEMENTS D'HELMHOLTZ[Fr.] ile/değil/yerine/= HELMHOLTZ BOBİNLERİ
- HELMHOLTZ DOUBLE LAYER[İng.] / HELMHOLTZ-DOPPELSCHICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= HELMHOLTZ ÇİFT KATMANI
- HELMHOLTZ EQUATION[İng.] / ÉQUATION D'HELMHOLTZ[Fr.] / HELMHOLTZ-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HELMHOLTZ DENKLEMİ
- HELMHOLTZ GALVANOMETER[İng.] / GALVANOMÈTRE D'HELMHOLTZ[Fr.] / HELMHOLTZ-GALVANOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= HELMHOLTZ GALVANOMETRESİ
- HELMHOLTZ INSTABILITY[İng.] / INSTABILITÉ D'HELMHOLTZ[Fr.] / HELMHOLTZ-INSTABILITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= HELMHOLTZ KARARSIZLIĞI
- HELMHOLTZ RESONATOR[İng.] / RÉSONATEUR D'HELMHOLTZ[Fr.] / HELMHOLTZ-RESONATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= HELMHOLTZ REZONATÖRÜ
- HELMHOLTZ WAVE[İng.] / ONDE D'HELMHOLTZ[Fr.] / HELMHOLTZ-WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= HELMHOLTZ DALGASI
- HELMHOLTZ-KETELLER FORMULA[İng.] / FORMULE D'HELMHOLTZ-KETELLER[Fr.] ile/değil/yerine/= HELMHOLTZ-KETELLER FORMÜLÜ
- HELMHOLTZ-KETELLER RELATION[İng.] / RELATION DE HELMHOLTZ-KETELLER[Fr.] ile/değil/yerine/= HELMHOLTZ-KETELLER BAĞINTISI
- HELMHOLTZ'S THEOREM[İng.] / THÉORIE D'HELMHOLTZ[Fr.] / HELMHOLTZ-THEOREM[Alm.] ile/değil/yerine/= HELMHOLTZ KURAMI/TEOREMİ
- HELMHOLTZ[İng.] / HELMHOLTZ[Fr.] / HELMHOLTZ[Alm.] ile/değil/yerine/= HELMHOLTZ
- HELYOTERAPİ/HELIOTHERAPY[İng.] değil/yerine/= GÜNEŞLE SAĞALTIM
- HEM KARADA, HEM SUDA YAŞAYABİLENLER ile/ve/||/<> SÜRÜNGENLER ile/ve/||/<> BALIKLAR
( Türkiye Kurbağa ve Sürüngenleri )
- HEMAFEREZ/HEMAPHERESIS[İng.] değil/yerine/= KAN AYIR-SEÇ (İŞLEMI)
- HEMAGLÜTİNASYON/HEMAGGLUTINATION[İng.] değil/yerine/= KAN KÜMELEŞMESİ
- HEMATITE, HAEMATITE[İng.] / HÉMAITTE[Fr.] / HÄMATIT[Alm.] ile/değil/yerine/= HEMATİT
- HEMATOLOG ile HEMATOLOJİ ile HEMATOMETRE
- HEMATOLOGY[İng.] ile/değil/yerine/= HEMATOLOJİ
- HEME, HAEM[İng.] ile/değil/yerine/= HEM
- HEMEN DEĞİŞİM ile/ve ÂNÎ DEĞİŞİM
- HEMEN ile DOĞRUDAN
- HEMERALOFİK ile HEMERALOPİ ile HEMERALOPİK
- HEMI-[İng.] / DEMI-, HEMI-[Fr.] / HEMI[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI-
- HEMICELLULOSE, PSEUDOCELLULOSE[İng.] ile/değil/yerine/= HEMİSELLÜLOZ
- HEMICOLLOID[İng.] / HÉMICOLLOID[Fr.] / HEMIKOLLOID[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI KOLLOİT
- HEMIHEDRAL SYMMETRY[İng.] ile/değil/yerine/= YARI YÜZLÜ BAKIŞIM
- HEMISFER/HEMISPHERE[İng.] değil/yerine/= YARI KÜRE
- HEMO-[İng.] / HÉMO-[Fr.] / HÄMO-[Alm.] ile/değil/yerine/= HEMO-
- HEMODİLÜSYON/HEMODILUTION[İng.] değil/yerine/= KAN SEYRELIM
- HEMODİNAMİ/HEMODYNAMICS[İng.] değil/yerine/= KAN DOLAŞIM DEVİNIMLİĞİ
- HEMODİYALİZ/HEMODIALYSIS[İng.] değil/yerine/= KAN ARITIM/SÜZDÜRÜM
- HEMOFİLTRASYON/HEMOFILTRATION[İng.] değil/yerine/= KAN SÜZDÜRÜM
- HEMOGLOBIN, HAEMOGLOBIN[İng.] / HÉMOGLOBINE[Fr.] / HÄMOGLOBIN[Alm.] ile/değil/yerine/= HEMOGLOBİN
- HEMOGRAM/HEMOGRAM[İng.] değil/yerine/= KAN GÖZE ÇİZGESİ
- HEMOLİZ/HEMOLYSIS[İng.] değil/yerine/= ALYUVAR YIKIMI
- HEMOLİZ ile HEMOLİZ
- HEMOLYSIS, HEMATOLYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= HEMOLİZ
- HEMORAJİ/HEMORRHAGE, BLEEDING[İng.] değil/yerine/= KANAMA
- HEMORAJİK DİYATEZ/HEMORRHAGIC DIATHESIS[İng.] değil/yerine/= KANAMA EĞİLIMİ
- HEMOSTAZ/HEMOSTASIS[İng.] değil/yerine/= KANAMA DURDURMA
- HEMOVİJİLANS/HEMOVIGILANCE[İng.] değil/yerine/= KAN TAKİP DÜZENİ
- HEMP[İng.] / VHANVR[Fr.] / HANF[Alm.] ile/değil/yerine/= KENEVİR
- HEMPSEED OIL[İng.] ile/değil/yerine/= KENEVİR YAĞI
- HENDEK ile KUYU/TUYNUK
( Kuyu görüntüsü, bir kaynağı ya da bir kazanç kapısını simgeleyebilir. )
- HENDERSON-HASSELBALCH EQUATION[İng.] ile/değil/yerine/= HENDERSON-HASSELBALCH EŞİTLİĞİ
- HENNA[İng.] / HENNÉ[Fr.] / HENNA[Alm.] ile/değil/yerine/= KINA
- HENRY'S LAW[İng.] / HENRY GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= HENRY YASASI/KANUNU
- HENRY[İng.] / HENRY[Fr.] / HENRY[Alm.] ile/değil/yerine/= HENRİ
- HEP[Fars. < HEB] ile/değil İKİ (KEZ)
- HEPA/FİLTRE HİGH-EFFICIENCY PARTICULATE AIR FILTER[İng.] değil/yerine/= YÜKSEK VERİMLİ PARÇACIKLI HAVA SÜZGECİ
- HEPARIN[İng.] / HÉPARINE[Fr.] / HEPARIN[Alm.] ile/değil/yerine/= HEPARİN
- HEPTA, SEPTA, SEPTI[İng.] ile/değil/yerine/= HEPTA, SEPTA, SEPTİ
- HEPTADECANE[İng.] ile/değil/yerine/= HEPTADEKANE
- HEPTANE[İng.] / HEPTANE[Fr.] / HEPTAN[Alm.] ile/değil/yerine/= HEPTAN
- HEPTANRICILIK/TÜMTANRICILIK(PANTEİZM) ile HEPTANRIDACILIK(PANENTEİZM)
( Tanrı ile evrenin aynı şey olduğunu savunan görüş. | Tanrı'yı, etkin yaratıcı güç olarak belirlemekle birlikte Tanrı'yla dünyayı özdeşleştiren öğreti. ["Tek gerçek varlık, Tanrı'dır, dünya onun yansısıdır ya da türevidir. Buna göre, dünya, Tanrı'dan ayrı bir töz değildir".]
İLE
Tanrı'nın evreni kapsadığını ancak ondan daha büyük olduğunu savunan görüş. |
Her şeyin, Tanrı'da olduğunu öne süren öğreti. ["Gerçeklik, üç öğeden; ruhtan, doğadan, insandan oluşur. Ancak, bu üç öğenin temelinde, yüce varlık olan Tanrı vardır. Dünya, Tanrı'yla ve Tanrı'dadır, Tanrı'nın yanında değil ondadır, onun bağımlılığı altındadır, insanlık bu dünya ve yeryüzüyle sınırlı değildir, insanlık Tanrı'dadır, dolayısıyla ölümsüzdür ve tüm evrene yayılmıştır."] )
- HEPTOSES[İng.] / HEPTOSES[Fr.] / HEPTOSEN[Alm.] ile/değil/yerine/= HEPTOZLAR
- HER BİRİ ile HER BİRİ ile BİRBİRİNE GÖRE ile HER SEFERİNDE
- HER ŞEY İLE HER ŞEY ile/ve HER ŞEY İLE BİR ŞEY
- HER ŞEY(DE)/YER(DE) ile/ve HİÇBİR ŞEY(DE)/YER(DE)
( When we realise that all is in our mind and that we are beyond the mind, that we are truly alone; then all is us.
Nothing is me, so I am nothing. )
( Hiçbir "şey", ben değildir; böylece, ben, hiçbir şeyim. )
( Herhangi bir şey, sadece o şey değildir. )
( Herhangi bir şey, bütünün bir yanını göstererek gizleyendir. )
( Herşey, kendi olmayanı da işaret etmektedir. )
( Can sıkmanın sırrı, herşeyi anlatmaktır. )
( Herşeyin, zihnimizde olduğunu, bizim, zihinden öte olduğumuzu ve gerçekten yalnız başımıza olduğumuzu, ne zaman anlarsak, işte o zaman, herşey biziz. )
- HER ŞEY ile HER ŞEY
- HER ŞEY ile HER ŞEY('İ)
- HER ŞEY ile HER ŞEY('İ)
- HER ŞEY ile HERŞEY('İ)
( Her şey, her şeyle ilişkili olduğu için hiçbir şeyi, sadece ve tek başına "her şey" olarak düşünemez ve dillendiremezsin. )
( Her şey, biraraya getirilmiş parçalar anlamını taşır. )
- HER YER(İ)(NDE) ile/ve HİÇBİR YER(İ)(NDE)
- HER ZAMAN ile "HER ZAMAN"I
( Genelin içinde düşünülen zaman. İLE Özelliği/farkı olan üzerine düşünülen "ZAMAN"ı. )
(1996'dan beri)