Bugün[02 Nisan 2026]
itibarı ile 23.947 başlık/FaRk ile birlikte,
23.947 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(33/97)


- FISSION[İng.] ile/değil/yerine/= FİSYON


- FİSYON ile ATOM BOMBASI ile BÖLÜNEBİLİR


- FİT[İng.] değil/yerine/= ATAK, NÖBET | UYMA


- FITCH-MARGOLIASH METHOD[İng.] değil/yerine/= FİTCH-MARGOLİASH METODU

( Eşit evrimleşme hızı varsayımı olmaksızın genetik uzaklık bilgisinden evrim ağacı oluşturmak için kullanılan algoritmadır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- FİTOTERAPİ/PHYTOTHERAPY[İng.] değil/yerine/= BİTKİSEL SAĞALTIM


- FIXATION[İng.] / FIXIERMITTEL, FIXATIVE[Alm.] ile/değil/yerine/= TESPİT


- FIXATIVE[İng.] / FIXATEUR[Fr.] / FISCHHEIM[Alm.] ile/değil/yerine/= TESPİT NESNESİ


- FİYASKO[İt. FIASCO < Cerm.] ile/ve SKANDAL[Fr. < SCANDALE]

( Bir girişimde, gülünç ve başarısız sonuç. İLE/VE Ayıp sayılacak bir durumun çıkaracağı gürültü. | Büyük yankı uyandıran, utanç verici ya da küçük düşürücü olay. )

( Böyle kuşun, böyle kuyruğu olur. )


- FİYAT/I ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DEĞER/İ

( Nesnelere verilen. İLE/VE İnsana/kişiye verilen. )

( [... olmayana]
"Çöp" denilir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< "Çıkarken kapıyı kapat" denilir. )

( Her şeyin olur. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Bazı şeylerin ve kişilerin olur. )


- FİZİBİLİTE ile FİZİBİLİTE ile MÜMKÜN


- FİZİK MUAYENE/PHYSICAL EXAMINATION[İng.] değil/yerine/= FİZİK BAKI


- FİZİK[İng. PHYSICS] ile/||/<> ALLOPATRİK TÜRLEŞME[İng. ALLOPATRIC SPECIATION] ile/||/<> AMPER[İng. AMPERE] ile/||/<> ANGSTRÖM[İng. ANGSTROM] ile/||/<> ANTROPOLOJİ[İng. ANTHROPOLOGY] ile/||/<> COULOMB ile/||/<> FARAD ile/||/<> SİMPATRİK TÜRLEŞME[İng. SYMPATRIC SPECIATION]

( Maddeyi, maddenin uzay-zaman boyunca hareketlerini ve davranışlarını, maddenin enerji ile olan etkileşimlerini deneye ve gözleme dayalı olarak inceleyen bilim dalı. Fizik; kuarklar, leptonlar ve bozonlar gibi temel parçacıklardan galaksi süperkümelerine kadar çok geniş bir yelpazede birçok fenomeni inceler. @@ Fiziksel bariyerler sebebiyle meydana gelen coğrafi ve cinsel izolasyon sonucu oluşan türleşmedir. @@ Uluslararası Birimler Sistemi'nde (SI) elektrik akımının birimidir. Akım şiddetinin birimi olan Amper, adını Fransız fizikçi André Marie Ampère'den almaktadır. @@ Bir metrenin on milyarda birine karşılık gelen uzunluk birimidir. Yani 1 Angström 0,0000000001 metredir. Matematiksel olarak 1*10-10 m ya da 1e-10 m biçiminde gösterilir. Işın dalga boyunun ölçülmesinde kullanılır. Sembolü "Å"'dır. Angström birimi, adını İsveçli fizikçi Anders Ångström’dan almaktadır. @@ İnsanlığın evrimsel kökenlerini, bir tür olarak diğer türlerden farklılığını, zaman içinde sosyal varoluş biçimlerimizdeki büyük çeşitliliği anlamak amacıyla insanlığın sistematik olarak incelenmesi. Fiziksel (biyoloji ve evrim), kültürel (etnoloji), sosyal, dilsel ve psikolojik antropoloji dallarından oluşur. @@ Uluslararası Birimler Sistemi'nde (SI) elektrik yükünün birimidir. C olarak kısaltılır. 1 Coulomb, 1 Amper şiddetindeki bir elektrik akımının iletken bir tel üzerinde 1 saniye boyunca akması durumunda taşınan elektrik yükü miktarıdır. Adını, Fransız fizikçi Charles Augustin de Coulomb'dan almıştır. 1 Coulomb yaklaşık 6,24*1024 elektrik yüküne eşittir. @@ Uluslararası Birimler Sistemi'nde (SI) kapasitansın birimidir ve 1 Coulomb/Volt'a tekabül eder. Adını İngiliz fizikçi Michael Faraday'dan almıştır. Farad, elektronik devreler için oldukça büyük bir birimdir, bu yüzden elektronik devrelerde kullanılan sığaçların kapasitansı mikrofarad (μF), nanofarad (nF) ve pikofarad (pF) gibi alt birimlerle ifade edilir. @@ Allopatrik türleşmenin aksine fiziksel bariyerlerle birbirlerinden ayrılmayan popülasyonlar içinde meydana gelen türleşmeye verilen addır. Genellikle çok-kromozomluluk (polyploidy) ya da zamansal bariyerler (çiftleşme dönemleri gibi) aracılığıyla meydana gelir. Türleşmenin coğrafi izolasyona bağlı olmaksızın, aynı coğrafya içerisinde, farklı tip izolasyonlar (zamansal, davranışsal, gametik, mekanik, vs.) sonucu oluşmasıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- FİZİK ve/||/<>/>/< DÜŞÜNCE ve/||/<>/>/< FİZİK


- FİZİK ile/ve/||/<> KİMYA

( Katının/sertin bilgisi/bilimi. İLE/VE/||/<> Sıvı, gaz ve yumuşağın bilgisi/bilimi. )

(

Fizik ile Kimya Arasındaki FaRkLaR

Tanımlar

Fizik: Nesne ve enerjinin temel yasalarını inceleyen bilim dalıdır. Güç, hareket, enerji, elektrik, manyetizma, ışık ve kuantum gibi konularla ilgilenir.

Kimya: Nesnelerin yapısını, bileşimini, özelliklerini ve birbiriyle nasıl etkileşime girdiğini inceleyen bilim dalıdır.

Fizik ve Kimyanın İlişkisi

İki bilim dalı, çok noktada kesişir. Termodinamik, kuvantum mekaniği ve malzeme bilimi gibi alanlar, hem fizik, hem de kimyanın çalışma konusudur.

Fizik ve Kimyanın Farkları

Fizik Kimya
Daha genel yasalar ve evrensel ilkelerle ilgilenir. Nesnenin özellikleri ve değişim süreçleriyle ilgilenir.
Genellikle matematiksel modellemelerle açıklanır. Deneysel süreçler ve moleküler yapı çözümlemeleri içerir.
Atom altı parçacıklar, kuvantum mekaniği, elektromanyetizma gibi alanları kapsar. Kimyasal bağlar, tepkimeler, organik ve inorganik nesneleri kapsar.
)


- FİZİK ile/ve MEKANİK


- FİZİK ile/ve/||/<>/> METAFİZİK

( Nesne. İLE Nesnellik. )

( Madde İLE/VE/||/<>/> Varlık. )

( Madde ve Varlık arasındaki durum/ilişki Mevcud. )

( Sadece "ilk neden" alanının incelenmesi, ilâhiyat/teoloji. )

( [ilk neden] | < 0 ile/ve/||/<>/> 0 > | [ilk neden] )

( Işıktan yavaş olan. İLE/VE/||/<>/> Işıktan hızlı olan. )

( )


- FİZİK ile/ve MÜZİK


- FİZİKÖTESİ = MABAD-ET-TABİİYE = METAPHYSICS[İng.] = MÉTAPHYSIQUE[Fr.] = METAPHYSIK[Alm.] = META TA PHYSIKA[Yun.]


- FİZİKÖTESİ ile/ve/||/<> VAROLUŞBİLİMLER ile/ve/||/<> VAROLUŞBİLİM ile/ve/||/<> VAROLUŞBİLİM

( Felsefede. İLE/VE/||/<> Felsefede. İLE/VE/||/<> Teknolojide. İLE/VE/||/<> Bilimde. )


- FİZYOLOJİ/PHYSIOLOGY[İng.] değil/yerine/= ORGANİZMA İŞLEV BİLİMİ


- FİZYOLOJİ ile/ve/değil/||/<> ANATOMİ

( www.anatomage.com | www.anatomagetable.com )

( Gövdenin işlevlerini inceleyen bilim dalı. İLE/VE/DEĞİL/||/<> Gövdenin yapısını inceleyen bilim dalı. )


- FİZYOLOJİK GEREKSİNİMLER ile/ve/<> PSİKOLOJİK GEREKSİNİMLER

( Yerleşim dışında. İLE/VE/<> Yerleşim merkezlerinde. )


- FİZYON/FÜZYON/FISSION[İng.] değil/yerine/= BÖLÜNME | ÇOĞALMA


- FİZYOPATOLOJİ/PHYSIOPATHOLOGY[İng.] değil/yerine/= SAYRILIK OLUŞUM BİLİMİ


- FLAMBAJ/FLAMBAGE[İng.] değil/yerine/= YALAZLAMA


- FLAME EMISSION SPECTROSCOPY[İng.] ile/değil/yerine/= ALEV EMİSYON SPEKTROSKOPİSİ


- FLAME IONIZATION DETECTOR (FID)[İng.] ile/değil/yerine/= ALEV İYONLAŞTIRMA DEDEKTÖRÜ (FID)


- FLAME PHOTOMETRIC DETECTOR[İng.] ile/değil/yerine/= ALEV FOTOMETRİK DEDEKTÖR


- FLAME TEST[İng.] / ESSAI DE COLORATION[Fr.] ile/değil/yerine/= ALEV DENEMESİ


- FLAME[İng.] ile/değil/yerine/= ALEV


- FLAMMABLE GASES[İng.] ile/değil/yerine/= TUTUŞABİLİR GAZLAR


- FLANK[İng.] değil/yerine/= BÖĞÜR


- FLAPPING TREMOR ASTERIXIS, FLAPPING TREMOR[İng.] değil/yerine/= KANAT ÇIRPINTISI


- FLAŞ ile EL FENERİ


- FLASHBULB HAFIZA/FLASHBULB MEMORY[İng.] değil/yerine/= AYRINTILI OLAY BELLEĞİ


- FLASİDİTE/FLACCIDITY[İng.] değil/yerine/= GEVŞEKLİK


- FLASTER ADHESIVE TAPE[İng.] değil/yerine/= YAPIŞKAN ŞERIT


- FLAVRSAVR[İng.] değil/yerine/= FLAVRSAVR

( Genetiği değiştirilerek piyasaya sürülen ilk gıda (GM gıdası). Bu tür domatesler hızlı olgunlaşmayacak biçimde modifiye edilmişti.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- FLEDGE[İng.] değil/yerine/= TÜYLENME

( Kuşlar yumurtadan çıktıkları ilk dönemlerde zıplama, sekme, kanat çırpma, yürüme ve bazı beden hareketlerini yapabilme yetilerine sahiptir. Bu yetiler ile uçabilme yetisi arasında kalan zaman diliminde kuşlar, ''Yavru''olarak nitelendirilebilirler. Kuşlar tüysüz ya da çok az tüysüz olarak yumurtadan çıkarlar. Bu dönemde kuşların zamanla kasları gelişir ve uçma yeteneğini kazanırlar. Yumurtadan çıktıkları dönem ile tüylerinin tam olarak çıkması, ardından uçabilme yeteneğini kazanması arasında kalan zaman dilimi ''Tüylenme'' olarak adlandırılır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- FLEKSİBIL/FLEXIBLE[İng.] değil/yerine/= ESNEK


- FLEKSİBİLİTE/FLEXIBILITY[İng.] değil/yerine/= ESNEKLİK


- FLEKSİYON/FLEXION[İng.] değil/yerine/= ESNEME


- FLEKSÖR/FLEXOR[İng.] değil/yerine/= BÜKÜCÜ, EĞİCİ


- FLEKSURA/FLEXURA[İng.] değil/yerine/= BÜKÜNTÜ


- FLEMING TUBE[İng.] / TUBE DE FLEMING[Fr.] / FLEMING-RÖHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= FLEMİNG TÜPÜ


- FLEMING-KENNELLY LAW[İng.] / LOI DE FLEMING-KENNELLY[Fr.] / FLEMING-KENNELLYSCHE GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= FLEMİNG-KENNELLY YASASI


- FLEP/FLAP[İng.] değil/yerine/= SAPLI DOKU


- FLESHY FRUIT[İng.] değil/yerine/= ETLİ MEYVE

( Perikarpı kalın, etli ve su bakımından zengin meyve.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- FLEXIBILITY[İng.] ile/değil/yerine/= BÜKÜLEBİLİRLİK


- FLEXION[İng.] değil/yerine/= FLEKSİYON

( İnsan anatomisinde eklem hareketini tanımlamak için kullanılan terim. Eklemin öne ya da arkaya doğru hareket açıklığının azalması durumu.[1]

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- FLINTSTONE, FLINT[İng.] / FEUERFESTE MATERIALIEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇAKMAK TAŞI


- FLOCCULATION[İng.] / FLOCCULATION, COAGULATION[Fr.] / AUSFLOCKUNG, FLOCKENBILDUNG, KOAGULATION, GERINNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= FLOKÜLASYON, PIHTILAŞMA, KOAGULASYON


- FLOKÜLASYON/FLOCCULATION[İng.] değil/yerine/= BULUTSU ÇÖKÜŞÜM


- FLOR ile FLORESAN ile FLORESAN IŞIK


- FLORANSA ile ÇİÇEK


- FLORESAN/FLUORESCENT[İng.]["FLORASAN" değil!] değil/yerine/= IŞIKTA PARLAYAN, IŞIK YAYAN


- FLORİDA ile GÖSTERİŞLİ ile SÜSLÜLÜK


- FLOROSKOPİ/FLUOROSCOPY[İng.] değil/yerine/= X-IŞINIYLA BAKI


- FLÖRT ile FLÖRT ETMEK


- FLÖRT ile GÖSTERİŞ ile KOKET ile FLÖRT ile CİLVELİ


- FLOTATION[İng.] / FLOTTATION[Fr.] / FLOTATION, SCHWIMMVERFAHREN[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜZDÜRME


- FLOW CYTOMETER[İng.] değil/yerine/= AKAN GÖZEÖLÇER


- FLOW CYTOMETRY[İng.] değil/yerine/= AKAN GÖZE ÖLÇÜMÜ


- FLOW POTENTIAL[İng.] / POTENTIEL D'ÉCOULEMENT[Fr.] / FLIESSPOTENTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIŞ POTANSİYELİ


- FLOW RATE[İng.] / VITESSE D'ÉCOULEMENT[Fr.] / FLUSSGESCHWINDIGKEIT, STRÖMUNGSGESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIŞ HIZI


- FLOWCHART[İng.] / SCHÉMA D'ÉCOULEMENT[Fr.] ile/değil/yerine/= AKIŞ ÇİZENEĞİ


- FLOWMETER[İng.] değil/yerine/= AKIŞÖLÇER


- FLOWMETRY[İng.] değil/yerine/= AKIŞÖLÇÜMÜ


- FLU[Fr. < FLOU]/BLURRED[İng.] değil/yerine/= BULANIK


- FLUCTUATING CURRENT[İng.] / COURANT ONDULÉ[Fr.] / SCHWANKENDER STROM[Alm.] ile/değil/yerine/= DALGALI AKIM


- FLUCTUATION THEORY[İng.] / THÉORIE DES FLUCTUATIONS[Fr.] / FLUKTUATIONSTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= DALGALANMA KURAMI


- FLUCTUATION[İng.] / ONDULATION[Fr.] / FLUKTUATION[Alm.] ile/değil/yerine/= DALGALANMA


- FLUID MECHANICS[İng.] ile/değil/yerine/= AKIŞKAN MEKANİĞİ


- FLUID STATICS[İng.] / STATIQUE DES FLUIDES[Fr.] / FLIESSKUNDE[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIŞKAN DURUK BİLİMİ


- FLÜKTÜAN/FLUCTUANT[İng.] değil/yerine/= ÇALKANTILI


- FLÜKTÜASYON/FLUCTUATION[İng.] değil/yerine/= ÇALKALANIM


- FLUORESCENCE BANDS[İng.] ile/değil/yerine/= FLORESANS BANTLARI


- FLUORESCENCE QUANTUM YIELD[İng.] ile/değil/yerine/= FLORESANSIN KUANTUM VERİMİ


- FLUORESCENCE SPECTRUM[İng.] ile/değil/yerine/= FLORESANS SPEKTRUMU


- FLUORESCENCE[İng.] / FLUORESCENCE[Fr.] / FLUORESZENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= FLORESANS


- FLUORESCENT LAMP[İng.] / LAMPE FLUORESCENTE[Fr.] / FLUORESZENZLAMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= FLORESAN LAMBA


- FLUORESCENT MATTER[İng.] ile/değil/yerine/= FLORESANS NESNE


- FLUORESCENT SCREEN[İng.] ile/değil/yerine/= FLORESAN PERDE


- FLUORESCENT SUBSTANCE[İng.] ile/değil/yerine/= FLORESAN ÖZDEK


- FLUORIMETER[İng.] ile/değil/yerine/= FLORİMETRE


- FLUORIMETRY[İng.] ile/değil/yerine/= FLORİMETRİ


- FLUORINE[İng.] / FLUOR[Fr.] / FLOER[Alm.] ile/değil/yerine/= FLOR


- FLUORITE[İng.] / SPATH FLUOR, FLUORITE[Fr.] / FLUSSPAT, FLUORIT[Alm.] ile/değil/yerine/= FLORİT


- FLUOROMETER[İng.] ile/değil/yerine/= FLOROMETRE


- FLÜT ile FLÜT AŞILAMA ile FLÜT ile FLÜTÇÜ


- FLUX DENSITY[İng.] / DENSITÉ DE FLUX[Fr.] / FLUSSDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= AKI YOĞUNLUĞU


- FLUX LEVELLING[İng.]RÉGLAGE DE FLUX[Fr.] / FLUXNIVELLIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AKI DÜZLEME


- FLUX LINES[İng.] / LIGNES DE FLUX[Fr.] ile/değil/yerine/= AKI ÇİZGİLERİ


- FLUX RODS[İng.] / BARREAUX DE FLUX[Fr.] / FLUSSSTÄBE[Alm.] ile/değil/yerine/= AKI ÇUBUKLARI


- FLUXES[İng.] / SCHMELZMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= ERİTİŞ NESNELERİ


- FLUXMETER[İng.] / FLUXMÈTRE[Fr.] / FLUSSMESSER, FLUXMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIÖLÇER


- FMA/COST BENEFIT ANALYSIS[İng.] değil/yerine/= YARAR BEDEL ÇÖZÜMLEMESİ


- FMA/FOUNDATIONAL MODEL OF ANATOMY[İng.] değil/yerine/= ANATOMİ TEMEL MODELİ


- FMF/FAMILIAL MEDITERRANEAN FEVER[İng.] değil/yerine/= (AILEDEN GELEN) AKDENİZ ATEŞİ


- FMRI/FUNCTIONAL MAGNETIC RESONANCE IMAGING[İng.] değil/yerine/= İŞLEVSEL MANYETİK REZONANS GÖRÜNTÜLEME


- FOAM, LATHER[İng.] / MOUSSE[Fr.] / SCHALE, KRUSTE[Alm.] ile/değil/yerine/= KÖPÜK, SABUN KÖPÜĞÜ


- FOB[İng.] ile

( Alıcı ile satıcı arasında kararlaştırılan bir fiyatın, malın, satıcı tarafından, belirli bir limanda, gemi üzerinde teslimi koşuluyla biçilmiş olduğunu gösteren bir kısaltma. )


- FOBİ/PHOBIA[İng.] değil/yerine/= KORKU


- FOCAL AXIS[İng.] / AXE FOCALE[Fr.] / BRENNPUNKTACHSE, FOKUSACHSE[Alm.] ile/değil/yerine/= ODAK EKSENİ


- FOCAL DISTANCE[İng.] / DISTANCE FOCALE[Fr.] / BRENNWEITE, FOKALDISTANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ODAK UZAKLIĞI


- FOCAL SPOT[İng.] / TACHE FOCALE[Fr.] / BRENNPUNKTFLECH[Alm.] ile/değil/yerine/= ODAK BENEĞİ


- FOCUSING ANODE[İng.] / ANODE SE FOCALISANTE[Fr.] / FOKUSSIERENDE ANODE[Alm.] ile/değil/yerine/= ODAKLAYICI ANOT


- FOCUSING COIL[İng.] / BOBINE SE FOCALISANTE[Fr.] / FOKUSSIERENDE SPULE[Alm.] ile/değil/yerine/= ODAKLAYICI BOBİN


- FOCUSING ELECTRODE[İng.] / ÉLECTRODE FOCALISATRICE[Fr.] / FOKUSSIERENDE ELEKTRODE[Alm.] ile/değil/yerine/= ODAKLAYICI ELEKTROT


- FOCUSING MAGNET[İng.] / FOKUSSIERENDER MAGNET[Alm.] ile/değil/yerine/= ODAKLAYICI MIKNATIS


- FOCUSING[İng.] / FOCALISATION[Fr.] / FOKUSSIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ODAKLAMA


- FOG, MIST[İng.] / BROUILLARD, BRUME[Fr.] / DUNST, DAMPF[Alm.] ile/değil/yerine/= BUHAR, BUĞU, PUS


- FOG[İng.] / NUAGES[Fr.] / NEBEL[Alm.] ile/değil/yerine/= SİS


- FOIL[İng.] / FOLIE[Alm.] ile/değil/yerine/= FOLYO


- FOK ile LEOPAR/PARS FOKU

( ... İLE 22 km. hızla yüzebilirler. )

( ... İLE Boyu, 4 m.; ağırlığı, yarım tondan fazla olabilir. )

( ... İLE Deniz memelilerini avlayan tek foktur. )

( ... İLE Suyun dışında, hareket becerileri düşüktür. )


- FOKAL/FOCAL[İng.] değil/yerine/= ODAKSAL


- FOKUS[İng. < FOCUS]/LANMA değil/yerine/= ODAK/LANMA


- FOLIE A DEUX[İng.] değil/yerine/= PAYLAŞILMIŞ GERÇEKLİK YİTİMİ


- FOLİKÜL/FOLLICLE[İng.] değil/yerine/= KESECİK


- FOLKLOR ile HALK OYUNLARI


- FOLKSONOMİ/FOLKSONOMY[İng.] değil/yerine/= TOPLUMSAL SINIFLANDIRMA


- FOLLOWER[İng.] değil/yerine/= ARTÇI DALGI


- FON ile FONLAR


- FONETİK/PHONETIC[İng.] değil/yerine/= SES (İLİŞKİLİ)


- FONKSİYON KAYBI MUTASYONU[İng. LOSS OF FUNCTION MUTATION] ile/||/<> FONKSİYON KAZANDIRICI MUTASYON[İng. GAIN OF FUNCTION MUTATION]

( Genlerin fonksiyonlarını bozduğu için işlevsel proteinlerin üretilmesine engel olan mutasyonlardır. "İleri mutasyon", "nakavt mutasyonu" ya da "boş mutasyon" olarak da bilinir. @@ Herhangi bir genin transkripsiyonu sonucunda yeni ya da işlevsel olarak gelişmiş bir protein üretimine sebep olan mutasyon türüdür.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- FONKSİYON[İng. FUNCTION] değil/yerine/= İŞLEV


- FONKSİYONEL/FUNCTIONAL[İng.] değil/yerine/= İŞLEVSEL


- FONOKARDİYOGRAM/PHONOCARDIOGRAM[İng.] değil/yerine/= KALP SES ÇİZGESİ


- FONOLOJİ[Fr., İng. < Yun.] değil/yerine/= SESBİLİM


- FONT[Fr.] ile FONT[İng.]

( Dökme, demir, pik. İLE Yazı tipi. )


- FONTANEL/FONTİKÜL/FONTANELLE/FONTICULUS[İng.] değil/yerine/= BINGILDAK


- FOOD[İng.] / NAHRUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BESİN


- FORAMEN[İng.] değil/yerine/= DELİK


- FORAMİNAT ile FORAMİNİFERLER


- FORBIDDEN BAND[İng.] / BANDE INTERDITE[Fr.] / VERBOTENES BAND[Alm.] ile/değil/yerine/= YASAK BANT


- FORBIDDEN LINE[İng.] / RAIE INTERDITE[Fr.] / VERBOTENE LINIE[Alm.] ile/değil/yerine/= YASAK ÇİZGİ


- FORBIDDEN TRANSITION[İng.] / TRANSITION INTERDITE[Fr.] / VERBOTENER ÜBERGANG[Alm.] ile/değil/yerine/= YASAK GEÇİŞ


- FORCE CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DE LA FORCE[Fr.] / KRAFTKONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= KUVVET SABİTİ


- FORCED CONVECTION[İng.] / CONVECTION FORCÉE[Fr.] / ERZWUNGENE KONVEKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= ZORLANMIŞ TAŞINIM/KONVEKSİYON


- FORCEPS[İng.] ile/değil/yerine/= MAŞA, PENS


- FOREBRAIN[İng.] değil/yerine/= ÖN BEYİN

( Beynin hareketlerimizi kontrol eden bölgesidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- FOREDO ile ÖN KIYAMET


- FORM ile/ve/değil MORF

( SURET ile/ve/değil ŞEKİL )

( Biçimden soyutlanmış suret'in kalıcılığı olanaklı değildir.[Şekil'den mücerred suret'in bekâsı mümkün değildir.] )


- FORMAL CHARGE[İng.] ile/değil/yerine/= FORMAL YÜK


- FORMAL POTENTIAL[İng.] ile/değil/yerine/= FORMAL POTANSİYEL


- FORMAL/FORMEL[İng./Fr.] >< (INFORMAL/INFORMEL) değil/yerine/= BİÇİMSEL (OLAN) (>< OLMAYAN)


- FORMALDEHYDE[İng.] / ALDÉHYDE FORMIQUE[Fr.] / FORMALDEHYD[Alm.] ile/değil/yerine/= FORMALDEHİT


- FORMALIN[İng.] ile/değil/yerine/= FORMALİN


- FORMASYON[Fr., İng.] değil/yerine/= YETİŞİM


- FORMASYON/FORMATION[İng.] değil/yerine/= BİÇİMLENME | OLUŞUM


- FORMATE[İng.] ile/değil/yerine/= FORMAT, FORMİYAT


- FORMATION[İng.] / BILDUNG, DER AUFBAU[Alm.] ile/değil/yerine/= OLUŞUM


- FORMIC ACID[İng.] / ACIDE FORMIQUE[Fr.] / AMEISENSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= FORMİK ASİT


- FORMICA ile FORMİKA[İng. < FORMICA]

( Karınca(/dan) [ailesi]. İLE Fenol formol reçinesine batırılmış ve yüzeyi yapay reçine ile kaplanmış birkaç kat kâğıttan oluşan ve çoğu marangozlukta kullanılan bir tür nesne. )


- FORMÜL[İng. FORMULA] ile/||/<> ADENOZİN MONOFOSFAT[İng. ADENOSINE MONOPHOSPHATE] ile/||/<> AMONYUM DİKROMAT[İng. AMMONIUM DICHROMATE] ile/||/<> DIŞSALCILIK[İng. EXTERNALISM] ile/||/<> ELEKTRİKSEL DİRENÇ[İng. ELECTRICAL RESISTANCE]

( Bir olgunun, semboller ve sayılar ile özgün bir biçimde ifade edilmesine formül denir. @@ İçinde adenin, riboz ve bir adet fosfat öbeği barındıran organik bir maddedir. Adenozin monofosfatın kimyasal formülü C10H14N5O7P, molar kütlesi ise 347,22 g/mol'dür. @@ Altı değerlikli kromun bir inorganik bileşiği. (NH4)2Cr2O7 formülüne sahiptir, turuncu renkli parlak kristal bir katıdır. Kolayca tutuşur ve yandığı zaman yeşilimsi bir tortu oluşturur. @@ Dışsalcılığın, ılımlı dışsalcılık (Goldman) ve radikal dışsalcılık (Quine, Rorty) olarak iki ana formülasyonu mevcuttur. Bunlardan ilki, gerekçelendirmeyi, inançların doğru bir biçimde nedensel olarak birbirine bağlanması ile oluştuğunu savunur. Bu görüşe, süreç/tarihsel güvenilircilik denmektedir. Radikal dışsalcılık biçiminiyse doğallaştırılmış epistemoloji başlığı altında ele alacağız. Dışsalcılık kaba bir tabirle bilgilerimizin doğruluğundan emin olmamızı sağlayan unsurların ‘tamamının’ kişinin zihninde hazır bulunduğu reddeder. Daha basitçe ifade edecek olursak, öznenin gerekçelendirme sürecinin farkında olması, epistemik gerekçelendirme için gerekli bir koşul değildir. Bu karşı çıkış içselciliğin radikal yorumlarıyla taban tabana bir karşıtlık güder. Böylesi bir yaklaşım zihinsel süreçlerin çevreyle (dış koşullar) ile ilişkili olmaya önem verir. Birçok farklı Dışsalcılık türü, Plantinga, Nozick, Swinburne ve Dretske tarafından savunulmuştur. @@ Bir maddenin elektronların hareketine yani elektrik akımına karşı gösterdiği zorluk. Elektrik devrelerinde direnç R harfi ile gösterilir ve SI birim sisteminde birimi Ohm'dur (Ω). Bir maddenin direnci; maddenin öz direncine, uzunluğuna ve kesit alanına, aynı zamanda sıcaklığa bağlıdır. Katı bir maddenin direnci aşağıdaki formülle hesaplanır:

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- FORMULA MASS[İng.] ile/değil/yerine/= FORMÜL KÜTLESİ


- FORMULA UNIT[İng.] ile/değil/yerine/= FORMÜL BİRİMİ


- FORMULA[İng.] / FORMULE[Fr.] / FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= FORMÜL


- FORMÜLASYON/FORMULATION[İng.] değil/yerine/= BİÇİMLENDİRME | BİLEŞİMLEME


- FORMÜLE ETME ile FORMÜLASYON


- FORMYL[İng.] ile/değil/yerine/= FORMİL


- FORNİKS/FORNIX[İng.] değil/yerine/= KEMERSİ YAPI | ÇIKMAZ | KATLANTI


- FORSEPS/FORCEPS[İng.] değil/yerine/= TUT ÇEK


- FORSEPS ile FORSEPS


- FORTIN'S BAROMETER[İng.] / GEFÄSSBAROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= FORTİN BASINÇÖLÇERİ


- FORTRAN[İng.] ile/değil/yerine/= FORTRAN


- FORTRAN/FORMULA TRANSLATOR[İng.] değil/yerine/= FORMÜL DÖNÜŞTÜRÜCÜ (PROGRAMLAMA DİLİ)


- FORWARD GRUPLAMA/FORWARD TYPING[İng.] değil/yerine/= DOĞRUDAN ÖBEKLENDİRME


- FOSFOLİPİT[İng. PHOSPHOLIPID] ile/||/<> GLİSERİT[İng. GLYCERIDE] ile/||/<> GLİSEROL[İng. GLYCEROL] ile/||/<> KOLİN[İng. CHOLINE] ile/||/<> TRİGLİSERİT[İng. TRIGLYCERIDE] ile/||/<> YAĞ ASİDİ[İng. FATTY ACID]

( Hücre zarının yapısında bulunan lipit çeşididir. Fosfolipitler, trigliseritlerden farklı olarak 2 yağ asidi, 1 fosforik asit, 1 gliserol molekülü ve kolin bazından oluşur. Bu moleküller suya bırakıldığı zaman çift katlı bir tabaka oluşturur. Fosfolipitler göze zarının yapısına katılarak göze zarının iki tabakalı bir yapıya sahip olmasını sağlar. Fosfolipit moleküllerinin dış ortama ve gözenin içine bakan baş kısımları hidrofilik, göze zarının iç kısmındaki kuyruk bölgeleri ise hidrofobik yapıdadır. @@ Gliserinin bir esteri. Bir molekül gliserine bir yağ asidi ya da yağ asitlerinin bağlandığı sıvı ve katı yağlar. @@ Lipitlerin yapısında bulunan üç karbonlu bir alkol. Gliserin. @@ Bir zar fosfoliti olan fosfatidilkolinde ve B vitamin kompleksinde bulunan, bir nörotransmitter olan asetilkolinin, asetillenmemiş hali. @@ Bitki ve hayvan gözelerinde lipitlerin depo şeklidir. Nötral yağ olarak da bilinir. İnsan vücuduna alınan lipitlerin fazlası, nötral yağlara dönüştürülerek deri altında ve organların etrafında depolanır. Nötral yağlar, üç molekül yağ asidi ile bir molekül gliserolün arasında ester bağlarının kurulması sonucu oluşur. Ester bağlarının kurulması olayı bir dehidrasyon tepkimesidir. Bu tepkime sonucunda üç molekül su açığa çıkar. @@ Esterlerle bileşik yapıp yağ molekülü meydana getiren kimyasaldır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- FOSİL ile FOSİLLEŞMEK


- FOSSA[İng.] değil/yerine/= ÇUKUR


- FOSSIL RECORD[İng.] değil/yerine/= FOSİL KAYDI

( Fosillerin Dünya çapındaki tüm kurum ve kuruluşlardaki örneklerinin resmi kayıtlarının tamamıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- FOSSIL[İng.] ile/değil/yerine/= FOSİL


- FOTON ile FOTON[İng. PHOTON]

( Fotoğrafın. İLE Işıcık. )


- FOTOSENTEZ[İng. PHOTOSYNTHESIS] ile/||/<> KSİLEM (ODUNSU DOKU)[İng. XYLEM] ile/||/<> PLASTİT[İng. PLASTID]

( Fotosentez, yeşil bitkiler ve bazı diğer organizmaların ışık enerjisini organik bileşikleri oluşturmada kullandıkları tepkime. Yeşil bitkilerdeki fotosentez sırasında ışık enerjisini kullanarak; su, karbondioksit ve mineralleri oksijene ve enerjiden zengin organik bileşiklere dönüştürmek için kullanılır. @@ Evrim sürecinin üst basamaklarında yer alan bitkilerde başlıca su iletim sistemini meydana getiren doku. Bu doku topraktan aldığı mineralleri (inorganik tuzlar) içeren ham özsuyunu dallara, oradan da yapraklara iletir. Floem, odunsu dokunun aksine, fotosentez sonucu üretilen organik maddeleri ileten borucuktur. Floemde madde taşınması çift yönlüdür. Hücreler arası çeperler odunsu dokuya göre daha az eridiğinden taşınması daha yavaştır. @@ Bitki gözelerinin ve alglerin stoplazmalarında bulunan pigmentli (renkli) ya da pigmentsiz (renksiz) cisimciklerdir. Hücrenin çok önemli besin kaynaklarının üretim ve depolanma yeridir. Kimi fotosentezde görev alırken, kimi canlıya rengini veren pigmentleri içinde barındırır.Bunlar arasında klorofil içerenler (yani yeşil renkliler) "kloroplast"; başka pigment içerenler "kromoplast"; hiç pigmenti olmayanlar "lökoplast" adını alırlar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- FOTOSENTEZ ile/ve/||/<> SOLUNUM

( * Sadece bitki gözelerinde olur. İLE/VE/||/<> Bitkisel ve hayvansal tüm gözelerde olur.
* Sadece ışık altında gerçekleşir. İLE/VE/||/<> Günün her saatinde (gece-gündüz) devam eder.
* Fotosentez sırasında su ve karbondioksit kullanılır. İLE/VE/||/<> Organik besinler ve oksijen kullanılır.
* Fotosentez sırasında oksijen açığa çıkar. İLE/VE/||/<> Solunum sonrasında su ve karbondioksit açığa çıkar.
* Güneş enerjisi kimyasal enerjiye dönüşür. İLE/VE/||/<> Kimyasal enerji, serbest iş enerjisine dönüşür.
* Ağırlık artışı olur. İLE/VE/||/<> Ağırlık azalması olur.
* Organik besinler yapılmış olur. İLE/VE/||/<> Organik besinler yıkılıp, parçalanmış olur. )


- FOTOTERAPİ/PHOTOTHERAPY[İng.] değil/yerine/= IŞIK SAĞALTIMI


- FOUCAULT ÂYİNESİ[Osm.] / FOUCAULT'S MIRROR[İng.] / MIROIR DE FOUCAULT[Fr.] / FOUCAULTSCHER SPIEGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= FOUCAULT AYNASI


- FOUCAULT RAKKASI[Osm.] / FOUCAULT'S PENDULUM[İng.] / PENDULE DE FOUCAULT[Fr.] / FOUCAULTSCHES PENDEL, GYROSKOPISCHES PENDEL[Alm.] ile/değil/yerine/= FOUCAULT SARKACI


- FOUNDATION SPECIES[İng.] değil/yerine/= KURUCU TÜR

( Ekolojik topluluklardaki yaygınlıkları nedeniyle parçası oldukları ekosistemin yapısı üzerinde kilit rol oynayan türlerdir. Kurucu türler; birincil üreticiler, otçullar ya da etçiller gibi çeşitli trofik seviyelerde bulunan canlılar olabilmektedir. Bu türler koruma planlamalarında ön plana çıkmaktadır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- FOUR FACTOR FORMULA[İng.] ile/değil/yerine/= DÖRT ÇARPAN FORMÜLÜ


- FOUR VECTOR POTENTIAL[İng.] / POTENTIEL À QUATRE VECTEURS[Fr.] / VIERERVEKTORPOTENTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= DÖRT VEKTÖR POTANSİYELİ


- FOUR VECTOR[İng.] / QUADRIVECTEUR[Fr.] / VIERERVEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= DÖRT VEKTÖR


- FOUR-LAYER DEVICE[İng.] / VIERSCHICHTBAUELEMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= DÖRT KATMANLI AYGIT


- FOUR-LAYER DIODE[İng.] / VIERSCHICHTDIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= DÖRT KATMANLI DİYOT


- FOURIER LAW OF HEAT CONDUCTION[İng.] / LOI DE LA CONDUCTION THERMIQUE DE FOURIER[Fr.] / FOURIER-WÄRMEÜBERTRAGUNGSGESETZ/HITZEÜBERTRAGUNGSGESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= FOURİER ISI İLETİM YASASI


- FOURIER NUMBER[İng.] / NOMBRE DE FOURIER[Fr.] / FOURIERZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= FOURİER SAYISI


- FOVEA[İng.] değil/yerine/= ÇUKURCUK


- FPGA/FİELD-PROGRAMMABLE GATE ARRAY[İng.] değil/yerine/= PROGRAMLANABİLİR KAPI DİZİSİ


- FRACTIONAL DISTILLATION, FRACTIONATION[İng.] / DISTILLATION FRACTIONNÉE[Fr.] / FRAKTIONIERTE DESTILLATION[Alm.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL DAMITMA


- FRAGILITY, BRITTLENESS[İng.] / FRAGILITÉ[Fr.] / ZERBRECHLICHKEIT, BRÜCHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KIRILGANLIK


- FRAGMANTASYON/FRAGMENTATION[İng.] değil/yerine/= PARÇALAMA


- FRAJİL[İng./Fr. FRAGILE] değil/yerine/= KIRILGAN


- FRAJİLITE/FRAGILITY[İng.] değil/yerine/= KIRILGANLIK


- FRAKSİYON/FRACTION[İng.] değil/yerine/= PARÇA | BÖLÜM | KESİM


- FRAKSİYONASYON/FRACTIONATION[İng.] değil/yerine/= AYRIŞMA


- FRAKTÜR/FRACTURE[İng.] değil/yerine/= KIRIK


- FRAME[İng.] değil/yerine/= ÇERÇEVE, KARE KARE


- FRANCIUM[İng.] / FRANCIUM[Fr.] / FRANCIUM, FRANZIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= FRANSİYUM


- FRANCK-CONDON PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE DE FRANCK-CONDON[Fr.] / FRANCK-CONDON-PRINZIP[Alm.] ile/değil/yerine/= FRANCK-CONDON İLKESİ


- FRANCK-HERTZ EXPERIMENT[İng.] / EXPÉRIENCE DE FRANCK-HERTZ[Fr.] / FRANCK-HERTZ-VERSUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= FRANCK-HERTZ DENEYİ


- FRANKLIN CENTIMETER[İng.] / FRANKLIN CENTIMÈTRE[Fr.] / FRANKLIN-ZENTIMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= FRANKLİN SANTİMETRE


- FRANSA ile FRANSA HABER AJANSI


- FRANSIZCA ile FRANSIZ KADİFE ÇİÇEĞİ ile FRANSIZ TEBEŞİRİ ile FRANSIZ KAPISI


- FRANZ-KELDYSH EFFECT[İng.] / EFFET FRANZ-KELDYSH[Fr.] / FRANZ-KELDYSH-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= FRANZ-KELDYSH ETKİSİ


- FRASCH PROCESS[İng.] ile/değil/yerine/= FRASCH YÖNTEMİ


- FRASNIAN EPOCH[İng.] değil/yerine/= FRASNİYAN EPOKU

( Günümüzden yaklaşık olarak 382.700.000 ile 372.200.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir. Bu zaman aralığı, çok önemli değişimler göstermemekle birlikte, farklı kaynaklarda biraz daha farklı olarak verilebilir. Kaynaklarda bir örneği görülebilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- FRAUNHOFER CORONA[İng.] / COURONNE DE FRAUNHOFER[Fr.] ile/değil/yerine/= FRAUNHOFER TACI


- FRAUNHOFER DIFFRACTION[İng.] / DIFFRACTION DE FRAUNHOFER[Fr.] / FRAUNHOFER-BEUGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= FRAUNHOFER KIRINIMI


- FRAUNHOFER EYEPIECE[İng.] / OCULAIRE DE FRAUNHOFER[Fr.] / FRAUNHOFERSCHES OKULAR[Alm.] ile/değil/yerine/= FRAUNHOFER GÖZMERCEĞİ


- FRAUNHOFER REGION[İng.] / RÉGION DE FRAUNHOFER[Fr.] / FRAUNHOFER-REGION[Alm.] ile/değil/yerine/= FRAUNHOFER BÖLGESİ


- FRAUNHOFER SPECTRAL LINES[İng.] / RAIES SPECTRALES DE FRAUNHOFER[Fr.] ile/değil/yerine/= FRAUNHOFER TAYF ÇİZGİLERİ


- FRAUNHOFER[İng.] / FRAUNHOFER[Fr.] / FRAUNHOFER[Alm.] ile/değil/yerine/= FRAUNHOFER


- FRC/FRK/FUNCTIONAL RESIDUAL CAPACITY[İng.] değil/yerine/= FONKSİYONEL İŞLEVSEL ARTAKALAN SIĞA, REZİDÜEL KAPASITE


- FREE ACOUSTIC FIELD[İng.] / CHAMP ACOUSTIQUE LIBRE[Fr.] / FREIE AKUSTISCHE FLÄCHE[Alm.] ile/değil/yerine/= SERBEST AKUSTİK ALAN


- FREE ADMITTANCE[İng.] / FREIE ADMITTANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= SERBEST ADMİTANS


- FREE AIR IONIZATION CHAMBER[İng.] / CHAMBRE DE L'IONISATION D'AIR LIBRE[Fr.] / FREILUFTIONISATIONSKAMMER[Alm.] ile/değil/yerine/= AÇIK HAVA İYONLAŞMA ODASI


- FREE ATOM[İng.] / ATOME LIBRE[Fr.] / FREIES ATOM[Alm.] ile/değil/yerine/= SERBEST ATOM


- FREE CHARGE[İng.] / CHARGE LIBRE[Fr.] / FREIE LADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SERBEST YÜK


- FREE EDDY, FREE VORTEX[İng.] / REMOUS LIBRE, TOURBILLON LIBRE[Fr.] / FREIER STRUDEL, FREIER WIRBEL[Alm.] ile/değil/yerine/= SERBEST GİRDAP


- FREE ELECTRON[İng.] / ÉLECTRON LIBRE[Fr.] / FREIES ELEKTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= SERBEST ELEKTRON


- FREE ENERGY[İng.] / ÉNERGIE LIBRE[Fr.] / FREIE ENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= SERBEST ENERJİ


- FREE FALL[İng.] / CHUTE LIBRE[Fr.] / FREIER FALL[Alm.] ile/değil/yerine/= SERBEST DÜŞME


- FREE FIELD[İng.] / CHAMP LIBRE[Fr.] / FREIES FELD[Alm.] ile/değil/yerine/= SERBEST ALAN


- FREE MOLECULAR[İng.] / MOLÉCULE LIBRE[Fr.] / FREIES MOLEKÜL[Alm.] ile/değil/yerine/= SERBEST MOLEKÜL


- FREE RADICAL[İng.] / RADICAL LIBRE[Fr.] / FREIER/FREIES RADIKAL[Alm.] ile/değil/yerine/= SERBEST KÖK/RADİKAL


- FREE SPACE[İng.] / ESPACE LIBRE[Fr.] ile/değil/yerine/= SERBEST UZAY


- FREE VECTOR[İng.] / VECTEUR LIBRE[Fr.] / FREIER VEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= SERBEST VEKTÖR


- FREE(DOM) vs./and FREE


- FREEMAN ile ÖZGÜR ile SERBEST GİRİŞİM ile ÜCRETSİZ ile AÇGÖZLÜLÜKTEN ARINMIŞ ile SERBEST ÇALIŞAN ile ÜCRETSİZ YÜKLEME ile BEDAVA HARCAYAN ile SERBEST KONUŞMA ile ÖZGÜR DÜŞÜNCE ile ÖZGÜR İRADE ile SERBEST EL ile SERBEST BIRAKMAK ile ÖZGÜRCE ile ÖZGÜR ADAMLAR ile OTOBAN


- FREEZING TEMPERATURE[İng.] ile/değil/yerine/= DONMA SICAKLIĞI


- FREEZING-POINT CONSTANT[İng.] ile/değil/yerine/= DONMA NOKTASI SABİTİ


- FREEZING-POINT DEPRESSION[İng.] ile/değil/yerine/= DONMA NOKTASI ALÇALMASI


- FREIBERGITE[İng.] / FREIBERGITE[Fr.] / FREIBERG, SILBERFAHRLER[Alm.] ile/değil/yerine/= FREİBERGİT


- FREKANS[Fr. FRÉQUENCE/İng. FREQUENCY] değil/yerine/= SIKLIK

( Birim zamandaki titreşim sayısı. )


- FREKANS[İng. FREQUENCY] ile/||/<> FOTON[İng. PHOTON] ile/||/<> FREKANS (BİYOLOJİ)[İng. FREQUENCY (BIOLOGY)] ile/||/<> FREKANSA BAĞLI SEÇİLİM[İng. FREQUENCY-DEPENDENT SELECTION] ile/||/<> GENETİK DENGE[İng. GENETIC EQUILIBRIUM]

( Birim zamanda bir noktadan geçen dalga boyu. Birimi hertzdir (Hz). Titreşim hızı ne kadar artarsa, frekans o kadar artar. En düşük frekansa sahip dalgalar radyo dalgaları, en yüksek frekansa sahip dalgalar ise gama ışınlarıdır. @@ Esas olarak bir elektromanyetik radyasyon paketi olan bir ışık parçacığıdır. Fotonun enerjisi, frekansına bağlıdır. Foton ayrıca elektromanyetik kuvvetin, kuvvet taşıyıcısıdır. Frekans ne kadar yüksekse, fotonun sahip olduğu enerji o kadar fazladır. @@ Bir fenotipin, genotipin, gametin ya da alelin bir popülasyon içinde bulunma yüzdesidir.Her 10 bireyden 6'sı belirli bir özelliği gösteriyorsa, o özelliğin frekansı %60 ya da 0.6'dır. @@ Bir bireyin uyum başarısını arttıran bir özelliğin, o özelliğin popülasyon içerisindeki frekansına bağlı olduğu durumda görülen seçilim tipidir. Çoğu zaman bu tip seçilimde, frekansı yüksek olan özellikler bireyin başarısını düşürürken, frekansı düşük olan özellikler bireyin başarısını arttırır. Bir nevi "az olanın kıymetli olması" gibi düşünülebilir. @@ Popülasyonun jenerasyondan jenerasyona evrim geçirmediği; genetic havuzdaki frekansların sabit kaldığı durum

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- FREKANS ile DERECE


- FREKANSLI ile SIKLIK ile SIK ile SIKLIKLA


- FREMITUS[İng.] değil/yerine/= ELE GELEN TİTREŞİM


- FREN ile FREN PABUCU


- FRENKEL DEFECT[İng.] / DÉFAUT DE FRENKEL[Fr.] / FRENKEL-DEFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= FRENKEL KUSURU


- FRENKEL EXCITON[İng.] / EXCITON DE FRENKEL[Fr.] / FRENKELSCHES EXZITON[Alm.] ile/değil/yerine/= FRENKEL EKSİTONU


- FRENKEL-HALSEY-HILL ISOTHERM EQUATION[İng.] / ÉQUATION D'ISOTHERME DE FRENKEL-HALSEY-HILL[Fr.] / FRENKEL-HALSEY-HILL-ISOTHERME[Alm.] ile/değil/yerine/= FRENKEL-HALSEY-HİLL EŞSICAKLIK/İZOTERM DENKLEMİ


- FREON[İng.] / FRÉON[Fr.] / FREON[Alm.] ile/değil/yerine/= FREON


- FREQUENCY BRIDGE[İng.] / PONT DE FRÉQUENCE[Fr.] / FREQUENZBRÜCKE[Alm.] ile/değil/yerine/= FREKANS KÖPRÜSÜ


- FREQUENCY CUTOFF[İng.] ile/değil/yerine/= FREKANS KESİMİ


- FREQUENCY DISTRIBUTION[İng.] / DISTRIBUTION DE FRÉQUENCE[Fr.] / FREQUENZVERTEILUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= FREKANS DAĞILIMI


- FREQUENCY METER[İng.] / FRÉQUENCEMÈTRE[Fr.] / FREQUENZMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= FREKANSÖLÇER


- FREQUENCY MODULATED WAVE[İng.] / ONDE MODULÉE EN FRÉQUENCE[Fr.] ile/değil/yerine/= FREKANS KİPLEMELİ DALGA


- FREQUENCY MODULATION[İng.] / MODULATION DE FRÉQUENCE[Fr.] / FREQUENZMODULATION[Alm.] ile/değil/yerine/= FREKANS KİPLEMESİ/MODÜLASYONU