İngilizce karşılıkları olan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 23.947 başlık/FaRk ile birlikte,
23.947 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(32/97)
- FARMAKOPE/PHARMACOPEIA[İng.] değil/yerine/= RESMİ İLAÇ BİLGİSİ
- FARMAKOVİJİLANS/PHARMACOVİGILANCE[İng.] değil/yerine/= İLAÇ TAKİP DÜZENİ
- FARROKH ile FERRUHZAD
- FARSÇA ile İLERİ GÖRÜŞLÜ
- FART-İ İNHİLÂL[Osm.] / OVERMELTING[İng.] / SURFUSION[Fr.] / ÜBERSCHMELZUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AŞIRI ERGİMEERİME
- FARZ ETMEK ile VARSAYILAN ile VARSAYMAK ile ADINI VARSAYMAK
- FARZAN ile FERZANEH
- FASET/FACET(TE)[İng.] değil/yerine/= DÜZ, PÜRÜZSÜZ YÜZEY
- FASİKÜL/FASCICLE[İng.] değil/yerine/= DEMETÇİK
- FASİKÜLASYON/FASCICULATION[İng.] değil/yerine/= SEYİRME
- FÂSILA[Osm.] / INTERVAL[İng.] / INTERVALLE[Fr.] / SPALTE[Alm.] ile/değil/yerine/= ARALIK, YARIK
- FASİLITASYON/FACILITATION[İng.] değil/yerine/= KOLAYLAŞTIRMA
- FASİYAL/FACIAL[İng.] değil/yerine/= YÜZ (İLİŞKİLİ)
- FAST NEUTRONS[İng.] / NEUTRONS RAPIDES[Fr.] / SCHNELLES NEUTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= HIZLI NÖTRONLAR
- FAST REACTOR[İng.] / RÉACTEUR RAPIDE[Fr.] / SCHNELLER REAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= HIZLI TEPKİLEŞİM/REAKTÖR
- FASTA FORMAT[İng.] değil/yerine/= FASTA FORMATI
( DNA ve protein sekansları için evrensel yazı formatıdır. ">" işareti ile başlayıp tek satırlık tanımlamadan sonra sekans bilgileri ile devam eder.>gi|129295|sp|P01013|OVAX_CHICK GENE X PROTEIN (OVALBUMIN-RELATED)
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- FASTNESS[İng.] / RÉSISTANCE[Fr.] / FESTER ZUSTAND REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= HASLIK
- FASULYE ile FASULYE KABUĞU
- FAT PHOBIA[İng.] değil/yerine/= ŞİŞMAN FOBİSİ
( Fat phobia, isminden de anlaşılacağı üzere şişman insanlardan ve yağ tüketiminden takıntılı bir biçimde korkma anlamına gelir. Bu durum patolojik bir durumdur ve bir tutum ya da davranış içinde kendini gösterebilir. Fat phobia, çok küçük yaşlardan beri insanlar üzerinde etkilerini göstermektedir. Örneğin David Aronson tarafından 1997 yılında yapılan bir çalışmada, yaş ortalamasına göre fazla kilolu çocukların diğer çocuklar tarafından daha çok ayrımcılığa uğradığı gösterilmiştir. Aynı biçimde 1995 yılında Christian S. Crandall tarafından yürütülen şu çalışma, fazla kilolu kadınların yükseköğrenimleri için ebeveynlerinden daha az finansal destek gördüklerini ortaya koymuştur.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- FAT[İng.] / GRAISSE[Fr.] / ÖL FETT[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI YAĞ
- FATALITE ORANI/FATALITY RATE[İng.] değil/yerine/= OLGU-ÖLÜM ORANI
- FATALITE/FATALITY[İng.] değil/yerine/= ÖLDÜRÜCÜLÜK
- FATEMEH ile FATEMEH BEYGOM ile FATEME HATUN
- FATIGUE OF METAL[İng.] / FATIGUE DU MÉTAL[Fr.] / METALLERMÜDUNG, ERHALTUNG[Alm.][Alm.] ile/değil/yerine/= METAL YORULMASI
- FATTY ACID[İng.] / ACIDE GRAS[Fr.] / FETT[Alm.] ile/değil/yerine/= YAĞ ASİDİ
- FAUL ile FAUL YAPMAK
- FAUNA[İng.] değil/yerine/= FAUNA
( Bir ülke, bölge, özel bir çevre ya da devreye has tüm hayvanlar.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- FAUNA ile FAUNA DİZİNİ
- FAURE CELL[İng.] / CELLULE DE FAURE[Fr.] ile/değil/yerine/= FAURE PİLİ
- FAVORİ ile KAYIRMACILIK
- FAYDALANMAK ile SÖMÜRÜ ile SÖMÜRÜLEN
- FAYDALI ile İYİLİK ile HAYIRSEVER ile YARARLI ile YARARLANICI ile FAYDA ile FAYDALANMAK ile FAYDALAR
- FAZ[Fr./İng. < PHASE] değil/yerine/= EVRE
- FAZ/İK/PHAS/IC[İng.] değil/yerine/= EVRE/Lİ
- FAZLA BİLGİ ile FAZLADAN BİLGİ
- FAZLA ile ÇOK
- FAZLA ile/ve/değil ETKİN
- FAZLA ile/ve/değil GEREKSİZ
- FAZLA ile/ve/değil HIZLI
- FAZLA ile ÖTE
- FAZLA ile/ve SORUN
- FAZLA ile/ve/yerine/değil YETERİNCE
- FAZLALIK ile/ve AİDİYET
- FAZLALIK ile AŞIRILIK
- FAZLALIK ile OBUR
- FDA/FOOD AND DRUG ADMINISTRATION[İng.] değil/yerine/= ABD GIDA VE İLAÇ DAİRESİ
- FEATHER ANALYSIS[İng.] / FEATHER/SCHE-ANALYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= FEATHER ÇÖZÜMLEMESİ
- FEBRİL/FEBRİLE[İng.] değil/yerine/= ATEŞLİ
- FEBRILE SEIZURE[İng.] değil/yerine/= FEBRİL KONVÜLSİYON
( Genellikle 6 ay ila 6 yaş arası çocuklarda görülen, ateşin 38 derece ve üstüne çıkması ile meydana gelen nöbetlere verilen isimdir. Halk arasında "ateşli havale" olarak da bilinir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- FEDAKARLIK ile FEDAKAR ile FEDAKAR
- FEDÂKÂRLIK ile KATLANMA
- FEDERAL ile FEDERALİZM ile FEDERASYON ile FEDERASYON
- FEDERASYON[Fr./İng. < FEDERATION] değil/yerine/= ÜSTBİRLİK
- FEEDBACK[İng.] / RÉTROACTION[Fr.] / RÜCKFÜHRUNG, RÜCKKOPPLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= GERİ BESLEME
- FELAKET ile FELAKET NİTELİĞİNDE
- FELAKET ile FELAKETLER ile FELAKET
- FELAKETLER ile FELAKET ile FELAKET
- FELEKİYYAT, İLM-İ HEYET, KOZMOGRAFYA[Osm.] / ASTRONOMY[İng.] / ASTRONOMIE[Fr.] / ASTRONOMIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ASTRONOMİ
- FELICI BALANCE[İng.] / ÉQUILIBRE DE FELICI[Fr.] / FELICI-ABGLEICH[Alm.] ile/değil/yerine/= FELİCİ DENGESİ
- FELSEFE ile/ve/<> DÜŞÜNCE
( Düşünce, düşünce başlar. [yere/aşağı düşünce!] )
( Bir yerini/dizini incitmeyen, düşünmeye başlamaz kolay kolay. )
( Dilin dilbilgisi. İLE/VE/<> Aklın dilbilgisi. )
( Yunan ökesi/dehası. VE Roma ökesi/dehası. )
( Aristoteles. İLE/VE Büyük İskender. )
( Tekillerden, tümeli görmeye çalışmak. İLE/VE Tekilde, tümeli görmek esastır. )
( Felsefe, matematiğin çalışma odasını, röntgen ışığıyla yansıtmaya çalışır. )
( Birleştirmek/birlikte tutmak gerekiyor. )
( Hayranlık. VE Hayret. )
( Zanaat. VE Teknokrasi, işçilik. VE İdeoloji. )
( İdeoloji. İLE/DEĞİL/YERİNE Felsefe. )
( Hayret. VE/<> Hayranlık. VE/<> Aşk. )
( Hikmet, teolojik; illet, metafizik; sebep, fizik nedenleri aramaktır. )
( Hikmet: Nasıl ise onu o biçimde bilmek. )
( Hikmet: Varolanları, nasılsa o biçimde ve tâkatı kadar bilmek. )
( Hikmet: Olgunlaşmayı istemek. )
( Hikmet: Doğada ve zamanda illetlendirmek. )
( Hikmet: Gizil durumda, tüm erdemleri içerir. )
( Hikmet Tanrısı: ENKİ )
( Hikmet: İstikmal el-Nefs. )
( Hikmet: "En Yüksek Hikmet". Onu kazanmış olmaya(onun iktinâ'ına) "'İlm", o ilme meleke kazanmış olmaya "Felsefe". )
( FELSEFE: KAVLÎ HİKMET )
( PHIL0-SOPHOS ile/ve SOPHOS )
( el-Hikmet: ilmun bi-a'yan'il-mevcudât alâ ma hiye fi'nefs'il emr bi-kaderi takat'il-beşeriyye )
( Fikir üretir. İLE/VE Tedbir üretir. )
( Nazarî hikmet. VE Amelî hikmet. )
( ... İLE HİKMET-İ HÂLİDA, CÂVİDÂN-I HIRED, PHILOSOPHIA PERENNIS )
( Genel felsefe eserlerinin adı olarak bu ad kullanılır. İLE/VE İlm-i mantık'ın başka bir adıdır. Pek çok mantık kitabı bu adı taşır. İLE/VE Abdurrahman Hazinî'nin eserinin adıdır. Eser, çekim ve cisimlerin özgül ağırlıklarından bahseder. Modern döneme kadar konuyla ilgili en önemli çalışmadır. İngilizce çevirisi de vardır. )
( Kişinin [ve evrenin] sorularına aklın sınırları içinde kalarak yanıt vermeye çalışmak. VE Anlama ilişkin soruların akıl ile değil kurguyla yapılacağına yönelik yaklaşımı felsefenin soruları içinde kalarak yanıtlamaya çalışmak. )
( GAZALİ ve KANT )
( Kişinin, kendine soru sormaya başlamasıyla devreye girer. )
- FELSEFE ile/ve/||/<> İNSAN
- FELSEFE ile/ve KELÂM
( Kelâmın anlaşılmayanı kabuğu, anlaşılanı içidir. )
- FELSEFE ile/ve/değil/||/<>/< KURAM
- FELSEFE ile/ve MACERA
- FELSEFE ile/ve MATEMATİK
( Tekillerden tümeli görmeye çalışmak. İLE/VE Tekilde tümeli görmek esastır. )
( Felsefe, matematiğin çalışma odasını röntgen ışığıyla yansıtmaya çalışır. )
( Kavramlarla ilgili etkinlik. İLE/VE Kavram inşâ etmek. )
- FELSEFE ile/ve METAFİZİK ile/ve MİSTİSİZM["MİSTİZİM" değil!]
( ... İLE/VE Metafizik sözü ilk defa Peripatos'culardan Rodos'lu Andronikos (M.Ö. I. yy.) tarafından kullanıldığı öne sürülür. İLE/VE ... )
( METAFİZİK: BİLGİ - VARLIK - AHLÂK )
- FELSEFE = PHILOSOPHY[İng.] = PHILOSOPHIE[Fr., Alm.] = PHILOSOPHIA(PHILIA:SEVGİ, SOPHIA:BİLGELİK)[Yun.] = FILOSOFIA[İsp.]
- FELSEFE ve/<> TUTKU
( Kişi, felsefeyi, ancak tutkuyla yaşama katar. )
- FEMTO-[İng.] / FEMTO-[Fr.] / FEMTO[Alm.] ile/değil/yerine/= FEMTO-
- FEMUR[İng.] değil/yerine/= UYLUK KEMİĞİ
( Uyluk kemiği; memeli iskelet sistemindeki en uzun, en güçlü ve en hacimli kemiktir. Kalçanın bir bölümünü oluşturan bu kemik dizin bir bölümüne kadar uzanır ve vücut yükünün önemli bir bölümünü taşır. Latince’de uyluk anlamına gelen femur sözcüğü uyluk kemiği anlamına gelen os femoris sözcüğünden türetilmiştir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- FENALIK ile NAZAR ile KÖTÜ HUYLU
- FENESTRASYON/FENESTRATION[İng.] değil/yerine/= PENCERELEME
- FENOKOPİ[İng. PHENOCOPY] ile/||/<> FENOTİPİK ÇEŞİTLİLİK[İng. PHENOTYPIC DIVERSITY]
( Olağandışı çevre koşullarından kaynaklanan ve kendi dışındaki bir genotipin normal dışavurumuna benzeyen fenotipik özellilk. Farklı genetik yapılara sahip olmalarına karşın, farklı türlerin aynı fenotipi göstermesi. @@ Bir popülasyon içerisindeki fenotipik farklılıkların ve çeşitliliğin toplamıdır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- FENOTİP[İng. PHENOTYPE] ile/||/<> ALBİNİZM[İng. ALBINISM] ile/||/<> BOMBAY FENOTİPİ[İng. BOMBAY PHENOTYPE] ile/||/<> BULMER ETKİSİ[İng. BULMER EFFECT] ile/||/<> CİNSEL ÇİFTBİÇİMLİLİK[İng. SEXUAL DIMORPHISM]
( Dışyapı. Genetik ve çevresel etkenlerin yarattığı özelliklerin canlının dış görünüşündeki yansımasıdır. Fenotip çoğunlukla genler tarafından belirlenir; ancak bazı koşullarda diğer etkenler, fenotipin genotipe yüzde yüz uymasını engelleyebilir (bkz: hipomorfizm). Fenotip, zaman içinde değişebilir. Birden çok genle kontrol edilen özelliklerin fenotipleri de karmaşıklık gösterir. Genlerin durumuna göre çeşitlilik gösteren fenotip sınıflarına pleiotropik fenotip adı verilir. Biyolojik sınıflandırmanın ilkel aşamasında kullanılan sınıflandırma yöntemi, canlıların görünüşleri; yani fenotipleri üzerine kurulmuştu. Ancak genetik biliminin gelişmesi sonucunda moleküler düzeyde sınıflandırmaya geçilmiştir. Ortak fenotipe sahip canlılar, her zaman evrimsel olarak ortak atadan gelmezler. Yakınsak evrim, fenotiplerin birbirine benzemesini doğurabilir. Modern genetik terminolojisinde, herhangi bir mutasyonun yarattığı değişime de mutant fenotip adı verilir. @@ Deri, saç ve gözlerdeki pigment eksikliğinden kaynaklanan ve kalıtsal bir hastalık. Bu özelliklere sahip kişilere albino denir. Albinizm geni resesif olduğu için fenotip sadece homozigot çekinik durumlarda gözlenir. Albinoların güneşe duyarlı deri ve gözleri vardır. Bu kişilerde göz ve deri kanseri oluşumu daha muhtemeldir. @@ ABO kan öbeği antijen sistemini etkileyen nadir bir durum. Bu fenotipi gösteren bireylerin genotipleri ifade edilememiş A ya da B allelerini bulunduruyor. Fakat kırmızı kan gözeleri bu antijeni göstermiyor, kan grupları O görünüyor. @@ Seçilim sürdükçe genetik çeşitlilik azalır, çünkü çeşitlilik doğa tarafından seçilip azaltılır. Bu azalma ebeveynlerin populasyona göre fenotip çeşitlilik miktarı ile doğru orantılıdır. Çeşitliliği artışı ise genetik mekanizmalar aracılığıyla sağlanır. @@ Bir popülasyon ya da tür içerisindeki bireylerin erkekleri ile dişileri arasındaki fenotipik özelliklerin farklılık göstermesi durumudur.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- FENOTİP/İK / PHENOTYP/IC[İng.] değil/yerine/= DIŞ GÖRÜNÜM/SEL
- FEODAL ile FEODALİZM ile FEODALİTE
- FERÂGAT AHLÂKI ile/ve/değil/yerine ANNELİK AHLÂKI
- FERAGAT ETMEK ile FERAGAT ile FERAGAT EDEN
- FERÂGAT(BEZL) ile TERK
( Canına kıymazsan, seyahat etme! )
- FERAGAT ile VAZGEÇMEK
- FERÂSE ile FERÂŞE/PERVÂNE[Fars.]/USKUR[< İng.]
( Kısrak. İLE Geceleri, ışığın etrafında dönen küçük kelebek. Fırıldak. | Çark. | Haberci, kılavuz. | Şems-i Tebrizi. )
- FERMANTASYON/FERMENTATION[İng.] değil/yerine/= MAYALANMA
- FERMAT PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE DE FERMAT[Fr.] / FERMATSCHES PRINZIP[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMAT İLKESİ
- FERMAT PRINCIPLE[İng.] değil/yerine/= FERMAT PRENSİBİ
( Geometrik optiğin bazı esas kanunları, bircins ortamda ışığın doğru yolla yayılması, iki ortamın sınırında ışığın kırılması ve ışığın yüzey sınırından yansıması eskiden beri bilinen bir gerçektir. Fakat ortamın kırılma indisi sabit kalmayıp sürekli değiştiğinde, ortamda ışığın nasıl yayılacağı açıklanamıyordu. Bunun cevabı 17. yüzyılda Fransız fizikçi Fermat tarafından verilmiştir. Fermat, ışık bir noktadan diğerine bu iki nokta arasında mümkün olan en kısa olanı seçerek yayılır prensibini ortaya koymuştur. Bu prensip, en küçük zaman prensibi ya da en kısa yol prensibi olarak da bilinir. Fermat prensibini tüm yüzeyler için genişleterek iki madde halinde verebiliriz:
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- FERMENT[İng.] / FERMENT[Fr.] / FELD[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMENT
- FERMENT[İng.] değil/yerine/= MAYA
- FERMENTATION[İng.] ile/değil/yerine/= MAYALANMA
- FERMENTE ETMEK ile FERMANTASYON ile FERMENTATİF ile FERMENTE EDİLMİŞ
- FERMI AGE THEORY[İng.] / THÉORIE DE L'ÂGE DE FERMI[Fr.] / FERMI-ALTERSTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ YAŞ KURAMI
- FERMI BETA DECAY THEORY[İng.] / THÉORIE DE LA DÉSINTÉGRATION BÊTA DE FERMI[Fr.] / FERMI-BETAZERFALLSTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ BETA BOZUNUMU KURAMI
- FERMI CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DE FERMI[Fr.] / FERMI-KONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ SABİTİ
- FERMI DISTRIBUTION[İng.] / DISTRIBUTION DE FERMI[Fr.] / FERMI-DISTRIBUTION/VERTEILUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ DAĞILIMI
- FERMI ENERGY[İng.] / ÉNERGIE DE FERMI[Fr.] / FERMI-ENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ ENERJİSİ
- FERMI GAS[İng.] / GAZ DE FERMI[Fr.] / FERMI-GAS[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ GAZI
- FERMI HOLE[İng.] ile/değil/yerine/= FERMİ BOŞLUĞU
- FERMI LEVEL[İng.] / NIVEAU DE FERMI[Fr.] / FERMI-NIVEAU[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ DÜZEYİ
- FERMI LIQUID[İng.] / LIQUIDE DE FERMI[Fr.] / FERMI-FLÜSSIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ SIVISI
- FERMI RESONANCE[İng.] / RÉSONANCE DE FERMI[Fr.] / FERMI-RESONANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ REZONANSI
- FERMI SELECTION RULES[İng.] / RÈGLES DE SÉLECTION DE FERMI[Fr.] / FERMI-AUSWAHLREGELN[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ SEÇİM KURALLARI
- FERMI SPHERE[İng.] / SPHÈRE DE FERMI[Fr.] / FERMI-KUGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ KÜRESİ
- FERMI STATISTICS[İng.] / STATISTIQUE DE FERMI[Fr.] / FERMI-STATISTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ İSTATİSTİĞİ
- FERMI SURFACE[İng.] / SURFACE DE FERMI[Fr.] / FERMI-OBERFLÄCHE[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ YÜZEYİ
- FERMI TEMPERATURE[İng.] / TEMPÉRATURE DE FERMI[Fr.] / FERMI-TEMPERATUR[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ SICAKLIĞI
- FERMI TRANSITION[İng.] / TRANSITION DE FERMI[Fr.] / FERMI-ÜBERGANG[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ GEÇİŞİ
- FERMI-DIRAC DISTRIBUTION FUNCTION[İng.] / FONCTION DE DISTRIBUTION DE FERMI-DIRAC[Fr.] / FERMI-DIRAC-VERTEILUNGSFUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ-DİRAC DAĞILIM İŞLEVİ/FONKSİYONU
- FERMI-DIRAC STATISTICS[İng.] / STATISTIQUE DE FERMI-DIRAC[Fr.] / FERMI-DIRAC-STATISTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ-DİRAC İSTATİSTİĞİ
- FERMI'S GOLDEN RULES[İng.] / RÈGLES D'OR DE FERMI[Fr.] / FERMI-GOLDENE-REGELN/REGELUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ ALTIN KURALLARI
- FERMI[İng.] / FERMI[Fr.] / FERMI[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ
- FERMION FIELD[İng.] / CHAMP DE FERMION[Fr.] / FERMIONENFELD/FERMIONSFELD[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİYON ALANI
- FERMION[İng.] / FERMION[Fr.] / FERMION[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİYON
- FERMIUM[İng.] / FERMIUM[Fr.] / FERMIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİYUM
- FERRANTI EFFECT[İng.] / EFFET FERRANTI[Fr.] / FERRANTISCHER EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= FERRANTİ ETKİSİ
- FERRI-[İng.] ile/değil/yerine/= FERRİ | DEMİR(III)
- FERRIMAGNETISM[İng.] / FERRIMAGNÉTISME[Fr.] / FERRIMAGNETISMUS[Alm.] ile/değil/yerine/= FERRİMANYETİZMA
- FERRO-[İng.] ile/değil/yerine/= FERRO | DEMİR(II)
- FERROCHROMIUM[İng.] / FERROCHÔME[Fr.] / FERMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= FERROKROM
- FERROELECTRIC CRYSTAL[İng.] / CRISTAL FERROÉLECTRIQUE[Fr.] / FERROELEKTRISCHER KRISTALL[Alm.] ile/değil/yerine/= FERROELEKTRİK KRİSTAL
- FERROELECTRIC DOMAIN[İng.] / DOMAINE FERROÉLECTRIQUE[Fr.] / FERROELEKTRISCHER BEREICH[Alm.] ile/değil/yerine/= FERROELEKTRİK BÖLGE/BÖLÜT
- FERROELECTRIC HYSTERESIS LOOP[İng.] ile/değil/yerine/= FERROELEKTRİK ERESİM ÇEVRİMİ
- FERROELECTRIC MATERIAL[İng.] ile/değil/yerine/= FERROELEKTRİK GEREÇ
- FERROELECTRIC SHUTTER[İng.] ile/değil/yerine/= FERROELEKTRİK KAPAĞI
- FERROELECTRIC SUBSTANCE[İng.] ile/değil/yerine/= FERROELEKTRİK ÖZDEK
- FERROELECTRIC[İng.] / FERROÉLECTRIQUE[Fr.] / FERROELEKTRIK[Alm.] ile/değil/yerine/= FERROELEKTRİK
- FERROELECTRICITY[İng.] / FERROÉLECTRICITÉ[Fr.] / FERROELEKTRIZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= FERROELEKTRİKLİK
- FERROMAGNETIC CRYSTAL[İng.] / CRISTAL FERROMAGNÉTIQUE[Fr.] / FERROMAGNETISCHER KRISTALL[Alm.] ile/değil/yerine/= FERROMANYETİK KRİSTAL
- FERROMAGNETIC DOMAIN[İng.] / DOMAINE FERROMAGNÉTIQUE[Fr.] / FERROMAGNETISCHE DOMÄNE, FERROMAGNETISCHER BEREICH[Alm.] ile/değil/yerine/= FERROMANYETİK BÖLGE/BÖLÜT
- FERROMAGNETIC MATERIAL[İng.] ile/değil/yerine/= FERROMANYETİK GEREÇ
- FERROMAGNETIC SUBSTANCE[İng.] ile/değil/yerine/= FERROMANYETİK ÖZDEK
- FERROMAGNETIC, FERROMAGNETICS[İng.] / FERROMAGNÉTIQUE[Fr.] / FERROMAGNETIK[Alm.] ile/değil/yerine/= FERROMANYETİK
- FERROMAGNETISM[İng.] / FERROMAGNÉTISME[Fr.] ile/değil/yerine/= FERROMANYETİZMA
- FERROMANGANESE[İng.] / FERROMANGANÈSE[Fr.] / FERROCHROM[Alm.] ile/değil/yerine/= FERROMANGAN
- FERROMOLYBDENUM[İng.] ile/değil/yerine/= FERROMOLİBDEN
- FERRON[İng.] ile/değil/yerine/= FERRONİ
- FERRONICKEL[İng.] / FERRONICKEL[Fr.] / FERROMOLYBDÄN[Alm.] ile/değil/yerine/= FERRONİKEL
- FERRUM[İng.] değil/yerine/= DEMİR
- FERTILE MATERIAL[İng.] / MATIÈRE FERTILE[Fr.] / FRUCHTBARES MATERIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= DOĞURGAN NESNE
- FERTILIZER[İng.] / ENGRAIS[Fr.] / DÜNGEMITTEL, KUNSTDÜNGER[Alm.] ile/değil/yerine/= GÜBRE
- FÉRY RADIATION PYROMETER[İng.] / PYROMÈTRE À RADIATION DE FÉRY[Fr.] / FÉRY-STRAHLUNGSPYROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= FÉRY IŞINIM PİROMETRESİ
- FESSENDEN OSCILLATOR[İng.] ile/değil/yerine/= FESSENDEN SALINGACI
- FESTİVAL[İng.] değil/değil/yerine/= ŞENLİK/ŞÖLEN
- FESTİVAL ile ŞENLİKLER ile ŞENLİK
- FETHETMEK ile FETHEDİLDİ ile FATİH ile FETİH
- FETİH ile/||/<> FÜTUHAT ile/||/<> FETİHNÂME[İng. MESSAGE ANNOUNCING A CONQUEST | FR. MESSAGEM DE COMQUETE | ALM. BERICH (M) ÜBER EINE EROBERUNG] ile/||/<> FATİH
( Bir kenti ya da ülkeyi savaşarak alma. İLE/||/<> Fetihler, zaferler. İLE/||/<> Savaşlar sonunda kazanılan zaferleri, bir yerin alındığını müjdelemek için hükümdarların, fethedilen yerleri, komşu hükümdarlara, yabancı devlet adamlarına, hanlara, prenslere/şehzâdelere ve valilere bildirmek üzere yazılan resmi mektup. İLE/||/<> Fetheden, İslâm devletlerinde bir ülkeyi ya da kenti savaşarak alan hükümdar ya da komutana verilen san. )
- FETİŞ ile TAPMA/TAPINMA, TAPINCAK
- FETRON[İng.] / FETRON[Fr.] / FETRON[Alm.] ile/değil/yerine/= FETRON
- FETUS[İng.] değil/yerine/= FETÜS
( Embriyoyu takiben, bir yavrunun doğumdan önceki son gelişme evresidir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- FEV/FORCED EXPIRATORY VOLUME[İng.] değil/yerine/= ZORLU SOLUK VERME OYLUMU
- FEVK-AL-MEMUL, FEVK-AL-MUTÂD, İSTİSNÂF[Osm.] / UNUSUAL[İng.] ile/değil/yerine/= OLAĞAN DIŞI
- FEYNMAN DIAGRAM[İng.] / DIAGRAMME DE FEYNMAN[Fr.] / FEYNMAN-DIAGRAMM, FEYNMAN-GRAPH[Alm.] ile/değil/yerine/= FEYNMAN ÇİZGESİ/DİYAGRAMI
- FEYNMAN INTEGRAL[İng.] ile/değil/yerine/= FEYNMAN TÜMLEVİ
- FEYNMAN SUPERFLUIDITY THEORY[İng.] / THÉORIE DE LA SUPERFLUIDITÉ DE FEYNMAN[Fr.] ile/değil/yerine/= FEYNMAN AŞIRI AKIŞKANLIK KURAMI
- FEZA[Osm.] / SPACE[İng.] / ESPACE[Fr.] / RAUMGITTER[Alm.] ile/değil/yerine/= UZAY
- FFP/FRESH FROZEN PLASMA | FİLTERING FACE PİECE[İng.] değil/yerine/= TAZE DONMUŞ PLAZMA | YÜZE SÜZGEÇLENEN PARÇA
- FFP2 MASKE/FFP2 MASK[İng.] değil/yerine/= N95 MASKE
- FFR/FRACTIONAL FLOW RESERVE[İng.] değil/yerine/= ORANSAL AKIM YEDEĞİ
- FHIR/FAST HEALTHCARE INTEROPERABILITY RESOURCES[İng.] değil/yerine/= HIZLI SAĞLIK HİZMETİ BİRLİKTE ÇALIŞABİLİRLİK KAYNAKLARI
- FHYTOPHAGE[İng.] değil/yerine/= FİTOFAG
( Yalnızca bitkilerle beslenen canlılara verilen isimdir. Fitofag böceklerin 500.000'den fazla olduğu düşünülmektedir. Bu sayı bilinen çok gözeli canlıların yaklaşık olarak %25'ine denk gelmektedir. Orthoptera, lepidoptera, coleoptera, heteroptera, hymenoptera ve diptera fitofag böcek takımları arasındadır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- FIBER OPTICS[İng.] / OPTIQUE DES FIBRES[Fr.] / FIBER-OPTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= FİBER OPTİK
- FIBER[İng.] / FARBSTOFFE[Alm.] ile/değil/yerine/= LİF
- FİBER[İng.] değil/yerine/= LIF
- FİBRİL[İng.] değil/yerine/= LIFÇİK
- FİBRİLASYON/FİBRİLLATION[İng.] değil/yerine/= ÇIRPINTI
- FİBULA ile KAVAL KEMİĞİ
- FICK'S LAWS[İng.] / LOIS DE FICK[Fr.] ile/değil/yerine/= FİCK YASALARI
- FICTITIOUS CHARGE[İng.] / CHARGE FACTICE, CHARGE IMAGINAIRE[Fr.] / EINGEBILDETE-AUFLADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= GÖRÜNTÜ YÜK
- FİDAN, SÜRGÜN ile/ve AĞAÇ
( ... Ağaç rakım sınırı 1800 m.dir. [Deniz seviyesinden 1800 m.nin üzerinde ağaç olmaz] )
( Sürgün, taze ve düzgün fidan. )
( Divan şiirinde sevgilinin boyu ve endamı, ince ve düzgün oluşu nedeniyle nihâle benzetilir. )
( [Sümerce] ... ile/ve GİŞ )
- FİDANLIK ile AĞAÇ PARKI/ARBORETUM[Lat.]
( Ağaç yetiştirilen alan. İLE Çeşitli ağaçların, sergilenme, eğitim ya da bilimsel inceleme amacıyla yetiştirildikleri ya da korundukları geniş bahçe. )
- FİDBEK[İng. < FEEDBACK] değil/yerine/= GERİBİLDİRİM
- FIELD CHARGE[İng.] / FELDLADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ALAN YÜKÜ
- FIELD EFFECT CAPACITOR[İng.] / CAPACITEUR À L'EFFET DU CHAMP[Fr.] / FELDEFFEKTKAPAZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ALAN ETKİLİ SIĞAÇ
- FIELD EFFECT DIODE[İng.] / DIODE À EFFET DE CHAMP[Fr.] / FELDEFFEKTDIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= ALAN ETKİLİ DİYOT
- FIELD EFFECT PHOTOTRANSISTOR[İng.] / PHOTOTRANSISTOR À EFFET DE CHAMP[Fr.] / FELDEFFEKT-FOTOTRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ALAN ETKİLİ FOTOTRANSİSTÖR
- FIELD EFFECT TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR À EFFET DE CHAMP[Fr.] / FELDEFFEKTTRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ALAN ETKİLİ TRANSİSTÖR
- FIELD IONIZATION[İng.] / IONISATION PAR CHAMP[Fr.] / FELDIONISATION, FELDIONISIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ALAN İYONLAŞMASI
- FIELD MAGNET[İng.] / AIMANT D'ESPACE[Fr.] / FELDMAGNET[Alm.] ile/değil/yerine/= ALAN MIKNATISI
- FIFO/FIRST IN FIRST OUT[İng.] değil/yerine/= İLK GİREN, İLK ÇIKAR
- FİGÜR = FIGURE[İng., Fr.] = FIGURA[Lat., İsp.]
- FİGÜRLÜ ile MECAZİ ile MECAZİ OLARAK ile FİGÜR ile ŞEKİL LİSTESİ ile ŞEKİL YUMRUK ile RAKAMLAR
- FİİL EHLİYETİ/CAPACITY TO ACT[İng.] değil/yerine/= AYIRT ETME GÜCÜ/EDİM UZLUĞU
- FİİL-İ MÂZÎ ile/ve FİİL-İ MUZÂRİ
( Geçmiş zaman. İLE/VE Şimdi, geniş ve gelecek zaman. )
- FİİL-İ TAACCÜB EVVEL
- FİKİR BİRLİĞİ ile ONAY ile RAZI OLMAK ile FİKİR BİRLİĞİ
- FİKİR ile İDEAL OLARAK ile FİKİRLER
- FİKİR ile TEZÂHÜR
- FİKİR ile/ve/yerine VİCDAN
- FIKRA[Ar. çoğ. FIKARÂT] ile FIRKA[Ar. çoğ. FIRAK]
- FİKS[İng. < FIX] değil/yerine/= DURAĞAN/DEĞİŞMEZ, SABİT
- FİKS/FIXED[İng.] değil/yerine/= SABİT
- FİKSASYON/FIXATION[İng.] değil/yerine/= SABİTLEME | SAPLANMA
- FİKSATÖR/FIXER[İng.] değil/yerine/= SABİTLEYİCİ
- FİL BENZERİ ile FİL HASTALIĞI ile FİL GİBİ
- FILAMENT[İng.] / FILAMENT[Fr.] / FEURING, GLÜHEND[Alm.] ile/değil/yerine/= FİLAMAN, FİTİL
- FİLAMENT/FİLAMENT[İng.] değil/yerine/= İĞCİK
- FİLARMONİ[İng./Fr. PHILHARMONY/PHILHARMONIE < PHILOS: Sevgi/si.] ile/ve/||/<> SENFONİ[İng./Fr. SYMPHONY/SYMPHONIE < Yun. < SYMPHONIA(συμφωνία) | SYM-: Birlikte. ( > SEN-)]
( Güçlü müzik sevgisi. | Müzik konserleri derneği. İLE/VE/||/<> Orkestra için bestelenmiş, birkaç bölümden oluşan uzun müzik yapıtı. )
- FİLDİŞİ SAHİLİ ile FİLDİŞİ ile FİLDİŞİ KULESİ
- FİLIFORM[İng.] değil/yerine/= İPLİKSİ | ZAYIF
- FİLİKA[İt. < FELUCA] ile BÜYÜK FİLİKA
( Cankurtaran sandalı. İLE ... )
- FİLİKA[İt. < FELUCA] ile ÇATANA[Çetene kasabasının adından]/İSTİMBOT[İng. < STEAMBOAT]
( Cankurtaran sandalı. İLE Filika büyüklüğünde, islimle işleyen deniz teknesi, küçük vapur. [Tuna kıyısındaki Çetene kentinden] )
- FİLİZ ile/ve KIVILCIM
- FILLED BAND[İng.] / BANDE REMPLIE[Fr.] / GEFÜLLTES BAND[Alm.] ile/değil/yerine/= DOLU BANT
- FILLER[İng.] / CHANGE, MASTIC[Fr.] / FÜLLMASSE, GRUNDMASSE[Alm.] ile/değil/yerine/= DOLGU NESNESİ
- FILM[İng.] / PELLICULE, FEUILLE[Fr.] / FILAMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= FİLM
- FİLM ile FİLM YAPIMCISI ile FİLM YAPIMI ile FİLM KAYDEDİCİ ile FİLM ÇEKMEK ile FİLME ALMAK ile FİLM ŞERİDİ
- FİLO ile GEÇİCİ
- FİLOCOĞRAFYA[İng. PHYLOGEOGRAPHY] ile/||/<> FİLOFOBİ[İng. PHILOPHOBIA] ile/||/<> FİLOGENETİK AYAKİZİ[İng. PHYLOGENETIC FOOTPRINT] ile/||/<> FİLOGENETİK DAL[İng. PHYLOGENETIC BRANCH] ile/||/<> FİLOGENİ (SOY OLUŞ)[İng. PHYLOGENY] ile/||/<> FİLOLOJİ[İng. PHILOLOGY] ile/||/<> FİLOPODYUM[İng. FILOPODIUM]
( Organizmaların coğrafi dağılımlarına dair soruları cevaplandırabilmek adına, evrim ağaçlarının kullanılmasıdır. @@ Âşık olma fobisi olarak bilinen, Yunanca'da "sevmek" anlamlarına gelen φιλέω ("phileo") ve "korku" anlamına gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan bir terim. @@ Filogenetik karşılaştırmalarda korunmuş işlev ögelerini göstermek için kullanılır. @@ Evrim Ağacı üzerindeki dalların her bir parçasıdır. Bu çizgiler, belirli bir popülasyonu ya da taksonomik öbeğin zaman içerisindeki değişimini temsil eder. @@ Türlerin ve tür içi popülasyonların geçmişlerini ve diğer türler ile tür içi popülasyonlarla olan evrimsel ilişkilerinin tümüne verilen isimdir. Evrim Ağacı ya da Yaşam Ağacı ile temsil edilir. Aşağıdaki görselde, geniş canlı grupları arasındaki ilişkiler (filogeni), bir evrim ağacı üzerinde gösterilmektedir: @@ Filoloji, bir dilin tarihsel süreç içerisindeki hâlini ve geçmişini, yapısını, öbür dillerle olan benzerliklerini ve farklılıklarını inceleyen bilim dalıdır. Kelime, köken olarak Yunancada kelime sevgisi anlamına gelen "Philos" ve "Logos" kelimelerinden oluşmuştur.[1] @@ İnce ve aktin bakımından zengin göze zarı uzatısı. Hücre göçünde, yaraların iyileşmesinde ve nörit büyümesinde önemli bir role sahiptir. Nöronlarda dendritik dallar için precursor (öncü madde) görevi görür.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- FİLOZOF ile SÛFÎ
( Yaptığına bakılmaz, söylediğine bakılır. İLE Söylediğine bakılmaz, yaptığına bakılır. )
- FILTER PAPER[İng.] / FILTER[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜZGEÇ KÂĞIDI
- FILTER, FUNNEL[İng.] / FILTRE[Fr.] / FILTER, FILM[Alm.] ile/değil/yerine/= HUNİ, SÜZGEÇ/FİLTRE
- FİLTRASYON/FILTRATION[İng.] değil/yerine/= SÜZME | SÜZÜLME
- FİLTRAT/FILTRATE[İng.] değil/yerine/= SÜZÜNTÜ
- FILTRATE[İng.] / PRODUIT FILTRÉ[Fr.] / FILTER PAPIER[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜZÜNTÜ
- FILTRATION[İng.] / FILTRATION[Fr.] / FILTRAT[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜZME
- FİLTRE[Fr. FILTRE / İng. FILTER < Lat. ] değil/yerine/= ELEK/SÜZGEÇ/SÜZEK
- FİLTRE/FİLTER[İng.] değil/yerine/= SÜZGEÇ
- FİLTRE ile FİLTRE YATAĞI ile FİLTRE SİGARA ile FİLTRELENEBİLİR ile FİLTRELENMİŞ ile FİLTRELEME
- FİLTRELENEBİLİR ile FİLTRELEME
- FİLYASYON/FILIATION[İng.] değil/yerine/= ALAN INCELEMESİ
- FİMBRİYA/FİMBRIA[İng.] değil/yerine/= SAÇAK
- FİNAL[İng.] değil/yerine/= SON/LAMA, BİTİM
- FİNANS ile MALİ ile MALİ YETENEK ile MALİ YARDIM ile MALİ TEMSİLCİ ile MALİ SORUMLULUK ile FİNANSÇI
- FINE STRUCTURE CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DE STRUCTURE FINE[Fr.] / FEINSTRUKTURFAKTOR, FEINSTRUKTURKONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= İNCE YAPI SABİTİ
- FINE STRUCTURE[İng.] / STRUCTURE FINE[Fr.] / FEINSTRUKTUR[Alm.] ile/değil/yerine/= İNCE YAPI
- FİNİŞ[İng. < FINISH] değil/yerine/= BİTİŞ, VARIŞ
- FINISHING MATERIAL[İng.] ile/değil/yerine/= APRE NESNESİ
- FINISHING[İng.] ile/değil/yerine/= APRELEME
- FINITE[İng.] / FINI[Fr.] ile/değil/yerine/= SONLU
- FİRAVUN FARESİ ile BAL PORSUĞU
( ... @@ Sansargiller ailesinin Mellivorinae alt ailesindeki Mellivora cinsine ait tek türdür.[12 alt türü vardır]
Soyu tükenmekte olan bir hayvan değildir ve IUCN Kırmızı Dizini'nde en düşük kaygı altındaki bir türdür.
Yaşadığı alanlar, Güney Fas'tan, Güney Afrika'ya ve Hazar Denizi'nden, Hindistan'a kadar uzanır. )
( İlgili yazı ve ayrıntıları için burayı tıklayınız... )
(
)
- FIRÇALAMAK ile FIRÇALAMA
- FIRE[İng.] / FEU[Fr.] / FEUCHTIGKEITSVERLUST[Alm.] ile/değil/yerine/= ATEŞ
- FİRE ile FIRE[İng.]
( Ağırlık yitimi. | Bir iş yapılırken çıkan artık parça. | Eksik, noksan olan. İLE Ateş. )
- FIRIN ile FIRINCI
- FIRLATILDI ile FIRLATMA
- FİRMA KURMAK ile KURULUŞ ile BİRLEŞTİRİCİ ile KURUCU ile MADDİ OLMAYAN ile MADDİ OLMAYAN VARLIKLAR ile BEDENSİZLİK
- FİRMA ile SIKILAŞMAK ile SIKICA ile SERTLİK
- FIRSAT ile/ve ORTAM
- FIRSAT ile/ve ŞANS
- FIRSAT ile/ve VESİLE
- FIRSATÇILIK ile/değil/yerine YARARCILIK
- FIRST CLASS CURRENT[İng.] / COURANT DE PREMIÈRE CLASSE[Fr.] ile/değil/yerine/= BİRİNCİ SINIF AKIM
- FIRST LAW OF THERMODYNAMICS[İng.] ile/değil/yerine/= TERMODİNAMİĞİN BİRİNCİ YASASI
- FIRTINA[İt. < FORTUNALE] ile KASIRGA
( Rüzgâr çizelgesinde hızı 34-40 deniz mili olan ve kuvveti 8 ile gösterilen, yağmur ve kasırga getiren çok güçlü rüzgâr. | Bu rüzgârın denizde ya da kum çöllerinde yarattığı dalgalanma. | Güç atlatılan kötü durum. | Karşıt düşünce ya da durumların yarattığı karışıklık, sıkıntı. İLE Rüzgâr çizelgesinde hızı 64 ya da daha fazla deniz mili olan ve kuvveti 12 ile gösterilen rüzgâr. | Duyguların patlak verişi, büyük heyecan, coşku. )
- FISH (FLORESAN İN SİTU HİBRİDİZASYON)[İng. FISH (FLUORESCENCE IN SITU HYBRIDIZATION)] ile/||/<> ANOMALİ[İng. ANOMALY] ile/||/<> TRANSLOKASYON[İng. TRANSLOCATION]
( Floresan probların uygulandığı doku ve göze örneklerinde translokasyon, inversiyon, delesyon ve diğer yapısal ve sayısal kromozom anomalileri gibi spesifik DNA ya da RNA dizilerinin belirlenmesi için kullanılan birçok teknikten biridir. Hem bölünen hem de bölünmeyen gözelere uygulanabilir. @@ Beklenen değer, kural ya da özellikten sapma; doğuştan kusurlu oluşum ya da normalin dışında olmak anlamlarına gelen bir terim. @@ Kromozomlar (genellikla karşılıklı olanlar) arasındaki kromozomal metaryalin aktarımıdır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- FISH-EYE OBJECTIVE[İng.] / OBJECTIF FISH-EYE[Fr.] ile/değil/yerine/= BALIKGÖZÜ OBJEKTİF
- FISH/FLUORESCEİN İN SITU HYBRİDIZATION[İng.] değil/yerine/= FLORESAN İN SITU HİBRİDİZASYON, FLORESANLA YERİNDE MELEZLEME
- FISHERS SEX RATIO THEOREM[İng.] değil/yerine/= FİSHER'IN CİNSİYET ORANI TEOREMİ
( Fisher'ın bu teoremi çoğu türlerde neden cinsiyet oranının 1:1 olduğunu açıklar. Bu teoreme göre rastgele çiftleşmenin olduğu populasyonlarda 1:1 oranı bozulduğunda otomatik bir seçilim baskısı olur ve bu oran 1:1 'e geri döner.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
(1996'dan beri)