Bugün[01 Nisan 2026]
itibarı ile 22.832 başlık/FaRk ile birlikte,
22.832 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(3/93)


- ACOUSTIC MODE[İng.] / MODE ACOUSTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK KİP


- ACOUSTIC OHM[İng.] / OHM ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHES OHM[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK OHM


- ACOUSTIC PHONON[İng.] / PHONON ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHER PHONON[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK FONON


- ACOUSTIC PRESSURE[İng.] / PRESSION ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHER DRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK BASINÇ


- ACOUSTIC REACTANCE[İng.] / AKUSTISCHE REAKTANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK REAKTANS


- ACOUSTIC RECIPROCITY THEOREM[İng.] / THÉORÈME DE RÉCIPROCITÉ ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHES REZIPROZITÄTTHEOREM[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK KARŞILIKLILIK KURAMI/TEOREMİ


- ACOUSTIC REFLECTIVITY[İng.] / RÉFLECTIVITÉ ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHES REFLEXIONSVERMÖGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK YANSITICILIK


- ACOUSTIC REFRACTION[İng.] / RÉFRACTION ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHE BRECHUNG, AKUSTISCHE REFRAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK KIRILMA


- ACOUSTIC RESISTANCE[İng.] / RÉSISTANCE ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHE RESISTANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK DİRENÇ


- ACOUSTIC RESONANCE[İng.] / RÉSONANCE ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHE RESONANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK REZONANS


- ACOUSTIC SPECTRUM[İng.] / SPECTRE ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHES SPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK TAYF/SPEKTRUM


- ACOUSTIC STIFFNESS REACTANCE[İng.] / AKUSTISCHE STEIFHEITSREAKTANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK SERTLİK REAKTANSI


- ACOUSTIC STIFFNESS[İng.] / DURETÉ ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHE STEIFIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK SERTLİK


- ACOUSTIC TRANSDUCER[İng.] / CONVERTISSEUR ACOUSTIQUE, TRANSFORMATEUR ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHER TRANSFORMATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK DÖNÜŞTÜRÜCÜ


- ACOUSTIC TRANSFORMER[İng.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK TRANSFORMATÖR


- ACOUSTIC VELOCITY[İng.] / VITESSE ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHE GESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK HIZ


- ACOUSTOELECTRONICS[İng.] / ACUSTOELECTRONIQUE[Fr.] / AKUSTOELEKTRONIK[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTOELEKTRONİK


- ACOUSTOOPTIC MODULATOR[İng.] / MODULATEUR ACOUSTO-OPTIQUE[Fr.] / AKUSTISCH-OPTISCHER MODULATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTOOPTİK KİPLEYİCİ


- ACOUSTOOPTICAL FILTER[İng.] / FILTRE ACOUSTO-OPTIQUE[Fr.] / AKUSTISCH-OPTISCHER FILTER[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTOOPTİK SÜZGEÇ


- ACOUSTOOPTICAL INTERACTION[İng.] / AKUSTISCH-OPTISCHE ABHÄNGIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTOOPTİK ETKİLEŞME


- ACOUSTOOPTICS[İng.] / ACOUSTOOPTIQUE[Fr.] / ACOUSTOOPTICS[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTOOPTİK


- ACTINIC[İng.] / ACTINIÈRE[Fr.] / AKTINIK[Alm.] ile/değil/yerine/= AKTİNİK


- ACTINIDES[İng.] / ACTINIDES[Fr.] / AKTINOIDE[Alm.] ile/değil/yerine/= AKTİNİTLER


- ACTINIUM SERIE[İng.] / SÉRIE DE L'ACTINIUM[Fr.] / AKTINIUMREIHE[Alm.] ile/değil/yerine/= AKTİNYUM DİZİSİ/SERİSİ


- ACTINIUM[İng.] / ACTINIUM[Fr.] / AKTINIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= AKTİNYUM


- ACTIVATED COMPLEX[İng.] / AKTIVIERTES KOMPLEX[Alm.] ile/değil/yerine/= ETKİNLEŞMİŞ/AKTİFLEŞMİŞ KOMPLEKS


- ACTIVATION ANALYSIS[İng.] / AKTIVIERUNGSANALYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= ETKİNLEŞTİRMEYLE/AKTİFLEŞTİRMEYLE ÇÖZÜMLEME/ANALİZ


- ACTIVATION ENERGY[İng.] / AKTIVIERUNGSENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ETKİNLEŞ(TİR)ME/AKTİFLEŞ(TİR)ME ENERJİSİ


- ACTIVE COMPONENT[İng.] / COMPOSANT ACTIF[Fr.] / AKTIVE-KOMPONENTE[Alm.] ile/değil/yerine/= ETKİN/AKTİF BİLEŞEN


- ACTIVE CURRENT[İng.] / COURANT ACTIF[Fr.] / AKTIVE-STROM[Alm.] ile/değil/yerine/= ETKİN/AKTİF AKIM


- ACTIVE DEVICE[İng.] / APPAREIL ACTIF[Fr.] / AKTIVE-GERÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ETKİN/AKTİF AYGIT/CİHAZ


- ACTIVE ELEMENT[İng.] / ÉLÉMENT ACTIF[Fr.] / AKTIVE-ELEMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= ETKİN/AKTİF ÖGE/ELEMAN


- ACTIVE POWER[İng.] / PUISSANCE ACTIVE[Fr.] / AKTIVE-KRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= ETKİN/AKTİF GÜÇ


- ACTIVE VOLTAGE[İng.] / AKTIVE-SPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ETKİN/AKTİF GERİLİM


- ACTIVITY COEFFICIENT[İng.] / AKTIVITÄT KOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= ETKİNLİK/AKTİFLİK KATSAYISI


- ACTIVITY[İng.] / ACTIVITÉ[Fr.] / AKTIVITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ETKİNLİK/AKTİFLİK


- ACYCLIC COMPOUND[İng.] ile/değil/yerine/= HALKALI ZİNCİR


- AD/I" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TAD/I

( Sarışının adı var, esmerin tadı var. )


- AD/IM/IZ ile/ve UNVAN["ÜNVAN" değil!]


- AD ile AD TÜMCECİĞİ


- AD ile/ve ÖNAD/SIFAT

( Ayırd edici. İLE/VE Nitelendirici. )

( Sıfatı, ad yapabiliriz fakat adı, sıfat yapmamalı ya da titiz davranılmalıdır. )


- AD ile/ve TAKMA AD


- ADA BALIĞI ile ALABALIK(TROUT) ile ATLANTİK KERTENKELE BALIĞI ile ATEŞ BALIĞI ile AY BALIĞI[Lat. MOLA MOLA] ile BENİ BALIĞI[Lat. CYPRINION MACROSTOMUS] ile ÇAÇA BALIĞI ile ÇUPRA BALIĞI ile DİL BALIĞI(SOLEFISH, [Lat. SOLEA VULGARIS]) ile DÜLGER BALIĞI[Lat. ZEUS FABER] ile FENERBALIĞI[LOPHIUS PISCATORIUS] ile FULYA BALIĞI[Lat. MYLIOBATIS AQUILA] ile GÜNBALIĞI[Lat. JULIS TURCICA] ile İSTAVRİT[Yun.][Lat. TRACHURUS TRACHURUS] ile KEDİ BALIĞI(CATFISH) ile KELER BALIĞI ile KILIÇ BALIĞI(CEMEL-İL-BAHR / CEMEL-ÜL-MÂ'[Ar.], SWORDFISH[İng.]) ile KIRLANGIÇ BALIĞI[Lat. TRIGLA HURUNDO] ile KIZILKANAT[Lat. SCARDINUS ERYHROPHTHALMUS] ile KÖPEK BALIĞI(SHARK) ile KUM BALIĞI[Lat. AMMODYTES] ile KUPES[Lat. BOOPS BOOPS] ile KÜÇÜK AĞIZLI LOTAK[Lat. CYPRINION KAIS] ile MERCAN BALIĞI ile OK BALIĞI ile ORKİNOS[Yun.]/TON[Lat. THUNNUS] ile ÖRDEK BALIĞI[Lat. LABRUS MIXTUS] ile PAPAZBALIĞI[Lat. CHROMIS CHROMIS] ile PEMBE, KURBAĞA AĞIZ BALIĞI ile RİNGA BALIĞI(HERRING)[Lat. CLUPEA HARENGUS] ile SANDIK BALIĞI[Lat. LACTOPHRYS TRIQUETER] ile TON BALIĞI(TUNAFISH) ile TARANGA ile TORPİLBALIĞI ile YILAN BALIĞI(İNKİLÎS[Ar.], EEL[İng.]) ile ACI BALIK ile BIYIKLI BALIK ile DİKENLİ BALIK[Lat. G. ACULEATUS] ile DUBAR[Lat. MUGIL CEPHALUS] ile ÜZGÜNBALIĞI[Lat. CALLIONYMUS LYRA]

( Dünyanın en büyük omurgasızı/yumuşakçası, mürekkep balığıdır. [Eril mürekkep balıklarının boyu 19 metreye kadar ulaşabilir.] )


- ADA(N)MAK ile/ve VAKFETMEK


- ADA ile ADALI ile ADALAR


- ADÂLET ile/ve/<>/< BARIŞ[< VARIŞ]/SULH

( Eğer dünyada barış ve uyum istiyorsanız, aklınızda ve gönlünüzde barış ve uyum olmalıdır. )

( Kendinizde düzen olmadıkça, dünyada düzen olmayacaktır. )

( AN SÜKÛT'İN SULH: Davalının susması üzerine gerçekleşen barış. )

( YURTTA SULH, CİHANDA SULH! PAZ EN EL PAIS, PAZ EN EL MUNDO! )


- ADÂLET ile/ve/||/=/<>/< DENGE, ÖLÇÜLÜLÜK/İTİDÂL[< ADL]

( Toplumla olan ilişkide. İLE/VE/||/=/<>/< Kişide. )

( İçte. İLE/VE/||/=/<>/< Dışta. )

( Güçler arasındaki denge. İLE/VE/||/=/<>/< ... )


- ADÂLET ile/ve/||/<> ERDEM/FAZİLET

( Sevginin ürünleri. İLE/VE/||/<> Aklın ürünleri. )

( "Adâlet, erdemin bir parçası değil tümüyle erdemdir. Adâletin tersi olan haksızlık da kötülüğün bir parçası değil tümüyle kötülüktür." )

( Products of love. VS./AND/||/<> Products of intelligence. )


- ADÂLET ile/ve HAK/İSTİHKAK


- ADÂLET ile/ve/<> HAKKANİYET


- ADÂLET = JUSTICE[İng., Fr.] = IUSTITIA[Lat.] = GERECHTIGKEIT[Alm.] = DIKAIOSYNE[Yun.] = JUSTICIA[İsp.]


- ADÂLET ile/ve/<> MANTIK


- ADÂLET ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< MERHAMET


- ADÂLET ve/<> NİYET ve/<> SÜREKLİLİK


- ADÂLET ve/=/<> ÖLÇÜ/LÜLÜK

( Her konuda/hususta, itidâli ihtiyâr et! )


- ADÂLET ile/ve/<> SAADET


- ADÂLET ve/<> SEVGİ

( Toplumda. VE/<> Bireyde. )


- ADALETSİZ ile EŞİTSİZLİK ile EŞİTSİZLİK


- ADALETSİZLİK ile ADALETSİZLİKLER


- ADAM ile KOCA


- ADAM ile PAPAZ


- ADAMAK ile ÖZEL ile ÖZVERİ


- ADAMAK ile SADIK ile ADANAN ile İNZİVADA DUA EDEN ADANAN ile ÖZVERİ


- ADANMAK ile/yerine/değil (GEREKTİĞİ/YETERİ KADAR) ÖNCELİK/ÖNEM VERMEK

( Yanlışı. DEĞİL/>< Doğrusu. )


- ADAPTASYON/ADAPTATION[İng.] değil/yerine UYARLAMA/UYUM SAĞLAMA


- ADAPTATION[İng.] / ADAPTATION, ANPASSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= UYARLAMA


- ADAPTE/ADAPTED[İng.] değil/yerine/= UYARLANMIŞ


- ADAPTER[İng.] / ADAPTER[Alm.] ile/değil/yerine/= UYARLAYICI


- ADAPTOMETRE ile ADAPTOMETRİ


- ADAPTÖR/ADAPTOR[İng./Fr. ADAPTEUR] değil/yerine UYARLAYICI/UYARLAÇ/UYARGAÇ

( Bir aracın çapları birbirinden farklı olan parçalarından birini ötekine geçirebilmek için yararlanılan bağlayıcı. | Aracın kullanabileceği düzeye göre elektrik akımını ayarlayan araç, uyarlayıcı. )


- ADD-ON/THERAPY[İng.] değil/yerine/= EKLEMELİ SAĞALTIM


- ADDITION REACTIONS[İng.] ile/değil/yerine/= KATILMA TEPKİMESİ


- ADEDÎ[Osm.] / NUMERICAL[İng.] / NUMÉRIQUE[Fr.] / DIGITALE, NUMERISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= SAYISAL


- ADEM
|------VEHM------|ŞEKK|------ZANN/ŞÜPHE------|
ile/ve/değil/yerine/=/||/<>/></>/<
YAKÎN

( 0
|------%50 altı.[1-49]------|%50-50|------%50 üzeri.[51-99]------|
ile/ve/değil/yerine/=/||/<>/>/<
%100 )

( YOK(LUK)
|------ KURUNTU------|BELKİ|------KUŞKU------|
ile/ve/değil/yerine/=/||/<>/>/<
KESİN(LİK) )

( image )

( image )

( )

( Anımsadığımız şeylerle, onlar gerçekmişlercesine meşgul oluyoruz ne yazık ki. )

( RECM[Ar. çoğ. RÜCÛM]: Taşa tutma, taşlama. | Birine atılan taş. | Suçluyu beline kadar gömüp taşlayarak idâm etme. | Sövme, lânetleme. | Zan üzerine konuşma. )


- ADEM ile/ve/||/<> ÂDEM/ÂZEM

( Yokluk. İLE/VE Yokluğun varlığı ve darlığı. )

( Yokluğun varlığı, bir kâmil insan! )

( Kişi, sevdiğinde yok olmalı. )

( ... ile TIFL- CİHEL-RÛZE: Hz. Âdem. )

( Yokluk, hiçlik, ölüm. | Osmanlı Türkçesi sözcüklerle birleşerek, "-siz, -lik" anlamında kullanılır. [ADEM-İ MERKEZİYET: Yerinden yönetim.] İLE/VE Dinsel inançlara göre, ilk yaratılan insan ve ilk peygamber. | Kişi, adam. | İnsanda bulunması gereken olumlu özelliklere sahip olan. )

( Nonexistence. vs./AND Existence of the nonexistence. )

( Varlık. | İlk yaratılan insan ve peygamber. @@ Yokluk. )


- ADEM ile KARARLI


- ADESE-İ MİKNÂTÎSİYE[Osm.] / MAGNETIC LENS[İng.] / LENTILLE MAGNÉTIQUE[Fr.] / MAGNETISCHE LINSE[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK MERCEK


- ADESE-İ MUHADDEB, ADESE-İ MÜTEKÂRİB[Osm.] / CONVERGING LENS[İng.] / LENTILLE CONVERGENTE[Fr.] ile/değil/yerine/= YAKINSAK MERCEK


- ADESE-İ MUKAAR, ADESE-İ MÜTEBÂİD, ADESE-İ MÜTEHÂLİF[Osm.] / DIVERGING LENS[İng.] / LENTILLE DIVERGENTE[Fr.] ile/değil/yerine/= IRAKSAK MERCEK


- ADESE-İ MÜREKKEB[Osm.] / COMPOUND LENS[İng.] / LENTILLE COMPOSÉE[Fr.] / COMPOUNDLINSE[Alm.] ile/değil/yerine/= BİLEŞİK MERCEK


- ADESE-İ MÜTENÂZİRRA[Osm.] / SYMMETRIC LENS[İng.] / LENTILLE SYMÉTRIQUE[Fr.] / SYMMETRISCHE LINSE[Alm.] ile/değil/yerine/= SİMETRİK MERCEK


- ADESE[Ar.]/LENS[İng.] değil/yerine/= MERCEK

( İçinden geçen koşut ışınları, düzenli bir biçimde birbirine yaklaştıran ya da birbirinden uzaklaştıran, camdan ya da ışık kırıcı herhangi bir maddeden yapılmış, genellikle küresel yüzeylerle sınırlanmış saydam cisim. )


- ADESE[Osm.] / LENS[İng.] / LENTILLE[Fr.] / LINSE[Alm.] ile/değil/yerine/= MERCEK


- ÂDET/AYBAŞI/REGL ile YAŞDÖNÜMÜ/MENAPOZ

( 28 günde bir, 3 ilâ 7 gün arasındadır. Normal koşullarda bir çay bardağının 2/3'ü kadar kan kaybı oluşur. İLE ... )

( TUHR: İki âdet arasında geçen zaman. [En az 15 gündür] )

( SİNN-İ BUHRÂN/YE'S: Adetten kesilme yaşları. )

( )

( "kanıyorum" sözcüğü, kişi üzerinden düşünmeye neden olduğundan, bu kullanım tamamen yanlıştır!

Bu, bir durum ve kavram olduğundan ve de dirimsellikle(biyoloji) ile ilgili olduğundan, "kanıyor" ya da "kanama var" olarak tanımlamak, kullanmak gerekir. "Ter kokuyor/sun" demek yerine "ter kokusu var" demek gerektiği gibi. Yani bu genel geçer bir "özellik/sıfat", "kimlik" ve "o kişiye özgü" olmaktan çıkarılmalıdır. Bu tür düşük kişi temelli/odaklı düşünce ve tanımlardan tamamen uzak durulmalı/tutulmalıdır.

"Ben/sen" ve "benim/senin" sözcüklerinin kullanımında başkalarının da bulunması söz konusudur. Yani ancak başkalarının da bulunduğu yerde, "ben"/"benim" sözcükleri kullanılabilir. Tek başınayken ya da banyoda/tuvalette, "örtülü/giyinik olma ya da çıplaklık" diye bir düşünce/durum olmadığından, hiçbir organın tanımı olmadığı gibi her bir acıyan ya da kaşınan noktamızla, bir bütün olarak kendimizizdir. Hiçbir tanım ya da ayrımımız olmaksızın, gövdemizle/aracımızla, kendimizi algılayan ve deneyimleyenizdir sadece.

"Kanım/ağrım" ya da "başım/bacağım/kolum/dişim" desek de bunlar, işimizi gören, bulunması zorunlu ya da gerekli parçalarımızdır. "Terim/idrarım/dışkım/bokum" sözcüklerini duymaz ya da söylemeyiz. Çünkü onlar, "işi bitmiş, tüketilmiş, çıkan, atılması gerekenler" olarak bilinenler ve sabit olmayanlar olduğundan, her ne kadar bizden çıkmış olsalar da kendimizden ayrı görür ve ayrıymış gibi dillendiririz. Aradaki kopukluğu, karşıtlığı ve tutarsızlığı, bisiklete binmeyi tüm yaşamımız boyunca ancak bir kere öğrenebilmek gibi bu tür ayrıntıları da bir kere düşünerek ve anlayarak, dilimizi/sözcüklerimizi doğru, yerinde kullanarak çözmek ve aşmak durumundayız.

Bunlar gibi günlük dilde "ben/sen" sözcüklerini ya da sözcüklerdeki "m/n" harfinin kullanımında da bilinçli ve doğru kullanım ve doğru tutumda olmak durumundayız. Kendimizi, gövdemiz/in olsa da organlarımız ya da etkileşimde olduğumuz, kullandığımız nesnelerle özdeşleş(tir)memek, kişileri, parçalara indirgememeyi önemseyerek bu ayrımlara olabildiğince özen göstermeyi yeğlemeliyiz.

Ayrıntılar ve daha fazlası için...

FaRkLaR.net/sozluk/fark/53117 | FaRkLaR.net/sozluk/fark/44494

FaRkLaR.net/dirimbilim | FaRkLaR.net/TIP | FaRkLaR.net/Doga | FaRkLaR.net/Dil )

( )


- ADET/TANE ile PARÇA


- ÂDET = CUSTOM[İng.] = COUTUME[Fr.] = BRAUCH[Alm.] = ABITUDINE[İt.] = COSTUMBRE[İsp.]


- ADET ile SAYI


- ADHERENS/ADHERE OLMAK[İng. < ADHERENCE] ile/||/<> AKRESYON

( Katılma, girme, iltihak | yapışma, yapışkan, yapışık | tutunmak, tutunum, tutunma. İLE/||/<> Yapışma. )


- ADHESION[İng.] / ADHÉSION[Fr.] / ADHÄSION[Alm.] ile/değil/yerine/= ADEZYON


- ÂDÎ ŞUÂ, ŞUÂ-İ MUTÂD[Osm.] / ORDINARY RAY[İng.] ile/değil/yerine/= OLAĞAN IŞIN


- ÂDÎ, ALELÂDE, MUTÂD[Osm.] / ORDINARY[İng.] / ORDINAIRE[Fr.] / GEWÖHNLICH[Alm.] ile/değil/yerine/= OLAĞAN


- ADIABATIC CHANGE[İng.] / ÉCHANGE ADIABATIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ADYABATİK DEĞİŞİM


- ADIABATIC CURVE[İng.] / COURBE ADIABATIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ADYABATİK EĞRİ


- ADIABATIC EQUATION[İng.] / ÉQUATION ADIABATIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ADYABATİK DENKLEM


- ADIABATIC GRADIENT[İng.] / GRADIENT ADIABATIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ADYABATİK GRADYAN


- ADIABATIC PROCESS[İng.] / PROCESSUS ADIABATIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ADYABATİK SÜREÇ


- ADIABATIC[İng.] / ADIABATIQUE[Fr.] / ADIABATISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= ADİABATİK


- ADİL ile ADİL DAĞITIM ile ADİL OYUNCU ile ADİL SEKS ile TİCARET FUARI ile ADALET


- ADIM ile AYAK

( Bir adım atmak için 200 kasımızı kullanırız. )


- ADINA(") ile/değil/< ... ÜZERE/İÇİN/AÇISINDAN/BAKIMINDAN

( "KESMEMEK ADINA" değil ... KESMEMEK ÜZERE ... )


- ADİNAMİ[Fr.]/ADYNAMIA[İng.] değil/yerine/= KAS ZAYIFLIĞI/GÜÇSÜZLÜK


- ADİSYON[Fr./İng. ADDITION] değil/yerine/= TOPLAMA | HESAP FİŞİ/PUSULASI


- ADJUSTED SEMITONE[İng.] / DEMI-TON AJUSTÉ[Fr.] / EINSTELLENDER HALBTON[Alm.] ile/değil/yerine/= AYARLI YARIM TON


- ADJUVAN/ADJUVANT[İng.] değil/yerine/= ARTIRGAN


- ADLANDIRMA ile/ve/<> KAVRAMLAŞTIRMA


- ADLANDIRMA ile/ve/<> NİTELENDİRME


- ADLANDIRMA ile/ve YORUMLAMA


- ADLİ TABİP ile TAÇ


- ADLİ ile YARGI ile SAĞDUYULU


- ADMIN[İng.] değil/yerine/= YÖNETİCİ


- ADMITTANCE[İng.] / ADMITTANCE[Fr.] ile/değil/yerine/= ADMİTANS


- ADORING TO INTELLIGENCE vs. ENLIGHTENMENT


- ADP/ADENOSINE DIPHOSPHATE[İng.] değil/yerine/= ADENOZİN DİFOSFAT


- ADRENALINE[İng.] / ADRÉNALINE[Fr.] / ADRENALIN[Alm.] ile/değil/yerine/= ADRENALİN


- ADRES[İng. ADDRESS] değil/yerine/= BULUNAK


- ADRES ile ADRES SAYACI ile ADRES FORMATI ile KARŞILAMA ADRESİ ile ADRES KISMI ile ADRES KAYDI ile ADRES DEĞİŞKENİ ile ADRESLENEBİLİR ile MUHATAP ile HİTAP EDEN ile ADRESLEME


- ADSIL ÇEKİM -ile


- ADSL/ASYMMETRIC DIGITAL SUBSCRIBER LINE[İng.] değil/yerine/= ASİMETRİK SAYISAL ABONE HATTI


- ADSORPTION CHROMATOGRAPHY[İng.] / CHROMATOGRAPHIQUE ADSORPTION[Fr.] / ADSORPTION CHROMATOGRAPHIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ADSORPSİYON KROMATOGRAFİSİ


- ADSORPTION HEAT[İng.] / ADSORPTIONHITZE[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜZEYDE TUTULAN ISI


- ADSORPTION[İng.] / ADSORPTION, OBERFLÄCHENADSORPTION[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜZEYDE TUTULMA, ADSORPLAMA, ADSORPSİYON


- ADVANCED GAS COOLED REACTOR[İng.] ile/değil/yerine/= GELİŞTİRİLMİŞ GAZ SOĞUTMALI REAKTÖR


- ADVANCED POTENTIALS[İng.] / POTENTIELS AVANCÉS[Fr.] / FORTGESCHRITTENE POTENTIALE[Alm.] ile/değil/yerine/= İLERLEMİŞ POTANSİYELLER


- ADVECTION[İng.] ile/değil/yerine/= ADVEKSİYON


- ADVERS ETKİ/ADVERSE EFFECT[İng.] değil/yerine/= TERS ETKİ


- AEOLOTROPIC CRYSTAL, ANISOTROPIC CRYSTAL[İng.] / CRISTAL ANISOTROPE[Fr.] / ANISOTROPISCHER KRISTALL[Alm.] ile/değil/yerine/= ANİZOTROPİK KRİSTAL


- AEOLOTROPIC, ANISOTROPIC[İng.] / ANISOTROPIQUE[Fr.] / ANISOTROPISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= ANİZOTROPİK


- AEOLOTROPY, ANISOTROPY[İng.] / ANISOTROPIE[Fr.] / ANISOTROPIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ANİZOTROPİ


- AERODYNAMIC PROFIL[İng.] / PROFIL AÉRODYNAMIQUE[Fr.] / AERODINAMISCHES PROFIL, AERODYNAMISCHER DURCHSCHNITT[Alm.] ile/değil/yerine/= AERODİNAMİK PROFİL


- AERODYNAMIC TUNNEL[İng.] / SOUFFLERIE AÉRODYNAMIQUE[Fr.] / AERODYNAMISCHER TUNNEL[Alm.] ile/değil/yerine/= AERODİNAMİK TÜNEL


- AEROGEL[İng.] / AÉROJEL[Fr.] / AEROGE[Alm.] ile/değil/yerine/= AEROJEL


- AEROGRAM ile HAVA PROGRAMI


- AEROLITIC[İng.] / AÉROLIQUE[Fr.] / AEROLIK[Alm.] ile/değil/yerine/= AEROLİK


- AEROLOGIC MODIFICATIONS[İng.] / MODIFICATIONS AÉROLOGIQUES[Fr.] / AEROLOGIESCHE ÄNDERUNG, AEROLOGIESCHE MODIFIKATION[Alm.] ile/değil/yerine/= AEROLOJİK DÜZELTMELER


- AEROLOGY[İng.] / AEROLOGIE[Fr.] / AEROLOGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= AEROLOJİ


- AEROMETRE[Osm.] / HYDROMETER, AEROMETER[İng.] / HYDROMÈTRE, ARÉOMÈTRE[Fr.] / AREOMETER, DICHTMESSER, DENSIMETER, HYDROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= YOĞUNLUK ÖLÇER


- AERONOMY[İng.] / AÉRONOMIE[Fr.] / AERONOMIE[Alm.] ile/değil/yerine/= AERONOMİ


- AEROP/AEROBE[İng.] değil/yerine/= OKSİJENSEVEN


- AEROPHYSICS[İng.] / AÉROPHYSIQUE[Fr.] / AEROPHYSIK[Alm.] ile/değil/yerine/= AEROFİZİK


- AEROSOL[İng.] / AÉROSOL[Fr.] / AEROSOL[Alm.] ile/değil/yerine/= ASILTI, AEROSOL


- AEROSTATICS[İng.] / AÉROSTATIQUE[Fr.] / AEROSTATIK[Alm.] ile/değil/yerine/= AEROSTATİK


- AEROTECHNICS[İng.] / AÉROTECHNIQUE[Fr.] / AEROTECHNIK[Alm.] ile/değil/yerine/= AEROTEKNİK


- AEROTHERMICS[İng.] / AÉROTHERMIQUE[Fr.] / AEROTHERMIK[Alm.] ile/değil/yerine/= AEROTERMİK


- AEROTHERMODYNAMICS[İng.] / AÉROTHERMODYNAMIQUE[Fr.] / AEROTHERMODYNAMISCHE[Alm.] ile/değil/yerine/= AEROTERMODİNAMİK


- AFEKT/AFFECT[İng.] değil/yerine/= DUYGULANIM


- AFERENT/AFFERENT[İng.] değil/yerine/= GETİRGEN


- AFFEDEBİLMEK ile/ve/değil/yerine/||/<> VAZGEÇEBİLMEK


- AFFEDİLEBİLİR ile AFFEDİLDİ ile BAĞIŞLAYICI


- AFFEDİLEBİLİR ile AFFEDİLEBİLİRLİK ile MAZERET ile AFFEDERSİN ile MAZERET ile MAZERET SAHİBİ ile MAZERETLER


- AFFETMEK ile/ve/değil/yerine GÖZARDI ETMEK


- AFFETMEK ile UNUTMAK ile BARIŞMAK


- AFGAN ile AFGAN ARAPLARI ile AFGANİSTAN ile AFGANLAR


- AFİLİYASYON/AFFILIATION[İng.] değil/yerine/= BAĞLAŞIM


- AFİLİYE/AFFILIATED[İng.] değil/yerine/= BAĞLAŞIMLI (KURUM)


- AFİNİTE/AFFINITY[İng.] değil/yerine/= ÇEKİM GÜCÜ


- AFORİZMA ile VECİZE EDEN KİŞİ ile AFORİZMA YAPMAK


- AFOROZ ETMEK ile AFOROZ


- AFOROZ[Yun.]["AFAROZ" değil!] ile/ve/değil/||/<>/< REFÜZE[İng./Fr. REFUSE] (ETMEK/OLMAK)

( Hristiyanlıkta kilise tarafından verilen topluluktan kovma cezası. | Dışlamak, darılmak, konuşmamak. Darılıp biriyle konuşmama, ilgiyi kesip kendinden uzaklaştırma. | Birini sergilediği olumsuz eylemleri nedeniyle toplum ya da bir topluluktan dışlama. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Reddetmek, geri çevirmek, kabul etmemek. )


- AFRİKA (SAVANA/ORMAN) FİLİ[Fars. < PÎL] ile/||/<> ASYA FİLİ

( Daha iri. İLE/VE Daha küçük. )

( Her biri, her gün 200 kilo ot yer. )

( Hortumları, 3 metre uzunluğunda ve 200 kilo ağırlığındadır. [4 litre suyu bir anda çekebilecek yapıdadır.] [Ucundaki parmak benzeri bölümler sayesinde tek bir pirinç tanesini yerden alabilecek kadar duyarlıdır.] [Bir aslanı tek darbede öldürebilecek kadar güçlüdür.][Gövdemizdeki tüm kasların toplamından 100 kat daha fazla kas bulunur.] )

( Ayak uclarında yürürler. [Tabanı ile topuk kemiği arasında kalın ve yüksek bir kıkırdak tabakası bulunur.] )

( Koşamaz ve zıplayamazlar fakat yürüyüşleriyle saatte 25 km. hıza ulaşabilirler.] )

( Öteki fillerin 10 km. öteden gelen düşük frekanslı sesleri ayaklarıyla duyabilirler. )

( Yunuslar ve bazı primatlar gibi kendilerini aynada tanıyabilirler. )

( Her gün, 100 litre su içmeleri gerekmektedir. [her bir emişte 8 litre su içebilmektelerdir] )

( Günde, sadece 2 saat uyurlar. )

( Sürü önderleri dişillerdir. )

( Ortalama ömürleri 50 yıldır. [80 yaşına kadar yaşamış olanı da vardır.] )

( Az sayıda doğal düşmanı olan filler genellikle yaşlandıkça aşınan dişlerinden dolayı aç kalarak ölürler. )

( Ölülerini sık sık ziyaret ederler. [Ölenlerin kemik ve dişlerini hortumlarıyla okşarlar.] )

( Gebelik süresi en uzun hayvan. [22 ay / 600-360 gün] )

( Her bir filin kan damarları, kendine özgü bir yapı sergilediğinden, tıpkı insandaki parmak izi gibi ayırt ettirici özelliğe sahiptir. )

( Filler, ehllileştirilebilir fakat evcilleştirilemez. )

( En yakın akrabaları denizinekleri[yaşayan] ve damanlardır. )

( Ayaklarıyla sismik hareketleri duyarlar ve çeşitli göç ve hareketlerini yeraltı verilerine[verilerinden aldıkları yorumlara] göre de belirlemektelerdir. )

( NEHÎM[Ar.]: Aslan kükremesi ve fil sesi. )

( Fil )

( Tek başlarına hareket edebilirler. İLE/VE Ancak/daha çok eşleriyle birlikte hareket ederler. )

( Zıplamayan tek memelidir. )

( )

( )

( Afrika'da, 1980'de 1 milyonu aşkın olan fillerin sayısı, günümüzde[2020] 300 bin civarındadır ne yazık ki. :( ((( )

( )

( )


- AFRİKA ile AFRİKA ile AFRİKALI AMERİKALI


- AFRO[Fr.] ile AFRO[İng.]

( Kıvırcık saç. İLE Afrika kökenli. )


- AFRODİZYAK/TA[İng. APHRODISIAC | Fr. < APHRODISIAQUE < Yun.]:
EŞEYSEL İSTEĞİ ARTIRAN ile/ve/||/<> EŞEYSEL GÜCÜ ARTIRAN ile/ve/||/<> EŞEYSEL HAZZI ARTIRAN


- AFRODİZYAK ile AFRODİT


- AFTERLOAD/AFTERLOAD[İng.] değil/yerine/= ART YÜK


- AĞ -ile

( Ak. )


- AĞ ile/ve BAĞ


- AĞ ile KOZA


- AĞ ile ÖRÜMCEK AĞI


- AĞAÇ YETİŞTİRME ile AĞAÇLANDIRMA ile AĞAÇ DİKMEK


- AĞAÇ ile BİLADER AĞACI/AMERİKAN ELMASI/KAJU

( ... İLE Antep fıstığıgillerden, yapraklarını dökmeyen, tropikal bir meyve ağacı. | Bu ağacın meyvesinden çıkarılan, yer fıstığına benzeyen, tatlıyla tuzlu arasında tadı bulunan ve çerez olarak yenilen çekirdek. )


- AĞAÇ ile YAPRAĞINI DÖKMEYEN AĞAÇ VE BİTKİ

( Çok ağaç olan yerde serinlik çoktur. )


- AĞAÇKAKAN/TAKDELEN ile TUHAF

( ... İLE Ağaçkakan türünden iri gagalı bir kuş. )

( 200'den fazla türü vardır. İLE ... )

( Gaga uzunlukları bazı türlerde kendi boyunun üçte ikisi kadar olabilir. İLE ... )

( Herbirinin kendine özgü delme hızı ve ritmi vardır. [Bazıları ağaca saniyede 16 kere vurabilir.] İLE ... )

( Gagasını her vurduğunda yerçekiminin uyguladığı gücün bin katını uygular. [Astronotların dikey havalanış sırasında maruz kaldıkları basıncın 250 katı] İLE ... )

( Kafataslarının kırılmamasının nedeni, şokun hemen hemen tamamını emen süngerimsi kıkırdak yastıktır. İLE ... )

( Dillerinin kullanılmadığı zamanlarda içi sıvı dolu bir akerdeon gibi katlanmasını sağlayan bir dizi zarımsı dil kemiği vardır. [Kullanılmadığı zamanlar kafatasının etrafındaki yerde toplanır, burun deliklerinin arkasında sabitlenir.] İLE ... )

( Kulakları dillerinin ucundadır. [Kaçmaya çalışan böcekleri dinlemesini sağlar.] İLE ... )

( Gagalarını vururkenki amaçları yemek aramak değildir. Haberleşmeye ve eşleri çekmeye yarayan türe özgü bir "imza"dır. İLE ... )


- AĞAÇKAKAN ile AKSIRTLI AĞAÇKAKAN


- AĞAÇKAKAN ile ALTIN AĞAÇKAKAN

( Bir çift ağaçkakan, Discovery adlı uzay mekiğinin dış tankının köpük kaplaması üzerinde 200'den fazla delik açmıştı. [Mekiğin fırlatılmasının gecikmesine neden olmuşlardı.] [1995] )


- AĞAÇKAKAN ile BENEKLİ AĞAÇKAKAN


- AĞAÇKAKAN ile KIRMIZI ŞAPKALI/KOKARTLI AĞAÇKAKAN


- AĞAÇKAKAN ile KÜÇÜK AĞAÇKAKAN


- AĞAÇKAKAN ile ORTANCA AĞAÇKAKAN


- AĞAÇKAKAN ile SİYAH/KARA AĞAÇKAKAN


- AĞAÇKAKAN ile SURİYE/ALACA AĞAÇKAKANI ile GÖKNAR AĞAÇKAKANI ile GRİ AĞAÇKAKAN ile KIZIL AĞAÇKAKAN ile ORMAN AĞAÇKAKANI ile SARI AĞAÇKAKAN ile TEPELİ AĞAÇKAKAN


- AĞAÇKAKAN ile ÜÇ PARMAKLI AĞAÇKAKAN


- AĞAÇTA YAŞAYAN ile AĞAÇLANDIRILMIŞ ile AĞACA BENZEYEN


- AGAR-AGAR[İng.] / AGAR-AGAR[Fr.] / AGAR-AGAR[Alm.] ile/değil/yerine/= AGAR AGAR


- AGATE[İng.] / AGATE[Fr.] / ACHAT, AGAT[Alm.] ile/değil/yerine/= AKİK, AGAT


- AGE[İng.]:
YAŞ ile/ve/değil/||/<> ÇAĞ/DÖNEM


- AGENEZİ/AGENESIS[İng.] değil/yerine/= DOĞUŞTAN YOKLUK


- AGGLOMERATİF CLUSTERING/AGGLOMERATIVE CLUSTERING[İng.] değil/yerine/= YIĞINSAL KÜMELEME


- AGGLOMERATİF/AGGLOMERATIVE[İng.] değil/yerine/= YIĞINSAL


- AGGRANDIZER[İng.] ile/değil/yerine/= BÜYÜLTEÇ


- AGI/ARTIFICIAL GENERAL INTELLIGENCE[İng.] değil/yerine/= YAPAY GENEL ZEKÂ


- AĞIR BİR ŞEKİLDE ile AĞIRLIK


- AĞIR ile AĞIR SİLAHLI ile AĞIR AYAK ile AĞIR MAKİNELİ TÜFEK ile AĞIRBAŞLI


- AĞIRBAŞLILIK/AYIKLIK = SOBRIETY[İng.] = SOBRIÉTÉ[Fr.] = NÜCHTERNHEIT[Alm.] = SOBRIEATAS[Lat.]


- AĞIRLAŞTIRILMIŞ ile ŞİDDETLENME


- AĞIRLIK/LI ile/ve/||/<> ÖNCELİK/Lİ


- AĞIT YAKMAK ile AĞIT YAKMAK


- AĞIT ile İÇLER ACISI ile AĞIT ile AĞIT YAKMAK


- AĞITLAR ile AĞIT


- AĞIZ ile AĞIZ

( Yüzde, avurtlarla iki çene arasında, selenin çıkmasına, soluk alıp vermeye ve besinleri almaya yarayan boşluk. | Bu boşluğun, dudaklarla çevrelendiği bölümü. | Kapların ya da içi boş şeylerin açık yanı. | Bir suyun, denize ya da göle döküldüğü yer. | Koy, körfez, liman, yol gibi yerlerin açık yanı. | Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. | Kesici aletlerin, keskin yanı. | Bir anadilin konuşulduğu sınırları içinde, bölgelere ve sınıflara göre değişen söyleyiş özelliği, şive. | Birini yanıltmak, kandırmak amacıyla, dolambaçlı bazı sözler söyleme özelliği. | [müzik] Bir bölgenin ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. | Bir akarsuyun göle ya da denize döküldüğü yer, munsap. | Bazen, "kez" anlamına gelir. [İlk ağızda, paranın yarısını ödedi.] | Tehlikeli şeyler/durumlar için pek yakın yer. [Topun/uçurumun ağzında.] İLE Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. )


- AĞIZ ile/ve DİL


- AĞIZ ile/ve/<> DUDAK/LAR

( [Divan şiirinde] YÂKUT, FİKR-İ DEHÂN ile/ve ... )

( NUN harfi ve NOKTA ile simgelenir. İLE/VE ... )

( Ağızda, 6 - 10 milyon bakteri bulunmaktadır. )

( HASREME: Üst dudağın, alt dudak üzerine taşması.
BUZRA: Üst dudağın ortasından dışarı doğru taşan et parçası. )

( BERFÛZ/BERFÛS: Ağzın dış kenarı, dudakların çevresi.
DEHÂN-I TENG: Küçük ağız.
NEMEK-DÂN[Fars.]: Sevgilinin dudağı. )


- AĞIZ ile/ve/değil GAGA

( İnsanda. İLE/VE/DEĞİL Kuşlarda/hayvanlarda. )


- AĞIZ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KULAK

( Daha az konuşmak üzere/için. İLE/VE/||/<>/< Daha çok dinlemek üzere/için. )

( Bir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< İki. )


- AĞLAMAK ile AĞLAMAK ile AĞLAMAK


- AĞLAYAN ile AĞLAKLIK


- AGNOZİ/AGNOSIA[İng.]/[Fr. < AGNOSIE] değil/yerine/= TANISIZLIK, TANIMAZLIK, VAROLANLARI TANIYAMAMA, TANIMA YİTİMİ, ALGI YİTİMİ


- AGNOZİ/AGNOSIA[İng.] değil/yerine/= TANIMAZLIK, TANIMA YİTİMİ


- AGONİ[Yun.]/AGONY[İng.] değil/yerine/= CAN ÇEKİŞME


- AGONİST/AGONIST[İng.] değil/yerine/= ETKİDEŞ


- AGONİST ile AGONİSTİK


- AGRAFİ/AGRAPHIA[İng.]/AGRAPHIE[Fr.] değil/yerine/= YAZAMAMAZLIK, YAZMA YİTİMİ


- AGREGAN/AGGREGANT[İng.] değil/yerine/= YIĞIŞTIRICI


- AGREGASYON/AGGREGATION[İng.] değil/yerine/= YIĞIŞMA, TOPLANMA, BİR ARAYA GELMEK


- AGRESİF[İng. AGRESSIVE] değil/yerine/= SALDIRGAN


- AGRESYON/AGGRESSION[İng.] değil/yerine/= SALDIRI


- AĞRI ile SANCI

( BALKI: Güzel, süslü, parlak. | Sancı, ağrı. )


- AĞRIYA DUYARLI OLMAYAN ÖRGENLER(ORGANLAR) ile AĞRIYA DUYARLI OLAN ÖRGENLER

( SEDATİF: Ağrı dindiren/kesen. )


- AGROMETRE/AGGREGOMETER[İng.] değil/yerine/= YIĞIŞIMÖLÇER


- AGSM/ANTI-G STRAINING MANEUVER[İng.] değil/yerine/= YER ÇEKİMiNE KARŞI KOYMA MANEVRASI


- AĞUSTOS BÖCEĞİ/ORAKBÖCEĞİ | ZÎZÜ[Ar.] | CICADA[İng.] | CICADIS/LANIUS[Lat.] ile/ve ATEŞBÖCEĞİ/YILDIZBÖCEĞİ/ZAMBULA[Lat. LAMPYRIS NOCTILUCA][1 cm.den daha küçüklerdir] ile/ve YERÂA[Ar. | çoğ. YERÂ'], KİRM-İ AHTER, KİRM-İ ŞEB-EFRÛZ, KİRM-İ ŞEB-TÂB, ÂTEŞÎZE[Fars.]) ile/ve BOK BÖCEĞİ(HUNFESÂ'[Ar. | çoğ. HANÂFİS], KÜSTEL[Fars.], GEOTRUPES STERCORARIUS[Lat.], SCARABE/KHEBER) ile/ve GELİN BÖCEĞİ ile/ve HANIM BÖCEĞİ ile/ve İPEK BÖCEĞİ[Ar. DÛD-İ HARÎR, DÛD-ÜL-KAZZ | Fars. DÎVE, KİRM-İ EBRİŞÎM/PÎLE | Lat. BOMBYX MORI] ile/ve KIZ BÖCEĞİ ile/ve UĞUR BÖCEĞİ/UÇUÇBÖCEĞİ/HANIMBÖCEĞİ[Lat. COCCINELLA SEPTEMPUNCTATA] ile/ve AĞILI BÖCEK ile/ve ÇALGICI BÖCEK ile/ve MAKASLI BÖCEK ile/ve MAYIS BÖCEĞİ(COCKCHAFER)[Lat. MELOLONTHA VULGARIS] ile/ve TAM GELİŞMEMİŞ BÖCEK(NYMPH) ile/ve UYUZBÖCEĞİ[Lat. SARCOPTES SCABIEI]

( Dünya üzerinde 5000'den fazla uğur böceği türü bulunmaktadır. )


- AĞUSTOS RODEN ile AĞUSTOS


- AGUZİ/AGUESIA[İng.] değil/yerine/= TAT ALMAMAZLIK


- AĞZINI AÇMAK ile/ve SAVUNMA

( Bazı durum ya da sorularda, doğrudan/gerçeklikten ne kadar bahsedecek olsan da ağzını açtığın anda haksız olduğun algısı oluşabilir. )

( Hiçbir şey söylenmemesi gereken durumlar vardır ve buna göre davranmak gerekir. )


- AHBAP ile DOSTUM RASHİD ile TOMURCUK


- AHBS/FAMILY PHYSICIAN INFORMATION SYSTEM[İng.] değil/yerine/= AİLE HEKİMLİĞİ BİLGİ SİSTEMİ


- ÂHENG-İ SADÂ, ÂHENG-İ SAVT[Osm.] / SOUND CONSONANCE[İng.] ile/değil/yerine/= SES UYUMU


- ÂHİZE[Osm.] / ACCEPTOR, RECEIVER[İng.] / RÉCEPTEUR[Fr.] / AKZEPTOR, RECEIVER[Alm.] ile/değil/yerine/= ALICI


- AHKÂM (KESMEK) ile/değil/yerine ÖZGÜVEN


- AHLÂK ile/ve/değil/<> ÂDÂB

( Değişmez. İLE/VE/<>/DEĞİL Değişir. )

( Bireysel. İLE/VE/<>/DEĞİL Kurumsal. )

( !Ahbaplık arttıkça, âdâb kalkar. [fazla yüz-göz olmamaya dikkat etmek gerek!] )

( Yükselmiş davranış ve tutumlar. İLE/VE/<>/DEĞİL Olağan davranış ve tutumlar. )


- AHLÂK ile/ve/<> ADÂLET


- AHLÂK ile/ve DÖNÜŞTÜRÜCÜ AHLÂK


- AHLÂK ile/ve/<> DÜŞÜNÜŞ


- AHLÂK ile/ve/<> ERDEM/FAZİLET

( Toplumsal. İLE/VE/<> Kişisel. )

( Hiçbir çiçeğin kokusu rüzgâra karşı gidemez fakat erdemlerin kokusu rüzgâra karşı gider en uca bile ulaşabilir. )

( Erdemler ve güçler kendini-idrakle birlikte gelir, daha önce değil. )

( Erdemleri korumanın en iyi yolu erdemlilerle birlikte olmaktır. )

( EUBULIA: Siyasal bir erdem. )


- AHLÂK ve/<> EYLEM


- AHLÂK ile/ve/<> HADD

( Ahlâk, haddini bilmektir. )

( Başkasından nefret edeceğimize, kendi ahlâkımızdan nefret edelim. )


- AHLÂK ile/ve/<> HUY


- AHLÂK ile/ve/<> İLİM

( Dünya. İLE/VE/<> Âhiret. )


- AHLÂK ile/ve/<> KAVRAYIŞ


- AHLÂK ile/ve/<> KURAL


- AHLÂK ile/ve OLMAZSA OLMAZ


- AHLÂK ile/ve/<> ÖZ


- AHLÂK ile/ve/<> SİYASET

( Kuramsal tüze(hukuk). İLE/VE/<> Uygulamalı tüze. )

( Olması gereken(ler)e dayanır. İLE/VE/<> Olan(lar)a dayanır. )


- AHLÂK ile/ve/<> SÖZ


- AHLÂK ile/ve/<>/< TUTUM


- AHLÂK ve/<> YAŞATMAK


- AHLÂKÎ ile/ve İNSANÎ/BİREYSEL


- AHLÂKSIZLIK ile/ve/değil KÖTÜ/OLUMSUZ AHLÂK


- AHLAKSIZLIK ile UYGUNSUZ ile UYGUNSUZ BİR ŞEKİLDE


- AHMAK ile DOSTUM


- AHMET ile AHMED ÇELEBİ ile AHMED ŞAH MESUD