İngilizce karşılıkları olan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 23.947 başlık/FaRk ile birlikte,
23.947 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(29/94)
- ELEŞTİRİ = TENKİT = CRITICAL[İng.] = CRITIQUE[Fr.] = KRITIK[Alm.] = KRITIKE[Yun.] = CRÍTICO[İsp.]
- ELEŞTİRİ ile/değil/yerine TESPİT
- ELEŞTİRİ ile YADSIMA
- ELEŞTİRİ ile/ve YARATIM
- ELEŞTİRİ ile YORUM
- ELEŞTİRMEN ile KRİTİK ile KRİTİK NOKTA ile KRİTİK DEĞER ile ELEŞTİRMEK ile ELEŞTİRİ ile ELEŞTİRMEK ile ELEŞTİRMENLER
- ELEVASYON/ELEVATION[İng.] değil/yerine/= KALDIRMA | YÜKSELME
- ELEVATÖR/ELEVATOR[İng.]/MANİVELA[İt. < MANOVELLA] değil/yerine/= KALDIRAÇ
( Bir ucunun bağlı bulunduğu bir nokta çevresinde dönen kol. | Kaldıraç. )
- ELİ BOŞ ile ELİ BOŞ ile BOŞ KAFALI
- ELIMINASYON/ELIMINATION[İng.] değil/yerine/= ELEME | ÇIKARTIM
- ELİPSOİT/ELLİPSOID[İng.] değil/yerine/= YUMURTAMSI
- ELİPTİK ile ELİPTİKLİK
- ELISA TESTİ/ENZYME-LINKED IMMUNOSORBENT ASSAY TEST[İng.] değil/yerine/= ENZİM BAĞLANTILI IMMÜNOSORBENT TAHLİLİ
- ELISA[İng.] değil/yerine/= ELİSA
( HIV antikorlarını tanımada kullanılan enzim bağlantılı görüntüleme metodu. Pozitif (HIV bulunmaktadır) ya da negatif (HIV bulunmamaktadır) biçiminde sonuç verir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ELLİ ile ELLİ / ELLİ ile ELLİ ELLİ
- ELLIS-VAN CREVELD SYNDROME[İng.] değil/yerine/= ELLİS-VAN CREVELD SENDROMU
( Genetik olarak kalıtılan bir hastalık. Bu kişilerde; cücelik, fazladan parmak, kalpte, kollarda ve bileklerde şekil bozukluğu görülüyor. Bu nadir hastalığa sahip olduğu bilinen bireylerin çoğu Amişler ve %7'si bu hastalığa sebep olan çekinik geni taşıyor.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ELMA ile ARMUT[Fars. < EMRUD]
( Elmayı soy da ye, armudu say da ye.
[Elma, kabuğu soyularak, armut da aşırı gidilmeyerek, sayı ile yenilmelidir.] )
( Armudun önü, kirazın sonu. Armudu ilk çıktığı zaman, kirazı da biteceği zaman yemeli. )
( Her gün bir elma, doktor uzakta! )
( Elma, birçok uyarandan daha etkili bir uyku açıcıdır. )
( SİG: ELMA [Sevgilinin çenesi ve gabgabı sürekli elmayla betimlenir.] )
( Elmayı, ayışığı kızartır. )
( Gülgillerden, çiçekleri pembe ya da beyaz bir ağaç. | Bu ağacın kabuğu parlak, sert, kırmızı, sarı ve yeşil renkte, kokusu hoş, tadı ekşi ya da tatlı, dokusu gevrek, ufak çekirdekli meyvesi. İLE Gülgillerden, çiçekleri beyaz, Türkiye'nin her yerinde yetişen bir ağaç. | Bu ağacın tatlı ve sulu, yumuşak, ufak çekirdekli meyvesi. | Çok bön, çok aptal. )
- ELMA ile ELMA SUYU ile ELMA AĞACI
- ELMACIK KEMİĞİ ile/ve YANAK
( Yanak, gül ile betimlenir. )
( Yanak, vahdeti simgeler. )
( Âşıkların alınyazısı, sevgililerinin yanaklarında yazmaktadır. )
( YÂSEMEN: Divân şiirinde daha çok rengi, kokusu ve yaprağı dolayısıyla anılır. Sevgilinin yanağıyla ilgili olarak gösterilir. )
( ... ile/ve DULUK )
- ELMAS ŞEKLİNDEKİ ile ELMASLI
- ELMAS ile ELMAS ŞEKLİ
- ELONGASYON/ELONGATION[İng.] değil/yerine/= UZATMA
- ELONGATION COEFFICIENT[İng.] değil/yerine/= UZAMA KATSAYISI
( Bir maddenin 1 cm'lik uzunluğunun sıcaklığını 1°C artırdığımızda boyundaki uzama miktarına "Uzama katsayısı" denir. SI birim sisteminde birimi 1/K'dir. Sıcaklık °C olursa, birimi 1/°C olur. Madde için ayırt edici bir özelliktir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ELSTER-GEITEL EFFECT[İng.] / EFFET ELSTER-GEITEL[Fr.] / ELSTER-GEITELSCHES EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELSTER-GEİTEL ETKİSİ
- ELUATE[İng.] ile/değil/yerine/= ELUAT
- ELUENT SUPPRESSOR COLUMN[İng.] ile/değil/yerine/= ELUENT BASKILAYICI KOLON
- ELUENT[İng.] ile/değil/yerine/= ELUENT
- ELUTION CHROMATOGRAPHY[İng.] / FLUTION CHROMATOGRAPHIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELÜSYON KROMATOGRAFİSİ
- ELUTION[İng.] / ÉLUTION[Fr.] / FLUTION[Alm.] ile/değil/yerine/= ELÜSYON
- ELVÂN-İ ASLÎ[Osm.] / PRIMARY COLORS[İng.] / COULEURS PRIMAIRES[Fr.] ile/değil/yerine/= BİRİNCİL RENKLER
- EM/ELECTRON MICROSCOPE[İng.] değil/yerine/= ELEKTRON MİKROSKOBU
- EMA/EUROPEAN MEDICINES AGENCY[İng.] değil/yerine/= AVRUPA İLAÇ AJANSI
- EMANET ETMEK ile EMANET ile EMANET ETME
- EMANET ETMEK ile EMANETÇİ ile ALICI ile SEVKIYAT
- EMAYE ile EMAYECİ ile EMAYE EŞYA
- EMBOLİ/EMBOLUS[İng.] değil/yerine/= TIKAÇ
- EMBOLISM[İng.] değil/yerine/= EMBOLİZM
( Bir cismin kan akımıyla sürüklenerek damarları tıkaması olayıdır. Kan akımıyla sürüklenen cisim, maddenin fiziksel halleri olan katı, sıvı, gaz olabilir. Kan akımıyla sürüklenen bu cisme "embolus" denir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- EMBOLİZASYON/EMBOLIZATION[İng.] değil/yerine/= TIKAÇLA(N)MA
- EMBRİYO[İng. EMBRYO] ile/||/<> AMNİYON SIVISI[İng. AMNIOTIC FLUID] ile/||/<> DİKOTİL[İng. DICOTS] ile/||/<> DİPLOBLAST ile/||/<> DÖTERESTOM[İng. DEUTEROSTOME]
( İnsan biyolojisinde embriyo, fetüsden önceki zigottan sonraki büyüyen organizma evresidir. Embriyo, zigotun göze bölünmesine başlamasından hemen sonraki aşamadır. 8 hafta boyunca devam eden göze bölünmeleri ve değişim sonucunda embriyo fetüse dönüşür ve organizca bundan sonra organlaşmaya başlar. @@ Amniyon kesesi içinde bulunan ve dölütün (embriyonun) nemli, su içeren bir ortamda yüzmesini sağlayan sıvıdır. @@ Tohumlarında bir çift çeneğe sahip olan bitki grubu. Kapalı tohumlu bitkileri oluşturan 2 öbekten ikincisi. Embriyonik gelişim esnasında tohumlarında 2 tane çenek oluşumu gözlenir. Ayırt edici özellikleri ağsı damar yapısı ve düzenli dizilmiş iletim demetleri. @@ Endoderm (iç deri) ve ektoderm (dış deri) olmak üzere yalnızca iki temel embriyonik göze katmanını oluşturan, mezoderm (orta deri) katmanını oluşturmayan hayvanlardır. @@ Belirli bir embriyolojik gelişim şablonuna ortak olarak sahip olan türlerdir. En belirgin özellikleri, embriyolojik gelişim sırasında oluşan radyal çöküntü ve anüsün ağızdan önce oluşması durumudur. Derisidikenlileri ve kordalıları kapsar. "Ağız-sonra hayvanlar" olarak da bilinirler.İnsan, döterestom bir hayvan türüdür. Embriyolojik gelişimi sırasında, diğer tüm kordalılar gibi ağzı, anüsünden sonra oluşmaktadır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- EMBRİYO ile EMBRİYOLOJİ ile EMBRİYONİK ile EMBRİYONİK KATMAN
- EMBRİYOLOJİ[İng. EMBRYOLOGY] ile/||/<> PROTOSTOM[İng. PROTOSTOME] ile/||/<> VON BAER KURALI[İng. VON BAER RULE] ile/||/<> VON BAER KURARLI[İng. VON BAER'S RULE]
( Biyolojinin bir dalıdır. Döllenmiş yumurtadan başlayarak canlıların tam bir biçimde meydana gelişine kadar geçen gelişme aşamalarını inceleyen bilimdir. @@ Belirli bir embriyolojik gelişim şablonuna ortak olarak sahip olan türlerdir. En belirgin özellikleri, embriyolojik gelişim sırasında oluşan radyal çöküntü ve anüsün ağızdan sonra oluşması durumudur. Omurgasızları, yumuşakçaları ve yuvarlak solucanları kapsar. "Ağız-önce hayvanlar" olarak da bilinirler. @@ Karl Ernst von Baer'in embriyoloji hakkında öne sürdüğü kuraldır. Bu kurala göre bir hayvanın embriyosunda ilk önce taksonomik sınıflandırma içinde ait olduğu daha genel öbeğe has özellikler, sonrasında ise kademeli olarak canlının kendi cinsine ve türüne ait özellikleri gelişir.Bu kurala örnek olarak insan embriyosunda ilk haftalarda solungaç yarığı gözlenmesi daha sonrasında ise insana ait uzuvların belirli hale gelmesi verilebilir. @@ Karl Ernst von Baer 1828'de Almanya Königsberg Üniversitesi'nde çalışırken, hayvanların gelişme sürecini anlatan dört maddeden oluşan ve daha sonra von Baer'in embriyoloji kanunları olarak adlandırılan bir çalışma yayınladı. Bu yasalarla birlikte von Baer, hayvan embriyolarının gelişimini (ontogenezi) tarif ederken, o sırada gündemde olan hayvan gelişimi ile ilgili popüler teorileri de eleştirdi. Von Baer'in embriyoloji kanunları, farklı organizma sınıflarının gelişimi ile ontogenez arasındaki kalıplar ve dünyadaki türlerin çeşitlenmesi (filojeni) arasındaki ilişkileri ve kalıpları araştırmak için bir çerçeve sağlamıştır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- EMBRYOGENESIS[İng.] değil/yerine/= EMBRİYOGENEZ
( Embriyonun oluşması ve gelişmesi sürecinin tamamıdır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- EMEK ile/ve ÇABA
( Büyük çabalar harcamadıkça, çaba harcamanın bizi hiçbir yere götürmeyeceğini anlayamayız. )
- EMEK ile/ve EYLEM
( İnsan kendi emeğinin varlığıdır. )
( İnsan için emeğinden fazlası yoktur. )
- EMEK ile/ve HAREKET
- EMEK ile/ve YÜREK
( Emeğim sevincimdir. )
( Kişi, emeğinin sevincini duyandır. )
( Emeğimizi bizi sevindirir! )
- EMERALD[İng.] / SMARAGD[Alm.] ile/değil/yerine/= ZÜMRÜT
- EMERJENSİ/EMERCENSİ[İng. < EMERGENCY] değil/yerine/= ACİL
- EMETIC, TARTAR EMETIC[İng.] / ÉMÉTIQUE, TARTRE ÉMÉTIQUE[Fr.] / BRECHMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= KUSTURUCU
- EMETOPHOBIA[İng.] değil/yerine/= EMETOFOBİ
( Kusma korkusu olarak bilinen terim.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ÉMETTEUR ALPHA[Fr.] / ALPHA EMITTER[İng.] ile/değil/yerine/= ALFA YAYINLAYICISI/YAYICISI
- EMEZİS/EMESIS, VOMITING[İng.] değil/yerine/= KUSMA
- EMG/ELECTROMYOGRAM[İng.] değil/yerine/= ELEKTROMİYOGRAM, KAS ELEKTRİK ÇİZGESİ
- EMİLİM ile EMİCİ
- EMİN OLMAK ile/ve GÜVEN İÇİNDE OLMAK
- EMİN OLMAK ile/ve İNANMAK
- EMİN OLMAK ve/<> ÖZGÜR OLMAK
- EMİR ile EMİR ABBAS ile EMİR ALİ ile EMİR FARAJ ile EMİR GHOLİ ile EMİR HASAN ile EMİR HÜSEYİN ile EMİR MANSUR ile EMİR MEHDİ ile EMİR RIZA
- EMISSION SPECTRUM[İng.] / SPECTRE D'ÉMISSION[Fr.] ile/değil/yerine/= SALIM TAYFI/SPEKTRUMU, EMİSYON SPEKTRUMU
- EMISSION[İng.] / ÉMISSION[Fr.] / EMISSION[Alm.] ile/değil/yerine/= YAYIM, SALIM, EMİSYON
- EMİSYON/EMISSION[İng.] değil/yerine/= DIŞA YAYIM | DIŞA ATIM
- EMITTER BARRIER[İng.] / BARRIÈRE ÉMETTEUR[Fr.] ile/değil/yerine/= YAYICI ENGEL
- EMITTER BIAS[İng.] ile/değil/yerine/= YAYICI KUTULAMASI
- EMITTER JUNCTION[İng.] / JONCTION D'ÉMETTEUR, JONCTION ÉMETTRICE[Fr.] / EMITTERVERZWEIGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YAYICI EKLEMİ
- EMITTER RESISTANCE[İng.] / RÉSISTANCE D'ÉMETTEUR[Fr.] / EMITTERWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= YAYICI DİRENCİ
- EMITTER[İng.] / ÉMETTEUR[Fr.] / EMITTER[Alm.] ile/değil/yerine/= YAYICI
- EMMEK ile NEMİ EMER ile EMİCİ ile ABSORBE ile EMİCİLİK ile EMİCİ ile EMİCİ
- EMNİYET[Ar.] STOKU[İng./Fr. STOCK] değil/yerine/= GÜVENLİK YIĞIMI
- EMNİYET ile/ve EMÂNET
- EMOJİ/SMILEY[İng.] değil/yerine/= DUYGUCUK
- EMOSYON/EMOTION[İng.] değil/yerine/= DUYGU
- EMPATİ[İng. < Yun. EM-PATHY] yerine EŞDUYUM/DUYGUDAŞLIK
- EMPATİ ile/ve/||/<> DÖNÜŞTÜREREK İÇSELLEŞTİRME
- EMPATİ ile/ve HOŞGÖRÜ
( Hoş gördün mü, yorgunluk kalmaz. )
- EMPEDANS[İng. IMPEDANCE] ile/||/<> ADMİTTANS[İng. ADMITTANCE] ile/||/<> ENDÜKTANS[İng. INDUCTANCE] ile/||/<> KAPASİTANS[İng. CAPACITANCE]
( Bir elektrik devresinde ya da elektronik bileşende alternatif akıma (AC) karşı gösterilen toplam direnci ifade eder. Daha basitçe ifade etmek gerekirse, bir devrenin AC akımına karşı koyma miktarıdır. Direnç gibi empedans da voltajı akıma böler, ancak dirençten farklı olarak sadece saf dirençli devre elemanlarında değil, aynı zamanda endüktans ve kapasitans gibi reaktif bileşenleri de içeren devrelerde de ortaya çıkar. Dolayısıyla, empedans kompleks bir büyüklüktür ve hem büyüklüğü (genlik) hem de faz açısını içerir. Birimi ohm (Ω)'dur. @@ Elektrik devresinin ya da elemanın alternatif akım (AC) karşısında gösterdiği toplam kolaylığı ifade eden ölçü. İletkenlik (İng. "conductance") ve süseptans (İng. "susceptance") bileşenlerinden oluşur. Birimi siemens (S) ya da mho (℧)'dur ve karmaşık sayı olarak ifade edilir. Y ile gösterilir. Admittans ile empedansın çarpımı 1'e eşittir. @@ Elektrik devrelerinde bir iletkenin, içinden geçen elektrik akımının değişimine karşı gösterdiği direnç. Bu özellik; bir iletkenden geçen akımın değişmesiyle iletken etrafında oluşan manyetik alanın, bu değişime karşı koyacak bir elektromotor kuvvet (EMK) üretmesi sonucu ortaya çıkar. Birimi "Henry (H)" olarak adlandırılır ve genellikle "L" harfi ile gösterilir. @@ Bir elektronik devrede iletkenlerden herhangi biri üzerindeki elektrik yükü miktarının iletkenler arasındaki potansiyel farka "oranıdır. Başka bir ifadeyle, bir cismin elektrik yükü depolama yeteneğidir. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere elektrikle yüklenebilen her cismin belirli bir kapasitansı vardır. Kapasitansın formülü C=q/V şeklindedir. Bu formüldeki C kapasitansı, q elektrik yükünü, V ise iletkenler arasındaki potansiyel farkı ifade etmektedir. Kapasitansın SI birim sistemindeki birimi Faraddır. Ancak elektronik devrelerde kullanılan sığaçların kapasitansı genellikle faraddan daha düşük büyüklüğe sahiptir, bu yüzden faradın alt birimleriyle ifade edilirler. Kapasitansın günümüzde kullanılan en yaygın alt birimleri mikrofarad (mF), nanofarad (nF) ve pikofaraddır (pF). Buna ek olarak sığaçlarda depolanan enerji aşağıdaki formülle hesaplanır:
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- EMPIRICAL FORMULA[İng.] / FORMULE EMPIRIQUE, FORMULE BRUTE[Fr.] / EMPIRISCHE FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= KABA/AMPİRİK FORMÜL
- EMPIRICAL[İng.] / EMPIRISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= AMPİRİK
- EMPOZE ETMEK ile DAYATILAN
- EMPTY BAND[İng.] / BANDE INOCCUPÉE[Fr.] / LEERES BAND[Alm.] ile/değil/yerine/= BOŞ BANT
- EMR/ELECTRONIC MEDICAL RECORDING[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK TIBBİ KAYIT
- EMRAM/ELECTRONIC MEDICAL RECORD ADOPTION MODEL[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK TIBBİ KAYIT BENIMSEME MODELİ
- EMRETMEK ile EMİR VE TEDBİR ile KOMUT DİLİ ile KOMUTAN ile KOMUTAN GENERAL ile BAŞKOMUTAN ile BAŞKOMUTAN ile KOMUTANLIK ile KOMUTANLIK ile KOMANDO ile KOMUTLAR ile KOMUTAN
- EMS/ELECTRONIC MEDICAL SYSTEMS[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK TIBBİ DÜZEN(EK)LER
- EMSÂL-İ İNHİLÂL[Osm.] / DECOMPOSITION COEFFICIENT, DISSOCIATION CONSTANT[İng.] / COEFFICIENT DE DISSOCIATION, COEFFICIENT DE LA DISSOCIATION[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIŞMA KATSAYISI
- EMSÂL-İ MASS[Osm.] / ABSORPTION COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DE L'ABSORPTION[Fr.] / ABSORPTIONSKOEFFICIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞURMA KATSAYISI
- EMSÂL-İ TASGİR[Osm.] / ATTENUATION CONSTANT[İng.] / CONSTANTE D'AFFAIBLISSEMENT[Fr.] ile/değil/yerine/= ZAYIFLAMA SABİTİ
- EMSÂL-İ TEMYİZ[Osm.] / SEPARATION FACTOR[İng.] / FACTEUR DE SÉPARATION[Fr.] / SEPARATIONSFAKTOR, TRENNUNGSFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= AYIRMA ÇARPANI/FAKTÖRÜ
- EMSAL[Ar.]/COEFFICIENT[İng.] değil/yerine/= KATSAYI
- EMSAL[Osm.] / PARAMETER[İng.] / PARAMÈTRE[Fr.] / PARAMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= DEĞİŞTİRGE, PARAMETRE
- EMÜLGATÖR ile EMÜLSİYON
- EMULSIFICATION[İng.] değil/yerine/= EMÜLSİFİKASYON
( Emülsifikasyon, karışmayan iki ya da daha fazla sıvının yarı kararlı bir karışım oluşturma amacıyla bir araya getirilmesi işlemidir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- EMULSIFIER, EMULGATOR[İng.] / ÉMULSIONNANT, EMULSEUR[Fr.] / EMULGATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= EMÜLSİYONLAŞTIRICI
- EMÜLSİYON/EMULSION[İng.] değil/yerine/= SIVI ASILTI
- EN
- EN AZ ile EN FAZLA
- EN İYİ ile/ve/<>/>< EN KÖTÜ
( Çalışmaz. İLE/VE/<>/>< İşlemez. )
( Ümit et! İLE/VE/<>/>< Hazırlıklı ol! )
( Not works. VS./AND/<>/>< Not runs. )
- EN İYİ ile SAĞDIÇ ile EN İYİ KISIM ile EN ÇOK SATAN KİTAP
- EN ÖNEMLİ/LER ve/ya da OLMAZSA OLMAZ/LAR
( KULLANILAGELENLER [DRIVEN/USEFUL]
( 1.) SAĞLIKÖZGÜRLÜK [HEALTHFREEDOM] )
( 2.) ZAMAN ve ENERJİ [TIME & ENERGY]
( 3.) BİLGİ ve FARKINDALIK [INFORMATION & AWARENESS] )
( UYGULANAGELENLER [APPLIED/PRACTICAL]
( 1.) DOĞA ve DOĞALLIK [NATURE & NATURALNESS] )
( 2.) UYUM ve BÜTÜNLÜK [HARMONY & INTEGRITY] )
( 3.) GELİŞİM ve DEĞİŞİM [PROGRESS/DEVELOPMENT & ALTERATION/CHANGING] )
( "EĞER"SİZ, "ÇÜNKÜ"SÜZ, "AMA"SIZ; "KARŞIN/RAĞMEN"Lİ SAYGI VE SEVGİ! )
( Sevgi, hiçbir zaman durmaz ve dinlenmez. )
( Sevgide, "bir" bile yoktur, "iki" nasıl olabilsin? )
( SEVGİ: BÜTÜNÜN DUYUMU )
( İVAZSIZ, GARAZSIZ, ÇIKARSIZ, AİDİYETSİZ, SAHİPSİZ SEVGİ )
( Gelişim ve Değişim, ani ve süreksiz adımlarla gerçekleşir. )
( UNCONDITIONAL RESPECT & UNCONDITIONAL LOVE [WITHOUT "IF", "BECAUSE", "BUT"] )
( While love will never stops or rest.
In love there is not the one even, how can there be two? )
- EN YÜKSEK İYİ = HAYR-İ ÂLÂ = SUMMUM BONUM[İng., Lat.] = LE SOUVERAIN BIEN[Fr.] = DAS HÖCHSTE GUT[Alm.]
- EN ile/ve/||/<> TAM
- ENAMEL[İng.] / ÉMAIL[Fr.] / GLAUS, EMAILLE[Alm.] ile/değil/yerine/= EMAYE
- ENANTIOMERS[İng.] ile/değil/yerine/= ENANTİOMERLER
- ENAYAT ile ENAYETULLAH
- ENAYİLİK ile/değil/yerine DAYANÇ/SABIR
- END POINT[İng.] ile/değil/yerine/= BİTİŞ NOKTASI, DÖNÜM NOKTASI
- ENDEMI/ENDEMIA[İng.] değil/yerine/= YÖRESEL SAYRILIK
- ENDEMİK/ENDEMIC[İng.] değil/yerine/= YÖRESEL
( Belirli bir bölgeye özgü, belirli bir bölgede yetişen. )
- ENDİKASYON/INDICATION[İng.] değil/yerine/= KULLANIM ALANI | GEREKLİLİK
- ENDİKATÖR/İNDİKATÖR/INDICATOR[İng.] değil/yerine/= GÖSTERGE, BELİRTEÇ,
- ENDİREKT/İNDİREKT/INDIRECT[İng.]/BİLVÂSITA[Ar.] değil/yerine/= DOLAYLI
- ENDİŞE ile ENDİŞELİ ile ENDİŞEYLE
- ENDİŞELİ ile ENDİŞEYLE
- ENDOCENTRIC COMPOUND[İng.] değil/yerine/= İÇMERKEZLİ BİLEŞİK
- ENDOFİT[İng. ENDOPHYTE] ile/||/<> ENDOSİMBİYONT[İng. ENDOSYMBIONT] ile/||/<> ENDOSİMBİYOZ[İng. ENDOSYMBIOSIS]
( Bitki dokularının göze içi boşluklarında yaşayan mantarlar; bazıları otçulları caydırmada kullanılan kimyasal toksinleri üretirler. @@ Bir organizmanın içinde yaşayan diğer bir organizmaya verilen isim. @@ Bir organizmanın diğer bir organizmanın içinde yaşaması biçiminde olan ortak yaşam türüdür.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ENDOJEN/ENDOGENOUS[İng.] değil/yerine/= İÇ KAYNAKLI
- ENDOJEN ile ENDOJEN
- ENDOKRİN ile ENDOKRİNOLOJİ
- ENDOMORFİZM ile ENDOMORFİ
- ENDONEZYA ile ENDONEZYA DİLİ
- ENDOSITOZ/ENDOCYTOSIS[İng.] değil/yerine/= GÖZEİÇİ ALIM
- ENDOSKOP/ENDOSCOPE[İng.] değil/yerine/= İÇ GÖREÇ
- ENDOSKOPİ/ENDOSCOPY[İng.] değil/yerine/= İÇ GÖREÇLEME
- ENDOSKOPİK ULTRASONOGRAFİ/ENDOSCOPIC ULTRASONOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= İÇ GÖREÇLEMEYLE ULTRASONOGRAFİ
- ENDOTHERMIC REACTION[İng.] / ENDOTHERMISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= ENDOTERMİK TEPKİME
- ENDOTHERMIC[İng.] / ENDOTHERMIQUE[Fr.] / ENDOTHERM[Alm.] ile/değil/yerine/= ISI ALAN, ENDOTERMİK
- ENDPOİNT[İng.] değil/yerine/= SON NOKTA
- ENDÜKSİYON İNDUCTION[İng.] değil/yerine/= BAŞLATMA
- ENDÜRANS/ENDURANCE[İng.] değil/yerine/= DAYANIKLILIK
- ENDÜRASYON/İNDURATION[İng.] değil/yerine/= SERTLİK
- ENDÜSTRİYEL[İng. INDUSTRIAL]/SINAİ[Ar.] değil/yerine/= URANSAL/İŞLEYİMSEL
- ENDÜSTRİYEL ile ENDÜSTRİYEL YÖNETİM ile ENDÜSTRİ OKULU ile SANAYİ İŞÇİSİ ile SANAYİLEŞMEK ile ENDÜSTRİLER ile ÇALIŞKAN ile ENDÜSTRİ
- ENERGY ABSORPTION[İng.] ile/değil/yerine/= ERKE SOĞURULMASI
- ENERGY BALANCE[İng.] ile/değil/yerine/= ERKE DENGESİ
- ENERGY BANDS[İng.] ile/değil/yerine/= ERKE KUŞAKLARI
- ENERGY CONSERVATION[İng.] ile/değil/yerine/= ERKE KORUNUMU
- ENERGY CONVERSION EFFICIENCY[İng.] / RENDEMENT DE CONVERSION D'ÉNERGIE[Fr.] / ENERGIEUMWANDLERNUTZLEISTUNG, ENERGIEUMWANDLUNGSNUTZLEISTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ENERJİ DÖNÜŞÜM VERİMİ
- ENERGY CONVERSION[İng.] ile/değil/yerine/= ERKE DÖNÜŞÜMÜ
- ENERGY DENSITY[İng.] ile/değil/yerine/= ERKE YOĞUNLUĞU
- ENERGY DEPENDENCE[İng.] ile/değil/yerine/= ERKE BAĞIMLILIĞI
- ENERGY DISSIPATION, ENERGY LOSS[İng.] ile/değil/yerine/= ERKE YİTİMİ
- ENERGY FLUX DENSITY[İng.] ile/değil/yerine/= ERKE AKISI YOĞUNLUĞU
- ENERGY FLUX[İng.] ile/değil/yerine/= ERKE AKISI
- ENERGY LEVEL DIAGRAM[İng.] / DIAGRAMME DE NIVEAUX D'ÉNERGIE[Fr.] / ENERGIENIVEAUS DIAGRAMM[Alm.] ile/değil/yerine/= ERKE/ENERJİ DÜZEYİ/SEVİYESİ/ÇİZGESİ DİYAGRAMI
- ENERGY LEVEL[İng.] ile/değil/yerine/= ERKE DÜZEYİ
- ENERGY OPERATOR[İng.] ile/değil/yerine/= ERKE İŞLEMCİSİ
- ENERJİ
- ENERJİ HARCAMAK/BOŞALTMAK ile ENERJİ DENGELEMEK
- ENERJİ VERMEK ile ENERJİ VERİCİ
- ENERJİ[İng. ENERGY] ile/||/<> AKTİF GÜÇ[İng. ACTIVE POWER] ile/||/<> AKTİF TAŞIMA[İng. ACTIVE TRANSPORT] ile/||/<> ALICI[İng. RECEPTOR] ile/||/<> ANABOLİZMA[İng. ANABOLISM] ile/||/<> GÖRÜNÜR GÜÇ[İng. APPARENT POWER] ile/||/<> REAKTİF GÜÇ[İng. REACTIVE POWER]
( İş yapabilme becerisi. Isı, ışık, elektrik gibi çeşitli formlarda bulunur. Türkçe karşılığı "aktivite, operasyon, aksiyon" anlamlarına gelen Yunanca "energeia" sözcüğünden türemiştir. @@ Almanca
Wirkleistung
Fransızca
Puissance active
Elektrik enerjisi sistemlerinde, alternatif akım (AC) devrelerinde, iş yapabilen ve faydalı enerjiye dönüşen güç bileşeni. Elektrik motorları, lambalar, ısıtıcılar gibi yüklerin enerji tüketimini ve iş üretimini temsil eder. Birimi watt (W)'tır. @@ Az yoğun ortamdan, çok yoğun ortama geçen büyük moleküllerin enerji harcanarak taşınması olayıdır. @@ Belirli türden enerjiye tepkide bulunan uzmanlaşmış duyu sinir gözesidir. @@ Canlı gözelerde basit maddelerden karmaşık moleküller sentezlendiği, enerji gerektiren biyokimyasal reaksiyonlar serisidir. @@ Almanca
Scheinleistung
Fransızca
Puissance apparente
Elektrik enerjisi sistemlerinde, alternatif akım (AC) devrelerinde bulunan bir kaynağın, hem aktif güç (P) hem de reaktif güç (Q) bileşenlerini içeren toplam güç miktarı. Birimi volt-amper (VA)'dır. Görünür güç, devredeki gerilim (V) ve akım (I) bileşenlerinin çarpımıyla hesaplanır ve şu formülle ifade edilir: @@ Almanca
Blindleistung
Fransızca
Puissance réactive
Elektrik enerjisi sistemlerinde, alternatif akım (AC) devrelerinde endüktif ve kapasitif yüklerin sebep olduğu, enerji aktarımı olmaksızın elektrik alan ya da manyetik alan oluşturup yok ederek salınan enerji. Birimi volt-amper-reaktif (VAR)'dır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ENERJİ ile DEVİNGENLİK/CANLILIK/HAREKETLİLİK
- ENERJİ = ENERGY[İng.] = ÉNERGIE[Fr.] = ENERGIE[Alm.] = ENERGIA[İt.] = ENERGÍA[İsp.]
- ENERJİ ile ENERJİ KAYNAĞI
- ENERJİ ile/ve/||/<> GÜÇ
( İş yapabilme kapasitesi. İLE/VE/||/<> Birim zamanda yapılan iş. )
- ENERJİ ile/ve HIZ
- ENERJİ ile/ve/ya da/<> KAPASİTE
( Çabalamanın yararı olmadığında, enerjinizi harcamamaya bakın. )
- ENERJİ ve/<> MANTIK
( ENERGIA ve/<> LOGOS )
- ENERJİ = TERSİNEMEZLİK(ENTROPİ[İng. ENTROPY])
- ENERJİYİ KESMEK ile ENERJİSİ KESİLMİŞ
- ENFARKT/ÜS INFARCTION[İng.] değil/yerine/= İSKEMIK DOKU ÖLÜMÜ
- ENFEKSİYON[İng. < INFECTION] değil/yerine/= BULAŞ/İÇBULAŞIM
- ENFEKSİYÖZ/INFECTIOUS[İng.] değil/yerine/= BULAŞKAN
- ENFEKTE ETMEK ile ENFEKTE ile ENFEKSİYON ile BULAŞICI ile BULAŞICI HASTALIK ile BULAŞICI
- ENFEKTE/INFECTED[İng.] değil/yerine/= BULAŞMIŞ
- ENFEKTİF/INFECTIVE[İng.] değil/yerine/= BULAŞICI
- ENFES ile ENFES ŞEYLER
- ENFESTASYON/INFESTATION[İng.] değil/yerine/= ASALAK BULAŞI
- ENFLAMASYON/INFLAMMATION[İng.] değil/yerine/= YANGI, YANGILANMA
- ENFLAMATUVAR/INFLAMMATORY[İng.] değil/yerine/= YANGILI
- ENFORMASYON SİSTEMİ/INFORMATION SYSTEM[İng.] değil/yerine/= BİLİ DÜZENİ
- ENFORMASYON[İng. < INFORMATION] değil/yerine/= BİLGİLENDİRME
- ENFORMATİK/INFORMATICS[İng.] değil/yerine/= BİLİŞİM
- ENFRARUJ/INFRARED[İng.] değil/yerine/= KIZILÖTESİ
- ENFÜSÎ[Ar.]/SÜBJEKTİF[Fr./İng.] değil/yerine/= ÖZNEL
- ENGEL
- ENGEL ile ENGEL
- ENGEL ile ENGELLİ YARIŞI
- ENGEL ile/ve KESİNTİ
- ENGEL ile/ve MÜHÜR
- ENGEL ile PERDE
( Engeller yaratmayabilirsiniz. )
( Engeller aşılabilir. )
( Engellerin en yıldırıcısı kişinin kendidir. )
( Engeller bir ölçüde kalktığında, O, bir anda içinize doğar. )
( Onu tümüyle alın! Buradadır, istemeniz yeter. Fakat istemezsiniz. İsteseniz bile almazsınız. Almanızı engelleyen nedir, onu bulun. )
( Obstacles can be overcome. )
( You can avoid creating obstacles.
It will dawn on you suddenly, when the obstacles are removed to some extent.
Take the whole of it! It is here for the asking. But you do not ask. Even when you ask, you do not take. Find out what prevents you from taking. )
- ENGEL ile/ve TUZAK
- ENGEL ile/ve ZAHMET
- ENGELİ KALDIRMAK ile DEBLOKAJ
- ENGELLEMEK ile DURUMU ENGELLEME ile ENGELLEYİCİ ile İNHİBİTÖR
- ENGELLEMEK ile ÖNDEN BLOKE ETMEK ile BLOK ŞEMASI ile BLOK İŞARETİ ile BLOK YAPISI ile TIKANIKLIK ile ENGELLENDİ ile AHMAK ile ENGELLEME
- ENGEREK ile KAFKAS/HOPA ENGEREĞİ
- ENGEREKOTU -ile
( Hodangillerden, türleri süs bitkisi olarak yetiştirilen, yaprakları sert tüylü bir ot. [Akdeniz Havzası kaynaklı, ilkbaharda çiçek açan, yoğun tüylü, kireçli topraklarda ve güneşli ortamlarda yetişen, sahil bahçelerinde yeğlenilen, tek yıllık, tohumla çoğalan tür.] )
- ENGİN ile SONSUZLUK
- ENGRAFTMAN/ENGRAFTMENT[İng.] değil/yerine/= YAMA TUTMA | YAMALA(N)MA
- ENJEKSİYON/İNJECTION[İng.] değil/yerine/= İĞNE YAPMA
- ENJEKTE ETMEK ile ENJEKTE EDİLEBİLİR ile ENJEKSİYON ile ENJEKTÖR
- ENLEM ile/ve BOYLAM/TUL[Ar.]
(
)
( Enlem Farkı[111 km.] ile Uzaklık Hesaplama
Enlem farkı bulunurken verilen merkezler aynı yarımkürede ise büyük olan enlem derecesinden küçük olan çıkarılır. İLE/VE/>< Farklı yarımkürede olurlarsa enlem dereceleri toplanır.
A - B = ?
50 - 20 = 30 [enlem farkı]
30 x 111 = 3330 km.
İLE/VE/><
B + D = ?
20 + 15 = 35 [enlem farkı]
35 x 111 = 3885 km.
)
- ENLEM ile ENLEM
- ENLEMSEL ile GENİŞ GÖRÜŞLÜLÜK
- ENOCHLOPHOBIA[İng.] değil/yerine/= ENOKLOFOBİ
( Kalabalık korkusu olarak bilinen, Yunancada "kalabalık" anlamına gelen ὄχλος ("ókhlos") ve "korku" anlamına gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan bir terim.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ENRICHED URANIUM[İng.] / URANIUM ENRICHI[Fr.] / ANGEREICHERTES URAN[Alm.] ile/değil/yerine/= ZENGİNLEŞTİRİLMİŞ URANYUM
- ENRICHMENT FACTOR[İng.] / FACTEUR D'ENRICHISSEMENT[Fr.] / BEREICHERUNG FAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ZENGİNLEŞTİRME ETMENİ/ÇARPANI/FAKTÖRÜ
- ENRICHMENT[İng.] / ENRICHISSEMENT[Fr.] / BEREICHERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ZENGİNLEŞTİRME
- ENSÂB[Ar. < NESEB] ile ENSÂB[Ar. < NUSUB]
- ENSEFALOGRAM ile ENSEFALOGRAF ile ENSEFALOMİYELİT
- ENSTALASYON[Fr., İng. < INSTALLATION] değil/yerine/= YERLEŞTİRME
- ENSTİTÜ[Fr. INSTITUT / İng. INSTITUTE] değil/yerine/= EĞİTEY/ARAŞTIRAY
- ENSTİTÜ ile KURUM
- ENSTRÜMANTASYON/INSTRUMENTATION[İng.] değil/yerine/= ÂLETLİ ÇALIŞMA
- ENT/EAR-NOSE-THROAT[İng.] değil/yerine/= KULAK-BURUN-BOĞAZ
- ENTEGRASYON[Fr./İng.] değil/yerine/= BÜTÜNLEŞME
- ENTEGRASYON/INTEGRATION[İng.] değil/yerine/= BÜTÜNLEŞME
- ENTELEKHEIA = KEMÂL-İ EVVEL = ENTELECHY[İng.] = ENTÉLÉCHIE[Fr.] = ENTELECHIE[Alm.] = ENTELEKHEIA[Yun.]
- ENTELEKTÜELLEŞTİRMEK ile ANLAŞILIRLIK
- ENTELLEKTÜALİZASYON/INTELLECTUALIZATION[İng.] değil/yerine/= DÜŞÜNSELLEŞTİRME
- ENTELLEKTÜALİZM/İNTELLECTUALISM[İng.] değil/yerine/= DÜŞÜNSELCİLİK
- ENTERESAN[Fr. INTÉRESSANT / İng. < INTERESTING] değil/yerine/= İLGİNÇ
- ENTERNASYONAL ÜNİTE/INTERNATIONAL UNIT[İng.] değil/yerine/= ULUSLARARASI BİRİM
- ENTHALPY CHANGE[İng.] ile/değil/yerine/= ENTALPİ DEĞİŞİMİ
- ENTHALPY OF FREEZING[İng.] / GEFRIER ENTALPHY[Alm.] ile/değil/yerine/= DONMA ENTALPİSİ
- ENTHALPY-ENTROPY CHART[İng.] / DIAGRAMME ENTHALPIE-ENTROPIE[Fr.] / ENTHALPIE-ENTROPIE-DIAGRAMM[Alm.] ile/değil/yerine/= ENTALPİ-ENTROPİ ÇİZELGESİ
- ENTOKSİKASYON/INTOXICATION[İng.] değil/yerine/= ZEHİRLENME
- ENTOLERANS/İNTOLERANCE[İng.] değil/yerine/= DAYANAMAMAZLIK, TAHAMÜLSÜZLÜK
- ENTOMOLOGY[İng.] değil/yerine/= ENTOMOLOJİ
( Böcekleri inceleyen bilim dalıdır. Bu alanda çalışan insanlara entomolog ya da böcek bilimci denir. Sadece Insecta sınıfı 700 bini aşkın(bilinen) tür kapsar. Dolayısı ile bu denli büyük bir çeşitlilik doğada son derece önemlidir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ENTRENSEK/İNTRENSEK/İNTRINSİC[İng.] değil/yerine/= İÇSEL
- ENTRİKACI ile MERAK UYANDIRICI ile ENTRİKA ile ENTRİKALAR
- ENTROPY OF MIXTURE[İng.] / ENTROPIE DE MÉLANGE[Fr.] ile/değil/yerine/= KARIŞIM ENTROPİSİ
- ENTROPY[İng.] / ENTROPI[Fr.] / ENTIONISIERTE WASSER[Alm.] ile/değil/yerine/= ENTROPİ
- ENTÜBASYON/INTUBATION[İng.] değil/yerine/= BORU YERLEŞTİRME
- ENVIRONMENTAL[İng.] değil/yerine/= ÇEVRESEL
- ENZİM[İng. ENZYME] ile/||/<> AKTİF BÖLGE[İng. ACTIVE SITE] ile/||/<> ALOSTERİK PROTEİN[İng. ALLOSTERIC PROTEIN] ile/||/<> ALOZİM[İng. ALLOENZYME] ile/||/<> AMİLAZ[İng. AMYLASE]
( Enzim, canlı organizmalarda katalizör görevi gören ve bu süreçte bozulmadan kalan ve kimyasal reaksiyonların ilerleme hızını düzenleyen bir maddedir. @@ Bir enzimin kendisine ait substratına spesifik olarak bağlanmasını sağlayan bölgedir. @@ En az iki farklı konformasyonu benimseyebilen ve bir ligandın bir bölgesine bağlanmasıyla meydana gelen konformasyonel değişikliğin proteinin ikinci bir bölgesindeki protein aktivitesini değiştirdiği proteinler. Bu proteinler, bir gözedeki bir molekülün başka bir türdeki bir molekülün kaderini etkilemesine izin verir ve bu mekanizma enzim düzenlemesinde yaygın olarak kullanılır. @@ Aynı lokusta bulunan farklı alellerden salgılanan farklı özellikteki enzimlerdir. @@ Tükürük bezlerinde bulunan ve nişastanın hidrolizini katalize eden bir sindirim enzimidir. Kimyasal sindirim sürecini başlattığından sindirimde önemli bir yeri vardır. Tükürük bezlerinde ve pankreasta salgılanır. Amilaz çoğunlukla pankreasta üretilmesine karşın alfa-amilaz (α-amilaz) formunda bulunan amilaz tükürük bezlerinde üretilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ENZİM/ENTZİM/ENZYME[İng.] değil/yerine/= ÖZGEN | DİRİMSEL/BİYOLOJİK TEPKİLEYİCİ
- ENZYMATIC SENSOR[İng.] ile/değil/yerine/= ENZİM SENSÖRÜ
- ENZYME SUBSTRATE COMPLEX[İng.] ile/değil/yerine/= ENZİM SUBSTRAT KOMPLEKSİ (ES)
- ENZYME[İng.] / ENZYME[Fr.] / ENTZÜNDEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ENZİM
- EOG/ELECTROOCULOGRAM[İng.] değil/yerine/= ELEKTROOKÜLOGRAM, GÖZ ELEKTRİK ÇİZGESİ
- EOSEN[İng. EOCENE] ile/||/<> EOSEN DÖNEM[İng. EOCENE EPOCH] ile/||/<> NÜKLEOSENTEZ[İng. NUCLEOSYNTHESIS] ile/||/<> OLİGOSEN[İng. OLIGOCENE]
( Eosen (56-34 myö) bir jeolojik zaman dilimidir. Yaklaşık olarak 56 milyon yıl önce ile 33.9 milyon yıl önceki zaman dilimini kapsamaktadır. Paleojen'in orta kısmıdır. Non-avian dinozorların soyunun tükendiği K/T Yok Oluşu'ndan sonra geldiği için Yunanca "yeni şafak" anlamını taşır. Öncesinde Paleosen, sonrasında ise Oligosen gelmektedir. @@ Günümüzden 54 ila 38 milyon yıl önce yaşanmış dönemdir. Memeli canlılar bu çağda baskın kara hayvanları haline gelmiştir. İlk olarak İngiliz jeolog Charles Lyell tarafından 1833 yılında tanımlandı. Eosen Dönemi'nin sınırları kitlesel yok oluşlar ve diğer kronolojik olaylar ile belirlenmez, daha esnektir. İsmini, Yunancada "şafak" anlamına gelen ἠώς ("eos") ve "yakın zaman" anlamına gelen καινός ("koinos") kelimelerinden almaktadır. @@ Hazır bulunan proton ve nötronlardan yeni atomik çekirdeklerin oluşmasıdır. Nükleosenteze yönelik teoriler, izotop miktarı hesaplamalarının sonuçlarıyla gözlemlerden elde edilen sonuçların karşılaştırılması ile incelenir ve test edilir. @@ Oligosen (34-23 myö) bir jeolojik devre ismidir. Yaklaşık olarak 33.9 milyon yıl önce ile 23 milyon yıl önceki zaman dilimini kapsamaktadır. Oligosen'den önce Eosen, sonrasında ise Miyosen gelmektedir. Paleojen'in üçüncü ve son zaman dilimidir. Kendi içinde Şattiyen ve Rupeliyen olmak üzere iki küçük zaman diliminde incelenir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- EÖTVÖS CONSTANT[İng.] / CONSTANTE D'EÖTVÖS[Fr.] / EÖTVÖSKONSTANTE, EÖTVÖSSCHE KONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= EÖTVÖS SABİTİ
- EÖTVÖS EXPERIMENT[İng.] / EXPÉRIENCE D'EÖTVÖS[Fr.] / EÖTVÖSSCHES EXPERIMENT, EÖTVÖSSCHES VERSUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= EÖTVÖS DENEYİ
- EÖTVÖS RULE[İng.] / RÈGLE D'EÖTVÖS[Fr.] / EÖTVÖSSCHE REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= EÖTVÖS KURALI
- EPDS/ELECTRONIC PERFORMANCE SUPPORT SYSTEM[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK PERFORMANS DESTEK DÜZENİ
- EPICADMIUM NEUTRONS[İng.] / NEUTRONS ÉPICADMIUM[Fr.] ile/değil/yerine/= KADMİYUM ÜSTÜ NÖTRONLAR
- EPİDEMİ ile SALGIN ile EPİDEMİYOLOJİ
- EPIDEMIOLOGY[İng.] değil/yerine/= EPİDEMİYOLOJİ
( Popülasyonlardaki sağlıkla ilgili olayların dağılımını inceleyen ve sağlık sorunlarını kontrol eden biyoloji ve tıp dalı. Epidemik hastalıkların çalışılması.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- EPİDEMİYOLOJİ/EPIDEMIOLOGY[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK ARAŞTIRMA BİLİMİ / TOPLUM SAĞLIĞI/HALK SAĞLIĞI
- EPİDERMAL ile EPİDERMİS
- EPİDURAL ile/||/<> ANESTEZİ[İng. ANESTHESIA] ile/||/<> SIRT[İng. BACK]
( Özellikle karın ya da pelvik bölgesinde duyu kaybı yaratmak amacıyla, alt sırt bölgesinde omuriliğin dura materinin dışındaki boşluğa uygulanan lokal anestezik enjeksiyondur. @@ Ameliyat gibi tıbbi işlemler sırasında ağrı hissetmenizi önlemek için anestezik adı verilen ilaçların kullanımıdır. Anestezikler, tıbbi işlem yapılan bölgede sinirlerinizden beyninizdeki merkezlere giden duyusal sinyalleri geçici olarak bloke eder. @@ Bir hayvanın ya da hayvanın bir parçasının üst yüzeyi; yerde yatay duran bir canlının üst yüzeyi.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- EPİFİZ BEZİ[İng. PINEAL GLAND] ile/||/<> HABENULAR ÇEKİRDEKLERİ[İng. HABENULAR NUCLEI] ile/||/<> MELATONİN ile/||/<> RETİNA ile/||/<> TEKTUM[İng. TECTUM OF THE MIDBRAIN]
( Beynin arka ucunda, mercimek tanesi büyüklüğünde bir bezdir. Epifiz başlangıçta ışık duyumlu iki organ iken sonradan tek kalmıştır. Omurgalıların birçoğunda silik bir retina yapısında iken, memelilerde ise salt bir salgı yapısındadır. Epifiz bezleri salgıladığı hormon ile eşey bezlerinin vaktinden önce gelişmesini engeller. Uyku ve uyanıklık periyodunu ayarlar. Dokuz yaşından sonra işlevini kaybetmeye başlar. Melatonin denen salgı uyku düzeninde etkin rol oynar. @@ Memelilerde medial ve lateral çekirdeklerden oluşan ve dorsal diensefalonda (ara beyin) yer alan habenular çekirdekler; korku, kaygı, isteksizlik, ödül, ağrı, uyuşturucu bağımlılığı, uyku, üreme ve saldırgan davranışlar gibi durumları modüle eder. Habenular çekirdekler, nöromodülatör sistemler, özellikle dopamin ve serotonin sitemleri üzerindeki etkileri yoluyla davranışsal seçimlerde önemli rol oynar. Epifiz bezi ile gelişen bu yapının uyku benzeri durumlarda vücut hareketlerini baskılayarak enerji tüketimini en aza indirmeye yardımcı olduğu düşünülür. @@ İnsan vücudunda doğal olarak bulunan ve uyku-uyanıklık döngüsünü düzenleyen bir hormon. Bu hormon beynin hemen altında bulunan pineal bez ya da diğer adıyla epifiz bezi tarafından salgılanır. Kimyasal formülü C13H16N2O2 olan melatoninin moleküler kütlesi ise 232.278 g/mol'dür. @@ Işığa duyarlı gözelerin bulunduğu göz sinir dokusu tabakası. Beynin bir uzantısıdır ve embriyonik olarak sinir dokusundan oluşur. @@ Tektum, serebral akuadukt arkasındaki orta beyin bölgesidir. Bu bölge üst ve alt koliküllerin çekirdeklerini içerir. Üst kolikül, talamusun altında ve epifiz bezinin çevresinde bulunur, görsel bilgilerin işlenmesinde yer alır. Alt koliküller üst kolüküllerden daha küçüktür ve işitsel bilgilerin işlenmesinde rol oynar.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- EPIGENOME[İng.] değil/yerine/= EPİGENOM
( Genomlarda işaretleme ya da düzenleme yaparak genomun neyi, ne zaman ve nasıl yapması gerektiğini söyleyen bir dizi kimyasal bileşik ve protein. Epigenom tarafından yapılan işaretlemeler DNA'nın parçası olmasa bile göze bölünmesi ile gelecek nesillere aktarılabilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- EPİKRİZ/EPICRISIS[İng.] değil/yerine/= ÇIKIŞ ÖZETİ
- EPİKUROSÇU ile EPİKÜR
- EPİLEPSİ ile EPİLEPTİK
- EPILEPSY[İng.] değil/yerine/= EPİLEPSİ
( Genelde tekrar eden bir beyin hatalığı. Beyindeki anormal elektriklenme mental ve fiziksel işlev bozukluğuna neden olur. Ciddi vakalarda nöbet sırasında gülme krizleri (convulsion) ve bilinç kaybı görülür.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- EPIMERS[İng.] ile/değil/yerine/= EPİMERLER
- EPİSTASİS ile/||/<> EPİSTEMİK OTORİTE[İng. EPISTEMIC AUTHORITY] ile/||/<> EPİSTEMİK SUÇ[İng. EPISTEMIC FAILURE]
( Bir gen çiftinin anlatımının, ifadesinin; başka bir gen çiftini maskelemesi ya da değiştirmesi durumu. @@ Bu yaklaşımı ele almadan önce iki önerme ileri sürelim: @@ Epistemik suç, epistemik deontoloji gibi içselci yaklaşımların ön plana çıkarttığı bir kavramdır. Gerekçelendirmenin deontolojik bir unsur olduğunu savunanlara göre öznenin, bir inancın doğruluğuna ilişkin kanıtlara inanma yükümlülüğü vardır. Başka bir ifadeyle bilen özne, p önermesine, kanıtlar doğrultusunda inanabilir. Yani öznenin, kendi inançlarına yönelik bir sorumluluğu vardır. Öte yandan öznenin kanıtlanmamış bir inanca inanması ve kanıtlanmış bir inanca inanmaması epistemik suç işlediği anlamına gelmektedir. Dolayısıyla epistemik suç, epistemik sorumluluğun yerine getirilmemesine de işaret etmektedir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
(1996'dan beri)