İngilizce karşılıkları olan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 23.947 başlık/FaRk ile birlikte,
23.947 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(28/94)
- EKSTRENSEK/EXTRINSIC[İng.] değil/yerine/= DIŞSAL
- EKSTÜBASYON/EXTUBATION[İng.] değil/yerine/= BORU ÇIKARTIMI
- EKSÜDA/EXUDATE[İng.] değil/yerine/= YANGI SIVISI
- EKSÜDASYON/EXUDATION[İng.] değil/yerine/= YANGISAL SIZINTI
- EKT/ELECTROCONVULSIVE THERAPY[İng.] değil/yerine/= ELEKTROKONVÜLZİF TEDAVİ, ELEKTROŞOK TEDAVİSİ
- EKTAZİ/ECTASIA[İng.] değil/yerine/= GENİŞLEME
- EKTOPİ/ECTOPY[İng.] değil/yerine/= KONUM DIŞI
- EKTOPİK VURU/EXTRASYSTOLE, ECTOPIC BEAT, PREMATURE BEAT[İng.] değil/yerine/= ERKEN VURU
- EKZON[İng. EXON] ile/||/<> EKZOSİTOZ[İng. EXOCYTOSIS]
( DNA'daki protein kodlayan bölgedir. İnsanda, bütün genlerin %2 civarını oluştururlar. (Ayrıca Bakınız: Intron) @@ Hücre içindeki büyük moleküllerin göze zarında membran oluşturarak göze dışına atılması süreci. Antik Yunancada "dış" anlamına gelen ἔξω ("éxō") sözcüğü ve gözenin yaptığı bir fenomeni belirten "-cytosis" ekinden gelmektedir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- EKZOTERMİK REAKSİYON[İng. EXOTHERMIC REACTION] ile/||/<> ENDOTERMİK REAKSİYON[İng. ENDOTHERMIC REACTION]
( Çevresi ısınırken sistemin soğuduğu tepkimelere verilen addır. Bu tepkimelerde sistem çevreye ısı vermektedir. Bu sebeple ekzotermik reaksiyona ısıveren reaksiyon da denmektedir. Ekzotermik reaksiyona yanma ve suyun güçlü asitlerle karıştırılması örnek verilebilir. Ekzotermik reaksiyonun tam tersi endotermik reaksiyondur. @@ Çevresi soğurken sistemin ısındığı tepkimelere verilen addır. Bu tepkimelerde sistem çevreden ısı almaktadır. Bu sebeple endotermik reaksiyona ısıalan reaksiyon da denmektedir. Endotermik reaksiyona buzun erimesi ve yağmur yağması örnek verilebilir. Endotermik reaksiyonun tam tersi ekzotermik reaksiyondur.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- EL BİLEĞİNİ OLUŞTURAN KEMİKLER ile EL BİLEĞİNE AİT
- EL BİLEKLERİ ile AYAK BİLEKLERİ
( Kol ile eli birleştiren eklem yeri. İLE Bacak ile ayağı birleştiren eklem yeri. )
( ZEND )
- EL KONULABİLİR ile EL KONULABİLİR ile EL KOYMAK ile EL KONULDU ile MÜSADERE
- EL YAZISI ile EL YAZISI ile EL YAZISI
- EL/LER ile/ve AYAK/LAR
( ... İLE/VE Tarsus, metatarsus ve ayak flanksları dahil olmak üzere, 26 kemikten meydana gelir. )
( Sert eller için: Lahlaha macunu. )
( Divân şiirinde sevgilinin ayağı bir güzellik unsuru olarak ele alınmaz. Bazı deyimler ile sevgilinin yüceliğini anlatmada kullanılır. )
- EL ve/<>/||/hem de BEYİN
( Gövdenin tüm kısımlarınınkine nispetle el derisi en dengeli olanıdır, el derisinde, en dengeli olan avuçiçi derisidir. Sonra, sırasıyla parmakların derisi ve onlardan da işaret parmağının derisi ve son olarak en dengeli olan işaret parmağının uc kemiğinin derisidir. Bundan dolayıdır ki, işaret parmağının ve öteki parmakların ucları duyu idraki için en iyi örgenlerdir. )
( Eller, beynin uzantısıdır. )
( Ne edersen elinle, o da gider seninle. )
( MAN-: El ile [MANUSCRIPT, MANİVELA] )
(
)
( Zihninizde ne varsa, elinize o vurur. )
( AMBIDEXTRUS: İki elini de kullanabilme. )
- EL ile EL ÖRS ile EL BOMBASI ile EL DÖVÜŞÜ ile EL CAMI ile EL DEĞİRMENİ ile BİR SAATİN ELİ ile EL BİRLİĞİ ile EL AĞZA
- ELASTANCE[İng.] ile/değil/yerine/= ESNEKELER
- ELASTIC COLLISION[İng.] / COLLISION ÉLASTIQUE[Fr.] / ELASTISCHER STOSS[Alm.] ile/değil/yerine/= ESNEK ÇARPIŞMA
- ELASTIC DEFORMATION[İng.] ile/değil/yerine/= ESNEK BİÇİM DEĞİŞTİRME
- ELASTIC SCATTERING[İng.] / DIFFUSION ÉLASTIQUE[Fr.] / ELASTISCHE STREUUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ESNEK SAÇILMA
- ELASTIC WAVES[İng.] / ONDES ÉLASTIQUES[Fr.] / ELASTISCHE WELLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ESNEK DALGALAR
- ELASTICITY COEFFICIENT, ELASTICITY MODULUS, MODULUS OF ELASTICITY[İng.] / COEFFICIENT DE L'ÉLASTICITÉ[Fr.] / ELASTIZITÄTSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= ESNEKLİK KATSAYISI
- ELASTİK/ELASTIC[İng.]/ELASTISITE ile ESNEK/LİK
- ELASTİK ile ESNEKLİK
- ELASTİKÎ, ELASTİK[Osm.] / ELASTIC[İng.] / ELASTIQUE[Fr.] / ELASTISCH, ELASTISCH, ELASTIZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELASTİK, ESNEK/LİK
- ELASTİKİYET[Osm.] / ELASTICITY[İng.] / ÉLASTICITÉ[Fr.] / ELASTIZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ESNEKLİK
- ELASTISITE/ELASTICITY[İng.] değil/yerine/= ESNEKLİK
- ELASTOMER[İng.] / ÉLASTOMÈRE[Fr.] / ELASTOMERE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELASTOMER
- ELASYON/ELATION[İng.] değil/yerine/= DUYGU YÜKSELIMİ
- ELBİSE ile ÇÖP ile ÇÖP KUTUSU
- ELBİSE ile GİYİNMİŞ ile TERZİ
- ELE ALMAK ile TARTIŞMA
- ELE ALMAK ile TARTIŞMA
- ELECTRIC CIRCUIT THEORY[İng.] / THÉORIE DES CIRCUITS ÉLECTRIQUES[Fr.] / ELEKTRISCHE KREISTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK DEVRE KURAMI
- ELECTRIC CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHE SCHALTUNG, ELEKTRISCHER KREIS[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK DEVRESİ
- ELECTRIC CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DIÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHE KONSTANTE, ELEKTRISITÄTSKONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK/YALITKANLIK SABİTİ
- ELECTRIC DIPOLE MOMENT[İng.] / MOMENT DIPOLAIRE ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHES DIPOLMOMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK İKİKUTUP MOMENTİ, M
- ELECTRIC DIPOLE TRANSITION[İng.] / TRANSITION DIPOLAIRE ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHER DIPOLÜBERGANG/DIPOLTRANSITION[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL KUTUPSAL GEÇİŞ
- ELECTRIC DIPOLE[İng.] / DIPÔLE ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHER DIPOL[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL ÇİFT KUTUP
- ELECTRIC DISPLACEMENT VECTOR[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL YERDEĞİŞTİRME VEKTÖRÜ
- ELECTRIC ENERGY[İng.] / ELEKTRISCHE ENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK ENERJİSİ
- ELECTRIC FIELD INTENSITY[İng.] / ELEKTRISCHE FELDSTÄRKE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK ALAN YEĞİNLİĞİ
- ELECTRIC FLUX[İng.] / FLUX ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHER FLUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK AKISI
- ELECTRIC IMPEDANCE[İng.] / ELEKTRISCHE IMPEDANZ, ELEKTRISCHER WECHSELSTROMWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK EMPEDANSI
- ELECTRIC IMPULSES GENERATOR[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK DARBELERİ ÜRETECİ
- ELECTRIC INSTABILITY[İng.] / INSTABILITÉ ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHE INSTABILITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL KARARSIZLIK
- ELECTRIC INSULATION[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL YALITIM
- ELECTRIC MOMENT[İng.] / MOMENT ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHES MOMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK MOMENTİ
- ELECTRIC MONOPOLE[İng.] / MONOPÔLE ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHER MONOPOL[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK TEK KUTBU
- ELECTRIC MULTIPOLE FIELD[İng.] / MULTIPÔLE ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHE MULTIPOLFELD[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK ÇOK KUTUPLU ALAN
- ELECTRIC MULTIPOLE[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK ÇOK KUTBU
- ELECTRIC POLARIZABILITY[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK KUTUPLANIRLIĞI
- ELECTRIC POTENTIAL[İng.] / POTENTIEL ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHE POTENTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK POTANSİYELİ
- ELECTRIC PROBE[İng.] / SONDE ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHER FÜHLER/TASTER[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK SONDA
- ELECTRIC QUADRUPOLE TRANSITION[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK DÖRT KUTUPLU GEÇİŞ
- ELECTRIC SCREENING[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK PERDELEME
- ELECTRIC SHOCK TUBE[İng.] / TUBE À CHOC ÉLECTRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK ŞOK TÜPÜ
- ELECTRIC VISCOSITY[İng.] / VISCOSITÉ ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHE VISKOSITÄT/ZÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL AĞDALILIK
- ELECTRICAL CONDUCTOR[İng.] / CONDUCTEUR ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHE LEITFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL İLETKEN
- ELECTRICAL DOUBLE LAYER[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL ÇİFT TABAKA
- ELECTRICAL GRAVIMETRY[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL AĞIRLIKÖLÇÜM
- ELECTRICAL LENGTH[İng.] / LONGUEUR ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHE LÄNGE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL UZUNLUK
- ELECTRICAL POLARITY[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL POLARİTE
- ELECTRIFICATION[İng.] / ÉLECTRIFICATION[Fr.] / ELEKTRIFIZIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKLENME
- ELECTRIZATION[İng.] / ÉLECTRISATION[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKLEME
- ELECTROACOUSTIC PRESSURE CHAMBER[İng.] / CHAMBRE DE LA PRESSION ELECTROACOUSTIQUE[Fr.] / ELEKTROAKUSTISCHE DRUCKKAMMER[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROAKUSTİK BASINÇ ODASI
- ELECTROACOUSTIC PRESSURE[İng.] / PRESSION ÉLECTROACOUSTIQUE[Fr.] / ELEKTROAKUSTISCHER DRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROAKUSTİK BASINÇ
- ELECTROACOUSTIC RECEIVER[İng.] / RÉCEPTEUR ÉLECTROACOUSTIQUE[Fr.] / ELEKTROAKUSTISCHER EMPFÄNGER[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROAKUSTİK ALICI
- ELECTROANALYTICAL METHODS[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTROANALİTİK YÖNTEMLER
- ELECTROCHEMICAL CELL[İng.] / ELEKTROCHEMISCHE BATTERIE ile/değil/yerine/= ELEKTROKİMYASAL GÖZE/HÜCRE, ELEKTROKİMYASAL PİL
- ELECTROCHEMICAL METHODS[İng.] / ELEKTROCHEMISCHE METHODEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROKİMYASAL YÖNTEMLER
- ELECTROCHEMICAL REVERSIBILITY[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTROKİMYASAL TERSİNİRLİK
- ELECTROCHEMISTRY[İng.] / ÉLECTROCHIMIE[Fr.] / ELEKTROCHEMIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROKİMYA
- ELECTRODE CHARACTERISTIC[İng.] / CARACTÉRISTIQUE DE L'ÉLECTRODE[Fr.] / ELEKTRODENCHARAKTERISTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROT KARAKTERİSTİĞİ
- ELECTRODE CURRENT[İng.] / COURANT D'ÉLECTRODE[Fr.] / ELEKTRODENSSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROT AKIMI
- ELECTRODE DISSIPATION[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTROT YİTİMİ
- ELECTRODE EFFICIENCY[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTROT VERİMİ
- ELECTRODE OF THE FIRST KIND[İng.] / ERSTARREN, GEFRIEREN[Alm.] ile/değil/yerine/= BİRİNCİ SINIF ELEKTROT
- ELECTRODE OF THE SECOND KIND[İng.] ile/değil/yerine/= İKİNCİ SINIF ELEKTROT
- ELECTRODE POTENTIAL[İng.] / POTENTIEL D'ÉLECTRODE[Fr.] / ELEKTRODEPOTENTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROT POTANSİYELİ
- ELECTRODE[İng.] / ÉLECTRODE[Fr.] / ELEKTRODE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROT
- ELECTRODELESS DISCHARGE TUBE[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTROTSUZ BOŞALMA TÜPÜ
- ELECTRODISINTEGRATION[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKLE PARÇALANMA
- ELECTRODYNAMICS[İng.] / ÉLECTRODYNAMIQUE[Fr.] / ELEKTRODYNAMIK[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRO DEVİNBİLİM/DİNAMİK
- ELECTROFLUID[İng.] / ÉLECTROFLUIDE[Fr.] / ELEKTROFLUID[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROAKIŞKAN
- ELECTROGASDYNAMICS[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTROGAZ DEVİNBİLİM
- ELECTROGRAVIMETRIC ANALYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTROGRAVİMETRİK ÇÖZÜMLEME/ANALİZ
- ELECTROKINETICS[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK DEVİNİM
- ELECTROLUMINESCENCE[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK IŞILDAMASI
- ELECTROLUMINESCENT PANEL[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK IŞILDAMALI PANEL
- ELECTROLYSIS CELL[İng.] / ELEKTROLYSEZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİZ GÖZESİ/HÜCRESİ
- ELECTROLYSIS CIRCUIT[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİZ DEVRESİ
- ELECTROLYTE EFFECT[İng.] / ELEKTROLYT EFFECT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİT ETKİSİ
- ELECTROLYTE[İng.] / ÉLECTROLYTE[Fr.] / ELEKTROLYT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİT
- ELECTROLYTIC CAPACITOR[İng.] / CAPACITÉ ÉLECTROLYTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİTİK SIĞAÇ
- ELECTROLYTIC CELL[İng.] / PILE ÉLECTROLYTIQUE[Fr.] / ELEKTROLYTISCHE ZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİTİK PİL/GÖZE/HÜCRE
- ELECTROLYTIC PICKLING[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİTİK PAKLAMA
- ELECTROLYTIC POLARIZATION[İng.] / POLARISATION ÉLECTROLYTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİTİK KUTUPLANMA
- ELECTROLYTIC RECTIFIER[İng.] / REDRESSEUR ÉLECTROLYTIQUE[Fr.] / ELEKTROLYTISCHE GLEICHRICHTER[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİTİK DOĞRULTUCU
- ELECTROLYTIC RHEOSTAT[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİTİK DEĞİŞKEN DİRENÇ
- ELECTROLYTIC SEPARATION[İng.] / SÉPARATION ÉLECTROLYTIQUE[Fr.] / ELEKTROLYTISCHE SEPARATION[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİTİK AYIRMA/AYRIŞMA
- ELECTROLYTIC SEPARATIONS[İng.] / ELEKTROLYTISCHE TRENNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİTİK AYIRMALAR
- ELECTROLYTIC SOLUTION[İng.] / SOLUTION ÉLECTROLYTIQUE[Fr.] / ELEKTROLYTISCHE LÖSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİTİK ÇÖZELTİ
- ELECTROLYTIC TANK[İng.] / CUVE ÉLECTROLYTIQUE[Fr.] / ELEKTROLYTISCHE TANK[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİTİK TANK
- ELECTROMAGNETIC CURRENT[İng.] / COURANT ÉLECTROMAGNÉTIQUE[Fr.] / ELEKTROMAGNETISCHER STROM[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMANYETİK AKIM
- ELECTROMAGNETIC DAMPING[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMANYETİK SÖNÜMLEME
- ELECTROMAGNETIC FIELD TENSOR[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMANYETİK ALAN YERDEĞİŞTİRİCİ
- ELECTROMAGNETIC FIELD[İng.] / CHAMP ÉLECTROMAGNÉTIQUE[Fr.] / ELEKTROMAGNETISCHES FELD[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMANYETİK ALAN
- ELECTROMAGNETIC INDUCTION[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMANYETİK İNDÜKLEME
- ELECTROMAGNETIC INTERACTION[İng.] / ELEKTROMAGNETISCHE WECHSELWIRKUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMANYETİK ETKİLEŞME
- ELECTROMAGNETIC MASS[İng.] / MASSE ÉLECTROMAGNÉTIQUE[Fr.] / ELEKTROMAGNETISCHE MASSE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMANYETİK KÜTLE
- ELECTROMAGNETIC MOMENTUM DENSITY[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMANYETİK DEVİNİRLİK YOĞUNLUĞU
- ELECTROMAGNETIC RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT ÉLECTROMAGNÉTIQUE[Fr.] / ELEKTROMAGNETISCHE STRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMANYETİK IŞINIM/IŞIMA
- ELECTROMAGNETIC SPECTRUM[İng.] / SPECTRE ÉLECTROMAGNÉTIQUE[Fr.] / ELEKTROMAGNETISCHES SPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMANYETİK TAYF/SPEKTRUM
- ELECTROMAGNETIC WAVES[İng.] / ONDES ÉLECTROMAGNÉTIQUES[Fr.] / ELEKTROMAGNETISCHE WELLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMANYETİK DALGALAR
- ELECTROMAGNETIC[İng.] / ÉLECTROMAGNÉTIQUE[Fr.] / ELEKTROMAGNETISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMANYETİK
- ELECTROMAGNETISM[İng.] / ÉLECTROMAGNÉTISME[Fr.] / ELEKTROMAGNETISMUS[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMANYETİZMA
- ELECTROMETER TUBE[İng.] / TUBE ÉLECTROMÈTRE[Fr.] / ELEKTROMETERRÖHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMETRE TÜPÜ
- ELECTROMETER[İng.] / ÉLECTROMÈTRE[Fr.] / ELEKTROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMETRE
- ELECTRON ACCEPTOR[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK ALICISI
- ELECTRON AFFINITY[İng.] / AFFINITÉ D'ÉLECTRON[Fr.] / ELEKTRONENAFFINITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK/ELEKTRON İLGİSİ
- ELECTRON BEAM PUMPING[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK DEMETİ POMPALAMA
- ELECTRON BEAM[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK DEMETİ
- ELECTRON BUNCHING[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK DEMETLEME
- ELECTRON CAPTURE[İng.] / CAPTURE ÉLECTRON[Fr.] / ELEKTRONENREIFENFANG[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK/ELEKTRON YAKALAMA
- ELECTRON CLOUD[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK BULUTU
- ELECTRON COLLECTOR[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK TOPLAYICI
- ELECTRON CONCENTRATION[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK DERİŞİMİ
- ELECTRON CONDUCTION[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK İLETİMİ
- ELECTRON CONFIGURATION[İng.] / DISTRIBUTION ÉLECTRONIQUE[Fr.] / ELEKTRONENVERTEILUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK/ELEKTRON DÜZENLENİŞİ/DAĞILIMI
- ELECTRON CYCLOTRON RESONANCE SOURCE[İng.] / SOURCE DE RÉSONANCE CYCLOTRON ÉLECTRONIQUE[Fr.] / ELEKTRON-ZYKLOTRON-RESONANZQUELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON SİKLOTRON REZONANS KAYNAĞI
- ELECTRON CYCLOTRON WAVE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK SİKLOTRON DALGASI
- ELECTRON DENSITY[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK YOĞUNLUĞU
- ELECTRON DIFFRACTION[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK KIRINIMI
- ELECTRON DISTRIBUTION CURVE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK DAĞILIM EĞRİSİ
- ELECTRON DISTRIBUTION[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK DAĞILIMI
- ELECTRON DONOR[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK VERİCİSİ
- ELECTRON EMISSION[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK SALIMI
- ELECTRON FLOW[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK AKIŞI
- ELECTRON GAS[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK GAZI
- ELECTRON GUN[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK TABANCASI
- ELECTRON LENS[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK MERCEĞİ
- ELECTRON LEPTON NUMBER[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK LEPTON SAYISI
- ELECTRON LINEAR ACCELERATOR[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK DOĞRUSAL HIZLANDIRICI
- ELECTRON MASS[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK KÜTLESİ
- ELECTRON MICROSCOPE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK MİKROSKOBU
- ELECTRON MOBILITY[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK DEVİNİRLİĞİ
- ELECTRON MULTIPLICITY[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK ÇOKLULUĞU
- ELECTRON MULTIPLIER PHOTOTUBE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK ÇOĞALTICILI FOTOTÜP
- ELECTRON MULTIPLIER[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK ÇOĞALTICI
- ELECTRON NEGATIVITY[İng.] / ELECTRONEGATIVITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRONEGATİFLİK
- ELECTRON NUCLEAR DOUBLE RESONANCE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK-ÇEKİRDEK ÇİFT REZONANSI
- ELECTRON OPTICS[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK OPTİĞİ
- ELECTRON PAIR[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK ÇİFTİ
- ELECTRON PARAMAGNETISM[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK MANYETİLLİĞİ
- ELECTRON PROBE MICROANALYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK UCUYLA MİKROÇÖZÜMLEME
- ELECTRON RADIUS[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK YARIÇAPI
- ELECTRON SHELL[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK KABUĞU
- ELECTRON SPECIFIC CHARGE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK ÖZGÜL YÜKÜ
- ELECTRON SPECTROSCOPY[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK TAYF BİLGİSİ
- ELECTRON SPIN DENSITY[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK DÖNÜ YOĞUNLUĞU
- ELECTRON SPIN RESONANCE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK DÖNÜ/ELEKTRON SPİNİ REZONANSI
- ELECTRON SPIN[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK DÖNÜSÜ/ELEKTRON SPİNİ
- ELECTRON SUBSHELLS[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK ALT KABUKLARI
- ELECTRON TELESCOPE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK TELESKOBU
- ELECTRON TEMPERATURE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK SICAKLIĞI
- ELECTRON TRANSITION[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK GEÇİŞİ
- ELECTRON TRAP[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK TUZAĞI
- ELECTRON TUBE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK TÜPÜ
- ELECTRON-BEAM FUSION[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK DEMETİ KAYNAŞMASI
- ELECTRON-BEAM GENERATOR[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK DEMETİ ÜRETECİ
- ELECTRON-BEAM ION SOURCE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK DEMETİ İYON KAYNAĞI
- ELECTRON-BEAM LASER[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK DEMETİ LAZERİ
- ELECTRON-HOLE DROPLETS[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK-BOŞLUK DAMLALARI
- ELECTRON-HOLE PAIR[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK-BOŞLUK ÇİFTİ
- ELECTRON-POSITRON PAIR[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK-POZİTRON ÇİFTİ
- ELECTRON-POSITRON STORAGE RING[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK-POZİTRON DEPOLAMA HALKASI
- ELECTRONEGATIVE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİL OLUMSUZ
- ELECTRONEGATIVITY DIFFERENCE[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTRONEGATİFLİK FARKI
- ELECTRONIC ABSORPTION SPECTRUM[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİKSEL SOĞURMA TAYFI
- ELECTRONIC BALANCE[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTRONİK TERAZİ
- ELECTRONIC ENERGY LEVEL[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİKSEL ENERJİ DÜZEYİ
- ELECTRONIC TRANSITION[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTRONİK GEÇİŞ
- ELECTRONICS[İng.] / ÉLECTRONIQUE[Fr.] / ELEKTRONIK[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSİCİKBİLİM/ELEKTRONİK
- ELECTRONS[İng.] / ÉLECTRON[Fr.] / ELEKTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK, ELEKTRONLAR
- ELECTRONVOLT[İng.] / ÉLECTRONVOLT[Fr.] / ELEKTRONENVOLT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRONVOLT
- ELECTROOPTICS[İng.] / ÉLECTRO-OPTIQUE[Fr.] / ELEKTROOPTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROOPTİK
- ELECTROOSMOSIS[İng.] / ÉLECTROOSMOSE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTROOZMOZ
- ELECTROPHORESIS[İng.] / ÉLECTROPHORÈSE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTROFOREZ
- ELECTROPHOTOGRAPHY[İng.] / ELEKTROFOTOGRAFIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROFOTOĞRAFÇILIK
- ELECTROPLATING[İng.] / ELEKTROPLATTIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROKAPLAMA
- ELECTROPOSITIVE POTENTIAL[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİL OLUMLU POTANSİYEL
- ELECTROPOSITIVE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİL OLUMLU
- ELECTROPOSITIVITY[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTROPOZİTİFLİK
- ELECTROSCOPE[İng.] / ÉLECTROSCOPE[Fr.] / ELEKTROSKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROSKOP
- ELECTROSTATIC ANALYZER[İng.] / ELEKTROSTATISCHER ANALYSATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROSTATİK ÇÖZÜMLEYİCİ
- ELECTROSTATIC BOND[İng.] / ELEKTROSTATISCHE BINDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROSTATİK BAĞ
- ELECTROSTATIC CHARGE UNIT[İng.] / UNITÉ DE CHARGE ÉLECTROSTATIQUE[Fr.] / ELEKTROSTATISCHE LADUNGSEINHEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROSTATİK YÜK BİRİMİ
- ELECTROSTATIC DEFLECTION[İng.] / DÉVIATION ÉLECTROSTATIQUE[Fr.] / ELEKTROSTATISCHE ABLENKUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROSTATİK SAPTIRMA
- ELECTROSTATIC FORCE[İng.] / FORCE ÉLECTROSTATIQUE[Fr.] / ELEKTROSTATISCHE KRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROSTATİK KUVVET
- ELECTROSTATIC INDUCTION[İng.] / INDUCTION ÉLECTROSTATIQUE[Fr.] / ELEKTROSTATISCHE INDUKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROSTATİK İNDÜKLEME
- ELECTROSTATIC LENS[İng.] / LENTILLE ÉLECTROSTATIQUE[Fr.] / ELEKTROSTATISCHE LINSE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROSTATİK MERCEK
- ELECTROSTATIC MACHINES[İng.] / MACHINES ÉLECTROSTATIQUES[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTROSTATİK MAKİNELER
- ELECTROSTATIC PRECIPITATOR[İng.] / PRÉCIPITATEUR ÉLECTROSTATIQUE[Fr.] / ELEKTROSTATISCHER ABSCHEIDER[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROSTATİK ÇÖKTÜRÜCÜ
- ELECTROSTATIC WAVE[İng.] / ONDE ÉLECTROSTATIQUE[Fr.] / ELEKTROSTATISCHE WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROSTATİK DALGA
- ELECTROTHERMAL ANALYZER[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTROTERMAL ÇÖZÜMLEYİCİ/ANALİZÖR
- ELECTROTHERMAL[İng.] / ÉLECTROTHERMIQUE[Fr.] / ELEKTROTHERMISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROTERMAL
- ELEKTİF/ELECTIVE[İng.] değil/yerine/= SEÇMELİ
- ELEKTRİK
- ELEKTRİK AKISI[İng. ELECTRIC FLUX] ile/||/<> ELEKTRİKSEL İLETKEN[İng. ELECTRICAL CONDUCTOR] ile/||/<> ELEKTROMANYETİK ALAN[İng. ELECTROMAGNETIC FIELD] ile/||/<> ELEKTROMOTOR KUVVET[İng. ELECTROMOTIVE FORCE] ile/||/<> ELEKTRON SPİN REZONANSI[İng. ELECTRON SPIN RESONANCE] ile/||/<> ELEKTRONEGATİFLİK[İng. ELECTRONEGATIVITY] ile/||/<> ELEKTROSKOP[İng. ELECTROSCOPE]
( Almanca @@ Elektrischer fluss @@ Fransızca @@ Flux Électrique @@ Bir elektrik alanının bir yüzeyden geçişini nicel olarak ifade eden fiziksel bir büyüklük. Bu büyüklük, elektrik alanın şiddetine, yüzeyin boyutuna ve alan ile yüzey arasındaki açının etkisine bağlıdır. Elektrik alan çizgilerinin yüzeyle olan etkileşimini ve yoğunluğunu anlamamıza olanak tanır. @@ Elektriği ileten maddelerdir. İletken katı maddelere; bakır, gümüş, altın, krom, grafit ve platin örnek verilebilirken iletken sıvı maddelere ise tuzlu su, limonlu su ve sıvı cıva örnek verilebilir. @@ Zamanla değişen elektrik ve manyetik alanların oluşturduğu birleşik bir alan. Elektrik yüklerinin hareketi ve değişen manyetik alanlar tarafından üretilir. Elektromanyetik dalgalar olarak bilinen ışık, radyo dalgaları, mikrodalgalar ve X-ışınları gibi çeşitli enerji formlarının yayılmasına neden olur. Maxwell denklemleriyle tanımlanır ve bu alanların özellikleri ve davranışları bu denklemlerle açıklanır. Boşlukta ışık hızıyla hareket eden dalgalar biçiminde yayılır ve hem elektrik hem de manyetik bileşenleri periyodik olarak değişir. @@ Bir üretecin devre dışında, uçları arasında ölçülen değerdir.[1] Bir elektrik devresinde akımın olmadığı açık devre durumunda, üretecin uçlarındaki potansiyel farka "elektromotor kuvvet" denir. Elektromotor kuvvet EMK harfleri ile gösterilir, sembolü "E", birimi ise Volttur. EMK kaynakları bir devreye enerji verirler, bu enerjiyi başka enerjiden alarak elektrik enerjisine dönüştürür. Bu dönüştürme işlemi tersinirdir. Yani elektrik enerjisi de başka enerji çeşitlerine dönüştürülebilir. Bir kaynağın EMK'si birim yük başına yapılan iş olarak tanımlanır. @@ Atomların manyetik alanındaki ya da dönüşündeki (spin) değişimi ölçme yöntemidir. Atomların dönüşündeki değişim, radyasyonun bir sonucu olarak elektronların normal konumlarını terk edip mineralin kristal yapısında bulunan kusurlardaki konumlara geçmesi ve buralarda birikmesinden kaynaklanır. @@ Bir bileşikteki atomun kimyasal bir bağı oluşturan elektronları çekme kuvvetinin bağıl ölçüsüdür.[1] Bileşikteki atomun elektronegatifliği ne kadar büyük ise bağ elektronlarını diğerlerine göre o kadar daha fazla çekecektir. @@ Elektrik yüklerini ve potansiyel farklarını ölçmede kullanılan elektrostatik bir alet.[1]
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ELEKTRİK ile/||/<> ARK[İng.]
( ... İLE/||/<> Elektrik akımı atlaması. )
- ELEKTRİK ile ELEKTRİKLİ SANDALYE ile ELEKTRİKLİ OCAK ile ELEKTRİK IŞIĞI ile ELEKTRİK SANTRALİ ile ELEKTRİKLİ TIRAŞ MAKİNESİ ile ELEKTRİK ÇARPMASI ile ELEKTRİK KIVILCIMI ile ELEKTRİK ile ELEKTRİK DEVRESİ ile ELEKTRİK GÜCÜ ile ELEKTRİK ÇARPMASI ile ELEKTRİKÇİ ile ELEKTRİK ile ELEKTRİK DİREĞİ ile ELEKTRİKLENDİRMEK ile ELEKTROT ile ELEKTROLİZ ile ELEKTROLİTİK ile ELEKTROMIKNATIS ile ELEKTROMETRE ile ELEKTROMOTOR ile ELEKTRON ile ELEKTRONİK ile ELEKTRONİK ile ELEKTROLİZLE ile ELEKTROSKOP ile ELEKTROSTATİK ile ELEKTROTİP
- ELEKTRİK ve/||/<> ISI
- ELEKTRİKLİ SAHA[Osm.] / ELECTRIC FIELD[İng.] / CHAMP ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELECTRISCHES FELD[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK ALANI
- ELEKTRİKSEL ALTERNANS/ELECTRICAL ALTERNANS[İng.] değil/yerine/= ELEKTRİKSEL DEĞİŞİMLİ
- ELEKTRODİNAMİK ile ELEKTROGRAFİK
- ELEKTROENSEFALOGRAM/ELECTROENCEPHALOGRAM[İng.] değil/yerine/= BEYİN ELEKTRİK ÇİZGESİ
- ELEKTROFOREZ/ELECTROPHORESIS[İng.] değil/yerine/= ELEKTRİKLE AYRIŞTIRMA
- ELEKTROKARDİYOGRAM/ELECTROCARDIOGRAM[İng.] değil/yerine/= YÜREK ELEKTRİK ÇİZGESİ
- ELEKTROKONVÜLZİF TERAPİ/ELECTROCONVULSIVE THERAPY[İng.] değil/yerine/= ELEKTROŞOK SAĞALTIMI
- ELEKTROKOTER/ELECTROCAUTERY[İng.] değil/yerine/= ELEKTRİKLE DAĞLAYICI
- ELEKTROKOTERİZASYON/ELECTROCAUTERIZATION[İng.] değil/yerine/= ELEKTRİKLE DAĞLAMA
- ELEKTROLİT ile/ve/||/<> MOLALİTE
( Sulu çözeltilerde iyonlarına ayrışabilen nesne. İLE/VE/||/<> Çözeltideki mol sayısını belirten bir yoğunlaşma birimi. )
- ELEKTROLİTİK NAKİL[Osm.] / ELECTROLYTIC CONDUCTIVITY/CONDUCTANCE[İng.] / CONDUCTIBILITÉ ÉLECTROLYTIQUE[Fr.] / ELEKTROLYTISCHE LEITFÄHIGKEIT/KONDUKTANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİTİK İLETKENLİK
- ELEKTROMANYETİZMA[İng. ELECTROMAGNETISM] ile/||/<> DİELETRİK SABİTİ[İng. DIELECTRIC CONSTANT]
( Evrendeki 4 temel kuvvetten biridir. Aynı zamanda mıknatısları ve yüklü parçacıkların hareketi sonucu oluşan manyetik alan ve kuvvetini inceleyen bilim dalının adıdır. Buzdolabı kapıları yapılması, hoparlörler, bilgisayar harddiskleri, manyetik etiketler, ulaşım amaçlı kullanılan MAGLEV (Manyetik Levitasyon) trenlerinde manyetizmanın etkilerinden yararlanılır. @@ Elektromanyetizmada bir malzemenin üzerinde yük depolayabilme yeteneğini ölçmeye yarayan katsayı. Yalıtkanlık sabiti olarak da bilinir. SI birimlerinde ε\varepsilonε ile gösterilir ve şöyle hesaplanır:
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ELEKTROMİYOGRAM/ELECTROMYOGRAM[İng.] değil/yerine/= KAS ELEKTRİK ÇİZGESİ
- ELEKTRON ile İZOTOP
( AYRIM EŞİĞİ )
( J.J. THOMSON - 1897
[Elektronları, izotop kavramını keşfetmesi ve kütle spektrometresini icat etmesiyle bilinir. Gazların elektriksel iletkenliği üzerindeki çalışmaları ve elektronları keşfinden dolayı 1906'da Nobel Fizik Ödülü ile ödüllendirilmiştir.] )
- ELEKTRON ile PROTON
( Negatif yüklü temel parçacık. İLE Pozitif yüklü temel parçacık. )
- ELEKTROOKÜLOGRAM/ELECTROOCULOGRAM[İng.] değil/yerine/= GÖZ ELEKTRİK ÇİZGESİ
- ELEKTROT LEAD[İng.] değil/yerine/= AKIMTAŞIR
- ELEKTROTERAPİ/ELECTROTHERAPY[İng.] değil/yerine/= ELEKTRİKLE SAĞALTIM
- ELEKTROVERSİYON/ELECTROVERSION[İng.] değil/yerine/= ELEKTRİKLE DÜZELTME
- ELEMAN ile TEMEL ile ELEMANLAR
- ELEMEK ile ORTADAN KALDIRILDI ile ORTADAN KALDIRMAK ile ELİMİNASYON
- ELEMENTAL ANALYSIS[İng.] / ELEMENTARE ANALYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖGE/ELEMENT ÇÖZÜMLEMESİ/ANALİZİ
- ELEMENTARY CHARGE[İng.] / CHARGE ÉLÉMENTAIRE[Fr.] / ELEMENTARLADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TEMEL YÜK
- ELEMENTARY GAS[İng.] ile/değil/yerine/= BASİT GAZ
- ELEMENTARY INTERACTIONS[İng.] / INTERACTIONS ÉLÉMENTAIRES[Fr.] / ELEMENTARWECHSELWIRKUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= TEMEL ETKİLEŞMELER
- ELEMENTARY[İng.] / ELEMENTAR[Alm.] ile/değil/yerine/= BASİT, SADE
- ELEŞTİRİ ile/ve/= BİLİNÇ/SİZLİK / ŞUUR/SUZLUK
- ELEŞTİRİ ile/ve/değil/yerine DEĞERLENDİRME
( Eleştiri, bulunduğun durumu tespit ile başlamalıdır. )
(1996'dan beri)