Bugün[27 Mart 2026]
itibarı ile 10.049 başlık/FaRk ile birlikte,
10.049 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(26/42)


- MICROMECHANICS[İng.] / MICROMÉCANIQUE[Fr.] / MIKROMECHANIK[Alm.] ile/değil/yerine/= MİKROMEKANİK


- MICROMETER[İng.] / MICROMETRE[Fr.] / MICROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= MİKRO METRE


- MICROMODULE[İng.] / MICROMODULE[Fr.] / MIKROMODUL[Alm.] ile/değil/yerine/= MİKROMODÜL


- MICROPHONE[İng.] / MICROPHONE[Fr.] / MIKROFON[Alm.] ile/değil/yerine/= MİKROFON


- MICROPROBE[İng.] / MICROSONDE[Fr.] / MIKROSONDE[Alm.] ile/değil/yerine/= MİKROSONDA


- MICROSCOPE ÉLECTRONIQUE[Fr.] / ELEKTRONENMIKROSKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON MİKROSKOBU


- MICROSCOPE[İng.] / MICROSCOPE[Fr.] / MICROSKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= MİKROSKOP


- MICROWAVES[İng.] / MICRO-ONDES, ONDES HYPERFRÉQUENCES[Fr.] / MIKROWELLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= MİKRODALGALAR


- MİGMATİT[Fr. < Yun.] değil/yerine/= KAYAÇ

( Tortul katmanlar arasına magma girmesiyle oluşan değişim kayacı. )


- MIGRATION[Fr.] ile/değil/yerine/= GÖÇME


- MİGREN[Fr. < Yun.] ile KÜME NÖBETLERİ

( ... İLE Kronik, yarım baş ağrısı nöbetleri biçiminde ortaya çıkan, nöbetleri, birbiriyle ilişkili ve migrenden farklı bir baş ağrısıdır. Küme tipi baş ağrısı, migren ağrılarından daha kısa sürer. Ataktan etkilenen sağ ya da sol tarafta, gözde kızarıklık, gözlerden gözyaşı gelmesi, burun tıkanıklığı/akıntısı, göz çevresinde şişlik gibi belirtiler oluşur. 24 saatlik atak süresince 2 ya da daha fazla nöbet görülebilir. )

( MIGRAINE vs. CLUSTER SEIZURES )


- MİGREN[Fr. < Yun.] değil/yerine/= YARIM BAŞ AĞRISI

( Yarım baş ağrısı. )


- MİHRAK[Osm.] / FOCUS[İng.] / FOYER[Fr.] / BRENNPUNKT, FOKUS[Alm.] ile/değil/yerine/= ODAK


- MİHVER[Osm.] / AXIS[İng.] / AXE[Fr.] / ACHSE[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSEN


- MİKA[Fr.] ile BİYOTİT[< Biot]

( Püskürük ve başkalaşmış kayalar içinde bulunan, alüminyum silikat ile potasyumdan oluşmuş, yapraklar durumunda ayrılabilen parlak bir mineral, evrenpulu. | Bu mineralden yapılmış olan. İLE Bir çeşit kara renkli mika. )


- MİKA[Fr.] değil/yerine EVRENPULU


- MİKA[Fr.] ile MOSKOFCAMI

( Püskürük ve başkalaşmış kayalar içinde bulunan, alüminyum silikat ile potasyumdan oluşmuş, yapraklar durumunda ayrılabilen parlak bir mineral, evrenpulu. | Bu mineralden yapılmış olan. İLE Bir tür beyaz mika. )


- MİKNÂTÎS-İ BERKÎ, MİKNÂTÎS-İ ELEKTRİKÎ[Osm.] / ELECTROMAGNET[İng.] / ÉLECTRO-AIMANT[Fr.] / ELEKTROMAGNET[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMIKNATIS


- MİKNÂTÎS-İ ZÂİDE[Osm.] / RESIDUAL INDUCTION[İng.] / INDUCTION RÉMANENTE[Fr.] / RESTINDUKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= ARTIK İNDÜKLEME/İNDÜKSİYON


- MIKNATIS ile/||/<> ÇUBUK MIKNATIS

( ... İLE/||/<> Yüksek derecede mıknatıslanabilen ve onu sürdüren, böylece bir kalıcı mıknatıs olarak kullanılabilen sert çelikten yapılmış bir çubuk. )

( MAGNET VS. BAR MAGNET )

( AiMANT, MAGNET AVEC LA BARRE AiMANTEE )

( MAGNET MiT STABMAGNET )


- MİKOLOJİ[Fr.] değil/yerine/= MANTARBİLİM


- MİKOZ[Fr.]

( Mantar asalaklarından oluşan sayrılık. )


- MİKROFON[Fr. < Yun. MİKRO: Küçük. PHONE: Ses.] ile/ve HİDROFON

( Elektrik akımını etkisiyle sesi, uzakta bulunan alıcıya ulaştıran araç. İLE/VE Sualtında kullanılan mikrofon. )


- MİKROMETRE[Fr. < Yun.]

( Büyük ölçüde büyütme gücü olan teleskop, mikroskop gibi optik aygıtlarla incelenen nesnelerin oylumlarını ölçmede kullanılan aygıt. | Çok küçük uzunlukları ölçmeye, incelemeye yarayan aygıt. | Mikron. )


- MİKROP[Fr./İng. < MICROBE] ile ASEPSİ[Fr. < ASEPSIE]

( Ancak mikroskopla görülebilen, çürümeye, mayalanmaya ve hastalıklara yol açan tek gözeli canlı. İLE Isıyla araç ve pansuman nesnelerinin mikropsuzlaştırılması. Özellikle tıpta kullanılan araç gereçlerdeki hastalık etkenini mikropların sayısını kimyasal ya da fiziksel yollarla hastalığa neden olamayacak düzeye düşürme. )


- MİKROP[Yun.] ile PLANKTON[Fr. < Yun.]

( ... İLE Suda bulunan mikroskobik küçük canlılar topluluğu. | Okyanusların, göllerin/göletlerin yüzeyine yakın olarak zayıf bir biçimde yüzen ya da edilgin bir biçimde sürüklenen, çoğunluğu mikroskobik organizmalar. )

( MICROBE/GERM vs. PLANKTON )


- MİKROP ile MİKROKOK [Fr. < Yun.]

( ... İLE Nokta biçimindeki mikroplara verilen genel ad. )


- MİKYÂS-İ HARÂRE[Osm.] / THERMOMETER[İng.] / THERMOMÈTRE[Fr.] / THERMOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= SICAKLIKÖLÇER


- MİKYÂS-İ İLTİVÂ[Osm.] / TORSIOMETER[İng.] / TORSIONMÈTRE[Fr.] / TORSIONSMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= BURULMAÖLÇER


- MİKYÂS-İ KUVVET[Osm.] / DYNAMOMETER[İng.] / DYNAMOMÈTRE[Fr.] / DYNAMOMETER, KRAFTMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= DİNAMOMETRE


- MİKYÂS-İ NÂR-İ İNŞÂ[Osm.] / RADIATION PYROMETER[İng.] / PYROMÈTRE À RADIATION[Fr.] / STRAHLUNGSPYROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞINIM PİROMETRESİ


- MİKYÂS-İ NÂR[Osm.] / PYROMETER[İng.] / PYROMÈTRE[Fr.] / PYROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= PİROMETRE


- MİKYÂS-İ RUTÛBET[Osm.] / HYGROMETER[İng.] / HYGROMÈTRE[Fr.] / FEUCHTIGKEITSMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= NEM ÖLÇER


- MİKYAS[Osm.] / SCALE[İng.] / ÉCHELLE[Fr.] / MASSSTAB, SKALA[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖLÇEK


- MİL[Yun.]/ALÜVYON[Fr.]["ALİVYON" değil!] değil LIĞ/BALÇIK


- MILD STEEL[İng.] / ACIER DOUX[Fr.] / WEICHSTAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= YUMUŞAK ÇELİK


- MILE[İng.] / MILLE[Fr.] / DIE MILE[Alm.] ile/değil/yerine/= MİL


- MİLH[Osm.] / SALT[İng.] / SEL[Fr.] / SALZ[Alm.] ile/değil/yerine/= TUZ


- MİLH[Osm.] / SODIUM CHLORIDE, SALT[İng.] / CHLORURE DE SODIUM, SEL[Fr.] / NATRIUMCHLORID, SALZ[Alm.] ile/değil/yerine/= SODYUM KLORÜR, TUZ


- MİLİ-[Fr. < Lat.]

( Bir ölçü biriminin önüne getirildiğinde, bu birimi, bine bölen önek. [Simgesi: m] )


- MİLİMETRE[Fr.] ile MİNİMETRE[Fr.]

( Metrenin binde birine eşit uzunluk ölçü birimi. [mm.] İLE Silindir biçimindeki nesnelerin iç çaplarını denetlemekte kullanılan ölçü aygıtı. )


- MİLİS[Fr.] ile MİLİTAN[Fr.]

( Savaş sırasında, orduya yardımcı olarak toplanan halk gücü. İLE Bazı ülkelerde, yardımcı güvenlik gücü. İLE Bir düşüncenin, bir görüşün başarı kazanması için savaşan, mücadele eden. | Bir örgütün etkin üyesi. )


- MILK OF LIME[İng.] / LAIT DE CHAUX[Fr.] / KALKMÜHL[Alm.] ile/değil/yerine/= KİREÇ SÜTÜ


- MILK OF MAGNESIA[İng.] / MAGNÉSIE BLANCHE, MAGNÉSIE ANGLAISE[Fr.] / MAGNESIUMALCH[Alm.] ile/değil/yerine/= MAGNEZYA SÜTÜ


- MILL[İng.] / MOULIN, BROYEUR[Fr.] / MÜHLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖĞÜTME DEĞİRMENİ, ÖĞÜTMEK


- MILLER EFFECT[İng.] / EFFET MILLER[Fr.] / MILLERSCHER EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= MİLLER ETKİSİ


- MILLER INDICES[İng.] / INDICES DE MILLER[Fr.] / MILLERSCHE INDIZES[Alm.] ile/değil/yerine/= MİLLER İNDİSLERİ


- MILLI CURIE[Fr.] ile/değil/yerine/= MİL KÜRÜ


- MILLI-[İng.] / MILLI-[Fr.] / MILLI[Alm.] ile/değil/yerine/= MİLİ-


- MILLICURIE[İng.] / MILLICURIE[Fr.] / MILLICURIE[Alm.] ile/değil/yerine/= MİLİKÜRİ


- MILLIGRAM[İng.] / MILLIGRAM[Fr.] / MILLIGRAMM[Alm.] ile/değil/yerine/= MİLİGRAM


- MILLIKAN OIL DROP EXPERIMENT[İng.] / EXPÉRIENCE DE LA GOUTTE D'HUILE DE MILLIKAN[Fr.] / MILLIKAN-ÖLTRÖPFCHEN-VERSUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= MİLLİKAN YAĞ DAMLASI DENEYİ


- MILLILITER[İng.] / MILLILITER[Fr.] / MILLILITER[Alm.] ile/değil/yerine/= MİLİLİTRE


- MILLIMOLE[İng.] / MILLIMOLE[Fr.] / MILLIMOLE[Alm.] ile/değil/yerine/= MİLİMOL, MMOL


- MİMARİDE:
SÜREKLİLİK ile/ve/<> SİLÜET[Fr. < SILHOUETTE]

( ... İLE/VE/<> Bir şeyin, yalnız kenar çizgileriyle tek renk olarak beliren görüntüsü. )


- MINERAL WATER[İng.] / EAU DE MINÉRALE[Fr.] / MINERAL WASSER[Alm.] ile/değil/yerine/= MADEN SUYU


- MINERAL[İng.] / MINERAL[Fr.] / MINERAL[Alm.] ile/değil/yerine/= MİNERAL


- MİNİCİK ile MİNNACIK ile MİNNOŞ ile MİNÖR[Fr.] ile MİNYON[Fr.]

( Çok küçük. İLE Çok küçük olan. İLE Küçük ve sevimli kişilere söylenilen seslenme sözü. İLE Daha küçük. | Bir makam, bir akort, bir gam, bir aralık özelliği olan. | Küçük önerme. İLE İnce, küçük, sevimli, zarif. )


- MINKOWSKI ELECTRODYNAMICS[İng.] / ÉLECTRODYNAMIQUE DE MINKOWSKI[Fr.] / MINKOWSKI-ELEKTRODYNAMIK[Alm.] ile/değil/yerine/= MİNKOWSKİ ELEKTRODİNAMİĞİ


- MINKOWSKI SPACE[İng.] / ESPACE DE MINKOWSKI[Fr.] / MINKOWSKI-RAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= MİNKOWSKİ UZAYI


- MİNNET/TARLIK = GRATITUDE, GRATEFULNESS[İng.] = RECONNAISSANCE, OUGRATITUDE[Fr.] = DANK ODER DANKBARKEIT[Alm.] = GRATIA SEU GRATITUDO[Lat.]


- MINORITY CARRIERS[İng.] / PORTEURS MINORITAIRES[Fr.] / MINORITÄTSLADUNGSTRÄGER[Alm.] ile/değil/yerine/= AZINLIK TAŞIYICILARI


- MINORITY EMITTER[İng.] / ÉMETTEUR MINORITAIRE[Fr.] / MINORITÄTSEMITTER[Alm.] ile/değil/yerine/= AZINLIK YAYICISI


- MINUTE[İng.] / MINUTE[Fr.] / MINUTE[Alm.] ile/değil/yerine/= DAKİKA


- MİNYATÜR[Fr.] ile GRAVÜR[Fr.]

( Çoğunlukla eski yazma kitaplarda görülen, ışık, gölge ve oylum duygusu yansıtılmayan küçük, renkli resim sanatı. | Bu biçimde yapılmış resim. | Bir şeyin küçük ölçekte kopyası ya da benzeri. İLE Ağaç, metal ya da taş bir yüzeye ayrı katlar halinde değişik boyalar sürüldükten sonra üstteki katları yer yer kazıyarak alttaki renklerden yararlanma tekniği. | Kazıma resim. )

( İki boyutlu. İLE (Kısmî) Üç boyutlu. )

( BİHZÂD: Büyük bir Türk minyatür ressamıdır. Herat'ta yaşamıştır. )


- MIRROR CONFINEMENT[İng.] / EMPRISONNEMENT PAR MIROIR[Fr.] ile/değil/yerine/= AYNA HAPSİ


- MIRROR INTERFERENCE[İng.] / INTERFÉRENCE PAR MIROIR[Fr.] ile/değil/yerine/= AYNA GİRİŞİMİ


- MIRROR NUCLIDES[İng.] / NOYAUX MIROIRS[Fr.] ile/değil/yerine/= AYNA ÇEKİRDEKLER


- MIRROR REFLECTION FACTOR[İng.] / FACTEUR DE RÉFLEXION SPÉCULAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= AYNA YANSIMASI ÇARPANI/FAKTÖRÜ


- MIRROR REFLECTION[İng.] / RÉFLEXION SPÉCULAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= AYNA YANSIMASI


- MISCIBILITY[İng.] / MISCIBILITÉ[Fr.] / MISCHBARKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KARIŞABİLİRLİK


- MISCIBLE[İng.] / MISCIBLE[Fr.] / MISCHBAR[Alm.] ile/değil/yerine/= KARIŞABİLİR


- MİSEL[Fr.]

( Koloit iyonlarında, molekül yığılmasından oluşan ve yalnız başına koloidin tüm niteliğini taşıdığı kabul edilen bölüm. )


- MİSKET[Fr. < Ar.] ile MİSKET[Fr. < İt.] ile BİLYE[İt. < BIGLIA]

( Hoş kokulu meyveleri nitelemek için kullanılır. İLE Bomba ve şarapnellerin içinde bulunan kurşun ya da demir tanelerin adı. | Bilye. )


- MİT/MİTOS[Fr. < Yun.] ile/ve/||/<>/> MİTOLOJİ[Fr. < Yun.]/ESÂTÎR[Ar.]

( Tarih öncesine dayanan efsane. Dirimli öykü. Şiirsel felsefe. | Geleneksel olarak yayılan ya da toplumun hayal gücü etkisiyle biçim değiştiren, tanrı, tanrıça, evrenin doğuşu ile ilgili imgesel, alegorik bir anlatımı olan halk öyküsü. İLE/VE/<>/> Mitleri, doğuşlarını, anlamlarını yorumlayan, inceleyen bilim. | Bir ulusa, bir dine, özellikle Yunan, Latin uygarlığına ilişkin mitlerin, efsanelerin tümü. )

( Antik Yunan'da Ksenophanes (M.Ö. 565-470), Homeros ve Hesiodos'un tanrısal mitos anlatımlarını eleştirmiş ve yadsımıştır. Bu eleştiri sonucunda mitler, din ve metafizikten arındırılmış ve bağımsız bir mitos öğretisi ortaya çıkmıştır. Ancak yaşamdan yansıtılarak oluşturulmuş mitoslar, bu kez, yaşamdan kopuk ansal kurgular biçimini almıştır. )

( Toplumların yaratıp yaşattığı mitler, geleneği yaşatmakla birlikte, özlem, umut ve beklentilerin yansıtıldığı bir geleceğin dünyası niteliğine de bürünmektedir. Bu tür mitler, gerçek yaşamın zorlukları karşısında bunalan bireylerin, özledikleri yaşamı kurmayı gelecek kuşaklara bıraktığı birtakım tasarımlar niteliğindedir. Bireysel olarak ele alındığında mitos dönemi, ana rahminden konuşmanın başlamasına kadar geçen ve bebeklik süreci olarak adlandırılan döneme karşılık gelmektedir. )

( Bir mit duygusal bağlılık yönünden içi boşaldığında masala dönüşür. Duyguları etkileme gücünü yitirir. Ansal yorumlama ile de kurgu biçimini alır. )

( Mit ilk önce metafiziksel kozmogoni ile aşılmıştır. Artık mitsel simgeler arasındaki anlamlı bağ (ritus) yerini düşünceler arasındaki anlam bağına, mantık'a(düşünbiçim) bırakmıştır. Metafiziksel kozmogoni bir yandan felsefi spekülasyon biçimini alırken öte yandan miti dine dönüştürmüştür. Dinsel mit ise "tarih bilinci" ile aşılmıştır. Kişinin varoluşu, tarihsel bilinç yoluyla, gerçek ve olgusal kavranışına yükselmiştir. )

( Paganist (putperest) mitler, kişinin karşısında eşyayı, doğa parçalarını ve hayvanları yüceltmiş ve kutsallaştırmıştır. Buna karşın imgesel (imgetapar, hayalperest) mitler, doğaüstü imgeleri kişinin karşısında yüceltmiş ve kutsallaştırmıştır. Aydınlanmaya temel oluşturan mitler ise, insan yaşamını ve özellikle insan aklının tutsaklıktan ve yanılsamadan kurtuluşunu simgelemiş olanlardır. Ezoterik okullar bu tür mitlerden yararlanmışlardır. )

( Yaşamdan yansıtılarak oluşturulmalarına karşın mitler tarihsel değildir. Bir başka deyişle, tarihsel bir zaman ve mekân göstermezler. Mitlerin zamanı ve mekânı aşkındır. Mitler okunduğunda ya da ritüel eşliğinde canlandırıldığında, kişi mitsel zaman ve mekâna geçer. Mite katılır ve onu coşkuyla yaşar. Tarihsel olaylar bir kere olur ve geri dönüşsüzdür. Oysa mitler, canlandırılıp yaşanabilir. )

( Günümüzde, psikolojide ortaya çıkan gelişmeler, insan davranışlarının arkasında simgesel (arketipal) bir altyapının etkin olduğunu ortaya çıkarttığı için, mitos yeniden önem kazanmıştır. Artık mitosa, bir zamanlar olmuş bitmiş fantastik masallar gözüyle bakılmamakta, aksine, yaşayıp gelen ve halen yaşamakta olan, insan davranışlarını etkileyen ve yaşamın anlamlandırılmasında etkinliği olan bir öğe gözüyle bakılmaktadır. )

( Mitosu, bireyin duygu ve hayal dünyasında oluşan, gelişen bir psişik gereksinim olarak ele aldığımızda, modern toplumların modern mitlerin halen önemini koruduğu anlaşılmaktadır. )

( Mitoloji, evrendeki(insandaki/doğadaki) kaderi araştırma işidir. )

( Mitoloji, kişinin bulunduğu yeri anlamlandırma işidir. )

( Mitler yazıldıklarından itibaren mit olmaktan çıkmaya başlamıştır. )

( Mitte tipoloji yoktur, arkeler vardır. )

( Mitler, düzyazıya döküldüğü anda doktrindir. )

( Sanatçıların hazinesi. İLE/VE/||/<>/> Filozofların hazinesi. )


- MİTOZ[Fr. < AMITOSE]/KARYOKİNEZ[Fr. < CARYOCINESE] ile AMİTOZ[Fr. < AMITOSE]

( Çok gözeli canlılarda gözenin belirli evrelerden geçerek çoğalması. İLE Amip, akyuvar ve bazı bakterilerde göze bölünmesi yoluyla olan çoğalma. )


- MİYAR[Osm.] / REAGENT[İng.] / RÉACTIF[Fr.] / REAGENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= AYIRAÇ/BELİRTEÇ


- MİYAZ[Fr. < Yun.]

( Sinek kurtçuklarının, insanda ve hayvanlarda ortaya çıkardığı bozukluk. )


- MİYOKART[Fr.] değil/yerine/= YÜREK KASI


- MÎZÂBİYE[Osm.] / SOLENOID[İng.] / SOLÉNOÏDE[Fr.] / SOLENOID[Alm.] ile/değil/yerine/= SOLENOİD


- MİZAN[Osm.] / BALANCE[İng.] / BALANCE[Fr.] / WAAGE[Alm.] ile/değil/yerine/= TERAZİ


- MİZANPAJ[Fr.] değil/yerine/= SAYFA DÜZENİ


- MOBILITÉ DE DÉRIVE[Fr.] / DRIFTBEWEGLICHKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRÜKLENME HAREKETLİLİĞİ


- MOBILITÉ DE HALL[Fr.] / HALL-BEWEGLICHKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= HALL HAREKETLİLİĞİ


- MOBILITÉ DES ÉLECTRONS[Fr.] / ELEKTRONENBEWEGLICHKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON HAREKETLİLİĞİ


- MOBILITÉ INTRINSÈQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖZ HAREKETLİLİK


- MOBILITÉ IONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= İYONİK HAREKETLİLİK


- MODACRYLIC FIBER[İng.] / FIBRE MODACRYLIQUE[Fr.] / MODACRYLFASER[Alm.] ile/değil/yerine/= MODAKRİLİK LİF


- MODE ÉLECTRIQUE TRANSVERSE[Fr.] ile/değil/yerine/= ENİNE ELEKTRİK KİPİ


- MODE NORMAL DE VIBRATION[Fr.] / NORMALSCHWINGUNGSMODUS[Alm.] ile/değil/yerine/= NORMAL TİTREŞİM KİPİ


- MODE[İng.] / MODE[Fr.] / MODUS[Alm.] ile/değil/yerine/= KİP


- MODEL[Fr. < MODELE] ile KALIP[Ar. < KÂLİB]

( Resim, heykel vb. yapılırken baka baka benzetilmeye çalışılan nesne ya da kişi, örnek. | Bir özelliği olan nesne ya da kişi. | Biçim. | Giysi örneklerini içinde toplayan dergi. | Otomobil vb.nde tip. | Benzer. | Örnek olmaya değer kimse ya da şey, örnek, paradigma. | Manken. | Tasarlanan ürünün tanıtım ya da deneme amacıyla üretilen ilk örneği, prototip. İLE Bir şeye biçim vermeye ya da eski biçimini korumaya yarayan araç. | Biçki modeli, patron. | Genellikle küp biçiminde yapılan. | Gösterişli görünüş. | Biçim, durum. | Yenilikten uzak, özgün olmayan. )


- MODEL[Fr.]/MOSTRA[İt.] değil/yerine/= ÖRNEK/KÖZ

( Örnek. | Bir özelliği olan nesne ya da kişi. | Bir sanatçıya poz veren kişi. | Biçim. | Örnekleri içinde toplayan dergi. | Tip. | Benzer. | Örnek alınmaya değer kişi ya da şey. | Manken. )


- MODÈLE DE PÔLES DE REGGE[Fr.] / REGGE-POL-MODELL[Alm.] ile/değil/yerine/= REGGE KUTUP MODELİ


- MODEM[İng.] / MODEM[Fr.] / MODEM[Alm.] ile/değil/yerine/= MODEM


- MODERATOR[İng.] / MODÉRATEUR[Fr.] / MODERATOR, BREMSSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= YAVAŞLATICI


- MODERN[Fr./İng.] değil/yerine/= ÇAĞDAŞ/ÇAĞCIL


- MODİFİKASYON[Fr.]/MODIFICATION[İng.] değil/yerine/= DEĞİŞKE | DEĞİŞTİRME | DEĞİŞİKLİK


- MODÜL[Fr. < Lat.] ile MODÜLASYON[Fr.]

( Orantı ölçüsü. Bir yapının çeşitli bölümleri arasında orantıyı sağlamak için kullanılan ölçü birimi. | Çap, ölçü. | Herhangi bir mekanik özelliği belirten katsayı. | Bir uzay taşıtının, bütün yapısı içinde yer alan bağımsız bölüm. İLE Bir sesin yayınmasında ortaya çıkan yeğinlik, vurgu, ton değişinimlerinden her biri. | Bir dalganın, genlik, evre ve sıklığının bir yasaya göre zaman içinde farklılaşması. | Bir tondan, başka bir tona geçiş. )


- MODULATEUR À EFFET HALL[Fr.] / HALL-EFFEKTTISCHER MODULATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= HALL ETKİLİ KİPLEYİCİ


- MODULATEUR DE PHASE[Fr.] / PHASENMODULATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ KİPLEYİCİ


- MODULATING CRYSTAL[İng.] / CRISTAL MODULATEUR[Fr.] / MODULIERENDER KRISTALL[Alm.] ile/değil/yerine/= KİPLEYİCİ KRİSTAL


- MODULATING SIGNAL[İng.] / SIGNAL MODULANT[Fr.] / MODULIERENDES SIGNAL[Alm.] ile/değil/yerine/= KİPLEYİCİ SİNYAL


- MODULATING WAVE[İng.] / ONDE MODULATRICE[Fr.] / MODULATORWELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= KİPLEYİCİ DALGA


- MODULATION DE PHASE[Fr.] / PHASENMODULATION[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ KİPLEMESİ


- MODULATION FACTOR[İng.] / FACTEUR DE MODULATION[Fr.] ile/değil/yerine/= KİPLEME ÇARPANI/FAKTÖRÜ


- MODULATION[İng.] / MODULATION[Fr.] ile/değil/yerine/= KİPLEME


- MODULATOR ELECTRODE[İng.] / ÉLECTRODE MODULATRICE[Fr.] ile/değil/yerine/= KİPLEYİCİ ELEKTROT


- MODULATOR[İng.] / MODULATEUR[Fr.] / MODULATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= KİPLEYİCİ


- MOIRÉ EFFECT[İng.] / EFFET MOIRÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= HARE ETKİSİ


- MOIRÉ FRINGES[İng.] / FRANGES MOIRÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= HARE SAÇAKLARI


- MOISTURE CONTENT[İng.] / TENEUR EN HUMIDITE[Fr.] / FEUCHTIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= NEM İÇERİĞİ


- MOISTURE LOSS[İng.] / PERTE D'HUMIDITÉ[Fr.] / FEUCHTIGKEITSMESSER, HYGROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= NEM KAYBI


- MOLAL SOLUTION[İng.] / SOLUTION MOLAL[Fr.] / MOLALE LÖSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLAL ÇÖZELTİ


- MOLALITY[İng.] / MOLALITÉ[Fr.] / MOLALITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLALİTE


- MOLAR CONDUCTIVITY[İng.] / CONDUCTIBILITÉ MOLAIRE[Fr.] / MOLARE LEITFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLAR İLETKENLİK


- MOLAR DISPERSION[İng.] / DISPERSION MOLAIRE[Fr.] / MOLARE STREUUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLAR DAĞILIM/DAĞILMA/SAÇILMA


- MOLAR HEAT CAPACITY[İng.] / CAPACITÉ DE LA CHALEUR MOLAIRE[Fr.] / MOLARE WÄRMEKAPAZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLAR ISI SIĞASI


- MOLAR POLARIZATION[İng.] / POLARISATION MOLAIRE[Fr.] / MOLARE POLARISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLAR KUTUPLANMA


- MOLAR REFRACTION[İng.] / RÉFRACTION MOLAIRE[Fr.] / MOLREFRAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLAR KIRILMA


- MOLAR SPECIFIC HEAT[İng.] / CHALEUR SPÉCIFIQUE MOLAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= MOLAR ÖZGÜL ISI


- MOLAR SURFACE ENERGY[İng.] / ÉNERGIE DE SURFACE MOLAIRE[Fr.] / MOLARE OBERFLÄCHENENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLAR YÜZEY ENERJİSİ


- MOLAR SUSCEPTIBILITY[İng.] / SUSCEPTIBILITÉ MOLAIRE[Fr.] / MOLARE SUSZEPTIBILITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLAR ALINGANLIK


- MOLAR VOLUME[İng.] / VOLUME MOLAIRE[Fr.] / MOLVOLUMEN[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLAR HACİM


- MOLAS[Fr.]

( Karbonatlı kumtaşı. )


- MOLE FRACTION[İng.] / FRACTION DE MOLE[Fr.] / MOLENBRUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= MOL KESRİ


- MOLE[İng.] / MOLE[Fr.] / MOL/MOLE[Alm.] ile/değil/yerine/= MOL


- MOLECULAR ATTRACTION[İng.] / ATTRACTION DE MOLÉCULAIRE[Fr.] / MOLEKULARANZZIEHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER ÇEKİM


- MOLECULAR BEAM EPITAXY[İng.] / ÉPITAXIE PAR JET MOLÉCULAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER DEMET EPİTAKSİSİ


- MOLECULAR BEAM[İng.] / FAISCEAU MOLÉCULAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER DEMET


- MOLECULAR BINDING FORCE[İng.] / FORCE DE LIAISON MOLÉCULAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER BAĞ KUVVETİ


- MOLECULAR CONDUCTIVITY[İng.] / CONDUCTIVITÉ MOLÉCULAIRE[Fr.] / MOLEKULARE LEITFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER İLETKENLİK


- MOLECULAR CRYSTAL[İng.] / CRISTAL MOLÉCULAIRE[Fr.] / MOLEKULARER KRISTALL[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER KRİSTAL


- MOLECULAR DIAMAGNETISM[İng.] / DIAMAGNÉTISME MOLÉCULAIRE[Fr.] / MOLEKULARER DIAMAGNETISMUS[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER DİYAMANYETİZMA


- MOLECULAR DIAMETER[İng.] / DIAMÈTRE MOLÉCULAIRE[Fr.] / MOLEKULARER DURCHMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER ÇAP


- MOLECULAR DIFFUSION[İng.] / DIFFUSION MOLÉCULAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER DİFÜZYON


- MOLECULAR ELECTRONICS[İng.] / ÉLECTRONIQUE MOLÉCULAIRE[Fr.] / MOLEKULARELEKTRONIK[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER ELEKTRONİK


- MOLECULAR ENERGY LEVEL[İng.] / NIVEAU D'ÉNERGIE MOLÉCULAIRE[Fr.] / MOLEKULARES ENERGIENIVEAU[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER ENERJİ DÜZEYİ


- MOLECULAR FLOW[İng.] / ÉCOULEMENT MOLÉCULAIRE[Fr.] / MOLEKULARE STRÖMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER AKIŞ


- MOLECULAR FORMULA[İng.] / FORMULE MOLÉCULAIRE[Fr.] / MOLEKULARFORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜL FORMÜLÜ


- MOLECULAR GAS LASER[İng.] / LASER À GAZ MOLÉCULAIRE[Fr.] / MOLEKULARER GASLASER[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER GAZ LAZERİ


- MOLECULAR GAS[İng.] / GAZ MOLÉCULAIRE[Fr.] / MOLEKULARES GAS[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER GAZ


- MOLECULAR OPTICS[İng.] / OPTIQUE MOLÉCULAIRE[Fr.] / MOLEKULAROPTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER OPTİK


- MOLECULAR ORBITAL[İng.] / ORBITALE MOLÉCULAIRE[Fr.] / MOLEKÜLORBITAL[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER YÖRÜNGE


- MOLECULAR ROTATION[İng.] / ROTATION MOLÉCULAIRE[Fr.] / MOLEKULARE DREHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER DÖNME


- MOLECULAR SPECTRUM[İng.] / SPECTRE MOLÉCULAIRE[Fr.] / MOLEKULARES SPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER TAYF/SPEKTRUM


- MOLECULAR STOPPING POWER[İng.] / POUVOIR D'ARRÊT MOLÉCULAIRE[Fr.] / MOLEKULARES BREMSVERMÖGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER DURDURMA GÜCÜ


- MOLECULAR STRUCTURE[İng.] / STRUCTURE MOLECULAIRE[Fr.] / MOLEKULARE AUFBAU[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜL YAPISI


- MOLECULAR WEIGHT[İng.] / POIDS MOLÉCULAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜL AĞIRLIĞI/KÜTLESİ


- MOLÉCULE ISOTOPIQUE[Fr.] / ISOTOPES MOLEKÜL[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOTOPİK MOLEKÜL


- MOLÉCULE MÉSONIQUE[Fr.] / MESONENMOLEKÜL[Alm.] ile/değil/yerine/= MEZONİK MOLEKÜL


- MOLECULE[İng.] / MOLECULE[Fr.] / MOLEKULE[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜL


- MOLEKÜL ÇEKİSİ[Osm.] / POISMOLECULAIRE[Fr.] / MOLEKULAR GEWICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= MOL KÜTLESİ


- MOLEKÜL[Fr./İng. MOLECULE] değil/yerine/= ÖZDECİK


- MOLİBDEN[Fr. < Yun.] ile MOLİBDİN[Fr. < Yun.]

( Atom numarası 42, atom ağırlığı 95, 94 olan ve 617 °'ye doğru ergiyen, gümüş beyazlığında, kırılgan, türlü çeliklerin alaşımına giren öğe. [Simgesi: Mo] İLE Doğada ancak biçimsiz durumda bulunan, doğal molibden oksit. )


- MOLLIER DIAGRAM[İng.] / DIAGRAMME DE MOLLIER[Fr.] / MOLLIER-DIAGRAMM[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLLİER ÇİZGESİ/DİYAGRAMI


- MOLYBDENUM[İng.] / MOLYBDÉNUM[Fr.] / MOLYBDÄNUM[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLİBDEN


- MOMENT ARM OF FORCE[İng.] / BRAS DE LEVIER[Fr.] ile/değil/yerine/= KUVVET KOLU


- MOMENT MAGNÉTIQUE ORBITAL[Fr.] / ORBITALMAGNETISCHES MOMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= YÖRÜNGESEL MANYETİK MOMENT


- MOMENT OF FORCE[İng.] / MOMENT D'UNE FORCE[Fr.] / KRAFTMOMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= KUVVET MOMENTİ


- MOMENT OF INERTIA[İng.] / MOMENT D'INERTIE[Fr.] / TRÄGHEITSMOMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= EYLEMSİZLİK MOMENTİ


- MOMENT, TORQUE[İng.] / MOMENT[Fr.] / MOMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= MOMENT


- MONAD = MONADE[İng., Fr., Alm.] = MONAS:BİR OLAN[Yun.]

( Eski Yunan felsefesinde, bölünmez birlik. | Leibniz'in felsefesinde, artık bölünemez bir birlik olan sonsuz sayıdaki sözlerin her biri. )


- MONARŞİ[Fr. < Lat. < Yun.] değil/yerine/= TEKERKLİK

( Siyasal yetkenin, genellikle miras yolu ile bir kişinin üzerinde toplandığı devlet yönetimi. )


- MONDEN[Fr.]

( Toplum yaşamı ile ilgili. | Yüksek sosyete yaşamını seven. )


- MONİTÖR[Fr. < Lat.] değil/yerine/= EKRAN

( Her tür çalışmada, yetiştirici. | Ses dalgası iletiminde, iletimi bozmadan ve kesmeden, niteliğini denetleyen düzenek. | Televizyonda, görüntü ile sesin niteliğini eşleme, görüntü seçimini gerçekleştirme, görüntüyü yayınlama gibi işlerin denetlenmesinde kullanılan aygıt. )


- MONOATOMIC GAS[İng.] / GAZ MONOATOMIQUE[Fr.] / EINATOMICHE GAS[Alm.] ile/değil/yerine/= TEK ATOMLU GAZ


- MONOCHARGE ELECTRET[İng.] / ÉLECTRET MONOCHARGÉ[Fr.] / MONOLADUNGS-ELEKTRET[Alm.] ile/değil/yerine/= TEK YÜKLÜ ELEKTRET


- MONOCHROMATIC INTERFERENCE[İng.] / INTERFÉRENCE MONOCHROMATIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= TEK RENKLİ GİRİŞİM


- MONOCHROMATIC LIGHT[İng.] / LUMIÈRE MONOCHROMATIQUE[Fr.] / MONOCHROMATISCHES LICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= TEK RENKLİ IŞIK, MONOKROMATİK IŞIK


- MONOCHROMATIC RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT MONOCHROMATIQUE[Fr.] / MONOCHROMATISCHE STRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TEK RENKLİ IŞINIM


- MONOCHROMATIC[İng.] / MONOCHROMATIQUE[Fr.] / EINFARBIG, MONOCHROMATISCHE[Alm.] ile/değil/yerine/= TEK RENKLİ, MONOKROMATİK


- MONOCHROMATOR[İng.] / MONOCHROMATEUR[Fr.] / MONOCHROMATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= TEK RENKLEYİCİ, TEK RENK ÜRETİCİ, MONOKROMATÖR


- MONOCLINIC SULPHUR[İng.] / SOUFRE MONOCLINIQUE[Fr.] / MONOKLINER SCHWEFEL[Alm.] ile/değil/yerine/= MONOKLİNİK KÜKÜRT


- MONOCLINIC SYSTEM[İng.] / SYSTÈME MONOCLINIQ[Fr.] / MONOKLINES KRISTALL SYSTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= MONOKLİNİK SİSTEM


- MONOCLINIC[İng.] / MONOCLINIQUE[Fr.] / MONOKLINIK[Alm.] ile/değil/yerine/= MONOKLİNİK


- MONOMER, MONOTERPENE[İng.] / MONOMÈRE[Fr.] / MONOMER[Alm.] ile/değil/yerine/= MONOMER


- MONOTROPIQUE[Fr.] / MONOTROP[Alm.] ile/değil/yerine/= MONOTROP


- MONTAJ[Fr.] değil/yerine/= KURGU


- MONTE CARLO METHOD[İng.] / MÉTHODE DE MONTE-CARLO[Fr.] / MONTE-CARLO-METHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= MONTE CARLO YÖNTEMİ


- MORATORYUM[Fr. < Lat.] değil/yerine/= BORÇ ERTELEME


- MORDANT[Fr.] / BEIZE, BEIZMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= MORDAN


- MORPHINE[Fr.] / MORPHIN[Alm.] ile/değil/yerine/= MORFİN


- MORPHOLINE[Fr.] / MORPHOLIN[Alm.] ile/değil/yerine/= MORFOLİN


- MORPHOLOGY[Fr.] / MORPHOLOGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= MORFOLOJİ


- MORSE POTENTIAL[İng.] / POTENTIEL DE MORSE[Fr.] / MORSEPOTENTIAL, MORSESCHES POTENTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= MORSE POTANSİYELİ


- MOSELEY'S LAW[İng.] / LOI DE MOSELEY[Fr.] / MOSELEYSCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= MOSELEY YASASI


- MÖSSBAUER EFFECT[İng.] / EFFET MÖSSBAUER[Fr.] / MÖSSBAUER-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= MÖSSBAUER ETKİSİ


- MÖSSBAUER SPECTRUM[İng.] / SPECTRE MÖSSBAUER[Fr.] / MÖSSBAUER-SPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= MÖSSBAUER TAYFI/SPEKTRUMU


- MOTİF[Fr.] değil/yerine/= ÖRGE

( Yanyana gelerek bir bezeme işini oluşturan ve kendi başlarına birer birlik olan öğelerden her biri. )


- MOTION, MOVEMENT[İng.] / MOUVEMENT[Fr.] / BEWEGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HAREKET


- MOTIVATION[İng., Fr., Alm.] değil/yerine/= GÜDÜLENİM


- MOTOR[Fr. < MOTEUR] ve/||/<> KARBÜRATÖR[Fr. < CARBURATEUR]

( Herhangi bir enerjiyi mekanik enerjiye dönüştüren düzenek. VE/||/<> Patlamalı motorlarda akaryakıtı buharlaştırıp hava ile karışmasını sağlayan aygıt. )


- MOU DRE, BROYAGE[Fr.] / MAHLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖĞÜTME


- MOUDRE[Fr.] ile/değil/yerine/= OĞÜTMEK


- MOZAİK[Fr. < MOSAIQUE] ile/değil/yerine BAĞDAŞTIRIM


- MOZAİK[Fr. < MOSAIQUE] ile FRESK [İt. < Lat.]

( Türlü renklerde, küçük küp biçiminde mermer, taş ya da pişmiş toprak parçalarının yan yana getirilmesiyle yapılan resim ve bezeme işi. İLE Yaş duvar sıvası üzerine, kireç suyunda eritilmiş madensel boyalarla resim yapma yöntemi. | Bu yöntemle yapılmış duvar resmi. )


- MOZALE/MOZOLE[MAUSOLÉE | Fr. < Yun.] değil/yerine/= ANITMEZAR


- MUADELE-İ KİMYEVİYE[Osm.] / CHEMICAL EQUATION[İng.] / ÉQUATION CHIMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KİMYASAL DENKLEM


- MUADELLE[Osm.] / EQUATION[İng.] / ÉQUATION[Fr.] / GLEICHSPOLIG[Alm.] ile/değil/yerine/= DENKLEM


- MUÂSIR[Ar. < ASR] ile MUHÂSIR[Ar. < HASR]

( Çağdaş. İLE Kuşatan, saran. )

( ... avec ASSIÉGEANT )


- MÜBÂDELE[Ar. < BEDEL | çoğ. MÜBÂDELÂT]/TAKAS/TRAMPA[İt.]/TROK[Fr.] değil/yerine/= DEĞİŞ/DEĞİŞMECE/DEĞİŞ-TOKUŞ


- MÜCERRİD[Osm.] / DIELECTRIC, INSULATOR[İng.] / ISOLANT[Fr.] / ISOLATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= YALITKAN


- MUGANNÎ[Ar. < GINÂ][Fr. CHANTEUR] değil/yerine/= ŞARKICI

( Şarkıcı, hanende. | Hoş öten kuş. )


- MUHAFAZAKÂR[Ar.]/KONSERVATİF/CONSERVATIVE[İng./Fr.] değil/yerine/= | TUTUCU


- MUHALLİL[Osm.] / SOLVENT[İng.] / SOLVANT, DISSOLVANT[Fr.] / LÖSUNGSMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜCÜ, ÇÖZEN, ÇÖZGEN


- MUHAMMUZ[Osm.] / OXIDIZING AGENT[İng.] / OXYDANT[Fr.] / OXIDATIONSMITTEL, OXYDATIONSMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKSELTGEN


- MUHARRİK[Osm.] / AGITATOR, MIXER[İng.] / ABRASSER[Fr.] / AGITATOR, MISCHER, RÜHRER[Alm.] ile/değil/yerine/= KARIŞTIRICI, BLENDER


- MUHAVVİL[Osm.] / CONVERTER[İng.] / CONVERTISSEUR, INVERSEUR, TRANSFORMATEUR, TRANSDUCTEUR[Fr.] / KONVERTER[Alm.] ile/değil/yerine/= DÖNÜŞTÜRÜCÜ, TRAFO


- MUHAYYEL RAKAM[Osm.] / IMAGINARY NUMBER[İng.] / NOMBRE IMAGINAIRE[Fr.] / IMAGINÄRE ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= SANAL SAYI


- MUHİT, VASAT[Osm.] / AMBIENT, MEDIUM[İng.] / MILIEU[Fr.] / MEDIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= ORTAM


- MUKADDER[Osm.] / DISTILLATE[İng.] / DISTILLAT[Fr.] / DISTILLAT[Alm.] ile/değil/yerine/= DAMITMA ÜRÜNÜ


- MUKÂVEMET-İ ASLÎ, MUKÂVEMET-İ ZÂTÎ, ZÂTÎ MUKÂVEMET[Osm.] / RÉSISTANCE SPÉCIFIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖZ DİRENÇ


- MUKÂVEMET-İ DÂHİLİYE[Osm.] / INTERNAL RESISTANCE[İng.] / RÉSISTANCE INTERNE[Fr.] / INNERER WIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= İÇ DİRENÇ


- MUKÂVEMET-İ MÜESSİRE[Osm.] / EFFECTIVE RESISTANCE[İng.] / RÉSISTANCE EFFECTIVE[Fr.] / EFFEKTIVE RESISTANZ, EFFEKTIVER WIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= ETKİN DİRENÇ


- MUKÂVEMET-İ SATHÎ[Osm.] / SURFACE RESISTIVITY[İng.] / RÉSISTIVITÉ DE SURFACE[Fr.] / OBERFLÄCHENWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜZEY DİRENCİ


- MUKÂVEMET-İ ZÂİDE[Osm.] / RESIDUAL RESISTANCE[İng.] / RÉSISTANCE RÉSIDUELLE[Fr.] / RESTWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= ARTIK DİRENÇ


- MUKÂVEMET[Osm.] / RESISTANCE, RESISTOR, STRENGTH[İng.] / RÉSISTANCE[Fr.] / WIDERSTAND, ENDFESTIGKEIT[Alm.][Alm.] ile/değil/yerine/= DİRENÇ, DAYANIM


- MUKAVVA[Ar.]/KARTON[Fr. < CARTON] değil/yerine/= GÜÇLENDİRİLMİŞ KÂĞIT


- MULAJ[Fr.] değil/yerine/= KALIP

( Bir şeyin balmumu, alçı gibi bir madde ile kalıbını çıkarmak için yapılan işlemlerin tümü. | Bu işlemler sonunda elde edilen kalıp. )


- MÜLÂKAT[Ar.]/RÖPORTAJ[Fr. < REPORTAGE][ROPÖRTAJ değil!] değil/yerine/= SÖYLEŞİ/GÖRÜŞKÜ


- MULTIGROUP DIFFUSION[İng.] / DIFFUSION À PLUSIEURS GROUPES[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇOK GRUPLU DİFÜZYON


- MULTIGROUP MODEL[İng.] / MODÈLE À PLUSIEURS GROUPES[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇOK GRUPLU ÖRNEKÇE/MODEL


- MULTIPHASÉ[Fr.] / MEHRPHASE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇOK FAZLI


- MULTIPHOTON IONIZATION[İng.] / IONISATION MULTIPHOTONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇOK FOTONLU İYONLAŞMA


- MULTIPLET SPIN-ORBITE[Fr.] ile/değil/yerine/= SPİN-YÖRÜNGE ÇOKLUSU


- MULTIPLET[İng.] / MULTIPLET[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇOKLU


- MULTIPLICATEUR D'ÉLECTRONS[Fr.] / ELEKTRONENVERVIELFACHER[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON ÇOĞALTICI


- MULTIPLICATEUR DE TENSION[Fr.] ile/değil/yerine/= GERİLİM ÇOĞALTICI


- MULTIPLICITÉ ÉLECTRONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON ÇOKKATLILIĞI


- MULTIPOLAR[İng.] / MULTIPOLAIRE[Fr.] / MEHRPOL[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇOK KUTUPLU


- MULTIPOLE TRANSITION[İng.] / TRANSITION MULTIPOLAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇOK KUTUPLU GEÇİŞ


- MULTISCATTERING[İng.] / DIFFUSION MULTIPLE[Fr.] / MEHRFACHE STREUUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇOKLU SAÇILMA


- MULTIVALENT[İng./Fr.] / MEHRWERTIG, VIELWERTIG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇOK DEĞERLİLİK


- MÜNÂKAŞA[< NAKŞ] ile/değil/yerine İSTİŞÂRE[< ŞÛRÂ]

( Atışma, çekişme. | Tartışma. | İrdeleme. İLE/DEĞİL/YERİNE Yazılı olarak bildirilmesini isteme. )

( Polemik, tartışma, "söz dalaşı" ya da atışma değil "yazılı olarak tartışma, değerlendirme" anlamına gelmektedir.

Eski deyimiyle de, "Yazı ile bildirilmesini isteme" anlamına gelen, İSTİŞ'ÂR[çoğ. İSTİŞ'ÂRÂT] kullanılmaktaydı.

Sözlü iletişimde, zihni ve düşünceyi, kavramı ya da olguyu aktarma ve paylaşmada ve özellikle de düşünce ayrılıklarındaki savların konuşulması ve tartışılmasında, yetersizlik ve (kolay/tam) takip edilemezlik durumu oluşur/oluşabilir.

Buna engel olmak için, düşünülen, savunulan şey üzerindeki savların ve ayrıntıların, yazılı olarak sunulması, olası savrulmaları da engelleyebileceği yöntem(ler)le yani yazıyla çözülebilir.

Ayrışma/tartışma konusu, yazılı olarak sunulduğunda ya da alındığında, hem kişinin kendi düşüncelerini ve ayrıntılarını, yazı aynasında tekrar (tekrar) değerlendirilebilmesi, hem de ötekinin sözünü/savını doğru/yetkin/kapsamlı takip edebilme ve anlayabilme olanağı sağlanmış olur.

Dolayısıyla, "polemiğe girmeyelim" deyimi, tam aksine, ""bu konuda, polemik yapmalıyız" biçiminde ve daha doğrusu da "bunu, karşılıklı olarak yazılı biçimde sunmalı ve tartışmalıyız" biçiminde olmalıdır. )

( CRITIQUE avec POLEMIC )


- MUNKATİ[Osm.] / EQUILIBRIUM POSITION[İng.] / POSITION D'ÉQUILIBRE[Fr.] / GLEICHGEWICHTSLAGE[Alm.] ile/değil/yerine/= DENGE KONUMU


- MUON[İng.] / MUON[Fr.] / MYON[Alm.] ile/değil/yerine/= MÜON


- MUONIC ATOM[İng.] / ATOME MUONIQUE[Fr.] / MYONISCHES ATOM[Alm.] ile/değil/yerine/= MÜONLU ATOM


- MUONIUM[İng.] / MUONIUM[Fr.] / MUONIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= MÜONYUM


- MÜRÂDİF[Ar. < REDF]/SİNONİM[Fr./İng. < SYNONYME] değil/yerine/= ANLAMDAŞ, EŞ ANLAMLI


- MÜRCÎ[Osm.] / REDUCING AGENT, REDUCER[İng.] / RÉDUCTEUR[Fr.] / REDUCTIONSMITTEL, REDUKTIONSMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİRGEN


- MÜREKKEB, TERKİB[Osm.] / COMPOSITE, COMPOUND[İng.] / COMPOSÉ[Fr.] / COMPOUND[Alm.] ile/değil/yerine/= BİLEŞİK


- MÜREKKEBAT-1 MEŞBUA[Osm.] / SATURATED COMPOUNDS[İng.] / COMPOSÉS SATURÉS[Fr.] / GESÄTTIGTE VERBINDUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DOYMUŞ BİLEŞİKLER


- MÜREKKİB[Osm.] / COMPONENT, CONSTITUENT[İng.] / COMPOSANT[Fr.] / KOMPONENTE[Alm.] ile/değil/yerine/= BİLEŞEN


- MÜRTESEM/İRTİSAM[Ar.]/PROJEKSİYON[Fr., İng.] değil/yerine/= İZDÜŞÜM


- MUŞ ile MUŞ[Fr.]

( Doğu'daki bir ilimiz. İLE Altı düz, küçük gezi teknesi. )


- MÜŞÂHEDE[Osm.] / OBSERVATION[İng.] / OBSERVATION[Fr.] / BEOBACHTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= GÖZLEM


- MUSANNİF/CİLBENT[Fars.]/KLASÖR[Fr. < CLASSEUR] değil/yerine/= SIRALAÇ


- MÜSBET, ZÂİD[Osm.] / POSITIVE[İng.] / POSITIF, POSITIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= ARTI


- MUSC[Fr.] ile/değil/yerine/= MİSK OLU