Fizik'teki FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 14.446 başlık/FaRk ile birlikte,
14.446 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(6/59)
- AVOGADRO GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= AVOGADRO YASASI/KANUNU
- AVOGADRO'S LAW[İng.] ile/değil/yerine/= AVOGADRO YASASI
- AVOGADRO'S NUMBER[İng.] değil/yerine/= AVOGADRO SAYISI
( Bir elementin 1 molündeki atom sayısı ya da bir bileşiğin 1 molündeki molekül sayısı.[1] Avogadro Sabiti olarak da bilinir. Avogadro sayısının ismi İtalyan bilim insanı Amedeo Avogadro'dan gelir. Amedeo Avogadro 1811'de aynı sıcaklık ve basınçtaki gazların, eğer hacimleri eşitse aynı miktarda tanecik içerdiğini keşfetmişti. Avogadro sayısı terimi ise Amedeo Avogadro'nun bu kuramı ortaya koymasından yaklaşık 100 yıl sonra Fransız fizikçi Jean Baptiste Perrin tarafından kullanılmıştır. Jean Baptiste Perrin bir sıvıdaki ya da gazdaki asılı parçacıkların düzensiz hareketleri üzerine 1909'da yayımladığı bir makalede bu terimi evrensel bir sabit olarak kullandı.[2] Yakın zamana kadar mol, karbon-12 atomlarının 12 gramındaki atomların sayısı kadar tanecik içeren bir sistemdeki tanecik sayısı olarak tanımlanıyordu. Yeni tanıma göre ise mol, Uluslararası Birimler Sistemi'nde (SI) madde miktarının birimidir ve tam olarak 6,02214076*1023 sayıda temel tanecik içerir.[3] Bu sayı Avogadro sabitinin (NA) sayısal değeridir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- AVOIDED CROSSING ile/||/<> CONICAL INTERSECTION ile/||/<> SEAM ile/||/<> POTANSİYEL YÜZEY KESİŞİMLERİ
( Elektronik durum etkileşimleri. )
( Formül: NAC = ⟨ψ₁|∂/∂R|ψ₂⟩ )
- AVOMETER[İng.] / AVOMÈTRE[Fr.] / AVOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= AVOMETRE
- AVUNTU ile/ve/değil/yerine/<> GERÇEK/LİK
- AY ALTI (ÂLEM) ile/ve AY ÜSTÜ (ÂLEM)
( Fizik. İLE/VE Matematik. )
( Doğrusal hareket vardır. İLE Doğrusal hareket yoktur. )
( METAFİZİK - (ÖTESİ) MATEMATİK - (ÜSTÜ) FİZİK - (ALTI) )
( Klâsik kozmolojide, Ay feleğinin altında bulunan, dört unsurun, toprak, su, hava ve ateş, karışımından meydana gelen, madenler, bitkiler, hayvanlar ve insan ile metereoloji olgu ve olaylarının yer aldığı, çizgisel hareketin hakim olduğu, oluş ve bozuluş dünyası. İLE/VE Klasik kozmolojide, atlas feleği ile ay feleği arasında yer alan, esirden meydana gelmiş, dairesel hareketin hakim olduğu, mahiyetini kozmoloji, heyetini ise astronominin incelediği dünya. )
- AY ve/<> 2016 HO3
( [Dünyanın] Uydusu. VE/<> Yarı uydusu. )
( ... VE/<> NASA, 2016 HO3 adlı bir asteroid keşfettiğini ve bunun dünyanın yarı uydusu olduğunu açıkladı. 2016 HO3 adlı asteroidin, 10 yıl önce görüntüden kaybolan 2003 YN107'nin bir benzeri olduğu belirtildi. İlk keşfin, 27 Nisan'da Hawaii'deki Pan-STARRS 1 araştırma teleskopunu kullanan bilimkişileri tarafından yapıldığını açıklayan NASA, o günden bu yana incelenip gökbilimciler tarafından kayıt altına alınan asteroidin, "2016 HO3" adıyla etiketlendiğini açıkladı. İncelemeler sonucunda, bir yarı uydu olduğu sonucuna varılan asteroidin, 38 - 120 metre çapında olduğu tahmin ediliyor. )
( )
( MOON and/<> CONSTANT COMPANION )
- AY ile/||/<> HAREKET
( Ay hareketlerinin matematiksel modeli )
( Ali Kuşçu tarafından 1450 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1403-1474) (Ülke: Semerkant/Osmanlı) (Alan: matematik) (Önemli katkıları: Risaletu Fethiyye, Ay gözlemleri, matematik ve astronomi) )
- AYAN/AYÂN[Ar. < İYÂN] ile ÂYAN/Â'YÂN[Ar. < AYN]
( Belirli, açık. İLE Gözler. | İleri gelenler. | Meşrûtiyet dönemlerinde danışma meclisi niteliğindeki Âyan Meclisi üyeliği yapmış kişilerin her biri. )
- AYAR SİMETRİSİ
ile/ve/||/<>
AYAR GRUBU
ile/ve/||/<>
KONFİGÜRASYON UZAYI
ile/ve/||/<>
DENKLİK SINIFI
( Bir kuramın fiziksel olmayan simetrilerine verilen addır. Bir kuramda bazı ayar dönüşümleri yapıyorsak ve gözlemlenebilen fiziksel nicelikler bundan etkilenmiyorsa deriz ki, kuram belirli bir ayar simetrisine sahiptir. [Newton'un klasik mekaniği, tüm evrenin ötelemeleri altında simetriktir. Evrendeki maddeyi bir metre yukarı (bunun yerine kendi favori yönünüzü de seçebilirsiniz) taşıdığımızda evren yine bildiğimiz evrendir. Hiçbir şey değişmemiştir. Bundan dolayı Newton mekaniğinin öteleme simetrisi vardır diyebiliriz.]
İLE/VE/||/<>
Ayar dönüşümlerinin oluşturduğu gruptur. Bunun için ayar dönüşümlerinin bazı özellikleri sağlaması gerekir (bunlara grup belitleri/aksiyomları denir):
– Birim öğe. [Sisteme hiçbir işlem yapmayan bir simetri vardır.]
– Ters öğe. Bir simetri dönüşümünün etkilerini geri alabilecek bir simetri dönüşümü vardır. [Newton mekaniğinde tüm evreni bir metre yukarı kaydırdık. Sonra da bir metre aşağı kaydırdık. Aşağı kaydırma işlemi, yukarı kaydırma işleminin tersidir. Ve birbirine ters olan dönüşümlerin art arda uygulanması birim elemanı verir.]
– Kapalılık. [Art arda uygulanan ayar dönüşümlerinin de bir ayar dönüşümü olması gerekir.]
– Birleşme özelliği. [Birer ayar dönüşümü olsun ve art arda uygulansın. 'dan önce ikilisini uygulamakla 'dan sonra ikilisini uygulamak arasında fark yoktur.]
İLE/VE/||/<>
Bir kuramın izin verdiği tüm hallerin bir kümesidir, uzayıdır.
İLE/VE/||/<>
Bir kümenin birbirine denk [birbirine denk demek bir denklik bağıntısıyla birbirine bağlı olmak demektir] olan öğelerinin oluşturduğu kümedir. )
- JUSTIERBARES HALBTON[Alm.] ile/değil/yerine/= AYARLANABİLİR YARIM TON
- REGELWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= AYARLI DİRENÇ
- ADJUSTED SEMITONE[İng.] / DEMI-TON AJUSTÉ[Fr.] / EINSTELLENDER HALBTON[Alm.] ile/değil/yerine/= AYARLI YARIM TON
- AYAZ ile/ve/||/<> BOĞAZ
( Lokman Hekim, 32 temel hastalık belirlemiş. 16'sının, soğuktan; 16'sının da "yeme-içme"den kaynaklandığını görmüş. Üşütmemeyi ve çok yememeyi yeğlemeliyiz. )
- ŞİDDET-İ ZİYÂ[Osm.] / ILLUMINATION INTENSITY[İng.] / INTENSITÉ D'ÉCLAIRAGE, INTENSITÉ DE L'ILLUMINATION[Fr.] / BELEUCHTUNGSSTÄRKE[Alm.] ile/değil/yerine/= AYDINLANMA YEĞİNLİĞİ/ŞİDDETİ
- ILLUMINATION[İng.] / ILLUMINATION[Fr.] / BELEUCHTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AYDINLATMA/AYDINLANMA
- AYDINLATMA ile/ve/değil AYDINLANMA
( [not] ILLIMUNATION vs./and/but ENLIGHTENMENT )
- ILLUMINATION PHOTOMETER, ILLUMINOMETER, LUXMETER[İng.] / LUXMÈTRE[Fr.] / BELEUCHTUNGSSTÄRKEMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= AYDINLIKÖLÇER
- CİHAZ[Osm.] / DEVICE, INSTRUMENT, TOOL[İng.] / INSTRUMENT[Fr.] / INSTRUMENT, GERÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= AYGIT
- AYIP ile/ve < TEZAD
- MİYAR[Osm.] / REAGENT[İng.] / RÉACTIF[Fr.] / REAGENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= AYIRAÇ/BELİRTEÇ
- DISCRIMINATOR CIRCUIT[İng.] ile/değil/yerine/= AYIRAÇ DEVRESİ
- AYIRAÇ/BELİRTEÇ/MİYAR/REAKTİF ile AYIRAN ile AYIRICI ile AYIRMAÇ/FARİKA ile AYIRTI/ÇALAR/NÜANS
( Nesneleri kimyasal birleşime ya da ayrışıma uğratarak niteliklerini belirlemede kullanılan bileşikler. İLE Işığı yalın öğelerine ayırma özelliği olan. İLE Ayırma özelliği ya da gücü olan. | Yüksüz elektrik devrelerini açıp kapayan araç. İLE Bir şeyi benzerlerinden ayırt etmeye yarayan durum ya da öğe. İLE Aynı cinsten olan şeyler arasındaki ince fark. )
- AYIRDEDİLEMEZLİK ile/ve/||/<> BELİRSİZLİK
( Gottfried Leibniz İLE/VE/||/<> Werner Heisenberg )
- AYIRDEDİLEMEZLİK ile/ve/||/<> ÖZDEŞLİK
- CIRCUIT SÉPARATEUR[Fr.] ile/değil/yerine/= AYIRICI DEVRE
- EMSÂL-İ TEMYİZ[Osm.] / SEPARATION FACTOR[İng.] / FACTEUR DE SÉPARATION[Fr.] / SEPARATIONSFAKTOR, TRENNUNGSFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= AYIRMA ÇARPANI/FAKTÖRÜ
- KUDRET-İ TEFRİD[Osm.] / SEPARATION ENERGY[İng.] / ÉNERGIE DE SÉPARATION[Fr.] / SEPARATIONSENERGIE, TRENNUNGSENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= AYIRMA ENERJİSİ
- RESOLVING POWER[İng.] / POUVOIR DE RÉSOLUTION[Fr.] / ENTROPIE[Alm.] ile/değil/yerine/= AYIRMA GÜCÜ, RS
- LIMITE DE RÉSOLUTION[Fr.] ile/değil/yerine/= AYIRMA GÜCÜ SINIRI
- RESOLUTION LIMIT[İng.] ile/değil/yerine/= AYIRMA SINIRI
- ECZÂ-İ MUFTÂRİK[Osm.] / IDENTIFIABLE PARTICLES[İng.] / PARTICULES DISCERNABLES[Fr.] / UNTERSCHEIDBARE TEILCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= AYIRT EDİLEBİLİR PARÇACIKLAR
- ECZÂ-İ GAYR-İ MUFTÂRİK[Osm.] / UNIDENTIFIABLE PARTICLES[İng.] / PARTICULES INDISCERNABLES[Fr.] / UNUNTERSCHEIDBARE TEILCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= AYIRT EDİLEMEZ PARÇACIKLAR
- DISTRIBUTION ATYPIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= AYKIRI DAĞILIM
- MIRROR NUCLIDES[İng.] / NOYAUX MIROIRS[Fr.] ile/değil/yerine/= AYNA ÇEKİRDEKLER
- AYNA:
| DOĞA NESNELERİ ve/||/<> NESNELER | ve/||/<> KİŞİ/İNSAN ve/||/<> YAZI
- MIRROR INTERFERENCE[İng.] / INTERFÉRENCE PAR MIROIR[Fr.] ile/değil/yerine/= AYNA GİRİŞİMİ
- MIRROR CONFINEMENT[İng.] / EMPRISONNEMENT PAR MIROIR[Fr.] ile/değil/yerine/= AYNA HAPSİ
- MIRROR REFLECTION FACTOR[İng.] / FACTEUR DE RÉFLEXION SPÉCULAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= AYNA YANSIMASI ÇARPANI/FAKTÖRÜ
- MIRROR REFLECTION[İng.] / RÉFLEXION SPÉCULAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= AYNA YANSIMASI
- ÂYÎNE, MİNZAR, MİRAT[Osm.] / MIRROR[İng.] / MIROIR[Fr.] ile/değil/yerine/= AYNA
- AYNA ile/ve/||/<> DİKİZ AYNASI
( )
- AYNEN ile/ve/||/<> HOMOJEN
- AYNI ANDA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÇOK HIZLI
- AYNI ANDA ile/ve/değil/||/<> MİLİSANİYELER İÇİNDE
- AYNI YÖNDE ile/ve/||/<> PARALEL
- AYNI ZAMANDA ve/||/<> ÇOK
- AYNI/LIK ile PARALEL/LİK
- AYNİYAT[Ar.] değil/yerine/= ÖZDEK
- AYNİYET[Ar.] değil/yerine/= AYNILIK, ÖZDEŞLİK
- EINSTEINIUM[İng.] / EINSTEINIUM[Fr.] / EINSTEINIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= AYNŞTAYNYUM
- AYRIK OLAY ile/||/<> KESİŞEN OLAY
( Ayrık aynı anda olmaz, kesişen olabilir )
( Formül: A∩B=∅ İLE A∩B≠∅ )
- AYRILABİLECEK OLAN ile/ve/||/<> AYRI OLABİLECEK OLAN
- AYRILABİLİR OLAN/LAR ile/ve/değil/||/<>/< AYRILAMAZ OLAN/LAR
- AUFLÖSUNGSVERMÖGEN, AUFLÖSUNSGRENZE[Alm.] ile/değil/yerine/= AYRILABİLİRLİK SINIRI
- AYRILMA ile AYRIŞMA
- AYRIM ve/||/<>/> BİRİM
- AYRIM ile/ve SINIR
( DISTINGUISH vs./and BOUNDARY )
- DIFFERENTIAL PRESSURE[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL BASINÇ
- DIFFERENTIAL OUTPUT VOLTAGE[İng.] / TENSION DE SORTIE DIFFÉRENTIELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL ÇIKIŞ GERİLİMİ
- DIFFERENTIAL INPUT CAPACITANCE[İng.] / CAPACITÉ DE L'ENTRÉE DIFFÉRENTIELLE[Fr.] / DIFFERENTIALEINGANGKAPAZITANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL/DİFERANSİYEL GİRİŞ SIĞASI
- DIFFERENTIAL CAPACITOR[İng.] / CAPACITÉ DIFFÉRENTIELLE[Fr.] / DIFFERENTIAL-CAPASITOR[Alm.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL/DİFERANSİYEL SIĞAÇ
- DIFFERENTIAL TRANSDUCER[İng.] / TRANSDUCTEUR DIFFÉRENTIEL[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL DÖNÜŞTÜRÜCÜ
- DIFFERENTIAL FREQUENCY CIRCUIT[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL FREKANS DEVRESİ
- DIFFERENTIAL FREQUENCYMETER[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL FREKANSÖLÇER
- DIFFERENTIAL GALVANOMETER[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL GALVANOMETRE
- DIFFERENTIAL PERMEABILITY[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL GEÇİRGENLİK
- DIFFERENTIAL VOLTAGE GAIN[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL GERİLİM KAZANCI
- DIFFERENTIAL VOLTMETER[İng.] / VOLTMÈTRE DIFFÉRENTIEL[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL GERİLİMÖLÇER
- DIFFERENTIAL INPUT RESISTANCE[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL GİRİŞ DİRENCİ
- DIFFERENTIAL INPUT IMPEDANCE[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL GİRİŞ EMPEDANSI
- DIFFERENTIAL INPUT VOLTAGE[İng.] / TENSION D'ENTRÉE DIFFÉRENTIELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL GİRİŞ GERİLİMİ
- DIFFERENTIAL INPUT MEASUREMENT[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL GİRİŞ ÖLÇÜMÜ
- DIFFERENTIAL INPUT[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL GİRİŞ
- DIFFERENTIAL AIR THERMOMETER[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL HAVALI SICAKLIKÖLÇER
- DIFFERENTIAL THERMAL ANALYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL ISIL ÇÖZÜMLEME
- DIFFERENTIAL OPERATIONAL AMPLIFIER[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL İŞLEMSEL YÜKSELTEÇ
- DIFFERENTIAL IONIZATION CHAMBER[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL İYONLAŞMA ODASI
- DIFFERENTIAL LEAK DETECTOR[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL KAÇAK DEDEKTÖRÜ
- DIFFERENTIAL GAIN CONTROL[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL KAZANÇ DENETİMİ
- DIFFERENTIAL RELAY[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL RÖLE
- DIFFERENTIAL WINDING[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL SARGI
- DIFFERENTIAL THERMOMETER[İng.] / THERMOMÈTRE DIFFÉRENTIEL[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL SICAKLIKÖLÇER
- DIFFERENTIAL ABSORPTION RATIO[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL SOĞURMA ORANI
- DIFFERENTIAL TRANSFORMER[İng.] / TRANSFORMATEUR DIFFÉRENTIEL[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL TRAFO
- DIFFERENTIAL AMPLIFIER[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL YÜKSELTEÇ
- AYRINCA ile/değil/yerine ÖNCÜL
- HETEROGENEOUS FLUID[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIŞIK AKIŞKAN
- GAYR-İ MÜTECÂNİS[Osm.] / HETEROGENEOUS[İng.] / HÉTÉROGÈNE[Fr.] / HETEROGEN, UNGLEICHARTIG[Alm.] ile/değil/yerine/= AYRIŞIK/HETEROJEN
- HETEROGENEOUS RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT HÉTÉROGÈNE[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIŞIK IŞINIM
- AYRIŞIK/HETEROJEN[İng., Fr.] (KARIŞIMLAR) ile/ve/||/<>/>< BAĞDAŞIK/MÜTECÂNİS[Ar.]/HOMOJEN[İng., Fr.] (KARIŞIMLAR)
( Gözle ayırt edilebilen farklı fazlardan oluşur. İLE/VE/||/<>/>< Tek bir fazda homojen bir biçimde dağılmış nesnelerden oluşur. )
- HETEROGENEOUS REACTOR[İng.] / RÉACTEUR HÉTÉROGÈNE[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIŞIK REAKTÖR
- DECOMPOSITION PRESSURE[İng.] / PRESSION DE DÉCOMPOSITION[Fr.] / DEKOMPOSITIONSDRUCK, DISSOZIATIONSDRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= AYRIŞMA BASINCI
- KUDRET-İ İNHİLÂL[Osm.] / DECOMPOSITION ENERGY, DISSOCIATION ENERGY[İng.] / ÉNERGIE DE DÉCOMPOSITION[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIŞMA ENERJİSİ
- DECOMPOSITION VOLTAGE[İng.] / TENSION DE DÉCOMPOSITION[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIŞMA GERİLİMİ
- EMSÂL-İ İNHİLÂL[Osm.] / DECOMPOSITION COEFFICIENT, DISSOCIATION CONSTANT[İng.] / COEFFICIENT DE DISSOCIATION, COEFFICIENT DE LA DISSOCIATION[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIŞMA KATSAYISI
- SÂBİT-İ İNHİLÂL[Osm.] / DECOMPOSITION CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DE LA DISSOCIATION[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIŞMA SABİTİ
- AYRIŞMA ile/ve/değil/||/<>/> ÇOĞALMA
- TAHALLUL[Osm.] / DISSOCIATION, DECOMPOSITION[İng.] / DISSOCIATION, DÉCOMPOSITION[Fr.] / DISSOZIATION, DEKOMPOSITION, [Alm.] ile/değil/yerine/= AYRIŞMA
- AYURVEDA TIBBI ile/||/<> HİPOKRAT TIBBI
( Ayurveda dosha dengesi üzerine kuruludur İLE Hipokrat tıbbı dört sıvı kuramıne dayanır. )
( Charaka tarafından -200 yılında keşfedildi/formüle edildi. (-300--200) (Ülke: Hindistan) (Alan: Tıp, Biyoloji) (Önemli katkıları: Charaka Samhita, Ayurveda tıbbı) )
- AYVA ile JAPON AYVASI
( CYDONIA OBLONGA cum CHAENOMELES SPECIOSA )
( Ayva, Farsça'da, "sulu" ve "mavi" demektir. )
( SEFERCEL ile ... )
( ÂBÎ, BİH/Î ile ... )
- AZ / ÇOK değil/yerine ORANTISIZ/ORANTILI
- AZ ile YOK
( NEDRET ile ... )
( FEW vs. THERE IS/ARE NOT )
- AZAL(T)MA ile/ve ÇOĞAL(T)MA
( TO DECREASE vs./and TO INCREASE )
- AZ-ÇOK ile VAR-YOK
( LESS-MUCH vs. THERE IS/PRESENT - THERE IS NOT/ABSENT )
- MEBDE-İ SEMT[Osm.] / AZIMUTH ANGLE[İng.] / AZIMUTWINKEL[Alm.] ile/değil/yerine/= AZİMUT AÇISI
- AZIMUTH COMPASS[İng.] / BOUSSOLE AZIMUTH[Fr.] / AZIMUTALKOMPASS[Alm.] ile/değil/yerine/= AZİMUT PUSULASI
- AZIMUTH[İng.] / AZIMUT, ZÉNITH[Fr.] / AZIMUT[Alm.] ile/değil/yerine/= AZİMUT
- AZİMUT ile/ve/<> MANYETİK AZİMUT ile/ve/<> AZİMUT AÇISI ile/ve/<> AZİMUT PUSULASI
( Sabit bir nokta ya da kutup etrafında bir açıyla ölçülen konum, tepe noktası. İLE/VE/<> Manyetik kuzeye bağlı azimut. İLE/VE/<> Gök küresinin herhangi bir noktasıyla güney yönü arasındaki açı. İLE/VE/<> Herhangi bir gökcisminden kerteriz alarak, onun manyetik güney açısını belirlemek için kullanılan pusula. )
( AZIMUTH vs. MAGNETIC AZIMUTH vs. AZIMUTH ANGLE vs. AZIMUTH COMPASS )
- AZINI AZIMSAMA!:
ATEŞ ve/||/<> DÜŞMAN ve/||/<> SAYRILIK ve/||/<> BİLGİ
- MINORITY CARRIERS[İng.] / PORTEURS MINORITAIRES[Fr.] / MINORITÄTSLADUNGSTRÄGER[Alm.] ile/değil/yerine/= AZINLIK TAŞIYICILARI
- MINORITY EMITTER[İng.] / ÉMETTEUR MINORITAIRE[Fr.] / MINORITÄTSEMITTER[Alm.] ile/değil/yerine/= AZINLIK YAYICISI
- AZOTE[Fr.] / STICKSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= AZOT
- B-STROMART[Alm.] ile/değil/yerine/= B AKIM TÜRÜ
- B-BATTERY[İng.] / BATTERIE-B[Fr.] / B-BATTERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= B BATARYASI
- B-STROMVERSORGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= B GÜÇ KAYNAĞI
- B-H CURVE[İng.] / B-H-KURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= B-H EĞRİSİ
- B KAT SAYISI[EINSTEIN KAT SAYILARI] ile B KAYNAĞI
( Atom ya da moleküllerin elektronik seviyeleri arasındaki geçiş olasılığını ve soğurma kat sayısı bulunduğu takdirde, ışıma kat sayısının da kendiliğinden bulunabileceğini gösteren Anm, Bmn, ve Bnm kat sayıları. Bir n durumundaki atomlar v frekanslı bir elektromanyetik ışınıma maruz kaldıklarında, hv enerjili bir foton soğurarak daha yüksek bir m enerji seviyesine geçiş yapabilirler. Bu geçişi yapan atomların sayısı; Bnm Nn.u(v) ile verilir. Burada, u(v), v frekanslı ışının enerji yoğunluğu, Nn; n durumundaki atomların sayısı, Bnm; soğurma için Einstein kat sayısıdır. Benzer biçimde, m durumundaki atomlar da ışınla etkileşebilir ve foton yayarak n durumuna geçiş yapabilirler. Bu değişimi yapan atomların sayısı, BnmNmu(v) ile verilir. m durumundaki atomlar da kendiliğinden, bir foton yayınıyla n durumuna geçiş yapabilir. Bu geçişi yapan atomların sayısı da AnmNmu(v) ile verilir. Bu kat sayılar arasında Bnm/Bmn = gm/gn bağıntısı vardır. Burada, gm ve gn; m ve n durumlarının istatistik ağırlıklarıdır. Isıl denge durumunda Bmn = Bnm ve Anm = 8 πv³/c³ Bnm = 8 πv³/c³Bnm dir.
İLE
Elektron tüplerinde anot için yüksek gerilim, ekran ızgara için de güç kaynağı. )
( EINSTEIN COEFFICIENTS vs. B-POWER SUPPLY )
( LES COEFFICIENTS avec LA SOURCE DE LÉNERGIE DE B, LA SOURCE-B )
( EINSTEINKOEFFIZIENT mit B-STROMVERSORGUNG )
- B-POWER SUPPLY[İng.] / SOURCE B, SOURCE D'ÉNERGIE B[Fr.] ile/değil/yerine/= B KAYNAĞI
- B LENFOSİT İLE T LENFOSİT İLE NK ile/||/<> İMMÜN GÖZELERİ
( Üç temel lenfosit türü. )
( Formül: CD4⁺ (helper) İLE CD8⁺ (sitotoksik) )
- B LENFOSİT ile/||/<> T LENFOSİT
( B antikor üretici, T sitotoksik/helper. )
( Formül: Antibody İLE cell attack )
- ZWEITAKTVERSTÄRKER[Alm.] ile/değil/yerine/= B SINIFI YÜKSELTEÇ
- B-SCAN[İng.] / BALAYAGE-B[Fr.] ile/değil/yerine/= B TARAMA
- B-SCANNER[Alm.] ile/değil/yerine/= B TARAYICI
- B3LYP İLE PBE İLE HSE İLE M06 ile/||/<> DFT FONKSİYONELLERİ
( Yaygın exchange-correlation fonksiyoneller. )
( Formül: Exc[ρ] = Ex[ρ] + Ec[ρ] )
- B3LYP ile/||/<> MP2
( B3LYP hibrit DFT hızlı İLE MP2 korelasyon hassas. )
( Formül: Fonksiyonel İLE pertürbasyon )
- BABCOCK FRICTION COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DU FROTTEMENT DE BABCOCK[Fr.] / BABCOCK-REIBUNGSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= BABCOCK SÜRTÜNME KATSAYISI
- BABINET COMPENSATOR[İng.] / COMPENSATEUR DE BABINET[Fr.] / BABINET-KOMPENSATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= BABİNET DENGELEYİCİSİ
- BACAĞIMI/KOLUMU) KIRDIM değil (BACAĞIM/KOLUM) KIRILDI
- BACHELOR ile/ve MASTER ile/ve Ph.D.
( KALFA ile/ve USTA ile/ve ÜSTAD )
( Üniversite mezunu. İLE/VE Lisansüstü yapmış. İLE/VE Doktora yapmış. )
( Terimlerden haberdar olmuş olur. İLE/VE Yayınları ve kaynakları tanır/tarar. İLE/VE Özgün bir şeyler ortaya çıkarır. )
- BACTERİOPHAGE ile/||/<> PLASMİD
( Bacteriophage bakteri enfekte eden virusken İLE plasmid bakteride bağımsız DNA parçasıdır )
( Formül: Lytic/lysogenic )
- BOND ENERGY, BINDING ENERGY[İng.] / ÉNERGIE DE LIAISON, BAND D'ÉNERGIE[Fr.] / BINDUNGSENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞ ENERJİSİ, BAĞLA(N)MA ENERJİSİ
- BONDING ORBITAL[İng.] / ORBITE ÉLECTRONIQUE COMMUNE[Fr.] / GEMEINSAME ELEKTRONENBAHN[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞ ORBİTALİ
- BAĞ:
ÖZERKLİK ve/<> HAZIR OLMA ve/<> GÖNÜLLÜLÜK/RIZÂ ve/<> HAREKETE GEÇME/GEÇEBİLME ve/<> KURABİLME(SÜRDÜREBİLME/SÜREKLİLİK) ve/<> PAYLAŞIM ve/<> GÜÇ
- BAĞ ile/ve/<> BAĞINTI
( vs./and/||/<> RELATION )
- BAĞ ile/ve/<> İLİŞKİ
( CONNECTION vs./and/<> RELATION )
- DIFFUSION HOMOGÈNE[Fr.] ile/değil/yerine/= BAĞDAŞIK DİFÜZYON
- DIFFUSION INHOMOGÈNE[Fr.] ile/değil/yerine/= BAĞDAŞIK OLMAYAN DİFÜZYON
- MÜTECANİS[Osm.] ile/değil/yerine/= BAĞDAŞIK
- ZUSAMMENHANGSVERMÖGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞDAŞIKLIK
- BAĞDAŞMA ve/||/<> AŞURE
- RELATIVE ÖFFNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIL AÇIKLIK
- RELATIVE ATOMMASSE[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIL ATOM KÜTLESİ
- RELATIVE BIOLOGICAL EFFICIENCY[İng.] / EFFICACITÉ BIOLOGIQUE RELATIVE[Fr.] / RELATIVE BIOLOGISCHE WIRKSAMKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIL BİYOLOJİK ETKİNLİK
- NİSBÎ KIYMET[Osm.] / RELATIVE VALUE[İng.] / VALEUR RELATIVE[Fr.] / RELATIVE WERT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIL DEĞER
- RELATIVE STOPPING POWER[İng.] / POUVOIR D'ARRÊT RELATIF[Fr.] / RELATIVES BREMSVERMÖGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIL DURDURMA GÜCÜ
- RELATIVE ELECTRIC PERMEABILITY[İng.] / PERMÉABILITÉ ÉLECTRIQUE RELATIVE[Fr.] / RELATIVE ELEKTRISCHE DURCHLÄSSIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIL ELEKTRİK GEÇİRGENLİK
- RELATIVE PERMEABILITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIL GEÇİRGENLİK
- BAĞIL HIZ ile/ve/||/<> BAKIŞIM/SİMETRİ
- İZÂFÎ EMSÂL, NİSBÎ EMSÂL[Osm.] / RELATIVE INDEX[İng.] / INDICE RELATIF[Fr.] ile/değil/yerine/= BAĞIL İNDİS
- RELATIVE LUMINOUS EFFICIENCY[İng.] ile/değil/yerine/= BAĞIL IŞIK VERİMİ
- EFFICACITÉ LUMINEUSE RELATIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= BAĞIL IŞIK VERİMLİLİĞİ
- RELATIVE MAGNETIC PERMEABILITY[İng.] / PERMÉABILITÉ MAGNÉTIQUE RELATIVE[Fr.] / RELATIVE MAGNETISCHE DURCHLÄSSIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIL MANYETİK GEÇİRGENLİK
- İZÂFÎ RUTÛBET[Osm.] / RELATIVE MOISTURE[İng.] / HUMIDITÉ RELATIVE[Fr.] / RELATIVE FEUCHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIL NEM
- RELATIVE ATTENUATION[İng.] ile/değil/yerine/= BAĞIL SÖNÜMLEME
- NİSBÎ KESÂFET[Osm.] / RELATIVE DENSITY[İng.] / DENSITÉ RELATIVE[Fr.] / RELATIVE DICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIL YOĞUNLUK
- NİSBÎ ZAYIFLAMA[Osm.] / ATTÉNUATION RELATIVE[Fr.] / RELATIVE SCHWÄCHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIL ZAYIFLAMA
- BAĞIL ile/ve/||/<> BAĞILLIK/İZÂFİYET/RÖLATİVİTE
( Görece. | Kendine özgü bir kımıldanışı olduğu hâlde başka bir nesneye uyarak sürüklenen nesnenin görünürdeki kımıldanışının niteliği. İLE/VE/||/<> Görece olma durumu. )
- BAĞIMLI OLAY ile/||/<> BAĞIMSIZ OLAY
( Bağımlı birbirini etkiler, bağımsız etkilemez )
( Formül: P(A|B)≠P(A) İLE P(A|B)=P(A) )
- BAĞIMSIZ OLAYLAR ile/||/<> AYRIK OLAYLAR
( Bağımsız olaylar birbirini etkilemezken İLE ayrık olaylar aynı anda gerçekleşemez )
( Formül: Bağımsız: P(A∩B) = P(A)·P(B)\nAyrık: P(A∩B) = 0 İLE P(A∪B) = P(A) + P(B) )
- BAĞIMSIZ OLAYLAR ile/||/<> BAĞIMLI OLAYLAR
( Bağımsız olaylar birbirini etkilemez İLE bağımlı olaylar etkiler )
( Formül: P(A∩B) = P(A)P(B) İLE P(A∩B) = P(A)P(B|A) )
- BAĞINTI ile/||/<> BAĞLANTI
- ZUSAMMENHANG[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞINTI
- BAĞINTILI/LIK ile/ve/||/<>/> ZORUNLU/LUK
- BAĞIRSAK-BEYİN EKSENİ ile/||/<> BAĞIRSAK-KARACİĞER EKSENİ
( Bağırsak-beyin ekseni vagus siniri ve nörotransmitterler üzerinden iletişim İLE bağırsak-karaciğer ekseni portal ven yoluyla iletişim sağlar. İkisi de iki yönlü etkileşim İLE farklı yolaklar kullanır. )
- BAĞLAÇ ile BAĞLAM ile BAĞLANTI/BAĞLANAK ile BAĞLAŞIK ile BAĞLAYICI ile BAĞLI
( Eş görevli sözcükleri ya da önermeleri birbirine bağlayan sözcük türü. İLE Deste. | Herhangi bir olguda olaylar, durumlar, ilişkiler örgüsü ya da bağlantısı. | Bir dil birimini çevreleyen, ondan önce ya da sonra gelen, çok sayıdaki durumda söz konusu birimi etkileyen, onun anlamını, değerini belirleyen birim ya da birimler bütünü. | Bent. İLE İki ya da daha çok şeyin birbiriyle bağlı bulunması, ilişki. | İki şey arasında ilişki sağlayan bağ. | Yapılacak işle ilgili sözlü ya da yazılı antlaşma. İLE Aralarında antlaşma ya da sözleşme sağlanmış olan kişi ya da topluluk, müttefik. | Sonuç, neden gibi birbiriyle sıkı sıkıya bağlı ve karşılıklı bağımlı olan nesne, terim. İLE Bağlama niteliği olan. | Bağlamaya ve birleştirmeye yarayan. | Uyulması zorunlu. | Kuruduğu zaman yüzeyde film oluşturan, pigment ve dolgu nesnelerini bir arada tutan, boyanın uçucu olmayan bölümü. İLE Bir bağ ile tutturulmuş olan. | Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. | Sınırlanmış, sınırlı. | Kapatılmış olan, kapalı. | Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. | Birine, bir düşünceye, bir anıya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sâdık, tutkun. | Halk inanışına göre, büyü etkisiyle eşeysel güçten yoksun edilmiş eril. )
- BAĞLANMA ENERJİSİ İLE KÜTLE KUSURU ile/||/<> NÜKLEER ENERJİ
( Çekirdek kararlılığının enerji açıklaması. )
( Formül: BE/A ≈ 8.8 MeV (Fe-56) )
- BAĞLANMA ENERJİSİ ile/||/<> İYONLAŞMA ENERJİSİ
( Bağlanma çekirdeği ayırma, iyonlaşma elektron koparma enerjisidir. )
( Formül: BE/A ~ 8 MeV İLE IE ~ eV )
- ZUSAMMENHANGSKRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLANMA KUVVETİ
- VERBINDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLANTI, BİLEŞİK
- ZULEITUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLANTI KABLOSU
- KNOTENPUNKTTRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLANTI NOKTASI TRANSİSTÖRÜ
- VERBINDUNGSKONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLANTI SABİTİ
- VERBINDUNGSKLEMME[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLANTI TERMİNALİ
- BAĞLANTI ile/||/<> CROSSING OVER
( Bağlantı birlikte kalıtım İLE crossing over karışım. )
( Formül: Bağlı İLE rekombinant )
- BAĞLANTI ile/ve/değil/||/<> YANKI
- COUPLING[İng.] / COUPLAGE[Fr.] / KOPPLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLAŞIM, EŞLEME
- COUPLING CONSTANT[İng.] / COEFFICIENT DU COUPLAGE[Fr.] / KOPPLUNGSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLAŞIM/ETKİLEŞME KATSAYISI
- CONSTANTE DU COUPLAGE[Fr.] ile/değil/yerine/= BAĞLAŞIM SABİTİ
- CIRCUITS COUPLÉS[Fr.] ile/değil/yerine/= BAĞLAŞIMLI DEVRELER
- BOUND STATE[İng.] / ÉTAT LIÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= BAĞLI DURUM
- BOUND LEVEL[İng.] / NIVEAU LIÉ[Fr.] / GEBUNDEN-NIVEAU[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLI DÜZEY
- BOUND ELECTRON[İng.] / ÉLECTRON LIÉ[Fr.] / GEBUNDEN-ELEKTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLI ELEKTRON
- GEBUNDENE ZUSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLI HÂL
- BOUND PARTICLE[İng.] / PARTICULE LIÉE[Fr.] / GEBUNDEN-PARTIKEL[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLI PARÇACIK/TANECİK
- BOUND VECTOR[İng.] / VECTEUR LIÉ[Fr.] / GEBUNDENVEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLI VEKTÖR
- BAĞLILAŞIK ile BAĞLILAŞMA ile BAĞLILIK/BAĞLILAŞIM
( Biri ötekine bağlı olarak var olan, biri olmadan öteki düşünülemeyen iki şeyin bu ilişki yönünden durumu. İLE İki şey arasında karşılıklı bağıntı olmak ya da bağlılık kurmak. İLE Bağlı olma durumu, merbutiyet. | Birine karşı, sevgi, saygı ile yakınlık duyma ve gösterme, sadakat. | Bağlılaşım. )
- BAİLAR TWİST ile/||/<> RAY-DUTT TWİST
( Bailar oktahedral→trigonal prizmatik, Ray-Dutt kare düzlem. )
( Formül: Oh→TP İLE SP→TBP )
- COPPER LOSS[İng.] ile/değil/yerine/= BAKIR KAYBI
- PERTES DANS LE CUIVRE[Fr.] / KUPFER-VERLUSTEN[Alm.] ile/değil/yerine/= BAKIR KAYIPLARI
- NUHÂS[Osm.] / COPPER[İng.] / CUIVRE[Fr.] / KUPFER[Alm.] ile/değil/yerine/= BAKIR
- MÜTENAZİR[Osm.] / SYMMETRIC, SYMMETRICAL[İng.] / SYMÉTRIQUE[Fr.] / SYMPTOMATISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= BAKIŞIK, SİMETRİK
- BAKIŞIM/SİMETRİ ile/ve/<> AYAR(GAUGE) SİMETRİLERİ
- BAKIŞIM/SİMETRİ ile/ve/||/<> KÜTLE
- BAKIŞIM/SİMETRİ ile/ve/||/<> SÜPER BAKIŞIM/SİMETRİ
- BAKIŞIM/SİMETRİ ile AYAR/GAUGE SİMETRİLERİ
- BAKIŞIM/SİMETRİ ile/ve/||/<> EŞDEĞİŞKEN
( SYMMETRY vs./and/||/<> COVARIANT )
- DISSYMMETRY FACTOR[İng.] ile/değil/yerine/= BAKIŞIMSIZLIK ÇARPANI
- BAKTERİ İLE ARKE İLE ÖKARYOT ile/||/<> ÜÇ DOMAİN
( Yaşamın üç temel dalı. )
( Formül: 16S rRNA filogeni )
- BAKTERİ SPORU ile/||/<> VEJETATİF BAKTERİ
( Bakteri sporu dayanıklı form İLE vejetatif bakteri aktif çoğalan formdur. Spor aşırı koşullara dirençli İLE vejetatif form normal yaşam döngüsünü sürdürür. Cohn bakteriyel sporları tanımladı İLE Pasteur sporların ısıya dayanıklı olduğunu gösterdi. )
( Ferdinand Cohn tarafından 1876 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1828-1898) (Ülke: Almanya) (Alan: Botanik, Bakteriyoloji) (Önemli katkıları: Bakterileri sınıflandırdı, bakteri sporlarını keşfetti, bakteriyolojinin kurucularından) )
- BAKTERİ ile BAKTERİSİT ile BAKTERİYOFAJ ile BAKTERİYOSTATİK
( Virüsten farklı, yaklaşık 0,4-1,5 μm boyutunda, sert bir hücre duvarı ile hücre zarı ve sitoplazmaya sahip, çekirdek zarları olmadığından dolayı, DNA ve RNA'ları sitoplazma içinde bulunan, Enterobacteria sınıfından bir mikroorganizma. İLE Bakteri öldürücü madde. İLE Bakterileri yok eden virüslere verilen ad. İLE Bakteriyi öldürmeksizin büyüme ve çoğalmasını yavaşlatma ya da durdurma özelliğine sahip olan. )
- BAKTERİ ile BASİL
( ... İLE Bakterilerin, çomak biçiminde, ince ve uzun olan türü. )
- BAKTERİ ile/ve MİKROFOK
( ... İLE/VE Nokta biçiminde hareketsiz bakteriler. )
- BAKTERİ ile/ve/||/<>/< SİYANOBAKTERİ
( )
( BACTERIA vs./and/||/<>/< CYANOBACTERIA )
- BAKTERİ ile/||/<> VİRÜS
( Bakteri canlı göze İLE virüs canlı değil )
( Formül: Prokaryot hücre İLE Protein+DNA/RNA )
( Antonie van Leeuwenhoek tarafından 1676 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1632-1723) (Ülke: Hollanda) (Alan: Mikrobiyoloji) (Önemli katkıları: Mikroskopi, bakterilerin keşfi) )
- BAKTERİ/YAL ile VİRÜS/VİRAL
( Virüsten farklı, yaklaşık 0,4-1,5 μm boyutunda, sert bir hücre duvarı ile hücre zarı ve sitoplazmaya sahip, çekirdek zarları olmadığından dolayı, DNA ve RNA'ları sitoplazma içinde bulunan, Enterobacteria sınıfından bir mikroorganizma. İLE Bakteri öldürücü madde. İLE Canlı hücrelerde yaşayan, metabolizmaları bulunmayan, oksijen kullanılmayan, makromoleküller oluşturmayan, büyümeyen ya da ölmeyen fakat sadece canlı hücrelerde üreyen, biçimleri bakterilerininkilere benzeyen, çoğu hastalığa yol açan, ancak elektron mikroskobunda belirlenebilecek kadar küçük olan, protein ve nükleik asitlerden oluşan, enfeksiyon yapan nesne. )
( Bazı FaRkLaR'ını daha okumak için burayı tıklayınız... )
( Canlıdır. İLE Canlı değildir[ölü de değildir].["Uygun koşullarda canlanabilen" bir varolandır.]
Bakteri, "fare" ise. İLE Virüs, "yumurta" gibidir.
Fare canlıdır. Yumurta canlı değildir. Ama döllenmişse, uygun sıcaklıkta, uygun sürede bekletilirse civcive dönüşür, yani bir canlı olur.
Yine fareye, yani bakteriye dönelim:
Fare, fare zehri ile öldürülebilir. İşte bu "antibiyotik"tir.
Fareye, fare zehiri verirsek ölür. Ama yumurtanın üstüne istediğimiz kadar fare zehiri dökelim, yumurtaya hiçbir şey olmaz; sadece çevreye zehir saçmış oluruz. Yani antibiyotikler, virüslere etki etmez; sadece bize yardım eden, bağışıklık sistemimizi güçlendiren yararlı bakterilerimizi öldürmüş oluruz.
Fareyi bir kutuya kapatıp aç-susuz bırakırsak ölür. İLE Yumurtayı bir kutuya kapatsak haftalarca bozulmadan durabilir.
Yani eğer bağışıklık sistemimiz güçlüyse belirli bir süre sonra bakteriler kendiliğinden ölecektir. Ama virüsler, her şeyin içinde ya da üzerinde, çok uzun süre bozulmadan yumurta gibi bekleyebilir ve gövdemize girdiği andan itibaren 4-14 gün içinde canlanır.
Bir diş macunu reklamını anımsayalım:
İki kap sirke içine iki yumurta koyuyorlardı, birini şu marka macunla fırçalıyorlardı, öteki yumurta eriyordu ama öteki macunla fırçalanan yumurta sağlamdı.
İşte o deneydeki sirke, yumurtanın kabuğundaki kalsiyumu çözündürüyordu. Elimizdeki virüsün kabuğunu çözündürebilen şey sirke değil "sabun"dur. Sabun, virüsün kabuğunu eritir. Kabuğu eriyen virüs, ölür. Sabunun, kabuğu eritebilmesi için en az bir dakika, kabukla temas etmesi gerekiyor. Süreyi anlamak için elimizi sabunlarken, iki kere "Dandini dandini dasdana" şarkısını söyleyelim. Süre bu kadar. Sıvı sabunlarda süre uzuyor. Daha iyisi, katı sabun.
Alkol de virüsün kabuğunu çözündürüyor ama sabundan farklı olarak; o boş kabuktan kurtulamıyoruz, elimize yapışık durumda kalır. Evet, artık zararsız ama yine de elimizde virüs kabuklarıyla dolaşmak istemeyiz. Örneğin, dışarıda alkolle elimizdeki virüsü öldürdük, ilk fırsatta yine sabunlamalıyız ki, su, kabukları da alıp götürsün. )
( )
- BALLAST RESISTANCE[İng.] / RÉSISTANCE DE BALLAST[Fr.] / BALLASTWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= BALAST DİRENCİ
- BALLAST[İng.] / BALLAST[Fr.] / BALLAST[Alm.] ile/değil/yerine/= BALAST
- BALIK ÖLÇÜSÜ[ARCHIMEDES]:
YÜKSEKLİK ve/||/<> UZUNLUK ORANI
( Bir çemberin merkezinin, ötekinin çevresine değmesiyle oluşan balık biçimi. )
( 153.265: 3'ün kareköküne ve eşkenar üçgenin orantısına yakın tam sayı. )
( VESICA PISCIS )
- OBJEKTIVES FISCHAUGE[Alm.] ile/değil/yerine/= BALIKGÖZÜ NESNEL
- FISH-EYE OBJECTIVE[İng.] / OBJECTIF FISH-EYE[Fr.] ile/değil/yerine/= BALIKGÖZÜ OBJEKTİF
- BALLISTISCHE GALVANOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= BALİSTİK AKIMÖLÇER
- BALLISTIC WAVE[İng.] / ONDE BALISTIQUE[Fr.] / BALLISTISCHE WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= BALİSTİK DALGA
- BALLISTIC GALVANOMETER[İng.] / GALVANOMÈTRE BALISTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= BALİSTİK GALVANOMETRE
- BALLISTIC COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT BALISTIQUE[Fr.] / BALLISTISCHER KOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= BALİSTİK KATSAYI
- MAGNÉTOMÈTRE BALISTIQUE[Fr.] / BALLISTISCHE MAGNETOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= BALİSTİK MANYETOMETRE/MAGNETOMETRE
- BALLISTIC MEASUREMENT[İng.] / MESURE BALISTIQUE[Fr.] / BALLISTISCHE MESSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BALİSTİK ÖLÇME/ÖLÇÜM
- BALLISTIC PENDULUM[İng.] / PENDULE BALISTIQUE[Fr.] / BALLASTICHES PENDEL[Alm.] ile/değil/yerine/= BALİSTİK SARKAÇ
- BALLISTIC, BALLISTICS[İng.] / BALLISTIQUE[Fr.] / BALLISTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= BALİSTİK
- BALKIR/ŞİMŞEK ile/ve/||/<> YILDIRIM
( Bir bulutun tabanı ile yer arasında, iki bulut arasında ya da bir bulut içinde elektrik boşalırken oluşan kırık çizgi biçimindeki geçici ışık, balkır, çakım, çakın, yalabık, yıldırak. | Parıltı. İLE/VE 30 milyon volt gücündeki elektriktir. 30.000°C'lık bir sıcaklığa ulaşır. Saatte 115.000 km.'nin üzerinde bir hızla gider. Tek bir yıldırım çarpması 100.000 amperlik elektrik akımı taşır, bu mikdar 200.000 nüfuslu bir şehri 1 dakika boyunca aydınlatabilir. )
( ... İLE/VE/||/<> Dünyada her gün 17 milyondan fazla ya da saniyede 200'ün üzerinde yıldırım düşer. )
( ... İLE/VE/||/<> Baylara, bayanlardan 6 kat daha fazla yıldırım çarpar. )
( Açık havada şimşekli ve gökgürültülü bir fırtınaya yakalanırsanız, en güvenli konum, ağaçlardan uzak durup yüzükoyun yere yatmaktır. )
( Her yıl 3-6 Britanya'lı ve 100 Amerika'lı yıldırım çarpması sonucu ölür. Ölüm nedenleri daha çok gövdelerine yakın bir yerde seyyar paratonerler (golf sopaları, karbon kamışlı olta ve balenli sutyen) taşımalarıdır. )
( Yıldırım çarpmalarının en çok görüldüğü yerler kıyı bölgeleridir.[Kilometrekare başına yılda yaklaşık 2 kez!] )
( Bulutlar arasındadır. Elektrik yüklü bir bulut ile başka bir bulut arasındaki elektrik boşalmasıdır. [Önceden tahmin edilmesi oldukça zordur.] [Belirli hava koşullarında oluşur.] İLE/VE/||/<> Bulut ile yeryüzü arasındadır. Bulut ile yeryüzü arasındaki elektrik boşalmaları olarak tanımlanır. [Zikzaklı bir yol takip ederek kollar olarak aşağı doğru iner.] [Gök gürültüsü ve şimşekten oluşan, gökyüzü ile yeryüzü arasındaki elektrik boşalmasıdır.] [Genellikle şiddetli bir yağmurla birlikte görülür.] )
( BERK[çoğ. BÜRÛK], BEVE, BEVÂRİK[< BÂRİKA], [RA'D Ü BERK: Gökgürültüsü ile şimşek.] ile/ve/||/<> SÂİKA )
( ÂSMÂN-DIRAHŞ, ÂDRAHŞ, ÂZERAHŞ: Şimşek. | Yıldırım. | Gökgürültüsü. )
( LIGHTNING FLASH vs./and/||/<> THUNDERBOLT )
- BALL MILLING ile/||/<> SONOCHEMISTRY ile/||/<> TRIBOCHEMISTRY ile/||/<> MEKANİK KİMYA
( Mekanik kuvvet ile kimyasal reaksiyon. )
( Formül: F → bond breaking )
- BALMER SERIES[İng.] / SÉRIES DE BALMER[Fr.] / BALMER-SERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BALMER DİZİLERİ
- BALMER FORMULA[İng.] / FORMULE DE BALMER[Fr.] / BALMER-FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= BALMER FORMÜLÜ
- BALON[Fr. BALLON][Ar. SEFİNETÜL HEVÂ] ile ZEPLİN[Alm. < FERDINAND VON ZEPPELIN]
( Isıtılmış hava ya da havadan daha hafif bir gazla doldurulan, atmosferde uçabilen, küre biçiminde araç. [Havadan hafif bir gaz kuvvetiyle havada yukarıya kalkan muhteri’a ki mezkûr gazı havi büyük ve hafif bir mahfaza ile ona merbut adamların oturmasına mahsus sandal gibi bir sepetten mürekkep.] İLE Çoğunlukla hidrojen ya da helyumla şişirilmiş, güdümlü balon. )
- BANACH SPACE ile/||/<> HİLBERT SPACE
( Banach norm tam, Hilbert inner product tam. )
( Formül: Norm complete İLE inner product complete )
- BANAL[Fr.] değil/yerine SIRADAN
( Herkesin kullandığı/anladığı. | Bayağı, sıradan. İLE ... )
- BAND SPECTRUM[İng.] / SPECTRE DE BANDES[Fr.] / BAND SPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= BAND/BANT TAYFI/SPEKTRUMU/SPEKTRUMLAR
- BAND GAP[İng.] / INTERVALLE DE BANDE[Fr.] / SPALTEBAND, ZONENABSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= BANT ARALIĞI
- BAND SCHEME[İng.] / ORDRE DE BANDE[Fr.] / BANDORDNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BANT DÜZENİ
- ÉNERGIE DE BANDE[Fr.] ile/değil/yerine/= BANT ENERJİSİ
- VERSTÄRKUNGSBANDFILTER[Alm.] ile/değil/yerine/= BANT GEÇİREN YÜKSELTEÇ
- BAND-PASS CHARACTERISTIC[İng.] / CHARACTERISTIQUE BANDE FILTRE[Fr.] / CHARAKTERISTISCHES BANDFILTER[Alm.] ile/değil/yerine/= BANT GEÇİRİCİ KARAKTERİSTİK
- BAND-PASS FILTER[İng.] / FILTRE PASSE-BANDE[Fr.] / BANDFILTER, BANDPASS[Alm.] ile/değil/yerine/= BANT GEÇİRİCİ SÜZGEÇ
- BAND-PASS AMPLIFIER[İng.] / AMPLIFICATEUR DE LA BANDE-PASSE[Fr.] ile/değil/yerine/= BANT GEÇİRİCİ YÜKSELTEÇ
- BANDWIDTH[İng.] / LARGEUR DE BANDE[Fr.] / BANDBREITE[Alm.] ile/değil/yerine/= BANT GENİŞLİĞİ
- ZONENMODELL[Alm.] ile/değil/yerine/= BANT MODELİ
- BAND SPECTRA[İng.] / BANDSEKTRUUM[Alm.] ile/değil/yerine/= BANT TAYFI/SPEKTRUMU/SPEKTRUMLARI
- BAND[İng.] / BANDE[Fr.] / BANDE[Alm.] ile/değil/yerine/= BANT
- BAR ile BAR ile BAR[< İng.] ile BAR[< Yun.]
( Anadolu'nun, doğu ve kuzey bölgelerinde, en çok da Erzurum bölgesinde el ele tutuşularak oynanan bir oyun. [Hançer/bilezik barı.] İLE Kaplarda, su nedeniyle oluşan tortu. | Yağmurdan sonra toprağın yüzeyinde görülen beyaz tabaka. | Sayrılık sırasında, dil üzerinde görülen beyaz renkli tabaka. İLE Danslı, içkili eğlence yeri. | Ayaküstü içki içilen meyhane. | Bir salonda, içki içmek için hazırlanmış köşe. İLE Hava basıncı birimi. )
- BAR ile BAROMETRE ile BAROSKOP
( C.G.S. sisteminde, basınç birimi. [1 bar= 1 din/cm²=0,1000 Pa.] İLE Atmosfer basıncını ölçen aygıt. İLE İçinde sıvı bulunan, bir U tüpü biçiminde olan ve hava basıncındaki değişimleri kaydeden bir aygıt. )
- BAR ile MİLİBAR[Fr.]
( ... İLE Bir barın, binde biri değerinde, atmosfer basıncı ölçü birimi. )
- BARETTER[Alm.] ile/değil/yerine/= BARETER
- BARITT DIODE[İng.] / DIODE BARITT[Fr.] / BARITT-DIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= BARİTT DİYOT
- BÂRİZ (OLAN) ile SABİT (OLAN)
( CLEAR/OBVIOUS vs. CONSTANT )
(1996'dan beri)