Bugün[09 Nisan 2026]
itibarı ile 24.891 başlık/FaRk ile birlikte,
24.891 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(83/101)


- AUDIOAMPLIFIER[İng.] / AUDIOAMPLIFICATEUR[Fr.] / TONFREQUENZ-VERSTÄRKER[Alm.] ile/değil/yerine/= SES FREKANSI YÜKSELTECİ


- AUDIOFREQUENCY[İng.] / AUDIOFRÉQUENCE[Fr.] / AUDIOFREQUENZ, SCHALLFREQUENZ, TONFREQUENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= SES FREKANSI


- SOUNDPROOF CHAMBER[İng.] / CHAMBRE DE L'INSONORISÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= SES GEÇİRMEZ ODA


- SOUND VELOCITY[İng.] / VITESSE DU SON[Fr.] / SCHALLGESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= SES HIZI


- SADÂ, SAVT[Osm.] / SOUND[İng.] / SON[Fr.] / LAUT, SCHALL[Alm.] ile/değil/yerine/= SES, ÖZ


- ŞİDDET-İ SADÂ[Osm.] / INTENSITÉ DU SON[Fr.] ile/değil/yerine/= SES ŞİDDETİ


- SOUND ABSORPTION COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DE L'ABSORPTION SONORE[Fr.] / SCHALLABSORPTIONSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= SES SOĞURMA KATSAYISI


- SUPERSONIC[İng.] / SUPERSONIQUE[Fr.] / ÜBERSCHALL[Alm.] ile/değil/yerine/= SES ÜSTÜ


- ÂHENG-İ SADÂ, ÂHENG-İ SAVT[Osm.] / SOUND CONSONANCE[İng.] ile/değil/yerine/= SES UYUMU


- SOUND INTENSITY[İng.] / LAUTSTÄRKE, SCHALLINTENSITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= SES YEĞİNLİĞİ


- SESAMOID[İng.] değil/yerine/= SESAMOİT

( Tendonların içinde gelişmiş ve diğer kemiklerle bağlantısı olmayan kemik.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PHONETICS[İng.] ile/değil/yerine/= SESBİLGİSİ


- SESİL/SESSILE[İng.] değil/yerine/= SAPSIZ


- SESIL[İng.] değil/yerine/= SESİL

( Bir gövde, sap, pedisel vb. yapılar olmaksızın doğrudan bir yere oturma, aktif olarak yer değiştirememe. Süngerler sesil hayvanlardır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SESQUI-[İng.] ile/değil/yerine/= SESKİ-


- SESQUICARBONATE[İng.] ile/değil/yerine/= SESKİKARBONAT


- SESQUICHLORIDE[İng.] ile/değil/yerine/= SESKİKLORÜR


- SESQUIOXIDE[İng.] ile/değil/yerine/= SESKİOKSİT


- SESQUITERPENER[İng.] ile/değil/yerine/= SESKİTERPENLER


- SESLİ-SESSİZ değil/yerine/= ÜNLÜ-ÜNSÜZ


- SONOMETER[İng.] / SONOMÈTRE[Fr.] ile/değil/yerine/= SESÖLÇER


- ŞEŞPER[Fars.] değil/yerine/= TOPUZ

( Savaş araçlarından, altı dilimli topuz. İLE ... )


- SETILOSE[İng.] ile/değil/yerine/= SETİLOZ


- SETİR[Ar. < SETR] değil/yerine/= ÖRTME, GİZLEME


- SETLİÇ[Çekoslavakya'da, Sedlitz köyünün adından] değil/yerine/= MADENSUYU | LİMONATA

( İç sürdürücü bir madensuyu. | Karbonat katılarak köpürtülmüş limonata. )


- SEVECENLİK = ŞEFKÂT = COMPASSION[İng.] = MISÉRICORDE[Fr.] = BARMHERZIGKEIT, MITGEFÜHL[Alm.] = MISERICORDIA[Lat.]


- SEVGİ:
"YEĞLEME ya da SEÇİM ya da BAĞIMLILIK" ile/değil/yerine/!=/>< KOŞULSUZLUK

( Sevgi, ne yeğleme, ne seçim, ne de bağımlılık konusudur. Her şeyi sevilmeye değer ve sevilebilir kılan bir olanak ve güçtür. )

( The love is which is neither prefer or choice, nor attachment. But a power and possibility which makes all things love-worthy and lovable. )


- SEVGİ ile/ve/||/=/<>/>/< FEDÂKÂRLIK

( Hoş gör sen, boş ver sen! Sevgin kazanır! )


- SEVGİ ve/||/=/<> YARAR/LILIK

( Sevmek, "bir işe yarar mı"?
Tek iş, odur! )


- SEVİ = AŞK = LOVE[İng.] = AMOUR[Fr.] = LIEBE[Alm.] = AMOR, CARITAS[Lat.] = PHILIA, EROS, AGAPE[Yun.] = AMOR[İsp.]


- SEVİNÇ = JOY, GLADNESS[İng.] = ÉPANOUISSEMENT[Fr.] = FREUDE[Alm.] = GAUDIUM[Lat.]


- SEVİYE[Ar.] değil/yerine/= DÜZEY


- LEVELING SOLVENTS[İng.] ile/değil/yerine/= SEVİYELEME ÇÖZÜCÜLERİ


- LEVELING BULB[İng.] ile/değil/yerine/= SEVİYELEME KABI


- ŞEVKET[Ar.] değil/yerine/= BÜYÜKLÜK, ULULUK, YÜCELİK


- ŞEVKET-İ BOSTAN = KENKER = AKKIZ = SÜTLÜ DİKEN


- SEVMEK ile/ve/=/||/<>/>/< DEĞERLENDİRMEK


- SEVMEK ve/=/||/<>/< GÜVENMEK

( Sevmek, güvenmektir. )


- SEVMEK ve/<>/= ÖZLEMEK

( TO LOVE and/>/= TO MISS )


- SEX[Azr.] = ATÖLYE[Tr.]


- SEXY SON HYPOTHESIS[İng.] değil/yerine/= SEKSİ OĞUL HİPOTEZİ

( Cinsel seçilim sürecinde dişi bireyin, diğer dişi bireylerin ilgisini çekebilecek özellikler sergileyen erkek bireyleri seçtiğini ileri süren açıklama. Herhangi bir sebepten ötürü erkek birey, dişi bireylerin ilgisini çekecek bir davranışta bulunduğunda bu davranış evrimsel süreçte avantajlı konuma geçer. Bu durumda dişi birey, kendi yavrularının da bu tarz çekici özelliklere sahip olmasını sağlamak adına bu tarz çekici özelliklere sahip erkek bireylerle çiftleşmeyi tercih eder. Bu sayede dişi üreme başarısını artırır. Yani dişi üreme başarısını artırmak amacıyla "seksi oğullar" üretmeyi hedefler. Bu durumda dişiler arasındaki çekici özellikler gösteren erkekleri seçme davranışı giderek güçlenir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ŞEY ile/ve/= SABİT


- ŞEY = THING[İng.] = CHOSE[Fr.] = DING[Alm.] = RES[Lat.] = ENS[Skolastik'te]


- SEYÂHAT[Ar. < SİYAHAT] değil/yerine/= GEZİ/YOLCULUK


- SEYELAN[Ar.] değil/yerine/= AKI

( Herhangi bir kuvvet alanında, belirli bir düzlemin belirli bir bölümünden geçtiği varsayılan güç çizgileri. )


- SEYELÂN[Ar.] değil/yerine/= AKMA, AKINTI | AKI


- ŞEYH ile/ve/= SAMED'ÜL KAVM


- CINNAMON CEYLON[İng.] / CEYLON-ZIMT[Alm.] ile/değil/yerine/= SEYLAN TARÇINI


- ŞEYLERİN DOĞASI = UNIVERSE, NATURE[İng.] = NATURE[Fr.] = NATURDER DINGE[Alm.] = RERUM RATURA[Lat.]


- ŞEYLERİN DÜZENİ ve/||/<>/= DÜŞÜNCELERİN DÜZENİ


- SEYR Ü SÜLÛK = İNİSİYASYON


- SEYRÂN[Ar.] değil/yerine/= GEZME/GEZİNME/GEZİNTİ


- RAREFACTION WAVE[İng.] / ONDE DE RARÉFACTION[Fr.] ile/değil/yerine/= SEYREKLEŞME DALGASI


- RAREFACTION[İng.] ile/değil/yerine/= SEYREKLEŞME


- VERDÜNNUNGSWELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= SEYRELME DALGASI


- VERDÜNNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SEYRELME


- DILUENT[İng.] / DILUENT[Fr.] / VERDÜNNUNGSMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= SEYRELTİCİ


- MEMDUT[Osm.] / DILUTE[İng.] / DILUÉ[Fr.] / VERDÜNNT[Alm.] ile/değil/yerine/= SEYRELTİK


- ABGEREICHERTES URAN[Alm.] ile/değil/yerine/= SEYRELTİLMİŞ URANYUM


- TEMDİT ETMEK[Osm.] / TO DILUTE[İng.] / VERDÜNNEN[Alm.] ile/değil/yerine/= SEYRELTMEK


- SEYRETMEK değil/yerine/= İZLEMEK


- SEYR-Ü-SEFER[Ar.]/TRAFİK[Fr., İng.] değil/yerine/= GİDİŞ-GELİŞ


- SEYV[İng. < SAVE] değil/yerine/= KAYDETMEK/KORUMAK


- SEYYAH[Ar.]/TURİST[İng.] değil/yerine/= GEZGİN


- SEYYAH/TURİST değil/yerine/= GEZGİN


- SEYYÂL[Ar.] değil/yerine/= AKIŞKAN


- SEYYANEN[Ar.] değil/yerine/= EŞİT OLARAK


- SEYYANEN[Ar. + Fars.] değil/yerine/= EŞİTÇE


- SEYYÂR[Ar. < SEYR] değil/yerine/= GEZGİN/GEZİCİ

( Belirli bir yeri olmayan. | Kolay taşınabilen, katlanarak taşınabilir olan. )


- SEYYAR değil/yerine/= GEZER


- SEYYİÂT[< SEYYİE] değil/yerine/= KÖTÜLÜKLER | SUÇLAR, GÜNAHLAR | KÖTÜLÜĞE KARŞILIK ÇEKİLEN SIKINTILAR


- SEYYİE[Ar.] değil/yerine/= KÖTÜLÜK


- SEZA[Fars.] değil/yerine/= UYGUN


- SEZGİ = HADS, TEHADDÜS = INTUITION[İng., Fr.] = ANSCHAUUNG[Alm.] = INTUITIO-INTUITUS < IN-TUERI:İÇİNİ GÖRME[Lat.] = NOESIS[Yun.] = INTUICIÓN[İsp.]


- SEZON[Fr., İng.] değil/yerine/= DÖNEM/MEVSİM


- CESIUM-134[İng.] ile/değil/yerine/= SEZYUM-134


- CESIUM ELECTRON TUBE[İng.] / TUBE À ÉLECTRONS DE CÉSIUM[Fr.] / CÄSIUMELEKTRONENRÖHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= SEZYUM ELEKTRON TÜPÜ


- CESIUM PHOTOTUBE[İng.] / PHOTOTUBE AU CÉSIUM[Fr.] / CÄSIUMPHOTOTUBE[Alm.] ile/değil/yerine/= SEZYUM FOTOTÜPÜ


- CESIUM THERMIONIC CONVERTER[İng.] ile/değil/yerine/= SEZYUM ISIL İYONİK DÖNÜŞTÜRÜCÜ


- CESIUM HOLLOW CATHODE[İng.] / CATHODE CREUSE DE CÉSIUM[Fr.] / CÄSIUM-HOHLEKATHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= SEZYUM OYUK KATODU


- CESIUM CLOCK[İng.] / HEURE AU CÉSIUM[Fr.] / CÄSIUM UHR, CÄSIUM-UHR[Alm.] ile/değil/yerine/= SEZYUM SAATİ


- CÄSIUMSTHERMIONISCHER KONVERTER[Alm.] ile/değil/yerine/= SEZYUM TERMOİYONİK DÖNÜŞTÜRÜCÜ


- CESIUM[İng.] / CÉSIUM[Fr.] / ZÄSUM, CÄSIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= SEZYUM


- SƏKİ[Azr.] = KALDIRIM[Tr.]


- ŞƏKİL[Azr.] = FOTOĞRAF[Tr.]


- SƏNƏT[Azr.] = SANAT[Tr.]


- SF/SALINE SOLUTION[İng.] değil/yerine/= SERUM FİZYOLOJİK


- SFENKS[Yun.] değil/yerine/= YONTU

( Yunan mitolojisinde, geçen yolculara, bazı bilmeceler sorarak, bilmeyenleri yuttuğuna inanılan söylence canavarı. | Mısır'da, eski Mısır'lılar çağından kalma kadın başlı, aslan gövdeli yontu. )


- SFERİK/SPHERICAL[İng.] değil/yerine/= KÜREMSİ


- SFİGMOMANOMETRE/SPHYGMOMANOMETER[İng.] değil/yerine/= KAN BASINÇÖLÇER


- SFS/SEQUENTIAL FORWARD SELECTION[İng.] değil/yerine/= SIRALI İLERİ YÖNLÜ SEÇİM


- SFT/PULMONARY FUNCTION TESTS[İng.] değil/yerine/= SOLUNUM İŞLEV TESTLERİ


- SHEATH[İng.] değil/yerine/= KILIF


- SHENSTONE EFFECT[İng.] / EFFET SHENSTONE[Fr.] / SHENSTONE-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= SHENSTONE ETKİSİ


- SHOCKLEY DIODE[İng.] / DIODE SHOCKLEY[Fr.] / SHOCKLEY-DIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= SHOCKLEY DİYOTU


- SHUBNIKOV-DE HAAS EFFECT[İng.] / EFFET SHUBNIKOV-DE HAAS[Fr.] / SHUBNIKOV-DE HAAS-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= SHUBNİKOV-DE HAAS ETKİSİ


- SHUBNIKOV GROUPS[İng.] / GROUPES DE SHUBNIKOV[Fr.] / SHUBNIKOV-GRUPPEN[Alm.] ile/değil/yerine/= SHUBNİKOV GRUPLARI


- SHUNT[İng.] değil/yerine/= ŞANT


- SI-EINHEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= SI BİRİMİ


- SYSTEM OF INTERNATIONAL UNITS (SI)[İng.] ile/değil/yerine/= SI BİRİMLERİ


- SI[İng.] / SI[Fr.] / SI[Alm.] ile/değil/yerine/= SI


- ŞİA = ŞİİLİK

( İslâmiyet'te, Hz. Ali'ye yandaş olan kişiler. )


- ŞİAR[Ar.] değil/yerine/= BELGİ | ÜLKÜ

( Duyuş, düşünüş ve inanıştaki ayırıcı özellik. )


- SİBERNETİK değil/yerine/= GÜDÜMBİLİM


- HOT ATOM[İng.] / ATOME CHAUD[Fr.] / HEISSES ATOM[Alm.] ile/değil/yerine/= SICAK ATOM


- HOT HOLE[İng.] / TROU CHAUD[Fr.] ile/değil/yerine/= SICAK DEŞİK


- HOT JUNCTION[İng.] / JONCTION CHAUDE, JOINTURE CHAUDE[Fr.] / HEISSE KONTAKTSTELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= SICAK EKLEM


- HOT ELECTRON[İng.] / ÉLECTRON CHAUD[Fr.] / HEISSES ELEKTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= SICAK ELEKTRON


- HOT CELL[İng.] / CELLULE CHAUDE[Fr.] / HEISSE ZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= SICAK GÖZE/HÜCRE


- HEISSE KATHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= SICAK KATOT


- HOT LABORATORY[İng.] / LABORATOIRE CHAUD[Fr.] / HEISSES LABOR[Alm.] ile/değil/yerine/= SICAK LABORATUVAR


- HOT CARRIER[İng.] / PORTEUR CHAUD[Fr.] ile/değil/yerine/= SICAK TAŞIYICI


- HOT WIRE AMMETER[İng.] / HITZDRAHTAMPEREMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= SICAK TELLİ AKIMÖLÇER


- TEMPERATURWELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= SICAKLIK DALGASI


- SUHÛNET[Osm.] / TEMPERATURE[İng.] / TEMPÉRATURE[Fr.] / TEMPERATUR, HITZE[Alm.] ile/değil/yerine/= SICAKLIK, ISI


- TEMPERATURE SCALE[İng.] / ÉCHELLE THERMOMÉTRIQUE[Fr.] / TEMPERATURSKALA[Alm.] ile/değil/yerine/= SICAKLIK ÖLÇEĞİ


- MİKYÂS-İ HARÂRE[Osm.] / THERMOMETER[İng.] / THERMOMÈTRE[Fr.] / THERMOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= SICAKLIKÖLÇER


- SİCİL[Ar.] değil/yerine/= KÜTÜK


- SİCİLE KAYIT/TESCİL değil/yerine/= KÜTÜĞE YAZIM/KÜTÜKLEM


- INTENSITÉ[Fr.] / INTENSITÄT, STÄRKE[Alm.] ile/değil/yerine/= ŞİDDET


- ŞİDDET =/||/<>/>/< ÖZENSİZLİK


- ŞİDDET[Ar. < ŞEDD] değil/yerine/= YEĞİNLİK

( Yeğin olma durumu. | Bir etkinliğin ya da bir gücün derecesi. | Bir ses çıkarılırken algılanan ve titreşimlerin genliğinden kaynaklanan özellik. )


- SIDDIK ile/ve/<>/= VELÎ


- SIDERITE, SPATHIC IRON ORE[İng.] / SIDÉRITE, FER SPATHIQUE[Fr.] / SIDERIT, EISENSPAT[Alm.] ile/değil/yerine/= SİDERİT


- SIDEROPHORE[İng.] değil/yerine/= SİDEROFOR

( Demir şelasyonu. Çok düşük konsantrasyonda bile demire (Fe+3) bağlanıp göze içine alınımını sağlayan molekül.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SIDERCYTE[İng.] ile/değil/yerine/= SİDERSİT


- SIDOT'S BLEND[İng.] ile/değil/yerine/= SİDOT ÇİNKO SÜLFÜR


- SIEMENS ELECTRODYNAMOMETER[İng.] / ÉLECTRODYNAMOMÈTRE DE SIEMENS[Fr.] / SIEMENS-ELEKTRODYNAMOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= SİEMENS ELEKTRODİNAMOMETRESİ


- SIEMENS[İng.] / SIEMENS[Fr.] / SIEMENS[Alm.] ile/değil/yerine/= SİEMENS


- SIEVERT[İng.] / SIEVERT[Fr.] / SIEVERT[Alm.] ile/değil/yerine/= SİEVERT


- SİF[İng. COST-INSURANCE-FREIGHT] değil/yerine/= MALİYET

( Bir malın fiyatı, sigortası ve navlunu birlikte olmak üzere maliyeti. )


- ŞİF[Erm.] değil/yerine/= KOZA | POSA

( Pamuk kozası. | Şırası alınmış üzüm posası. )


- ŞİFÂHÎ BEYAN değil/yerine/= SÖZLÜ AÇIKLAMA


- SIFAT-FİİL/PARTİSİP[Fr.] değil/yerine/= NİTEM EYLEM/ORTAÇ

( Tümleç alabilen, ad ve sıfat gibi kullanılan, eylem soylu sözcük. )


- SIFAT değil/yerine/= NİTEM


- VALENCE NULLE[Fr.] ile/değil/yerine/= SIFIR DEĞERLİK


- NULL BALANCE[İng.] ile/değil/yerine/= SIFIR DENGESİ


- NULLLEISTUNGSREAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= SIFIR GÜÇ REAKTÖRÜ


- ZERO-POWER REACTOR[İng.] / RÉACTEUR DE PUISSANCE NULLE[Fr.] ile/değil/yerine/= SIFIR GÜÇLÜ TEPKİLEŞİM/REAKTÖR


- ZERO ERROR[İng.] / ERREUR DE ZÉRO[Fr.] / NULLFEHLER[Alm.] ile/değil/yerine/= SIFIR HATASI


- ZERO-POINT ENERGY[İng.] / ÉNERGIE DU POINT ZÉRO[Fr.] / NULLPUNKTSENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= SIFIR NOKTASI ENERJİSİ


- ZERO-POINT ENTROPY[İng.] / ENTROPIE DU ZÉRO ABSOLU[Fr.] / NULLPUNKTSENTROPIE[Alm.] ile/değil/yerine/= SIFIR NOKTASI ENTROPİSİ


- ZERO-POINT VIBRATION[İng.] / VIBRATION DE POINT ZÉRO[Fr.] / NULLPUNKTSSCHWINGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SIFIR NOKTASI TİTREŞİMİ


- ZERO POINT[İng.] / POINT ZÉRO[Fr.] / NULLPUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= SIFIR NOKTASI


- ZERO POTENTIAL[İng.] / POTENTIEL ZÉRO[Fr.] / NULLPOTENTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= SIFIR POTANSİYELİ


- ŞİFONER[Azr.] = GARDIROP[Tr.]


- ŞİFONYER[Fr. CHIFFONNIER] değil/yerine/= DOLAP

( Çekmecelerine, çamaşır konulan dolap. )


- ŞİFRE[Fr. CHIFFRE] = KOD[Fr., İng. CODE]

( Gizli haberleşmeye yarayan işaretlerin tümü, kod. | Gizliliği olan kasa, kapı, çanta vb. şeylerin açılması için gereken rakam/harf. )


- ŞİFRE değil/yerine/= GİZGE


- SİFTAH[Ar. < İSTİFTAH] değil/yerine/= İLK ALIŞVERİŞ/İLK KEZ

( Siftah etme. | Başlama, başlanılma. | Açma, açılma. )


- SİFTİNMEK/ZİFTİNMEK = OYALANMAK

( Oyalanmak, vakit geçirmek. | Bir yere sürtünerek kaşınmak. )


- SHALLOW STORAGE[İng.] / EMMAGASINAGE PEU PROFOND[Fr.] / LAGERUNG MIT GERINGER TIEFE[Alm.] ile/değil/yerine/= SIĞ DEPOLAMA


- sig.[Lat. < SIGNA, SIGNETUR] değil/yerine/= TARİF ET, İLÂCIN KULLANILIŞINI ETİKETE YAZ


- CAPACITY DISCHARGING[İng.] / KAPAZITÄTSENTLADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SIĞA BOŞALMASI


- İSTİAB[Osm.] / CAPACITY[İng.] / CAPACITÉ[Fr.] / KAPAZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= SIĞA, KAPASİTE


- CAPACITY CELL[İng.] / CELLULE DE LA CAPACITÉ[Fr.] / KAPAZITÄTSSTELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= SIĞA PİLİ/GÖZESİ/HÜCRESİ


- SİGA/SAGA/SIYGA[Ar.] değil/yerine/= KİP

( Fiilin çekiminden oluşan türlü biçimlerden her biri. | Kalıba dökmek. )


- DÉCHARGE D'UN CONDENSATEUR[Fr.] ile/değil/yerine/= SIĞAÇ BOŞALMASI


- CAPACITEUR[Fr.] ile/değil/yerine/= SIĞAÇ, KAPASİTÖR


- TEKSİF EDEN[Osm.] / CONDENSER[İng.] / CONDENSATEUR[Fr.] / KONDENSATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= SIĞAÇ, YOĞUNLAŞTIRICI, KONDENSER


- SIGMA NEGATIVE HYPERONIC ATOM[İng.] / ATOME HYPERONIQUE NÉGATIF SIGMA[Fr.] / SIGMA-MINUS-HYPERONISCHES ATOM[Alm.] ile/değil/yerine/= SİGMA EKSİ HİPERONİK ATOM


- SIGMA HYPERON[İng.] / HYPÉRON SIGMA[Fr.] / SIGMA-HYPERON[Alm.] ile/değil/yerine/= SİGMA HİPERONU


- SIGMA PILE[İng.] / PILE SIGMA[Fr.] ile/değil/yerine/= SİGMA PİLİ


- SIGMA-REAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= SİGMA REAKTÖRÜ


- SIGMA[İng.] / SIGMA[Fr.] / SIGMA[Alm.] ile/değil/yerine/= SİGMA


- SIGMATROPIK[İng.] ile/değil/yerine/= SİGMATROPİK


- SİGORTA[İt.]/ASFALYA[Yun.] değil/yerine/= KORUNÇ


- SIHHAT[Ar.] değil/yerine/= SAĞLIK


- SIHHÎ TESİSAT değil/yerine/= SAĞIL DÖŞENEK


- SIHHÎ değil/yerine/= SAĞIL


- SİHİR" ile/ve/değil/=/||/<> YETERİNCE GELİŞMİŞ TEKNOLOJİ


- BEZAUBERTES QUARK, MAGISCHE QUARK[Alm.] ile/değil/yerine/= SİHİRLİ KUARK


- MAGISCHE ZAHLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= SİHİRLİ SAYILAR


- ŞİİR ile/ve/= NEFES


- ŞİİR = POEM[İng.] = POÈME[Fr.] = GEDICHT[Alm.] = POEMA[İt., İsp.]


- ŞİİR/POEM değil/yerine/= OZ


- CLOSE PACKING[İng.] / DICHTE PACKUNG (DER ATOME)[Alm.] ile/değil/yerine/= SIK İSTİFLENME


- SİKATRİS değil/yerine/= (KAPANMIŞ, İYİLEŞMİŞ) YARA YERİ


- ŞİKAYET ETMEK değil/yerine/= YETKEYE BİLDİRMEK


- ŞİKÂYET ile/ve/değil/yerine/||/=/<>/></>/< HİKÂYET

( Yaşanılmış bir sorun üzerine konuşulduğunda, o konuya değinmenin gereği, sorunun kendini değil daha sonraki durum ve/ya da süreçlerde, kişinin, davranış-tutumlarını ve dilini düzeltmesine, gelişerek değişmesine katkıda bulunulacak biçimde düşünülmeye/konuşulmaya çalışılmasıdır. Biri, bir sorundan konu açıyorsa, bunu, o sorundan "şikâyet ediyor" olarak değil daha sonrası için bir çözüm arıyor ve/ya da sunuyor olarak düşünmek/konuşmak ve algılamaya çabalamak gerekir. Bir serzeniş ya da isyan olarak algılanmamalıdır.

Bu tür durumlarda, ötekine bilgi vererek, değinilecek konu/sorun için, "Benimki/bizimki*, bir şikâyât değil hikâyât![olan-bitenin öyküsü/hikâyesi]" biçiminde, öncelikle, kişinin kendinde ve daha sonra çevresinde, adâleti ve dengeyi sağlamasına destek vermek üzere, çevresiyle olan iletişimini ve ilişkisini sürekli kılmak üzere, bir bilgi verilir ve/ya da açıklama/anımsatma/uyarı yapılır.

[ * "Bizimki" sözü/sözcüğü, "bu konuda/alanda, bu ayrıntılarda, ben ve benim gibi düşünenler" olarak/anlamında ve bencilliğe/tekbenciliğe düşülmemesi için kullanılır. ] )


- ŞİKÂYET" ile/=/||/<> RESİM


- ŞİKÂYETÇİ/MÜŞTEKÎ[Ar.] değil/yerine/= YAKINAN


- ŞİKESTE[Fars.] değil/yerine/= DARGIN, KIRILMIŞ/KIRGIN

( Kırılmış, kırık. | Yenilmiş, yenik düşmüş. | Gücenmiş, kırgın, kederli. )


- PINCH EFFECT[İng.] / EFFET DE PINCEMENT[Fr.] / KNEIFENEFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= SIKIŞMA ETKİSİ


- INCOMPRESSIBILITY[İng.] ile/değil/yerine/= SIKIŞMAZLIK


- COMPRESSIBLE FLOW PRINCIPLE[İng.] ile/değil/yerine/= SIKIŞTIRILABİLİR AKIŞ İLKESİ


- COMPRESSIBLE FLOW[İng.] / ÉCOULEMENT COMPRESSIBLE[Fr.] ile/değil/yerine/= SIKIŞTIRILABİLİR AKIŞ


- COMPRESSIBILITY FACTOR[İng.] / FACTEUR DE COMPRESSIBILITÉ[Fr.] / KOMPRESSIBILITÄTSFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= SIKIŞTIRILABİLİRLİK ETMENİ/ÇARPANI/FAKTÖRÜ


- COMPRESSIBILITY COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DE COMPRESSIBILITÉ[Fr.] / KOMPRESSIBILITÄTSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= SIKIŞTIRILABİLİRLİK KATSAYISI


- COMPRESSIBILITY[İng.] / COMPRESSIBILITÉ[Fr.] / KOMPRESSIBILITÄT, ZUSAMMENDRÜCKBARKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= SIKIŞTIRILABİLİRLİK


- UNZUSAMMENDRÜCKBARES VOLUMEN[Alm.] ile/değil/yerine/= SIKIŞTIRILAMAZ HACİM


- INCOMPRESSIBLE VOLUME[İng.] / VOLUME INCOMPRESSIBLE[Fr.] ile/değil/yerine/= SIKIŞTIRILAMAZ OYLUM


- COMPRESSED GAS[İng.] ile/değil/yerine/= SIKIŞTIRILMIŞ GAZ


- COMPRESSION RATIO[İng.] / KOMPRESSIONSVERHÄLTNIS[Alm.] ile/değil/yerine/= SIKIŞTIRMA ORANI


- COMPRESSION[İng.] / COMPRESSION[Fr.] / KOMPRESSION[Alm.] ile/değil/yerine/= SIKIŞTIRMA


- SIKLET değil/yerine/= YÜK/AĞIRLIK


- SİKLİK/CYCLIC[İng.] değil/yerine/= DÖNGÜSEL


- TEVÂLÎ[Osm.] / FREQUENCY[İng.] / FRÉQUENCE[Fr.] / FREQUENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= SIKLIK, FREKANS


- HEXAHYDROBENZENE, CYCLOHEXANE[İng.] / HEXAHYDROBENZÈNE[Fr.] / HEXAHYDROBENZOL[Alm.] ile/değil/yerine/= SİKLOHEKSAN


- ZYKLOIDE[Alm.] ile/değil/yerine/= SİKLOİD


- CYCLOOLEFIN[İng.] ile/değil/yerine/= SİKLOOLEFİN


- CYCLOPARAFFIN[İng.] / CYCLOPARAFFIN[Fr.] / CYCLOPARAFFIN[Alm.] ile/değil/yerine/= SİKLOPARAFİN


- CYCLOPROPANE[İng.] / CYCLOPROPANE[Fr.] / CYCLOPROPAN[Alm.] ile/değil/yerine/= SİKLOPROPAN


- SİKLOTRON/CYCLOTRON[İng.] değil/yerine/= YÜKLÜ PARÇACIK HIZLANDIRICI


- CYCLOTRON WAVE[İng.] / ONDE CYCLOTRON[Fr.] ile/değil/yerine/= SİKLOTRON DALGASI


- FRÉQUENCE CYCLOTRON[Fr.] / ZYKLOTRONFREQUENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= SİKLOTRON FREKANSI


- CYCLOTRON RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT DE CYCLOTRON[Fr.] / ZYKLOTRONSTRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SİKLOTRON IŞINIMI


- CYCLOTRON RESONANCE[İng.] / RÉSONANCE CYCLOTRON[Fr.] / ZYKLOTRONRESONANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= SİKLOTRON REZONANSI


- CYCLOTRON EMISSION[İng.] ile/değil/yerine/= SİKLOTRON SALIMI


- CYCLOTRON FREQUENCY[İng.] ile/değil/yerine/= SİKLOTRON SIKLIĞI


- CYCLOTRON[İng.] / CYCLOTRON[Fr.] / ZYKLOTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= SİKLOTRON


- SİKLUS/CYCLE[İng.] değil/yerine/= DÖNGÜ


- SİL değil/yerine/= KİRPİK TELSİ


- SILAGE[İng.] ile/değil/yerine/= SİLAJ


- SILAL[İng.] ile/değil/yerine/= SİLAL


- SILANE[İng.] / SILANE[Fr.] / SILAN[Alm.] ile/değil/yerine/= SİLAN


- SILAYT değil/yerine/= SAYDAM


- SILEX[İng.] ile/değil/yerine/= SİLEKS


- ŞİLİ = DANİMARKA - ORTA AFRİKA ARASI

( Şili'nin üst ucunu Danimarka'ya yerleştirseniz, alt ucu, Orta Afrika'yla denk gelir. )


- SILICAM[İng.] ile/değil/yerine/= SİLİKAM


- SILICATE[İng.] / SILICATE[Fr.] / SILIKAT[Alm.] ile/değil/yerine/= SİLİKAT


- REDRESSEUR COMMANDÉ AU SILICIUM[Fr.] ile/değil/yerine/= SİLİKON DENETİMLİ DOĞRULTUCU


- SİLİKULA = SİMÂR-I HUREYBÎYE = SILICULE


- SİLİKVA = SİMÂR-I HARNÛBÎYE = SILIQUE


- ZYLINDERFUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= SİLİNDİR İŞLEVİ


- SİLİNDİR değil/yerine/= YUVAK/YUVGU


- ZYLINDER[Alm.] ile/değil/yerine/= SİLİNDİR


- ZYLINDERSPULE[Alm.] ile/değil/yerine/= SİLİNDİRİK BOBİN


- ZYLINDERWELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= SİLİNDİRİK DALGA


- CYLINDRICAL COORDINATES[İng.] / COORDONNÉES CYLINDRIQUES[Fr.] / ZYLINDERKOORDINATEN[Alm.] ile/değil/yerine/= SİLİNDİRİK KOORDİNATLAR


- ZYLINDERLINSE[Alm.] ile/değil/yerine/= SİLİNDİRİK MERCEK


- CYLINDRICAL CAPACITOR[İng.] / CONDENSATEUR CYLINDRIQUE[Fr.] / ZYLINDERKONDENSATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= SİLİNDİRİK SIĞAÇ


- ZYLINDERSYMMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= SİLİNDİRİK SİMETRİ


- SILICA[İng.] / TERRE SILICEUSE, SILICE[Fr.] / KIESEL, KIESELERDE[Alm.] ile/değil/yerine/= SİLİS


- SILICE ACID[İng.] ile/değil/yerine/= SİLİSİK ASİT


- SILICIDE[İng.] ile/değil/yerine/= SİLİSTİR


- SILICON CONTROLLED RECTIFIER[İng.] ile/değil/yerine/= SİLİSYUM DENETİMLİ DOĞRULTUCU


- SILIZIUMGESTEUERTER GLEICHRICHTER[Alm.] ile/değil/yerine/= SİLİSYUM DENETİMLİ/KONTROLLÜ DOĞRULTUCU


- SİLİSYUM KARBÜR[Fr. < CARBURE] = KARBORUNDUM[Fr. < CARBORUNDUM]

( Karbonun başka bir öğeyle birleşmesinden oluşan nesne. = Aşındırıcı nesne olarak kullanılan silisyum karbürün ticaretteki adı. )


- SILICON CARBIDE[İng.] / CARBURE DE SILICIUM[Fr.] / SILIZIUMCARBID, KARBORUND[Alm.] ile/değil/yerine/= SİLİSYUM KARBÜR


- SILICON[İng.] / SILICIUM[Fr.] / SILIZIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= SİLİSYUM


- SYLLATATION[İng.] ile/değil/yerine/= SİLLLEME


- BUNKER[İng.] / TRÉMIE[Fr.] / BUNKER[Alm.] ile/değil/yerine/= SİLO


- SİLO[Yun.] değil/yerine/= SARPIN

( Tahıl kuyusu, zahire ambarı. | Ekmeği koymaya yarayan, dört gözlü sandık. )


- SILOXANE[İng.] / SILOXANE[Fr.] / SILOXAN[Alm.] ile/değil/yerine/= SİLOKSAN


- SILOXICON[İng.] ile/değil/yerine/= SİLOKSİKON


- SİLSİLE[Ar.] değil/yerine/= DİZİ

( Birbirine bağlı, birbiriyle ilgili şeylerin oluşturduğu dizi, sıra. | Bilinen en eski atalardan, yaşayan torunlara kadar aile sırası. )

( SERIES, CHAIN | GENEALOGY vs. SERIAL )


- PLAKET/ŞİLT[İng. SHIELD] değil/yerine/= ERGİLİK

( Üzerine, genellikle bir kurum ya da kuruluşun adı, işareti kazınmış ya da basılmış olan ve armağan olarak bir kişiye ya da takıma verilen levha. )


- ŞİLTE = DÖŞEK

( Üstünde oturulan, yatılan, içi yünle, pamukla doldurulmuş döşek. )


- SILUNDUM[İng.] ile/değil/yerine/= SİLUDİUM