Bugün[04 Nisan 2026]
itibarı ile 9.161 başlık/FaRk ile birlikte,
9.161 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(10/38)


- DİNAMİK değil/yerine/= DEVİMBİLİM


- DİNAMİK değil/yerine/= DEVİMLİ/DEVİNGEN/DİRİMLİ/ETKİN/DEVİMSEL


- DİNAMİZM değil/yerine/= DEVİMSELLİK / DEVİMSELCİLİK


- DİNGİNLİK ile HAREKETSİZLİK

( Hareketsiz kalma, eylemde bulun; çünkü etkinlik hareketsizliğe üstündür; hareketsizlik manevi yaşamı köreltir. )

( Ayrılık ve görünümlerin bir ve bütün olduğunu kavramak için aklın sakinleştirilmesi ve dinginlik kazanması gereklidir. )

( INERTIA vs. MOTIONLESS )


- DİNGİNLİK ve/<> HAREKETTE DİNGİNLİK


- [ne yazık ki]
DİNİN, ...:
"EMİRLERİ" ile/değil/yerine/>< KAVRAMLARI


- DİNLE! ve/||/<> YÜZLEŞ! ve/||/<> ANLA!

( [yoksa] Dilin, seni sağır eder. VE/||/<> Kalbin, seni esir eder. VE/||/<> Zihnin, seni deli eder. )


- DİNLEMEK ile/ve/> DENEMEK

( TO LISTEN vs./and/> TO TRY )


- DİNLEYELİM! ve/||/<> YÜZLEŞELİM! ve/||/<> ANLAYALIM!

( [Yoksa ...] Dilimiz, bizi sağır eder. VE/||/<> Kalbimiz, bizi tutsak eder. VE/||/<> Zihnimiz, bizi deli eder. )


- DİNLEYEN ile/ve/||/<> OKUYAN

( Ne düşüneceğini öğrenir. İLE/VE/||/<> Nasıl düşüneceğini öğrenir. )


- DİNOZOR ile/||/<> TERİM

( Dinozor terimini tanımlayan )

( Richard Owen tarafından 1842 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1804-1892) (Ülke: İngiltere) (Alan: Biyoloji, Paleontoloji) (Önemli katkıları: Dinozor terimi, homoloji kavramı) )


- DİOPHANTİNE APPROXIMATION ile/||/<> CONTİNUED FRACTİON

( Diophantine irrasyonel yaklaşım, sürekli kesir gösterim. )

( Formül: Yaklaşım İLE gösterim )


- DİOPSİT ile/||/<> HİDDENİT

( Genellikle yeşil renkte bulunur. İLE/||/<> Yeşil ila sarı renkte bir spoddumen. )


- DİPOL İLE KUADRUPOL İLE OKTUPOL ile/||/<> ÇOKLU KUTUP MOMENTLERİ

( Elektrik yük dağılımlarının farklı mertebedeki momentleri. )

( Formül: V = kq/r + kp·r̂/r² + ... )


- ...DIR ile/ve/değil/yerine OLMAKTA OLAN


- DİRAC ile/||/<> DENKLEMİ

( Relativistik kuantum mekaniği denklemi )

( Paul Dirac tarafından 1928 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1902-1984) (Ülke: İngiltere) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Fermi-Dirac istatistiği, kuantum mekaniği) (Nobel: 1933) )


- DİRECTED EVOLUTİON ile/||/<> RANDOM EVOLUTİON

( Directed evolution kasıtlı seleksiyon baskısı ile evrim yönlendirirken İLE random evolution rastgele mutasyon ve doğal seçilimle gerçekleşir )

( Formül: Protein engineering )


- DİRECTİONAL DERİVATİVE ile/||/<> GRADİENT

( Directional yön türevi, gradient ∇f vektör alan. )

( Formül: Specific direction İLE vector field )


- DİRENÇ ile/ve/<> ÖZDİRENÇ

( ... İLE/>< Her nesnenin, elektrik akımına karşı gösterdiği direnç. )


- DİRENÇ ile/ve/||/>< ÖZDİRENÇ/EMPEDANS/İMPEDANS/IMPEDANCE[İng.]

( ... İLE/VE/||/>< Genellikle bir devre içinde alternatif akıma karşı bir biçimde oluşan direnç. [Ohm cinsinden gösterilir.] ["Z" ile simgelenir.] )

( AC ve DC devrelerinde oluşur. İLE/VE/||/>< Sadece AC devrelerinde gerçekleşir. )

( Sabittir, değişmez. İLE/VE/||/>< AC devrelerinde akımın frekansına bağlı değişebilir. )

( Bir devre elemanı olarak, faz açısına sahip değildir. İLE/VE/||/>< Faz açısı e büyüklüğü vardır. )

( Bir elektromanyetik alanda tutulan direnç, güç dağılımını ve depolanan enerjiyi temsil eder. İLE/VE/||/>< Manyetik alana maruz bırakıldığında, hem depolanan enerjiyi, hem de güç dağılımını, tüketimini temsil eder. )

( R ile gösterilir. İLE/VE/||/>< Z ile gösterilir. )


- DİRENG[Fars.] ve/||/<> ÂRÂM[Fars.]

( Dayanç/sabır. | Bekleme, gecikme, tutma, dinlenme. VE/||/<> Rahat/yerinde durma. | Eğlenme, dinlenme. | Yerleşme, karar kılma. )

( BÎ-ÂRÂM: Rahat durmayan. | Sürekli dönen gezegenler. )


- DİRİCHLET İLE DEDEKİND İLE HECKE ile/||/<> L-FONKSİYONLARI

( Analitik sayı kuramı fonksiyonları. )

( Formül: L(s ileχ) = Σχ(n)/n^s )


- DİRİCHLET İLE RİEMANN İLE DEDEKİND ile/||/<> SAYI KURAMSİ İŞLEVLERİ

( Sayı kuramınde önemli işlevler. )

( Formül: ζ(s) = Σ(1/n^s) )


- DİRİCHLET TEOREMİ ile/||/<> BERTRAND POSTÜLATI

( Dirichlet aritmetik progression asal, Bertrand n-2n arası asal. )

( Formül: AP prime İLE interval prime )

( Peter Gustav Lejeune Dirichlet tarafından 1837 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- DİRİMBİLİM/DİRİLBİLİM:
BİTKİLER ve/+/||/<>/> HAYVANLAR ve/+/||/<>/> İNSAN


- GEREKSİNİM/LER:
DİRİMSEL ile/ve/||/<>/> ZİHİNSEL

( Sınırlı. İLE/VE/||/<>/> Sınırsız. )


- DİRİMSEL PARÇA ile/ve/||/<> PARÇA-BÜTÜN İLİŞKİSİNDE(MEREOLOJİK) PARÇA


- DIŞ DÜNYA ile/ve/değil/yerine TOPLUM


- DIŞ DUYULAR ile/ve/||/<>/+/ve İÇ DUYULAR

( Görme, İşitme, Koklama, Tatma, Dokunma. İLE/VE/<>/+ Hiss-i Müşterek, Hayal[Hissî Suretler], Vehim[Tikel Anlamlar], Hafıza, Kuvve-i Mutasarrıfa[Hayalhane'ye dayanırsa: Muhayyile; Vehim'e dayanırsa: Müdrike.] )

( BEŞ DUYU ile/ve/<>/+ BULUNÇ/VİCDAN[Ar. < VUCUD < CÛD: Taşma, bulunma, görünme.] )

( İÇ DUYULAR:
* ORTAK DUYU/HİSS-İ MÜŞTEREK
* HAYALHANE

(TEKİL BİÇİM)
* VÂHİME
(TEKİL/TİKEL ANLAMLAR)
* HÂFIZA
(TEKİL ANLAMLAR)
* KUVVE-İ MUTASARRIFA (İŞLEMCİ)
KUVVE-İ MUTASARRIFA + HAYALHÂNE = MUHAYYİLE
KUVVE-İ MUTASARRIFA + HÂFIZA = MÜVEHHİME
KUVVE-İ MUTASARRIFA + AKIL = MÜFEKKİRE
AKIL = MÜDRİKE )


- DIŞ "GÜZELLİK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İÇ GÜZELLİK


- DIŞARIDA ile/ve/değil/||/<> UZAKTA


- DIŞARIDAN ile ORADAN

( FROM OUT vs. FROM THERE )


- DİSBİYOZ ile/||/<> ÖBİYOZ

( Disbiyoz mikrobiyotanın dengesizliği İLE öbiyoz sağlıklı mikrobiyota dengesindeki durumudur. Disbiyoz hastalıklara yol açar İLE öbiyoz sağlığı korur. )


- DİSCRETE İLE CONTİNUOUS İLE FLOQUET İLE PRETHERMAL ile/||/<> ZAMAN KRİSTALLERİ

( Zamanda periyodik yapılar. )

( Formül: T(t+τ) = T(t) )


- DİSCRETE MATHEMATICS ile/||/<> CONTİNUOUS MATHEMATICS

( Discrete mathematics sayılabilir ayrık yapıları incelerken İLE continuous mathematics sürekli değişen büyüklükleri inceler )

( Formül: Graph theory )


- DİSCRETE ile/||/<> CONTİNUOUS

( Discrete sayılabilir değer İLE continuous sürekli değer. )

( Formül: Countable İLE uncountable values )


- DİŞİL ile/değil/yerine ANAÇ


- DIŞINDA OLAN ile/ve/değil DIŞSALLAŞMIŞ OLAN

( [not] EXTERIOR vs./and/but WHICH TO BECOME EXTERIORED )


- DIŞKI[İng. FECES] ile/||/<> KLOAK[İng. CLOACA] ile/||/<> KOPROLİT[İng. COPROLITE]

( Genellikle anüs yoluyla vücuttan atılan sindirim artıklarıdır. Doğada çok önemli görevleri vardır. Dışkının oluşmasında besinler ağızdan alınarak vücutta işlenir. Besin içindeki gerekli kimyasallar kullanılır diğerleri ise atılır. Genelde iki biçimde atılabilir @@ Bazı canlı gruplarında bulunan, son bağırsağın dışarıya açıldığı dışkının ve idrarın atıldığı, eşeysel üremenin sağlandığı 3 kısımdan oluşan bir vücut açıklığıdır. Kuşların büyük bir çoğunluğunda penis bulunmaz ya da körelmiştir. Penis bulunmayan kuşlarda üreme kloak ile sağlanır. Kuşların (Aves), sürüngenlerin (Reptilia) ve amfibilerin (Amphibia) ezici çoğunluğunda kloak bulunur. @@ Koprolit, fosilleşmiş dışkıları tanımlamak için kullanılan bir terimdir. Genellikle paleontologlar ve paleoekologlar tarafından incelenir. Koprolitler; bir hayvanın dışkısı, çamur ya da kum gibi tortularda korunduğunda ve daha sonra fosilleşme süreci boyunca zamanla sertleştiğinde oluşur. Eski hayvanların diyetleri, davranışları ve yaşadıkları çevre hakkında değerli bilgiler sağlayabildikleri bilinmektedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- DIŞKI ile/ve/değil/||/<> FIŞKI

( Sindirim sonunda dışarı atılan besin artığı. İLE/VE/DEĞİL/||/<> Taze, hayvan dışkısı/gübre. )


- DİSKRET ile/||/<> SÜREKLİ

( Diskret matematik ayrık yapıları İLE sürekli matematik sürekli yapıları inceler )

( Cauchy tarafından 1821 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1789-1857) (Ülke: Fransa) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Limit teorisi, analiz) )


- DİSKRİMİNANT ile/||/<> KÖK

( Diskriminant kök durumunu İLE kök çözümü verir )

( Formül: Δ=b²-4ac İLE x değerleri )


- DİSKRİMİNANT ile/||/<> KÖKLER TOPLAMI

( Diskriminant köklerin varlığını belirlerken İLE kökler toplamı Vieta formülüyle bulunur )

( Formül: Δ = b² - 4ac\nx₁ + x₂ = -b/a\nx₁ · x₂ = c/a )


- DIŞLAMA! ve/||/<> YARGILAMA!


- DIŞLAŞMA ile/ve/||/<> DIŞSALLAŞ(AMA)MA


- DIŞLAŞMAK ve/||/<>/> AÇIĞA ÇIKMAK


- DIŞLAŞ(TIR)MAK ile/ve/||/<> KABALAŞ(TIR)MAK


- DIŞLAŞ(TIR)MAK ile SOMUTLAŞ(TIR)MAK

( EXTERNALIZE vs. TO CONCRETIZE )


- DIŞLAŞ(TIR)MAK ile YOĞUNLAŞMAK

( EXTERNALIZE vs. TO INTENSIFY )


- DİSPERSİF İLE DİSPERSİF OLMAYAN ile/||/<> DALGA YAYILIMI

( Hız-frekans ilişkisi. )

( Formül: vg = dω/dk )


- DİSPERSION CORRECTİON ile/||/<> STANDARD DFT

( D3 dispersiyon düzeltme vdW, standart eksik. )

( Formül: DFT-D3 İLE pure DFT )


- DİSPERSİYON İLE ABSORPSİYON İLE SAÇILMA ile/||/<> IŞIK-MADDE ETKİLEŞİMİ

( Işığın maddeden geçerken uğradığı değişimler. )

( Formül: n(ω) = n₀ + dn/dω·ω )


- DIŞSAL ile/ve/||/=/<>/> DÜŞÜNCENİN YANSIMALARI/NESNELER


- DIŞSAL ile/ve/<> TARİHSEL


- DİSTRİBUTİON FUNCTİON ile/||/<> DENSİTY FUNCTİON

( Distribution F(x)=P(X≤x), density f(x)=F'(x). )

( Formül: Cumulative İLE derivative )


- DİVERGENCE THEOREM ile/||/<> FUNDAMENTAL THEOREM

( Divergence hacim-yüzey, fundamental integral-antiderivative. )

( Formül: Volume-surface İLE integral-derivative )


- DİVERGENCE ile/||/<> CURL

( Divergence ∇·F akış kaynağı İLE curl ∇×F rotasyon. )

( Formül: Flow source İLE rotation )


- DİYAGRAM//DIAGRAM[İng./Fr. < Yun.] ile DİYAGRAM[Fr. < Yun.]

( Herhangi bir olayın değişimini gösteren çizge. İLE Bir çiçeğin, tüm ayrıntılarını gösteren taslak. )


- DİYET LİFİ ile/||/<> SİNDİRİLEMEYEN KARBONHİDRATLAR

( Diyet lifi bitkisel kaynaklı prebiyotik İLE sindirilemeyen karbonhidratlar daha geniş bir kategoridir. İkisi de mikrobiyota için besin İLE KZYA üretimine yol açar. )


- DİYOT İLE TRANSİSTÖR İLE MOSFET ile/||/<> YARI İLETKEN AYGITLAR

( Temel elektronik devre elemanları. )

( Formül: I_c = βI_b (transistör) )


- DİZEM ile/değil DİZYEM[Fr.]

( Düzenli aralıklarla yineleme niteliği. | Uyumlu üslûp. | Vezin. | Bir dizede ya da notada, vurgu, uzunluk ya da ses özelliklerinin, durakların, düzenli bir biçimde yinelenmesinden doğan ses uygunluğu. [DÜZÜN/TARTIM] İLE/DEĞİL Sıcakölçerde, santigratın onda biri. )


- DİZGEYE SIĞMAMA ile/ve/||/<> DENKLEME GELMEME


- DLVO İLE STERIC İLE ELECTROSTERİC ile/||/<> KOLLOİD KARARLILIK

( Parçacık stabilizasyon mekanizmaları. )

( Formül: ζ > ±30 mV kararlı )


- DLVO İLE ZETA POTANSİYEL İLE İZOELEKTRİK ile/||/<> KOLLOİD KARARLILIĞI

( Kolloid sistemlerin kararlılık kuramı. )

( Formül: V_total = V_vdW + V_elec )


- DNA DİZİLEME ile/||/<> RNA DİZİLEME

( DNA dizileme genom İLE RNA dizileme transkriptom. )

( Formül: Genome İLE transcriptome )


- DNA İLE FİNGERPRİNT İLE TOXICOLOGY ile/||/<> ADLİ BİLİMLER

( Suç araştırmalarında bilimsel yöntemler. )

( Formül: CODIS: 20 STR locus )


- DNA ONARIM ile/||/<> DNA REPLİKASYON

( Onarım hasarı düzelt, replikasyon kopyala. )

( Formül: Repair İLE duplication )


- DNA ORİGAMİ ile/||/<> PROTEIN DESIGN ile/||/<> MOLECULAR MACHINE ile/||/<> MOLEKÜLER NANOTEKNOLOJİ

( Moleküler seviyede yapı tasarımı. )

( Formül: Rotor İLE piston İLE gear )


- DNA POLİMERAZ[İng. DNA POLIMERASE] ile/||/<> GENETİK DÜZELTME[İng. GENETIC REPAIR] ile/||/<> HELİKAZ[İng. HELICASE] ile/||/<> KLENOW PARÇASI[İng. KLENOW FRAGMENT] ile/||/<> PRİMAZ[İng. PRIMASE]

( Genel olarak tek zincirli DNA'nın tamamlayıcı zincirini yapmakta kullanılan bir grup enzim. Ökaryotik DNA polimerazlar kromozom replikasyonu, tamiri, krosover ve mitokondriyal replikasyona katılır. Replikasyonu başlatmak için DNA polimerazlar bir primer RNA molekülüne ihtiyaç duyarlar. Çoğalmayı başlatmak için, DNA polimerazları bir primer RNA molekülü gerektirir. DNA'yı uzatmak için, deoksiribonükleotid trifosfatları (dNTP) substratlar olarak kullanırlar ve pirofosfatları serbest bırakırlar. dNMP'ler, büyüyen sarmalın 3 'OH ucuna eklenir (böylece, DNA replikasyonu 5' ucundan 3' ucuna doğru ilerler). @@ DNA sentezinde DNA polimerazın uyumsuz bazları tanıma becerisidir. DNA polimeraz hataları ekzonükleaz enzimiyle düzeltir. @@ DNA polimeraz replikasyon çatalındaki görevine başlamadan önce DNA sarmalının açılmasında görevli enzim. @@ E. coli bakterisinden izole edilen DNA polimeraz enziminin proteaz subtilisin enzimiyle kesildiği zaman oluşan büyük parçanın adı. @@ DNA Replikasyonu DNA Replikasyonu Bioninja DNA replikasyonu sırasında RNA primerini üreten RNA'ya bağlı DNA polimeraz enzimidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- DNA POLİMERAZ ile/||/<> RNA POLİMERAZ

( Primer gerek 3"→5". İLE Primer gerekmez. )

( Formül: Replikasyon İLE transkripsiyon )


- DNA REPLİKASYONU ile/||/<> DNA TAMİRİ

( Replikasyon kopyalama, tamir hata düzeltmedir )

( Formül: S fazı İLE sürekli )


- DNA VİRUS İLE RNA VİRUS İLE RETROVİRUS ile/||/<> VİRÜS TÜRLERİ

( Genetik materyal bazlı sınıflandırma. )

( Formül: RNA → DNA (reverse) )


- DNA ile/||/<> KRİSTALOGRAFİ

( DNA X-ışını kristalografisi İLE Fotoğraf 51 )

( Rosalind Franklin tarafından 1952 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1920-1958) (Ülke: İngiltere) (Alan: Biyoloji, Kimya) (Önemli katkıları: DNA X-ışını kristalografisi) )


- DNA ile/||/<> RNA

( DNA çift sarmal kalıtsal bilgi İLE RNA tek zincir protein sentezidir )

( Formül: Deoksiriboz İLE riboz )

( James Watson ve Francis Crick tarafından 1953 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1916-2004) (Ülke: İngiltere) (Alan: Biyoloji) (Önemli katkıları: DNA çift sarmal yapısı) (Nobel: 1962) )


- DNA ile/||/<> RNA ile/||/<> PROTEİN ile/||/<> SENTRAL DOGMA

( Genetik bilgi DNA→RNA→Protein yönünde akar (sentral dogma). )

( Formül: DNA → RNA → Protein )


- DNA ile/||/<> SARMAL

( DNA çift sarmal yapısının keşfi )

( James Watson tarafından 1953 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1928-) (Ülke: ABD) (Alan: Biyoloji) (Önemli katkıları: DNA çift sarmal yapısı) (Nobel: 1962) )


- DOĞA:
ACZ ve/||/<> HAYRET

( Doğa karşısında hayret etmeyen, filozof olamaz. )


- DOĞA ARAŞTIRMALARI ile/ve/<> DOĞA FELSEFESİ ile/ve/<> DOĞA BİLİMİ ile/ve/<> DOĞAL TÜZE(HUKUK)

( Doğadaki olguları toplama. İLE/VE Bu olguların nedensel bağlarını tespit etme. İLE/VE Bu olguların "nasıl"lıklarını tespit etme. )

( Tekilleri araştırmak. İLE/VE/||/<> Hareket ve sükûn nedenlerini araştırmak. İLE/VE/||/<> Deneysel verileri, matematikselleştirerek araştırma. )


- DOĞA (DÜZENİ) ile/ve TOPLUM (DÜZENİ)

( Madenler, bitkiler ve hayvanlar.[MEVÂLİD-İ SELÂSE] İLE/VE İnsan. )

( Olan. İLE/VE Oldurulan/olmayan. )


- DOĞA, İNTİKAMINI ALIR değil DOĞA, SON SÖZÜ SÖYLER


- DOĞA KAYNAKLI FELÂKET/ÂFET ile/ve İNSAN KAYNAKLI FELÂKET/ÂFET ile/ve TEKNOLOJİ KAYNAKLI FELÂKET/ÂFET

( ... İLE/VE Savaş. İLE/VE ... )

( Sonrasında nefret duygusu oluşturmaz. İLE/VE Sonrasında nefret uyandırır. İLE/VE ... )

( Birbirimizin karşısına çıplak çıkmak zorunda olsaydık, birbirimizi gırtlaklamak daha zor gelirdi. )

( NATURAL DISASTER vs. DISASTER BY HUMAN vs. DISASTER BY TECHNOLOGY )


- DOĞA-KÜLTÜR ÇATIŞMASI ve/< MODERN/LİK-DİNDAR/LIK ÇATIŞMASI


- DOĞA:
"MİRAS" (ATALARDAN) değil ÖDÜNÇ (ÇOCUKLARIMIZDAN)


- DOĞA NESNELERİ, ETKİLEŞİM VE İLİŞKİLERİ ile/ve/||/<>/> ÜRETİM NESNELERİ, ETKİLEŞİM VE İLİŞKİLERİ ile/ve/||/<>/> KİŞİ/LER ile/ve/||/<>/> TOPLULUK/LAR / TOPLUM


- DOĞA NESNELERİ ile/ve/değil KÜLTÜR NESNELERİ


- DOĞA:
ÖZ ve/||/<> BİÇİMİN BİRLİĞİ


- DOĞA:
SOMUT ile/ve/||/<> ÖZSEL


- DOĞA TARİHİ MÜZESİ

( www.mta.gov.tr sitesini ve müzesini özellikle görmenizi ve incelemenizi öneririz. )


- DOĞA VAROLANI ile/ve/<> SONRA/NIN VAROLANI

( Hayvan. İLE/VE/<> İnsan. )


- DOĞA:
VAROLUŞSAL ile/ve GÖRÜNGÜ


- DOĞA:
YAPAY OLMAMA ile/ve/||/<> SURET OLMAMA


- DOĞA/(")TANRI(") "YAPTI/YARATTI" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DOĞANIN PARÇASI


- DOĞA ile/ve/<> ALLAH

( Allah'ın sözü. İLE/VE/<> ... )


- DOĞA ve/<> BİLGİ ve/<> KILAVUZ

( Rahman. VE Rahmet. VE Rahim. )


- DOĞA ve/<> DENGE


- DOĞA ile/ve/değil DOĞA NESNELERİ


- DOĞA ile/ve/<> DOĞALLIK

( Aşılamaz! İLE/VE/<> Aşılabilir [ve fakat aşılmadığı oranda da isabet kaydedilir.] )


- DOĞA ve/||/<>/> DOYA DOYA


- DOĞA ile/ve/||/<>/< DUYU


- DOĞA ile/ve/||/<>/> EKİN

( Uzam/mekân. Döngüseldir.[zaman yoktur] İLE/VE/||/<>/> Süreç ve zaman üzerinedir. )

( Uzam. İLE/VE/||/<>/> Dönüştürülmüş doğa. )

( NATURE vs./and/||/<>/> CULTURE )


- DOĞA ile/ve/||/<> EŞİK


- DOĞA ile/ve ETKİ

( Bilinçli deneyimlerin bütünlüğü doğadır. )

( Her canlının öteki canlıdan farklı bir değerler dizisi vardır. )

( Doğa, kolayı değil en kolayı tercih eder. )

( NATURE vs./and EFFECT/IMPACT )


- DOĞA ile/ve/<>/değil EVREN

( [not] NATURE vs./and/<>/but UNIVERSE )


- DOĞA ve/=/<> HAREKET VE SÜKÛNUN İLKESİ

(
HAREKET ve İLKESİ | TEK YÖNLÜ           | ÇOK YÖNLÜ
İrâdesiz
                       | Unsur(Doğa)           | Bitki(Bitkisel Nefs)
İrâdeli                          | Felek[Felekî Nefs]   | Canlı[Hayvanî Nefs]   )


- DOĞA ve/<> İLKE ve/<> İNSAN

( NATURE and/<> PRINCIPLE and/<> HUMAN )


- DOĞA ile/ve/> İNSAN

( Geleceği olmaz. İLE/VE/> Geleceği vardır. )

( Seni attan ve ottan ayıran özelliklerin olmalı! )

( Sadece kişi, ötesine geçebilir fakat üstüne çıkamaz. )

( İkisi de en zordur ve en sondur. )

( Kişiler, kendi amaçları olduğunu sansalar bile, bilmeden, doğanın amacına doğru hareket ederler. )

( NATURE vs./and/> HUMAN )


- DOĞA ile İYİ

( İyi için geçerli değil. İLE Doğa için geçerli değil. )

( ... İLE Aşkınlık gerektirir. )

( NATURE vs. GOOD )


- DOĞA ve/<> KÜLTÜR

( Birincil düzen/doğa. VE/<> İkincil düzen/doğa. )

( Işığı, gölgeyle terbiye eden. VE/<> Noktayı, virgülle devam ettiren. )


- DOĞA ve/||/<> MANTIK ve/||/<> TİN


- DOĞA ile/ve/||/<>/> NEFS


- DOĞA ile/ve/||/<>/>< NİTELİK

( Azalmaz/çoğalmaz. İLE/VE/||/<>/>< Azalır/çoğalır. )

( NATURE vs./and/||/<>/>< QUALITY/ATTRIBUTE )


- DOĞA ile/ve POTANSİYEL


- DOĞA ile/ve/=/değil RAHMET/RAHMAN


- DOĞA/TABİAT["TABİATLAR" değil!] ile/ve/=/</değil RAHMET/RAHMAN

( Şuurlu. İLE/VE Şuur. )

( Rahmetin görüntüleri. )


- DOĞA ile/ve SANAT

( Sanat, sırrını bilenler için bir tutam otun içinde saklıdır. Bilmeyenler ise onu bir dağın ardında zannederler. )

( ... İLE/VE Doğanın karşısında kazanılmış zafer. )

( “Doğa, sanat gibi görüldüğünde; sanat ise doğa gibi görüldüğünde güzeldir.” )

( Güzellik, teknikteki doğadır; sanatsallıktaki özgürlüktür. )


- DOĞA ile/ve/||/<> SINIR


- DOĞA = TABİAT = NATURE[İng., Fr.] = NATUR[Alm.] = NATURA[Lat.] = PHYSIS[Yun.] = NATURALEZA[İsp.]


- DOĞA ile/>< TARİH

( NATURE vs./>< HISTORY )


- DOĞA ile/ve/||/<> TARİH

( Hepimizin[tüm varolanların] mekânı. İLE/VE/||/<> Kişinin mekânı. )

( Mekânda dışsallaşan. İLE/VE/||/<> Zamanda dışsallaşan. )


- DOĞA ile/ve TARİH/TOPLUM DÜNYASI

( Süreklilik. İLE/VE Süreksizlik. )


- DOĞA ile/> TİN

( ... İLE/> Doğadan ayrılan. )

( ... İLE/> Doğanın ereğidir. )

( Kendini, doğada açığa çıkar. )


- DOĞA ile/ve/= TÜMEL AHLÂK


- DOĞA ile/ve/||/<> YABAN (YAŞAM/I)


- DOĞA ile/ve/||/<> YAKIN DOĞA

( Varolan. İLE/VE/||/<> Gövdemiz. )


- DOĞA ile/ve YAPI


- DOĞA ile/ve YASA

( DOĞA: Hareketin yasalarının bilimi. )


- DOĞA ile/ve/||/<> YAŞAM

( Aynı. İLE/VE/||/<> Ayrı. )

( Doğru. İLE/VE/||/<> Yanlış. )

( NATURE vs./and/||/<> LIFE )


- DOĞA ile/ve ZORUNLULUK

( vs./and/||/<> NECESSITY )


- DOĞACILIK/"DOĞASEVERLİK":
[ne yazık ki]
BAHÇE/DE İSE ile/ve/değil/yerine/||/>< ORMAN/DA İSE

( Çoğunlukta. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/>< Azınlıkta. )

( Bilgisizlik ve bilinçsizlikte. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/>< Bilgi ve bilinçlilikte. )


- DOĞADA/BİLİMDE:
ÖMRÜ değil YARI ÖMRÜ


- DOĞADA, "BÜTÜN VARLIKLAR" değil TÜM VAROLANLAR

( Vucud = Varlık ve Mevcud = Varolan ayrımı. )


- DEĞİŞİM ve GELİŞİM:
DOĞADA ile/ve/||/<>/> EKİNDE ile/ve/||/<>/> DEVLETTE ile/ve/||/<>/> ALTYAPIDA ile/ve/||/<>/> TİCARETTE ile/ve/||/<>/> MODADA ile/ve/||/<>/> TEKNOLOJİDE

( Milyonlarca yılda. İLE/VE/||/<>/> Binlerce yılda. İLE/VE/||/<>/> Yüzyıllarda. İLE/VE/||/<>/> Onlarca yılda. İLE/VE/||/<>/> Yıllarda. İLE/VE/||/<>/> Aylarda. İLE/VE/||/<>/> Günlerde. )


- DOĞADA / VERİLİ VAROLANDA:
3 KEZ VERİLİ VAROLAN ile/ve 2 KEZ VERİLİ VAROLAN ile/ve 1 KEZ VERİLİ VAROLAN

( İnsan. İLE/VE Hayvan. İLE/VE Bitki ve nesne/ler. )

( Kendini kendine konu kılabilen. İLE/VE Güdü(m)lü. İLE/VE Âtıl. )

( Yer değiştirebilen bir merkezlilikte. İLE/VE Merkezsiz. İLE/VE Merkezsiz. )


- DOĞADA:
"YASA" değil GÜÇ


- DOĞADA:
YASA değil KUVVET


- DOĞADA:
"YASALAR" değil GÜÇLER


- DOĞADA ile/ve/<> İNSANDA

( İnsan yoktur. İLE/VE/<> Doğa vardır. )


- DOĞADA/BİLİMDE:
KARARSIZ değil YARI KARARLI/LIK


- DOĞAL BAĞIŞIKLIK ile/||/<> KAZANILMIŞ BAĞIŞIKLIK

( Doğal hızlı-spesifik değil kazanılmış yavaş-spesifik )

( Formül: TLR tanıma İLE Antikor üretimi )


- DOĞAL BİLİNÇ ile/ve/<> EYTİŞİMSEL BİLİNÇ


- DOĞAL DEĞİŞİM ile YAPAY/SUNİ DEĞİŞİM

( NATURAL ALTERATION vs. ARTIFICIAL ALTERATION )


- DOĞAL DURUM:
"DURMAK" değil HAREKET


- DOĞAL GÖSTERGE/LER ile/ve/||/<>/> YAPAY GÖSTERGE/LER


- DOĞAL İLE KAZANILMIŞ ile/||/<> BAĞIŞIKLIK TÜRLERİ

( İki temel bağışıklık sistemi. )

( Formül: IgG > IgA > IgM > IgE > IgD )


- DOĞAL İLE TAM İLE RASYONEL İLE GERÇEL ile/||/<> SAYI KÜMELERİ

( Sayı kümelerinin genişleme hiyerarşisi: ℕ ⊂ ℤ ⊂ ℚ ⊂ ℝ )

( Formül: ℕ ⊂ ℤ ⊂ ℚ ⊂ ℝ ⊂ ℂ )


- DOĞAL İLE TAM İLE RASYONEL İLE REEL İLE KOMPLEKS ile/||/<> SAYI KÜMELERİ

( Matematikteki temel sayı sistemleri. )

( Formül: i² = -1 )


- DOĞAL NESNELER ile/ve GEOMETRİK NESNELER

( Şekil. İLE/VE Suret. )


- DOĞAL OLANI O/ŞU/BU ile/ve/değil/yerine DENGELİ/UYUMLU OLANI O/ŞU/BU


- DOĞAL OLANLARIN:
REDDİ, YOK SAYILMASI değil/yerine DENETİM ALTINDA TUTULMASI


- DOĞAL SEÇİLİM ile/ve/değil/||/<>/> BİRİKİMLİ SEÇİLİM


- DOĞAL SEÇİLİM ile/ve/||/<> EŞEYSEL SEÇİLİM


- DOĞAL SEÇİLİM ile/||/<> GENETİK SÜRÜKLENME

( Seçilim adaptif yönlü, drift rastgele. )

( Formül: Fitness İLE şans )


- DOĞAL SEÇİLİM ile/||/<> YAPAY SEÇİLİM

( Doğal çevre baskısı, yapay insan seçimidir )

( Formül: Evrim İLE ıslah )


- DOĞAL SEÇİLİM ile/||/<> YAPAY SEÇİLİM ile/||/<> CİNSEL SEÇİLİM ile/||/<> EVRİM MEKANİZMALARI

( Evrimsel değişimi yönlendiren üç seçilim türü. )

( Formül: w = 1 - s (fitness) )


- DOĞAL/TABİÎ SİSTEM = KAİDE-İ TABÎÎYE = SYSTÈME NATUREL


- DOĞAL SİT ALANI ile/ve ARKEOLOJİK SİT ALANI ile/ve KENTSEL SİT ALANI


- DOĞAL VE ZORUNLU ile DOĞAL AMA ZORUNLU DEĞİL ile NE DOĞAL, NE DE ZORUNLU

( Doğal Hal'de, "Ben şuyum, ben oyum" yoktur. )

( There is no 'I am this', 'I am that', in the natural state. )

( NATURAL AND COMPULSORY vs. NATURAL BUT NOT COMPULSORY vs. NEITHER NATURAL, NOR COMPULSORY )


- DOĞAL ile ALIŞILMIŞ

( Doğanıza yabancı olan her şeyin terk edilmesi ve reddedilmesi yeterlidir. )

( Alışılmış olana tutunduğunuz sürece keşif gerçekleşemez. )

( NATURAL vs. USUAL/ORDINARY )


- DOĞAL ile ALIŞILMIŞ

( Doğanıza yabancı olan her şeyin terk edilmesi ve reddedilmesi yeterlidir. )

( Alışılmış olana tutunduğunuz sürece keşif gerçekleşemez. )

( NATURAL vs. USUAL/ORDINARY )


- DOĞAL ile/ve/değil DOĞADAN

( Doğal olanda, kişinin tedbirinin ve iradesinin etkisi olamaz. )

( [not] NATURAL vs./and/but FROM NATURE )


- DOĞAL ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DOĞAYA UYUMLU


- DOĞAL ile/değil "GELİŞTİRİLMİŞ/OLUŞTURULMUŞ"


- DOĞAL ile MEŞRÛ

( NATURAL vs. LEGAL )


- DOĞAL ile/ve/değil OLAĞAN

( [not] NATURAL vs./and/but USUAL )


- DOĞAL ile/ve/değil/||/<>/>/< OLMASI GEREKEN


- DOĞAL ile/değil TARİHSEL


- DOĞAL ile/ve/||/<>/> TİNSEL ve TOPLUMSAL


- DOĞAL ile/ve/<>/değil ZORUNLU

( [not] NATURAL vs./and/<>/but COMPULSIVE )


- DOĞALGAZ KAYNAĞI

( Dünyanın en büyük doğalgaz kaynağının, Yemen'de olduğu söylenmektedir. )


- DOĞALLIK ile/ve/||/<> İÇTENLİK

( ... İLE/VE/||/<> Kanıta gereksinimi olmayan doğallık. )


- DOĞAL/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<> KENDİLİĞİNDEN/LİK


- DOĞAMIZA UYGUN OLAN/OLMAYAN ile/ve/<> "YARAYAN"/"YARAMAYAN"


- DOĞANIN AŞILMASI ve/<> BEŞERİLİĞİN AŞILMASI

( Tarih ile. VE/<> İnsan olmakla. )


- DOĞANIN KENDİ TABİATI" değil DOĞA/TABİAT


- DOĞANIN/NESNELERİN OKUNMASINDA:
DİL ile/ve/<> MATEMATİK ile/ve/<> İLİŞKİSEL ile/ve/<> DİL-MATEMATİK KESİŞİMİNDEN


- DOĞANIN TİNİ ile/ve/<> TİNİN DOĞASI

( Yansıma. İLE/VE/<> Yanılsama. )


- DOĞANIN:
"YARATMASI" değil BARINDIRMASI


- DOĞASI" değil YAPISI VE İŞLEYİŞİ


- DOĞAÜSTÜ = FEVK-AT-TABİA = SUPERNATURAL[İng.] = SURNATUREL[Fr.] = ÜBERNATÜRLICH[Alm.]


- DOĞAYA DOĞAN ile/ve/değil/||/<>/> YAŞAMA DOĞAN

( Behaim["hayvan"]. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Beşer/İnsan. )

( Yaşam, yaşamla beslenir. [Doğada bu süreç zorunluludur, toplumda ise gönüllü olmalıdır.] )

( Yaşamın tamir edemediğine ölüm son verir. )

( [not] TO BORN IN NATURE vs./and/but TO BORN IN LIFE
What life cannot mend, death will end. )


- DOĞAYI BİLMEK ile/ve DOĞA AYNASINDA, KENDİNİ BİLMEK


- DOGMA ile/ve/||/<>/> DONMA


- DÖĞME ile/değil DÖVME

( Döğülüp kabuğu çıkartılmış buğday, yarma. | Kepeği alınan buğdaydan yapılan pilav. | Ahlat, armut gibi yemişlerin tokmakla ezilerek kurutulmuşu. | Ceviz, dut kurusu, fındık, pestil, şekeri birlikte döğerek yapılan yiyecek. | Kadınların yüzünün iki yanına takılan altın süs. | Buğdayın ıslatılarak taş altında kabuklarından ayırt edilen biçimi. | Dayanıklı odun, kaim odun. | Bakır ya da sarı levhaları çekiçle biçimlendirme işi. [Alm. getriebene Arbeit] İLE [ne yazık ki] Dövme durumu, vurma, "pataklama, sopalama". | Isıtılarak dövülerek biçim verilmiş metal nesne. | Dövülerek yapılan. | Yarma. )


- DOĞRU İŞ"İ YAPMAK ile/ve/||/<>/< İŞİ DOĞRU YAPMAK

( Us. İLE/VE/||/<>/< Anlık/bilgi. )


- DOĞRU İŞİN YAPILMASI ile/ve/<> İŞİN, DOĞRU YAPILMASI

( Etkililik. İLE/VE/<> Etkinlik. )


- DOĞRU ORANTILI/LIK ile/ve/değil/||/<>/< PARALEL/LİK


- DOĞRU SEÇİM ile/ve/<> DENGELİ TÜKETİM


- DOĞRU SORULARIN YANITLARI ile/ve/||/<> DOĞRU YANITLARIN SORULARI


- DOĞRU/YANLIŞ ile İYİ/KÖTÜ ile GÜZEL/ÇİRKİN/YÜCE

( Genelde kötü ve iyi, bir âdet ve gelenek meselesidir ve sözcüklerin nasıl kullanıldığına göre, ya sakınılır ya da hoş karşılanır. )

( Mükemmel olmayanı, mükemmel olan uğruna seve seve fedâ edersek, iyi ve kötü "tartışmaları" artık olmayacaktır. )

( Kötülük, hiçbir zaman hem iyiliği, hem de kendini tanıyamaz; iyilikse eğitildikçe zamanla hem kendine, hem de kötülüğe ilişkin bilgilerle donanır. )

( YÜCE: Fizik ya da metafizik güçlerden koruyan. )

( Usually the bad and the good are a matter of convention and custom and are shunned or welcomed, according to how the words are used. )

( RIGHT/WORNG vs. GOOD/BAD vs. NICE[/BEAUTIFUL]/UGLY )


- DOĞRU/YANLIŞ ile İYİ/KÖTÜ ile GÜZEL/ÇİRKİN/YÜCE


- DOĞRU YOL ile/ve/= KOLAY YOL

( RIGHT WAY vs./and/= EASY WAY )


- DOĞRU ile AÇIORTAY

( ... İLE Bir açısal bölgeyi, ölçüleri birbirine eşit olan iki açısal bölgeye ayıran doğru. )


- DOĞRU ile/ve/||/<>/> ÇAP

( RIGHT/TRUE vs./and/||/<>/> DIAMETER )


- DOĞRU ile/||/<> DOĞRU PARÇASI

( Doğru sonsuz İLE doğru parçası sınırlıdır )

( Formül: Sonsuz İLE [A ileB] )


- DOĞRU ile/değil SABİT(E)

( [not] RIGHT vs./but CONSTANT )


- DOĞRU ile/ve/<> TÜMEL


- DOĞRU:
İSABET ile/ve/ya da/||/<>/> VERİMLİLİK

( "Doğru" sözcüğünün kullanımındaki bağlam ve/ya da amaç, "isabet" ve/ya da "verimlilik"tir. )


- DOĞRUCU ile DOĞURUCU


- DOĞRUDAN >< DOLAYLI ile/ve/||/<> KOŞULLU >< KOŞULSUZ


- DOĞRUDANLIK ile/ve/<> BİRE BİR


- DOĞRULAMA, OLUMLAMA = TAHKİK = VERIFICATION[İng.] = VÉRIFICATION[Fr.] = VERIFIKATION[Alm.] = VERIFICACION[İsp.]


- DOĞRULUK İLE KESİNLİK İLE DUYARLILIK ile/||/<> ANALİTİK PARAMETRELER

( Doğruluk gerçek değere yakınlık, kesinlik tekrarlanabilirlik, duyarlılık ise en küçük ölçüm kabiliyetidir. )

( Formül: Hata = |Xölçülen - Xgerçek| )


- DOĞRULUK[İng. TRUTH] ile/||/<> EĞİM[İng. SLOPE] ile/||/<> EPİSTEMİK GEREKÇELENDİRME[İng. EPISTEMIC JUSTIFICATION] ile/||/<> EPİSTEMİK SORUMLULUK[İng. EPISTEMIC RESPONSIBILITY] ile/||/<> EPİSTEMOLOJİK BAŞARI[İng. EPISTEMOLOGICAL SUCCESS] ile/||/<> NORMATİF EPİSTEMOLOJİ[İng. NORMATIVE EPISTEMOLOGY]

( Doğruluk, gerekçelendirme ve inanç/kabul ile beraber bilginin doğasında yer aldığı düşünülen bir unsurdur. Doğru olmayan bir şey bilinebilir mi? Çoğu epistemolog bu soruya vereceğimiz hayır cevabının, doğruluk unsurunun epistemik önemine işaret edeceğini düşünmektedir. Doğruluk unsuru metafizik ve mantık ile ilişkili olup bilme sürecinin nesnel içeriğine denk düşmektedir. Aristoteles’in Metafizik (1011b25) kitabında şöyle söyler; “Var olanın ve meydana gelenin var olması ile var olmayanın ve meydana gelmeyen şeyin olmaması.” Bu haliyle doğruluk insan zihni dışındaki gerçekliğe işaret eder. @@ Matematikte bir doğru için dikey yönde değişimin yatay yönde değişime oranıdır. @@ Epistemik gerekçelendirme, doğru inancın bilgi haline gelme sürecinde, doğruluk ve inanç koşulları arasında rasyonel bir bağlantı kurmayı ifade etmektedir. Bu durumda gerekçelendirme ile epistemik gerekçelendirme kavramları arasındaki belirleyici unsur rasyonellik olmaktadır. Başka bir ifade ile gerekçelendirme, bir inancı biliyor olduğumuzu gösteren dayanakları ortaya koymak anlamına gelirken epistemik gerekçelendirme, söz konusu dayanakları ortaya koyarken öznenin, bilinçli bir biçimde hareket ettiğini ifade etmektedir. Bunun yanında gerekçelendirme kavramı, yalnızca epistemoloji içinde değil, ahlak felsefesi gibi alanlarda da kullanılan bir kavram olduğu için epistemik gerekçelendirme ile epistemik olmayan gerekçelendirme arasında ayrım yapılmaktadır. Epistemik gerekçelendirmedeki rasyonellik, bilginin şans eseri bir biçimde oluşmadığını, aksine belirli bilişsel koşullar, yani bilişsel başarı nedeniyle meydana geldiğini göstermektedir. Bilişsel başarı faktörü, bilen öznenin, biliyor olduğunu bilmesini, bunu farkında olmasını ve açıklamasını ifade etmektedir. Böylelikle inançla doğruluk arasındaki ilişki şans eseri değil, rasyonel ve bilinçli biçimde kurulmuş olmaktadır. Daha açık bir ifadeyle bir inancın bilen özne tarafından bilindiğinin iddia edilmesi için, bilen öznenin, söz konusu inancı nasıl bildiğini açıklaması gerekmektedir ki bu da epistemik gerekçelendirme koşulundaki bilişsel başarı faktörüne dayanarak yapılmaktadır. Dolayısıyla epistemik gerekçelendirme, bilişsel başarıyı gözeten ve şans faktörünü dışarıda tutan temel unsur konumundadır. @@ Epistemik sorumluluk, daha çok epistemik deontoloji gibi yaklaşımların savunduğu içselci düşünürler tarafından öne çıkarılmıştır. Bu yaklaşımlara göre gerekçelendirme, inancımızın doğruluğuna yönelik sağlam kanıtlar ortaya koyarak bu kanıtlara göre davranmayı gerektirmektedir. Bu bakımdan doğruluk kavramı ön plana çıkmaktadır. Bilen özne, doğruluğuna inandığı kanıtları kabul eder ve bu kanıtların gerektirdiği biçimde hareket ederek epistemik sorumluluğunu gerçekleştirmiş olur. Örneğin içselci bir düşünür olarak BonJour, sağlam kanıtlara dayanmaksızın inanılan bir inancın, epistemik açıdan sorumsuz bir tutum olduğunu belirtir. Epistemik sorumluluk düşüncesi, yalnızca inancın kanıtlarının doğruluğuna inanmayı değil, aynı zamanda doğru inançlara erişirken yapılması gerekenleri de ifade etmektedir. Dolayısıyla epistemik gerekçelendirmenin getirisi olarak epistemik sorumluluk, normatif bir yapıya sahiptir. Bu bağlamda epistemik sorumluluğa yönelik yapılması gerekenler, inançların doğruluğuna dair her kanıtın es geçilmeden değerlendirilmesi, güvenilir kanıtların kabul edilmesi ve buna göre davranılmasıdır. Bu düşünceyi savunanlara göre bilen öznenin bir inancı gerekçelendirmesi demek, o öznenin kendi inançlarından sorumlu olması anlamına gelmektedir. O halde epistemik sorumluluk, öznenin içsel süreçlerine ulaşabilmesini gerektirmektedir. Böylelikle özne, bilgi oluşturma sürecinde etkin bir rol oynamış olmaktadır. @@ Bilişsel başarı kavramı, Gettier problemi ile birlikte çağdaş epistemolojiye kazandırılmış olan yeni kavramlardan biridir. Bu kavram, bilen öznenin, bilgiyi meydana getiren unsurları farkında olmasını ve bilginin oluşma sürecindeki bilinçli rolünü ifade etmektedir. Başka bir deyişle bilişsel başarı, bilme araçları aracılığıyla meydana gelen doğru inançların, bilgiye dönüşmesinde zihnin aldığı rolü ortaya koymaktadır. Bu bağlamda bilişsel başarı, epistemik gerekçelendirme kavramıyla doğrudan ilişkilidir. Epistemik gerekçelendirme, bir inancın şans eseri doğru olmasını engelleyen koşuldur. Yani bilginin meydana gelmesi için, şans faktörünün dışarıda bırakılması gerekmektedir. Bu da inanç ile doğruluk arasında kurulan rasyonel bir bağlantıya işaret etmektedir. İnanç ile doğruluk arasındaki rasyonel bağlantının temeli ise bilişsel başarıdır. Bilen özne, sahip olduğu inancının doğruluğuna yönelik kanıtları ortaya koymuşsa, bilme araçlarından hareketle elde ettiği inancının meşruluğunu yeterli nedenlerle açıklamışsa, inancını güvenilir süreçlere dayanarak oluşturmuşsa ve doğru inancının bilgi haline gelebilmesi için geçerli gerekçeler sunmuşsa söz konusu doğru inanç, bilişsel başarı ile elde edilmiş demektir. Bu durumda özne, doğru inançlara sahip olması bakımından bilişsel başarıya sahip olmaktadır. O halde epistemik gerekçelendirme ile bilişsel başarının birlikte çalıştığını söylemek yanlış olmayacaktır. Bu bağlamda biliyor olduğumuzu iddia ettiğimiz doğru inanç, bilişsel başarı olmaksızın şans eseri oluşmuş olacaktır. @@ Normatif epistemoloji, bilginin doğasının ve sınırlarının nasıl olması gerektiğini araştıran alandır. Genellikle geleneksel epistemolojinin bir özelliği olarak kabul edilen normatiflik, bilginin a priori temellere dayanarak nasıl kurulacağını göstermektedir. Epistemolojik olarak doğru olanın ne olduğunu araştırmak ve yanlış olanı dışarıda bırakmaya çalışmak, normatif bir tavrın göstergesidir. Ancak epistemolojinin normatif tavrı, yalnızca geleneksel epistemolojide değil, çağdaş epistemolojide de karşımıza çıkmaktadır. Çağdaş epistemolojideki normatiflik, dışsalcılar tarafından eleştiriye tabi tutulurken içselciler tarafından benimsenen bir unsurdur. Söz konusu normatiflik, epistemik özneye sorumluluk yükler ve etkin olmasını gerektirir. Örneğin epistemik sorumluluk, epistemik suç ve gerekçelendirmenin kendisi başta olmak üzere bazı gerekçelendirme türleri normatiflik unsurunu içinde barındıran kavramlar olarak görülmüştür. Aynı biçimde içselcilerin geleneksel epistemolojiyi takip ederek kullandıkları gerekçelendirme kavramının, dışsalcılar tarafından normatif bir kavram olarak kabul edilip bunun yerine teminat kavramını kullanmalarının nedeni budur. Bu bağlamda Quine’ın doğallaştırılmış epistemolojiden hareketle normatif epistemoloji hakkındaki görüşlerine bakmak yararlı olacaktır. Quine, epistemolojinin normatif niteliğe sahip olması bakımından empirik ve betimsel olmadığını ileri sürmekte ve epistemolojinin gerekçelendirmeyi temel alarak daha fazla normatiflik barındırmaması gerektiğini savunmaktadır. Quine’ın bu görüşüne yönelik temel eleştirilerden biri ‘gerekçelendirme’, ‘doğruluk’ ve ‘rasyonellik’ gibi kavramların normatif olması açısından epistemolojinin en temelde normatif bir etkinlik olduğudur. Dolayısıyla gerekçelendirmeyi epistemolojinin inceleme alanından çıkarmak demek, epistemolojinin normatifliğini dışarıda bırakmak anlamına gelmektedir. Ancak Quine, epistemolojideki normatif unsurları tamamen dışarıda bırakmayıp epistemolojideki teorilerin yeniden gözden geçirilmesi ve yeni teoriler oluşturulması doğrultusunda normatif unsurları yönlendirici bir mekanizma olarak ele almıştır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- DOĞRULUK:
TUTARLILIK ile/ve/değil/||/<>/< UYGUNLUK


- DOĞRU/LUK ile/ve UYGUN/LUK

( (UP)RIGHT/NESS, RIGHT/TRUE(HONESTY) vs./and APPROPRIATE/NESS )


- DOĞRU/LUK ile YANLIŞ/LIK

( Yanlış, "gücünün artmasıyla" hiçbir zaman doğru duruma geçmez/geçir(t)ilemez. )

( RIGHT/TRUE (HONESTY) vs. WRONG/FALSE )


- DOĞRUSAL HAREKET ile/ve DAİRESEL/DÖNGÜSEL HAREKET

( HAREKET-İ MÜSTAKİME ile/ve HAREKET-İ MÜSTEDİRE )


- DOĞRUSAL ile/||/<> DOĞRUSAL OLMAYAN

( Doğrusal sistemler süperpozisyon ilkesine uyarken İLE doğrusal olmayan sistemler uymaz )

( Henri Poincaré tarafından 1890 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1854-1912) (Ülke: Fransa) (Alan: matematik) )


- DOĞU/MAŞRIK[Ar. < ŞARK] ile MAĞRİP/MAĞRİB[Ar. < GARB]

( DOĞU, GÜNEŞİN DOĞDUĞU TARAF )


- DOĞU RÜZGÂRLARI ile/ve BATI RÜZGÂRLARI

( Sabahları eser. İLE/VE Akşamları eser. )

( Batı rüzgârları doğu rüzgârlarından nispeten daha serindir. )

( Doğu ve batı rüzgârları, kuzey ve güney rüzgârlarından daha sıcaktır. )

( Gecenin geç saatlerinde ya da sabahın erken saatlerinde esince, hava incelir ve Güneş'in doğuşuyla dengelenir. Nem azalır ve hava ısınır, kurur, hafifler. Öğleden sonra ya da gecenin erken saatlerinde esen rüzgârlar tamamen tersi niteliktedir. Genel olarak ifade edilirse, doğu rüzgârları batı rüzgârlarından daha yararlıdır. İLE/VE Gecenin geç saatlerinde ve günün erken saatlerinde estiğinde, henüz Güneş onların üzerinde yükselmediği için yoğun ve ağırdır. Günün geç saatleri ve gecenin erken saatlerinde esen rüzgârlar zıt tiptedir. )


- DOĞUM ve/> BÜYÜME ve/> GELİŞİM

( Aşk ile. VE/> Şevkât ile. VE/> Muhabbet ile. )

( İSTİHLÂL[Ar. < HİLÂL]: Çocuğun doğar doğmaz ağlamaya başlaması. )

( TELAHHUM[Ar. < LAHM]: Semirme, etlenme. )

( TERBİYE[Ar.< RÜBÜV]: Besleyip büyütme, beslenip büyütülme. | Eğitim. | Görgü. | Alıştırma. | Hafif cezalandırma. | Bazı yemeklere konulan limon, sirke, salça gibi şeyler. | Alıştırma.[hayvan] | Tavsiye, kayırma, koruma. )


- DOĞUM ile/ve/=/:/<> EVRENDOĞUM

( İNSAN! )


- DOĞURTMA = İSTİLÂT, SANAT-I TEVLİT = MAIEUTICS[İng.] = MAIEUTIQUE[Fr.] = MAIEUTIK[Alm.] = MAIEUTIKE[Yun.]


- DOĞUŞ ile/ve/<> BİÇİMLENİŞ

( BIRTH vs./and/<> TO SHAPE UP )


- DOĞUŞ ile ORTAYA ÇIKIŞ


- DOĞUŞTAN BAĞIŞIKLIK ile/||/<> ADAPTİF BAĞIŞIKLIK

( Doğuştan doğuştan nonspesifik, adaptif öğrenilen spesifik. )

( Formül: Natural İLE acquired )


- DOĞUŞTAN/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KENDİLİĞİNDEN/LİK


- DOKU[İng. TISSUE] ile/||/<> ADİPOZ DOKU[İng. ADIPOSE TISSUE] ile/||/<> ADVENTİSYA[İng. ADVENTITIA] ile/||/<> AKSONEM[İng. AXONEME] ile/||/<> AMFİZEM[İng. EMPHYSEMA] ile/||/<> BEYAZ ADİPOZ DOKU[İng. WHITE ADIPOSE TISSUE] ile/||/<> KAHVERENGİ ADİPOZ DOKU[İng. BROWN ADIPOSE TISSUE]

( Bitki ve hayvan organlarını meydana getiren, aynı görevi yapmak üzere bir arada bulunan, benzer göze topluluklarının gözeler arası maddeyle beraber oluşturdukları yapı. Dört temel doku: Epitel, bağ, kas, sinir dokusu. Yağ, kemik, kıkırdak, kan doku ise özelleşmiş bağ dokuları. @@ Yağı depolayan dokudur. İki tip adipoz doku bulunmaktadır: beyaz adipoz doku (uniloküler) ve kahverengi adipoz doku (multiloküler). @@ Bir iç organı ya da damarı dıştan çevreleyen katman. Sinirleri, bağ dokusunu, damar duvarına oksijen ve besin sağlamakla görevli daha küçük damarları içeren katman olarak bilinir. @@ Sil ve kamçının temel yapısıdır. Ortada bir mikrotübül çifti ve bunu çevreleyen dokuz mikrotübül çiftinden oluşur. Çevredeki mikrotübül çiftleri birbirlerine "nexin" adı verilen yapılar ile bağlanmaktadır. Mikrotübül çiftlerinde bulunan dynein kolları, yapının hareketini sağlar. @@ Dokularda normal durumların dışında hava bulunmasına bağlı genişleme. Genellikle akciğerde görülür. Özellikle KOAH hastalarında rastlanma sıklığı yüksektir. @@ Memelilerde bulunan iki tip adipoz dokudan birisidir. Yetişkinlerde bulunan ana adipoz dokudur. Enerji deposu olarak kullanılır. Kasa kıyasla termal geçirgenliği daha az olduğu için ısı kaybını büyük oranda engellemektedir. Vücut sıcaklığının korunmasına yardım eder. @@ Memelilerde bulunan iki tip adipoz dokudan birisidir. Neredeyse bütün memeli gözelerinde bulunmaktadır. Sinir bakımından, beyaz adipoz dokusuna göre daha zengindir. Yenidoğanlarda ve kış uykusuna yatan türlerde, ısı yalıtımı sağlamak için daha sık görüldüğü bilinmektedir. Beyaz adipoz doku, vücutta yaygın olarak bulunmaktadır fakat kahverengi adipoz bölge, vücutta daha spesifik bölgelerde bulunmaktadır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- DOKU ile ÖZEK DOKU/PARANKİMA[Yun.]

( ... İLE Selülöz çeperleri kalınlaşmamış, odunlaşmamış olan, değişik görevler yapan gözelerin oluşturduğu doku. )


- DOKU ile SERTDOKU

( ... İLE Bitkilerde, diken, kabuk gibi sert bölümleri oluşturan, odunlaşmış destekdoku. )


- DOKU ile YAĞDOKU

( ... İLE Gövdede, yağ tabaklarını oluşturan doku. )


- DOKUMA ve/||/<>/>/< OKUMA


- DOKUNMA COŞKUSU/TUTKUSU ile/ve/değil/yerine/<> GÖRME COŞKUSU/TUTKUSU


- DOKUNMA ve/||/<>/> YOĞRULMA


- DOKUNMAK ile/ve/||/<> ANLAMAK

( TO TOUCH vs./and/||/<> TO UNDERSTAND )


- DOKUNULABİLİR/LER ile/ve/değil/yerine/||/<> GÖZLE(MLE)NEBİLİR/LER

( MELMÛS[< LEMS | çoğ. MELÂMÎS] ile/ve MERSÛD[< RASAD] )


- DOKUNULAMAZLIK ile ELE GEÇİRİLEMEZLİK


- DOKUNUM ile DOKUNUŞ

( Çevremizdeki nesnelerin, sıcaklık/soğukluk, sertlik/yumuşaklık gibi niteliklerini, derimiz aracılığıyla bildiren duyarlık yeteneği. İLE Dokunmak eylemi ya da biçimi. | Dokuma ipliklerinin çaprazlama biçimi. )

( LAMİSE ile TEMAS )


- DOLANIK/LIK ile/ve/||/<> İÇ İÇE/LİK


- YATIRIM:
"DOLAR"A ile/değil/yerine DOĞAYA


- DOLAŞIM(SİRKÜLÂSYON) ile DEVİNİM

( Hiçbir şey kendi başına devinmez ve durmaz. )

( By itself nothing moves, nothing rests. )

( CIRCULATION vs. MOVEMENT )


- DOLAYI ile ÖTÜRÜ


- DÖLLENME ile ÇİÇEKLERDE DÖLLENME

( INSEMINATION vs. POLLINATION )


- DÖLLENME ile MAYALANMA

( ZYGOSIS vs. ZYMOSIS )


- DOLU ile BERED[Ar.]

( ... İLE En çok fırtınalı havada yağan dolu. )


- DOLU ile DOLU

( Havada, su buğusunun birden yoğunlaşıp katılaşmasından oluşan, türlü irilikte, yuvarlak ya da düzensiz biçimli, saydam buz parçaları durumunda, yere hızla düşen bir yağış türü. İLE İçi boş olmayan, dolmuş. | Bir yerde, sayıca çok. | Boş yeri yok, her yeri tutulmuş. | Boş zamanı olmayan, meşgul. | Çok olan. | [tornacılıkta] Delik açılmamış, oyulmamış gereç. )


- DOLU ile KAR

( HAIL vs. SNOW )


- DOLUNAY ile/ve/<> DÖRDÜN

( ... İLE/VE/<> Ay ya da benzeri gök nesneleri[cirim] tekerlerinin yarısının aydınlık olduğu evre, yarımay. )

( ... ile/ve/<> TERBİ )


- DOLUNAY/NUR/BEDİR[Ar. < BEDR] ile YARIMAY/DÖRDÜN ile YENİAY/AYÇA/HİLÂL[Ar.]


- DOMİNANT ALEL ile/||/<> RESESİF ALEL

( Dominant bir kopya yeter, resesif iki kopya gerekir )

( Formül: A > a notasyonu İLE 3:1 F2 oranı )


- DOMİNANT İLE RESESİF İLE KODOMİNANT ile/||/<> ALLEL ETKİLEŞİMLERİ

( Allellerin fenotipe etki biçimleri. )

( Formül: F₂: 3:1 (dominant) )


- DOMİNANT İLE RESESİF İLE KODOMİNANT ile/||/<> KALITIM PATTERNLERİ

( Alel ilişkileri. )

( Formül: AA İLE Aa İLE aa )


- DOMİNANT ile/||/<> RESESİF

( Dominant baskın gen İLE resesif çekinik gendir )

( Formül: AA/Aa görünür İLE aa )

( Gregor Mendel tarafından 1865 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1822-1884) (Ülke: Avusturya) (Alan: Biyoloji) (Önemli katkıları: Kalıtım yasaları, modern genetiğin kurucusu) )


- DOMING[İng.] değil/yerine/= KUBBELEŞME


- DOMİNO ETKİSİ ile/ve/||/<> ZİNCİRLEME ETKİ


- DOMİNO ile/ve/||/<> KELEBEK ETKİSİ ile/ve/||/<> KARTOPU > ÇIĞ ETKİSİ


- DON/TON/KÜLOT[Fr. < CULOTTE]["KİLOT" değil!] ile DON ile DON

( Giysi. | Gövdenin, belden aşağısına giyilen, uzun ya da kısa iç giysisi, beli lastikli iç çamaşırı. İLE Hava sıcaklığının sıfırdan aşağı düşmesiyle, suların buz tutması. İLE At tüyünün rengi. )


- DÖNEL HAREKET ile/||/<> ÖTELEME HAREKETİ

( Dönel eksen etrafında, öteleme doğrusal harekettir )

( Formül: ω=dθ/dt İLE v=dx/dt )

( Aristoteles tarafından -350 yılında keşfedildi/formüle edildi. (-384--322) (Ülke: Antik Yunan) (Alan: Felsefe, Mantık, Biyoloji) (Önemli katkıları: Mantık, etik, metafizik) )


- DÖNER DİSK ELEKTROT ile/||/<> DÖNER HALKA-DİSK

( RDE kütle transferi, RRDE ara ürün tespiti. )

( Formül: Tek İLE çift elektrot )


- DÖNGE/ÇEMBER ile/ve/||/<> YUVARLAK