Dirimbilim/Biyoloji'deki FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 5.790 başlık/FaRk ile birlikte,
5.790 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(23/25)
- SÜREKLİLİĞİN:
"BOZULMASI" ile/ve/değil/||/<> KESİLMESİ
- SÜREKLİLİK DENKLEMİ ile/||/<> MOMENTUM DENKLEMİ
( Süreklilik kütle korunumu ∇·v=0, momentum Newton 2. yasasıdır. )
( Formül: ∂ρ/∂t + ∇·(ρv) = 0 )
( Isaac Newton tarafından 1687 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- SÜREKLİ/LİK, DEVAM ile/ve TEKRAR
( Tekrarlama, soluğunuza istikrar kazandırır. )
( Tekrara neden olan arzudur. )
( Arzunun olmadığı yerde tekrarlamalar da olmaz. )
( Repetition will stabilise your breath.
It is desire that causes repetition.
There is no recurrence where desire is not. )
( CONTINUAL/CONTINUITY vs./and REPETITION )
- SÜREKLİLİK:
KÜTLENİN KORUNUMU ve/||/<> MOMENTUMUN KORUNUMU ve/||/<> ENERJİNİN KORUNUMU
- SÜREKLİLİK ile/ve/<> ÖLÜMSÜZLÜK
- SÜREKLİLİK ile/||/<> TÜREVLENEBİLİRLİK
( Sürekli her işlev türevlenemez, türevlenebilir her işlev süreklidir )
( Formül: lim f(x) = f(a) İLE lim [f(x)-f(a)]/(x-a) var )
- SÛRET ile/ve/||/<> RUH
( Nesnede. İLE/VE/||/<> Organizmada. )
- SURFACE AREA ile/||/<> VOLUME
( Surface area yüzey ölçümü İLE volume hacim ölçümü. )
( Formül: 2D measure İLE 3D measure )
- SURFACE CODE İLE COLOR CODE İLE TORIC CODE ile/||/<> KUANTUM HATA DÜZELTME
( Kubit hatalarını düzeltme kodları. )
( Formül: d = O(√n) )
- SURFACE İLE HYDROGEL İLE NANOPARTİCLE ile/||/<> CLİCK MALZEMELER
( Malzeme modifikasyonu. )
( Formül: Gel% = Vpol/Vtotal×100 )
- SÜRTÜNME İLE HAVA DİRENCİ İLE VİSKOZ DİRENÇ ile/||/<> DİRENÇ KUVVETLERİ
( Hareketi engelleyen kuvvet türleri. )
( Formül: F_drag = ½ρCdAv² )
- SÜRTÜNME KUVVETİ ile/||/<> NORMAL KUVVET (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)
( Sürtünme yüzeye paralel, normal kuvvet yüzeye diktir )
( Formül: fs=μN İLE N⊥yüzey )
- SÜRTÜNME ile/||/<> HAVA DİRENCİ
( Sürtünme yüzey teması İLE hava direnci akışkan içinde )
( Formül: f = μN İLE F_drag ∝ v² )
- SÜRTÜŞME ile/değil/yerine SÜRTÜNME
- SÜRÜKLEME KATSAYISI ile/||/<> KALDIRMA KATSAYISI
( Sürükleme akışa paralel C_D, kaldırma dik C_L. )
( Formül: F_D = ½ρv²AC_D İLE F_L = ½ρv²AC_L )
- SÜRÜNGEN/LER ile OMURGASIZLAR
( REPTILE/S vs. INVERTEBRATE/S )
- SUSUN/UZ ile SUSUN/UZ
( Konuşmamasını istemek. İLE Su olduğunu söylemek. )
- SUSUYORUM ile SUSUYORUM
( Konuşmamak, susmak. İLE Su içme gereksinimi. )
- SUYA-SABUNA (DOKUNMA[MA]K)
- SUYU:
YEMEKTE İÇMEK değil/yerine YEMEKTEN 1 SAAT ÖNCE YA DA SONRA İÇMEK
( ÂB-HURDE: Su içen. )
- SUYUN, GÖVDEDEKİ VE ZİHİNDEKİ:
ARINDIRICILIĞI ve/<> DENGELEYİCİLİĞİ
( Çeşitli ve olası sıkıntı/yoğunluk durumlarında, banyo yapmanın, sıcak suyun ve ılık suyla tamamlamanın etkisinden/katkısından ve özelliğinden her zaman yararlanabilirsiniz... )
- SÜZME ile/||/<> REABSORPSİYON
( Süzme süzme İLE reabsorpsiyon geri emilimdir )
( Formül: Böbrek süzme İLE geri alım )
- SUZUKİ REAKSİYONU ile/||/<> HECK REAKSİYONU
( Suzuki boronik asit Pd, Heck alken arilasyonu. )
( Formül: ArB(OH)₂ İLE ArX )
- SVD ile/||/<> SPECTRAL DECOMPOSITION
( SVD A=UΣVᵀ genel, spectral Aᵀ=A için özel. )
( Formül: General İLE symmetric case )
- SYMBİOSİS ile/||/<> ANTİ-SYMBİOSİS
( Symbiosis benzer ligand güçlendirme, anti zıt zayıflatma. )
( Formül: Soft-soft İLE hard-soft )
- SYMBIOSIS değil/yerine/= YAŞAM ORTAKLIĞI
- SYMBIOZ ile/||/<> PARAZİTİZM
( Simbiyozda karşılıklı yarar, parazitizmde tek taraflı yarar vardır )
( De Bary tarafından 1879 yılında keşfedildi/formüle edildi. (Ülke: Bilinmiyor) (Alan: biyoloji) )
- SYMMETRIC MATRİX ile/||/<> ORTHOGONAL MATRİX
( Symmetric A=Aᵀ, orthogonal AAᵀ=I. )
( Formül: Transpoz eşit İLE inverse transpose )
- SYMPATHETİC İLE PARASYMPATHETİC İLE ENTERİC ile/||/<> OTONOM SİNİR SİSTEMİ
( İstemsiz vücut fonksiyon kontrolü. )
( Formül: Fight or flight )
- SYMPLECTİC İLE RİEMANNİAN İLE COMPLEX ile/||/<> FİZİKSEL GEOMETRİLER
( Farklı geometrik yapılar ve uygulamaları. )
( Formül: ω = dpᵢ ∧ dqᵢ )
- SYMPLECTİC TOPOLOGY ile/||/<> CONTACT TOPOLOGY
( Symplectic topology kapalı 2-form geometrisiyken İLE contact topology maksimal integrallenemez 1-form geometrisidir )
( Formül: Symplectic form ω )
- SYNAPTOME İLE PROJECTOME İLE FUNCTİONAL CONNECTOME ile/||/<> BEYİN HARİTALARI
( Tam beyin bağlantı haritalaması. )
( Formül: 86 milyar nöron (insan) )
- SYNCHRONIZATION ile/||/<> PHASE TRANSITION ile/||/<> CRITICALITY ile/||/<> SOC ile/||/<> KOLLEKTİF DAVRANIŞ
( Çok parçacık sistemlerinde beliren özellikler. )
( Formül: 1/f noise )
- SYNTHETİC BİOLOGY ile/||/<> SYSTEMS BİOLOGY
( Synthetic biology yeni biyolojik sistem tasarlarken İLE systems biology mevcut biyolojik sistemleri analiz eder )
( Formül: BioBrick parts )
- SYNTHETİC GEOMETRY ile/||/<> ANALYTİC GEOMETRY
( Synthetic koordinatsız, analytic koordinat sistemi. )
( Formül: Coordinate-free İLE coordinate system )
- SYSTEMATICS ile/ve TAXONOMY
( Bitkiler ve hayvanların sınıflandırma işleriyle uğraşan bilim dalı. İLE/VE Doğal bağlantılarına göre bitkileri ve hayvanları çeşitli sınıflara koymakla uğraşan bilim dalı. )
- SYSTEMS PHARMACOLOGY ile/||/<> TRADITIONAL PHARMACOLOGY
( Systems pharmacology ilaç etkisini sistem düzeyinde analiz ederken İLE traditional pharmacology tek hedef odaklı yaklaşım kullanır )
( Formül: Network pharmacology )
- T GÖZE ile/||/<> B GÖZE
( T göze gözesel immünite İLE B göze humoral immünite )
( Formül: CD4⁺/CD8⁺ (T) İLE IgM/IgG üretimi (B) )
- T-TEST İLE ANOVA İLE CHİ-SQUARE ile/||/<> HİPOTEZ TESTLERİ
( Farklı veri türleri için istatistiksel testler. )
( Formül: t = (x̄₁ - x̄₂)/SE )
- TAAFFÜN[< UFÛNET] değil/yerine/= ÇÜRÜYÜP KOKMA, KOKUŞMA | YANGI/İLTİHAP
- TÂBİ ile/ve/değil/||/<>/> DÂHİL
- TÂBİ[Ar.] ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TESLİM[Ar.]
- TAÇLI VİRÜS ile/ve/||/<>/< TAÇSIZ VİRÜS/LER
( Covid 19 İLE/VE/||/<>/< Yaşamımızdaki ve zihnimizdeki çoğu (olası) "sorun". )
- TAFEL DENKLEMİ ile/||/<> OHM YASASI
( Tafel elektrokimya η = a + blogj, Ohm lineer V = IR. )
( Formül: Logaritmik İLE lineer )
( Georg Ohm tarafından 1827 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- TAFEL İLE BUTLER-VOLMER İLE MARCUS ile/||/<> ELEKTRON TRANSFER KURAMLERİ
( Elektrokimyasal kinetik modeller. )
( Formül: η = b log(i/i₀) )
- TAFEL İLE BUTLER-VOLMER İLE MARCUS ile/||/<> ELEKTROT KİNETİĞİ
( Elektrot reaksiyon hızı kuramları. )
( Formül: η = (RT/αnF)ln(i/i₀) )
- TAHRİK OLMAK ile AZMAK
( EXCITATION vs. TO EXCITE )
- TAHRÎK[Ar. < HAREF] ile TAHRÎK[Ar. < HARK] ile TAHRÎK[Ar. < HAREKET | çoğ. TAHRÎKÂT]
( Yırtma, yırtılma, yarma, yarılma. İLE Çok yakma/yakılma. | Susatma/susatılma. İLE Kımıldatma, oynatma. | Kışkırtma, azdırma. | Yola çıkarma. | Uyandırma. | Meczum(cezimli) bir harfi hareke ile okuma.[İLM sözcüğünü İLİM olarak okuma.] )
- TAHRİP ile TAHRİŞ
- TAKLİT[İng. MIMIC] ile/||/<> MİMİKRİ[İng. MIMICRY]
( Bir canlı türünün başka bir canlı türünü morfolojik ya da davranışsal olarak taklit etmesi. Sesiidae ailesinden Podosesia syringae türü kül güveleri, sıradan eşekarılarını fiziksel olarak taklit edecek biçimde evrimleşmiş. Ancak bir iğnesi bulunmaz. Eşekarısı iğnesinden daha önce başı belaya girmiş bir avcı tür, aynı zamanda kül güvelerinden de uzak durur. Böylece güve, sadece taklit ederek, fazla bir enerji harcamadan avlanmaktan kurtulabilir. @@ Bazı hayvan ve bitki türlerinin başka hayvan, bitki türlerine ve içinde yaşadıkları doğal ortamdaki objelere benzemesi, bir canlı türünün başka bir canlı türünü morfolojik ya da davranışsal olarak taklit etmesi. Sesiidae ailesinden Podosesia syringae türü kül güveleri, sıradan eşekarılarını fiziksel olarak taklit edecek biçimde evrimleşmiştir ancak bir iğnesi bulunmaz. Eşekarısı iğnesinden daha önce başı belaya girmiş bir avcı tür, aynı zamanda kül güvelerinden de uzak durur. Böylece güve, sadece taklit ederek, fazla bir enerji harcamadan avlanmaktan kurtulabilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- TAKSİ[Fr. TAXI] ile TAKSİ[Fr. < Yun. TAXIE]
( Belirli bir ücret karşılığı yolcu taşıyan, taksimetresi olan otomobil. İLE Göçüm. )
- TAKSON[İng. TAXON] ile/||/<> COPE'UN ÖZELLEŞMEME YASASI[İng. COPES RULE OF THE UNSPECIALIZED] ile/||/<> DIŞ GRUP[İng. OUTGROUP] ile/||/<> EPİTET[İng. SPECIFIC EPITHET] ile/||/<> EVRİMSEL BİYOLOJİ[İng. EVOLUTIONARY BIOLOGY] ile/||/<> İKİLİ ADLANDIRMA[İng. BINOMIAL NOMENCLATURE] ile/||/<> TAKSONOMİ[İng. TAXONOMY] ile/||/<> ÜÇLÜ ADLANDIRMA[İng. TRINOMIAL NOMENCLATURE]
( Taksonomide, organizma gruplarının her birine verilen addır. Çoğulu taksa (İng: taxa) olarak bilinir. @@ Yeni büyük takson ile ilişkili evrimsel yeniliklerin atalarının genel özelliklerine benzemesi, özelleşmesinden daha muhtemeldir. Yani evrimsel süreç bu yasaya göre özelleşme için çaba sarf etmez farklılaşmalar zaman içinde olur. @@ Bir filogenetik analizde, diğer taksonlardan daha önce türleşen, farklılaşan, evrimleşen öbeğe verilen addır. Hominidlerin evrimi analiz edilecek olursa, hilobatlar ve gibonlar dış grup olacaklardır. @@ Taksonomi biliminde, türleri isimlendirmek için kullanılan ikili adlandırmanın ikinci kelimesi. Türü tanımlayan kelimedir ve cins isminden sonra gelir. Örneğin, Homo sapiens türü için "sapiens" epitet addır. @@ Canlılar arasındaki genetik çeşitliliği, türlerin hangi atalardan türediklerini ve evrimsel süreçte geçirdikleri biyolojik değişimleri inceleyen bilim dalı. Bu alanda çalışan bilim insanlarına "evrimsel biyolog" denir. Evrimsel biyoloji doğrudan bireylerin hayatları boyunca geçirdikleri değişimlere odaklanmaz, popülasyonların nesiller boyunca geçirdiği süreçleri inceler. Biyolojinin bir alt dalı olmakla beraber popülasyon genetiği, moleküler evrim, taksonomi, evrimsel ekoloji ve evrimsel tıp gibi birçok alt dalı bulunmaktadır. @@ Taksonomi biliminde, tür adlarının iki kelimeden oluşacak biçimde gösterilmesi. Carl Linnaeus tarafından geliştirilmiştir. İsimlendirmelerde ilk kelime cins adını ifade ederken, ikinci kelime ise epitet ismini ifade eder. İki kelimenin birleşimi tür adını verir. Örneğin, günümüzde nesli devam eden tek insan türü olan Homo sapiens için "Homo", cins ismi iken; "sapiens" ise epitet ismidir. "Homo sapiens" kullanımı ise türü temsil eder. İkili adlandırmaya akademik kaynaklarda ve çeşitli taksonomi yazılarında "binomial nomenklatür" de denmektedir. @@ Geniş anlamda sınıflandırma bilimi. Daha ayrıntılı bir tanımlama ise; yaşayan ve yok olmuş organizmaların sınıflandırılması-yani biyolojik sınıflandırma. Terim, Yunanca taxis ("düzenleme") ve nomos ("kanun") türemiştir. @@ Taksonomi biliminde, alttürleri ve alttür altı taksonları ifade etmek için kullanılan bir isimlendirme biçimi. Örneğin, Panthera pardus pardus alttürü bu biçimde ifade edilmiştir. Üçlü adlandırmaya, akademik kaynaklarda ve bazı taksonomi yazılarında "trinomial nomenklatür" de denmektedir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- TAKSON ile/||/<> KATEGORİ
( Takson grubu adı İLE kategori hiyerarşik seviye. )
( Formül: Named group İLE hierarchical level )
- TAKSONOMİ ile/||/<> SINIFLANDIRMA
( Biyolojik sınıflandırma sistemi )
( Carl Linnaeus tarafından 1735 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1707-1778) (Ülke: İsveç) (Alan: Biyoloji, Takstonomi) (Önemli katkıları: Biyolojik sınıflandırma sistemi) )
- TAKTİSITE ile/||/<> MOLEKÜL AĞIRLIĞI
( Taktiklik stereo düzenlenme, MA zincir uzunluğu. )
( Formül: İzo/sin/a-taktik İLE Mn )
- TAM BİLGİ İLE EKSİK BİLGİ İLE ASİMETRİK BİLGİ ile/||/<> BİLGİ DURUMLARI
( Oyunlarda bilgi seviyeleri. )
( Formül: Perfect Bayesian Equilibrium )
- TAM YANSIMA ile/||/<> KISMİ YANSIMA
( Tam yansıma kritik açıdan büyük açılarda %100 İLE kısmi yansıma her açıda kısmen. )
( Formül: sinθc = n₂/n₁ )
- TAM YANSIMA ile/||/<> KISMİ YANSIMA (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)
( Tam yansıma kritik açıda %100, kısmi yansıma kısmendir )
( Formül: θ>θc İLE θ<θc )
- TAMAMLANABİLİRLİK ile/||/<> TAMAMLANMAZLIK
( Tamamlanabilirlik her doğru önermenin kanıtlanabilmesi İLE tamamlanmazlık bazı doğruların kanıtlanamayacağıdır. Gödel tamamlanmazlık teoremi matematiksel sistemlerin sınırını gösterdi İLE yeterince güçlü her sistemde kanıtlanamayan doğrular vardır. )
( Kurt Gödel tarafından 1931 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1906-1978) (Ülke: Avusturya/ABD) (Alan: Matematik, Mantık) (Önemli katkıları: Gödel tamamlanmazlık teoremleri, matematiksel sistemlerin sınırlarını kanıtladı, biçimsel sistemlerin tutarlılığı) )
- TAMAMLANMIŞLIK ile/ve/||/<> SONSAL
- TAMLIK İLE TUTARLILIK İLE KARAR VERİLEBİLİRLİK ile/||/<> MANTIK SİSTEM ÖZELLİKLERİ
( Formel sistemlerin temel özellikleri. )
( Formül: Gödel: Tam ve tutarlı olamaz )
- TAMPON ÇÖZELTİ ile/||/<> NORMAL ÇÖZELTİ
( Tampon pH değişimine dirençli, normal değildir )
( Formül: HA/A⁻ çifti )
- TANABE-SUGANO ile/||/<> ORGEL DİYAGRAMI
( T-S tüm d^n sistemleri, Orgel sadece zayıf alan. )
( Formül: Tam İLE yaklaşık )
- TANGENT BUNDLE ile/||/<> COTANGENT BUNDLE
( Tangent T(M) teğet vektörler, cotangent T*(M) lineer formlar. )
( Formül: Tangent vectors İLE linear forms )
- TANGENT ile/||/<> SECANT
( Tangent tek nokta değme İLE secant iki nokta kesme. )
( Formül: Single touch İLE two intersections )
- TANI[İng. DIAGNOSIS] ile/||/<> ABELL YARIÇAPI[İng. ABELL RADIUS] ile/||/<> AKIM[İng. CURRENT] ile/||/<> AKROMAT[İng. ACHROMATIC] ile/||/<> AKTİF BAĞIŞIKLIK[İng. ACTIVE IMMUNITY] ile/||/<> ANTİKOR[İng. ANTIBODY] ile/||/<> ASTERİZM[İng. ASTERISM] ile/||/<> B HÜCRELERİ[İng. B CELLS]
( Doğada, herhangi bir şeyin nedenini tanımlama işidir. Genellikle hastalıkların tanımlanması olarak kullanılır. @@ Astronomide Abell kataloğundaki gökada kümelerinden hareketle, uzunluğu 2,14 megaparsek kabul edilen, tipik bir gökada kümesinin yarıçapı olarak tanımlanır. @@ Tanımlanabilir bir yönde hareket eden su ya da hava gibi bir akışkanın hareketidir. Elektrikte, belirli bir süre boyunca bir noktadan geçen elektrik akışı ya da elektrik miktarını tanımlamak için kullanılır. @@ Renk körlüğüne sahip kişileri tanımlamak için kullanılan terim. @@ Hastalığa maruz kalınması ile kazanılan bağışıklıktır. Hastalığa sebep olan organizmalara direkt maruz kalma ile ya da organizmanın zayıflatılmış ya da öldürülmüş halinin aşı yolu ile vücuda verilmesi ile oluşur. Her iki durumda da bağışıklığı kazanmış bir kişi ileride hastalık ile karşılaştığında bağışıklık sistemi hastalığı tanıyacaktır ve gerekli antikorları üretecektir. Aktif bağışıklık uzun ömürlüdür ve ömür boyu sürebilmektedir. @@ Antijen adı verilen yabancı bir maddenin varlığına yanıt olarak bağışıklık sistemi tarafından üretilen ve bu etkenlerin patojenik (hastalık yapıcı) yeteneklerini önleyen koruyucu bir protein. Antikorlar antijenleri tanır ve vücuttan uzaklaştırmak için onlara tutunur. @@ Gece gökyüzünde net bir biçimde gözlemlenebilen, belirgin ve tanıdık şekiller oluşturan popüler yıldız gruplarıdır. Üyeleri aynı takımyıldızında yer alabileceği gibi farklı takımyıldızlarından da olabilir. Büyükayı takımyıldızının bir parçası olan Büyük Kepçe ile Vega, Altair ve Deneb üçlüsünün oluşturduğu "yaz üçgeni" örnek olarak verilebilir. @@ Adaptif bağışıklığın bir parçası olarak antijen spesifik hümoral bağışıklıktan sorumlu olan lenfositlerin büyük bir ailesi. Onların antijen reseptörleri yüzey immünoglobülinleridir (antikorlar). Plazma gözelerine farklılaşarak peptidleri doğrudan tanıyıp antikorları salgılarlar. Ayrıca uzun ömürlü hafıza gözeleri olarak bulunurlar.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- TANIM, TARİF = TA'RÎF = DÉFINITION
- TANIMLANMA[İng. IDENTIFICATION] ile/||/<> DNAZ AYAK İZİ[İng. DNASE I FOOTPRINTING] ile/||/<> GÜVENİLİRLİK[İng. RELIABILITY] ile/||/<> JEOLOJİK KOLON[İng. GEOLOGIC COLUMN] ile/||/<> KANDELA[İng. CANDELA]
( bkz. Genomik tanımlanma @@ Proteinlerin bağlandıkları DNA bölgesinde protein tarafından kapatılan fosfodiester bağlarının deoksiribonükleaz yıkımına karşı korunacağı fikrinden yola çıkılarak belirli bir proteine bağlanan bir DNA dizisinin tanımlanmasını sağlayan teknik. @@ Güvenilirlik, inançlarımızı oluştururken ve doğru inançlarımızı bilgi haline getirirken izlenilen süreçlerin uygunluğuna işaret etmektedir. Çoğunlukla dışsalcı bir yaklaşım olan güvenilirciliğin ön plana çıkardığı bir kavram olan güvenilirlik, epistemik öznenin herhangi bir inancını güvenilir nedenlere, mekanizmalara ya da süreçlere dayanarak oluşturmasını ifade etmektedir. Böylelikle doğru inancın bilgiyi oluşturmasındaki şans etmeni engellenmiş ve bilgi ortaya çıkmış olacaktır. Bu bakımdan güvenilirlik, bilginin tanımına eklenecek dördüncü koşul olarak karşımıza çıkmaktadır. Dışsalcı kuramların güvenilirliği dördüncü koşul olarak ileri sürmelerinin bir nedeni de içselcilerin kullandığı kavramların normatif olduğunu düşünmeleri ve bilgi kuramlarını sadeleştirmek istemeleridir. Bu bağlamda bilginin dördüncü ya da teminat koşulu, dışsalcılar için güvenilirlik olarak adlandırılmaktadır. Örneğin güvenilirciliğe göre bir inancın doğru olması ve gerekçelendirilmesi için bu inancın, güvenilir algılar ve tanıklar doğrultusunda oluşturulmuş olması gerekmektedir. Başka bir ifadeye güvenilircilik, bir inancın oluşturulmasındaki sürecin güvenilirliğine odaklanmaktadır. Şu halde bilgi, güvenilir süreçlerle gerekçelendirilmiş doğru inanç biçiminde tanımlanmaktadır. Bu bakımdan sürecin güvenilirliğini sağlayacak olan unsurlar; uygun bilişsel yetiler, dış dünyanın uygunluğu, yanıltıcı herhangi bir etkenin bulunmaması, algıların güvenilir olması ve tanıkların güvenilir olması biçiminde sıralanabilir. Dolayısıyla güvenilirlik koşulu, dışsalcı kuramlar açısından, bilginin meydana gelmesindeki önemli şartlardan biri olarak kabul edilmektedir. Nitekim güvenilirlik, dışsalcı kuramların kabul ettiği gibi her zaman bilginin meydana gelmesi için yeterli ve uygun bir süreç olmayabilir. Örneğin içselci yaklaşıma sahip olan Audi, güvenilir süreçlere dayanmanın, şans faktörünü dışarıda bırakamayacağı örnekler verilebileceğini dile getirmektedir. (Ayrıntılı bilgi için bkz: Robert Audi, Epistemoloji: Bilgi Teorisine Çağdaş Bir Giriş, çev. Melis Tuncel). @@ Belli bir bölgedeki jeolojik olayların, kayaların karışık ve gençten yaşlıya doğru oluşumlarıyla tanımlanmasıdır.Herhangi bir bölgede, yüzeyden Dünya'nın merkezine doğru kazı yapılacak olursa, derinlere inildikçe daha gençten (yeniden) daha yaşlıya (eskiye) giden jeolojik bir oluşum sırası gözlenecektir. İşte bu, jeolojik kolondur. @@ Işık şiddetinin SI (Uluslararası Birim Sistemi) birimidir. Bir ışık kaynağından bir yöne doğru yayılan ışık akısının 1/683 Watt/sr olduğu noktadaki ışık şiddeti biçiminde tanımlanmaktadır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- TAPINAK ÖNCE HİPOTEZİ ile/||/<> YERLEŞİM ÖNCE HİPOTEZİ
( Tapınak önce hipotezi dini yapılar yerleşim öncesi İLE yerleşim önce hipotezi ekonomi dinsel yapıları doğurdu der. Göbeklitepe tapınak önce görüşünü destekler İLE geleneksel Neolitik Devrim kuramı yerleşim-tarım-din sırasını öneriyordu. Cauvin sembolik devrim İLE Childe ekonomik devrim vurgusu yaptı. )
( Klaus Schmidt tarafından 1995 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1953-2014) (Ülke: Almanya) (Alan: Arkeoloji) (Önemli katkıları: Göbeklitepe'yi keşfetti ve kazılarını yönetti (1995-2014), Neolitik Devrim teorilerini değiştirdi, tapınak-yerleşim önceliği hipotezi) )
- TAPINCA/PUT[Fars. < BUT]/İDOLE[Fr.]:
SOY ile/ve/||/<> MAĞARA ile/ve/||/<> ÇARŞI ile/ve/||/<> TİYATRO
( bkz. Francis Bacon )
( IDOLA TRIBUS avec IDOLA SPECUS avec IDOLA FORI avec IDOLA THEATRI )
- TARAMAK ile SÜPÜRMEK
- TARÂVET[Ar.] değil/yerine/= TAZELİK, TAZE OLMA, KÖRPELİK
- TARDION ile/ve FOTON/LUXON ile/ve TACHION
( Işık hızı altı. İLE/VE Işık hızı üstü/ötesi. )
- TARİF EDİLEMEZ ile/yerine/değil/ve DUYULARA GETİRİLEMEZ
( [not] NOT POSSIBLE TO DESCRIBE vs./and/but NOT POSSIBLE TO BRING SENSES
NOT POSSIBLE TO BRING SENSES vs. NOT POSSIBLE TO DESCRIBE )
- TARİH ve/< DAYANAKÇA ve/< KAYNAK
- TARİH ile/ve KÖKEN
( HISTORY vs./and BASIS/ORIGIN )
- TARİH ile/||/<> SOSYOLOJİ
( Mukaddime İLE tarih felsefesi ve sosyolojinin temelleri )
( İbn Haldun tarafından 1377 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1332-1406) (Ülke: Tunus) (Önemli katkıları: Mukaddime, tarih felsefesi, sosyoloji) )
- TARİHLEME ile/ve/||/<> RADYOMETRİK TARİHLEME
( ... İLE/VE/||/<> Bazı izotoplar [kimyasal bir öğenin, belirli kütleye sahip atom çekirdekleri], kimyasal yapılarını değiştiren ve kendiliğinden oluşan radyoaktif bozunmaya uğrar. Bu bozunmanın hızı, izotopun bir özelliği olup sıcaklık, basınç ya da izotopun içinde yer aldığı kimyasal bileşikler gibi dış etmenlerden etkilenmez. Bozunma hızı, belirli bir örnekteki atom çekirdeklerinin yarısının bozunması için gereken "yarı-ömür" olarak tanımlanır. Kayaç örneklerini tarihlendirmede kullanılan radyometrik yöntem, radyoaktif izotopun ve bozunmaya uğrarken üretilen öğe mikdarının ölçülmesi esasına dayanır. Radyoaktif öğe ve izotopların görece mikdarı, bir kayacın oluşmasından itibaren kaç yarı-ömrün geçmiş olduğunu gösterir. Örneğin, çoğu mineralin kimyasal bileşeni olan ve doğal olarak ortamda bulunan potasyum, az miktarda radyoaktif potasyum-40 içerir. Bu izotop, kalsiyum-40 ya da argon-40 oluşturmak için 1 milyon 300 yıllık bir yarı-ömür ile bozunur. Bozunmaların %11'inde, argon-40 oluşur. Argon, bir gaz olduğundan, mineral ısıtıldığında ya da eritildiğinde, mineralden dışarı atılır. Bu nedenle, yeni katılaşmış bir magma kayacı, argon-40 içermez. Zaman içinde potasyum-40'ın bozunmasıyla kayaçta argon-40 birikir. Böylece, bir magma kayacındaki potasyum-40 ve argon-40 mikdarı, bu kayacın ne kadar süre önce katılaştığını gösterir.
Potasyum-argon ile tarihlemenin özü budur. Kavramsal olarak benzer öteki yöntemler, uranyum-kurşun, rubidyum-stronsiyum ve neodimiyum-samaryum yöntemleridir. Her yöntemin farklı üstünlük ya da sakıncaları, potansiyel hata kaynakları bulunmaktadır. Sonuçların daha güvenli alınması bakımından önemli kayaçlarda bu yöntemlerin birkaçı birden kullanılabilir. )
- TARSKİ DOĞRULUK ŞEMASI ile/||/<> NAİF DOĞRULUK KAVRAMI
( Tarski şeması "Kar beyazdır" doğrudur ancak ve ancak kar beyazsa İLE naif doğruluk sezgisel kavramdır. Tarski doğruluğu biçimsel olarak tanımladı İLE yalancı paradoksunu çözdü. Doğruluk meta-dilde tanımlanmalı. )
( Alfred Tarski tarafından 1933 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1901-1983) (Ülke: Polonya/ABD) (Alan: Matematik, Mantık) (Önemli katkıları: Semantik doğruluk teorisi, model teorisi, biçimsel dillerde doğruluk tanımı) )
- TAS ile/ve/||/<> TASA
( Kayıp, yitik. İLE/VE/||/<> Üzüntü. )
- TAŞ ile TAŞIL/FOSİL[Fr.] ile TAŞÇIL
( ... İLE ... İLE Taşı andıran, taş gibi. | Taşlar ve kayalar üzerinde ya da taşlı topraklarda yetişen. )
- TAŞİKARDİ[İng. TACHYCARDIA] ile/||/<> DEFİBRİLASYON[İng. DEFIBRILLATION] ile/||/<> KAFEİN[İng. CAFFEINE]
( Taşikardi ya da taşiaritmi; kalp ritminin dinlenme sırasında olması gereken değerini aşmasıdır. Bu durum bir hastalık belirtisi olabilecekken aynı zamanda yoğun egzersiz, sindirim hâli, alkol ya da kafein içeren içecekler tüketimi, kalp ritmine etki eden ilaç tüketimi gibi sebeplere bağlı olarak da ortaya çıkabilmektedir. Taşikardi değerleri yaşa göre değişkenlik gösterir. @@ Defibrilasyon, ventriküler fibrilasyon (V-fib) ve kalp atımı alınamayan ventriküler taşikardi (V-tach) gibi hayatı tehlikeye atabilecek kalp ritim bozukluklarında kullanılan, kalbe elektrik şoku vermeye dayanan bir tedavi yöntemidir. @@ Kimyasal formülü C8H10N4O2 olan bir alkaloiddir. Kahvede, çayda ve eser miktarda, kakaoda bulunur. Alman kimyager Friedlieb Ferdinand Runge tarafından 1819 yılında keşfedilmiştir. Kafein, merkezî sinir sisteminde uyarıcı bir maddedir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- TAŞIL/FOSİL[Fr.] ve/<> DİMA
( ... VE/<> Yakutistan'ın başkenti Yakutsk'ta, Yeraltı Permafrost Enstitüsü'nde bulunan, 6 aylık bir eril, bebek mamut fosili.[39.000 yaşında olduğu tespit edilmiştir.] )
( MÜSTEHÂSE[< HAVS | çoğ. MÜSTEHÂSÂT] ve/<> ... )
- TAŞIMA KAPASİTESİ ile/||/<> ÜSTEL BÜYÜME
( Taşıma K çevre limiti, üstel sınırsız model. )
( Formül: Logistik İLE exponential )
- TAŞMA ile/ve/hem de/||/<> YANSIMA
- TAT ile TAT ile Tat
( İran'lılara verilen bir ad. )
( Canlıların, besinlerdeki uçucu olmayan bileşikleri damak, boğaz ve dil yüzeyindeki mukoza noktaları aracılığıyla algıladığı duyum. | Tatlılık. | Hoşa giden durum, lezzet, zevk. İLE Dilsiz. İLE Türklerin egemen olduğu yerlerde yaşayan Arap ya da İran'lılar. | Hazar Denizi kıyısında, İran Azerbaycanı sınırında yaşayan, İran soyundan olan bir topluluğun adı. )
- TATLI SU BUZULLARI ile TUZLU SU BUZULLARI
( ... İLE Kuzeyde, denizin donması ile oluşur. )
( Buzullar, genellikle yükseklerde (Tibet, Himalaya gibi) ya da Kutup'a çok yakın enlemlerde (Grönland, Alaska, Antartika gibi) oluşur. )
( CÜMUDİYE: Buzul. )
- TAUN[Ar.] ile/<> VEBÂ[Ar.]
( Bulaşıcı hastalıklar. İLE/<> Hasta sıçanlardan, insana geçen bir mikrobun oluşturduğu, bulaşıcı ve öldürücü bir hastalık. )
- TAVŞAN BOKU ile/ve/||/<> KEÇİ BOKU
( İkisi de pek kokmaz ve bulaşmaz. )
- [not] TAXONOMY ile/ve/değil/yerine/<>/> CLADISTIC TAXONOMY
( Sınıflandırma. İLE Kladistik sınıflandırma. )
( LINNAEUS/LINNE vs./and/<>/>/but HELLING[1966] )
- TAYF[Ar.]/SPEKTRUM[İng. < SPECTRUM] ile ÇEŞİTLİLİK | YELPAZE
( Birleşik bir ışık demetinin bir biçmeden geçtikten sonra ayrıldığı basit renklerden oluşmuş görüntü. )
- TAYLOR İLE FOURİER İLE LAURENT ile/||/<> SERİ AÇILIMLARI
( Fonksiyon seri temsilleri. )
( Formül: f(x) = Σaₙxⁿ )
( Brook Taylor tarafından 1715 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1685-1731) (Ülke: İngiltere) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Taylor serisi, Taylor teoremi) )
- TAYLOR İLE MACLAURİN İLE LAURENT İLE FOURİER İLE LAPLACE ile/||/<> SERİ AÇILIMLARI
( İşlevlerin farklı seri gösterimleri ve uygulama alanları. )
( Formül: f(x) = Σ f⁽ⁿ⁾(a)/n! (x-a)ⁿ )
( Brook Taylor tarafından 1715 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1685-1731) (Ülke: İngiltere) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Taylor serisi, Taylor teoremi) )
- TAYLOR SERİES ile/||/<> FOURİER SERİES
( Taylor polynomyal yaklaşım, Fourier trigonometrik. )
( Formül: Polynomial İLE trigonometric )
( Brook Taylor tarafından 1715 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1685-1731) (Ülke: İngiltere) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Taylor serisi, Taylor teoremi) )
- TAYLOR SERİSİ ile/||/<> FOURİER SERİSİ
( Taylor polinom, Fourier trigonometrik açılımdır )
( Formül: xⁿ İLE sin/cos )
( Brook Taylor tarafından 1715 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1685-1731) (Ülke: İngiltere) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Taylor serisi, Taylor teoremi) )
- TAYLOR SERİSİ ile/||/<> MACLAURİN SERİSİ
( Taylor genel nokta etrafında, MacLaurin x=0 etrafında açılım )
( Formül: f(x) = Σ f^(n)(a)(x-a)^n/n! İLE Σ f^(n)(0)x^n/n! )
( Brook Taylor tarafından 1715 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1685-1731) (Ülke: İngiltere) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Taylor serisi, Taylor teoremi) )
- TAYT ile/değil TAYF
( Bacakları sıkı saran özel kumaştan yapılmış bir pantolon türü. | Sızmaz, su geçirmez bir kumaştan yapılmış şort giyecek. İLE Birleşik bir ışık demetinin bir biçmeden geçtikten sonra ayrıldığı yalın renklerden oluşmuş görüntü. )
- TAZELEYİCİ ve/||/<> GENÇLEŞTİRİCİ
( Uyku, yıkanma, sarılmak, birlik, oyun, hareket, çalışma, spor, felsefe, dil, bilim, doga, yeşil, sanat, sevgili, dost, sohbet. )
- TD-DFT ile/||/<> CIS
( TD-DFT zamana bağlı uyarılmış İLE CIS configuration interaction. )
( Formül: DFT bazlı İLE HF bazlı )
- TEAR vs. TEAR
( Gözyaşı. İLE Yırtılma. )
- TEBEDDÜN[Ar.] ile/değil TECESSÜM[Ar.]
( "Bedenlenme". İLE/DEĞİL Boyut kazanma, nesneleşme. | Görünmeye başlama, belirme. | Göz önüne gelme, canlanma. )
- TECÂNÜS[Ar.] değil/yerine/= BİR BÜTÜNÜ OLUŞTURAN ÖĞELER ARASINDA UYUM BULUNMASI DURUMU
- TEFSİRE[Ar.] ile ...
( Hekimin, sayrının sidiğindeki değerleri/sonuçları incelemesi. | Sayrının, hekim tarafından incelenmiş sidiği. )
- TEHDİT ile/ve/||/<>/> TEDİRGİNLİK
- TEİN[Fr.] ile/ve/||/<> KAFEİN[Fr.]
( Çayda bulunan ve kafein niteliğinde olan etkili madde. İLE/VE/||/<> Kahve ve çayda bulunan etkili madde. )
( İÇMEMEYİ YEĞLİYORUZ!
Yediğimiz, "kâr"; yemediğimiz, yarar!
Yaptığımız, "kâr"; yapmadığımız, yarar!
Aldığımız, "kâr"; verdiğimiz, yarar!
(Bir şey ki, yemesen de olur... YEME!
Bir şey ki, içmesen de olur... İÇME!
[tüm abur-cuburlar, et ve tüm hayvansal "ürünler",
kahve ve de özellikle sigara!] )
- TEK DUVARLI CNT ile/||/<> ÇOK DUVARLI CNT
( SWCNT tek katman, MWCNT konsantrik çoklu. )
( Formül: 0.5-2nm İLE 5-100nm )
- TEK HÜCRE SEKANSLAMASI ile/||/<> BULK RNA SEKANSLAMASI
( Tek hücre sekanslaması bireysel hücre transkriptomunu verirken, bulk sekans hücre popülasyonu ortalamasını verir )
( Formül: scRNA-seq )
- TEK NÜKLEOTİT ÇOKBİÇİMLİLİĞİ (TNÇ)[İng. SINGLE NUCLEOTIDE POLYMORPHISM] ile/||/<> GEN YAZILIMI[İng. GENE REGULATION]
( DNA kodundaki tek bir nükleotitin değişimidir. Genetik çeşitliliğin istikrarlı bir biçimde sağlanmasına katkı sağlayan en yaygın değişimlerdendir ve genelde çift-alelik olarak oluşur. TNÇ, sessiz (fenotipte değişikliğe sebep olmaz, İng.: sSNP ve Tr.: sTNÇ) ya da fenotipte bir değişikliğe yol açabilir (İng: cSNP, Tr.: dTNÇ). Bazen de fenotip değişikliğine yol açma potansiyeline sahip, düzenleyici bir bölgesi olabilir (İng: rSNP). En yaygını, kodlanmayan bölgelerdeki eşanlamlı TNÇ oluşumlarıdır. TNÇ'nin gen yazılımında (transkripsiyon), öncül (promoter) ve intronik destekleyici TNÇ olarak işlevsel değişimler yaratabilir. Benzer şekilde, kesik proteinler (anlamsız kodlanan bölge TNÇ), yapısal değişimler (kodlayan bölge TNÇ), alternatif ekleme (intronik ekleme bölgesi TNÇ) ve mRNA dengelilik değişimleri (3'UTR TNÇ) yaratabilir.Ortalama olarak, insan genomunun her bir 1000 baz dizisinde (1 kb), 2 ila 10 arasında TNÇ görülür. Bir diğer deyişle her 100 ila 500 nükleotitten biri çokbiçimlidir. En yaygını ise sitozinin (C), timine (T) dönüşümüdür. @@ DNA'nın RNA polimeraz tarafından mRNA formatına dönüştürülmesidir. Gen ifadesinin ilk adımıdır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- TEK PARMAKLILAR ile/ve/=/||/<> TEK TIRNAKLILAR
( Memeliler sınıfının otçul, geviş getirmeyen, beş parmaklı fil, üç parmaklı gergedan, tapir ya da bir parmaklı toynaklıları içine alan alt takımı, tek tırnaklılar. )
- TEK SAYI ile/||/<> ÇİFT SAYI
( Tek 2n+1, çift 2n formunda )
( Formül: 2n (çift) İLE 2n+1 (tek) )
- TEK SU İÇMEYEN/LER ile ...
( BEYAZ TÜYLÜ LEMUR )
- TEK TERİMLİ ile/||/<> ÇOK TERİMLİ
( Tek terimli monomial, çok terimli polinomdur )
( Formül: 5x İLE x²+2x+1 )
- TEK TOYNAKLILAR ile/ve/||/<> ÇİFT TOYNAKLILAR
( ... İLE/VE/||/<> Balinalar, bu takımda sınıflandırılır. )
( ARTIODACTYLA cum PERISSODACTYLA )
- TEK YARIK KIRINIMI ile/||/<> ÇİFT YARIK GİRİŞİMİ
( Tek yarık kırınım deseni, çift yarık girişim deseni üretir. )
( Formül: I ∝ (sinβ/β)² İLE cos²δ )
- TEKİL ile/ve/||/<>/< AYRI
- TEKİL ile/değil BİRİCİK
( [not] SINGULAR vs./but UNIQUE )
- TEKİL ile/ve/||/<>/< KOPUK
- TEKRAR ile/ve PEKİŞTİRME
( REPETITION vs./and TO CONSOLIDATE )
- TEL KÜF ile/ve/||/<> TEL KÜFLÜCE
( Gövdede, hemen hemen tüm dokularda yerleşebilen asalak bir tür mantar. İLE/VE/||/<> Tel küften ileri gelen ilkel mantar hastalığı. )
( SPOROTRICHUM SCHNECKI cum ... )
- TEL ile/ve/||/<> TELCİK
( ... İLE/VE/||/<> Çok ince tel. | Köklerin en ince uc bölümleri. | Eril örgende başçığı taşıyan ince bölüm. | Sinir ya da kas gözelerinin sitoplazmasında bulunan ince iplikçikler. )
- TELÂFİ ile/ve/||/<> PANZEHİR
- TELÂFİSİ ZOR değil/yerine/= GİDERMESİ GÜÇ
- TELÂZUM[Ar.] değil/yerine/= BİRBİRİNİ GEREKTİRME İLİŞKİSİ
- TELEK ile/ve/değil ÖRTÜ
- TELEK ile/ve/||/<> TELEKE
( Kuşların gövde, kanat ve kuyruğunda bulunan, uçma, örtü ve kuyruk telekleri olarak üçe ayrılan, çeşitli renklerde kalın eksenli tüy. İLE/VE/||/<> Uzun ve sert kanat telekleri. )
- TELEK ile TEREK
( Kuşların gövde, kanat ve kuyruğunda bulunan, uçma, örtü ve kuyruk telekleri olarak üçe ayrılan, çeşitli renklerde kalın eksenli tüy. İLE Kuşların üzerindeki renkli tüyler. )
(
)
- TELEK/RÎŞ ile/ve YELEK
( Kuşların, gövde, kanat ve kuyruğunda bulunan, uçma, örtü ve kuyruk telekleri olarak üçe ayrılan, türlü renklerde kalın eksenli tüy. İLE/VE Kuş kanadının büyük kalemli tüyü. )
( PER: Kanat. | Yelek, kuş kanadının büyük tüyleri. )
- TELEONOMİ[İng. TELEONOMY] ile/||/<> BASTIRMA[İng. REPRESSION] ile/||/<> VERİM[İng. EFFICIENCY]
( Organizmanın başarısına katkıda bulunan bütün yapılar, bütün edimler ve bütün etkinlikleri kapsayan düzenek/düzen. Teleonomi, "amaca uygunluk" gibi keyfi bir tanımdan doğan ve bilim felsefesi tartışmalarında canlıları tanımlamak için kullanılan bir bütünsel kavramdır. Ancak tek başına canlılığın yeter şartı olduğu söylenemez.Teleonomi ve teleonomik yapı kavramları tanımı gereği biyolojide "canlılara" ve diğer başka alanlarda da "cansız yapılara" uygulanabilir. Bu sebepten sıkça yaratılışçılar tarafından "tasarım" iddiasına delil olarak kullanılmaktadır. Çakmak taşından üretilmiş, avın et ve kemiğini ayırmaya yarayan ilkel bir el baltası, çocuklara alfabeyi öğretmekte kullanılan akılda kalıcı bir tekerleme, evcil kedi yavrularının anne sütünü daha fazla ve kolay emmek için emzirme sırasında ön ayaklarıyla yaptığı ritmik pençe bastırma hareketi ya da ışığı en verimli biçimde toplamak için üretilmiş bir fotoğraf lensi teleonomik bir yapıdır/etkinliktir. @@ Hoş olmayan düşünce ve duyguları bastırıp, düşünmeme ve bilinç altına itme eğilimidir. @@ Bir sistemde yapılan işin harcanan enerjiye oranıdır. Yüzde olarak gösterilir ve %100'e yakın olduğunda sistemdeki enerji kayıpları en düşük düzeydedir. Ancak pratik olarak herhangi bir sistemde enerji kayıpları kaçınılmazdır. Dolayısıyla %100 verim mümkün değil.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- TELEPORTATION İLE DENSE CODİNG İLE CRYPTOGRAPHY ile/||/<> KUANTUM İLETİŞİM
( Kuantum bilgi transfer protokolleri. )
( Formül: |ψ⟩AB → |ψ⟩C )
- TELOMER:
ANNE KARNINDA ile/ve/||/<>/> YAŞAMDA
- TELOMER İLE TELOMERAZ İLE HAYFLİCK ile/||/<> GÖZESEL YAŞLANMA
( Göze bölünme sınırları ve yaşlanma. )
( Formül: TTAGGG tekrarı )
- TELOMER ile/||/<> CENTROMERE
( Telomer kromozom ucu koruma yapısıyken İLE centromere bölünme sırasında bağlanma noktasıdır )
( Formül: TTAGGG tekrarı )
- TELOMERAZ[İng. TELOMERASE] ile/||/<> EŞ ANLAMLAR: TELOSOM[İng. SHELTERIN] ile/||/<> TERS TRANSKRİPTAZ[İng. REVERSE TRANSCRIPTASE] ile/||/<> YAŞLILIK[İng. SENESCENCE]
( RNA molekülü (hTR) içeren ters transkriptaz (hTERT) telomer de tandem tekrarlanması için şablon olarak işlev görür. Her göze, bölünmesi sonrası uzunluğunu korumak için telomer sentezler. Bu, embriyonik gözelerde ve gametlerde aktif, farklılaşmış somatik gözelerde inaktif ve kötü huylu gözelerde yeniden aktifleşmiştir. Telomeraz bir kromozomun telomerik ucuna bir defada bir tabanı ekleyebilirsiniz. Bu onarım repliaktif yaşlılıkdan kaçan gözeler için gereklidir.Telomeraz aktivitesi, insan kanserinin tehşisinde en genel moleküler belirleyicidir. Telomeraz, telomerleri koruyan ve sentezleyen ters transkriptaz enzimdir. @@ Telomerlerin yapısal bütünlüğünü ve işlevsel stabilitesini sağlamakla görevli, altı temel proteinden (TRF1, TRF2, POT1, TIN2, TPP1 ve RAP1) oluşan bir protein kompleksi. Bu kompleks, kromozom uçlarını DNA hasarı olarak algılanmaktan korur ve telomerik DNA'nın "T-loop" adı verilen özel bir yapısal düzenleme ile stabilize edilmesini sağlar. Shelterin, telomeraz enziminin aktivitesini düzenleyerek telomer uzunluğunun kontrolüne katkıda bulunur ve genomik kararlılığın sürdürülmesinde kritik bir rol oynar. @@ RNA yapısını kalıp olarak kullanarak DNA sentezini gerçekleştiren polimeraz enzimi.Telomeraz enziminde bulunan terz transkriptaz sayesinde DNA dizinin sonunda tamamlanamayan kısımlar (telomer uçları), primer olarak kullanılan RNA'ların terz transkripti ile sentezlenebilir. Telomeraz enzimi zigot gelişiminde etkinken doğumdan sonra aktifliğini kaybeder. @@ İlerleyen yaşa bağlı olarak üreme performansının, fizyolojik fonksiyonların ve hayatta kalma başarısının düşmesidir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- TEM İLE TE İLE TM ile/||/<> DALGA YAYILIM MODLARI
( Elektromanyetik dalgaların iletim hatlarındaki modları. )
( Formül: β² = ω²με - k²c )
- TEMAS[Ar.] değil/yerine/= DEĞME/DEĞİNTİ/DOKUNMA/DOKUNUŞ
- TEMBEL değil/< HAREKETE GEÇİRİLEMEYEN
- TEMEL ile/ve/||/<>/> TAMAMLAYICI
- TEMELCİLİK[İng. FOUNDATIONALISM] ile/||/<> DESTEKLENME[İng. SUPPORT] ile/||/<> KENDİNDEN GEREKÇELİ İNANÇ[İng. SELF-JUSTIFIED BELIEF] ile/||/<> SONSUZ GERİLEME PROBLEMİ[İng. INFINITE REGRESS PROBLEM] ile/||/<> TEMEL İNANÇLAR[İng. BASIC BELIEFS]
( Temelciler, bir inançla başlayan, gerekçelendirilmek için başka inançlara bağlı olmayan bir nedenler dizgesi olduğunu öne sürer. Bir inancı temel kabul etmek suretiyle sonsuz gerileme problemi karşısında önemli bir alternatif olduklarını düşünürler. Böylece temelcilik, nedenler dizgesini, başında bir temel inanç kabul etmek vasıtasıyla başlatarak, sonsuz gerileme problemini çözmeyi deneyen bir teori olarak görülebilir. Benzer bir deyişle temelcilik, inançları temel ve temel olmayan inançlar olarak ikiye ayırarak, nedensel dizgede olası bir gerileme tehdidi ile başa çıkılabileceğini iddia eden bir teoridir. “Tüm inançlarımız diğer inançlar ile desteklenmeli mi?” Temelcilere göre bu sorunun cevabı hayırdır. Bazı inançlar temeldir ve bu inançların diğer inançların desteğine ihtiyaçları yoktur. Temelciliğe baktığımızda en genel tabirle iki farklı iddiası olduğunu görürüz: 1- Çıkarıma dayanmayan, temel inançlar vardır. 2- Temel inançlar, temel olmayan inançlara, başka bir deyişle çıkarıma dayalı inançlara gerekçelendirme sağlarlar. Felsefe tarihine baktığımızda, temelciliğin birtakım savunucularını belirlemek mümkündür. Bu savunucuların şüphesiz ki en başına Aristoteles’in yazılması gereklidir. Sonsuz gerileme problemi karşısında, temelciler, belirli başlatıcı ilkeler belirlemişlerdir. Aristoteles için nedenler dizgesi, belirli özelliklere sahip önermeler ile “tasım” aracılığıyla kurulur. Bilgiye sahip olmak, bilgiyi verecek olan nedenlerle doğrudan bir ilişki kurmayı gerektirir. Ona göre, bir şeyin bilgisine, ancak onun dayandığı nedenleri bildiğimizde ulaşabiliriz. Aristoteles bu tür bilmeyi, kanıt—demonstrative— aracılığıyla bilme, yani episteme olarak adlandırır. Bu tarz bilme, tasımın sonucunda ulaşılandır. Ancak, bu şekildeki bilme, ilk ilkelerin doğrudan bilinmesini gerektirir. Çünkü tanıtlamalı bilgi ilk ilkelerden çıkar (71b, 74b). Aristoteles başlatıcı nokta olarak ilk ilkeleri belirlemiştir. Bilgi, ilk ilkelerden tanıtlama yoluyla elde edilir. İlk ilkelere ilişkin açıklamaları da Aristoteles’i temelci pozisyona konumlandırmamıza neden olur. Descartes, kuşku sürecini en uç noktaya kadar götürmüştür. Kuşku duyulamayacak bir nokta yakalanmıştır. İşte tam da bu nokta diğer tüm bilgiler için kaynaklık edecek bir çıkış noktasıdır. Descartes, bilgi için ilk temel belirlenimini “düşünen özne” üzerinden yapmıştır. “Bir şey olduğunu düşünen, bir özne vardır.” Bu önerme, duyumların verdiklerinden, açıkça doğru olduğu kabul edilen deneyimlerden ya da matematiğin doğrularından ayrı, Descartes’ın dizgesinde artık kuşku duyulamayacak türden bir temeldir. Descartes’ın temel kabul ettiği Cogito’su, nedenler dizgesinin temelinde, duyu ya da deneyimden ziyade, doğrudan sezgi ile kavranmış görünen, özü düşünce olan, şüpheden arındırılmış, bir arşimet noktası olarak belirlenmiştir. Doğrudan kavranılması ve herhangi bir önermeye dayanmayan bu nokta, herhangi bir çıkarımsal özellik de taşımadığı için, temel kabul edilir ve Descartes epistemolojisinin de temelini oluşturur. Descartescı epistemolojinin temelini teşkil eden bu hususun kendisi bile, Descartes’ı temelci teori içinde konumlandırmak için yeterlidir. Bu sebepledir ki temelciliğin bazı felsefeciler tarafından Kartezyen epistemoloji (Cartesian epistemology) ile beraber andığını görebilirsiniz. @@ Birbirlerinden yeni farklılaşmış iki yeni türün, yeniden bir araya gelmesi sonrasında eş bulmanın rastgele olmamasından kaynaklı doğal seçilimdir. Kimi kaynakta üremeyle ilgili karakter değişimi olarak da bilinir. Bir diğer anlamı ise, evrimsel süreç içerisinde, evrim ekonomisi dahilinde, doğal seçilim nedeniyle zigot öncesi bariyerlerin, zigot sonrası bariyerlere avantajlı olması ve seçilmesi durumudur. @@ Kendinden gerekçeli inanç, kendinden başka bir inanca dayanmaksızın doğru olan temel inanç anlamına gelmektedir. Temelcilik tarafından öne sürülen bu kavram, sonsuz gerileme problemini durdurmak amacıyla kullanılmaktadır. Sonsuz gerilme problemine göre, bir inancın gerekçesini başka bir inanç oluşturmaktadır ve bu inancın gerekçesini de bir başka inanç oluşturacağı için bu durum sonsuz bir döngüye girilmesine neden olmaktadır. Buna karşın temelcilik, tüm inançlarımızın gerekçesi ve dayanağı olan temel, kendinden gerekçeli inançlarımız olduğunu ileri sürmektedir. Bu bakımdan tüm inançlarımızı, söz konusu temel inançlarımızdan hareketle elde ettiğimiz için temeldeki inanç kendinden gerekçeli olmalıdır. O halde bir inancın kendinden gerekçeli olması; temel inanç konumunda olduğunu, diğer inançların gerekçesi olduğunu ve doğruluğunun kendisinden kaynaklandığı anlamına gelmektedir. @@ Sonsuz gerileme problemi, bir inancı gerekçelendirirken kullanılan gerekçeleyicilerin ya da nedenlerin, gerekçeleyicilerini ya da nedenlerini sorgulamak anlamına gelmektedir. Bu sorgulama sonucunda epistemik özne, gerekçelerin sonsuz gerilemesiyle karşı karşıya kalmaktadır. Bu bağlamda gerekçelendirme ya sonsuz ya sonlu ya da döngüsel bir yapıya sahiptir. Bu üç seçenek arasından temelcilik, gerekçelendirmenin sonlu bir yapıya sahip olduğunu ileri sürmektedir. Bu görüşe göre tüm inançlarımız, kendinden gerekçeli ve doğru olan temel birtakım inançlarımızdan çıkarımla elde edildiği için, bir inancın nedeninin nedenini sorgulamanın sonu vardır. Örneğin p inancının doğru olmasının nedeni s inancı ise s inancının doğru olmasının nedeni bir başka inanca dayanmadığı takdirde s, temel bir inançtır. Bu durumda sonsuz gerilime problemi engellenmiş olur. Gerekçelendirme kuramlarından bir diğeri olan bağdaşımcılık ise gerekçelendirmenin döngüsel bir yapıya sahip olduğunu savunmaktadır. Bu durumda tüm inançlarımız, diğer inançlarımızla aynı statüde olması bakımından birbiriyle ilişki içindedir ve gerekçelendirme, inançlar bütünü doğrultusunda gerçekleştirilir. Tutarlıkçılık adı da verilen bağdaşımcılığa göre, söz konusu inançlar bütünü arasında en yüksek tutarlılık seviyesi sağlanmalıdır ki gerekçelendirme yapılabilsin. Böylelikle bağdaşımcılık, döngüsel olan inançlar sistemi gibi, nedenler sisteminin de döngüsel olduğunu ileri sürerek sonsuz gerilme problemiyle baş etmeye çalışır. @@ İnancın gerekçelendirilmesi noktasında ya da bir inancın bilgi statüsü elde etmesi hususunda, nedenler dizgesinin en başında, tüm nedenler için destek sağlayan, ancak kendisinin herhangi bir desteğe ihtiyaç duymadığı bir inanç bulunur. Başka inançları desteklerken herhangi bir desteğe ihtiyaç duymaya gereksinimi olmayan bu inançlar, temel inançlardır. Bu inançlar, diğer inanç formları için başlatıcı nokta olarak kabul edilir, başka bir deyişle bunlar, gerekçelendirme için temel sağlayan destek noktalarıdır. “Kendiliğinden gerekçeli olma”, “kesinlik”, “şüphe edilmezlik” ve “yanılmazlık” temel inançları diğer inançlardan ayıran ve imtiyazlı olmalarını sağlayan özelliklerdir. Bu özelliklere dayalı olarak tarihsel süreç içinde temelciliğin farklı sürümlerinin ortaya çıktığını söylememiz gerekir. Bu farklılaşma genellikle, temel inançların ayrıcalıklı olmasını sağlayan şüphe edilmezlik, kesinlik ya da yanılmazlık gibi koşulları şart koşmanın gerekli olup olmadığının sorgulanması neticesinde ortaya çıkar. Bu farklı kabuller neticesinde temelcilik, ana eksende katı temelcilik ve ılımlı temelcilik olarak ikiye ayrılmaktadır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- TEMELLENDİRME ile GEREKÇELENDİRME
( WELL-FOUNDING vs. JUSTIFING )
- ... TEMEL/Lİ ile ... DAYANAK/LI
- TEMİZLEMEK ile/ve/değil/||/<>/< SİLMEK
- TEMİZLEMEK ile/ve/değil/||/<>/< YALITMAK
- TEMPLATE ETKİ ile/||/<> CHELATE ETKİ
( Template metal yönlendirme, chelate entropi kararlılığı. )
( Formül: Kinetik İLE termodinamik )
- TEMPLATE SENTEZ ile/||/<> DİREKT SENTEZ
( Template metal yönlendirme, direkt serbest ligand. )
( Formül: In situ İLE izole )
- TENÂSÜL-İ BİKRÎ[Ar.], PARTENOJENEZ/PARTHÉNOGÉNÈSHE[Fr.] ile URANISME ile ...
( Eşeysel ilişki olmaksızın gerçekleşen doğum. İLE Eşeysel ilişkiye varmayacak biçimde eril ile erilin sevişmesi. )
- TENEFFU'[Ar. < NEF | çoğ. TENEFFUÂT] ile TENEFFUH[Ar. < NEFH] ile TENEFFUH[Ar.]
( Yararlanma. İLE Şişme, kabarma. | Urlanma. İLE Boş laflarla gururlanma. )
- TENEFFÜS-İ CİLDÎ ile TENEFFÜS-İ KASABÎ ile TENEFFÜS-İ SAFÎRÎ ile TENEFFÜS-İ SINÂÎ ile TENEFFÜS Bİ-L-HEVÂ
( Deri solunumu. İLE Trake solunumu. [biyolojide] İLE Havanın soluk borularına girdiği ya da çıktığı sırada doğal olmayan ses. (tıp'ta) İLE Boğazdan açılan yapay bir delik aracılığıyla sayrının soluk alması. (tıp'ta) İLE Hava ile solunum. )
( TENEFFÜS[< NEFES]: Nefes, soluk alma; Yorgunluk almak için dinlenme; Tan yeri ağarma; Deniz suyunun dalga ile sahile vurması. )
- TEN[Fars.]/SEL ile/ve/<> TİN/SEL ile/ve/<> TİN
( Ten, tinin zemini olamaz. )
( Giysi tenden, ten de candan habersiz! )
( Nedeni dışarıda olan. İLE Nedeni ve ereği/amacı kendinde olan. )
( Gövdenin dış yüzü, deri, cilt. | Gövde, vucut, beden. İLE/VE/<> İnsanın ve insanlığın toplam değeri, birikimi. )
- TENSOR PRODUCT ile/||/<> DİRECT SUM
( Tensor product ⊗ etkileşim İLE direct sum ⊕ bağımsız. )
( Formül: Interaction İLE independence )
- TENSÖR ile/||/<> VEKTÖR
( Tensör çok indisli dönüşüm kuralı İLE vektör tek indis. )
( Formül: T_ij İLE V_i )
- TENYA ile/ve EKİNOKOK
( ... İLE/VE Etoburların gelişmiş dönemlerinde bağırsaklarında yaşayan tenya türü. )
- TENYA ile/ve ZÂT-ÜL-HUFEYRE-İ RE'S[Ar.]
( ... İLE/VE Uzunluğu 20 m. kadar olan bir çşit tenya, şerit. )
- TEPKİ NORMU[İng. REACTION NORM] ile/||/<> FENOTİPİK ESNEKLİK[İng. PHENOTYPIC PLASTICITY]
( Bir genotip tarafından gösterilen fenotipik esneklik şablonudur. @@ Genotipe bağlı olarak oluşan fenotipin, çevresel etmenlerin etkisiyle çeşitlilik göstermesidir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- TEPKİ ile TEPKİME
( vs./and/||/<> REACTION )
- TER KOKUSU ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TEN KOKUSU
- -TER[Fars.] ile TER[Fars.]
( Üstünlük[Tafdîl] ve abartı[mübalaga] ilgeci[edatı] olarak sözcüklerin sonuna gelir. [MÜŞKÜL-TER: (en/pek/çok) Müşkül. | NAZİK-TER: (Daha/en/pek/çok) Nazik.] İLE Yaş, ıslak, nemli. | Taze. )
- TEREF[Ar.] ile TELEF[Ar. çoğ. TELEFÂT]
( Yumuşaklık. | İyi, lezzetli yemek. | İnce, güzel şey. İLE Yok etme, öldürme. | Boş yere harcama, yıpratma. )
- THERMIONISCHE ZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMİYONİK GÖZE/HÜCRE
- TERMO-RESPONSİVE POLİMER ile/||/<> PH-RESPONSİVE POLİMER
( Termo-responsive polimer sıcaklık değişimle davranış değiştirirken İLE pH-responsive polimer asitlik bazlık değişimle davranış değiştirir )
( Formül: LCST/UCST )
- TERMODİNAMİK[İng. THERMODYNAMICS] ile/||/<> ADYABATİK DENGE[İng. ADIABATIC EQUILIBRIUM] ile/||/<> ENTALPİ[İng. ENTHALPY] ile/||/<> ENTROPİ[İng. ENTROPY] ile/||/<> FİZİKOKİMYA[İng. PHYSICAL CHEMISTRY]
( Termodinamik; ısı, sıcaklık, enerji ve iş arasındaki ilişkiyi inceleyen ve araştıran bilim dalıdır. Daha kapsamlı bir ifadeyle termodinamik; ısı, sıcaklık, entropi, entalpi, termodinamik yasaları, sıcaklık, iş ve enerji konularını inceler. Etimolojik olarak termodinamik sözcüğü Yunancada ısı anlamına gelen "θερμο" ile dinamik anlamına gelen "δυναμική" sözcüklerinin birleşiminden oluşmuştur. Ek olarak Sadi Carnot, termodinamik biliminin kurucusu olarak kabul edilir. Fransız fizikçi Sadi Carnot 1824 yılında ısı motoru çevrimi kavramını ve tersinmezlik ilkesini ortaya atmıştır. Sadi Carnot'un fikirlerini o yüzyılın sonlarında Alman fizikçi ve matematikçi Rudolf Clausius geliştirmiştir. @@ Termodinamikte bir sistemin sınırlarından ısı akışının gerçekleşmediği ya da giren ısının çıkan ısıya eşit olduğu denge durumudur. @@ Entalpi, maddenin yapısında depoladığı enerjinin tanımıdır. Sembolü H'dir. Entalpi, iç enerji, basınç ve hacme bağlıdır. Sıcaklık arttıkça molekül iç etkileşimleri de artacağı için entalpi de artacaktır. @@ Fizikte entropi, bir sistemin mekanik işe çevrilemeyecek termal (ısıl) enerjisini temsil eden termodinamik birimdir. Çoğunlukla bir sistemdeki rastgelelik ve düzensizlik olarak tanımlanır ve istatistikten teolojiye birçok alanda yararlanılır. Sembolü S'dir. Sistemlerdeki düzensizlik arttıkça, entropi de artar. Bu durum da faydalı (iş yapabilir) enerji miktarını azaltır. Faydasız enerjiyi (entropi) arttırır. @@ Kimyasal sistemlerin özellik ve davranışlarını inceleyen, bu özellik ve davranışların sonucunda ortaya çıkan yasaları belirleyen bilim dalıdır. Fizikokimya; sıcaklık, basınç, hacim, derişim gibi fiziksel etmenlerin kimyasal tepkimelere etkilerini inceler. Sistemlerdeki ısı ve iş dönüşümlerini, tepkime hızlarını ve tepkime mekanizmalarını matematiksel ifadelerle teorilere dönüştürür. Elektrokimya, termodinamik, kimyasal kinetik alanlarını da kapsar.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- TERMODİNAMİK ile/||/<> KİNETİK
( )
( Bilinmiyor tarafından keşfedildi/formüle edildi. )
- TERMODİNAMİK ile/||/<> YASA
( Termodinamiğin üçüncü yasası )
( Walther Nernst tarafından 1906 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1864-1941) (Ülke: Almanya) (Alan: Kimya) (Önemli katkıları: Nernst denklemi, termodinamik) (Nobel: 1920) )
- TERMOGRAVİMETRİK ANALİZ ile/||/<> DİFERANSİYEL TARAMA KALORİMETRİSİ
( Termogravimetrik analiz kütle değişimini sıcaklığa karşı ölçerken, DSC ısı akışı değişimini ölçer )
( Formül: TGA eğrisi )
- TERMOKİMYA ile/||/<> KALORİMETRE
( Bomba kalorimetre )
( Pierre Eugène Marcellin Berthelot tarafından 1881 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1827-1907) (Ülke: Fransa) (Alan: Kimya) (Önemli katkıları: Organik sentez, termokimya) )
- TERMOPLASTİK İLE TERMOSET İLE ELASTOMER ile/||/<> POLİMER SINIFLARI
( Isıl davranışa göre polimer türleri. )
( Formül: Tg < Tkullanım < Tm )
- TERMOPLASTİK ile/||/<> TERMOSET
( Termoplastik ısıtınca yumuşar İLE termoset sertleşir geri dönmez )
( Formül: Lineer zincirler İLE çapraz bağlı ağ )
- TERSİNEMEZLİK/ENTROPİ ile KARGAŞA ile KANSER
( Doğada. | Nesnelerde. İLE Toplumda. İLE Biyolojide. )
- REVERSIBLE CELL[İng.] / TERSINIR GÖZE/HÜCRE[Alm.] ile/değil/yerine/= TERSİNİR GÖZE/HÜCRE
- TERSİNİR SÜREÇ ile/||/<> TERSİNMEZ SÜREÇ (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)
( Tersinir ideal kayıpsız, tersinmez gerçek kayıplıdır )
( Formül: ΔS=0 İLE ΔS>0 )
- IRREVERSIBLE CELL[İng.] ile/değil/yerine/= TERSİNMEZ GÖZE/HÜCRE (VOLTAMETRİ)
- TEŞBİH ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TESPİT
- TEŞEMMÜ'[Ar. < ŞEM] ile TEŞEMMÜM[Ar. < ŞEMM]
( Mumlaşma, mum bağlama, muşamba gibi olma. | Üzerine bal mumu sürülme. [TEŞEMMÜ-İ KEBED: Karaciğerin muşambalaşması, siroz.] İLE Koklama. )
- TESTİS ile/||/<> KLİNEFELTER SENDROMU[İng. KLINEFELTER SYNDROME] ile/||/<> MAMMİLLER CİSİM[İng. MAMMILARY BODY] ile/||/<> PENİS ile/||/<> SPERMATOSİT[İng. SPERMATOCYTE]
( Testis, hayvanlarda, sperm ve erkek hormonları olan androjenleri üreten organ. İnsanlarda testisler iki tanedir ve oval şekilindedir. Bunlar, penisin hemen arkasında ve anüsün önünde bulunan skrotal kesede bulunurlar. @@ Erkek bireylerde görünen birden fazla X kromozomunun olması durumu. Genelde genotipleri XY yerine XXY olur. Aynı zamanda bu kişilerde büyük göğüsler, küçük testisler, kısırlık ve hafif mental gerilik görülür. @@ Hipotalamusun posteroinferior yüzündeki beyin sapı çekirdeklerine mammiller cisim adı verilir. Beynin alt tarafındaki iki küresel yapı olarak gözlemlenirler, başlangıçta beynin testisleri olarak adlandırılan bu yapılar daha sonra beynin göğüsleri olarak bilinmeye başlandı. Hafıza ile ilgili bilgiler forniks aracılığıyla Mammiller cisimlere iletilir, bu cisimler bellek bilgilerinin iletilmesinin ötesinde tegmentum ile olan bağlantıları yoluyla uygun davranışsal tepkilerin yaratılmasını kolaylaştırmaya yardım eder. @@ Penis, memelilerde erkeklerinin çiftleşme organıdır ve genellikle idrarın vücuttan çıktığı kanalı barındırır. @@ Mayoz bölünmenin de oluştuğu gelişimin spermatogenez evresinde, spermatogonyumdan üretilen erkek gametositidir. Testislerin sperm kanalcıklarında üretilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- TETANOZ/TETANOS[Fr.] değil/yerine/= KAZIKLI HUMMA
( İnsan ve hayvan gövdesine açık yaralardan giren, genellikle toprakta, gübrede yaşayan bir basilin yol açtığı, kasların sürekli ağrılı kasılmasıyla kendini gösteren ateşli ve tehlikeli bir hastalık. )
- TETRAHEDRAL İLE OKTAHEDRAL İLE KARE DÜZLEM ile/||/<> KOORDİNASYON GEOMETRİLERİ
( Metal kompleks şekilleri. )
( Formül: sp³ İLE sp³d² İLE dsp² )
- TETT ile/ve/||/<>/> STT/SKT
( Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi İLE/VE/||/<>/> Son Tüketim Tarihi/Son Kullanım Tarihi )
- TEVÂLÜD[Ar. < VELED] ile TEVÂRÜD[Ar. < VÜRÛD]
( Doğma, doğurma. İLE Arka arkaya gelme, her yandan gelip birikme. | İki şairin, birbirinden habersiz olarak aynı dize[mısrâ] ya da iki dize[beyit] söylemesi/yazması. )
- TEVECCÜH[< VECH] değil/yerine/= ÇEVRİLME, YÖNELME, DOĞRULMA | BİR YERE DOĞRU HAREKET ETME | GÜLERYÜZ GÖSTERME, YAKINLIK DUYMA | HOŞLANMA, SEVGİ | NASİP VE MÜYESSER OLMA
- TEV'EM[Ar.] ile İKİZ | EŞ, BENZER
( İKİZ )
( EŞ, BENZER )
- TEVHİD ile/ve/||/<> FITRAT
- TEVLİT[Ar.] değil/yerine/= DOĞURMA, DOĞURTMA | NEDEN OLMA, OLUŞTURMA
- TEZ ile/||/<> ANTİTEZ-SENTEZ
( Diyalektik yöntem )
( Georg Wilhelm Friedrich Hegel tarafından 1807 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1770-1831) (Ülke: Almanya) (Alan: Felsefe) (Önemli katkıları: Diyalektik, mutlak idealizm) )
- TEZAHÜR ile/ve/||/<>/> TESİR
- TG İLE TM İLE TC İLE TD ile/||/<> POLİMER GEÇİŞ SICAKLIKLARI
( Kritik termal geçiş noktaları. )
( Formül: Tg ~ 0.67 Tm (K) )
- TG İLE TM İLE TD ile/||/<> POLİMER GEÇİŞ SICAKLIKLARI
( Polimerlerin kritik sıcaklıkları. )
( Formül: Tg < Tm < Td )
- TGA ile/||/<> DSC
( TGA kütle kaybı termal İLE DSC ısı akışı faz geçişleri. )
( Formül: Δm İLE ΔH )
- TH1 İLE TH2 İLE TH17 İLE TREG ile/||/<> T HÜCRE ALT GRUPLARI
( CD4+ yardımcı T hücre türleri. )
( Formül: IFN-γ İLE IL-4 İLE IL-17 İLE TGF-β )
- TH1 ile/||/<> TH2
( Th1 hücresel bağışıklık virus İLE Th2 hümoral allerji. )
( Formül: Cell-mediated İLE humoral )
- THERMOPHİLE İLE PSYCHROPHİLE İLE HALOPHİLE İLE ACİDOPHİLE ile/||/<> EKSTREMOFİLLER
( Ekstrem ortam organizmaları. )
( Formül: Tmax = 122°C )
- THERMOPLASTİC İLE THERMOSET İLE ELASTOMER ile/||/<> POLİMER SINIFLARI
( Temel polimer malzeme türleri. )
( Formül: Tg < T < Tm )
- THETA ÇÖZÜCÜ ile/||/<> İYİ ÇÖZÜCÜ
( Theta Χ = 0.5 ideal, iyi Χ < 0.5 genişleme. )
( Formül: Flory İLE excluded volume )
- THETA FUNCTİON ile/||/<> ETA FUNCTİON
( Theta θ(z,τ) quasi-periodic, eta Dedekind η(τ). )
( Formül: Quasi-periodic İLE modular form )
- TİAMİN ile/||/<> WERNİCKE–KORSAKOFF SENDROMU[İng. WERNICKE–KORSAKOFF-SENDROMU]
( Tiamin, "kükürt bulunan amin" anlamına gelmektedir. B-kompleks öbeği vitaminlerin ilk tanınan örneğidir. B1 vitamini olarak da bilinir. Metilen köprüsü ile bağlanmış bir pirimidin ile bir tiazol çekirdeği içerir. Aktif formu thiamine pyrophosphate(diphosphate) şeklindedir. @@ Çoğunlukla kronik alkol bağımlılığında ortaya çıkan ender bir sinirsel bozukluktur. Sendromun temel nedeni beyin ve sinir sistemini etkileyen tiamin (B1 vitamini) eksikliğidir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- TIKAÇ ile/ve/değil/yerine/>< TAÇ
- TIME CRYSTAL ile/||/<> SPACE CRYSTAL
( Time crystal zamanda periyodik yapı gösterirken İLE space crystal uzayda periyodik atom dizilimi gösterir )
( Formül: Temporal periodicity )
- TIME SERIES ANALYSIS ile/||/<> CROSS-SECTIONAL ANALYSİS
( Time series analysis zamana bağlı veri dizilerini incelerken İLE cross-sectional analysis belirli zamandaki gözlem kesitini inceler )
( Formül: ARIMA model )
- TİP I İLE II İLE III İLE IV ile/||/<> AŞIRI DUYARLILIK
( Dört tip alerjik reaksiyon. )
( Formül: Histamin (Tip I) )
- TİP IA SÜPERNOVA ile/||/<> TİP II SÜPERNOVA
( Tip Ia süpernova beyaz cüce patlaması İLE Tip II süpernova kütleli yıldız çöküşüdür. Tip Ia standart mum İLE kozmolojik uzaklık ölçer. Tip Ia karbon-oksijen beyaz cüce İLE Tip II hidrojen zarfı içerir. )
- TİP-1 BULANIK ile/||/<> TİP-2 BULANIK
( Tip-1 tek üyelik derecesi, Tip-2 üyelik derecesinin kendisi de bulanık )
( Jerry Mendel tarafından 1999 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1822-1884) (Ülke: Avusturya) (Alan: Biyoloji) (Önemli katkıları: Kalıtım yasaları, modern genetiğin kurucusu) )
- TIP ile/||/<> ANATOMİ
( Kulliyyat fi-Tibb, tıp ansiklopedisi )
( İbn Rüşd (Averroes) tarafından 1162 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1126-1198) (Ülke: Endülüs) (Önemli katkıları: Aristoteles yorumları, felsefe ve tıp çalışmaları) )
- TIP ile/||/<> FELSEFE
( Tıp ve felsefeyi birleştiren bütüncül yaklaşım )
( İbn Sina (Avicenna) tarafından 1025 yılında keşfedildi/formüle edildi. (980-1037) (Ülke: İran/Buhara) (Alan: biyoloji) (Önemli katkıları: El-Kanun fi Tıb kitabı, tıp ansiklopedisi, felsefe ve mantık çalışmaları) )
- TIPA TIP (AYNI OLMAK)
( Benzemek. )
- TIRAK ile -TIRAK/TRAK[Fr. < TRAC] ile TRAKA[İt.] ile TRAKE[TRACHÉE < Lat. < Yun.] ile TRAKİT[Fr. TRACHYTE < Yun.] ile TRAKTÖR[Fr. TRACTEUR < Lat.] ile TRAKUNYA[Yun. DRANKONTION]
( Çarpan ya da kırılan bir şeyin çıkardığı tok ses. İLE Benzer/yaklaşık.[mavimsi / kırmızımsı vb.] | Oyuncunun sahneye çıkacağı sırada ya da oyun sırasında, kaygıya ve/ya da korkuya kapılması, rolünü unutması. İLE Yelkenli teknelerde bir mandar aracılığıyla çekilerek direğe çıkıp bakım ve onarım yapılan oturaklı sepet. İLE Soluk borusu. | Eklem bacaklılarda bulunan solunum kanalı. İLE Fazla miktarda feldispat, çok az kuvarz içeren, kırılınca pürüzlü bir yüzeye sâhip olan açık renkli volkan taşı. İLE Tekerlekleri arâzi ve sürülmüş tarla gibi yumuşak zeminde dönebilen/devinebilen, genellikle çift sürmede kullanılan, arkasına römork takılarak kamyon görevi gören motorlu taşıt. İLE Çarpan balık. )
- TİROİT[Fr./İng.] ile/ve/||/<> TİROKALSİTONİN[Fr./İng. < THYROCALCITONINE] ile/ve/||/<> TİROKSİN[Fr./İng. < THYROXINE]
( ... İLE/VE/||/<> Kalkan[tiroit] bezinden salgılanan, kandaki kalsiyumu azaltan hormon. İLE/VE/||/<> Tiroit hormonlarının ilk keşfedileni. )
- TİROKSİN ile/||/<> PARATİROİD
( Tiroksin metabolizma hızı İLE paratiroid Ca dengesi. )
( Formül: Metabolism İLE calcium )
- TIRTIL ile/değil/<>/> NİMFA ile/değil/<>/> KELEBEK
( Tırtılın, "son" dediği şeye, dünyanın geri kalanı, "kelebek" der. )
- TİRYÂK[Ar., Fars. < Yun.] değil/yerine/= MACUN/PANZEHİR
( Bitkisel ve madensel nesnelerin karışımından yapılan macun. )
- TİSSUE ENGİNEERİNG ile/||/<> ORGAN TRANSPLANTATION
( Tissue engineering yapay doku üretimi yaparken İLE organ transplantation mevcut organ naklini yapar )
( Formül: Scaffold technology )
- TİT/URINALYSIS[İng.] değil/yerine/= TAM İDRAR TAHLİLİ
- TITANIC ve/||/<>/> HALOMONAS TITANICAE
( Titanic, Atlas Okyanusu'nun 3657 m. derinliğine kadar battıktan sonra pasla beslenen Halomonas Titanicae adı verilen bir tür bakterinin, geminin yapımında kullanılan 50 bin ton demiri yavaş yavaş tükettiği ortaya çıkmıştır. )
( )
- TİTRASYON ile/||/<> DİLÜSYON
( Titrasyon analiz İLE dilüsyon seyreltmedir )
( Formül: Analiz İLE hazırlık )
- TİTREMEK/TİRİLDEMEK ile SAKIRDAMAK/SAKIRTI
( ... İLE Korkudan ya da soğuktan titremek. )
- TİTREŞİM ile/ve/<> DÖNÜŞÜM
( vs./and/||/<>/and TRANSFORMATION )
- TLR İLE NOD İLE RIG-I ile/||/<> PATTERN TANIMA RESEPTÖRLERİ
( Doğal bağışıklık sensörleri. )
( Formül: PAMP → PRR → İnflamasyon )
- TOF-MS ile/||/<> QUADRUPOLE MS
( TOF uçuş zamanı geniş m/z, quadrupole süzgeç seçici. )
( Formül: Pulsed İLE sürekli )
- TOGGLE İLE OSCİLLATOR İLE COUNTER ile/||/<> GENETİK DEVRELER
( Hücresel mantık devreleri. )
( Formül: dx/dt = α/(1+y^β) - x )
- TOHUM[İng. SEED] ile/||/<> AÇIK TOHUMLU[İng. GYMNOSPERM] ile/||/<> FRUİTARYAN[İng. FRUITARIAN] ile/||/<> MALTOZ[İng. MALTOSE] ile/||/<> MEYVE ile/||/<> MEYVECİL[İng. FRUITARIAN] ile/||/<> NİŞASTA[İng. STARCH] ile/||/<> YALANCI MEYVE[İng. PSEUDOCARP (FALSE FRUIT)]
( Ekildiğinde yeni bir bitki haline gelecek döllenmiş ve olgun bir yumurta. Besleyici göze olan endospermi (ya da perisperm) içerir ve genelde bir tane döllenmiş ovum (embryo) bulundurur. @@ Yaşamının haploit ve diploit evresi eşit olan ve meyve yaprağındaki tohum taslağının etrafı çevrili olmayan odunsu bitkiler. Polen tohum taslağının yüzeyinde filizlenir. @@ Dini, siyasi, çevresel, kültürel, estetik ve ekonomik gibi nedenlerle hayvansal ürünler ve tahıllar olmadan meyve, sebze, kabuklu yemişler ve tohumlar içeren bir diyet uygulayan kişi. Kuru erik, fındık, hurma, domates, limon, mandalina, armut ve kabak gibi besinleri tüketir. @@ Çimlenmiş arpada, patates tohumlarında görülen bir disakkarittir. Moleküler formülü C12H22O11 olarak gösterilmektedir. Suda iyi çözünen bir disakkarittir ve tatlı bir tada sahiptir. Hidroliz yolu ile iki glikoz molekülüne ayrılır. Aynı zamanda alkol üretiminde önemli rol oynamaktadır. @@ Tohumlu bitkilerde döllenmeden sonra karpellerin gelişip olgunlaşması ile meydana gelen yapı. @@ Dini, siyasi, çevresel, kültürel, estetik ve ekonomik gibi nedenlerle hayvansal ürünler ve tahıllar olmadan meyve, sebze, kabuklu yemişler ve tohumlar içeren bir diyet uygulayan kişi. Kuru erik, fındık, hurma, domates, limon, mandalina, armut ve kabak gibi besinleri tüketir. @@ Deposal polisakkaritlerden biridir. Bitkilerde fotosentez sonucu üretilen glikozun fazlası nişastaya dönüştürülür. Bu nişasta; bitkinin kök, gövde, yaprak, meyve ve tohum gibi organlarında depolanır. Aynı zamanda patates, pirinç, arpa, buğday ve yulaf gibi besinlerde bol miktarda bulunur. @@ Bir çiçeğin yumurtalık haricindeki, bir başka bölümünün gelişmesi ile oluşan etli yerdir. Böyle meyvelerin etli bölümleri çiçek sapı, çiçek tablası, hatta çiçek örtüsü (çanakyapraklar ya da taçyapraklar) gibi parçaların gelişmesi ile ortaya çıkarlar. Elma, armut ve ayva örnek olarak verilebilir. Bir elmanın yenen bölümü etlenmiş çiçek tablasıdır. Tohumları içeren yumurtalık ise meyvenin ortasında bulunur; bu bölüm yenmez.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- TOHUM ile KENDİ KENDİNE AÇILMAYAN TOHUM
( SEED vs. INDEHISCENT )
- TOHUMUN:
İLK DURUMU ile/ve/<> SON DURUMU
( Toprak içinde/altında. İLE/VE/<> Meyvesinin içinde. )
( İdea. İLE/VE/<> İdeal. )
- TOKAMAK İLE STELLARATOR İLE ICF ile/||/<> FÜZYON YAKLAŞIMLARI
( Kontrollü füzyon yöntemleri. )
( Formül: Q = P_out/P_in > 1 )
- TOKAMAK ile/||/<> STELLARATOR
( Tokamak akım sürücü toroidal İLE stellarator harici alan kararlı. )
( Formül: ITER İLE W7-X )
- TOKSİK[İng./Fr. TOXIC]["TOK SİK" değil!] değil/yerine/= ZEHİRLİ
- TOKSİKOLOJİ[İng. TOXICOLOGY] ile/||/<> EĞİTİM[İng. EDUCATION] ile/||/<> İN VİTRO[İng. IN VITRO] ile/||/<> ORTAK KÜLTÜR[İng. CO-CULTURE] ile/||/<> PATOLOJİ[İng. PATHOLOGY]
( Zehirleri ve zehirlerin biyolojik organizmalara olan etkilerini inceleyen bilim dalıdır. Biyokimya, histoloji, farmakoloji, patoloji ve diğer birçok disiplinle etkileşim halindedir. Toksik yani zehirli maddelerin incelenmesi ve sınıflandırılması ilk olarak 19. yüzyılda Mathieu Orfila tarafından gerçekleştirilmiştir. Mathieu Joseph Bonaventure Orfila, sıklıkla "Toksikolojinin Babası" olarak anılırdı. 19. yüzyılın ilk büyük adli tıp uzmanı olan Mathieu Orfila, kimyasal analizi adli tıbbın rutin bir parçası haline getirmek için çalıştı. Orfila aynı zamanda halk sağlığı sistemlerini ve tıp eğitimini geliştirmek için de çalıştı. @@ Eğitim insanın doğasında var olan bütün bilgi ve kabiliyetleri baz alarak onu yönlendirmek, geleceğe hazırlamak, hayatı boyunca gerekli bilgiyi nasıl elde edeceğini öğrenmesine yardımcı olmaktır. @@ Latince "cam içinde" demektir. Hayvan ya da bitki gözelerinin/dokularının canlı dışında ; petri, ependorf tüpü, kültür flaskı içinde yaşam döngülerine devam ettiği ortamlardır. Bu ortamlar üzerinde, ilaç sanayisi, toksikoloji deneyleri, fizyoloji çalışmaları yapılmaktadır, bu biçimde hayvan deneyleri azaltılıp kültür ortamına geçişi amaçlamaktadır. @@ Organ-Organ etkileşimi olan organların (Karaciğer-Böbrek, Mide-Bağırsak, Akciğer-Karaciğer vb.) sinerjisini, gelişim fizyolojisini, toksikolojisini ve metabolizmasının göze kültürü ortamına ko-kültür ya da ortak kültür denir. Ko-kültür iki monokültürün (tekli göze kültürü) aynı mekanizmada (ortamda) bulunmasıdır. @@ Hastalıkların başlangıç nedenleri (etiyolojileri), adım adım ilerlemeleri (patogenez) ve normal yapı ve işlev üzerindeki etkileri ile ilgilenen bilim dalı ya da hastalık, hasta şikayetleri (semptomlar) ve/veya dikkatli bir gözlemcinin ölçümleri (belirtiler) ile ortaya çıkan, normal bir fenotipten (genom ve çevreye bağlı gözlemlenebilir özellikler) tanımlanabilir bir sapma.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- TOKSİKOLOJİ ile/ve/||/<> TOKSİN
( Zehirle, onların organizmaya olan etkileriyle ve zehirlerin belirlenmesiyle uğraşan bilim dalı. İLE Canlı organizmalarda görülen zehir. )
- TOLERANS[Fr./İng. < TOLERANCE] değil/yerine/= HOŞGÖRÜ | YANITSIZLIK | KATLANIM | DAYANABİLİRLİK | ALIŞMA
( Hoşgörü. | İşlenmiş bir parçanın yapım ölçüsünde olabilecek özür payı. | Yüksek dozda verilen herhangi bir ilâca karşı gövdenin gösterdiği dayanma gücü. | Sürekli aynı dozun kullanılması sonucu bir ilâcın etkilerinin giderek azalması durumu. )
- TOMURCUKLANMA[İng. BUDDING] ile/||/<> EŞEYSİZ ÜREME[İng. ASEXUAL REPRODUCTION] ile/||/<> VEJETATİF[İng. VEGETATIVE]
( Ana canlıdan çıkıntı oluşması yoluyla gerçekleşen eşeysiz üreme biçimi. Oluşan çıkıntı yeterince büyüdükten sonra ana canlıdan ayrılır ya da ana canlıya bağlı kalarak koloni oluşturur. Bu üreme biçimi hidra ya da maya mantarlarında görülebilir. @@ Cinsel bir işleme bağlı olmayan herhangi bir üreme biçimi. Tek bir bireyi içerir. Hücre bölünmesi, parçalanma ya da tomurcuklanma ile çoğalma. @@ (Biyolojide) Doğal (tomurcuklanma, rizomlar, koşucular, vb.) ya da yapay (aşılama, katmanlama ya da çelik alma) olarak eşeyli üreme haricindeki yollarla elde edilen bitkinin büyümesi ve gelişiminin belirli bir aşaması ya da özelliğiyle ilgili.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- TOP-DOWN İLE BOTTOM-UP ile/||/<> NANO ÜRETİM
( İki temel nanofabrikasyon yaklaşımı. )
( Formül: Self-assembly (bottom-up) )
- TOPARLAK HÜCRE = HÜCRE-İ MÜDEVVERE = CELLULE RONDE
- TOPLAMA İLE ÇIKARMA İLE ÇARPMA İLE BÖLME ile/||/<> TEMEL İŞLEMLER
( Dört işlem ve özellikleri. )
( Formül: a÷0 tanımsız )
- TOPLAMA ile/||/<> ÇARPMA
( Toplama birleştirme, çarpma tekrarlı toplama )
( Formül: a+b = b+a İLE a×b = b×a )
- MEYVELER:
TOPLANDIKTAN SONRA OLGUNLAŞMAYA ...
DEVAM EDEN ile DEVAM ETMEYEN
- TOPLARDAMAR[İng. VEIN] ile/||/<> HEMAL YAY[İng. HEMAL ARCH] ile/||/<> KAN DAMARI[İng. BLOOD VESSEL] ile/||/<> PULMONER EMBOLİ[İng. PULMONARY EMBOLISM] ile/||/<> VARİS[İng. VARICOSE VEIN]
( Kanı kalbe taşıyan kan damarlarıdır. Akciğer toplardamarı hariç; oksijen yoğunluğu az, karbondioksit bakımından zengin kanın kalbe geri dönüşünü sağlarlar. Dolaşım sisteminin bir bölümünü oluşturmaktadırlar. Toplardamarlar, "ven" olarak da isimlendirilmektedir. @@ Kuyruk omurlarında her omur merkezinin ventralinde kuyruk atardamarı ve toplardamarlarını koruyan yay. @@ Canlı vücudunda kanın dolaştığı damarlardır. Dolaşım sistemi organlarıdır ve görevleri kanı vücudun farklı bölümlerine taşımaktır. Kan damarları temelde iki kategoriye ayrılır. Bunlar, atardamarlar (arter) ve toplardamarlardır (ven). @@ Pulmoner emboli, akciğerlerde bulunan pulmoner arterlerden birisinin tıkanmasıdır. Pulmoner emboli vakalarının çoğunda bacaklarda derin ven trombozu oluşur. Vücudun alt ekstremite adı verilen bacak ve ayak bölümlerinde bulunan toplardamarlarda oluşan pıhtı, sağ ventriküle gelir. Buradan da pulmoner arterlerle akciğere ulaşarak emboliye neden olur. Pulmoner emboli hayatı tehlikesi son derece yüksek olan hastalıklardan birisidir. Öyle ki miyokard enfarktüsü ve serebrovasküler kazalardan sonra, pulmoner emboli kardiyovasküler ölümlerin en önde gelen üçüncü nedenidir. @@ Kan akımının önündeki bir engel ya da venlerin fonksiyonel bozuklukları sonucu ortaya çıkan bir toplardamar hastalığıdır. En yaygın görüldüğü yer bacaklardır. İnsanlarda oldukça sık görülmektedir ve ciddi sıkıntılara yol açmamakla beraber kişinin yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilmektedir. Varisler mor mavi tonlarında, geniş ve kıvrımlı bir görüntüdedir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- TOPLULUK EKOLOJİSİ ile EKO DÜZEN EKOLOJİSİ
( Belirli bir bölgedeki tüm canlı popülasyonlarının ve bunların birbiriyle olan ilişkilerini inceleyen bir alt dal. İLE Bir ekodüzenin tüm bileşenlerini ve bunların birbiriyle olan etkileşimlerini inceleyen bir alt dal. )
- TOPLUM BİLİMLERİ ile FEN BİLİMLERİ
- TOPLUMBİLİM ve KİMYA
( Durkheim, Lavosier kimyasını dikkate alarak sosyoloji bilimini kurmuştur. )
( DURKHEIM ve LAVOSIER )
- TOPLUM/SAL/LIK ile/ve/değil/||/<>/< YAŞAM ORTAKLIĞI/SİMBİOSİS
- TOPOLOGİCAL INSULATOR ile/||/<> BAND INSULATOR
( Topological insulator yüzey iletkenliği gösterirken İLE band insulator hem bulk hem yüzey izoledir )
( Formül: Z₂ topological invariant )
- TOPOLOGİCAL İNVARİANT ile/||/<> SİMETRİ KIRILMASI
( Topological invariant topolojik özelliklerle korunan nicelikken, simetri kırılması sistem simetrisinin kaybıdır )
( Formül: Chern sayısı )
- TOPOLOGİCAL ORDER ile/||/<> SYMMETRY BREAKİNG
( Topological order yerel parametrelerle tanımlanamayan düzenken İLE symmetry breaking yerel düzen parametresi vardır )
( Formül: Ground state degeneracy )
- TOPOLOGİCAL QUANTUM FİELD THEORY ile/||/<> CONFORMAL FİELD THEORY
( TQFT topolojik invariant quantum field theoriyken, CFT konformal invariant field theorisidir )
( Formül: Atiyah-Segal axioms )
- TOPOLOGICAL QUBIT ile/||/<> SPIN QUBIT
( Topological anyonlar korumalı, spin manyetik alan hassas. )
( Formül: Braiding İLE precession )
- TOPOLOGİCAL SÜPERİLETKENİ ile/||/<> KONVANSİYONEL SÜPERİLETKENİ
( Topological süperiletken Majorana modları barındırırken, konvansiyonel süperiletken sadece Cooper çiftleri içerir )
( Formül: Δ_p + iΔ_s )
- TOPOS İLE SHEAF İLE SİTE ile/||/<> TOPOS KURAMSİ
( Kategorik mantık ve geometri. )
( Formül: Sh(X) = Sheaves on X )
- TOPOS ile/||/<> CATEGORY
( Topos mantık yapısı İLE category ok ve nesne. )
( Formül: Logic structure İLE arrows objects )
- TOPRAK:
MİNERAL[Fr.] ve/||/<> ORGANİK NESNE ve/||/<> SU ve/||/<> BOŞLUK
( %45 ve/||/<> %5 ve/||/<> %25 ve/||/<> %25 )
( "Toprak ve Ekoloji" yazısı için burayı tıklayınız... )
( Normal sıcaklıkta, doğada, katı durumda birtakım maddelerle karışık ya da bileşik olarak bulunan ya da kimyasal yollarla elde edilen, inorganik madde. | İçinde inorganik maddeler bulunan. VE/||/<> ... VE/||/<> ... VE/||/<> ... )
- TOPRAK ve SU ve/<>/|| HAVA ve ATEŞ
( Sabit madde/ler. VE/<>/|| Değişim/Değişken/ler. VE/<>/|| Bilinç varolanı. VE/<>/|| ... )
( HYLIC ve/<>/|| PSCYHIC ve/<>/|| PNEUMATIC ve/<>/|| MYSTIC )
( Dönüştürücü. VE/<>/|| Değiştirici. )
( Kapatıcı. ve/<>/|| Akıcı. ve/<>/|| Uçucu. ve/<>/|| Yakıcı. )
( Küp. VE/<>/|| Yirmi yüzlü. VE/<>/|| Sekiz yüzlü. VE/<>/|| Piramit. )
( Cube. AND Icosahedron. AND/<>/|| Octahedron. AND Tetrahedron. )
- TOPRAK ile ETTOPRAK
( ... İLE Yumuşak, kırmızı ve özlü toprak. )
- TOPRAK ile KUM
( Toprak, herşeyi, hem iyiyi, hem de kötüyü içinde barındırır. )
( * hâk-dân-ı fenâ(fânilik toprağı): DÜNYÂ
* hâk-i beden: GÖVDE TOPRAĞI
* hâk-i beyâbân: ÇÖLÜN TOPRAĞI
* hâk-i bîmâr(hasta toprak): (mecaz) KIRMIZI ALTIN
* hâk-i kadem: AYAK TOPRAĞI
* hâk-i mezâr: MEZAR TOPRAĞI
* hâk-i mezellet: HORLUK, DÜŞKÜNLÜK TOPRAĞI
* hâk-i mürde(ölmüş toprak): VERİMSİZ TOPRAK
* hâk-i pâk: TEMİZ TOPRAK
* hâk-i pây: AYAK TOPRAĞI/TOZU
* hâk-i râh(yolun toprağı): UĞUR, KADEM
* hâk-i târîk(karanlık toprak): (mecaz) İNSAN CESEDİ
* hâk-i teng: MEZAR, KABİR, SİN
* hâk-i tîre(karanlık, siyah toprak): MEZAR, SİN
* hâk-i vatan: VATAN TOPRAĞI
* hâk-i zaîf: İNSAN )
( Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik nesnelerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü. | Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış. | Arazi, tarla. | Memleketli. | Kara. | Ülke. İLE Silisli kütlelerin, kayaların, doğal etkenlerle parçalanarak ufalanmasından oluşan, deniz kıyısı, dere yatağı vb. yerlerde çok bulunan, ufak, sert tanecikler. | Armut, ayva vb. meyvelerin etli bölümlerindeki sert tanecikler. | Gövdedeki bezlerin, özellikle böbreğin ürettiği ince ve katı tanecikler. )
( SOIL vs. SAND )
- TOPRAK ile LATERİT[Fr.]
( ... İLE Sıcak, nemli iklimlerde oluşan, parlak kırmızı ya da kahverengiye çalan kırmızı renkli, demir oksit ve alüminyum bakımından zengin toprak. )
- TOPRAK ile LOM
( ... İLE Tüm toprakların en verimli olanı. [Eşit miktarda kum, mil ve kil içerir.] )
(1996'dan beri)