Dirimbilim/Biyoloji'deki FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 6.507 başlık/FaRk ile birlikte,
6.507 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(20/27)
- OLUŞUM ile/ve/||/<> DÜZEN
- OLUŞUM ile/ve/||/<>/> OLGUNLAŞMA
- OLUŞUM = TEŞEKKÜL = FORMATION[İng., Fr.] = BILDUNG[Alm.] = FORMACIÓN[İsp.]
- OLUŞUM ile/ve/||/<> TÜRÜM
( ... İLE/VE/||/<> Varolanların oluşumu. )
- OMNIVORE[İng.] değil/yerine/= OMNİVOR
( Hem ot hem de et ile beslenen bir diyete sahip canlılara verilen isimdir. Hepçil olarak da bilinmektedir. İnsan, maymun, fare, ayı ve domuz bu canlılara örnektir. Bir canlının omnivor olup olmadığına bakılırken ana besin kaynağına bakılır. Yani nadiren ot yiyen etobur bir canlı hepçil bir canlı olarak kabul edilmeyebilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- OMUR[İng. VERTEBRATE] ile/||/<> ADAPTİF BAĞIŞIKLIK[İng. ADAPTIVE IMMUNITY] ile/||/<> AİLEVİ AKDENİZ ATEŞİ[İng. FAMILIAL MEDITERRANEAN FEVER] ile/||/<> AKSİYEL İSKELET[İng. SKELETON AXIALE] ile/||/<> AMFİARTOZ[İng. AMFIARTOSE] ile/||/<> KAFATASI[İng. SKULL] ile/||/<> KEMİK[İng. BONE] ile/||/<> KEMİKLİ BALIK[İng. BONY FISH] ile/||/<> KIKIRDAKLI BALIKLAR (CHONDRİCHTHYES)[İng. CARTILAGINOUS FISH]
( Omurgayı oluşturan kemiklerin her birine verilen addır. Latince tekil ismi vertebra. @@ Lenf gözelerinin antijenlere belirli ve uzun süreli tepkilerini anlatmak için kullanılan genel bir terimdir. Majör histokompatibilite kompleksi, T-gözesi alıcıları (TCR), immunoglobulinlerle birlikte rekombinaz aktivitesine sahip enzimlere ihtiyaç duyar. Çenesiz balıklar haricindeki tüm omurgalılarda bulunmaktadır. @@ Karın, göğüs ya da eklemlerde tekrarlayan ağrılı inflamasyon atakları ile karakterize kalıtsal bir durumdur. Bu ataklara genellikle ateş ve bazen döküntü ya da baş ağrısı eşlik eder. Bazen kalp, beyni ve omuriliği çevreleyen zar ve testisler gibi vücudun diğer bölgelerinde de inflamasyon görülebilir. Etkilenen bireylerin yaklaşık yarısında, ataklardan önce prodrom olarak bilinen hafif semptomlar belirir. Prodromal semptomlar, daha sonra inflamasyon gerçekleşecek olan bölgede hafif rahatsız edici hisleri ya da daha genel rahatsızlık hissini içerir. @@ Vücudun kemik yapısının temel olarak omur, göğüs kafesi ve kafatasından oluşan bölümüdür. @@ Çok az ya da özel durumlarda oynayabilen eklemler. Örnek olarak kalça ve omurga arasındaki eklemler verilebilir. @@ Kafatası, omurgalıların kafasını çevreleyen iskelet yapısı. Kemik ya da kıkırdaktan oluşur ve beyin ve bazı duyu organlarını koruyan bir yapı oluşturur. Üst çene (alt çene değil) kafatasının bir parçasıdır. İnsan kafatasının beyni içeren kısmı (kranyum) küresel ve yüzünüz ile karşılaştırıldığında görece daha büyüktür. Diğer çoğu hayvanda kafatasının yüz kısmı, üst dişler ve burun da dahil olmak üzere, kranyumdan daha büyüktür. İnsanlarda kafatası, atlas olarak adlandırılan, başın sallama hareketine izin veren en yüksek vertebra tarafından desteklenir. Atlas, yan yana hareketine izin vermek için, eksende bir sonraki omurga üzerinde, aksis (axis), döner. @@ Vücut dokularının en serti. Organizmanın en önemli destekçilerinden biri. Kalsiyum bakımından doymuş olduğu için sert. Damar içerirler. Enine bakılacak olursa dış ve iç yüzeylerinin zarla kaplı olduğu görülebilir. Dıştaki zar "periosteum", içteki zar ise "endosteum" olarak adlandırılır. Kemik zarı, sert kemik, süngerimsi kemik, kırmızı kemik iliği, sarı kemik iliği, kan damarları ve eklem kıkırdağı gibi alt bölümleri var. @@ Sınıf Osteichthyes: Omurgalı sınıfı çenesiz ve kıkırdaklı balıklardan sonra gelişti. Çeneleri bulunur, iskeleti kemikten oluşur ve vücutlarını örten pulları vardır. En bilinen bilinen tatlısu ve tuzlu su balıkları bu öbeğe aittir. Yaşayan fosil Coelacanth, akrabaları (loblu balıklar) Devonien jeolojik döneme kadar (363-409 MÖ) izlenebilen kemikli bir balıktır. @@ İlkel 'çeneli' omurgalılar yaklaşık 400 MÖ ortaya çıktılar. İskeletleri tamamen kıkırdaktan oluşur. Sınıf, Elasmobranchii alt sınıfı (köpekbalıklarını, vatozlar) ve Holocephali alt sınıfını (sıçanbalığı) kapsar. Hem MHC sınıf I hem de sınıf II genlerine sahip olan en eski takson. Evrimsel merdivendeki bir sonraki adım kemikli balıktır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- OMURGALI İLE OMURGASIZ ile/||/<> HAYVAN GRUPLARI
( Temel hayvan sınıflandırması. )
( Formül: 5 omurgalı sınıfı )
- OMURGALILAR:
SUCUL ile/ve/<> KARACIL ile/ve/<> İKİ-YAŞAYIŞLI
- OMURGALILAR ile/ve OMURGASIZLAR
( Omurgalıların Sınıflandırılması )
( VERTEBRATES vs. INVERTEBRATES )
- BIAS CELL[İng.] / VORVORSPANNUNGSBATTERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖN BESLEME PİLİ
- ÖNCELİK-SONRALIK ve/değil BİRLİKTELİK
- ONCOGENE[İng.] değil/yerine/= ONKOJEN (ONKOGEN)
( Bir onkojen, kanser gelişimine katkıda bulunan, mutasyona uğramış bir gendir. Normal, mutasyona uğramamış hallerine proto-onkojen denir ve bunlar, göze bölünmesinin düzenlenmesinde rol oynarlar. Bazı onkojenler, bir arabanın gaz pedalına basmak misali, bir gözeyi bölünmeye teşvik ederek çalışır. Diğer onkojenler, arabanızla yokuş aşağı dururken ayağınızı frenden kaldırmak gibi çalışır yani gözenin bölünmesinin önündeki engelleri kaldırarak bölünmeye neden olur.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ONDALIK KESİR ile/||/<> ADİ KESİR
( Ondalık virgüllü, adi kesir çizgili gösterimdir )
( Formül: 0.5 İLE 1/2 )
- ONDALIK SİSTEM ile/||/<> İKİLİ SİSTEM
( Ondalık 10 tabanlı, ikili 2 tabanlı )
( Formül: 0-9 rakamlar İLE 0-1 bitler )
- ONDALIK SİSTEM ile/||/<> POZİSYONEL NOTASYON
( Ondalık sistem 10 tabanlı sayı sistemi İLE pozisyonel notasyon basamak değeri sistemidir. )
( Aryabhata tarafından 500 yılında keşfedildi/formüle edildi. (476-550) (Ülke: Hindistan) (Alan: Matematik, Astronomi) (Önemli katkıları: Sıfır kavramı, ondalık sistem, trigonometri, güneş merkezli sistem teorisi) )
- ÖNEMSİZ/LEŞME ile/ve/||/<>/||/<>/< SİLİK/LEŞME
- ÖNERME İLE YÜKLEM İLE MODAL ile/||/<> MANTIK TÜRLERİ
( Farklı mantık sistemleri. )
( Formül: p → q ≡ ¬p ∨ q )
- ÖNERME MANTIĞI ile/||/<> YÜKLEM MANTIĞI
( Önerme mantığı önermeler arası ilişkiler İLE yüklem mantığı önermelerin iç yapısını inceler. Önerme mantığı ve, ya da, değil bağlaçları İLE yüklem mantığı niceleyiciler (tüm, bazı) kullanır. Önerme mantığı daha basit İLE yüklem mantığı daha güçlü ifade gücüne sahiptir. )
( Gottlob Frege tarafından 1879 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1848-1925) (Ülke: Almanya) (Alan: Matematik, Mantık, Felsefe) (Önemli katkıları: Modern mantığın kurucusu, önerme mantığı, yüklem mantığı, anlam ve gönderim ayrımı, matematiksel mantık gösterimi) )
- ÖNERME[İng. PROPOSITION] ile/||/<> A PRİORİ ile/||/<> BAĞDAŞIMCILIK[İng. COHERENTISM] ile/||/<> DOĞALLAŞTIRILMIŞ EPİSTEMOLOJİ[İng. NATURALIZED EPISTEMOLOGY] ile/||/<> DOĞRULAMA İLKESİ[İng. VERIFICATION PRINCIPLE] ile/||/<> İÇSELCİLİK[İng. INTERNALISM] ile/||/<> ÖNCÜL[İng. PREMISE] ile/||/<> SENTETİK A PRİORİ[İng. SYNTHETIC A PRIORI]
( Önermeyi, doğru ve yanlış değerine sahip bir yargı, bir iddia taşıyan cümle olarak düşünmek mümkündür. Pritchard, önermesel bilginin insana özgü olduğunu ve daha sofistike entelektüel yetenekler gerektirdiğini düşünür. Bir cümle biçiminde ileri sürülen, bir şeyin durumunu söyleyen “Dünya yuvarlaktır.”, “Bekârlar, evlenmemiş olanlardır.”, “Baba II, harika bir filmdir.”, ya da “Ay peynirden yapılmış değildir” türünden ifadeler önerme örnekleridir. @@ Önsel, deneyime dayanmayan anlamına gelmektedir. Deneye dayanmayan, deneyden önce gelen ya da ondan bağımsız olarak ulaşılan bilgi için kullanılır. Örneğin, “bir cisim aynı anda birden çok yerde bulunamaz” önerisi "a priori" önermedir. Bu sınıflandırmayı felsefe tarihinde ilk öne süren Aristoteles’tir. @@ Bir önermenin doğru yolla gerekçelendirilip gerekçelendirilmediği problemi çağdaş epistemolojinin merkezinde yer almaktadır. İnançlarımız, birbirleriyle bağlantılı ve tutarlı bir ağ oluşturabilmesinin doğru inançların gerekçelendirilerek bilgi olarak tanımlanması için yeterli olduğu düşünen yaklaşım Bağdaşımcılık olarak bilinir. Bağdaşımcılara göre sahip olduğumuz inançların epistemik statüleri arasında hiyerarşik bir ilişki yoktur. Doğru inançlarımızın birbirleriyle tutarlı bir ağ oluşturabilmesini epistemik bir sınır olarak kabul eden bu görüşe getirilen en büyük eleştirilerden biri izolasyon problemidir. Bu eleştiriye göre, inançlarımız birbiriyle tutarlı bir ağ oluştursa da, diğer epistemik ağlarla bağlantılı olmadıkları için, bu ağ içindeki inançların doğruluğunu tehdit edecek inançları kapsamaz. İnançlar tutarlı olsa da, bu kendi içinde tutarlı ağlara tamamen zıt ve kendi içinde tutarlı başka ağlar kurmak mümkündür. Kısacası, bu bağdaşımcı ağlar birbiriyle bağlantılı olmadıklarından ötürü, izolasyon problemi ortaya çıkar. @@ Bu yaklaşım Dışsalcılığın radikal bir biçimi olarak görülebilir. Çoğu yorumcu bu yaklaşımı bir dönem ünlü Natüralistler savunulduğu ve Natüralizmin ön kabulleri ile epistemolojiye yaklaşıldığını iddia ederek “yerini alma natüralizmi” de demiştir. Hatta öyle ki bu yaklaşımı, Natüralizmin epistemolojideki biçimi olarak da görenler bile olmuştur. Özellikle Quine tarafından sistemleştirilen bu görüşe göre, insanın bilişsel yetileri ve bilgi ile ilişkin zihinsel süreçleri evrimsel bir çerçevede anlaşılır Yani bilen kişi fizyolojik/biyolojik bir yapı olarak dışsal uyarıcılara tepki vermektedir. O halde insan zihni evrimsel bir sürecin sonucu olup çevresel etkilere oldukça duyarlıdır; çevreden gelen girdileri zihnimiz işler ve çıktı olarak karşımızda bilgiyi görürüz. Kimileri için böylesi bir yaklaşım a priori bilginin varlığına şüpheli yaklaşarak a posteriori bilgiyi ön plana almıştır. Peki bu ne demektir? Quine, 1951 yılında yayınlanan “Two Dogmas of Empiricism” (Deneyciliğin İki Dogması) adlı ünlü metninde Kant’ın analitik/sentetik ayrımı ve mantıkçı pozitivistlerin “her anlamlı ifade duyu tecrübelerine dayanır” iddiasını açık bir biçimde dogma olarak tanımlar ve eleştirir. Onun için her inanç ya da bilgi, aksi tecrübeler ışığında revize edilebilirdir, deneye dayanmayan bir inanç ya da bilgiden söz edilemez. İşte bu epistemoloji ile bilim arasındaki bütünlüğe işaret eden ve Natüralizm’in bir türü olarak görülebilecek bir bakış açısı olabilir. Doğallaştırılmış epistemoloji duyu verileri ile başlayan süreci psikolojinin konusu olarak gördüğü için epistemoloji ve psikoloji arasında doğrudan bir bağ kurar. Doğallaştırılmış epistemoloji yaklaşımına göre kanıt ile kuram arasındaki epistemik bağlantı belirlenmelidir, gözlem önermeleri ile teorik çıktılar arasındaki ilişki ancak ve ancak empirik bilimler yoluyla bilinebilir. Doğallaştırılmış epistemoloji bilginin doğasında yer aldığı düşünülen “gerekçelendirme” unsurunun yerine “gözlemsel unsurlar ile kuram arasındaki nedensel ilişki”yi koymak istiyormuş gibi görünüyor. @@ Viyana Çevresi (1920’lerde ortaya çıkmış olan ve Moritz Schlick, Otto Neurath, Fredrich Waismann, Rudolf Carnap ile anılan felsefe ekolü) olarak bilinen ekol tarafından geliştirilen bu yaklaşım anlamlı önermeleri matematiksel ifadeler ve olgu önermeleri olarak ikiye ayırmıştır. Bu ekol anlamı tecrübenin yanı başına koyarak, ancak ve ancak duyu verisine dayanan önermelerin anlamlı ve dolayısıyla doğru olabileceğini iddia etmiştir. Diğer yandan doğrulama ilkesinin zayıf versiyonu (bir ifadenin matematik, mantık ve totoloji olmaksızın ancak duyu tecrübesi ile doğrulanırsa anlamlı olacağı tezi) Mantıkçı Pozitivizm geleneğinin ilk yıllarında savunulmuş ve onların din felsefesine bakışınında temelini atmıştır. @@ İlk kez 1980 yılında BonJour ve Goldman tarafından kullanıldığı bilinen içselcilik (internalism) ve dışsalcılık (externalism) kavramları, çağdaş epistemolojide iki farklı yaklaşımı temsil eder. İçselciler, gerekçelendirmeyi zihne ait içsel durum ve özellikler ile ele almayı tercih eder. İçselciler için problemin çözümü gerekçelendirmedeki teminat şartının bilişsel olarak doğru inanca sahip kişinin zihninde (yani o kişiye 'içsel' koşullarda) hazır olarak bulunmasında yatar. Diğer bir deyişle, doğru inançların gerekçelendirilmesi, kişinin bu gerekçelendirme sürecinin farkında olması ve inançların kişiye erişilebilir olması ile mümkündür. İçselciliğin yaygın olarak kabul edilen iki biçimi vardır. Bunlardan ilki olan erişimcilik (İng: accessibilism), bir öznenin sahip olduğu inancın epistemik gerekçelendirmesini, öznenin zihnindeki bazı özel erişim türleri ile belirlenebileceğini iddia eder. Bir doğru inancı gerekçelendiren etkenlerin her an erişime ve muhakeme etmeye açık olması, öznenin bakış açısına içsel olan etkenlerin önemine vurgu yapar. BonJour, Audi ve Chisholm’un savunduğu bu yaklaşımda, bir şeyle ilgili tam deneyime sahipsek bilinç, içe bakış ve muhakeme ile bilgiye ulaşabiliriz; inanç ve algı deneyimlerimizin çoğuna muhakeme yeteneğini ile ulaşırız. Bu içselci yaklaşım şu türden iddialar ve kabullere sahiptir; gerekçelendirme bilgi için olmazsa olmaz bir koşuldur, doğru inancın bilgiye dönüşmesi için, öznenin inancın doğruluğuna dair iyi bir nedene sahip olması ve bu nedenin farkında olmalıdır, öznenin bir nedenin içsel olarak farkında olması aynı zamanda öznenin bu nedenine bilişsel anlamda erişimini gerektirir. Öyleyse öznenin bizzat doğru inancı ile neden arasındaki ilişkiye erişimi ve farkındalığının bulunması bu yaklaşım için merkezi bir önem taşımaktadır. Diğer yandan böylesi bir yaklaşım içselciliğin deontolojik statüsüne de dikkat çekmeyi gerektirir. Öznenin neye inanması gerektiği konusunda bir tür yol göstericilik rolünün söz konusu olması deontolojik yaklaşım asli özelliklerinden biridir. İçselcilik büyük oranda deontolojik bir biçimde özneye yol göstericilik rolü üstleniyormuş gibi görünüyor. O halde, öznenin p öncülü ya da c önermesine inanması belirli türden bilişsel görev ve sorumluluklarını yerine getirmesine bağlıdır. Söz konusu epistemik ve bilişsel ödevler, sorumluluklar gerekçelendirmenin normatif boyutuna işaret eder. Diğer yandan bu konudaki tartışmalar daha sonra doğallaştırılmış epistemolojinin normatifliği yok saydığı yönündeki itirazlarla tekrar gündeme gelecektir. @@ Bir sonuca ya da çıkarıma ulaşmakta kullanılan önermeler. Öncüller, savunulan iddia ya da argümanın dayandırıldığı temel fikir ya da yargılardır. Argüman sunarken doğru öncüller sunmak argümanı daha sağlam ve geçerli hâle getirirken kullanılan yanlış öncüller ise argümanı daha zayıf ya da geçersiz kılar. @@ Kant’ın felsefeye kazandırdığı bir kavram olan sentetik a priori, saf görü ile empirik görünün birlikte çalışması sonucunda ortaya çıkan bilgi türüdür. Bir yargının a priori olması, deneyime dayanmaksızın zorunlu ve kesin bilgiyi ifade ederken bir yargının sentetik olması, doğruluğunun içerdiği kavramların tanımlarına dayanamaması bakımından ek bilgi veren niteliğe sahip olduğu anlamına gelmektedir. Sentetik a priori bilgilerin kuruluşu, bağ kurucu bir unsur olan görüye dayanmaktadır. Görü, duyusallığın altına nesne düşürebildiğimiz zaman ortaya çıkmaktadır. Duyusallığın altına nesne düşürmeyi ise duyusallığın formları olan uzam ve zamandan hareketle yaparız. Bir nesnenin kavramını kurabilmek için gerekli olan şey görüdür. Böylelikle biz, altına görü düşürebildiğimiz nesneler üzerine yargıda bulunabiliriz. Bu bağlamda duyusallık ile görü, birbiriyle doğrudan ilişkili kavramlardır. Görü, empirik olgu durumları zemininde oluştuğu zaman sentetik a posteriori yargılar meydana gelmektedir. Öte yandan görünün, saf aklın kökeninde oluşması durumunda ise sentetik a priori yargılar meydana gelmektedir. Bu durumda sentetik a priori yargıların olanağı, olanaklı deneyimin sınırları içerisinde, saf görü ile empirik görünün birlikte çalışmasına bağlıdır. Sentetik a priori bilgilere örnek olarak Kant, matematiğin, geometrinin ve metafiziğin önermelerini ileri sürmüştür.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ONKOGEN İLE TÜMÖR SUPRESÖR İLE DNA TAMİR ile/||/<> KANSER GENLERİ
( Kanser gelişiminde rol oynayan gen türleri. )
( Formül: p53: "Genomun koruyucusu" )
- ONKOGEN ile/||/<> TÜMÖR BASKILAYICI
( Onkogen kanser teşvik, baskılayıcı kanser önleme. )
( Formül: Gas pedal İLE fren )
- TIP/HEKİMLİK:
ÖNLEYİCİ ile/ve/||/<>/> KORUYUCU ile/ve/||/<>/> TEDAVİ
- ONSAGER İLİŞKİLERİ ile/||/<> TERSİNMEZLİK
( Onsager çapraz etkiler Lᵢⱼ = Lⱼᵢ, tersinmez süreç. )
( Formül: Reciprocal İLE tek yön )
- ONTOGENEZ değil/yerine/= BİREYOLUŞ
- ONTOLOGICAL NATURALISM[İng.] değil/yerine/= ONTOLOJİK NATÜRALİZM
( Doğanın tamamının, var olanlardan ibaret olduğunu savunan felsefi duruştur.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ONUN-BUNUN (SÖZÜYLE HAREKET ETMEK)
- OOCYTE[İng.] değil/yerine/= OOSİT
( Olgunlaşmamış yumurta gözesi, dişi gametosit.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- OPERADİC ALGEBRA ile/||/<> ASSOCİATİVE ALGEBRA
( Operadic algebra çok değişkenli işlemlerin cebiriyken İLE associative algebra iki değişkenli associatif çarpım cebirdir )
( Formül: Operad structure )
- OPERANT RESPONSE[İng.] değil/yerine/= EDİMSEL TEPKİ
( Gerçekleştirilmesinin sonuçlarına dayalı olarak yerleşmiş, öğrenilmiş bir davranış.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- OPERATIONS RESEARCH ile/||/<> MANAGEMENT SCIENCE
( Operations research matematik optimizasyon teknikleri kullanırken İLE management science yönetim kararları için daha geniş yaklaşım benimser )
( Formül: Linear programming )
- OPERATÖR ile/||/<> OPERON
( Operatör bağlanma bölgesi İLE operon gen grubu. )
( Formül: Düzenleyici İLE yapısal )
- OPERON ile/||/<> MODEL
( Gen regülasyonu operon modeli )
( François Jacob tarafından 1961 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1655-1705) (Ülke: İsviçre) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Bernoulli sayıları, olasılık teorisi) (Nobel: 1965) )
- OPERON ile REGÜLASYON
( Birbiriyle ilişkili genlerin ve onları denetleyen düzenleyici bölgenin birlikte bulunduğu DNA bölgesi. İLE Genlerin ifade düzeyinin denetlenmesi işlemi. )
- OPERON ile/||/<> REGULON
( Operon tek promotor çoklu gen İLE regulon çoklu operondur )
( Formül: lac İLE trp SOS )
- OPİNİON İLE EPİDEMİC İLE TRAFFİC ile/||/<> SOSYAL SİSTEM FİZİĞİ
( İnsan davranışlarının fizik modelleri. )
( Formül: dS/dt = -βSI )
- OPORTÜNISTİK ENFEKSİYON/OPPORTUNISTIC INFECTION[İng.] değil/yerine/= FIRSATÇI BULAŞ
- OPTİCAL TWEEZERS İLE AFM İLE MAGNETİC TWEEZERS ile/||/<> KUVVET SPEKTROSKOPİSİ
( Biyomoleküllere kuvvet uygulama. )
( Formül: F = kx (pN) )
- OPTİCAL TWEEZERS ile/||/<> MAGNETİC TWEEZERS
( Optical tweezers lazer ışığıyla parçacık tutma yaparken İLE magnetic tweezers manyetik alanla parçacık manipülasyonu yapar )
( Formül: Radiation pressure )
- OPTİK ile/||/<> TELESKOP
( Astronomik teleskop geliştirilmesi )
( Johannes Kepler tarafından 1611 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1571-1630) (Ülke: Almanya) (Alan: Astronomi, Matematik) (Önemli katkıları: Gezegen hareket yasaları) )
- OPTİK ile/||/<> YÖNTEM
( Deneysel bilimsel yöntemin geliştirilmesi )
( İbn Heysem (Alhazen) tarafından 1020 yılında keşfedildi/formüle edildi. (965-1040) (Ülke: Basra/Kahire) (Alan: fizik) (Önemli katkıları: Kitabul Menazır, optik biliminin kurucusu, bilimsel yöntem) )
- OPTİMİZATION THEORY ile/||/<> APPROXIMATION THEORY
( Optimization theory fonksiyonların ekstremum noktalarını bulmayı incelerken İLE approximation theory fonksiyonlara yaklaşım yöntemlerini inceler )
( Formül: Lagrange multipliers )
- OPTOGENETICS İLE MAGNETOGENETICS İLE CHEMOGENETICS ile/||/<> HÜCRE KONTROLÜ
( Uzaktan hücre aktivitesi kontrolü. )
( Formül: λ = 470 nm (ChR2) )
- OPTOGENETİK ile/||/<> KEMOGENETİK
( Optogenetik ışıkla nöron aktivasyonu sağlarken İLE kemogenetik kimyasal uyarıcı kullanır )
( Formül: Channelrhodopsin )
- ORAL MİKROBİYOTA ile/||/<> BAĞIRSAK MİKROBİYOTASI
( Oral mikrobiyota ağız boşluğunda İLE bağırsak mikrobiyotası gastrointestinal sistemde bulunur. Oral mikrobiyota aerobik koşullar İLE bağırsak mikrobiyotası anaerobik koşullar içerir. İkisi de sindirim sisteminin parçası İLE farklı çevre koşullarına sahiptir. )
( Antonie van Leeuwenhoek tarafından 1683 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1632-1723) (Ülke: Hollanda) (Alan: Mikrobiyoloji) (Önemli katkıları: Mikroskopi, bakterilerin keşfi) )
- ORAN İLE ORANTI İLE YÜZDE ile/||/<> ORAN KAVRAMLARI
( Nicelikler arası ilişkiler. )
( Formül: φ = (1+√5)/2 )
- ORAN ile/||/<> ORANTI
( Oran ve Orantı arasındaki ilişki )
- ORANTI/LI ile/değil BAĞLANTI/LI
- ORGAN ile/||/<> ABC TAŞIMA SİSTEMİ[İng. ABC TRANSPORT SYSTEM] ile/||/<> ABİYOGENEZ[İng. ABIOGENESIS] ile/||/<> ADENOM[İng. ADENOMA] ile/||/<> ADENOZİN DİFOSFAT[İng. ADENOSINE DIPHOSPHATE] ile/||/<> KİMYA[İng. CHEMISTRY] ile/||/<> MALİK ASİT[İng. MALIC ACID] ile/||/<> MAYA[İng. YEAST] ile/||/<> PROKARYOT[İng. PROKARYOTE]
( Organizma içinde özel görevleri olan ve dokulardan oluşmuş, karaciğer, böbrek, kalp gibi yapılar. @@ Prokaryotlardaki 3 taşıma sisteminden biridir. Şeker ve aminoasit gibi organik moleküller ile sülfat, fosfat ve nadir metaller gibi inorganik materyallerin göze içine alınımına yarar. İsmini, İngilizcede "ATP-bağlayan kaset" anlamına gelen "ATP-binding cassette" teriminden almaktadır. @@ Canlılığın ve canlılığa dair temel organik moleküllerin; cansızlıktan ve inorganik moleküllerde, doğal yollarla, kimyasal evrim süreciyle ortaya çıkmasını sağlayan sürecin adıdır. Abiyogenez Kuramı çerçevesinde bu olay, günümüzden 4 milyar yıl kadar önce Dünya'da yaşanmıştır. Dünya dışında başka gezegenlerde yaşanmış ve yaşanıyor olması ihtimali de bulunmaktadır. @@ Kanserli olmayan, iyi huylu ve yavaş büyüyen tümörlerdir. Bezsel kökenlidir. Sıklıkla glandüler organlar boyunca büyürler. Adrenal adenomlar, kolon polipleri, paratirod adenomları, hipofiz adenomları ve pleomorfik adenomlar olmak üzere çeşitli türleri mevcuttur. @@ İçinde adenin, riboz ve iki adet fosfat öbeği barındıran organik bir maddedir. Adenozin difosfatın kimyasal formülü C10H15N5O10P2, molar kütlesi 427,20 g/mol'dür. @@ Maddelerin yapısını, özelliklerini, tepkimelerini ve etkileşimlerini inceleyen bilim dalıdır. Kimya, doğa bilimlerinin içinde sınıflandırılır ve alt dallar bulundurur. Bu alt dallardan bazıları: organik kimya, anorganik kimya, biyokimya, fizikokimya ve analitik kimyadır. @@ Birçok meyvede ve sebzede doğal olarak bulunan organik bir bileşiktir. Örneğin elmada yüksek miktarda malik asit bulunmaktadır. IUPAC adı 2-hidroksibütandioik asittir. Kimyasal formülü C4H6O5 olan malik asidin moleküler kütlesi 134,09 g.mol-1dir. Malik asidin su içinde çözünürlüğü 25°C'de 592 mg/dL, yoğunluğu ise 1.601 g/cm3tür. @@ Mayalar ökaryotik mikroorganizmalardır. Mantar alemi altında incelenir. Bilinen 1500 tür maya vardır ki bu bilinen mantarların sadece %1'i eder. Yaptıkları fermantasyon sayesinde bira ve şarap elde edilir. @@ Evrim süreci içinde 3.8 milyar yıl kadar önce evrimleşip, günümüze kadar ulaşabilmiş, bakteriler ve arkeleri kapsayan, zarla çevrili gerçek bir çekirdeği ve endoplazmik retikulum, golgi cisimciği, lizozom, mitokondri, çekirdek, peroksizom, koful, sitoplazmik granüller vb. zarla çevrili organelleri olmayan, çoğunlukla tek gözeli (nadiren çok gözeli), gözesel iskeletleri (cytoskeleton) bulunmayan basit yapılı gözelerden oluşan bir üst alemdir. DNA çekirdek zarı ile sarılıp korunmaz, sitoplazma içinde serbest bir halde bulunur. Plazmid DNA denilen halkasal DNA yapısı görülür. Bakteriler ve mavi yeşil algler.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ORGANEL[İng. ORGANELLE] ile/||/<> ENDOPLAZMİK RETİKULUM[İng. ENDOPLASMIC RETICULUM] ile/||/<> ENDOSİMBİYOTİK TEORİ[İng. ENDOSYMBIOTIC THEORY] ile/||/<> KLOROPLAST[İng. CHLOROPLAST] ile/||/<> MİTOKONDRİ[İng. MITOCHONDRIA] ile/||/<> MİTOKONDRİYAL DNA (MTDNA)[İng. MITOCHONDRIAL DNA] ile/||/<> RİBOZOM[İng. RIBOSOME] ile/||/<> TAŞIYICI RNA[İng. TRANSFER RNA]
( Ökaryot gözelerde belirli bir görev yapmak üzere özelleşmiş mitokondri, çekirdek, kloroplast vb. gibi yapıların her biri. @@ Endoplazmik retikulum; gözenin veziküllerden, tüplerden ve sisternalardan oluşan organelidir. Bu organel gözede çeşitli görevlerden sorumludur. Bunlardan bazıları; proteinlerin taşınması ve katlanması, kalsiyumun depolanması, bazı lipit ve makromoleküllerin depolanması biçiminde sıralanabilir. Hayvan gözelerinde endoplazmik retikulum genellikle gözenin membranöz içeriğinin yarısını oluşturur. Ayrıca endoplazmik retikulumun zarının kalınlığı 50-60 Angström kadardır. Endoplazmik retikulumu göze içinde bir kargo sistemine benzetebiliriz. Çünkü proteinlerin göze içinde ve dışına taşınmasını sağlar. Ayrıca endoplazmik retikulum; bazı gözelerde glikojenler, steroidler ve diğer makromolekülleri depolar. Üzerinde ribozom bulunan endoplazmik retikulumlar granüllü endoplazmik retikulum, bulunmayanlar ise granülsüz endoplazmik retikulum olarak adlandırılır. @@ Mitokondri ve kloroplast gibi ökaryotik organellerin, ilkin ökaryotik canlıların vücuduna endositoz sonucu sindirememekten kaynaklı hapsolmalarıyla evrimleştiğini ileri süren teoridir. Günümüzde oldukça güçlüdür. @@ Bitki gözelerinde bulunan ve klorofil içeren bir organel. Evrim düzeyinin üst basamaklarındaki bitki gözelerinde 50 kadar kloroplast bulunabilirken, alg gözelerinin hemen her çeşidinde göze başına bir tek kloroplasta rastlanır. Fotosentez, kloroplastlar içinde gerçekleşir. @@ Yunanca mitos (iplik) ve khondrion (tane) sözcüklerinden türetilmiştir. En önemli işlevi adenozin trifosfat (ATP) biçiminde enerji üretmektir. Neredeyse tüm ökaryotik gözelerin (net olarak tanımlanmış çekirdekler olan gözeler) sitoplazmasında bulunan göze organellerinden birisidir. Büyüklüğü 0.5-1.0 mikron arasındadır. Şekilleri ise ovalden çubuğa kadar değişkenlik göstermektedir. Sayıları gözenin enerji ihtiyacına göre değişir. Bir mitokondride 5 kısım vardır: Dış zar, iç zar, zarlararası bölge, krista bölgesi (mitokondrideki kıvrımlı iç zardır) ve matriks dir. @@ Anne tarafından aktarılan, sitoplazmada bulunan mitokondri organeli içerisindeki nükleik bir asit. Bitkilerdeki karşılığı kloroplastik DNA. Bakteriyel DNA'ya ökaryotik DNA'dan daha yakındır. Bu da, ökaryotik gözelerin, prokaryotlardan, Endosimbiyotik Teori dahilinde evrimleştiğini desteklemekte. @@ mRNA translasyonunun, yani protein sentezinin, gerçekleştiği küçük bir sitoplazmik organel. @@ Biyolojik organizmalarda protein sentezi sırasında serbest amino asitlere bağlanıp bu aminoasitleri uygun sırayla ribozom organeline taşıyan RNA molekülüdür. RNA tek zincirli bir yapı gösterdiği için hidrojen bağı içermez. Fakat tRNA bir nükleotit zincirinin kıvrımlar yapmasıyla oluştuğu için kıvrımlar, hidrojen bağlarıyla bir arada tutulur. Bu durumda da tRNA diğer RNA çeşitlerinden farklı olarak hidrojen bağı içerir. Hücrelerde bulunan toplam RNA'nın %15'ini tRNA oluşturur.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ORGANEL ile/ve/> ORGAN ile/ve/> ORGANİZMA
- ORGANİK[İng. < ORGANIC] değil/yerine/= DİRİMSEL
- KİMYA/FİZİK/DOĞA/NESNE:
ORGANİK (KİMYA)(BİLEŞİK/LER) ile/ve/||/<>/>< İNORGANİK/ANORGANİK (KİMYA)(BİLEŞİK/LER)
( Karbon temelli bileşiklerin yapısını, özelliklerini ve tepkimelerini inceler.[proteinler ve karbonhidratlar] İLE/VE/||/<>/>< Karbon dışındaki ögelerin ve bileşiklerin kimyasını inceler.[tuzlar ve mineraller] )
( Karbon bileşiklerini inceleyen kimya dalı. İLE/VE/||/<>/>< Karbon dışındaki ögelerin bileşiklerini inceleyen kimya dalı. )
- ORGANİK KİMYA ile/||/<> İNORGANİK KİMYA
( Karbon bileşiklerinin kimyasını inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Karbon dışındaki ögelerin kimyasını inceleyen bilim dalı. )
( Formül: C-H bağları İLE diğerleri )
( Friedrich Wöhler tarafından 1828 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1800-1882) (Ülke: Almanya) (Alan: Kimya) (Önemli katkıları: Üre sentezi, organik kimya) )
- ORGANİK KİMYASAL SAVUNMA[İng. ORGANIC CHEMICAL DEFENSE] ile/||/<> ORGANİK TARIM[İng. ORGANIC FARMING] ile/||/<> ORGANOİD
( Canlı bir organizma, bu durumda bir bitki ya da onun mutualist bir ilişki içinde bulunduğu canlı tarafından üretilen kimyasal savunma. @@ Bitkileri, toprak verimliliğini korumak ve zararlıları kontrol etmek için sadece doğal yöntemlerle yetiştirme sürecidir. @@ Organoid; laboratuvar ortamında üretilen ve gerçekçi mikro anatomik gösterime yardım etme amacı taşıyan, bir organın minyatürleştirilmiş ve basitleştirilmiş versiyonudur.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ORGANİK ile/ve/= MEKANİK DEĞİL
- ORGANİK ile/ve/değil/yerine/||/<> SERTİFİKALI ORGANİK
- ORGANİZMA[İng. ORGANISM] ile/||/<> AEROB[İng. AEROBE] ile/||/<> ALOFENİK[İng. ALLOPHENIC] ile/||/<> ANAEROB[İng. ANAEROBIC] ile/||/<> ANÖPLODİ[İng. ANEUPLOIDY] ile/||/<> GENOTİP[İng. GENOTYPE] ile/||/<> HÜCRE[İng. CELL] ile/||/<> LİZOZOM[İng. LYSOSOME] ile/||/<> ÖKARYOT[İng. EUKARYOTIC]
( Bir bütün olarak, hayati olaylarını devam ettirebilen herhangi bir canlı varlık. @@ Oksijenin varlığında üreyebilen ve yaşamını sürdüren organizmalardır. @@ Hücrelerinde birden fazla genotip bulunan organizmalardır. İki farklı türün çiftleşmesiyle oluşan döl, hibrit ya da kimerik olarak da bilinir. En bilinen örnek at ile eşeğin çiftleşmesi ile oluşan katırdır. @@ Oksijenin yokluğunda yaşayabilen ve üreyebilen organizmalardır. Anaerob canlılar, oksijenli solunum yapan aerob canlılara göre daha az kazançlıdır. Bunun sebebi, aerobik solunumda daha fazla enerji açığa çıkmasıdır. @@ Organizmanın kromozom sayısındaki anormalliktir. Hücrelerin bir ve ya birden fazla kromozom kazanması ya da kaybetmesi ile ortaya çıkar. Anöploidinin insanlardaki örneği 46'dan fazla ya da az kromozom olmasıdır. @@ Soyyapı ya da kalıtyapı olarak bilinir. Organizmanın genetik yapısının tamamına verilen addır. Bir gözede birden fazla gen bulunmaktadır. Bu genler, enzim ve protein sentezini yöneterek, bireyin dışyapısını (fenotipini) oluştururlar. @@ Genellikle gözle görülemeyecek kadar küçük, yarı geçirgen bir zar ile çevrili, sitoplazma kitlesinden oluşan, sitoplazma içinde çeşitli hayati olayları yürüten çekirdek, endoplazmik retikulum, mitokondri, sentriol, lizozom, ribozom gibi organeller ile mikrofilamentler, mikrotüpçükler gibi yapılar bulunan, genetik materyali ya bir zar ile çevrili (ökaryot) ya da sitoplazma içinde zarsız olarak yer alan (prokaryot) bir organizmanın yapı ve görev bakımından en küçük birliği. @@ Bitkiler ve bazı özelleşmiş gözeler haricinde ökaryotik gözelerde bulunan ve proteinler gibi makromoleküllerin, mikroorganizmaların ve eski göze parçalarının sindiriminden sorumlu olan sitoplazmik organeldir. Her lizozom, bir proton pompası aracılığıyla iç kısmında asidik ortam sağlayan tek katlı bir zarla çevrilidir. Ek olarak lizozomlar; nükleik asitler, proteinler ve karbonhidratlar gibi makromolekülleri parçalayan çok çeşitli hidrolitik enzimler içermektedir. Bu enzimler lizozomun sadece iç kısmında aktiftir; asitliğe bağlı aktiviteleri, gözenin pH'ı nötr ila hafif alkali olduğundan, lizozomal sızıntı ya da yırtılma durumunda gözeyi kendi kendine bozulmaya karşı korur. Buna karşın bir tür planlı göze ölümü olan otofaji durumunda lizozomlar görev alarak gözedeki bileşen ve organellerin parçalanmasını sağlarlar. @@ Zarlı yapıda organellere sahip göze tipidir. Genetik materyal, genelde gözenin merkezinde ya da çevresinde bulunan, zarlı bir yapı olan çekirdek içinde korunur. Aynı zamanda, bu tip gözelerden oluşan organizmaları kapsayan Eukaryota taksonomik alanı için de kullanılır. Ökaryot gözeler, genelde prokaryot gözelerden daha büyüktür. Hemen hemen bütün çok gözeli organizmalar, ökaryot göze yapısındadır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ORGANİZMA[Fr.] ile/ve/değil/+/||/<>/> ALGORİTMA[Yun.]
( Canlı bir varolanı oluşturan örgenlerin tümü, uzviyet. | Herhangi bir canlı varolan. İLE/VE/DEĞİL/+/||/<>/> Her tür düzenli hesaplama işlemi. | Ondalık sayı düzenine göre yapılmış hesap işlemi.[< LEIBNIZ < HAREZMİ] )
- ORGANİZMA ile POPÜLASYON
( Tüm örgen düzenlerinin bir araya gelmesiyle oluşan canlı. İLE Belirli bir bölgede yaşayan aynı türden canlıların öbeği. )
- ORGANOCATALYSİS ile/||/<> METAL CATALYSİS
( Organocatalysis metal içermeyen organik molekül katalizken İLE metal catalysis metal merkezli kataliz yapar )
( Formül: Proline catalysis )
- ORGANOİD KÜLTÜRÜ ile/||/<> 2D HÜCRE KÜLTÜRÜ
( Organoid kültürü 3D organ benzeri yapı oluştururken, 2D kültür düz yüzeyde büyüme sağlar )
( Formül: 3D matriks )
- ORGANOİD TECHNOLOGY ile/||/<> CELL LİNE CULTURE
( Organoid technology 3D organ benzeri yapı kültürüyken İLE cell line culture 2D monokultur sistemidir )
( Formül: 3D differentiation )
- ORGANON ile/ve/||/<>/> KANON
- ÖRGEN BAĞIŞI ve/> KADAVRA[İt. < CADAVERE] BAĞIŞI
( TAHNÎT: Cesetlerin çürümemesi için içinin boşaltılıp ilâçlanması. )
( KADAVRA[İt. < CADAVERE]: Tıp öğretiminde, üzerinde çalışma yapılan ölü insan ya da hayvan gövdesi. )
- ÖRGEN DÜZENİ ile ORGANİZMA
( Belirli bir işlevi yerine getirmek için birlikte çalışan örgenlerden oluşur. İLE Tüm örgen düzenlerinin bir araya gelmesiyle oluşan canlı. )
- ÖRGEN ile/ve/||/<> TAL[Fr. THALLE]
( ... İLE Kök, sap ve yaprak biçiminde farklılaşmamış bir bitkinin yaşama ve büyüme örgeni. )
- ÖRGENDE:
KÖRELMİŞ ile İŞLEVSİZ
- ÖRGENLER/ORGANLAR, UZUVLAR, ÂLETLER = ÂLÂT = ORGANES
- ÖRGEN/ORGAN, UZUV = ÂLET = ORGANE
- ORI[İng.] değil/yerine/= ORİ
( Bir DNA dizisinin, DNA replikasyonu proteinleri tarafından tanınan, DNA sentezinin başlatıldığı bölümü. İngilizce açılımı: Origin of replication. Türkçe karşılığı: Replikasyon orijini ya da ikileşme orijini.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ORİENTABLE İLE NON-ORİENTABLE ile/||/<> YÜZEY YÖNLENDİRİLEBİLİRLİĞİ
( Yüzeylerin iki yüzlülük özelliği. )
( Formül: χ(Möbius) = 0 )
- ORİENTABLE ile/||/<> NON-ORİENTABLE
( Orientable sürekli normal vektör İLE non-orientable Möbius. )
( Formül: Consistent orientation İLE twisted )
- ORMAN ile/ve/değil/||/<>/> ÖRÜMCEK ORMANI
( ... İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Gümüşhane'dedir. )
- ÖRNEĞİNİ BOLCA:
GÖRMEK ile/ve/||/<>/> BULMAK
- ÖRNEK ile/||/<> EVREN
( Örnek alt küme İLE evren tüm popülasyondur )
( Formül: Sample İLE population )
- OROGENY[İng.] değil/yerine/= OROJENEZ
( Birbirlerine yaklaşan levhalar arasında sıkışan tortul tabakaların yükselip kıvrılması ya da kırılması yoluyla gerçekleşen dağ oluşum süreci.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ORPHAN GENE[İng.] değil/yerine/= ORFON
( İzole olmuş lokasyonlarda bulunan, izole olmuş bir gen kümesinin üyesi olan gen.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ORTA LAMEL[İng. MIDDLE LAMELLA] ile/||/<> ORTADÖL DEĞERİ[İng. MID-OFFSPRING VALUE] ile/||/<> ORTAEBEVEYN DEĞERİ[İng. MIDPARENT VALUE] ile/||/<> ORTAK BAHÇE DENEYİ[İng. COMMON GARDEN EXPERIMENT] ile/||/<> ORTALAMA FAZLALIK[İng. MEAN EXCESS]
( Bitki gözesinin bölünmesi sırasında göze plağını oluşturan, yan yana iki bitki gözesi duvarı arasındaki çoğunlukla pektinden oluşan tabaka. @@ Bir ailedeki yavruların ortalama fenotiplerini belirtmek için kullanılır. @@ Bir bireyin iki ebeveyninin ortalama fenotip değeridir. @@ Farklı popülasyonların benzer koşullar altında bir araya getirilmesine dayanan bir deneydir. @@ Bir a aleli için ortalama fazlalık, a alelini taşıyan bireylerin ortalama uyum başarılarının, popülasyonun genel ortalama uyum başarısından olan fazlalığı ya da eksikliğidir. Eğer ortalama fazlalık pozitif ise, o alelin frekansı nesiller içinde artacaktır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ORTAK/LIK ile/ve/<> ÖZDEŞ/LİK
- ORTALAMA HIZ ile/||/<> ANLIK HIZ (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)
( Ortalama toplam/zaman, anlık belirli andaki hızdır )
( Formül: vort=Δx/Δt İLE v=dx/dt )
- ORTALAMA İLE MEDYAN İLE MOD ile/||/<> MERKEZİ EĞİLİM ÖLÇÜLERİ
( Ortalama aritmetik merkez, medyan sıralı ortanca, mod en sık tekrarlanan değerdir. )
( Formül: μ = Σxᵢ/n )
- ORTALAMA ile/||/<> MEDYAN
( Ortalama aritmetik merkez İLE medyan sıralı ortadaki değer )
( Formül: μ = Σx/n İLE M = x_{(n+1)/2} )
- ORTALAMA ile/ve/||/<>/> RASTGELELİK
( Basınç ve ısı. İLE/VE/||/<>/> Tersinemezlik. )
- ORTAM:
HAREKETİ TETİKLEMEZ ile/değil/hatta/>< ENGELLER
- ORTAM İÇİN:
KOKU/YOR ile/ve/değil/yerine/=/||/<>/> HAVA/SIZ
- ORTAM ile/ve/||/<> KOŞULLAR
- ORTANCADA:
ASİDİK TOPRAK ile/ve/||/<>/> NÖTR TOPRAK ile/ve/||/<>/> ALKALİ TOPRAK
( Mavi tonlar. İLE/VE/||/<>/> Mor. İLE/VE/||/<>/> Pembe tonlar. )
( pH 5.5 ve altı.[koyu mavi] > Açık mavi.[hafif asidik] İLE/VE/||/<>/> pH 6.5 - 7. [mor] İLE/VE/||/<>/> Canlı pembe.[hafif alkali] > 7 ve üzeri.[koyu pembe] )
- ORTHOCENTER ile/||/<> CENTROİD
( Orthocenter yükseklik kesişimi İLE centroid ağırlık merkezi. )
( Formül: Altitude intersection İLE mass center )
- ORTHOGONAL ile/||/<> ORTHONORMAL
( Orthogonal dik ⟨u,v⟩=0, orthonormal dik ve birim. )
( Formül: Perpendicular İLE unit perpendicular )
- ORTHOLOG GENES[İng.] değil/yerine/= ORTOLOG GENLER
( Farklı organizmalarda bulunan, atasal kökeni aynı, dolayısıyla yapısal ve işlevsel benzerliği olan fakat tür oluş sürecinde ayrılmış olan genler. Şekilde A atasal geninin tür içinde A ve B genlerine ikilenmesinden (duplikasyon) sonra, türleşme sürecinde farklı türlere geçişi gösteriliyor.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ORTO ile/||/<> META
( Orto yan yana İLE meta bir atlayarak konumdur )
( Formül: 1 ile2- İLE 1 ile3- )
- ÖRTÜ ile/değil ÖRTENEK
( ... İLE/DEĞİL Hayvanların gövdesini örten deri, kıl, tüy, pul gibi dokuların tümü. | Bazı örgenleri örten zarlara verilen ad. )
- ÖRTÜŞME" ile/ve/değil/||/<>/< DOLAYLI BAĞLANTI
- ÖRÜNTÜ ile/ve/||/<> BAĞLAM
- OSMOTİK BASINÇ ile/||/<> BUHAR BASINCI DÜŞMESİ
( Osmotik basınç yarı geçirgen zar, buhar basıncı çözelti yüzeyi )
( Formül: π = iMRT İLE ΔP = X_çözünen·P°_çözücü )
- OSMOZ ile/||/<> AKTİF TAŞIMA
( Osmoz pasif su hareketi, aktif enerji gerektiren. )
( Formül: ATP siz İLE ATP li )
- OSMOZ ile/||/<> DİFÜZYON
( Osmoz su geçişi yarı geçirgen İLE difüzyon tüm moleküller. )
( Formül: Π = iMRT van"t Hoff )
- OSSIFICATION[İng.] değil/yerine/= OSSİFİKASYON
( Normalde kemik dokusunun oluşmadığı dokularda osteoblast gözeleri sayesinde kemikleşmenin oluşması.[1]
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- OSTEOCYTE[İng.] değil/yerine/= OSTEOSİT
( Kemik gözesidir, kemik içinde lakuna denen boşluklarda yerleşiktirler.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ÖSTROJEN İLE PROGESTERON İLE TESTOSTERON ile/||/<> CİNSİYET HORMONLARI
( Üreme sistemi hormonları. )
( Formül: LH surge → ovulasyon )
- ÖSTROJEN:
ÖSTRADİOL ile/ve/||/<> ÖSTRİOL ile/ve/||/<> ÖSTRON
- ÖSTROJEN ile/ve/değil/||/<> İZOFLAVON(FİTOÖSTROJEN)
( Östrojene, moleküler açıdan benzer fakat gövdeyi, östrojen gibi etkilemez.[Soya fasulyesinde östrojen bulunmaz, izoflavon (fitoöstrojen) bulunur.] )
- ÖSTROJEN ile/ve/||/<> TESTOSTERON
( Dişillerde birincil eşeysel hormon. İLE/VE/||/<> Erillerde birincil eşeysel hormon. )
- OSURMAK ile OSRUK/OSRUQ ile OSURGAN ile OSRUŞMAK
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Gaz çıkması. İLE Osuruk. İLE Çok osuran. İLE Osuruk yarıştırmak. )
- OT YİYEN MEMELİLER ile ET YİYEN MEMELİLER ile ÇOKLU (HEM OT, HEM ET İLE) BESLENENLER (HEPÇİL)
( )
( HERBIVOROUS MAMMALS vs. CARNIVOROUS MAMMALS vs. OMNIVOROUS )
- OT YİYENLER/OTOBURLAR ile/ve ET YİYENLER/ETOBURLAR ile/ve HEPÇİLLER[hem OT, hem ET YİYENLER] ile/ve LEŞ YİYENLER/LEŞOBURLAR ile/ve AYRIŞTIRICILAR
(
)
( )
( DÂD ile/ve DED ile/ve DÂD Ü DED ile/ve ... ile/ve ... )
( HERBIVOROUS vs./and CARNIVOROUS vs./and OMNIVOROUS vs./and ... vs./and ... )
- OT ile/||/<> ÖT
( Zehir[acı kavramından, ilaç/ilaç için kullanılan ve ilaç yapılan bitki]. İLE/||/<> Acı, safra. )
( GRASS/HERB vs./||/<> CHIRP/SOUND )
- OT ile OT ile OT ile OT ile OT
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Bitki. İLE Her tür kaba hayvan yemini, kuru otu anlatmak için kullanılan sözcük. İLE İlaç.[OTACI: Hekim.] İLE Zehir. İLE Ateş. )
- OTOFAG ile HETETROF
( Kendi besinini üreten organizma. İLE Besinini dışarıdan alan organizma. )
- OTOFAJİ ile/||/<> MİTOFAJİ
( Otofaji genel öz-yeme İLE mitofaji hasarlı mitokondri. )
( Formül: Lizozom İLE spesifik )
- OTOFAJİ ile/||/<> PROTEAZOM
( Otofaji büyük yapıları lizozomda İLE proteazom ubikuitinli proteinleri sitoplazmada yıkar )
( Formül: LC3-II/LC3-I oranı (otofaji) İLE Ub-K48/K63 (proteazom) )
- OTOGAMİ ile ALLOGAMİ
( Bir bitkide aynı çiçekten polenlerin aynı bitkinin başka çiçeklerine taşınması. İLE Farklı bitkilerden polenlerin taşınması. )
- OTOİMMÜN ile/||/<> ALERJİ
( Otoimmün kendi doku saldırı İLE alerji zararsıza aşırı. )
( Formül: Self-attack İLE overreaction )
- OTOLİT ile OTOLİTLEŞME
( İç kulakta dengeyi sağlayan kalsiyum karbonat kristalleri. İLE Kalsiyum karbonat kristallerinin oluşum süreci. )
- OTOLOG ile/||/<> HETEROLOG
( Otolog aynı bireyden İLE heterolog farklı bireyden alınan doku/organ )
( Medawar tarafından 1944 yılında keşfedildi/formüle edildi. (Ülke: Bilinmiyor) (Alan: biyoloji) )
- OTOMASYON ile/||/<> MİTOFAJİ
( Otomasyon genel hücresel bileşen geri dönüşümüyken İLE mitofaji spesifik mitokondri temizliğidir )
( Formül: LC3-II )
- OTOPSİDE AÇILMASI GEREKEN BOŞLUKLAR:
BAŞ ile/ve/||/<> GÖĞÜS ile/ve/||/<> KARIN
( )
- OTOSTOP[İng. GENETIC HITCHHIKING] ile/||/<> SEÇİCİ SÜPÜRME[İng. GENETIC DRAFT]
( Yakın bir biçimde bağlı olduğu lokuslar üzerinde oluşan seçilimden ötürü bir alelin frekansının değişmesidir. Seçici süpürme olarak da bilinir. @@ Yakından bağlantılı bir lokustaki seçilimden ötürü, bağlantılı diğer alelin frekansının değişmesidir. "Otostop" olarak da bilinir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- OTOTROF ile/||/<> HETEROTROF
( Ototrof kendi besinini üretir İLE heterotrof hazır alır )
( Formül: Bitkiler İLE hayvanlar )
- OTOZOM[İng. AUTOSOME] ile/||/<> HAPLOYETERSİZLİK[İng. HAPLOINSUFFICIENCY] ile/||/<> MARFAN SENDROMU[İng. MARFAN SYNDROME] ile/||/<> TAY-SACHS HASTALIĞI[İng. TAY-SACHS DISEASE]
( Cinsiyet kromozomu dışında kalan bütün kromozomlar. @@ Diploit organizmalarda, bir genin sadece bir fonksiyonel grubunun taşınması, diğerinin mutasyonla susturulması. Tek kopyayla üretilen protein miktarı normal fenotip için yetersiz olduğundan anormal bir fenotipe yol açar. İnsanlarda bir çoğu otozomal dominant hastalıkta görülür. @@ Otozomal dominant mutasyondan kaynaklanan, bağdoku proteini olan fibrilini etkileyen hastalık. @@ Otozomal resesif kalıtımı vardır. Ölümcül yağ-metabolizması hastalığı. Anormal bir enzim içerir; Heksosaminidaz A. Yeni doğanlar ilk bir kaç ay fenotip olarak normal görünür. Daha sonraları gelişimsel gerilik, felç ve körlük görülür. Çoğu çocuk 3 yaşları civarında ölür.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- OTOZOMAL İLE GONOZOMAL İLE MİTOKONDRİYAL ile/||/<> KALITIM TÜRLERİ
( Gen lokasyon bazlı kalıtım. )
( Formül: XᴴXʰ taşıyıcı anne )
- OTOZOMAL İLE X-BAĞLI İLE Y-BAĞLI İLE MİTOKONDRİYAL ile/||/<> KALITIM YOLLARI
( Farklı kromozomlarla aktarılan kalıtım. )
( Formül: mtDNA: Maternal kalıtım )
- ÖTROFİKASYON ile/||/<> ASİDİFİKASYON
( Besin zenginleşmesi. alg İLE Asitlenme.[pH düşüşü] )
( Formül: Fosfat/nitrat İLE pH düşüşü.
N ile P İLE H⁺ )
- OTURMAK ile DIŞKILADIKTAN/SIÇTIKTAN SONRA OTURMAK
- OUTCROSSING[İng.] değil/yerine/= DIŞ ÇAPRAZLAMA
( Akrabalık bağı bulunmayan bireyler arasındaki çiftleşmedir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- OUTER SPHERE ile/||/<> INNER SPHERE
( Outer elektron direkt, inner köprü ligand transfer. )
( Formül: Marcus İLE Taube )
- OVERFİTTING İLE REGULARİZATION İLE DROPOUT ile/||/<> GENELLEME PROBLEMLERİ
( Model performans iyileştirme teknikleri. )
( Formül: L + λ||w||² )
- OVERFİTTING ile/||/<> UNDERFİTTİNG
( Overfitting karmaşık model İLE underfitting basit model. )
( Formül: Too complex İLE too simple )
- OVIPARITY[İng.] değil/yerine/= OVİPARİTE
( Yumurtlama yeteneği
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- OVUM[Fr. < Yun.] ile/değil/<> OVOGON[Fr. < Yun. ]
( Yumurta. İLE/DEĞİL/<> İlkel bitkilerde, dişillik gözesi. )
( OVOGON DAĞARCIĞI: Çiçeksiz bitkilerin çoğunda, üreme örgenlerini barındıran boşluk. )
- OVUM[Fr. < Yun.] ile OVOLİT[Fr. < Yun. OVUM: Yumurta. | LITHOS: Taş. ]
( Yumurta. İLE İç içe mineral kabuklardan oluşan balık yumurtası biçiminde kalker. )
- OVUM[İng.] değil/yerine/= OVUM
( Ovum, insan fizyolojisinde, bir sperm gözesi ile döllendiğinde yeni bir organizma haline gelebilen, dişi üreme organlarından birinden salınan tek göze, yumurtadır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- OYNAMAK ile/ve/değil/||/<>/< KURCALAMAK
- OYUK ile/ve/değil/||/<>/> YARIK
- OYUKLULAR/SÖLOMLULAR
( Bir gövde boşluğu bulunan hayvanlar. )
- OYUN ile/||/<> KURAMSİ
( Oyun kuramı ve ekonomik davranış )
( John von Neumann tarafından 1944 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1903-1957) (Ülke: Macaristan/ABD) (Alan: Matematik, Bilgisayar) (Önemli katkıları: Oyun teorisi, bilgisayar mimarisi) )
- ÖZ IŞINLARI = EŞİ'A-İ NUHÂÎYE = PROLONGEMENTS MÉDULLAIRES, RAYONS MÉDULLAIRES
- ÖZ-ONARIM POLİMER ile/||/<> ŞEKİL HAFIZA POLİMERİ
( Öz-onarım polimer hasarı otomatik onarırken, şekil hafıza polimeri uyarıyla orijinal şeklini alır )
( Formül: Mikrokapsül )
- ÖZ ile EVİN
( ... İLE Bir şeyin içindeki öz, lüp. | Buğday danesinin olgunlaşmış içi, özü, habbe. )
- ÖZ = MUH, LİFÂFE-İ MUHHÎYE = ÉTUI MÉDULLAIRE
- ÖZ ile/ve/değil SÜREKLİLİK
- ÖZBESLENEN ile/ve/||/<>/> DIŞBESLENEN/DIŞBESLEK/ARDIBESLEK/HETEROTROF
( Fotosentez ile. İLE/VE/||/<>/> Solunum ile. )
( Dünyada, dışbeslenenler[hayvan/insan] olmasaydı, bitkiler, karbondioksit kaynaklarını kısa sürede tüketirdi. )
( Bitkiler. İLE/VE/||/<>/> Hayvan/insan. )
( Üreticiler. İLE/VE/||/<>/> Tüketiciler. )
( AUTOTROPH vs./and/||/<>/> HETEROTROPH )
- ÖZDEĞER İLE ÖZVEKTÖR İLE SPEKTRUM ile/||/<> MATRİS SPEKTRAL ANALİZ
( Matrisin karakteristik özellikleri. )
( Formül: det(A - λI) = 0 )
- ÖZDEĞER ile/||/<> ÖZVEKTÖR
( Özdeğer skaler, özvektör vektördür )
( Formül: det(A - λI) = 0 (özdeğer) İLE (A - λI)v = 0 (özvektör) )
- ÖZDEŞ ile/||/<> EŞ
- ÖZDEŞLİK YASASI ile/||/<> ÇELİŞMEZLİK YASASI
( Özdeşlik yasası A=A İLE çelişmezlik yasası A ve değil-A ikilik doğru olamaz. Özdeşlik bir şeyin kendisiyle aynılığı İLE çelişmezlik karşıt iki önerme ikilik kabul edilemez. Aristoteles iki temel mantık yasasını belirledi. )
( Aristoteles tarafından -350 yılında keşfedildi/formüle edildi. (-384--322) (Ülke: Antik Yunan) (Alan: Felsefe, Mantık, Biyoloji) (Önemli katkıları: Mantık, etik, metafizik) )
- ÖZDEŞLİK ile/||/<> DENKLEM
( Özdeşlik her zaman doğru İLE denklem belirli değerler içindir )
( Formül: (a+b)²=a²+2ab+b² İLE x+2=5 )
- ÖZDEŞLİK ile/değil İÇİÇELİK
- ÖZDEŞ/LİK ile/ve TÜRDEŞ/LİK ile/ve SÜREKLİ/LİK ile/ve KURALLI/LIK
( IDENTITY vs./and HOMOGENEITY vs./and CONTINUITY vs./and REGULAR/NESS )
- ÖZEGEÇİŞLİ ile ...
( ERGATIVE )
- ÖZEL GÖRELİLİK İLE GENEL GÖRELİLİK ile/||/<> EİNSTEİN KURAMLERİ
( Einstein'ın iki devrim niteliğindeki kuramı. )
( Formül: ds² = c²dt² - dx² - dy² - dz² )
( Albert Einstein tarafından 1905 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- ÖZEL GÖRELİLİK ile/||/<> GENEL GÖRELİLİK
( Özel sabit hızlı, genel ivmeli sistemleri inceler )
( Formül: E=mc² İLE Rμν=8πGTμν )
( Albert Einstein tarafından 1905 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- ÖZEL KÜME ile/ve/değil/||/<> ALT KÜME
- ÖZELLİKLER, ALÂMETLER = ALÂMÂT = CARACTÈRES
- ÖZEN/ÇABA/EMEK:
OLABİLECEK EN ÜST SEVİYE ile/ve/||/<> (AYRI AYRI) BENİM/SENİN/ONUN YAPABİLECEĞİ EN ÜST SEVİYE
- ÖZERK GÖZE ÖLÜMÜ/OTOFAJİ ile/ve/||/<>/> GÖZE ÖLÜMÜ/APOPTOZ
( Gözenin, kendi bileşenlerini ve proteinlerini parçalayıp yeniden kullanması. İLE/VE/||/<>/> Gözenin, programlı ölümü. )
- ÖZGÜL ISI ile/||/<> ISI KAPASİTESİ (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)
( Özgül ısı birim kütle başına, ısı kapasitesi toplam sistemdir )
( Formül: c=C/m )
- ÖZGÜL ISI ile/||/<> ISI SIĞASI
( Özgül ısı birim kütle için (c), ısı sığası toplam kütle için (C = mc). )
( Formül: Q = mcΔT İLE Q = CΔT )
- ÖZLÜ ile/ve/||/<> ÖZSEL
- OZMOTİK BASINÇ ile/||/<> BUHAR BASINCI
( Ozmotik yarı geçirgen zar, buhar basıncı denge basıncıdır )
( Formül: π=MRT İLE P° )
- OZMOTİK ile/||/<> BASINÇ
( Ozmotik basınç ölçümleri )
( Wilhelm Pfeffer tarafından 1877 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1845-1920) (Ülke: Almanya) (Alan: Botanik) (Önemli katkıları: Bitki fizyolojisi, osmoz) )
- ÖZNELLİK ile/ve/||/<> GENETİK
- OZON TABAKASI ile/||/<> SERA GAZLARI
( Ozon UV koruma stratosfer, sera gazları ısı tutma troposfer. )
( Formül: O₃ İLE CO₂ İLE CH₄ )
- OZONOLİZ ile/||/<> EPOKSİDASYONU
( Ozonoliz C=C kırılması aldehit/keton, epoksidasyon halka eter. )
( Formül: O₃ İLE mCPBA )
- ÖZÜMLEME ve/<> ÖZÜMLEMEDOKUSU
( ... VE/<> Bitkilerde, havadaki karbondioksidi, karbonhidrata çeviren, daha çok, yapraklarda bulunan doku. )
- ÖZÜMLEME/ASİMİLASYON/ANABOLİZMA[Fr. < ANABOLISME] ile/ve/||/<>/>/>< YADIMLAMA/DİSİMİLASYON/KATABOLİZMA[Fr. < CATABOLISME] ile/ve/||/<>/>/>< ÖZÜMLEME-YADIMLAMA/METABOLİZMA/METABOLISM[İng.]
( Canlı var olanların, dışarıdan aldığı besinleri, değişikliğe uğratarak yeni bir bileşimle, organizmanın gereksinim duyduğu nesneler durumuna getirmek. | Edinilmiş olan verileri, bireyin öz malı durumuna getirmek. İLE/VE/||/<>/>/>< Canlı protoplazmayı yapan, büyük ve karmaşık yapılı moleküllerin enerji çıkararak yanması. İLE/VE/||/<>/< Canlılardaki tüm kimyasal tepkimelerin toplamı. )
( [Hormonlar:] Testosteron, östrojen, büyüme hormonu, insülin. İLE/VE/||/<>/>/>< Kortizol, Glukagon, adrenalin, sitokinler. İLE/VE/||/<>/< ... )
( Protein sentezi tepkimeleri
Yağ sentezi tepkimeleri
Dehidrasyon
Fotosentez
Karbonhidrat sentezi
Mitoz
Kas oluşturmak amaçlı fiziksel egzersiz
Kemosentez
Kalvin döngüsü
İLE/VE/||/<>/>/><
Hidroliz
Sindirim
Hücresel solunum
Fermantasyon
Aerobik fiziksel egzersiz
Krebs döngüsü
Nükleik Asitlerin Parçalanması
Glikoz
İLE/VE/||/<>/>/><
... )
( [Enerji] Harcanır. İLE/VE/||/<>/>/>< Harcanmaz. İLE/VE/||/<>/>< ... )
( İkisi de hormonların, şekerlerin, enzimlerin, üreme, gözelerinin büyümesi ve doku onarımı gibi çok sayıda nesnenin üretilmesi için gereksinim duyulan enerjinin oluşturulmasından sorumludur. )
( İkisinin de tek göze içinde de çalışması olanaklı ve olasılıklıdır. )
( ... İLE/VE/||/<>/>/>< En fazla olduğu bölge, karaciğerdir. Bir saat içinde binlerce yıkım etkinliği karaciğer içinde gerçekleştirilebilmektedir. Gözelerde gerçekleşen yıkımların sağlıklı bir biçimde gerçekleştirilebilmesi için hafif gıdalarla beslenmekte yarar vardır. Ağır gıdalarla beslenen kişilerde karaciğer daha fazla yorulur ve bu nedenle zamanla tükenmesine neden olur. İLE/VE/||/<>/< ... )
- ÖZÜMLEMEDE:
GÜNEŞ + SU ve KLOROFİL + KARBONDİOKSİT
- ÖZÜMLEYEN/ANABOLİK/ANABOLIC[İng.] ile/>< YADIMLAYAN/KATABOLİK/CATABOLIC[İng.]
( Küçük moleküllerin, birleşerek büyük moleküller oluşturması. İLE Büyük moleküllerin, parçalanarak küçük moleküller oluşturması. )
- P İLE NP İLE NP-TAM ile/||/<> KARMAŞIKLIK SINIFLARI
( Hesaplama zorluğu sınıfları. )
( Formül: SAT ∈ NP-tam )
- P İLE NP İLE PSPACE İLE EXPTIME ile/||/<> KARMAŞIKLIK SINIFLARI
( Hesaplama karmaşıklığı hiyerarşisi. )
( Formül: P ⊆ NP ⊆ PSPACE )
- P-ADİK SAYILAR ile/||/<> REEL SAYILAR
( p-adik sayılar asallara göre farklı metrik kullanırken İLE reel sayılar standart Öklid metriği kullanır )
( Formül: |x|_p )
- P-VALUE ile/||/<> SIGNIFICANCE LEVEL
( P-value gözlenen data olasılığı, significance α eşik. )
( Formül: Observed İLE threshold )
- P53 ile/||/<> RB PROTEİNİ
( p53 DNA hasarı kontrol, Rb G1/S geçiş. )
( Formül: Hasar sensörü İLE kontrol noktası )
- P-ADİC ile/||/<> ADELİC ile/||/<> LOCAL-GLOBAL ile/||/<> P-ADİK SAYILAR
( Alternatif sayı sistemleri. )
( Formül: |x|_p = p^(-v_p(x)) )
- PAH İLE FULLERENE İLE GLYCİNE İLE METHANOL ile/||/<> UZAY MOLEKÜLLERİ
( Uzayda bulunan kimyasal bileşikler. )
( Formül: HC₇N (cyanotriacetylene) )
- PALEOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= PALEOGRAFYA
( Paleografya (paleografi), tarih boyunca kullanılmış eski yazıları inceleyen bilim dalıdır. Eski alfabeleri çözmeye yardımcı olarak geçmişte yazılmış çeşitli tarihi belgelerin okunmasına katkı sağlar. Kök olarak Yunanca “eski yazı” anlamına gelen palaios grapheden gelir.[1]
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PALEOZOYİK[İng. PALEOZOIC] ile/||/<> DEVONİYEN[İng. DEVONIAN] ile/||/<> KAMBRİYEN[İng. CAMBRIAN] ile/||/<> KARBONİFER[İng. CARBONIFEROUS] ile/||/<> ORDOVİSİYEN[İng. ORDOVICIAN] ile/||/<> PERMİYEN[İng. PERMIAN] ile/||/<> PRE-KAMBRİYEN[İng. PRECAMBRIAN] ile/||/<> SİLURİYEN[İng. SILURIAN]
( Paleozoyik (541-251.9 myö) bir jeolojik zaman ismidir. Yaklaşık olarak 541 milyon yıl önce ile 251.902 milyon yıl önceye denk gelen zaman dilimini kapsamaktadır. Paleozoyik'ten sonra Mezozoyik, sonra da Senozoyik gelmektedir. Fanerozoyik üst zamanındaki en uzun jeolojik zaman dilimidir. Yaklaşık olarak 289 milyon yıl sürmüştür. Paleozoyik kendi içinde Kambriyen, Ordovisiyen, Siluriyen, Devoniyen, Karbonifer ve Permiyen olmak üzere 6 jeolojik dönemde incelenir. Paleozoyik içinde eklem bacaklılar, sinapsitler, yumuşakçalar, balıklar ve amfibiyenler gibi önemli hayvanlar evrimleşmiştir. @@ Devoniyen (419.2-358.9 myö) bir jeolojik dönem ismidir. Yaklaşık 419.2 milyon yıl önce ile 358.9 milyon yıl önceki zaman dilimini kapsamaktadır. Paleozoyik Zaman'daki 6 majör dönem arasında Siluriyen'den sonra gelen 4. dönemdir. Yaklaşık 60 milyon yıl süren Devoniyen'den önce Siluriyen, sonra ise Karbonifer gelmektedir. @@ Kambriyen (541-485.4 myö) bir jeolojik dönem ismidir. Paleozoyik Zaman'ın 6 majör döneminden ilkidir. Yaklaşık olarak 541 milyon yıl önce ile 485.4 milyon yıl öncesine denk gelen zaman dilimini kapsamaktadır. Kambriyen'den önce Pre-Kambriyen, sonra ise Ordovisiyen gelmektedir. Önemli hayvan şubelerinin fosillerinin Kambriyen'de aniden ortaya çıkmasına Kambriyen Patlaması (tüm makroevrimsel olayların annesi) denir. Kambriyen kendi içinde Terrenöviyen, Seri 2, Miaolingiyen ve Frongiyen olmak üzere 4 jeolojik devrede incelenir. @@ Karbonifer (358.9-298.9 myö) bir jeolojik dönem ismidir. Yaklaşık 358.9 milyon yıl önce ile 298.9 milyon yıl önceyi kapsayan zaman dilimine denir. Paleozoyik Zaman'ın 6 majör dönemi arasında Devoniyen'den sonra gelen 5. dönemdir. Yaklaşık 60 milyon yıl sürmüştür. @@ Ordovisiyen (485.4-443.8 myö) bir jeolojik dönem ismidir. Paleozoyik'in 6 majör dönemi arasında Kambriyen'den sonra gelen ikincidir. Yaklaşık 41.6 milyon yıl sürmüştür ve 485.4 milyon yıl önce ile 443.8 milyon yıl önceye denk gelen zaman dilimini kapsamaktadır. Ordovisiyen'den sonra Siluriyen, önce ise Kambriyen gelir. @@ Permiyen (298.9-251.902 myö) bir jeolojik dönem ismidir. Yaklaşık olarak 298.9 milyon yıl önce ile 251.9 milyon yıl öncesine denk gelen zamanı kapsamaktadır. Paleozoyik'in 6 majör dönemi arasında Karbonifer'den sonra gelen sonuncu dönemdir. Yaklaşık 47 milyon yıl sürmüştür. Permiyen'den sonra Paleozoyik bitecek ve ilk dönem olan Triyas ile birlikte Mezozoyik Zaman başlayacaktır. @@ Pre-Kambriyen (4600–541 myö) bir jeolojik üst zaman adıdır. Yaklaşık 541 milyon yıl öncesindeki tüm zaman dilimini kapsamaktadır. 4.6 milyar yıl önce canlılığın evrimleşmeye başlayacağı gezegenin ilk zamanlarını da kapsar. Pre-Kambriyen'den sonra Paleozoyik Zaman'ın ilk dilimi olan Kambriyen başlamaktadır. @@ Siluriyen (443.8-419.2 myö) bir jeolojik dönem ismidir. Paleozoyik'in 6 majör dönemi arasında Ordovisiyen'den sonra gelen üçüncüdür. Yaklaşık olarak 443.8 milyon yıl önce ile 419.2 milyon yıl önceye denk gelen zaman dilimini kapsamaktadır. Yaklaşık olarak 24.6 milyon yıl süren en kısa Paleozoyik dönemidir. Kendi içinde Pridoli, Ludlov, Venlok ve Landoveri olmak üzere 4 jeolojik devrede incelenir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PALİNDROM SAYI ile/||/<> EMİRP SAYI
( Palindrom tersten aynı, emirp tersi de asal olan asal )
( Formül: n = reverse(n) (palindrom) İLE p ve reverse(p) asal (emirp) )
- PANGENE ile/||/<> KALITIM
( Pangene hipotezi )
( Hugo de Vries tarafından 1889 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1848-1935) (Ülke: Hollanda) (Alan: Botanik, Genetik) (Önemli katkıları: Mutasyon teorisi) )
- PANMICTIC POPULATION[İng.] değil/yerine/= PANMİKTİK POPÜLASYON
( Bireylerin eşleşme ve üreme konusunda tamamen rastgele davrandığı; herhangi bir eş seçim kısıtlaması, fiziksel, sosyal ya da genetik engel olmadan üreme potansiyeline sahip bireyler arasında eşleşmelerin gerçekleştiği bir popülasyon.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PANPSYCHISM[İng.] değil/yerine/= PANPSİŞİZM
( Felsefede bilincin sadece insanlara özgü olmadığını, bilincin cansız nesneler de dahil olmak üzere evrendeki her maddede bulunduğunu savunan görüştür. 16. yüzyılda İtalyan filozof Francesco Patrizi tarafından Yunancada "tüm" anlamına gelen "pan" ile ruh, zihin anlamına gelen "psyche" kelimelerinden türetilmiştir. Ancak görüş M.Ö. 7. yüzyıla dayanmaktadır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PANSUMAN[Fr. < PANSEMENT] değil/yerine/= YARA BAKIMI/TEMİZLİĞİ
- PARA ile/||/<> META
( Para karşılıklı İLE meta çapraz konumdur )
( Formül: 1 ile4- İLE 1 ile3- )
- PARABOLA ile/||/<> HYPERBOLA
( Parabola bir odak bir directrix İLE hyperbola iki odak fark sabit. )
( Formül: Focus-directrix İLE focus difference )
- PARADİGMA ile/||/<> DEVRİM
( Bilimsel devrimler )
( Thomas Kuhn tarafından 1962 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1922-1996) (Ülke: ABD) (Alan: Bilim Felsefesi) (Önemli katkıları: Paradigma kayması, bilimsel devrimler) )
- PARADOKS[İng. PARADOX] ile/||/<> PARALEL EVRİM[İng. PARALLEL EVOLUTION] ile/||/<> PARALOG GENLER[İng. PARALOGOUS GENES] ile/||/<> PARAMESYUM[İng. PARAMECIUM] ile/||/<> PARAMUTASYON[İng. PARAMUTATION] ile/||/<> PARAPATRİK TÜRLEŞME[İng. PARAPATRIC SPECIATION] ile/||/<> PARASEMPATİK SİNİR SİSTEMİ[İng. PARASYMPHATETIC NERVOUS SYSTEM]
( Genel bilinenene ters ya da karşı olan fakat doğru olan ifade. @@ Paralel evrim, benzer akrabalarda, benzer niteliklerin bağımsız evrimleşmesidir. @@ Bir tek genomda gen ikilenmesi ile oluşmuş ve işlevleri farklılaşmış, benzer genler. @@ Ciliates grubuna ait tek gözeli bir Protoktist. Normalde aseksüel çoğalmalarına karşın, eşleşme tiplerinin de rol oynadığı cinsel konjugasyon da yaparlar. Paramecium aurelia'nın, 16 farklı çiftleşme öbeği oluşturan 34 kalıtsal çiftleşme türü vardır. @@ İki alel arasında bir etkileşim olması sonucunda bir alel, diğerinin genetik yapısında bir değişikliğe neden olması sonucu oluşur. Epigenetik bir mekanizmadır. @@ Kesintisiz bir coğrafi bölgede yeni ekolojik konumların ortaya çıkması ile populasyon ikiye ayrılır ve türler arası etkileşim azalır. Heterezigotların az uyumlu olması nedeniyle iki topluluğun birbiriyle çiftleşmemesini avantajlı kılacak davranışlar ya da mekanizmalar seçilime uğrar. Bu farklı seçilim baskısı sonucunda meydana gelen türleşmeye denir. @@ Vücudun gergin bir durumda adrenalin algıladıktan sonra dinlenme ve sindirim gibi normal faaliyetlere dönmesini sağlayan sinir sistemidir. Vücudun enerjiyi korumasını, sindirim süreçlerinin iyileştirilmesini ve dinlenmeyi teşvik etmesini sağlar.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PARAKRİN/PARACRINE[İng.] değil/yerine/= YEREL HORMON
- PARALAKS ile/||/<> DOPPLER METODU
( Paralaks geometrik uzaklık, Doppler radyal hız gezegen tespiti. )
( Formül: d = 1/p [pc] İLE v_r ölçümü )
( Christian Doppler tarafından 1842 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- PARALEL HESAPLAMA ile/||/<> SERİ HESAPLAMA
( Paralel MPI/GPU çok işlemci, seri tek işlemci sıralı. )
( Formül: Speedup İLE sıralı )
- PARALEL VENASYON ile RETİKÜLER VENASYON
( Yaprak damarlarının koşut dizilimi. İLE Yaprak damarlarının ağsı dizilimi. )
- PARALELKENAR ile/||/<> YAMUK
( Paralelkenar iki çift İLE yamuk bir çift paralel kenardır )
( Formül: 2 çift // İLE 1 çift // )
- PARALİZİ ile PLEJİ
- PARALOGY[İng.] değil/yerine/= PAROLOJİ
( Türleşme yerine gen kopyalanması sebebiyle oluşan homolog gen ürünleri.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PARAMETER vs. VARIABLE
- PARAMETRE ile AÇI
( PARAMETER vs. ANGLE )
- PARAMETRE ile/değil/yerine BİLEŞEN
- PARAMETRE ile/||/<> İSTATİSTİK
( Parametre evren ölçüsü, istatistik örnek ölçüsüdür )
( Formül: μ ileσ İLE x̄ iles )
- PARAMETRE ile KOMPARTIMAN
- PARAMETRE/LER ile/ve DİNAMİK/LER
( "PARAMETER/S" vs./and "DYNAMIC/S" )
- PARAMETRIC AMPLİFİCATION ile/||/<> LİNEAR AMPLİFİCATION
( Parametric amplification nonlinear süreçle sinyal güçlendirmeyken İLE linear amplification doğrudan güç amplifikasyonudur )
( Formül: Three-wave mixing )
- PARAPATRİK ile/||/<> PERİPATRİK
( Parapatrik sınırda hibrit İLE peripatrik küçük kenar. )
( Formül: Border İLE peripheral )
- PARAPSİKOLOJİ ile/||/<> PARANORMAL ile/||/<> PARAFİZİK ile/||/<> PARADİGMA ile/||/<> PARALEL ile/||/<> PARAZİT ile/||/<> PARALİMPİK ile/||/<> PARAMEDİK
(
| Parapsikoloji | Psikolojinin ötesindeki ruhsal/psişik olayları inceleyen alan. |
| Paranormal | Normalin dışında olan, açıklanamayan (örnek: hayaletler, "UFO"lar) |
| Parafizik | Fiziğin ötesindeki, fizik yasalarıyla açıklanamayan olaylarla ilgili. |
| Paradigma | Bir düşünce yapısının yanındaki örnek, model, kalıp, çerçeve. |
| Paralel | Yan yana giden, aynı doğrultuda. (matematiksel ya da mecâzî anlamda) |
| Parazit | Yanında yaşayıp zarar veren canlı. [mecâzen de "gereksiz ses vb."] |
| Paralimpik | Olimpiyatların yanında/desteğiyle düzenlenen engelli spor oyunları. |
| Paramedik | Doktorun yanında çalışan sağlık görevlisi [acil tıp teknikeri]. |
- PARASEMPATİK ile/ve/||/<>/< SEMPATİK SİNİR SİSTEMİ
(
)
( ALÂKAVÎ )
- PARAVAN[Fr. < PARAVENT] ile/ve/değil/||/<> KALKAN
- PARAZİT[Fr. < Yun.] değil/yerine/= (")ASALAK(")
( Asalak. | Radyo yayınına karışan yabancı ses. | Başkalarının sırtından geçinen kişi. )
- PARAZİT ile SAPROFİT
( Canlı konakçıdan beslenen organizma. İLE Ölü organik nesnelerden beslenen organizma. )
- PARAZİTİZM ile KOMENSALİZM
( Bir canlının ötekine zarar vererek yaşadığı ilişki türü. İLE Bir canlının yarar sağladığı, ötekinin etkilenmediği ilişki türü. )
- PARAZİTİZM ile/||/<> PREDATÖRLÜK
( Parazitizm konakçı canlı tutar İLE predatörlük öldürür )
( Formül: Yaşatır İLE öldürür )
- PARÇACIK ile/||/<> DALGA
( De Broglie hipotezinin deneysel doğrulanması. Madde dalgalarının varlığının kanıtı. )
( George Paget Thomson tarafından 1927 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1892-1975) (Ülke: İngiltere) (Alan: fizik) (Önemli katkıları: Elektron kırınımı keşfi, dalga-parçacık ikiliğinin deneysel kanıtı) (Nobel: 1937) )
- PARÇALANMA ile KOPYALANMA
- PARÇALARDA, PARÇAYI/LARI GÖRMEK ile/değil/yerine PARÇALARDA, BÜTÜNÜ GÖRMEK
( TO SEE THE PIECES/S ON PIECES vs. TO SEE THE INTEGRITY ON PIECES )
- PARITE/PARITY[İng.] değil/yerine/= DOĞUM SAYISI
- PARİYETAL KAPAK[İng. PARIETAL OPERCULUM] ile/||/<> PARİYETAL LOB[İng. PARIETAL LOBE] ile/||/<> SYLVİAN OLUĞU[İng. SYLVIAN FISSURE]
( Beyinde, Sylvian oluğunun üstünü kapatan pariyetal lob bölgesidir. İkincil dokunma bölgesini içerir. @@ Uzaysal duyular ve yönelimleri kontrol eden beyin bölgesidir. Dokunma bölgesini ve görsel bölgenin arka kısmını içerir. Cisimlerin görsel manipülasyonunda, soyutlanmasında ve hayal gücünde görev alır. @@ Beyinde, frontal (ön) lob ile pariyetal lob kısımlarını birbirinden ayıran hattın adıdır. Kısımların göreceli büyüklüğünü göstermesi açısından önemlidir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PARMAK/AYAK İZİ < DİL İZİ < RETİNA < DNA
- PARTENOGENEZ[İng. PARTHENOGENESIS] ile/||/<> PARTİKÜL[İng. PARTICLE]
( Döllenme olmaksızın gerçekleştirilen üremedir. Hayvanlarda ve bitkilerde döllenmemiş bir dişi gametin gelişip yeni bir birey meydana getirmesidir. Sürüngenlerde görülürken, memelilerde ve kuşlarda görülmemektedir. Partenogenezin çeşitlilik konusunda kısır olmasına karşın, enerji sarfiyatı konusundaki avantajlarından ötürü evrimsel süreçte korunduğu düşünülmektedir. @@ Çevremizde bulunan, canlı ya da cansız çok küçük fiziksel yapılardır. Ekoloji'de ise atmosferin, tatlı suların ve denizlerin kirlenmesine neden olan yapılara verilen isimdir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PARTIAL DERIVATIVE ile/||/<> TOTAL DERIVATIVE
( Partial ∂f/∂x tek değişken, total df/dx tüm değişkenler. )
( Formül: Single variable İLE all variables )
- PARTİKÜL/PARTICLE[İng.] değil/yerine/= PARÇACIK
- PARTİKÜL[Fr.] değil/yerine/= PARÇACIK
- PARTİSYON FONKSİYONU ile/||/<> EULER FONKSİYONU
( Partisyon p(n) toplam yazım, Euler φ(n) aralarında asal. )
( Formül: Toplam İLE ortak )
( Leonhard Euler tarafından 1750 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- PARTON ile/||/<> VALANS KUARK
( Parton tüm içerik (kuark+gluon), valans net kuantum sayıları. )
( Formül: DIS İLE statik )
- PARTZ CELL[İng.] ile/değil/yerine/= PARTZ GÖZESİ/HÜCRESİ
- PAS ile PAS[Fr. < PASSE] ile PASPAS
( Su içinde ve nemli havada metallerin, özellikle demirin yüzeyinde oksitlenme sonucunda oluşan nesne. | Bazı asalak mantarların çeşitli bitkilerde oluşturduğu portakal sarısı ya da kahverengi lekeler, küf. | Bu lekelerden ileri gelen bitki hastalığı. | Demir ya da demir alaşımlarının aşınması sonucunda ortaya çıkan ve esas itibarıyla demir oksit ve hidroksitten oluşan aşınma türü. | Bar. İLE Bazı top oyunlarında oyunculardan birinin topu takım arkadaşına atması. | Bazı iskambil oyunlarında sırası kendisine gelen oyuncunun oyuna o elde katılmayacağını belirten bir söz. | Bazı iskambil oyunlarında “geçiniz” anlamında bir söz. İLE Ayakkabıların altını temizlemek için kapı önlerine konulan kıl, plastik vb.den yapılmış yüzü tırtıklı silecek. )
- PASCAL İLE TORRİCELLİ İLE ARCHİMEDES ile/||/<> AKIŞKAN PRENSİPLERİ
( Temel hidrostatik yasalar. )
( Formül: F = ρVg )
- PASCAL ÜÇGENİ (ÇİN) ile/||/<> PASCAL ÜÇGENİ (AVRUPA)
( Zhu Shijie Pascal üçgenini 13. yüzyılda kullandı İLE Pascal 17. yüzyılda yeniden keşfetti. )
( Zhu Shijie tarafından 1303 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1249-1314) (Ülke: Çin) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Pascal üçgeni) )
- PASCAL ÜÇGENİ ile/||/<> FİBONACCİ SPİRALİ
( Pascal binom katsayıları, Fibonacci altın oran spirali )
( Formül: (n choose k) = n!/(k!(n-k)!) İLE φ = (1+√5)/2 )
( Leonardo Fibonacci tarafından 1202 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1170-1250) (Ülke: İtalya) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Fibonacci dizisi, Arap rakamlarını Avrupa'ya tanıtma) )
- PASCAL ile/||/<> ÜÇGENİ
( Pascal üçgeni ve kombinatorik )
( Blaise Pascal tarafından 1654 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1623-1662) (Ülke: Fransa) (Alan: Matematik, Fizik) (Önemli katkıları: Pascal üçgeni, olasılık teorisi) )
- PASSIVE SCAVENGING[İng.] değil/yerine/= PASİF LEŞÇİLLİK
( Başka bir yırtıcı tarafından öldürülen ya da doğal nedenlerle ölen hayvanın gövdesinden leş yeme. Ölü hayvan gövdesine daha önce başka yırtıcıların ulaşması, yırtıcılarla avın türü ve büyüklüğüne bağlı olarak (et, ilik, beyin gibi) farklı kaynak miktarı ve çeşitliliği gösterebilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PASTEUR DÖNEMİ MİKROBİYOLOJİ ile/||/<> MODERN MOLEKÜLER MİKROBİYOLOJİ
( Pasteur dönemi mikroskop ve kültür kullanır İLE modern mikrobiyoloji DNA dizileme ve moleküler teknikler kullanır. Pasteur morfoloji ve fizyoloji inceledi İLE modern dönem genetik ve moleküler mekanizmalar çalışır. Pasteur mikrobiyolojinin temelini attı İLE günümüz teknolojisi derinlemesine anlama sağlar. )
( Louis Pasteur tarafından 1860 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1822-1895) (Ülke: Fransa) (Alan: Biyoloji, Kimya) (Önemli katkıları: Mikrop teorisi, pastörizasyon, aşı geliştirme (kuduz, şarbon), spontan üreme teorisini çürüttü, fermantasyon süreçlerini açıkladı, antisepsi kavramını tıbba kazandırdı) )
- PASTEUR-KOCH ÇAĞI ile/||/<> ANTİBİYOTİK ÖNCESİ DÖNEM
( Pasteur-Koch çağı mikroorganizmaları tanıma ve hastalıklarla ilişkilendirme İLE antibiyotik öncesi dönem tedavi yöntemlerinin sınırlılığıdır. Bu dönem tanı teknikleri gelişti İLE ancak tedavi seçenekleri azdı. Fleming 1928'de penisilin keşfedene kadar antibiyotik yoktu. )
( Louis Pasteur tarafından 1860 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1822-1895) (Ülke: Fransa) (Alan: Biyoloji, Kimya) (Önemli katkıları: Mikrop teorisi, pastörizasyon, aşı geliştirme (kuduz, şarbon), spontan üreme teorisini çürüttü, fermantasyon süreçlerini açıkladı, antisepsi kavramını tıbba kazandırdı) )
- PASTORİZASYON ile/ve STERİLİZASYON
- PASTÖRİZASYON ile/||/<> STERİLİZASYON
( Pastörizasyon kontrollü ısıtma ile patojenleri öldürür İLE sterilizasyon tüm mikroorganizmaları yok eder. Pastörizasyon 60-100°C arası İLE sterilizasyon 121°C ve üzeri uygulanan işlemdir. Pastörizasyon besin değerini korur İLE gıda endüstrisinde yaygın kullanılır. )
( Louis Pasteur tarafından 1864 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1822-1895) (Ülke: Fransa) (Alan: Biyoloji, Kimya) (Önemli katkıları: Mikrop teorisi, pastörizasyon, aşı geliştirme (kuduz, şarbon), spontan üreme teorisini çürüttü, fermantasyon süreçlerini açıkladı, antisepsi kavramını tıbba kazandırdı) )
- PATATES ve/ne yazık ki/> SOLANİN
( Kimyasal Tehlike: Solanin:
Patateslerin filizlenmesiyle birlikte, özellikle filizlerin ve yeşil renkli bölümlerin oluştuğu bölgelerde "solanin" adlı toksik bir alkaloid üretimi artar. Solanin, sinir sistemi üzerinde olumsuz etkiler yapabilir ve mide bulantısı, kusma, ishal gibi belirtilere yol açabilir. Bu nedenle, filizlenmiş ve yeşillenmiş patateslerin tüketimi önerilmez.
Patatesin Filizlenme Nedenleri:
Patatesler, doğal bir depolama sürecinin parçası olarak filizlenir. Filizlenme, patatesin sıcaklık, ışık ve nem gibi çevresel koşullara maruz kaldığında oluşur. Bu koşullar, patateslerin büyüme hormonlarını[giberellinler] etkinleştirerek filizlenme sürecini başlatır.
Patatesi Saklama Koşulları
Patatesler, 4 - 10°C arasında, serin ama donma noktasının üzerinde saklanmalıdır.
Orta derecede nemli bir ortam tercih edilmelidir. Aşırı nem, çürümeye neden olabilir.
Patatesler karanlık bir ortamda saklanmalıdır. Işık, klorofil üretimini artırarak patateslerin yeşillenmesine ve solanin üretimine yol açar.
Patateslerin saklandığı alan iyi hava almalı, plastik torbalar yerine delikli kutular ya da bez torbalar yeğlenmelidir. )
- PATCH CLAMP ile/||/<> TIRF ile/||/<> SUPER-RESOLUTION ile/||/<> TEK MOLEKÜL TEKNİKLERİ
( Biyolojik sistemlerde hassas ölçüm. )
( Formül: I = g(V-E) )
- PATERJİ TESTİ POZİTİFLİĞİ ile/||/<> DERİ AŞIRI DUYARLILIK TESTİ
( Paterji testi iğne batırma sonrası papül oluşumu İLE deri aşırı duyarlılık testi allerjen reaksiyonudur. Paterji Behçet hastalığına özgü İLE alerji testi spesifik antijenlere yanıt gösterir. Paterji nötrofil aşırı yanıtı İLE alerji IgE aracılı reaksiyondur. )
( Hulusi Behçet tarafından 1937 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1889-1948) (Ülke: Türkiye) (Alan: Dermatoloji, İmmünoloji) (Önemli katkıları: Behçet hastalığını 1937 yılında tanımladı. Üçlü semptom kompleksini (ağız yaraları, genital yaralar, göz iltihabı) bir hastalık olarak ortaya koydu. İsmini taşıyan ilk Türk doktor.) )
- PATH INTEGRAL İLE VARİATIONAL İLE PERTURBATION ile/||/<> HESAPLAMA YÖNTEMLERİ
( Fiziksel problem çözme teknikleri. )
( Formül: ∫Dφ e^{iS[φ]/ℏ} )
- PATOJEN MİKROORGANİZMA ile/||/<> KOMMENSAL MİKROORGANİZMA
( Patojen hastalık yapan mikroorganizma İLE kommensal zararsız yaşayan mikroorganizmadır. Patojen vücuda zarar verir İLE kommensal hatta faydalı olabilir. Pasteur patojenleri tanımladı İLE bağırsak mikrobiyotasının çoğu kommensaldir. )
( Louis Pasteur tarafından 1860 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1822-1895) (Ülke: Fransa) (Alan: Biyoloji, Kimya) (Önemli katkıları: Mikrop teorisi, pastörizasyon, aşı geliştirme (kuduz, şarbon), spontan üreme teorisini çürüttü, fermantasyon süreçlerini açıkladı, antisepsi kavramını tıbba kazandırdı) )
- PATOJEN[İng. PATHOGEN] ile/||/<> ANTİMİKROBİYAL[İng. ANTIMICROBIAL] ile/||/<> ENFEKSİYÖZ[İng. INFECTIOUS] ile/||/<> ET YİYEN BAKTERİ[İng. FLESH EATING BACTERIA] ile/||/<> İNFLAMAZOM[İng. INFLAMMASOME]
( Konak olarak bulaştığı canlının fizyolojisini bozan ve genelde hastalıklara neden olan mikroorganizmalar (virüsler, bakteriler, prionlar ve mantarlar) için kullanılır. Kelimenin kökeni Yunancadan gelmektedir ve "acı oluşum" demektir. @@ Mikroorganizmaların üremelerine engel olan ya da onları öldüren maddeler. Özellikle patojenik (hastalık yapıcı) mikroorganizmaların etkinliğini durdurmayı amaçlarlar. @@ Bir hastalığın ya da hastalığa neden olan (virüs, bakteri ya da başka bir patojen gibi) etkenin bir kişiden hayvandan ya da organizmadan diğerine doğrudan ya da dolaylı olarak bulaşarak enfeksiyona neden olması. @@ Streptococcacceae familyasına ait bir bakteri türüdür. Küre şeklinde, Gr(+), oksijenli solunum yapar, hareketsizdir ve spor üretmeyen patojen bir bakteridir. Normalde insan florasında boğaz ve burunlarda bulunur. Ancak sayısı arttığında, bu bakteri farenjite yol açar. Deri enfeksiyonlarına da neden olur. @@ İnflamazom, patojenik mikroorganizmaları ve steril stres etmenlerini tespit eden ve yüksek derecede pro-inflamatuar sitokinler olan interlökin-1beta (IL-1β) ve IL-18'i aktive eden bir göze içi multiprotein kompleksidir. İnflamazomlar ayrıca piroptoz adı verilen bir göze ölümü mekanizmasını tetikler. İnflamazomlarla ilişkili bozukluklar, bazı otoinflamatuar sendrom ve otoimmün hastalıklarla ilişkilidir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PATOJEN/PATHOGEN[İng.] değil/yerine/= SAYRILAYICI, HASTALIK YAPICI
- PATOLOJİ ile/||/<> HİSTOLOJİ
( Sayrılıkların nedenlerini ve etkilerini inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Dokuların mikroskobik yapısını inceleyen bilim dalı. )
- PATOLOJİ ile/ve/||/<> PARODİ
- PATOLOJİ/PATHOLOGY[İng.]/MARAZÎ[Ar.] değil/yerine/= SAYRILIK BİLİMİ
- PATOLOJİK/PATHOLOGIC[İng.]/MARAZÎ değil/yerine/= SAYRILIKBİLİMSEL/SAYRILIKLI/SAYRILIKLA İLGILİ
- PAULİ İLE HUND İLE AUFBAU ile/||/<> ELEKTRON DİZİLİM İLKELERİ
( Atomlarda elektron yerleşiminin üç temel kuralı. )
( Formül: ms = ±½ )
( Wolfgang Pauli tarafından 1925 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- PAULİ PARAMAGNETİK ile/||/<> CURİE PARAMAGNETİK
( Pauli metal serbest elektron, Curie lokalize spin. )
( Formül: T bağımsız İLE 1/T )
( Wolfgang Pauli tarafından 1925 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- PAY ile/||/<> PAYDA
( Pay üstteki İLE payda alttaki sayıdır )
( Formül: a/b: a pay İLE b payda )
- PCM ile/||/<> COSMO
( PCM polarizable continuum İLE COSMO conductor-like screening. )
( Formül: Dielektrik İLE iletken )
- PCR İLE RT-PCR İLE QPCR ile/||/<> DNA AMPLİFİKASYON TEKNİKLERİ
( DNA çoğaltma ve analiz yöntemleri. )
( Formül: 2ⁿ kopya (n döngü) )
- PCR İLE WESTERN BLOT İLE ELISA ile/||/<> MOLEKÜLER TEKNİKLER
( Temel biyoloji lab yöntemleri. )
( Formül: 2^n amplifikasyon )
- PCR ile/||/<> KLONLAMA
( PCR DNA'yı çoğaltır İLE klonlama canlı sistemde üretir )
( Formül: PCR: 2^n kopya (n döngü)\nDenatürasyon (95°C) → Bağlanma (55°C) → Uzama (72°C) )
- PCR ile/||/<> RT-PCR
( PCR DNA'yı İLE RT-PCR RNA'yı cDNA üzerinden çoğaltır )
( Formül: 2^n döngü (PCR) İLE RNA→cDNA→amplifikasyon (RT-PCR) )
(1996'dan beri)