Bugün[21 Ocak 2026]
itibarı ile 23.254 başlık/FaRk ile birlikte,
23.254 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(91/94)


- YARAR ile/yerine/değil KARŞILIKLI YARAR

( [not] BENEFIT vs./but RECIPROCAL BENEFIT
RECIPROCAL BENEFIT instead of BENEFIT )


- YARARCI/PRAGMATİK (YAKLAŞIM) ile/ve/değil/yerine ALGI DÜZENSEL/PARADİGMATİK (YAKLAŞIM)

( [not] USEFUL/PRAGMATICAL (APPROACH) vs./and/but PARADIGMAL (APPROACH)
PARADIGMAL (APPROACH) instead of USEFUL/PRAGMATICAL (APPROACH) )


- YARARLI/ŞİFALI BİTKİLER = NEBÂTÂT-I NÂFİ'A = PLANTES UTILES

( Şubat ayı boyunca...

BİTKİ ADI - KULLANILAN BÖLÜMÜ
Şakayık/Ayıgülü[Paeonia Delora] - Soğanlar

(Şubat ve Mart ayı boyunca)
Defne[Laurus Nobilis] - Gövdenin kabuğu, kökleri, yaprak ve meyvesi
Hatmi[Althaea Officinalis] - Kökleri
Melekotu[Archangelita Officinalis] - Kökleri
Sarı Çam[Pinus Silvestris] - Tomurcuğu
Süsen[İris] - Kökleri
Yılanbıçağı[Arum Maculatum] - Kökleri

(Şubat, Mart ve Nisan ayı boyunca)
Huşağacı[Betula Alba] - Kabuğu

---

Mart ayı boyunca...

BİTKİ ADI - KULLANILAN BÖLÜMÜ
Bohça Otu[Helleborus Orientalis] - Kökleri
Ökseotu[Viscum] - Küçük dalları
Kadın Tuzluğu[Berberis Vulgaris] - Köklerin kabuğu
Saplı Meşe[Quercus Pedunculata] - Kabuğu

(Mart ve Nisan ayı boyunca)
Söğüt[Salix] - Kabuğu, yaprak ve kökleri
Kokulu Menekşe[Viola Odorata] - Çiçekleri ve sapları

---

Nisan ayı boyunca...

BİTKİ ADI - KULLANILAN BÖLÜMÜ
Söğüt[Salix] - Kabuğu, yaprak ve kökleri
Kokulu Menekşe[Viola Odorata] - Çiçekleri ve sapları

(Mayıs'tan Temmuz'a kadar)
Banotu [Hysocyamusniger] - Yapraklar, kök ve tohumlar
İtsinekleri[Marribium Vulgare] - Çiçekleri
Papatya[Matricaria Chamomilla] - Çiçekleri
Şakayık[Paeonia Officinale] - Çiçekleri ve kökleri

(Nisan ve Mayıs ayı boyunca)
Biberiye[Rozmarinus Officinalis] - Yaprakları
Sarmısakotu[Allaria Officinalis] - Tüm bitki

(Nisan'dan Ağustos'a kadar)
Çoban Çantası[Capsela Bursa] - Sap kısmıyla birlikte çiçeği
Sabin Ardıcı[Juniperus Sabina] - Yapraklarıyla birlikte genç dalları

(Nisan'dan Eylül'e kadar)
Menekşe[Viola Tricolor] - Sap kısmıyla birlikte çiçeği
Sinir Otu[Plantago Lanceolata] - Yaprakları

---

Mayıs ayı boyunca...

BİTKİ ADI - KULLANILAN BÖLÜMÜ
Gelincik[Papaver Rhoeas] - Çiçekleri
Mürver Ağacı[Sambucus Nigra] - Çiçeği, meyveleri ve dal kabukları

(Nisan ve Mayıs ayı boyunca)
Biberiye[Rozmarinus Officinalis] - Yaprakları
Sarmısakotu[Allaria Officinalis] - Tüm bitki

---

Haziran ayı boyunca...

BİTKİ ADI - KULLANILAN BÖLÜMÜ
Su Yoncası[Menyanthes Trifoliata] - Tüm bitki

(Nisan'dan Ağustos'a kadar)
Çoban Çantası[Capsela Bursa] - Sap kısmıyla birlikte çiçeği
Sabin Ardıcı[Juniperus Sabina] - Yapraklarıyla birlikte genç dalları

---

Temmuz ayı boyunca...

BİTKİ ADI - KULLANILAN BÖLÜMÜ
Ihlamur[Tilia] - Çiçekleri
Ebegümeci[Malva Silvestris] - Sap kısmıyla birlikte çiçeği

(Nisan'dan Ağustos'a kadar)
Çoban Çantası[Capsela Bursa] - Sap kısmıyla birlikte çiçeği
Sabin Ardıcı[Juniperus Sabina] - Yapraklarıyla birlikte genç dalları

---

Ağustos ayı boyunca...

BİTKİ ADI - KULLANILAN BÖLÜMÜ
Ahududu[Rubus İdaeus] - Yaprakları ve meyveleri
Baldıran[Conium Maculatum] - Ucları, yaprağı
Beyaz Ballıbaba[Lamium Album] - Çiçekleri
Çilek[Fragaria Vesca] - Yaprakları
Çobanüzümü[Vaccinium Myrtillus] - Meyveleri ve yaprakları
Çuha Çiçeği[Primula Officinalis] - Kökleri
Frenk Kimyonu[Carum, Carvi] - Olgunlaşmış meyveleri
Güzel Avrat otu[Avropa Belladone] - Yaprakları ve kökleri
Kırlangıçotu[Chelidnium Majus] - Sap kısmıyla birlikte çiçeği
Kişniş[Coriandrum Sativum] - Meyveleri
Lavanta[Lavandula Officinalis] - Çiçekleri
Oğulotu/Melissa[Melissa Officinalis] - Yaprakları
Öksürükotu[Tussilago Farfara] - Yapraklar
Portakal Nergisi[Calendula Officinalis] - Çiçekleri
Sığırdili[Borrago Officinalis] - Sap kısmıyla birlikte çiçeği
Taşyonca[Melilotus Officinalis] - Çiçek taşıyan küçük dalları
Yüksükotu[Digitalis] - Yaprakları

(Nisan'dan Eylül'e kadar)
Menekşe[Viola Tricolor] - Sap kısmıyla birlikte çiçeği
Sinir Otu[Plantago Lanceolata] - Yaprakları

---

Eylül ayı boyunca...

BİTKİ ADI - KULLANILAN BÖLÜMÜ
Adaçayı[Salvia Officinalis] - Yaprakları
Ahududu[Rubus İdaeus] - Yaprak ve meyvesi
Atkuyruğu[Equisetum Arvense] - Yazın sapı
Ayrıkotu[Agropyron Repens] - Kökleri
Beyazayüzümü[Arctostaphylos Uva-ursi] - Yaprakları
Büyük Isırgan[Urtica Dioica] - Yaprakları ve tohumları
Civan Perçemi[Achilkea Millefolium] - Sap kısmıyla birlikte çiçeği
Çiğdem[Colchicum Autumnale] - Tohumlarla kökleri
Çobandeneği[Polygonum Bistorta] - Kökleri
Güzelavratotu[Atropa Belladona] - Kökleri
Hakiki Yoğurtotu[Galilim Verum] - Sap kısmıyla birlikte çiçeği
Hatmi[Althaea Officinalis] - Kökleri (soyulmuş olarak)
Kadıntuzluğu[Berberis Vulgaris] - Köklerin kabuğu
Kayışkıran[Ononis Spinoza] - Kökleri
Kekik[Thymus Serpyllum] - Sap kısmıyla birlikte çiçeği
Kırmızı Kantaron[Erythraea Centairium] - Sap kısmıyla birlikte çiçeği
Kuşburnu[Rosa Canina] - Meyveleri
Kuzupıtrağı/Koyunotu[Agrimonia Eupatoria] - Tüm köküstü
Meyankökü[Glycyrhizaglabra] - Kökleri
Nane[Mentha Piperita] - Yaprakları
Pelinotu[Artemisia Absinthium] - Sap kısmıyla birlikte çiçeği
Radika[Cichorium Prun Astri] - Tüm bitki
Rezene[Foeniculum Vulgare] - Meyveleri, kök ve yaprakları
Sabunotu[Saponaria Officinalis] - Kökleri ve Yaprakları
Sığırkuyruğu[Verbascum Phlomoides] - Yaprakları ve Çiçekleri
Subiberi[Polygonum Hydropiper] - Tüm köküstü
Şerbetçiotu[Humulus Lupulus] - Kozalakları
Taşanason[Pimpinella Saxifraga] - Kökleri
Tatula/Boru Çiçeği[Datura Stramonium] - Yaprakları, çiçek ve tohumu
Yermeşesi/Kısamahmut[Teucrium Chamaedrys] - Çiçek açan köküstü kısmı
Yılan Bıçağı[Arum Maculatum] - Kökleri

---

Ekim ayı boyunca...

BİTKİ ADI - KULLANILAN BÖLÜMÜ
Ardıç[Juniperus Communis] - Meyveleri
Hindiba[Taraxacum Officinale] - Kökleri
Karakafesotu[Sympahytum Officinale] - Kökleri
Kediotu[Valeriana Officinalis] - Kökleri
Ökseotu[Viscum Album] - Küçük dalları
Süsen[İris] - Kökleri (soyulmuş olarak) )


- YARARLI ile/ve YARARCI


- YARARSIZ DOĞRU ile/ve/değil/yerine DOĞRU


- YARASA ile BALIKÇI YARASA

( ... İLE Bir gecede, otuz balık avlayabilirler. )


- YARASA ile BORU BURUNLU YARASA


- YARASA ile KUYRUKLU YARASA

( ... İLE En hızlı uçan ve çevik yarasalardır. )


- YARASA ile MEKSİKA KUYRUKSUZ YARASA


- YARASA ile (SAMAN RENKLİ) MEYVE YARASASI

( Kongo'da yaşarlar. )

( Kanat açıklıkları 1 m.yi bulur. )

( 10 milyon yarasa, 6 haftada, 1 milyar meyve tüketerek meyve bölgesinden göçerler. )

( ... cum PTEROPUS EDULIS )


- YARATICI İMGELEM ve/<> YENİ YAŞAMLAR/KOŞULLAR


- YARATILIŞIM GEREĞİ ile/değil MİZACIM GEREĞİ


- YARATIŞ ile YENİ YARATIŞ

( Yaratış. İLE Halk-ı cedîd. )


- YARATMA ile YARATIM ile YARATIŞ

( Olmayan bir şeyi var etmek. | Anlak ve düşgücünden yararlanılarak, o zamana kadar görülmeyen, yeni bir şey ortaya koymak. | Olmasına, ortaya çıkmasına yol açmak, aracı olmak. İLE Yaratma eylemi. İLE Yaratma eylemi ya da biçimi. )


- YARATMAK ile NEDEN/VESİLE OLMAK


- YARATMAK ile/ve/değil/||/<>/< YAŞATMAK


- YARATTIĞIN ETKİ ile/ve/<> BIRAKTIĞIN ETKİ/İZ


- YARAYI(/NIN ÜSTÜNÜ) KAŞIMAK değil/yerine YARANIN ETRAFINI KAŞIMAK

( [not] ITCHING THE WOUND but/instead of ITCHING ARROUND THE WOUND )


- YARDIM EDİLMİŞ YOKSULLAR ile/değil/yerine ORTADAN KALDIRILMIŞ YOKSULLUK

( Kabul edilemeyecek olmasına karşın ne yazık ki, "istenilen", desteklenen, beklenilen, göz yumulan, gözardı edilen. İLE/DEĞİL/YERİNE İstediğimiz, her birimizin ayrı ayrı ve/ya da hep birlikte taşın altına elini koyarak gerçekleştirmesi gereken. )


- YARDIM ile/ve/<> İÇ YARDIM

( Hizmet. İLE/VE/<> Himmet. )

( Başkasından/dışarıdan. İLE/VE/<> Kendinden. )


- YARDIMCI OLMAK ile ARACI/VESİLE OLMAK


- YARDIMCI ÖNERME = LEMMA[İng., Lat.] = LEMME[Fr.] = HILFSATZ[Alm.]


- YARDIMCILARIN:
ÇOKLUĞU ile/yerine/değil YARARLILIĞI

( Bazı koşullarda, kimse, bize yardımcı olamaz. )


- YARGI ETİĞİ ile/ve/||/<> BANGALOR YARGI ETİĞİ


- YARGI/HÜKÜM[Ar.] ile ÖNYARGI

( VERDICT vs. PREJUDICE )


- YARGIÇ:
AVRUPA'DA ile AMERİKA'DA

( Konusunda, çok bilgilidir. İLE Uzlaştırıcı ve halkın sağduyusuna göre karar verirler. )


- YARGIÇ ile YARGICI

( Ulus adına, yargı yetkisini kullanarak yasaya aykırı davranışlarda ya da uyuşulmayan işlerde, yasayı yerine getirmekle, tüzeyi gerçekleştirmekle görevli kişi. İLE Bir anlaşmazlığı çözmek için iki tarafın başvurduğu kişi ya da kendine seçme yetkisi verilen bilirkişi, hakem. )


- YARGILAMA ile/ve/> YARGILANMA


- YARGILAMAK ile/ve/değil/yerine/> YARLIGAMAK

( Bir karara varmak üzere davalı ile davacıyı dinlemek. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/> Birinin suçunu bağışlamak, mağfiret etmek. )

( HÜKÜM ile/ve/değil/yerine/> MAĞFİRET/GUFRAN )


- YARGILARIN SINIFLANDIRILMASINDA:
ANALİTİK | SENTETİK ile/ve/||/<> A PRIORI | A POSTERIORI

( --------------- |     A PRIORI      |     A POSTERIORI      |
------------------------------------------------------------------------ |
ANALİTİK     | Analitik a priori   |    Analitik a posteriori   |
------------------------------------------------------------------------ |
SENTETİK   | Analitik a priori   |    Sentetik a posteriori  |
------------------------------------------------------------------------- | )


- KİŞİ:
"YARGILAYAN" ile/değil/yerine/>< KATILAN


- [ne yazık ki]
"YARGILAYAN" SAVUNMA ve/||/<> SAVUNULAN "YARGILAMA"


- YARGI/SI" ile/ve/değil/yerine/>< ALGI/SI


- YARGISIZ "İNFAZ" ile/ve/değil/ne yazık ki/<>/> "YARGILI" İNFAZ


- YARGITAY/TEMYİZ SÜRESİ BAŞLANGICI:
TEFHİM İLE değil TEBLİĞ İLE

( Haberi okumak için burayı tıklayınız... )


- YARI İLETKEN ile/ve/||/<> İLETKEN

( Elektriksel iletkenliği yalıtkanlar ve iletkenler arasında olan nesneler. İLE/VE/||/<> Elektrik akımını kolayca ileten nesneler. )


- YARI ÖMÜR ile BİYOLOJİK YARI ÖMÜR

( Canlı organizmaya verilen radyoaktif maddenin, yarısının ortamdan atılması için geçen süre. İLE Bir radyoaktif maddenin, etkinliğinin yarı değerine düşmesi için geçen süre. Yarı ömür 10¹5 yıldan [vanadyum] 10¯¹6 saniyeye [berilyum] kadar değişir. )

( HALF-LIFE, HALF-PERION vs. BIOLOGICAL HALF-LIFE )

( HALBWERTZEIT mit BIOLOGISCHE HALBWERTZEIT )


- YARI SUCUL YILAN/KÜPELİ SUYILANI ile SUYILANI

( NATRIX NATRIX cum NATRIX TESELLATA )


- YARIÇAP ile İÇ YARIÇAP

( ... İLE Düzgün bir çokgenin içine çizilen dairenin yarıçapı. )


- YARILMA ile AYRILMA


- YARIM-YAMALAK (BIRAKMAK)


- YARIM ile YARILANMA SÜRESİ

( ... İLE Bir radyoaktif madde miktarının, başlangıç değerinin yarısına düşmesi için geçen ve T1/2 = In2 / λ ile verilen süre. [Burada, λ, bozulma sabitidir.] )

( NİM ile ... )


- YARIMI KADAR değil YARISI KADAR


- YARIN, BİR GÜN (İŞİNE YARAMASI, KARŞI(SI)NA ÇIKMASI)


- YARINA BIRAKMAK ile/ve/||/<> YANINA BIRAKMAMAK


- YARIN(LAR)A TAŞIMAK değil GELECEĞE TAŞIMAK


- YARINI ÖZLEMEK" ile/ve/değil/||/<>/< YÂRINI ÖZLEMEK

( "Gelecekte yaşayabileceklerini düşlemek." İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Sevgiliyi özlemek. )


- YARININI İYİLEŞTİRMENİN YOLU/YÖNTEMİ ve/||/<>/</: BUGÜN, NEYİ YANLIŞ YAPTIĞINI BİLMEK


- YARIŞ ile YARIŞMA


- YARISINI ve/||/<> İKİ KATI ve/||/<> ÜÇ KATI ve/||/<> SINIRSIZ

( Ye! VE/||/<> Yürü! VE/||/<> Gül! VE/||/<> Sev! )


- YARIŞMALARDA:
"(YARIŞ) KOŞULUYOR" değil/yerine "(YARIŞ) SÜRÜYOR/SÜRDÜRÜLÜYOR"


- YARIŞ(TIR)MAK ile/değil/yerine KARŞILAŞ(TIR)MAK


- OLGUNLAŞMA/KEMÂL:
"YAŞ ALARAK" ile/ve/değil/||/<>/< YAŞAYARAK


- YAŞ ...:
"SINIFLANDIRMASI" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SINIRLANDIRMASI


- YAS ile/ve/||/<>/> YAŞ


- YAŞ ve/||/<>/> YAVAŞ/LIK


- YASA ile/ve/||/<>/< ANAYASA


- YASA ile/ve YAPTIRIM

( KANUN ile/ve MÜEYYİDE )

( LAW vs./and SANCTION )


- YAŞADIĞIN GİBİ "DÜŞÜNMEK" ile/değil/yerine/>< DÜŞÜNDÜĞÜN GİBİ YAŞAMAK

( )


- YAŞADIKLARIMIZI:
CİDDİYE ALMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> Tİ'YE ALMAK


- YASAK ile/ve/||/<> YAZIK


- YASAL ile YASAL OLMAYAN


- YASA/LAR" ||/<> "ÖRÜMCEK AĞI"NDA:
BÜYÜK SİNEK ile/ve/değil/||/<>/>< KÜÇÜK SİNEK

( Ağı deler geçer. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/>< Ağa takılır. )


- YASALARINLA" değil YASALARIYLA


- YAŞAM ALANI ile/ve/değil HAREKET ALANI

( Bazı düşünürlerin/sanatçıların, [turistlerin ya da turist gibi yaşayanların vb.] her hareket alanlarının, yaşam alanı olmadığı gibi. )

( [not] LIFE FIELD vs./and/but MOTION/ACTIVITY FIELD )


- YAŞAM ARAÇLARI ile/ve/||/<> YAŞAM BİÇİMLERİ


- YAŞAM BİÇİMİ ile/ve/<> PAYLAŞIM BİÇİMİ


- YAŞAM:
BİR NEFES ile KAFES ile HEVES

( Aldığımız kadar. İLE Kaldığımız kadar. İLE Daldığımız kadar. )


- YAŞAM BOYU:
DERS ile/değil/yerine/ya da/>< DOST

( Bir kişiye tamamen güvendiğinizde, kesin olarak deneyimleyeceğiniz, ikisinden biridir. )


- YAŞAM BOYU TEK EŞLİLİK ile/değil/yerine İLİŞKİ SÜRESİNCE TEK EŞLİLİK


- YAŞAM = FARKINDALIK || İNSAN = FARKINDALIK


- YAŞAM HAKKI ile/ve/||/<> MAHREMİYET HAKKI


- YAŞAM HAKKI ile/ve/=/||/<>/< SAVUNMA HAKKI


- YAŞAM/HAYAT ve/=/<> HAYIR!

( Yaşam/ın, "Hayır!"lar(ın) ile/üzerinden, "Ne yapmayacağını bilerek" oluşur/oluşturulur. )


- YAŞAM MİTLERİ ile KURMACA MİTLER


- YAŞAM:
OYUN ile/ve/ne yazık ki/||/<> "KÖŞE KAPMACA" OYUNU

( Yaşam oyunu, sadece "köşe kapmaca" oyununa düşürüldüğünden ve bu oyunu da, bir köşeyi tutanın, eline geçirdiği köşeyi hiç bırakmamasından dolayı tıkanmasıyla ne oyun, ne barış, ne de huzur kalmıştır. Oyun, tekrar eşit koşullardan başlatılana kadar bir şeylerin düzelmesi de pek olası görünmüyor. )


- YAŞAM:
SOLUK ALDIĞIMIZ ANLAR ile/ve/değil SOLUĞUMUZU KESEN ANLAR


- YAŞAM:
"TASARRUF"
değil
ya İSRAF ya da/değil/yerine SARF


- YAŞAM/TASAVVUF:
ARINMA/SÂFİYET ve/||/<> ANLAMA/İRFÂNİYET ve/||/<> AŞK

( PURITY and WISDOM and LOVE )


- YAŞAM" USTASI ile/ve/değil/yerine/||/<>/> YAŞAMA USTASI


- YAŞAM:
"YANLIŞ(LAR)A KATLANMAK İÇİN" ile/değil/yerine/>< YANLIŞ(LAR)I DÜZELTMEK ÜZERE


- YAŞAM/YAZIN/ŞİİR/MÜZİK/DANS:
KURT, ... ve/||/<> KUŞ, ... ve/||/<> AT, ...

( ...'un, sürüsüyle gittiği gibi. VE/||/<> ...'un, havada uçtuğu gibi. VE/||/<> ..'ın, ovada koştuğu gibi. )


- YAŞAM ve/||/<> KURAM

( LIFE and/||/<> THEORY )


- YAŞAM ile/ve ÖNGÖRÜLEBİLİR YAŞAM

( ... İLE/VE Kişinin en çok istediği/"aradığı". )

( LIFE vs. FORSIGHTABLE LIFE )


- YAŞAM ve/||/<>/>/< YAŞ


- YAŞAM ile/ve/değil/yerine YAŞAM DEĞERLERİNİN BİLİNCE TAŞINMASI


- YAŞAM ile YAŞAMAK

( Hayat hayatla beslenir. Doğada bu süreç zorunluludur, toplumda ise gönüllü olmalıdır. )

( Sorgulanmayan yaşam, yaşam değildir. )

( Yaşam, suyun toprağa karışmasıdır. )

( LIFE vs. SURVIVE
Life lives on life. In nature the process is compulsory, in society it should be voluntary. )


- YAŞAM ile YAŞANTI

( LIFE vs. LIVING )


- YAŞAMIN UZAMASI ile/ve/değil/= BEREKETLENMESİ


- YAŞAM(AK):
GERİYE DOĞRU ile/ve/değil/||/<>/> İLERİ DOĞRU

( Anlaşılır. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Yaşanır. )


- YAŞAMAK ile/ve/||/<>/> NİTELİKLİ YAŞAMAK

( Duyu, "duygu" ve hayal ile. İLE/VE/||/<> Us/akıl ile. )


- YAŞAMAK ile/ve YAŞANTILAMAK

( TO LIVE vs./and EXPERIENCE )


- YAŞAMAK ve/||/<>/>/< YAŞARKEN YAŞATMAK


- YAŞAMAK ile/ve YAŞATMAK


- YAŞAMAKTA/YAŞIYOR OLMAK ile/ve/değil ÖLMEKTE/ÖLÜYOR OLMAK


- YAŞAM(AY)I ÖĞRENMEK ile/ve/değil/=/||/<>/< SAÇMALAMAMAYI ÖĞRENMEK


- YAŞAMAYIP YAŞLANMAK ile/değil/yerine/>< YAŞAYIP YAŞLANMAK


- YAŞAM'DA:
ANLATIM ile/ve ANLAM

( Yaşam, anlatım ile anlamın birbirinden ayrılmasıyla aydınlanır. )

( The life gets the enlightenment by seperation of expression from meaning. )

( EXPOSITION/EXPRESSION vs./and MEANING (:IN LIFE) )


- YAŞAMDA KALMAK ile/ve/değil/||/<>/> YAŞAMAK

( Canlılarda. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> İnsanda. )

( [not] TO SURVIVE vs./and/but/||/<>/> TO LIVE )


- YAŞAMDA:
[ya] "TOZU, DUMANI YUTMAK" ile/değil/yerine/ya da/>< TOZU DUMANA KATMAK


- YAŞAMDAN KAÇMAK değil/yerine/>< YAŞAMI KAÇIRMAMAK


- YAŞAMI:
GELDİĞİ GİBİ KARŞILAMAK ile/ve/değil OLDUĞU GİBİ KARŞILAMAK


- KAYBETME(ME)K:
YAŞAMI ile/değil/yerine YAŞAMIN ANLAMINI

( ... İLE/DEĞİL/YERİNE Daha üzücüdür. )


- YAŞAMI KOVALAMAK ile YAŞAMI YAKALAMAK


- YAŞAMI ÖĞÜTMEK değil/yerine YAŞAM ÜRETMEK


- SÖNDÜRMEK:
YAŞAMI değil/yerine/>< SİGARAYI/TÜTÜNÜ


- YAŞAM/IM ÇOK SIKICI değil (YETERİNCE) PARA(N) YOKTUR


- YAŞAMIMIZA GİRENLERİ BELİRLEMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YAŞAMIMIZDAN ÇIKARILACAKLARI BELİRLEMEK


- YAŞAMIN ANLAMI ile/ve YAŞAMIN DENEYİMİ


- YAŞAMIN:
ANLAŞILMASI ile/ve/||/<>/> YAŞANMASI

( Geriye doğru. İLE/VE/||/<>/> İleri doğru. )


- YAŞAMIN, GİDEREK KOLAYLAŞMASI değil BİZİM, GİDEREK GÜÇLENMEMİZ


- YAŞAMINA, GÜN EKLEMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< GÜNÜNE, YAŞAM EKLEMEK


- YAŞAMIN(IN):
İZLEYİCİSİ OLMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< OYUNCUSU OLMAK


- YAŞAMLAR:
YARI MADDÎ ile/ve YARI MANEVÎ

( İçinde manevî bir boşluk bulunan ve dışa sürekli neşe vuran kişi değersiz, boş zevklere kanacaktır. Mutlaka, giderek kendiyle olan bağını koparacaktır. )


- YAŞAMSAL/VITAL ÖRGENLER:
BEYİN ile/ve/||/<> KARACİĞER ile/ve/||/<> AKCİĞER ile/ve/||/<> BÖBREK ile/ve/||/<> KALP


- YAŞAMSAL(VİTAL) ile/ve/<> YAYILMACI/BULAŞICI(VİRAL)


- YAŞANILAN ile/ve/||/<>/>< YAŞANIL(MA)MASI GEREKEN


- YAŞANTIYLA ile/ve/||/<> YAŞANTIDA


- YAŞAR ile/||/<> YEŞER

( Yaş olmak. İLE/||/<> Yeşil olmak. )


- YAŞAYAMAMAK ile/ve/değil YAŞADIĞINI, GÖNLÜNCE YAŞAYAMAMAK

( Hayallerini/istediklerini gerçekleştirememek. İLE/VE/DEĞİL Gerçekten istediklerini ve gerekenlerini yaptığın halde hayallerini gerçekleştirememek. )


- YAŞAYAN MİT ile/ve KURGUSAL MİT


- YAŞAYAN/YAŞAMAK/"YAŞAMASI" ile/ve/<>/değil VAROLAN/LAR

( İnsan için geçerlidir. İLE/VE/<>/DEĞİL İnsan ve insan/lar dışındaki herşey için geçerlidir. )

( Herkes. İLE/VE/<>/DEĞİL Herşey. )


- DİŞİL YAŞDÖNÜMÜ/MENOPOZ[Fr.] ile ERİL YAŞDÖNÜMÜ/ANDROPOZ[Fr.]

( Dişilde. İLE Erilde. )


- YASEMİN[Fars.] ile YABANİ YASEMİN

( Zeytingillerden, beyaz, kırmızı ya da sarı renkli çiçekleri hoş kokulu olan bir ağaççık. İLE Patlıcangillerden, yaprakları almaşık, çiçekleri menekşe renginde, tırmanıcı bir bitki. )

( JASMINUM cum SOLANUM DULCAMARA )


- YAŞIMDAYIM" değil YAŞINDAYIM


- YAŞINDAN-BAŞINDAN (UTAN[MA]MAK) -ile


- YAŞINI BAŞINI (ALMAK)


- YAŞLANDIĞINDA/N DOLAYI OYNAMAYI/GÜLMEYİ BIRAKMAK DEĞİL ile/ve/değil/||/<> OYNAMAYI/GÜLMEYİ BIRAKTIĞINDA/N DOLAYI YAŞLANMAK


- YAŞLANDIRAN BESİNLER değil/yerine/>< YAŞLANMAYI YAVAŞLATAN BESİNLER


- YAŞLANILAN HAYAT değil/yerine YAŞANILAN HAYAT


- YAŞLANMA ile HUTCHINSON - GILLFORD ERKEN YAŞLANMA SENDROMU / PROGERIA


- YAŞLANMADAN YAŞ ALMAK ile/değil/yerine/>< YAŞLANMAK


- YAŞLANMAK değil YAŞ ALMAK

( Erkekler, yaşını saklamaya; kadınlar ise saklamamaya başladığı zaman yaşlanmaya başlamıştır. )

( Yaşlanmak, bir dağa tırmanmaya benzer. Çıktıkça yorgunluğunuz artar, soluğunuz kesilir fakat görüş açınız genişler. )


- YAŞLI-BAŞLI


- YAŞLI ile ÇOK YAŞLI/MÜSİNN[Ar. < SİNN], A'MER


- YAŞLI ile YAŞLICA

( ... İLE Biraz yaşlı olan. )


- YAŞLI/LIK ile/ve/||/<>/> AĞIR BAŞLI/LIK


- YASSI SOLUCAN/PLANARYA(PLANARIAN) ile YUVARLAK SOLUCAN ile HALKALI SOLUCAN


- YASTIK ile/ MAKAD ile/ MİNDER


- YATAK-DÖŞEK (YATMAK)

( Hasta olmak. )


- YATAK ODASI değil/yerine UYKU/UYUMA ODASI


- YATAK ile AĞ YATAK/HAMAK[Fr. HAMAC < Karaib dilinden]

( ... İLE İki ağaç/direk/duvar arasına asılarak içine yatılan ve sallanılabilen, ağdan ya da bezden yapılmış yatak, ağ yatak. )


- YATAK/MECRÂ ile EKENEK/MEZRÂ

( [coğrafya] Yatak. | Bir işin gidişi, bir olayın doğrultusu. İLE Ekilen yer. Ekime elverişli, ekilecek tarla ya da yer. | Kırsalda, birkaç evden oluşan, en küçük yerleşim birimi. )


- YATAK ile/ve/||/<> TOPRAK

( Üç gün. VE/||/<>/> Dördüncü gün. )


- YATAK ile/ve/||/<>/> YASAK


- YATARAK TEDAVİ GÜVENCESİ ve/||/<> AYAKTA TEDAVİ GÜVENCESİ ve/||/<> HASTAHANE AĞI ve/||/<> BEKLEME SÜRESİ

( "Bilinmesi Gereken Tamamlayıcı Sağlık Sigortası Terimleri"ni okumak için burayı tıklayınız... )


- YATAY DUDAKLAR ile/ve DİKEY DUDAKLAR

( Oldukça sık sorun çıkarır. İLE Hiçbir sorun bırakmaz. )

( HORIZONTAL LIPS vs. VERTICAL LIPS )


- YATAY RASTGELELİK ile/ve DİKEY RASTGELELİK

( RANDOM IN HORIZONTAL vs. RANDOM IN VERITICAL )


- YATAY ile/ve DİKEY/DÜŞEY

( UFKÎ ile/ve ŞÂKULÎ["ku" uzun okunur] )

( HORIZONTAL vs./and VERTICAL )

( HORIZONTAL avec/et VERTICAL )


- YATAY/UFKÎ ile/ve/değil YASSI

( Durgun bir su yüzeyine koşut, düşey doğrultusuna dikey olan. İLE/VE/DEĞİL Yayvan ve düz. )


- YATAY ile YATIK


- YATIK ile YATKIN

( ... İLE Bir yana eğilmiş. | Çok durmaktan, sağlamlığını yitirmiş, çürük. | Benimsemiş, alışmış, eğilimli. | Yetenekli, becerikli. )


- YATILI ile YATALAK

( Geceleri de kalınıp yatılan. | Geceleri de kalıp yatan öğrenci. İLE İnme ya da sakatlık gibi bir nedenle yataktan kalkamayan. )


- YATIRIM GİDERLERİ / CAPEX ile/ve/||/<>/> DİZİ EYLEM GİDERLERİ / OPEX

( İşi başlatmak için varlık ve para giderleri. [Yatırım giderleri, makineleri, önemli araç ve iş için başka herhangi bir nesneyi alabilmek için gereklidir.] @@ İşletmeninin günlük giderleri. [İşletmenin değerini artırmak için doğrudan bir etkiye sahiptir. Günlük giderler büyük oranda etkilenmeden işletme giderleri karşılanabiliyorsa işletme geliri yüksek olasılıkla artacaktır.] )


- YATIRIMIN(PARANIN/ALTININ) ...:
"DEĞERLENMESİ" ile/ve/değil/||/<>/< DEĞERİNİ KAYBETMEMESİ


- YAT-KAT


- YATKIN/LIK ile/ve/||/<> YETKİN/LİK


- YATSIMAK" değil YADSIMAK


- YAVAŞLA(T)MAK ile/ve/değil/||/<>/>/< AZAL(T)MAK


- YAVUZ SELİM CAMİSİ ve YAVUZ SELİM TÜRBESİ

( Fatih'te, Yavuz Sultan Selim semtindelerdir. [Türbesi, caminin arka bahçesindedir.] )

( Yavuz Sultan Selim'in başlatmıştır, oğlu Kanuni Sultan Süleyman tamamlamıştır. [1522] [Mimar Acem Ali] VE 1583'te inşa edilmiştir. )


- YAVUZ SELİM CAMİSİ ve YAVUZ SELİM TÜRBESİ

( Fatih'te, Yavuz Sultan Selim semtindelerdir. [Türbesi, caminin arka bahçesindedir.] )

( Yavuz Sultan Selim'in başlatmıştır, oğlu Kanuni Sultan Süleyman tamamlamıştır. [1522] [Mimar Acem Ali] VE 1583'te inşa edilmiştir. )


- YAY ile TATAR YAYI/ÇELİK YAY/ARBALET[Fr.]


- YAYAN (KALMAK) değil YAYA (KALMAK)


- YAYANIN: ÖNÜNDEN GEÇMEK değil ARKASINDAN GEÇMEK

( Hızlı ya da belirli bir hızda gidiyorsun diye "yaya beklesin!" diyemeyiz!!! Fren sıkacak, bekleyecek ve yol verecek olan biz bisikletlilerizdir.[her zaman ve koşulda!] )


- YAYAS ile/||/<> YAYASA

( Makat/dübr/anüs. İLE/||/<> Ağacın, toprağa yayılan dalı. )


- YAYAYA: ZİL ÇALMAK değil YAVAŞLAMAK/DURAKLAMAK

( Yayalara, hiçbir koşulda, ne korna, ne de zil çalınır! Araç sahibi sensin, sen durup bekleyeceksin! Senin rahatın yerinde, o ise yaya olarak bir yerlere ulaşmaya çalışıyor. Öncelik, her zaman ve koşulda yayalarındır! )


- YAYGIN AĞRI/LAR ile/ve BÖLGESEL AĞRI/LAR

( )


- YAYGIN BİLGİ ile/ve/<> ÖZEL BİLGİ ile/ve/<> BİLGİ

( 1- Ammeden, ammeye aktarılan yaygın bilgi.
2- Alimlerden, alimlere aktarılan özel bilgi.
3- Tek bir kişiden, tek bir kişiye aktarılan bilgi. )

( COMMON INFORMATION vs./and/<> SPECIAL INFORMATION vs./and/<> INFORMATION )


- YAYGIN EĞİTİM ile/ve/<> ÖRGÜN EĞİTİM


- YAYGIN ÖLÜMCÜL HASTALIK ile/ve/değil/||/<> KÜRESEL SALGIN HASTALIK

( ... İLE 1- Nüfusun daha önce maruz kalmadığı bir hastalığın ortaya çıkışı. | 2- Hastalığa neden olan etmenin kişilere bulaşması ve tehlikeli bir hastalığa yol açması. | 3- Hastalık etmeninin kişiler arasında kolayca ve devamlı olarak yayılması. )


- YAYGIN ile/değil/yerine SAYGIN


- YAYIK ile YAYILI

( Yayılmış, yayvan. İLE Yayılmış, serilmiş. )


- YAYILMADA:
[ya] TİCÂRET ve [ya] DİYÂNET ve [ya] SİYÂSET


- YAYINBALIĞI ile ÇİZGİLİ YAYINBALIĞI


- YAYIN/LAMA ile YAYIM/LAMA

( Elektronik araçlarla gerçekleştirilen/sağlanan. İLE Kâğıt üzerine basılarak gerçekleştirilen/sağlanan. )

( BROADCAST vs. PUBLISHING )


- KÖKNAR:
YAYLA ile/ve/||/<> OVA


- YAYMA/YAYILMA ile YAYGINLAŞMA


- YAYMA ile YAYILMA


- YAYMA/K ile YAYGINLAŞTIRMA/K


- YAYMAK ile/ve/değil/||/<> YAYINLAMAK


- YAYVAN ile/ve/değil/||/<>/< YAVAN


- YAZ(HIDIR/HIZIR) AYLARI ile/ve/||/<> KIŞ(KASIM) AYLARI


- YAZ/HIZIR GÜNLERİ <> KIŞ/KASIM GÜNLERİ

( 08 Kasım'da başlar, 05 Mayıs'ta biter. <> 06 Mayıs'ta başlar, 07 Kasım'da biter. )


- YAZ GÜNÜ ile/ve/||/<>/> GEZ GÜNÜ


- YAZ LASTİĞİ ile KIŞ LASTİĞİ["KAR LASTİĞİ" değil!] ile DÖRT MEVSİM LASTİĞİ

( ... İLE Fren mesafesini kısaltır. İLE ... )

( Yaz lastiklerinin üzerinde yer alan diş desenleri ve kauçuk bileşimi, aracın, yola daha iyi tutunmasına yardımcı olur. Diş desenleri, kış lastiklerine göre daha az oyuğa sahiptir ve bu sayede, kauçuk maddesinin yola daha iyi temas etmesi sağlanır. Yaz lastiklerinde maksimum yol tutuşu amaçlanmaktadır. Ölçüsel olarak karakteristik özellikleri; [lastiğin taban/yanak oranı, taban genişliği, jant çapı vb.] aracın hız kapasitesini, ıslak ve kuru yol koşullarında performansını artırıcı etki göstermektedir. İLE Kış lastikleri, düşük sıcaklıklarda yani 7 °C'nin altındaki koşullarda da rahatlıkla kullanım sağlanması için özel olarak tasarlanmıştır. Kış lastiklerinin dişlerinin kauçukları, özel hazırlanmış bir kimyasal karışım ile üretilmiştir. Lastik dişleri, lastiklerin kış hava koşullarında kar tutmasını azaltıcı özellikte yapılmıştır. En önemli özelliklerinden biri, düşük sıcaklıktaki hava koşullarında yapısal özelliğini kaybetmemesidir. İLE Dört mevsim lastikleri, ıslak ve kuru olan yol koşullarında; yaz lastiklerinden daha kötü ancak yine de iyi bir performans sergilemektedir. Hafif karlı hava koşullarında da durumun geçiştirilmesine yardımcı olmaktadır. Dört mevsim lastiklerde; orta seviyede diş derinliği ve uzun diş ömrü vardır. )


- YAZ SEBZE VE MEYVELERİ ile/ve KIŞ SEBZE VE MEYVELERİ

( Domates, salatalık, patlıcan, biber, kabak, taze fasulye, bezelye, bamya, semizotu, enginar, taze bakla. Erik, kiraz, çilek, karpuz, kavun, kayısı, şeftali, nektarin, yaz armudu, yaz elması, ayva, incir, üzüm, kızılcık. İLE/VE Lahana, ıspanak, karnabahar, pırasa, havuç, turp, pazı, brokoli. Elma, muz, portakal, mandalina, greyfurt, kış armudu, kivi. )

( )

( FA'KİHE/FEVA'KİH[çoğ.] )


- YAZ ile YAS


- YAZAÇ/HARF/ÜNSÜZ ile/||/<> KÖK YAZAÇ/HARF-İ ASLÎ ile/||/<> AKICI ÜNSÜZ/SELÂSET ile/||/<> AKICI ÜNSÜZ/SELÂSET ile/||/<> ÜNSÜZ/SÂKİN ile/||/<> ÜNSÜZ/SÂKİN

( Bir abeceyi oluşturan ve tek başına ya da kendiyle aynı türden öğelerle birlikte bir sesi ya da ses öbeğini göstermek için kullanılan yazı öğelerinin, çizimsel belirtkelerin her biri. İLE/||/<> Bir sözcüğün kökünde bulunan esas yazaç. İLE/||/<> Ağız yolunun kapanması ya da açılmasıyla oluşan ünsüz[re, Idm, nun]. İLE/||/<> Hareke[sesçil im] ile okunmayan yazaç/harf. | Harekesiz yazaçlar. İLE/||/<> ... )

( Zevâtûs-selâse: Üç yazaca sahip olan [ortası illetli] sözcükler.
Zevâtül-erbaa: Dört yazaca sahip olan [sonu illetli] sözcükler. )


- YAZAR-ÇİZER (TAKIMI)


- YAZAR ile/ve/||/<> ÜDEBÂ[Ar. < EDÎB]

( ... İLE/VE/||/<> Yazarlar, edîbler. )


- YAZAR ile/ve/değil/yerine YAZAN


- YAZAR ile YAZICI


- YAZDIĞINI YAP!(MAK) ve/<> YAPTIĞINI YAZ!(MAK)

( Yapacağını yaz, yazdığını yap! )

( Yaşamak için ayağa kalkmıyorsan, yazmak için masaya oturma! )

( TO DO WHAT YOU WROTE and/<> TO WRITE WHAT YOU DO/DONE )


- YAZGI" ile/değil/yerine/||/>< YARGI


- YAZI-ÇİZİ (İŞLERİYLE UĞRAŞMAK)


- YAZI MERKEZCİLİK ile/ve/||/<> SES MERKEZCİLİK ile/ve/||/<> SÖZ MERKEZCİLİK


- YAZI VE NOKTALAMA ÖZELLİKLERİ ile/ve/||/<>/< SÖZCÜK VE BAĞLAM ÖZELLİKLERİ

( Yazanın bilgi, bilinç ve sorumluluğunda. İLE/VE/||/<>/< Söyleyenin/konuşanın bilgi, bilinç ve sorumluluğunda. )


- YAZIK ETMEK ile/ve AYIP ETMEK


- YAZIK ve/<> KAZIK


- YAZIK ile YAZIKLAR OLSUN!


- YAZILABİLECEK OLAN ile YAZIL(A)MAYACAK OLAN


- YAZILANLARIN ANLAŞILMASI:
OKUNDUĞU KADAR ile/ve/değil/||/<>/> DOKUNDUĞU KADAR


- YAZILI KURALLAR ile/ve YAZILI OLMAYAN KURALLAR

( WRITTEN RULES vs./and UNWRITTEN RULES )


- YAZILI OL(A)MAYAN KURALLAR ile/ve/değil KONUŞUL(A)MAYAN KURALLAR

( Gelenek-görenek, töre gibi sözel/şifâhî[Ar.] kurallar. İLE/VE/DEĞİL Bazı/birçok özel/ayrıntı konu ve kuralları. )


- YAZILI (OLAN/OLABİLİR/OLMALI) ile/ve/||/<> KAZILI (OLAN/OLABİLİR/OLMALI)

( Us'a/akıl'a. İLE/VE/||/<> Bulunç'a/vicdan'a. )


- YAZILI ile/ve/değil/||/<>/< BASILI


- YAZILIM ile/değil YAZIM
(HATASI/DÜZELTMESİ)


- YAZILIM UZMANI ile/ve/<> YAZILIM GELİŞTİRİCİ ile/ve/<> YAZILIM KORSANI

( )

( Çoğu yazılım uzmanı ve geliştiriciler bile yazılım korsanlarının göz önünde bulundurdukları kadar yaratıcı değildir. İLE/VE/<> Çoğu yazılım uzmanı ve yazılım korsanı, geliştiricilerin eğitim ve deneyimlerine sahip değildir. İLE/VE/<> Tüm yazılım korsanları, aynı zamanda yazılım "uzmanı ve geliştiricisidir". )

( Many programmers, and even developers, are not creative enough to be considered hackers. VS./AND/<> Many programmers, and even hackers, are not educated or experienced enough to be considered developers. VS./AND/<> All hackers and developers are programmers. )

( The Difference Between a Programmer, a Hacker, and a Developer )

( PROGRAMMER vs./and/<> DEVELOPER vs./and/<> HACKER )


- YAZILMASI GEREKENLER ile/ve SÖYLENİLMESİ GEREKENLER


- YAZ(IL)MAYA GEREK/DEĞER DUYULAN (/DUYULMUŞ/DUYULACAK OLAN) ile/ve YAZ(IL)MAYA GEREK/DEĞER DUYULMAYAN (/DUYULMAMIŞ/DUYULMAYACAK OLAN)


- YAZIM/YAZI DİLİ ile SESLENDİRİŞ/KONUŞMA DİLİ


- YAZIN/EDEBİYAT ile/ve/||/<> SAMİZDAD YAZIN/EDEBİYAT


- YAZIN/EDEBİYAT (TARİHİ) ve/<>/|| MANEVİYAT (TARİHİ)


- YAZININ KALICILIĞI ile/ve TAŞIN KALICILIĞI


- YAZININ(YAZI-NIN) ile YAZININ(YAZIN-IN/EDEBİYATIN)


- METİN:
YAZINSAL/EDEBÎ ile/ve/||/<> BİLİMSEL


- YAPITI(KİTABI/YAZIYI), BİRİ(LERİ)NE:
"ARMAĞAN ETMEK" değil SUNMAK/İTHAF ETMEK

( Dünyaya verebileceğimiz en büyük armağan, kendi dönüşümümüzdür. )


- YAZMA ile/ve/> BASMA/BASKI

( Elle yazılan her her şeye yazma denir. )

( Yazma, elle yazılan kitaptır. )

( Yazma kitap terimiyle, elle yazılmış mektup, ahid-nâme, vesika, vb. unsurlar dışarıda bırakılır. )

( Yazma kitap terimiyle, ister sahife, ister tomar, isterse kitap biçiminde olsun, defter suretinde birbirine iliştirilip ciltlenmiş eser anlaşılır. )

( Yaprak/varak numarası alır.[1b[sağ]/1a[sol] İLE/VE/> Sayfa numarası alır. )


- YAZMAK ile/ve/||/<>/>< YAŞAMAK


- YAZMAK ile/ve/değil/önce/||/<>/< YÜZMEK

( Bir çocuğun yazmaya başlamadan önce yüzmeyi öğrenmesi[ni sağlamak] gerek. )


- YAZMALAR ile/ve/||/<> VOYNICH YAZMASI

( İlgili yazı için burayı tıklayınız... )


- YAZMA'NIN ÖĞELERİ/UNSURLARI

( TENKİTLİ NEŞİR KILAVUZU (Osmanlı Türkçesi Metinleri için) burayı tıklayınız... )


- YAZMANIN:
"ZORLUĞU" ile/ve/değil/<>/< "DOĞUM SANCISI"


- yDNA ile/ve/||/<> mtDNA

( Hablogrup. İLE/VE/||/<> Hablotip. )


- YECİBU KEZÂ[Ar.] ile YENBAGÎ KEZÂ[Ar.]


- YECÛZU KEZÂ[Ar.] ile YUCZİU KEZÂ[Ar.]


- YEDİ BİLİM:
ÜÇ İLİM ile/ve/<>/sonra DÖRT BİLİM DALI

( DİLBİLGİSİ(GRAMER) VE MANTIK(LOGIC) VE HİTÂBET(RETORİK) ile/ve/<>/sonra MATEMATİK VE GEOMETRİ VE ASTRONOMİ VE MÛSİKÎ )

( SEPTUM ARTES LIBERALES: YEDİ ÖZGÜR(SERBEST) BİLİM ["Art" sözcüğü sanat değil bilim anlamına kullanılırdı.] )


- YEDİ EMİN değil YED-İ EMN

( ... DEĞİL Emin el/ler. )


- 7 KEZ ve/||/<>/> 8 KEZ

( Düşersen. VE/||/<>/> Ayağa kalk. )


- 7 SAAT ile/ve/||/<>/>/< 17 SAAT

( Uyu. İLE/VE/||/<>/>/< Ayakta ve yaşamda ol. )

( Düş (gör). İLE/VE/||/<>/>/< Düşün. )

( Yat. İLE/VE/||/<>/>/< Ayakta ol. )

( Arın. İLE/VE/||/<>/>/< Yalın. )


- 7 TEPE ve 7 MAHKEME/NOTER


- YEDİCE(HAFTA):
BAŞGÜN ile/ve/||/<>/> TOZGÜN ile/ve/||/<>/> ODGÜN ile/ve/||/<>/> ORTAGÜN ile/ve/||/<>/> YEYGÜN ile/ve/||/<>/> ELGÜN ile/ve/||/<>/> ARAGÜN

( Pazartesi İLE/VE/||/<>/> Salı İLE/VE/||/<>/> Çarşamba İLE/VE/||/<>/> Perşembe İLE/VE/||/<>/> Cuma İLE/VE/||/<>/> Cumartesi İLE/VE/||/<>/> Pazar )


- YEDİĞİMİZİ ile/ve/||/<> İÇTİĞİMİZİ

( İçelim! İLE/VE/||/<> Yiyelim!
[O kadar çok ve uzun süre çiğneyelim ki, lokmamız, katı değil sıvı duruma gelene gelsin ve yediğimiz şeyi yutma ve ancak içmiş olalım! İçtiklerimizi de, yavaş yavaş, çiğniyormuş gibi yutalım!] )


- YEDİĞİN/DEN | İÇTİĞİN/DEN ile/ve/değil/yerine YEMEDİĞİN/DEN | İÇMEDİĞİN/DEN

( Kâr. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Yarar. )


- YEĞİN ile/>< YEĞNİ

( Zorlu, katı, şiddetli. | [mecaz] Baskın, üstün. İLE/>< Ağır olmayan, hafif. | Ciddi olmayan. )


- YEHİKKU LEHU'L-'İBÂDETE[Ar.] ile YESTEHİKKU'L-'İBÂDETE[Ar.]


- YEİS, YE'S ile ...

( ÜZÜNTÜ, UMUTSUZLUK, ELEM, KEDER, OLMAYACAĞINI DÜŞÜNMEK )


- YEL/RÜZGÂR YÖNLERİNDE:
POYRAZ ile AKYEL/AKÇAYEL/KEŞİŞLEME ile KABAYEL/BOZYEL/KUMKARASI/LODOS ile KARAYEL

( Kuzeydoğu. İLE Güneydoğu. | 135°'lik yön. İLE Güneybatı. İLE Kuzeybatı. )

( Kışın, kar ve soğuk getirir. İLE Uludağ'ın eski adı olan Keşiş Dağı'nın yönüne göre adlandırılmıştır. İLE Güneybatı yönlerden esen sıcak rüzgar. İLE 2-3 gün boyunca devamlı olarak kuzeybatıdan esen rüzgar. )

( |

)


- YEL ile KIZIL YEL

( ... İLE Güneyden esen yel/rüzgâr. )


- YEL/RÜZGÂR[< Fars. Zaman, vakit.] ile MELTEM(HAFİF RÜZGÂR)

( Yeller, her zaman yüksek basınçtan alçak basınca doğru eser. )

( Rüzgârlar, genellikle boğazlara, vadilere uygun eser. )

( Rüzgârlar, geldikleri yerin sıcaklığını gittiği yere taşır. )

( Toprağın üzerindeki rüzgâr, manzarayı temsil eder. )

( NİKAT-I CİHÂT[< NOKTA]["ka" uzun okunur]: Rüzgârların yönünü göstermek için bazı harita ve pusulaların üzerinde bulunan resim. )

( ANOMEMETRE: Rüzgârın hızını ölçen araç. )

( BÂD-NÜMÂ: Rüzgârın hangi taraftan estiğini gösteren araç. | Fırıldak. )

( MERVAHA[Ar. | çoğ. MERÂVÎH]: Ova, çöl. | Her tarafından rüzgâr esen yer.] )

( RÜZGÂR: Zaman, devir. | Dünya. | Yel.

BÂD: Olsun, ola, olaydı. İLE BÂD: Yel, rüzgâr. | Soluk, nefes. | Ah sesi, ah çekme. | [tas.] Allah'ın yardımı. | Övme, söz. | Büyüklük taslama, kibir. | Şarap.

* BÂD-İ BERÎN: Lâtif hava, sabah yeli.
* BÂD-İ CEM: Süleyman Peygamber'in hükmettiği yel.
* BÂD-İ CENÛBÎ: Güney yeli.
* BÂD-İ HAZÂN: Sonbahar yeli.
* BÂD-İ HEVÂ: Bedâva.
* BÂD-İ NEVÂ: Ses, nağme; nakarat.
* BÂD-İ NEV-RÛZ: Bahar yeli.
* BÂD-İ PÜRGÜ: Sürekli sesler çıkaran, ıslık çalan yel.
* BÂD-İ SABÂ: Doğudan esen hafif yel. | Adı manzum anonim bir edvarda geçen makam.
* BÂD-İ SEHER-HÎZ: Gündoğusundan esen hafif yel, tan yeli.
* BÂD-İ SEMÛM: Sam yeli.
* BÂD-İ SUBH: Sabah yeli.
* BÂD-İ ŞİMÂLÎ: Kuzey yeli. )

( BÂD ile ... )

( WIND vs. BREEZE )


- YEL ile SAM[Ar.] (YELİ)

( ... İLE Çölden esen sıcak yel. )


- YEL ile ÜSTALİZE/ÜSALİZE

( ... İLE Alizelere karşıt olarak, iki yarıkürede de ekvator bölgelerinden, kutuplara doğru, 3-10 km. yükseklerde esen yel. )


- YELDİRME ile YELDİRMEK

( Kadınların, çarşaf yerine kullandıkları, başörtüsü ile birlikte giyilen hafif üstlük. İLE Aceleyle koşturmak, koşuşturmak. )


- YELEK ile/değil FERMENE[İt. < PARAMANO]

( ... İLE/DEĞİL Türlü nakışlarla işlemeli, önü kavuşmayan, yeleğe benzeyen bir giysi. )


- YELEK/DELME ile JİLE[Fr. < GILET]

( Kolsuz, önü açık ya da düğmeli üst giysisi. İLE Daha çok, kadınların, bluz üzerine giydiği yelek. )


- YELKEN ile ARİYA[İt. < ARIA]

( ... İLE Sancağı, yelkeni ya da sereni direkten aşağı alma. )


- YELKEN >< YELKESEN

( Yel gücünden yararlanarak geniş bir yüzey oluşturacak biçimde yan yana dikilen ve teknenin direğine, uygun bir biçimde takılarak onu hareket ettiren kumaş ya da şeritlerin tümü. >< Yarışlarda, yelin etkisinden korunmak için öne takılan siperlik, rüzgârlık. )


- YELKENLİ ile HİNT YELKENLİSİ

( ... İLE 2-3 direkli, üçgen yelkenli kıyı gemisi. )


- YELTEMEK/YİLTEMEK = KIŞKIRTMAK | ÖZENDİRMEK, İSTEK UYANDIRMAK


- YEM ile YEYGİ

( ... İLE Hayvanlar için saklanan kışlık yiyecek. )