Z ile başlayan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 2.270 başlık/FaRk ile birlikte,
2.270 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(10/10)
- ZOR/ZORLUK/ZAHMET/MÜŞKÜLAT[Ar.] değil/yerine/= ÇETİNLİK/GÜÇLÜK/KIYINLIK
- ZOR ile "AĞIR"
- ZOR ile/ve/değil/||/<>/< AYRINTILI
- ZOR ile/ve/değil/yerine DÜŞÜK OLASILIKLI
( İSTİBAT: Olmasını uzak görme, olasılık vermeme. )
- ZOR ile/ve/değil/||/<>/< KAPSAMLI
- ZOR değil/yerine/< KOLAY DEĞİL
( NOT EASY instead of DIFFICULT )
- ZOR ile OLANAKSIZ
( DIFFICULT vs. IMPOSSIBLE )
- ZOR ile/ve PİS
- ZOR ile SERT VE HIZLI ile SERT ISIRILMIŞ ile HAŞLANMIŞ ile BASILI KOPYA ile SERT EL ile SERT KAFA ile SERT AKÇAAĞAÇ ile ZOR SATIŞ ile SERT SET ile SERT KABUK ile SİNDİRİMİ ZOR ile ERİMESİ ZOR ile MONTAJI ZOR ile MEMNUN ETMEK ZOR ile DONANIM ile SERT KABLOLU ile ÇALIŞKAN ile SERTLEŞMEK ile ZORLU ile SERTLİK ile ZOR İŞ ile ZORLUK ile ZORLUKLAR
( HARD vs. HARD AND FAST vs. HARD BITTEN vs. HARD BOILED vs. HARD COPY vs. HARD HANDED vs. HARD HEAD vs. HARD MAPLE vs. HARD SELL vs. HARD SET vs. HARD SHELL vs. HARD TO DIGEST vs. HARD TO MELT vs. HARD TO MOUNT vs. HARD TO PLEASE vs. HARD WARE vs. HARD WIRED vs. HARD WORKING vs. HARDEN vs. HARDLY vs. HARDNESS vs. HARDSCRABBLE vs. HARDSHIP vs. HARDSHIPS )
( صلب ile صعب ile زمخت ile دشوار ile سنگ آسا ile دج ile شاق ile مشکل ile شاقه ile سخت گير ile سفت ile شداد ile سخت ile لازم الاجراء ile سرسخت وخشن ile سفت پز ile نسخه ملموس ile شاخ جنگي ile قند افرا ile زور چپاني ile منقبض شده ile سفت شده ile کاسه دار ile ديرهضم ile ديرگداز ile بدرکاب ile نازک نارنگي ile مشکل پسند ile فلز آلات ile سخت افزاري ile زحمت کش ile سختکوش ile محکم شدن ile بادوام نمودن ile سفت کردن ile مشکل کردن ile ماسيدن ile سخت شدن ile سخت کردن ile بسختي ile صلابت ile سختي ile سفتي ile صعوبت ile سخت مشغول ile مرارت ile عسرت ile دشواري ile مشقت ile مصيبت ile تعب ile تنگي ile محنت ile ذلت ile شدائد )
( SALAB ile SAB ile ZAMKHT ile DASHVAR ile SANG ASA ile DEJ ile SHAGH ile MOSHEKL ile SHAGHEH ile SOKHT GYR ile SOFT ile SHODAD ile SOKHT ile LAZM OLEJRA ile SARSOKHT VAKHSHEN ile SOFT PEZ ile NASKHEH MALMOS ile SHAKH JANGY ile GHAND AFRA ile ZUR CHPANY ile MONAGHABZ SHODEH ile SOFT SHODEH ile KASEH DAR ile DYRAYAZM ile DYRAGDAZ ile بدرکاب ile NAZAK NARANGY ile مشکل پسند ile FELZ ALAT ile SOKHT AFZARY ile ZAHMAT KESH ile SOKHTAKOOSH ile MOHKAM SHODAN ile BADVAM NEMUDAN ile SOFT KARDAN ile MOSHEKL KARDAN ile ماسيدن ile SOKHT SHODAN ile SOKHT KARDAN ile BASKHTY ile SALABAT ile SOKHTY ile SOFTY ile SOUBAT ile SOKHT MOSHGHUL ile MARART ile ASARAT ile DASHVARY ile MOSHGHT ile MOSYBAT ile تعب ile TANGY ile محنت ile ZALAT ile SHODAED )
- ZOR ile/ve/değil/yerine SORUNLU
( [not] DIFFICULT vs./and/but PROBLEMATIC
PROBLEMATIC instead of DIFFICULT )
- ZOR ile ZOR ALIM ile ZOR BELA ile ZORU ZORUNA
- ZOR ile ZOR DEĞİL
( DIFFICULT vs. NOT DIFFICULT )
- ZOR ile ZOR GÖREV ile TEDAVİSİ ZOR ile ANLAŞILMASI ZOR ile ZORLUKLAR ile ZORLUK
( DIFFICULT vs. DIFFICULT TASK vs. DIFFICULT TO TREAT vs. DIFFICULT TO UNDERSTAND vs. DIFFICULTIES vs. DIFFICULTY )
( مشکل ile صعب ile پر زحمت ile سخت ile پرزحمت ile غامض ile معضل ile متعذر ile شاقه ile شاق ile سخت گير ile گرفتگير ile دشوار ile شق القمر ile صعبالعلاج ile صعبالادراک ile موانع ile مشکلات ile دشواري ile گرفتگيري ile گرفتاري ile عقده ile صعوبت ile مضيقه ile محظور ile اشکال ile مشقت ile پاپوش ile سختي )
( MOSHEKL ile SAB ile PAR ZAHMAT ile SOKHT ile PARZAHMAT ile GHAMEZ ile MOAZOL ile MOTAZAR ile SHAGHEH ile SHAGH ile SOKHT GYR ile GARAFTAGYR ile DASHVAR ile شق القمر ile SABALELAJ ile صعبالادراک ile MOVANE ile MOSHEKLAT ile DASHVARY ile GARAFTAGYRY ile GARAFTARY ile AGHODEH ile SOUBAT ile MOZYGHEH ile محظور ile ESHKAL ile MOSHGHT ile PAPUSH ile SOKHTY )
- ZOR ile/ve ZORLA(N)MA!
( İse sev! İLE/VE Sevmiyorsa.
[Zor ise sev, sevmiyorsa zorlama!] )
- ZORA DAYANAMAYAN/LAR ile/>< ÖDÜLE "DAYANAMAYAN/LAR"
- [ne yazık ki]
ZORA GELEMEMEK ile/ve/değil/||/<>/< "KONFOR"
- ZORAKİ[Ar.] değil/yerine/= GÜCEMEYLE
- ZORA-KÎ değil ZORÂKÎ
- [ne yazık ki]
ZORA KOŞMA ile/ve/||/<> "YOKUŞA SÜRME"
- ZORBA[Fars. < ZURBÂZ] ile/ve/||/<> ZALİM[Ar.]
( Gücüne güvenerek buyruğu altında bulunanlara söz hakkı ve davranış olanağı tanımayan "kişi". İLE/VE/||/<> Acımasız ve haksız davranan, zulmeden. )
- ZORBA ve/< ZORDA
- [ne yazık ki]
ZORBALIK ile/ve/değil/<>/> AKRAN ZORBALIĞI
- ZORBA/LIK ile ZORBACA
- ZORGU ile ZORGULU
- ZORİL = LCTONYX CAPENSIS[Lat.]
- ZORLA GÜZELLİK OLMAZ değil ZORLAMAYLA/ZORLAYARAK, GÜZELLİK OLMAZ
- ZWANGSKRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= ZORLAMA KUVVETİ
- ZORLAMA ile/ve/değil/||/<> ABARTI
- ZORLAMA ile/ve/değil/||/<> AŞIRILIK
- ZORLAMA ile/değil İNCELİK
- ZORLAMA ile KANIRTMA
( COMPULSION vs. TO BEND, TO FORCE BACK )
- ZORLAMA(") ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÖNERİDE/TEKLİFTE CİDDİYETİ VURGULAMA/PEKİŞTİRME
- ZORLAMA[Azr.] = TECAVÜZ[Tr.]
- ZORLAMA ile ZORBALIK
- ZORLAMA ile ZORLAMASIZ
- ZORLAMA ile/ve/değil/< ZORUNDA BIRAKMA
- ZORLAMA ile/ve/değil/yerine/<> ZORUNLULUK
( Kişilerde/insanda. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<> Doğada. )
- ZWANG[Alm.] ile/değil/yerine/= ZORLAMA
- ZORLAMAK ile/ve/||/<> HIRPALAMAK
- ZORLAMAK ile İCRA ile UYGULAYICI
( ENFORCE vs. ENFORCEMENT vs. ENFORCER )
( مجري داشتن ile اجرا ile اعمال کننده )
( MOJRY DASHTAN ile EJRA ile EMAL KONANDEH )
- ZORLAMAK ile/ve/değil/||/<>/< KOŞUL
- ZORLAMAK ile MECBUR
( COMPEL vs. COMPELLED )
( ملتزم کردن ile ناچار )
( MOLTZAM KARDAN ile NACHAR )
- ZORLAMAK ile SIKIŞTIRMAK
- ZORLAMAK ile/değil/yerine "ÜZERİNE GİTMEK"
- ZORLAMAK ile ZORLAMA ile ZORLA
( COERCE vs. COERCION vs. COERCIVELY )
( ناگزير کردن ile اجبار ile اخذ بزور ile عنف ile عنفا )
( NAGZYR KARDAN ile EJBAR ile AKHZ BOZOOR ile ONF ile عنفا )
- ZORLAMAK ile ZORLANMAK ile ZORLAŞMAK ile ZORLAŞTIRMAK ile ZORLAYABİLMEK ile ZORLA
- ZORLAMAK ile/ve/||/<>/> ZORTLAMAK
- ZORLAMA/ZECİR değil/yerine/= GÜCEME
- Zorlanarak DİNLE!!!
- Zorlanarak SUS!!!
- ZORLANARAK ile/değil ZORLAYARAK
- ZORLANMA ve/||/<>/> DEĞİŞİM
( Kişiyi zorlamıyorsa, değiştirmeyecektir. )
( If it doesn't challenge you, it won't change you. )
( CHALLENGE and/||/<>/> CHANGE/ALTERATION )
- ZORLANMA ile SIKINTI
- ZORLANMAK değil/yerine/= GÜÇLÜK ÇEKMEK
- ZORLANMAK ve/fakat/||/<>/>/< KAÇMAMAK
- ZWANGSSTÖRUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ZORLANMIŞ BOZUNUM
- FORCED CONVECTION[İng.] / CONVECTION FORCÉE[Fr.] / ERZWUNGENE KONVEKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= ZORLANMIŞ TAŞINIM/KONVEKSİYON
- ZWANGSSCHWINGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ZORLANMIŞ TİTREŞİM
- ZORLAŞTIRMAK değil ZORLAMAK
- Zorlayarak SUS!!!
- ZORLAYICI ve/<> EĞLENCELİ
( İş zorlayıcı, zorlayıcı olan ise eğlenceli olmalı/olabilmelidir. )
- ZORLAYICI/LIK ile YOL KESİCİ/LİK
- ZORLAYIŞ ile ZORLAYICI/LIK
- ZORLU ...:
GÜNLERDEN GEÇİYORUZ ile/değil/||/<> DÖNEM YAŞIYORUZ
- ZORLU, ALİ (GİRESUN, 1990) :
( Gümüşhane'den transfer edildi (2017 - 2018) ve takımının 20 lig, 2 kupa maçı olmak üzere 22 resmi maçında yer aldı. Adanaspor, Samsunspor, Gümüşhanespor ve Sarıyer kulüplerinde futbol oynadı. )
- ZORLU, MERT (İST. 1945 -) :
( Galatasaray İktisadi İlimler yüksek Okulu'ndan mezun olduktan sonra kendi şirketini kurarak iş hayatına atıldı. Sarıyer Spor Kulübü'nde 1 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )
- ZORLU ile ZORLUK
- ZORLU ile/ve/değil ZORUNLU
- ZORLUK" ile/değil GELİŞİM/GELİŞME
- ZOR/LUK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KARMAŞIK/LIK
- ZORLUK ile/ve SIKINTI
- ZORLUK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ZORLANMA
( Dışarıda/ki/ler/de. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< İçeride/ki/ler/de/n. )
- ZORLUKLAR KARŞISINDA:
"PES ETMEK" ile/değil/yerine/>< OLGUNLAŞMAK
- ZORLUKLARA/SIKINTILARA:
KATLANMAK ile/ve/||/<> AYAK UYDURMAK
- ZORLUKLARI GÖZE ALMAK ile/ve ZORLUKLARA GÖĞÜS GERMEK
- ZORLUKLARI:
"ÜSTLENMEK" ile/ve/değil "GÖĞÜSLEMEK"
- ZORLULUK ile MÜTHİŞ
( FORMIDABILITY vs. FORMIDABLE )
( استواري ile سهمناک ile ژيان ile سهمگين )
( ESTAVARY ile SONPAMNAK ile ژيان ile SONPAMGYNE )
- ZORSUNMAK" ile/değil ZORLANMAK
- ZORUMA GİDİYOR ile AĞIRIMA GİDİYOR
- ZORUNA GİTMEK değil/yerine/= GÜCÜNE GİTMEK
- ZORUNDA DEĞİL/İM ile/değil/yerine/>< ZORUNLULUĞU YOK/OLMAZ
- ZOR(UN)DA KALMAMIŞ/LIK ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> ÇOCUK KALMIŞ/LIK
- ... ZORUNDA MIYIM? ve/||/<> HAKSIZ MIYIM?
( [ne yazık ki] İkisi de bilgisiz/bilinçsiz ve çıkarcı kişilerin kullandığı, sıradan sözlerdir. )
- ZORUNLU DOĞRU ile/ve ZORUNLU YANLIŞ
- ZORUNLU HAREKET ile/ve/değil ZORLAMALI HAREKET
- ZORUNLU KOŞUL(OLMAZSA OLMAZ) = CONDITIO SINE QUA NON
- ZORUNLU NEDEN ile/ve/||/<> YETERLİ NEDEN
( Yetinilenler. İLE/VE/||/<> ... )
- ZORUNLU (ÖNERME) = ZARURİYE-İ MUTLAKA = APODICTIC[İng.] = APODICTIQUE[Fr.] = APODIKTISCH[Alm.] = APODEIKTIKOS[Yun.]
- ZORUNLU "RIZÂ" ile/değil/yerine/>< GÖNÜLLÜ RIZÂ
- ZORUNLU SORULAR ile/ve MÜMKÜN SORULAR ile/ve MÜMTENÎ SORULAR
- SÜKÛT:
ZORUNLU(ZARÛRÎ) ile/ve/<> DOĞAL(TABİÎ)
- ZORUNLU SÜREÇ ile/ve/değil ZORUNLULUK İÇEREN SÜREÇ
- ZORUNLU VARLIK ile MÜMKÜN VARLIK ile MÜMTENİ VARLIK
( Tüm zamanlarda oluş. İLE Mekânı dolduruş. İLE ... )
- ZORUNLU ile BAŞKA TÜRLÜ OLAMAZ OLAN
- ZORUNLU ile/değil/yerine/>< GÖNÜLLÜ
( [not] COMPULSORY vs./but VOLUNTARY
VOLUNTARY instead of COMPULSORY )
( ... ile/değil/yerine ZIYUAN )
- ZORUNLU ile KASITLI
- ZORUNLU = NECESSARY[İng.] = NÉCESSAIRE[Fr.] = NOTWENDIG[Alm.] = NECESSARIA[Lat.]
- ZORUNLU ile ZORLAYARAK/ZORLANARAK
- ZORUNLU ile/ve/değil ZORLAYICI
- ZORUN/LUK ile ZORUNLU/LUK ile ZORUNLU SİGORTA ile ZORUNLU ÖĞRENİM ile ZORUNLU EMEKLİLİK
- ZORUNLULUK AHLÂKI ile/ve VAROLMA AHLÂKI
( MORALS OF OBLIGATION vs./and MORALS OF EXISTENCE )
- ZORUNLU/LUK:
MUTLAK ile/ve/||/<> ŞARTLI
- ZORUNLULUK ile/ve/değil/||/<> ASGARİ KOŞUL
- ZORUNLULUK ile/ve/değil/||/<>/>/< AŞKINLIK
- ZORUNLULUK ile/ve/değil/yerine/<>/< BAĞLAYICILIK
- ZORUNLU/LUK ile GEREKLİ/LİK
( OBLIGATION vs. NECESSITY )
- ZORUNLULUK ve/||/<>/> GÜZELLİK
( Bazı/çoğu zorluk ve/ya da zorunluluklar, bazı/bazen güzelliklere yönelebilir ve/ya da dönüşebilirler. )
( and BEAUTY )
- ZORUNLU/LUK ile/değil/yerine İHTİYÂR
- ZORUNLULUK ile/ve İLİŞKİLİLİK
( COMPULSORY vs./and RELATENESS )
- ZORUNLU/LUK / ZARÛRÎ ile/değil/yerine/=/< KAÇINILMAZ/LIK
- ZORUNLULUK ile/ve/değil/yerine/||/<> KENDİLİĞİNDENLİK
- ZORUNLULUK ile/ve/<>/> KORKU
( COMPULSORY vs./and/<>/> FEAR )
- ZORUNLULUK ile/ve KURALLILIK
( COMPULSORY vs./and REGULARNESS )
- ZORUNLULUK ile MANTIK
- ZORUNLULUK ile/ve/||/<> MANTIKSAL ZORUNLULUK
- ZORUNLULUK ile/||/<> OLASILIK
( Zorunluluk başka türlü olamazlık İLE olasılık başka türlü olabilirlik kavramıdır. Modal mantık zorunlu doğruları İLE olası doğruları ayırt eder. Kripke modal mantığın semantiğini geliştirdi. )
( Saul Kripke tarafından 1963 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1940-2022) (Ülke: ABD) (Alan: Mantık, Felsefe) (Önemli katkıları: Modal mantık semantiği, Kripke modelleri, isim teorisi, zorunluluk ve olasılık) )
- ZORUNLULUK ile OLMAZSA OLMAZ
( OBLIGATION vs. IF NOT HAPPENS, NOTHING HAPPENS
... ile CONDITIO SINE QUA NON )
- ZORUNLULUK ile/ve/||/<>/>< ÖZGÜRLÜK
( COMPULSORY vs./and/||/<>/>< FREEDOM )
- ZORUNLU/LUK ile/değil/yerine SABİT/LİK
- ZORUNLULUK ile/değil/yerine/||/<>/>/>< SAMİMİYET
- ZORUNLULUK ile/ve/değil/||/<> SORUMLULUK
( Her kişi, herkes karşısında, her şeyden sorumludur. )
( COMPULSORY vs./and/<> RESPONSIBILITY )
- ZORUNLULUK ile TANITLAMA
- ZORUNLU/LUK ile/ve/değil/yerine/<> TUTARLI/LIK
- ZORUNLULUK ile/ve/<> YASALILIK
- ZORUNLULUK ile/ve/||/<> ZAMAN ile/ve/||/<> ÜMİT
( En güçlü. [Çünkü, her şeye boyun eğdirir.] İLE/VE/||/<> En bilge. [Çünkü, her şeyi öğretir.] İLE/VE/||/<> En yaygın. [Çünkü, hiçbir şeyi olmayan bir kişide bile vardır.] )
- ZORUNLULUK = ZARURET = NECESSITY[İng.] = NÉCESSITÉ[Fr.] = NOTWENDIGKEIT[Alm.] = NECESSITAS[Lat.] = NECESIDAD[İsp.]
- ZORUNLULUK ile/ve/> ZEKÂ
( COMPULSORY vs./and/> INTELLIGENCE )
- ZORUNLULUK ile ZORUNLU RUH HALİ ile EMİR CÜMLESİ ile İMPARATOR
( IMPERATIVE vs. IMPERATIVE MOOD vs. IMPERATIVE SENTENCE vs. IMPERATOR )
( امري ile وجه امري ile جمله امري ile فرمانرواي مطلق )
( EMRY ile VAJEH EMRY ile JOMLEH EMRY ile FARMANARVAY MOTALGH )
- ZORUNLU/ŞER'Î İLİMLER ile/ve/<> ZORUNLU/ŞER'Î OLMAYAN İLİMLER
( USÛL | FÜRÛ | MUKADDİMÂT | MÜTEMMİMÂT ile/ve MAHMUD | MEZMÛM | MÜBAH )
- ZORUNLU/ZARÛRÎ VERİ/BİLGİ ile/ve/||/<>/> GÖZLEMSEL/NAZARİ VERİ/BİLGİ
- ZÜBDE ile ...
( BİR ŞEYİN EN SEÇKİN PARÇASI | ÖZ )
- ZÜBDET'ÜL ÂLEM ile ...
( MAKRO/MİKRO KOZMOS, İNSAN )
- ZÜBEYDE HANIM İLKÖĞRETİM OKULU :
( PTT Evleri mahallesindeki Zübeyde Hanım İlköğretim Okulu 1980/1981 öğretim ve eğitim yılında hizmet vermeye başladı. 1983'te ortaokul kısmı açıldı. 1991/1992 ders yılında yeni binasında eğitim ve öğretim vermeye başladı. )
- ZÜBÜK ve/||/<> PIRT
( )
- ZÜBÛR[Ar. < ZİBR] ile ZÜBÜR[Ar. < ZEBÛR]
( Mektuplar, kitaplar. İLE Kitaplar, mektuplar. )
- ZÜCÂCÎ[Ar.] ile ZÜCÂCÎ[Ar.]
( Camcı, sırçacı. İLE Camdan/sırçadan yapılmış. )
- ZÜCCACİYE ile ZÜCCACİYECİ/LİK
- ZU'F[Ar.] ile ZA'F[Ar.]
( Gövdedeki zayıflık/güçsüzlük. İLE Gövdede, görüşte ve akılda zayıflık/güçsüzlük. )
- ZÜĞÜRTLEMEK ile ZÜĞÜRTLEŞMEK ile ZÜĞÜRT/LÜK ile ZÜĞÜRT TESELLİSİ
- ZÜHD MAKAMLARI
( * TERK-İ DÜNYA [Budizm'deki Yansıması: NİRMANAKAYA]
* TERK-İ UKBÂ (Dünyayı terk etmenin vereceği mutluluğu terk)(Cenneti ve nimetlerini terk) "[B.Y.: DHARMAKAYA]"
* TERK-İ TERK(/HESTÎ) (Kendi varlığını terk edip Hakk'ta fâni olmak) "[B.Y.: SAMBOGAKAYA]" )
( Dünyayı terk etmek, işi gücü terk etmek değil dünya nimetlerinin üstünde gezip, altında kalmamaktır. )
( Dünya nimetlerini elden değil gönülden atmaktır. )
( Eski inanışımızdan dönmeden yeni bir kuvvet kazanamayız. )
( Asıl büyüklük, saltanat tahtından inip toplum arasına karışmak ve onların ellerini tutup onları da o diyâra götürmektir. )
- ZÜHD ile FERÂGAT
- ZÜHD ve KANAAT
- ZÜHD ve TAKVÂ ve MÜCÂHEDE
- ZÜHD ile UZLET
- ZUHR[Ar.] ile ZUHR[Ar. çoğ. AZHÂR]
( Gereksinim zamanı için alınan ve saklanılan şey.[en çok maneviyatta kullanılır][A'mâl-i sâliha, kişinin zuhrudur.] İLE Öğle, öğle vakti. )
- ZÜHREVİ HASTALIK ile ZÜHREVİ HASTALIKLI
- ZÜHÛL[< ZAHL] ile ZÜHÛL[< ZEHL]
( Öcler, intikamlar, düşmanlıklar. İLE Dalgınlıkla unutma ya da geciktirme. | İşin çokluğu nedeniyle geciktirme. )
- ZÜHÛL[Ar. < ZAHL] ile ZÜHÛL[Ar.] ile ZÜHÛR[Ar.]
( Düşmanlıklar, öcler, intikamlar. İLE Dalgınlıkla unutma ya da geciktirme. | İşin çokluğu yüzünden geciktirme. İLE ... )
- ZUHUR[< Ar. ZHR] ile ...
( DIŞLAŞMAK~IŞIMAK[< İbr. ZOHAR ile ABCDEF ( Işık] | Görünme, baş gösterme, meydana çıkma. )
- ZUHUR[< Ar. ZHR]:
DIŞLAŞMAK ile/ve/=/<> IŞIMAK[< İbr. ZOHAR:
Işık]
( Işımak. [ZÜHRE: Işıyan yıldız] İLE/VE/=/<> Işık. )
- ZUHUR ile/ve/<> SUDUR
- ZUHUR ile TECELLÎ
( Varlığın sürekliliği. İLE Varlığın geçiciliği. Görünme, belirme. )
- ZÜHUR[Ar. çoğ. EZHÂR] ile ZÜHÛR[Ar.] ile ZÜHÛR[Ar.]
( Darlıkta çıkarmak üzere biriktirilip saklanan şey. İLE Çiçekler. İLE Parlaklık, parıldama. )
- ZUHUR ile ZUHURİ ile ZUHURİ KOLU
- ZUHURAT ile ...
( HESAPTA OLMAYAN )
- ZUHURUNUN ŞİDDETİNDEN ALGILANAMAMA
( MANIFESTATION SIDDETINDEN IMPERCEPTIBILITY )
- ZÜKÂ[Ar.] ile ZÜKÂ[Ar.]
- ZÜ-L- / ZÂT-ÜL-GALSAMET-İL-MUSAFFAHA[Ar.] = LAMELLIBRANCHES[Fr.] = ...
( Yassısolungaçlılar. )
- ZÛLÂ' ile ...
( Hayvanların ayaklarında çıkan ve hayvanı aksatan bir hastalık. )
- ZÛLÂ'[Ar.] ile ZULA[Tr. argo]
( Hayvanların ayaklarında çıkan ve hayvanı aksatan bir hastalık. İLE Saklama yeri. | Saklanılan nesne/şey. )
- ZÜ-L-AKL VE-L-AYN ile ...
( Hakk'ı, halkta ve halkı, hakk'ta gören kişi. )
- ZÜ-L-AKL ile ...
( HALKI ZÂHİR VE HAKK'I BÂTIN GÖREN (KİŞİ) )
- ZÜLCENAHEYN:
İLİM ve/ HİKMET ve/ AŞK ve/ MUHABBET
- ZÜ-L-CENÂHEYN[Ar.] ile ...
( Zâhirî ve bâtınî, yani dünya ve âhirete ait bilgisi geniş olan kişi. | Hâl-i enbiyâ ve evliyâ. | Hz. Cafer-i Tayyar. | İki kanatlılar. )
- ZÜ-L-CENÂH-I MÜCELLED[Ar.] ile ...
( Abalı memeliler. | DERMAPTÈERES[Fr.] )
- ZÜ-L-CENÂH-I SÂBİH[Ar.] = PLEURONECTES[Fr.] = ...
( Yanyüzergiller. )
- ZÜ-L-CİNSEYN[Ar.] = BISEXUELLE[Fr.] = ...
( İkieşeyli, hünsa. )
- ZÜ-L-EFVÂH-I CENBİYYE[Ar.] ile ...
( Köpekbalıkları. )
- ZÜ-L-EHDÂB[Ar.] ile ...
( Kirpikliler. | CILIÉS[Fr.] )
- ZÜLF ve SÜMBÜL
- ZÜLF ile ZÜLFARİS/ZÜLFARUZ[Fars. zülf + Ar. arus]
( ... İLE Baklagillerden bir süs bitkisi ve bunun hoş kokulu, mor, beyaz renkli, saç lülesi görünüşünde olan kıvrıntılı çiçeği. )
( ... cum PHASEOLUS CARACALLA )
- ZÜLF[Ar.] ile/ve/<> ZÜLFE[Ar.]
( Yüzün iki yanından sarkan saç lülesi. | Sevgilinin saçı. İLE/VE/<> Küçük saçak, püskül. | Eski sülüs yazısı Elif'lerinin ucundaki çengel. )
- ZÜLFEKAR[ZÜLFİKAR değil!][Ar.] ile/değil ZÜLFİYÂR
( Hz. Muhammed'in, Hz. Ali'ye armağan ettiği ucu çatallı kılıç.[Hz. Ali'nin kahramanca kullanmasıyla ün kazanmıştır.] İLE/DEĞİL Sevgilinin saçı/zülfü[yüzün iki yanından sarkan saç lülesi. | Sevgilinin saçı.] | Çıkar/menfaat. )
- ZÜ-L-FEM-İL-MÜSTEDÎR[Ar.] ile ...
( Yuvarlakağızlılar. | CYLOSTOME[Fr.] )
- ZÜ-L-HÂFİR[Ar.] ile ...
( Toynaklılar, tek tırnaklılar. | ONGULÉS[Fr.] )
- ZÜ-L-HASALE[Ar.] ile ...
( Kavuzlular. | GLUMIFLORES[Fr.] )
- ZÜ-L-KARNEYN ile ...
( KUR'ÂN-I KERÎM'DE ADI GEÇEN NEBÎ Mİ, VELÎ Mİ OLDUĞUNDAN TEREDDÜT EDİLEN ZÂT | (RİVÂYETE GÖRE) BÜYÜK İSKENDER )
- ZÜLL[Ar.] değil/yerine/= ALÇALMA, HORLUK, HAKİRLİK, ZİLLET
- ZÜLL[Ar.] ile HİZY[Ar.]
- ZÜLL[Ar.] ile SAGÂR[Ar.]
- ZÜLL[Ar.] ile ZAA[Ar.]
- ZÜLL[Ar.] ile ZULM[Ar.]
( Utanç verici, küçültücü davranış. | Alçalma, horluk, hakirlik. İLE Bir şeyi, kendi yerinden başka bir yere koyma. | Haksızlık, eziyet. )
- ZÜ-L-LEVÂHİK[Ar.] ile ...
( Kamçılılar. )
- ZULM[Ar.] ile BAĞY[Ar.]
( Bir şeyi, kendi yerinden başka bir yere koyma. | Haksızlık, eziyet. İLE Hakkı olunmayan bir şeyi zor kullanarak ve ihtirasla istemek. )
- ZULM ile/ve/değil/yerine/<>/< CEBR
- [ne yazık ki]
!ZULM ile/ve/||/<> !DALKAVUKLUK
( [ne yazık ki] "Küçük gördüklerine." İLE/VE/||/<> "Büyük gördüklerine." )
- ZULM[Ar.] ile GAŞM[Ar.]
- ZULM[Ar.] ile HEZM[Ar.]
( Bir şeyi, kendi yerinden başka bir yere koyma. | Haksızlık, eziyet. İLE Hakkını, kısmen eksik almak. )
- ZULM ile/değil ZUHUR
- ZULMÂNÎ PERDELER ile NÛRÂNÎ PERDELER('İ)
- ZULMÂNİ ZEVKLER ile NURÂNİ ZEVKLER
( Fesat, Yalan, Hile. İLE Sayılmak, Sevilmek, Hayır Hasenat. )
- ZÜ-L-MEFÂSIL[Ar.] ile ...
( Eklemliler. )
- ZULMET/DÜCÂ ile KARANLIK
- ZULMETMEK değil/yerine/= KIYINÇ YAPMAK
- ZULMETMEK ile ZULMET
- ZÜ-L-MİMÂS[Ar.] ile ...
( Sifonlular. )
- ZULMİYE CAMİSİ ile ...
( Eminönü'ndedir. )
- ZÜ-L-TARAFEYN-İ MÜFEVVEHE[Ar.] ile ...
( Bir çeşit şerit solucanı. )
- ZÜLÜF ile ZÜLÜFLÜ
- ZULÜM/GADİR[Ar.] değil/yerine/= !KIYGI/KIYIN
- ZULÜM/ZÂLİM ile ADÂLETTEN UZAKLAŞMAK/UZAKLAŞAN | BİR ŞEYİN YERİNDE OLMAMASI
( ADALETTEN UZAKLAŞMAK/UZAKLAŞAN | BİR ŞEYİN YERİNDE OLMAMASI )
- ZULÜM ile EZİYET
- ZULÜM ile/ve/değil/||/<> İHMALKÂRLIK
- ZULÜM ile KAHR
( Dışarıdan. İLE İçeriden. )
- ZULÜM[Ar.] değil/yerine/= KIYINÇ
- ZULÜM ve/=/||/<> RÜŞVET
- ZULÜM değil/yerine/>< ŞEFKÂT
( İlimsiz şefkat, zulümdür. )
- ZULÜM[Ar.] ile SİTEM[Ar.]
( Bir şeyi, kendi yerinden başka bir yere koyma. | Haksızlık, eziyet. İLE Zulüm, haksızlık. | Eziyet. | Çıkışma. )
- ZULÜM ile/değil/yerine ZAHMET
- ZULÜM ile/<>/>< "ZEVK"
( Eziyet, başkaları tarafından kendinize/birine yapılmış/yapılıyor ise. İLE/<>/>< Eziyeti, kendi, kendine yapıyor ise/niz. )
- ZULÜMLER ile ZULÜM
( CRUELTIES vs. CRUELTY )
( مظالم ile سخت دلي ile ستمگري ile مظلمه ile سفاکي ile سنگدلي ile خونخاري ile بيدادگري ile بي انصافي ile ظلم ile بيداد ile بي عاطفگي )
( مظالم ile SOKHT DELY ile ستمگري ile مظلمه ile سفاکي ile سنگدلي ile خونخاري ile BEYDADGARY ile BEY ENSAFY ile ZOLAM ile BEYDAD ile BEY ATEFAGY )
- ZÜ-L-YEDEYN[Ar.] ile ...
( İki elliler. | İnsan. )
- ZUMLAMAK/ZOOMLAMAK"[İng. < ZOOM] değil/yerine ODAKLANMAK/YAKINLAŞTIRMAK
- ZÜMRE ile ZÜMRE EDEBİYATI ile ZÜMRE TOPLANTISI
- ZÜMRÜD-İ ANKÂ ile ...
( ADI OLAN, ZÂHİRİ OLMAYAN KUŞ )
- ZÜMRÜT ile ...
( NEFS-İ KÜLL )
- ZÜMRÜT ile BÎRÛZ[Fars.]
( ... İLE Zümrüte benzer, değersiz yeşil bir taş. Gökzümrüt, yalancı zümrüt. | Kısmetsiz. )
- EMERALD[İng.] / SMARAGD[Alm.] ile/değil/yerine/= ZÜMRÜT
- ZÜMRÜT ile LÂL
( Doğal alüminyum ve berilyum silikatı; cam parlaklığında, yeşil renkte, saydam bir süs taşı. | Bu taştan yapılmış olan. | Zümrüt renginde, yeşil. İLE Parlak kırmızı renkte, billurlaşmış, saydam bir alüminyum oksidi olan değerli bir taş. | Kırmızı renkli bir çeşit mürekkebe verilen ad. | Parlak kırmızı renkte olan. )
- ZÜMRÜT ile/||/<> YEŞİM
( Yeşil renkte değerli bir beril. İLE/||/<> Genellikle yeşil renkte olan bir mineral. )
- ZÜMRÜT ile ZEBERCED
( ... İLE Zümrütten daha açık yeşil olan ve zümrüt kadar değeri olmayan bir süs taşı. )
- ZÜMRÜT ile ZEBERCED
( ... İLE Zümrütten daha açık yeşil olan fakat zümrüt kadar değeri olmayan bir süs taşı. )
- ZÜMRÜT ile ZÜMRÜT RENGİ ile ZÜMRÜT YEŞİLİ ile ZÜMRÜT SETİ ile ZÜMRÜT YEŞİLİ
( EMERALD vs. EMERALD COLORED vs. EMERALD GREEN vs. EMERALD SET vs. EMERALDGREEN )
( زمرد ile زمردسبز ile زمردي ile سبززمردي ile زمرد نشان ile سبز زمردي )
( ZAMARD ile ZAMARDASABZ ile زمردي ile سبززمردي ile ZAMARD NESHAN ile SABZ ZAMARDY )
- ZÜMRÜTEVLER TATARİLER CAMİİ :
( Zümrütevler yerleşim bölgesinde bulunan bu cami hayırsever Tatari ailesinin verdiği arsa üzerinde halkın gayretleri ile inşâ edildi. Osmanlı mimarı tarzında yapılan camiin tarihi bir özelliği yoktur. )
- ZÜMRÜTEVLER :
( Sarıyer'de Zümrütevler 1947'de kurulan bir yerleşim bölgesidir. Bütün evleri bahçe içinde villa iken, gecekondulaşmanın yoğunlaştığı 1960 ve bilhassa 1970'den sonra mahalle çok büyük bir yerleşim bölgesi oldu. )
- ZÜMRÜTLENMEK ile ZÜMRÜT ile ZÜMRÜT YEŞİLİ
- ZUNÛN ile/ve/||/<> ŞUKÛK ile/ve/||/<> SÜKÛN ile/ve/||/<> SÜKÛT
( Bilgide[malûmâtta]. İLE/VE/||/<> Uygulanan bilgide[marifette]. İLE/VE/||/<> (B)ilimde. İLE/VE/||/<> Bilgelikte[irfânda]. )
- ZÜPPE ile ZÜPPELİK
( DANDY vs. DANDYISM )
( شيک پوش ile خوش تيپ ile خودسازي )
( SHYK PUSH ile KHOSH TYPE ile KHODSAZY )
- ZÜPPE ile ZÜPPELİK ile ZÜPPE
( FOP vs. FOPPERY vs. FOPPY )
( کج کلاه ile کارهاي جلف ile خودساز )
( KAJ KOLAH ile KAREHYAY JALF ile KHODSAZ )
- ZÜPPELEŞTİRMEK ile ZÜPPECE ile ZÜPPELİK
- ZÛR[Ar.] ile KEZİB[Ar.] ile BÜHTÂN[Ar.]
- ZÛR[Ar.] ile ZÛR[Ar.]
( Yalan, asılsız, uydurma söz. İLE Güç, kuvvet. )
- ZÜRAFA ile OKAPİ
( Kütlelerinin dengelenmesi adına zürafaların boynunda, tam göğüs kemiğiyle birleştiği noktada, öteki memelilerden bir tane daha fazla omur bulunur. İLE Zürafa, sırtlan, lama, zebra karışımı özelliklere sahip çok ilginç bir hayvan. )
( Eril zürafaların boynu ve kafatası hayat boyu büyümeye devam eder. İLE ... )
( Bacaklarının farklı uzunlukta olması sayesinde boyunları dengelenir. İLE ... )
( 50 cm.'ye kadar uzayabilen uzun dilleri vardır. İLE ... )
( Eril zürafaların kötü kokmaları temiz ve sağlıklı oldukları anlamına gelir. [İçten gelen bir parazit kovucu gibi işlev görür ve zürafanın derisi üzerinde otlanan mikropları ve mantarımsı organizmaları öldürür. Kan emici keneleri öldürmek üzere kreozotun etkin bileşeni olan bir maddeyi bile salgılar. (Bu koku, insan dışkısına da özgün kokusunu veren azotlu bileşik indoldür.)] [Bu kokularıyla, dişil zürafaların etkilenmesini de sağlarlar.] İLE ... )
( Gebelik süreleri 420-450 gündür. İLE ... )
( Kan basınçları kişininkinden iki kat yüksektir ve kalpleri 20 kat daha ağırdır. )
( OSSICONE: Zürafaların başlarının üzerindeki deri kaplı beş adet boynuzumsu çıkıntı. )
(
ile
)
(
ile
)
( Zürafalar, yüzemez. İLE ... )
( ZERÂFE, ZERRÂFE[çoğ. ZERÂFÎ] ile ... )
( SURNÂ-PÂ, ŞÜTÜR-GÂV/ÜŞTÜR-GÂV, ZERÂF ile ... )
( GIRAFFA CAMELOPARDALIS cum OKAPIA JOHNSTONI )
- ZÜRAFA ile ROTSCHILD ZÜRAFASI
- ZÜRAFA ile TORNİKROFT ZÜRAFASI
( ... İLE Tüm dünyada, 600'den daha az sayıdalardır. )
- ZURAFÂ[Ar. < ZARÎF] ile ZÜRAFA/ZURNAPA[Ar.]
( Zarifler, nazik, ince duygulu, hoş konuşmayı bilir zeki kişiler. | Seviciler. İLE En uzun boylu hayvan. )
( ... İLE Her gün, gövdelerinin %3.5'i kadar bitki yerler. )
( ... İLE Ses telleri yoktur. )
- ZURNA[Fars.] ile/ve ARAKIYE/MEY
( Keskin bir ses çıkaran ve çoğu zaman davulla ya da dümbelekle birlikte çalınan soluklu çalgı. İLE/VE Küçük zurna. Doğu Anadolu'da kullanılır. | Dervişlerin giydiği, tiftikten yapılmış ince külah. )
- ZURNA ile ZURNACI/LIK
- ZURNA'DA:
KABA ZURNA ile/ve ORTA ZURNA ile/ve CURA ZURNA ile/ve ZİL ZURNA
- ZURNANIN ZORT DEDİĞİ YER ile DANANIN KUYRUĞUNUN KOPTUĞU YER
- ZÜRRÂH/ZERRÂH/ZÜRRÛH/ZERRÛH[Ar. çoğ. ZERÂRÎH] ile ...
( Kuduz böceği. )
- ZÜRRİYET[Ar.] değil/yerine/= DÖL/SOY
- ZÜRRİYET ile ZÜRRİYETLİ ile ZÜRRİYETSİZ/LİK
- ZÜYUF ile ZÜYUF AKÇE
- ZÛ-/ZÜ-[Ar.] ile ZÛ'[Ar. çoğ. AZVÂ]
( "sahip" anlamına gelmek üzere, sözcüklerin başına getirilerek birleşik sözcükler yapar. [ZÛ-ERBAAT-İL-ADLA': Dörtgen. | ZÛ-SEMÂNİYET-İL-VÜCÛH: Sekizyüzlü. (Fr. OCTAÈDRE)] İLE Aydınlık, ışık. )
- ZWİTTERİONİC KOMPLEKS ile/||/<> İYONİK KOMPLEKS
( Zwitterion aynı molekül +/-, iyonik ayrı iyon. )
( Formül: [Pt(NH₃)₄]²⁺[PtCl₄]²⁻ )
(1996'dan beri)