V ile başlayan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 2.626 başlık/FaRk ile birlikte,
2.626 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(10/12)
- VERITAS ile ALETHIA
( Latince. İLE Yunanca. )
( Hakikat ve doğruluk. )
( Gizil olanağın/gücün açığa/ortaya çıkarılması. | Açığa çıkış sürecinin bilinmesi. )
- VERITAS ile/ve/||/<>/< VERUM
(
| Ölçüt | VERITAS | VERUM |
|---|---|---|
| Latince Köken | veritas (hakikat, doğruluk) | verum (doğru olan şey) |
| Temel Tanım | Bilgi, yargı ya da önermenin gerçeğe uygun olma durumu | Doğruluğu kendinde taşıyan var olan ya da olgu |
| Felsefî Alan | Epistemoloji, mantık | Ontoloji |
| Doğruluğun Yeri | Bilgide ve yargıda | Var olan ve nesnede |
| Konu | Bilgi, önerme, söylem | Var olan, nesne, durum |
| Doğruluk Türü | Bilişsel/bilideki doğruluk | Varoluşsal doğruluk |
| Örnek Soru | “Bu yargı doğru mu?” | “Bu şey doğru olarak var mı?” |
| Skolastik Yaklaşım | Us ile şeyin uygunluğu [adequatio intellectus] | Var olanın doğru olması [verum est ens] |
| Aralarındaki İlişki | Verum’a dayanarak kurulur | Veritas’ın nesnel zeminini oluşturur |
| Yaygın Yanlış Anlama | Sanki "şeyin kendi"ymiş gibi algılanması | Sanki "doğru bilgi"ymiş gibi algılanması |
| Modern Kullanım | Bilgi ve doğruluk kuramlarında merkezî | Varoluşsal arka planda, dolaylı |
- VERİVERMEK ile VERİ VERMEK
- VERİYİM değil VEREYİM
- Vermek için DİNLE!!!
- Vermek için SUS!!!
- VERMEK:
SELENİNİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KULAĞINI
( Az kişiye. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Çok kişiye. )
- VERMEK/VERİLMİŞ OLAN ile/ve/değil EMÂNET ETMEK/EDİLMİŞ OLAN
- VERMEK ile ALMAK
( TO GIVE vs. TO TAKE )
- VERMEK ile/ve/değil/yerine BEKLENTİ İÇİNDE OLMADAN VERMEK
( [not] TO GIVE vs./and/but TO GIVE WITHOUT EXPECTATION
TO GIVE WITHOUT EXPECTATION instead of TO GIVE )
- VERMEK ile/ve/değil/yerine BEKLENTİ İÇİNDE OLMADAN VERMEK
- VERMEK ile/ve/değil/yerine DEVRETMEK
( [not] TO GIVE vs./and/but TO TRANSFER
TO TRANSFER instead of TO GIVE )
- VERMEK ile FAYDA SAĞLAMAK ile TARAFSIZ ile TARAFSIZ OLARAK
( IMPART vs. IMPART BENEFITS vs. IMPARTIAL vs. IMPARTIALLY )
( بهرهمند ساختن ile افاضه کردن ile بي غرض ile حق گو ile بيطرفانه ile بيغرضانه )
( BACPAREAMAND SAKHTAN ile AFAZEH KARDAN ile BEY GHARZ ile HAGH GO ile بيطرفانه ile بيغرضانه )
- VERMEK ile/ve/<>/değil GERİ VERMEK
- VERMEK ile/ve/değil/yerine HEDİYE ETMEK
( TUHFE: Armağan, hediye. | İlâhî hediye. )
( [not] TO GIVE vs./and/but TO GIVE AS A GIFT
TO GIVE AS A GIFT instead of TO GIVE )
- VERMEK ile/ve/yerine İKRAM
- VERMEK ile/ve KATMAK
( TO GIVE vs./and TO ADD )
- VERMEK ile/ve/<>/< NASIL VERECEĞİNİ BİLMEK
( Aslolan/esas. İLE/VE/<>/< Yöntem/usûl. )
( TO GIVE vs./and/<>/< WISDOM OF HOW TO GIVE )
- VERMEK ile PES ETMEK
( GIVING vs. GIVING UP )
( منتج ile واگذاري ile دهش ile ترک ile انصراف )
( MONTEJ ile VAGOZARY ile DAHASH ile TARK ile ENSERAF )
- VERMEK ile/ve/değil/yerine SUNMAK
( [not] TO GIVE vs./and/but TO OFFER
TO OFFER instead of TO GIVE )
- VERMEK ve/||/<>/> VAR OLMAK
- VERMEK ve/||/<>/> VARMAK
- VERMEK ile/ve/||/<>/>/< VAZGEÇMEK
( TO GIVE vs./and TO GIVE UP )
- VERMEK ile/ve/değil ZAMANINDA VERMEK/İNFÂK[Ar.]
( [not] TO GIVE vs./and/but TO GIVE IN RIGHT TIME )
- VERMEK/ALMAK ile PAYLAŞMAK
( Paylaşmak, zevki bir kat artırır. )
( TO GIVE/TO TAKE vs. TO SHARE )
- VERMELİ!
- VERMIDI[Fr.] ile/değil/yerine/= VERMİDİ
- VERMIFUGE[İng.] / WÜRMMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= VERMİFÜJ
- VERMICULITE[İng.] / VERMICULITE[Fr.] / VERMICULIT[Alm.] ile/değil/yerine/= VERMİKULİT
- LACQUER, VARNISH, ACETATE LACQUER, CEYLON AGAR-AGAR, LAC[İng.] / VERNIS, LAQUE, LAQUE ACETATE, MOUSSE DE CEYLAN, VOIR AGAR-AGAR[Fr.] / FILTRATION, FILTRIEREN, LACK, FIRMIS[Alm.] ile/değil/yerine/= VERNİK, AGAR, AGAR JELİ, LAK, SARI VERNİK
- VERNİK[Yun.] değil/yerine/= KORUYUCU
( Sürüldükleri yüzeyde, koruyucu katman yapan katı cisimlerle ya da kuruyan yağlarla, bunları eritme özelliğindeki sıvılardan hazırlanan gereç. )
- VERNİKLEMEK ile VERNİKLENMEK ile VERNİK ile VERNİKLİ ile VERNİKSİZ
- VERONİKA[İt.] değil/yerine/= YAVŞANOTU
- VERSION :/yerine SÜRÜM, VERSİYON
- VERSİYON[Fr., İng. VERSION] değil/yerine/= SÜRÜM/UYARLAMA
- VERSUS :/yerine -E KARŞI
- VERTEBRATA ile/||/<> İNVERTEBRATA
( Vertebrata omurga, invertebrata omurgasız. )
( Formül: Backbone İLE no backbone )
- VERTEKS/VERTEX[İng.] değil/yerine/= TEPE | KAFA TEPESİ
- VERTEX ALGEBRA ile/||/<> CONFORMAL FİELD THEORY
( Vertex algebra cebirsel conformal field theory yapısıyken İLE CFT fiziksel conformal field theory modelidir )
( Formül: Operator product expansion )
- VERTİCAL ANGLES ile/||/<> ADJACENT ANGLES
( Vertical karşılıklı eşit, adjacent yan yana. )
( Formül: Opposite equal İLE side by side )
- VERTİGO[İng.] değil/yerine/= BAŞ DÖNMESİ
- VERTİGO ile/||/<> BAŞ DÖNMESİ
( İç kulaktaki denge organlarının bozulması ile çevrenin dönüyormuş gibi algılanması. İLE/||/<> Denge kaybı ve dengesizlik duyumu. )
- VERTIGO ve/||/<> HITCHCOCK
( Alfred Hitchcock'un en çok sevilen filmi. )
- VERTİGO ve/<> TİP 1 DİYABET ve/<> HEMATOİD ARTRİT ve/<> LUPUS ve/<> MS ve/<> HAŞİMATO
- VERTİGO ile VİTİLİGO/ALA
( ... İLE Kerevizde bulunan psoralenler, deride, melanin üretimini artırarak, vitiligodan[beyaz lekeler] kurtulmaya yardımcı olur. )
- VERY vs. SO
- VERY TIGHT vs. FULL OF LIFE
- VERY vs. TOO
- VERY :/yerine ÇOK
- VESAİR ile VESAİRE
- VESAİRE["VESAYRE" değil!] ile/ve/> VE ŞAİRE
- VESAİT[Ar.] değil/yerine/= ARAÇ
- VESAİT değil/yerine/= TAŞITLA
- VESAİT değil/yerine/= TAŞITLIK
- VESÂYET[Ar.] değil/yerine/= GÖZETME
- VESEN[Ar.] ile VESEN[Ar. çoğ. EVSÂN]
( Uyku ağırlığı, uyuklama. İLE Put. )
- VESENÎ[Ar.] ile VESENÎ[Ar.]
( Uyku verici.[HYPNAGOGIC(İng.), HYPNAGOGIQUE(Fr.)] İLE Puta ait, putla ilgili. | Puta tapan.[SÜNÂÎ][Zerdüştlük'te iki elle tapmaları dolayısıyla] )
- VESİKA/LIK ile VESİKACI/LIK ile VESİKALI ile VESİKASIZ ile VESİKALIK RESİM ile VESİKA FOTOĞRAFI ile VESİKALIK FOTOĞRAF
- VESİLE OLMAK değil/yerine/= ARACI OLMAK
- VESÎLE ile BAHÂNE
( İyi niyetle. İLE Kötü niyetle. )
- VESİLE[Ar.] değil/yerine/= NEDENCE
- VESÎLE[Ar.] ile ZERÎ'A[Ar.]
- VESİLESİYLE ile/ve/değil/yerine/||/<> ÜZERİNDEN
- VESM[Ar.] ile VESM[Ar. çoğ. EVSÂN]
( Döğüp toz durumuna getirme. İLE Dağlama, damgalama. )
- VESSEL :/yerine DAMAR, GEMİ
- VESTIBÜL/VESTIBULE[İng.] değil/yerine/= GİRİŞ BOŞLUĞU | İÇ KULAK
- VESTIBÜLER/VESTIBULER[İng.] değil/yerine/= İÇ KULAKLA İLGILİ)
- VESTİYER ile VESTİYERCİ/LİK
- VESVESE ile "KUR(MAK)"
- VESVESE[Ar.] ile NEZ'[Ar.]
- VESVESE[Ar.] ile VEHM[Ar.]
( Çoğunlukla gereksiz, sürekli tekrarlayan, kişiyi huzursuz eden "düşünceler".[Çoğu zaman kişilerce "dini ya da ahlâkî kaygılarla ilişkilendirilir" ve kişinin huzurunu bozan, kişiyi kuruntuya düşüren bir etkisi ve işlevi vardır.] İLE Gerçekte var olmayan ya da olasılığı çok düşük olan bir durumu gerçekmiş gibi sanmak, kuruntu yapmak anlamına gelir. )
- VESVESE[Ar.] ile/ve/||/<>/> VELVELE[Ar.]
( Kuruntu. İLE/VE/||/<>/> Gereksiz telâş, gürültü ve heyecan. )
- VESVESE ile VESVESECİ/LİK ile VESVESELİ/LİK ile VESVESESİZ/LİK
- VETED:
MECMÛ ile/ve/<> METRÛK
( İlk ikisi harekeli, sonundaki sakin ise. [örnek: sekiz] İLE/VE/<> Sondaki sakin, ortaya gelmişse. [örnek: altı] )
( Kısa hece önce ve uzun hece sonra. İLE/VE/<> Uzun hece önce ve kısa hece sonra. )
- VETERAN :/yerine EMEKTAR, KIDEMLİ
- VETERİNERLİK FAKÜLTESİ(ANKARA ÜNV.) <>/< YÜKSEK ZİRAAT OKULU
- VETERİNER/LİK ile VETERİNER HEKİM ile VETERİNER HEKİMLİĞİ
- VETIVER OIL[İng.] / ESSENCE DE VÉTIVER[Fr.] / VETIVERÖL[Alm.] ile/değil/yerine/= VETİVER YAĞI
- VETO (ETMEK) değil/yerine/= OLMAZ/LAMAK
- VETO HAKKI değil/yerine/= OLMAZ ÜLEVİ
- VETO ile/değil/yerine/= İPTAL
( Bir yetkinin/yasanın/kararın yürürlüğe girmesine karşı çıkma hakkı. )
- VETO ile VETO HAKKI
- OR CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT OU[Fr.] / ODER-SCHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= VEYA DEVRESİ
- VEYA[v] ile VE/VEYA[^/v]
- VEYL[Ar.] ile YAZIK[Ar.]
( Vay! | Yazık, vah vah. | Cehennemde bir derenin adı. İLE Herkesi üzebilecek şey, günah. | Acınma, üzüntü anlatan bir söz. | Kınama anlatan bir söz. )
- VEYSEL VARDAR ÇEŞMESİ :
( Kilyos yolu üzerindedir. 1998 yılında Kilyos Görme Engelliler Okulu kurucusu Veysel Vardar adına çocukları tarafından evlerinin bahçe duvarına yapılmıştır. )
- VEYSEL VARDAR GÖRME ENGELLİLER OKULU VAKFI :
( Veysel Vardar Görme Engelliler Okulu bünyesinde, Veysel Vardar ve aile bireyleri tarafından kuruldu. )
- VEYSEL VARDAR GÖRME ENGELLİLER OKULU :
( Hayırsever armatör Veysel Vardar tarafından 1986'da Kilyos'da yaptırılan okula taşınan İstinye Körler Okulunun adı 1995'te Veysel Vardar Görme Engelliler İlköğretim Okulu oldu (bkz. İstinye Körler Okulu). )
- VEZÂRET[Ar.] ile ...
( Vezirlik, paşalık. [Osmanlı'da en büyük rütbe.] )
- VEZİKÜL/VESICLE[İng.] değil/yerine/= KESECİK | SULU KABARCIK
- VEZİN ile/ve UYAK/KÂFİYE, AYAK SUNMAK
( Eskiden bazı meclislerde, bazı zamanlarda söylenecek sözün şiirle söyleme gerekliliği ve zorunluluğu bulunurmuş. )
- VEZİN ile VEZİNLİ ile VEZİNSİZ
- VEZİR[Ar.] ile/=/||/<> ÂSAF[Ar.]
( Osmanlılarda devletin bakanlık, valilik gibi yüksek görevlerinde bulunan ve paşa unvanını taşıyan kişi. İLE/=/||/<> Doğu edebiyatlarında vezirin eş anlamlısı olarak kullanılır. Süleyman peygamberin ünlü veziri~İsrailoğulları soyundan gelen Âsaf b. Berhıya'dan kalmadır. )
- VEZİR/AYGUCI ile/ve NEDİM
- VEZİR ile/||/<> VEZİR-İ ÂZÂM
( Bakan. İLE/||/<> Sadrazam, başbakan. )
- VEZÎR-İ A'ZAM ile VEZÎR-İ MAÂL-İ SEMÎR
( Başvekil, en büyük vezir, sadrâzam. İLE Yüksek niteliği/vasfı olan vezir. )
- VEZİRLERİN SIFATLARI ile ...
( * Zeki (vâfiru'l-akl)
* Düzgün tabiatlı (selimu't-tab)
* Edebli (edibu'n-nefs)
* Mutedil mizaçlı (mutedilu'l-ahlâk)
* Doğru iş yapan (munâsibu'l-efâl)
* Çabuk karar veren (serîatu'l-bedîha)
* İyi görünüşlü (makbûlu's-sûre)
* Açık görüşlü (cezlu'r-rey)
* Fikri isabetli (saibu'l-fikre)
* Sır vermeyen (kalilu's-sirre)
* Yerinde tedbir sahibi (hasenu't-tedbîr) )
- VEZİR/LİK ile VEZİR VÜZERA
- VEZN ile ...
( TARTMA, TARTILMA, TARTI )
- VEZNE ile VEZNECİ/LİK
- VEZNECİLER ile ...
( Adını, barut ölçüsünden[vezne < vezn] ve bu ölçüyle barut satan dükkanların bulunduğu bölgeden almıştır. )
- EKRANDA/MONİTÖRDE:
VGA ile/ve/||/<>/> DVI ile/ve/||/<>/> HDMI ile/ve/||/<>/> DISPLAY
(
ile
ile
)
- VHF-DREHFUNKFEUER[Alm.] ile/değil/yerine/= VHF ÇOK YÖNLÜ RADYO FARI
- VIA :/yerine ARACILIĞIYLA
- VİBHAGA ile ...
( Ayırım, böl/ün/me. )
- VİBRASYON[Fr./İng. < VIBRATION] ile REZONANS[Fr./İng. < RESONANCE]
( Titreşim. İLE Düzgün itmelerin etkisiyle bir salınım genliğinin artışı. )
- VİBRASYON/VİBRATION[İng.] değil/yerine/= TİTREŞİM
- VİBRASYON ile VİBRASYONLU ile VİBRASYON TECRİDİ
- VIBRATION vs. FLUCTUATION
- VİBRATÖR değil/yerine/= TİTREŞTİRİCİ
- VİCÂ'[Ar.] ile VİCÂ'[Ar. < VECÂ] ile VİCÂH[Ar. < VECH]
( ... İLE Ağrılar, sızılar. İLE Yüzleşme, yüzyüze gelme. )
- VİCÂHÎ HÜKÜM[Ar.] değil/yerine/= YÜZE KARŞI YARGI
- VİCÂHÎ değil/yerine/= YÜZ YÜZE
- VİCÂL[Ar. < VECL] ile VİCÂR[Ar. çoğ. EVCİRE, VÜCÜR]
( Korkaklar. İLE Kurt, aslan gibi yırtıcı hayvan yatağı, in. | Sel suyunun oyduğu yer. )
- VİCDAN AZÂBI değil/yerine/= BULUNÇ/DUYUNÇ ACISI
- VİCDAN [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]
- VİCDAN ile AKIL
( Değerlere dayanır. İLE Kurallara dayanır. )
- VİCDAN[Ar. < VCD]["VİJDAN" değil!] değil/yerine/= BULUNÇ/DUYUNÇ
- VİCDAN ile/ve/değil EŞİK
- VİCDAN ile/||/<> GAM
- VİCDAN ve/||/<> İHLÂS
( Tek (")tapınağımız/mâbedimiz("). VE/||/<> Yönetimimiz/yöneticimiz, hâkimiyetimiz//hakimimiz. )
- VİCDAN ile/ve/||/<> İNSAF
- VİCDAN ve/=/||/<> MÂBED
- VİCDAN ile/ve NAZAR
( Zihnin kendini gözlemlemesi, mütâlâ ve müşâhede etmesi. İLE/VE Aklın kendini gözlemlemesi, mütâlâ ve müşâhede etmesi. )
- VİCDAN ile/ve/değil/||/<>/< SORUMLULUK
- VİCDAN ile/ve/<> VAHİY
- VİCDAN ile VİCDANİ ile VİCDANLI/LIK ile VİCDANSIZ/LIK ile VİCDANSIZCA ile VİCDAN AZABI
- VİCDÂNEN değil/yerine/= BULUNÇÇA
- VİCDÂNÎ AHLÂK ile/ve/<> İDRÂKÎ AHLÂK ile/ve/<> İRFÂNÎ AHLÂK
( MORALS OF CONSCIENCE vs./and/<> MORALS OF PERCEPTION vs./and/<> MORALS OF WISDOM )
- VİCDÂNÎ DİN ve/+/||/<> AHLÂKSIZLIK
- VİCDÂN-I MUNSİFÂNE değil/yerine/= DUYUŞLU BULUNÇ
- VİCDÂNÎ[Ar.] değil/yerine/= BULUNCUL
- VİCDAN/LI ile/değil/ne yazık ki/>< KORKU/KORKAK
- VİCDANSIZ FİKİR/FİKİRSİZ VİCDAN yerine AKIL
( REASON instead of IDEA WITHOUT CONSCIENCE/CONSCIENCE WITHOUT IDEA )
- VİCDANSIZ/LIK değil/yerine/>< YÜREKLİ/LİK
- VİCHNEVSKİ, İVAN (BASKİESKA, RUSYA, 1957 - 1995) :
( Fenerbahçe'den transfer edildi ve iki sezon (1990 - 1992) Sarıyer'de tescilli kaldı. Bu süre içinde 40 lig, 5 kupa ve 1 turnuva maçı olmak üzere 46 resmi ve ayrıca 15 özel maçla birlikte toplam olarak 61 maçta Sarıyer takımında oynadı. 1991/92 sezonunda sakatlanarak futbolu bıraktı, 1995'te vefât etti. )
- VICIK VICIK (KAYGAN, YAĞLI)
- VICIKLAMAK ile VICIK/LIK ile VICIK VICIK
- VICIRDAMAK ile VICIRDAŞMAK
- VICTIM :/yerine KURBAN
- VICTOR FRANKL ve/||/<> IRVIN YALOM
- VICTORIA GÖLÜ ve/||/<> MALAWI GÖLÜ
( Afrika'nın en büyük, dünyanın ikinci büyük tatlı su kaynağıdır. VE/||/<> Dünya üzerindeki öteki tatlı su düzeninde bulunmayan canlılara ev sahipliği yapmaktadır. )
- VICTORY :/yerine ZAFER
- VİDA:
ALYAN ile/değil TORK
( Tüm dünyada. İLE/DEĞİL İngiliz ve Fransız ürünlerinde. )
- VİDA[İt. < VITE] ile/ve/||/<> TORNAVİDA[İt. < TORNO-VITE]
( Döndürülerek bir yere sokulan burmalı çivi. İLE/VE/||/<> Vidaları söküp takmakta kullanılan, ucu düz, yıldız ya da farklı biçimlerde olabilen araç. )
- VİDA ile AĞAÇ VİDASI
( ... İLE Ahşap malzemeyi bağlamak için kullanılan, kalın konik gövdeli, büyük adımlı, milinin başa doğru bölümü yivsiz olan vida. )
( ... vs. WOOD SCREW/WOODSCREW )
( ... avec VIS À BOIS )
( ... mit Holzschraube )
- VİDA[İt.] ile UZUNDİŞ
( Döndürerek bir yere sokulan burmalı çivi. İLE Boruları döndürmeden eklemeyi sağlayan ve bir ek bileziğiyle bir ters somunu alacak uzunlukta açılmış vida. )
- VİDÂC[Ar.] ile VİDÂCÎ[Ar.]
( Boyun damarlarından biri. İLE Boyun damarlarından biri ile ilgili. | Boyun kara damarı. )
- VİDA[İt. VİTE] ile/ve/değil/||/<> BİJON
( Döndürülerek bir yere sokulan burmalı çivi. İLE/VE/DEĞİL/||/<> Motorlu taşıtlarda jantın şafta sabitlenmesi için kullanılan bir tür cıvata. )
- VİDALAMAK ile VİDALANMAK ile VİDA ile VİDALI ile VİDASIZ
- VIDEO FREQUENCY[İng.] / FRÉQUENCE VIDÉO[Fr.] / VIDEOFREQUENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= VİDEO FREKANSI
- VİDEO değil/yerine/= GÖREZ
- VIDEO :/yerine VİDEO
- VİDEO ile VİDEOCU/LUK
- VIDI VIDI (KONUŞMAK)
- VIDIE'S BAROMETER[İng.] / VIDIE-BAROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= VİDİE BAROMETRESİ
- BAROMÈTRE DE VIDIE[Fr.] ile/değil/yerine/= VİDİE BASINÇLIKLERİ
- VİDO ile VİDOLU ile VİDOSUZ
- VİETNAM'IN:
ADALARI ve/<> HA LONG BAY
( [Vietnam'ın] Doğal güzelliği ile Tayland, Malezya ya da Filipinler ile rekabet edecek durumda 3000 adası bulunmaktadır.[Ancak 1600'ünün adı bulunmaktadır.] VE/<> Etkileyecilikleri çok yüksek olan turistik adaları. )
- VIEW :/yerine MANZARA, GÖRÜŞ
- VIEWER :/yerine İZLEYİCİ
- VİGİZM(WHIGGISM) ile/ve ANAKRONİZM
( Bugünün kavramlarını/olgularını, geçmişe taşımak. | Zamanın, gelenek ve ahlâk anlayışına uymayan tutum. | Olay tarihinde yanılma. İLE/VE Geçmişi, bugünün kavramlarını verecek biçimde düzenlemek. | Tarihî gelişimi, günümüzdeki herhangi bir kavramı ortaya çıkaracak biçimde örgütlemek. )
- VİGİZM(WHIGGISM) ile ÜTOPYA[< Yun.]
( Bugünün kavramlarını/olgularını, geçmişe taşımak. | Zamanın, gelenek ve ahlâk anlayışına uymayan tutum. | Olay tarihinde yanılma. İLE "Kurgusal/aşırı hayalci geleceği" "kabul ederek", bugüne ya da yakın geleceğe çekme (boş) "çabası". )
- VİGLA ile VİGLACI
- VİGLA[İt.] değil/yerine/= NÖBET YERİ
( Savaş ve ticaret gemilerinin direklerine ve dalyanlarda, dikine gömülmüş gönderler üzerine, gözcülerin nöbet tutmaları için yapılmış yer. )
- VIGO(U)R vs. POWER
- VİHÂM[Ar.] ile VİHÂM[Ar. < VAHÎM]
( Aş yerme. İLE Vahim olan şeyler. )
- VİJİLANS/VIGILANCE[İng.] değil/yerine/= UYANIKLIK | SÜREÇ İZLEM
- VİJNANA[Sansk.] ile ...
( Bilinç. Yargı yeteneğinin yardımıyla kavrayıp anlama. )
- VİJNANA ile/||/<> ANTAHKARANA ile/||/<> SKANDHA
( Bilinç. Yargı yeteneğinin yardımıyla kavrayıp anlama. @@ Psişe, zihin. Zihin kolektif anlamda zekâ, ego ve zihni içerir. @@ Kişiliğin bir kısmı. Şekil, his, düşünce, oluşma, bilinç. )
- VİK VİK
- VİKTORYA ÇAĞLAYANLARI değil/< GÜRLEYEN DUMANLAR ÇAĞLAYANI
( Dünyanın en geniş şelâlesi.[1700 m.][Debisi, en yağışlı dönemde 500 milyon litre][Ort. 100 m.'den dökülmektedir] )
( 1855 yılında, Dr. Livingstone, Mokololo kabilesine, hasta olarak bir hafta zorunlu konuk olduktan sonra 13 gün süren bir yolculuk sonunda kşefetmiş ve dönemin İngiltere kraliçesinin adını vermiştir.[Kraliçe Viktorya, kendi adını taşıyan bu şelâleyi hiçbir zaman görememiştir.] )
( Zimbabwe ve Zambiya doğal sınırını da oluşturmaktadır. Zimbabwe tarafında yer alan bıçak ağzı noktası[knife edge point] olarak anılan kayalıkların üstünden dökülür. )
( ... değil/< MOSİ OA TUNYA )
- VİKUNYA ile ...
( Güney Amerika'ya özgü, memeli bir hayvan. )
- VİLADİ[Ar.] değil/yerine/= DOĞUŞTAN
- VİLÂYÂT-I SELÂSE[Ar.] ile VİLÂYÂT-I SİTTE[Ar.]
( 3 ŞEHİR ile 6 ŞEHİR )
( Selânik, Manastır, Kosova'ya verilen ortak ad. İLE Erzurum, Van, Harput[Mâmûretülazîz]/Elazığ, Sivas, Bitlis ve Diyarbakır'a verilen ortak ad. )
- VİLÂYET değil/yerine/= İL
- VİLAYET ile VİLAYET BİNASI
- VİLAYETLEREVİ SOSYAL TESİSLERİ :
( İstanbul Valiliğine ait Vilayetler Evi Araba Yolu Caddesi üzerinde, deniz cephelidir. )
- VİLAYETLEREVİ :
( İstanbul Özel İdaresi bünyesindedir. Kireçburnu ile Tarabya arasında ve Tarabya sınırları içinde bulunan deniz cepheli sosyal tesislerdir. )
- VİLDAN[Ar.] ile VİCDAN[Ar.]
( Bebekler, çocuklar. | Hizmetçiler, kullar, köleler. İLE Bulunç. )
- VILLAGE :/yerine KÖY
- VİLLA[İt.] ile/ve ŞALE/CHALET
( Yazlıkta ya da kent dışında, bahçeli ve güzel, müstakil ev. İLE/VE İsviçre'ye özgü villa tipi ev. )
- VİLÜS/VILLUS, VILLI[İng.] değil/yerine/= PARMAKSI ÇIKINTI
- VİNAYANA ile ...
( Budist keşişler tarafından uygulanan disiplin. )
- VİNÇ[İng.]/MATAFORA ile PALANGA[İt. < PALANCO]
( Ağır yük kaldırmaya yarayan araç. İLE Bir halatla makaralardan oluşturulan, ağır nesneleri kaldırmaya, sağa sola döndürmeye yarayan donanım. )
- VİNÇ ile VİNÇLİ
- VİNÇA DAMGALARI ile/ve/||/<>/> ORHUN ABECELERİ
- VINICUNCA ile ZHANGYE DANXIA
( Peru'da. İLE Çin'de. )
(
ile
)
- VINYL ACETATE[İng.] / ACETATE DE VINYLE[Fr.] / VINYLACETAT[Alm.] ile/değil/yerine/= VİNİL ASETAT/ASETET
- VINYL ACETYLENE[İng.] / VINYLACÉTYLÉNE[Fr.] / VINYLACETYLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= VİNİL ASETİLEN
- VINYL COMPOUND[İng.] / COMPOSÉES VINYLQUES[Fr.] / VINYLVERBINDUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= VİNİL BİLEŞİĞİ
- VINYL BUTYRATE[İng.] / BUTYRATE DE VINYLE[Fr.] / VINYLBUTYRAT[Alm.] ile/değil/yerine/= VİNİL BÜTİRAT
- VINYL ETHER[İng.] / VINYLÉTHER, ETHER VINYLIQUE[Fr.] / VINYLÉTER[Alm.] ile/değil/yerine/= VİNİL ETER
- VINYL ETHYL ETHER[İng.] / VINYLÉTHYLÉTHER[Fr.] / VINYLÉTHYLÉTER[Alm.] ile/değil/yerine/= VİNİL ETİL ET(H)ER
- VINYL ETHYL HEXOATE[İng.] / HEXOATE DE VINYLÉTHYLE[Fr.] / VINYLÉTHYLHEXOATE[Alm.] ile/değil/yerine/= VİNİL ETİL HEKZOAT
- VINYL ETHYLPYRIDINE[İng.] / VINYLÉTHYLPYRIDINE[Fr.] / VINYLÉTHYLPYRIDIN[Alm.] ile/değil/yerine/= VİNİL ETİL PİRİDİN
- VINYL ETHYLHEXYL ETHER[Fr.] ile/değil/yerine/= VİNİL ETİLHEKZİL ETER
- VINYL FLUORIDE[İng.] / FLUORURE DE VINYLE[Fr.] / VINYLFLUORID[Alm.] ile/değil/yerine/= VİNİL FLORÜR
- VINYL ISOBUTYL ETHER[İng.] / ÉTHER VINYLISOBUTYLIQUE[Fr.] / VINYLISOBUTYLÉTER[Alm.] ile/değil/yerine/= VİNİL İZOBÜTİL ETHER
- VINYL STABILIZERS[İng.] / STABILISANTS DE VINYLE[Fr.] / VINYLSTABILISATOREN[Alm.] ile/değil/yerine/= VİNİL KARARLILAŞTIRICILARI
- VINYLCARBAZOLE[İng.] / VINYLCARBAZOLE[Fr.] / VINYLCARBAZOL[Alm.] ile/değil/yerine/= VİNİL KARBAZOL
- VINYL CHLORIDE[İng.] / CHLORURE DE VINYLE[Fr.] / VINYLCHLORID[Alm.] ile/değil/yerine/= VİNİL KLORÜR
- VINYL METHYL ETHER[İng.] / VINYLMÉTHYLÉTHER[Fr.] / VINYLMETHYLÉTER[Alm.] ile/değil/yerine/= VİNİL METİL ETER/ETHER
- VINYL BUTYL ETHER[İng.] / VINYLBUTYLÉTHER[Fr.] / VINYLBUTYÉTER[Alm.] ile/değil/yerine/= VİNİL N-BÜTİL ETER/ETHER
- VINYL PYRIDINE[İng.] / PYRIDINE DE VINYLE[Fr.] / VINYLPYRIDIN[Alm.] ile/değil/yerine/= VİNİL PİRİDİN
- VINYL PLASTICS[İng.] / PLASTIQUES VINYLIQUE[Fr.] / VINYLKUNSTSTOFFE[Alm.] ile/değil/yerine/= VİNİL PLASTİKLERİ
- VINYL PROPIONATE[İng.] / PROPIONATE DE VINYLE[Fr.] / VINYLPROPIONAT[Alm.] ile/değil/yerine/= VİNİL PROPİYONAT
- VINYL CYCLOHEXENE DIOXIDE[İng.] / BIOVIDE DE VINYLECHOLÉHEXÈNE[Fr.] / VINYLCYCLOHEXENDIOXYDE[Alm.] ile/değil/yerine/= VİNİL SİKLOHEKSEN DİOKSİT
- VINYL CYCLOHEXENE MONOXIDE[İng.] / MONOXYDE DE VINYLCYCLOHEXÈNE[Fr.] / VINYLCYCLOHEXENMONOXYDE[Alm.] ile/değil/yerine/= VİNİL SİKLOHEKSEN MONOKSİT
- VINYL CYCLOHEXENE[İng.] / VINYLCYCLOHEXENE[Fr.] / VINYLCYCLOHEXEN[Alm.] ile/değil/yerine/= VİNİL SİKLOHEKSEN
- VINYL-SS-ETHOXYETHYL SULFIDE[İng.] ile/değil/yerine/= VİNİL-SS-ETOKSİETİL SÜLFÜR
- VINYL STEARATE[İng.] / STÉARATE DE VINYLE[Fr.] / VINYL STEARAT[Alm.] ile/değil/yerine/= VİNİL STEARAT
- VINYL TOLUENE[İng.] / TOLUÉENE DE VINYLE[Fr.] / VINYLTOLUID[Alm.] ile/değil/yerine/= VİNİL TOLUEN
- VINYL TRICHLOROSILANE[İng.] / TRICHLOROSILANE DE VINYLE[Fr.] / VINYLTRICHLOROSILANE[Alm.] ile/değil/yerine/= VİNİL TRİKLOROSİLAN
- SULFURE DE VINYLÉTHOXYÉTHYLE[Fr.] / VINYLÉTHOXYÉTHYLSULFID[Alm.] ile/değil/yerine/= VİNİL-Β-ETOKSİETİL SULFÜR
- VİNİL ile/||/<> ALLİL
( Vinil çift bağa bitişik İLE allil bir karbon ötededir )
( Formül: CH₂=CH- İLE CH₂=CH-CH₂- )
- ELDIVEN:
VİNİL ile/ve/||/<>/> LATEKS ile/ve/||/<>/> NİTRİL
( Tek kullanımlık eldivenler içinde, nitril eldivenler vinil ve lateks eldivenlerle karşılaştırılabilir. Nitril eldiven ile lateks eldivenler karıştırılsa da aralarında birçok fark mevcut. Lateks eldivenler farklı iş alanlarında genel olarak rahat bir kullanım sunar, buna ek olarak kullanım kolaylığı ve konfor da sunmaktadır. Pudralı olabilen lateks eldivenlerin nitril eldivene göre içerdiği dezavantaj ise alerjik reaksiyona neden olabilmesidir. Latekse alerjisi olanların kullanamadığı eldivenler, sektörel olarak geniş bir kullanım alanına sahiptir.
Lateks eldivenler, sağlık merkezleri başta olmak üzere temizlik işlerinde, otomotiv ve birçok endüstride yeğlenir. Elastik ve biyobozunur bir ürün olması lateksin avantajı iken, nitril eldivene göre delinme ve kimyasallara göre daha düşük bir dirence sahiptir. Bu nedenle nitril eldivenler, lateks eldivenlere göre hem alerjen olmaması hem de yüksek dirence sahip olması ile ön plana çıkmaktadır. Nitril eldivenler, lateks içermeyen bir yapıdadır. Pudralı ve pudrasız olarak tercih edilebilen nitril eldivenler uzun süre kullanıma izin vermektedir. Lateks ve nitril eldivenlerle birlikte anılan vinil eldiven ise petrol bazlı bir filmden üretilen eldivenlerdir. Vinil eldivenler, nitril ve latekse göre daha az koruyucudur. )
( Nitril eldivenlerin kullanıldığı alanlar:
Farklı sektörlerde, çalışanların güvenliği için yeğlenen nitril eldivenler, muayene eldiveni olarak da bilinmektedir. Nitril eldivenin kullanım amacı değişken olabilir. Kimyasal nesnelerle doğrudan değilen iş alanlarında nitril eldiven yeğlenir. Laboratuvarlar da nitril eldivenlerin kullanıldığı alanlardandır. Buna ek olarak inşaatlarda ya da alkol bazlı ürünlerin yer aldığı işletmelerde de nitril eldiven, çalışanların ellerini tehlikeli nesnelere karşı koruması ile ön plana çıkmaktadır. Nitril eldivenin içinde genellikle pamuktan üretilmiş bir astar yer alır. Nitril kaplaması ise temel görevi gerçekleştirir ve tehlikeli nesnelere karşı koruma sağlar.
Nitril eldivenin temel özellikleri:
- Kimyasal nesnelere karşı direnç gücü yüksektir, delinmeye karşı dirençlidir.
- Sızdırmaz yapıya sahip olması ile güvenlidir.
- Gerilmelere karşı dayanıklıdır.
- Farklı sektörlerde, farklı amaçla kullanılabilir ve uzun bir raf süresine sahiptir.
Nitril eldivenler, özel isteklere göre kabartmalı, pudrasız ya da %100 nitril gibi seçeneklere de sahiptir. Sanayinin çeşitli alanlarında, tamir merkezlerinde, üretim merkezlerinde, laboratuvarlarda ve inşaatlarda kullanılabilen nitril eldivenler, vinil ve lateks ile farklar içerir. )
- VINYL[İng.] / VINYLE[Fr.] / VINYL[Alm.] ile/değil/yerine/= VİNİL
- VINYLIDENFLUORID[Alm.] ile/değil/yerine/= VİNİLİDEN FLORÜR
- VINYLIDENCHLORID[Alm.] ile/değil/yerine/= VİNİLİDEN KLORÜR
- VINILDENKUNSTHARZE[Alm.] ile/değil/yerine/= VİNİLİDEN REÇİNESİ
- VINYLIDENE FLUORIDE[İng.] / FLUORURE DE VINYLIDÉNE[Fr.] ile/değil/yerine/= VİNİLİDİN FLORÜR
- VINYLIDENE CHLORIDE[İng.] / CHLORURE DE VINYLID+A2024NE[Fr.] ile/değil/yerine/= VİNİLİDİN KLORÜR
- VINYLIDENE RESIN)[İng.] / RÉSINE DE VINILDÉNE[Fr.] ile/değil/yerine/= VİNİLİDİN REÇİNESİ
- VINYLATION[İng.] / VINYLATION[Fr.] / VINYLATION[Alm.] ile/değil/yerine/= VİNİLLEME
- VINOYON[İng.] ile/değil/yerine/= VİNİON
- VİNTERİZE ile VİNTERİZASYON
- VINYON[Fr.] / VINYON[Alm.] ile/değil/yerine/= VİNYON
- VIOLATE :/yerine İHLAL ETMEK
- VIOLATION :/yerine İHLAL
- VIOLENCE :/yerine ŞİDDET
- VIOLENT :/yerine ŞİDDETLİ
- VIOLLE[Alm.] ile/değil/yerine/= VİOLLE
- VIOMYCINE[Fr.] / VIOMYSIN[Alm.] ile/değil/yerine/= VİOMİSİN
- VİP değil/yerine/= ÇÖK (ÇOK ÖNEMLİ KONUKLAR)
- VİPARİNAMA ile ...
( Değişim, dönüşüm. )
- VİPARİNAMA ile/||/<> VİPPASSANA ile/||/<> VİNAYANA
( Değişim, dönüşüm. @@ Sezgi. İçe yönelme ya da idrak. @@ Budist keşişler tarafından uygulanan disiplin. )
- VİPASYANA ile VİPPASSANA
( Sezgi meditasyonu. İLE Sezgi. İçe yönelme ya da idrak. [Tendai Okulu] )
- VIR VIR (KONUŞMAK)
- VIR VIR ile VIRT ZIRT
- VİRA[İt.] ile VİYA[İt.]
( Durmadan, aralıksız. | Maçuna ve başka makinelerin çevrilmesi için verilen komut. İLE Dümeni ortaya alarak, gemiyi, bulunduğu doğrultuda yürütme. | Gemiye, belirli bir doğrultu verildikten sonra, aynı doğrultuda tutulması için dümenciye verilen komut. )
- VİRA[İt.] değil/yerine/= DURMADAN/ARALIKSIZ
- VİRAJ[Fr. < VIRAGE] değil/yerine/= DÖNEMEÇ
- VIRAKLAMAK ile VIRAKLAMA
( CROAK vs. CROAKING )
( غارغار کردن ile نعيب کردن ile صداي کلاغ ile قار قار کردن ile غار غار )
( GHARGHAR KARDAN ile NEYBE KARDAN ile SADAY KOLAGH ile GHAR GHAR KARDAN ile GHAR GHAR )
- DÉVELOPPEMENT VIRAL[Fr.] ile/değil/yerine/= VİRAL AÇILIM
- VİRAL BULAŞ ile/||/<> BAKTERİYEL BULAŞ
( Virüslerin neden olduğu, genellikle kendiliğinden iyileşen bulaşlar. İLE/||/<> Bakterilerin neden olduğu, antibiyotiklerle tedavi edilebilen bulaşlar. )
- VİRAN KÖYDEN ile ...
( HARAÇ DA, ÖŞR DE ALINMAZ/DI )
- VİRAN[Fars.] değil/yerine/= YIKIK
- VİRÂNE[Fars.] değil/yerine/= YIKINTI/ÖREN
( Yıkık, harap yer. | Yıkılmış ya da yanmış olan yapılardan geriye kalan. )
(1996'dan beri)