Bugün[03 Nisan 2026]
itibarı ile 27.963 başlık/FaRk ile birlikte,
27.963 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(95/113)


- LIQUID HELIUM[İng.] / HÉLIUM LIQUIDE[Fr.] / FLÜSSIGE MODIFIKATION DES HELIUMS[Alm.] ile/değil/yerine/= SIVI HELYUM


- LIQUID-SOLID CHROMATOGRAPHY[İng.] ile/değil/yerine/= SIVI-KATI KROMATOGRAFİSİ


- LIQUID CATHODE[İng.] / CATHODE LIQUIDE[Fr.] / FLÜSSIGE KATHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= SIVI KATOT


- BİLLUR-İ SEYYALE[Osm.] / LIQUID CRYSTAL[İng.] / CRISTAL LIQUIDE[Fr.] / FLÜSSIGKRISTALL[Alm.] ile/değil/yerine/= SIVI KRİSTAL


- LIQUID LASER[İng.] / LASER LIQUIDE[Fr.] / FLÜSSIGKEITSLASER[Alm.] ile/değil/yerine/= SIVI LAZER


- POMPE DE CIRCULATION[Fr.] ile/değil/yerine/= SIVI POMPASI


- SOLVATION[İng.] / SOLVATISIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SIVI SARILIM/SARILMIŞ


- SOLVATION[Fr.] ile/değil/yerine/= SİVİ SARILIM


- LIQUID SILEX[İng.] ile/değil/yerine/= SIVI SİLEKS


- LIQUID-LIQUID CHROMATOGRAPHY[İng.] ile/değil/yerine/= SIVI-SIVI KROMATOGRAFİSİ


- DELK-İ MÂYÎ[Osm.] / LIQUID FRICTION[İng.] / FROTTEMENT DU LIQUIDE[Fr.] / FLÜSSIGE REIBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SIVI SÜRTÜNMESİ


- CELLS WITHOUT LIQUID JUNCTION[İng.] ile/değil/yerine/= SIVI TEMASI OLMAYAN GÖZELER/HÜCRELER


- LIQUID JUNCTION[İng.] ile/değil/yerine/= SIVI TEMASI


- LIQUID[İng.] / LIQUIDE[Fr.] / FLÜSSIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= SIVI


- COEFFICIENT OF EXPANSION OF LIQUIDS[İng.] / COEFFICIENT DE L'EXPANSION DES LIQUIDES[Fr.] / FLÜSSIGKEITSAUSDEHNUNGSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= SIVILARIN GENLEŞME KATSAYISI


- EXPANSION OF LIQUIDS[İng.] / EXPANSION DES LIQUIDES[Fr.] / FLÜSSIGKEITSAUSDEHNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SIVILARIN GENLEŞMESİ


- LIQUEFACTION CURVE[İng.] / COURBE DE LIQUÉFACTION[Fr.] / VERFLÜSSIGUNGSKURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= SIVILAŞMA EĞRİSİ


- LIQUEFIED NATURAL GAS, LNG[İng.] ile/değil/yerine/= SIVILAŞTIRILMIŞ DOĞAL GAZ, LNG


- LIQUEFIED PETROLEUM GAS, LPG[İng.] ile/değil/yerine/= SIVILAŞTIRILMIŞ PETROL GAZI, LPG, LPG


- LIQUEFACTION[İng.] / LIQUÉFACTION[Fr.] / VERFLÜSSIGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SIVILAŞ(TIR)MA


- SİVİLCE ile ERGENLİK SİVİLCESİ/ERGENCE/AKNE[Yun.] ile SİVİLCEMSİ/AKNEİFORM

( SİVİLCE TERİMLERİ
ANDROJEN
Temel erkeklik hormonu; ancak daha düşük düzeyde bayanlarda da bulunur.

BEYAZ NOKTA
Cilt yüzeyinde görülen bazen beyazımsı, bazen de ciltle aynı renkte küçük pütürler, kapalı komedon olarak geçer.

FOLİKÜL
Ciltte bulunan, kıl kökünü barındıran, yağ bezinin bir kanal aracılığı ile içine açıldığı ve kendisi de bir gözenekle cilt yüzeyine açılan anatomik yapı. Bu gözenekler cildin hemen hemen tamamında bulunur. Salgılanan yağlı sebum gözenekler aracılığıyla cildin yüzeyine atılır.

HORMON
Gövdede değişik salgı bezlerinden salgılanan ve tüm gövde işlevlerini düzenleyen kimyasal nesneler.

KOMEDON
Siyah nokta ve pütürlerin genel adı.

LEZYON
Hekimler tarafından çeşitli oluşumları anlatmak için kullanılan bir terim.

MİKROKOMEDON
Gözle görülemeyen sadece büyüteç yardımıyla görülebilen, gözenekleri tıkamış tıkaçlar. Bunlar genelde, zaman içinde siyah ve/veya beyaz noktalara ve daha sonra da sivilcelere yol açarlar.

NODÜLER AKNE
Genellikle dışarı açılıp akmayan ama ele gelen bir sertlik biçiminde olan, iri, bir kısmı, üzerine basıldığıda ağrı veren büyük lezyonlar. Kist, nodüle benzer özellikleri de olan ama sonuçta farklı bir lezyondur. Bu durumdaki akneler düzelince genellikle iz ya da leke bırakır.

NON-KOMEDOJENİK
Bu terim genellikle, akne yapma riski olan kozmetik ürünlerin, akneye yol açmadıklarını anlatmak amacıyla kullanılır.

P. ACNES
Bir bakteri adı. Bu bakteri normalde de cildimizde bulunur. Ancak, gözenekler tıkandığıda dışarı atılamayan yağlı sebum maddesi içinde aşırı miktarlarda çoğalarak akneye yol açabilir.

PAPÜL
Küçük, çevresine göre kabarık, ancak iltihaplı beyaz "baş"ı olmayan kırmızı sivilceler.

PÜSTÜL
Çevresi kırmızı, çok büyük olmayan ama ortasında beyaz uç olan, irinli sivilceler.

SEBASE BEZ
Deriye yağını veren nesneyi salgılayan küçük bezler, yağ bezleri.

SEBUM
Yağ bezleri(sebase bezler) tarafından salgılanan yağdan zengin bir madde. Özellikle gençlik yıllarının başlarında çok fazla salgılandığı bilinmektedir.

SİYAH NOKTA
Cilt yüzeyinde görülen siyah küçük noktacıklar. Bulunduğu yerdeki gözeneklerin tıkanmış olduğu anlaşılır. Açık komedon olarak bilinir.

)

( BECE, BİSRE [BİSR: Gövdesi sivilceli kişi.], BESR/BESERE[çoğ. BESÛR] ile ...
TEBESSÜR: Sivilce çıkması. )

( PERÛŞ ile ... )

( PIMPLE vs. ACNE )


- AREOMETER[İng.] / ARÉOMÉTRE[Fr.] / ARÄOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= SIVIÖLÇER


- SİVRİSİNEK ile/ve TATARCIK/ANOFEL[Yun.]["ANAFEL" değil!]

( ... İLE/VE Sayrılık, sıtma mikrobu bulaştıran sivrisinek. )

( CULEX PIPIENS cum/et ANOPHELES MACULIPENNIS )


- SIX :/yerine ALTI


- SİYABEND[Fars.] değil/yerine/= GÖLGE


- RAYONNEMENT DE CORPS NOIR[Fr.] ile/değil/yerine/= SİYAH CİSİM İSİMLERİ


- BLACK-BODY TEMPERATURE[İng.] / TEMPÉRATURE DU CORROPS NOIR[Fr.] / SCHWARZTEMPERATUR[Alm.] ile/değil/yerine/= SİYAH CİSİM SICAKLIĞI


- BLACK PHOSPHORUS[İng.] ile/değil/yerine/= SİYAH FOSFOR


- GRAPHIT[Alm.] ile/değil/yerine/= SİYAH GRAFİT


- BLACK LEAD[İng.] / GRAPHITE[Fr.] ile/değil/yerine/= SİYAH KURŞUN, GRAFİT


- BLACK TELLURIUM[İng.] ile/değil/yerine/= SİYAH TELLÜR


- TELLURO NOIR[Fr.] / TELLURGLANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= SİYAH TELLÜRYUM


- SİYÂH[Fars.] değil/yerine/= KARA


- SİYAM İKİZLERİ[İng. SIAMESE TWINS] ile/||/<> SİYANOBAKTERİ[İng. CYANOBACTERIA]

( Çoğunlukla kalçalarından, göğüs ya da karınlarından bağlı olan bu ikizler döllenmiş bir tek yumurtanın gelişmesi ve bu gelişim sırasındaki ayrışma sorunları ve gelişimsel bozukluklar ile oluşurlar. Seyrek de olsa başlarından bitişik doğan ikizler de vardır. Bu durum ilk kez Siyamlı kardeşler Chang ve Eng'de görüldüğü için bu adı almıştır. Dilimizde "yapışık ikiz" olarak da adlandırılır. @@ Tek gözeli, fotosentetik prokaryot. Mavi-yeşil alg olarak da isimlendirilir. Klorofil a içerir, ancak kloroplast içermez.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- CYANINE DYE[İng.] ile/değil/yerine/= SİYANİN BOYAR NESNESİ


- SİYANOZ/CYANOSIS[İng.] değil/yerine/= MORARMA


- SİYASETÇİ/POLİTİKACI[İng. < Yun.] değil/yerine/= YÖNETKİCİ


- SİYASİ HAKLAR değil/yerine/= YÖNETKİL ÜLEVLER


- SİYASİ PARTİ değil/yerine/= YÖNETKİL BİREL


- SİYASİ/SİYASAL/POLİTİK değil/yerine/= YÖNETKİL


- SİYASİ TEŞKİLAT değil/yerine/= YÖNETKİL ÖRGÜT


- STRIPPING VOLTAMETRY[İng.] ile/değil/yerine/= SİYIRMA VOLTAMETRİSİ


- ABBEIZEN[Alm.] ile/değil/yerine/= SIYIRMA


- STRIPPING[İng.] ile/değil/yerine/= SİYIRMA


- SIZE :/yerine BOYUT


- DURCHLASSSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= SIZINTI AKIMI


- DURCHLASSSTRAHLUNGSFLUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= SIZINTI AKISI


- DURCHLASSWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= SIZINTI DİRENCİ


- DURCHLASSINDUKTANZ, DURCHLAUFINDUKTANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= SIZINTI İNDUKTANSI


- DURCHLASSSTRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SIZINTI IŞINI


- LECKSTRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SIZINTI IŞINIMI


- DURCHLASSREAKTANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= SIZINTI REAKTANSI


- SEEPAGE[İng.] / SUINTEMENT[Fr.] ile/değil/yerine/= SIZMA


- ŞİZOFREN[Fr. < SCHIZOPHRÈNE] değil/yerine/= ÇOK KİŞİLİKLİ


- ŞİZOFRENİ[İng. SCHIZOPHRENIA] ile/||/<> EKOPRAKSİ[İng. ECHOPRAXIA] ile/||/<> ELEKTROKONVÜLSİF TERAPİ (EKT)[İng. ELECTROCONVULSIVE THERAPY] ile/||/<> HALÜSİNASYON[İng. HALLUCINATION] ile/||/<> KATATONİ[İng. CATATONIA]

( Kişinin sanrılar ve halüsinasyonlar görmesine, düzensiz düşünce ve davranışlarda bulunmasına sebep olan zihinsel bozukluk. Şizofreni hastaları sanrılar ve halüsinasyonlar sebebiyle günlük hayatlarında birçok engelle` karşılaşabilirler. @@ Başka bir kişinin hareketlerinin istemsiz olarak taklit edilmesidir. Ekopraksi, şizofreni (özellikle katatonik şizofreni), Tourette Sendromu ve diğer bazı nörolojik hastalıkların bir özelliğidir. @@ Hastanın beynine kontrollü bir biçimde elektrik akımı göndererek hastalığın semptomlarını gidermeyi amaçlayan psikiyatrik tedavi yöntemi. Tedaviye artık yanıt vermeyen majör depresyon, bipolar bozukluk ya da şizofreni gibi ağır psikiyatrik hastalıklarda oldukça yaygın kullanılır. Elektrokonvülsif terapi, anestezi yoluyla hastanın bilinci kapalı bir biçimde yapılır. "Elektroşok tedavisi" olarak da bilinmektedir. @@ Kişinin, hiçbir uyarıcı nesne ya da durum olmadan gerçek olmayan şeyleri duyduğu, kokladığı, gördüğü ya da tattığı durum. "Varsanı" ismiyle de bilinmektedir. @@ Kişinin heyecan ve dalgınlık arasında gidip geldiği bir çeşit şizofreni. Katatonide görülen bulgular arasında şunlar yer almaktadır:

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SKA/SEREBRAL KAN AKIMI CEREBRAL BLOOD FLOW[İng.] değil/yerine/= BEYİN KAN AKIMI


- SKALA/SCALE[İng.] değil/yerine/= ÖLÇEK


- PRODUIT SCALAIRE[Fr.] / SKALARPRODUKT[Alm.] ile/değil/yerine/= SKALER ÇARPIM


- SKALER[İng. SCALAR] ile/||/<> DİVERJANS[İng. DIVERGENCE] ile/||/<> ÖZ ISI[İng. SPECIFIC HEAT] ile/||/<> SÜRAT[İng. SPEED]

( Sadece büyüklüğü olan, yönü olmayan bir niceliktir. Bir sayı ve birimle ifade edilir. Cebirsel olarak işlem yapılabilir. Koordinat dönüşümleri altında değişmezler. Sıcaklık, kütle, zaman, enerji, ısı, iş, basınç ve hacim skaler niceliklerdir. @@ Diverjans, diğer adıyla Uzaksama, üç boyutlu uzay işlemlerinde sıkça kullanılan bir terimdir. Akı yoğunluğu olarak tanımlanır. Skaler bir niceliktir. @@ Bir saf maddenin birim kütlesinin (1 g ya da 1 kg) sıcaklığını 1 °C (ya da 1 K) arttırmak için verilmesi gereken ısı miktarıdır. Birimi J/kg°C ya da J/kgK'dir. Ancak cal/g°C da kullanılabilir. Skaler ve türetilmiş bir büyüklüktür. Öz ısı maddenin ayırt edici bir özelliğidir. @@ Bir hareketli cismin birim zamanda aldığı yoldur. Alınan yol, skaler bir büyüklük olduğundan sürat de skaler bir büyüklüktür ve yönü yoktur. Süratin matematiksel formülü şu şekildedir:

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SKALAR[Alm.] ile/değil/yerine/= SKALER


- SKGS/HEALTH PROTECTION ENHANCEMENT SYSTEM[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK KORUMA GELİŞTİRME DÜZENİ


- SKİ[İng.] değil/yerine/= KAYAK


- SKI :/yerine KAYAK YAPMAK


- SKIATRON[İng.] / SKIATRON[Fr.] / SKIATRON[Alm.] ile/değil/yerine/= SKİATRON


- SKILL :/yerine BECERİ


- SKIN :/yerine CİLT, DERİ


- SCLERO-, SKLERO[İng.] / SCLERO[Fr.] / SCLERO[Alm.] ile/değil/yerine/= SKLERO


- SKLEROFİLİ[İng. SCLEROPHYLLY] ile/||/<> SKLEROTOM[İng. SCLEROTOME]

( Bir çeşit yapısal savunma olarak kullanılan sert ya da kart yapraklar (Yunanca sklēros- “sert” ve phullon- “yaprak” demektir.). @@ Embriyonik gelişim sırasında somitten ayrılıp, notokordu ve omuriliği çevreleyen ardından omurlara farklılaşan embriyonik göze kümesi. Somitler arasında bulunurlar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SKLEROZ/SCLEROSIS[İng.] değil/yerine/= SERTLEŞME | SERTLİK


- SKLEROZ[Fr. < Yun.] ile MULTIPLE SKLEROZ(MS)/ÇOKLU SERTLEŞİM

( İçindeki katılgan dokunun artmasından dolayı, bir örgen ya da dokunun, patolojik sertleşmesi. İLE Beyni ve omuriliği tutan, özbağışıklık hastalığı. )


- SKOLASTİK değil/yerine/= GÖRENEKÇİ


- SKOLASTİK değil/yerine/= OKULCUL/UK


- SCOMBRIN[İng.] ile/değil/yerine/= SKOMBRİN


- SKOPİ/SCOPY[İng.] değil/yerine/= GÖREÇLEME


- SCOPOMETER[İng.] ile/değil/yerine/= SKOPOMETRE


- SCOPOMETRY[İng.] ile/değil/yerine/= SKOPOMETRİ


- SKOR/SCORE[İng.] değil/yerine/= SAYI


- SKORLAMA/SCORING[İng.] değil/yerine/= SAYILAMA | PUANLAMA | DEĞERLENDİRME


- SCOTOSCOPE[İng.] / SCOTOSCOPE[Fr.] / SKOTOSKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= SKOTOSKOP


- SKRS/HEALTH CODING REFERENCE SERVER[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK KODLAMA REFERANS SUNUCUSU


- SKUAMÖZ/SQUAMOUS[İng.] değil/yerine/= YASSI


- SKY :/yerine GÖKYÜZÜ


- SL/SUBLINGUAL[İng.] değil/yerine/= DİL ALTI


- SLATER'S RULE[İng.] / RÈGLE DE SLATER[Fr.] / SLATER-REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= SLATER KURALI


- SLAVE :/yerine KÖLE


- SLAYT SHOW değil/yerine/= SAYDAMLA GÖSTERİ


- SLAYT/SLİDE[İng.] değil/yerine/= SAYDAM, YANSI


- SLAYT değil/yerine/= YANSI


- SLAYT[İng.] değil/yerine/= YANSI


- SLEEP :/yerine UYUMAK


- SLICE :/yerine DİLİM


- SLIDE :/yerine KAYMAK, SLAYT


- SLIGHT :/yerine HAFİF


- SLIGHTLY :/yerine HAFİFÇE


- SLIP :/yerine KAYMAK, SLİP


- SLOGAN[Fr./İng.]/KLİŞE[Fr. < CLICHÉ]/MOTTO[İt.] ile/değil/yerine/>< DÜŞÜNME/DÜŞÜNCE

( Kısa ve çarpıcı, propaganda sözü. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Düşünülmüş söz. )


- SLOW :/yerine YAVAŞ


- SLOW değil/yerine/= YAVAŞ


- SLOWLY :/yerine YAVAŞÇA


- SMALL :/yerine KÜÇÜK


- SMART CONTRACTS[İng.] değil/yerine/= AKILLI SÖZLEŞMELER


- SMART :/yerine AKILLI


- SMELL :/yerine KOKU, KOKLAMAK


- SMILE :/yerine GÜLÜMSEMEK


- SMİR/SMEAR[İng.] değil/yerine/= YAYMA


- SMOKE :/yerine DUMAN, SİGARA İÇMEK


- SMOOTH :/yerine DÜZGÜN, PÜRÜZSÜZ


- SMS/SHORT MESSAGE SERVICE[İng.] değil/yerine/= KISA İLETİ HİZMETİ


- SMTP/SİMPLE MAIL TRANSFER PROTOCOL[İng.] değil/yerine/= BASIT POSTA AKTARIM PROTOKOLÜ (ELEKTRONİK POSTA GÖNDERMEDE)


- SN/SERIAL NUMBER[İng.] değil/yerine/= DİZİ NUMARASI


- SNAP :/yerine ŞİPŞAK ÇEKMEK


- SNARE[İng.] değil/yerine/= KAPAN


- SNELLIUSSCHES BRECHUNGSGESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= SNELL KIRILMA YASASI


- SNELL KAVÂNİNİ[Osm.] / SNELL'S LAWS[İng.] / LOIS DE SNELL[Fr.] / SNELLSCHE GESETZE[Alm.] ile/değil/yerine/= SNELL YASALARI


- SNOB/İZM değil/yerine/= ZÜPPE/LİK


- SNOMED/CT SYSTEMATIZED NOMENCLATURE OF MEDICINE CLINICAL TERMS[İng.] değil/yerine/= SİSTEMATİK TIP TERMİNOLOJİSİ KLINİK TERİMLERİ


- SNOMED/RT SYSTEMATIZED NOMENCLATURE OF MEDICINE REFERENCE TERMS[İng.] değil/yerine/= SİSTEMATİK TIP TERMINOLOJİSİ BAŞVURU TERİMLERİ


- SNOMED/SYSTEMATIZED NOMENCLATURE OF MEDICINE[İng.] değil/yerine/= DÜZENLİ TIP TERMINOLOJİSİ


- SNOP[İng.]/KÜSTAH[Fars. < GUSTÂH] değil/yerine/= ZÜPPE/DANDİ[Fr. DANDY]/DIDON[Fr. < DIS DONC]

( Seçkin görünmek için bazı çevrelerdeki düşünceleri benimseyen, hayranlık duyan ve onlar gibi davranmaya özenen kişi. )


- SNOW :/yerine KAR


- SNRNA[İng.] değil/yerine/= SNRNA

( Doğrudan protein sentezinde yer almayan küçük (90 ila 300 nükleotid) RNA molekülleri. RNA işlemesinde (ekleme) ve gözesel mimaride rol oynayabilir. Altı çeşit snRNA vardır: U1'den U6'ya. Onların genleri, poli (A) kuyruklarını kodlamaz.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SO-CALLED :/yerine SÖZDE


- SO :/yerine BÖYLECE, BU YÜZDEN


- SOCCER :/yerine FUTBOL


- SOCIAL :/yerine SOSYAL


- SOCIETY :/yerine TOPLUM


- SODA LIME[İng.] / VERRE DE CHAUX SODÉE[Fr.] / NATRONKALKGLAS, SOLINGLAS[Alm.] ile/değil/yerine/= SODA-KİREÇ CAMI


- SODA CRYSTALLIZED, WASHING SODA, SAL SODA[İng.] / CHAUX SÉDÉE[Fr.] / NATRONKALK[Alm.] ile/değil/yerine/= SODA KİRECİ


- SODA ASH[İng.] ile/değil/yerine/= SODA KÜLÜ


- SODDY-FAJANS RULE[İng.] / RÈGLE DE SODDY-FAJANS[Fr.] / SODDY-FAJANSSCHE REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= SODDY-FAJANS KURALI


- SODERBERG ELECTRODE[İng.] / ÉLECTRODE DE SODERBERG[Fr.] / SODERBERG-ELECTRODE[Alm.] ile/değil/yerine/= SÖDERBERG ELEKTRODU


- SODIUM-LINE REVERSAL[İng.] ile/değil/yerine/= SODYUM ÇİZGİ EVRİĞİ


- INVERSION DE RAIE DU SODIUM[Fr.] ile/değil/yerine/= SODYUM ÇİZGİ TERSİNMESİ


- NATRIUMLINIENUMKEHR[Alm.] ile/değil/yerine/= SODYUM ÇİZGİLERİNİN TERS DÖNMESİ


- SODIUM DODECYL SULPHATE[İng.] ile/değil/yerine/= SODYUM DODESİL SÜLFAT


- METAHYDRATE SODIUM CARBONATE[İng.] ile/değil/yerine/= SODYUM KARBONAT MONOHİDRAT


- SODIUM CARBONATE[İng.] / CARBONATE DE SODIUM, CARBONATE NEUTRE DE SODIUM CRISTALLISE[Fr.] / NATRIUM CARBONAT, SODA[Alm.] ile/değil/yerine/= SODYUM KARBONAT, SODA


- MİLH[Osm.] / SODIUM CHLORIDE, SALT[İng.] / CHLORURE DE SODIUM, SEL[Fr.] / NATRIUMCHLORID, SALZ[Alm.] ile/değil/yerine/= SODYUM KLORÜR, TUZ


- SODIUM-SULFUR BATTERY[İng.] ile/değil/yerine/= SODYUM-KÜKÜRT PİLİ


- LIOTHYRONINE SODIUM[İng.] ile/değil/yerine/= SODYUM LİYOTİRONİN


- SODIUM PUMP[İng.] / NATRIUM PUMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= SODYUM POMPASI


- SODIUM COOLED REACTOR[İng.] / RÉACTEUR REFROIDI AU SODIUM[Fr.] ile/değil/yerine/= SODYUM SOĞUTMALI TEPKİLEŞİM/REAKTÖR


- SODIUM[İng.] / SODIUM[Fr.] / NATRIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= SODYUM


- SOFA/SEQUENTIAL ORGAN FAILURE ASSESSMENT[İng.] değil/yerine/= ARDIŞIK ÖRGEN YETMEZLİĞİ DEĞERLENDİRME


- ŞOFÖR[Fr.]["ŞÖFÖR" değil!] değil/yerine/= SÜRÜCÜ


- SOFT[İng.] değil/yerine YUMUŞAK


- SOFT :/yerine YUMUŞAK


- SOFTVEYR[İng. < SOFTWARE] değil/yerine/= YAZILIM


- SOFTWARE :/yerine YAZILIM


- ABSORBED DOSE[İng.] / ENERGIEDOSIS[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞRULAN DOZ


- KALTE KERNFUSION[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞUK ÇEKİRDEK KAYNAŞMASI


- COLD DIODE[İng.] / DIODE FROIDE[Fr.] / KALTE DIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞUK DİYOT


- COLD ELECTRONIC[İng.] / ÉLECTRONIQUE FROIDE[Fr.] / KALTELEKTRONIK[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞUK ELEKTRONİK


- COLD CONDUCTOR[İng.] / CONDUCTEUR FROID[Fr.] / KALTER LEITER, KALTTETER[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞUK İLETKEN


- COLD CATHODE[İng.] / CATHODE FROIDE[Fr.] / KALTE KATHODE, KALTKATHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞUK KATOT


- COLD CATHODE RECTIFIER[İng.] / REDRESSEUR À CATHODE FROIDE[Fr.] / KALTKATHODENGLEICHRICHTER[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞUK KATOTLU DOĞRULTUCU


- COLD CATHODE LAMP[İng.] / LAMPE À CATHODE FROIDE[Fr.] / KALKTAHODENLAMPE, KALTE KATHODENLAMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞUK KATOTLU LAMBA


- COLD CATHODE TUBE[İng.] / TUBE À CATHODE FROIDE[Fr.] / KALKTAHODENRÖHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞUK KATOTLU TÜP


- COLD FUSION[İng.] / FUSION FROIDE[Fr.] ile/değil/yerine/= SOĞUK KAYNAŞMA


- KALTES NEUTRON, UNTERTHERMISCHES NEUTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞUK NÖTRON


- COLD NEUTRONS[İng.] / NEUTRONS FROIDS[Fr.] ile/değil/yerine/= SOĞUK NÖTRONLAR


- COLD EMISSION[İng.] / ÉMISSION FROIDE[Fr.] / KALTE EMISSION[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞUK SALIM/YAYIM


- AUTOELEKTRONISCHER EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞUK YAYIN


- COLD[İng.] / ROID[Fr.] / KALT[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞUK


- COOLING[İng.] / REFROIDISSEMENT[Fr.] / KÜHLEN, ABKÜHLUNG, KÜHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞUMA/SOĞUTMA


- ABSORPTIVITY[İng.] ile/değil/yerine/= SOĞURGANLIK


- ABSORPTION APPARATUS[İng.] / ABSORBEUR[Fr.] / ABSORPTIONSAPPARAT[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞURMA AYGITI/CİHAZI


- ABSORPTION BAND[İng.] / BANDE DE L'ABSORPTION[Fr.] / ABSORPTIONSBAND[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞURMA BANDI


- ABSORPTION FILTER[İng.] ile/değil/yerine/= SOĞURMA FİLTRELERİ


- MASS EMSÂLI[Osm.] / ABSORPTION INDEX[İng.] / INDICE D'ABSORPTION[Fr.] / ABSORPTIONSINDEX[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞURMA İNDİSİ


- EMSÂL-İ MASS[Osm.] / ABSORPTION COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DE L'ABSORPTION[Fr.] / ABSORPTIONSKOEFFICIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞURMA KATSAYISI


- ABSORPTION EDGE[İng.] / ARÊTE DE L'ABSORPTION[Fr.] ile/değil/yerine/= SOĞURMA KENARI


- ABSORPTIONSKANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞURMA KENARI+B85


- ABSORPTION SPECTRUM[İng.] ile/değil/yerine/= SOĞURMA TAYFI/SPEKTRUMU


- ABSORPTION CROSS SECTION[İng.] / SECTION EFFICACE D'ABSORPTION[Fr.] / ABSORPTION-QUERSCHNITT[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞURMA TESİR KESİTİ


- MASS[Osm.] / ABSORPTION[İng.] / ABSORPTION[Fr.] / ABSORPTION[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞURMA


- ABSORPTION CONTROL[İng.] / COMMANDE À L'ABSORPTION[Fr.] / ABSORPTIONSKONTROLLE[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞURMALI DENETİM


- MASSEDİCİ[Osm.] / ABSORBENT[İng.] / ABSORBANT[Fr.] / ABSORBER[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞURUCU


- MÂSSİYET[Osm.] / ABSORPTANCE[İng.] / ABSORPTANCE[Fr.] / ABSORPTIONSVERMÖGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞURUCULUK


- DOSE ABSORBÉE[Fr.] ile/değil/yerine/= SOĞURULAN DOZ


- ABSORBANCE[İng.] ile/değil/yerine/= SOĞURUM, ABSORBANS


- COOLANT FLUID[İng.] / FLUIDE DE REFROIDISSEMENT[Fr.] / KÜHLFLÜSSIGKEIT, KÜHLMITTELFLUID[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞUTUCU AKIŞKAN


- SOHBET = CONVERSATIN/CHAT[İng.] = CAUSETTE[Fr.] = GESCHWÄTZ[Alm.] = CONVERSAZIONE[İt.] = CHARLA[İsp.]


- ŞÖHRET değil/yerine/= ÜN/SAN


- SOIL :/yerine TOPRAK


- SHOCK WAVES[İng.] / ONDES DE CHOC[Fr.] ile/değil/yerine/= ŞOK DALGALARI


- SCHOCKWELLE, STOSSWELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ŞOK DALGASI


- SOKET[İng. Marka adından] değil/yerine/= KISA ÇORAP


- LEFT-HAND RULE[İng.] / RÈGLE DE LA MAIN GAUCHE[Fr.] / DREIFINGERREGEL (LINKE HAND), LINKHÄNDIGE REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= SOL EL KURALI


- SOL[İng.] / SOL[Fr.] / SOL[Alm.] ile/değil/yerine/= SOL


- SOLAR :/yerine GÜNEŞLE İLGİLİ


- SOLDIER :/yerine ASKER


- SÂHA-İ MÎZÂBÎ[Osm.] / SOLENOIDAL FIELD[İng.] / CHAMP SOLÉNOIDAL[Fr.] / SOLENOIDFELD[Alm.] ile/değil/yerine/= SOLENOİD ALAN


- MÎZÂBİYE[Osm.] / SOLENOID[İng.] / SOLÉNOÏDE[Fr.] / SOLENOID[Alm.] ile/değil/yerine/= SOLENOİD


- SOLFEJ[Fr. < İt.] değil/yerine/= OKUMA | EZGİLERİN UYGULANIŞI | MÜZİK ÇALIŞMASI


- SOLID :/yerine KATI, SAĞLAM


- SOLİDARİST[Fr. < SOLIDARISTE] değil/yerine/= DAYANIŞMACI


- SOLİDARİST/SOLİDARİZM/SOLİDARİTE[Fr.] değil/yerine/= DAYANIŞMACI/LIK


- SOLİST değil/yerine/= OKUYUCU


- SOLIT/SOLİD[İng.] değil/yerine/= KATI, KATILIK


- SOLITER/SOLITARY[İng.] değil/yerine/= TEK


- SOLO değil/yerine/= BİREYSEL


- SOLSTICE değil/yerine/= GÜN DÖNÜMÜ


- SOLÜBILITE/SOLUBILITY[İng.] değil/yerine/= ÇÖZÜLEBİLİRLİK


- SOLUK DARLIĞI/SOLUNUM GÜÇLÜĞÜ/YELPİK/DİSPNE[Fr.]//DYSPNEA[İng.]/ANJİN DÖ PUVATRİN[Fr.]

( Balgamlı öksürükle ortaya çıkan, süreğen göğüs sayrılığı. )

( ZÎK-I NEFES ile/ve ZÎK-İ SADR[: Göğüs darlığı.] )


- SOLUK = NEFES = BREATH[İng.] = SOUFFLE[Fr.] = ATEM[Alm.] = RESPIRO[İt.] = ALIENTO[İsp.]


- SOLUNUM[İng. RESPIRATION] ile/||/<> BERİBERİ[İng. THIAMINE DEFICIENCY] ile/||/<> HEMERİTRİN[İng. HEMERYTHRIN] ile/||/<> KARBONİK ANHİDRAZ[İng. CARBONIC ANHYDRASE] ile/||/<> KREBS DÖNGÜSÜ[İng. KREBS CYCLE] ile/||/<> TCA DÖNGÜSÜ[İng. TCA CYCLE]

( Solunum, biyolojik olarak birçok anlama gelebilir: solunum sistemini, gözesel solunumu, fizyolojik solunumu (nefes alıp verme), solunum tiplerini vb. anlamları akla getirir. @@ B1 vitamini yönünden eksik beslenenlerde görülen hastalık türü. Yetişkinlerde bilinen iki türü vardır, dokularda sıvı birikerek ödeme neden olan "ödemli beriberi" ve aşırı zayıflama yapan "kuru beriberi". İki türde de kalp ve solunumla ilgili sorunlar ortaya çıkar. Genellikle Asya'da popüler olan rafine(cilalı) pirincin çok tüketilmesinden ya da B1 vitamini açısından zengin olmayan gıdaların çok sık diyetlerde yer edinmesiyle oluşan hastalıktır. @@ Molekülünde "hem grubu" bulunmayan fakat demir bulunan, bazı solucanlarda ve deniz omurgasızlarında görülen bir solunum pigmenti. @@ Kırmızı kan gözelerinde, mide mukozasında, pankreas gözelerinde ve böbrek tübüllerinde bulunan bir enzimdir. Yavaş bir reaksiyon olan karbondioksitin (CO2), bikarbonat (HCO3-) ve hidrojen (H+) iyonlarına dönüşümünü katalizler. Karbonik anhidraz enzimi, kanda CO2 taşınımını etkileyerek solunumda önemli bir rol oynar. Aynı zamanda midede hidroklorik asidin (HCl) oluşmasında görev alır. @@ Trikarboksilik asit döngüsü (ayrıca Krebs döngüsü olarak da bilinir) hayvan ve bitki gözelerinde mitokondri içinde gerçekleşir. Aerobik gözesel solunuma katılan önemli bir metabolik yolaktır. Glikoliz sırasında üretilen piruvik asit daha sonra CO2 ile okside edilir ardından asetil CoA'ya dönüştürülür. Son ürünleri ise, NADH ve FADH2 azaltıcı gücü olan oksidatif fosforilasyon ile ATP sentezinde kullanılır. @@ Trikarboksilik asit döngüsü (Krebs döngüsü olarak da bilinir). Hayvan ve bitki gözelerinin mitokondrilerinde gerçekleşen aerobik gözesel solunum (enerji üretimi) ile ilgili önemli bir metabolik yol. Glikoliz sırasında üretilen piruvik asit daha asetil CoA'ya dönüştürülür ve daha sonra CO2'ye okside edilir. Son ürünler, NADH ve FADH2'nin indirgeme gücü, oksidatif fosforilasyon ile ATP sentezinde kullanılır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- solüsyon/sol.[Lat. < SOLUTIO] değil/yerine/= ERİYİK


- SOLÜSYON[Fr., İng. SOLUTION] değil/yerine/= ÇÖZELTİ


- SOLÜSYON/SOLUTION[İng.] değil/yerine/= ÇÖZELTİ


- SOLUTION :/yerine ÇÖZÜM


- solv.[Lat. < SOLVE] değil/yerine/= ÇÖZ, ERİT


- SOLVATE[İng.] / SOLVATE[Fr.] / SOLVAT[Alm.] ile/değil/yerine/= SOLVAT


- SOLVATED ELECTRON[İng.] ile/değil/yerine/= SOLVATİZE ELEKTRON


- SOLVAY PROCESS, AMMONIA-SODA PROCESS[İng.] / PROCÉDÉ SOLVAY[Fr.] / SOLVAY-VERFAHREN[Alm.] ile/değil/yerine/= SOLVAY İŞLEMİ


- SOLVE :/yerine ÇÖZMEK


- SOLVENT[İng.] ile/ve/||/<> SOLÜSYON

( Çözücü. İLE/VE/||/<> Çözelti. | Eriyik. | Çözüm. )


- SOLVOLYSIS[İng.] / SOLVOLYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= SOLVOLİZ


- ŞOM[Fars. ŞÛM] değil/yerine/= "UĞURSUZ"


- SOMA ile/||/<> BARR CİSİMCİĞİ[İng. BARR BODY] ile/||/<> DİPLOİD ile/||/<> NOSİSEPTİF[İng. NOCICEPTIVE] ile/||/<> SİNKARYON[İng. SYNKARYON]

( Üreme haricindeki biyolojik işlevleri gerçekleştiren beden bölümleri. @@ Keşfi yapan Murray Barr'dan adını alan, somatik memeli dişi gözelerindeki inaktif X kromozomudur. Normalde sadece dişi gözelerde görülür. Dozaj telafisi (dosage compentastion) denilen sürecin sonucudur. @@ Normalde somatik gözelerde bulunan tam kromozom sayısıdır. İnsanlar için bu sayı 46'dır. @@ Doku zedelenmesinden kaynaklanan ağrıdır ve koruyucu işleve sahiptir. En sık görülen örnekler arasında eklem ağrısı, bel ağrısı ya da spor yaralanmaları ve ameliyat sonrası ağrı gibi somatik ağrılar bulunmaktadır. @@ Somatik ya da gametik gözelerin çekirdeklerinin birleşmesi.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SOMATİK/BEDENSEL/SOMATIC[İng.] değil/yerine/= GÖVDESEL


- SOMATIC CELL[İng.] ile/değil/yerine/= SOMATİK GÖZE/HÜCRE


- SOMATİK HİPERMUTASYON[İng. SOMATIC HYPERMUTATION] ile/||/<> SOMATİK REKOMBİNASYON[İng. SOMATIC RECOMBINATION] ile/||/<> SOMATİK SANRI[İng. SOMATIC DELUSION]

( B gözelerinin antikor üretmek için kullandıkları genleri mutasyona uğratmasına izin veren bir süreç. B gözelerinin antijenlere daha iyi bağlanabilen antikorlar üretmesini sağlar yani antikorların antijen spesifisitesini artırır. @@ Üreme gözeleri haricinde, vücut gözelerinde oluşan genetik düzenlemelerdir. T Hücresi reseptörleri ve immunoglobulinlerdeki aşırı miktardaki çeşitliliği sağlamaktadır. @@ Kişinin, bedeninde bir sorun olduğuna inanmasına sebep olan sanrı türü. Örneğin kişi, kanser olduğunu ya da bedeninde bazı eksik parçalar olduğunu düşünebilir. Sanrıya sahip olan kişinin bedeninde herhangi bir sorun olmamasına ve tıbbi testlerin durumu doğrulamasına karşın kişi, bedeninde bir sorun olduğuna inanmaya devam eder.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SOMATIC MUTATION[İng.] / MUTATION SOMATIQUE[Fr.] / SOMATISCHE MUTATION[Alm.] ile/değil/yerine/= SOMATİK MUTASYON


- SOMATİZASYON/BEDENSELLEŞTİRME/SOMATIZATION[İng.] değil/yerine/= GÖVDESELLEŞTİRME


- SOME :/yerine BAZI


- SOMEBODY :/yerine BİRİSİ


- SOMEHOW :/yerine BİR ŞEKİLDE


- SOMEONE :/yerine BİRİ


- SÖMESTR/E[Fr.] değil/yerine/= YARIYIL


- SOMETHING :/yerine BİR ŞEY


- SOMETIMES :/yerine BAZEN


- SOMEWHAT :/yerine BİRAZ, BİR NEBZE


- SOMEWHERE :/yerine BİR YERDE


- SOMMERFELD ATOM MODEL[İng.] / MODÈLE D'ATOME DE SOMMERFELD[Fr.] / SOMMERFELD-ATOMMODELL[Alm.] ile/değil/yerine/= SOMMERFELD ATOM ÖRNEKÇESİ/MODELİ


- LOI DU DOUBLET DE SOMMERFELD[Fr.] / SOMMERFELD-DUBLETTGESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= SOMMERFELD DUBLET YASASI


- SOMMERFELD LAW OF DOUBLET[İng.] ile/değil/yerine/= SOMMERFELD İKİLİ YASASI


- SOMNAMBULİZM/SOMNAMBULISM[İng.] değil/yerine/= UYURGEZERLİK


- SOMNIPHOBIA[İng.] değil/yerine/= SOMNİFOBİ

( Uyku korkusu olarak bilinen terim. Klinofobi ve hipnofobi de denmektedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SOMNOGRAFİ/SOMNOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= UYKU ÇİZGELEMESİ


- SOMNOLANS/SOMNOLENCE[İng.] değil/yerine/= AŞIRI UYKU EĞİLIMİ


- SOMUT = MÜŞAHHAS = CONCRETE[İng.] = CONCRET[Fr.] = KONKRET[Alm.] = CONCRETUS[Lat.] = CONCRETO[İsp.]


- TERMINAL VELOCITY[İng.] / ENDGESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= SON HIZ


- SON :/yerine OĞUL


- SONE[İng.] / SONE[Fr.] / SONE[Alm.] ile/değil/yerine/= SON


- SONAR (SOUND NAVIGATION AND RANGING)[İng.] değil/yerine/= SONAR (SESLE YÖN BULMA VE MENZİL BELİRLEME)

( Su altındaki nesnelerin yerini belirlemek ve mesafeleri ölçmek için ses dalgalarını kullanan bir teknoloji. Ses dalgalarının gönderilip, nesnelerden yansıyarak geri dönme süresi ölçülerek mesafe hesaplanır. Denizaltı navigasyonu, su altı haritalama ve balık bulma gibi alanlarda yaygın olarak kullanılır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SONAR[İng.] / SONAR[Fr.] ile/değil/yerine/= SONAR


- SONATA[İng.] değil/yerine/= SENATA

( Günümüzde var olan canlıların en eski ortak atasıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SONBAHAR/HAZAN[Ar.] değil/yerine/= GÜZ/DÖKEN


- SONDA/CATHETER[İng.] değil/yerine/= DALGI