Türkçe'si Varken... FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 27.963 başlık/FaRk ile birlikte,
27.963 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(92/113)
- -SELENOL[İng.] ile/değil/yerine/= SELENOL
- SELENIOUS ACID[İng.] ile/değil/yerine/= SELENÖZ ASİT
- SELENIOUS OXIDE[İng.] / BIOVIDE DE SÉLÉNIUM[Fr.] / SELENDIOXYD[Alm.] ile/değil/yerine/= SELENÖZ OKSİT, SELEN DİOKSİT
- SELENIDE[İng.] / SÉLÉNIRE[Fr.] / SELENID[Alm.] ile/değil/yerine/= SELENÜR
- SELENIUM DIODE[İng.] / DIODE EN SÉLÉNIUM[Fr.] / SELENDIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= SELENYUM DİYOTU
- SELENIUM RECTIFIER[İng.] / REDRESSEUR AU SÉLÉNIUM[Fr.] / SELENGLEICHRICHTER[Alm.] ile/değil/yerine/= SELENYUM DOĞRULTUCU
- SELENZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= SELENYUM GÖZESİ/HÜCRESİ
- SELENIUM OXYCHLORIDE[İng.] ile/değil/yerine/= SELENYUM OKSİKLORÜR
- SELENIUM CELL[İng.] / CELLULE DU SÉLÉNIUM[Fr.] ile/değil/yerine/= SELENYUM PİLİ
- SELENIUM[İng.] / SELENIUM, SÉLÉNIUM[Fr.] / SELEN, SELENIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= SELENYUM
- SELF-ASSESSMENT[İng.] değil/yerine/= ÖZ DEĞERLENDİRİM
- SELF-AWARENESS[İng.] değil/yerine/= ÖZ FARKINDALIK
- SELF DETERMİNASYON değil/yerine/= ÖZ BELİRLEME/KENDİ SEÇME
- SELF-EXPANDABLE[İng.] değil/yerine/= KENDİLİĞİNDEN GENİŞLEYEBİLEN
- SELF-IDENTITY[İng.] değil/yerine/= ÖZ KİMLİK
- SELF SERVİS değil/yerine/= ÖZ İŞGÖRÜ
- SELF :/yerine KENDİLİK
- SELF[İng.] değil/yerine/= ÖZ, KENDİ
- SELFI(E) değil/yerine GÖRÇEK/ÖZÇEKİM/KENDİCE
- SELİKA[Ar.] ile SELİS[Ar.]
( Güzel söyleme ve yazma yeteneği. İLE Akıcı söz. )
- SELÎS[Ar.] ile SELÎS[Ar. < SELÂSET]
( SELÎS-ÜL-BEVL: Sidiğin sürekli akıntısı. | Sidiğini tutamayan. )
( Kolay, yumuşak. | Bağlı, boyun eğmiş. İLE Düzgün, akıcı. | Türk halk şiiri ve müziğinin XIX. yüzyıl başlarında meydana çıktığı anlaşılan bir şekli. )
- SELL :/yerine SATMAK
- SELLA TURSİKA/SELLA TURCICA[İng.] değil/yerine/= TÜRK EYERİ
- SELLA[İng.] değil/yerine/= EYER
- SHELLAC[İng.] / GOMME-LAQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ŞELLAK
- SELLAR[İng.] değil/yerine/= EYERSİ
- SELLMEIER EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE SELLMEIER[Fr.] / SELLMEIER-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SELLMEİER DENKLEMİ
- CELLOBIOSE[İng.] / ZELLOBIOSE[Alm.] ile/değil/yerine/= SELOBİYOZ
- CELLOPHANE, ZELLGLAS[İng.] / CELLOPHANE, PELLICULE CELLULOSIQUE[Fr.] / ZELLGLAS, VISKOSEFOLIE[Alm.] ile/değil/yerine/= SELOFAN
- SELPAK değil/yerine/= KÂĞIT MENDİL
- SELÜLER/CELLULAR[İng.] değil/yerine/= GÖZESEL
- SELÜLİSIDAL/CELLULICİDAL[İng.] değil/yerine/= GÖZE ÖLDÜRÜCÜ ETKİ
- CELLULOID[İng.] / CELLULOIDE[Fr.] / CELLULOID[Alm.] ile/değil/yerine/= SELULOİD
- ACÉTOBUTYRATE DE CELLULOSE[Fr.] / CELLULOSE AZETOBUTYRAT[Alm.] ile/değil/yerine/= SELÜLOZ ASETAT BUTİRAT ESTERİ
- CELLULOSE ACETATE BUTYRATE[İng.] ile/değil/yerine/= SELÜLOZ ASETAT BÜTİRAT
- CELLULOSE ACETATE[İng.] / ACETATE DE CELLULOSE[Fr.] / CELLULOSEACETAT, AZETYLZELLULOSE[Alm.] ile/değil/yerine/= SELÜLOZ ASETAT
- CELLODEXTRIN[İng.] ile/değil/yerine/= SELÜLOZ DEKSTRİN
- CELLULOSE LACQUER[İng.] ile/değil/yerine/= SELÜLOZ LAK
- ZELLULOSE LACK[Alm.] ile/değil/yerine/= SELÜLOZ LAKI
- CELLULOSE NITRATE[İng.] ile/değil/yerine/= SELÜLOZ NİTRAT
- CELLULOSE TRIACETATE[İng.] / TRIACÉTATE DE CELLULOSE[Fr.] / CELLULOSETRIACETAT[Alm.] ile/değil/yerine/= SELÜLOZ TRİASETAT
- CELLULOSE[İng.] / CELLULOSE[Fr.] / CELLULOSE, ZELLSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= SELÜLOZ
- SELÜLOZ değil/yerine/= GÖZECİK
- CELLULOSICS[İng.] / DÉRIVÉS CELLULOSIQUES[Fr.] / CELLULOSEHARZE[Alm.] ile/değil/yerine/= SELÜLOZİK NESNE
- SEM/SCANNING ELECTRON MICROSCOPY[İng.] değil/yerine/= TARAMA ELEKTRON MİKROSKOBU
- ŞEMA değil/yerine/= ÇİZEM/DİZELGE
- SEMÂ değil/yerine/= GÖK/GÖKYÜZÜ
- ŞEMAİL[Ar.] değil/yerine/= DIŞ GÖRÜNÜŞ
- SEMANTIC DATABASE[İng.] değil/yerine/= ANLAMSAL VERITABANI
- SEMANTİK ANALİZ/SEMANTIC ANALYSIS[İng.] değil/yerine/= ANLAMSAL ÇÖZÜMLEME
- SEMANTİK BELLEK/SEMANTIC MEMORY[İng.] değil/yerine/= ANLAMSAL BELLEK
- SEMANTİK[Fr., < SEMANTIQUE / İng. < SEMANTICS] değil/yerine/= ANLAMBİLİM/ANLAMSAL
- ŞEMATİK değil/yerine/= ÇİZEMSEL
- SEMÂVÎ[Ar.] değil/yerine GÖKÇÜL/GÖKSEL
- SEMÂVÎ[Ar.] değil/yerine/= GÖKSEL
- SEMBOL[Fr. < SYMBOLE] değil/yerine/= SİMGE
- RUMUZ[Osm.] ile/değil/yerine/= SEMBOL
- SEMBOLİK[Fr. < SYMBOLIQUE] değil/yerine/= SİMGESEL
- SEMBOL/İK[Fr., İng. SYMBOL < Yun.] değil/yerine/= SİMGESEL
- SEMBOLİST[Fr. < SYMBOLISTE] değil/yerine/= SİMGECİ
- SEMBOLİZE EDEN değil/yerine SİMGELEYEN
- SEMBOLİZMA değil/yerine/= SİMGESELLİK
- SEMELPARITY[İng.] değil/yerine/= SEMELPAROZ
( Tipik bir ömür içinde yalnızca bir defa üreyen popülasyon ya da türlerdir.Somon balığı.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- CEMENTATION[İng.] / CÉMENTATION[Fr.] / ZEMENTATION, AUSFALLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SEMENTASYON
- SEMERE/Lİ[Ar.] değil/yerine/= MEYVE, ÜRÜN | VERİM
( YARAR(LI), VERİM(Lİ) | SONUÇ | BİR ŞEYDEN ELDE EDİLEN GELİR )
- SEMIDINE REARRANGEMENT[İng.] ile/değil/yerine/= SEMİDİN ÇEVRİLMESİ
- SEMIDINES[İng.] ile/değil/yerine/= SEMİDİNLER
- SEMIKANTITATİF/SEMIQUANTITATIVE[İng.] değil/yerine/= YARI NICEL
- SEMICARBAZIDE[İng.] / SEMICARBAZIDE[Alm.] ile/değil/yerine/= SEMİKARBAZİT
- SEMICARBAZONE[İng.] ile/değil/yerine/= SEMİKARBAZON
- SEMIPERMEABIL/SEMIPERMEABLE[İng.] değil/yerine/= YARI GEÇİRGEN
- SEMİSİRKÜLER/SEMICIRCULAR[İng.] değil/yerine/= YARIM DAIRE
- SEMİYOLOJİ[Fr.]/SEMIOLOGY[İng.] değil/yerine/= GÖSTERGEBİLİM/BELİRTİ BİLİMİ
( Hastalıkların belirti ve işaretleriyle ilgilenen tıp dalı. | Göstergebilim. )
( )
- SEMPATİ[Fr. < SYMPATHIE] değil/yerine/= SICAKKANLILIK
- SEMPATİ[İng.] ile EMPATİ ile APATİ ile ANTİPATİ ile TELEPATİ
( Duygudaşlık, yakınlık, sıcakkanlılık. İLE Duyumsama, kendini ötekinin yerine koyma çabası. İLE [hiçbir şey] Duyumsamama, duyumsuzluk, kayıtsızlık. | Sürekli cansızlık, gevşeklik. İLE Karşıduyum, soğukluk. İLE Uzaduyum. | Zihinsel, uzaktan [işaretsiz, yazısız, sözsüz] iletişim kurma (becerisi). )
( PATHOS[Yun.]: Duyum/samak, his/setmek. )
( SYMPATHY vs. EMPATHY vs. APATHY vs. ANTIPATHY vs. TELEPATHY )
- SEMPATİ/SYMPATHY[İng.] değil/yerine/= HOŞ DUYUM
- SEMPATİK/SYMPATHETIC[İng.] değil/yerine/= SEMPATİK (SİNİR BİLİMİ) | SEVİMLİ, CANA YAKIN
- SEMPATİK[Fr. < SYMPATHIQUE] değil/yerine/= SICAKKANLI
- SEMPATİZAN[Fr.] değil/yerine/= DUYGUDAŞ
- SEMPOZYUM/SYMPOSIUM[İng.] değil/yerine/= BİLGİ ŞÖLENİ
- SEMPTOMATİK/SYMPTOMATIC[İng.] değil/yerine/= BELİRTILİ
- SEMPTOMATİK TEDAVİ/SYMPTOMATIC TREATMENT[İng.] değil/yerine/= BELİRTİ SAĞALTIMI
- SEMPTOMATOLOJİ/SYMPTOMATOLOGY[İng.] değil/yerine/= BELİRTİ BİLİMİ
- ŞEMSİYE[Ar.] değil/yerine/= GÜNEŞLİK/GÜNCEK
- SEMT değil/yerine/= YÖNCE
- SENARMONTITE[İng.] / SÉNARMONTITE[Fr.] / SENARMONTIT[Alm.] ile/değil/yerine/= SENARMONTİT
- SENATE :/yerine SENATO
- SENATOR :/yerine SENATÖR
- SEND :/yerine GÖNDERMEK
- SENDROM/SYNDROME[İng.] değil/yerine/= BELİRGE
- SENE[Ar.] değil/yerine/= YIL
- SENE-İ DEVRİYE değil/yerine/= YILDÖNÜMÜ
- SENESKI[İng.] ile/değil/yerine/= SENESKİ
- SENEVÎ değil/yerine/= YILLIK
- SENİL/SENILE[İng.] değil/yerine/= YAŞLI
- SENİLİTE/SENILITY[İng.] değil/yerine/= YAŞLILIK
- SENIOR :/yerine KIDEMLİ, YAŞLI
- SENKOP/SYNCOPE[İng.] değil/yerine/= BAYGINLIK
- SENKRON NÖRAL NETWORK/SYNCHRONOUS NEURAL NETWORK[İng.] değil/yerine/= EŞ ZAMANLI SİNİR AĞI
- SENKRON/SYNCHRONOUS[İng.] değil/yerine/= EŞ ZAMANLI
- SENKRON TRAMSMİSYON/SYNCHRONOUS TRANSMİSSION[İng.] değil/yerine/= EŞ ZAMANLI İLETIM
- SENKRON değil/yerine/= EŞOĞUR
- SENKRONİ[Fr. < SYNCHRONIE] değil/yerine/= EŞ ZAMANLILIK
- SENKRONİK/SYNCHRONICAL[İng.] değil/yerine/= EŞ ZAMANLI
- SENKRONİK[Fr. < SYNCHRONIQUE] değil/yerine/= EŞ ZAMANLI
- SENKRONİK değil/yerine/= EŞOĞURLU
- SENKRONİ/SENKRONİZM değil/yerine/= EŞOĞURLULUK
- SENKRONİZASYON[İng. < SYCHRONIZATION] değil/yerine/= EŞLEME
- SENKRONİZASYON[Fr. < SYNCHRONISATION] değil/yerine/= EŞLEME
- SENKRONİZASYON/SYNCHRONIZATION[İng.] değil/yerine/= EŞ ZAMANLAMA
- SENKRONİZASYON değil/yerine/= EŞLEME
- SENKRONİZE/SYNCHRONIZED[İng.] değil/yerine/= EŞ ZAMANLI
- SENKRONİZM/SYNCHRONISM[İng.] değil/yerine/= EŞ ZAMANLILIK
- SYNCHROZYKLOTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= SENKROSİKLOTRON
- SYNCHROTRONSTRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SENKROTRON IŞINIMI
- SYNCHROTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= SENKROTRON
- SENOZOYİK[İng. CENOZOIC] ile/||/<> EKOLOJİK NİŞ[İng. ECOLOGICAL NICHE] ile/||/<> PALEOJEN[İng. PALEOGENE] ile/||/<> PALEOSEN[İng. PALEOCENE] ile/||/<> PLEYİSTOSEN[İng. PLEISTOCENE] ile/||/<> PLİYOSEN[İng. PLIOCENE]
( Senozoyik (66-0 myö) bir jeolojik zaman ismidir. Dinozorların çağı olarak bilinen Mezozoyik'ten sonra gelir ve memelilerin çağı olarak bilinir. İçerisinde Paleojen, Neojen ve Kuvarterner olmak üzere 3 majör dönemde incelenir. Yaklaşık 66 milyon yıl önce Dünya'ya meteor çarpması ile birlikte non-avian dinozorların tamamı dahil ağırlığı 25 kg'dan fazla olan hayvanlar yok olduğu zamandan günümüze kadar olan zamanı kapsamaktadır. Geriye kalan ufak memeliler ve avian dinozorlar (kuşlar) sağ çıkan hayvanlardan bazıları olmuştur. Böylece Senozoyik içinde iki büyük sınıf, boşalan ekolojik nişler sayesinde çeşitlenmeye başlamıştır. @@ Doğadaki popülasyonların ya da organizmaların adapte oldukları spesifik habitat. Genelde besin olanağına göre belirlenir. @@ Paleojen (66-23 myö) bir jeolojik dönemdir. Yaklaşık olarak 66 milyon yıl önce ile 23 milyon yıl önceye denk gelen zaman dilimini kapsamaktadır. Yaklaşık 43 milyon yıl sürmüştür. İçerisinde Paleosen, Eosen ve Oligosen olmak üzere 3'e ayrılır. 66 milyon yıl önce gezegene dev bir meteor çarpması sonucu gezegenin jeokimyası değişmiş ve non-avian dinozorların tamamı dahil ağırlığı 25 kg'dan fazla olan hayvanların soyu tükenmiştir. Paleojen'de ise geriye kalan canlılar çeşitlenip, evrimleşmiştir. Bu çeşitliliğin en çok görüldüğü sınıflardan biri avian dinozorlar (kuşlar) ve diğeri memelilerdir. @@ Paleosen (66-56 myö) bir jeolojik devre ismidir. Yaklaşık olarak 66 milyon yıl önce ile 56 milyon yıl önceye denk gelen zaman dilimini kapsamaktadır. Senozoyik Zaman'ın ve Paleojen Dönemi'nin ilk zaman dilimidir. Yani non-avian dinozorların neslinin tükendiği K/T Yok Oluşu'ndaki meteor çarpışmasından sonraki ilk zaman dilimidir. Öncesinde bir Mezozoyik'teki Kretase gelmektedir. Sonrasında ise Senozoyik'teki Eosen gelir. @@ Senozoyik Zaman'ın sonlarında 2.580.000 milyon yıl ile 11.700 milyon yıl öncesini kapsayan jeolojik zaman dilimi. Kuvarter Dönemi'nin başlarına denk gelir. Genellikle "Buz Devri" olarak nitelendirilir. Kendi içinde Gelasiyen, Kalabriyen, Orta ve Üst olarak 4'e ayrılır. Kabaca arkeolojide kullanılan terim olan Paleolitik Çağ'ı kapsamaktadır. Ardından yaklaşık 11.650 yıl öncesine denk gelen zaman diliminde Holosen (Antroposen) devri başlamaktadır ve halen devam etmektedir. @@ Pliyosen (5.33-2.58 myö) bir jeolojik devre ismidir. Yaklaşık 5.333 milyon yıl önce ile 2.58 milyon yıl önceyi kapsayan zaman dilimine denir. Senozoyik Zaman'daki Neojen Dönemi'nin en genç dilimidir. Pliyosen'den önce Miyosen, sonrasında da Pleyistosen gelmektedir. Pliyosen kendi içinde Piasenziyen ve Zankliyen olmak üzere iki dilimde incelenir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- SENSASYON/SENSATION[İng.] değil/yerine/= DUYUM
- SENSE :/yerine DUYU, ANLAM
- SENSE[İng.] değil/yerine/= UYARI ALGILAMA
- SENSIBILITE/SENSIBILITY[İng.] değil/yerine/= DUYUMSALLIK
- SENSİTİF PERİYOT/SENSITIVE PERIOD[İng.] değil/yerine/= DUYARLI DÖNEM
- SENSITİF/SENSITIVE[İng.] değil/yerine/= DUYARLI
- SENSITIVE :/yerine HASSAS
- SENSITİVİTE/SENSITIVITY[İng.] değil/yerine/= DUYARLILIK
- SENSITİZASYON/SENSITIZATION[İng.] değil/yerine/= DUYARLILAŞMA
- SENSÖR/SENSOR[İng.] değil/yerine/= DUYARGA, ALGILAYICI
- SENSÖR değil/yerine/= ALICI/ALGILAYICI
- SENSOR[İng.] değil/yerine/= DUYAR
- MESSGRÖSSENAUFNEHMER, MESSGRÖSSENFÜHRER[Alm.] ile/değil/yerine/= SENSÖR
- SENSORİYEL/SENSORIAL[İng.] değil/yerine/= DUYUMSAL
- SENSORY GATING[İng.] değil/yerine/= DUYUSAL KAPILAMA
- CENT[İng.] / CENT[Fr.] / CENT[Alm.] ile/değil/yerine/= SENT
- SENTAKS ANALİZ/SYNTAX ANALYSIS[İng.] değil/yerine/= SÖZDİZİMSEL ÇÖZÜMLEME
- SE(/İ)NTAKS[İng. < SYNTAX]/NAHİV[Ar.] değil/yerine/= SÖZDİZİMİ/YAZAÇ(HARF) DİZİMİ
- SENTAKTİK[İng.] değil/yerine/= SÖZDİZİMSEL
- SENTENCE :/yerine CÜMLE, HÜKÜM
- SENTETİK/SYNTHETIC[İng.] değil/yerine/= YAPAY | BİLEŞİMLİ
- SUN’İ[Osm.] / SYNTHETIC[İng.] / SYNTHÉTIQUE[Fr.] / SYNTHETISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= SENTETİK
- SENTEZ/CENTESIS[İng.] değil/yerine/= SIVI ALIMI
- SYNTHESIS GAS[İng.] / GAZ DE SYNTHÈSE[Fr.] / SYNTHEGESE[Alm.] ile/değil/yerine/= SENTEZ GAZI
- SENTEZ/SYNTHESIS[İng.] değil/yerine/= BİREŞİM
- SENTIENTİZM değil/yerine/= SEZİŞÇİLİK
- SENTIL/CENTILE[İng.] değil/yerine/= YÜZDE BİRLİK
- SENTIMENT ANALİZ/SENTIMENT ANALYSIS[İng.] değil/yerine/= DUYGU ÇÖZÜMLEME
- SENTIMENTAL[İng.] değil/yerine/= DUYGUSAL
- SENTINEL[İng.] değil/yerine/= NÖBETÇİ
- SENTRİOL değil/yerine/= ÇEKİLGEN
- SENTROMER[İng. CENTROMERE] ile/||/<> DİSENTRİK KROMOZOM[İng. DICENTRIC CHROMOSOME] ile/||/<> KİNETOKOR[İng. KINETOCHORE] ile/||/<> METASENTRİK KROMOZOM[İng. METACENTRIC CHROMOSOME] ile/||/<> SUBMETASENTRİK KROMOZOM[İng. SUBMETACENTRIC CHROMOSOME]
( Mitotik kromozomlarda kardeş kromatidlerin birbirlerine tutturulduğu sınırlandırılmış bölge. Sentromerler genellikle tekrarlanan DNA dizilerinden oluşur ve kopyalanması geç olur. Sentromer yaklaşık 130 bazlık bir A-T bölgesidir. @@ İki sentromere sahip kromozomdur. @@ Kromozomlarda sentromerin üzerinde iğ ipliklerinin bağlandığı özelleşmiş proteinler. @@ Sentromeri ortada bulunan ve bu nedenle kromozom kolları birbirine eşit olan, V biçiminde görünen kromozom. Bu kromozom cinsinde p ve q kolları aynı boydadır. @@ Sentromerin konumundan dolayı bir kromozom kolunun (p) diğerinden (q) biraz daha kısa olduğu kromozom cinsi (asimetri akrosentrik kromozoma göre daha azdır). İnsan kromozomunun 4 ve 12 numaralı kromozomları buna örnektir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- SEPARASYON/SEPARATION[İng.] değil/yerine/= AYRILMA
- SEPARATE :/yerine AYIRMAK, AYRI
- SEPARATÖR/SEPARATOR[İng.] değil/yerine/= AYIRICI
- SEPIOLITE[İng.] ile/değil/yerine/= SEPİYOLİT
- SEPSIS[İng.] değil/yerine/= KAN ZEHİRLENMESİ
- SEPTA, SEPTI[İng.] ile/değil/yerine/= SEPTA, SEPTİ
- SEPTAL DEFEKT/SEPTAL DEFECT[İng.] değil/yerine/= ARA BÖLME AÇIKLIĞI
- SEPTASYON/SEPTATION[İng.] değil/yerine/= BÖLMELENME
- SEPTICEMIA[İng.] değil/yerine/= SEPTİCEMİA
( Bakteri ya da toksinlerin kana geçmesi sonucu oluşan ateş ve titreme ile beliren durum.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- SEPTİK[Fr. < SCEPTIQUE] değil/yerine/= KUŞKUCU
- MİKROPLU/SEPTİK[İng. < SEPTIC] ile/değil KUŞKUCU/SKEPTİK[İng. < SCEPTIC]["SPEKTİK" değil!]
- SEPTISEMI/SEPTICEMIA[İng.] değil/yerine/= KAN ZEHİRLENMESİ
- SEPTİSİZM[Fr. < SCEPTICISME] değil/yerine/= KUŞKUCULUK
- SEPTUM[İng.] değil/yerine/= ARA BÖLME
- seq. luce[Lat. < SEQUENTI LUCE] değil/yerine/= ERTESİ GÜN
- SEQUELAE[İng.] değil/yerine/= SEKEL
( Geçirilen bir hastalık ya da yaralanmadan sonra vücutta kalan işlev ve doku bozukluğu.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- SEQUENCE :/yerine SIRA, DİZİ
- SERALBUMIN[İng.] ile/değil/yerine/= SERALBUMİN
- CERAMICS[İng.] / CÉRAMIQUE[Fr.] / KERAMISCH, KERAMIK[Alm.] ile/değil/yerine/= SERAMİK
- CERARGYRITE, HORN SILVER[İng.] / CÉRAGRYRITE, ARGENT CORNE[Fr.] / ZERRGRYRT, HORNSILBER, HORNERZ[Alm.] ile/değil/yerine/= SERARJİRİT, BOYNUZ GÜMÜŞÜ
- FREE ADMITTANCE[İng.] / FREIE ADMITTANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= SERBEST ADMİTANS
- FREE ACOUSTIC FIELD[İng.] / CHAMP ACOUSTIQUE LIBRE[Fr.] / FREIE AKUSTISCHE FLÄCHE[Alm.] ile/değil/yerine/= SERBEST AKUSTİK ALAN
- FREE FIELD[İng.] / CHAMP LIBRE[Fr.] / FREIES FELD[Alm.] ile/değil/yerine/= SERBEST ALAN
- FREE ATOM[İng.] / ATOME LIBRE[Fr.] / FREIES ATOM[Alm.] ile/değil/yerine/= SERBEST ATOM
- FREE FALL[İng.] / CHUTE LIBRE[Fr.] / FREIER FALL[Alm.] ile/değil/yerine/= SERBEST DÜŞME
- FREE ELECTRON[İng.] / ÉLECTRON LIBRE[Fr.] / FREIES ELEKTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= SERBEST ELEKTRON
- FREE ENERGY[İng.] / ÉNERGIE LIBRE[Fr.] / FREIE ENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= SERBEST ENERJİ
- FREE EDDY, FREE VORTEX[İng.] / REMOUS LIBRE, TOURBILLON LIBRE[Fr.] / FREIER STRUDEL, FREIER WIRBEL[Alm.] ile/değil/yerine/= SERBEST GİRDAP
- LIBERATION[İng.] / LIBERATION / MISE EN LIBERTÉ[Fr.] / BEFREIUNG, FREIMACHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= SERBEST HÂLE GEÇME
- FREE RADICAL[İng.] / RADICAL LIBRE[Fr.] / FREIER/FREIES RADIKAL[Alm.] ile/değil/yerine/= SERBEST KÖK/RADİKAL
- FREE MOLECULAR[İng.] / MOLÉCULE LIBRE[Fr.] / FREIES MOLEKÜL[Alm.] ile/değil/yerine/= SERBEST MOLEKÜL
- SERBEST NAZIM değil/yerine/= ERKİN OZ
- SERBEST İHTİZAZ[Osm.] / FREE OSCILLATION[İng.] / OSCILLATION LIBRE[Fr.] ile/değil/yerine/= SERBEST SALINIM
- FREIE SCHWINGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SERBEST TİTREŞİM
- FREE SPACE[İng.] / ESPACE LIBRE[Fr.] ile/değil/yerine/= SERBEST UZAY
- FREE VECTOR[İng.] / VECTEUR LIBRE[Fr.] / FREIER VEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= SERBEST VEKTÖR
- FREE CHARGE[İng.] / CHARGE LIBRE[Fr.] / FREIE LADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SERBEST YÜK
- SERBEST(İ) değil/yerine/= ÖZGÜR/LÜK
- DERECE-İ SERBESTİYET[Osm.] / DEGREES OF FREEDOM[İng.] / DEGRÉ DE LIBERTÉ[Fr.] / FREIHEITSGRAD[Alm.] ile/değil/yerine/= SERBESTLİK DERECESİ
- SERBEST/LİK ile BAŞIBOŞ/LUK
( FREE/DOM vs. UNTAMED/NESS | BUM )
- SERBEST/LİK değil/yerine/= ERKİN/LİK
- HOP OIL[İng.] / HOPFEN ÖL[Alm.] ile/değil/yerine/= ŞERBETÇİOTU YAĞI
- HOPS[İng.] / HOUBLON[Fr.] / HOPFEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ŞERBETÇİOTU
- SERDAR[Fars.] değil/yerine/= BAŞKOMUTAN
- SERDETMEK[Ar.] değil/yerine/= İLERİ SÜRMEK/ÖNE SÜRMEK/ORTAYA ATMAK
- SEREBRAL/CEREBRAL[İng.] değil/yerine/= BEYİNLE İLGILİ
- SEREBROVASKÜLER/CEREBROVASCULAR[İng.] değil/yerine/= BEYİN-DAMARLA İLGILİ
- ONUR = ŞEREF[Ar.] = HONOUR[İng.] = HONNEUR[Fr.] = EHRE[Alm.] = ONORE[İt.] = HONOR[İsp.]
- ŞEREF[Ar.] ile/ve/değil/yerine/<>/= ONUR[Fr. HONNEUR | İng. HONOR ] (HAYSİYET)
( Toplumsal. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<>/= Bireysel. )
( Mal, mülk ve makamla, kişinin toplumsal konumuyla ilişkilidir. [Şerefim, develerimin sırtındadır.] )
( ŞEREFİYE: Bir kişinin geldiği makam şerefine dağıttığı bahşiş. | Kamunun karar ve etkinlikleri sonucunda, belirli bir yerdeki taşınmaz malların artan değerleri üzerinden yerel yönetimlerin aldığı bir tür taşınmaz vergisi. )
( Kendi özüne bağlılık. )
( Başkasının, birine gösterdiği saygının dayandığı kişisel değer, onur. | Toplumca benimsenmiş iyi ün. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<>/= Kişinin, kendine karşı duyduğu saygı, şeref, öz saygı, haysiyet, izzet-i nefis. | Başkalarının gösterdiği saygının dayandığı kişisel değer, şeref, itibar. )
- ŞEREF[Ar.] değil/yerine/= ONUR, YÜCEY
- SEREMONİ[Fr.] değil/yerine/= TÖREN
( Tören. | Genellikle, resmî yerlerde, resmî işlerde uyulması gereken kural, yol ve yöntemlerin tümü. )
- SERGERDE[Fars.] değil/yerine/= ELEBAŞI
- ŞERH[Ar.] değil/yerine/= AÇMA, AYIRMA | AÇIKLAMA[Ar.]
( Bir kitabın ibâresini, sözcük sözcük açıp açıklayarak yazılan kitap. )
- SERHAT/SERHAD[Fars., Ar.] değil/yerine/= SINIR BOYU
- CONNECTION IN SERIES[İng.] / CONNEXION SÉRIE[Fr.] ile/değil/yerine/= SERİ BAĞLAMA
- REIHENSCHALTUNG, SERIENSCHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SERİ BAĞLANTI
- SERIES-CHARACTERISTIC MOTOR[İng.] / MOTEUR À CARACTÉRISTIQUE SÉRIE[Fr.] ile/değil/yerine/= SERİ KARAKTERİSTİKLİ MOTOR
- MOTOR MIT REIHENSCHLUSSVERHALTEN[Alm.] ile/değil/yerine/= SERİ KARAKTERLİ MOTOR
- SERİ KATİL değil/yerine/= ÖLDÜRGEN
- SERIES-WOUND MACHINE[İng.] / MACHINE À ENROULEMENT SÉRIE[Fr.] ile/değil/yerine/= SERİ SARGILI MAKİNE
- SERIENSPULMOTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= SERİ SARGILI MOTOR
- REIHENSCHLUSSMASCHINE[Alm.] ile/değil/yerine/= SERİ UYARTIMLI MAKİNE
- SERİ[Fr.]/SERIAL[İng.] değil/yerine/= DİZİ
( SERIAL vs. STRING )
- SERIES :/yerine DİZİ, SERİ
- CERIC OXIDE, CERIA[İng.] / OXYDE CÉRIGUE[Fr.] / ZEN(IV)OXY ZERDIOXYD[Alm.] ile/değil/yerine/= SERİK OKSİT
- CERIC SULPHATE[İng.] / SULFATE CÉRIQUE[Fr.] / ZEN(IV)SULFAT[Alm.] ile/değil/yerine/= SERİK SÜLFAT
- ŞERİK[Ar.] değil/yerine/= ORTAK
- SERINE[İng.] / SÉRINE[Fr.] / SERIN[Alm.] ile/değil/yerine/= SERİN
- SERIOUS :/yerine CİDDİ
- SERIOUSLY :/yerine CİDDİ ŞEKİLDE
- SERKEŞ[Fars.] değil/yerine/= KAFA TUTAN, BAŞKALDIRAN
- SERMAYE[Fars.]/KAPİTAL/İZM[Fr./İng. < CAPITALISM] değil/yerine/= ANAMAL/CILIK
- SERMÜRETTİP değil/yerine/= BAŞDİZGİCİ
- SEROLOJİ/SEROLOGY[İng.] değil/yerine/= SERUM BİLİMİ | KAN SERUM TAHLİLİ
- SEROTONIN[İng.] / SÉROTONINE[Fr.] / SEROTONIN[Alm.] ile/değil/yerine/= SEROTONİN
- SERPANTİN[Fr.] değil/yerine/= ŞERİT | ISITICI | YILANTAŞI
( Eğlencelerde kullanmak için kendi üzerine sarılarak hazırlanan, savrulduğunda çözülen, renkli kâğıttan yapılmış, ince ve uzun şerit. | Kalorifer döşemesinde, bükülmüş borularla yapılmış ısıtıcı. | Yılantaşı. )
- FALLOUT[İng.] ile/değil/yerine/= SERPİNTİ
- SERPUKHOVIAN EPOCH[İng.] değil/yerine/= SERPUKOVYAN EPOKU
( Günümüzden yaklaşık olarak 330.900.000 ile 323.200.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir. Bu zaman aralığı, çok önemli değişimler göstermemekle birlikte, farklı kaynaklarda biraz daha farklı olarak verilebilir. Kaynaklarda bir örneği görülebilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- SER-PÛŞ değil/yerine/= BAŞLIK
( BAŞA GİYİLEN ŞEY, BAŞLIK )
- SERPUŞ[Fars.] değil/yerine/= BAŞLIK
- SERRAVALLIAN EPOCH[İng.] değil/yerine/= SERRAVALYAN EPOKU
( Günümüzden 13.650.000 ile 11.608.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HARD ACID[İng.] ile/değil/yerine/= SERT ASİT
- HARD RUBBER[İng.] ile/değil/yerine/= SERT KAUÇUK
- HARD WATER[İng.] / HARTES WASSER[Alm.] ile/değil/yerine/= SERT SU
- HARD X-RAYS[İng.] / HARTE X-STRAHLEN, HARTE RÖNTGEN STRAHLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= SERT X-IŞINLARI
- SEMI-CONDUCTEUR DUR[Fr.] / HARTER HALBLEITER[Alm.] ile/değil/yerine/= SERT YARI İLETKEN
- SERTİFİKA[Fr.]["SERFİTİKA" değil!]/DİPLOMA[Yun.] ile ÖĞRENİM BELGESİ/ÖĞRENİBELGE
- SERTİFİKASYON/CERTIFICATION[İng.] değil/yerine/= BELGELENDİRME
- SERTİFİKASYON[Fr. < CERTIFICATION] değil/yerine/= ONAYLAMA
- HARDENING[İng.] / DURCISSEMENT[Fr.] / VERHÄRTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SERTLEŞTİRME
- HARDNESS[İng.] / DUETÉ[Fr.] / HÄRTE[Alm.] ile/değil/yerine/= SERTLİK
- SERUM[İng.] değil/yerine/= KAN SIVISI
- CERUSSITE[İng.] / CÉRUSITE[Fr.] / CERUSSIT, BLEISPAT[Alm.] ile/değil/yerine/= SERUSİT
- SERVE :/yerine HİZMET ETMEK, SERVİS
- SERVER[Fars.] ile SERVER[İng.]
( Baş. İLE Sunucu. )
(1996'dan beri)