Türkçe'si Varken... FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 27.964 başlık/FaRk ile birlikte,
27.964 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(71/113)
- MİKSER[İng.] değil/yerine/= ÇIRPICI/KARIŞTIRICI | KARMAÇ
- MIKSIS[İng.] değil/yerine/= MİKSİS
( Eşeyli üreme, gametlerin birleşmesi.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- MİKST/MIXED[İng.] değil/yerine/= KARIŞIK
- MİKTAR = BÜYÜKLÜK = MAGNITUDE[İng.]
- MENGE[Alm.] ile/değil/yerine/= MİKTAR
- MİKTAR değil/yerine/= TUTAR
- MILLI CURIE[Fr.] ile/değil/yerine/= MİL KÜRÜ
- MILE[İng.] / MILLE[Fr.] / DIE MILE[Alm.] ile/değil/yerine/= MİL
- MİLÂDÎ değil/yerine/= DOĞUL
- MİLÂT/MİLÂD[Ar.] değil/yerine/= DOĞUT/ÇAĞAÇAN
- MİLFÖY[Fr. < MILLEFEUILLE] değil/yerine/= MİLFÖY HAMURU
- MILLI-[İng.] / MILLI-[Fr.] / MILLI[Alm.] ile/değil/yerine/= MİLİ-
- MILLIGRAM[İng.] / MILLIGRAM[Fr.] / MILLIGRAMM[Alm.] ile/değil/yerine/= MİLİGRAM
- MILLICURIE[İng.] / MILLICURIE[Fr.] / MILLICURIE[Alm.] ile/değil/yerine/= MİLİKÜRİ
- MILLILITER[İng.] / MILLILITER[Fr.] / MILLILITER[Alm.] ile/değil/yerine/= MİLİLİTRE
- MILLIMOLE[İng.] / MILLIMOLE[Fr.] / MILLIMOLE[Alm.] ile/değil/yerine/= MİLİMOL, MMOL
- MİLİTARİST değil/yerine/= ORDUCU/SÜERCİ
- MİLİTARİZM değil/yerine/= ORDUCULUK/SÜERCİLİK
- MILITARY :/yerine ASKERİ
- MILLIVOLTAGE[İng.] ile/değil/yerine/= MİLİVOLTAJ
- MILK :/yerine SÜT
- MILLER EFFECT[İng.] / EFFET MILLER[Fr.] / MILLERSCHER EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= MİLLER ETKİSİ
- MILLER INDICES[İng.] / INDICES DE MILLER[Fr.] / MILLERSCHE INDIZES[Alm.] ile/değil/yerine/= MİLLER İNDİSLERİ
- MİLLET[Ar.] değil/yerine/= ULUS
- MILLI CURIE[Alm.] ile/değil/yerine/= MİLLİ KÜRÎ
- MİLLÎ MARŞ değil/yerine/= ULUSAL YIR
- MİLLÎ[Ar.] değil/yerine/= ULUSAL
- MILLIKAN OIL DROP EXPERIMENT[İng.] / EXPÉRIENCE DE LA GOUTTE D'HUILE DE MILLIKAN[Fr.] / MILLIKAN-ÖLTRÖPFCHEN-VERSUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= MİLLİKAN YAĞ DAMLASI DENEYİ
- MILLION :/yerine MİLYON
- MILYÖ/MILLİEU[İng.] değil/yerine/= ORTAM
- PARTS PER MILLION[İng.] ile/değil/yerine/= MİLYONDA KISIM, PPM
- MİMETİK/MİMETIC[İng.] değil/yerine/= ÖYKÜNEN
- MİMİK değil/yerine/= YÜZİM
- min.[Lat. < MINIMUM] değil/yerine/= EN AZ, EN KÜÇÜK, EN DÜŞÜK
- MIND :/yerine ZİHİN, UMURSAMAK
- MINE :/yerine BENİM, MADEN
- MINERAL[İng.] / MINERAL[Fr.] / MINERAL[Alm.] ile/değil/yerine/= MİNERAL
- MINIMAL[[İng.] değil/yerine/= EN AZ, EN DÜŞÜK
- MINIMİZASYON/MINIMIZATION[İng.] değil/yerine/= EN AZLAMA, EN AZLAYIM, EN AZA İNDİRMEK
- MİNİMİZE ETMEK değil/yerine/= EN AZA İNDİRMEK
- MINIMUM[İng.] değil/yerine/= EN AZ, EN DÜŞÜK
- MINISTER :/yerine BAKAN
- MİNKALE[Ar.] değil/yerine/= İLETKİ/AÇIÖLÇER
- MINKOWSKI ELECTRODYNAMICS[İng.] / ÉLECTRODYNAMIQUE DE MINKOWSKI[Fr.] / MINKOWSKI-ELEKTRODYNAMIK[Alm.] ile/değil/yerine/= MİNKOWSKİ ELEKTRODİNAMİĞİ
- TENSEUR DE MINKOWSKI[Fr.] ile/değil/yerine/= MİNKOWSKİ GERGİSİ
- MINKOWSKI-TENSOR[Alm.] ile/değil/yerine/= MİNKOWSKİ TENSÖRÜ
- MINKOWSKI SPACE[İng.] / ESPACE DE MINKOWSKI[Fr.] / MINKOWSKI-RAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= MİNKOWSKİ UZAYI
- MINKOWSKI TENSOR[İng.] ile/değil/yerine/= MİNKOWSKİ YERDEĞİŞTİRİCİ
- MİNNET/TARLIK = GRATITUDE, GRATEFULNESS[İng.] = RECONNAISSANCE, OUGRATITUDE[Fr.] = DANK ODER DANKBARKEIT[Alm.] = GRATIA SEU GRATITUDO[Lat.]
- MINOR CROSS MATCH[İng.] değil/yerine/= KÜÇÜK ÇAPRAZ KARŞILAŞTIRMA
- MINOR[İng.] değil/yerine/= ÖNEMSİZ | HAFİF
- MINOR :/yerine ÖNEMSİZ, KÜÇÜK
- MINORITY :/yerine AZINLIK
- MİNTAN[Fars. < NİMTEN: Yarım gövde.] değil/yerine/= GÖMLEK
- MINTIKA[Ar.] değil/yerine/= BÖLGE
- MINUTE :/yerine DAKİKA
- MİNVAL[Ar.] değil/yerine/= BİÇİM/YOL | BAĞLAM
- MİNYATÜR/NAKKAŞLIK değil/yerine/= KÜÇÜLTÜ
- MIOCENE[İng.] değil/yerine/= MİYOSEN
( Miyosen (23.03-5.333 myö) bir jeolojik devre ismidir. Yaklaşık 23.03 milyon yıl önce ile 5.333 milyon yıl önceyi kapsayan zaman dilimine denir. Miyosen ismi, Charles Lyell'ın İngilizce "less recent" sözcüğünden türetilmiştir. Miyosen'den önce Oligosen, sonra ise Pliyosen gelmektedir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- MIRACLE :/yerine MUCİZE
- MİRAS ŞİRKETİ değil/yerine/= KALIT ORTAKLIĞI
- KALIT/MİRAS[Ar.] ile/ve/||/<> TEREKE/METRÛKÂT[Ar.]
( Ölen kişiden kalanlar. İLE/VE/||/<> Ölen birinin bıraktığı şeyler. )
- MİRASÇI değil/yerine/= KALITÇI
- MİRİ KÂTİBİ değil/yerine/= YARGIÇ
( Osmanlı Devleti'nde, maliye ile halk arasındaki davalara bakan yargıç. )
- MIRROR :/yerine AYNA
- MYRON[İng.] / MYRCE'NE[Fr.] / MYRCEN[Alm.] ile/değil/yerine/= MİRSEN
- MIS/MANAGEMENT INFORMATION SYSTEM[İng.] değil/yerine/= YÖNETİM BİLGİ DÜZENİ
- MİSAFİR ETMEK değil/yerine/= KONUKLATMAK/KONUK ETMEK
- MİSAFİR/MİHMAN[Ar.] değil/yerine/= KONUK
- MİSAFİR[Ar.]/MİHMÂN[Fars.] ile KONUK
( KONUK, MİSÂFİR )
- MİSAFİRHANE[Ar.] değil/yerine/= KONUKEVİ
- MİSAFİRPERVER değil/yerine/= KONUKSEVER
- MİSÂL[Ar.] değil/yerine/= ÖRNEK
( ÖRNEK | MASAL | RÜYÂ, DÜŞ | BENZER, ANDIRIR )
- MİSBÂH değil/yerine/= KANDİL, ÇERAĞ, SABAH GİBİ LÂTİF, AYDINLIK
( )
- MİSDİYAGNOZ/MİSDİAGNOSIS[İng.] değil/yerine/= YANLIŞ TANI
- MICELLE[Fr.] / MIZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= MİSEL
- MASK AMBRETTE[İng.] / MUSK AMBRETTE, MUSK AMBRÉNE[Fr.] / AMBRETTEMOSCHUS[Alm.] ile/değil/yerine/= MİSK AMBERİ
- MASK KETONE[İng.] / PITMO KETONOWE, MUSC CÉTONE[Fr.] / KETONOMUSCHUS[Alm.] ile/değil/yerine/= MİSK KETON
- MUSC[Fr.] ile/değil/yerine/= MİSK OLU
- MASK[İng.] / MOSCHUS, BISAM[Alm.] ile/değil/yerine/= MİSK OTU
- MİSK Ü AMBER değil/yerine/= MİS KOKULARI
- MİSKİN[Ar.]/ERMEGÜ[dvnlgttrk] değil/yerine/= YOKSU
( Allah'ta yok olan, fenafillah. )
- MİSL/MİSİL[Ar.] değil/yerine/= KAT
( Eş, benzer. | Miktar. | Kat. )
- MİSLİ değil/yerine/= KATI
( Sayı, tartı ve ölçü ile belirlenebilen. )
- MISMATCH[İng.] değil/yerine/= UYUMSUZLUK
- MISRA değil/yerine/= DİZE
- MISRA değil/yerine/= DİZE
- MISS :/yerine ÖZLEMEK, ISKALAMAK
- MISSILE :/yerine FÜZE
- MISSING LINK[İng.] değil/yerine/= KAYIP HALKA
( Bilim dışı terminolojide, "ara tür" kavramının tahrik edici karşılığıdır. İki canlı öbeği arasında henüz keşfedilememiş olan ve bu canlıların birinden diğerine geçişte rol oynadığı düşünülen tür ya da gruplardır. Genellikle henüz açığa çıkarılamamış fosil kayıtlarına işaret eder.Fosil oluşumunun çok nadir olan bir olay olması (genelde 1 milyon bireyden yalnızca 1 tanesi fosilleşir) ve günümüzde yeryüzünde var olan fosillerin çok küçük bir kısmının çıkarılabiliyor olması, geçmişte yaşamış türlerin keşfini güçleştirmektedir. Bu sebeple evrimsel süreç içinde bazı boşluklar ve bilinmeyenler olabilmektedir. Ancak elimizdeki milyonlarca örneğe bakarak bile, türler arasındaki evrimsel ilişkiyi kurmak son derece kolaydır. Öyle ki, birçok önemli tür grubuna yönelik sayısız "kayıp halka" açığa çıkarılmıştır. Örneğin insanın evriminde kademeli olarak değişen 30 civarında tür, kuşların evriminde kademeli olarak değişen 25 civarında tür, denizel memelilerin evriminde kademeli olarak değişen 15 civarında tür bilinmektedir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- MISSION :/yerine GÖREV
- mist.[Lat. < MISTURA] değil/yerine/= KARIŞIM, MİKSTÜR
- MISTAKE :/yerine HATA
- MİSTİFİKASYON değil/yerine/= GİZEMLEŞTİRME
- MİSTİK değil/yerine/= GİZEMCİ
- MİSTİK değil/yerine/= GİZEMLİ
- MİSTİSİZM değil/yerine/= GİZEMCİLİK
- MİSVÂK[Ar.] değil/yerine/= DİŞ FIRÇASI
( Ucu dövülüp fırça durumuna getirilen ve diş temizliğinde kullanılması, Müslümanlıkça sünnet olan bir tür ağaç çubuğu. )
- MİSYON[İng. < MISSION] değil/yerine/= EREK, BEKLENTİ, GENİŞ SORUMLULUK, ÖZ NİYET, ÖZ GÖREV
- MİTİNG[İng. < MEETING] değil/yerine/= BULUŞMA/TOPLANTI
( Gösteri amacıyla ya da bir olaya dikkati çekmek için, genellikle açık yerlerde yapılan, herkesin katılabileceği toplantı. )
- MITOCHONDRIAL DISEASE[İng.] değil/yerine/= MİTOKONDRİYEL HASTALIK
( DNA'da meydana gelen mutasyonlar sonucu oluşan hastalıklar.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- MİTOKONDRİ değil/yerine/= ÜRETGEN
- MİTOZ[Fr. < AMITOSE]/KARYOKİNEZ[Fr. < CARYOCINESE] ile AMİTOZ[Fr. < AMITOSE]
( Çok gözeli canlılarda gözenin belirli evrelerden geçerek çoğalması. İLE Amip, akyuvar ve bazı bakterilerde göze bölünmesi yoluyla olan çoğalma. )
- MİTOZ[İng. MITOSIS] ile/||/<> ANAFAZ[İng. ANAPHASE] ile/||/<> METAFAZ[İng. METAPHASE] ile/||/<> MOKAİSİZM[İng. MOSAICISM] ile/||/<> SOMATİK HÜCRE (VÜCUT HÜCRESİ)[İng. SOMATIC CELL]
( Ökaryot gözelerin tipik çekirdek bölünmesi. Kopyalanarak sayısı iki katına çıkmış olan kromozomlar profaz, metafaz, anafaz ve telofaz safhalarını geçirdikten sonra bölünerek diploit sayıda kromozom kapsayan iki oğul çekirdeğe ayırılır. @@ Hayvan ya da bitki gözelerinin bölünme evresi. Bu evrede iğ iplikleri kardeş kromatitlerin kinetokor bölgelerine tutunur, kardeş kromatitler gözenin zıt kutuplarına doğru hareket etmeye başlar. Bu evre mitozun en kısa evresidir ve genellikle birkaç dakika sürer. @@ Hem mitoz, hem mayoz bölünmede görülen bir evredir. Bu evrede kromozomlar gözenin metafaz düzleminde toplanırlar. Profaz evresinde oluşan mikrotübüllerk inetekorlara tutunurlar. @@ Tek bir zigottan gelen, mitoz sırasında genetik materyalin yanlış dağıtılması ya da deneysel manüpilasyon nedeniyle farklı genotiplerdeki iki ya da daha fazla göze populasyonunun bir organizmada bulunması durumu. @@ Vücuttaki üreme ile direkt ilgisi olmayan gözeler. Bitki ve hayvan gözelerinde çoğu göze somatik göze. Mitoz ile ürerler ve diploit sayıda kromozomları vardır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- MİTOZ/MITOSIS[İng.] değil/yerine/= EŞEYSİZ BÖLÜNME
- MIX :/yerine KARIŞTIRMAK
- MIXTURE :/yerine KARIŞIM
- MİYELİN[İng. MYELIN] ile/||/<> MEZAKSON[İng. MESAXON] ile/||/<> SCHWANN HÜCRESİ[İng. SCHWANN CELLS]
( Beyindeki destek gözeleriyle çevresel sinir sistemindeki Schwann gözelerinin zarlarından özelleşmiş yağımsı yumuşak bir katman. Sinir liflerinin çevresini saran ve elektriksel açıdan onları yalıtan bir kın oluşturur. @@ Miyelinli nöronlarda aksonu çevreleyerek miyelin kılıfı oluşturan Schwann göze zarlarının karşılaştıkları yerde oluşturdukları yapı. Schwann göze zarlarının ilk karşılaştıkları yer "iç mezakson", son karşılaştıkları yer "dış mezakson" olarak isimlendirilir. @@ Çevresel sinir sisteminin gliyal gözesi. Görevi aksonları çevrelemek. 2 tiptir: miyelinleyen ve miyelinlemeyen. Miyelinleyici Schwann gözeleri çevreledikleri aksonlarının etrafını miyelin halkalarıyla kuşatırlar. Bu halkalarla çevrili sinir liflerine "miyelinli sinirler" denir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- MİYELINİZASYON/MYELINIZATION[İng.] değil/yerine/= SİNİR KILIFLANMASI
- MİYOKARD[İng. MYOCARDIUM] ile/||/<> KARDİYAK ARREST[İng. CARDIAC ARREST] ile/||/<> KARDİYOLOJİ[İng. CARDIOLOGY] ile/||/<> MİYOKARD İNFARKTÜSÜ[İng. MYOCARDIAL INFARCTION] ile/||/<> MİYOKARDİT[İng. MYOCARDITIS]
( Omurgalılarda yalnızca kalpte bulunan üç ana kas türünden biridir. Kalp kası olarak da bilinir. Miyokard yani kalp kası, sarkomer olarak bilinen kontraktil birimlere sahip olması bakımından başka bir ana kas türü olan iskelet kasına benzer; ancak kalp kasının bu özelliği onu üçüncü kas tipi olan düz kastan ayırır. Kalp kasının ritmik bir biçimde kasılması, kalbin kalp pili görevi gören sinoatriyal düğümü tarafından düzenlenir. @@ Kardiyak arrest ya da yaygın adıyla kalp durması, kalbin kan pompalama işlevini yerine getirememesidir. Daha ayrıntılı olarak kardiyak arrest miyokardın sistol ve diastol işlemlerini yerine getirememesi olarak tanımlanır. Tıpta kardiyak arrestin beklenmediği durumlarda gerçekleşmesi ise akut kardiyak arrest (İng: "Sudden Cardiac Arrest") olarak isimlendirilir. Miyokard yani kalp kası sistol (kasılma) ve diastol (gevşeme) işlemlerini yerine getiremediği için kalp işlevini yitirir. Kalbin işlevini yitirmesi durumunda organlara kan pompalanamaz. Kardiyak arrest geçiren bir hastanın kalp ritmini geri getirmek için hastaya kardiyopulmoner resüsitasyon yani kalp masajı ve defibrilasyon uygulanır. @@ Kardiyoloji, kalp ve dolaşım sistemi hastalıklarını inceleyen bilim dalıdır. Öncelerinde iç hastalıkları (dâhiliye) bölümünün alt dalı olan kardiyoloji, günümüzde ayrı bir anabilim dalıdır. Bu alanda uzmanlaşmış doktorlara kardiyolog adı verilir. Kardiyoloji biliminin incelediği ve tedavi etmek için çalıştığı hastalıklardan bazılarını; koroner arter hastalığı, kalp ritim bozuklukları, inflamatuar kalp hastalığı, kalp yetmezliği, perikardit, miyokardit, trisküspit stenozu, aort yetmezliği ve miyokart enfarktüsü biçiminde sıralayabiliriz. Ekokardiyografi, elektrokardiyografi, kardiyak kateterizasyon ve miyokart perfüzyon sintigrafisi gibi teşhis yöntemleri kardiyovasküler hastalıkların tanısında kullanılır. @@ Miyokard infarktüsü ya da yaygın adıyla kalp krizi, kalbe kan akışının azalması ya da engellenmesi sonucunda gelişen, ölümle sonuçlanabilecek patolojik durumdur. Tüm organlar gibi kalbin de düzgün çalışabilmesi için oksijen ve besin kaynağına ihtiyacı vardır. Koroner arterler olarak bilinen kan damarları kalp kasının (miyokardın) yüzeyinde bulunur, ve kalbe oksijenli kan sağlar. İşte bu koroner arterlerden biri tıkandığında ve kalbe kan akışı sağlanamadığında kalp krizi meydana gelir. @@ Çeşitli sebeplerden ötürü miyokardın iltihaplanmasıdır. Miyokard ya da kalp kası, kalbin büyük bir bölümünü oluşturmaktadır. Kalp kası da diğer kaslar gibi iltihaplanabilir. Kalp kası iltihabı belirtileri hemen görülmeyebilir. İlk başlarda belirtiler diğer hastalıklara benzeyebilir. Genelde belirtiler grip ve zatürre gibi hastalıklara benzer. Kalp kası iltihabının belirtilerinden bazılarını şu biçimde sıralamak mümkündür:
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- SEKTE-İ KALP[Ar.]/MİYOKART ENFARKTÜSÜ/MYOCARDIAL INFARCTION[İng.] değil/yerine/= KALP KRİZİ
- MİYOKART[Fr.] değil/yerine/= YÜREK KASI
- MYOSIN[İng.] / MIOZYNA[Fr.] / MYOSIN[Alm.] ile/değil/yerine/= MİYOSİN
- MİZANA[İt.] değil/yerine/= ARKA DİREK
( Üç ya da daha çok direği bulunan yelkenli gemilerde, arka direk. )
- MİZANPAJ[Fr.] değil/yerine/= SAYFA DÜZENİ
- MİZANSEN[Ar.] değil/yerine/= DÜZENTİ/KURGU
- MIZIKÇI/LIK değil/yerine/= OYUNBOZAN/LIK
( Çeşitli nedenlerle oyunu bozan, yenilgiyi kabul etmeyen, kolayca darılan kişi. )
- MIZRAK değil/yerine/= KARGI/CIDA
- MIZRAP[Ar.]/TEZENE[Fars. :Kırbaç.]/PENA[Lat.] değil/yerine/= ÇALGIÇ
- SYSTÈME MKS[Fr.] ile/değil/yerine/= MKS BİRİM SİSTEMİ
- MKS SYSTEM[İng.] ile/değil/yerine/= MKS DİZGESİ
- MKS-SYSTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= MKS SİSTEMİ
- ML/MACHINE LEARNING[İng.] değil/yerine/= MAKİNE ÖĞRENME
- MM-HMM :/yerine HI HI (ONAYLAMA)
- MMA/COST MINIMIZATION ANALYSIS[İng.] değil/yerine/= MALİYET MINIMİZASYONU ÇÖZÜMLEMESİ
- MMD/MEDICAL MONİTORING DEVICE[İng.] değil/yerine/= TIBBİ İZLEME AYGITLARI
- MMS/MODEL MANAGEMENT SYSTEM[İng.] değil/yerine/= MODEL YÖNETIM SİSTEMİ
- MOBBING[İng.] değil/yerine/= BEZDİRİ
- MOBIL/MOBILE[İng.] değil/yerine/= DEVİNIMLİ 2.TAŞINABİLİR 3.GEZİCİ
- MOBILITE/MOBILITY[İng.] değil/yerine/= DEVİNIMLİLİK, HAREKETLİLİK
- MOBİLİZE[Fr. < MOBILISÉ] değil/yerine/= HAREKETLİ
- MOBİLOM[İng. MOBILOME] ile/||/<> PLAZMİD[İng. PLASMID] ile/||/<> PROFAJ[İng. PROPHAGE] ile/||/<> TRANSPOZON[İng. TRANSPOSON]
( Organizmalarda genetik çeşitliliğin üretimi için başlıca yardımcı unsurlar olan, hareketli genetik öğeler bütünü. Ökaryotlarda transpozon adı verilen hareketli parçacıklar mobilomları oluştururken, prokaryotlarda profajlar ve plazmidler önemli mobilomlar. Mobilomlar, bakteriyel genomların evriminde temel roldedirler ve yatay gen aktarımının esas yapısıdırlar. Bu hareketli öğeler, bakteriyofajları, plazmidleri, integronları, genomik adaları, transpozonları ve insersiyon dizilerini içerir. @@ Kendi kendini eşleyebilen kromozomdan ayrı bir DNA parçasıdır. Tipik olarak dairesel ve çift sarmallıdır. Prokaryotların genetik materyali bu şekildedir. @@ Bakteri kromozomuna yerleşmiş faj DNA'sıdır. @@ DNA sentezi ve transpoz içeren bir mekanizma tarafından genomun içinde hareket eden uzun bir mobil DNA elemanı. Kromozomlar üzerinde rastlantısal olarak sıçrayabilen ve yer değiştirebilen yapılar. Genetik çeşitliliğe büyük katkı sağlarlar.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- MOBİLYA/MÖBLE değil/yerine/= DÖŞENGİ
- MOD/MODE[İng.] değil/yerine/= TARZ
- MODACRYLIC FIBER[İng.] / FIBRE MODACRYLIQUE[Fr.] / MODACRYLFASER[Alm.] ile/değil/yerine/= MODAKRİLİK LİF
- MODALITE/MODALITY[İng.] değil/yerine/= TARZ
- MODE :/yerine MOD, KİP
- MODEL[Fr.]/MOSTRA[İt.] değil/yerine/= ÖRNEK/KÖZ
( Örnek. | Bir özelliği olan nesne ya da kişi. | Bir sanatçıya poz veren kişi. | Biçim. | Örnekleri içinde toplayan dergi. | Tip. | Benzer. | Örnek alınmaya değer kişi ya da şey. | Manken. )
- MODEL ile/||/<> BİYOKÜLTÜREL EVRİM[İng. BIOCULTURAL EVOLUTION] ile/||/<> CİNSEL YAMYAMLIK[İng. SEXUAL CANNIBALISM] ile/||/<> DAİSYWORLD MODELİ[İng. DAISYWORLD MODEL] ile/||/<> ESCHERİCHİA COLİ
( Gerçek sistemlerin soyut ve basitleştirilmiş hali. @@ Doğal seçilimin etkilerinin kültürel buluşlardan etkilendiğini söyleyen insan evrimi modeli. Kültür biyolojik olmayan adaptasyonlar sayesinde çevresel stresi azaltabilir ve evrime yön verebilir. Bu durumda potansiyel olarak strese karşı evrimleşmeyi azaltır. @@ Bir canlının çiftleşme sırasında, öncesinde ya da sonrasında partnerini yemesi davranışı. Genelde dişi örümceğimsilerde görülür. Farklı canlılarda evrimsel süreçte birbirinden bağımsız olarak ortaya çıktığı düşünülmektedir. Bu sebeple açıklanması için farklı modeller geliştirilmiştir. @@ Lovelock, sıcaklığın düzenlenmesi için biyosferin kasti eyleminin gerekli olmadığını eleştirmenlerine ispatlamak için Daisyworld modelini geliştirdi; bunun yerine doğal seçilimin işlemesinin sıcaklık düzenleme görevini yerine getirmek için yeterli olduğunu söyledi. @@ Genomu tamamiyle dizilmiş bir gram negatif bakteri. Prokaryotların incelenmesi için model organizmalardır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- MODEL[İng.] değil/yerine/= KALIP | ÖRNEK
- MODEL :/yerine MODEL
- PATTERN[İng.] / MODELE[Fr.] / MODELL[Alm.] ile/değil/yerine/= MODEL
- MODEM[İng.] değil/yerine/= ÇEVİRGE
- MODEM[İng.] değil/yerine/= ÇEVİRGE
- MODEM[İng.] / MODEM[Fr.] / MODEM[Alm.] ile/değil/yerine/= MODEM
- MODERATE :/yerine ILIMLI
- MODERATÖR değil/yerine/= YÖNETİCİ
- MODERN PHYSICS[İng.] ile/değil/yerine/= MODERN FİZİK
- MODERN SYNTHESIS[İng.] değil/yerine/= MODERN SENTEZ
( Mendel Genetiği sayesinde öğrenilen genetik bilgilerin, 1930 ve 1940lı yıllarda Evrimsel Biyoloji ile birleştirilmesi ve iki kuramın, bir araya gelerek canlılığın nasıl değiştiğini tam olarak açıklayabilir hale gelmesi. Birçok bilim insanının araştırmaları ve katkıları sayesinde gerçekleştirilebilmiştir. Günümüzde bu sentez, farklı bilim dallarından gelen verilerle daha da güçlendirilmiştir. "Evrimsel Sentez" olarak da bilinir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- MODERN[Fr./İng.] değil/yerine/= ÇAĞDAŞ/ÇAĞCIL
- MODERN :/yerine MODERN
- MODERNİZASYON değil/yerine/= ÇAĞDAŞLAŞMA
- MODERNİZE ETMEK değil/yerine/= ÇAĞDAŞLAŞTIRMAK
- MODEST :/yerine MÜTEVAZI
- MODİFİKASYON[İng. MODIFICATION] ile/||/<> ALOSTERİ[İng. ALLOSTERY] ile/||/<> ALTERNATİF EŞLEŞME[İng. ALTERNATIVE SPLICING] ile/||/<> DNA ONARIMI[İng. DNA REPAIR]
( Canlılarda çevresel etkilerle fenotiplerde meydana gelen değişikliklere denir. Epigenetik etmenler haricinde gelecek nesle aktarılamadığı için kalıtsal değildir. @@ Düzenleyici bir ligandın proteinin katalitik sahası dışındaki bir bölgeye bağlanması yoluyla ya da kovalent modifikasyon yoluyla bir proteinin konformasyonunun değişmesi yoluyla protein aktivitesinin değişmesi. @@ Aynı öncül RNA ile farklı mRNA'ların oluşturulması. Bu durum, farklı aminoasit kompozisyonlara ait proteinlerin oluşturulmasına sebep olabilir ya da sadece 3' UTR uzunluğunu değiştirebilir. Alternatif (diferansiyel) eşleşme için bir sebep, RNA düzenlemesi sırasında, kesim alanlarındaki değişime sebep olan bir modifikasyonun oluşmasıdır. @@ Bir mutasyon ya da modifikasyona uğramış olan bir DNA molekülünün doğru nükleotid dizisinin restorasyonu.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- MODİFİKASYON[Fr.]/MODIFICATION[İng.] değil/yerine/= DEĞİŞKE | DEĞİŞTİRME | DEĞİŞİKLİK
- MODİFİYE/MODIFIED[İng.] değil/yerine/= DEĞİŞTİRİLMİŞ
- MODİST ile ŞAPKA YAPICISI
( Şapka yapıcısı. | Moda eşyası satan. )
- MODİSTRA[İt.] değil/yerine/= (KADIN) TERZİ
- MODS/MULTIORGAN DISFONKSİYON SENDROMU MULTIORGAN DYSFUNCTION SYNDROME[İng.] değil/yerine/= ÇOKLU ORGAN İŞLEV BOZUKLUK BELİRGESİ
- MODÜL/MODULE[İng.] değil/yerine/= BİRİM
- MODÜL[Fr. < Lat.] ile MODÜLASYON[Fr.]
( Orantı ölçüsü. Bir yapının çeşitli bölümleri arasında orantıyı sağlamak için kullanılan ölçü birimi. | Çap, ölçü. | Herhangi bir mekanik özelliği belirten katsayı. | Bir uzay taşıtının, bütün yapısı içinde yer alan bağımsız bölüm. İLE Bir sesin yayınmasında ortaya çıkan yeğinlik, vurgu, ton değişinimlerinden her biri. | Bir dalganın, genlik, evre ve sıklığının bir yasaya göre zaman içinde farklılaşması. | Bir tondan, başka bir tona geçiş. )
- MODÜLASYON/MODULATION[İng.] değil/yerine/= UYUMLAMA
- MODÜLASYON değil/yerine/= KİPLEME/KİPLENİM
- MODÜLATÖR/MODULATOR[İng.] değil/yerine/= UYUMLAYICI
- MODÜLER/MODULAR[İng.] değil/yerine/= BİRİMLİ
- MODÜLER SİSTEM değil/yerine/= PARÇALI DÜZEN/EK
- MOF/MULTIORGAN YETMEZLİĞİ MULTIORGAN FAILURE[İng.] değil/yerine/= ÇOKLU ORGAN YETMEZLİĞİ
- MOHR'S SALT[İng.] / MOHR SALTZ[Alm.] ile/değil/yerine/= MOHR TUZU
- MOHS-SKALA[Alm.] ile/değil/yerine/= MOHS CETVELİ
- MOHS MİKYASI[Osm.] / MOHS SCALE[İng.] ile/değil/yerine/= MOHS ÖLÇEĞİ
- ÉCHELLE DE MOHS[Fr.] ile/değil/yerine/= MOHS SERTLİK ÖLÇEĞİ
- POINT[İng.] ile/değil/yerine/= MOKTA
- MOLE FRACTION[İng.] / FRACTION DE MOLE[Fr.] / MOLENBRUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= MOL KESRİ
- MOLEKÜL ÇEKİSİ[Osm.] / POISMOLECULAIRE[Fr.] / MOLEKULAR GEWICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= MOL KÜTLESİ
- MOLE[İng.] / MOLE[Fr.] / MOL/MOLE[Alm.] ile/değil/yerine/= MOL
- MOLA[İt.] değil/yerine/= ARA
( Yorgunluğu gidermek için duraklama. | Koyverme. | Takımların, oyun arasında aldıkları birer dakikalık dinlenme süresi, ara. )
- MOLAL SOLUTION[İng.] / SOLUTION MOLAL[Fr.] / MOLALE LÖSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLAL ÇÖZELTİ
- MOLALITY[İng.] / MOLALITÉ[Fr.] / MOLALITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLALİTE
- MOLAR SUSCEPTIBILITY[İng.] / SUSCEPTIBILITÉ MOLAIRE[Fr.] / MOLARE SUSZEPTIBILITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLAR ALINGANLIK
- MOLAR DISPERSION[İng.] / DISPERSION MOLAIRE[Fr.] / MOLARE STREUUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLAR DAĞILIM/DAĞILMA/SAÇILMA
- MOLAR VOLUME[İng.] / VOLUME MOLAIRE[Fr.] / MOLVOLUMEN[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLAR HACİM
- MOLAR CONDUCTIVITY[İng.] / CONDUCTIBILITÉ MOLAIRE[Fr.] / MOLARE LEITFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLAR İLETKENLİK
- MOLAR HEAT CAPACITY[İng.] / CAPACITÉ DE LA CHALEUR MOLAIRE[Fr.] / MOLARE WÄRMEKAPAZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLAR ISI SIĞASI
- MOLAR REFRACTION[İng.] / RÉFRACTION MOLAIRE[Fr.] / MOLREFRAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLAR KIRILMA
- MOLAR POLARIZATION[İng.] / POLARISATION MOLAIRE[Fr.] / MOLARE POLARISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLAR KUTUPLANMA
- MOLAR SPECIFIC HEAT[İng.] / CHALEUR SPÉCIFIQUE MOLAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= MOLAR ÖZGÜL ISI
- MOLAR ABSORPTIVITY[İng.] ile/değil/yerine/= MOLAR SOĞURGANLIK
- MOLAR SURFACE ENERGY[İng.] / ÉNERGIE DE SURFACE MOLAIRE[Fr.] / MOLARE OBERFLÄCHENENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLAR YÜZEY ENERJİSİ
- MOLARITY[İng.] değil/yerine/= MOLARİTE
( Bir litre çözeltide çözünmüş maddenin mol sayısı. "M" ile gösterilir. SI birim sisteminde birimi mol/L ya da mol/dm3tür. 1 mol/L "molar" olarak tanımlanır. Matematiksel olarak şöyle gösterilir:
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- MOLECULAR WEIGHT[İng.] / POIDS MOLÉCULAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜL AĞIRLIĞI/KÜTLESİ
- MOLEKÜLBINDUNGSKRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜL BAĞ KUVVETİ
- MOLECULAR IMPACT[İng.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜL ÇARPIŞMASI
- PHYSIQUE MOLÉCULAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜL FİZİĞİ
- MOLECULAR FORMULA[İng.] / FORMULE MOLÉCULAIRE[Fr.] / MOLEKULARFORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜL FORMÜLÜ
- MOLECULAR VOLUME[İng.] / MOLAKULAR VOLUMEN[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜL HACMİ
- VOLUME MOLECULAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜL OYLUMU
- MOLECULAR STRUCTURE[İng.] / STRUCTURE MOLECULAIRE[Fr.] / MOLEKULARE AUFBAU[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜL YAPISI
- MOLECULE[İng.] / MOLECULE[Fr.] / MOLEKULE[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜL
- MOLEKÜL[Fr./İng. MOLECULE] değil/yerine/= ÖZDECİK
- MOLEKULARGEWICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER AĞIRLIK
- MOLECULAR FLOW[İng.] / ÉCOULEMENT MOLÉCULAIRE[Fr.] / MOLEKULARE STRÖMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER AKIŞ
- MOLECULAR BINDING FORCE[İng.] / FORCE DE LIAISON MOLÉCULAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER BAĞ KUVVETİ
- MOLECULAR DIAMETER[İng.] / DIAMÈTRE MOLÉCULAIRE[Fr.] / MOLEKULARER DURCHMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER ÇAP
- MOLECULAR ATTRACTION[İng.] / ATTRACTION DE MOLÉCULAIRE[Fr.] / MOLEKULARANZZIEHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER ÇEKİM
- DIPÔLE MOLÉCULAIRE[Fr.] / MOLEKULARER DIPOL[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER ÇİFT KUTUP
- MOLECULAR BEAM EPITAXY[İng.] / ÉPITAXIE PAR JET MOLÉCULAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER DEMET EPİTAKSİSİ
- MOLECULAR BEAM[İng.] / FAISCEAU MOLÉCULAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER DEMET
- MOLECULAR DIFFUSION[İng.] / DIFFUSION MOLÉCULAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER DİFÜZYON
- MOLECULAR DIAMAGNETISM[İng.] / DIAMAGNÉTISME MOLÉCULAIRE[Fr.] / MOLEKULARER DIAMAGNETISMUS[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER DİYAMANYETİZMA
- MOLECULAR ROTATION[İng.] / ROTATION MOLÉCULAIRE[Fr.] / MOLEKULARE DREHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER DÖNME
- MOLECULAR STOPPING POWER[İng.] / POUVOIR D'ARRÊT MOLÉCULAIRE[Fr.] / MOLEKULARES BREMSVERMÖGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER DURDURMA GÜCÜ
- MOLECULAR SIEVE[İng.] / MOLEKULAR SIEB[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER ELEK
- MOLECULAR ELECTRONICS[İng.] / ÉLECTRONIQUE MOLÉCULAIRE[Fr.] / MOLEKULARELEKTRONIK[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER ELEKTRONİK
- MOLECULAR ENERGY LEVEL[İng.] / NIVEAU D'ÉNERGIE MOLÉCULAIRE[Fr.] / MOLEKULARES ENERGIENIVEAU[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER ENERJİ DÜZEYİ
- MOLECULAR PHYSICS[İng.] / MOLEKULARPHYSIK[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER FİZİK
- MOLECULAR FLUORESCENCE[İng.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER FLORESANS
- MOLECULAR GAS LASER[İng.] / LASER À GAZ MOLÉCULAIRE[Fr.] / MOLEKULARER GASLASER[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER GAZ LAZERİ
- MOLECULAR GAS[İng.] / GAZ MOLÉCULAIRE[Fr.] / MOLEKULARES GAS[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER GAZ
- MOLECULAR CONDUCTIVITY[İng.] / CONDUCTIVITÉ MOLÉCULAIRE[Fr.] / MOLEKULARE LEITFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER İLETKENLİK
- MOLECULAR HEAT[İng.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER ISI
- MOLEKULARSTRAHLEPITAXIE[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER IŞIN KAPLAMA
- MOLEKULARSTRAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER IŞIN
- MOLECULAR CRYSTAL[İng.] / CRISTAL MOLÉCULAIRE[Fr.] / MOLEKULARER KRISTALL[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER KRİSTAL
- POLARISABILITÉ MOLÉCULAIRE[Fr.] / MOLEKULARE POLARISIERBARKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER KUTUPLANABİLİRLİK
- MOLECULAR POLARIZABILITY[İng.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER KUTUPLANIRLIK
- MOLECULAR MAGNET[İng.] / MOLEKULARER MAGNET[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER MIKNATIS
- MOLECULAR OPTICS[İng.] / OPTIQUE MOLÉCULAIRE[Fr.] / MOLEKULAROPTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER OPTİK
- MOLECULAR POLARITY[İng.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER POLARİTE
- MOLECULAR ABSORPTION[İng.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER SOĞURMA
- MOLECULAR SPECTROSCOPY[İng.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER SPEKTROSKOPİ
- MOLECULAR SPECTRUM[İng.] / SPECTRE MOLÉCULAIRE[Fr.] / MOLEKULARES SPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER TAYF/SPEKTRUM
- MOLEKULARE DIFFUSION[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER YAYINIM
- MOLECULAR ORBITAL[İng.] / ORBITALE MOLÉCULAIRE[Fr.] / MOLEKÜLORBITAL[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER YÖRÜNGE
- INTERMOLECULAR FORCE[İng.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLLER ARASI KUVVET
- GRAM MOLE[İng.] ile/değil/yerine/= MOLGRAM
- MOLYBDENUM[İng.] / MOLYBDÉNUM[Fr.] / MOLYBDÄNUM[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLİBDEN
- DISPERSION DE MOLLER[Fr.] ile/değil/yerine/= MOLLER SAÇILMASI
- MØLLER SCATTERING[İng.] / MØLLER-STREUUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= MØLLER SAÇILMASI
- MOLLIER DIAGRAM[İng.] / DIAGRAMME DE MOLLIER[Fr.] / MOLLIER-DIAGRAMM[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLLİER ÇİZGESİ/DİYAGRAMI
- MOM :/yerine ANNE
- MOMENT:
"AN/KIPI/UĞRAK" ile/değil/yerine AŞAMA
- MOMENT :/yerine AN
- MOMENT, TORQUE[İng.] / MOMENT[Fr.] / MOMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= MOMENT
- FONCTION D'ONDE DE QUANTITÉ DE MOUVEMENT[Fr.] / BEWEGUNGSGRÖSSE-WELLENFUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= MOMENTUM DALGA İŞLEVİ/FONKSİYONU
- BEWEGUNGSGRÖSSEREHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= MOMENTUM KORUNUMU
- MOMENTUM ile/||/<> AÇISAL MOMENTUM[İng. ANGULAR MOMENTUM]
( Hareket eden kütlenin ölçümüdür. Bir nesnenin momentumu, kütlesinin ve hızının çarpımına eşittir. Vektörel bir büyüklüktür ve Uluslararası Birim Sistemi'nde (SI) birimi kg⋅ms\frac{kg\cdot{m}}s
s
kg⋅m
'dir. Kalın "p" harfi ile gösterilir. İsmi, Latincede "hareket etmek, ettirmek" anlamına gelen "movere" fiilinden gelmektedir. @@ Herhangi bir cismin dönüş hareketine devam etme isteğidir. Hareket eden bir nesnenin momentuma sahip olduğu söylenir. Bu nesne dönerken, terim açısal momentum halini alır ve bu hareket, başka bir kuvvet uygulanmadığı sürece hızını değiştirmez.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- VEZNİYET[Osm.] / ÉLAN[Fr.] / BEWEGUNGSGRÖSSE, IMPULS[Alm.] ile/değil/yerine/= MOMENTUM
- CONSERVATION DE LA QUANTITÉ DE MOUVEMENT[Fr.] / IMPULSERHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= MOMENTUMUN KORUNUMU
- MON-/MONO- ile/||/<> UNİ- ile/||/<> HAPL-/HAPLO- ile/||/<> COAG-
( Tek, yalnız, tek başına, eşi olmayan, bir. İLE/||/<> Bir, tek. İLE/||/<> Tek, yalnız, tek başına, eşi olmayan. İLE/||/<> Bir araya gelme, toplanma. )
(1996'dan beri)