Türkçe'si Varken... FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 27.964 başlık/FaRk ile birlikte,
27.964 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(62/113)
- VITESSE CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHE GESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK HIZ
- CHALEUR CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHE WÄRME[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK ISI
- COURANT DE GRILLE CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHER GITTERSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK IZGARA AKIMI
- KRITISCHE GITTERSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK IZGARA GERİLİMİ
- MASSE CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHE MASSE[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK KÜTLE
- CHAMP MAGNÉTIQUE CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHE MAGNETFELD[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK MANYETİK ALAN
- KRITISCHE OPALESZENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK MATLIK
- FLUX NEUTRONIQUE CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHER NEUTRONENFLUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK NÖTRON AKISI
- OPALESCENCE CRITIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KRİTİK OPAKLIK
- KRITISCHES VERHÄLTNIS[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK ORAN
- PROPRIÉTÉS CRITIQUES[Fr.] / KRITISCHE EIGENSCHAFTEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK ÖZELLİKLER
- POTENTIEL CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHES POTENTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK POTANSİYEL
- KRITISCHER KERNREAKTOR, KRITISCHER REAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK REAKTÖR
- KRITISCHE REYNOLDSZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK REYNOLD SAYISI
- NOMBRE DE REYNOLDS CRITIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KRİTİK REYNOLDS SAYISI
- CONSTANTE CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHE KONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK SABİT
- KRITISCHE TEMPERATUR[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK SICAKLIK
- FRÉQUENCE D'ABSORPTION CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHE ABSORPTIONSFREQUENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK SOĞURMA FREKANSI
- EXTINCTION CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHE LÖSCHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK SÖNÜM
- EXPOSANT CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHE HOCHZAHL, KRITISCHER EXPONENT[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK ÜS
- SUPERCRITICAL[İng.] / ÜBERKRITISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK ÜSTÜ
- KRITİK/CRITICAL[İng.] değil/yerine/= CİDDİ | TEHLİKELİ
- KRİTİK[Fr./İng. < CRITIQUE] değil/yerine/= ELEŞTİRİ
- EXPÉRIENCE DE CRITICALITÉ[Fr.] / KRITIKALITÄTSEXPERIMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİKLİK DENEYİ
- ÉQUATION DE LA CRITICALITÉ[Fr.] / KRITIKALITÄTSGLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİKLİK DENKLEMİ
- CRITICALITÉ[Fr.] / KRITIKALITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİKLİK
- CRYOELECTRONICS[İng.] / CRYOÉLECTRONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KRİYOELEKTRONİK
- CRYOHYDRATE POINT[İng.] ile/değil/yerine/= KRİYOHİDRAT NOKTASI
- CRYOHYDRATE[İng.] ile/değil/yerine/= KRİYOHİDRAT
- CRYOGÉNE[Fr.] / KRYOGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİYOJEN
- CRYOGENIC FLUID[İng.] / FLUIDE CRYOGÉNIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KRİYOJENİK AKIŞKAN
- CRYOGENIC COIL[İng.] ile/değil/yerine/= KRİYOJENİK BOBİN
- KRİYOJENİK ELEKTRON MİKROSKOPİSİ[İng. CRYOGENIC ELECTRON MICROSCOPY] ile/||/<> KRİYOPREZERVASYON[İng. CRYOPRESERVATION]
( Almanca @@ Kryoelektronenmikroskopie @@ Fransızca @@ Cryomicroscopie électronique @@ Biyolojik örneklerin, atomik düzeydeki yapılarını ayrıntılı bir biçimde incelemek için kullanılan, son derece hassas ve ileri bir görüntüleme tekniği. Bu yöntem, örneklerin doğal yapılarının korunmasını sağlayarak doğal ortamlarındaki hallerine en yakın biçimde analiz edilmesini mümkün kılar. Kriyojenik Elektron Mikroskopisi (Cryo-EM)'nde numuneler, geleneksel mikroskopi yöntemlerinin aksine çok düşük sıcaklıklarda genellikle sıvı azot ya da sıvı etan gibi kriyojenik sıvılar kullanılarak hızlı bir biçimde dondurulur. Bu dondurma işlemi sırasında, moleküller kristalleşmeden amorf bir buz tabakasına gömülür. Bu hem moleküllerin yapısal bütünlüğünü korur hem de çevresel etmenlerin etkisini en aza indirir. @@ Kriyoprezervasyon kısaca, biyolojik materyallerin düşük sıcaklıklarda uzun süreler boyunca saklanabilmesini sağlayan bir yöntemdir. Bu teknik, biyolojik örneklerin ya da gözelerin canlılıklarını korumak için dondurulmasını içerir. Kriyoprezervasyon, sıvı azot ya da diğer soğutucu gazlar gibi düşük sıcaklıkların kullanılmasını gerektirir ve bu sıcaklıklar -80 derece Celsius'ten daha düşük olabilir. Bu işlem, biyolojik materyallerin uzun süreler boyunca saklanabilmesini, taşınabilmesini ve hatta yeniden canlandırılabilmesini sağlar. Kriyoprezervasyon; tıp, biyoteknoloji, tarım, gıda endüstrisi ve çevre bilimleri gibi birçok alanda kullanılmaktadır.[1][2]
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ENROULEMENT CRYOGÉNIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KRİYOJENİK SARGI
- CRYOGENIC TEMPERATURE[İng.] / TEMPÉRATURE CRYOGÉNIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KRİYOJENİK SICAKLIK
- CRYOGENIN, KRYOGENIN[İng.] ile/değil/yerine/= KRİYOJENİN
- CRYOCHEMISTRY[İng.] ile/değil/yerine/= KRİYOKİMYA
- CRYOLITE[İng.] / CRYOLITE[Fr.] / KRYOLITH, EISSTEIN, GRÖNLANDSPAT[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİYOLİT
- CRYOMETER[İng.] ile/değil/yerine/= KRİYOMETRE
- CRYOSCOPE[İng.] / CRYOSCOPIE[Fr.] / GEFRIERPUNKTMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİYOSKOP
- KRİYOSKOPİ[Fr. < CRYOSCOPIE] değil/yerine/= TUZLU ERİYİK DONMASI BİLİMİ
( Tuzlu eriyiklerin donma yasalarını inceleyen fizik kolu. )
- CRYOSCOPY[İng.] ile/değil/yerine/= KRİYOSKOPİ
- CRYOSCOPIC METHOD[İng.] / MÉTHODE CRYOSCOPIQUE[Fr.] / GEFRIERPUNKTTMESSMETHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİYOSKOPİK YÖNTEM
- CRYOSTAT[İng.] / CRYOSTAT[Fr.] ile/değil/yerine/= KRİYOSTAT
- KRİYOTERAPİ/CRYOTHERAPY[İng.] değil/yerine/= DONDURARAK SAĞALTIM
- CRYOTRON[İng.] / CRYOTRON[Fr.] ile/değil/yerine/= KRİYOTRON
- CRYOTRONICS[İng.] ile/değil/yerine/= KRİYOTRONİK
- KRİZ değil/yerine/= BUNALIM
- KRİZANTEM[Fr. < CHRYSANTHÈME] değil/yerine/= KASIMPATI
- KROKİ[Fr. < CROQUIS] değil/yerine/= TASLAK
- KROODYLITE[İng.] ile/değil/yerine/= KROKODİLİT
- CHROMIUM-51[İng.] / CHROME[Fr.] ile/değil/yerine/= KROM-51
- CHROMIUM AMMONIUM SULPHATE[İng.] / SULFATE DOUBLE D'AMMONIUM ET DE CHROME[Fr.] / CHROM AMMONIUM SULFAT[Alm.] ile/değil/yerine/= KROM AMONYUM SÜLFAT
- CHROME DYE[İng.] / COLORANT DE CHROME[Fr.] / CHROMFARBSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= KROM BOYASI
- CHROMSTAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= KROM ÇELİĞİ
- CHROMIUM DIOXIDE[İng.] ile/değil/yerine/= KROM DİOKSİT
- CHROM-II-CHLORID[Alm.] ile/değil/yerine/= KROM-II-KLORÜR
- FLORURE CHROMIQUE[Fr.] / CHROMFLUORD[Alm.] ile/değil/yerine/= KROM-III-FLORÜR, KROMİK FLORÜR
- HYDROXYDE DE CHROME[Fr.] / CHROM-III-HYDROXYD[Alm.] ile/değil/yerine/= KROM-III-HİDROKSİT
- SESQUIOXYDE DE CHROME[Fr.] / CHROM-III-OXYD, CHROMSESQUIOXYD[Alm.] ile/değil/yerine/= KROM-III-OKSİT
- CHROMIUM PLATING[İng.] ile/değil/yerine/= KROM KAPLAMA
- CHROMIUM CARBIDE[İng.] ile/değil/yerine/= KROM KARBÜR
- CHROME CAKE[İng.] ile/değil/yerine/= KROM PASTASI
- CHROMIUM STEARATE[İng.] ile/değil/yerine/= KROM STEARAT
- CHROMIC ANHYDRIDE, CHROMIUM TRIOXIDE[İng.] / CHROMSÄUREANHYDRID, CHROMTRIOXYD[Alm.] ile/değil/yerine/= KROM TRİOKSİT
- CHROMIUM[İng.] / CHROM[Alm.] ile/değil/yerine/= KROM
- KROM değil/yerine/= YİNİT
- CHROMAGE[Fr.] / VERCHROMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KROMAJ
- CHROMASCOPE[İng.] / CHROMASCOPE[Fr.] / CHROMASKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= KROMASKOP
- CHROMATE[İng.] / CHROMATE[Fr.] / CHROMATE[Alm.] ile/değil/yerine/= KROMAT
- LEVNÎ HASSÂSİYET[Osm.] / CHROMATISCHE EMPFINDLICHKEIT, FARBIG EMPFINDLICHKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KROMATİK DUYARLIK
- CHROMATISCHE PARALLAXE[Alm.] ile/değil/yerine/= KROMATİK PARALAKS
- LEVNÎ İNHİRAF[Osm.] / ABERRATION CHROMATIQUE[Fr.] / CHROMATISCHE ABERRATION, FARBIGSFEHLER[Alm.] ile/değil/yerine/= KROMATİK SAPMA
- KROMATİK değil/yerine/= RENKSER
( Renkser. | Kromozomlarla ilgili. | Yarım tonlardan oluşan ses dizisi. )
- CHROMATICITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= KROMATİKLİK
- KROMATİN[İng. CHROMATIN] ile/||/<> HETEROKROMATİN[İng. HETEROCHROMATIN] ile/||/<> HİSTON[İng. HISTONE] ile/||/<> HİSTON KODU HİPOTEZİ[İng. HISTONE CODE HYPOTHESIS] ile/||/<> PROFAZ[İng. PROPHASE] ile/||/<> TELOMER[İng. TELOMERE]
( Çekirdekte genlerin normal durumunu temsil eden ilişkili histon ve histon olmayan DNA kompleksi. İki biçimde bulunur: ökromatin, daha az miktarlarda bulunur, daha serbesttir ve kopyalanabilir, heterokromatin ise daha sıkıdır ve kopyalanamaz. Dişi memelilerin aktif olmayan X kromozomu, heterokromatin örneğidir. @@ Genetik olarak etkileşime girmeyen, çokça boyanan, geç kopyalanan kromozom kısımları. @@ DNA’nın etrafına sarılan ve kromozoma yapısal destek veren bazik protein. Yüksek arginin/lisin içeriğine sahiptirler. DNA’yı paketleyip düzenleyerek nükleozom ismi verilen birimlere ayırırlar. Histon genleri poli-adenin kuyruğunu kodlamaz. Bütün ökaryotik göze çekirdeğine, kromatinlerde DNA çift ipliği ile beraber nükleozomların yapısına giren H1, H2A, H2B, H3, H4, H5 tipleri bilinmektedir. Prokaryotların bazılarında da histon-benzeri proteinler bulunur. @@ Özel kümeler halinde bulunan modifiye edilimiş histon kalıntılarının, başka kromatin parçalarıyla olan spesifik etkileşimlerinden doğan eşsiz biyolojik sonuçları düzenlediğini öne süren hipotez. @@ Mitoz ve mayoz bölünmenin ilk evresi. Bu evrede kromatin iplikler kısalıp kalınlaşarak kromozomlara dönüşür, sentrozom organeli kendini eşler ve çift kutuplara dağılır, iğ iplikleri oluşur ve son olarak da çekirdek zarı ve çekirdekçik erir. @@ Ökaryotik kromozomların sonunda ardarda tekrarlanan dizilerden oluşur. Kromozomlar, gözenin her bölünmesinde yaklaşık 100bp kaybeder. Telomeraz enzimi kayıp bazları ekleyebilir. Telomer, doğrusal kromozomların uçlarında bulunan, herhangi bir gen kodlamayan, özelleşmiş heterokromatin yapılarıdır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- CHROMATIN[İng.] / CHROMETINE[Fr.] / CHROMATIN[Alm.] ile/değil/yerine/= KROMATİN
- CHROMATOGRAPHY[İng.] / CHROMATOGRAPHIE[Alm.] ile/değil/yerine/= KROMATOGRAFİ
- CHROMATOGRAPHIC ADSORPTION[İng.] / CHROMATOGRAPHISCHE ADSORPTION[Alm.] ile/değil/yerine/= KROMATOGRAFİK ADSORPSİYON
- CHROMATOGRAM[İng.] / CHROMATOGRAM[Fr.] / CHROMOGRAMM[Alm.] ile/değil/yerine/= KROMATOGRAM
- CHROMOUS CHLORIDE[İng.] ile/değil/yerine/= KROM(II) KLORÜR
- CHROMIC HYDROXIDE[İng.] ile/değil/yerine/= KROM(III) HİDROKSİT
- CHROMIC NITRATE[İng.] ile/değil/yerine/= KROM(III) NİTRAT
- CHROMYL CHLORIDE[İng.] ile/değil/yerine/= KROMİL KLORÜR
- CHROMITE[İng.] / CHROMITE[Fr.] / CHROMIT, CHROMERZ[Alm.] ile/değil/yerine/= KROMİT
- CHROMIZING[İng.] / CHROMATISIERTEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KROMLAMA
- CHROMODYNAMIQUE[Fr.] / CHROMODYNAMIK[Alm.] ile/değil/yerine/= KROMODİNAMİK
- KROMOFİL/CHROMOPHIL[İng.] değil/yerine/= BOYA TUTAR
- KROMOFOP/CHROMOPHOBE[İng.] değil/yerine/= BOYA TUTMAZ
- CHROMOPHORE, CHROMOPHORIC GROUP[İng.] / CHROMOPHORE[Fr.] / CHROMOPHOR, CHROMOPHORE GRUPPE[Alm.] ile/değil/yerine/= KROMOFOR, KROMOFOR GRUP
- CHROMOGEN[İng.] / CHROMOGÉNE[Fr.] / CHROMOGEN, FARBENERZEUGEND[Alm.] ile/değil/yerine/= KROMOJEN
- CHROMONUCLEIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= KROMONÜKLEİK ASİT
- KROMOSFER[Fr. < CHROMOSPHERE] değil/yerine/= RENK YUVARI
( Güneşin ışıkyuvarını saran, yaklaşık olarak 10.000 km. kalınlığındaki küre kabuğu. )
- KROMOTROPİZM[Fr. < CHROMOTROPISME] değil/yerine/= CANLI YÖNELİMİ
( Canlı bir var olanın, belirli renkte bir nesneye doğru yönelme hareketi. )
- KROMOZOM[İng. CHROMOSOME] ile/||/<> AKROSENTRİK KROMOZOM[İng. ACROCENTRIC CHROMOSOME] ile/||/<> ALEL[İng. ALLELE] ile/||/<> ANLAMSIZ MUTASYON[İng. MISSENSE MUTATION] ile/||/<> ARKEZOA[İng. ARCHEZOA] ile/||/<> HAPLOTİP[İng. HAPLOTYPE] ile/||/<> HEMİZİGOZ[İng. HEMIZYGOUS] ile/||/<> HETEROZİGOT[İng. HETEROZYGOUS]
( Prokaryot ve ökaryot gözelerin çekirdeğinde bulunan, sayısı ve şekli her canlı için sabit ve belirli olan, göze bölünmesi sırasında iplikler halinde ortaya çıkarak koyu renkli boyanan yapılar. Kromozomlar üzerinde genler bulunur. Her kromozom çok uzun bir DNA molekülü ile bu molekülle birlikte bulunan proteinlerin çok sayıda sarmallar meydana getirmesiyle göze bölünmesinin metafaz safhasında belirgin olarak ortaya çıkar. İnterfazda sarmalların kısmen ya da tamamen çözünmesi sebebiyle ayırt edilemezler. Prokaryot gözelerin tek DNA molekülüne de "kromozom" denir. @@ Kardeş kromatitlerin birbirine bağlandığı sentromer bölgesi. İki uçtan birine daha yakın bir yerde bulunan kromozom türüdür. İnsan türünün 13, 14, 15, 21 ve 22. kromozomları bu şekildedir. @@ Kromozom üzerinde belirli bir noktada bulunan, belirli bir genin bilinen farklı varyasyonlarından her birine verilen addır. Kısaca bir genin değişik biçimleri olarak da ifade edilir. Aleller, genlerde aynı karakteristik özelliklerin ortaya çıkmasını sağlar. Örneğin kan gruplarını belirleyen genlerin A, B ve O olmak üzere 3 farklı aleli vardır. Bunların farklı kombinasyonları ile farklı kan grupları oluşur. @@ Bir kodonun sentezlemesi gerekenden farklı bir aminoasiti sentezlemesine neden olan nokta mutasyonudur. Örneğin, Orak Hücre Anemisine sebep olan bir anlamsız mutasyonda 11.kromozomda GAG olması gereken baz dizilimi GTG olur vr 6. aminoasitte "glutamik asit" yerine "valin" sentezlenir. @@ Cavallier-Smith'in önerdiği, çekirdeği ve çubuk şeklindeki kromozomu olan en eski tek gözeli ökaryotları barındıran ama mitokondri ya da plastid içermedeği için prokaryotlar ve ökaryotlar arasındaki bir geçiş basamağı olduğu düşünülen alem. Ayrıca, çekirdeğin evrimini kanıtlamak için organellerden önce için kanıt olarak da kullanıldılar. Bağırsak paraziti Giardia lamblia (protist) buna bir örnek. @@ Genetik olarak bağlanmış gen gruplardaki alellerin belirli kombinasyonları. Bu öbekler aynı kromozomdaki birbirine yakın bölgelerde yer alan genlerin kodlanmasıyla oluşur. CmACS-7 deki tanımlanmış haplotip; @@ Bir alelin homolog karşılığının olmaması durumu. Erkeklerdeki X kromozomunda meydana gelmiş mutasyonlar ya da gen kaybı bu duruma örnek gösterilebilir. @@ Belli bir alel çifti ya da alel serisi bakımından birbirine benzemeyen genlerin bulunduğu kromozomları taşıyan bireylerdir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- KROMOZOM değil/yerine/= SOYAKTARAN
- KRONECKER DELTA[İng.] / DELTA DE KRONECKER[Fr.] / KRONECKER-DELTA[Alm.] ile/değil/yerine/= KRONECKER DELTASI
- KRONIG-PENNEY MODEL[İng.] / MODÈLE DE KRONIG-PENNEY[Fr.] / KRONIG-PENNEYSCHES MODELL[Alm.] ile/değil/yerine/= KRONİG-PENNEY ÖRNEKÇESİ/MODELİ
- KRONİK/VAKAYİNÂME değil/yerine/= OLAYLIK/SIRADİZİMLİK
- CHRONOAMPEROMETRY[İng.] ile/değil/yerine/= KRONOAMPEROMETRİ
- CHRONOGRAPH[İng.] ile/değil/yerine/= KRONOGRAF
- KRONOLOJİ/CHRONOLOGY[İng.] değil/yerine/= TARİH SIRASI
- KRONOLOJİ değil/yerine/= SÜREDİZİM
- KRONOLOJİ[Fr. < Yun.] değil/yerine/= ZAMANDİZİN/OĞURBİLİM/OĞURDİZİN
- KRONOMETRE[Fr. < CHRONOMETRE] değil/yerine/= SÜREÖLÇER
- CHRONOPOTENTIOMETRY[İng.] ile/değil/yerine/= KRONOPOTANSİYOMETRİ
- KRONOTROPİK/CHRONOTROPIC[İng.] değil/yerine/= HIZ ETKİLER
- KROS[İng. < CROSS] değil/yerine/= DOĞADA KOŞU
( Kırlarda ve ormanlarda, hendeklerden, yükseltilerden, çukurlardan ve akarsulardan geçerek yaya yapılan koşu. )
- CRUCIBLE[İng.] / CREUSET DE FUSION[Fr.] / SCHMELZTIEGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= KROZE
- KRUGITE[İng.] ile/değil/yerine/= KRUGİT
- KRYOELEKTRONIK[Alm.] ile/değil/yerine/= KRYO ELEKTRONİK
- KRYOGENISCHE FLÜSSIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KRYOJENİK AKIŞKAN
- KRYOGENISCHE SPULE[Alm.] ile/değil/yerine/= KRYOJENİK BOBİN
- KRYOGENISCHE TEMPERATUR[Alm.] ile/değil/yerine/= KRYOJENİK SICAKLIK
- KRYOTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= KRYOTRON
- KŞ/BLOOD GLUCOSE[İng.] değil/yerine/= KAN ŞEKERİ
- ACIDE XANTHIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KSANATİK ASİT
- XANTHENE DYESTUFFS[İng.] / COLORANTS DE XANTHÉNE[Fr.] ile/değil/yerine/= KSANTEN BOYASI
- XANTHENE[İng.] / XANTHÉNE[Fr.] / XANTHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KSANTEN
- XANTHYDROL[İng.] / XANTHYDROL[Fr.] / XANTHYDROL[Alm.] ile/değil/yerine/= KSANTİDROL
- XANTHIC ACID[İng.] / XANTHOSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= KSANTİK ASİT
- XANTHINE, DIOXOPURINE[İng.] / XANTHINE[Fr.] / XANTHIN[Alm.] ile/değil/yerine/= KSANTİN
- XANTHOPTERIN[İng.] / XANTHOPTERINE[Fr.] / XANTHOPTERIN[Alm.] ile/değil/yerine/= KSANTOPTERİN
- KSE/PROTECTED HEALTH INFORMATION[İng.] değil/yerine/= KORUNMUŞ SAĞLIK BİLGİSİ
- XENON EFFECT[İng.] / EFFET XÉNON[Fr.] / XENON-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= KSENON ETKİSİ
- XENON[İng.] / XÉNON[Fr.] / XENON[Alm.] ile/değil/yerine/= KSENON
- XEROX[Alm.] ile/değil/yerine/= KSEROKS
- XYLIDINE[Fr.] ile/değil/yerine/= KSİLDİN
- XYLENE[İng.] / XYLÉNE[Fr.] ile/değil/yerine/= KSİLEN
- XYLENOL[İng.] / XYLÉNOL[Fr.] / XYLENOL[Alm.] ile/değil/yerine/= KSİLENOL
- XYLIDINE[İng.] / XYLID[Alm.] ile/değil/yerine/= KSİLİDİN
- XYLYL BROMIDE[İng.] / BROMURE DE XYLYLE[Fr.] / XYLBROMID[Alm.] ile/değil/yerine/= KSİLİL BROMÜR
- KSK/PERSONAL HEALTH RECORD[İng.] değil/yerine/= KİŞİSEL SAĞLIK KAYDI
- KTB/PERSONAL IDENTIFIABLE INFORMATION[İng.] değil/yerine/= KİŞİSEL TANIMLANABİLİR BİLGİ
- KU[İng.] ile/değil/yerine/= KU
- HAIR STYLER[İng.]/KUAFÖR[Fr. < COIFFEUR]/BERBER[Fars.]/PERUKAR[İt. < PARRUCCHIERE] değil/yerine/= SAÇ BAKIMCISI
( Saç ve sakalın kesilmesi, taranması ve yapılması işiyle uğraşan ya bunu meslek edinen kişi. | Bu işin yapıldığı dükkân, güzellik salonu. )
- QUANTUM FIELD THEORY[İng.] / THÉORIE QUANTIQUE DES CHAMPS[Fr.] / QUANTENFELDTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= KUANTUM ALAN KURAMI
- QUANTUM ELECTRODYNAMICS[İng.] / ÉLECTRODYNAMIQUE QUANTIQUE[Fr.] / QUANTENELEKTRODYNAMIK[Alm.] ile/değil/yerine/= KUANTUM ELEKTRODİNAMİĞİ
- QUANTUM ELECTRONICS[İng.] / ÉLECTRONIQUE QUANTIQUE[Fr.] / QUANTENELEKTRONIK[Alm.] ile/değil/yerine/= KUANTUM ELEKTRONİĞİ
- QUANTENHYPOTHESE[Alm.] ile/değil/yerine/= KUANTUM HİPOTEZİ
- CHROMODYNAMIQUE QUANTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KUANTUM KROMODİNAMİĞİ
- QUANTUM MECHANICS[İng.] / MÉCANIQUE QUANTIQUE[Fr.] / QUANTENMECHANIK[Alm.] ile/değil/yerine/= KUANTUM MEKANİĞİ
- QUANTUM MECHANICAL OPERATOR[İng.] ile/değil/yerine/= KUANTUM MEKANİK İŞLEMCİSİ
- QUANTENMECHANISCHER OPERATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= KUANTUM MEKANİKSEL İŞLEMCİ
- QUANTUM CHROMODYNAMICS[İng.] / QUANTENCHROMODYNAMIK[Alm.] ile/değil/yerine/= KUANTUM RENK DİNAMİĞİ
- QUANTUM NUMBER[İng.] / QUANTENZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= KUANTUM SAYISI
- QUANTUM EFFICIENCY, QUANTUM YIELD[İng.] / RENDEMENT QUANTIQUE[Fr.] / QUANTENAUSBEUTE, QUANTENWIRKUNGSGRAD[Alm.] ile/değil/yerine/= KUANTUM VERİMİ
- QUANTUM[İng.] / QUANTUM[Fr.] / QUANT[Alm.] ile/değil/yerine/= KUANTUM
- QUARK[İng.] / QUARK[Fr.] / QUARK[Alm.] ile/değil/yerine/= KUARK
- KUARTET değil/yerine/= DÖRTLÜ
- KUBBE[Ar.]/KÜMBET[Fars. < GUNBED] değil/yerine/= YUVARDAM
- KÜBİK[Fr. < CUBIQUE] değil/yerine/= KÜP BİÇİMLİ
( Küp ve kesme biçiminde olan. | Kübizm akımına uyularak yapılan. | Küp biçiminde olan. )
- CUBIC CRYSTAL[İng.] / CRISTAL CUBIQUE[Fr.] / KUBIKKRISTALL[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜBİK KRİSTAL
- CUBIC CLEAVAGE[İng.] / FENDILLEMENT CUBIQUE[Fr.] / KUBIKSPALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜBİK YARILMA
- KÜÇÜK NÜKLEER RNA (KNRNA)[İng. SMALL NUCLEAR RNA] ile/||/<> KÜÇÜK POPÜLASYON BOYUTU ETKİSİ[İng. SMALL POPULATION SIZE EFFECT]
( Protein sentezinde doğrudan yer almayan ancak RNA eklenmesi (splicing) sırasında rol alan, küçük yapılı (90-300 nükleotid), gözesel mimariye sahip RNA parçaları. 6 tip knRNA vardır: U1 den U6'ya kadar isimlendirilmekte. Bu genler çoklu-A kuyruklarını kodlamazlar. @@ Küçük popülasyonlarda gen frekansında meydana gelen hızlı değişim.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- KÜÇÜMSEME = DISDAIN, CONTEMPT[İng.] = MÉSESTIME[Fr.] = UNTERSCHÄTZUNG[Alm.] = DESPECTUS[Lat.]
- KUDRET değil/yerine/= ERKÜÇ
- QUERCETIN[Alm.] ile/değil/yerine/= KUERESETİN
- QUERCIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KUERESİTOL
- QUERETAGETIN[İng.] ile/değil/yerine/= KUERGETAGETİN
- QUERETIN[İng.] ile/değil/yerine/= KUERGETİN
- QUERIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= KUERİK ASİT
- QUERICOL[İng.] ile/değil/yerine/= KUERİKOL
- QUERICTRIN[İng.] ile/değil/yerine/= KUERİKTİN
- QUERINE[İng.] ile/değil/yerine/= KUERİN
- QUERCÉTINE[Fr.] ile/değil/yerine/= KUERSETİN
- QUERCITOL, QUERCITE[Fr.] ile/değil/yerine/= KUERSİTOL
- KUFASA[İng.] ile/değil/yerine/= KUFASA
- KÜFE[Ar.] değil/yerine/= SEPET
( Genellikle söğüt ya da başka ağaç dallarından örülen, yük taşımaya yarayan, kaba ve dayanıklı sepet. | [argo] Kaba et, kıç. | Bir küfenin alabileceği miktar. )
- KÜFÜR[Ar. KFR/KÂFİR: Örten. | Çiftçi.] (ETMEK) değil/yerine/= SÖVGÜ/SÖVMEK
- KÜFÜRBAZ[Ar. + Fars.(-bâz)] değil/yerine/= SÖVGEN/SÖVÜCÜ/AĞZI BOZUK/KARA
- KUİNTET[Fr. < QUINTETTE] değil/yerine/= BEŞLİ
- KUKERSITE[İng.] ile/değil/yerine/= KUKERSİT
- VULKANISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜKÜRKLE SERTLEŞTİRME
- SULPHUR[İng.] / SOUFRE[Fr.] / SCHWEFEL[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜKÜRT
- VULCANIZATION[İng.] / VULCANISATION[Fr.] ile/değil/yerine/= KÜKÜRTLE SERTLEŞTİRME
- FOURNEAU À MOUFLES[Fr.] ile/değil/yerine/= KÜL FIRINI
- MULTIFOLD FURNACE[İng.] ile/değil/yerine/= KÜL FRUNİ
- KULE değil/yerine/= SUYRAN
- KÜLFET[Ar.] değil/yerine/= YÜKEÇ
- KÜLLİYEN[Ar.] değil/yerine/= TAMAMEN, TÜMÜYLE
- COULOMB[İng.] / COULOMB[Fr.] / COULOMB[Alm.] ile/değil/yerine/= KULOMB
- COULOMBMETER[İng.] / COULOMBMÈTRE[Fr.] ile/değil/yerine/= KULOMBMETRE
- COULOMETER[İng.] ile/değil/yerine/= KULOMETRE
- COULOMETRIC TITRATION[İng.] ile/değil/yerine/= KULOMETRİK TİTRASYON
- COULOMB, C[İng.] ile/değil/yerine/= KULON, C
- ASHLESS FILTER PAPER[İng.] / PAPIER FILTRE[Fr.] / ASCHFREIES FILTERPAPIER[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜLSÜZ SÜZGEÇ KÂĞIDI
- KÜLT[Fr. < Lat.] değil/yerine/= TAPINÇ/TAPMA | DİN | DİNSEL TÖREN
- KÜLTÜR değil/yerine/= EKİN, ÖZGEN
- EKİN, ÖZGEN, "KÜLTÜR" = HARS = CULTURE[İng., Fr.] = KULTUR[Alm.] = CULTURA < COLERE:BAKMAK, ÖZENMEK[Lat.] = CULTURA[İsp.]
- KÜLTÜREL[İng. < CULTURAL] değil/yerine/= EKİNSEL
- ACCÉLÉRATEUR LINÉAIRE SÉLECTIONNEUR[Fr.] ile/değil/yerine/= KULÜÇKA DOĞRUSAL HIZLANDIRICI
- KULÜP değil/yerine/= DERGEN
- KÜLÜSTÜR[Yun.] değil/yerine/= YIPRANMIŞ, ESKİ, BAKIMSIZ
- ÉLECTRODE DE CONTRÔLE[Fr.] ile/değil/yerine/= KUMANDA ELEKTRODU
- GRILLE DE COMMANDE[Fr.] ile/değil/yerine/= KUMANDA IZGARASI
- CARACTÉRISTIQUE DE LA COMMANDE[Fr.] ile/değil/yerine/= KUMANDA KARAKTERİSTİĞİ
- KÜME BULUT/KÜMÜLÜS[Fr. CUMULUS] ile/||/<> KÜMÜLONİMBUS ile/||/<> SİRÜS ile/||/<> SİROKÜMÜLÜS ile/||/<> SİROSTRATÜS ile/||/<> STRATÜS ile/||/<> STRATOKÜMÜLÜS ile/||/<> ALTOSTRATÜS
( Üst bölümleri bembeyaz ve küme durumunda, tabanı da çoğu kez yatay ve esmer bulut. [Çok yükselirse fırtınaya dönüşebilir.] İLE/||/<> Kule gibi dev bulutlar. [Şiddetli fırtına, dolu, yıldırım ve yoğun yağış getirir.][En tehlikeli bulut türüdür.] İLE/||/<> İnce, tül gibi, yüksek bulutlar. [24 – 48 saat içinde hava değişimini haber verir.][Buz kristallerinden oluşur.] İLE/||/<> Gökyüzünde küçük balık pulu desenleri gibidir.[Hava serin ve istikrarlı olur.]["Hava değişiyor." göstergesidir.] İLE/||/<> Gökyüzünü tül gibi kaplayan ince örtü.[Güneş/ay etrafında hâle oluşturabilir.][Yaklaşan sıcak cephe ve hafif yağışın habercisidir.] İLE/||/<> Gri, yaygın, alçak bulut tabakası.[Kapalı hava, çiseleme, sis ya da pus getirir.][Şafak vaktinde sık görülür.] İLE/||/<> Düşük, kalın ve dalgalı bulut öbekleridir.[Genelde kararlı havadır ve ara ara hafif yağış olur.] İLE/||/<> Gökyüzü orta yükseklikte gri bir tabaka durumundadır.[Uzun sürecek hafif yağmurların habercisidir.] )
(
)
- ROTATION DE DOMAINE[Fr.] ile/değil/yerine/= KÜMELEMEME DÖNMESİ
- GEBIETSWACHSTUM[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜMELENME BÜYÜMESİ
- GEBIETSUMDREHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜMELENME DÖNMESİ
- THÉORIE DES DOMAINES[Fr.] ile/değil/yerine/= KÜMELENME KURAMI
- GEBIET[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜMELENME
- KÜMELEŞME/AGLOMERASYON[Fr.] ile KÜMELEŞİM/AGLÜTİNASYON[Fr.]/AGGLUTINATION[İng.]
- KÜMÜLASYON/CUMULATION[İng.] değil/yerine/= BİRİKİM
- KÜMÜLATİF/CUMULATIVE[İng.] değil/yerine/= TOPLU
- KUNDT'S RULE[İng.] / RÈGLE DE KUNDT[Fr.] / KUNDT-NORM, KUNDT-REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= KUNDT KURALI
- KUNDT'S CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DE KUNDT[Fr.] / KUNDT-KONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= KUNDT SABİTİ
- KUNDT'S TUBE[İng.] / TUBE DE KUNDT[Fr.] / KUNDT-RÖHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= KUNDT TÜPÜ
- KUNGURIAN EPOCH[İng.] değil/yerine/= KONİYASYAN EPOKU
( Günümüzden 89.800.000 ile 86.300.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimi.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- KUNGURIAN EPOCH[İng.] değil/yerine/= KUNGURYAN EPOKU
( Günümüzden yaklaşık olarak 279.300.000 ile 272.300.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimi. Bu zaman aralığı, çok önemli değişimler göstermemekle birlikte, farklı kaynaklarda biraz daha farklı olarak verilebilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- KUNT/KUND[Fars.] değil/yerine/= DAYANIKLI, SAĞLAM, KALIN, AĞIR
- KÜNYE değil/yerine/= SANLIK
- KUNZITE[İng.] ile/değil/yerine/= KUNZİT
- KÜPEŞTE[Yun.]/PARAPET[İt. < PARAPETTO] değil/yerine/= KORKULUK
( Gemide güverte hizasında ıskarmoz bağlarına tutturulan dikmelerin dış yüzlerine kaplanan kaplamaların oluşturduğu siper, borda kaplamalarının en üstü, güverteden yukarı kalan bölüm, korkuluk. | Duvarların üzerine, balkon ya da pencerelerin içine çimento ve mozaik karışımı ile yapılan dolgu set. )
- CUPFERRON[İng.] ile/değil/yerine/= KUPFERON
- KUPRANITE[İng.] ile/değil/yerine/= KUPRANİT
- CUIVRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KUPRİK
- KUPFER-, CUPRI-[Alm.] ile/değil/yerine/= KUPRIK
- CUPRITE[İng.] / CUPRITE[Fr.] / CUPRIT, KUPFERBLÜTE[Alm.] ile/değil/yerine/= KUPRİT
- CUIVREUX[Fr.] / CUPRO-[Alm.] ile/değil/yerine/= KUPRUS
- KÜR/CURE[İng.] değil/yerine/= TAM SAĞALTIM
- KURA ÇEKMEK değil/yerine/= ÇEKİ YAPMAK
- KURA değil/yerine/= ÇEKİ
- KURABİYE[Ar. < QUREYBİYYE] değil/yerine/= ÇÖREK
( Şekerli ya da tuzlu küçük çörek. )
- KURÂDA[Ar.] değil/yerine/= İŞE YARAMAZ, YIPRANMIŞ/ESKİMİŞ/BOZULMUŞ, CILIZ
- KURAL = KAİDE = RULE[İng.] = RÈGLE[Fr.] = REGEL[Alm.] = REGULA < REGERE[Lat.] = MANDO, REGLA[İsp.]
- KURALON[İng.] ile/değil/yerine/= KURALON
- KURAM[İng. THEORY] ile/||/<> AKRABALIK KATSAYISI[İng. COEFFICENT OF RELATEDNESS] ile/||/<> BAĞLAMSALCILIK[İng. CONTEXTUALISM] ile/||/<> DİYALEKTİK[İng. DIALECTICS] ile/||/<> DOĞAL SEÇİLİM[İng. NATURAL SELECTION] ile/||/<> FİSHER'IN TEMEL TEOREMİ[İng. FISHERS FUNDAMENTAL THEOREM] ile/||/<> KESİNTİLİ DENGE TEORİSİ[İng. THEORY OF PUNCTUATED EQUILIBRIUM]
( Evrendeki olguların birçok defa test edilmesiyle doğrulanmış deney ve gözlemler sonucu geliştirilen sistematik bir açıklama. Kuramlar, yasaları açıklamak için kullanılan araçlardır, ispatlanınca yasaya dönüşmezler. Yeni keşfedilen olayları açıklamada yetersiz olabilecekleri gibi bilim insanlarının katkılarıyla geliştirilebilirler. "Kuram" olarak da bilinir. @@ İki bireyin akrabalık bağını belirten ifade. r=n(0.5)Lr = n(0.5)^Lr=n(0.5)
L
ifadesi ile belirlenir. Denklemde rrr akrabalık katsayısı, nnn ortak genlerin yüzde cinsinden ifadesi, LLL ise mayoz sayısı ya da nesil bağlantısını temsil eder. Farklı kuramlarda, farklı ve daha kapsayıcı denklemlere rastlamak da mümkündür. @@ Çağdaş Epistemoloji’de en ünlü Bağlamsalcı metinlerden biri David Annis’in “A Contextualist Theory of Epistemic Justification” adlı metnidir. Bağlamsalcılar, doğru inançların epistemik gerekçelendirilmesinin zamansal ve ilişkisel olarak ele alınması gerektiğini iddia ederler. Örneğin, sahip olduğum bir doğru inancın gerekçesi, “şu an” içinde bulunduğum konu ve zaman bağlamları çerçevesinde ele alınmalıdır. Bir doktora ya da bir esnafın bir doğru inancı gerekçelendirmesi, içinde bulundukları zaman, sosyal çevre ve diğer bağlamları anlayarak mümkündür. Epistemik gerekçelendirmeyi sosyal bir olgu olarak gören bu yaklaşım, bilgi mefhumunu soyut ve teorik bir tartışma alanında ilişkisel ve sosyal bir düzleme çekmektedir. Daha fazla bilgi için şu yazımızı okuyabilirsiniz. @@ Doğanın, toplumun ve düşüncenin genel hareket ve gelişme yasalarını araştıran felsefi bilim; bağlamlılığın ve gelişimin genel kuramı ve aynı zamanda düşünce ve eylemin genel yöntemidir. @@ Darwin'in evrim kuramına göre iklim, besin, rekabet vb. şartlara uyabilenlerin yaşamaya devam etmesi, uyamayanların ise yok olması süreci. Bu süreç sebebiyle, hayatta kalmak konusunda avantajlı olanların (uyum başarısı yüksek olanların) kalıtsal özellikleri daha fazla gelecek nesillere aktarılır ve böylece, her yeni nesilde, daha uyumlu bireyler popülasyon içinde çoğalır. Karasal yaşantıdan, denizel yaşantıya geçen memeli hayvanlarda, arka bacakları daha körelmiş bireyler, hem enerji sarfiyatı bakımından, hem de hidrodinamik yapı bakımından diğerlerine göre daha avantajlı. Bu sebeple, evrimsel süreç içinde yunus ve balina gibi memelilerin ataları denizel yaşantıya adapte olurken, arka bacakları giderek kısalmış ve sonunda tamamen yok olmuş. Balinaların vücudunda halen bu arka bacakların kalıntısı olarak, tamamen işlevsiz kemik parçaları, vücut içinde bulunmakta. @@ R.A. Fisher tarafından öne sürülen bu teorinin tam ismi Fisher'ın doğal seçilim hakkında temel teoremidir. Matematiksel gösterimler içermesine karşın bu teorem matematiksel bir teorem değildir. Bu teoremin ana fikri:"Bir organizmanın herhangi bir zamandaki uyum başarısındaki artış yüzdesi,genetik çeşitliliğinin uyum başarısına eşittir." Yani eğer bir populasyonda varyasyon fazlaysa doğal seçilim de fazla olacaktır. @@ Niles Eldredge ve Stephen Jay Gould tarafından 1972'de ileri sürülmüştür. Bu teori, türlerin uzun zaman dilimleri boyunca Doğal Seçilim etkisi altında aslında oldukça az değişime uğradığını; ancak asıl evrimsel değişimlerin, ciddi çevresel değişimlerin olduğu zamanlarda, belirli popülasyonlarda, göreceli olarak hızlı bir şekilde, kısa bir zaman aralığında meydana geldiğini ileri sürer. Evrimin ana mekanizması olarak Genetik Sürüklenme görülür. Günümüzde tek başına kabul edilmemekte, Modern Sentez dahilinde diğer seçilim türlerinin güçlü etkisiyle bir arada ele alınmakta.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- KURAM = NAZARİYE = FUAD = THEORY[İng.] = THEÉORIE[Fr.] = THEORIE[Alm.] = THEORIA, THEOREIN[Yun.] = TEORIA[İsp.]
- THÉORIE[Fr.] ile/değil/yerine/= KURAM
- KURAMSAL BİLGİ ile/ve ESTETİK BİLGİ ile/ve DEĞER/AKSİYOLOJİK[Fr.] BİLGİ
( THEORICAL KNOWLEDGE vs./and AESTHETICAL KNOWLEDGE vs./and AXIOLOGICAL KNOWLEDGE )
- THEORETICAL CHEMISTRY[İng.] / CHIMIE THÉORIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KURAMSAL KİMYA, TEORİK KİMYA
- THEORETICAL PLATE NUMBER[İng.] ile/değil/yerine/= KURAMSAL TABAKA SAYISI
- THEORETISCHE CHEMIE[Alm.] ile/değil/yerine/= KURAMSAL/TEORİK KİMYA
- KURAMSAL = NAZARÎ = THEORETIC[İng.] = THÉORIQUE, THÉORETIQUE[Fr.] = THEORETISCH[Alm.] = THEORIKOS, THEORETIKOS[Yun.]
- KÜRATİF/CURATIVE[İng.] değil/yerine/= SAĞALTICI | İYİLEŞTİRICİ
- KURBAN BAYRAMI değil/yerine/= YAKINLIK BAYRAMI
- KURCHATOVIUM[İng.] ile/değil/yerine/= KURÇATOVYUM
- KÜRE/MÜDEVVER[Ar. < DEVR] ile/ve YUVARLAK/DEĞİRMİ
( Bir noktaya eşit uzaklıkta. İLE/VE Bir daireye eşit. )
(1996'dan beri)