Bugün[09 Nisan 2026]
itibarı ile 27.963 başlık/FaRk ile birlikte,
27.963 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(48/113)


- KONKAVER SPIEGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= İÇBÜKEY AYNA


- WÖLBUNGSLINSE[Alm.] ile/değil/yerine/= İÇBÜKEY-DIŞBÜKEY MERCEK


- KONKAVLINSE[Alm.] ile/değil/yerine/= İÇBÜKEY MERCEK


- İÇBÜKEY/OBRUK/MUKAAR[Ar.]/KONKAV[Fr. < CONCAVE] ile DIŞBÜKEY/MUHADDEB[Ar.]/KONVEKS[Fr. < CONVEXE]

( MUHÂSIR[< HASR], MUKAAR ile SATH-I MUHADDEB )

( CONCAVE vs. CONVEX )


- ICD/INTERNATIONAL CLASSIFICATION OF DISEASES | İMPLANTABLE CARDIOVERTER DEFİBRİLLATOR[İng.] değil/yerine/= ULUSLARARASI HASTALIK SINIFLANDIRMASI | YÜREK İÇİ DİZEMDÜZELTİR (AYGIT)


- ICD-O/INTERNATIONAL CLASSIFICATION OF DISEASES-ONCOLOGY[İng.] değil/yerine/= ULUSLARARASI HASTALIK SINIFLANDIRMASI-ONKOLOJİ


- İÇE ÇARPIK/LIK ile/||/<> DIŞA ÇARPIK/LIK

( VALGUS vs./||/>< VARUS )


- SORPTION[İng.] / SORPTION[Fr.] / SORTITION[Alm.] ile/değil/yerine/= İÇE TUTUNMA


- ICE :/yerine BUZ


- İÇEBAKIŞ[İng. INTROSPECTION] ile/||/<> İÇEBAKIŞSAL BİLİNÇLİLİK[İng. INTROSPECTIVE CONSCIOUSNESS]

( İçebakış, öznenin kendi içsel süreçlerini algılaması anlamına gelen bilinçli bir etkinliği ifade etmektedir. Özellikle içselci yaklaşımlar için önemli bir rol oynayan içebakış, özenin kendini gözlemlemesi, çıkarımlarda bulunması, kendini algılaması, arzularını ve düşüncelerini fark etmesi ve kendi içine eğilmesi anlamına gelmektedir. Bu kavram içselcilik açısından önemlidir çünkü öznenin kendi içsel süreçlerine erişebilmesi ve bunları farkında olup bilgiyi oluşturması, zihnin bir yetisi olan içebakışın çalışmasıyla olanaklı olmaktadır. Örneğin Audi bunu, hem dış dünyadan hem de kendi iç dünyamızdan aldığımız verilerimizi anlatmak için kullandığımız zihin yetisi olarak tanımlamaktadır. Öznenin içsel algısının temsili olan içebakış, zihin durumlarını analiz ederek çıkarımsal olmayan bilgilere erişmemizi sağlamaktadır. Başka bir deyişle içebakış, zihinsel ya da içsel durumlarımızı doğrudan deneyimlememizin olanağıdır. Bu bağlamda içebakış, bilinçli ve öznenin etkin olduğu bir yetiyi ifade etmektedir. Geleneksel biçimde ifade etmek gerekirse kişinin kendi içine eğilmesi ve derin düşüncelere dalması olarak açıklayabiliriz. Bunun yanında içebakış; algı ve bellek arasındaki bütünlüğü sağlayan zihinsel yeti konumundadır. @@ Audi’nin kullandığı bir kavram olarak içebakışsal bilinçlilik, farkında olmadan algıladığımız şeylerin bir süre sonra bilincine varılması anlamına gelmektedir. Örneğin bir kimsenin, t anında x nesnesini algıladığını ancak ne algısının açık olduğunu ne de algıladığı şeyin x nesnesi olduğunu farkında olmadığını düşünelim. Daha sonra aynı kimse, t anında algıladığı şeyleri yeniden çağırması ve hatırlamasıyla birlikte algıladığı şeylerin bilincine varmış olur. Artık bilinç, içebakış için zorunlu bir araç haline gelmiştir. Başka bir ifadeyle epistemik özne, farkında olmadan algıladığı şeyleri hatırladığı zaman, algısına konu olan şeyler hakkında bilinçli bir özne haline gelmiş olmaktadır. Bu bilinçlilik, öznenin kendi içsel süreçlerinin denetimini yapması ve belleğini kontrol etmesi nedeniyle içebakışla ilgilidir. Dolayısıyla bu durum, içebakışsal bilinçlilik olarak adlandırılmaktadır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- İÇERİK = CONTENT[İng.] = CONTENU[Fr.] = INHALT[Alm.] = CONTENUTO[İt.] = CONTENIDO[İsp.]


- İÇERLEME = INDIGNATION[İng., Fr.] = ENTRÜSTUNG[Alm.] = INDIGNATIO[Lat.]


- İÇERME = TAZAMMUN = IMPLICATION[İng., Fr.] = IMPLIKATION[Alm.] = IMPLICATIO[Lat.]


- İÇGÜDÜ/DOĞALİTKİ = SEVK-İ TABİÎ, GARİZE, İNSİYAK = INSTINCT[İng., Fr.] = INSTINKT[Alm.] = INSTINCTUS[Lat.] = INSTINTO[İsp.]


- ICHTHYOPHOBIA[İng.] değil/yerine/= İHTİYOFOBİ

( Balık yeme korkusu olarak bilinen, Yunanca'da "balık" anlamına gelen ἰχθῦς ("ichtus") ve "korku" anlamına gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan bir terim.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ICHTHYOSAUR[İng.] değil/yerine/= İCHTHYOSAUR

( Büyük oranda Mezozoik denizlerde görülen, balık ve domuzbalığı benzeri, soyu tükenmiş bir deniz canlısı.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- İÇKİN = MÜNDEMİÇ = IMMANENT[İng., Fr., Alm.] = IMMANENS[Lat.]


- İÇLEM = TAZAMMUN = COMPREHENSION[İng.] = COMPRÉHENSION[Fr.] = INHALT[Alm.] = COMPREHENSIO[Lat.]


- İCRÂ HEYETİ değil/yerine/= YÜRÜTME KURULU


- İCRÂ KUVVETİ değil/yerine/= YÜRÜTME GÜCÜ


- İCRÂ[Ar.] değil/yerine/= YÜRÜTME


- İCRAAT[Ar.] değil/yerine/= İŞ YAPMA; UYGULAMALAR


- İÇREK = BÂTINÎ = ESOTERIC[İng.] = ÉSOTÉRIQUE[Fr.] = ESOTERISCH[Alm.] = ESO[Yun.]


- ICT/INFORMATION AND COMMUNICATION TECHNOLOGY[İng.] değil/yerine/= BİLGİ VE İLETİŞİM TEKNOLOJİLERİ


- I.C.T. COEFFICIENT[İng.] ile/değil/yerine/= I.C.T. KATSAYISI


- İÇTİHAT, İÇTİHÂD["İŞTİYAT" değil!] değil/yerine/= GÖRÜŞ; ANLAYIŞ/KAVRAYIŞ

( Görüş, özel görüş, anlayış, kavrayış. | Yasada ya da örf ve âdet tüzesinde uygulanacak kuralın açıkça ve ikirciksiz olarak bulunmadığı konularda, yargıcın ya da tüzecinin düşüncelerinden doğan sonuç. )


- İÇTİHAT değil/yerine/= ÖZGÖRÜ


- İÇTİMA/İNİKAT değil/yerine/= TOPLANMA/TOPLANTI

( Toplanma, toplantı. | Askerlerin, silahlı ve donatılı olarak toplanmaları. | [gökbilim] Kavuşum. )


- İÇTİMA değil/yerine/= KAVUŞUM


- İCTİMÂÎ/YYE[Ar.] değil/yerine/= TOPLUMSAL


- İCTİNÂB/İHTİYAT[Ar.] değil/yerine/= SAKINMA, ÇEKİNME, UZAKLAŞMA


- ICU/İNTENSIVE CARE UNİT[İng.] değil/yerine/= YOĞUN BAKIM ÜNİTESİ, YOĞUN BAKIM BİRİMİ


- İD değil/yerine/= ALTBENLİK


- IDALIN[İng.] ile/değil/yerine/= İDALİN


- İDANTİK/IDENTICAL[İng.] değil/yerine/= ÖZDEŞ


- İDARE ETMEK değil/yerine/= YETMEK


- İDÂRE[Ar.] ETMEK değil/yerine/= YÖNETMEK/YÖNETİM


- İDARE değil/yerine/= YÖNETİM


- İDAREİ HUSUSİYYE[Ar.] değil/yerine/= İL ÖZEL YÖNETİMİ


- İDARİ değil/yerine/= YÖNETSEL


- İDDİA[Ar.] ETMEK/EDİLEN ile/değil/yerine/= İLERİ SÜRMEK/SÜRÜLEN


- İDDİA MAKAMI değil/yerine/= SAVCILIK ORUNU


- İDDİÂ["İDDA/A" değil!] değil/yerine/= SAV


- İDDİANÂME değil/yerine/= SAVBELGE/SAVCA/SAVLIK/SAVYAZI


- İDDİANÂME[Ar.] değil/yerine/= SAVCA

( Savcılığın soruşturma sonunda elde ettiği kanıtları ve savlarını içinde toplamış olduğu, mahkemede okuduğu yazı. )


- IDEA :/yerine FİKİR


- FLUIDE IDÉAL[Fr.] / IDEALE FLÜSSIGKEIT, IDEALFLÜSSIG[Alm.] ile/değil/yerine/= İDEAL AKIŞKAN


- DIÉLECTRIQUE IDÉAL[Fr.] / IDEALES DIELEKTRIKUM[Alm.] ile/değil/yerine/= İDEAL DİELEKTRİK


- ÉQUATION DU GAZ PARFAIT[Fr.] / IDEALE GASGLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İDEAL GAZ DENKLEMİ


- IDEAL GAS LAW[İng.] / LOI GAZ PARFAIT[Fr.] / IDEALE GAS GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= İDEAL GAZ YASASI/KANUNU


- IDEAL GAS[İng.] / GAZ PARFAIT[Fr.] / IDEALE GAS[Alm.] ile/değil/yerine/= İDEAL GAZ


- INDUCTANCE IDÉALE[Fr.] / IDEALE INDUKTIVITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= İDEAL İNDÜKTANS


- HAS BİLLUR[Osm.] / CRISTAL IDÉAL[Fr.] / IDEALER KRISTALL, IDEALES KRISTALL[Alm.] ile/değil/yerine/= İDEAL KRİSTAL


- IDEALES VAKUUM[Alm.] ile/değil/yerine/= İDEAL VAKUM


- İDEAL değil/yerine/= DÜŞÜNSEL


- IDEAL :/yerine İDEAL


- İDEALİZASYON/IDEALIZATION[İng.] değil/yerine/= ÜLKÜLEŞTİRME


- İDEALİZM[Fr. < IDÉALISME] değil/yerine/= ÜLKÜCÜLÜK


- İDEALİZM = MEFKÛRECİLİK, İFTİKÂRİYE = IDEALISM[İng.] = IDÉALISME[Fr.] = IDEALISMUS[Alm.]


- İDEFİKS değil/yerine/= SAPLANTI


- IDENTIFICATION :/yerine KİMLİK TESPİTİ


- IDENTIFIKASYON/IDENTIFICATION[İng.] değil/yerine/= TANIMLAMA | ÖZDEŞLEŞTİRME


- İDENTİFİKASYON ile İDENTİK ile İDENTİTE

( Kimliklendirme, tanımlama, özdeşleme. İLE Özdeş. İLE Kimlik, özdeşlik. )


- IDENTIFY :/yerine TANIMLAMAK


- IDENTITY BY DESCENT (IBD)[İng.] değil/yerine/= KÖKENE DAYALI KİMLİK (İBD)

( Kökenlerinin izi sürüldüğünde ortak bir ataya varan aleller. IBD, ebeveynden aynı alelin kalıtılması olayı.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- IDENTITY :/yerine KİMLİK


- IDEO- ile/||/<> IDIO- ile/||/<> LOG-/-LOGIA/-LOGO-/-LOGY-/-OLOGY ile/||/<> AUT-/AUTO-

( Düşünce, fikir. İLE/||/<> Kendiliğinden oluşan, kendine özgü, ayrı, değişik. İLE/||/<> Düşünce, konuşma, sözcük, mantık, doktrin, öğreti, sav, bilim. İLE/||/<> Kendi, aynı, kendi kendine, kendine ait, öz [otoimmün: Bağışıklık sisteminin kendi gözelerine saldırması]. )


- IDEO- ile/||/<> IDIO- ile/||/<> LOG-/-LOGIA/-LOGO-/-LOGY-/-OLOGY ile/||/<> AUT-/AUTO-

( Düşünce, fikir. İLE/||/<> Kendiliğinden oluşan, kendine özgü, ayrı, değişik. İLE/||/<> Düşünce, konuşma, sözcük, mantık, doktrin, öğreti, sav, bilim. İLE/||/<> Kendi, aynı, kendi kendine, kendine ait, öz [otoimmün: Bağışıklık sisteminin kendi gözelerine saldırması]. )


- İDEOGRAFİ(K)/LOGOGRAFİ(K) değil/yerine/= DÜŞÜNYAZIM(SAL)/İMLEKYAZIM(SAL)


- İDEOGRAM/LOGOGRAM değil/yerine/= DÜŞÜNYAZI/İMLEKYAZI


- İDEOLOG değil/yerine/= DÜŞÜNGÜMEN


- İDEOLOJİ değil/yerine/= DÜŞÜNGÜ


- İDEOLOJİ = İLM-İ SUVER-İ AKLİYE, FİKRİYAT, İLM-İ TASAVVUR = IDEOLOGY[İng.] = IDÉOLOGIE[Fr.] = IDEOLOGIE[Alm.] = IDEOLOGÍA[İsp.]


- İDEOLOJİ değil/yerine/= ÖĞRETİ


- İDEOLOJİK[Fr. < IDÉOLOGIQUE] değil/yerine/= İDEOLOJİ İLE İLGİLİ


- İDEOLOJİK değil/yerine/= DÜŞÜNGÜSEL


- -IDIO[İng.] ile/değil/yerine/= -İDİO


- IDIOBLAST[İng.] ile/değil/yerine/= İDİOBLAST


- IDIODYNAMICS değil/yerine/= ÖZGÜDEVİNİM


- IDIOPATHIC[İng.] değil/yerine/= İDİOPATİK

( Kendiliğinden ortaya çıkan ya da bilinen bir nedeni olmayan herhangi bir durum ya da hastalığa ait ya da bu hastalıkla ilgili; başka bir hastalığın sonucu olmayan bir durum ya da hastalığa ait ya da bu hastalıkla ilgili.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- İDİOPATİ değil/yerine/= ÖZGÜSAYRILIK


- IDIOSYNCRASY[İng.] ile/değil/yerine/= İDİOSENKRAZİ


- IDITE, IDITOL[İng.] ile/değil/yerine/= İDİTOL


- İDİYOPATİK/IDIOPATHIC[İng.] değil/yerine/= NEDENİ BİLİNMEYEN


- İD(İ)(Y)OPATİK ile İD(İ)(Y)OSENKRAZİ ile İDİ(Y)OT

( Nedeni bilinmeyen. İLE Özgün duyarlık. İLE Geri anlaklı/zekâlı. )


- İDİYOSENKRAZİ/IDIOSYNCRACY[İng.] değil/yerine/= ÖZGÜN DUYARLIK


- İDLÂL değil/yerine/= NAZ ETME, NAZLANMA | AŞIRI DERECEDE NAZLANMA


- İDMÂN değil/yerine/= ALIŞTIRMA


- IDODIPHENYL[İng.] ile/değil/yerine/= İDODİFENİL


- IDOGEN[İng.] ile/değil/yerine/= İDOJEN


- İDOLA = SANEM[Ar.] = PUT[Fars.] = IDOL[İng.] = IDOLE[Fr.] = IDOL[Alm.] = EIDOLON[Yun.] = ÍDOLO[İsp.]


- IDONIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= İDONİK ASİT


- IDOSACCHARIDE ACID[İng.] / IDOZUCKERSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= İDOSAKKARİK ASİT


- IDIOSYNKRASIE[Alm.] ile/değil/yerine/= İDOSİNKRAZİ


- IDOSE[İng.] / IDOSE[Alm.] ile/değil/yerine/= İDOZ


- İDRAK[Ar.] değil/yerine/= ALIMLAMA


- IDRAK[İng.] değil/yerine/= İDRAK

( Algı. Dış dünyanın uyarısı ile meydana gelen biyofizikokimyasal etkilerin zihinsel yorumudur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- İDRÂR[Ar.] değil/yerine/= SİDİK

( OURON )


- IDRIALENE[İng.] ile/değil/yerine/= İDRİALEN


- IDRYL[İng.] ile/değil/yerine/= İDRİL


- IE :/yerine YANİ


- IEEE/THE INSTITUTE OF ELECTRICAL AND ELECTRONICS ENGINEERS[İng.] değil/yerine/= ELEKTRİK VE ELEKTRONİK MÜHENDISLERİ ENSTİTÜSÜ


- IETF/INTERNET ENGINEERING TASK FORCE[İng.] değil/yerine/= INTERNET MÜHENDISLİĞİ GÖREV GRUBU


- IF-THEN LOOPS[İng.] değil/yerine/= EĞER-İSE DÖNGÜLERİ


- IF :/yerine EĞER


- İFÂ[< VEFÂ] değil/yerine/= YERİNE GETİRME | BİR İŞİ YAPMA | İŞ GÖRME


- İFADE[Ar.] değil/yerine/= DEYİŞ/SÖYLEYİŞ


- İFADE değil/yerine/= DIŞAVURUM


- İFFET = UT = CHASTITY[İng.] = CHASTETÉ[Fr.] = KEUSCHHEIT[Alm.] = CASTITAS[Lat.]


- İFRAĞ[Ar.] değil/yerine BOŞALTIM

( Bir şeyi, başka bir biçime çevirme. | Boşaltım. DEĞİL/YERİNE ... )


- İFTİHÂR (ETMEK)/MEMNUNİYET değil/yerine/= KIVANÇ (DUYMAK)/ÖVÜNÇ, ÖĞÜNMEK


- BÜHTÂN ile KARA ÇALMA/KARALAMA, YALAN

( YALAN, İFTİRA )


- IG/IMMÜNGLOBÜLIN IMMUNOGLOBULIN[İng.] değil/yerine/=


- IGAMID[İng.] ile/değil/yerine/= İGAMİT


- İĞBİRAR[Ar.] değil/yerine/= GÜCENME


- IGOPON[İng.] ile/değil/yerine/= İGEPON


- IGNATIA BEANS[İng.] ile/değil/yerine/= İGNATİA FASULYESİ


- IGNATIUS BOHNE[Alm.] ile/değil/yerine/= İGNATİA


- ROBINET A' POINTEAU[Fr.] / NADELVENTIL[Alm.] ile/değil/yerine/= İĞNE VANA


- IGNEOUS[İng.] ile/değil/yerine/= İGNEOUS, MAGMATİK


- IGNORE :/yerine GÖRMEZDEN GELMEK


- FEUERSTEIN, FLINTSTEIN[Alm.] ile/değil/yerine/= İGNUS


- İĞTİNAM[Ar.] değil/yerine/= YAĞMA


- İHANET ETMEK değil/yerine/= SATKINLIK ETMEK


- İHÂTA değil/yerine/= KAVRAYIŞ/ANLAYIŞ

( Bir şeyin etrafını çevirme, sarma, kuşatma. | Tam kavrayış, anlayış, geniş bilgi. )


- IHE/INTEGRATING THE HEALTHCARE ENTERPRISE[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK GİRİŞİMCİLERİ BİRLİĞİ


- IHLENITE[İng.] ile/değil/yerine/= İHLENİT


- İHMAL/İHMALKÂRLIK değil/yerine/= SAVSAMA/SAVSAKLAMA/SAVSAKLIK/BOŞLAMA


- İHMAL değil/yerine/= SAVSAKLAMA/SAVSAMA


- İHMALKÂR değil/yerine/= SAVSAK/SAVSAGAN/SAVSAMACI/BOŞLAGAN/BOŞLAMACI


- İHRAÇ (ETMEK) değil/yerine/= ÇIKARMAK/DIŞARI ATMAK


- İHRAÇ ETMEK değil/yerine/= DIŞA SATMAK


- İHRACAT/İHRAÇ değil/yerine/= DIŞSATIM


- İHTÂR[Ar.] değil/yerine/= UYARI/UYARMA


- İHTİFÂL[Ar.] değil/yerine/= ANMA TÖRENİ


- İHTİLÂC[Ar.] değil/yerine/= ÇARPINTI | ÇIRPINMA | SEĞİRME


- ÎHTİLÂF-ÜL MENZAR/PARALAKS değil/yerine/= IRAKLIK


- İHTİLÂL[Ar.] değil/yerine/= DEVİRİ/DEVRİM


- İHTİMAL DAHİLİNDE[Ar.] değil/yerine/= OLASILIK İÇİNDE


- İHTİMÂL değil/yerine/= OLASILIK


- İHTİMAM[Ar. < HEMM] ile/ve/||/<>/>/< İTİBAR[Ar.]


- İHTİMÂM[Ar. < HEMM] (GÖSTERMEK) değil/yerine/= ÖZEN (GÖSTERMEK)


- İHTİRÂS değil/yerine/= TUTKU


- İHTİŞÂM değil/yerine/= GÖRKEM/GÖZALICILIK


- İHTİSÂR[Ar. < HASR]/İKTİSÂR/SIMPLIFICATION[Fr., İng.] ile KISALTMA

( Kısaltma tekniği. )


- İHTİSÂR değil/yerine/= SADELEŞTİRME


- İHTİVA(EDEN) değil/yerine/= İÇERME/İÇEREN


- İHTİVÂ ETMEK değil/yerine/= İÇERMEK


- İHTİVÂ değil/yerine/= KAPSAMA


- İHTİYAÇ HALİNDE[Ar.] değil/yerine/= GEREK OLDUĞUNDA


- İHTİYAÇ HASIL OLUNCA değil/yerine/= GEREKTİĞİNDE


- İHTİYACA CEVAP VERMEK değil/yerine/= GEREKSİNİMİ KARŞILAMAK


- İHTİYÂR HEYETİ[Ar.] ile/ve/=/||/<> YÖNETİM KURULU


- İHTİYÂR ile/değil/yerine/=/<>/> YAŞLI


- İHTİYARLAMA ile/değil/yerine YAŞLANMA


- İHTİYAT KAYDI İLE değil/yerine/= SAKINARAK/SAKINILARAK


- İHTİYATÎ TEDBİR değil/yerine/= SAKINTIL ÖNLEM


- İHTİYAT/Î[Ar.] değil/yerine/= SAKINTI/L


- İHTİYATLI/İHTİYATKÂR değil/yerine/= SAKINGAN


- İHTİZAZ[Ar.]/VİBRASYON[Fr./İng.]/REZONANS[Fr./İng. < RESONANCE] değil/yerine/= TİTREŞİM/SESELİM/TINLAŞIM


- II. MAHMUT ve/||/<>/> ABDÜLAZİZ ve/||/<>/> FEYZİ PAŞA/FEYZULLAH İZMİDÎ

( )


- -IC[İng.] ile/değil/yerine/= -İK


- İKÂME (ETME) değil/yerine/= ORNATMA

( Bir türün yerine onun değişik bir biçiminin geçmesi. | [kimya] Molekülün geri kalan bölümünde değişikliğe yol açmadan, bir atom ya da bir kök yerine bir başka atom ya da kökün geçmesi. | [mat.] Bir cebirsel ifadenin yerine bir başkasını koyma işlemi. )


- İKÂMET[Ar.] ETMEK değil/yerine/= OTURMAK/KONA YAŞAMAK


- İKÂMETGÂH İLMÜHABERİ[Ar.] değil/yerine/= KONUT/OTURUM/YERLEŞİM BELGESİ


- İKÂMETGÂH[Ar. + Fars.]/MESKEN[Ar.] değil/yerine/= KONUT


- ICAROSCOPE[İng.] ile/değil/yerine/= İKAROSKOP


- ÎKÂZ[Ar.] değil/yerine/= UYARI


- İKBALPEREST değil/yerine/= GÜN DÜŞKÜNÜ


- DIATOMIC[İng.] / DIATOMIQUE[Fr.] / ZWEIÄTOMIG[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİ ATOMLU, DİATOMİK MOLEKÜL


- DIATOMIC MOLECULE[İng.] ile/değil/yerine/= İKİ ATOMLU MOLEKÜL


- ZWEISTOFFSYSTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİ BİLEŞENLİ SİSTEM


- ZWEIDIMENSIONAL[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİ BOYUTLU


- ZWEIKÖRPERPROBLEM[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİ CİSİM SORUNU


- ZWEIELEKTRONENBINDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİ ELEKTRONLU BAĞ


- ZWEIELEKTRONENVALENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİ ELEKTRONLU DEĞERLİK


- ZWEIPHASENSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİ FAZLI AKIM


- BIFONCIONNEL[Fr.] / BIFUNCTIONELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİ FONKSİYONLU


- BIFUNCTIONAL[İng.] ile/değil/yerine/= İKİ İŞLEVLİ


- ZWEIKANAL-OSZILLOSKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİ KANALLI OSİLOSKOP


- ZWEIFACH[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİ KATLI


- ZWEISCHICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİ KATMANLI


- ZWEIPOLANTENNE[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİ KUTUPLU ANTEN


- ZWEIPOLMOMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİ KUTUPLU MOMENT


- BIPOLARTRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİ KUTUPLU TRANSİSTOR


- BIPOLAR, ZWEIPOL[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİ KUTUPLU


- ZWEIPUNKT-REGLER[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİ NOKTALI DÜZENLEYİCİ


- BICOLOURED[İng.] / BICOLORE[Fr.] / ZWEIFARBIG[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİ RENKLİ


- BIDIRECTIONAL TRANSDUCER[İng.] / TRANSDUCTEUR BIDIRECTIONNEL[Fr.] ile/değil/yerine/= İKİ YÖNLÜ DÖNÜŞTÜRÜCÜ


- BIDIRECTIONAL TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR BIDIRECTIONNEL[Fr.] ile/değil/yerine/= İKİ YÖNLÜ TRANSİSTÖR


- RİCİ[Osm.] / UMKEHRBAR[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİ YÖNLÜ


- ZWEITAKTER[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİ ZAMANLI MOTOR


- İKİCİLİK = SÜNAİYE = DUALISM[İng.] = DUALISME[Fr.] = DUALISMUS[Alm.] = DUALIS[Lat.]


- İKİLEM = KIYAS-I MUKASSİM = DILEMMA[İng., Alm., Yun.] = DILEMME[Fr.] = DILEMA[İsp.]


- BINARY COMPOUND[İng.] / COMPOSÈ BINAIRE[Fr.] / BINÄRE VERBINDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİLİ BİLEŞİK


- BINARY FISSION[İng.] ile/değil/yerine/= İKİLİ BÖLÜNME


- DOUBLET[İng./Fr.] / DUBLETT[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİLİ, DUBLET/DUPLET


- BINARY NOTATION[İng.] / NOTATION BINAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= İKİLİ GÖSTERİM


- BINARY MIXTURE[İng.] / BINARY MELANGE[Fr.] / BINÄRES GEMISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİLİ KARIŞIM


- BINARY SYSTEM[İng.] / SYSTEME BINAIRE[Fr.] / ZWEISTOFFSYSTEM, BINÄRES SYSTEM, BINÄRSYSTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİLİ SAYI DİZGESİ/SİSTEMİ


- İKİLİK/DUALİTE[Fr./İng.] ile İKİLEŞİM/DİKOTOMİ[Fr./İng.]

( İkilik. İLE Çatışan ikilik. )


- QUADRATIC STARK EFFECT[İng.] / EFFET STARK QUADRATIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= İKİNCİ DERECE STARK ETKİSİ


- QUADRATIC ZEEMAN EFFECT[İng.] / EFFET ZEEMAN QUADRATIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= İKİNCİ DERECE ZEEMAN ETKİSİ


- ZWEITE QUANTISIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİNCİ KUANTUMLAMA


- ZWEITE SCHALL[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİNCİ SES


- ELECTRODE OF THE SECOND KIND[İng.] ile/değil/yerine/= İKİNCİ SINIF ELEKTROT


- SUPRACONDUCTEUR DE TYPE II[Fr.] ile/değil/yerine/= İKİNCİ TİP AŞIRI İLETKEN


- TYPE II SUPERCONDUCTOR[İng.] / TYP-II-SUPRALEITER[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİNCİ TİP SÜPER İLETKEN


- SECOND DERIVATIVE CURVE[İng.] ile/değil/yerine/= İKİNCİ TÜREV EĞRİSİ


- ZWEITER HAUPTSATZ, ZWEITES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİNCİ YASA


- SEKUNDÄRSPULE[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİNCİL BOBİN


- SECONDARY ELECTRONS[İng.] / ÉLECTRONS SECONDAIRES[Fr.] / SEKUNDÄRE ELEKTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİNCİL ELEKTRONLAR


- ŞUÂÂT-İ TÂLÎ[Osm.] / SECONDARY RADIATIONS[İng.] / SEKUNDÄRE STRAHLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİNCİL IŞINIMLAR


- SECONDARY COSMIC RAYS[İng.] / SEKUNDÄRE KOSMISCHE STRAHLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİNCİL KOZMİK IŞINLAR


- İKİNCİL METABOLİT[İng. SECONDARY METABOLITE] ile/||/<> İKİNCİL TEMAS[İng. SECONDARY CONTACT]

( Bitki ve hayvanlar tarafından üretilen, ancak temel metabolik süreçlere dahil olmayan kimyasal bileşikler. @@ Evrimsel süreçte birbirinden ayrılmış türlerin, yeniden coğrafi olarak bir araya gelmesi durumudur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SECONDARY OPTIC AXIS[İng.] / AXE OPTIQUE SECONDAIRE[Fr.] / SEKUNDÄRE OPTISCHE ACHSE[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİNCİL OPTİK EKSEN


- SECONDARY WINDING[İng.] / ENROULEMENT SECONDAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= İKİNCİL SARGI


- SECONDARY STANDARD[İng.] ile/değil/yerine/= İKİNCİL STANDART


- SECONDARY[İng.] / SECONDAIRE[Fr.] / SEKUNDÄR[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİNCİL


- BIOSTIMULATION[Fr.] / ZWEITEILUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİYE BÖLÜNME


- ZWILLINGSKRISTALL[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİZ KRİSTAL


- ZWILLINGSBILDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİZ OLUŞUMU


- ZWILLINGSVERWACHSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİZLENME


- İKNA EDİCİ değil/yerine/= İŞANDIRMACI


- İKNA ETMEK değil/yerine/= İŞANDIRMAK


- İKNA OLMAK değil/yerine/= İŞANMAK


- ICONOSCOPE[İng.] / ICONOSCOPE[Fr.] / IKONOSKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= İKONOSKOP


- ICOSINENE[İng.] ile/değil/yerine/= İKOSİNEN


- EICOSANE[Fr.] / EIKOSAN[Alm.] ile/değil/yerine/= İKOZAN


- İKRAH[Ar.] ETMEK değil/yerine/= İĞRENMEK/TİKSİNMEK


- İKRAM (ETMEK) değil/yerine/= SUNUNÇ/LAMAK


- İKRAMİYE değil/yerine/= SUNUNÇLUK


- IXION[İng.] / IXION[Fr.] / IXION[Alm.] ile/değil/yerine/= İKSİYON


- ICHTHALBIN[İng.] / ICHTHALBIN[Alm.] ile/değil/yerine/= İKTALBİN


- ICHTHAMMOL[İng.] ile/değil/yerine/= İKTAMMOL


- ICHTHARGAN[İng.] ile/değil/yerine/= İKTARGAN


- İKTER/JAUNDICE[İng.] değil/yerine/= SARILIK


- İKTER/US ile İKTERİK ile İKTERUS NEONATORUM

( Sarılık. İLE Sarılıklı. İLE Yenidoğan sarılığı. )


- İKTİDAR PARTİSİ değil/yerine/= ERK BİRELİ


- İKTİDAR[Ar.] değil/yerine/= ERK


- İKTİFA'[Ar. < KİFÂYET] değil/yerine/= YETİNME


- ICHTHYEPID[İng.] ile/değil/yerine/= İKTİLEPİDİN


- İKTİSÂB[< KESB] değil/yerine/= KAZANMA, EDİNME


- İKTİSABÎ MÜRÛR-U ZAMAN değil/yerine/= KAZANDIRICI YILLANMA


- İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ değil/yerine/= GEÇİMGE VE YÖNETİM BİLİMLERİ ALANDALI


- İKTİSADİ DEVLET TEŞEKKÜLÜ değil/yerine/= GENERKİL GEÇİMGE KURULUŞU


- İKTİSAP ETMEK değil/yerine/= KAZANMAK/EDİNMEK


- İKTİSAT/İKTİSADİ[Ar.]/EKONOMİ/K[İng. < ECONOMY] değil/yerine/= GEÇİMGE/GEÇİMSEL


- ICHTHYIFORM[İng.] ile/değil/yerine/= İKTİYOFORM


- ICHTHYOCOLA[İng.] / HAUSENBLASE[Alm.] ile/değil/yerine/= İKTİYOKOLA