Türkçe'si Varken... FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 27.963 başlık/FaRk ile birlikte,
27.963 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(46/113)
- HEZEYAN[Ar.] değil/yerine/= SAYIKLAMAK/SAÇMALAMAK
- HI/HEALTH INFORMATICS[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK BİLİŞİMİ
- HI :/yerine SELAM
- HİBE değil/yerine/= BAĞIŞ
- HİBERNASYON/HIBERNATION[İng.] değil/yerine/= KIŞ UYKUSU
- HİBRİDİZASYON/HYBRIDIZATION[İng.] değil/yerine/= MELEZLEME
- HİBRİT[İng. HYBRID] ile/||/<> ÇAPRAZLAMA[İng. CROSS] ile/||/<> KUASİDOMİNANS[İng. KASIDOMINANS] ile/||/<> SOUTHERN BLOT ile/||/<> YARIBASKINLIK[İng. SEMI-DOMINANCE]
( Farklı tür, cins ya da ailelerden olan ebeveynlerin çiftleşerek oluşturdukları yavru. Doğal ya da yapay yollarla oluşabilirler. Ebeveynlerin genetik farklılıklarına bağlı olarak yavrunun hayatta kalıp üreme ihtimali değişiklik gösterebilir. Hibrit canlılar genetik çeşitlilik sağlamaları sebebiyle evrimde hayati bir rol oynarlar. "Melez" olarak da bilinirler. @@ Eşeyli üreyen canlılarda oluşan gametlerin birbirleri ile birleşmesi olayı. Bu olayla beraber döllenme gerçekleşir ve yeni bir yavru birey oluşur. Çaprazlama doğal ya da yapay yollarla yapılabilir. Hibrit oluşumu için kullanılabilir. Kontrol çaprazlaması, monohibrit çaprazlama ve polihibrit çaprazlama gibi farklı yöntemleri vardır. Mendel genetiğinde sıklıkla kullanılan bir yöntemdir. @@ Nesiller boyunca akrabalar arası çiftleşme (hibritleşme) sonucunda, popülasyondaki çekinik bir alelin, baskınmış gibi ortaya çıkması. @@ DNA parçalarının elektroforez sayesinde ayrılması, nitroselüloz/naylon bir membrana taşınması, biyokimyasal ya da radyoaktif biçimde etiketlenen bir DNA probu ile istenen dizinin hibritleştirilmesi ve otoradyografi teknikleriyle görselleştirilmesini içerek tekniktir. Teknik, spesifik bir sırayı içeren DNA parçaları belirlemekte kullanılır. @@ Nesiller boyunca akrabalar arası çiftleşme (hibritleşme) sonucunda, popülasyondaki çekinik bir alelin, baskınmış gibi ortaya çıkmasıdır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HİBRIT/HYBRID[İng.] değil/yerine/= KATIŞIK | KIRMA
- HİCAP[Ar.] ile/ve/||/<> HÂCİP[Ar.]
( [örtülmesi gerekeni ...]
Örtmek. İLE/VE/||/<> Örten. )
- HİÇBİR ZAMAN değil/yerine/= YOK KEZ
- HİÇÇİLİK = ADEMİYUM MEZHEBİ = NIHILISM[İng.] = NIHILISME[Fr.] = NIHILISMUS[Alm.] = NIHIL[Lat.]
- HİCİV/HİCV[Ar. < (aslı) HECV]/SATİR değil/yerine/= YERGİ/TAŞLAMA[Ar. TÂRÎZ]
( Birini, bir toplumu, bir düşünceyi, bir nesneyi ya da bir göreneği yermek için yazılmış yazı/şiir ya da söylenmiş söz. İLE "Taşlamak." | Sert madenleri aşındırıcı bir taşla parlatma ve yerine uymasını sağlama. | Alaylı halk şiiri. | Kapalı bir biçimde, dolaylı olarak söz söyleme, târîz. | Hakâret. )
( Terbiyesize, terbiyesizliğini, terbiyesizlik yapmadan ve onun seviyesine inmeden söylemek/yazmak. )
- HICKMAN PUMP[İng.] / HICKMAN PUMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİCKMAN POMPASI
- HİÇLİK = ADEM = NON-BEING[İng.] = NÉANT[Fr.] = NICHTS[Alm.] = NON ENS[Lat.]
- HİCRÂN değil/yerine/= AYRILIK [bkz. FIRAK, FÜRKAT, İFTİRÂK] | UNUTULMAZ ACI, KEDER, İÇ ACISI
- HİCRET[Ar. < HECR] değil/yerine/= GÖÇ
( Göç. | Hz. Peygamber'in, Mekke'den, Medine'ye göç etmesi.[İslâm tarihinin/takviminin başı][Hicret-i Nebeviye] )
- HİDDETLİ değil/yerine/= ÖFKELİ/KIZGIN
- HIDE :/yerine SAKLAMAK
- HIDEBRAND-FUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDEBRAND İŞLEVİ
- HİDEMAT-I AMME değil/yerine/= KAMU İŞGÖRÜSÜ
- HİDR-/HİDRO- ile/||/<> HYGR-/HYGRO-
( Ter. İLE/||/<> Islak, nemli. )
- HYDR-[İng.] ile/değil/yerine/= HİDR-
- HİDRASYON/HYDRATION[İng.] değil/yerine/= SIVIYLA BİRLEŞTİRME, SU EKLEME, SIVI DESTEĞİ
- HYDRATE ISOMERISM[İng.] ile/değil/yerine/= HİDRAT İZOMERİ
- HYDRATE[İng.] / HYDRATE, HYDRATÉ[Fr.] / HYDRAT[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDRAT, SULU, HİDRALL
- HYDRATED, HYDROUS[İng.] / HYDRATISIERT, WASSERHALTIG[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDRATLI, SULU
- HYDRAZINE[İng.] / HYDRAZINE[Fr.] / HYDRAZIN[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDRAZİN
- HYDRAZO-[İng.] / HYDRAZO-[Fr.] / HYDRAZO-[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDRAZO-
- HYDRAZONE[İng.] / HYDRAZONE[Fr.] / HYDRAZONE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDRAZON
- -HYDRIC[İng.] ile/değil/yerine/= -HİDRİK
- HYDRO-[İng.] / HYDRO-[Fr.] / HYDRO-[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDRO-
- HYDRURE DE BORE[Fr.] / BORHYDRID[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROBORONLAR
- HYDROBROMIC ACID[İng.] / ACIDE HYDROBROMIQUE[Fr.] / BROMWASSERTSTOFFSAURE, HYDROBROMSAURE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROBROMİK ASİT
- HYDRODYNAMIC INSTABILITY[İng.] / INSTABILITÉ HYDRODYNAMIQUE[Fr.] / HYDRODYNAMISCHE INSTABILITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDRODİNAMİK KARARSIZLIK
- HYDRODYNAMICS[İng.] / HYDRODYNAMIQUE[Fr.] / HYDRODYNAMIK[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDRODİNAMİK
- HYDRODYNAMOMETER[İng.] ile/değil/yerine/= HİDRODİNAMOMETRE
- HİDROFİL/HYDROPHIL[İng.] değil/yerine/= SUCUL, SU GEÇİMLİ, SUÇEKEN
- HYDROPHILE[İng.] ile/değil/yerine/= HİDROFİL, SU SEVEN
- HİDROFİL/HİDROFİLİK değil/yerine/= SUCUL
- HİDROFİLİ değil/yerine/= SUYUSEVİ
- HİDROFİL/İK ile HİDROFOBİ ile HİDROFOBİK ile HİDROLİZ ile HİDROTERAPİ ile HİDRÖZ
( Su/nem çeken, su seven. İLE Su korkusu, su çekmezlik. İLE Sudan korkan, su çekmez. İLE Sudan korkan, su çekmez. İLE Suyla yıkım. İLE Su sağaltımı. İLE Sulu. )
- ACID HYDROFLUORIC, ACID FLUORHYDRIQUE[Fr.] / FLUORWASSERSTOFFSAURE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROFLORİK ASİT
- HYDROFLUOSILICIC ACID, HEXAFLUOROSILICIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= HİDROFLOSİLİK ASİT, HEKZAFLOROSİLİK ASİT
- HİDROFOP/HYDROPHOBE[İng.] değil/yerine/= SU GEÇİMSİZ, SUÇEKMEZ
- HİDROFOR değil/yerine/= SUBASAR
- HYDROFORMING[Fr.] ile/değil/yerine/= HİDROFORMİK
- HYDROFORMING[İng.] / HYDROFORMING[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROFORMİNG
- HİDROGRAFİ/K değil/yerine/= SUBİLGİSİ/SUBİLGİSEL
- RADIUS DES WASSERSTOFFATOMS[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN ATOMU YARIÇAPI
- HYDROGEN BOND[İng.] / LIAISON D'HYDROGÈNE[Fr.] / WASSERSTOFFBINDUNG, WASSERSTOFFBRÜCKE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN BAĞI
- BANDE D'HYDROGÈNE[Fr.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN BANDI
- HYDROGEN BOMB[İng.] / BOMBE D'HYDROGÈNE[Fr.] / H-BOMBE, WASSERSTOFFBOMBE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN BOMBASI
- HYDROGEN DISCHARGE LAMP[İng.] / LAMPE À DÉCHARGE À HYDROGÈNE[Fr.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN BOŞALMA LAMBASI
- HYDROGEN CYCLE[İng.] / CYCLE DE L'HYDROGÈNE[Fr.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN ÇEVRİMİ
- HYDROGEN LINE[İng.] / RAIE DE L'HYDROGÈNE[Fr.] / WASSERSTOFFLINIE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN ÇİZGİSİ
- WASSERSTOFFENTLADUNGSLAMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN DEŞARJ LAMBASI
- WASSERSTOFFKREISLAUF[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN DÖNGÜSÜ
- HYDROGEN ELECTRODE[İng.] / ÉLECTRODE À HYDROGÈNE[Fr.] / WASSERSTOFFELEKTRODE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN ELEKTRODU
- HYDROGEN EQUIVALENT[İng.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN EŞDEĞERİ
- HYDROGEN ION CONCENTRATION, POTENTIAL OF HYDROGEN[İng.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN İYONU DERİŞİMİ, PH
- HYDROGEN ION, PROTON[İng.] / PROTON[Fr.] / WASSERSTOFFION[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN İYONU, PROTON
- HYDROGEN LASER[İng.] / LASER À HYDROGÈNE[Fr.] / WASSERSTOFFLASER[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN LAZERİ
- HYDROGEN MASER[İng.] / MASER À HYDROGÈNE[Fr.] / WASSERSTOFFMASER[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN MAZERİ
- HYDROGEN OXIDE, WATER[İng.] / WASSERSTOFFOXYD, WASSER[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN OKSİT, SU
- HYDROGEN SELENIDE[İng.] / SELENWASSERSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN SELENÜR
- HYDROGEN CYANIDE LASER[İng.] / LASER À CYANURE D'HYDROGÈNE[Fr.] / WASSERSTOFFCYANIDLASER[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN SİYANÜR LAZERİ
- HYDROGEN SULFIDE, HYDROGEN SULPHIDE[İng.] / HYDROGÈNE SULFURÉ[Fr.] / SCHWEFELWASSERSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN SÜLFÜR
- HYDROGEN SPECTRUM[İng.] / SPECTRE DE L'HYDROGÈNE[Fr.] / WASSERSTOFFSPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN TAYFI/SPEKTRUMU
- HYDROGEN TELLURIDE[İng.] / TELLURWASSERSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN TELLÜRÜR
- MÜVELLİD-ÜL MA[Osm.] / HYDROGEN[İng.] / HYDROGÈNE[Fr.] / WASSERSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN
- HYDROGÉNATION[Fr.] ile/değil/yerine/= HİDROJENEME
- HYDROGENITE[İng.] ile/değil/yerine/= HİDROJENİT
- HİDROJENASYON[Osm.] / HYDROGENATION[İng.] / HYDRIERUNG, WASSERSTOFFANLAGERUNG, HYDROGENIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJENLEME
- HYDROCARBON, CARBON HYDRIDE[İng.] / HYDROCARBURE, CARBURE D'HYDROGÈNE[Fr.] / KOHLENWASSERSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROKARBON, KARBONHİDRÜR
- HYDROCORTISONE, 17-HYDROXYCORTICOSTERONE[İng.] / HYDROCORTISONE[Fr.] / HYDROCORTISON[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROKORTİZON
- HYDROCRACKING[İng.] / HYDROCRACKEN[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROKRAKİNG
- HYDROCRAQUAGE[Fr.] ile/değil/yerine/= HİDROKRAKİNK
- HYDROXY ACID[İng.] ile/değil/yerine/= HİDROKSİ ASİT
- HYDROXY, OXY-[İng.] ile/değil/yerine/= HİDROKSİ-, OKSİ-
- HYDROXY-[İng.] ile/değil/yerine/= HİDROKSİ-
- HYDROXYAPATITE[İng.] ile/değil/yerine/= HİDROKSİAPATİT
- HYDROXYL[İng.] ile/değil/yerine/= HİDROKSİL
- HYDROXYLAMINE[İng.] / HYDROXYLAMINE[Fr.] / HYDROXYLAMIN[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROKSİLAMİN
- HYDROXIDE[İng.] / HYDROXYD[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROKSİT
- HYDROXOCOBALAMIN[İng.] ile/değil/yerine/= HİDROKSOKOBALAMİN
- HYDROXONIUM[İng.] ile/değil/yerine/= HİDROKSONYUM
- HYDROLOGIC CEMENT[İng.] / HYDROLISCHER ZEMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROLİK ÇİMENTO
- HYDROLOGIC PRESS[İng.] / HYDROLISCHE PRESSE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROLİK PRES
- HYDRAULIC[İng.] / HYRAULIQUE[Fr.] / HYDRAULISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROLİK
- HYDROLYSIS[İng.] / HYDROLYSE[Fr.] / HYDROLYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROLİZ
- HİDROLOG[Fr. < HYDROLOGUE] değil/yerine/= SU BİLİMCİ
- HİDROLOG değil/yerine/= SUBİLİMCİ
- HİDROLOJİ[Fr. < HYDROLOGIE] değil/yerine/= SU BİLİMİ
- HYDROLOGY[İng.] ile/değil/yerine/= HİDROLOJİ
- HİDROLOJİ değil/yerine/= SUBİLİM
- HİDROLOJİ/K değil/yerine/= SUBİLİM/SEL
- HYDROMECHANICS[İng.] / HYDROMÉCANIQUE[Fr.] / HYDROMECHANIK[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROMEKANİK
- HYDROMETALLURGY[İng.] / HYDROMÉTALLURGIE[Fr.] / HYDROMETALLURGIE, NASSMETALLURGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROMETALURJİ
- HİDROMETRE değil/yerine/= SU ÖLÇER
- HYDRONE[İng.] ile/değil/yerine/= HİDRON
- HYDRONIUM[Fr.] ile/değil/yerine/= HİDRONİUM
- HYDRONIUM ION[İng.] / HYDRONIUMION[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDRONYUM İYONU
- HYDRONIUM[İng.] / HYDRONIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDRONYUM
- HİDROSEL/HYDROCELE[İng.] değil/yerine/= SULUTORBA
- HYDROCELLULOSE[İng.] / HYDROCELLULOSE[Fr.] / HYDROZELLULOSE, HYDROCELLULOSE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROSELÜLOZ
- HİDROSFER[Fr. < HYDROSPHÈRE] değil/yerine/= SU YUVARI
- HYDROSPHERE[İng.] ile/değil/yerine/= HİDROSFER
- HYDROCYANIC ACID, PRUSSIC ACID[İng.] / ACIDE CYANHYDRIQUE[Fr.] / BLAUSÄURE, CYANWASSERSTOFFSAURE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROSİYANİK ASİT
- HYDROSOL[İng.] / HYDROSOL[Fr.] / HYDROSOL[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROSOL
- HİDROSTATİK BASINÇ/HYDROSTATIC PRESSURE[İng.] değil/yerine/= SU BASINCI
- HYDROSTATIC PRESSURE[İng.] / PRESSION HYDROSTATIQUE[Fr.] / HYDROSTATISCHER DRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROSTATİK BASINÇ
- HYDROSTATIC EQUATION[İng.] / ÉQUATION HYDROSTATIQUE[Fr.] / HYDROSTATISCHE GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROSTATİK DENKLEM
- MUVÂZENE-İ MÂYİAT[Osm.] / HYDROSTATICS[İng.] / HYDROSTATIQUE[Fr.] / HYDROSTATIK[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROSTATİK
- HYDROTHERAPY[İng.] ile/değil/yerine/= HİDROTERAPİ
- HYDRIDE[İng.] / HYDRURE[Fr.] / HYDRID[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDRÜR
- HIE/HEALTH INFORMATION EXCHANGE[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK BİLGİSİ ALIŞVERİŞİ
- HIFZISSIHHA[Ar.]/SANİTASYON/SANITATION[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK KORUMA, SAĞLIKLAMA
- HIGH FREQUENCY RECOMBINATION[İng.] değil/yerine/= HFR (YÜKSEK FREKANSLI REKOMBİNASYON)
( Kromozomuna F etmeni entegre edilmiş bakteri gözesi.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HIGH :/yerine YÜKSEK
- HIGHEST USEFUL MAGNIFICATION[İng.] değil/yerine/= İŞE YARAR AZAMİ BÜYÜTME
( Bir teleskobun bozuk bir görüntü vermeden ideal koşullarda yapabileceği maksimum büyütme miktarı. Teleskobun açıklığının milimetre cinsinden 2 katı, inç cinsinden 50 katı alınarak yaklaşık biçimde hesaplanabilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HIGHLIGHT :/yerine VURGULAMAK
- HIGHLY :/yerine OLDUKÇA
- HIGHWAY :/yerine OTOYOL
- HYGROMETRY, HYGROSCOPY[İng.] / HYGROMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİGROMETRİ
- HYGROMETRIC PAPER[İng.] ile/değil/yerine/= HİGROMETRİK KÂĞIT
- HİGROTROPİZM değil/yerine/= NEME YÖNELİM
( Canlıların, zorunlu olarak havanın nemine göre yönelmesi ve yer değiştirmesi. )
- HİJYEN/HYGIENE[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK KORUMA BİLGİSİ
- HİJYEN ile/ve/||/<> STERİL
( Sağlıklı, temiz. İLE/VE/||/<> Mikropsuz, fazlalıktan arın(dırıl)mış. )
- HİJYENİK/HYGIENIC[İng.] değil/yerine/= SAĞLIKLI
- HİKÂYE ETMEK değil/yerine/= ÖYKÜLEMEK
- HİKÂYE[Ar.] değil/yerine/= ÖYKÜ
- HİLÂF ile KARŞI, ZIT | YALAN
( KARŞI, ZIT | YALAN )
- HİLÂFET[Ar.] değil/yerine/= BİRİNİN YERİNİ TUTMA | PEYGAMBER VEKİLLİĞİ, HALÎFELİK
- HİLÂL değil/yerine/= YENİAY/AYÇA
( Hilâl. | Bayrak ve sancak direklerinin tepesindeki pirinçten yapılmış ay yıldızlı süs, alem. )
- HİLÂLÎ ile/||/<> İHLÎLÎCÎ
( Hilâl biçimi. İLE/||/<> Oval. )
- HILBERT SPACE[İng.] / ESPACE D'HILBERT[Fr.] / HILBERTRAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= HİLBERT UZAYI
- HILDEBRAND FUNCTION[İng.] / FONCTION DE HILDEBRAND[Fr.] ile/değil/yerine/= HİLDEBRAND İŞLEVİ/FONKSİYONU
- HİLE[Ar.]/DESİSE[Ar.]/FENT[Fars.]/DEK[Fars.]/ENTRİKA[Fr. < INTRIGUE] değil/yerine/= DOLAN/AYAK OYUNU/DALAVERE
- HİLEKÂR[Ar. HİLE | Fars. -KÂR]/AFERİST[Fr.] değil/yerine/= VURGUNCU, ÇIKARCI, DOLANCI, DALAVERECİ
- HILL :/yerine TEPE
- HİLOMORFİZM/HYLOMORPHISM[İng.] değil/yerine/= ÖZDEKBİÇİMCİLİK/MADDEBİÇİMCİLİK
- HİLUM[İng.] değil/yerine/= SAP
- HIM :/yerine ONU, ONA (ERKEK)
- HİMÂYE[Ar.] değil/yerine/= KORUMA/GÖZETME/ESİRGEME/KORUYUCULUK/GÖZETİM
- HIMSELF :/yerine KENDİ (ERKEK)
- HIMSS/HEALTHCARE INFORMATION AND MANAGEMENT SYSTEMS SOCIETY[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK BİLGİ VE YÖNETİM SİSTEMLERİ DERNEĞİ
- HINBIL ile/değil HIMBIL
( Şişman ve uyuşuk kişi. | Aciz, zavallı. | Bir çeşit iskambil oyunu. İLE/DEĞİL Hizmetçi. | Eşek. )
- HİNDİBA[Ar.]/ANDİV[Fr.] değil/yerine/= GÜNEĞİK
- INDIAN YELLOW[İng.] / JAUNE DE COBALT, JOUNE DES INDES[Fr.] ile/değil/yerine/= HİNT SARISI
- CASTOR OIL[İng.] ile/değil/yerine/= HİNT YAĞI
- HİNTERLANT değil/yerine/= İÇBÖLGE/ARTBÖLGE
- HIP DISLOCATION[İng.] değil/yerine/= KALÇA ÇIKIĞI
( Kalça eklemlerinin birinin ya da ikisinin anormal gelişmesi durumu. Manşon bağlantısı kısmi ya da hiç oluşmamış olabilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HIP :/yerine KALÇA
- HYPERFREQUENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= HİPER FREKANS
- HİPER TANSİYON[İng./Fr. < TENSION] değil/yerine/= YÜKSEK KAN BASINCI
- HYPERCHARGE[Fr.] / HYPERLADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HİPER YÜK
- HİPER- ile HİPO- ile EU-
( Aşırı, yüksek, ... üstünde. >< Altında, olağanın altında, alt, düşük. İLE Uygun, normal, gerçek. )
- HYPER-[İng.] / HYPER-[Fr.] / HYPER-[Alm.] ile/değil/yerine/= HİPER-
- HİPERAERASYON ile HİPERVENTİLASYON
( Aşırı havalanma. İLE Aşırı solu(t)ma, aşırı havalanma. )
- HİPERAKTİVİTE[Fr. < HYPERACTIVITÉ] değil/yerine/= AŞIRI ETKİNLİK
- HİPERAKTİVİTE/HYPERACTIVITY[İng.] değil/yerine/= AŞIRI HAREKETLİLİK
- HİPERAKTİVİTE ile HİPERMOTİLİTE ile HİPERKİNEZİ
( Aşırı devinim. İLE Aşırı devinim. İLE Aşırı devinim. )
- HİPERAKUT/HYPERACUTE[İng.] değil/yerine/= AŞIRI IVEGEN
- HİPERALIMENTASYON/HYPERALIMENTATION[İng.] değil/yerine/= YOĞUN BESLEME
- HİPEREKSİTABİLİTE ile HİPERESTEZİ ile HİPERREFLEKSİ ile HİPERSENSİBİLİTE/HİPERSENSİTİVİTE
( Aşırı uyarılganlık. İLE Aşırı duyumsarlık. İLE Aşırı tepke. İLE Aşırı duyarlılık. )
- HİPEREMI/HYPEREMIA[İng.] değil/yerine/= AŞIRI KANLANMA
- HİPEREMİ ile HİPERTANSİYON
( Kızarıklık, kan artımı. İLE Yüksek kan basıncı. )
- HİPERGLİSEMI/HYPERGLYCEMIA[İng.] değil/yerine/= KAN ŞEKERİ YÜKSEKLİĞİ
- HİPERİNTENS/HYPERINTENSE[İng.] değil/yerine/= AŞIRI YOĞUN
- HİPERKALKULİ[İng. HYPERCALCULIA] ile/||/<> HİPERSALİVASYON[İng. HYPERSALIVATION] ile/||/<> HİPERTANSİYON[İng. HYPERTENSION] ile/||/<> HİPERTONİK ÇÖZELTİ[İng. HYPERTONIC SOLUTION] ile/||/<> HİPERTROFİ[İng. HYPERTROPHY]
( Matematiksel hesaplamalar yapma yeteneğinin, genel nüfusun matematiksel öğrenme yeteneğinden ve okul performansından önemli ölçüde üstün olduğu bir zihinsel gelişim durumu. @@ Siyalore ya da hipersiyaloz olarak da bilinen hipersalivasyon, kelimenin tam anlamıyla aşırı tükürük akışı anlamına gelir. Ayrıca tükürük klirensinin azalmasından da kaynaklanabilecek ağızdaki tükürük miktarının artması olarak tanımlanmıştır. @@ Kronik olarak sistolik ve diyastolik arteriyel kan basınçlarının yüksek seyretmesi durumudur.Normal bir insanda sistolik kan basıncı (SKB) 120mmHg'nin; diyastolik kan basıncı (DKB) 80mmHg'nin altında olması beklenir. Hipertansiyon, belirtilen bu değerlerin üzerinde olan kan basınçlarını genel olarak ifadesidir. Hipertansiyon, Prehipertansiyon (SKB'nin 120-139 ya da DKB'nin 80-89mmHg'nin üzerinde olması, Evre 1 Hipertansiyon (SKB'nin 140-159 ya da DKB'nin 90-99mmHg'nin üzerinde olması) ve Evre 2 Hipertansiyon (SKB'nin ≥160 ve üstü ya da DKB'nin ≥100mmHg olması) olarak üç evrede sınıflanır.** @@ Hücre öz suyuna göre yoğunluğu daha fazla olan çözeltilerdir.[1] Bir alyuvar gözesini herhangi bir hipertonik çözeltiye yerleştirirken, gözeden çözeltiye serbest su hareketi olacaktır. Bu hareket ozmoz yoluyla gerçekleşir, çünkü gözede çözeltiden daha fazla serbest su bulunur. Bir göze hipertonik ortama yerleştirildiğinde su kaybederek büzüşür. Bu genel süreç plazmoliz olarak bilinir. @@ Hücrelerin daha çok çalışması, uyarılması ya da hastalıklarla oluşan büyüme türü. Basitçe göze büyümesi olarak bilinir. Genellikle iskelet kası ya da kalp kasında görülür. Sağlıklı ve sağlıksız olan türleri mevcuttur.[1][2]
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HYPEROXIDE ION, SUPEROXIDE[İng.] ile/değil/yerine/= HİPEROKSİT İYONU
- HYPERON[İng.] / HYPERON[Fr.] / HYPERON[Alm.] ile/değil/yerine/= HİPERON
- HİPERSELÜLER/HYPERCELLULAR[İng.] değil/yerine/= ARTMIŞ GÖZELİ
- HİPERSENSITİVİTE/HYPERSENSITIVITY[İng.] değil/yerine/= AŞIRI DUYARLILIK
- HYPERSONIC[İng.] / HYPERSONIQUE[Fr.] / HYPERSCHALL[Alm.] ile/değil/yerine/= HİPERSONİK
- HİPERTERMİ/HYPERTHERMIA[İng.] değil/yerine/= KONTROLSÜZ SICAKLIK ARTIŞI
- HİPERTONİ/HYPERTONIA[İng.] değil/yerine/= AŞIRI GERİM | AŞIRI GEÇİŞİM
- HİPERTONİ ile HİPERTONİK ile HİPERTONİSİTE
( Aşırı gergi, aşırı yoğunluk. İLE Aşırı yoğun, aşırı gergin. İLE Aşırı yoğunluk. )
- HYPERTONIC[İng.] ile/değil/yerine/= HİPERTONİK
- HİPERTRİKOZ ile HİRŞUTİZM
( Aşırı kıllanma. İLE Kadında kıllanma. )
- HİPERTROFİ/HYPERTROPHY[İng.] değil/yerine/= İRİLEŞİM
- HİPERVENTILASYON/HYPERVENTILATION[İng.] değil/yerine/= HIZLI-DERİN SOLUMA
- HİPERVİJİLANS/HYPERVIGILANCE[İng.] değil/yerine/= AŞIRI UYARILMIŞLIK
- HİPERVİSKOZİTE/HYPERVISCOSITY[İng.] değil/yerine/= AĞDALILIK
- HİPERVOLEMI/HYPERVOLEMIA[İng.] değil/yerine/= OYLUM FAZLALIĞI
- HYPO-[İng.] / HYPO-[Fr.] / HYPO-[Alm.] ile/değil/yerine/= HİPO-
- HİPOAKTİVİTE/HYPOACTIVITY[İng.] değil/yerine/= ETKINLİK AZALMASI
- HYPOBROMITE[İng.] ile/değil/yerine/= HİPOBROMİT
- HYPOBROMOUS ACID[İng.] ile/değil/yerine/= HİPOBROMÖZ ASİT
- HİPODENS/HYPODENSE[İng.] değil/yerine/= AZ YOĞUN
- HYPOPHOSPHATE[İng.] ile/değil/yerine/= HİPOFOSFAT
- HİPOGLİSEMI/HYPOGLYCEMIA[İng.] değil/yerine/= KAN ŞEKERİ DÜŞÜKLÜĞÜ
- HYPOCHLOROUS ACID[İng.] ile/değil/yerine/= HİPOKLORÖZ ASİT
- HİPOKSEMİ ile HİPOKSİ
( Kanda oksijen azlığı. İLE Oksijen azlığı. )
- HİPOPLASTİK/HİPOPLAZİK ile HİPOPLAZİ
( Az gelişmiş. İLE Az gelişmişlik. )
- HİPOPLAZİ/HYPOPLASIA[İng.] değil/yerine/= AZ GELİŞİM
- HİPOPOTAM değil/yerine/= SUAYGIRI
- HİPOSELÜLER ile HİPERSELÜLER
( Seyrek gözeli. İLE Artmış gözeli, aşırı gözeli. )
- HİPOSTAZ/HYPOSTASIS[İng.] değil/yerine/= KAN GÖLLENİMİ
- HİPOSTENİ/HYPOSTENIA[İng.] değil/yerine/= GÜÇ DÜŞÜKLÜĞÜ
- HYPOSULFITE PROCESS[İng.] ile/değil/yerine/= HİPOSÜLFİT SÜRECİ
- HYPOSULFITE[İng.] ile/değil/yerine/= HİPOSÜLFİT
- HYPOSULFURIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= HİPOSÜLFÜRİK ASİT
- HİPOTALAMUS[İng. HYPOTHALAMUS] ile/||/<> VAZOPRESSİN (ANTİDİÜRETİK HORMON)[İng. VASOPRESSIN]
( Hipotalamus, beyin bölgesinin talamusun altına uzananan ve üçüncü serebral ventrikül zeminini oluşturan yapı. Hipotalamus beynin ayrılmaz bir parçasıdır. Beynin altından çıkıntı yapan küçük koni biçimli bir yapıdır. Hipotalamus, otonom sinir sisteminin birçok fonksiyonu için bir kontrol merkezidir ve hipofiz beziyle olan karmaşık etkileşiminden dolayı endokrin sistemi üzerinde etkisi vardır. @@ Antidiüretik hormon (ADH) ile eş anlamlı olarak kullanılır. Hipotalamus ve arka Hipofiz Bezi tarafından salgılanan, hafif bir damar daraltıcı etkisi olan ancak başlıca işlevi idrarla su kaybını önlemek olan bir hormondur. Homeostaz açısından son derece önemli bir hormondur.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HİPOTANSİYON/HYPOTENSION[İng.] değil/yerine/= DÜŞÜK KAN BASINCI
- HİPOTANSİYON değil/yerine/= DÜŞÜK KAN BASINCI
- HİPOTERMİ/HYPOTHERMIA[İng.] değil/yerine/= DÜŞÜK SICAKLIK
- HİPOTETİK[Fr. < HYPOTHÉTIQUE] değil/yerine/= VARSAYIMSAL
- HİPOTEZ[Fr. < HYPOTHÈSE] değil/yerine/= VARSAYIM
- HİPOTEZ[İng. HYPOTHESIS] ile/||/<> BOŞ HİPOTEZ[İng. NULL HYPOTHESIS] ile/||/<> BOŞ MODEL[İng. NULL MODEL] ile/||/<> EKZON KARIŞMASI[İng. EXON SHUFFLING] ile/||/<> GAİA HİPOTEZİ[İng. GAIA HYPOTHESIS] ile/||/<> İSTATİSTİKİ ÖNEM[İng. STATISTICAL SIGNIFICANCE] ile/||/<> P DEĞERİ[İng. P-VALUE]
( Kanıtlanmamış ancak test edilebilir bilimsel önerme. Test edilmiş, yanlışlanamamış, başka bilim insanlarınca da kontrol edilmiş ve yeniden yanlışlanamamış olan hipotezler, kuramların inşâsında kullanılır. Doğada kendini tekrar eden ve uzun vadede değişmeyen "doğa yasaları" ("bilimsel gerçekler") ile kuramsal açıklamaları birbirine bağlamak için hipotezler kullanılır. Hipotezlerin doğruluğu ispatlanınca teori olmaz. Teorilerin doğruluğu ispatlanınca kanun olmaz. Teoriler, doğadaki olguların neden ve nasıllarını açıklamak için kullanılan kapsamlı bilimsel önermelerdir. Hipotezler, bu önermelerin alt birimleridir ve teoriye güç katarlar. Doğada "kanun" olan olgulara rastlamayız, zira hiçbir şey "kesin doğru" olamaz, her şey değişmeye açıktır. Doğa gerçekleri (bilimsel gerçekler) kimi zaman kanunlar olarak geçerler. Ancak bunlar da, "neden" ve "nasıl" sorularının cevabını vermezler, "ne" sorusuna cevap verirler. Doğa yasalarını (bir nevi "kanunları") sorgulayan önermelere hipotez, bu hipotezleri bir arada barındıran bilimsel açıklamalara ise teori denir. Bu sebeple, bilimsel önermelerin en üst düzeyi teorilerdir. @@ Bir deney ya da gözlemin, yapılabilecek en basit varsayımlara dayanarak sonuçlarına dair çıkarımlar içeren hipotez türleri. Genellikle boş hipotezlerde, popülasyon içerisindeki değişimlerin var olmadığı, varsa da hiçbir nedene bağlı olmadan var olduğunu kabul eder. Boş hipotezler, daha kapsamlı hipotezlerin geliştirilmesi için doğru yolların tespiti açısından önem taşır. @@ Bir araştırmacının boş hipotez geliştirebilmesi amacıyla yaptığı basit ve açık varsayımların toplamıdır. @@ Ayrık yapısal öğeleri kodlayan ekzonların yerelerinin yeniden düzenlenerek yeni proteinlerin evrimleştiğini öneren bir hipotez. @@ Gaia teorisi ya da Gaia ilkesi olarak da bilinen Gaia hipotezi, Dünya'nın canlı ve cansız elemanlarının etkileşimini tek bir canlı organizmaya benzeten model. 1972 yılında İngiliz kimyacı James E. Lovelock ve Amerikalı biyolog Lynn Margulis tarafından geliştirilmiştir ve Yunan Tanrıçası Gaia (Gaea)'dan adını alır. Tüm canlıların, yaşamın genelini teşvik eden Dünya'nın çevre üzerinde düzenleyici bir etkiye sahip olduklarını varsayar. @@ Bir veriyle ilgili yeterli miktarda kanıt olduğunu belirtmeye yarayan istatistiki bir iddiadır. Eğer boş hipotezin gözlenen ihlalleri, şans etkilerine bağlı olarak oluşuyorsa ve bir sonucun olasılığı 0.05 değerine eşit ya da daha düşükse, istatistiki olarak önemli kabul edilir. @@ Verilerdeki şablonlar ile ilgili iddialarda bulunabilmek açısından istatistiki destek miktarını gösteren bir tahmindir. Küçük değerleri, istatistiki verilerin iddiayı daha fazla desteklediğini gösterir. Bir diğer deyişle ise, boş hipotezi ihlal eden durumların ve farklılıkların, gerçekten de şans eseri olma ihtimalini göstermektedir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HYPOTHESIS[İng.] / HYPOTHÈSE[Fr.] / VERAUSSETZUNG, ANNAHME[Alm.] ile/değil/yerine/= HİPOTEZ
- HİPOTEZ/HYPOTHESIS[İng.] değil/yerine/= VARSAYIM
- HİPOTONİ/HYPOTONIC[İng.] değil/yerine/= AZ GERİM | AZ GEÇİŞİM
- HİPOTONİK ÇÖZELTİ[İng. HYPOTONIC SOLUTION] ile/||/<> DEPLAZMOLİZ[İng. DEPLASMOLYSIS] ile/||/<> HEMOLİZ[İng. HEMOLYSIS] ile/||/<> MİKROSKOP[İng. MICROSCOPE] ile/||/<> SAF SU[İng. PURIFIED WATER]
( Hücre öz suyuna göre yoğunluğu daha az olan çözeltilerdir. Eğer bir bitki gözesi hipotonik bir ortama konulursa, göze şişerek turgor durumuna geçer. Hayvan gözesi ise aşırı su alımına bağlı olarak patlayabilir. Bu durum sitolojide hemoliz olarak adlandırılır. Hayvan gözelerinin yoğunluğu, saf suyun yoğunluğundan fazla olduğundan, saf su içerisine konmaları durumunda da hemolize uğrayabilir. Bu nedenle çoğu hayvan gözesi mikroskop altında incelenirken izotonik ortam sağlayan %0,9 NaCl (sodyum klorür) çözeltisiyle beraber incelenir. @@ Bir gözenin kendisinden daha az yoğun (çözünmüş madde yoğunluğu az) bir ortama konulduğunda, plazmolize uğramış bir gözenin su alarak şişmesi (kaybettiği suyu geri kazanması) olayıdır. Bu biçimde olan ortama hipotonik çözelti adı verilir. @@ Kırmızı kan gözelerinin göze zarının yıkılması durumu. İngilizce "hemolysis" olan bu kelimede "hemo" kan, "lysis" ise kırılma demektir. @@ Küçük olan bir şeyi büyüterek inceleme imkanı veren ve ışıkla ya da elektronla çalışmasına bağlı olarak değişik tipleri bulunan alet. @@ Organik ve inorganik maddelerden arıtılmış sudur. Laboratuvarlarda ve bilimsel çalışmalarda genellikle saf su kullanılmaktadır. Araştırmada saf su ile çalışılmadıysa bu durum bilimsel çalışmada belirtilir. Saf su iletken özellik göstermez.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HYPOTONIC[İng.] ile/değil/yerine/= HİPOTONİK
- HİPOVOLEMI/HYPOVOLEMIA[İng.] değil/yerine/= KAN HACMİ DÜŞÜKLÜĞÜ
- HIPPOCAMPUS[İng.] değil/yerine/= HİPOKAMPUS
( Duyguların oluşumunda, bellekte, uzaysal navigasyonda görev alan beyin bölgesidir. Beynin zeka açısından en önemli bölgelerinden biridir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HIPPURIC ACID[İng.] / ACIDE HIPPOÏQUE[Fr.] / HIPPURSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİPPURİK ASİT
- HIRE :/yerine İŞE ALMAK
- HIRN CYCLE[İng.] / CYCLE D'HIRN[Fr.] / HIRN-KREISLAUF[Alm.] ile/değil/yerine/= HİRN ÇEVRİMİ
- HIRS = AMBITIO[İng.] = AMBITION[Fr.] = EHRGEIZ, EHRSUCHT[Alm.] = AMBITIO[Lat.]
- HİS DEMETİ[İng. BUNDLE OF HIS] ile/||/<> KALP ATIŞI[İng. HEART BEAT]
( Sağ atriyumdaki atriyoventriküler düğümden septum aracılığıyla sağ ve sol ventriküle geçen ve kalp atışının normal düzenini korumasına yardımcı olan koruduğu modifiye edilmiş özellemiş kas demeti. @@ Kalp atışlarını kalpteki özel elektriksel uyarılarla tetiklenir:
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HIS/HOSPITAL INFORMATION SYSTEM[İng.] değil/yerine/= HASTANE BİLGİ DÜZENİ
- HİS/HİSSİYAT değil/yerine/= DUYGU
- HİS[Ar.] değil/yerine/= DUYU/DUYUM
- HIS :/yerine ONUN (ERKEK)
- HİSAR değil/yerine/= KORGANCIK
- HİSS[Ar. çoğ. AHSÂS] değil/yerine/= GÜÇLÜ DUYGU, DUYMA GÜCÜ
- HİSSE SAHİBİ/HİSSEDAR değil/yerine/= PAY İYESİ/PAYDAŞ
- HİSSE SENEDİ ile PAY BELGİTİ
- HİSSÎ değil/yerine/= DUYGUSAL
- HİSSİYAT değil/yerine/= DUYGULAR/SEZİŞLER
- HİSSİY(Y)ÂT[Ar.] değil/yerine/= DUYGULAR, SEZİŞLER
- HİST-/HİSTİ-/HİSTİO-/HİSTO- ile/||/<> HOL-/HOLO- ile/||/<> PER-
( Doku ile ilgili, doku, ağ. İLE/||/<> Tam, bütün. İLE/||/<> Tam olarak, aşırı olarak, bütünü ile. )
- HISTAMINE, ARGAMINE, IMIDAZOLEETHYLAMINE[İng.] / HISTAMINE[Fr.] / HISTAMIN[Alm.] ile/değil/yerine/= HİSTAMİN, İMİDAZOLETİL-AMİN
- HYSTÉRÉSIS[Fr.] / HYSTERESIS, HYSTERESE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİSTERESİS
- HYSTERESEKURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİSTEREZİS EĞRİSİ
- HYSTERESEVERLUST[Alm.] ile/değil/yerine/= HİSTEREZİS KAYBI
- HİSTİDİN[İng. HISTIDINE] ile/||/<> HİSTOGRAM ile/||/<> HİSTON DEASETİLAZ[İng. HISTONE DEACETYLASE]
( Doğadaki 20 aminoasitten biridir, proteinlerin yapısına katılır. @@ Ele alınan örnek bir grup içerisindeki çeşitliliği gösteren çubuklu tablodur. Her bir çubuk, birey sayısını, bireylerin frenkansını belirli bir değer ya da değer aralığıyla gösterir. @@ Histonlardaki asetile edilmiş lisin kalıntılarının deasetilasyonunun transkripsiyonel baskılanmasına katkıda bulunan bir enzim.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HISTIDINE[İng.] / HISTIDINE[Fr.] / HISTIDIN[Alm.] ile/değil/yerine/= HİSTİDİN
- HISTO-[İng.] / HISTO-[Fr.] / HISTO-[Alm.] ile/değil/yerine/= HİSTO-
- HISTOGRAM[İng.] ile/değil/yerine/= HİSTOGRAM
- HİSTO-İNKOMPATİBİLİTE ile HİSTOKİMYA ile HİSTOKOMPATİBİLİTE ile HİSTOLOJİ ile HİSTOLOJİK ile HİSTOPATOLOJİ ile HİSTOPATOLOJİK
( Doku uyuşmazlığı. İLE Doku kimyası. İLE Doku uygunluğu. İLE Dokubilim. İLE Dokubilim [ile ilgili], dokusal. İLE Sayrılıklı doku bilimi. İLE Sayrılıklı doku bilimi [ile ilgili]. )
(1996'dan beri)