Türkçe'si Varken... FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 27.963 başlık/FaRk ile birlikte,
27.963 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(36/113)
- EXTENSION :/yerine UZATMA, EKLENTİ
- EXTENSIVE :/yerine KAPSAMLI
- EXTENT :/yerine BOYUT, KAPSAM
- EXTERNAL :/yerine DIŞ
- EXTRA :/yerine EKSTRA
- EXTRAORDINARY :/yerine OLAĞANÜSTÜ
- EXTREME :/yerine AŞIRI
- EXTREMELY :/yerine SON DERECE
- EXTREMOPHILE[İng.] değil/yerine/= EKSTREMOFİL
( Aşırı koşullarda yaşayan mikroorganizmalar. Genellikle yüksek sıcaklık, yüksek tuzluluk, asidik ya da alkali pH, yüksek basınç gibi ekstrem çevresel etmenleri kapsar. Zorlu ortamlarda evrimleşmiş ve ekstremozim adı verilen enzimler sayesinde yaşamlarını sürdürmektedirler.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- EYE :/yerine GÖZ
- EYELINER[İng.] değil/yerine/= GÖZ KALEMİ
- EYLEM ile/||/<> EK EYLEM/MECHÛL ile/||/<> EYLEMLİK ile/||/<> ETKEN/EDEN ile/||/<> EDİLGEN EYLEM ile/||/<> BUYRUM ile/||/<> ORTAÇ/FERÎ FİL ile/||/<> GEÇİŞLİ/MÜTEADDÎ ile/||/<> GEÇİŞSİZ/LÂZIM ile/||/<> KİŞİSİZ/MEÇHUL
( ... İLE/||/<> Ad soylu dil birimlerinin yüklem işlevi üstlenmesini sağlayan eylem. İLE/||/<> Başlıca işlevi, eylemin belirttiği oluşu göstermek olan ad özellikli eylemsi. İLE/||/<> Etken biçimde oluşa katılan öğe. İLE/||/<> Öznenin, yapılan işin etkisi altında kaldığını belirten çatıyla kurulan eylem. İLE/||/<> Eylemin yapılması gerektiğini buyurarak anlatan isteme kipi. İLE/||/<> Eylemden türemiş, çoğunlukla ön ad/sıfat, bazen de ad olarak kullanılan eylemsi. İLE/||/<> Nesneyle kullanılan eylem. İLE/||/<> Nesnesiz kullanılan eylem. İLE/||/<> Kişi belirtisi olmayan eylem kipleri ile üçüncü tekil kişi çekimlerinde öznesi belirli olmayan eylem biçimleri için kullanılan bir tanım.+ Diller/Arapca )
- EYLEM = FİİL = ACTION, ACTIVITY[İng.] = ACTION[Fr.] = AKTION, HANDLUNG[Alm.] = ACTION[Lat.] = ACCIÓN[İsp.]
- EYLEME = ACT, OPERATE[İng.] = AGIR[Fr.] = HANDELN[Alm.] = AGERE[Lat.] = OBRAR[İsp.]
- ÂTİL SEYELÂN[Osm.] / INERTIAL FLOW[İng.] / ÉCOULEMENT INERTE[Fr.] ile/değil/yerine/= EYLEMSİZ AKIŞ
- TRÄGHEITSFLUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= EYLEMSİZLİK AKIŞI
- MEVC-İ ATÂLET[Osm.] / INERTIA WAVE[İng.] / ONDE D'INERTIE[Fr.] / TRÄGHEITSWELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= EYLEMSİZLİK DALGASI
- AXIS OF INERTIA[İng.] / AXE DE L'INERTIE[Fr.] / INERTIALACHSE, INITIALACHSE, TRÄGHEITSACHSE[Alm.] ile/değil/yerine/= EYLEMSİZLİK EKSENİ
- TENSEUR D'INERTIE[Fr.] ile/değil/yerine/= EYLEMSİZLİK GERGİSİ
- KÂİDE-İ ATÂLET[Osm.] / PRINCIPLE OF INERTIA[İng.] / PRINCIPE D'INERTIE[Fr.] / TRÄGHEITSPRINZIP[Alm.] ile/değil/yerine/= EYLEMSİZLİK İLKESİ
- INERTIA INSTABILITY[İng.] / INSTABILITÉ INERTIELLE[Fr.] / SCHWUNGKRAFTINSTABILITÄT, TRÄGHEITSINSTABILITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= EYLEMSİZLİK KARARSIZLIĞI
- INERTIA MATRIX[İng.] / MATRICE D'INERTIE[Fr.] / TRÄGHEITSMATRIX[Alm.] ile/değil/yerine/= EYLEMSİZLİK MATRİSİ
- MOMENT OF INERTIA[İng.] / MOMENT D'INERTIE[Fr.] / TRÄGHEITSMOMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= EYLEMSİZLİK MOMENTİ
- TRÄGHEITSTENSOR[Alm.] ile/değil/yerine/= EYLEMSİZLİK TENSÖRÜ
- MOMENT OF INERTIA RADIUS, RADIUS OF INERTIA[İng.] / GYRATIONSRADIUS, TRÄGHEITSHALBMESSER, TRÄGHEITSRADIUS[Alm.] ile/değil/yerine/= EYLEMSİZLİK YARIÇAPI
- INERTIA TENSOR[İng.] ile/değil/yerine/= EYLEMSİZLİK YERDEĞİŞTİRİCİ
- ATÂLET[Osm.] / INERTIA[İng.] / INERTIE[Fr.] / INERTIAL, TRÄGHEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= EYLEMSİZLİK
- EYR KONDİŞIN/AIR CONDITION değil/yerine/= ISI DENGELER
- EYRING EQUATION[İng.] / ÉQUATION D'EYRING[Fr.] / EYRING-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EYRİNG DENKLEMİ
- EYRING THEORY[İng.] / THÉORIE D'EYRING[Fr.] / EYRING-THEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= EYRİNG KURAMI
- EYTİŞİM(DİYALEKTİK) ile/ve/||/<> ÇEKİŞENLERİN EYTİŞİMİ(AMPHETESIS[Yun.])
- EYTİŞİM = FENN-İ MÜNAZARA, İLMİ- CEDEL, İLM-İ HİLAF Ü CEDEL = DIALECTIC[İng.] = DIALECTIQUE[Fr.] = DIALEKTIK[Alm.] = DIALEKTIKE[Yun.] = DIALECTO[İsp.]
- EZAN değil/yerine/= ÇAĞRAN
- EZBER değil/yerine/= BELLEME
- EZEL değil/yerine/= ÖNCESİZLİK
- EZELİ REKABET[Ar.] değil/yerine/= ESKİLİ ÇEKİŞKİ
- EZELİ değil/yerine/= BİTİMSİZ
- EZELİ değil/yerine/= ESKİLİ/ÖNCESİZ
- EZİYET değil/yerine/= İNCİTİM
- EZOTERİK[Fr. < ÉESOTÉRIQUE] değil/yerine/= İÇREK
- F-BAND[İng.] / BANDE-F[Fr.] / F-BAND[Alm.] ile/değil/yerine/= F BANDI
- F-BLOCK[İng.] ile/değil/yerine/= F-BLOKU
- f./ft.[Lat. < FIAT] değil/yerine/= YAP, YAPINIZ
- F-LAYER[İng.] ile/değil/yerine/= F KATMANI
- F-ZENTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= F MERKEZİ
- F CENTERS[İng.] / CENTRES-F[Fr.] ile/değil/yerine/= F MERKEZLERİ
- F-NUMBER[İng.] / NOMBRE F[Fr.] / F-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= F SAYISI
- COUCHE F[Fr.] / F-SCHICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= F TABAKASI
- F-TEST[İng.] ile/değil/yerine/= F-TESTİ
- F1[İng.] değil/yerine/= F1
( İlk çaprazlama sonunda çıkan ilk filial (oğul ya da kız) melezler. Sonraki nesiller F2, F3 vb. Ile gösterilir. Kantitatif özellik lokusu (QTL) haritalaması ile hayvan çalışmalarında, fenotipin aşırı uçlarına (en düşük ve en yüksek kan basıncı gibi) sahip iki hayvan F1 dölünü oluşturmak üzere çiftleştirilir ve daha sonra F1 x F1 çiftleşmeleri, daha sonra haritalama çalışmaları için kullanılan geniş fenotip yelpazesine sahip F2 neslini oluşturur.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- FAAL/AKTİF değil/yerine/= ETKİN
- FABL değil/yerine/= ÖYKÜNCE
- FABRIC :/yerine KUMAŞ
- FABRİKA değil/yerine/= ÜRETİMLİK
- FABRİKATÖR[Fr. < FABRICATEUR] değil/yerine/= FABRİKACI
- FABRY-PEROT INTERFEROMETER[İng.] / INTERFÉROMÈTRE DE FABRY-PEROT[Fr.] / FABRY-PEROT-INTERFEROMETER, FABRY-PEROT-INTERFERENZSPEKTROSKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= FABRY-PEROT GİRİŞİMÖLÇERİ
- FAC-/FACİ- ile/||/<> FASCİ- ile/||/<> PROSOP-/PROSOPO-
( Yüz. İLE/||/<> Bant. İLE/||/<> Yüz. )
- FACE :/yerine YÜZ
- -FACIENT ile/||/<> -FICATION ile/||/<> -FEROUS ile/||/<> FUNCT- ile/||/<> -GEN/-GENE ile/||/<> -GENESIS ile/||/<> HEREDO- ile/||/<> -PRAXIA/-PRAXIS ile/||/<> -PLASIA/-PLASIS/-PLASY ile/||/<> -PLAST/-PLASTIC/-PLASTY/-PLASY ile/||/<> -PARA/-PAROUS ile/||/<> -POIESIS/-POIETIC ile/||/<> NE-/NEO- ile/||/<> -OSIS/SIS- ile/||/<> SEPT-/SEPTI-/SEPTO- ile/||/<> ECH-
( Yapmak, oluşturmak. İLE/||/<> Yapmak, neden olmak. İLE/||/<> Oluşturmak, sağlamak, yapmak. İLE/||/<> Yapma, hizmet, işlev. İLE/||/<> Oluşturulan, yayılan, yönlendirilen, oluşturan, yönlendiren, meydana getiren, babası olmak. İLE/||/<> Herhangi bir şeyin oluşumu, kaynağı. İLE/||/<> Genetiksel. İLE/||/<> Etki, yapma, tedavi uygulamaları. İLE/||/<> Gelişme ile ilgili, oluşum. İLE/||/<> Oluşturan, oluşma, oluşturma olayı, meydana getirme, gelişme, büyüme, canlı ilkel göze. İLE/||/<> Yapma, oluşturma, ortaya çıkarma, doğurma. İLE/||/<> Oluşum ya da yapımla ilgili. İLE/||/<> Yeni, son, yeni gelişen bölüm, anormal yeni oluşum. İLE/||/<> Bir durum, olay, koşul, fizyolojik artım, oluşum. İLE/||/<> Bölme, bölüm/septum ile ilgili, yedi. İLE/||/<> Sahip olmak, birleşmek. )
- FACILITY :/yerine TESİS, OLANAK
- FACT :/yerine GERÇEK, OLGU
- FACTOR :/yerine FAKTÖR
- FACTORIAL[İng.] değil/yerine/= FAKTÖRİYEL
( Seçilen bir pozitif tam sayıdan 1'e kadar olan tüm pozitif tam sayıların çarpımıdır. Matematikte "!" işareti ile gösterilir. Gösterimi şöyledir:
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- FACTORY :/yerine FABRİKA
- FACULTY :/yerine FAKÜLTE
- FADE :/yerine SOLMAK, RENGİ ATMAK
- FAGOSİT[Fr. < PHAGOCYTE] değil/yerine/= YUTAR GÖZE
- FAGOSİT ile FAGOSİTE ETMEK ile FAGOSİTE OLMAK ile FAGOSİTOZ
( Yutar göze. İLE Yutmak. İLE Yutulmak. İLE Göze yutarlığı. )
- FAGOSİT değil/yerine/= YUTARGÖZE
( Organik ya da inorganik cisimcikleri içine alıp sindirebilen kan gözesi. )
- FAGOSİTOZ[Fr. < PHAGOCYTOSE] değil/yerine/= GÖZE YUTARLIĞI
- FAGOSITOZ/PHAGOCYTOSIS[İng.] değil/yerine/= GÖZE YUTUMU
- FAGOSİTOZ değil/yerine/= YUTMA
- FAHİŞ[Ar.] değil/yerine/= ÖLÇÜYÜ AŞAN/AŞIRI
- [ne yazık ki]
!FAHİŞ/FUHUŞ ile/ve/||/<> !MURABAHA/TEFECİLİK
( Ölçüyü aşan, aşırı, çok fazla. | Ahlâka ve törelere uygun olmayan. İLE/VE/||/<> Bir malı, çok fazla kârla satma. | Yasanın izin verdiği sınırdan aşkın faiz alma. )
- FAHRENHEIT-ARÄOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= FAHRENHEİT AREOMETRESİ
- FAHRENHEIT'S HYDROMETER[İng.] / HYDROMÈTRE DE FAHRENHEIT[Fr.] ile/değil/yerine/= FAHRENHEİT HİDROMETRESİ
- FAHRENHEIT SCALE[İng.] / ÉCHELLE FAHRENHEIT[Fr.] / FAHRENHEITSKALE, FAHRENHEIT-SKALE[Alm.] ile/değil/yerine/= FAHRENHEİT ÖLÇEĞİ
- FAHRENHEIT TEMPERATURE SCALE[İng.] / ÉCHELLE DE TEMPÉRATURE FAHRENHEIT[Fr.] ile/değil/yerine/= FAHRENHEİT SICAKLIK ÖLÇEĞİ
- FAHRî değil/yerine/= ONURSAL
- FAHRÎ[Ar.] değil/yerine/= SAYGIL
- FAIL :/yerine BAŞARISIZ OLMAK
- FAİL değil/yerine/= EDİMCİ
- FAİLİ MEÇHUL değil/yerine/= EDİMCİSİ BELİRSİZ/EDİMCİSİ BİLİNMEYEN
- FAILURE :/yerine BAŞARISIZLIK
- FAIR :/yerine ADİL
- FAIRLY :/yerine OLDUKÇA, ADİL BİR ŞEKİLDE
- FAIR-PLAY değil/yerine/= DOĞRU/DÜRÜST[Fars.] OYUN
- FAITH :/yerine İNANÇ
- FAİZ/NEMA[Ar.] değil/yerine/= GETİRİ/ÜREM
- FAKİR[Ar.]/ÇIGAY[dvnlgttrk] değil/yerine/= YOKSUL
- FAKİRHANE değil/yerine/= YOKSULEVİ
- FAKO- ile FARMA/KO-
( Göz merceği [ile ilgili]. İLE İlaç [ile ilgili]. )
- FAKS değil/yerine/= BELGEÇ, BELGEGEÇER
- FAKSİMİLE[Fr. < FACSIMILÉ] değil/yerine/= TIPKIBASIM
- FAKSİYON değil/yerine/= KURUMLAR
( KURUMLAR )
- FAKTİTİF[Fr. < FACTITIF] değil/yerine/= ETTİRGEN EYLEM
- FAKTÖR[İng.] değil/yerine/= ETKEN/ETMEN
- FAKÜL[Fr. < FACULE] değil/yerine/= BENEK
- [gökbilim] FAKÜL[Fr.] değil/yerine/= BENEK
- FALANJİST[Fr. < PHALANGISTE] değil/yerine/= FALANJ ÜYESİ.[İSPANYA'DA]
- FALANKS/PHALANX[İng.] değil/yerine/= PARMAK KEMİĞİ
- FALCATE[İng.] değil/yerine/= FALKAT
( Ayası orak biçiminde kıvrık olan basit yaprak.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- FALEZ[Fr. < FALAISE] değil/yerine/= YALI YAR
- FALL :/yerine DÜŞMEK, SONBAHAR
- FALSE CONSENSUS EFFECT[İng.] değil/yerine/= YANLIŞ ORTAKLIK ETKİSİ
( Başka insanlarla; davranış, tutum, inanç bakımından benzerliklerinin abartılması durumudur.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- FAMENNIAN EPOCH[İng.] değil/yerine/= FAMENİYAN EPOKU
( Günümüzden yaklaşık olarak 372.200.000 ile 358.900.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir. Bu zaman aralığı, çok önemli değişimler göstermemekle birlikte, farklı kaynaklarda biraz daha farklı olarak verilebilir. Kaynaklarda bir örneği görülebilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- FAMILIAR :/yerine TANIDIK
- FAMILY :/yerine AİLE
- FAMİLYA ile FAMİLYAL
( Aile. İLE Ailesel. )
- FAMILYAL/FAMILIAL[İng.] değil/yerine/= AİLEVİ
- FAMOUS :/yerine ÜNLÜ
- FAN ile FANATİK
( Hayran, pervane. İLE Bağnaz. )
- FAN :/yerine HAYRAN, VANTİLATÖR
- FANATİK[Fr. < FANATIQUE] değil/yerine/= BAĞNAZ
- FANATİK değil/yerine/= BAĞNAZ/TUTKUN
- FANATİZM[Fr. < FANATISME] değil/yerine/= BAĞNAZLIK
- FANATİZM[İng. FANATICISM | Fr. < FANATISME] değil/yerine/= BAĞNAZLIK
- FÂNİ[Ar.] değil/yerine/= ÖLÜMLÜ/GELİP GEÇİCİ/KALIMSIZ
- FANNING'S EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE FANNING[Fr.] / FANNING-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= FANNİNG DENKLEMİ
- FANNING FRICTION FACTOR[İng.] / FACTEUR DE FROTTEMENT DE FANNING[Fr.] / FANNING-REIBUNGSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= FANNİNG SÜRTÜNME KATSAYISI
- FANNO FLOW[İng.] / ÉCOULEMENT DE FANNO[Fr.] / FANNO-STRÖMUNG, FANNO-FLUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= FANNO AKIŞI
- PHANOTRON[İng.] / PHANOTRON[Fr.] / PHANOTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= FANOTRON
- FANTASTİK[Fr. < FANTASTIQUE] değil/yerine/= HAYALÎ
- FANTASY :/yerine FANTEZİ
- FANTEZİ değil/yerine/= DÜŞLEM
- FANTOM[Fr. < FANTÔME] değil/yerine/= HAYALET
- FANTOM/PHANTOM[İng.] değil/yerine/= HAYALET
- PHANTOM[Alm.] ile/değil/yerine/= FANTOM
- FAR :/yerine UZAK
- FARAD[İng.] / FARAD[Fr.] / FARAD[Alm.] ile/değil/yerine/= FARAD
- FARADAIC CURRENT[İng.] ile/değil/yerine/= FARADAY AKIMI
- FARADAY BIREFRINGENCE[İng.] / BIRÉFRINGENCE DE FARADAY[Fr.] / FARADAYSCHE DOPPELBRECHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY ÇİFT KIRILMASI
- FARADAY'S DISC[İng.] / DISQUE DE FARADAY[Fr.] / FARADAYSCHE SCHEIBE, FARADAYSCHE RUNDSHEIBE[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY DİSKİ
- DIAMAGNETISCHE WIRKUNG VON FARADAY[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY DİYAMANYETİK ETKİSİ
- FARADAY'S LAW OF ELECTROLYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= FARADAY ELEKTROLİZ YASALARI/KANUNLARI
- FARADAY'S LAWS OF ELECTROLYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= FARADAY ELEKTROLİZ YASALARI
- FARADAYSCHES ELEKTROLYSEGESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY ELEKTROLİZ YASASI
- FARADAY EFFECT[İng.] / EFFET FARADAY[Fr.] / FARADAY-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY ETKİSİ
- FARADAY'S LAW OF INDUCTION[İng.] / FARADAYSCHES INDUKTIONSGESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY İNDÜKSİYON YASASI
- FARADAY CAGE[İng.] / CAGE DE FARADAY[Fr.] / FARADAYSCHER KÄFIG[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY KAFESİ
- FARADAY DARK SPACE[İng.] / ESPACE SOMBRE DE FARADAY[Fr.] / FARADAYSCHER DUNKELRAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY KARANLIK BÖLGESİ
- FARADAY CONSTANT[İng.] ile/değil/yerine/= FARADAY SABİTİ
- FARADAY CYLINDER[İng.] / CYLINDRE DE FARADAY[Fr.] / FARADAYSCHER ZYLINDER[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY SİLİNDİRİ
- FARADAY TUBE[İng.] / TUBE DE FARADAY[Fr.] / FARADAY-RÖHRE, FARADAY-TUBE[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY TÜPÜ
- FARADAY[İng.] / FARADAY[Fr.] / FARADAY[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY
- NONFARADIAC CURRENT[İng.] ile/değil/yerine/= FARADAYİK OLMAYAN AKIM
- LOIS DE L'ÉLECTROLYSE DE FARADAY[Fr.] ile/değil/yerine/= FARADAY'IN ELEKTROLİZ YASALARI
- LOIS DE L'INDUCTION DE FARADAY[Fr.] ile/değil/yerine/= FARADAY'IN İNDÜKSİYON YASALARI
- FARADIC CURRENT[İng.] / COURANT FARADIQUE[Fr.] / FARADISCHER STROM, INDUKTIONSSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADİK AKIM
- FARBA/FARBALA[Fr.] değil/yerine FIRFIR
- FARBALA[Fr. < FARBALA] değil/yerine/= FIRFIR
- FARENJİT[Fr. < PHARYNGITE] değil/yerine/= YUTAK İLTİHABI
- FARENKS/FARİNKS ile FARİNGEAL
( Boğaz, yutak. İLE Boğaz [ile ilgili], yutak [ile ilgili]. )
- PRESSION DIFFÉRENTIELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= FARK BASINCI
- DIFFERENTIALVERSTÄRKER[Alm.] ile/değil/yerine/= FARK YÜKSELTECİ
- DIFFERENTIATING SOLVENTS[İng.] ile/değil/yerine/= FARKLANDIRICI ÇÖZÜCÜLER
- TEMYİZ ETMEK[Osm.] ile/değil/yerine/= FARKLANDIRMAK
- FARKLILAŞMA[İng. DIFFERENTIATION] ile/||/<> ENDÜKSİYON[İng. INDUCTION] ile/||/<> F İSTATİSTİĞİ[İng. F STATISTICS] ile/||/<> F-İSTATİSTİKLERİ[İng. F-STATISTICS] ile/||/<> GAUSE KURALI[İng. GAUSE'S RULE]
( Ayrışmamış bir gözenin (örn; bir kök gözenin) vücuttaki spesifik bir gözeye dönüşme işlemine verilen addır. Farklılaşma, bir takım genlerin aktive olduğu, bazılarının inaktive olduğu karmaşık bir süreçtir. Bunun sonucunda farklılaşan bir göze spesifik bir yapıya bürünür ve belirli bir fonksiyonu vardır.Olgunlaşmış bir sinir gözesinin diğer sinir gözeleri ile iletişimi sağlamak üzere elektrokimyasal sinyal alıp vermeyi sağlayan ince, fiber dokuya benzeyen çıkıntıları vardır. Laboratuvar şartlarında bir kök göze diğer gözelere (örn; sinir, kalp ya da pankreas gözesine) dönüştürülebilir ve buna yönlendirilmiş (directed) farklılaşma denir. @@ Fizyolojik gelişme seyrinin tetiklenmesi. Embriyonal gelişmede embriyonun farklılaşması ve determinasyonu için önemli bir faktördür. @@ Wright'ın F-istatistiği olarak bilinen Sewall Wright (1969, 1978) tarafından geliştirilen genetik yapının ölçüldüğü bir istatistiktir. F-istatistikleri populasyon genetiğinde bir populasyonda beklenen muhtemel heterozigotluğu belirlemek için kullanılan bir istatistiktir. FST, toplam genetik varyansın (T alt simgesi) bir alt popülasyonda (S alt simge) bulunan toplam genetik varyansa oranıdır. Değerler 0'dan 1'e değişebilir. Yüksek FST, popülasyonlar arasında önemli derecede farklılaşma anlamına gelir. FIS (akrabalık katsayısı), bir bireyin buldundurduğu, alt popülasyondaki varyansın kendisindekine oranıdır. Yüksek FIS, yüksek akrabalık olduğunu gösterir. @@ Wright'ın F-istatistiği olarak da bilinen populasyon genetiğinde genetik çeşitliliği analiz etmek amacıyla Sewall Wright tarafından geliştirilmiştir. FST, alt popülasyonun toplam genetik varyansın toplam genetik varyansa oranıdır. Değeri 0 ile 1 arasında değişir. Bu değer ne kadar yüksekse populasyonlar arası farklılaşma o kadar fazladır. FIS (soy içi üreme katsayısı), bireyin genetik varyansının alt populasyonun genetik varyansına oranıdır. @@ İki tür aynı anda aynı yerde yaşayamaz (ekolojik olarak aynı türler aynı yaşam ortamında bir arada bulunamaz). Bu, yalnızca niş farklılaşmasının (gaga boyutundaki farklılık, kök derinlikleri, vb.) evrimiyle mümkündür.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- FARM :/yerine ÇİFTLİK
- FARMAKODİNAMİ ile FARMAKODİNAMİK ile FARMAKOKİNETİK ile FARMAKOKİNEZİ ile FARMAKOLOG ile FARMAKOLOJİ ile FARMAKOLOJİK ile FARMAKOPE
( İlaç etkisi. İLE İlaç etkisi [ile ilgili], ilaç etkibilim. İLE İlaç yazgısı [ile ilgili], ilaç yazgıbilim. İLE İlaç yazgısı. İLE İlaçbilim uzmanı. İLE İlaçbilim. İLE İlaçbilimsel, ilaçbilim [ile ilgili]. İLE İlaç kılavuzu. )
- FARMAKODİNAMİK[Fr. < PHARMACODYNAMIQUE] değil/yerine/= FARMAKODİNAMİ İLE İLGİLİ
- FARMAKOLOG değil/yerine/= EMBİLİMCİ
- FARMAKOLOJİ[Fr. < PHARMACOLOGIE] değil/yerine/= İLAÇ BİLİMİ
- FARMAKOLOJİ/PHARMACOLOGY[İng.] değil/yerine/= İLAÇ BİLİMİ
- FARMAKOLOJİ değil/yerine/= EMBİLİM
- PHARMACOLOGY[İng.] / PHARMACOLOGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= FARMAKOLOJİ
- FARMAKOLOJİK değil/yerine/= EMBİLİMSEL/EMSEL
- FARMAKOPE/PHARMACOPEIA[İng.] değil/yerine/= RESMİ İLAÇ BİLGİSİ
- FARMAKOVİJİLANS/PHARMACOVİGILANCE[İng.] değil/yerine/= İLAÇ TAKİP DÜZENİ
- FARMASON[Fr. < FRANCMAÇON] değil/yerine/= MASON
- FARMER :/yerine ÇİFTÇİ
- FARS[Fr. < FARCE] değil/yerine/= GÜLDÜRÜ
- FÂŞ değil/yerine/= MEYDANA ÇIKMA, DUYULMA, AÇIĞA VURMA
- FASET/FACET(TE)[İng.] değil/yerine/= DÜZ, PÜRÜZSÜZ YÜZEY
- FASHION :/yerine MODA
- FASİKÜL/CÜZ ile BÖLÜM
- FASİKÜL/FASCICLE[İng.] değil/yerine/= DEMETÇİK
- FASİKÜLASYON/FASCICULATION[İng.] değil/yerine/= SEYİRME
- FASİLITASYON/FACILITATION[İng.] değil/yerine/= KOLAYLAŞTIRMA
- FASİT DAİRE[Ar.] değil/yerine/= KISIR DÖNGÜ
- FASİT DAİRE[Ar.] değil/yerine/= KISIR DÖNGÜ
- FASİYAL/FACIAL[İng.] değil/yerine/= YÜZ (İLİŞKİLİ)
- FAŞİZAN[Fr. < FASCISANT] değil/yerine/= FAŞİST EĞİLİMLİ
- FASON[Fr. < FAÇON] değil/yerine/= KESİM
- FAST :/yerine HIZLI
- FASTA FORMAT[İng.] değil/yerine/= FASTA FORMATI
( DNA ve protein sekansları için evrensel yazı formatıdır. ">" işareti ile başlayıp tek satırlık tanımlamadan sonra sekans bilgileri ile devam eder.>gi|129295|sp|P01013|OVAX_CHICK GENE X PROTEIN (OVALBUMIN-RELATED)
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- FAT PHOBIA[İng.] değil/yerine/= ŞİŞMAN FOBİSİ
( Fat phobia, isminden de anlaşılacağı üzere şişman insanlardan ve yağ tüketiminden takıntılı bir biçimde korkma anlamına gelir. Bu durum patolojik bir durumdur ve bir tutum ya da davranış içinde kendini gösterebilir. Fat phobia, çok küçük yaşlardan beri insanlar üzerinde etkilerini göstermektedir. Örneğin David Aronson tarafından 1997 yılında yapılan bir çalışmada, yaş ortalamasına göre fazla kilolu çocukların diğer çocuklar tarafından daha çok ayrımcılığa uğradığı gösterilmiştir. Aynı biçimde 1995 yılında Christian S. Crandall tarafından yürütülen şu çalışma, fazla kilolu kadınların yükseköğrenimleri için ebeveynlerinden daha az finansal destek gördüklerini ortaya koymuştur.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- FAT :/yerine ŞİŞMAN, YAĞ
- FATAL değil/yerine/= ÖLDÜRÜCÜ
- FATALİST[Fr. < FATALISTE] değil/yerine/= YAZGICI
- FATALITE/FATALITY[İng.] değil/yerine/= ÖLDÜRÜCÜLÜK
- FATALITE ORANI/FATALITY RATE[İng.] değil/yerine/= OLGU-ÖLÜM ORANI
- FATALİZM[Fr. < FATALISME] değil/yerine/= YAZGICILIK
- FATE :/yerine KADER
- FATHER :/yerine BABA
- FATURA[İt. < FATTURA] değil/yerine/= SAYIŞÇA
- FATURA değil/yerine/= YASAL ÖDENDİ BELGESİ
- FAULT :/yerine HATA, KUSUR
- FAUNA değil/yerine/= DİREY
- FAUNA[İng.] değil/yerine/= FAUNA
( Bir ülke, bölge, özel bir çevre ya da devreye has tüm hayvanlar.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- FAURE-ZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= FAURE GÖZESİ/PİLİ
- FAURE CELL[İng.] / CELLULE DE FAURE[Fr.] ile/değil/yerine/= FAURE PİLİ
- FAVOR :/yerine İYİLİK, DESTEK
- FAVORİ[Fr.] ile FAVORİ[Fr.]/DULUK[Tr.]
( Gözde. İLE Sakal. )
- FAVORITE :/yerine FAVORİ
- FAY[Fr. < FAILLE] değil/yerine/= KIRIK/YERKIRIĞI
- USEFUL BEAM[İng.] / FAISCEAU UTILE[Fr.] ile/değil/yerine/= FAYDALI DEMET
- NUTZLEISTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= FAYDALI GÜÇ
- NÜTZLICHE STRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= FAYDALI IŞINIM
- USEFUL PENETRATION DEPTH[İng.] / PROFONDEUR DE PÉNÉTRATION UTILE[Fr.] / NÜTZLICHE EINDRINGTIEFE[Alm.] ile/değil/yerine/= FAYDALI NÜFUZ DERİNLİĞİ
- FAYDA/LI[Ar.] değil/yerine/= YARAR/LI
- ANGLE DE LA PHASE[Fr.] / PHASENWINKEL[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ AÇISI
- DISCRIMINATEUR DE PHASE[Fr.] / PHASENDISKRIMINATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ AYIRACI
- DIVISEUR DE PHASE[Fr.] / PHASENSPLITTER[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ BÖLÜCÜ
- PHASE SOLUBILITY[İng.] ile/değil/yerine/= FAZ ÇÖZÜNÜRLÜĞÜ
- PHASE SOLUBILITY ANALYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= FAZ ÇÖZÜNÜRLÜK ANALİZİ
- PHASE EQUILIBRIA[İng.] / ÉQUILIBRE DE PHASE[Fr.] / PHASENGLEICHGEWICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ DENGESİ
- INVERSION DE PHASE[Fr.] ile/değil/yerine/= FAZ DÖNMESİ
- PHASENUMWANDLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ DÖNÜŞÜMÜ
- PHASENINVERSION, PHASENUMKEHR[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ EVİRMESİ
- PHASENÜBERGANG[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ GEÇİŞİ
- PHASENGESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ HIZI
- FAZ/İK/PHAS/IC[İng.] değil/yerine/= EVRE/Lİ
- PHASENSTABILITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ KARARLILIĞI
- PHASENSCHIEBER-OSZILLATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ KAYDIRICI OSİLATÖR
- OSCILLATEUR À DÉPHASAGE[Fr.] ile/değil/yerine/= FAZ KAYMALI OSİLATÖR
- DÉPHASAGE[Fr.] / PHASENVERSCHIEBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ KAYMASI
- PHASENMODULIERTE WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ KİPLEMELİ DALGA
- MODULATION DE PHASE[Fr.] / PHASENMODULATION[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ KİPLEMESİ
- MODULATEUR DE PHASE[Fr.] / PHASENMODULATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ KİPLEYİCİ
- PHASE RULE[İng.] ile/değil/yerine/= FAZ KURALI
- FAZ[Fr. < PHASE] değil/yerine/= ELEKTRİK GERİLİMİNDE EVRE
- RELAIS DE PHASE[Fr.] / PHASENRELAIS[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ RÖLESİ
- BORNE DE LA PHASE[Fr.] / PHASENGRENZE[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ SINIRI
- PHASENUMKEHR[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ TERS ÇEVRİMİ
- PHASE TITRATION[İng.] / PHASE TITERN[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ TİTRASYONU
- GÉNÉRATEUR DE PHASE[Fr.] / PHASENGENERATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ ÜRETECİ
- ASSORTIMENT DE LA PHASE[Fr.] / PHASENANPASSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ UYUMU
- ESPACE DES PHASES[Fr.] / PHASENRAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ UZAYI
- FAZ[Fr./İng. < PHASE] değil/yerine/= EVRE
- FÂZIL[Ar.] değil/yerine/= ERDEMLİ KİŞİ
- FAZÎLET[Ar.] değil/yerine/= ERDEM
- FDA/FOOD AND DRUG ADMINISTRATION[İng.] değil/yerine/= ABD GIDA VE İLAÇ DAİRESİ
- FEAR :/yerine KORKU
- FEATHER ANALYSIS[İng.] / FEATHER/SCHE-ANALYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= FEATHER ÇÖZÜMLEMESİ
- FEATURE OF EARTH değil/yerine/= TOPAN
- FEATURE :/yerine ÖZELLİK
- feb. dur.[Lat. < FEBRE DURANTE] değil/yerine/= ATEŞ SIRASINDA, ATEŞ VARKEN
- FEBRİL/FEBRİLE[İng.] değil/yerine/= ATEŞLİ
- FEBRILE SEIZURE[İng.] değil/yerine/= FEBRİL KONVÜLSİYON
( Genellikle 6 ay ila 6 yaş arası çocuklarda görülen, ateşin 38 derece ve üstüne çıkması ile meydana gelen nöbetlere verilen isimdir. Halk arasında "ateşli havale" olarak da bilinir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
(1996'dan beri)