Türkçe'si Varken... FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 27.963 başlık/FaRk ile birlikte,
27.963 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(33/113)
- ÉCHANTILLONNAGE[Fr.] / ENANTIOMER[Alm.] ile/değil/yerine/= ENANTİYOMER
- ENCOUNTER :/yerine KARŞILAŞMAK
- ENCOURAGE :/yerine CESARETLENDİRMEK
- HEYET[Ar.]/ENCÜMEN/KOMİTE[Fr. < COMITE]/KOMİSYON değil/yerine/= YARKURUL/ALT KURUL
( Meclis ya da herhangi bir kurultayda, bazı konuları inceleyerek, varılan sonuçları tartışılmak için genel kurula getirmekle görevli, üyeler arasından oluşturulan altkurul. )
- END :/yerine SON, BİTİRMEK
- ENDEMI/ENDEMIA[İng.] değil/yerine/= YÖRESEL SAYRILIK
- ENDEMİ ile ENDEMİK
( Yerel ve her zaman görülen [sayrılık]. İLE Yerel, yerleşik. )
- ENDEMİK/ENDEMIC[İng.] değil/yerine/= YÖRESEL
( Belirli bir bölgeye özgü, belirli bir bölgede yetişen. )
- ENDİKASYON/INDICATION[İng.] değil/yerine/= KULLANIM ALANI | GEREKLİLİK
- ENDİKATÖR/İNDİKATÖR/INDICATOR[İng.] değil/yerine/= GÖSTERGE, BELİRTEÇ,
- ENDİREKT[Fr. < INDIRECT] değil/yerine/= DOLAYLI
- ENDO- ile ENDODERM ile ENDOJEN ile ENDOKRİN ile ENDOKRİNOLOJİ ile ENDOKRİNOLOJİK ile ENDOTERMİK ile ENDOTOKSİN
( İç-, iç [ile ilgili]. İLE İç deri, iç tabaka, iç yaprak. İLE İçsel, iç kaynaklı. İLE İç salgı. İLE İç salgıbilim. İLE İç salgıbilim [ile ilgili]. İLE Isı alan. İLE İç ağı/zehir/toksin. )
- ENDOCENTRIC COMPOUND[İng.] değil/yerine/= İÇMERKEZLİ BİLEŞİK
- ENDODERM[Fr. < ENDODERME] değil/yerine/= İÇ DERİ
- ENDOFİT[İng. ENDOPHYTE] ile/||/<> ENDOSİMBİYONT[İng. ENDOSYMBIONT] ile/||/<> ENDOSİMBİYOZ[İng. ENDOSYMBIOSIS]
( Bitki dokularının göze içi boşluklarında yaşayan mantarlar; bazıları otçulları caydırmada kullanılan kimyasal toksinleri üretirler. @@ Bir organizmanın içinde yaşayan diğer bir organizmaya verilen isim. @@ Bir organizmanın diğer bir organizmanın içinde yaşaması biçiminde olan ortak yaşam türüdür.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ENDOGAMİ[Fr. < ENDOGAMIE] değil/yerine/= İÇ EVLİLİK
- ENDOJEN/ENDOGENOUS[İng.] değil/yerine/= İÇ KAYNAKLI
- ENDOKRİN[Fr. < ENDOCRINE] değil/yerine/= İÇ SALGI
- ENDOKRİN değil/yerine/= İÇSALGI
( Gövdedeki salgıbezlerinin, doğrudan doğruya kana karışacak yolda çıkardıkları salgı. )
- ENDOKRİNOLOG değil/yerine/= İÇSALGIBİLİMCİ
- ENDOKRİNOLOJİ[Fr. < ENDOCRINOLOGIE] değil/yerine/= İÇ SALGI BİLİMİ
- ENDOKRİNOLOJİ/K değil/yerine/= İÇSALGIBİLİM/SEL
- ENDOPLAZMİK RETİKULUM değil/yerine/= İÇ KANSIVISI AĞI/TOPAĞI
- ENDOSITOZ/ENDOCYTOSIS[İng.] değil/yerine/= GÖZEİÇİ ALIM
- ENDOSKOP/ENDOSCOPE[İng.] değil/yerine/= İÇ GÖREÇ
- ENDOSKOPİ/ENDOSCOPY[İng.] değil/yerine/= İÇ GÖREÇLEME
- ENDOSKOPİK ULTRASONOGRAFİ/ENDOSCOPIC ULTRASONOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= İÇ GÖREÇLEMEYLE ULTRASONOGRAFİ
- ENDOTERMİK[Fr. < ENDOTHERMIQUE] değil/yerine/= ISIALAN
- ENDOTHERMIC REACTION[İng.] / ENDOTHERMISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= ENDOTERMİK TEPKİME
- ENDPOİNT[İng.] değil/yerine/= SON NOKTA
- ENDÛH[Fars.] değil/yerine/= TASA, KAYGI, SIKINTI
- ENDÜKSİYON İNDUCTION[İng.] değil/yerine/= BAŞLATMA
- ENDÜKSİYON[Fr. < INDUCTION] değil/yerine/= TÜMEVARIM
- INDUKTION STÄRKE[Alm.] ile/değil/yerine/= ENDÜKSİYON KUVVETİ
- PÉRIODE D'INDUCTION[Fr.] ile/değil/yerine/= ENDÜKSİYON PERİYODU
- INDUKTANZBRÜCKE[Alm.] ile/değil/yerine/= ENDÜKTANS KÖPRÜSÜ
- INDUKTANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ENDÜKTANS
- INDUCTIVELY COUPLED PLASMA (ICP)[İng.] ile/değil/yerine/= ENDÜKTİF EŞLEŞMİŞ PLAZMA (ICP) SPEKTROSKOPİSİ
- ENDÜRANS/ENDURANCE[İng.] değil/yerine/= DAYANIKLILIK
- ENDÜRASYON/İNDURATION[İng.] değil/yerine/= SERTLİK
- ENDÜRASYON ile EREKSİYON ile ENHANCEMENT/ENHANSMENT ile EKSAZERBASYON
( Sertleşme, sertleşim, sertlik. İLE Dikleşme, sertleşme. İLE Güçlenme. İLE Azma, alevlenme. )
- ENDÜSTRİ[Fr. < INDUSTRIE] değil/yerine/= SANAYİ
- ENDÜSTRİALİZM[Fr. < INDUSTRIALISME] değil/yerine/= SANAYİCİLİK
- INDUSTRIAL ALCOHOL[İng.] / ALCOHOL DÉNATURÉ[Fr.] / DENATURIERTER ALKOHOL[Alm.] ile/değil/yerine/= ENDÜSTRİYEL ALKOL
- INDUSTRIAL SMOG[İng.] / INDUSTRIELLE RAUCHNEBEL[Alm.] ile/değil/yerine/= ENDÜSTRİYEL DUMAN
- ENDÜSTRİYEL[Fr. < INDUSTRIEL] değil/yerine/= SINAİ
- ENDÜSTRİYEL[İng. INDUSTRIAL]/SINAİ[Ar.] değil/yerine/= URANSAL/İŞLEYİMSEL
- ENEMY :/yerine DÜŞMAN
- ENERGY :/yerine ENERJİ
- ENERGIEFLUSSSCHICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= ENERJİ AKI YOĞUNLUĞU
- DENSITÉ DE FLUX D'ÉNERGIE[Fr.] ile/değil/yerine/= ENERJİ AKISI YOĞUNLUĞU
- FLUX D'ÉNERGIE[Fr.] / ENERGIEFLUSS, ENERGIEFLUX[Alm.] ile/değil/yerine/= ENERJİ AKISI
- DÉPENDANCE ÉNERGÉTIQUE[Fr.] / ENERGIEABHÄNGIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ENERJİ BAĞIMLILIĞI
- BANDES DE L'ÉNERGIE[Fr.] / ENERGIEBAND[Alm.] ile/değil/yerine/= ENERJİ BANDI/BANTLARI
- BALANCE ÉNERGÉTIQUE[Fr.] / ENERGIEBILANZ, ENERGIEHAUSHALT[Alm.] ile/değil/yerine/= ENERJİ DENGESİ
- ENERGIEUMWANDLER[Alm.] ile/değil/yerine/= ENERJİ DÖNÜŞTÜRÜCÜ
- ENERGY CONVERSION EFFICIENCY[İng.] / RENDEMENT DE CONVERSION D'ÉNERGIE[Fr.] / ENERGIEUMWANDLERNUTZLEISTUNG, ENERGIEUMWANDLUNGSNUTZLEISTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ENERJİ DÖNÜŞÜM VERİMİ
- CONVERSION D'ÉNERGIE[Fr.] / ENERGIEUMWANDLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ENERJİ DÖNÜŞÜMÜ
- ENERGIENIVEAUKURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= ENERJİ DÜZEYİ EĞRİSİ
- NIVEAU D'ÉNERGIE[Fr.] / ENERGIENIVEAU[Alm.] ile/değil/yerine/= ENERJİ DÜZEYİ
- ENERJİ[İng. ENERGY] ile/||/<> AKTİF GÜÇ[İng. ACTIVE POWER] ile/||/<> AKTİF TAŞIMA[İng. ACTIVE TRANSPORT] ile/||/<> ALICI[İng. RECEPTOR] ile/||/<> ANABOLİZMA[İng. ANABOLISM] ile/||/<> GÖRÜNÜR GÜÇ[İng. APPARENT POWER] ile/||/<> REAKTİF GÜÇ[İng. REACTIVE POWER]
( İş yapabilme becerisi. Isı, ışık, elektrik gibi çeşitli formlarda bulunur. Türkçe karşılığı "aktivite, operasyon, aksiyon" anlamlarına gelen Yunanca "energeia" sözcüğünden türemiştir. @@ Almanca
Wirkleistung
Fransızca
Puissance active
Elektrik enerjisi sistemlerinde, alternatif akım (AC) devrelerinde, iş yapabilen ve faydalı enerjiye dönüşen güç bileşeni. Elektrik motorları, lambalar, ısıtıcılar gibi yüklerin enerji tüketimini ve iş üretimini temsil eder. Birimi watt (W)'tır. @@ Az yoğun ortamdan, çok yoğun ortama geçen büyük moleküllerin enerji harcanarak taşınması olayıdır. @@ Belirli türden enerjiye tepkide bulunan uzmanlaşmış duyu sinir gözesidir. @@ Canlı gözelerde basit maddelerden karmaşık moleküller sentezlendiği, enerji gerektiren biyokimyasal reaksiyonlar serisidir. @@ Almanca
Scheinleistung
Fransızca
Puissance apparente
Elektrik enerjisi sistemlerinde, alternatif akım (AC) devrelerinde bulunan bir kaynağın, hem aktif güç (P) hem de reaktif güç (Q) bileşenlerini içeren toplam güç miktarı. Birimi volt-amper (VA)'dır. Görünür güç, devredeki gerilim (V) ve akım (I) bileşenlerinin çarpımıyla hesaplanır ve şu formülle ifade edilir: @@ Almanca
Blindleistung
Fransızca
Puissance réactive
Elektrik enerjisi sistemlerinde, alternatif akım (AC) devrelerinde endüktif ve kapasitif yüklerin sebep olduğu, enerji aktarımı olmaksızın elektrik alan ya da manyetik alan oluşturup yok ederek salınan enerji. Birimi volt-amper-reaktif (VAR)'dır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- OPÉRATEUR ÉNERGÉTIQUE[Fr.] / ENERGIEOPERATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ENERJİ İŞLEMCİSİ
- DISSIPATION D'ÉNERGIE, PERTE D'ÉNERGIE[Fr.] ile/değil/yerine/= ENERJİ KAYBI
- ENERGIEVERLUSTE[Alm.] ile/değil/yerine/= ENERJİ KAYIPLARI
- ENERGIEDREHIMPULSTENSOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ENERJİ-MOMENTUM TANSÖRÜ
- ENERGIEABSORPTION[Alm.] ile/değil/yerine/= ENERJİ SOĞURULMASI
- ENERGIETHERM[Alm.] ile/değil/yerine/= ENERJİ TERİMİ
- ENERJİ VE TABİÎ KAYNAKLAR değil/yerine/= GÜRE VE DOĞAL KAYNAKLAR
- ENERGIE-DISSIPATION[Alm.] ile/değil/yerine/= ENERJİ YİTİMİ
- DENSITÉ D'ÉNERGIE[Fr.] / ENERGIEDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= ENERJİ YOĞUNLUĞU
- ENERJİ = ENERGY[İng.] = ÉNERGIE[Fr.] = ENERGIE[Alm.] = ENERGIA[İt.] = ENERGÍA[İsp.]
- ENERJİ/K değil/yerine/= ERKE/ERKİN, GÜRE/CİL / GÜREL/İ
- ENERJİ/K değil/yerine/= GÜRE/CİL / GÜREL/İ
- CONSERVATION OF ENERGY LAW[İng.] ile/değil/yerine/= ENERJİNİN KORUNUMU YASASI
- CONSERVATION DE L'ÉNERGIE[Fr.] / ENERGIEERHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ENERJİNİN KORUNUMU
- ENFARKT/ÜS INFARCTION[İng.] değil/yerine/= İSKEMIK DOKU ÖLÜMÜ
- ENFARKTÜS[Fr. < INFARCTUS] değil/yerine/= TIKANCA
- ENFEKSİYON ile ENFEKSİYÖZ ile ENFEKTE ile ENFEKTE OLMAK
( Bulaş, bulaşım. İLE Bulaşıcı, bulaşlı. İLE Bulaşlı, bulaşmış. İLE [enfeksiyon etkeni] Bulaşmak. )
- ENFEKSİYON[İng. < INFECTION] değil/yerine/= BULAŞ/İÇBULAŞIM
- ENFEKSİYÖZ/INFECTIOUS[İng.] değil/yerine/= BULAŞKAN
- ENFEKTE ETMEK değil/yerine/= İÇBULAŞIMLAMAK
- ENFEKTE/INFECTED[İng.] değil/yerine/= BULAŞMIŞ
- ENFEKTE OLMAK değil/yerine/= İÇBULAŞIMLANMAK
- ENFEKTİF/INFECTIVE[İng.] değil/yerine/= BULAŞICI
- ENFESTASYON/INFESTATION[İng.] değil/yerine/= ASALAK BULAŞI
- ENFLAMASYON[Fr. < INFLAMMATION] değil/yerine/= YANGI
- ENFLAMASYON/INFLAMMATION[İng.] değil/yerine/= YANGI, YANGILANMA
- ENFLAMASYON ile ENFLAMATUVAR
( Yangı. İLE Yangılı. )
- ENFLAMATUVAR/INFLAMMATORY[İng.] değil/yerine/= YANGILI
- ENFORCEMENT :/yerine YÜRÜTME, UYGULAMA
- ENFORMASYON[İng. < INFORMATION] değil/yerine/= BİLGİLENDİRME
- ENFORMASYON[Fr. < INFORMATION] değil/yerine/= DANIŞMA, TANITMA
- ENFORMASYON SİSTEMİ/INFORMATION SYSTEM[İng.] değil/yerine/= BİLİ DÜZENİ
- ENFORMATİK/INFORMATICS[İng.] değil/yerine/= BİLİŞİM
- ENFORMATİK[Fr. < INFORMATIQUE] değil/yerine/= BİLİŞİM
- ENFRARUJ[Fr. < INFRAROUGE] değil/yerine/= KIZILÖTESİ
( Işık tayfında kırmızı alanın ötesindeki alanda yayılmış ısı ışınlarından oluşan, gözle görülmeyen ışınım. )
- ENFRARUJ/INFRARED[İng.] değil/yerine/= KIZILÖTESİ
- ENFRARUJ[Fr. < INFRAROUGE] değil/yerine/= KIZILÖTESİ
- ENFRASTRÜKTÜR[Fr. < INFRASTRUCTURE] değil/yerine/= ALTYAPI
- ENFÜSÎ[Ar.]/SÜBJEKTİF[Fr./İng.] değil/yerine/= ÖZNEL
- ENGAGE :/yerine MEŞGUL OLMAK, KATILMAK
- SPERRDURCHGRIFF[Alm.] ile/değil/yerine/= ENGEL GEÇİŞİ
- BARRIER VOLTAGE[İng.] / TENSION DE BARRIÈRE[Fr.] / BARRIERSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ENGEL GERİLİMİ
- SPERRSCHICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= ENGEL KATMANI
- BARRIER LAYER[İng.] / COUCHE D'ARRÊT[Fr.] ile/değil/yerine/= ENGEL TABAKASI
- BARRIER PENETRATION[İng.] / PÉNÉTRATION DE LA BARRIÈRE[Fr.] ile/değil/yerine/= ENGELİ AŞMA
- ENGINE :/yerine MOTOR
- ENGINEER :/yerine MÜHENDİS
- ENGINEERING :/yerine MÜHENDİSLİK
- ENGLISH :/yerine İNGİLİZCE
- ENGRAFTMAN/ENGRAFTMENT[İng.] değil/yerine/= YAMA TUTMA | YAMALA(N)MA
- ENHANCE :/yerine ARTIRMAK
- TRANSVERSE WAVES[İng.] / ONDES TRANSVERSALES[Fr.] / QUERWELLEN, TRANSVERSALWELLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ENİNE DALGALAR
- TRANSVERSE DOPPLER EFFECT[İng.] / EFFET DOPPLER TRANSVERSE[Fr.] / TRANSVERSALER DOPPLEREFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= ENİNE DOPPLER ETKİSİ
- TRANSVERSE ELECTRIC WAVE[İng.] / ONDE ÉLECTRIQUE TRANSVERSE[Fr.] / TRANSVERSALELEKTRISCHE WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ENİNE ELEKTRİK DALGASI
- TRANSVERSE ELECTRIC MODE[İng.] ile/değil/yerine/= ENİNE ELEKTRİK KİP
- MODE ÉLECTRIQUE TRANSVERSE[Fr.] ile/değil/yerine/= ENİNE ELEKTRİK KİPİ
- TRANSVERSALELEKTRISCHER MODUS[Alm.] ile/değil/yerine/= ENİNE ELEKTRİK MODU
- TRANSVERSALE ELEKTRISCHE SCHWINGUNGSFORM[Alm.] ile/değil/yerine/= ENİNE ELEKTRİK SALINIM BİÇİMİ
- TRANSVERSE ELECTROMAGNETIC WAVE[İng.] / ONDE ÉLECTROMAGNÉTIQUE TRANSVERSE[Fr.] / TRANSVERSALE ELEKTROMAGNETISCHE WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ENİNE ELEKTROMANYETİK DALGA
- TRANSVERSE ELECTROMAGNETIC MODE[İng.] / MODE ÉLECTROMAGNÉTIQUE TRANSVERSE[Fr.] ile/değil/yerine/= ENİNE ELEKTROMANYETİK KİP
- TRANSVERSALELEKTROMAGNETISCHER MODUS[Alm.] ile/değil/yerine/= ENİNE ELEKTROMANYETİK MOD
- TRANSVERSE MASS[İng.] / MASSE TRANSVERSALE[Fr.] / QUERMASSE[Alm.] ile/değil/yerine/= ENİNE KÜTLE
- TRANSVERSE MAGNETIC WAVE[İng.] / ONDE MAGNÉTIQUE TRANSVERSE[Fr.] / TRANSVERSALMAGNETISCHE WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ENİNE MANYETİK DALGA
- TRANSVERSALER MAGNETISCHER WIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= ENİNE MANYETİK DİRENÇ
- TRANSVERSE MAGNETIC MODE[İng.] / MODE MAGNÉTIQUE TRANSVERSE[Fr.] ile/değil/yerine/= ENİNE MANYETİK KİP
- TRANSVERSALMAGNETISCHER MODUS[Alm.] ile/değil/yerine/= ENİNE MANYETİK MOD
- TRANSVERSE MAGNETORESISTANCE[İng.] / MAGNÉTORÉSISTANCE TRANSVERSALE[Fr.] ile/değil/yerine/= ENİNE MANYETODİRENÇ
- ENJEKSİYON/İNJECTION[İng.] değil/yerine/= İĞNE YAPMA
- ENJEKSİYON ile ENJEKTABL/E ile ENJEKTE ETMEK ile ENJEKTÖR
( İğne yapma. İLE İğneyle verilmeye elverişli. İLE İğneyle vermek. İLE İğne, şırınga. )
- ENJEKTE[Fr. < INJECTÉ] değil/yerine/= İÇ İTİLMİŞ
- ENJEKTE/ZERK ETMEK değil/yerine/= İÇİTMEK
- ENJOY :/yerine ZEVK ALMAK
- ENKAZ[Ar.] değil/yerine/= YIKINTI/ÇÖKÜNTÜ/KALINTI
- ENOCHLOPHOBIA[İng.] değil/yerine/= ENOKLOFOBİ
( Kalabalık korkusu olarak bilinen, Yunancada "kalabalık" anlamına gelen ὄχλος ("ókhlos") ve "korku" anlamına gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan bir terim.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ENORMOUS :/yerine MUAZZAM
- ENOUGH :/yerine YETERLİ
- ENS A SE
- ENSEFAL[Fr. < ENCÉPHALE] değil/yerine/= BEYİN
- ENSEFALİT[Fr. < ENCÉPHALITE] değil/yerine/= BEYİN YANGISI
- ENSTALASYON[Fr., İng. < INSTALLATION] değil/yerine/= YERLEŞTİRME
- ENSTANTANE değil/yerine/= KIPILIK
- ENSTİTÜ[Fr. INSTITUT / İng. INSTITUTE] değil/yerine/= EĞİTEY/ARAŞTIRAY
- ENSTRÜMAN değil/yerine/= ÇALGI
- ENSTRÜMAN[Fr.] değil/yerine/= ÇALGI/MÜZİK ARACI
- ENSTRÜMANTAL değil/yerine/= ÇALGISAL
- ENSTRÜMANTALİZM[Fr. < INSTRUMENTALISME] değil/yerine/= ARAÇÇILIK
- ENSTRÜMANTASYON/INSTRUMENTATION[İng.] değil/yerine/= ÂLETLİ ÇALIŞMA
- ENSURE :/yerine SAĞLAMAK
- ENT/EAR-NOSE-THROAT[İng.] değil/yerine/= KULAK-BURUN-BOĞAZ
- ENTHALPY CHANGE[İng.] ile/değil/yerine/= ENTALPİ DEĞİŞİMİ
- ENTHALPY-ENTROPY CHART[İng.] / DIAGRAMME ENTHALPIE-ENTROPIE[Fr.] / ENTHALPIE-ENTROPIE-DIAGRAMM[Alm.] ile/değil/yerine/= ENTALPİ-ENTROPİ ÇİZELGESİ
- HARARET MUHTEVASI[Osm.] / ENTHALPY[İng.] / ENTHALPIE[Fr.] / ENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ENTALPİ, ISI İÇERİĞİ
- ENTEGRASYON/INTEGRATION[İng.] değil/yerine/= BÜTÜNLEŞME
- ENTEGRASYON[Fr. < INTÉGRATION] değil/yerine/= BÜTÜNLEŞME, UYUM
- ENTEGRASYON[Fr./İng.] değil/yerine/= BÜTÜNLEŞME
- INTEGRIERENDE SCHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ENTEGRE DEVRE
- ENTEGRE DEVRE değil/yerine/= YONGA
- ENTEGRE[Fr. < INTÉGRÉ] değil/yerine/= BÜTÜNLEŞMİŞ
- ENTEGRE OLMAK/ETMEK değil/yerine/= BÜTÜNLEŞ(TİR)MEK / KAYNAŞ(TIR)MAK
- ENTELEKHEIA = KEMÂL-İ EVVEL = ENTELECHY[İng.] = ENTÉLÉCHIE[Fr.] = ENTELECHIE[Alm.] = ENTELEKHEIA[Yun.]
- ENTELLEKTÜALİZM/İNTELLECTUALISM[İng.] değil/yerine/= DÜŞÜNSELCİLİK
- ENTELEKTÜALİZM[Fr. < INTELLECTUALISME] değil/yerine/= ANLIKÇILIK
- ENTELLEKTÜALİZASYON/INTELLECTUALIZATION[İng.] değil/yerine/= DÜŞÜNSELLEŞTİRME
- ENTELEKTÜEL ile/ve/değil/yerine AYDIN
( [Bilgiyi/düşünceyi] Tüketen. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Üreten. )
- ENTER :/yerine GİRMEK
- ENTER-/ENTERO- ile/||/<> COL-/COLİ-/COLO- ile/||/<> İLE-/İLEO-
( Bağırsak. İLE/||/<> Kalın bağırsak/kolon (ile ilgili), kolonik. İLE/||/<> İnce bağırsağın son bölümü ile ilgili. )
- ENTERESAN[Fr. INTÉRESSANT / İng. < INTERESTING] değil/yerine/= İLGİNÇ
- ENTERFON[Fr. < INTERPHONE] değil/yerine/= İÇ TELEFON DONANIMI
- ENTERİT[Fr. < ENTÉRITE] değil/yerine/= İNCE BAĞIRSAK YANGISI
- ENTERNASYONAL[Fr. < INTERNATIONALE] değil/yerine/= ULUSLARARASI
- ENTERNASYONAL ÜNİTE/INTERNATIONAL UNIT[İng.] değil/yerine/= ULUSLARARASI BİRİM
- ENTERNASYONAL değil/yerine/= ULUSLARARASI
- ENTERNASYONALİST[Fr. < INTERNATIONALISTE] değil/yerine/= ULUSLARARASICI
- ENTERNASYONALİZM[Fr. < INTERNATIONALISME] değil/yerine/= ULUSLARARASICILIK
- ENTER/O- ile END-
( Bağırsak-, bağırsak [ile ilgili], -arası. İLE Son-, uc[end[-] point], son nokta. )
- ENTER/O- ile ENTERAL/ENTERİK
( Bağırsak-, bağırsak [ile ilgili], -arası. İLE Bağırsak yoluyla, bağırsak [ile ilgili]. )
- ENTEROSEL[Fr. < ENTÉROCÈL] değil/yerine/= İNCE BAĞIRSAK FITIĞI
- ENTERPRISE :/yerine GİRİŞİM
- ENTERTAINMENT :/yerine EĞLENCE
- ENTIRE :/yerine BÜTÜN
- ENTIRELY :/yerine TAMAMEN
- ENTOKSİKASYON/INTOXICATION[İng.] değil/yerine/= ZEHİRLENME
- ENTOLERANS/İNTOLERANCE[İng.] değil/yerine/= DAYANAMAMAZLIK, TAHAMÜLSÜZLÜK
- ENTOMOLOG[Fr. < ENTOMOLOGUE] değil/yerine/= BÖCEK BİLİMCİ
- ENTOMOLOGY[İng.] değil/yerine/= ENTOMOLOJİ
( Böcekleri inceleyen bilim dalıdır. Bu alanda çalışan insanlara entomolog ya da böcek bilimci denir. Sadece Insecta sınıfı 700 bini aşkın(bilinen) tür kapsar. Dolayısı ile bu denli büyük bir çeşitlilik doğada son derece önemlidir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ENTOMOLOJİ[Fr. < ENTOMOGIE] değil/yerine/= BÖCEK BİLİMİ
- ENTOMOLOJİK[Fr. < ENTOMOLOGIQUE] değil/yerine/= BÖCEL BİLİMSEL
- ENTOMOLOJİST[Fr. < ENTOMOLOGISTE] değil/yerine/= BÖCEK BİLİMCİ
- ENTRANCE :/yerine GİRİŞ
- ENTRENSEK/İNTRENSEK/İNTRINSİC[İng.] değil/yerine/= İÇSEL
- ENTROPY[İng.] / ENTROPI[Fr.] / ENTIONISIERTE WASSER[Alm.] ile/değil/yerine/= ENTROPİ
- ENTRY :/yerine GİRİŞ
- ENTÜBASYON/INTUBATION[İng.] değil/yerine/= BORU YERLEŞTİRME
- ENTÜBASYON ile ENTÜBE ile ENTÜBE ETMEK
( Borulama. İLE Borulanmış, boru takılmış. İLE Boru takmak. )
- ENÜREZ/İS ile ENÜREZİS NOKTÜRNA
( Sidik kaçırma. İLE Gece işemesi, yatak ıslatma. )
- ENVESTİSMAN A[Fr. < INVESTISSEMENT] değil/yerine/= YATIRIM
- ENVIRONMENT :/yerine ÇEVRE
- ENVIRONMENTAL[İng.] değil/yerine/= ÇEVRESEL
- ENVIRONMENTAL :/yerine ÇEVRESEL
- ENZİM[İng. ENZYME] ile/||/<> AKTİF BÖLGE[İng. ACTIVE SITE] ile/||/<> ALOSTERİK PROTEİN[İng. ALLOSTERIC PROTEIN] ile/||/<> ALOZİM[İng. ALLOENZYME] ile/||/<> AMİLAZ[İng. AMYLASE]
( Enzim, canlı organizmalarda katalizör görevi gören ve bu süreçte bozulmadan kalan ve kimyasal reaksiyonların ilerleme hızını düzenleyen bir maddedir. @@ Bir enzimin kendisine ait substratına spesifik olarak bağlanmasını sağlayan bölgedir. @@ En az iki farklı konformasyonu benimseyebilen ve bir ligandın bir bölgesine bağlanmasıyla meydana gelen konformasyonel değişikliğin proteinin ikinci bir bölgesindeki protein aktivitesini değiştirdiği proteinler. Bu proteinler, bir gözedeki bir molekülün başka bir türdeki bir molekülün kaderini etkilemesine izin verir ve bu mekanizma enzim düzenlemesinde yaygın olarak kullanılır. @@ Aynı lokusta bulunan farklı alellerden salgılanan farklı özellikteki enzimlerdir. @@ Tükürük bezlerinde bulunan ve nişastanın hidrolizini katalize eden bir sindirim enzimidir. Kimyasal sindirim sürecini başlattığından sindirimde önemli bir yeri vardır. Tükürük bezlerinde ve pankreasta salgılanır. Amilaz çoğunlukla pankreasta üretilmesine karşın alfa-amilaz (α-amilaz) formunda bulunan amilaz tükürük bezlerinde üretilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ENZYMATIC SENSOR[İng.] ile/değil/yerine/= ENZİM SENSÖRÜ
- ENZYME SUBSTRATE COMPLEX[İng.] ile/değil/yerine/= ENZİM SUBSTRAT KOMPLEKSİ (ES)
- ENZYME[İng.] / ENZYME[Fr.] / ENTZÜNDEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ENZİM
- ENZİM/ENTZİM/ENZYME[İng.] değil/yerine/= ÖZGEN | DİRİMSEL/BİYOLOJİK TEPKİLEYİCİ
- EOG/ELECTROOCULOGRAM[İng.] değil/yerine/= ELEKTROOKÜLOGRAM, GÖZ ELEKTRİK ÇİZGESİ
- EOSEN[İng. EOCENE] ile/||/<> EOSEN DÖNEM[İng. EOCENE EPOCH] ile/||/<> NÜKLEOSENTEZ[İng. NUCLEOSYNTHESIS] ile/||/<> OLİGOSEN[İng. OLIGOCENE]
( Eosen (56-34 myö) bir jeolojik zaman dilimidir. Yaklaşık olarak 56 milyon yıl önce ile 33.9 milyon yıl önceki zaman dilimini kapsamaktadır. Paleojen'in orta kısmıdır. Non-avian dinozorların soyunun tükendiği K/T Yok Oluşu'ndan sonra geldiği için Yunanca "yeni şafak" anlamını taşır. Öncesinde Paleosen, sonrasında ise Oligosen gelmektedir. @@ Günümüzden 54 ila 38 milyon yıl önce yaşanmış dönemdir. Memeli canlılar bu çağda baskın kara hayvanları haline gelmiştir. İlk olarak İngiliz jeolog Charles Lyell tarafından 1833 yılında tanımlandı. Eosen Dönemi'nin sınırları kitlesel yok oluşlar ve diğer kronolojik olaylar ile belirlenmez, daha esnektir. İsmini, Yunancada "şafak" anlamına gelen ἠώς ("eos") ve "yakın zaman" anlamına gelen καινός ("koinos") kelimelerinden almaktadır. @@ Hazır bulunan proton ve nötronlardan yeni atomik çekirdeklerin oluşmasıdır. Nükleosenteze yönelik teoriler, izotop miktarı hesaplamalarının sonuçlarıyla gözlemlerden elde edilen sonuçların karşılaştırılması ile incelenir ve test edilir. @@ Oligosen (34-23 myö) bir jeolojik devre ismidir. Yaklaşık olarak 33.9 milyon yıl önce ile 23 milyon yıl önceki zaman dilimini kapsamaktadır. Oligosen'den önce Eosen, sonrasında ise Miyosen gelmektedir. Paleojen'in üçüncü ve son zaman dilimidir. Kendi içinde Şattiyen ve Rupeliyen olmak üzere iki küçük zaman diliminde incelenir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- EÖTVÖS EXPERIMENT[İng.] / EXPÉRIENCE D'EÖTVÖS[Fr.] / EÖTVÖSSCHES EXPERIMENT, EÖTVÖSSCHES VERSUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= EÖTVÖS DENEYİ
- EÖTVÖS RULE[İng.] / RÈGLE D'EÖTVÖS[Fr.] / EÖTVÖSSCHE REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= EÖTVÖS KURALI
- EÖTVÖS CONSTANT[İng.] / CONSTANTE D'EÖTVÖS[Fr.] / EÖTVÖSKONSTANTE, EÖTVÖSSCHE KONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= EÖTVÖS SABİTİ
- EPDS/ELECTRONIC PERFORMANCE SUPPORT SYSTEM[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK PERFORMANS DESTEK DÜZENİ
- EPE[Fr. < ÉPÉE] değil/yerine/= DELİCİ KILIÇ
- EPITHERMAL NEUTRONS[İng.] ile/değil/yerine/= EPİ-ISIL NÖTRONLAR
- EPITHERMAL REACTOR[İng.] ile/değil/yerine/= EPİ-ISIL REAKTÖR
- EPITHERMAL THORIUM REACTOR[İng.] ile/değil/yerine/= EPİ-ISIL TORYUM REAKTÖRÜ
- EPİ- ile EPİZYO-
( Üst-, üzerinde, üstünde. İLE Vulva [ile ilgili]. )
- EPİDEMİ[Fr. < ÉPIDÉMIE] değil/yerine/= SALGIN
- EPİDEMİ ile EPİDEMİK ile EPİDEMİYOLOJİ
( Salgın. İLE Salgın [ile ilgili]. İLE Sağlık araştırma yöntembilim. )
- EPİDEMİK[Fr. < ÉPIDÉMIQUE] değil/yerine/= SALGIN SAYRILIKLA İLGİLİ
- EPIDEMIOLOGY[İng.] değil/yerine/= EPİDEMİYOLOJİ
( Popülasyonlardaki sağlıkla ilgili olayların dağılımını inceleyen ve sağlık sorunlarını kontrol eden biyoloji ve tıp dalı. Epidemik hastalıkların çalışılması.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- EPİDEMİYOLOJİ/EPIDEMIOLOGY[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK ARAŞTIRMA BİLİMİ / TOPLUM SAĞLIĞI/HALK SAĞLIĞI
- EPİDERM[Fr. < EPIDERME] değil/yerine/= ÜST DERİ
- EPİDERM/İS ile EPİDERMAL
( Üst deri. İLE Deriden. )
- EPİDURAL ile/||/<> ANESTEZİ[İng. ANESTHESIA] ile/||/<> SIRT[İng. BACK]
( Özellikle karın ya da pelvik bölgesinde duyu kaybı yaratmak amacıyla, alt sırt bölgesinde omuriliğin dura materinin dışındaki boşluğa uygulanan lokal anestezik enjeksiyondur. @@ Ameliyat gibi tıbbi işlemler sırasında ağrı hissetmenizi önlemek için anestezik adı verilen ilaçların kullanımıdır. Anestezikler, tıbbi işlem yapılan bölgede sinirlerinizden beyninizdeki merkezlere giden duyusal sinyalleri geçici olarak bloke eder. @@ Bir hayvanın ya da hayvanın bir parçasının üst yüzeyi; yerde yatay duran bir canlının üst yüzeyi.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- EPİFİT[Fr. < ÉPIPHYTE] değil/yerine/= ÜST BİTKEN
- EPİFİZ BEZİ[İng. PINEAL GLAND] ile/||/<> HABENULAR ÇEKİRDEKLERİ[İng. HABENULAR NUCLEI] ile/||/<> MELATONİN ile/||/<> RETİNA ile/||/<> TEKTUM[İng. TECTUM OF THE MIDBRAIN]
( Beynin arka ucunda, mercimek tanesi büyüklüğünde bir bezdir. Epifiz başlangıçta ışık duyumlu iki organ iken sonradan tek kalmıştır. Omurgalıların birçoğunda silik bir retina yapısında iken, memelilerde ise salt bir salgı yapısındadır. Epifiz bezleri salgıladığı hormon ile eşey bezlerinin vaktinden önce gelişmesini engeller. Uyku ve uyanıklık periyodunu ayarlar. Dokuz yaşından sonra işlevini kaybetmeye başlar. Melatonin denen salgı uyku düzeninde etkin rol oynar. @@ Memelilerde medial ve lateral çekirdeklerden oluşan ve dorsal diensefalonda (ara beyin) yer alan habenular çekirdekler; korku, kaygı, isteksizlik, ödül, ağrı, uyuşturucu bağımlılığı, uyku, üreme ve saldırgan davranışlar gibi durumları modüle eder. Habenular çekirdekler, nöromodülatör sistemler, özellikle dopamin ve serotonin sitemleri üzerindeki etkileri yoluyla davranışsal seçimlerde önemli rol oynar. Epifiz bezi ile gelişen bu yapının uyku benzeri durumlarda vücut hareketlerini baskılayarak enerji tüketimini en aza indirmeye yardımcı olduğu düşünülür. @@ İnsan vücudunda doğal olarak bulunan ve uyku-uyanıklık döngüsünü düzenleyen bir hormon. Bu hormon beynin hemen altında bulunan pineal bez ya da diğer adıyla epifiz bezi tarafından salgılanır. Kimyasal formülü C13H16N2O2 olan melatoninin moleküler kütlesi ise 232.278 g/mol'dür. @@ Işığa duyarlı gözelerin bulunduğu göz sinir dokusu tabakası. Beynin bir uzantısıdır ve embriyonik olarak sinir dokusundan oluşur. @@ Tektum, serebral akuadukt arkasındaki orta beyin bölgesidir. Bu bölge üst ve alt koliküllerin çekirdeklerini içerir. Üst kolikül, talamusun altında ve epifiz bezinin çevresinde bulunur, görsel bilgilerin işlenmesinde yer alır. Alt koliküller üst kolüküllerden daha küçüktür ve işitsel bilgilerin işlenmesinde rol oynar.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- EPİGENEZ[Fr. < ÉPIGÉNÈSE] değil/yerine/= SIRALI OLUŞ
- EPIGENOME[İng.] değil/yerine/= EPİGENOM
( Genomlarda işaretleme ya da düzenleme yaparak genomun neyi, ne zaman ve nasıl yapması gerektiğini söyleyen bir dizi kimyasal bileşik ve protein. Epigenom tarafından yapılan işaretlemeler DNA'nın parçası olmasa bile göze bölünmesi ile gelecek nesillere aktarılabilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- EPİGRAF değil/yerine/= TANIMLIK
- EPİGRAFİ[Fr. < ÉPIGRAPHIE] değil/yerine/= YAZIT BİLİMİ
- EPİK[Fr. < ÉPIQUE] değil/yerine/= DESTANSI
- EPIKADMIUM-NEUTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= EPİKADMİYUM NÖTRONLAR
- EPİKRİZ[Fr. < ÉPICRISE] değil/yerine/= ÇIKIŞ ÖZETİ
- EPİKRİZ/EPICRISIS[İng.] değil/yerine/= ÇIKIŞ ÖZETİ
- EPİKRİZ değil/yerine/= ÇIKIŞ ÖZETİ
- EPİLEPSİ[Fr. < ÉPILEPSIE] değil/yerine/= SARA
- EPILEPSY[İng.] değil/yerine/= EPİLEPSİ
( Genelde tekrar eden bir beyin hatalığı. Beyindeki anormal elektriklenme mental ve fiziksel işlev bozukluğuna neden olur. Ciddi vakalarda nöbet sırasında gülme krizleri (convulsion) ve bilinç kaybı görülür.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- EPİLOG[Fr. < ÉPILOGUE] değil/yerine/= SON SÖZ
- EPİLOG değil/yerine/= SONDEYİŞ
- EPİLOG/HATİME değil/yerine/= SONDEYİŞ/SONSÖZ
- EPIMERS[İng.] ile/değil/yerine/= EPİMERLER
- EPİSANTIR[Fr. < ÉPICENTRE] değil/yerine/= DEPREM ORTASI
- EPISODE :/yerine BÖLÜM
- EPİSTASİS ile/||/<> EPİSTEMİK OTORİTE[İng. EPISTEMIC AUTHORITY] ile/||/<> EPİSTEMİK SUÇ[İng. EPISTEMIC FAILURE]
( Bir gen çiftinin anlatımının, ifadesinin; başka bir gen çiftini maskelemesi ya da değiştirmesi durumu. @@ Bu yaklaşımı ele almadan önce iki önerme ileri sürelim: @@ Epistemik suç, epistemik deontoloji gibi içselci yaklaşımların ön plana çıkarttığı bir kavramdır. Gerekçelendirmenin deontolojik bir unsur olduğunu savunanlara göre öznenin, bir inancın doğruluğuna ilişkin kanıtlara inanma yükümlülüğü vardır. Başka bir ifadeyle bilen özne, p önermesine, kanıtlar doğrultusunda inanabilir. Yani öznenin, kendi inançlarına yönelik bir sorumluluğu vardır. Öte yandan öznenin kanıtlanmamış bir inanca inanması ve kanıtlanmış bir inanca inanmaması epistemik suç işlediği anlamına gelmektedir. Dolayısıyla epistemik suç, epistemik sorumluluğun yerine getirilmemesine de işaret etmektedir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
(1996'dan beri)