Türkçe'si Varken... FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 27.964 başlık/FaRk ile birlikte,
27.964 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(30/113)
- JUNCTION POLE[İng.] / PÔLE DE JONCTION[Fr.] / GELENKVERBINDUNGSPOL[Alm.] ile/değil/yerine/= EKLEM KUTUP/KUTBU
- LASER À JONCTION[Fr.] ile/değil/yerine/= EKLEM LAZER
- CONDENSATEUR À JONCTION[Fr.] ile/değil/yerine/= EKLEM SIĞAÇ
- JUNCTION TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR À JONCTION[Fr.] / SPERRSCHICHTTRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= EKLEM TRANSİSTÖRÜ
- EKLEM ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> ANKİLOZ[Fr. < Yun. < ANKYLOSE]
( ... İLE Oynar eklemlerde oynaklığın kalmamasıyla eklemin işlemez duruma gelmesi, eklem kaynaşması, oynaklığın yitimi. )
- EKLEME[İng. SPLICING] ile/||/<> ABELL KATALOĞU[İng. ABELL CATALOGUE] ile/||/<> BÖLGEYE ÖZGÜ MUTAGENEZ[İng. SITE-DIRECTED MUTAGENESIS] ile/||/<> H MADDESİ[İng. H SUBSTANCE] ile/||/<> KARNİTİN[İng. CARNITINE]
( Öncül mRNA'dan intronların atıldığı ve transkripsiyon sonrası düzenlemeler ile egzonların birbirlerine bağlandıkları sürecin adıdır. @@ 1958 yılında Amerikalı astronom George Ogden Abell tarafından yayınlanan ve 2712 gökada kümesini içeren bir gökadalar kataloğudur. Bir kümenin bu kataloğa eklenmesi için; içinde en az 50 gökada bulundurması ve Abell yarıçapı olarak adlandırılan bölge içinde bulunacak kadar düzenli olmaları gibi belirli kriterleri karşılaması gerekmektedir. Daha tutarlı bir hata payı elde edebilmek için bu kriterler daima uygulanmamıştır. Örneğin, kataloğa yapılan son eklemelerde üye sayısı 50'nin altında pek çok küme bulunmaktadır. @@ Belirli bir gende spesifik silinmeleri, eklemeleri ya da yer değiştirmeleri in vitro biçimde oluşturmak için rekombinant DNA teknolojisinin kullanımıdır. Bu teknik sayesinde herhangi bir konumda istenen herhangi bir amino aside sahip olan proteinlerin üretimi sağlanır. @@ Kırmızı kan gözelerinin yüzeyinde bulunan, A ve/veya B antijenlerinin eklenebildiği karbonhidrat yapı. Bir ekleme yapılmaması halinde kan öbeği O olur. @@ Karnitin; neredeyse tüm canlılarda var olan, biyoyararlanım açısından %10'u geçmeyen, suda kolay çözünen, oda sıcaklığında renksiz ve beyaz bir toz hâlinde bulunan bir amonyum bileşiğidir. Yağ asitlerini enerjiye dönüştürmek için oksitlenmek üzere mitokondriye taşımakta, metabolik atıkları gözelerden uzaklaştırmakta ve enerji metabolizmasını desteklemekte önemli bir role sahiptir. Toksisitesi düşüktür ve suda çözünürlüğü yüksek bir dipolar iyondur. Karnitin iki hâlden biri olarak bulunur: D-Karnitin ve L-Karnitin. Her iki form da canlılar üzerinde aktif role sahiptir ancak sadece L-Karnitin hayvanlarda doğal olarak bulunur. D-Karnitin, L-Karnitin’in aktivitesini inhibe ettiği için toksik etkiye sahiptir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- EKLENEBİLİR PARÇALAR[İng. ADDITIVE COMPONENTS] ile/||/<> EKLENEMEZ PARÇALAR[İng. NON-ADDITIVE COMPONENTS] ile/||/<> EKLEYİCİ GENETİK VARYASYON[İng. ADDITIVE GENETIC VARIATION]
( Kalıtım araştırmalarında genetik materyalin yavruya geçebilen kısımlarını anlatmak için kullanılan bir terimdir. @@ Kalıtım araştırmalarında genetik materyalin yavruya geçemeyen kısımlarını anlatmak için kullanılan bir terimdir. @@ Genlerin ekleyici etkilerinden ötürü bir popülasyon içerisindeki bireylerin özelliklerinin birbirinden farklı olmasıdır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- EKLİPTİK[Fr. < ÉCLIPTIQUE] değil/yerine/= TUTULUM
- EKMO/ECMO EKSTRAKORPORAL MEMBRAN OKSİJENLENME/EXTRACORPOREAL MEMBRANE OXYGENATION[İng.] değil/yerine/= GÖVDE DIŞI OKSİJENLENME
- EKO/AKS/AKSİSEDÂ/İNİKÂS[Ar. < AKS (çoğ. İN'İKÂSÂT)] değil/yerine/= YANKI/YANSI
( Işığın, parlak bir yere çarpıp geriye doğru yön değiştirerek kaynağını göstermesi. | Tepke. )
- EKO/ECHO ECHOCARDIOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= EKOKARDİYOGRAFİ
- EKO ile EKOJEN ile EKOJENİTE
( Yankı. İLE Yankı veren. İLE Yankısallık. )
- EKOJENİK/ECHOGENIC[İng.] değil/yerine/= YANKILAYAN
- EKOKARDİYOGRAFİ/ECHOCARDIOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= SES ÖTESİ DALGALARLA YÜREK GÖRÜNTÜLENMESİ
- EKOLALİ[Fr. < ÉCOLALIE] değil/yerine/= YANKILI KONUŞMA
- EKOLOJİ[İng. ECOLOGY] ile/||/<> ARDILLIK[İng. SUCCESSION] ile/||/<> BEİJERİNCK PRENSİBİ[İng. BEIJERINCK PRINCIPLE] ile/||/<> BİEJERNİK PRENSİBİ[İng. BIEJERNIK'S PRINCIPLE] ile/||/<> ÇEVREBİLİM[İng. ECOLOGY]
( Canlı varlıkları yaşadıkları doğal ortamla ilişkileri (toprağın fiziksel kimyasal etmenleri, iklim, barınakların topografyası ve görünüşü, hayvan ve bitki rekabeti) bakımından inceleyen bilimdir. Bunun yanı sıra sosyolojide ve psikolojide de insanların toplumsal ve kültürel çevreleriyle bağlantılarını incelenmesinde de ekolojiye yer verilmiştir. @@ Ortamdan (canlı yaşamayan alan) çevreye (canlıların yaşayabildiği alan) dönüşen bir alandaki bitki örtüsünün, ortamın ekolojik koşullarının değişmesiyle sıralı değişimidir. Süksesyon olarak da isimlendirilir. @@ Mikrobiyolog Martinus Beijerinck tarafından öne sürülen bir prensiptir. Mikrobiyal ekoloji üzerinde çalışan Beiderinck'e göre her şey her yerdedir; çevre seçer. Yani seçilim sadece makro düzeyde değil mikro düzeyde de geçerlidir. @@ Biejernik'in mikrobiyel ekoloji prensibi de denir Her şey her yerdedir, çevre seçer. @@ Canlı varlıkları yaşadıkları doğal ortamla ilişkileri (toprağın fiziksel kimyasal etmenleri, iklim, barınakların topografyası ve görünüşü, hayvan ve bitki rekabeti) bakımından inceleyen bilimdir. Bunun yanı sıra sosyolojide ve psikolojide de insanların toplumsal ve kültürel çevreleriyle bağlantılarını incelenmesinde de ekolojiye yer verilmiştir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- EKOLOJİ/ECOLOGY[İng.] değil/yerine/= ÇEVRE BİLİMİ
- ECOLOGY[İng.] ile/değil/yerine/= EKOLOJİ
- EKOLOJİK[Fr. < ÉCOLOGIQUE] değil/yerine/= EKOLOJİYLE İLGİLİ OLAN
- EKOLOJİK FAKTÖR değil/yerine/= ÇEVRESEL ETMEN/ETKEN
- EKOLOJİK NİŞ değil/yerine/= ÇEVRESEL ORUN
- EKOLOJİK POTENZ/POTANSİYEL değil/yerine/= ÇEVRESEL KOŞULLUK
- EKOLOJİK TOLERANS değil/yerine/= ÇEVRESEL DAYANCA
- EKOLOJİK VALANS değil/yerine/= ÇEVRESEL DEĞERLİK
- EKOLOJİK değil/yerine/= ÇEVREBİLİMSEL/ÇEVRESEL
- EKOLOJİST[Fr. < ÉCOLOGISTE] değil/yerine/= EKOLOJİZMİ SAVUNAN KİŞİ
- EKOLOJİST değil/yerine/= ÇEVREBİLİCİ
- EKOLOJİZM değil/yerine/= ÇEVREBİLİCİLİK
- EKONOMİST[Fr. < ÉCONOMISTE] değil/yerine/= EKONOMİ UZMANI, İKTİSATÇI
- EKOPRAKSİ/ECHOPRAXIA[İng.] değil/yerine/= YANSILAMA
- EKOPRAKSİ[Fr. < ÉCHOPRAXIE] değil/yerine/= YANSICA
- EKOSENTRİK değil/yerine/= ÇEVREÖZEKÇİ
- EKOSENTRİZM değil/yerine/= ÇEVREÖZEKÇİLİK
- EKOSİSTEM EKOLOJİSİ/KOMÜNİTE EKOLOJİSİ değil/yerine/= ÇEVREDİZGE ÇEVREBİLİMİ/TOPLULUK ÇEVREBİLİMİ
- EKOSİSTEM değil/yerine/= ÇEVREDİZGE
- EKOTİP/EKOLOJİK IRK değil/yerine/= ÇEVRETÜR/ÇEVRESEL SOY
- FACTEUR D'ÉCRAN DE GRILLE[Fr.] / SCHIRMGITTERFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= EKRAN IZGARASI FAKTÖRÜ
- GRILLE D'ÉCRAN[Fr.] / SCHIRMGITTER[Alm.] ile/değil/yerine/= EKRAN IZGARASI
- HÂİL, PERDE[Osm.] / ÉCRAN[Fr.] / BILDSCHIRM, SCHIRM[Alm.] ile/değil/yerine/= EKRAN
- SCHIRMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EKRANLAMA
- EKREM[Ar.]/CÖMERT[Fars. CEVÂN+MERD] ile (EN) ELİAÇIK
( EN KERÎM, EN CÖMERT )
- EKSANTEM ile EKSANTEMATÖZ
( Deri döküntüsü. İLE Döküntülü [deri]. )
- EKSANTRİK/ECCENTRIC[İng.] değil/yerine/= AYRIKSI | MERKEZ DIŞI
- EKSANTRİK değil/yerine/= DIŞÖZEKLİ
- ECCENTRIC[İng.] / NICHT ZENTRAL, EXZENTRISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSANTRİK
- EKSASERBASYON[Fr. < EXACERBATION] değil/yerine/= ALEVLENME
- AXIALWINKEL[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSEN AÇISI
- EKSEN[İng. AXIS] ile/||/<> CORİOLİS KUVVETİ[İng. CORIOLIS FORCE] ile/||/<> SEGMENTASYON (BÖLÜTLENME)[İng. SEGMENTATION] ile/||/<> TORK[İng. TORQUE] ile/||/<> UYUMLULUK SAHASI[İng. FITNESS LANDSCAPE]
( Bir cismin etrafında döndüğü çizgi, bir tekerlek üzerinde eksen düz olarak merkezden geçer ve her iki tarafta da çıkıntı yapar. Matematikte, bir eksen bir grafiğin dikey ve yatay bölümlerini oluşturan çizgidir; grafiğin anlamını ve ölçü birimlerini ifade eder. @@ Dünyanın kendi eksenindeki dönüşünden kaynaklanan bir kuvvettir. Bu kuvvet, havaya atılan bir futbol topu ya da havada esen rüzgarlar gibi hareketli nesneleri Kuzey Yarımküre'de sağa ve Güney Yarımküre'de sola kaydırır. @@ Hayvan gövdesinin uzunlamasına olan ekseni boyunca aynı organ ya da oluşumların dizi halinde yinelenmesidir. Bu vücut planına sahip canlılarda, birbirini tekrar eden kısımlar, bölütler evrimleşmiştir. Annelidler başta olmak üzere çok sayıda öbeğin özelliğidir. @@ Kuvvetin bir cismi bir eksen etrafındaki döndürme etkisidir. Tork dönme momenti ya da kuvvet momenti olarak da bilinir. Tork Yunan alfabesindeki tau (τττ) harfi ile gösterilir, vektörel ve türetilmiş bir büyüklüktür. Torkun birimi N.m'dir ve matematiksel olarak şöyle gösterilir: @@ Sewall Wright (1931) tarafından ortaya atılan bu kavram, uyarlanmış bireylerin oluşturduğu bir evrim "uzayını" ifade eder. Bir popülasyonun üyeleri arasında uyumluluk farklarını gösterebilmek amacıyla, "uyumluluk sahası" grafiği kullanılır. Genotip ile üreme başarısı arasındaki ilişkiyi görselleştirmek için kullanılan grafikte, düşey eksen uyumluluk başarısını (fitness) gösterir. Ne kadar yüksek olursa o kadar iyidir. Enlem ve boylamsa bireysel tasarımın bazı etmenlerini ele alır. Her çubuk farklı bir genotiptir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- AXIALEBENE[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSEN DÜZLEMİ
- AXIALELEMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSEN ÖGESİ
- AXIALES VERHÄLTNIS[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSEN ORANI
- MİHVER[Osm.] / AXIS[İng.] / AXE[Fr.] / ACHSE[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSEN
- EKSEN/MİHVER[Ar. çoğ. MAHÂVİR] ile/<> ORTAY
( Bir cismi, iki eşit parçaya bölen, gerçek ya da sanal çizgi. | Üzerinde bir pozitif yön varsayılan sonsuz doğru. | Dingil. İLE/<> [mat.] Bir düzlem biçimin aynı yöndeki koşut tüm kirişlerini eşit parçalara bölen çizgi. | Bir uzayı, bir yüzeyi, iki eşit parçaya bölen çizgi/düzlem. )
( MİHVER ile/<> ... )
- AXIAL ANGLE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSENEL AÇI
- AXIAL FLOW[İng.] / ÉCOULEMENT AXIAL[Fr.] / AXIALFLUSS, AXIALSTRÖMEN, AXIALSTRÖMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSENEL AKIŞ
- AXIAL PLANE[İng.] / PLAN AXIAL[Fr.] ile/değil/yerine/= EKSENEL DÜZLEM
- AXIAL ELEMENT[İng.] / ÉLÉMENT AXIAL[Fr.] ile/değil/yerine/= EKSENEL ELEMAN
- AXIAL RATIO[İng.] ile/değil/yerine/= EKSENEL ORAN
- EKSERİYET değil/yerine/= ÇOĞUNLUK
- EKSES, EXCESS ile EKSESİF
( Çokluk, fazlalık. İLE Aşırı. )
- EKSFOL(İ)(Y)ATİF ile EKSFOLİ(Y)ASYON
( Pullanımlı, dökülen, soyulgan. İLE Pullanma, dökülme, soyulma. )
- NEGATIVE PRINCIPAL PLANES[İng.] / PLANS PRINCIPAUX NÉGATIFS[Fr.] ile/değil/yerine/= EKSİ ASAL DÜZLEMLER
- NEGATIVE PRINCIPAL POINTS[İng.] / POINTS PRINCIPAUX NÉGATIFS[Fr.] ile/değil/yerine/= EKSİ ASAL NOKTALAR
- NEGATIVE PRESSURE[İng.] / PRESSION NÉGATIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= EKSİ BASINÇ
- NEGATIVE RESISTANCE[İng.] / RÉSISTANCE NÉGATIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= EKSİ DİRENÇ
- NEGATIVE NODAL POINTS[İng.] / POINTS NODAUX NÉGATIFS[Fr.] ile/değil/yerine/= EKSİ DÜĞÜM NOKTALARI
- NEGATIVE ELECTRIC CHARGE[İng.] / CHARGE ÉLECTRIQUE NEGATIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= EKSİ ELEKTRİK YÜKÜ
- NEGATIVE IMPEDANCE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİ EMPEDANS
- NEGATIVE FEEDBACK[İng.] / CONTRE-RÉACTION NÉGATIVE[Fr.] / GEGENKOPPLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSİ GERİ BESLEME
- NEGATIVE GLOW REGION[İng.] / RÉGION LUMINESCENTE NÉGATIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= EKSİ IŞILDAMA BÖLGESİ
- NEGATIVE ION VACANCY[İng.] / LACUNE D'ION NÉGATIF[Fr.] ile/değil/yerine/= EKSİ İYON BOŞLUĞU
- NEGATIVE ION[İng.] / ION NÉGATIF[Fr.] ile/değil/yerine/= EKSİ İYON
- GAYR-İ MUNTAZAM BİLLUR[Osm.] / NEGATIVE CRYSTAL[İng.] / CRISTAL NÉGATIF[Fr.] ile/değil/yerine/= EKSİ KRİSTAL
- MINUSGLAS[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSİ MERCEK
- NÂKUS[Osm.] / MINUS, NEGATIVE[İng.] / MOINS, NÉGATIF, NÉGATIVE[Fr.] / MINUS[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSİ, OLUMSUZ
- NEGATIVE POTENTIAL[İng.] / POTENTIEL NÉGATIF[Fr.] ile/değil/yerine/= EKSİ POTANSİYEL
- NEGATIVE TEMPERATURE COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DE LA TEMPÉRATURE NÉGATIF[Fr.] ile/değil/yerine/= EKSİ SICAKLIK KATSAYISI
- EKSİBE[Ar.] değil/yerine/= KUMUL
- EKSİBİSYONİZM[Fr. < EXHIBITIONNISME] değil/yerine/= GÖSTERMECİLİK
- ELECTRON FLOW[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK AKIŞI
- ELECTRON ACCEPTOR[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK ALICISI
- ELECTRON SUBSHELLS[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK ALT KABUKLARI
- ELECTRON-HOLE PAIR[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK-BOŞLUK ÇİFTİ
- ELECTRON-HOLE DROPLETS[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK-BOŞLUK DAMLALARI
- ELECTRON CLOUD[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK BULUTU
- ELECTRON NUCLEAR DOUBLE RESONANCE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK-ÇEKİRDEK ÇİFT REZONANSI
- ELECTRON PAIR[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK ÇİFTİ
- ELECTRON MULTIPLIER[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK ÇOĞALTICI
- ELECTRON MULTIPLIER PHOTOTUBE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK ÇOĞALTICILI FOTOTÜP
- ELECTRON MULTIPLICITY[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK ÇOKLULUĞU
- ELECTRON DISTRIBUTION CURVE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK DAĞILIM EĞRİSİ
- ELECTRON DISTRIBUTION[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK DAĞILIMI
- ELECTRON-BEAM ION SOURCE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK DEMETİ İYON KAYNAĞI
- ELECTRON-BEAM FUSION[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK DEMETİ KAYNAŞMASI
- ELECTRON-BEAM LASER[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK DEMETİ LAZERİ
- ELECTRON BEAM PUMPING[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK DEMETİ POMPALAMA
- ELECTRON-BEAM GENERATOR[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK DEMETİ ÜRETECİ
- ELECTRON BEAM[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK DEMETİ
- ELECTRON BUNCHING[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK DEMETLEME
- ELECTRON CONCENTRATION[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK DERİŞİMİ
- ELECTRON MOBILITY[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK DEVİNİRLİĞİ
- ELECTRON LINEAR ACCELERATOR[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK DOĞRUSAL HIZLANDIRICI
- ELECTRON SPIN RESONANCE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK DÖNÜ/ELEKTRON SPİNİ REZONANSI
- ELECTRON SPIN DENSITY[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK DÖNÜ YOĞUNLUĞU
- ELECTRON SPIN[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK DÖNÜSÜ/ELEKTRON SPİNİ
- ELECTRON CONFIGURATION[İng.] / DISTRIBUTION ÉLECTRONIQUE[Fr.] / ELEKTRONENVERTEILUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK/ELEKTRON DÜZENLENİŞİ/DAĞILIMI
- ELECTRON AFFINITY[İng.] / AFFINITÉ D'ÉLECTRON[Fr.] / ELEKTRONENAFFINITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK/ELEKTRON İLGİSİ
- ELECTRON CAPTURE[İng.] / CAPTURE ÉLECTRON[Fr.] / ELEKTRONENREIFENFANG[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK/ELEKTRON YAKALAMA
- ELECTRONS[İng.] / ÉLECTRON[Fr.] / ELEKTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK, ELEKTRONLAR
- ELECTRON GAS[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK GAZI
- ELECTRON TRANSITION[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK GEÇİŞİ
- ELECTRON CONDUCTION[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK İLETİMİ
- ELECTRON SHELL[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK KABUĞU
- ELECTRON DIFFRACTION[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK KIRINIMI
- ELECTRON MASS[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK KÜTLESİ
- ELECTRON LEPTON NUMBER[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK LEPTON SAYISI
- ELECTRON PARAMAGNETISM[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK MANYETİLLİĞİ
- ELECTRON LENS[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK MERCEĞİ
- ELECTRON MICROSCOPE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK MİKROSKOBU
- ELECTRON OPTICS[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK OPTİĞİ
- ELECTRON SPECIFIC CHARGE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK ÖZGÜL YÜKÜ
- ELECTRON-POSITRON PAIR[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK-POZİTRON ÇİFTİ
- ELECTRON-POSITRON STORAGE RING[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK-POZİTRON DEPOLAMA HALKASI
- ELECTRON EMISSION[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK SALIMI
- ELECTRON TEMPERATURE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK SICAKLIĞI
- ELECTRON CYCLOTRON WAVE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK SİKLOTRON DALGASI
- ELECTRON GUN[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK TABANCASI
- ELECTRON SPECTROSCOPY[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK TAYF BİLGİSİ
- ELECTRON TELESCOPE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK TELESKOBU
- ELECTRON COLLECTOR[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK TOPLAYICI
- ELECTRON TUBE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK TÜPÜ
- ELECTRON TRAP[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK TUZAĞI
- ELECTRON PROBE MICROANALYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK UCUYLA MİKROÇÖZÜMLEME
- ELECTRON DONOR[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK VERİCİSİ
- ELECTRON RADIUS[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK YARIÇAPI
- ELECTRON DENSITY[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK YOĞUNLUĞU
- ELECTRONICS[İng.] / ÉLECTRONIQUE[Fr.] / ELEKTRONIK[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSİCİKBİLİM/ELEKTRONİK
- ELECTRONIC ENERGY LEVEL[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİKSEL ENERJİ DÜZEYİ
- ELECTRONIC ABSORPTION SPECTRUM[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİKSEL SOĞURMA TAYFI
- ELECTROPOSITIVE POTENTIAL[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİL OLUMLU POTANSİYEL
- ELECTROPOSITIVE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİL OLUMLU
- ELECTRONEGATIVE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİL OLUMSUZ
- EKSİKLİK ile/ve YOKSUNLUK
( DEFICIENCY vs./and DEPRIVATION )
- EKSİKSİZLİK = PERFECTION[İng., Fr.] = VOLLKOMMENHEIT[Alm.] = PERFECTIO[Lat.]
- EKSİNTİ/FİRE[Yun.] ile/ve/<> PAÇAVRA
- EKSİTABİLİTE ile EKSİTABL/E ile EKSİTASYON ile EKSİTATÖR
( Uyarılganlık, uyarılabilirlik. İLE Uyarılgan, uyarılabilir. İLE Uyarma, uyarılma. İLE Uyarıcı. )
- EKSİTASYON/EXCITATION[İng.] değil/yerine/= UYARMA | TAŞKINLIK
- EXCITON[İng.] / EXCITON[Fr.] / EXZITON, EXCITON[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSİTON
- EXCITRON[Fr.] / EXCITRON[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSİTRON
- EKSITUS/EXITUS[İng.] değil/yerine/= ÖLÜM | ÇIKIŞ
- EKSİZE ETMEK ile EKSTİRPASYON ile EKSTRAKSİYON ile EKSTRİPİYE ETMEK ile ELÜSYON ile ENÜKLEASYON
( Kesip çıkarmak. İLE Tümüyle çıkarma. İLE Çekip çıkarma, öz eldeleme. İLE Tümüyle çıkarmak. İLE Yıkayarak ayırma. İLE [çevre dokudan soyularak] tümüyle çıkarma, çekirdeksizleştirme. )
- EKSİZYON/EXCISION[İng.] değil/yerine/= KESİP ÇIKARMA
- EKSKAVATÖR[Fr. < EXCAVATEUR] değil/yerine/= KAZARATAR
- EKSKAVATÖR[Fr.] değil/yerine KAZARATAR/KAZMAÇ
- EKSKRESYON/EXCRETION[İng.] değil/yerine/= DIŞ ATIM
- EKSOJEN/EXOGENOUS[İng.] değil/yerine/= DIŞ KAYNAKLI
- EKSOTERİK değil/yerine/= DIŞRAK
- EKSPANSE OLMAK ile EKSPANSİYON
( Genişlemek, genleşmek. İLE Genişleme, genleşme. )
- EKSPANSİYON/EXPANSION[İng.] değil/yerine/= GENİŞLEME
- EKSPEKTORAN ile EKSPEKTORASYON
( Balgam söktürücü. İLE Balgam çıkarma. )
- EKSPER[Fr. < EXPERT] değil/yerine/= BİLİRKİŞİ
- EKSPER ile EKSPERİMENT ile EKSPERİMENTAL ile EKSPERİMENTASYON
( Uzman. İLE Deney. İLE Denel, deneysel. İLE Deney yapma, deneyim. )
- EKSPERİMANTALİST[Fr. < EXPÉRIMENTALISTE] değil/yerine/= DENEYSELCİ
- EKSPERİMANTALİZM[Fr. < EXPÉRIMENTALISME] değil/yerine/= DENEYSELCİLİK
- EKSPERİMENT/EXPERIMENT[İng.] değil/yerine/= DENEY
- EKSPERİMENTAL/EXPERIMENTAL[İng.] değil/yerine/= DENEYSEL
- EKSPERİMENTALİZM/EXPERIMENTALISM[İng.] değil/yerine/= DENEYİMCİLİK
- EKSPERTİZ değil/yerine/= UZMAN İNCELEMESİ
- EKSPERYANS[Fr. < EXPÉRIENCE] değil/yerine/= DENEYİM
- EKSPİRASYON[İng. < EXPIRATION] ile/||/<> EKSPİRİYUM[İng. < EXPIRIUM]
( Soluk vermek. İLE/||/<> Soluk verim. )
- EKSPİRATUVAR/EXPIRATORY[İng.] değil/yerine/= SOLUKVERİM (İLİŞKİLİ)
- EKSPİRİYUM/EXPIRIUM[İng.] değil/yerine/= SOLUK VERİM
- EKSPİR(İ)YUM ile EKSPİRASYON
( Solukverim. İLE Solukverim, soluk verme, sonlanma. )
- EKSPLANTASYON/EXPLANTATION[İng.] değil/yerine/= DIŞ EKİM, GÖVDE DIŞI EKİM
- EKSPLİSİT BİLGİ/EXPLICIT KNOWLEDGE[İng.] değil/yerine/= AÇIK BİLGİ
- EKSPLİSİT/EXPLICIT[İng.] değil/yerine/= AÇIK
- EKSPLORASYON/EKSPLORE ETMEK ile. AÇIP İNCELEME
- EKSPLORATUVAR/EXPLORATORY[İng.] değil/yerine/= INCELEYİCİ | GÖZDEN GEÇİRICİ
- EKSPOJUR/EXPOSURE[İng.] değil/yerine/= AÇIĞA ÇIKARMA (CERRAHİ) | MARUZ BIRAKMA
- EKSPOZİSYON/EXPOSITION[İng.] değil/yerine/= SERGILEME
- EKSPOZİSYON[Fr. < EXPOSITION] değil/yerine/= SERGİLEME
- EKSPRESYONİST[Fr. < EXPRESSIONISTE] değil/yerine/= DIŞA VURUMCU
- EKSPRESYONİZM[Fr. < EXPRESSIONISME] değil/yerine/= DIŞA VURUMCULUK
- EKSPÜLSİYON/EXPULSION[İng.] değil/yerine/= DIŞA ATIM
- EKSTAKORPORAL SİRKÜLASYON/EXTRACORPOREAL CIRCULATION[İng.] değil/yerine/= GÖVDE DIŞI DOLAŞIM
- EKSTANSİYON/EXTENSION[İng.] değil/yerine/= GERİLME | UZAMA | DOĞRULMA | GENİŞLEME
- EKSTANSİYON ile EKSTANSÖR
( Genişleme, açılma. İLE Açan, geren. )
- EKSTANSÖR/EXTENSOR[İng.] değil/yerine/= GEREN | UZATAN | DOĞRULTAN
- EKSTAZİ/ECSTASY[İng.] değil/yerine/= ESRİME
- EXTENSIVE PROPERTY[İng.] ile/değil/yerine/= EKSTENSİF ÖZELLİK
- EKSTERİYOR/EXTERIOR[İng.] değil/yerine/= DIŞ BÖLÜM
- EKSTERNAL/EXTERNAL[İng.] değil/yerine/= DIŞ | DIŞARLI
- EKSTERNAL ile EKSTERNE ETMEK
( Dışsal, dış [ile ilgili]. İLE Taburcu etmek, hastaneden çıkarmak. )
- EKSTERNALİZASYON/EXTERNALİZING[İng.] değil/yerine/= DIŞSALLAŞTIRMA
- EKSTİRPASYON/EXTİRPATION[İng.] değil/yerine/= TÜMÜYLE ÇIKARIM
- EKSTRA ile EKSTRA-
( Artık, ek, fazladan. İLE -dışı. )
- EKSTRA/DAN ile FAZLA/DAN
- EKSTRAHEPATİK/EXTRAHEPATIC[İng.] değil/yerine/= KARACİĞER DIŞI
- EKSTRAKORPORAL/EXTRACORPOREAL[İng.] değil/yerine/= GÖVDE DIŞI
- EKSTRAKRANİYAL/EXTRACRANIAL[İng.] değil/yerine/= KAFATASI DIŞI
- EKSTRAKSİYON/EXTRACTION[İng.] değil/yerine/= ÇEKÇIKAR | ÖZÜTLEME
- EKSTRAKTÖR/EXTRACTOR[İng.] değil/yerine/= ÇEKÇIKARIR
- EKSTRAMEDÜLER/EXTRAMEDULLARY[İng.] değil/yerine/= KEMİK İLİĞİ DIŞI
- EKSTRAMÜRAL/EXTRAMURAL[İng.] değil/yerine/= DUVAR DIŞI
- EKSTRANODAL/EXTRANODAL[İng.] değil/yerine/= DÜĞÜM DIŞI
- EKSTRANSPLANTASYON/EXPLANTATION[İng.] değil/yerine/= DIŞ ORTAMDAN AKTARIM
- EXTRAPOLATION[İng.] / EXTRAKT[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSTRAPOLASYON, UZATIM
- EKSTRASELÜLER/EXTRACELLULAR[İng.] değil/yerine/= GÖZE DIŞI
- EKSTRASİSTOL/EXTRASYSTOLE[İng.] değil/yerine/= ERKEN VURU
- EKSTRAVASKÜLER/EXTRAVASCULAR[İng.] değil/yerine/= DAMAR DIŞI
- EKSTRAVAZASYON/EXTRAVASATION[İng.] değil/yerine/= DIŞA SIZIM (DAMAR, SİDİK/İDRAR YOLU)
- EKSTRAVERSİYON/EXTRAVERSION[İng.] değil/yerine/= DIŞA DÖNÜKLÜK
- EKSTRAVERT/EXTRAVERT[İng.] değil/yerine/= DIŞA DÖNÜK | DIŞA AÇIK (KİŞİLİK)
- EKSTRE ile EKSTREM ile EKSTREMİTE
( Öz, özüt. İLE Aşırı, uc, en ucta, en kenarda. İLE Kol ya da bacak. )
- EKSTRE değil/yerine/= HESAP ÖZETİ
- EKSTRE/EXTRACT[İng.] değil/yerine/= ÖZÜT
- EKSTREM[İng., Fr. < EXTREME] değil/yerine/= UC/AŞIRI/SIRADIŞI
- EKSTRENSEK/EXTRINSIC[İng.] değil/yerine/= DIŞSAL
- EXTRUSION[İng.] / VERDRÄNGUNG, VERTREIBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSTRÜZYON
- EKSTÜBASYON/EXTUBATION[İng.] değil/yerine/= BORU ÇIKARTIMI
- EKSÜDA/EXUDATE[İng.] değil/yerine/= YANGI SIVISI
- EKSÜDASYON/EXUDATION[İng.] değil/yerine/= YANGISAL SIZINTI
- EKT/ELECTROCONVULSIVE THERAPY[İng.] değil/yerine/= ELEKTROKONVÜLZİF TEDAVİ, ELEKTROŞOK TEDAVİSİ
- EKTAZİ/ECTASIA[İng.] değil/yerine/= GENİŞLEME
- EKTO-/EKZO- ile ENDO- ile EKSTRA-
( Dış-, dış [ile ilgili]. İLE İç-, iç [ile ilgili]. İLE -dışı. )
- EKTODERM[Fr. < ECTODERME] değil/yerine/= DIŞ DERİ
- EKTOPİ/ECTOPY[İng.] değil/yerine/= KONUM DIŞI
- EKTOPİ ile EKTOPİK
( Yer dışılık [örgen]. İLE Yer dışı [örgen]. )
- EKTOPİK VURU/EXTRASYSTOLE, ECTOPIC BEAT, PREMATURE BEAT[İng.] değil/yerine/= ERKEN VURU
- EKÜ[Fr. < ÉCU] değil/yerine/= AVRO
- EKÜRİ[Fr. < ÉCURIE] değil/yerine/= AHIRDAŞ
- EKVATOR değil/yerine/= EŞLEK
- EQUATORIAL BOND[İng.] ile/değil/yerine/= EKVATORYAL BAĞ
- EQUATORIAL LONE PAIR[İng.] ile/değil/yerine/= EKVATORYAL ELEKTRON ÇİFTİ
- EKZİSTANSİYALİZM değil/yerine/= VAROLUŞÇULUK
- EKZOFİTİK ile EKZOJEN ile EKZOKRİN ile EKZOTERİK ile EKZOTOKSİN
( Dışa büyüyen. İLE Dışsal, dış kaynaklı. İLE Dış salgı. İLE Dışsal, dış kaynaklı. İLE Dış ağı/zehir. )
- EKZON[İng. EXON] ile/||/<> EKZOSİTOZ[İng. EXOCYTOSIS]
( DNA'daki protein kodlayan bölgedir. İnsanda, bütün genlerin %2 civarını oluştururlar. (Ayrıca Bakınız: Intron) @@ Hücre içindeki büyük moleküllerin göze zarında membran oluşturarak göze dışına atılması süreci. Antik Yunancada "dış" anlamına gelen ἔξω ("éxō") sözcüğü ve gözenin yaptığı bir fenomeni belirten "-cytosis" ekinden gelmektedir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- EXOSPHÈRE[Fr.] / EXOSPHÄRE[Alm.] ile/değil/yerine/= EKZOSFER
- EKZOTERMİK[Fr. < EXOTHERMIQUE] değil/yerine/= ISIVEREN
- EKZOTERMİK REAKSİYON[İng. EXOTHERMIC REACTION] ile/||/<> ENDOTERMİK REAKSİYON[İng. ENDOTHERMIC REACTION]
( Çevresi ısınırken sistemin soğuduğu tepkimelere verilen addır. Bu tepkimelerde sistem çevreye ısı vermektedir. Bu sebeple ekzotermik reaksiyona ısıveren reaksiyon da denmektedir. Ekzotermik reaksiyona yanma ve suyun güçlü asitlerle karıştırılması örnek verilebilir. Ekzotermik reaksiyonun tam tersi endotermik reaksiyondur. @@ Çevresi soğurken sistemin ısındığı tepkimelere verilen addır. Bu tepkimelerde sistem çevreden ısı almaktadır. Bu sebeple endotermik reaksiyona ısıalan reaksiyon da denmektedir. Endotermik reaksiyona buzun erimesi ve yağmur yağması örnek verilebilir. Endotermik reaksiyonun tam tersi ekzotermik reaksiyondur.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- EXOTHERMIC REACTION[İng.] / EUTEKTISCHE LEGIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EKZOTERMİK TEPKİME
- el-AN[Ar.] ile/ve/||/<>/> el-AN KEMÂKÂN
( Şu anda bile. İLE/VE/||/<>/> Eskiden olduğu gibi. )
(1996'dan beri)