Türkçe'si Varken... FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 27.962 başlık/FaRk ile birlikte,
27.962 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(29/113)
- DUYUSAL["SENSÜEL" değil!] = HİSSÎ = SENSITIVE[İng.] = SENSITIF[Fr.] = SENSITIV, EMPFINDLICH[Alm.] = SENSITIVO[İsp.]
- DÜZ BASKI/OFSET[İng.] ile/ve/değil/yerine/||/<>/> DİJİTAL BASKI
( Kalıp izlerini, önce kauçuğa, kauçuktan da kâğıda geçirmeye dayanan, çift kopyalı baskı yöntemi. )
- LINEAR CHAINED ALKANE[İng.] ile/değil/yerine/= DÜZ ZİNCİRLİ ALKAN
- DÜZEN = NİZAM = ORDER[İng.] = ORDRE[Fr.] = ORDNUNG[Alm.] = ORDEN[İsp.] = ORDO[Lat.]
- APPARAT[Alm.] ile/değil/yerine/= DÜZENEK, AYGIT, CİHAZ, APARAT
- DÜZENLEYİCİ GENLER[İng. REGULATORY GENES] ile/||/<> DÜZENLİLİĞİN SEÇİLİMİ[İng. SELECTION OF REGULATORY]
( Başka genlerin görevini başlatan ya da sonlandıran genler. İnsanlarda ve diğer organizmalarda bu genler bazı kimyasalların salınma zamanını kontrol ediyor. Döllenmeden biraz sonra bu genler vücut parçalarının zamanlı oluşumunu kontrol ediyorlar. Aynı zamanda yaşlandıkça vücudumuzda oluşan değişiklikler bu genlerin sorumluluğunda. Düzenleyici genler aynı zamanda homeotik gen de denir. @@ Bir popülasyon içindeki genetik çeşitliliğin belirli bir yönde düzenlenmesi süreci. Düzenliliğin seçilimi, genetik özelliklerle canlının görünüşünü düzenlendiği ve bu düzenlemeler yoluyla da canlının bazı avantajlar sağladığı bir süreçtir. Bu durum, genellikle popülasyonun belirli çevresel koşullara uyum sağlamasıyla ortaya çıkmaktadır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- REGULATOR[İng.] / RÉGULATEUR[Fr.] / REGULATOR, REGLER[Alm.] ile/değil/yerine/= DÜZENLEYİCİ
- REGELMÄSSIGER ABSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= DÜZENLİ ARALIK
- REGELMÄSSIGE REFLEXION[Alm.] ile/değil/yerine/= DÜZENLİ YANSIMA
- REGULÄRES HALBTON[Alm.] ile/değil/yerine/= DÜZENLİ YARIM TON
- DÜZGÜ = KAİDE, NUMUNE = NORME[İng., Fr.] = NORM[Alm.] = NORMA[Lat.]
- UNIFORM FIELD[İng.] / CHAMP UNIFORME[Fr.] / GLEICHFÖRMIGES FELD[Alm.] ile/değil/yerine/= DÜZGÜN ALAN
- GLEICHFÖRMIGE KREISBEWEGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DÜZGÜN DAİRESEL DEVİNİM
- UNIFORM CIRCULAR MOTION[İng.] / MOUVEMENT CIRCULAIRE UNIFORME[Fr.] ile/değil/yerine/= DÜZGÜN DAİRESEL HAREKET
- GLEICHFÖRMIGE GERADLINIGE BEWEGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DÜZGÜN DOĞRUSAL DEVİNİM
- UNIFORM LINEAR MOTION[İng.] / MOUVEMENT RECTILIGNE UNIFORME[Fr.] ile/değil/yerine/= DÜZGÜN DOĞRUSAL HAREKET
- UNIFORM PLANE WAVE[İng.] / ONDE PLANE UNIFORME[Fr.] / GLEICHFÖRMIGE EBENE WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= DÜZGÜN DÜZLEM DALGA
- OCTAHEDRAL[İng.] ile/değil/yerine/= DÜZGÜN SEKİZ YÜZLÜ
- REGULAR REFLECTION[İng.] / RÉFLEXION RÉGULIÈRE[Fr.] ile/değil/yerine/= DÜZGÜN YANSIMA
- ÂYÎNE-İ MÜSTEVÎ[Osm.] / PLANE MIRROR[İng.] / MIROIR PLAN[Fr.] / FLACHER SPIEGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= DÜZLEM AYNA
- PLANE WAVE[İng.] / ONDE PLANE[Fr.] / EBENE WELLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DÜZLEM DALGA
- SURFACE PLANE RÉFRACTANTE[Fr.] ile/değil/yerine/= DÜZLEM KIRICI YÜZEY
- PLANOBERFLÄCHE BRECHEND[Alm.] ile/değil/yerine/= DÜZLEM YÜZEY KIRICI
- DÜZLEME/TESVİYE[Ar.]/AJÜSTAJ[Fr.] ile AJÜSTE[Fr.]
( Düzleme. İLE Pens ve büzgülerle gövdeye oturtulmuş giysi. )
- PLANAR CHROMATOGRAPHY[İng.] ile/değil/yerine/= DÜZLEMSEL KROMATOGRAFİ
- DVM/SUPPORT VECTOR MACHINES[İng.] değil/yerine/= DESTEK VEKTÖR MAKİNELERİ
- DWARF ile DWARFİSM / KRETEN/İZM
( Cüce. İLE Cücelik. )
- DYSLEXIA[İng.] değil/yerine/= DİSLEKSİ
( Çoğunlukla okuma, yazma ve heceleme ile ilgili sorunlara sebep olan yaygın bir öğrenme güçlüğüdür. Disleksi belirli bir öğrenme güçlüğüdür, yani okuma ve yazma gibi öğrenme için kullanılan belirli yeteneklerde sorunlara neden olur. Disleksi, günlük olarak zorluklar çıkarabilen, yaşam boyu süren bir sorundur. Belirtileri arasında "d" ve "b" ya da "p" ve "q" gibi birbirine benzer harfleri birbirine karıştırmak; okuma zorluğu; imla zorluğu; yabancı dil öğrenme zorluğu; geç konuşma; harfleri, sayıları ve renkleri adlandırma ya da hatırlama zorluğu ve okuma içeren faaliyetlerden kaçınmak bulunur.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- DYSMENORRHEA[İng.] değil/yerine/= DİSMENORE
( Âdet(regl) döneminde hissedilen şiddetli sancılar ya da ağrılı âdet dönemi. Günlük etkinlikleri engelleyecek derecede şiddetli sancılar için kullanılır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- DYSPNEA[İng.] değil/yerine/= DİSPNE
( Nefes darlığı olarak da bilinen yeterince hava alamama, göğüste sıkışma ya da nefes alırken zorlanma olarak tanımlanan tıbbi bir terim.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- DYSTONIA[İng.] değil/yerine/= DİSTONİ
( Kasların istemsiz olarak kasılmasına neden olan bir hareket bozukluğudur. Distoni, vücudunuzun bir bölümünü (fokal distoni), iki ya da daha fazla bitişik bölümünü (segmental distoni) ya da vücudunuzun tüm bölümlerini (genel distoni) etkileyebilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- E-BEND[İng.] / E-BIEGUNG, E-BOGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= E BÜKME/BÜKÜ
- NOYAU E[Fr.] ile/değil/yerine/= E ÇEKİRDEĞİ
- E-KERN[Alm.] ile/değil/yerine/= E-ÇEKİRDEK
- COURBURE EN E[Fr.] ile/değil/yerine/= E EĞRİLİĞİ
- E-CELL[İng.] / PILE E[Fr.] / E-ZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= E-GÖZESİ/HÜCRESİ, E PİLİ
- E-HEALTH ELECTRONIC HEALTH[İng.] değil/yerine/= E-SAĞLIK, ELEKTRONİK SAĞLIK
- E/M RATIO[İng.] ile/değil/yerine/= E/M ORANI
- E-ORBITAL[İng.] ile/değil/yerine/= E-ORBİTAL
- E-CORE[İng.] ile/değil/yerine/= E ÖZDEK
- E-REÇETE/E-PRESCRIBING[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK REÇETELEME
- E-SAĞLIK/E-HEALTH[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK SAĞLIK
- E-SAYRI/E-PATIENT ELECTRONIC PATIENT[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK BİLGİLENMİŞ SAYRI
- E-MAIL :/yerine E-POSTA
- EACH :/yerine HER BİRİ
- ead.[Lat. < EADEM] değil/yerine/= AYNI
- EAGER :/yerine İSTEKLİ
- EAR :/yerine KULAK
- EARLY :/yerine ERKEN
- EARN :/yerine KAZANMAK
- EARNINGS :/yerine KAZANÇ
- EARNSHAW NAZARİYESİ[Osm.] / EARNSHAW THEORY[İng.] / THÉORIE D'EARNSHAW[Fr.] / EARNSHAW-THEOREM, EARNSHAWSCHE THEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= EARNSHAW KURAMI
- EARTH :/yerine DÜNYA
- EARTH değil/yerine/= YERYUVARI
- EASE :/yerine KOLAYLIK
- EASILY :/yerine KOLAYCA
- EAST :/yerine DOĞU
- EASTERN :/yerine DOĞULU, DOĞU
- EASY :/yerine KOLAY
- EAT :/yerine YEMEK
- EBEDÎ/İLÂ NİHÂYE[Ar.] değil/yerine/= SONSUZ/UÇSUZ
- EBEDİYET[Ar.] değil/yerine/= SONSUZLUK
- EBEDİYETE İNTİKAL[Ar.] ETMEK değil/yerine/= SONSUZLUĞA GÖÇ ETMEK
- EBONITE[İng.] / ÉBONITE[Fr.] / EBONIT, HARTGUMMI[Alm.] ile/değil/yerine/= EBONİT
- EBULLIOSCOPY[İng.] / ÉBULLIOSCOPIE[Fr.] / EBULLIOSKOPIE[Alm.] ile/değil/yerine/= EBULYOSKOPİ
- EBYS/ELECTRONIC DOCUMENT MANAGEMENT SYSTEM[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK BELGE YÖNETİM DÜZENİ
- EC50/EFFECTIVE CONCENTRATION OF %50[İng.] değil/yerine/= ETKİLİ YOĞUNLUĞUN %50'Sİ
- ECC/EXTRACORPOREAL CIRCULATION[İng.] değil/yerine/= GÖVDE DIŞI DOLAŞIM
- ECEL[Ar.] değil/yerine/= ÖLÜNÇ
- ECKERT NUMBER[İng.] / NOMBRE D'ECKERT[Fr.] / ECKERT-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= ECKERT SAYISI
- ECLIPTIC değil/yerine/= TUTULUM DÜZLEMİ
- ECOGENETICS[İng.] değil/yerine/= EKOGENETİK
( Ekogenetik, genetik yapının organizmaların her türlü çevresel maddeye nasıl tepki vereceğini araştıran genetik bir dalıdır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ECOLOGICAL GENETICS[İng.] değil/yerine/= EKOLOJİK GENETİK
( Ekolojik boyutta organizmanın uyum başarısını çalışan, organizmanın hayatta kalma başarısını ve üremesini inceleyen, genetik biliminin bir dalıdır. Sahadaki çalışmalar, evrimsel değişikliklerin daha çabuk gözlemlenebilmesi nedeniyle genellikle böcek türleri ve kısa nesil süresi olan canlılar ile yapılmaktadır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ECOLOGICAL LIFE TIME değil/yerine/= ÇEVRESEL YAŞAM SÜRESİ
- ECONOMIC :/yerine EKONOMİK
- ECONOMICS :/yerine EKONOMİ BİLİMİ
- ECONOMIST :/yerine EKONOMİST
- ECONOMY :/yerine EKONOMİ
- ECOSPECİES değil/yerine/= ÇEVREBİREYLER
- ECR-İ MİSİL değil/yerine/= DENK ÖDENÇ
- ECT-/ECTO- ile/||/<> -ECTASİA/-ECTASİS ile/||/<> -ECTOMİZE ile/||/<> -ECTOMY ile/||/<> -CENOSİS ile/||/<> -STEREİSİS ile/||/<> ECTRO-
( Dış, dışta, olmaksızın. İLE/||/<> Dilatasyon, genişleme. İLE/||/<> Eksizyondan uğrama. İLE/||/<> Cerrahi olarak çıkarma. İLE/||/<> Akıntı, cerrahi olarak çıkarma. İLE/||/<> Bir bölümün cerrahi olarak çıkarılması, eksiklik. İLE/||/<> Doğuştan, konjenital olarak eksik. )
- ECZACI değil/yerine/= EMCİ
- ECZANE değil/yerine/= EMKEPİT
- ED50/EFFECTIVE DOSE %50[İng.] değil/yerine/= ETKİLİ DOZUN YARISI
- EDÂ DAVÂSI değil/yerine/= EDİM ARANCI
- EDA/EXPLANATORY DATA ANALYSIS[İng.] değil/yerine/= KEŞİFSEL VERİ ÇÖZÜMLEMESİ
- EDAT/ZARF/ADPOSITION(PREPOSITION / POSTPOSITION) değil/yerine/= İLGEÇ/BELİRTEÇ/SARMIK(ADVERB) [dilb.]
- EDDY CURRENTS[İng.] ile/değil/yerine/= EDDY AKIMLARI
- EDDY DIFFUSION[İng.] ile/değil/yerine/= EDDY DİFÜZYONU
- EDEBİYAT[Ar.] ile/=/||/<> YAZIN
( "EDEB" sözcüğünün uzatmalı -Î eki ile "Edeb'e ait olan", "Edeb alanında bulunan" anlamının, -YÂT eki [Türkçe'deki -SEL eki] ile çoğulu olarak kullanımıdır.
Bir şeyi düşünür, dile getirir ve yazarken, paylaşıma, aktarıma sokarken sahip olunması gereken dikkat, incelik(rikkat), titizliklerin önemini eserde yansıtmak üzere vurgu olarak ve -çoğul olarak ifade edilişiyle- önemini işaret etmek üzere bu adı almıştır.
[ Bugünkü Türkçe kullanımıyla "YAZIN" olarak, niteliksel özelliğinden çok
nesnesinin üzerinden tanımlanmaktadır. ] )
- EDEN BULUR (KADER[Ar. < KADAR]/KARMA[Hintçe]) ile/ve/||/<>/> NE EKERSEN, ONU BİÇERSİN
- EDEP/TERBİYE değil/yerine/= GÖRGÜ/İNCELİK/İYİ KILINÇ
- EDGE :/yerine KENAR
- PASSIVE COMPONENT[İng.] ile/değil/yerine/= EDİLGİN BİLEŞEN
- EDİLGİN = MÜNFAİL = PASSIVE[İng.] = PASSIF[Fr.] = PASSIV[Alm.] = PASSIVUS[Lat.] = PASIVO[İsp.]
- EDİLGİNLİK, TUTKU = PASSION[İng., Fr.] = LEIDENSCHAFT[Alm.] = PASSIO[Lat.]
- EDİM = FİİL, AMEL = ACT[İng.] = ACTE[Fr.] = AKT[Alm.] = ACTUS[Lat.] = ENERGEIA[Yun.] = ACTO[İsp.]
- EDİMSEL/LİK = BİLFİİL = ACTUAL/ITY[İng.] = ACTUEL/ITÉ[Fr.] = AKTUELL, WIRKLICHKEIT[Alm.] = ACTUALITAS[Lat.] = EFECTIVO[İsp.]
- EDISON-AKKUMULATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= EDİSON AKÜMÜLATÖRÜ
- EDISON BATTERY[İng.] / BATTERIE D'EDISON[Fr.] ile/değil/yerine/= EDİSON BATARYASI
- EDİSYON/EDİT yerine DÜZENLEME
- EDİSYON[Fr. < ÉDITION] değil/yerine/= BASI. | BASKI
- EDİT ETMEK değil/yerine/= DÜZENLEMEK
- EDITION :/yerine BASKI, SÜRÜM
- EDITOR :/yerine EDİTÖR
- EDİTÖR[Fr. EDITEUR] değil/yerine/= YAYIMCI, DÜZENLEYİCİ
- EDTA, ETHYLENEDIAMINETETRAACETIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= EDTA, ETİLENDİAMİNTETRAASETİK ASİT, EDTA
- EDUCATE :/yerine EĞİTMEK
- EDUCATION :/yerine EĞİTİM
- EDUCATIONAL :/yerine EĞİTSEL
- EDUCATOR :/yerine EĞİTİMCİ
- EEG/ELEKTROENSEFALOGRAM ELECTROENCEPHALOGRAM[İng.] değil/yerine/= BEYİN ELEKTRİK ÇİZGESİ
(
)
- EF/EJEKSİYON FRAKSİYONU EJECTION FRACTION[İng.] değil/yerine/= FIRLATMA YÜZDESİ
- EFEKT ile EFEKTİF ile EF(F)EKTÖR
( Etki. İLE Etkin, etkili. İLE Etkileyen. )
- EFEKTİF[İng. < EFFECTIVE/EFFECTIF(Fr.)] değil/yerine/= ETKİLİ
- EFEMİNE[Fr. < EFFÉMINÉ] değil/yerine/= KADINSI
- EFERENT/EFFERENT[İng.] değil/yerine/= GÖTÜRGEN
- EFFERVESCENT[İng.] ile/değil/yerine/= EFERVESAN
- BRAUSEND, SPRUDELND[Alm.] ile/değil/yerine/= EFERVESANT NESNE
- eff./effervesc.[Lat. < EFFERVESCENS] değil/yerine/= KÖPÜREN
- EFFECT :/yerine ETKİ
- EFFECTIVE HALF-LIFE[İng.] değil/yerine/= ETKİN YARI ÖMÜR
( Radyoaktif maddenin vücutta etkili olduğu süre.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- EFFECTIVE :/yerine ETKİLİ
- EFFECTIVELY :/yerine ETKİLİ ŞEKİLDE
- EF(F)ERENT ile EF(F)ÜZYON
( Götüren. İLE Sıvı [birikimi]. )
- EFFICACY ile EFLÜKS/EFFLUX
( Etkinlik. İLE Dış atım. )
- EFFICIENCY :/yerine VERİMLİLİK
- EFFICIENT :/yerine VERİMLİ
- EFFORT :/yerine ÇABA
- EFİ[Ar.] değil/yerine/= ÖNALIMCI
- EFLATUN[Ar. < Yun.] değil/yerine/= BUVALDUR
- EFOR[Fr. < EFFORT] değil/yerine/= ÇABA, GÜÇ
- EFOR[İng.] SARF ETMEK değil/yerine/= ÇABA TÜKETMEK
- EFOR TESTİ[İng.] değil/yerine/= GÜÇ SINAMASI
- EFRİZ[Fr. < FRISE] değil/yerine/= FRİZ
- EFSANE[Ar.] değil/yerine/= GÜZELLEME
- EFSANE değil/yerine/= SÖYLENCE
- EGALE[Fr. < ÉGALE | İng. < EQUAL] ile ANGAJE/ENGAJE[Fr./İng. < ENGAGÉ]
( Her ne kadar "yinelemek/tekrar" olarak bilinse ve kullanılsa da "eşitlemek/eşit değer" köküyle düşünmek ve anlamak gerekir. İLE Bağlamak, bağlanmak, ilişkilenmek, yer tutmak, işe almak/girmek. )
- EGALE ETMEK değil/yerine/= EŞİTLEMEK
- EGG :/yerine YUMURTA
- SCHRÄGVERTEILUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EĞİK DAĞILIM
- INCLINED PLANE[İng.] / AVION INCLINÉ[Fr.] / SCHIEFE EBENE[Alm.] ile/değil/yerine/= EĞİK DÜZLEM
- SCHRÄGE[Alm.] ile/değil/yerine/= EĞİK
- SCHIEFE[Alm.] ile/değil/yerine/= EĞİKLİK
- EĞİLİM = TEMAYÜL = INCLINATION[İng., Fr.] = NEIGUNG, ZUNEIGUNG[Alm.] = PROPENSIO, INCLINATIO[Lat.] = INCLINACIÓN[İsp.]
- TENSION DE FLEXION[Fr.] ile/değil/yerine/= EĞİLME GERİLMESİ
- BENDING MOMENT[İng.] / MOMENT FLÉCHISSANT[Fr.] / BIEGNUNGSMOMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= EĞİLME MOMENTİ
- STEIGUNGSKOPPLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EĞİM ÇİFTLENİMİ
- GRADIENT COUPLING[İng.] ile/değil/yerine/= EĞİM EŞLEMESİ
- GRADIENTENKOPPLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EĞİM ETKİLEŞMESİ
- MEYELÂN, MEYİL[Osm.] / GRADIENT, INCLINATION, SLOPE OF A CALIBRATION, LINE[İng.] / INCLINAISON[Fr.] / GRADIENT, NEIGUNG, STEIGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EĞİM, M
- EĞİTİM = TERBİYE = EDUCATION[İng., Fr.] = ERZIEHUNG[Alm.] = EDUCAIÓN[İsp.]
- EGO[İng.] değil/yerine/= BENLİK
- EGODİSTONİK/EGODYSTONIC[İng.] değil/yerine/= BENLİK UYUMSUZ
- EGOİST[Fr. < ÉGOÏSTE] değil/yerine/= BENCİL
- EGOİST/HODKÂM/HODBİN[Fars.] değil/yerine/= BENCİL/LİK
- EGOİZM[Fr. < ÉGOÏSME] değil/yerine/= BENCİLLİK
- EGOSANTRİK/EGOCENTRIC[İng.] değil/yerine/= BENMERKEZLİ/BENMERKEZCİ
- EGOSANTRİK[Fr. < ÉGOCENTRIQUE] değil/yerine/= BENİÇİNCİLİK YANLISI
- EGOSANTRİST[Fr. < ÉGOCENTRISTE] değil/yerine/= BENİÇİNCİ
- EGOSANTRİZM[Fr. < ÉGOCENTRISME] değil/yerine/= BENİÇİNCİLİK
- EGOSİNTONİK/EGOSYNTONIC[İng.] değil/yerine/= BENLİK UYUMLU
- EGOTİZM[Fr. < ÉGOTISME] değil/yerine/= BENLİKÇİLİK
- MÜNHANİ[Osm.] / CURVE[İng.] / KURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= EĞRİ
- COURBURE[Fr.] ile/değil/yerine/= EĞRİLİK
- EGZAJERASYON ile EGZAJERE ile EGZAJERE ETMEK
( Abartı. İLE Abartılı. İLE Abartmak. )
- EGZAMA[Fr. < ECZÉMA] değil/yerine/= MAYASIL
- EGZAMA[Yun.] değil/yerine/= MAYASIL
( Birdenbire ortaya çıkarak gelişen kızartı, kaşınma, sulanma, kabuk bağlama gibi doku bozukluklarıyla belirginleşen bir deri sayrılığı. )
- EGZERSİZ[Fr. < EXERCISE] değil/yerine/= ALIŞTIRMA
- EGZİSTANSİYALİST[Fr. < EXISTENTIALISTE] değil/yerine/= VAROLUŞÇU
- EGZİSTANSİYALİZM[Fr. < EXISTENTIALISME] değil/yerine/= VAROLUŞÇULUK
- EGZOGAMİ[Fr. < EXOGAMIE] değil/yerine/= DIŞ EVLİLİK
- EGZOMORFİZM[Fr. < EXOMORPHISME] değil/yerine/= DIŞ BAŞKALAŞIM
- EGZOS[İng. EXHAUST] değil/yerine/= SUSTURUCU
- EXOSPHERE[İng.] ile/değil/yerine/= EGZOSFER
- EGZOTİK[Fr. < EXOTIQUE] değil/yerine/= YABANCIL
- EGZOTİK[Fr.] değil/yerine/= YABANCIL
( Uzak, yabancı ülkelerle ilgili, bu ülkelerden getirilmiş. )
- EGZOTİZM[Fr. < EXOTISME] değil/yerine/= YABANCILLIK
- EHEMMİYET VERMEK değil/yerine/= ÖNEMSEMEK/ÖNEM VERMEK
- EHEMMİYET[Ar.] değil/yerine/= ÖNEM, DEĞERLİLİK
- EHK/ELECTRONIC PATIENT RECORD[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK SAYRI KAYDI
- EHLEN ile/ve/||/<>/> SEHLEN
( Beceriyle. İLE/VE/||/<>/> Kolaylıkla. [hoş geldiniz ve sefalar getirdiniz] )
- EHLİHİBRE/EHLİVUKÛF/EKSPER değil/yerine/= BİLİRKİŞİ/UZMAN
- EHR/ELECTRONIC HEALTH RECORD[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK SAĞLIK KAYDI
- EHRAM/PİRAMİT değil/yerine/= ...
- EHRENFEST'S EQUATION[İng.] / EHRENFEST/SCHE-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EHRENFEST DENKLEMİ
- ÉQUATIONS D'EHRENFEST[Fr.] ile/değil/yerine/= EHRENFEST DENKLEMLERİ
- EHRENFEST NAZARİYESİ[Osm.] / EHRENFEST'S THEORY[İng.] / THÉORIE D'EHRENFEST[Fr.] / EHRENFEST/SCHE-THEOREM/THEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= EHRENFEST KURAMI
- EHRENFEST'S LAW[İng.] / LOI D'EHRENFEST[Fr.] / EHRENFEST/SCHE-GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= EHRENFEST YASASI
- EHRS/ELECTRONIC HEALTH RECORD SYSTEM[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK SAĞLIK KAYDI DÜZENİ
- EHS/ELECTRONIC HEALTH SYSTEM[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK SAĞLIK DÜZENİ
- EHS/ELECTRONIC PATIENT SYSTEM[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK SAYRI DÜZENİ
- EHVEN-İ ŞER[Ar.] değil/yerine/= KÖTÜNÜN İYİSİ
- EIGHT :/yerine SEKİZ
- EINSTEIN VISCOSITY EQUATION[İng.] / EINSTEIN/SCHE VISKOSITÄTSGLEICHUNG, EINSTEIN-VISKOSITÄTSGLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN AĞDALILIK DENKLEMİ
- EINSTEIN'S FIELD EQUATIONS[İng.] / ÉQUATION DU CHAMP D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN-FELDGLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN ALAN DENKLEMLERİ
- EINSTEIN RELATION[İng.] / RELATION D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN-BEZIEHUNG, EINSTEIN-RELATION[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN BAĞINTISI
- EINSTEIN-BOHR EQUATION[İng.] / ÉQUATION D'EINSTEIN-BOHR[Fr.] / EINSTEIN-BOHR/SCHE-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN-BOHR DENKLEMİ
- EINSTEIN-DE HAAS EFFECT[İng.] / EFFET EINSTEIN-DE HAAS[Fr.] / EINSTEIN-DE-HAAS-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN-DE HAAS ETKİSİ
- EINSTEIN-DE HAAS METHOD[İng.] / MÉTHODE D'EINSTEIN-DE HAAS[Fr.] / EINSTEIN-DE-HAAS-METHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN-DE HAAS YÖNTEMİ
- EINSTEIN-DE SITTER MODEL[İng.] / MODÈLE D'EINSTEIN-DE SITTER[Fr.] / EINSTEIN-DE-SITTER-MODELL[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN-DE SİTTER ÖRNEKÇESİ/MODELİ
- EINSTEIN DIFFUSION EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE LA DIFFUSION D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN-DIFFUSIONSGLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN DİFÜZYON DENKLEMİ
- ile/değil/yerine/= EİNSTEİN EŞDEĞERLİK DENKLEMİ
- EİNSTEİN MÜADELET KÂİDESİ[Osm.] / EINSTEIN'S EQUIVALENCE PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE D'ÉQUIVALENCE D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN/SCHE ÄQUIVALENZGLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN EŞDEĞERLİK İLKESİ
- EINSTEIN'S PHOTOELECTRIC EQUATION[İng.] / ÉQUATION PHOTOÉLECTRIQUE D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN-PHOTOELEKTRISCHE GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN FOTOELEKTRİK DENKLEMİ
- CONDITION DE LA FRÉQUENCE D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN-FREQUENZBEDINGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN FREKANS KOŞULU
- FRÉQUENCE D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN/SCHE FREQUENZ/ZUSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN FREKANSI
- EİNSTEİN UMÛMÎ İZÂFİYET NAZARİYESİ[Osm.] / EINSTEIN'S GENERAL THEORY OF RELATIVITY[İng.] / THÉORIE DE LA RELATIVITÉ GÉNÉRALE D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN/SCHE ALLGEMEINE RELATIVITÄTSTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN GENEL GÖRELİLİK KURAMI
- EINSTEIN COEFFICIENTS[İng.] / COEFFICIENTS D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN-KOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN KATSAYILARI
- EINSTEIN-VERSCHIEBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN KAYMASI
- EINSTEIN'S SPECIAL THEORY OF RELATIVITY[İng.] / THÉORIE DE LA RELATIVITÉ RESTREINTE D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN/SCHE SPEZIELLE RELATIVITÄTSTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN ÖZEL GÖRELİLİK KURAMI
- EINSTEIN'S THEORY OF SPECIFIC HEAT CAPACITIES[İng.] / THÉORIE DE LA CAPACITÉ THERMIQUE SPÉCIFIQUE D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN/SCHE THEORIE DER SPEZIFISCHEN WÄRMEKAPAZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN ÖZGÜL ISI SIĞASI KURAMI
- EINSTEIN-PLANCK LAW[İng.] / LOI D'EINSTEIN-PLANCK[Fr.] / EINSTEIN-PLANCK/SCHES-GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN-PLANCK YASASI
- EINSTEIN-ROSEN WAVES[İng.] / ONDES D'EINSTEIN-ROSEN[Fr.] / EINSTEIN-ROSEN-WELLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN-ROSEN DALGALARI
- EINSTEIN'S NUMBER[İng.] / NOMBRE D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN SAYISI
- EINSTEIN'S FREQUENCY[İng.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN SIKLIĞI
- EINSTEIN'S FREQUENCY CONDITION[İng.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN SIKLIK KOŞULU
- ÉQUATION DE LA VISCOSITÉ D'EINSTEIN[Fr.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN VİSKOZİTE DENKLEMİ
- EINSTEIN'S LAW[İng.] / LOI D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN/SCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN YASASI
- EINTHOVEN GALVANOMETER[İng.] / GALVANOMÈTRE D'EINTHOVEN[Fr.] / EINTHOVEN-GALVANOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNTHOVEN GALVANOMETRESİ
- EITHER :/yerine YA DA
- EJEKSİYON ile EJEKÜLASYON ile EJEKÜLAT
( Fışkırma. İLE Boşalım, bel gelmesi. İLE Meni, belsuyu. )
- EJEKTÖR[Fr. < ÉJECTEUR] değil/yerine/= FIŞKIRTICI
- ZUSATZWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= EK DİRENÇ
- ZUSATZENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= EK ENERJİ
- ZUSATZSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EK GERİLİM
- ZUSATZMASSE[Alm.] ile/değil/yerine/= EK KÜTLE
- EKALLİYET[Ar.] değil/yerine AZINLIK
- EKARTE[Fr. < ÉCARTÉ] (ETMEK) ile/ve/||/<> EKARTÖR
( Dışlamak, ayırmak, konu dışında tutmak. İLE/VE/||/<> Ayırgaç. )
- EKDİSOZOAN[İng. ECDYSOZOA] ile/||/<> EKDİZİS[İng. ECDYSIS]
( Ağız-önce (protostom) canlıların deri değiştirme ile bilinen koludur. @@ Kabuk ya da deri değiştirmenin bilimsel literatürdeki adıdır. Dıştaki kütikula tabakasının dökülmesi demektir. Bu sayede sert yapılı dış iskelet bırakılır. Böceklerde ve kabuklularda görülür.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- GEHÄUSE[Alm.] ile/değil/yerine/= EKEKET
- EKG/ELECTROCARDIOGRAM ELEKTROKARDİYOGRAM[İng.] değil/yerine/= YÜREK ELEKTRİK ÇİZGESİ
- EKİLİBRİYUM/EQUİLİBRIUM[İng.] değil/yerine/= EŞİTLENME
- EKİMOTİK ile EKİMOZ
( Morarmış. İLE [deride] Morartı, göğerti. )
(1996'dan beri)