Türkçe'si Varken... FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 27.963 başlık/FaRk ile birlikte,
27.963 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(26/113)
- DINEUTRON[İng.] / DINEUTRON[Fr.] / DINEUTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= DİNÖTRON
- DİN/RELİGİON değil/yerine/= KÖNE
- DIOECIOUS[İng.] değil/yerine/= İKİEVCİKLİ
( Erkek ve dişi üreme fonksiyonlarının ayrı bireylerde oluştuğu canlılardır. Genelde bitkilerin ayırt edilmesinde kullanılır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- DIOXANE[İng.] / DIOXANE[Fr.] / DIOXAN[Alm.] ile/değil/yerine/= DİOKSAN
- DIOL[İng.] ile/değil/yerine/= DİOL
- DIOPSIDE[İng.] ile/değil/yerine/= DİOPSİT
- DIOPTRISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= DİOPTRİK
- DIPEPTIDE[İng.] ile/değil/yerine/= DİPEPTİT
- DİPFRİZ[İng. < DEEP FREEZE] değil/yerine DONDURAÇ / DERİN DONDURUCU
- DİPLEJİ/DİPLEGIA[İng.] değil/yerine/= İKİ TARAFLI FELÇ
- DİPLEJİ değil/yerine/= ÜST YARI FELCİ
- DİPLO- ile DİPLOİD ile DİPLOPİ
( Çift, iki. İLE Çift takımlı. İLE Çift görme. )
- DİPLOMATİK[Fr. < DIPLOMATIQUE] değil/yerine/= DİPLOMASİ İLE İLGİLİ
- DİPLOPİ/DİPLOPIA[İng.] değil/yerine/= ÇİFT GÖRME
- DIPOLE-DIPOLE INTERACTION[İng.] ile/değil/yerine/= DİPOL-DİPOL ETKİLEŞMESİ
- DIPOLE MOMENT[İng.] ile/değil/yerine/= DİPOL MOMENT
- DIPOLE[İng.] / DIPOL[Alm.] ile/değil/yerine/= DİPOL
- DIPROPYL KETONE[İng.] / BUTYRON[Fr.] / BUTYRON[Alm.] ile/değil/yerine/= DİPROPİL KETON
- DIPROTIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= DİPROTİK ASİT
- DIRAC WAVE FUNCTION[İng.] / FONCTION D'ONDE DE DIRAC[Fr.] / DIRAC-WELLENFUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= DİRAC DALGA İŞLEVİ/FONKSİYONU
- DIRAC EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE DIRAC[Fr.] / DIRAC-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DİRAC DENKLEMİ
- DIRAC GAMMA ALGEBRA[İng.] / DIRAC-GAMMAALGEBRA[Alm.] ile/değil/yerine/= DİRAC GAMA CEBİRİ
- DIRAC QUANTIZATION[İng.] / QUANTIFICATION DE DIRAC[Fr.] / DIRAC-QUANTELUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DİRAC KUANTALAMASI
- DIRAC THEORY[İng.] / THÉORIE DE DIRAC[Fr.] / DIRAC-THEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= DİRAC KURAMI
- DIRAC MATRIX[İng.] / MATRICE DE DIRAC[Fr.] / DIRAC-MATRIX[Alm.] ile/değil/yerine/= DİRAC MATRİSİ
- DIRAC MOMENT[İng.] / DIRAC-MOMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= DİRAC MOMENTİ
- DIRAC PARTICLE[İng.] / PARTICULE DE DIRAC[Fr.] / DIRAC-PARTIKEL[Alm.] ile/değil/yerine/= DİRAC PARÇACIĞI
- DIRAC MONOPOLE[İng.] / MONOPÔLE DE DIRAC[Fr.] / DIRAC-MONOPOLE[Alm.] ile/değil/yerine/= DİRAC TEK KUTBU
- DIRAFT[İng. < DRAFT] değil/yerine/= TASLAK
- DIRECT :/yerine YÖNLENDİRMEK, DOĞRUDAN
- DIRECTION :/yerine YÖN, TALİMAT
- DIRECTIONAL SELECTION[İng.] değil/yerine/= YÖNLÜ SEÇİLİM
( Bu tip seçilim türünde, bir popülasyonun belirli bir özelliği artış ya da azalış yönünde bir seyir izler. Popülasyonun ortalama özellik değerlerinde düzenli bir değişime neden olabilir.Bir popülasyonda küçük vücuda sahip olmak direk uyum başarısını arttırıyorsa, her nesilde daha küçük bireyler seçilecek, evrim belirli bir yöne doğru ilerleyecektir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- DIRECTLY :/yerine DOĞRUDAN
- DIRECTOR :/yerine YÖNETMEN, MÜDÜR
- DİREK/MAN değil DOĞRUDAN
- DİREKSİYON/DİDON/GİDON[Fr. < GUIDON] ile/değil YÖNELTEÇ
( ... İLE/DEĞİL Bisiklette. )
( )
- DİREKSİYON değil/yerine/= YÖNELTEÇ
- DİREKSİYON değil/yerine/= YÖNELTEÇ
- DİREKSİYONEL/DİRECTIONAL[İng.] değil/yerine/= YÖNLENDİRİLMİŞ
- DİREKSİYONEL değil/yerine/= YÖNLENDİRİLMİŞ
- DİREKT AKIM(DC) ile DEBİ
( Doğru akım. İLE Akım oylumu. )
- DİREKT/DİRECT[İng.] değil/yerine/= DOĞRUDAN
- DİREKT değil/yerine/= DOĞRUCA
- DİREKT değil/yerine/= DOĞRUDAN
- DİREKT değil/yerine/= DOLAYSIZ/DOĞRUDAN/ARACISIZ
- DİREKTİF[Fr. < DIRECTIVE] değil/yerine/= YÖNERGE
- DİREKTİF/TÂLİMAT değil/yerine/= YÖNERGE/BUYURU
- DİREKTİF ile DİREKTÖR
( Buyruk, emir. İLE Yönetmen, yönetici. )
- DİREKTÖR[Fr. < DIRECTEUR] değil/yerine/= YÖNETMEN
- D(İ)REN ile D(İ)RENAJ
( Akıtaç. İLE Akıtım. )
- MUKÂVEMET[Osm.] / RESISTANCE, RESISTOR, STRENGTH[İng.] / RÉSISTANCE[Fr.] / WIDERSTAND, ENDFESTIGKEIT[Alm.][Alm.] ile/değil/yerine/= DİRENÇ, DAYANIM
- BAISSE DE LA RÉSISTANCE[Fr.] ile/değil/yerine/= DİRENÇ DÜŞMESİ
- RESISTANCE DROP[İng.] / WIDERSTANDSABFALL[Alm.] ile/değil/yerine/= DİRENÇ DÜŞÜMÜ/DÜŞÜŞÜ
- RESISTANCE (ELECTRICAL)[İng.] / WIEDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= DİRENÇ (ELEKTRİKSEL)
- WIDERSTANDSRAUSCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DİRENÇ GÜRÜLTÜSÜ
- OHMMETER[İng.] / OHMMÈTRE[Fr.] / OHMMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= DİRENÇ ÖLÇER, OHMMETRE
- LIMITE DE RÉSISTIVITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= DİRENÇ SINIRI
- RESISTANCE REFLECTION[İng.] / RÉFLEXION D'IMPÉDANCE[Fr.] / WIDERSTANDSREFLEXION[Alm.] ile/değil/yerine/= DİRENÇ YANSIMASI
- THERMOMÈTRE À RÉSISTANCE[Fr.] ile/değil/yerine/= DİRENÇLİ SICAKLIKÖLÇER
- RÉSISTIVITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= DİRENÇLİLİK
- DİRİMBİLİM/DİRİLBİLİM = BIOLOGY[İng.] = BIOLOGIE[Fr.] = BIOLOGIE[Alm.] = BIOLOGIA[İt.] = BIOLOGÍA[İsp.]
- DİRİMBİLİM/BİYOLOJİ ile/ve/||/<> ANTROPOBİYOLOJİ[Fr.]
( ... İLE/VE/||/<> Zaman içinde insanda görülen biyolojik farklılığın ve çeşitliliğin incelenmesi. )
- DIRT :/yerine KİR
- DIRTY :/yerine KİRLİ
- DİŞ = TOOTH[İng.] = DENT[Fr.] = ZAHN[Alm.] = DENTE[İt.] = DIENTE[İsp.]
- EXOERGIC COLLISION[İng.] / COLLISION EXOÉNERGÉTIQUE[Fr.] / EXOERGER STOSS, EXOERGICZUSAMMENSTOSS[Alm.] ile/değil/yerine/= DIŞA DÖNÜK ÇARPIŞMA
- DİSABİLİTE/DISABILITY[İng.] değil/yerine/= ENGELLİLİK | YETİ YİTIMİ
- DISABILITY :/yerine ENGELLİLİK
- DISACCHARIDE[İng.] değil/yerine/= DİSAKKARİT
( İki monosakkaritin glikozit bağı ile birleşmesi ile oluşan şekerdir. Monosakkaritler gibi suda çözünürler ve basit şekerlerdir. Maltoz (malt şekeri), sakkaroz (çay şekeri) ve laktoz (süt şekeri) disakkaritlere örnek verilebilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- DISAGREE :/yerine KATILMAMAK
- DISACCHARIDES[İng.] ile/değil/yerine/= DİSAKKARİTLER
- DISAPPEAR :/yerine KAYBOLMAK
- EXCLUSION PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE D'EXCLUSION[Fr.] / AUSSCHLIESSUNGSPRINZIP, AUSSERUNGSPRINZIP[Alm.] ile/değil/yerine/= DIŞ(AR)LAMA İLKESİ
- DISASTER :/yerine FELAKET
- DIŞAVURUM = İFADE = EXPRESSION[İng., Fr.] = AUSDRUCK[Alm.] = EXPRESIÓN[İsp.]
- KONVEXSPIEGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= DIŞBÜKEY AYNA
- KONVEXE LINSE, KONVEXLINSE[Alm.] ile/değil/yerine/= DIŞBÜKEY MERCEK
- DISCIPLINE :/yerine DİSİPLİN
- DISCOURSE :/yerine SÖYLEM
- DISCOVER :/yerine KEŞFETMEK
- DISCOVERY :/yerine KEŞİF
- DISCRIMINATION :/yerine AYRIMCILIK
- DISCRIMINATIVE BEHAVIOR[İng.] değil/yerine/= AYIRT EDİCİ DAVRANIŞ
( Algılamada, iki uyarıcı arasındaki farkı algılayabilme yetisidir.
Koşullamada, iki uyarıcıya farklı farklı tepkilerde bulunabilmektir.
Sosyal psikolojide; önyargılı davranarak, ırk ya da din ayırımında olduğu gibi, aynı sosyal durumda bireylere farklı davranmaktır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- DISCUSS :/yerine TARTIŞMAK
- DISCUSSION :/yerine TARTIŞMA
- EXTRAPOLATION[Fr.] / EXTRAPOLATION[Alm.] ile/değil/yerine/= DIŞDEĞERLEME
- DİSDİYADOKİNEZİ/DYSDİADOCHOKINESIA[İng.] değil/yerine/= ARDIŞIK DEVİNIM BOZUKLUĞU
- DISEASE :/yerine HASTALIK
- DİSEKAN değil/yerine/= DİLİNİK
- DİSEKİLİBRİUM/DYSEQUILIBRIUM[İng.] değil/yerine/= DENGESİZLEŞME
- DİSEKSİYON değil/yerine/= KES AYIR | DİLİNME
- DİSEMİNASYON/DISSEMINATION[İng.] değil/yerine/= YAYILMA
- DİSEMİNASYON değil/yerine/= SERPİLME | YAYILMA
- DİSFONKSİYON/DYSFUNCTION[İng.] değil/yerine/= İŞLEV BOZUKLUĞU
- DİSFONKSİYON ile/||/<> DİSKİNEZİ
( İşlev bozukluğu. İLE/VE/|| Devinim bozukluğu. )
- DİSGRAFİ/DYSGRAPHIA[İng.] değil/yerine/= YAZI-ÇİZİ BOZUKLUĞU
- DİSGUZİ/DYSGEUSIA[İng.] değil/yerine/= TAT ALMA BOZUKLUĞU
- DISH :/yerine TABAK
- DİSİMİLASYON[Fr.] değil/yerine/= BENZEŞMEZLİK
- DİSİMİLASYON[Fr. <] değil/yerine/= BENZEŞMEZLİK
- DİSİPLİN CEZÂSI değil/yerine/= DÜZENCE KIZITI
- DİSİPLİN değil/yerine/= DÜZENCE
- DİSKALİFİYE[Fr. < DISQUALIFIÉ] değil/yerine/= YARIŞ DIŞI BIRAKILMIŞ
- DIŞKI[İng. FECES] ile/||/<> KLOAK[İng. CLOACA] ile/||/<> KOPROLİT[İng. COPROLITE]
( Genellikle anüs yoluyla vücuttan atılan sindirim artıklarıdır. Doğada çok önemli görevleri vardır. Dışkının oluşmasında besinler ağızdan alınarak vücutta işlenir. Besin içindeki gerekli kimyasallar kullanılır diğerleri ise atılır. Genelde iki biçimde atılabilir @@ Bazı canlı gruplarında bulunan, son bağırsağın dışarıya açıldığı dışkının ve idrarın atıldığı, eşeysel üremenin sağlandığı 3 kısımdan oluşan bir vücut açıklığıdır. Kuşların büyük bir çoğunluğunda penis bulunmaz ya da körelmiştir. Penis bulunmayan kuşlarda üreme kloak ile sağlanır. Kuşların (Aves), sürüngenlerin (Reptilia) ve amfibilerin (Amphibia) ezici çoğunluğunda kloak bulunur. @@ Koprolit, fosilleşmiş dışkıları tanımlamak için kullanılan bir terimdir. Genellikle paleontologlar ve paleoekologlar tarafından incelenir. Koprolitler; bir hayvanın dışkısı, çamur ya da kum gibi tortularda korunduğunda ve daha sonra fosilleşme süreci boyunca zamanla sertleştiğinde oluşur. Eski hayvanların diyetleri, davranışları ve yaşadıkları çevre hakkında değerli bilgiler sağlayabildikleri bilinmektedir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- DİSKİNEZİ/DYSKINESIA[İng.] değil/yerine/= DEVİNIM BOZUKLUĞU
- DİSKONEKSİYON/DISCONNECTION[İng.] değil/yerine/= BAĞLANTI KESİLMESİ
- DİSKORDANS/DISCORDANCE[İng.] değil/yerine/= UYUMSUZLUK
- DİSKORDAN/S değil/yerine/= BENZEŞMEZ/LİK | UYUMSUZ/LUK
- DİSKRET ile/||/<> DİSKRİMİNAN ile/||/<> DİSOSİYASYON
( Ayrı, farklı. İLE/VE/|| Ayırt edici. İLE/VE/|| Ayrışma. | Uyumsuzluk. )
- DİSKRİMINAN/DISCRIMINANT[İng.] değil/yerine/= AYIRT EDICİ
- DISKRIMINATORER KREIS[Alm.] ile/değil/yerine/= DİSKRİMİNATÖR DEVRESİ
- DİSKUR[Fr. < DISCOURS] değil/yerine/= SÖYLEV, NUTUK
- DİSKUR değil/yerine/= SÖYLEM
- DİSLEKSİ/DYSLEXIA[İng.] değil/yerine/= OKUMA BOZUKLUĞU
- DİSLOKASYON/DISLOCATION[İng.] değil/yerine/= ÇIKIK
- DISMETRİ/DYSMETRIA[İng.] değil/yerine/= UZAKLIK KESTİRİMSİZLİĞİ
- DISMISS :/yerine KOVMAK, REDDETMEK
- DISMORFİK/DISMORPHİC[İng.] değil/yerine/= BOZUK BİÇİMLİ
- DISODIUM EDTA[İng.] ile/değil/yerine/= DİSODYUM EDTA
- DISORDER[İng.] değil/yerine/= BOZUKLUK
- DISORDER :/yerine BOZUKLUK
- DİSOSİYASYON/DISSOCIATION[İng.] değil/yerine/= AYRIŞMA | RUHSAL ÇÖZÜLME
- diso.[Lat. < DISPENSA] değil/yerine/= DAĞITINIZ
- DİSPANSER[Fr. < DISPENSAIR] değil/yerine/= SAĞLIK OCAĞI
- DİSPANSER değil/yerine/= SAĞLIKEVİ/SAĞLIK OCAĞI
- DİSPERSİYON değil/yerine/= DAĞILIM
- DISPLAY :/yerine GÖSTERMEK, EKRAN
- DİSPLAZİ ile/||/<> DİSPLASTİK ile/||/<> DİSTROFİ
( Yoz gelişim. İLE/VE/|| Gelişimi bozuk. İLE/VE/|| Yoz gelişme. )
- DISPOSABLE SOMA THEORY[İng.] değil/yerine/= TEK KULLANIMLIK SOMA TEORİSİ
( 1977'de, Thomas Kirkwood adlı bir istatistikçi tarafından ortaya atılan, organizmaların yalnızca üreme faaliyetleri ile organizmanın üreme-olmayan yönlerinin korunması (soma) arasında bölünmesi gereken sınırlı miktarda enerjiye sahip olduğunu açıkladığı teorisi. Bu teori, bir organizmanın üreme yeteneğini kazandığı yaştan sonraki ek ömrün evrimsel değerinin düştüğü fikrine dayanır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- DISPOSABLE[İng.] değil/yerine/= TEK KULLANIMLIK / KULLAN AT
- DİSPOSİBLE değil/yerine/= KULLAN AT
- DİSPRAKSİ/DYSPRAXIA[İng.] değil/yerine/= DEVİNIMSEL BECERİ BOZUKLUĞU
- DİSPROPORSİYON/DISPROPORTION[İng.] değil/yerine/= ORANTISIZLIK
- DİSPROPORSİYON değil/yerine/= ORANTISIZLIK
- DYSPROSIUM SALTS[İng.] ile/değil/yerine/= DİSPROSİUM TUZLARI
- DİSPROSODİ/DYSPROSODIA[İng.] değil/yerine/= SÖZ EZGISİ BOZUKLUĞU
- DISPUTE :/yerine ANLAŞMAZLIK
- DİSRAFİ/DISRAPHY[İng.] değil/yerine/= BİTİŞİM BOZUKLUĞU
- DIŞRAK = HARİCİ = EXOTERIC[İng.] = ÉXOTÉRIQUE[Fr.] = EXOTERISCH[Alm.]
- DİSRITMİ/DYSRHYTHMIA[İng.] değil/yerine/= DİZEM BOZUKLUĞU
- DİSRİTMİ değil/yerine/= DİZEM BOZUKLUĞU
- DISRUPTIVE SELECTION[İng.] değil/yerine/= DALLANAN SEÇİLİM
( Bir popülasyondaki genler, en uçtan diğer en uçtaki genleri seçer. Bu durumda popülasyondaki ortalama özellikteki genler silinir. Örneğin; bir böcek popülasyonunda iki farklı ağaç türü varsa, açık renkli böcekler açık renkli ağaçlarda, kapalı renkli böcekler ise kapalı renkli ağaçlarda yaşar. Ortalama renkli, yani açık ve kapalı renk arasındaki böcekler, zamanla popülasyondan silinir. Bu sayede en açık ve en kapalı renkteki böcekler seçilir ve evrim o yönde ilerler.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- DISSECTION[İng.] değil/yerine/= DİSEKSİYON
( Herhangi bir organizmanın iç yapısını ve anatomisini incelemek üzere dış yapısının açılmasına verilen isimdir. İnsanlar için yapılan otopside ve hayvanlar için yapılan nekropside ölüm nedeninin tespit edilmesinde kullanılır. Biyoloji, anatomi ve tıp gibi alanların öğrencileri ise eğitim alırken diseksiyon eğitimi alırlar.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- DİSSEMİNE İNTRAVASKÜLER KOAGÜLASYON değil/yerine/= YAYGIN DAMARİÇİ PIHTILAŞMA
- DISSOCIATIVE IDENTITY DISORDER[İng.] değil/yerine/= DİSSOSİYATİF KİMLİK BOZUKLUĞU
( Eskiden Çoklu Kişilik Bozukluğu olarak da bilinen kişinin farklı kimliklere sahip olmasına neden olan zihinsel bozukluk. Nadir bir hastalık olmasıyla beraber genellikle çocukluk travmaları nedeniyle ortaya çıkar.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- DISTAL[İng.] değil/yerine/= BAŞLANGICA UZAK
- DİSTAL değil/yerine/= BAŞLANGICA UZAK
- DISTANCE :/yerine MESAFE
- DİSTANSİYON değil/yerine/= GERGİNLİK, ŞİŞKİNLİK
- DISTANT :/yerine UZAK
- DİSTİLASYON/DISTILLATION[İng.] değil/yerine/= DAMITMA
- DİSTİLE/DISTILLED[İng.] değil/yerine/= DAMITIK
- DISTINCT :/yerine FARKLI
- DISTINCTION :/yerine AYRIM
- DISTINGUISH :/yerine AYIRT ETMEK
- DİSTONİ değil/yerine/= GERİM BOZUKLUĞU
- DİSTORSİYON değil/yerine/= BURKULMA | ÇARPITMA | SAPMA
- DİSTRES/DISTRESS[İng.] değil/yerine/= SIKINTI | ZORLANMA
- DİSTRES değil/yerine/= SIKINTI
- DİSTRİBÜSYON/DISTRIBUTION[İng.] değil/yerine/= DAĞILIM
- DISTRIBUTE :/yerine DAĞITMAK
- DISTRIBUTION :/yerine DAĞITIM
- DİSTRİBÜTÖR[Fr. < DISTRIBUTEUR] değil/yerine/= DAĞITICI
- DİSTRİBÜTÖR["DİSPÜTÖR" değil!][İng. DISTRIBUTOR][Fr. DISTRIBUTEUR] değil/yerine/= DAĞITICI/DAĞITIM
- DISTRICT :/yerine İLÇE
- DİSTROFİ/DYSTROPHY[İng.] değil/yerine/= YOZLAŞIM, YOZLAŞMA
- DISULFIDE LINK[İng.] ile/değil/yerine/= DİSÜLFÜR BAĞI
- DİÜREZ ile/||/<> DİÜRETİK
( Sidik sökümü. İLE/VE/|| Sidik söker. )
- DIURNAL[İng.] değil/yerine/= DİURNAL
( Günlük, yevmi, her günkü; gündüze ait, gündüz olan anlamına gelir. Biyolojide ise sadece gündüzleri görülen, gündüzleri hareket eden ve besin arayan anlamındadır ve genellikle gündüz yaşayan hayvanlar için kullanılır. Botanik biliminde ise günlük bir devir gösteren, gündüz açılık gece kapanan, bir günlük çiçekler için kullanılır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- DİURNAL[İng.] değil/yerine/= GÜN BOYU
- DIURNAL[İng.] değil/yerine/= GÜNDÜZCÜ
( Günlük, yevmi, her günkü; gündüze ait, gündüz olan anlamına gelir. Biyolojide ise sadece gündüzleri görülen, gündüzleri hareket eden ve besin arayan anlamındadır ve genellikle gündüz yaşayan hayvanlar için kullanılır. Botanik biliminde ise günlük bir devir gösteren, gündüz açılık gece kapanan, bir günlük çiçekler için kullanılır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- div.[Lat. < DIVIDE] değil/yerine/= BÖL, BÖLÜNÜZ
- DİVALAN/DİVALENT[İng.] değil/yerine/= İKİ DEĞERLİKLİ
- DİVÂN-I MUHASEBAT[Ar.] değil/yerine/= SAYIŞTAY
- DİVERJANS/DIVERGENCE[İng.] değil/yerine/= IRAKSAMA, | AYRIKLAŞMA
- DIVERSE :/yerine ÇEŞİTLİ
- DIVERSITY :/yerine ÇEŞİTLİLİK
- DİVERTİKÜL değil/yerine/= CEPÇİK
- DİVERTİKÜL ile EKZOSİTOZ
( Kör uzantı, kör çıkıntı, çıkmaz. İLE Göze dışına çıkma, çıkıntı [kemikte]. )
- DIVIDE :/yerine BÖLMEK
- DIVISION :/yerine BÖLÜM, BÖLME
- DIVORCE :/yerine BOŞANMA
- DİYA[Fr. < DIAPOSITIVE] değil/yerine/= SLAYT
- DİYABET[Fr. < DIABÈTE] değil/yerine/= ŞEKER SAYRILIĞI
- DİYABET/DİABETES MELLITUS[DM][İng.] değil/yerine/= ŞEKER HASTALIĞI
- Dİ(Y)ABET ile Dİ(Y)ABETİK
( Şeker sayrılığı. İLE Şeker sayrılığı [ile ilgili], şeker sayrısı. )
- DİYABETİK/DİABETIC[İng.] değil/yerine/= ŞEKER HASTASI | ŞEKER HASTALIĞI (İLİŞKİLİ)
- DİYABETOJENİK/DİABETOGENIC[İng.] değil/yerine/= ŞEKER HASTALIĞI YAPAN
- DİYABETOLOG[Fr. < DIABÈTOLOGUE] değil/yerine/= DİYABET UZMANI
- DİYABETOLOJİ[Fr. < DIABÈTOLOGIE] değil/yerine/= DİYABET BİLİMİ
- DİYADOKINEZİ/DİADOCHOKINESIS[İng.] değil/yerine/= ARDIŞIK DEVİNIM
- Dİ(Y)AFORETİK ile Dİ(Y)AFOREZ
( Terletici, terleme [ile ilgili]. İLE Terleme. )
- DİYAFOREZ değil/yerine/= TERLEME
- DİYAFRAM/DİYAFRAGMA değil/yerine/= BÖLEÇ
( Göğüs boşluğu ve karın boşluğunu birbirinden ayırır. )
- DIAPHRAGM[İng.] / DIAPHRAGME[Fr.] / BLENDE[Alm.] ile/değil/yerine/= DİYAFRAM
- DİYAGNOSTİK/DİAGNOSTIC[İng.] değil/yerine/= TANISAL
- Dİ(Y)AGNOSTİK ile Dİ(Y)AGNOZ
( Tanısal, tanı koydurucu. İLE Tanı. )
- DİYAGNOZ/DİAGNOSIS[İng.] değil/yerine/= TANI
- DİYAKLAZ[Fr. < DIACLASE] değil/yerine/= ÇATLAK
- DİYAKRONİ[Fr. < DIACHRONIE] değil/yerine/= ART ZAMANLILIK
- DİYAKRONİK[Fr. < DIACHRONIQUE] değil/yerine/= ART ZAMANLI
- DİYALEKT[Fr. < DIALECTE] değil/yerine/= LEHÇE
- DİYALEKTİK değil/yerine/= EYTİŞİM
- EYTİŞİMSEL/DİYALEKTİK ile/değil KURGUL
- DİYALEKTOLOG[Fr. < DIALECTOLOGUE] değil/yerine/= DİYALEKTOLOJİ UZMANI
- DİYALEKTOLOJİ[Fr. < DIALECTOLOGIE] değil/yerine/= LEHÇE BİLİMİ
- DİYALEKTOLOJİK[Fr. < DIALECTOLOGIEQUE] değil/yerine/= LEHÇE BİLİMSEL
- DİYALİZ/DIALYSIS[İng.] değil/yerine/= ARITIM, SÜZDÜRÜM
- DIALYSIS[İng.] / DIALYSE[Fr.] / DIALYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= DİYALİZ
- Dİ(Y)ALİZ ile Dİ(Y)ALİZAT ile Dİ(Y)ALİZÖR
( Süzme, süzülme. İLE Süzüntü. İLE Süzücü. )
- DIAMAGNETIC SUSCEPTIBILITY[İng.] / SUSCEPTIBILITÉ DIAMAGNÉTIQUE[Fr.] / DIAMAGNETISCHE ANFÄLLIGKEIT/SUSZEPTIBILITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= DİYAMANYETİK ALINGANLIK
- DIAMAGNETIC FARADAY EFFECT[İng.] / EFFET DIAMAGNÉTIQUE DE FARADAY[Fr.] ile/değil/yerine/= DİYAMANYETİK FARADAY ETKİSİ
- DIAMAGNETIC[İng.] / DIAMAGNÉTIQUE[Fr.] / DIAMAGNETISCHE[Alm.] ile/değil/yerine/= DİYAMANYETİK
- DIAMAGNETISM[İng.] / DIAMAGNÉTISME[Fr.] / DIAMAGNETISMUS[Alm.] ile/değil/yerine/= DİYAMANYETİZMA
- DIAMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= DİYAMETİMİ
- Dİ(Y)APAZON ile Dİ(Y)APEDEZ
( Ses çatalı. İLE Sızma, yuvargöçü. )
- TUNING FORK[İng.] / DIAPASON[Fr.] / STIMMGABEL[Alm.] ile/değil/yerine/= DİYAPAZON
- Dİ(Y)APER ile Dİ(Y)APER RASH
( Arabezi. İLE Pişik. )
- DİYAPOZİTİF[Fr. < DIAPOSITIVE] değil/yerine/= SAYDAM
- DİYASTAZ/DİASTASIS[İng.] değil/yerine/= YAVAŞ DOLUŞ | AYRILIM
- DİYASTAZ değil/yerine/= YAVAŞ DOLUŞ | AYRILIM
- DİYASTOL/DİASTOLE[İng.] değil/yerine/= YÜREK KASI GEVŞEMESİ
- DİYASTOLİK[İng.] değil/yerine/= KAN BASINCI
- DİYATERMİ/DİATHERMY[İng.] değil/yerine/= ISI UYGULAMASI
- DIATHERMY[İng.] / DIATHERMIE[Fr.] ile/değil/yerine/= DİYATERMİ
- DİYATERMİ değil/yerine/= ISI UYGULAMASI
- DİYATEZ/DIATHESIS[İng.] değil/yerine/= DOĞAL YATKINLIK
- DİYATEZ değil/yerine/= YATKINLIK
- KIESELGUR[İng.] / DIATOMITE, KIESELGUR[Fr.] / DIATOMITEN ERDE, KIESELGUR, DIATOMIT, DIATOMEERDE[Alm.] ile/değil/yerine/= DİYATOM TOPRAĞI, KİZELGUR
- (DİYELEKTİK değil/değil/yerine/= DİYALEKTİK) değil/değil/yerine/= EYTİŞİM(SEL)
- Dİ(Y)ET ile Dİ(Y)ETETİK ile Dİ(Y)ETİSYEN
( Besidüzeni, beslenme. İLE Besinbilim, besinbilim [ile ilgili]. İLE Beslenme uzmanı. )
- DİYETİSYEN[Fr. < DIÉTÉTICIEN] değil/yerine/= DİYET UZMANI
- DIOPTER[İng.] / DIOPTRIE[Fr.] / DIOPTRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= DİYOPTRİ
- DIOPTRICS[İng.] / DIOPTRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= DİYOPTRİK
- DİYOT[İng. DIODE] ile/||/<> ZENER DİYOT[İng. ZENER DIODE]
( Elektrik akımının yalnızca bir yönde akmasına izin veren bir elektronik bileşendir. Devre şemalarında, bir diyot, bir tepe noktası boyunca bir çizgi bulunan bir üçgenle temsil edilir. Ayrıca diyodun uçları pozitif (+) ve negatif (-) işaretleri ile belirtilir. Diyodun "+" ucu anot, "-" ucuna katot denir. Diyot çeşitleri arasında şunlar bulunur: @@ Belirli bir gerilim değerine kadar akım geçirmeyen diyotlardır. Silikon yapılıdır ve P ile N tipi yarı iletken malzemelerden oluşmaktadır. Devreye doğru bağlandıklarında normal bir diyot görevi görürler. Ters bağlandıklarında ise zener gerilimine (kırılma gerilimi) kadar akım geçirmezler. Elektronik elemanları korumak ve gerilimi sabitlemek gibi amaçlarla kullanılmaktadır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
(1996'dan beri)