Türkçe'si Varken... FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 27.964 başlık/FaRk ile birlikte,
27.964 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(23/113)
- DEBYE-HUCKEL LIMITING LAW[İng.] ile/değil/yerine/= DEBYE-HÜCKEL SINIR YASASI
- DEBYE KÂİDESİ[Osm.] / DEBYE PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE DE DEBYE[Fr.] / DEBYE-GRUNDREGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= DEBYE İLKESİ
- DEBYE-WÄRME[Alm.] ile/değil/yerine/= DEBYE ISISI
- DEBYE-JAUNCEY SCATTERING[İng.] / DIFFUSION DE DEBYE-JAUNCEY[Fr.] / DEBYE-JAUNCEYSCHES ZERTSTREUEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DEBYE-JAUNCEY SAÇILMASI
- DEBYE FORCE[İng.] / FORCE DE DEBYE[Fr.] / DEBYE-KRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= DEBYE KUVVETİ
- DEBYESCHE THEORIE DER SPEZIFISCHEN WÄRME[Alm.] ile/değil/yerine/= DEBYE ÖZGÜL ISI SIĞALARIN KURAMI
- DEBYE THEORY OF SPECIFIC HEAT CAPACITIES[İng.] / THÉORIE DE LA CAPACITÉ THERMIQUE SPÉCIFIQUE DE DEBYE[Fr.] / DEBYE-SPEZIFISCHEHITZEKAPAZITÄTTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= DEBYE ÖZGÜL ISI SIĞASI KURAMI
- DEBYE SPECIFIC HEAT[İng.] / CHALEUR SPÉCIFIQUE DE DEBYE[Fr.] ile/değil/yerine/= DEBYE ÖZGÜL ISISI
- DEBYE-POTENTIAL/E[Alm.] ile/değil/yerine/= DEBYE POTANSİYELİ
- DEBYE POTENTIALS[İng.] / POTENTIELS DE DEBYE[Fr.] ile/değil/yerine/= DEBYE POTANSİYELLERİ
- DEBYE-SCHERRER RING[İng.] / ANNEAU DE DEBYE-SCHERRER[Fr.] / DEBYE-SCHERRER/SCHES RING[Alm.] ile/değil/yerine/= DEBYE-SCHERRER HALKASI
- DEBYE-SCHERRER METHOD[İng.] / MÉTHODE DE DEBYE-SCHERRER[Fr.] / DEBYE-SCHERRER/SCHES-METHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= DEBYE-SCHERRER YÖNTEMİ
- DEBYE-SEARS EFFECT[İng.] / EFFET DEBYE-SEARS[Fr.] / DEBYE-SEARS/SCHES-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= DEBYE-SEARS ETKİSİ
- DEBYE-SEARS ULTRASONIC CELL[İng.] / CELLULE ULTRASONIQUE DE DEBYE-SEARS[Fr.] ile/değil/yerine/= DEBYE-SEARS ULTRASONİK GÖZESİ/HÜCRESİ
- DEBYE-SEARSSCHES-ULTRASCHALLZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= DEBYE SEARS ULTRASONİK GÖZESİ
- DEBYE FREQUENCY[İng.] ile/değil/yerine/= DEBYE SIKLIĞI
- DEBYE-T³ LAW[İng.] / LOI EN T³ DE DEBYE[Fr.] / DEBYE-T³-GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= DEBYE T³ YASASI
- DEBYE LENGTH[İng.] / LONGUEUR DE DEBYE[Fr.] / DEBYE-LÄNGE[Alm.] ile/değil/yerine/= DEBYE UZUNLUĞU
- DEBYE-WALLER FACTOR[İng.] / FACTEUR DE DEBYE-WALLER[Fr.] / DEBYE-WALLER/SCHES-FAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= DEBYE-WALLER ÇARPANI/FAKTÖRÜ
- DEBYE, D[İng.] / DEBYE[Fr.] / DEBYE[Alm.] ile/değil/yerine/= DEBYE
- DEC-/DECA-/DEKA-/DECEM- ile/||/<> DECİ-
( On. İLE/||/<> On, onda bir. )
- DECADE :/yerine ON YIL
- DECARBOXYLATION[İng.] değil/yerine/= DEKARBOKSİLASYON
( Bir organik bileşikten bir COOH (karboksil) grubunun ayrılması olayıdır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- DECENTRALIZED[İng.] değil/yerine/= MERKEZİ OLMAYAN
- DECIDE :/yerine KARAR VERMEK
- DECISION TREE[İng.] değil/yerine/= KARAR AĞACI
- DECISION :/yerine KARAR
- DECK :/yerine GÜVERTE, DESTE
- DECLARE :/yerine İLAN ETMEK
- DECLINE :/yerine AZALMAK, REDDETMEK
- DECOMPRESSION SICKNESS[İng.] değil/yerine/= VURGUN
( Yüksek basınçlı bir bölgeden alçak basınçlı bir bölgeye geçilmesi durumunda vücutta gaz kabarcıklarının oluşması durumudur. Basınç azalması anlamına gelen bir terimdir. Bu durum dalgıçlarda ve pilotlarda daha çok görülmektedir. Dalgıçlar, suda derine doğru inip, normalde olması gerekenden hızlı bir biçimde yükselirse vurgun durumunu yaşayabilir. Bu durum eklem ağrıları, kızarıklık gibi semptomlardan felç hatta ölüme kadar gidebilmektedir fakat kişiden kişiye değişmektedir. Bazı bireyleri çok ciddi etkilerken, bazı bireyleri nerdeyse hiç etkilememektedir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- DECREASE :/yerine AZALMA
- DEDEKTİF/HAFİYE değil/yerine/= İZSÜREN
- DETECTOR EFFICIENCY[İng.] / RENDEMENT DU DÉTECTEUR[Fr.] / DETEKTOR-LEISTUNGSFÄHIGKEIT, DETEKTORWIRKUNGSGRAD[Alm.] ile/değil/yerine/= DEDEKTÖR VERİMİ
- DETECTOR[İng.] / DÉTECTEUR[Fr.] / DETEKTOR, ANZEIGER, SPÜRGERÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= DEDEKTÖR
- DEEP ECOLOGY değil/yerine/= DERİN ÇEVREBİLİM
- DEEP :/yerine DERİN
- DEEPLY :/yerine DERİNDEN
- DEER :/yerine GEYİK
- DEF[Ar.] değil/yerine/= ÖTEYE İTME, SAVMA, UZAKLAŞTIRMA | VERME, ORTADAN KALDIRMA | GİDERME
( )
- DEF değil/yerine/= SAVU
- DEFAATLE değil/yerine/= KEZLERCE
- DEFANS[Fr. < DÉFENSE] değil/yerine/= SAVUNMA
- DEFANSİF[Fr. < DÉFENSIVE] değil/yerine/= SAVUNMALI
- DEFATEN[Ar. DEF-AT[çoğ.] + Fars. -EN] ile/değil DEFAATLE[Ar. DEFA-AT[çoğ.] + Tr. İLE]
( Ansızın, bir kerede, bir çırpıda. İLE/DEĞİL Yineleyerek/tekrarlayarak, defalarca. )
- DEFAULT[İng.] değil/yerine/= VARSAYILAN
- DEFEAT :/yerine YENMEK, YENİLGİ
- DEFEKASYON değil/yerine/= DIŞKILAMA
- DEFEKT/DEFECT[İng.] değil/yerine/= KUSUR
- DEFEKT ile DEFEKTİF
( Kusur, bozukluk, eksiklik. İLE Kusurlu, bozuk, eksik. )
- DEFEKT ile/||/<> DEFEKTİF ile/||/<> DEFİSİT
( Eksiklik. | Kusur. İLE/VE/|| Kusurlu. İLE/VE/|| Eksiklik. | Fark. )
- DEFEKTİF/DEFECTIVE[İng.] değil/yerine/= KUSURLU
- DEFEND :/yerine SAVUNMAK
- DEFENDANT :/yerine SANIK
- DEFENSE :/yerine SAVUNMA
- DEFENSIVE :/yerine SAVUNMACI
- DEFERENS ile/||/<> DEFEYANS
( Götürgen. İLE/VE/|| Bayılma. )
- DEFETMEK değil/yerine/= SAVMAK/SAVUŞTURMAK
- DEFEYANS[İng. < DEFEASANCE] değil/yerine/= BAYILMA, BAYGINLIK
- DEF-İ DEF değil/yerine/= SAVUYA SAVU
- DEFİBRİNASYON değil/yerine/= FİBRİNSİZLEŞ(TİR)ME
- DEFICIT :/yerine AÇIK (BÜTÇE)
- DEFİLE["DEFİ:LE" değil!] değil/yerine/= GİYİM GÖSTERİMİ/GÖSTERİSİ
( Giyecekleri tanıtmak amacıyla mankenlerin yaptığı gösteri. )
- MYRICA OIL[İng.] / MYRICA FETT[Alm.] ile/değil/yerine/= DEFİNE YAPRAĞI YAĞI
- DEFİNE değil/yerine/= GÖMÜ
- DEFINE :/yerine TANIMLAMAK
- DEFINITELY :/yerine KESİNLİKLE
- DEFINITION :/yerine TANIM
- DEFİSİT/DEFICIT[İng.] değil/yerine/= EKSİKLİK
- DEFİSİT ile GAP ile Hİ(Y)ATUS ile PATENT
( Açık. İLE Aralık, açıklık, gedik. İLE Açıklık, yarık. İLE Açık [damar]. )
- DEFLASYON[Fr. < DÉFLATION] değil/yerine/= PARA KISITLAMASI
- DEFLATÖR[Fr. < DÉFLATEUR] değil/yerine/= PARA KISITLAYICI
- DEFLEKSİYON/DEFLECTION[İng.] değil/yerine/= SAPIŞ
- DEFLEKSİYON/DEFLECTION[İng.] değil/yerine/= SAPIŞ
- ESSENCE DE MYRICA[Fr.] ile/değil/yerine/= DEFNE YAPRAĞI YAĞI
- DEFO[Fr. < DÉFAUT] değil/yerine/= KUSUR, ÖZÜR, BOZUKLUK
- DEFORMASYON[Fr. < DÉFORMATION] değil/yerine/= BİÇİMİ BOZULMA, BİÇİMSİZLEŞME
- DEFORMASYON/DEFORMATION[İng.] değil/yerine/= BİÇİMSİZLEŞME
- COURBE DE DÉFORMATION[Fr.] ile/değil/yerine/= DEFORMASYON EĞRİSİ
- DEFORMASYON değil/yerine BİÇİM BOZULMASI
- DEFORMASYON ile DEFORME ile DEFORMİTE
( Biçim bozukluğu, biçimini bozmak. İLE Bozuk biçimli, biçimsiz. İLE Biçim bozukluğu. )
- DEFORME[Fr. < DÉFORMÉ] değil/yerine/= BİÇİMİ, KALIBI BOZULMUŞ
- DEFORMİTE/DEFORMITY[İng.] değil/yerine/= BİÇİM BOZUKLUĞU
- DEFORMITY[İng.] değil/yerine/= DEFORMİTE
( Şekil bozukluğu.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- DEFTERDAR değil/yerine/= İLSAYMAN
- DEFTER-İ KEBİR/LEDGER[İng.] değil/yerine/= BÜYÜK DEFTER
- DEGAJMAN[Fr. < DÉGAGEMENT] değil/yerine/= DEGAJ
- DEGENERATION[İng.] değil/yerine/= DEJENERASYON
( Bozulma.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- DEĞER BAHA değil/yerine/= DEĞER EDER
- DEĞER = KIYMET = VALUE, WORTH[İng.] = VALEUR[Fr.] = WERT[Alm.] = VALOR[Lat., İsp.]
- DEĞER = MERIT[İng.] = MÉRITE[Fr.] = VERDIENST[Alm.] = MERITUS[Lat.]
- DEĞERLİ TAŞ/MÜCEVHER:
YARI DEĞERLİ ile/ve/||/<>/> DEĞERLİ
- VALANCE BOND THEORY[İng.] ile/değil/yerine/= DEĞERLİK BAĞI KURAMI
- VALENCE BOND[İng.] / LIAISON DE VALENCE[Fr.] / VALENZBINDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DEĞERLİK BAĞI
- VALENCE-BAND METHOD[İng.] ile/değil/yerine/= DEĞERLİK BAND YÖNTEMİ
- VALENCE BAND[İng.] / BANDE DE LA VALENCE[Fr.] / VALENZBAND[Alm.] ile/değil/yerine/= DEĞERLİK BANDI
- VALENCE ELECTRONS[İng.] / ÉLECTRONS DE VALENCE[Fr.] / VALENZELEKTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DEĞERLİK ELEKTRONLARI
- VALENZELEKTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= DEĞERLİK ELEKTRONU
- VALENCE TRANSITION[İng.] / TRANSITION DE VALENCE[Fr.] / VALENZÜBERGANG[Alm.] ile/değil/yerine/= DEĞERLİK GEÇİŞİ
- VALENCE SHELL ELECTRON PAIR REPULSION (VSEPR) THEORY[İng.] ile/değil/yerine/= DEĞERLİK KABUĞU ELEKTRON ÇİFTİ İTMESİ (VSEPR) KURAMI
- VALANCE SHELL[İng.] ile/değil/yerine/= DEĞERLİK KABUĞU
- KIYMETLİ[Osm.] / VALENCE, VALENCY[İng.] / VALENCE[Fr.] / WERTIGKEIT[Alm.] / VALENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= DEĞERLİK, VALANS
- KIYMETLİ[Osm.] / VALENT, VALENCY[İng.] / WERTIG, WERTIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= DEĞERLİKLİ, DEĞERLİK
- DEĞİLLEME = NEFİY, İNKÂR, SELB = NEGATION[İng., Fr., Alm.] = NEGATIO[Lat.] = APOPHASIS[Yun.]
- KUVVE-İ MÜDÂVELE[Osm.] / EXCHANGE FORCE[İng.] / FORCE D'ÉCHANGE[Fr.] / AUSTAUSCHKRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= DEĞİŞ-TOKUŞ KUVVETİ
- DEĞİŞİM = ALTERATION/VARIATION[İng.] = VARIATION[Fr.] = UNTERSCHIED[Alm.] = VARIAZIONE[İt.] = VARIACIÓN[İsp.]
- DEĞİŞİM ile DEĞİŞİNİM/MUTASYON
( Bir süreç içindeki değişikliklerin tümü. | Yeni döllerin, atalarına tıpatıp benzememesini sağlayan özelliklerin tümü. | Üretilen malların, başka mallar ya da para karşılığı takası. | Bir niceliğin, birbirinden ayrı değerler alması ya da böyle iki değer arasındaki ayrım. | Rüzgârın yön değiştirmesi. @@ Doğada ve toplumda, niteliksel değişmelerin, yavaş yavaş değil birdenbire olması, bir şeyin, ortam ve koşullarını bulduğunda, birdenbire nitelik değiştirmesi. )
( ALTERATION/VARIATION vs. MUTATION )
- VARIATION[Fr.] ile/değil/yerine/= DEĞİŞİM
- VAROMÈTRE[Fr.] ile/değil/yerine/= DEĞİŞİMÖLÇER
- DEĞİŞKE/VARYANT[Fr. VARIANTE | İNG. VARIANT] ile/||/<> SÜRÜM/VERSİYON[Fr./İNG. VERSION]
( Bir yol ağı üzerinde, belirli bir noktadan ayrılarak başka bir noktadan aynı yolla birleşen ikinci derecedeki yol. | Masal, efsane, bilmece, oyun, gelenek vb. bir metnin, bir yapıtın, bir olayın aslından az çok ayrılan değişik biçimli olanı. | Değişke. İLE/||/<> Yorum. | Sürüm. )
- VARIANCE[Fr.] ile/değil/yerine/= DEĞİŞKE
- ALTERNATOR[İng.] ile/değil/yerine/= DEĞİŞKEN AKIM ÜRETECİ
- MÜTENÂVİB CEREYAN[Osm.] / ALTERNATING CURRENT[İng.] ile/değil/yerine/= DEĞİŞKEN AKIM
- VARIABLE VALENCE[İng.] ile/değil/yerine/= DEĞİŞKEN DEĞERLİK
- RHEOSTAT[İng.] / RHÉOSTAT[Fr.] / RHEOSTAT, VERÄNDERLICHER WIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= DEĞİŞKEN DİRENÇ, REOSTA
- SYNCHROTRON À GRADIENT ALTERNÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= DEĞİŞKEN EĞİMLİ SİNKROTRON
- MÜTENÂVİB TEVETTÜR[Osm.] / ALTERNATING VOLTAGE[İng.] ile/değil/yerine/= DEĞİŞKEN GERİLİM
- WECHSELGRADIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= DEĞİŞKEN GRADYAN
- SYNCHROTRON MIT ALTERNIERENDEM GRADIENTEN, WECHSELGRADIENTENSYNCHROTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= DEĞİŞKEN GRADYANLI SENKROTRON
- VARIABLE CAPACITOR DIODE[İng.] / DIODE À CAPACITÉ VARIABLE[Fr.] ile/değil/yerine/= DEĞİŞKEN SIĞALI DİYOT
- TRANSFORMATEUR VARIABLE[Fr.] ile/değil/yerine/= DEĞİŞKEN TRAFO
- VARIABLE TRANSFORMER[İng.] / VERÄNDERLICHER TRANSFORMATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= DEĞİŞKEN TRANSFORMATÖR
- ALTERNATING GRADIENT[İng.] / GRADIENT ALTERNATIF[Fr.] ile/değil/yerine/= DEĞİŞKEN YÖNELİMYÖNELME
- ALTERNATING GRADIENT SYNCHROTRON[İng.] ile/değil/yerine/= DEĞİŞKEN YÖNELMELİ SİNKROTRON
- TENSION ALTERNATIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= DEĞİŞKİN GERİLİM
- KÂİDE-İ GAYR-İ TAHAVVÜL[Osm.] / INVARIANCE PRINCIPLE[İng.] / INVARIANZGRUNDREGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= DEĞİŞMEZLİK İLKESİ
- SEBAT, SÜBUT[Osm.] / INVARIANCE[İng.] / INVARIANCE[Fr.] / INVARIANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= DEĞİŞMEZLİK
- EMSAL[Osm.] / PARAMETER[İng.] / PARAMÈTRE[Fr.] / PARAMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= DEĞİŞTİRGE, PARAMETRE
- PARAMETRIC AMPLIFIER[İng.] ile/değil/yerine/= DEĞİŞTİRGELİ YÜKSELTEÇ
- deglut.[Lat. < DEGLUTIATUR] değil/yerine/= YUT, YUTUNUZ
- DEGRADASYON/DEGRADATION[İng.] değil/yerine/= BOZUNMA | YIKILIM
- DEGRADASYON değil/yerine/= BOZUNMA, YIKIM
- DEGRADASYON ile DEGRANÜLASYON ile DEJAVU
( Yıkım, parçalanma. İLE Tanecik boşalımı. İLE Görmüş gibilik, yaşanmışlık yanılsaması. )
- DEGREE :/yerine DERECE
- DEHYDRATION, DEHYDROGENATION[İng.] / DEHYDRIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DEHİDRASYON, DEHİDROJENASYON
- DEHİDRATASYON/DEHYDRATION[İng.] değil/yerine/= SU-YÜKÜN YİTIMİ/SU KAYBI
- DEHİSANS/DEHISCENCE[İng.] değil/yerine/= DOKU AYRILIM | AYRILMA
- DEHLİZ[Fars.]/KORİDOR[Fr. < CORRIDOR] değil/yerine/= GEÇENEK
- DEHŞET değil/yerine/= YILGI
- DEHYDRATION[İng.] değil/yerine/= DEHİDRASYON
( Metabolik süreçlerin bozulmasına neden olan vücutta su eksikliği durumudur. Vücuda alınan su, kaybedilen sudan az kaldığında dehidrasyon durumu ortaya çıkabilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- DEİST[Fr. < DEISTE] değil/yerine/= DEİZM YANLISI
- DEIONIZED WATER[İng.] / EAU DE DÉSIONNISE[Fr.] / ENTHALPIE[Alm.] ile/değil/yerine/= DEİYONİZE SU
- DÉJÀ ENTENDU[İng.] değil/yerine/= SANKİ İŞİTTIM SANISI
- DÉJÀ PENSÉ[İng.] değil/yerine/= SANKİ DÜŞÜNDÜM SANISI
- DÉJÀ VU[Fr./İng.] değil/yerine/= SANKİ GÖRDÜM SANISI
- DEJENERASYON ile DEJENERATİF ile DEJENERE
( Yozlaşma, bozulma. İLE Yozlaştırıcı, bozucu. İLE Yoz, yozlaşmış. )
- DEJENERASYON/DEGENERATION[İng.] değil/yerine/= YOZLAŞMA | BOZUNMA
- DEJENERATİF/DEGENERATIVE[İng.] değil/yerine/= BOZUNDURAN
- DEJENERE ile/||/<> DEJENERATİF
( Yoz. İLE/VE/|| Yozlaştırıcı. | Bozunduran. )
- DEJENERE değil/yerine/= YOZ
( Doğada olduğu gibi kalarak işlenmemiş olan. | Kaba, adi, bayağı. | Yozlaşmış. | Kısır. )
- DECA-[İng.] / DÉCA-[Fr.] / DEKA[Alm.] ile/değil/yerine/= DEKA-
- DEKADANS[Fr., İng. < DECADENCE] değil/yerine/= ÇÖKÜŞ, GERİLEME
- DEKADANS[Fr. < DÉCADENCE] değil/yerine/= ÇÖKÜŞ
- DEKALSİFİKASYON değil/yerine/= KİREÇSİZLEŞME
- DEKAN değil/yerine/= YETİLBEY
( Mâlî Papaz. DEĞİL/YERİNE ... )
- DEKAT/DECADE[İng.] değil/yerine/= ON YIL
- DEKATRON[İng.] / DÉCATRON[Fr.] / DEKATRON[Alm.] ile/değil/yerine/= DEKATRON
- DEKLARASYON değil/yerine/= BİLDİRİM
- DEKLARE (ETMEK) değil/yerine/= BİLDİRMEK
- DEKODER[İng. < DECODER] değil/yerine/= ÇÖZÜCÜ
- DEKOLMAN/DETACHMENT[İng.] değil/yerine/= DOKU AYRILMASI
- DEKOLMAN değil/yerine/= AYRILMA
- DEKOMPANSASYON ile/||/<> DEKOMPANSE
( Dengelenememe. | Ödünleyememe. @@ Dengelenememiş. | Ödünlenememiş. )
- DEKOMPANZASYON/DECOMPENSATION[İng.] değil/yerine/= DENGELENEMEME | DAĞILMA
- DEKOMPOZE OLMAK ile DEKOMPOZİSYON
( Ayrışmak, parçalanmak. İLE Ayrışım, parçalanma. )
- DEKOMPRESYON/DECOMPRESSION SICKNESS[İng.] değil/yerine/= BASI GİDERME | BASINÇ GİDERME | VURGUN
- DEKONJESTAN ile DEKONJESYONE ETMEK
( Kan dolum/göllenme giderici. İLE Kan dolumunu/göllenmeyi gidermek. )
- DEKONT[Fr. < DÉCOMPTE] değil/yerine/= HESAP BELGESİ
- DEKREŞENDO/DECRESCENDO[İng.] değil/yerine/= GİDEREK AZALAN
- DEKREŞENDO değil/yerine/= GİDEREK AZALAN
- DEKSTER/DEXTER[İng.] değil/yerine/= SAĞ
- DEXTRO LACTIC ACID[İng.] / DEXTROGYRE ACIDELACTIQUE[Fr.] / RECHTSDREHEND MILCHSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= DEKSTRO LAKTİK ASİT
- DEKSTROKARDİ değil/yerine/= SAĞDA YÜREK
- DEKSTROZ[Fr. < DEXTROSE] değil/yerine/= NİŞASTA ŞEKERİ
- DEKÜBİTUS ile/||/<> DEKÜBİTUS ÜLSERİ
( Yatar durum. İLE/VE/|| Bası/yatak yarası. )
- DEKÜBİT/US ile DEKÜBİT/US ÜLSERİ
( Yatar durumda. İLE Yatak yarası. )
- DELABORNE PRISM[İng.] / PRISME DE DELABORNE[Fr.] / DELABORNE/SCHES-PRISMA[Alm.] ile/değil/yerine/= DELABORNE PRİZMASI
- DELAY :/yerine GECİKME
- DELBRÜCK SCATTERING[İng.] / DIFFUSION DE DELBRÜCK[Fr.] / DELBRUCK-ZERSTREUEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DELBRÜCK SAÇILMASI
- DELESYON değil/yerine/= SİLİNME | YİTİM
- DELİL/REHBER değil/yerine/= KILAVUZ
- DELİL değil/yerine/= TUTAMAK
- TENSION DE CLAQUAGE[Fr.] ile/değil/yerine/= DELİNME GERİLİMİ
- DELIVER :/yerine TESLİM ETMEK
- DELIVERY :/yerine TESLİMAT
- DELOCALIZED ELECTRONS[İng.] ile/değil/yerine/= DELOKALİZE ELEKTRONLAR
- DELOCALIZED MOLECULAR ORBITAL[İng.] ile/değil/yerine/= DELOKALİZE MOLEKÜL ORBİTALİ
- DELTA BARYON[İng.] / BARYON DE DELTA[Fr.] / DELTA-BARYON[Alm.] ile/değil/yerine/= DELTA BARYONU
- DELTA RAY/RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT DELTA[Fr.] / DELTA-STRAHLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DELTA IŞINIMI/IŞINLARI
- DELTA FUNCTION[İng.] / FONCTION DELTA[Fr.] / DELTA-FUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= DELTA İŞLEVİ/FONKSİYONU
- DELTA MODULATION[İng.] / MODULATION DELTA[Fr.] / DELTA-MODULATION[Alm.] ile/değil/yerine/= DELTA KİPLEMESİ
- DELTA-Y-UMWANDLUNG/TRANFORMATION[Alm.] ile/değil/yerine/= DELTA Y DÖNÜŞÜMÜ
- DELTA[İng.] / DELTA[Fr.] / DELTA[Alm.] ile/değil/yerine/= DELTA
- DELTOHEDRON[İng.] / DELTOHEDRON[Alm.] ile/değil/yerine/= DELTOHEDRON
- DELTOID DODECAHEDRON[İng.] ile/değil/yerine/= DELTOİD ONİKİYÜZLÜ
- DELUSION OF REFERENCE[İng.] değil/yerine/= REFERANS SANRISI
( Kişinin, çevresinde duyduğu sözlerin ve/veya olaylardan kendisi ile ilgili olduğunu sanmasına sebep olan sanrı türü. Örneğin kişi, televizyonda ya da radyoda duyduğu bir cümlenin kendisine mesaj olarak iletildiğini düşünebilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HEZEYAN[Ar.]/DELÜZYON/DELUSION[İng.] değil/yerine/= SANRI
- DEMAGOG[Fr. < DÉMAGOGUE] değil/yerine/= LAF CAMBAZI
- DEMAGOJİ[Fr. < DÉMAGOGIE] değil/yerine/= LAF CAMBAZLIĞI
- DEMAND :/yerine TALEP
- DEMARKASYON değil/yerine/= AYRIM ÇİZGİSİ
- DEMARKASYON ile DEMARKE
( Sınır. İLE Sınırlı, ayrık. )
- DEMARKE[Fr. < DEMARKE] değil/yerine/= SIYRILMIŞ, BOŞTA KALMIŞ
- DEBUNCHING[İng.] / DÉCOMPOSITION DU FAISCEAU[Fr.] / BÜNDELVERDERBEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DEMET BOZULMASI
- BÜNDELSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DEMET GERİLİMİ
- DEMET[Yun. DEMATİ] ile/||/<> DEST/E[< Fars.][Türkçe > Bulgarca ve Sırpça]
( Çiçek ya da bitkilerin bir araya getirilip bağlanmış biçimi, bağ, bağlam. | Aynı ya da farklı nesnelerin bir küme oluşturacak biçimde bir araya gelmiş biçimi. | Üstün yapılı bitkilerde öz suların akmasına yarayan, bitkiye desteklik eden damarlı ya da lifli kordon. | Uzunlamasına birbirine bitişik olarak bir arada bulunan sinir ve kas telleri topluluğu. | Bir atomun parçalanmasından doğan elektriklenmiş taneciklerin yörüngelerinden oluşan ışık topluluğu. İLE/||/<> Elde tutulabilecek biçimde bir araya getirilmiş nesnelerden oluşan bağ, demet, tutam, bağlam. | On tâneden oluşan takım. | Tutulacak yer, kabza, sap. | Yağlı güreşte pehlivanların ayrıldığı beş dereceden en küçüğü. | On yapraktan oluşan altın varak defteri. | Elli iki kâğıttan oluşan iskambil kâğıdı takımı. | Takım, tâife, güruh. )
- BUNCHING VOLTAGE[İng.] / TENSION DE GROUPEMENT[Fr.] ile/değil/yerine/= DEMETLEME GERİLİMİ
- BUNCHER RESONATOR[İng.] / RÉSONATEUR DE GROUPEMENT[Fr.] ile/değil/yerine/= DEMETLEYİCİ REZONATÖR
- DEMİ- ile/||/<> HEMİ- ile/||/<> SEMİ- ile/||/<> FİSS- ile/||/<> SCHİZ-/SCHİZO-
( Yarım, yarı. İLE/||/<> Yarı. İLE/||/<> Yarı, yarım, yarısı. İLE/||/<> Yarılma, ayrılma, ikiye ayrılma, çatlama, bölünme. İLE/||/<> Yarı, kısmî. )
- NOYAU DE FER[Fr.] / EISENKERN[Alm.] ile/değil/yerine/= DEMİR ÇEKİRDEK
- EISENWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= DEMİR DİRENÇ
- EISENMAGNETISMUS[Alm.] ile/değil/yerine/= DEMİR MIKNATISLIĞI
- IRON CORE[İng.] ile/değil/yerine/= DEMİR ÖZDEK
- HADİD[Osm.] / IRON[İng.] / FER[Fr.] / EISEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DEMİR
- DEMOCRACY :/yerine DEMOKRASİ
- DEMOCRAT :/yerine DEMOKRAT
- DEMOCRATIC :/yerine DEMOKRATİK
- DEMODE[Fr. < DEMODE] değil/yerine/= MODASI GEÇMİŞ OLAN
- DEMOGRAF[Fr. < DÉMOGRAPHE] değil/yerine/= NÜFUS BİLİMCİ
- DEMOGRAFİ[Fr. < DÉMOGRAPHIE] değil/yerine/= NÜFUS BİLİMİ
- DEMOGRAFİ değil/yerine/= ÇOĞABİLİM
- DEMOGRAFİK[Fr. < DÉMOGRAPHIQUE] değil/yerine/= NÜFUS BİLİMSEL
- DEMOGRAFİ/K / DEMOGRAPHY/DEMOGRAPHIC[İng.] değil/yerine/= ÇOĞA BİLİMİ
- DEMOGRAFİK değil/yerine/= ÇOĞABİLİMSEL/ÇOĞASAL
- DEMOKRASİ değil/yerine/= ELERKİ
- DEMOKRAT[Fr. < DÉMOCRATE] değil/yerine/= DEMOKRASİ YANLISI
- DEMOKRATİK[Fr. < DÉMOCRATIQUE] değil/yerine/= DEMOKRASİYE UYGUN
- DEMONSTRASYON/DEMONSTRATION[İng.] değil/yerine/= TANITIM GÖSTERİSİ
- DEMONSTRASYON[Fr. < DÉMONSTRATION] değil/yerine/= TANITIM GÖSTERİSİ
- DEMONSTRASYON ile/||/<> DEMONSTRATİF
( Gösterme. | Görsel anlatım. İLE/VE/|| Tanıtıcı. )
- DEMONSTRATE :/yerine GÖSTERMEK
- DEMONSTRATION :/yerine GÖSTERİ
- DEMORALİZASYON[Fr. < DÉMORALISATION] değil/yerine/= MORAL ÇÖKÜNTÜSÜ
- DEMORALİZASYON değil/yerine/= ÖZCÜL GÜÇ YİTİMİ
- DEMORALİZE[Fr. < DÉMORALISÉ] değil/yerine/= MORALİ BOZULMUŞ
- DEMORALİZE OLMAK/ETMEK değil/yerine/= ÖZCÜL GÜCÜNÜ YİTİRMEK/BOZMAK
- DEN- ile/||/<> DENT-/DENTA-/DENTİ-/DENTİA-/DENTO-
( Diş. İLE/||/<> Diş, dişlerle ilgili. )
- DENATURATION[İng.] / DENATURATION[Fr.] / DENATURIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DENATÜRASYON
- DENATÜRASYON ile/||/<> DENATÜRE
( Bozunma. İLE/VE/|| Bozunmuş. )
- DENATÜRASYON ile DENATÜRE
( Bozunma, bozulma. İLE Bozunmuş, bozulmuş. )
- DENDRİTİK DİKEN[İng. DENDRITIC SPINE] ile/||/<> DENDROKRONOLOJİ[İng. DENDROCHRONOLOGY]
( Dendritlerin üzerinde bulunan küçük çıkıntılardır. Bu dikenler, sinaptik bağlantılar aracılığıyla diğer sinir gözelerinden gelen uyarıları yakalar. Dendritik dikenlerin varlığı, nöronların diğer sinir gözeleriyle etkileşim kurabilme ve sinirsel bilginin iletilmesi için önemli bir mekanizmadır. @@ Dendrokronoloji, odunsu ağaçlarda ve çalılarda ağaç halkalarının tarihlendirilmesi ve incelenmesiyle ilgilenen bilim dalıdır. Büyüme halkaları, kabuğa yakın bir göze tabakası olan vasküler kambiyumun her yıl gerçekleştirdiği sekonder büyüme sonucu oluşur.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- DENDROLOG[Fr. < DENDROLOGUE] değil/yerine/= AĞAÇ BİLİMCİ
- DENDROLOJİ[Fr. < DENDROLOGIE] değil/yerine/= AĞAÇ BİLİMİ
- DENDROLOJİK[Fr. < DENDROLOGIQUE] değil/yerine/= AĞAÇ BİLİMSEL
- DENDROLOJİST[Fr. < DENDROLOGISTE] değil/yerine/= AĞAÇ BİLİMCİ
- TECRÜBE[Osm.] / EXPERIMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= DENEL
- EXPERIMENTAL REACTOR[İng.] / VERSUCHSREAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= DENEME REAKTÖRÜ
- TRIAL AND ERROR[İng.] / TA TONNEMENTS[Fr.] / VERSUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= DENEME, YANILMA
- DENERVASYON ile DENOVO/DE NOVO
( Sinirsizleş[tir]me. İLE Yeni, kendi olarak, kendiliğinden. )
(1996'dan beri)