Türkçe'si Varken... FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 27.963 başlık/FaRk ile birlikte,
27.963 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(14/113)
- BEDELMİSİL değil/yerine/= DENK ÖDEŞ
- BEDELSİZ İTHALAT değil/yerine/= ÖDEŞSİZ DIŞALIM
- BEDEN TERBİYESİ değil/yerine/= YİN EĞİTİMİ
- BEDEN[Ar.] değil/yerine/= GÖVDE
- BEDEN/VÜCUT[Ar.] değil/yerine/= YİN/ETYİN
- BEDÎHİ/YAT[Ar.] ile/ve/||/<> BEDÎ'İ/YAT[Ar.]
( Apaçık olan. İLE/VE/||/<> Görkey/li. | Güzel, güzellik. Güzellik ölçülerine uyan, gözü gönlü okşayan, beğenilen. | Güzel sanatlar, sanat felsefesi. )
- BEDROOM :/yerine YATAK ODASI
- BEER-LAMBERT LAW[İng.] / LOI DE BEER-LAMBERT[Fr.] / BEER-LAMBERT-GESETZT[Alm.] ile/değil/yerine/= BEER-LAMBERT YASASI
- BEER GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= BEER YASASI/KANUNU
- BEER'S LAW[İng.] ile/değil/yerine/= BEER YASASI
- INSTRUMENTAL DEVIATIONS FROM BEER'S LAW[İng.] ile/değil/yerine/= BEER YASASINDAN/KANUNUNDAN ARAÇSAL SAPMALAR
- BEER :/yerine BİRA
- BEFORE :/yerine ÖNCE
- BEGÂYET[Fars. BE + Ar. GÂYET] değil/yerine/= SON DERECE
- BEGIN :/yerine BAŞLAMAK
- BEGINNING :/yerine BAŞLANGIÇ
- BEHAVIOR :/yerine DAVRANIŞ
- BEHAVIORISM değil/yerine/= DAVRANIŞÇILIK
- BEHAVIORISM[İng.] değil/yerine/= DAVRANIŞÇILIK
( Davranışları inceleyen psikoloji dalıdır. Amerikan psikologu John Watson (1878-1958), pozitivizm ve pragmatizmi psikolojiye uygulayarak, psikolojinin bir davranışlar bilimi (etoloji dalı) olduğunu ileri sürmüştür. Pozitivist ve pragmatist görüşe uygun olarak nesnel bir psikoloji elde etmek istiyorsak, içsel değerler olan duyguları ve düşünceleri değil, dışsal değerler olan davranışları incelemeliyiz. Davranışçılık, aklı, bilinci, duyuyu ve soyaçekimi yadsımakta ve sadece olgucu bir alanda gözlemler yapmakla yetinmektedir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- BE-HEME[Fars.]-HÂL[Ar.] değil/yerine/= MUTLAKA, ELBETTE
( MUTLAKA, ELBETTE )
- BEHENIC ACID[İng.] / ACIDE BÊHÉNIQUE[Fr.] / N-DEKONSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= BEHENİK ASİT
- BEHERGLAS[Osm.] / BEAKER[İng.] / BECHERE[Fr.] / BECHERGLAS[Alm.] ile/değil/yerine/= BEHER
- BEHIND :/yerine ARKASINDA
- BEILBY LAYER[İng.] / COUCHE DE BEILBY[Fr.] / BELBYE-SCHICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= BEİLBY TABAKASI
- BEING :/yerine VARLIK
- BEİS[Ar. < BE'S]["BEYİS" değil!]/MAHZUR[Ar.] değil/yerine/= SAKINCA/DOKUNCA
- BEKAR[Fr. < BÉCARRE] ile BEKÂR[Ar.] ile BÎ-KÂR[Fars.]
( Diyez'li ya da bemol'lü bir sesin eski durumuna getirilmesini gösteren nota imi. İLE Evlenmemiş/evli olmayan kişi. İLE İşsiz, güçsüz.["BEKÂR" değil BÎ-KÂR'lar evi] )
- BEKAS[Fr. < BÉCASSE] değil/yerine/= ÇULLUK
- BEKAS[Fr. < BÉCASSE] değil/yerine/= ÇULLUK
( Çullukgillerden, Avrupa, Asya ve Kuzey Afrika'da yaşayan, 32 cm. uzunluğunda, tüyleri kahverengi ve kül rengi, göçebe, uzun gagalı bir kuş. )
( SCOLOPAX RUSTICOLA )
- BECQUEREL-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= BEKEREL ETKİSİ
- BECQUEREL-STRAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= BEKEREL IŞINLARI
- BECQUEREL[İng.] / BECQUEREL[Fr.] / BECQUEREL[Alm.] ile/değil/yerine/= BEKEREL
- KIYMET-İ MEMUL[Osm.] / EXPECTED VALUE[İng.] / VALEUR D'ESPÉRANCE[Fr.] / ERWARTUNGSWERT[Alm.] ile/değil/yerine/= BEKLENEN DEĞER
- TRANSPOSITION DE BECKMANN[Fr.] / BECKMANNSCHE UMLAGERUNG DER KETOXIME[Alm.] ile/değil/yerine/= BEKMAN DÜZENLENMESİ
- BEL[İng.] / BEL[Fr.] / BEL[Alm.] ile/değil/yerine/= BEL
- BELAGAT/RETORİK değil/yerine/= SÖZDEM
- BELDE değil/yerine/= İLÇİK
- BELEDİYE[Ar.] değil/yerine/= URAY
- BELGİ ile/ve/<> BELGİN
( Bir şeyi, benzerlerinden ayıran özellik. | Duyuş, düşünüş ve inanıştaki ayırıcı özellik. İLE Tam ve kesin olarak belirlenmiş olan. )
( ŞİAR/ALÂMET/NİŞAN ile/ve/<> SARİH )
- İŞÂRET[Osm.] / SIGNAL[İng.] / SIGNAL[Fr.] / SIGNAL[Alm.] ile/değil/yerine/= BELGİT, SİNYAL
- BELIEF :/yerine İNANÇ
- BELIEVE :/yerine İNANMAK
- BELİRLE(N)ME, BELİRLENİM = DETERMINATION[İng.] = DÉTERMINATION[Fr.] = DAS BESTIMMEN[Alm.] = DETERMINAZIONE[İt.] = DETERMINACION[İsp.] = CONSTITUTIO, DEFINITIO, DETERMINATIO[Lat.] = HO HORISMOS, HE TAKSIS[Yun.] = VUCHA(T), MÂL[Ar.] = TAYÎN[Fars.] = BEPALING[Felm.]
- DETERMINATE ERROR, SYSTEMATIC ERROR[İng.] / BESTIMMTER FEHLER[Alm.] ile/değil/yerine/= BELİRLİ HATA, SİSTEMATİK HATA
- RANDOM ERROR[İng.] / ZUFÄLLIGE FEHLER[Alm.] ile/değil/yerine/= BELİRSİZ HATA
- BELİRSİZ SÖZ/MUĞLAK İFADE ile/değil/yerine KAVRAM
- UNSCHÄRFERELATION[Alm.] ile/değil/yerine/= BELİRSİZLİK BAĞINTISI
- UNCERTAINTY PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE D'INDÉTERMINATION[Fr.] / UNBESTIMMTHEITSPRINZIP[Alm.] ile/değil/yerine/= BELİRSİZLİK İLKESİ
- UNSICHERHEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= BELİRSİZLİK
- ALÂMET[Osm.] / SYMPTOM[İng.] / SYNAPSE, AUSSCHWITZEN[Alm.] ile/değil/yerine/= BELİRTİ
- BELİT(AKSİYOM) = MÜTEARİFE = AXIOM[İng.] = AXIOME[Fr.] = AXIOM[Alm.] = AXIOMA[Yun.] = AXIOMA[İsp.] -ile
( Kendiliğinden, apaçık ve bundan dolayı öteki önermelerin ön dayanağı sayılan temel önerme. İLE Bir gücün, maddi bir etkenin, bir düşüncenin ortaya çıkması. | İnsan etkinliğinin ya da iradesinin açığa çıkması. | Hareket, iş. | Anamalın, belirli bir bölümü. | Hisse senedi. | Bir oyuncunun, sahne üzerindeki hareketi. | Oyunun temasını geliştiren, başlıca olay, öykü, gelişim. )
- BELİT/AKSİYOM ile/ve KOYUT/ÖN DOĞRU/POSTULA(T)
( İnsan zihninin, tümel kuralları. İLE/VE Herhangi bir bilimin, tümel kuralları. )
( Kendiliğinden apaçık olan ve böyle olduğu için öteki önermelerin ön dayanağı olan temel önerme. İLE/VE Ön doğru. )
( Belitler/aksiyomlar, temellendirilmez. )
( Kendileri kanıtlanmayan, kanıtları kanıtlanmaya gereksinim duyulmayacak ilk ilkelere verilen ad. | Tüm bilimler için uyulması gereken temel kurallar. İLE/VE Bir bilim dalının [üyesinin] kabul ettiği temel kurallar. )
( ÖZDEŞLİK İLKESİ | ÇELİŞMEZLİK İLKESİ | ÜÇÜNCÜ OLASININ/ŞIKKIN OLANAKSIZLIĞI [ARISTOTELES] )
( KOINAI ENNOIAI ile/ve AITEMATA )
( MÜTEARİFE/MÜSELLEMÂT/MÜSELLEMÛN ile/ve MEVZUA[ÖN KABUL]/MÜSÂDERÂT )
( AXIOME[Fr. < Yun.] ile/ve POSTULATUM[Lat.] )
- BELİT/AKSİYOM(ATİK) = AXIOM[İng.] = AXIOME/AXIOMATIQUE[Fr.] = AXIOM, GRUNDWAHRHEIT[Alm.] = ASSIOMA[İt.] = AXIOMA[İsp.] = PRONUNTIATUM[Lat.] = AKS.OMA[Yun.] = BEDÎHİYYE, MÜSELLEM[Ar.] = ASLÎ MUTEÂREF[Fars.] = AXIOMA[Felm.]
- BELL :/yerine ZİL
- BELLEK[İng. MEMORY] ile/||/<> AMNEZİ[İng. AMNESIA] ile/||/<> BİLİŞSEL YETİLER[İng. COGNITIVE FACULTIES] ile/||/<> DOĞUŞTAN GELEN BAĞIŞIKLIK[İng. INNATE IMMUNITY] ile/||/<> FRONTAL LOB[İng. FRONTAL LOBE] ile/||/<> ÖN LOB[İng. FRONTAL LOBE] ile/||/<> PAPEZ HALKASI[İng. PAPEZ CIRCUIT]
( Öğrenilen bilgileri depolamaya ve istenildiği zaman kullanmaya olanak sağlayan yetenektir. @@ Beyinde meydana gelen hasarın bir sonucu olarak ortaya çıkan hafıza kaybı. Kazalardan sonra ortaya çıkabildiği gibi bastırma türünde bir savunma mekanizması ile de ortaya çıkabilir. @@ Bilişsel yetiler, doğru inançların bilgiye dönüşmesi için, epistemik güven ve değer içeren unsurlardır. Bu yetilere hafıza, algı, dikkat, farkındalık, kavrayış, odaklanma, sezgi ve muhakeme örnek verilebilir. Sosa gibi erdem epistemologları için en değerli bilişsel yetilerden biri entelektüel erdemdir. Ona göre kişi sahip olduğu erdem gibi yetiler yoluyla bilgiye ulaşabilir. @@ Yok sayılabilecek kadar düşük hafızaya sahip, daha önceden varolan ve özgül olmayan savunma sistemi. Genetik kökenli olması açısından ebeveynlerden yavrulara aktarılır. @@ Beynin duygusal ifade, problem çözme, hafıza, dil, yargı ve cinsel davranışlar gibi önemli bilişsel becerileri kontrol eden kısmıdır. Beynin en büyük kortikal bölgesidir ve serebral korteksin yaklaşık %40'ını oluşturur. Ön lob ya da alın lobu da denir. @@ Frontal Lob da denir. Beynin en büyük kortikal bölgesidir ve serebral korteksin yaklaşık %40'ını oluşturur. Beynin duygusal ifade, problem çözme, hafıza, dil, yargı ve cinsel davranışlar gibi önemli bilişsel becerileri kontrol eden kısmıdır. Özünde, kişiliğimizin ve iletişim yeteneğimizin "kontrol paneli"dir. Lobdaki her alan belirli bir işlevden (örn: motor, konuşma, yürütme işlevi) ve davranıştan sorumludur. Frontal lob ile beynin diğer kısımları arasındaki kapsamlı bağlantı ağı, frontal lob işlevlerini ve işlev bozukluklarını anlamayı zorlaştırır. @@ Duyguların deneyimlenmesi, etiketlenmesi ve ifade edilmesinde Papez halkası rol oynar. Ön talamik çekirdekler, lateral dorsal çekirdek ve medial dorsal çekirdekten oluşan ve uzaysal oryantasyon ve epizodik hafıza için merkez görevi gören limbik talamus, Papez halkasına bağlıdır. Papez halkası Alzheimer, Parkinson, Korsakoff sendromu, semantik bunama ve global amnezi ile ilişkilendirilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- BELLEK[İng. MEMORY] ile/||/<> ARA-BUL-GERİYE GETİR[İng. SEARCH-FIND-RETRIEVE] ile/||/<> BELLEĞE YARDIMCI TEKNİKLER[İng. MNEMONIC TECHNIQUES] ile/||/<> BELLEK GENİŞLİĞİ[İng. MEMORY SPAN] ile/||/<> EPİSTEMİK MANTIK[İng. EPISTEMIC LOGIC]
( Öğrenilen bilgileri depolamaya ve istenildiği zaman kullanmaya yarayan yetenektir. @@ Bellekte depolanmış olan bir bilgiye ulaşıp onu hatırlama işlemidir. @@ Bildiğimiz materyallerle yeni öğrenmekte olduğumuz materyali ilişki içine sokarak bellekte daha iyi tutmaya yardımcı olan tekniklerdir. @@ Bir tek takdimden sonra bireyin tekrar edebildiği maddelerin (harf, sayı, kelime) sayısıdır. Ortalama bellek genişliğinin 5-9 arasında olduğu kabul edilmektedir.İ @@ Önermesel bilgi söz konusu olduğu zaman, bilgi ile ilgili önemli bir ayrım dikkati çeker. Bu ayrım Bertrand Russell tarafından yapılmıştır. Russell şeylerin bilgisi ve şeyler hakkında bilgi arasında bir ayrım yapar. İlki, herhangi bir nesne ya da kişiyi tanıma anlamında bilgiye, ikincisi ise, doğrunun elde edilmesi anlamında bilgiye işaret eder. Şeylerin bilgisi söz konusu olduğunda, bilginin nesnesi şeylerin kendisi ya da varlığın doğrudan kendisidir. Öznenin doğrudan farkında olduğu, tanıdığı şeyler buraya dâhil edilir. Duyu verileri, bellek aracılığıyla hatırlanan şeyler, içgözlem aracılığıyla doğrudan fark edilen zihinsel durumlar ve kavrama ile farkında olunan tümeller söz konusu nesneleri oluşturur. Bu türden bir bilgi, dolayımsız bir bilgidir ve bu dolayımsızlık durumu aklın hiçbir neden ya da gerekçeye başvurmadan doğruyu kavraması olarak düşünülmelidir. Şeyler hakkında bilgi söz konusu olduğunda ise, bilginin nesnesi doğru ve yanlış yüklemlerin taşıyıcısı olan önermelerdir. Dolayısıyla bu bağlamda herhangi bir şeyi bilmek demek, o şey hakkındaki belirli bir önermenin doğru olduğunu bilmek anlamına gelir. Bu anlamda, Türkiye’nin başkentinin Ankara olduğunu bilmek demek, bunu ifade eden “Türkiye’nin başkenti Ankara’dır” önermesini bilmek demektir. Cümleler aracılığıyla ifade edilen bu tür önermeler bilginin nesnesini oluşturur. Epistemik mantık, Hintikka’ya dayandırılır. Özellikle onun Knowledge and Belief metnine atıfta bulunulur. En genel anlamda bilgi hakkındaki tartışılanları formalize etme girişimleri içeriğini oluşturur. “S’ p’yi bilir.”, “S, p’yi bilmez.”, “S, p’ye inanır.”
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- BELLEK = HÂFIZA = MEMORY[İng.] = MÉMOIRE[Fr.] = GEDÄCHTNIS[Alm.] = MEMORIA[dissil/f.]/RECUERDO[eril/m.][İsp.]
- BELONG :/yerine AİT OLMAK
- BELONGING[İng.] değil/yerine/= AİDİYET
( "Bir kişiye, bir topluma ya da bir aileye mensup olma" anlamında kullanılabilir. Arapça kökenli bir kelime olup "ait olma, ilgi, ilişkinlik" anlamını taşımaktadır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- BELOW :/yerine AŞAĞIDA
- BELT :/yerine KEMER
- ben = me[İng.] = JE[Fr.] = ICH[Alm.] = IO[İt.] = YO[İsp.] = EGO[Lat., Yun.] = ANÂ[Ar.] = MÄN[Fars.] = IK[Felm.]
- BEN = ZÂT = I[İng.] = das SOSEIN[Alm.] = TO TI ESTIN, TO TI ÈN EINAI[Yun.] = ESSENTIA[Ortaçağ Lat.]
- BENCH :/yerine BANKA (OTURULAN)
- BEND :/yerine EĞMEK
- BEND değil/yerine/= YASA ALT MADDESİ
- BENDE[Fars.] ile KUL, KÖLE, BAĞLI [bkz. ABD(Ar.)]
( KUL, KÖLE, BAĞLI [bkz. ABD] )
- BENEATH :/yerine ALTINDA
- BENEDICK/BENEDICKSCHER EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= BENEDİCK ETKİSİ
- BENEDICKS EFFECT[İng.] / EFFET BENEDICKS[Fr.] ile/değil/yerine/= BENEDİCKS ETKİSİ
- BENEDICT SOLUTION/SOLUTION DE BENEDICT[İng.] / SOLUTION DE BENEDICT[Fr.] / BENEDICT-LÖSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BENEDİCT ÇÖZELTİSİ
- BENEFIT :/yerine FAYDA
- SPOT DISTORTION[İng.] / DÉFORMATION DE LA TACHE[Fr.] / FLECKVERZERRUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BENEK BOZULMASI
- LEKE[Osm.] / SPOT[İng.] / TACHE[Fr.] / FLECK[Alm.] ile/değil/yerine/= BENEK
- BENİ/SENİ/ONU:
"ENTERESE ETMEZ" değil
(FAZLA/YETERİNCE) İLGİLENDİRMİYOR
- İYİCİL/BENIGN[İng.] ile/||/<> KÖTÜCÜL/HABİS[Ar.]/MALIGN/MALIGNANT[İng.]
( İyi huylu ve genellikle zararsız tümörler. İLE/||/<> Kötü huylu ve yayılma potansiyeli olan tümörler. )
- BENZEDRIN[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZADRİN
- BENZALDEHYDE[İng.] / ALDÉHYDE BENZOÏQUE[Fr.] / BENZALDEHYD[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZALDEHİT
- BENZANILIDE[İng.] / BENZANILIDE[Fr.] / BENZANILID[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZANİLİT
- BENZEDRINE[İng.] / BENZADRINE[Fr.] ile/değil/yerine/= BENZEDRİN
- BENZENE DISULFONIC ACID[İng.] / ACIDE M-BENZÈNE DISULFONIQUE[Fr.] / M-BENZOLDISULFONSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZEN DİSÜLFONİK ASİT
- BENZENE HEXACHLORIDE[İng.] / HEXAKLORURE DE BENZENE[Fr.] / BENZOLHEXACLORID[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZEN HEKAZKLORÜR
- BENZENE MONOSULPHONIC ACID[İng.] / ACIDE BENZÈNE MONOSULFONIQUE[Fr.] / BENZOL MONOSÜLFONSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZEN MONOSÜLFONİK ASİT
- BENZENE SULPHINIC ACID[İng.] / ACIDE BENZÈNE- SULFONIQUE[Fr.] / BENZEN SÜLFON SÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZEN SÜLFİNİK ASİT
- BENZENE[İng.] / BENZOLE[Fr.] / BENZOL[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZEN
- TEŞBİH[Osm.] / SIMULATION[İng.] / SIMULATION[Fr.] / SIMULATION[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZETİM
- ANALOGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZETME/BENZEŞİM
- BENZIDIOL[Fr.] / BENZHYDROL[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZHİDROL
- BENZIDINE[İng.] / BENZIDINE[Fr.] / BENZIDIN[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZİDİN
- BENZHYDROL[İng.] ile/değil/yerine/= BENZİDROL
- BENZYL ALCOHOL[İng.] / ALCOOL BENZYLIQUE[Fr.] / BENZYLALKOHOL[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZİL ALKOL
- BENZYL CHLORIDE[İng.] / CHLORURE DE BENZYLE[Fr.] / BENZYLCHLORID[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZİL KLORÜR
- BENZYL CINNAMATE[İng.] ile/değil/yerine/= BENZİL SİNAMAT
- BENZYL THIOCYANATE[İng.] / THIOCYANATE DE BENZYLE[Fr.] / BENZYLTHIOCYANAT[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZİL TİYOSİYANAT
- BENZIL[İng.] / BENZILE[Fr.] / BENZIL[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZİL
- BENZYLAMINE[İng.] ile/değil/yerine/= BENZİLAMİN
- BENZYLALANINE[Fr.] / BENZYLANILIN[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZİLANİLİN
- ACETATE DE BENZYLE[Fr.] / BENZYLACETAT[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZİLASETAT
- BENZYL BENZOATE[İng.] / BENZYLBENZOATE[Fr.] / BENZYLBENZOAT[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZİLBENZOAT
- BENZYL BROMIDE[İng.] / BROMURE DE BENZYLE[Fr.] / BENZYLBROMID[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZİLBROMÜR
- BENZILIC ACID[İng.] / ACIDE BENZILIQUE[Fr.] / BENZILSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZİLİK ASİT
- CINNAMATE DE BENZYLE[Fr.] / BENZYCINAMAT[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZİLSİNAMNAT
- BENZINE[İng.] / BENZINE[Fr.] / BENZIN[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZİN
- BENZOPHENONE[İng.] / BENZOPHÉNONE[Fr.] / BENZOPHENON[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZOFENON
- BENZOIC ACID[İng.] / ACID BENZOIQUE[Fr.] / BENZOESÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZOİK ASİT
- BENZOILIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZOİL KATILMASI
- CHLORURE DE BENZOYLE[Fr.] / BENZOYLCHLORID[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZOİL KLORÜR
- BENZOYL PEROXIDE[İng.] / BENZOYLPEROXYD[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZOİL PEROKSİT
- BENZOYLATION[İng.] ile/değil/yerine/= BENZOİLASYON
- BENZOIN CONDENSATION[İng.] / BENZOIN CONDENSATION[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZOİN KONDENZASYONU
- BENZOINOXIME[İng.] / BENZOINOXIM[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZOİNOKSİM
- BENZOQUINONE[İng.] ile/değil/yerine/= BENZOKİNON
- BENZOQUINONE[Fr.] ile/değil/yerine/= BENZOKİON
- BENZOCHINON[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZOKİONON
- PEROXYDE DE BENZOYLE[Fr.] ile/değil/yerine/= BENZOLL PEROKSİT
- BENZONITRILE[İng.] / BENZONITRILE[Fr.] / BENZONITRIL[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZONİTRİL
- BENZOPURPURINE 4B[İng.] / BENZOPURPURIN 4B[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZOPURPURİN 4B (OZAMİN 4B)
- ROUGE POUR COTON[Fr.] ile/değil/yerine/= BENZOPURPURN 4B (OZAMİN 4B)
- CHLORE DE BENÉRYLE[Fr.] / BENZOTRICHLORID[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZOTRİKLORÜR
- BENZOTHIOCARBIDE[İng.] ile/değil/yerine/= BENZOTRİOKLORÜR
- BERÂRÎ[< Ar. BERRİYYE] ile ÇÖLLER, SAHRALAR
( Çöller, sahralar. )
- BERBERINE[İng.] / BERBÉRINE[Fr.] / BERBERIN[Alm.] ile/değil/yerine/= BERBERİN
- RÉACTION DE SUBSTITUTION[Fr.] ile/değil/yerine/= BERDEĞİTİMLİ REAKSİYONU
- BEREKETLİ[Ar.] değil/yerine/= ARTAĞAN
( Mutluluk, meymenet, saadet. | Nimette bolluk ve iyilik. )
- BERGAMOT[Fr. < BERGAMOTE < LAT.< CITRUS BERGAMIA] değil/yerine/= TURUNÇGİLLERDEN BİR AĞAÇ
- BERGMANN'S RULE[İng.] değil/yerine/= BERGMANN YASASI
( Şekil olarak benzer iki gövdeden daha büyüğünün hacim başına daha düşük yüzey alanına sahip olduğunu ve bu nedenle kütle başına ısı kaybının daha az olduğunu; böylece büyük gövdelilerin daha soğuk iklimlerde, küçük gövdelilerin ise daha sıcak iklimlerde bulunma eğiliminde olduğunu ifade eden kural. Alman biyolog Carl Bergmann tarafından ileri sürülmüştür. Genelde sıcakkanlı hayvanlarla sınırlandırılsa da, modern bilimde soğukkanlı hayvanlar için de geçerli olabileceği görülmüştür.Sıcakkanlı bir hayvan olan insan türünün, kutuplara yakın yerlerde yaşayan Inuit, Aleut ve Sami kabileleri, orta enlemlerde yaşayan insanlara göre ortalama bazında daha ağırdırlar.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- BERHAVA[Fars. + Ar.] değil/yerine/= YARARSIZ, BOŞ
( Havaya atılmış, uçurulmuş. | Yararsız, boş. )
- BER-HURDÂR[Fars. < BERHÛR] ile MUTLU
( Hisse, nasip, pay.)] )
- BERIBERI[İng.] / BERIBÉRI[Fr.] / REISESERKRANKKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= BERİBERİ
- BÉRYL[Fr.] / BERILL[Alm.] ile/değil/yerine/= BERİL
- BERYLLIUM ACETATE[İng.] / ACETATE DE BÉRYLLIUM[Fr.] / BERYLLIUM ACETAT[Alm.] ile/değil/yerine/= BERİLYUM ASETAT
- BERYLLIUM BROMIDE[İng.] / BROMURE DE BÉRYLLIUM[Fr.] / BERYLLIUM BROMID[Alm.] ile/değil/yerine/= BERİLYUM BROMÜR
- BERYLLIUM DETECTOR[İng.] / DÉTECTEUR AU BÉRYLLIUM[Fr.] / BERYLLIUMSDEDEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= BERİLYUM DEDEKTÖRÜ
- BERYLLIUM CARBONATE[İng.] / CARBONATE DE BERYLLIUM[Fr.] / BERYLLIUMKARBONAT[Alm.] ile/değil/yerine/= BERİLYUM KARBONAT
- BERYLLIUM CHLORIDE[İng.] / CHLORURE DE BERYLLIUM[Fr.] / BERYLLIUM CHLORID[Alm.] ile/değil/yerine/= BERİLYUM KLORÜR
- BERYLLIUM[İng.] / BÉRYLLIUM, GLUCINIUM[Fr.] / BERYLLIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= BERİLYUM
- BERKELIUM[İng.] / BERKELIUM[Fr.] / BERKELIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= BERKELYUM/BERKELİUM
- BERLIN BLUE[İng.] / BLUE DE PRUSSE[Fr.] / BERLINER BLAU[Alm.] ile/değil/yerine/= BERLİN MAVİSİ
- BERMUTAT[Fars. BER + Ar. MUTÂD] değil/yerine/= ALIŞILAGELEN BİÇİMDE, HER ZAMAN OLDUĞU GİBİ
- BERNOULLI EFFECT[İng.] / EFFET BERNOULLI[Fr.] / BEERNOULLI-EFFEKT, BERNOULLI-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= BERNOULLİ ETKİSİ
- BERNOULLİ-EULER KANÛNU[Osm.] / BERNOULLI-EULER LAW[İng.] / LOI DE BERNOULLI-EULER[Fr.] ile/değil/yerine/= BERNOULLİ-EULER YASASI/KANUNU
- BERNOULLI-EULER GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= BERNOULLİ EULER YASSASI
- BERNOULLİ NAZARİYESİ[Osm.] / BERNOULLI THEORY[İng.] / THÉORIE DE BERNOULLI[Fr.] / BERNOULLISCHE THEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BERNOULLİ KURAMI
- BERRAK[Ar.]/LIK değil/yerine/= DURU/LUK / AYDIN LIK / AÇIK/LIK / APAÇIK/LIK
- BERRÎ[Ar.] değil/yerine/= KARASAL
- BERRIASIAN EPOCH[İng.] değil/yerine/= BERRİASYAN EPOKU
( Günümüzden 145.000.000 ile 139.800.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- BERTARAF ETMEK değil/yerine/= ORTADAN KALDIRMAK
- BERTHELOT'S EQUATION OF STATE[İng.] / ÉQUATION D'ÉTAT DE BERTHELOT[Fr.] / BERTHELOTSCHE ZUSTANDSGLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BERTHELOT HAL DENKLEMİ
- BERTHELOT-THOMSEN PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE DE BERTHELOT-THOMSEN[Fr.] ile/değil/yerine/= BERTHELOT-THOMSEN İLKESİ
- BERTRAND LENS[İng.] / LENTILLE DE BERTRAND[Fr.] / BERTRAND-LINSE[Alm.] ile/değil/yerine/= BERTRAND MERCEĞİ
- BERVECH-İ ÂDE ile/ve/||/<> BERVECH-İ ÂTÎ/ZÎR ile/ve/||/<> BERVECH-İ BÂLÂ ile/ve/||/<> BERVECH-İ MÂRUZ ile/ve/||/<> BERVECH-İ PEŞİN
( Âdet olduğu üzere. İLE/VE/||/<> Aşağıda olduğu gibi, aşağıda görüleceği üzere. İLE/VE/||/<> Yukarıda olduğu gibi, yukarıda görüldüğü üzere. İLE/VE/||/<> Bildirildiği gibi, arz olunduğu üzere. İLE/VE/||/<> Peşin olarak. )
- BEŞ TÜMEL/KÜLLÎ/SES/LÂFIZ/YANIT(KÜLLÎYAT-I HAMS)
( * CİNS
* NEVİ'(TÜR)
* FASIL(AYRIM)
* HASSA(ÖZELLİK)
* ARAZ(İLİNEK) )
( "O nedir?" sorusuna keyfiyet cihetinden(açısından) yanıt verirsek CİNS; kevmiyet cihetinden(açısından) yanıt verirsek NEV'dir. )
( İki farklı NEV'i keyfiyet cihetinden(açısından) ayıran şey FASIL'dır. )
( Bir hakikate taalluk ediyorsa HASSA; birden çok hakikate taalluk ediyorsa ARAZ'dır. )
( ARAZ: İNFİKAK ile HAKİKAT açısından. )
- PENTAVALENTE[Fr.] / FÜNFWERTIG[Alm.] ile/değil/yerine/= BEŞDEĞERLİKLİ
- BESIDE :/yerine YANINDA
- BESIDES :/yerine AYRICA
- BESİN KÜTLELERİ[İng. FOOD BODIES] ile/||/<> BESİN ZİNCİRİ[İng. FOOD CHAIN] ile/||/<> BESİYERİ[İng. CULTURE MEDIUM]
( Karbonhidrat, lipit ve proteinden oluşan ve mutualist avcılara besin olarak sunulan yoğun, çok gözeli yapılar. @@ Canlı organizmaların beslenme alışkanlıkları arasındaki ilişkilerin gösterildiği bir tablodur. @@ Mikroorganizmaları laboratuvar ortamında büyütmek için kullanılan besin solüsyonu.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- FOOD[İng.] / NAHRUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BESİN
- TENSION D'ALIMENTATION[Fr.] ile/değil/yerine/= BESLEME GERİLİMİ
- BREEDING RATIO[İng.] / RAPPORT DE SURGÉNÉRATION[Fr.] / BRUTVERHÄLTNIS[Alm.] ile/değil/yerine/= BESLEME ORANI
- ZUFUHR[Alm.] ile/değil/yerine/= BESLEME
- BESLENME = NUTRITION[İng.] = NOURRIR[Fr.] = VERPFLEGEN[Alm.] = NUTRIRE[İt.] = NUTRIR[İsp.]
- BESLENME = TAGADDİ, TAĞDİYE, İGTİDÂ'[< GIDÂ] = NUTRITION
- QUINTUPLE POINT[İng.] / FÜNFFACHER PUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= BEŞLİ NOKTA
- PENTAVALENT[İng.] ile/değil/yerine/= BESØGELSERİKLİ
- FONCTIONS DE BESSEL[Fr.] ile/değil/yerine/= BESSEL FONKSİYONLARI
- BESSEL FUNCTIONS[İng.] / BESSELSCHE FUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= BESSEL İŞLEVLERİ
- BESSEMER CONVERTER[İng.] / BESSEMER KONVERTER[Alm.] ile/değil/yerine/= BESSEMER DÖNÜŞTÜRÜCÜ
- BEST :/yerine EN İYİ
- BESTECİ/BESTEKÂR değil/yerine/= KÜĞCÜ/KÜĞYAPAR
- BET :/yerine BAHSE GİRMEK
- BETA DECAY, BETA DISINTEGRATION[İng.] / DÉSINTÉGRATION BÊTA[Fr.] / BETAZERFALL[Alm.] ile/değil/yerine/= BETA BOZUNUMU
- BETA FACTOR[İng.] / FACTEUR BÊTA[Fr.] ile/değil/yerine/= BETA FAKTÖRÜ
- RAYONS BETA[Fr.] ile/değil/yerine/= BETA İSİMLERİ
- BETA ŞUALARI[Osm.] / BETA RAYS[İng.] / BETA-STRAHL, BETASTRAHLEN[Alm.][Alm.] ile/değil/yerine/= BETA IŞINLARI
- BETAFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= BETA İŞLEVİ
- BETA OXIDATION[İng.] / OXYDATION BETA[Fr.] / BETAOXYDATION[Alm.] ile/değil/yerine/= BETA OKSİDASYONU
- BETA PARTICLE, SS-PARTICLE[İng.] / PARTICULE BÊTA[Fr.] / BETA PARTICULE[Fr.] / BETA-TEILCHEN, Β TEILCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= BETA PARÇACIĞI/TANECİĞİ
- BETA SPECTRUM[İng.] / BETA-SPEKTRUM, BETASTRAHL SPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= BETA TAYFI/SPEKTRUMU
- BETA SPECTROMETER[İng.] / SPECTRE BÊTA[Fr.] / BETASPEKTROMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BETA TAYFÖLÇERİ/SPEKTROMETRESİ
- BETAINE[İng.] / BÉTAUNE[Fr.] / BETAINE[Alm.] ile/değil/yerine/= BETAİN
- BETATRON[İng.] / BÉTATRON[Fr.] / BETATRON[Alm.] ile/değil/yerine/= BETATRON
- BETEL/KİFAS[İbr.] | PETRUS[Lat.] ile TEMELTAŞI
( BETEL/KİFAS[İbr.] | PETRUS[Lat.] )
- BETHE LAW[İng.] / LOI DE BETHE[Fr.] / BETHE-GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= BETHE YASASI
- BETİK = KİTAP = BOOK[İng.] = LIVRE[Fr.] = BUCH[Alm.] = LIBRO[İt., İsp.]
- BETİM, BETİMLEME = TASVİR, TAVSİF = DESCRIPTION[İng., Fr.] = BESCHREIBUNG[Alm.] = DESCRIPTIO[Lat.] = DESCRIPCIÓN[İsp.]
- CONCRETE[İng.] / BÉTON[Fr.] / BETON[Alm.] ile/değil/yerine/= BETON
- BETON[Fr.] değil/yerine/= DONGUÇ
- BETONİYER[Fr. < BÉTONNIÈRE] değil/yerine/= BETONKARAR
- BETONİYER[Fr.] değil/yerine/= BETONKARAR/BETON KARIŞTIRICI
( Beton yapmak üzere çimento, kum ve suyu karıştıran makine. )
- BETTER :/yerine DAHA İYİ
- BETWEEN :/yerine ARASINDA
- BEY BİLVEFÂ değil/yerine/= GERİ ALIMLI SATIŞ
- BEYÂNAT[Ar.] değil/yerine/= DEMEÇ
- BEYÂN/BEYÂNAT değil/yerine/= DEMEÇ
- BEYÂNNÂME değil/yerine/= BİLDİRİ/BİLDİRGE
- WHITE PHOSPHORUS[İng.] / WEISSER PHOSPHOR[Alm.] ile/değil/yerine/= BEYAZ FOSFOR
- BLEACHING METHOD[İng.] ile/değil/yerine/= BEYAZLAMA YÖNTEMİ
- AGENT DE BLANCHIMENT[Fr.] / BLEICHMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= BEYAZLATICI
- BLEACHING[İng.] / BLANCHIMENT[Fr.] / BLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BEYAZLATMA
- HORSEPOWER[İng.] / PUISSANCE EN CHEVAUX[Fr.] / PFERDESTÄRKE[Alm.] ile/değil/yerine/= BEYGİR GÜCÜ
- BEYHÛDE değil/yerine/= BOŞUNA
- BEYİN OMURİLİK SIVISI[İng. BRAIN SPINAL CORD FLUID] ile/||/<> SUBARAKNOİD ARALIK[İng. SUBARACNOID SPACE]
( Beyin ve omurilik etrafında bulunan şeffaf bir sıvıdır. Beyin ventriküllerinde üretilir ve beyinle omurilik arasında dolaşarak bu dokuları darbelere karşı korur, besin ve oksijen taşır, metabolik atıkları uzaklaştırır ve bağışıklık gözelerini taşır. @@ Beyin ve omurilik etrafında bulunan bir boşluktur ve beyin omurilik sıvısının dolaştığı alanı ifade eder. BOS, ventriküllerden çıkarak subaraknoid aralığa ulaşır ve beyinle omurilik etrafında dolaşır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- BEYİN = BRAIN[İng.] = CERVEAU[Fr.] = DAS GEHIRN[Alm.] = CERVELLO[İt.] = CEREBRO[İsp.] = CEREBRUM[Lat.] = HO EGKEFALOS[Yun.] = MUKH[Ar.] = MAĞZ[Fars.] = HET HERSENEN[Felm.]
- BEYİN[Ar.] değil/yerine EMİK
- BEYOND :/yerine ÖTESİNDE
- BEYTÜLMAL[Ar.] değil/yerine/= DEVLET HAZİNESİ
- BEYYİNE KÜLFETİ değil/yerine/= KANITLAMA YÜKÜ
- BEYZİK[İng. < BASIC] değil/yerine/= TEMEL
- BEZİR[Ar. < BEZR] ile KETEN TOHUMU YAĞI
( Keten tohumu yağı. )
- BEZİRGÂN[Fars. < BAZERGÂN]/TÜCCAR[Ar.] değil/yerine/= TECİMEN
( Tüccar. | Alışverişte çok kâr amacı güden kişi. | Yahudiler için kullanılan bir adlandırma. | Mesleğini sadece kazanç için kullanan kişi. )
- BFO/BASİC FORMAL ONTOLOGY değil/yerine/= TEMEL BİÇİMSEL VAROLUŞ
- BG/BYZANTINE GENERALS PROBLEM değil/yerine/= BİZANS GENERALLERİ SORUNU
- BH/KNOWLEDGE MAPS değil/yerine/= BİLGİ HARİTALARI
- BHD/BIG HEALTHCARE DATA değil/yerine/= BÜYÜK SAĞLIK VERİSİ
- BHD/BSV BİG HEALTHCARE DATA değil/yerine/= BÜYÜK SAĞLIK VERİSİ
- BI/BIOMEDICAL INFORMATICS değil/yerine/= BİYOMEDİKAL BİLİŞİM
- BİAS ile BİSTÜRİ
( Yan tutma, yanlılık, kayırma. İLE Bıçak. )
- bib.[Lat. < BIBE] değil/yerine/= İÇİNİZ
- BİBERON değil/yerine/= EMZİK
- Bİ-/BİN- ile/||/<> BİO-/BİS-/-BİOSİS/-BİOTİC ile/||/<> Dİ- ile/||/<> Dİ- ile/||/<> DİA- ile/||/<> DUO- ile/||/<> DEUT-/DEUTER-/DEUTERO-/DEUTO- ile/||/<> DİPLİ-/DİPLO-
( İki, çift, iki kez, yaşamla ilgili, özel yaşam nitelikleri ile ilgili, iki taraflı. İLE/||/<> Yaşamla ilgili, canlılıkla ilgili, özel yaşam nitelikleri ile ilgili. İLE/||/<> Karşıdan karşıya, bir yanda, arasında, -den doğru, birbirinden ayrılmış olarak. İLE/||/<> Çift, iki kat, ikili, ikiz. İLE/||/<> Karşıdan karşıya, -den geçerek, -den doğru, bir yanda, arasında. İLE/||/<> İki, ikili. İLE/||/<> İkinci, ikincil. İLE/||/<> Çift, iki, iki kat, ikiz, iki kez. )
- BIBLE :/yerine İNCİL
- BİBLIOTHERAPY değil/yerine/= OKUMA SAĞALTIMI
- BİBLİYOFİL[Fr. < BIBLIOPHILE] değil/yerine/= KİTAPSEVER
- BİBLİYOGRAFİ[Fr. < BIBLIOGRAPHIE] değil/yerine/= KAYNAKÇA
- BİBLİYOGRAFİK[Fr. < BIBLIOGRAPHIQUE] değil/yerine/= KAYNAKÇAYLA İLGİLİ
- BİBLİYOGRAFYA[İng.] değil/yerine/= KAYNAKÇA
- BİBLİYOGRAFYA değil/yerine/= KAYNAKÇA
- BİBLİYOMAN[Fr. < BIBLIOMANE] değil/yerine/= KİTAP DÜŞKÜNÜ
- BİBLİYOMANİ[Fr. < BIBLIOMANIE] değil/yerine/= KİTAP DÜŞKÜNLÜĞÜ
- BİBLİYOTEK[Fr. < BIBLIOTHÈQUE] değil/yerine/= KİTAPLIK
- BIÇAK ile YÜLGÜ/YÜLİGÜ/KEREY/USTURA
( ... İLE Tıraş için kullanılan bıçak. )
- VERZERRUNGSPOTENTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= BİÇİM BOZULANMA/BOZULMASI POTANSİYELİ
- TAGAYYÛR[Osm.] / DEFORMATION[İng.] / DÉFORMATION[Fr.] / DEFORMATION, VERZERRUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BİÇİM BOZULMASI/DEĞİŞTİRME
- TAGAYYÛR MÜNHANÎSİ[Osm.] / DEFORMATIONDIAGRAMM, DEFORMATIONKURVE, VERZERRUNGSKURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= BİÇİM BOZULMASI EĞRİSİ
- VERZERRUNGSENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BİÇİM BOZULMASI ENERJİSİ
- DEFORMATION CURVE[İng.] ile/değil/yerine/= BİÇİM DEĞİŞTİRME EĞRİSİ
- DEFORMATION ENERGY[İng.] / ÉNERGIE DE DÉFORMATION[Fr.] / DEFORMATIONSSENERGIE, UMFORMUNGSENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BİÇİM DEĞİŞTİRME ENERJİSİ
- DEFORMATION POTENTIAL[İng.] / POTENTIEL DE DÉFORMATION[Fr.] / DEFORMATIONSPOTENTIAL, DEFORMATIONSSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BİÇİM DEĞİŞTİRME POTANSİYELİ
- ŞEKİL[Osm.] / FORMAT[İng.] / FORME[Fr.] / FORM[Alm.] ile/değil/yerine/= BİÇİM
- BİÇİM = SÛRET = FORM[İng.] = FORME[Fr.] = FORM[Alm.] = FORMA[Lat.] = MORPHE, EIDOS[Yun.] = FORMA[İsp.]
- FORMANT[Alm.] ile/değil/yerine/= BİÇİMLENDİRİCİ
- b.i.d.[Lat. < BIS IN DIE] değil/yerine/= GÜNDE İKİ DEFA
- BİDÂYET[Ar.] değil/yerine/= BAŞLAMA, BAŞLANGIÇ
- BİDİSTİLE ile BİFAZİK ile BİFİD ile BİFOKAL ile BİFÜRKASYO/N ile BİGEMİNE ile BİKÜSPİT ile BİLATERAL ile BİMANUEL ile BİMODAL ile BİNOKÜLER ile BİPARTİT/E ile BİPEDAL ile BİPOLAR ile BİVALAN
( İkil damıtık. İLE İki evreli. İLE Ayrık, çatallı, yarık. İLE İki odaklı. İLE Çatallanım, çatallanma. İLE Eş, çift, ikiz. İLE İkili kapakçık. İLE İki yanlı/taraflı. İLE İki/çift elle. İLE İki tepeli. İLE İki bakarlı. İLE İki parçalı. İLE İki ayaklı. İLE İki kutuplu. İLE İki değerli. )
- BİENAL[Fr. < BIENNEAL] değil/yerine/= YILAŞIRI
- BİFAZİK/BIPHASIC değil/yerine/= İKİ EVRELİ
- BİFİT ile/||/<> BİFOKAL ile/||/<> BİFÜRKASYON ile/||/<> BİGEMİNE ile/||/<> BİKÜSPİDASYON ile/||/<> BİKÜSPİT ile/||/<> BİLATERAL ile/||/<> BİPLAN ile/||/<> BİPOLAR ile/||/<> BİVALAN
( Ayrık. İLE/VE/|| İki odaklı. İLE/VE/|| Çatal. | Çatallanma. İLE/VE/|| İkiye bir. | İkiz. İLE/VE/|| İkili yapraklanma. İLE/VE/|| İki yapraklı. İLE/VE/|| İki yanlı. İLE/VE/|| İki kutuplu. İLE/VE/|| İki düzlemli. İLE/VE/|| İki değerlikli. )
(1996'dan beri)