Bugün[04 Nisan 2026]
itibarı ile 27.963 başlık/FaRk ile birlikte,
27.963 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(11/113)


- ATHLETE :/yerine ATLET


- ATHLETIC :/yerine ATLETİK


- ÂTÎ[Ar. < İTYÂN] ile GELECEK

( GELECEK, GELEN KİŞİ/ŞEY | GELECEK ZAMAN, İSTİKBAL | ÖNDE, AŞAĞIDA )


- ATIF değil/yerine/= GÖNDERME


- ÂTIFET[Ar. çoğ. AVÂTIF] değil/yerine/= KARŞILIK BEKLEMEDEN GÖSTERİLEN SEVGİ, İYİLİKSEVERLİK


- ÂTIFET değil/yerine/= KUTSEVGİ


- WASTE GASES, EXHAUST GASES[İng.] / GAZ D'ECHAPPEMENT[Fr.] / ABGASE[Alm.] ile/değil/yerine/= ATIK GAZLAR


- WASTE HEAT[İng.] / CHALEUR PERDUE[Fr.] / ABWÄRME[Alm.] ile/değil/yerine/= ATIK ISI


- WASTE WATER[İng.] / EAUX USÉES[Fr.] / ABWASSER[Alm.] ile/değil/yerine/= ATIK SU


- ÂTIL değil/yerine/= SÜREDURAN


- ATILGAN = INTREPID[İng.] = INTRÉPIDE[Fr.] = UNERSCHROCKEN[Alm.] = INTREPIDUS[Lat.]


- ATIM/PULSE, PULSUS[İng.] değil/yerine/= VURU


- SHOT[İng.] ile/değil/yerine/= ATIM


- ATIMİ/ATHYMIA[İng.] değil/yerine/= DUYGU YİTIMİ


- ATİPİK/ATYPICAL[İng.] değil/yerine/= SIRA/ÖRNEK DIŞI


- SCHUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= ATIŞ


- ATLANTIC PERIOD[İng.] değil/yerine/= ATLANTİK ÇAĞI

( Kuzeybatı Avrupa'da sıcaklıkların şimdikinden daha sıcak olduğu, günümüzden yaklaşık 7500-5000 yıl öncesine ait ıslak okyanus iklimi dönemi.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ATM-/ATMO- ile/||/<> TYPH-/TYPHO- ile/||/<> FEBR-/FEBRİ- ile/||/<> PYR-/-PYRA/PYRETO-/PYRO-

( Buhar, buğu. İLE/||/<> Buhar, ateş, stupor, tifüs ve tifo ile ilgili. İLE/||/<> Ateş. İLE/||/<> Ateş, yangın, ateşle ilgili. )


- TAZYİK-İ HAVA[Osm.] / ATMOSPHERE PRESSURE[İng.] / PRESSION ATMOSPHÉRIQUE[Fr.] / ATMOSPHÄRENDRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= ATMOSFER BASINCI


- KÜRE-İ HEVÂ, KÜRE-İ LÂCEVERD[Osm.] / ATMOSPHERE[İng.] / ATMOSPHÈRE[Fr.] / ATMOSPHÄRE[Alm.] ile/değil/yerine/= ATMOSFER


- ATMOSFER değil/yerine/= ORTAM


- ATMOSFERİK[Fr. < ATMOSPHÉRIQUE] değil/yerine/= ATMOSFERLE İLGİLİ, CEVVİ


- ATMOSPHERE :/yerine ATMOSFER


- ATMOSPHERIC WINDOW[İng.] değil/yerine/= ATMOSFERİK PENCERE

( Elektromanyetik enerjinin atmosferden geçebildiği dalga boyu aralıkları. Uzaydan dünya yüzeyine ve dünya yüzeyinden uzaya ulaşan elektromanyetik radyasyonun daha etkin bir biçimde geçtiği belirli dalga boylarındaki bölgeler.[1] Pasif ışınımlı soğutma sistemleri bu özel dalga boylarında çalışabilmektedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ATÖLYE değil/yerine/= İŞLİKEV


- ATOMIC WEIGHT[İng.] / POIDS ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOM AĞIRLIĞI


- ATOMARE SUSZEPTIBILITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM ALINGANLIĞI


- SUBATOMIKS[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM ALTI BİLİMİ


- SUBATOMICS[İng.] / SUBATOMIQUE[Fr.] / SUBATOMAR[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM ALTI/İÇİ BİLİMİ


- ATOM(BÖLÜNEMEZLİK) = ATOME[İng.] = ATOME[Fr.] = ATAMUS, INDIVIDIUM CORPUS[Lat.] = (HE) ATOMOS[Yun.] = CUZ'UN LA-YETECEZZA, ZERRE[Ar.] = ATOM, ZERRE[Fars.] = PARAMANU, TANMATRA, ANU[Sans.] = YUANZI[Çince] = GENŞİ[Jap.] = NGUYÊN TU'[Vietnamca] = PARÁNY[Macarca]


- ATOMIC BOMB[İng.] / BOMBE ATOMIQUE[Fr.] / ATOM BOMBE[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM BOMBASI


- ATOMWOLKE[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM BULUTU


- NÜVE-İ ZERRE[Osm.] / ATOMIC NUCLEUS[İng.] / NOYAU ATOMIQUE[Fr.] / ATOMKERN[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM ÇEKİRDEĞİ


- ATOMIC BEAM RESONANCE[İng.] / RÉSONANCE DE FAISCEAU ATOMIQUE[Fr.] / ATOMSTRAHLRESONANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM DEMETİ REZONANSI


- ATOMIC BEAM[İng.] / FAISCEAU ATOMIQUE[Fr.] / ATOMSTRAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM DEMETİ


- ÉTALON DE FRÉQUENCE À JET ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOM DEMETLİ FREKANS ÖLÇÜNÜ/STANDARDI


- ATOMDIAMAGNETISMUS[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM DİYAMANYETİZMASI


- ATOMARES BREMSVERMÖGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM DURDURMA GÜCÜ


- ATOMENERGIENIVEAU[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM ERKE DÜZEYİ


- ATOMIC PHYSICS[İng.] / PHYSIQUE ATOMIQUE[Fr.] / ATOMPHYSIK[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM FİZİĞİ


- ATOM-GASLASER[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM GAZ LAZERİ


- GRAM-ATOM[İng.] / ATOME-GRAMME[Fr.] / ATOM-GRAM[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM GRAM


- ATOMIC VOLUME[İng.] / VOLUME ATOMIQUE[Fr.] / ATOMVOLUMEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM HACMİ


- ATOMWASSERSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM HİDROJEN


- ATOMARE WÄRMEKAPAZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM ISI SIĞASI


- ATOMWÄRME[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM ISISI


- MASSE ATOMIQUE[Fr.] / ATOMMASSE[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM KÜTLESİ


- ATOMARE POLARISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM KUTUPLANMASI


- ATOMARES MAGNETISCHES MOMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM MANYETİK MOMENTİ


- ATOMMAGNET[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM MIKNATISI


- ATOM NUMARASI[İng. ATOMIC NUMBER] ile/||/<> İYONİK BAĞ[İng. IONIC BOND] ile/||/<> İZOTOP[İng. ISOTOPE]

( Kimyasal bir elementin çekirdeğindeki proton sayısı. Almancada sayı anlamına gelen "Zahl" kelimesinin baş harfi olan Z ile gösterilir. Proton sayısı elementler için ayırt edici bir özelliktir. Her elementin atom numarası birbirinden farklı olduğundan periyodik cetveldeki elementlerin sırası, proton sayılarıyla belirlenmektedir. Örneğin, evrendeki en hafif element olan hidrojenin çekirdeğinde sadece bir proton bulunduğundan hidrojenin atom numarası 1'dir ve periyodik cetvelde 1. sırada yer alır. @@ Kimyasal bir bileşikteki zıt yüklü iyonlar arası elektrostatik çekimden oluşan kimyasal bağ türüdür. Başka bir deyişle, iyonik bağ bir atomdan diğerine elektron transferiyle gerçekleşmesi sonucu oluşur. Bir ya da daha fazla elektron kaybeden atomlar katyon oluşturur. Bir ya da daha fazla elektron alan atomlar ise anyon oluşturur. İyonik bağın en güzel örneklerinden birisi sofra tuzu olarak da bilinen sodyum klorür (NaCl) bileşiğidir. Sodyum elementinin atom numarası 11'dir, yani bir sodyum atomunda 11 protonu ve 11 elektronu vardır. Sodyumun elektron konfigürasyonu ise 1s2 2s2 2p6 3s1 şeklindedir. Bu durumda sodyumun değerlik elektron sayısı 1'dir. Sodyum elementi kararlı hale geçerken bu elektronu kaybeder ve pozitif yüklü Na+ iyonu oluşturur. Sofra tuzunu oluşturan diğer atom ise klordur. Klorun elektron konfigürasyonu 1s2 2s2 2p6 3s2 3p5 şeklindedir. Bu konfigürasyon klorün değerlik elektron sayısının 7 olduğunu gösterir. Klor bir ametal olduğundan kararlı hale geçerken elektron alır. Bunu yaparken klor, negatif yüklü Cl- iyonu oluşturur. Bu elektron transferi sonucunda ise Na+ ve Cl- iyonları arasında iyonik bağ oluşur. @@ İzotop, aynı atom numarasına, dolayısıyla periyodik tabloda aynı konuma sahip olan; ancak nötron sayısı farklı olan iki ya da daha fazla atom türüdür. Bir elementin izotopları hemen hemen aynı kimyasal özelliklere sahiptir. Fakat atomik kütleleri ve fiziksel özellikleri farklıdır. Örneğin, karbonun üç tane izotopu bulunur: karbon-12 (6 proton + 6 nötron), karbon-13 (6 proton + 7 nötron) ve karbon-14 (6 proton + 8 nötron). Görüldüğü üzere, bu üç izotopun da atom numaraları aynı, fakat nötron sayıları farklı. Etimolojik olarak izotop terimi, "aynı yer" anlamına gelen Yunanca "isos" (Yun: "ίσος", Tür: "eşit") ve "topos" (Yun: "τόπος" Tür: "yer") köklerinden oluşmaktadır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ATOMIC NUMBER[İng.] / ATOM NUMMER[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM NUMARASI


- ATOMIC PACKING[İng.] ile/değil/yerine/= ATOM PAKETLENMESİ


- ATOMPARAMAGNETISMUS[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM PARAMANYETİZMASI


- HEURE ATOMIQUE[Fr.] / ATOMUHR[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM SAATİ


- ATOMKONSTANTEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM SABİTLERİ


- ATOMARER STREUFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM SAÇILMA ÇARPANI


- NOMBRE ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOM SAYISI


- ATOMABSORPTIONSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM SOĞURMA KATSAYISI


- ATOMGRUNDZUSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM TABAN DURUMU


- ATOMIC RADIUS[İng.] ile/değil/yerine/= ATOM YARIÇAPI


- ATOMORBITAL[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM YÖRÜNGEÇİ


- ATOMIC ORBITALS[İng.] / ORBITES ATOMIQUES[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOM YÖRÜNGELERİ


- ATOMIC CHARGE[İng.] / CHARGE ATOMIQUE, CHARGE D'ATOME[Fr.] / ATOMLADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM YÜKÜ


- CEVHER-İ FERD, CÜZ-İ FERD, ZERRE[Osm.] / ATOM[İng.] / ATOME[Fr.] / ATOM[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM


- ATOM[Fr./İng. ATOME < Yun.] değil/yerine/= EYCİK


- ATOM ile/ve/||/<>/> ÖZDECİK/MOLEKÜL[Fr./İng. MOLECULE]

( Bölünemeyen. İLE/VE/||/<>/> Pek ufak parça. )

( Bir ögenin özelliklerini taşıyan, nesnenin en küçük birimi. İLE//VE/||/<>/> İki ya da daha fazla sayıda atomun kovalent bağlarla birbirine bağlanmasıyla oluşan nesne. )

( CEVHER-İ FERDÎ )

( [kökeni/etimolojisi] TOMOS[Yun.]: Bölmek. İLE/VE ZERRE[Ar.] )

( Rotasyon. İLE/VE Sirkülasyon. )

( ATAMUS cum/et ... )

( ATOMOS )


- ATOMAL/ATOMİK değil/yerine/= ATOMSAL


- SUBATOMIC PARTICLE[İng.] / PARTICULE SUBATOMIQUE[Fr.] / SUBATOMARES TEILCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOMALTI PARÇACIK/TANECİK


- ATOMCULUK[İng. ATOMISM] ile/||/<> ATOMİZM[İng. ATOMISM] ile/||/<> BÖLÜNMEZCİLİK[İng. ATOMISM]

( Atomizm ya da Bölünmezcilik olarak da bilinir. Evrenin bölünmez parçaların (atom) kümelenmesinden meydana geldiğini ileri süren öğretidir. Antik Çağ düşünürleri Empedokles, Anaksagoras ve "Abdera düşünürleri" adıyla anılan Leukippos ilke Demokritos atomculuğun kurucularıdır. Materyalist atomizmi kurak Leukippos ve Demokritos'tur. Yeni Çağ'da Descartes, Gassendi, Helvetius ve Baron d'Holbach aynı yolda yürümüşlerdir. Özellikle Lucretius'un aracılığıyla Gassendi ve Bacon'a geçen atomculuk anlayışı doğa bilimlerinin doğuşunu sağlamıştır. @@ Evrenin bölünmez parçaların (atom) kümelenmesinden meydana geldiğini ileri süren öğreti. atomculuk ya da bölünmezcilik olarak da bilinir. Kurucuları; Antik Çağ düşünürleri Empedokles, Anaksagoras ve "Abdera düşünürleri" adıyla anılan Leukippos ile Demokritos'tur. Yeni Çağ'da Descartes, Gassendi, Helvetius ve Baron d'Holbach aynı yolda yürümüşlerdir. Özellikle Lucretius'un aracılığıyla Gassendi ve Bacon'a geçen atomculuk anlayışı, doğa bilimlerinin doğuşunu sağlamıştır. @@ Atomculuk ya da Atomizm olarak da bilinin. Evrenin bölünmez parçaların (atom) kümelenmesinden meydana geldiğini ileri süren öğretidir. Antik Çağ düşünürleri Empedokles, Anaksagoras ve "Abdera düşünürleri" adıyla anılan Leukippos ilke Demokritos atomculuğun kurucularıdır. Materyalist atomizmi kurak Leukippos ve Demokritos'tur. Yeni Çağ'da Descartes, Gassendi, Helvetius ve Baron d'Holbach aynı yolda yürümüşlerdir. Özellikle Lucretius'un aracılığıyla Gassendi ve Bacon'a geçen atomculuk anlayışı doğa bilimlerinin doğuşunu sağlamıştır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ATOMIC PHYSICS[İng.] değil/yerine/= ATOM FİZİĞİ

( Atomun ve moleküllerin yapısını, enerji düzeylerini, moleküller arası bağlar ve elektronik geçiş spektrumu gibi olayları inceleyen bilim dalı.[1] Atomlar çok küçük yapıda olduklarından, özellikleri dolaylı teknikler aracılığıyla ölçülür. Atomun yaptığı ışımalar sonucunda özellikleri tanımlanır. Bu ışımaların ölçümünü gerçekleştiren aletlere spektrometre denir. Lazer, fotosel lambalar, elektron mikroskobu atom fiziğinin uygulamalarından bazılarıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ATOMIC SUSCEPTIBILITY[İng.] / SUSCEPTIBILITÉ ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK ALINGANLIK


- ATOMİK[Fr. < ATOMIQUE] değil/yerine/= ATOMAL


- ATOMIC CLOUD[İng.] / NUAGE ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK BULUT


- ATOMIC IMPACT[İng.] / ATOMARER ZUSAMMENSTOSS[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOMİK ÇARPIŞMA


- ATOMIC DIAMAGNETISM[İng.] / DIAMAGNÉTISME ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK DİYAMANYETİZMA


- ATOMIC STOPPING POWER[İng.] / POUVOIR D'ARRÊT ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK DURDURMA GÜCÜ


- ATOMISCHE EMMISSION[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOMİK EMİSYON


- NIVEAUX D'ÉNERGIE ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK ENERJİ DÜZEYLERİ/SEVİYELERİ


- ATOMIC FLUORESCENCE[İng.] / ATOMISCHE FLUORESZENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOMİK FLORESANS


- ATOMIC GAS LASER[İng.] / LASER À GAZ ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK GAZ LAZERİ


- ATOMIC HYDROGEN MASER[İng.] / MASER À HYDROGÈNE ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK HİDROJEN MAZERİ


- ATOMIC HYDROGEN[İng.] / HYDROGÈNE ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK HİDROJEN


- ATOMIC HEAT CAPACITY[İng.] / CAPACITÉ DE LA CHALEUR ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK ISI SIĞASI


- ATOMIC HEAT[İng.] / CHALEUR ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK ISI


- ATOMİK KÜTLE BİRİMİ[İng. ATOMIC MASS UNIT] ile/||/<> ATOM KÜTLESİ[İng. ATOMIC WEIGHT] ile/||/<> DALTON

( Atomik boyutlardaki temel kütle ölçü birimi. Kimyager John Dalton'a ithafen Dalton (Da) olarak da adlandırılır. 1 Atomik Kütle Birimi (AMU), Karbon-12 atomunun kütlesinin 1/12'sine eşittir. @@ Bir atomun kütlesinin, atomik kütle birimi cinsinden ifade edilmesidir. Bağıl atom kütlesi ya da ortalama kütle olarak da bilinir. Bir atomdaki protonların, nötronların ve elektronların kütlelerinin toplamıdır. @@ Moleküler kütle birimi olup, bir birimi bir karbon-12 elementinin kütlesinin on ikide biri olan 1.66053892173×10−27 kg kütleye eşittir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ATOMIC MASS UNIT[İng.] / UNITÉ DE MASSE ATOMIQUE[Fr.] / ATOMARE MASSENEINHEIT (U)[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOMİK KÜTLE BİRİMİ


- ATOMIC MASS[İng.] ile/değil/yerine/= ATOMİK KÜTLE


- ATOMIC POLARIZATION[İng.] / POLARISATION ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK KUTUPLANMA


- ATOMIC MAGNETIC MOMENT[İng.] / MOMENT MAGNÉTIQUE ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK MANYETİK MOMENT


- ATOMIC MAGNET[İng.] ile/değil/yerine/= ATOMİK MIKNATIS


- ATOM VERPACKUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOMİK PAKETLEME


- ATOMIC PARAMAGNETISM[İng.] / PARAMAGNÉTISME ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK PARAMANYETİZMA


- ATOMIC PARTICLE[İng.] / PARTICULE ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK PARÇACIK/TANECİK


- ATOMIC POLARITY[İng.] ile/değil/yerine/= ATOMİK POLARİTE


- ATOMIC CLOCK[İng.] ile/değil/yerine/= ATOMİK SAAT


- ATOMIC CONSTANTS[İng.] / CONSTANTES ATOMIQUES[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK SABİTLER


- ATOMIC SCATTERING FACTOR[İng.] / FACTEUR DE DIFFUSION ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK SAÇILMA FAKTÖRÜ


- ATOMIC EMISSION[İng.] ile/değil/yerine/= ATOMİK SALIM


- ATOMIC ABSORPTION COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DE L'ABSORPTION ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK SOĞURMA KATSAYISI


- ATOMIC ABSORPTION[İng.] / ABSORPTION ATOMIQUE[Fr.] / ATOMARER ABSORPTION[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOMİK SOĞURMA


- ATOMIC SPECTROSCOPY[İng.] / SPECTROSCOPIE ATOMIQUE[Fr.] / ATOMISCHE SPECTROSCOPIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOMİK SPEKTROSKOPİ


- ATOMIC GROUND STATE[İng.] / ÉTAT FONDAMENTAL ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK TABAN DURUMU


- ATOMIC DISTANCE[İng.] ile/değil/yerine/= ATOMİK UZAKLIK


- DISTANCE ATOMIQUE[Fr.] / ATOMARER ABSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOMLAR ARASI UZAKLIK


- ATP/ADENOSINE TRIPHOSPHATE[İng.] değil/yerine/= ADENOZİN TRİFOSFAT


- ATRAKSİYON[Fr. < ATTRACTION] değil/yerine/= EĞLENDİRİ


- ATRAVMATİK/ATRAUMATIC[İng.] değil/yerine/= ÖRSELEMEYEN


- ATREZİ/ATRESIA[İng.] değil/yerine/= KÖRLENİM


- ATREZİ ile/||/<>/> ATREZİK

( Gerileme. | Doğuştan tıkanıklık. İLE/||/<>/> Gerilemiş. )


- ATRİYAL ile/||/<>/> ATRİYOVENTRİKÜLER

( Kulakçığa ait. | Situs kulakçık konumu. İLE/||/<>/> Kulakçık-karıncık. )


- ATRİYUM/ATRIUM[İng.] değil/yerine/= KULAKÇIK


- ATRİYUM değil/yerine/= KULAKÇIK


- ATROFİ/ATROPHY[İng.] ile KÖRELİM/KÖRELME

( Körelme, dumur. Örgen ya da dokunun beslenemeyerek küçülmesi. )


- ATTACH :/yerine EKLEMEK


- ATTACK :/yerine SALDIRMAK


- ATTEMPT :/yerine GİRİŞİM


- ATTEND :/yerine KATILMAK


- ATTENTION :/yerine DİKKAT


- ATTITUDE :/yerine TUTUM


- ATTORNEY :/yerine AVUKAT


- ATTRACT :/yerine ÇEKMEK


- ATTRACTIVE :/yerine ÇEKİCİ


- ATTRIBUTE :/yerine ÖZELLİK


- ÂTÛN, BEÇEDÂN, ZÂK, ZÂK-DÂN[Fars.], MEŞÎME[Ar.], RAHİM[Ar.] değil/yerine/= DÖLYATAĞI


- ATWOOD'S MACHINE[İng.] ile/değil/yerine/= ATWOOD AYGITI


- MACHINE D'ATWOOD[Fr.] / ATWOODSCHE FALLMASCHINE[Alm.] ile/değil/yerine/= ATWOOD DÜZENEĞİ


- ATYCHIPHOBIA[İng.] değil/yerine/= ATİPOFOBİ

( Başarısızlıktan ve hata yapmaktan aşırı korkmak olarak bilinen, Yunancada "talihsiz" anlamına gelen ᾰ̓τῠχής (İng: "unfortunate") ve "korku" anlamına gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan bir terim.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- AU PAİR[Fr. < AU PAIR] değil/yerine/= BAKICI


- AUD- ile/||/<> AUDİO-/AUDİTO-

( Duyma/işitme. İLE/||/<> Duyma/işitme ile ilgili. )


- AUDIENCE :/yerine İZLEYİCİ


- AUGER RECOMBINATION[İng.] / RECOMBINAISON AUGER[Fr.] ile/değil/yerine/= AUGER BİRLEŞMESİ


- AUGER ELECTRON[İng.] / ÉLECTRON AUGER[Fr.] / AUGER-ELEKTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= AUGER ELEKTRONU


- AUGER COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT D'AUGER[Fr.] / AUGER-KOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= AUGER KATSAYISI


- AUGER EFFECT[İng.] / EFFET AUGER[Fr.] / AUGER-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= AUGER OLAYI


- AUGER SHOWER[İng.] ile/değil/yerine/= AUGER SERPİNTİSİ


- DOUCHE AUGER[Fr.] ile/değil/yerine/= AUGER YAĞMURU


- AUGER-REKOMBINATION[Alm.] ile/değil/yerine/= AUGER YENİDEN BİRLEŞMESİ


- AUGMENTED REALITY[İng.] değil/yerine/= ARTIRILMIŞ GERÇEKLİK


- AUR-/AURİ- ile/||/<> MYRİNGO- ile/||/<> OT-/OTİC-

( Kulak. İLE/||/<> Kulak. İLE/||/<> Kulak zarı ile ilgili. )


- AURORA ile/ve AURA/ÖNCÜL DUYUM, ÖNCÜL BELİRTİ, GÖVDENİN ÇEVRESİNDEKİ ENERJİ ALANI

( Kuzey kutbu ışıkları. İLE/VE İnsan gövdesi etrafındaki ışıma/tireşim/enerji. )


- AUSTRALOPITHECUS[İng.] değil/yerine/= AUSTRALOPİTHECUS

( Güney ve Doğu Afrika'da bulunan Plio-Pleistosen hominitlerin soyu tükenmiş cinsi. İnsansı maymunlar ve insanlar arasındaki evrimsel bağlantı olarak da bilinir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- AUTAPOMORPHY[İng.] değil/yerine/= OTOPOMORFİ

( Eşsiz kazanılmış karakteristik; Bir soyun yalnızca bir üyesinde ya da birkaç soyun sadece birisinde bulunan özellik.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- AUTHOR/OTÖR :/yerine YAZAR


- AUTHORITY :/yerine OTORİTE


- AUTO :/yerine OTOMOBİL


- AUTOIMMUNE DISEASE[İng.] değil/yerine/= OTOİMMÜN HASTALIK

( Vücudun kendi dokularına karşı oluşan göze aracılı bağışıklık reaksiyonu ya da özgün antikor üretimi sonucu ortaya çıkan özel hastalık grubudur.[1]

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- AUTOPHAGY[İng.] değil/yerine/= OTOFAJİ

( Vücudun zarar görmüş gözelerinin yerine sağlıklı ve yeni gözeler koyarak gerçekleştirdiği temizleme işlemidir. Yunancada kendi kendine anlamına gelen "oto" ile yeme anlamına gelen "faji" sözcüklerinden oluşur. Yani otofaji işlemini "kendi kendini yeme" (İng: "self-eating") olarak da adlandırılabilir. "Kendi kendini yeme" işlemi, kulağa vücudumuzda gerçekleşmemesi gereken bir işlem olarak gelebilir. Ancak bu işlem temelde vücudumuzun sağlıklı kalmasını sağlayan oldukça yararlı bir işlemdir. "Otofagositoz" sözcüğü de aynı süreci ifade etmektedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- AUTOTOMY[İng.] değil/yerine/= OTOTOMİ

( Hayvanların avcılardan kaçmak amacıyla seçilim gösterdiği uzuv bırakma davranışı. Bazı sürüngen ve amfibiyenlerde kuyruk bırakma davranışına "kaudal ototomi" denir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- AUX- ile/||/<> CRESCO- ile/||/<> -BRY ile/||/<> EDE-/EDEMA- ile/||/<> GANGLİ- ile/||/<> -PHYMA ile/||/<> VARİC-/VARİCO- ile/||/<> CİRS-

( Büyüme, artma. İLE/||/<> Büyüme. İLE/||/<> Büyüme, şişme. İLE/||/<> Şişlik, şişme. İLE/||/<> Şişlik, pleksus. İLE/||/<> Derinin bir bölümünün şişmesi, tümör. İLE/||/<> Varisle ilgili, şiş, kıvrımlı. İLE/||/<> Genleş(tir)mek, genişle(t)mek, Dilate, variköz. )


- AVAILABLE :/yerine MEVCUT


- AVANE/AVENE[Ar.] değil/yerine/= YARDAKÇI/LAR

( Kötü işlerde birine yardım eden "kişi/ler". )


- AVANGART[Fr. < AVANTGARDE] değil/yerine/= ÖNCÜ


- AVANPROJE[Fr. < AVANTPROJET] değil/yerine/= ÖN PROJE


- AVANS[Fr. < AVANCE] değil/yerine/= ÖNDELİK

( Öndelik. | Oyunda zayıf tarafa önceden verilen geçici üstünlük. )


- RÜCHAN EMSALİ[Osm.] / ADVANTAGE FACTOR[İng.] / CONSTANTE D'AVANTAGE[Fr.] / VORTEILSFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= AVANTAJ FAKTÖRÜ


- AVANTÜR[Fr. < AVENTURE] değil/yerine/= MACERA


- AVANTÜRİYE[Fr. < AVENTURIER] değil/yerine/= SERÜVENE ATILAN, MACERACI.[ERİL]


- AVANTÜRİYER[Fr. < AVENTURIÈRE] değil/yerine/= SERÜVENE ATILAN, MACERACI.[DİŞİL]


- AVÂRIZ değil/yerine/= YER BİÇİMLERİ


- AVASKÜLER/AVASCULAR[İng.] değil/yerine/= DAMARSIZ


- AVDEKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= AVDEKSİYON


- AVDET (ETMEK)[Ar.] değil/yerine/= GERİ GELME, DÖNME, DÖNÜŞ


- AVERAGE :/yerine ORTALAMA


- AVERAJ[Fr./İng. < AVERAGE] değil/yerine/= ORTALAMA | SAYI FARKI


- AVERSİYON/AVERSION[İng.] değil/yerine/= KAÇINMA


- AVERTED VISION[İng.] değil/yerine/= ÖNLENMİŞ GÖRÜŞ

( Soluk nesneleri daha iyi gözlemleyebilmek için doğrudan nesneye değil, nesnenin 8° ila 16° civarına odaklanma tekniğidir. Normale kıyasla 40 kat daha hassas bir görüş sunduğu için amatör astronomlar tarafından soluk gök cisimlerinin gözlemlenmesinde sıklıkla kullanılır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- AVİTAMİNOZ/AVITAMINOSIS[İng.] değil/yerine/= VİTAMİNSİZLİK, VİTAMİN EKSİKLİĞİ


- IŞILDIZ/AVİZE[Fars.] ile LAMBA[Yun.]

( Farsça'da her tür askıya denir. İLE ... )

( CHANDELIER vs. LAMP )


- AVLU değil/yerine/= IŞIKALAN


- AVOGADRO'S HYPOTHESIS[İng.] / HYPOTHÈSE D'AVOGADRO[Fr.] / AVOGADRO-HYPOTESE[Alm.] ile/değil/yerine/= AVOGADRO HİPOTEZİ


- AVOGADRO EMSÂLI[Osm.] / AVOGADRO CONSTANT[İng.] / CONSTANTE D'AVOGADRO[Fr.] / AVOGADRO-KONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= AVOGADRO SABİTİ


- AVOGADRO GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= AVOGADRO YASASI/KANUNU


- AVOGADRO'S LAW[İng.] ile/değil/yerine/= AVOGADRO YASASI


- AVOGADRO'S NUMBER[İng.] değil/yerine/= AVOGADRO SAYISI

( Bir elementin 1 molündeki atom sayısı ya da bir bileşiğin 1 molündeki molekül sayısı.[1] Avogadro Sabiti olarak da bilinir. Avogadro sayısının ismi İtalyan bilim insanı Amedeo Avogadro'dan gelir. Amedeo Avogadro 1811'de aynı sıcaklık ve basınçtaki gazların, eğer hacimleri eşitse aynı miktarda tanecik içerdiğini keşfetmişti. Avogadro sayısı terimi ise Amedeo Avogadro'nun bu kuramı ortaya koymasından yaklaşık 100 yıl sonra Fransız fizikçi Jean Baptiste Perrin tarafından kullanılmıştır. Jean Baptiste Perrin bir sıvıdaki ya da gazdaki asılı parçacıkların düzensiz hareketleri üzerine 1909'da yayımladığı bir makalede bu terimi evrensel bir sabit olarak kullandı.[2] Yakın zamana kadar mol, karbon-12 atomlarının 12 gramındaki atomların sayısı kadar tanecik içeren bir sistemdeki tanecik sayısı olarak tanımlanıyordu. Yeni tanıma göre ise mol, Uluslararası Birimler Sistemi'nde (SI) madde miktarının birimidir ve tam olarak 6,02214076*1023 sayıda temel tanecik içerir.[3] Bu sayı Avogadro sabitinin (NA) sayısal değeridir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- AVOID :/yerine KAÇINMAK


- AVOLİSYON/AVOLITION[İng.] değil/yerine/= GÜDÜ YİTIMİ


- AVOMETER[İng.] / AVOMÈTRE[Fr.] / AVOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= AVOMETRE


- AVRAT değil/yerine/= KADIN


- AVT/AUT[İng. < OUT] değil/yerine/= DIŞARIDA


- AVUKAT[Ar.] değil/yerine/= SAVUNMAN


- AWARD :/yerine ÖDÜL


- AWARE :/yerine FARKINDA


- AWARENESS :/yerine FARKINDALIK


- AWAY :/yerine UZAKTA


- AWFUL :/yerine KORKUNÇ


- AX- ile/||/<> -DROME

( Eksen. İLE/||/<> Gidiş, seyir. )


- SET POINT[İng.] / EINSTELLUNG PUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= AYAR NOKTASI


- STANDARDIZATION[İng.] ile/değil/yerine/= AYARLAMA


- CALIBRATION[İng.] / ÉTALONNAGE[Fr.] / EICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AYARLAMAK


- JUSTIERBARES HALBTON[Alm.] ile/değil/yerine/= AYARLANABİLİR YARIM TON


- STANDART SOLUTION[İng.] / SOLUTION NORMALE[Fr.] ile/değil/yerine/= AYARLI ÇÖZELTİ


- REGELWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= AYARLI DİRENÇ


- ADJUSTED SEMITONE[İng.] / DEMI-TON AJUSTÉ[Fr.] / EINSTELLENDER HALBTON[Alm.] ile/değil/yerine/= AYARLI YARIM TON


- AYASULUK =/< SELÇUK

( ... =/< Selçuk'un eski adı. )


- AYDIN = MÜNEVVER = INTELLECTUAL[İng.] = INTELLECTUEL[Fr.] = INTELLEKTUELL[Alm.] = INTELLETTUALE[İt.] = INTELECTUAL[İsp.] = PAIDEUMENOS[Yun.] = MUFEKKİR[Ar.] = RÛŞENFİKR[Fars.] = INTELLEKTUEEL[Felm.] = ZİYÂLİ[Azarbaycan = Özbek Tr.] = BİLİKTİ[Kazak Tr.] = BİLİMDÜ[Kırgız Tr.] = DIANOOUMENOS[Yun.] = PROSVEŞÇONNIY[Rusça]


- AYDINLANMA(/IŞIKLANMAK) = TENEVVÜR = İŞRAK(tasavvuf) = ENLIGHTENMENT[İng.] = ENLAITEMENT, SIÈCLES DES LUMIÈRES[Fr.] = AUFKLæRUNG[Alm.] = ESSERE ILLUMINATO[İt.]


- ŞİDDET-İ ZİYÂ[Osm.] / ILLUMINATION INTENSITY[İng.] / INTENSITÉ D'ÉCLAIRAGE, INTENSITÉ DE L'ILLUMINATION[Fr.] / BELEUCHTUNGSSTÄRKE[Alm.] ile/değil/yerine/= AYDINLANMA YEĞİNLİĞİ/ŞİDDETİ


- ILLUMINANT[İng.] / LEUCHTKÖRPER[Alm.] ile/değil/yerine/= AYDINLATICI


- ILLUMINATION[İng.] / ILLUMINATION[Fr.] / BELEUCHTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AYDINLATMA/AYDINLANMA


- ILLUMINATING GAS, COAL GAS, TOWN GAS[İng.] / GAZ D'ECLAIRAGE, GAZ DE HOUILLE[Fr.] / BELEUCHTUNG GASE, LEUCHTGAS, STEINKOHLENGAS[Alm.] ile/değil/yerine/= AYDINLATMA GAZI, HAVA GAZI, ŞEHİR GAZI, KÖMÜR GAZI


- ILLUMINATION PHOTOMETER, ILLUMINOMETER, LUXMETER[İng.] / LUXMÈTRE[Fr.] / BELEUCHTUNGSSTÄRKEMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= AYDINLIKÖLÇER


- CİHAZ[Osm.] / DEVICE, INSTRUMENT, TOOL[İng.] / INSTRUMENT[Fr.] / INSTRUMENT, GERÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= AYGIT


- AYIBA KARŞI TEKEFFÜL değil/yerine/= EKSİKLİĞE KARŞI YÜKÜMLENME


- DARSTELLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= AYIKLAMAK


- ÂYİN[Fars.] değil/yerine/= DİNSEL TÖREN

( Dinî tören, ritüel. | Mevlevi tekkelerinde okunan bestelerin tamamı. )


- AYIP değil/yerine/= UYAT


- MİYAR[Osm.] / REAGENT[İng.] / RÉACTIF[Fr.] / REAGENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= AYIRAÇ/BELİRTEÇ


- DISCRIMINATOR CIRCUIT[İng.] ile/değil/yerine/= AYIRAÇ DEVRESİ


- CIRCUIT SÉPARATEUR[Fr.] ile/değil/yerine/= AYIRICI DEVRE


- SEPERATOR[İng.] ile/değil/yerine/= AYIRICI


- EMSÂL-İ TEMYİZ[Osm.] / SEPARATION FACTOR[İng.] / FACTEUR DE SÉPARATION[Fr.] / SEPARATIONSFAKTOR, TRENNUNGSFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= AYIRMA ÇARPANI/FAKTÖRÜ


- KUDRET-İ TEFRİD[Osm.] / SEPARATION ENERGY[İng.] / ÉNERGIE DE SÉPARATION[Fr.] / SEPARATIONSENERGIE, TRENNUNGSENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= AYIRMA ENERJİSİ


- RESOLVING POWER[İng.] / POUVOIR DE RÉSOLUTION[Fr.] / ENTROPIE[Alm.] ile/değil/yerine/= AYIRMA GÜCÜ, RS


- LIMITE DE RÉSOLUTION[Fr.] ile/değil/yerine/= AYIRMA GÜCÜ SINIRI


- SEPARATORY FUNNEL[İng.] / AMPOULE À DÉCANTER[Fr.] / SCHAM[Alm.] ile/değil/yerine/= AYIRMA HUNİSİ


- RESOLUTION LIMIT[İng.] ile/değil/yerine/= AYIRMA SINIRI


- SEPARATION[İng.] / SÉPARATION[Fr.] / TRENNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AYIRMA


- TEFRİK ETMEK[Osm.] / TO SEPARATE, TO SPLIT[İng.] / RENNEN[Alm.] ile/değil/yerine/= AYIRMAK


- ECZÂ-İ MUFTÂRİK[Osm.] / IDENTIFIABLE PARTICLES[İng.] / PARTICULES DISCERNABLES[Fr.] / UNTERSCHEIDBARE TEILCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= AYIRT EDİLEBİLİR PARÇACIKLAR


- ECZÂ-İ GAYR-İ MUFTÂRİK[Osm.] / UNIDENTIFIABLE PARTICLES[İng.] / PARTICULES INDISCERNABLES[Fr.] / UNUNTERSCHEIDBARE TEILCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= AYIRT EDİLEMEZ PARÇACIKLAR


- TEMYİZ ETMEK[Osm.] / TO DISTINGUISH[İng.] / UNTERSCHEIDEN[Alm.] ile/değil/yerine/= AYIRT ETMEK, FARKLANDIRMAK


- DISTRIBUTION ATYPIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= AYKIRI DAĞILIM


- AYKIRI değil/yerine/= YADIRGI DÜŞMEK


- AYKIRI/LIK / KARŞITLAMLI = MUFÂRIK[Ar.] = TENÂKUZ[Fars.] = PARADOX[İng.] = PARADOXE[Fr.] = WIDERSINNING/KEIT, PARADOX/IE[Alm.] = PARADOSSO[İt.] = PARADOX[İsp.] = PARADOXON[Lat.] = PARADOKSOS[Yun.] = PARADOX[Felm.]


- MIRROR NUCLIDES[İng.] / NOYAUX MIROIRS[Fr.] ile/değil/yerine/= AYNA ÇEKİRDEKLER


- MIRROR INTERFERENCE[İng.] / INTERFÉRENCE PAR MIROIR[Fr.] ile/değil/yerine/= AYNA GİRİŞİMİ


- MIRROR CONFINEMENT[İng.] / EMPRISONNEMENT PAR MIROIR[Fr.] ile/değil/yerine/= AYNA HAPSİ


- AYNA/MİRAT değil/yerine/= GÖZGÜ


- MIRROR REFLECTION FACTOR[İng.] / FACTEUR DE RÉFLEXION SPÉCULAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= AYNA YANSIMASI ÇARPANI/FAKTÖRÜ


- MIRROR REFLECTION[İng.] / RÉFLEXION SPÉCULAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= AYNA YANSIMASI


- ÂYÎNE, MİNZAR, MİRAT[Osm.] / MIRROR[İng.] / MIROIR[Fr.] ile/değil/yerine/= AYNA


- AYNA değil/yerine/= GÖZGÜ


- AYNİYAT[Ar.] değil/yerine/= ÖZDEK


- AYNİYET[Ar.] değil/yerine/= AYNILIK, ÖZDEŞLİK


- EINSTEINIUM[İng.] / EINSTEINIUM[Fr.] / EINSTEINIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= AYNŞTAYNYUM


- AUFLÖSUNGSVERMÖGEN, AUFLÖSUNSGRENZE[Alm.] ile/değil/yerine/= AYRILABİLİRLİK SINIRI


- AYRIM/AYRILIK = FASL-I KARİP = DIFFERENCE[İng.] = DIFFÉRENCE/DIVERSITÉ[Fr.] = DIFFERENZ/VERSCHIEDENHEIT[Alm.] = DIFFERENTIA/DIVERSITAS[Lat.] = DIAPHORA[Yun.] = DIFERENCIA[İsp.]


- DIFFERENTIAL PRESSURE[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL BASINÇ


- DIFFERENTIAL OUTPUT VOLTAGE[İng.] / TENSION DE SORTIE DIFFÉRENTIELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL ÇIKIŞ GERİLİMİ


- FRACTIONAL DISTILLATION, FRACTIONATION[İng.] / DISTILLATION FRACTIONNÉE[Fr.] / FRAKTIONIERTE DESTILLATION[Alm.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL DAMITMA


- DIFFERENTIAL INPUT CAPACITANCE[İng.] / CAPACITÉ DE L'ENTRÉE DIFFÉRENTIELLE[Fr.] / DIFFERENTIALEINGANGKAPAZITANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL/DİFERANSİYEL GİRİŞ SIĞASI


- DIFFERENTIAL CAPACITOR[İng.] / CAPACITÉ DIFFÉRENTIELLE[Fr.] / DIFFERENTIAL-CAPASITOR[Alm.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL/DİFERANSİYEL SIĞAÇ


- DIFFERENTIAL TRANSDUCER[İng.] / TRANSDUCTEUR DIFFÉRENTIEL[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL DÖNÜŞTÜRÜCÜ


- DIFFERENTIAL FREQUENCY CIRCUIT[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL FREKANS DEVRESİ


- DIFFERENTIAL FREQUENCYMETER[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL FREKANSÖLÇER


- DIFFERENTIAL GALVANOMETER[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL GALVANOMETRE


- DIFFERENTIAL PERMEABILITY[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL GEÇİRGENLİK


- DIFFERENTIAL VOLTAGE GAIN[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL GERİLİM KAZANCI


- DIFFERENTIAL VOLTMETER[İng.] / VOLTMÈTRE DIFFÉRENTIEL[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL GERİLİMÖLÇER