Türkçe'si Varken... FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 27.964 başlık/FaRk ile birlikte,
27.964 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(106/113)
- TRIMETHYLBENZYL[İng.] ile/değil/yerine/= TRİMETİLBENZİL
- TRIMETHYLEN BROMIDE[İng.] / BROMURE DE TRIMÉTHYLÈNE[Fr.] / TRIMETHYLENBROMID[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİMETİLEN BROMÜR
- TRIMETHYLENE GLYCOL[İng.] / TRIMÉTHYLÈNE GLYCOL[Fr.] / TRIMETHYLEN GLYKOL[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİMETİLEN GLİKOL
- TRIMETHYLENGLYKOSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİMETİLEN GLİKOZİK ASİT
- TRIMETHYLENECHLOROHYDRIN[İng.] / TRIMÉTHYLÉNECICHLOROHYDRIN[Fr.] / TRIMETHYLENCHLORHYDRIN, TRIMETILEN KLOROHIDRIN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİMETİLEN KLOROHİDRİN
- TRIMETHYLCHLOROSILANE[İng.] / TRIMÉTHYLCHLOROSILANE[Fr.] / TRIMETHYLCHLORSILAN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİMETİLKLOROSİLAN
- TRIMETHOXYBOROXINE[Fr.] / TRIMETHOXYBOROXIN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİMETOKSİBOROKSİN
- TRIMETOKSELER REAKSIYONU[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİMETOKSİL REAKSİYONU
- TRIMETHOXYTETRACYCLINE[İng.] ile/değil/yerine/= TRİMETOKSİTETRASİKLİN
- TRİO/TRİYO[İt.] değil/yerine/= ÜÇLÜ
- TRIOKSAN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİOKSAN
- TRIOXIDE[İng.] / TRIOXIDE[Fr.] / TRIOKSIT[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİOKSİT
- TRIONE[Fr.] ile/değil/yerine/= TRİON
- TRIP :/yerine GEZİ
- TRİPANOFOBİ[İng. TRYPANOPHOBIA] ile/||/<> TRİPLOBLAST ile/||/<> TRİPOFOBİ[İng. TRYPOPHOBIA]
( İğne korkusu olarak bilinen, Yunancada "delmek" anlamına gelen τρυπάω ("trupáō") ve "korku" anlamına gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan bir terim. @@ 3 temel embriyonik göze katmanını da (endoderm, mezoderm, ektoderm) oluşturan hayvanlar için kullanılır. @@ Nesnelerin üzerindeki simetrik ya da asimetrik, altıgen ya da yuvarlak deliklere karşı duyulan aşırı korku olarak bilinen; Yunancada delik anlamına gelen τρῦπα ("trŷpa") ve "korku" anlamına gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan terim. Delik fobisi olarak da bilinir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- TRIPEDAL[İng.] değil/yerine/= ÜÇ AYAKLI
( Canlılarda üç uzvun kullanılması ile yapılan harekete verilen isimdir. Papağanlar, bilinen tek tripedal canlı türüdür. Tripedal sözcüğü, Latince’de "tri = üç" + "ped = ayak" anlamlarına gelen sözcüklerden oluşmaktadır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- TRIPLOID[İng.] ile/değil/yerine/= TRİPLOİD
- TRİPOD değil/yerine/= ÜÇ AYAK
- TRIPOLI[Fr.] ile/değil/yerine/= TRİPOLİ
- TRİPORTÖR[Fr.] değil/yerine/= ÜÇTEKER
- INVERSEUR À THYRATRON[Fr.] ile/değil/yerine/= TRİRATRONLU EVİRİCİ
- TRICE, TRIS-[İng.] / TRIS-[Fr.] / TRIS-[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİS-
- TRISALYL[İng.] ile/değil/yerine/= TRİSALİL
- TRISALYT[Fr.] ile/değil/yerine/= TRİSALİT
- TRISAZO DYE[İng.] / TRISAZOÏQUE COLORANT[Fr.] / TRISAZO BOYASI[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİSAZO BOYASI
- TRICETIN[İng.] / TRICÉTINE[Fr.] ile/değil/yerine/= TRİSETİN
- TRISILAIT[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİSİLAT
- TRİŞİN[Fr. < TRICHINE] değil/yerine/= İPSİ SOLUCAN
( Ergin durumda olan, domuzdan başka, insanda ve çok sayıda memelinin ince bağırsağında yaşayan, ipsiler cinsinden bir solucan. )
- TRISMUS[İng.] değil/yerine/= ÇENE KİLITLENMESİ
- TRISOMY[İng.] değil/yerine/= TRİZOMİ
( Belirli bir kromozomda 3 kopya bulunmasıdır. En yaygın trizomi 21. kromozomdadır. 18. kromozomda da mümkündür.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- TRISTEIN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİSTEİN
- THYRISTOR[İng.] / THYRISTOR[Fr.] / THYRISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİSTÖR
- TRITON[İng.] / TRITON[Fr.] ile/değil/yerine/= TRİTON
- TRITIUM[İng.] / TRITIUM[Fr.] / TRITIYUM[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİTYUM
- TRIVERS-WILLARD HYPOTHESIS[İng.] değil/yerine/= TRİVERS-WİLLARD HİPOTEZİ
( Doğum sonrası ebeveyn bakımı uzun süren bireylerde çevre şartlarına göre yavru bakımında bir önyargı oluşur. Eğer çevre şartları kısıtlı ise ebeveynler türün devamı için dişi bireylere önem verecektir. Çevre şartlarının iyi olduğu durumlarda ise tam tersi bir ön yargı söz konusudur.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- TRİYAJ/TRIAGE[İng.] değil/yerine/= ÖNCELİKLEME
- TRİYAJ değil/yerine/= AYIRMA/ÜÇLÜ ALAN
- TRİYAS[İng. TRIASSIC] ile/||/<> ANİZİYEN ÇAĞI[İng. ANISIAN STAGE]
( Triyas (251.9-201 myö) bir jeolojik dönem ismidir. Mezozoyik'in 3 majör zaman diliminden ilkidir. Yaklaşık olarak 251.902 milyon yıl önce ile 201.3 milyon yıl önceye denk gelen zaman dilimini kapsamaktadır. Yaklaşık 50 milyon yıl sürmüştür ve Permiyen/Triyas Yok Oluşu'ndan sonra terapsit ve arkozor üyelerinin baskın olduğu dönemdir. Triyas, kendi içinde Erken, Orta ve Geç Triyas olmak üzere üç küçük dilimde incelenir. Geç Triyas, bir grup arkozordan dallanan ilkin dinozorların evrimleştiği dönemdir. Memelilerin ilkin ataları ise terapsitlerden köken alacak bir grup olacaktır. @@ Günümüzden 247.2 milyon yıl önce ile 242 milyon yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir. Orta Triyas Devresi'nde bulunan 2 çağın altta olanıdır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- TRİYAT/TRIAD[İng.] değil/yerine/= ÜÇLÜ
- TRIODENKLEMMSCHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİYOT KLEMP DEVRESİ
- TRIODENKLEMME[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİYOT KLEMP
- TRIODE TUBE[İng.] / TUBE TRIODE[Fr.] / TRIODENLAMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİYOT LAMBA
- TRIODE LASER[İng.] / LASER TRIODE[Fr.] / TRIODENLASER[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİYOT LAZER
- TRIODE CLAMP[İng.] / CLAQUETTE À VERROUILLAGE TRIODE[Fr.] ile/değil/yerine/= TRİYOT MANDAL
- TRIODE TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR TRIODE[Fr.] / TRIODENTRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİYOT TRANSİSTOR
- TRIODE[İng.] / TRIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİYOT
- TRİZOMİ/TRISOMY[İng.] değil/yerine/= ÜÇLÜ KROMOZOM
- TROGLOMORPHISM[İng.] değil/yerine/= TROGLOMORFİZM
( Troglomorfizm, mağara ve yeraltı gibi karanlık yaşam alanlarına uyum sağlamış canlıların sahip olduğu morfolojik karakterlere denir. Örneğin pigment kaybı, görme alanının azalması ve körelmiş uzuvlar gibi.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- TROKAR/TROCAR[İng.] değil/yerine/= DELEÇ
- TROKOİT/TROCHOID[İng.] değil/yerine/= SİLINDIRİK
- TROMBEKTOMİ/THROMBECTOMY[İng.] değil/yerine/= KAN PIHTISI ÇIKARIMI
- THROMBIN[İng.] / THROMBINE[Fr.] / THROMBIN[Alm.] ile/değil/yerine/= TROMBİN
- TROMBOEMBOLİZM/THROMBOEMBOLISM[İng.] değil/yerine/= PIHTI TIKANIMI
- TROMBOJENİK/THROMBOGENIC[İng.] değil/yerine/= PIHTI OLUŞTURUR
- TROMBOJENİTE/THROMBOGENICITY[İng.] değil/yerine/= PIHTILAŞTIRICILIK
- TROMBOLITİK/THROMBOLYTIC[İng.] değil/yerine/= PIHTI ERITİR
- TROMBOLİZ/THROMBOLYSIS[İng.] değil/yerine/= PIHTI ERİMESİ
- TROMBOPLASTİK/THROMBOPLASTIC[İng.] değil/yerine/= PIHTILAŞTIRICI
- TROMBOSİT/THROMBOCYTE, PLATELET[İng.] değil/yerine/= PULYUVAR
- TROMBOSİT değil/yerine/= KAN PULCUKLARI
- TROMBOZ/THROMBOSE[İng.] değil/yerine/= PIHTI TIKAÇ OLUŞUMU
- THROMBOSIS[İng.] ile/değil/yerine/= TROMBOZ
- TROMBÜS/THROMBUS[İng.] değil/yerine/= PIHTI TOPAĞI
- TROMP[Fr. < TROMPE] değil/yerine/= KÖŞE KUBBESİ
( Binanın bir bölümünü tutmaya yarayan köşe kubbesi. )
- THREONINE[Fr.] ile/değil/yerine/= TRONİN
- TROOP :/yerine ASKER, BİRLİK
- TROPHIC REDUNDANCY[İng.] değil/yerine/= TROFİK YEDEKLİLİK
( Bir ekosistem içinde farklı türlerin benzer beslenme rollerini üstlenmesi anlamına gelir. Bu durum, ekosistemdeki herhangi bir türün ortadan kalkması durumunda, onun ekolojik fonksiyonlarını devralabilecek ve benzer beslenme alışkanlıklarına sahip diğer türlerin varlığına işaret etmekte. Bu kavram, ekosistemlerin direncini ve sağlığını destekleyen önemli bir faktör. Çünkü türler arasında diyet örtüşmesinin yüksek olması, bir türün yok olması halinde ekosistemin işlevselliğinin korunmasına yardımcı olur. Başka bir deyişle, trofik yedeklilik ne kadar yüksekse, ekosistem o kadar dirençli olur. Türler arasındaki diyet örtüşmesi arttıkça trofik yedeklilik artar.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- TROPİKA[İt. < TROPICO] değil/yerine/= DÖNENCE | TROPİKAL KUŞAK
- TROPİZM değil/yerine/= DOĞRULUM/YÖNELİM
- TROPOSPHERE[İng.] / TROPOSPHÈRE[Fr.] / TROPOSPHÄRE[Alm.] ile/değil/yerine/= TROPOSFER
- TROTUVAR değil/yerine/= KALDIRIM
- TROUBLE :/yerine SORUN, PROBLEM
- TROUTON'S RULE[İng.] / TROUTON KURALI[Alm.] ile/değil/yerine/= TROUTON KURALI
- TRUCK :/yerine KAMYON
- TRULY :/yerine GERÇEKTEN
- TRUNKAL/TRUNCAL[İng.] değil/yerine/= GÖVDESEL
- TRUNKUS/TRUNCUS[İng.] değil/yerine/= GÖVDE
- TRUST :/yerine GÜVENMEK, GÜVEN
- TRUTH :/yerine GERÇEK, HAKİKAT
- TRY :/yerine DENEMEK
- TRYPOPHOBIA[İng.] değil/yerine/= THANATOFOBİ
( Ölüm korkusu olarak bilinen, Yunancada "delik" anlamına gelen τρῦπα ("trŷpa") ve "korku" anlamına gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan bir terim.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- TSH[İng.] değil/yerine/= TSH
( TSH (Tiroid Uyarıcı Hormon), tiroid işlevini kontrol eden bir hormondur. Hipofiz bezi tarafından üretilir. Tiroid bezini, triiodotironin (T3) ve tiroksin (T4) hormonlarının üretmesi için uyarır. Bu hormonların vücuttaki miktarı ve dengesi hemen hemen her fizyolojik süreci özellikle metabolizmayı etkiler.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- TSİS/POST-TREATMENT MONİTORING SYSTEM[İng.] değil/yerine/= SAĞALTIM SONRASI İZLEM DÜZENİ
- TSL/TRANSPORT LAYER SECURITY[İng.] değil/yerine/= AKTARIM KATMANI GÜVENLİĞİ
- TTE/TRANSTORASİK EKOKARDİYOGRAFİ TRANSTHORACİC ECHOCARDIOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= GÖĞÜS DUVARINDAN EKOKARDİYOGRAFİ
- MÉMOIRE À TORES MAGNÉTIQUES[Fr.] ile/değil/yerine/= TTM (ÇEKİRDEK BELLEK)
- TTS/TEXT TO SPEECH[İng.] değil/yerine/= KONUŞMA METNİ
- TUBA[İng.] değil/yerine/= TÜP
- TUBE :/yerine TÜP
- TUBER[İng.] değil/yerine/= YUMRU KÖK
( Patates gibi bazı bitkilerin özellikle besin depolama amacıyla kullandığı şişkin yer altı gövdesi.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- TÜBÜL/TUBULE[İng.] değil/yerine/= BORUCUK
- TÜBÜL değil/yerine/= BORUL
- TÜBÜLER/TUBULAR[İng.] değil/yerine/= BORUCUKSU
- TÜCCAR[Ar.] değil/yerine/= TECİMEN
- TUFF[İng.] ile/değil/yerine/= TÜF
- TUHAFİYE[Ar.] değil/yerine/= GİYİMSÜS
- DEPLETION REGION[İng.] / RÉGION D'ÉPUISEMENT[Fr.] / ERSCHÖPFUNGSBEREICH, ERSCHÖPFUNGSREGION[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜKENME/TÜKETİM BÖLGESİ
- TÜKETİCİ = CONSUMER[İng.] = CONSOMMATEUR[Fr.] = KONSUMENT[Alm.] = CONSUMATORE[İt.] = CONSUMIDOR[İsp.]
- DEPLETED URANIUM[İng.] / URANIUM APPAUVRI[Fr.] / ERSCHÖPFTES URAN, ERSCHÖPFNUNGSURAN[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜKETİLMİŞ URANYUM
- DEPLETION LAYER RECTIFICATION[İng.] / REDRESSEMENT PAR COUCHE D'ARRÊT[Fr.] ile/değil/yerine/= TÜKETİM KATMANLI DOĞRULTMA
- DEPLETION LAYER TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR À COUCHE D'ARRÊT[Fr.] ile/değil/yerine/= TÜKETİM KATMANLI TRANSİSTÖR
- TULÂNÎ[Ar.] değil/yerine/= UZUNLAMASINA
- TÛLÂNÎ değil/yerine/= UZUNLUĞUNA
- TÜLBENT[Fars. < TER + BEND] değil/yerine/= YAZMA
( İnce ve seyrek dokunmuş, hafif ve yumuşak pamuklu bez. | Bu bezden yapılmış başörtüsü. )
- TULUAT[Ar.] değil/yerine/= DOĞAÇLAMA
- THULIUM[İng.] / THULIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= TULYUM
- PYROMÈTRE À RADIATION TOTALE[Fr.] ile/değil/yerine/= TÜM IŞINIM PİROMETRESİ
- TÜM ile AYRINCASIZ/İSTİSNASIZ[Ar.]
- TÜMDENGELİM = TÂLİL = DEDUCTION[İng.] = DÉDUCTION[Fr.] = DEDUKTION[Alm.] = DEDUCTIO[Lat.]
- RÉFLEXION TOTALE[Fr.] ile/değil/yerine/= TÜMEL YANSIMA
- TÜMEL = KÜLLİ = UNIVERSAL[İng., Alm., İsp.] = UNIVERSEL[Fr.] = UNIVERSALIS[Lat.] =
- TÜMEVARIM = İSTİKRÂ = INDUCTION[İng., Fr.] = INDUKTION[Alm.] = INDUCTIO[Lat.] = EPAGOGE[Yun.]
- CIRCUIT INTÉGRÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= TÜMLEŞİK DEVRE
- INTEGRATING CIRCUIT[İng.] ile/değil/yerine/= TÜMLEŞTİREN DEVRE
- TUMOR SUPPRESSOR GENES[İng.] değil/yerine/= TÜMÖR BASKILAYICI GENLER
( Hücre döngüsü kontrol noktalarını düzenleyen ve apoptozis sürecini başlatan genlerdir. Tümör baskılayıcı genler tarafından kodlanan proteinler DNA hasarına ya da dış çevreden gelen büyümeyi baskılayan sinyallere yanıt olarak göze döngüsü sürecini durdurabilmektedir. Bu genler mutasyona uğradıklarında ya da inaktive olduklarında işlevlerini kaybederler.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- TÜMÖR["TİMÖR" değil!]/TUMOR[İng.]/TUMEUR[Fr.] değil/yerine/= UR/ŞİŞLİK
- TÜMÖRAL/TUMORAL[İng.] değil/yerine/= URA BENZER
- ÂYÎNE-İ MUHADDEB, MİRÂT-İ MUHADDEB[Osm.] / CONVEX MIRROR[İng.] / MIROIR CONVEXE[Fr.] ile/değil/yerine/= TÜMSEK AYNA
- TÜMTANRICILIK = VÜCUDİYE = PANTHEISM[İng.] = PANTHÉISME[Fr.] = PANTHEISMUS[Alm.] = PAN:HERŞEY, HEP, TÜM. THEOS:TANRI[Yun.]
- TUMTURAK/LI[Fars.] ile/ve/değil/yerine (BİRAZCIK) UZUN / GÖSTERİŞ/Lİ
( Gösteriş, debdebe. | Gerekli olmadığı hâlde kulağa hoş gelen, gösterişli sözcükler kullanma. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE ... )
- TUN[Fars.] değil/yerine/= GİZLİ YER, KÖŞE BUCAK
- BRONZ[Osm.] / BRONZE[İng.] / BRONZE[Fr.] / BRONZE[Alm.] ile/değil/yerine/= TUNÇ
- TUNNEL DIODE, ESAKI DIODE[İng.] / DIODE ESAKI (TUNNEL), DIODE DU TUNNEL[Fr.] / ESAKI DIODE, TUNNELDIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜNEL DİYOTU
- TUNNEL EFFECT[İng.] / EFFET TUNNEL[Fr.] / TUNNELEFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜNEL ETKİSİ
- TÜNEL[İng./Fr. < TUNNEL] değil/yerine/= İÇGEÇİT/İÇYOL
- TUNGSTEN FILAMENT LAMB[İng.] / WOLFRAM FILAMENT LAMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= TUNGSTEN FİLAMENT LAMBA
- TUNGSTEN-HALOGEN LAMB[İng.] ile/değil/yerine/= TUNGSTEN-HALOJEN LAMBA
- TUNGSTEN[İng.] / TUNGSTEN[Fr.] / TUNGSTEN[Alm.] ile/değil/yerine/= TUNGSTEN
- TUNİKA/LAYER[İng.] değil/yerine/= KATMAN
- TÜNİNK[İng. < TUNNING] değil/yerine/= EŞ TİTREME / İNCE AYAR
- TUNNEL :/yerine TÜNEL
- TUBE[İng.] / TUBE[Fr.] / ROHR, RÖHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜP, LAMBA
- SPECIES MOLARITY[İng.] ile/değil/yerine/= TÜR MOLARİTESİ
- TUR[Fr. < TOUR] değil/yerine/= DOLAŞMA
- TUR değil/yerine/= DOLAŞI
- TÜR = NEVİ = SPECIES[İng., Lat.] = ESPÈCE[Fr.] = ART[Alm.] = EIDOS[Yun.] = ESPECIE[İsp.]
- NEVÎ[Osm.] / SPECIES[İng.] / ESPECIÉ[Fr.] / ART, SORTE[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜR
- TÜRBAN[Fr.] değil/yerine/= BAŞÖRTÜSÜ
- TÜRBÜDIMETRI[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRBİDİMETRİ
- MAHRÛTÎ ÇARK, TÜRBİN[Osm.] / TURBINE[İng.] / TURBINE[Fr.] / TURBINE[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRBİN
- TURBOMACHINE[İng.] / TURBOMACHINE[Fr.] ile/değil/yerine/= TÜRBOMAKİNE
- TÜRBÜLAN/TURBULANT[İng.] değil/yerine/= BURGAÇLI
- TÜRBÜLANS[İng./Fr. TURBULENCE] değil/yerine/= HAVA BURGACI/GİRDAP
- TURBULENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRBÜLANS
- TURBULENT CURRENT/FLOW[İng.] / FLUX TURBULENT[Fr.] / TURBULENTE STRÖMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRBÜLANSLI AKIŞ/AKIM
- TURBULENT LEWIS NUMBER[İng.] / NOMBRE DE LEWIS TURBULENT[Fr.] / TURBULENTE LEWIS-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRBÜLANSLI LEWİS SAYISI
- TURBULENT[İng.] ile/değil/yerine/= TÜRBÜLANSLI
- TURBULENT[Fr.] ile/değil/yerine/= TÜRBÜLENT
- HOMOGENEOUS FLUID[İng.] / HOMOGENES FLUID[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ AKIŞKAN
- HOMOGENEOUS DIFFUSION[İng.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ DİFÜZYON
- MÜTECANİS[Osm.] / HOMOGENEOUS[İng.] / HOMOGÉNE[Fr.] / HOMOGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ/HOMOJEN
- HOMOGENEOUS RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT HOMOGÈNE[Fr.] / HOMOGENE STRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ IŞINIM
- HOMOGENEOUS SOLIDS[İng.] / SOLIDES HOMOGÈNES[Fr.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ KATILAR
- HOMOGENE SCHICHTEN[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ KATMANLAR
- HETEROGENES FLUID[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ OLMAYAN AKIŞKAN
- HETEROGENER KERNREAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ OLMAYAN ÇEKİRDEK REAKTÖRÜ
- INHOMOGENE DIFFUSION[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ OLMAYAN DİFÜZYON
- HETEROGENE STRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ OLMAYAN IŞINIM
- HETEROGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ OLMAYAN
- HOMOGENEOUS REACTOR[İng.] / RÉACTEUR HOMOGÈNE[Fr.] / HOMOGENER REAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ TEPKİLEŞİM/REAKTÖR
- HOMOGENE DIFFUSION[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ YAYINIM
- TUR/DEVİR değil/yerine/= DÖNÜ
- TÜRDİRİLLTİMİ[İng. DE-EXTINCTION] ile/||/<> GERİ ISLAH[İng. BACK-BREEDING] ile/||/<> KLON[İng. CLONE] ile/||/<> YAPAY SEÇİLİM[İng. ARTIFICIAL SELECTION]
( Soyu tükenmiş türlerin bireylerine (genellikle genetik olarak) benzer canlı organizmaların yeniden oluşturulma süreci. Daha uzun tanımıyla türdiriltimi; soyu tükenmiş bir türün genetik açıdan benzer canlılarda yapay seçilim yoluyla geri ıslah, klonlama ve genom düzenlemesi gibi teknikler kullanılarak canlı bir organizmanın nesli tükenmiş türe doğru değiştirilmesi sürecidir. @@ Canlı organizmaların popülasyonları içindeki belirli atasal özelliklerin yeniden ortaya çıkarılması adına yapay seçilimin kullanılması. @@ Ebeveynine genetik olarak birebir benzeyen canlı. Aynı zamanda, genetik olarak birebir aynı olan canlı bireylerini ya da gruplarını da belirtmek için kullanılır. @@ İstenen karakterleri taşıyan canlıların, bir diğer canlı tarafından (genelde insan tarafından) seçilerek bunlardan döl alınması. Pratik olarak bakıldığında, insanoğlunun evrim üzerinde sahip olduğu bir çeşit kontrol yöntemi. Bitkilerde hastalıklara karşı dirençli ve fazla ürün veren türler; sığırlarda da çabuk büyüyen ve fazlaca et ya da süt veren türler bu yapay seçilim yöntemiyle elde edilebilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- DERIVATIVE TITRATION CURVE[İng.] ile/değil/yerine/= TÜRETİLMİŞ TİTRASYON EĞRİSİ
- DERIVATIVE[İng.] ile/değil/yerine/= TÜREV
- TURGOR PRESSURE[İng.] değil/yerine/= TURGOR BASINCI
( Suyun göze çeperine yaptığı basınçtır. Bitki gözesi, saf su alarak bir miktar şişer. Hücre özsuyunun yüksek seviyedeki osmotik yoğunluğu dolayısıyla dış ortamdaki su, iç ortama doğru hareket eder ve geçiş yaşanır. İçeri giren su, göze zarını göze çeperine doğru basınç oluşturarak iter. Bu basınca, turgor basıncı adı verilmektedir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- TURGOR[İng.] değil/yerine/= GERGİ, DOLGUNLUK
- TURİSTİK değil/yerine/= GEZİNSEL
- TURİZM değil/yerine/= GEZİNÇ
- TÜRK DİLİ KOLLARINDA:
YAZI DİLLERİ ile/ve/<> KONUŞMA DİLLERİ
( 1. OĞUZ GRUBU: Gagauzca, Türkçe [Türkiye Türkçe'si, Kıbrıs'taki de içinde olmak üzere], Azerbaycan Türkçe'si, Türkmence.
2. KARLUK GRUBU: Özbekçe, Uygurca
3. KIPÇAK GRUBU: Kırım Tatarcası, Tatarca (Kazan ya da Tataristan Tatarcası), Başkortça, Karaçay-Balkarca, Kumukça, Nogayca, Kazakça, Karakalpakça, Kırgızca, Karayca [Litvanya Karayları'nın yazı dili]
4. ALTAY GRUBU: Altayca, Tuvaca (Tubaca), Hakasça
5. SAHA GRUBU: Sahaca [Yakutça]
6. BULGAR GRUBU: Çuvaşça
ile/ve/<>
1. İRAN'DA: Halaçça [eski Hun Türkçe'sinin devamı), Kaşgayca, Horasanca, Güney Oğuzca [çok sayıda, irili ufaklı, Türk konuşma dilleri]
2. ÇİN'DE: Salarca [Karluk-Oğuz karışımı -Kansu bölgesi], Sarı-Uygurca[Şaro-yugurca "Eski Uygurca'nın devamı" - Kansu bölgesi], Füyü-Kırgızca [Heilungjiyan, Mançurya bölgesi - Eski Kırgızca'nın devamı, bugünkü Kırgızca'dan ayrı!]
3. RUSYA'DA: Dolganca [artık, Sahaca/Yakutça yazı dili kullanılıyor], [XIX. yy. sonlarında, Alman asıllı Rus Türkoloğu Vilhelm Raddloff, Çarlık Rusya'sının, geniş Sibirya bölgesinde, 20 kadar birbirinden ayrı Türk konuşma dillerini belirlemiş, onların konuşma dilinden metinler yayımlamıştı. Ancak, bu dillerin çoğu son 60 yıl içinde yitip gitti, en son 1998'de Rusya'da yayımlanan bir araştırmada, bunların bir bölümünün hâlâ konuşulduğu belirtilmiştir.] )
( )
- TURKEY RED OIL[İng.] ile/değil/yerine/= TÜRK KIRMIZISI YAĞI
- TÜRKOLOG[Fr. < TURCOLOGUE] değil/yerine/= TÜRKLÜK BİLİMİ UZMANI
- TÜRKOLOJİ[Fr. < TURCOLOGIE] değil/yerine/= TÜRKLÜK BİLİMİ
- TÜRKOLOJİ değil/yerine/= TÜRKBİLİM
- TÜRKÜ değil/yerine/= TÜRK'Ü
- TURQUOISE[İng.] / TURQUOISE[Fr.] / TURKUZ[Alm.] ile/değil/yerine/= TURKUAZ
- TÜRLER, NEVİLER = ENVÂ' = ESPÈCES
- TÜRLER = LUCRETIUS[Lat.] = EIDÕLA[Yun.]
- TÜRLEŞME[İng. SPECIATION] ile/||/<> ANAGENEZ[İng. ANAGENESIS] ile/||/<> COĞRAFİ BARİYERE BAĞLI TÜRLEŞME[İng. ALLOPATRIC SPECIATION] ile/||/<> FİLETİK DÖNÜŞÜM[İng. PHYLETIC TRANSFORMATION] ile/||/<> GEN AKIŞI[İng. GENE FLOW]
( Evrimsel süreç içerisinde, çeşitli izolasyon mekanizmaları dahilinde birbirinden ayrılan, eskiden aynı türe ait olan popülasyonların, farklı evrim mekanizmalarının farklı etkileri altında, nesiller içinde birbirlerinden farklı yönlere doğru evrimleşmeleri ve farklı özellikler geliştirmeleri durumudur. Bu farklı yönlere giden evrim sonucunda popülasyonlar bir noktadan sonra farklı türler olarak isimlendirilebilecek kadar farklılaşırlar. Kısaca, bir türden, yeni türlerin evrimine denir.Şempanzeler (Pan troglodytes) ve Bonobolar (Pan paniscus), eskiden tek bir tür iken, Kongo Nehri'nin de oluşumuna ve atasal popülasyonu iki popülasyona bölmesine neden olan bir deprem sonucu oluşan coğrafi izolasyon ile nehrin iki yakasında kalan popülasyonların farklı yönlerdeki evrimsel değişimleri sonucunda, günümüzden 1-2 milyon yıl önce türleşmişlerdir. @@ Evrimsel süreçte türlerin modifikasyonlar sonucu değişmesi ancak türleşmenin (atasından farklı yeni türlerin) oluşmaması durumudur. @@ Türleşmenin, türün farklı gruplarının arasına coğrafi bariyer girmesi sonucu gerçekleşmesi. Modern şempanze (Pan troglodytes) ve Bonobo (Pan paniscus) türlerinin 2 milyon yıl kadar önce, Kongo Nehri'nin akış yönünde meydana gelen ciddi bir değişim sonrasında, ortak atasına ait farklı grupların nehrin iki yakasında kalması sonucu türleştiği düşünülmekte. Primatlar genel olarak ıslanmayı sevmedikleri için ayrılan öbekler birbirleriyle olan bağlarını yitirmiş ve 2 milyon yıl içinde farklı türlere evrimleşmişler. "Alopatrik" türleşme olarak da bilinir. @@ Bir türün, popülasyon bazında ve nesiller içerisinde, herhangi bir türleşme ya da izolasyon olmaksızın, fiziksel özellikleri (fenotip) bakımından farklılaşması, evrim geçirmesidir. "Anagenez" olarak da bilinir. @@ Alellerin bir popülasyondan bir diğerine olan hareketidir. Tipik olarak bireylerin fiziksel yer değiştirmeleri ya da oluşturulan gametlerin rüzgar, akıntılar, organik taşıyıcılar vb. aracılığıyla mesafe kat etmesi sonucu oluşur. Türleşmeyi genellikle yavaşlatsa da, hızlandırdığı durumlar da gözlenmiştir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- TOURMALINE[İng.] / TOURMALINE[Fr.] / TURMALIN[Alm.] ile/değil/yerine/= TURMALİN
- TURN :/yerine DÖNMEK, SIRA
- TURNE değil/yerine/= GEZMECE
- TURNİKE/TOURNİQUE[İng.] değil/yerine/= BOĞMAÇ
- TOURNESOL[Fr.] ile/değil/yerine/= TURNİSOL
- LITMUS PAPER[İng.] / PAPIER DE TOURNESOL[Fr.] / LACKMUS PAPIER[Alm.] ile/değil/yerine/= TURNUSOL KÂĞIDI
- LITMUS[İng.] / LACKMUS[Alm.] ile/değil/yerine/= TURNUSOL
- TURNUVA değil/yerine/= YARIŞTAY
- TURONIAN EPOCH[İng.] değil/yerine/= TURONİN EPOKU
( Günümüzden 93.900.000 ile 89.800.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- TÜRÜM = SUDUR = EMANATION[İng., Alm.] = ÉMANATION[Fr.] = EMANATIO[Lat.]
- TUŞE/TOUCH[İng.] değil/yerine/= DOKUNUM
- TUTAK/KABZA[Ar.] ile/ve/||/<> BALÇAK
( Silah, kılıç vb. şeylerde tutulacak yer, sap. İLE/VE/||/<> Kabza. | Kılıcın sapında/kabzada eli koruyan demir parça/bölüm. )
- TUTAM/GANZİLİS ile TUTAM ile TUTAM ile TUTAM/DİZENEK/TERTİP/NİZAM/FORMAT[İng.]
( Avuç içi ya da parmak uclarıyla tutulabilen miktarda olan. | Deste, demet. İLE Bankacılıkta kullanılan, borsada kota alabilmek için gerekli asgari şirket sermayesi ya da pay, hisse, parti, lot. | Belge. İLE Durum. İLE Soruların biçimsel özellikleri, dile getirilişi, dizisi, geçişleri ve özel eylem simgeleriyle bir gözlem aracının taşıdığı biçimsel düzen. )
- TUTARLI = İNSİCAMLI = CONSEQUENT[İng.] = CONSÉQUENT[Fr.] = KONSEQUENT[Alm.] = CONSEQUENS[Lat.] = CONSECUTIVO/VA[İsp.]
- BINDER[İng.] / AGGLOMERANT, LIANT, AGGLOMÉRANT[Fr.] / BINDEMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= TUTKAL, YAPIŞTIRICI
- TUTKU = İHTİRAS = PASSION[İng., Fr.] = LEIDENSCHAFT[Alm.] = PASSIO[Lat.] = PATHOS[Yun.] = PASION[İsp.]
( Tutuklu kalmak. )
- OCCLUDED WATER[İng.] ile/değil/yerine/= TUTUKLANMIŞ SU
- MÉSON PIÉGÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= TUTULMUŞ MEZON
- TUTUM = ATTITUDE[İng., Fr.] = EINSTELLUNG/HALTUNG[Alm.] = ATTITUDINE[İt.] = ACTIDUD[İsp.]
- FLAMMABLE GASES[İng.] ile/değil/yerine/= TUTUŞABİLİR GAZLAR
- DERECE-İ İHTİRÂK[Osm.] ile/değil/yerine/= TUTUŞMA DERECESİ
- IGNITION TEMPERATURE[İng.] / TEMPÉRATURE D'INFLAMMATION[Fr.] ile/değil/yerine/= TUTUŞMA SICAKLIĞI
- TUTYA[Ar. < TUTİYA] değil/yerine/= SÜRME
( Sürme. Göz ağrılarına iyi gelen, sürme gibi göze çekilen bir em. | Çinko. | Mor renkli, kokulu bir kır çiçeği. )
- TÜVÂNÂ[Fars. < TEVÂNÂ] değil/yerine/= GÜÇLÜ, DİNÇ, CANLI
- TUZ RUHU[Osm.] / SPIRITS OF SALT, HYDROCHLORIC ACID[İng.] / ACID CHLORHYDRIQUE, ESPRIT DE SEL[Fr.] / SALZSÄURE, CHLORWASSERSTOFFSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= TUZ ASİDİ, HİDROKLORİK ASİT
- SALINOMETER[İng.] ile/değil/yerine/= TUZ DENETİM AYGITI
- SALINOMÈTRE[Fr.] / SALZMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= TUZ DENETİM/KONTROL AYGITI/CİHAZI
- SALT EFFECT[İng.] / SALZ EINFLUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= TUZ ETKİSİ
- SALT BRIDGE[İng.] / SALZ BRÜCKE[Alm.] ile/değil/yerine/= TUZ KÖPRÜSÜ
- SALINIMETER[İng.] ile/değil/yerine/= TUZ ÖLÇER
- SALMETER[İng.] ile/değil/yerine/= TUZ YOĞUNLUĞU ÖLÇER
- MİLH[Osm.] / SALT[İng.] / SEL[Fr.] / SALZ[Alm.] ile/değil/yerine/= TUZ
- TRAP[İng.] / PIÈGE[Fr.] ile/değil/yerine/= TUZAK
- TÜZE/HUKUK ile/ve/||/<> AKTÖRE/AHLÂK
( [Hesap] Eylemden sonra. İLE/VE/||/<> Eylemden önce. )
( İlgili yazıyı okumak için burayı tıklayınız... )
( Görünen ahlâk. İLE/VE/||/<> Görünmeyen hukuk.
Visible moral. VS./AND/||/<> Invisible law. )
( LAW vs./and/||/<> MORALS )
- TÜZE = JUSTICE[İng.] = DROIT[Fr.] = RECHT[Alm.] = DIRITTO[İt.] = DERECHO[İsp.]
- TUZLA/MEMLEHA[Ar.] ile Tuzla
( Kıyılarda, tava denilen havuzlara deniz ya da göl suyu akıtıldıktan sonra kurutularak tuz çıkarılan yer. | Tuzlak. İLE İstanbul iline bağlı ilçelerden biri. )
- SALT ICE[İng.] ile/değil/yerine/= TUZLU BUZ
- BRINE[İng.] / SAUMURE[Fr.] / SOLE (SALZSOLE), SALZLÖSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TUZLU SU
- SALINITY[İng.] / SALINITÉ, SALURE[Fr.] / SALZIGKEIT, SALZGEHALT[Alm.] ile/değil/yerine/= TUZLULUK
- TV :/yerine TELEVİZYON
- TWELVE :/yerine ON İKİ
- TWENTY :/yerine YİRMİ
- TWETT, M[İng.] ile/değil/yerine/= TWETT, M.
- TWICE :/yerine İKİ KERE
- TWIN :/yerine İKİZ
- TWO :/yerine İKİ
- TX/ORGAN NAKLİ/TRANSPLANTATION[İng.] değil/yerine/= ÖRGEN AKTARIMI
- TXT/TEXT[İng.] değil/yerine/= METİN DOSYASI
- TYNDALL EFFECT[İng.] / EFFET TYNDALL[Fr.] / TYNDALL-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= TYNDALL ETKİSİ/OLAYI
- TYPE :/yerine TİP, TÜR
- TYPICAL :/yerine TİPİK, KENDİNE ÖZGÜ
- TYPICALLY :/yerine TİPİK OLARAK
- UBİKİTİN[İng. UBIQUITIN] ile/||/<> KOVALENT BAĞ[İng. COVALENT BONDS]
( Ökaryot gözelerde yaygın olarak bulunan, göze proteinlerinin proteazlarla parçalanabilmesi için parçalanacak proteine kovalent bağlarla bağlanan, enzim özelliği bulunmayan, sıcaklığa dayanıklı, 76 amino asitlik küçük bir protein. @@ Kimyada iki atom arasında bir elektron çiftinin paylaşımından kaynaklanan atomlararası bağlantıyı gösteren bağ. Bağlama çekirdeklerinin aynı elektronları elektrostatik olarak çekiminden kaynaklanır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
(1996'dan beri)