Bugün[05 Nisan 2026]
itibarı ile 27.963 başlık/FaRk ile birlikte,
27.963 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(10/113)


- ASENKRON/ASYNCHRONY[İng.] değil/yerine/= EŞ OĞURSUZ/EŞ ZAMANSIZ/UYUMSUZ/YADINKURUN


- ASEPSİ/ASEPSIS[İng.] değil/yerine/= BULAŞSIZLIK (CANLI DOKUDA MUKOZA, DERİ VB.)


- ASEPTİK/ASEPTIC[İng.] değil/yerine/= BULAŞSIZ


- ACETAL[İng.] / ACETALE[Fr.] / AZETAL, AZETALDEHYDDIETHYLAZETAT[Alm.] ile/değil/yerine/= ASETAL


- ACETALDEHYDE[İng.] / ACETALDÉHYDE[Fr.] / AZETALDEHYD[Alm.] ile/değil/yerine/= ASETALDEHİT


- ACETAMIDE[İng.] / ACETAMIDE[Fr.] / AZETAMID[Alm.] ile/değil/yerine/= ASETAMİT


- ACETIC ANHYDRIDE[İng.] / ACETAMIDOHYDRIDE[Fr.] / ESSIGSÄURE KOBALT[Alm.] ile/değil/yerine/= ASETANHİDRİT


- ACETANILIDE[İng.] / ACETANILIDE[Fr.] / AZETANILID[Alm.] ile/değil/yerine/= ASETANİLİT


- ACETATE FIBRE[İng.] / FIBRE D'ACÉTATE[Fr.] / AZETATFASER[Alm.] ile/değil/yerine/= ASETAT ELYAFI


- ACETATE, TRIACETATE[İng.] / ACETATE, TRIACÉTATE[Fr.] / AZETAT, TRI-ACETAT[Alm.] ile/değil/yerine/= ASETAT, TRİASETAT


- ACETATE LACQUER[İng.] / VERNIS, LAQUE ACETATE[Fr.] / ACETAT LACK[Alm.] ile/değil/yerine/= ASETAT VERNİK


- ACETYLACETONE[İng.] / ACÉTYLACÉTONE[Fr.] / AZETYLAZETON[Alm.] ile/değil/yerine/= ASETİLASETON


- ACETYLENE[İng.] / ACÉTYLENE[Fr.] / ACETYLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ASETİLEN


- ACETONITRILE[İng.] / ACETONITRILE[Fr.] / AZETONITRIL[Alm.] ile/değil/yerine/= ASETİLNİTRİL


- ACETYLSALICYLIC ACID[İng.] / ACETYLSALIZYLSAURE[Alm.] ile/değil/yerine/= ASETİLSALİSİLİK ASİT


- ACETIN[İng.] / ACÉTINE[Fr.] / AZETIN, GLYZERINMONOAZZETAT[Alm.] ile/değil/yerine/= ASETİN


- ACIDE ACÉTOSALICYLIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ASETİSALİSİLİK ASİT


- ACETOACETIC ACID[İng.] / AZETESSIGSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= ASETOASETİK ASİT


- ACETOPHENONE[İng.] / ACÉTOPHENONE[Fr.] / AZOTOPHENON, METHYLPHENYLKETON[Alm.] ile/değil/yerine/= ASETOFENON


- ACETOIN[İng.] / ACÉTOINE[Fr.] / AZETON, DIMETHYLKETOL[Alm.] ile/değil/yerine/= ASETOİN


- ACETOL[İng.] / ACÉTOLE[Fr.] / AZETOL[Alm.] ile/değil/yerine/= ASETOL


- ACETOLYSIS[İng.] / ACÉTOLISE[Fr.] / AZETOLYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= ASETOLİZ


- ACETONE[İng.] / ACÉTONE[Fr.] / ACETON[Alm.] ile/değil/yerine/= ASETON


- ACIDE ACÉTOACÉTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ASETOSETİK ASİT


- ASPHALT[İng.] / ASPHALTE[Fr.] / ASPHALT[Alm.] ile/değil/yerine/= ASFALT


- BITUMINISATION[İng.] / BITUMAGE[Fr.] / BITUMINIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ASFALTLAMA


- ASFİKSİ/ASPHYXIA[İng.] değil/yerine/= HAVASIZ KALMA


- ASGARİ MÜŞTEREK değil/yerine/= ORTAK PAYDA


- ASGARİ ÜCRET[Ar.] değil/yerine/= EN DÜŞÜK ÖDENÇ


- ASGARİ/MİNİMAL/MİNİMUM değil/yerine/= EN ALT


- ASHÂB-I İNTİKAL değil/yerine/= GEÇİNÇ İYELERİ


- ASIAN :/yerine ASYALI


- ASIDE :/yerine BİR KENARA


- ASİDİMETRE[Fr. < ACIDIMÈTRE] değil/yerine/= ASİTÖLÇER


- ASİDİMETRE[Fr.] değil/yerine/= ASİTÖLÇER


- ÂŞIK/ÂNE değil/yerine/= SEVGEN/CE / SEVGENCİL


- ASİKLİK/ACYCLIC[İng.] değil/yerine/= DÖNGÜSÜZ | DÖNGÜSÜ DÜZENSİZ


- HANGING MERCURY DROP ELECTRODE[İng.] ile/değil/yerine/= ASILI CIVA DAMLA ELEKTROT (ACDE)


- AŞİLİ değil/yerine/= MİDE SALGISI YOKLUĞU


- ASILSIZ HABER değil/yerine/= GERÇEK DIŞI ÇAV


- ASILSIZ İDDİA değil/yerine/= GERÇEK DIŞI SAV


- ASILSIZ İHBAR değil/yerine/= YALAN BİLDİRİM


- ASILSIZ değil/yerine/= GERÇEK DIŞI


- AEROSOL[İng.] / AÉROSOL[Fr.] / AEROSOL[Alm.] ile/değil/yerine/= ASILTI, AEROSOL


- ASİMETRİ[Fr. < ASYMÉTRI] değil/yerine/= BAKIŞIMSIZLIK


- ASYMMETRY POTENTIAL[İng.] ile/değil/yerine/= ASİMETRİ POTANSİYELİ


- ASİMETRİK[Fr. < ASYMÉTRIQUE] değil/yerine/= BAKIŞIMSIZ


- ASYMMETRICAL BREAKDOWN CURRENT[İng.] / COURANT DE RUPTURE ASYMÉTRIQUE[Fr.] / ASYMMETRISCHER DURCHBRUCHSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= ASİMETRİK KESİLME AKIMI


- ASİMPTOT[Fr. < ASYMPTOTE] değil/yerine/= SONUŞMAZ


- ASYMPTOTIC FREEDOM[İng.] / LIBERTÉ ASYMPTOTIQUE[Fr.] / ASYMPTOTISCHE FREIHEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ASİMPTOTİK SERBESTLİK


- ÂŞİNA/LIK değil/yerine/= TANIDIK/BİLDİK / TANIŞIK/LIK


- ABRASIVE[İng.] / ABRASIVE[Fr.] / SCHLEIFMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= AŞINDIRICI


- ABRASION[İng.] / ABRASION[Fr.] / ABREIBEN, ABSCHLEIFEN[Alm.] ile/değil/yerine/= AŞINDIRMA


- ASİNERJİ/ASYNERGY[İng.] değil/yerine/= EŞ ETKİMESİZLİK


- ASİNERJİ değil/yerine/= EŞ ETKİMESİZLİK


- AŞINIM/KOROZYON/CORROSION[İng.] ile/ve TERSİNEMEZLİK/ENTROPİ/ENTROPY[İng.]

( Tersinemezlik, nesnel zamanı kurar. )


- ASIR[Ar.] değil/yerine/= YÜZYIL


- ASIR[Ar.] değil/yerine/= YÜZYIL


- AŞİRET değil/yerine/= OYMAK


- SUPERHEAVY BOSON[İng.] / BOSON SUPERLOURD[Fr.] / SUPERSCHWERES BOSON[Alm.] ile/değil/yerine/= AŞIRI AĞIR BOZON


- OVERCURRENT RELEASE[İng.] ile/değil/yerine/= AŞIRI AKIM DÜZENİ


- ÜBERSTROMAUSLÖSER[Alm.] ile/değil/yerine/= AŞIRI AKIM RÖLESİ


- OVERCURRENT[İng.] / COURANT EXCESSIF, COURANT DE SURCHARGE, SUPERCOURANT[Fr.] / ÜBERSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= AŞIRI AKIM


- SUPERFLUIDE[Fr.] ile/değil/yerine/= AŞIRI AKIŞKAN


- SUPERFLUIDITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= AŞIRI AKIŞKANLIK


- HYPERCONJUGATION[İng.] / HYPERCONJUGATION[Fr.] / HYPERKONJUGATION[Alm.] ile/değil/yerine/= AŞIRI BAĞLANMA, HİPERKONJUGASYON


- SUPERSATURATED SOLUTION[İng.] / AŞIRI DOYGUN ÇÖZELTI[Alm.] ile/değil/yerine/= AŞIRI DOYGUN ÇÖZELTİ


- İŞBÂ[Osm.] / OVERSATURATION[İng.] / SURSATURATION[Fr.] / ÜBERSÄTTIGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AŞIRI DOYMA/DOYGUNLUK


- ÜBERSÄTTIGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= AŞIRI DOYURMA


- RÉACTEUR SURCRITIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= AŞIRI ELEŞTİK TEPKİLEŞİM


- SUPERCRITICITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= AŞIRI ELEŞTİKLİK


- FART-İ İNHİLÂL[Osm.] / OVERMELTING[İng.] / SURFUSION[Fr.] / ÜBERSCHMELZUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AŞIRI ERGİMEERİME


- OVERPOTENTIAL[İng.] / SURTENSION[Fr.] / AŞIRI GERILIM[Alm.] ile/değil/yerine/= AŞIRI GERİLİM


- ULTRA FAST NEUTRONS[İng.] / NEUTRONS ULTRARAPIDES[Fr.] ile/değil/yerine/= AŞIRI HIZLI NÖTRONLAR


- SUPRACONDUCTEUR[Fr.] ile/değil/yerine/= AŞIRI İLETKEN


- SUPRACONDUCTIVITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= AŞIRI İLETKENLİK


- HYPERFINE STRUCTURE[İng.] / STRUCTURE HYPERFINE[Fr.] / HYPERFEINSTRUKTUR[Alm.] ile/değil/yerine/= AŞIRI İNCE YAPI


- SUPERCHALEUR[Fr.] / SUPERHITZE[Alm.] ile/değil/yerine/= AŞIRI ISI


- OVERHEAT, SUPERHEATING[İng.] / SURCHAUFFE[Fr.] / ÜBERHITZEN[Alm.] ile/değil/yerine/= AŞIRI ISITMA


- OVERMODULATION[İng.] / SURMODULATION[Fr.] ile/değil/yerine/= AŞIRI KİPLEME


- ÜBERMODULATION[Alm.] ile/değil/yerine/= AŞIRI KİPLENİM


- SUPERGRAVITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= AŞIRI KÜTLEÇEKİM


- HYPERFOCAL DISTANCE[İng.] / DISTANCE HYPERFOCALE[Fr.] ile/değil/yerine/= AŞIRI ODAK UZAKLIĞI


- HYPERFOKAL[Alm.] ile/değil/yerine/= AŞIRI ODAKLI


- SUPERRÉSEAU[Fr.] ile/değil/yerine/= AŞIRI ÖRGÜ


- ULTRAPARAMAGNETISM[İng.] / ULTRAPARAMAGNÉTISME[Fr.] ile/değil/yerine/= AŞIRI PARAMANYETİZMA


- ULTRACENTRIFUGE[İng.] ile/değil/yerine/= AŞIRI SANTRİFÜJ


- ULTRACENTRIFUGATION[Fr.] ile/değil/yerine/= AŞIRI SANTRİFÜJLEME


- SUPERCOOLING[İng.] / SURFUSION, SURFRIGÉRATION[Fr.] / UNTERKÜHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AŞIRI SOĞU(T)MA


- SUPERCOOLED[İng.] ile/değil/yerine/= AŞIRI SOĞUTULMUŞ


- BUHÂR-İ İŞBÂ[Osm.] / OVERSATURATED VAPOR, SUPERHEATED STEAM[İng.] / VAPEUR SURSATURÉE, VAPEUR SURCHAUFFÉE[Fr.][Fr.] / ÜBERSÄTTIGTER DAMPF[Alm.] ile/değil/yerine/= AŞIRI/SÜPER DOYMUŞ/ISITILMIŞ/KIZGIN BUHAR


- OVERVACUUM[İng.] ile/değil/yerine/= AŞIRI VAKUM


- HYPERCHARGE, OVERLOAD[İng.] / SURCHARGE[Fr.] / ÜBERLADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AŞIRI YÜK


- ULTRA HIGH FREQUENCY[İng.] ile/değil/yerine/= AŞIRI YÜKSEK FREKANS


- VIDE TRÈS POUSSÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= AŞIRI YÜKSEK VAKUM


- AŞIRI değil/yerine/= ÇOK FAZLA


- ASIRLARCA değil/yerine/= YÜZYILLARCA/YÜZLERCE YIL


- ASIRLIK değil/yerine/= YÜZYILLIK


- ASİSTAN[Fr. < ASSISTANT] değil/yerine/= YARDIMCI


- ASİSTAN değil/yerine/= YARDIMCI


- ASİSTOLİ/ASYSTOLE[İng.] değil/yerine/= KALP DURMASI


- ASİT[İng. ACID] ile/||/<> A VİTAMİNİ[İng. VITAMIN A] ile/||/<> AKALKÜLYA[İng. ACALCULIA] ile/||/<> ALFA-SARMAL[İng. ALPHA HELIX] ile/||/<> ALKALOZ[İng. ALKALOSIS]

( Suda çözündüğünde hidrojen iyonu (H+) derişimini artıran, pH'ı 0 ile 7 arasında olan kimyasal çözeltiler. Tatları ekşi olan asitler mavi turnusol kağıdının rengini kırmızıya çevirir. Ayrıca gıdaların çoğunda asit bulunmaktadır. Örneğin limonda sitrik asit, sirkede asetik asit, yoğurtta ve sütte laktik asit, elmada malik asit, zeytinyağında oleik asit, üzümde ise tartarik asit bulunur. @@ A vitamini biyolojik aktivitesine sahip hayvansal kaynaklı bileşiklerin tümüne verilen addır. Ana işlevlerini, retinol ile onun iki türevi olan retinal ve retinoik asit gerçekleştirir. Sıcağa ve alkaliye dayanıklı; aside, oksidasyona ve ultraviyole ışınlara duyarlıdır. Karaciğer, süt, yumurta sarısı ve meyveler gibi gıdalarda bulunmaktadır. @@ İnsanların toplama, çıkarma, çarpma ve hatta iki sayıdan hangisinin daha büyük olduğunu belirtme gibi basit matematiksel görevleri yerine getirmekte zorlandıkları sonradan kazanılmış bir bozukluktur. "Edinilmiş diskakuli" olarak da bilinir. Beyin lezyonundan sonra meydana gelebildiği gibi sinir sistemindeki doğuştan bir kusur nedeniyle de oluşabilir. @@ Protein yapısında yaygın olarak bulunan ikincil üç boyutlu yapıdır. Bu dizilimde aminoasitler her peptit içerisindeki karboksil oksijen moleküllerinin hidrojen bağları ile dengelenmesi sayesinde spiral bir yapıda bulunurlar. Miyoglobin ve hemoglobin proteinlerinin %70 civarı alfa sarmal yapısındadır. @@ Kanın asit-baz dengesinin belirli sorunlar nedeniyle bazik olması durumudur. Tedavi edilmezse ölümcül olabilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ASİT/ASİDİTE ile/ve/||/>< NÖTRAL ile/ve/||/>< ALKALİ/BAZİKLİK/ANTİ ASİT

( 1-2-3-4-5-6 ile/ve/||/>< 7 ile 8-9-10-11-12-13-14 )

( 2[Mide sıvısı, limon suyu], 3[Sirke, bira, şarap, kola], 4[Domates suyu], 5[Sade kahve, yağmur suyu], 6[Sidik] İLE/VE/||/>< 7[Saf su, insan kanı] İLE/VE/||/>< 8-9[Deniz suyu], 10-11[Magnezyum hidroksit sıvısı], 11-12[Amonyaklı temizlik sıvısı], 12-13[Çamaşır suyu], 13-14[Yağ çözücü temizlik maddesi] )

( [H+] > [OH-] ile/ve/||/>< [H+] = [OH-] ile/ve/||/>< [H+] < [OH-] )

( )

( Suda hidrojen iyonu (H+) verebilen nesneler. İLE/VE/||/>< ... İLE/VE/||/>< Suda hidroksit iyonu (OH-) verebilen ya da proton alabilen nesneler. )

( Proton verici nesne. İLE/VE/||/>< ... İLE/VE/||/>< Proton alıcı nesne. )


- ACID DISSOCIATION CONSTANT[İng.] / SÄURE DISSOZIATION KONSTANT[Alm.] ile/değil/yerine/= ASİT AYRIŞMA SABİTİ (PKHA)


- ACID/BASE INDICATORS[İng.] / ACID/BASE INDIKATOREN[Alm.] ile/değil/yerine/= ASİT BAZ BELİRTEÇLERİ/İNDİKATÖRLERİ


- ACID HALOGENIDES[İng.] ile/değil/yerine/= ASİT HALOJENÜRLER


- ACID ERROR[İng.] / SÄURE FEHLER[Alm.] ile/değil/yerine/= ASİT HATASI


- ACID RAIN[İng.] / SAUERREGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ASİT YAĞMUR


- ASİT[İng. < ACIDE] değil/yerine/= EKŞİT


- HAMİZ[Osm.] / ACID[İng.] / ACIDE[Fr.] / SÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= ASİT


- ANSÄUERN[Alm.] ile/değil/yerine/= ASİTLENDİRMEK


- ACIDIFIZIEREN[Alm.] ile/değil/yerine/= ASİTLEŞTİRMEK


- ASİYANOTİK değil/yerine/= MORARMAMIŞ


- AŞK = (FALL IN) LOVE[İng.] = AMOUR[Fr.] = LIEBE[Alm.] = AMORE[İt.] = AMOR[İsp., Lat.] = HO ER.S, HE FILIA, HE AGAPE[Yun.] = İŞK[Ar., Fars.] = MIN[Felm.]


- AŞK[Ar.] değil/yerine/= SEVİ


- ASK :/yerine SORMAK


- ASKARİS değil/yerine/= YUVARLAK BAĞIRSAK SOLUCANI


- ASKARİT[Fr. < ASCARITE] değil/yerine/= BAĞIRSAK SOLUCANI


- ASKER değil/yerine/= SÜER/SÜ


- ENGELLEM/AMBARGO[Fr.]:
SÜEL/ASKERÎ değil/yerine/= GEÇİMSEL/EKONOMİK değil/yerine/= YÖNETKİL/SİYASİ


- ASKERÎ ATAŞE değil/yerine/= SÜEL ELÇİGE


- ASKERÎ CEZA KANUNU değil/yerine/= SÜEL KIZIT YASASI


- ASKERÎ HAREKAT/OPERASYON değil/yerine/= SÜEL EYLEMGE


- ASKERÎ/SİLAHLI KUVVETLER/ASKERİYE değil/yerine/= SÜEL GÜÇLER/ORDU


- ASKERÎ ŞAHISLAR değil/yerine/= SÜEL KİŞİLER


- ASKERÎ değil/yerine/= SÜEL


- ASKERİYE/ASKERLİK (ŞUBESİ) değil/yerine/= SÜERLİK (BİRİMİ)


- ASKETİZM değil/yerine/= ADANMIŞLIK, ÇİLECİLİK


- AŞKINLIK ile/ve/> GÖREVDEŞLİK/SİNERJİ

( TRANSCENDENCY vs./and/> SYNERGY )


- AŞKIN/LIK = MÜTEAL = TRANSCENDENT, BEYOND[İng.] = TRANSCENDANT, AU DELÀ DE[Fr.] = TRANSZENDENT, JENSEITS/DAS JENSEITIGE[Alm.] = OLTRE[İt.] = MAS ALLA DE[İsp.] = TRANS, TRANSCENDENS, ULTRA[Lat.] = PERA(N)[Yun.] = MÂVERA/Î[Ar.] = MÂFEVK[Fars.] = BOVENGAAND[Felm.]


- AŞKINSAL = TRANSCENDENTAL[İng., Fr.] = TRANSZENDENTALE[Alm.] = TRANSCENDENTALIS[Lat.]


- ASKOSPOR[Fr. < ASCOSPORE] değil/yerine/= ASKLI MANTARLARIN SPORU


- ASLA/ZİNHAR[Fars.] değil/yerine/= SAKIN/SAKIN OLA/KESİNKES


- ASLEEP :/yerine UYKUDA


- ASLEN değil/yerine/= KÖKÇE/SOYCA


- ASLÎ FAİL değil/yerine/= İLKİL EDİMCİ


- ASLÎ İŞTİRAK[Ar.] değil/yerine/= İLKİL KATILIM


- ASLÎ NÜSHA değil/yerine/= ÖZGÜN BELGE


- ASLÎ ZİLYETLİK değil/yerine/= İYE ELDECİLİK


- ASLÎ değil/yerine/= İLKİL/BİRİNCİL


- ASLÎ değil/yerine/= ÖZYETKİLİ


- ASO/ANTISTREPTOLYSIN O[İng.] değil/yerine/= ANTISTREPTOLİZİN O


- ASOSİYASYON/ASSOCIATION[İng.] değil/yerine/= ÇAĞRIŞIM | İLİŞKİLENDİRME


- AŞOZ[Yun.] değil/yerine/= YUVA

( Ahşap gemilerin omurgalarının uzunluğunca ve iki yanında borda kaplamalarının en dar yüzünü yerleştirmek için açılan keskin, sivri köşeli yuva. )


- ASPARAGAS[İng. < ASPARAGUS] değil/yerine/= ŞİŞİRME HABER


- ASPECT :/yerine YÖN


- ASPEKT/ASPECT[İng.] değil/yerine/= GÖRÜNÜŞ


- ASPH/ASSOCIATION OF SCHOOLS OF PUBLIC[İng.] değil/yerine/= HEALTH KAMU SAĞLIĞI OKULLARI DERNEĞİ


- ASPİRASYON ile/||/<>/> ASPİRATÖR

( Emme, somurma/soğurma. İLE/||/<>/> Emmeç. )


- ASPİRATÖR[Fr. < ASPIRATEUR] değil/yerine/= EMMEÇ

( Havadaki duman, is, koku vb. yabancı nesneleri emerek dışarı atan aygıt. | Kendine bağlanan bir kabın içindeki gazı seyreltmeye ya da sıkıştırmaya yarayan, içinden bir sıvı geçirilerek çalıştırılan araç. )


- ASPIRIN[İng.] / ASPIRINE[Fr.] / ASPIRIN[Alm.] ile/değil/yerine/= ASPİRİN


- ASRÎ/MODERN/MUASIR değil/yerine/= ÇAĞDAŞ


- ASRÎ[Ar.]/MODERN[Fr./İng.] değil/yerine/= ÇAĞDAŞ

( Zamana uygun. )


- ASSAULT :/yerine SALDIRI


- ASSELIAN STAGE[İng.] değil/yerine/= ASSELİYEN ÇAĞI

( Günümüzden yaklaşık olarak 298,9 milyon ile 295,5 milyon yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir. Sisuraliyen Devresi'nin dört evresinden ilkidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ASSERT :/yerine İDDİA ETMEK


- ASSESS :/yerine DEĞERLENDİRMEK


- ASSESSMENT :/yerine DEĞERLENDİRME


- ASSET :/yerine VARLIK


- ASSIGN :/yerine ATAMAK


- ASSIGNMENT :/yerine ÖDEV


- ASSIST :/yerine YARDIM ETMEK


- ASSISTANCE :/yerine YARDIM


- ASSISTANT :/yerine ASİSTAN


- ASSİSTED DEVİCE değil/yerine/= DESTEKLEYİCİ AYGIT


- ASSIT/ASCITES[İng.] değil/yerine/= KARINDA SIVI TOPLANMASI


- ASSİT değil/yerine/= KARINDA SIVI BİRİKİMİ


- ASSMANN PSYCHROMETER[İng.] / PSYCHROMÈTRE D'ASSMANN[Fr.] / ASSMANNSCHES PSYCHROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= ASSMANN PSİKROMETRESİ


- ASSOCIATE :/yerine İLİŞKİLENDİRMEK


- ASSOCIATION THEORY[İng.] değil/yerine/= ÇAĞRIŞIM KURAMI

( Kavramsal öğrenmenin iki kavram arasında yer alan pekiştirilmiş tekrarlardan oluştuğunu ifade eden öğrenme kuramıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ASSOCIATION :/yerine DERNEK


- ASSUME :/yerine VARSAYMAK


- ASSUMPTION :/yerine VARSAYIM


- ASSURE :/yerine TEMİN ETMEK


- ASTATİN[Fr. < ASTATINE] değil/yerine/= ASTAT


- ASTENİ/ASTHENIA[İng.] ile/ve/||/<>/> ASTENİK/ASTHENIC[İng.]

( Güç yitimi. Gövde/beden düşkünlüğü. İLE/||/<>/> Düşkün. Gücü yitik. )


- ASTERNİ değil/yerine/= GÖĞÜS KEMİĞİ YOKLUĞU


- ASTHEN-/ASTHENO- ile/||/<> LEPT-/LEPTO-

( Zayıf. İLE/||/<> Küçük, ince, zayıf, ufak. )


- ASTHO/ASSOCIATION OF STATE AND TERRITORIAL HEALTH OFFICIALS[İng.] değil/yerine/= ULUSAL VE BÖLGESEL SAĞLIK GÖREVLİLERİ DERNEĞİ


- ASTIGMATIC LENSES[İng.] / LENTILLES ASTIGMATIQUES[Fr.] / ASTIGMATISCHE LINSE, ASTIGMATISCHE LUPE[Alm.] ile/değil/yerine/= ASTİGMATİK MERCEKLER


- ASTIGMATISM[İng.] / ASTIGMATISME[Fr.] / ASTIGMATISMUS[Alm.] ile/değil/yerine/= ASTİGMATLIK


- ASTON DARK SPACE[İng.] / ESPACE OBSCUR D'ASTON[Fr.] / ASTONSCHER DUNKELRAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= ASTON KARANLIK BÖLGESİ


- ASTON WHOLE NUMBER RULE[İng.] / RÈGLE DES NOMBRES ENTIERS D'ASTON[Fr.] / ASTONSCHE GANZZAHLREGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= ASTON TAM SAYI KURALI


- ASTRAFOBİ[İng. ASTRAPHOBIA] ile/||/<> ASTROFİZİK[İng. ASTROPHYSICS] ile/||/<> ASTROFOĞRAFÇILIK[İng. ASTROPHOTOGRAPHY]

( Şiddetli gök gürültüsü ve şimşekten aşırı korkmak olarak bilinen, Yunancada "yıldırım" anlamına gelen ἀστραπή ("astrape") ve "korku" anlamında gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan bir terim. @@ Evren de dahil olmak üzere astronomik nesnelerin ve olayların fizik ve kimya kullanarak yapısını ve ne olduklarını inceleyen astronomi dalı. Gök cisimlerinden yayılan ışık ve elektromanyetik dalga gibi verileri toplayarak fizik ve kimya bilimleri ile inceler ve yorumlar. Astrofizik çok kapsamlı bir bilim alanıdır bu sebeple astrofizikçiler çalışmalarını astrofiziğin diğer alt dallarına göre şekillendirir. @@ Gök cisimlerinin fotoğraflanıp bilgisayar ortamında işlenmesi. "Astro" kelimesi, Antik Yunancada "aster" sözcüğünden gelip "yıldız" anlamına gelmektedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ASTROBİYOLOJİ[İng. ASTROBIOLOGY] ile/||/<> JEOKİMYA[İng. GEOCHEMISTRY]

( Evrende yaşamın ortaya çıkmasını, evrimini ve biyolojik süreçleri, jeokimyasal ve biyokimyasal etkenler ile inceleyen disiplinler arası bir bilim dalı. Eksobiyoloji olarak da adlandırılır. Güneş Sistemi'nin içinde ve dışında olası yaşamların araştırılması ve abiyogenez gibi konuları kapsar. @@ Jeolojik sistemleri ve arkasındaki mekanizmaları kimya ve araçları ile açıklamaya çalışan bilim dalı. Kimya ve jeolojinin entegre çalıştığı bir alandır. Jeokimya, Dünya'nın ötesine de uzanmaktadır. Gezegenlerin oluşumu gibi konuların incelenmesinde önemli katkıları bulunmaktadır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ASTROFİZİK[Fr. < ASTROPHYSIQUE] değil/yerine/= YILDIZ FİZİĞİ


- ASTROPHYSICS[İng.] / ASTROPHYSIQUE[Fr.] / ASTROPHYSIK[Alm.] ile/değil/yerine/= ASTROFİZİK


- ASTROFİZİK değil/yerine/= GÖKFİZİĞİ


- ASTROLOG[Fr. < ASTROLOGUE] değil/yerine/= YILDIZ FALCISI


- ASTROLOJİ[Fr. < ASTROLOGIE] değil/yerine/= YILDIZ FALCILIĞI


- ASTROLOJİK[Fr. < ASTROLOGIQUE] değil/yerine/= ASTROLOJİ İLE İLGİLİ


- ASTROMETRY[İng.] / ASTROMÉTRIE[Fr.] / ASTROMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ASTROMETRİ


- ASTRONOM[Fr. < ASTRONOME] değil/yerine/= GÖK BİLİMCİ


- ASTRONOM[İng.] değil/yerine/= GÖKBİLİMCİ


- ASTRONOMİ[Fr. < ASTRONOMIE] değil/yerine/= GÖK BİLİMİ


- UNITÉ ASTRONOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ASTRONOMİ BİRİMİ


- ASTRONOMİ[Fr./İng./Lat.]/FELEKİYAT[Ar.] değil/yerine/= GÖKBİLİM


- FELEKİYYAT, İLM-İ HEYET, KOZMOGRAFYA[Osm.] / ASTRONOMY[İng.] / ASTRONOMIE[Fr.] / ASTRONOMIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ASTRONOMİ


- ASTRONOMİ değil/yerine/= UZAYBİLİM


- ASTRONOMİK BİRİM[İng. ASTRONOMICAL UNIT] ile/||/<> KUİPER KUŞAĞI[İng. KUIPER BELT]

( Yaklaşık olarak 150 milyon kilometreyi ifade eder. Güneş ile Dünya arasındaki mesafenin yaklaşık değeridir. Güneş ile Dünya arasındaki mesafe zaman zaman değiştiği için en uzak oldukları nokta ile en yakın oldukları noktanın mesafe ortalaması alınır. Böylece 1 astronomik birim (AB) 149,597,870,700 metre olarak kabul edilir. Astronomide çok sık kullanılmaktadır. @@ Uzay kayaları ve cüce gezegenlerden oluşan, Güneş Sistemi'nin kenarında bulunan bir halkadır. Güneş'ten yaklaşık olarak 30 ile 50 astronomik birim uzakta yer almaktadır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ASTRONOMICAL UNIT[İng.] / ASTRONOMISCHE EINHEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ASTRONOMİK BİRİM


- ASTRONOMİK[İng.] değil/yerine/= ABARTILI


- ASTRONOMİK değil/yerine/= GÖKBİLİMSEL


- ASTRONOT[İng. ASTRONAUT] ile/||/<> DÜNYA DOĞUMU[İng. EARTHRISE]

( Bir uzay görevi için uzay aracının bir üyesi olarak uzaya çıkan insanlara verilen isim. Astronot terimi, daha geniş olarak uzaya çıkmış herkesi tanımlamak amacıyla da kullanılmaktadır. Eski Yunancada yıldız anlamına gelen ἄστρον ("astron") ve denizci anlamına gelen ναύτης ("nautes") kelimelerinden türetilmiştir. @@ Earthrise, Ay'ın ilk insanlı görevi Apollo 8'in astronotlarından William Anders'ın, 24 Aralık 1968'de Ay'dan çektiği Dünya fotoğrafına verilen addır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ASTRONOT[Fr. < ASTRONAUTE] değil/yerine/= UZAY ADAMI


- ÂSÛDE[Fars.] değil/yerine/= RAHAT, DİNÇ OLAN | SUSKUN


- ÂSUMAN[Fars. < ÂSMÂN] değil/yerine/= GÖKYÜZÜ


- AŞVE[Ar.] ile AŞY[Ar.]

( Akşam karanlığı. | Akşam yemeği. İLE Akşam yemeği. )


- HORSESHOE MAGNET[İng.] / AIMANT EN FER DU CHEVAL[Fr.] / HUFEISENMAGNET[Alm.] ile/değil/yerine/= AT NALI MIKNATIS/I


- HORSE OIL[İng.] / PFERDE ÖL[Alm.] ile/değil/yerine/= AT YAĞI


- AT :/yerine -DE, -DA


- ATAK/ATTACK[İng.] değil/yerine/= ANİ GELİŞEN | NÖBET


- ATAKSİ değil/yerine/= SARSAKLAMA


- ATÂLET[Ar.] değil/yerine/= EYLEMSİZLİK/SÜREDURUM


- PULSAR[İng.] / PULSAR, ÉTOILE PULSANTE[Fr.] / PULSAR[Alm.] ile/değil/yerine/= ATARCALI YILDIZ, PULSAR


- ATARDAMAR[İng. ARTERY] ile/||/<> STENT

( Kalpten vücuda kan taşıyan kan damarlarıdır. Atardamarların çoğu oksijen bakımından zengin kan taşır fakat bu durumun istisnaları da bulunmaktadır. Bu istisna damarlar, pulmoner arter ve umblikal arterdir. Atardamarlar, yüksek basınç ile çalışırlar. Ayrıca "arter" olarak da isimlendirilmektedir. @@ Atardamarı açık tutmak için, atardamarın içine koyulabilen küçük bir tüptür. Stentler takıldıktan sonra kalıcıdır ve atardamarın tekrar daralmasını önleyebilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ATAŞ[Fr. < ATTACHE] değil/yerine/= TUTTURGAÇ


- ATAŞE[Fr. < ATTACHÉ]["ATEŞE" değil! ] değil/yerine/= UZMAN

( Bir elçiliğe bağlı uzman, elçilik uzmanı. )


- ATAŞE[Fr. ATTACHÉ] değil/yerine/= ELÇİGE


- ATAŞMAN/ATUŞMAN/ATTACHMENT[İng.] değil/yerine/= İLAÇ DOKUNDURMA | ISLAK UYGULAMA


- ATASÖZÜ = PROVERB[İng.] = PROVERBE[Fr.] = SPRICHWORT[Alm.] = PROVERBIO[İt.] = PROVERBIO[İsp.]


- ATAVİK[Fr. < ATAVIQUE] değil/yerine/= ATACILIKLA İLGİLİ


- ATAVISM[İng.] değil/yerine/= ATAVİZM

( Bir canlının yaşayan türdeşlerinden farklı olarak çok eski bir atasal özelliği göstermesi. Tüm canlılarda ve insanda atavizme uyan çok sayıda örnek bulunmaktadır. İnsanda görülen meme başları ya da kuyruklu doğum bunlardan bazılarıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ATAVİZM[Fr. < ATAVISME] değil/yerine/= ATACILIK


- ATEİST[Fr. < ATHÉISTE] değil/yerine/= TANRITANIMAZ


- ATEİZM[İng. ATHEISM] ile/||/<> METAFİZİK[İng. METAPHYSICS] ile/||/<> TANRITANIMAZLIK[İng. ATHEISM]

( Tanrı ya da ruhsal varlıklar gibi metafizik inançları reddetmektir. Tanrıtanımazlık olarak da bilinir. @@ Duyumlarla algıladığımız deney dünyasının dışına taştığı varsayılan varlığın, özüne ve anlamına ilişkin idealist öğreti. Diyalektik düşünce tarzının karşısında yer alan düşünce tarzı olarak da bilinir. Metafizik düşüncenin karakteristik özellikleri, eşyaların ve olguların evrensel bağlamlılıklarını yeterince açıklayamaması ya da dikkate alınmaması, yani niteliklerinin doğuşuna yol açan gelişimin yadsınması ve eşyalarla olguların içinde, onların gelişiminin itici gücü olan çelişkilerin var olduğunun kabul edilmemesi gibi kavramları içerir. @@ Ateizm. Dünyayı, dünyanın kendisiyle açıklayan ve bu nedenle Tanrı inancını kesin olarak reddeden tüm dünya görüşlerinin tanımandığı sıfattır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ATEİZM[Fr. < ATHÉISME] değil/yerine/= TANRITANIMAZLIK


- ATEL/SPLINT[İng.] değil/yerine/= DIŞTAN KEMIK/EKLEM SABİTLEYİCİ


- ATEL-/ATELO- ile/||/<> İSCH-/İSCHO- ile/||/<> -PENİA ile/||/<> OLİG-/OLİGO- ile/||/<> -STEREİSİS ile/||/<> -RRHAPHY/-RHAPİ ile/||/<> SPAN-/SPANO- ile/||/<> NEPHEL-/NEPHELO- ile/||/<> -ZEMİA

( Tam olmayan, tamamlanmamış, eksik, hatalı. [atelokardi: Kalbin tam gelişmemesi]. İLE/||/<> Denetim, eksiklik, durdurma, baskı altına alma. İLE/||/<> Eksiklik, azlık, yetersizlik. İLE/||/<> Birkaç, dağınık, eksik. İLE/||/<> Bir bölümün cerrahi olarak çıkarılması, eksiklik. İLE/||/<> Dikiş, dikme, sütür. İLE/||/<> Seyrek, nadir, sık olmayan. İLE/||/<> Dumanlı, puslu, bulutlu. İLE/||/<> Kayıp. )


- ATELEKTAZİ değil/yerine/= AKCİĞER BÜZÜŞMESİ


- ATELYE[Fr. < ATELIER] değil/yerine/= İŞLİK, ATÖLYE


- ATELYE/ATÖLYE değil/yerine İŞLİK

( Zanaatçıların ya da resim, yontu gibi sanatlarla uğraşanların çalıştığı yer. | Gömlek. )


- ATENÜASYON/ATTENUATION[İng.] değil/yerine/= ETKİ ZAYIFLAMASI


- ATENÜASYON değil/yerine/= ZAYIFLAMA | AZALMA


- ATEROJENEZ/ATHEROGENESIS[İng.] değil/yerine/= DAMAR SERTLİĞİ GELİŞİMİ


- ATEROJENİK/ATHEROGENIC[İng.] değil/yerine/= DAMAR SERTLEŞTİREN


- ATEROSKLEROZ/ATHEROSCLEROSIS[İng.] değil/yerine/= DAMAR SERTLİĞİ


- ATEŞ/NÂR değil/yerine/= OD


- FIRE[İng.] / FEU[Fr.] / FEUCHTIGKEITSVERLUST[Alm.] ile/değil/yerine/= ATEŞ


- ATEŞ değil/yerine/= ISINÇ


- ZÜNDSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= ATEŞLEME AKIMI


- IGNITION COIL[İng.] / ENROULEMENT D'ALLUMAGE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATEŞLEME BOBİNİ


- ZÜNDENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ATEŞLEME ENERJİSİ


- ZÜNDSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ATEŞLEME GERİLİMİ


- ZÜNDZEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ATEŞLEME SÜRESİ


- ZÜNDVERSTÄRKER[Alm.] ile/değil/yerine/= ATEŞLEME YÜKSELTECİ


- IGNITION[İng.] / IGINITION[Fr.] / ENTSPANNUNG, ZÜNDEN, ZÜNDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ATEŞLEME


- IGNITE[İng.] / ANZÜNDEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ATEŞLEMEK


- TEMPÉRATURE D'IGNITION[Fr.] ile/değil/yerine/= ATEŞLENME SICAKLIĞI


- IGNITOR[İng.] / ALLUMOIR[Fr.] ile/değil/yerine/= ATEŞLEYİCİ