TA'dan TU'ya ilk iki yazacı aynı olan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 3.144 başlık/FaRk ile birlikte,
3.144 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(13/14)
- TATTVA ile ...
( Gerçek, Öz. )
- TATU ile ...
( Amerika'ya özgü bir hayvan. | Karagöz oynatılan kıraathane. )
- TATULA ile NAVÇAĞAN
( Patlıcangillerden, çiçekleri beyaz ya da mor renkte, meyveleri dikenli bir bitki. [Kasların kasılmasını giderdiği için tıpta kullanılır.] İLE Çiçekleri katmerli ve mor renkte olan bir tatula türü. )
( DATURE STRAMONIUM cum DATURA )
- TATUS ile ...
( Bir tür hayvan. )
- TAUN[Ar.] ile/<> VEBÂ[Ar.]
( Bulaşıcı hastalıklar. İLE/<> Hasta sıçanlardan, insana geçen bir mikrobun oluşturduğu, bulaşıcı ve öldürücü bir hastalık. )
- TAV'AN VE KERHEN değil/yerine/= HEM İSTEYEREK, HEM DE İSTEMEYEREK
- TAV'AN ile ...
( İSTEYEREK, KENDİ İSTEĞİYLE )
- TAV ile TAVA/LIK ile TAVA BÖREĞİ ile TAVA EKMEĞİ
- TAVA ile KAÇAROLA
- TAVA ile TAVA ile TAVA ile TAVA
( Yağ kızdırma, yiyecek kızartma vb. işlere yarayan, uzun saplı yayvan kap. | Bu kapta pişmiş yemek. | Maden eritilen saplı pota. | Kireç karıştırılan tekne. İLE Deniz ya da göllerde suların geri çekilmesiyle kuruyan bölüm. İLE Gemilerde borda iskelesinin alt başındaki sahanlık. İLE Fide yetiştirmek için ayrılmış toprak bölümü. )
- TAVADA:
KAVURMAK ile/değil ÇEVİRMEK
- TAVAF değil/yerine/= ÇEVRİNME
- TAVAF ile/ve/<> SEMÂ
( Kâbe'nin etrafında/dışında. İLE/VE/<> Kâbe'nin içinde. )
- TAVAF ile VEDÂ TAVÂFI
- TAVÂHİN[Ar. < TÂHİNE] ile TAVÂHÎN[Ar. < TÂHÛN, TÂHÛNE]
( Öğütücü dişler, azı dişleri. İLE Su değirmenleri. | Öğütülmüş şeyler. )
- TAVAN ile/ve/değil/||/<>/> ÇATI
- TAVAN ile/ve/değil/||/<> KUBBE
- TAVAN ile/ve TABAN
( SEMÂNE ile/ve ... )
( SAKF[çoğ. SUKUF] ile ... )
- TAVAN ile TAVAN
( CEIL vs. CEILING )
( باپوشال پوشاندن ile آستر کردن ile سقف )
( BAPUSHAL PUSHANDAN ile ASTER KARDAN ile SAQF )
- TAVAN ile TAVAN ARASI ile TAVAN FİYATI ile TAVAN ARALIĞI ile TAVAN PENCERESİ ile TAVAN SÜPÜRGESİ
- TAVANIN SAPINI, OCAĞIN, ...:
DIŞINA DOĞRU değil YANLARA DOĞRU TUTMAK
- TAVASSUT[Ar.] değil/yerine/= ARACILIK, ARA BULMA, ARACILIK ETME
- TAVATTUN[Ar.] değil/yerine/= YURT EDİNME
- TAVAZZÛ'[Ar. < VUZÛ] ile TAVAZZUH[Ar. < VUZÛH]
( Abdest alma. İLE Açıklanma, açıklığa kavuşma, aydınlanma. )
- TAVERNA ile TAVERNACI/LIK
- TAVİ/TRANSKATETER AORTİK VALF İMPLANTASYONU/TRANSCATHETER AORTIC VALVE İMPLANTATION[İng.] değil/yerine/= KATETERLE AORT KAPAK YERLEŞTİRME
- TAVÎL/TAVÎLE[Ar. < TÛL | çoğ. TIVÂL] ile TAVÎLE[Ar.]
( Uzun. | Çok süren. İLE Hayvan katarı, birbiri ardına bağlanmış bir sıra hayvan. | At ahırı. | Çayıra koyuverilen hayvanın ayağına bağladıkları ip, tavla ipi. )
- TAVÎLET-ÜL-ERCÜL ile ...
( İncikleri uzun olan kuşlar.[leylek, devekuşu vb.] )
- TAVİLOĞLU, ENVER (İST. 1925 - 2006) :
( Tüccar, işadamı. Saint Benoit Fransız Lisesinden sonra İ.Ü. İktisat Fakültesinden mezun oldu. Kendi şirketini kurup işhayatına atıldı. Sarıyer Spor kulübünde uzun yıllar futbol oynadı. Futbol yaşamını tamamladıktan sonra kulübe üye olduğu ve iki dönem Sarıyer Spor kulübü Yönetim Kurulu Üyesi olarak (1949 - 1950 ve 1951 - 1952) görev yaptı. Mısır Çarşısı Esnafları Yardımlaşma - Derneği kurucusu olup 28 yıl başkanlığını yaptı. Fransız Lisesi Meazunları Derneği, İ.Ü. İktisat Fakültesi Mezunları Derneği, Hacı Nimet Özden Camii Vakfı, Esnaf Hastanesi Koruma Derneği gibi pek çok derneğin üyesidir. Meslek kuruluşlarının doğal üyesi olarak 7 dönem İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyeliği gibi görevler üstlendi. )
- TAVİLOĞLU, MAHMUT (RİZE, 1920 - 1995) :
( Ticaret ile uğraştı. Sarıyer Spor Kulübünün kuruluş çalışmalarına katıldı.4 dönem (1947/48, 1948/49, 1950/51 ve 1958/59) yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. Sarıyer Spor Kulübünde hem amatörlük ve hem de profesyonellik dönemlerinde yönetici olarak görev yapan birkaç yöneticiden biridir. Divan kurulu üyesiydi. İstanbul Mahalli Profesyonel I. Lig karmasının Avrupa turnesinde sorumlu yönetici olarak görev yaptı. )
- TAVIR ALMAK ile/ve/<> HAKSIZLIK ETMEMEK/ETMEDEN!
- TAVIR[Ar. < TAVR] değil/yerine/= DURUŞ
- TAVIR ile/ve/değil/||/<>/< AKIL
( Tavrının olması için aklın olması gerekmez. )
- TAVIR ile/ve/değil/||/<>/< BAKIŞ
- TAVIR ile EDÂ
- TAVIR ile/ve KARİZMA
- TAVIR ile TAVIRLI
- TAVIR ile YAKLAŞIM
- TÂVİZ VER(ME)MEK ile GERİ ADIM ATMA(MA)K
- TÂVİZ VERMEK/VERMEMEK ile/ve/||/<> KAPI ARALAMAK/ARALAMAMAK
- TÂVİZ[Ar.] değil/yerine/= ÖDÜN
- TAVİZ ile TAVİZCİ/LİK ile TAVİZSİZ
- TAVL[Ar.] ile FAZL[Ar.]
- TAVLA[Ar. < TAVÎLE] ile TAVLA[İt. < TAVOLA]
( At ahırı. | Hayvan katarı, birbiri ardına bağlanmış bir sıra hayvan. | Çayıra koyuverilen hayvanın ayağına bağladıkları ip, tavla ipi. İLE Bölümlere ayrılmış iki yanlı tahta üzerinde on beşerden, otuz pul ve iki zarla iki kişinin karşılıklı oynadığı oyun. | Bu oyunun üzerinde oynandığı, iki iç yüzü bölme desenli, dikdörtgen biçimindeki tahta kutu. )
- TAVLA ile DAMA
( Hesap + olasılık. İLE Küçük hesap. )
( Hayal. İLE Zekâ. )
( Satranç tahtasında, dama oynayan kaybeder. )
- TAVLA ile/ve/değil KENT/KENTLER
( DÜŞEŞ: 6-6 | ŞEŞBEŞ: 6-5 | ŞEŞCİHAR: 6-4 | ŞEŞÜSE: 6-3 | ŞEŞİDÜ: 6-2 | ŞEŞYEK: 6-1 )
( [Fars.] * ŞEŞ: 6[Altı]
* BEŞ: 5[Beş]
* CİHAR: 4[Dört]
* SE: 3[Üç]
* DÜ: 2[İki]
* YEK: 1[Bir] )
( [not] BACKGAMMON vs./and/but ... )
- TAVLA ile SATRANÇ
( ... İLE Zar yoktur. )
( ... İLE Oynayanda kibir varolabilir. )
- TAVLA ile TAVLA OYUNCUSU
( BACKGAMMON vs. BACKGAMMON PLAYER )
( مهره ile نرد ile تخته نرد ile شش انداز ile نراد )
( MANPAREH ile NARD ile TAKHTEH NARD ile SHESH ANDAZ ile NARAD )
- TAVLAMA ile TAVLAMA DERECESİ
- TAVLAMAK ile KAFALAMAK
- TAVLAMAK ile TAVLANMAK ile TAVLANDIRMAK ile TAVLAYABİLMEK ile TAVLA ile TAVLACI/LIK
- TAVSAMAK ile TAVSATMAK
- TAVŞAN ADASI ile/ve SEDEF ADASI ile/ve BÜYÜKADA ile/ve HEYBELİADA ile/ve BURGAZADA ile/ve KINALIADA
( Vapur ve motor seferleri, Eminönü, Kabataş, Bakırköy, Kadıköy ve Bostancı'dan yapılmaktadır. )
( Sedef Adası'na belirli saatlerde sadece Bostancı'dan ulaşılmaktadır. Tavşan Adası'na ise yapılmamaktadır. )
( bkz. ADALAR SEFERLERİ )
( "Prens Adaları" ya da "Kızıl Adalar" adlarıyla da bilinirler. )
( Türkiye'nin ilk Sanatoryum'u[Fr. < Lat. Verem hastalarının iyileştirilmesi için kurulmuş hastahane] Heybeliada'da, 1924 yılında kurulmuştur. )
( İmparatorluk ailesi ile devlet ileri gelenlerinin sürgün yerleridir. )
( İmparator II. Justinus, 569 yılında Büyükada'da bir saray ile bir manastır yaptırmıştır. [Bugünkü Maden semtinde] )
( IV. Leon'un annesi Eirene, II. Justinus'un sarayının bulunduğu yere, 775-780 yıllarında kadın manastırı inşa ettirmiştir. [Manastırın duvarları ile bir sarnıcın kalıntısı günümüze ulaşmıştır.] )
( Heybeliada, adını adada işletilen bakır madeninden almıştır. )
( Kınalıada'ya Bizans devrinde iki manastır yaptırılmıştır. )
( 944'te, İmparator Romanos Lekapenos ile 1071'de Malazgirt'te Selçuklular'a yenildikten sonra, Konstantinopolis'e dönüşünde IV. Romanos Diogenes, Kınalıada'ya sürgün edilir. )
( Sedefadası'nda, VIII. yüzyılda bir erkekler manastırı inşa edilmiştir. [Günümüzdeki kalıntılar bu yapıya ait olabilir.] )
( Tarihi kaynaklarda, Tavşan Adası'nda bir manastır varolduğu kaydedilmiştir. )
( NEANDROS ile/ve TEREUINTHA, TEREBINTHOS/TEREBINTHODES/ANTEROVITHOS ile/ve PITYADES MEGALE[Plinius], PRİNKİPİ/PRINKIPO[Bizans Devri'nde] ile/ve HAKLİ (BAKIR), KHALKE, KHALKITIS ile/ve ANTİGONİ/ANTIGONEIA, [Antikçağ yazarları, Erebinthus, Bizanslı yazarlar ise Therebintos ya da Panormos adını vermişlerdir] ile/ve PROTİ/PROTA["Birincisi" anlamına gelir] )
( PRINCESS ISLANDS )
( Heybeliada'da, en önemli Bizans Devri yapısı Panagia Kamariotissa Kilisesi'dir. [XIII. ya da XIV. yüzyılda inşa edilmiş, yonca planlı, son dönemin mimari özelliklerini yansıtan önemli bir örnektir.] )
( )
- TAVŞAN BOKU ile/ve/||/<> KEÇİ BOKU
( İkisi de pek kokmaz ve bulaşmaz. )
- TAVŞAN/LIK ile TAVŞANCI/LIK ile TAVŞANLI ile TAVŞAN ETİ ile TAVŞAN DUDAK ile TAVŞAN UYKUSU ile TAVŞAN YÜREKLİ ile TAVŞAN ANAHTARI
- TAVŞAN ile AMERİKA TAVŞANI/ŞİNŞİLA
( ... İLE Kemiricilerden, arka ayakları çok uzun, küçük bir memeli hayvan. )
( RABBIT vs. JACK RABBIT )
( LEPUS EUROPAEUS cum ERIOMYS CHINCILLA )
- TAVŞAN ile/değil ÇİŞİK/ÇİSİK/GÖCEN/GÜCE
( ... İLE/DEĞİL Tavşan yavrusu. )
- TAVŞAN ile DORKİZ, BATAKLIK TAVŞANI
- TAVŞAN ile KAYA TAVŞANI
- TAVŞAN ile KUTUP TAVŞANI
- TAVŞAN ile MARA
( ... İLE Pampa/Patogonya tavşanı. )
- TAVŞAN ile PİKA
- TAVŞAN ile TAVŞAN
( Tavşangillerden, hızlı koşan, kemirgen, bir tür memeli. | Atletizm yarışlarında rekor kırılabilmesi için tempoyu yüksek tutup belirli bir mesafeyi öteki yarışmacıların önünde koşan atlet. İLE Değerli ağaçlar üzerine, ince oymalar işleyen sanatçı, tahta oymacısı. )
- TAVŞAN ile TAVŞAN BEYİNLİ ile TAVŞAN DUDAK
( HARE vs. HARE BRAINED vs. HARE LIP )
( خرگوش ile دراز گوش ile گوشت خرگوش ile سبک مغز ile لب خرگوشي )
( KHARGOSH ile DARAZ GUSH ile GUSHT KHARGOSH ile SABAK MOGHZ ile LAB KHARGOSHY )
- TAVŞAN ile YABANİ TAVŞAN
( KAVUŞ-KON ile ... )
( DVANŞ[Tuna Bulgarları'na ait kitâbelerde] ile ... )
(
ile ... )
( ERNEB[çoğ. ERÂNİB], ERNEBİYYE[: Tavşangiller.] ile ... )
( HARGÛŞ [HARGÛŞEK: Tavşan yavrusu.] ile ... )
( RABBIT vs. HARE )
( LEPUS EUROPAEUS cum ... )
( EL CONEJO con ... )
- TAVŞANCIL ile TAVŞANCIL OTU
- TAVŞANCIL = YIRTICI KUŞLAR
( Çoğu, tavşan avlamakla beslenen kartal, akbaba vb. yırtıcı kuşlar. )
- TAVŞANCILOTU ile TAVŞANKULAĞI
( Maydanozgillerden, nemli yerlerde yetişen, körpesi bazı yerlerde hayvan yemi olarak kullanılan bir bitki. İLE Çuha çiçeğigillerden, kalp biçiminde geniş yapraklı, beyaz, pembe rengi çiçekli bir bitki, buhur-u meryem, siklamen. )
( HERACLEUM cum CYCLAMEN COUM )
- TAVŞANOĞLU, PROF. DR. FAİK (ERZİNCAN, 1908) :
( İlk ve orta öğrenimini Erzincan'da tamamladıktan sonra İstanbul Orman Mektebi Âlisine girdi ve bu okulu 1929'da bitirerek Orman Yüksek Mühendisi oldu. Daha sonra bir sınavı kazanarak Avusturya'ya gitti ve burada Viyana Ziraat Üniversitesi'nin (Hoch Schule für Bodenkultur) Ormancılık bölümüne devam etti ve bu bölümü 1936'da başarı ile bitirerek Dipl. İng. Unvanını kazandı. Daha bonra burada hazırlamış olduğu "Rasyonul Nakliyat Su Olukları – Die rationelle Gestaltung der Wasserriesen" konulu doktora çalışmasını tamamlayarak 1937 yılında Dipl, İng. D. Ünvanını aldı. Yurda dönüp askerliğini de yaptıktan sonra Ankara Yüksek Ziraat Enstitüleri Orman Fakülteside Başasistan olarak göreve başladı. Askerlik görevini tamamladıktan sonra kuruluş halindeki kürsüsünün tüm sorumluluklarını üstlendi. 1939 - 1942 yılları arasında ikinci askerlik görevini yaptı. 1943'te "Belgrad Ormanı Yol Şebekesi ve Bu Ormanda Rasyonel Nakliyat Şekilleri" konulu Doçentlik tesiyle "Üniversite Doçenti" unvan ve yetkilerini aldı. Bu arada üçüncü askerlik görevini yaptı. 1945 yılıda ise Profesör oldu. 1951 - 1954, 1954 - 1956 ve 1959 - 1961 yılları arasında Üniversite Senatosunda üç dönem senatör olarak görev yaptı. Emekli olduğu 1978 yılına kadar İ.Ü. Orman Fakültesi Orman İşletme İnşaatı Kürsüsü Başkanı olarak görevine devam etti. "Orman Yolları ve Dekovillerin İnşaası Kılavuzu, 1949", Orman Dekovil Köprülerinin Statik Esaslara Göre Hesabı, 1951", "Orman Transport Tesisleri ve Taşıtları,1949","Dağlık Arazide Dere Havzalarının Islahı, 1964", "Orman Transport Tesisleri ve Taşıtları (Karayolları, Orman Dekovil Hatları, Orman Hava Hatları, Orman Su Yolları),1955", "Su Motorları Bilgisi (Su Çarkları ve Türbinleri). 1962", "Su yataklarının Tahkimi, Dağlık Arazi ve Dere Havzalarında Sel Kontrolu, 1967", "Orman Yollarının Makinhe ile İnşası İçin Arazide Yapılması Gerekli Ölçmeler, Proje Tanzimi ve Yolların Yapım ve Bakımı, 1969", "Vinçli Hava Hatları, 1971", "Sel Yataklarının Tahkimi, 1974" isimli kitapları ve pek çok bilimsel makali yayını bulunmaktadır. )
- TAVSİYE EDİLEBİLİR ile ÖĞÜT VERMEK ile DANIŞMAN
( ADVISABLE vs. ADVISE vs. ADVISER )
( مصلحتآميز ile صواب ile مقتضي ile مصلحتي ile مصلحت آميز ile مقرون بصلاح ile قابل توصيه ile نصيحت کردن ile پند گفتن ile پند دادن ile توصيه کردن ile آگاه کردن ile تجويز ile اعلاميه ile اندرز دادن ile ناصح ile رهنمون )
( مصلحتآميز ile SAVAB ile MOGHTEZY ile MOSOLHATY ile MOSOLHAT AMYZ ile مقرون بصلاح ile GHABEL TOSYYEH ile NASYHAT KARDAN ile PAND GOFTAN ile PAND DADAN ile TOSYYEH KARDAN ile AGAH KARDAN ile TAJOYZ ile ELAMYYEH ile ANDARZ DADAN ile NASEH ile RAYANEMON )
- TAVSİYE ETMEK değil/yerine/= ÖNERMEK/SALIK VERMEK
- TAVSİYE ve/> İSTİŞÂRE
- TAVSİYE ile/ve NASİHAT
( NASİHAT: SAMİMİYET )
( RECOMMENDATION vs./and ADVICE )
- TAVSİYE değil/yerine/= SALIK VERME
- TAVSİYE ile TAVSİYELİ ile TAVSİYESİZ ile TAVSİYE MEKTUBU
- TAVSİYE ile/ve/||/<>/> TEŞVİK
- TAVSİYE ve/||/<> VASİYET
- TAVUK ile AYAM CEMANİ
( ... İLE Endonezya tavuğu. Renginin tamamen siyah olması, en büyük özelliğidir. Sadece tüyleri değil, eti ve kemiği de siyahtır. Yetişkinlerinin ağırlığı ortalama 2 kilo, horozları ise 2.5 - 3 kilo civarındadır. )
- TAVUK ile ÇAYIRTAVUĞU
( ... İLE Ormantavuğugillerden, sırtı beyaz çizgili, siyah ve esmer, karnı siyah bir kuş. )
( ... cum TYMPANUCHUS CUPIDO )
- TAVUK ile ÇAYLAK
( ... İLE Yırtıcılardan, uzun kanatlı, çengel gagalı, küçük kuşları ve fare gibi zararlı hayvanları avlayan, tavuk büyüklüğünde bir kuş. )
- TAVUK ile DİLALTI
( Tavuklarda görülen bir sayrılık/hastalık. )
- TAVUK ile FUNDATAVUĞU
( ... İLE Avustralya'da yaşayan tavuksulardan bir kuş türü. )
( ... cum CATHETFURUS LATHAMI )
- TAVUK ile/ve/değil KAR TAVUĞU
( ... İLE/VE Kuzey Kutbu'nda yaşarlar. )
- TAVUK ile KARA, ORMAN TAVUĞU
- TAVUK ile KARATAVUK
( ... İLE Karatavukgillerden, tüyleri kara, meyve ve böceklerle beslenen ötücü kuş. )
( ... cum TURDUS MERULA )
- TAVUK ile/değil/yerine/>< KARTAL
( Kısmen ve kısa uçabilir fakat yükselemez. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< En yüksekte uçabildiği gibi alçaktan da uçabilir. )
- TAVUK ile LEGORN[İng.]
( ... İLE Beyaz tüylü bir tavuk ırkı. )
- TAVUK ile SU TAVUĞU/KALİNİS
( ... İLE Su tavuğugillerden, gri, kızıl karışımı tonda, benekli ya da çizgili tüyleri olan bir kuş. )
( ... cum FULICA ATRA )
- TAVUK ile TAVUK ÇİFTLİĞİ ile TAVUK YETİŞTİRİCİLİĞİ ile TAVUK ETİ
( CHICKEN vs. CHICKEN FARM vs. CHICKEN FARMING vs. CHICKEN MEAT )
( مرغ ile جوجه ile مرغ داري ile مرغداري ile گوشت مرغ )
( MORGH ile JUJEH ile MORGH DARY ile MORGHDARY ile GUSHT MORGH )
- TAVUK ile TAVUKLU ile TAVUKÇU/LUK ile TAVUKLAR ile TAVUK ETİ ile TAVUK BİTİ ile TAVUK BALIĞI ile TAVUK SARMASI
- TAVUKKARASI değil/yerine/= GECE KÖRLÜĞÜ
- TAVUKLAR ile TAVUKSULAR
( Tavuksular takımının bir alt takımı. İLE Tavukları ve tepeli tavukları içine alan bir takım. )
- TAVUKSU ile TAVUKSULAR
- TAVUS ile TAVUS KUŞU ile TAVUS TÜYÜ ile TAVUS YEŞİLİ
- TAVUSKUŞU ile/değil PERESTÂN[Fars.]
( ... İLE/DEĞİL
)
( ... İLE/DEĞİL Tavuskuşu gibi güzel tüylü bir kuş. )
( TAVUSKUŞU YAVRUSU
)
( [not] PEACOCK vs./but ... )
- TAVUSKUŞU ile TUVEYS
( ... İLE Küçük tavuskuşu. )
- TAVZİF ETMEK değil/yerine/= GÖREVLENDİRMEK
- TAVZİF[Ar.] değil/yerine/= GÖREVLENDİRME
- TAVZİH[< VUZÛH]:
AÇIKLAMA, AÇIK ANLATMA, AYDINLATMA -<
- TAX :/yerine VERGİ
- TAXIS ile ...
( Yerinden oynamış ya da çıkmış bir uzvu el ya da koyma. )
- TAXMAQ[Azr.] = GEÇİRMEK[Tr.]
- TAXPAYER :/yerine VERGİ MÜKELLEFİ
- TAY/TAYLAK ile SIPA[Abazaca < SPAU: Çocuk.]/KODOK/KURRAG[Fars.]
( At yavrusu. [Üç yaşına kadar] İLE Eşek yavrusu. )
( GULİN ile ... )
( MÜHR[çoğ. EMHÂR, MİHÂR] ile KÜRRE )
( KÜRRE ile KÜRRE-İ HAR )
( COLT/FOAL vs. DONKEY-FOAL )
( HIPPOMAN: Yeni doğan tayın alnındaki küçük siyah zar. )
- TAY ile GÜRE
( Üç yaşına kadar olan at yavrusu. İLE Çiftleşmek isteyen kısrak ya da dişi eşek. | Bir yaşından, üç yaşına kadar olan tay. | Güçlü, dinç. | Çekingen, korkak, ürkek. )
- TAY ile TAY[Fars.]
( Üç yaşına kadar olan at yavrusu. İLE Denk, eşit, eş. | Hayvanın bir yanındaki yük. )
- TAY ile TAYA/LIK ile TAYF ile TAYT ile TAY TAY ile TAYF ÖLÇÜMÜ ile TAY TAY ARABASI
- TAYF[Ar.]/SPEKTRUM[İng. < SPECTRUM] ile ÇEŞİTLİLİK | YELPAZE
( Birleşik bir ışık demetinin bir biçmeden geçtikten sonra ayrıldığı basit renklerden oluşmuş görüntü. )
- TAYFA[Ar. < TAİFE] ile MİÇO/MUÇO[İt.]
( Bir gemide bulunan, türlü işlerde çalıştırılan sefer işçileri. | Aynı işi yapan topluluk. | Birinin yanında bulunan yardakçılar, koşuntu. İLE Gemilerde, küçük yaşta tayfa yamağı. )
- TAYFA[Ar.] ile SERDÜMEN[Fars. < İt.]
( ... İLE Dümen kullanmakla görevli, bilgili ve deneyimli tayfa. | Savaş gemilerinde, çavuştan daha yüksek bir aşamada bulunan er. )
- TAYFÖLÇER ile/ve/||/<> TAYFÖLÇÜMÜ
( Işın tayflarını incelemeye yarayan alet, spektroskop. İLE/VE/||/<> Işın tayflarının incelenmesi, spektroskopi. )
- TAYFUR, FERDİ (ADANA, 1945) :
( Uzun yıllardan beri Sarıyer'de ikamet etmektedir. Gerçek adı Turan Bayburt'tur. Ses ve sinema sanatçısıdır. Arabesk müzik dalında büyük aşama gösterdi ve en çok ilgi gören sanatçılardan biri oldu. Aynı zamanda sinema filmlerinde oynadı. Birçok filmin yönetmenliğini yaptı. Yaklaşık olarak 50 kaset ve 30'dan fazla film yaptı. )
- TAYİN[Ar.] değil/yerine/= ATAMA
- TAYIN değil/yerine/= SÜER AZIĞI/ER AZIĞI
- TAYİN ile/ve TAHSİS
( Ne olduğunu anlama, gösterme, belirtme, kararlaştırma. | Atama. İLE Bir şeyi, bir kişiye ya da bir yere ayırma. )
- TAYİN ile TAKDİR
- TAYIN ile TAYİN
( Asker azığı. | Asker ekmeği. | Savaş ya da seferberlik dönemlerinde, vatandaşlara karneyle dağıtılan ekmek. İLE Ne olduğunu anlama, gösterme, belirtme, kararlaştırma. | Atama. )
- TAYIN ile TAYIN BEDELİ
- TAYİN ile TAYİNLİ ile TAYİNSİZ
- TAYİN ile/ve/değil TESPİT
- TAYİP[Ar.] değil/yerine/= KINAMA
- TAYLAMAK ile TAYLAK
- TAYLAN GÖZBERK PARKI :
( Reşitpaşa Mahallesindedir. 305,68 m²'lik bir alan üzerindedir. 143,17 m²'lik yeşil alanı, bulunmaktadır. )
- TAYLAN ile BİNT-İ MEHÂD ile HİKKA
( ... İLE İki yaşına girmiş dişil deve. İLE Dört yaşına giren dişil deve. )
- TAYLASÂN/MAŞLÂH ile MAŞLÂH
( Sarığın, tâc-ı şeriften sarkan ucu. | Başa ve boyna sarılan şal vb. [Hizmeti simgeler.] İLE Tek parçalı ve kol yerine yarıkları olan bir çeşit kadın üstlüğü. )
- TAYLOR İLE FOURİER İLE LAURENT ile/||/<> SERİ AÇILIMLARI
( Fonksiyon seri temsilleri. )
( Formül: f(x) = Σaₙxⁿ )
( Brook Taylor tarafından 1715 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1685-1731) (Ülke: İngiltere) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Taylor serisi, Taylor teoremi) )
- TAYLOR İLE MACLAURİN İLE LAURENT İLE FOURİER İLE LAPLACE ile/||/<> SERİ AÇILIMLARI
( İşlevlerin farklı seri gösterimleri ve uygulama alanları. )
( Formül: f(x) = Σ f⁽ⁿ⁾(a)/n! (x-a)ⁿ )
( Brook Taylor tarafından 1715 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1685-1731) (Ülke: İngiltere) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Taylor serisi, Taylor teoremi) )
- TAYLOR SERİES ile/||/<> FOURİER SERİES
( Taylor polynomyal yaklaşım, Fourier trigonometrik. )
( Formül: Polynomial İLE trigonometric )
( Brook Taylor tarafından 1715 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1685-1731) (Ülke: İngiltere) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Taylor serisi, Taylor teoremi) )
- TAYLOR SERİSİ ile/||/<> FOURİER SERİSİ
( Taylor polinom, Fourier trigonometrik açılımdır )
( Formül: xⁿ İLE sin/cos )
( Brook Taylor tarafından 1715 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1685-1731) (Ülke: İngiltere) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Taylor serisi, Taylor teoremi) )
- TAYLOR SERİSİ ile/||/<> MACLAURİN SERİSİ
( Taylor genel nokta etrafında, MacLaurin x=0 etrafında açılım )
( Formül: f(x) = Σ f^(n)(a)(x-a)^n/n! İLE Σ f^(n)(0)x^n/n! )
( Brook Taylor tarafından 1715 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1685-1731) (Ülke: İngiltere) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Taylor serisi, Taylor teoremi) )
- TAYMİNG/TIMING yerine ZAMANLAMA
- TAYR[Ar. < ATYÂR, TUYÛR]/MÜRG[Fars.]:
Kuş. -<
- TAYRA ile ...
( Yırtıcı, memeli bir hayvan. )
- TAYŞ[Ar.] ile SEFEH[Ar.]
- TAYT ile/değil TAYF
( Bacakları sıkı saran özel kumaştan yapılmış bir pantolon türü. | Sızmaz, su geçirmez bir kumaştan yapılmış şort giyecek. İLE Birleşik bir ışık demetinin bir biçmeden geçtikten sonra ayrıldığı yalın renklerden oluşmuş görüntü. )
- TAYY-İ MEKÂN ile ...
( MEKÂNI, MESAFEYİ, AN İÇİNDE GEÇME; ZAMAN İÇİNDE ZAMANIN, HALK OLUŞU )
- TAYYAR ile TAYYARE ile TAYYARECİ/LİK
- TAYYÂRE[Ar.]["TEYYÂRE" değil!] değil/yerine/= UÇAK
- TAYYETMEK[Ar.< TAYY] değil/yerine/= ÇIKARMAK | ARADAN ÇIKARMAK, YOK ETMEK
- TAYYİB ile ...
( İYİ, GÜZEL, HOŞ, TERTEMİZ )
- TAZACCU'[Ar.] ile TAZACCUR[Ar.]
( Üşenme, gevşek davranma. İLE İç sıkılması, sıkıntı. )
- TAZALLÜM[Ar.] değil/yerine/= SIZLANMA, YAKINMA
- TAZAMMUN[Ar.] (ETMEK) değil/yerine/= İÇERMEK | İÇLEM
- TAZAMMUN değil/yerine/= İÇLEM
- TAZARRU'[Ar. < ZURÛ] değil/yerine/= YALVARMAK
( Kendini alçaltarak yalvarma. İLE Yalvarma. )
( YALVAR: Para. [BÂKÎ'nin bir şiirindeki son beytinde geçen] )
- TAZE FASULYE[Yun.] ile KURU FASULYE
( Porto Riko'da bulunan Adjuntas da, kuru fasulye ve pilavıyla ünlü bir dağ kasabasıdır. )
( GREEN BEAN vs. HARICOT BEAN )
( CICER ARIETINUM cum PHASEOLUS VULGARIS )
- TAZE SOĞAN ile/ve/değil/<> ÇİRİŞ OTU
- TAZE ÜZÜM ile KURU ÜZÜM
(
)
( [100 gr.'daki kalori] 67 ile 299 )
( [100 gr.'daki fruktoz/şeker] 16 ile 59 )
- TAZE[Fars.] ile/ve YENİ
( Hiçbir şey yok, yeni olan güneşin altında. )
( FRESH vs./and NEW )
- TAZE ve/<> DENGELİ
- TAZE ile TAZE TEREYAĞI ile TAZE TARİHLER ile TAZE MEYVE VE SEBZELER ile TAZELİK
( FRESH vs. FRESH BUTTER vs. FRESH DATES vs. FRESH FRUITS AND VEGETABLES vs. FRESHNESS )
( شاداب ile با نشاط ile نورس ile زنده ile خام ile خنک ile خرم ile پرطراوت ile تازه ile تر و تازه ile باطراوت ile تازه کردن ile مسکه ile رطب ile تره بار ile طراوت ile تازگي ile خامي ile شادابي ile نوچگي )
( SHADAB ile BA NESHAT ile NORS ile ZANDEH ile KHAM ile KHANK ile KHRAM ile PORTARAVAT ile TAZEH ile TAR VE TAZEH ile BATERAVAT ile TAZEH KARDAN ile MOSKEH ile ROTB ile TAREH BAR ile TARAVAT ile TAZGY ile خامي ile SHADABY ile نوچگي )
- TAZELEMEK ile TAZELENMEK ile TAZELETMEK ile TAZELEŞMEK ile TAZELENDİRMEK ile TAZELEŞTİRMEK ile TAZELEYEBİLMEK ile TAZE/LİK ile TAZECE ile TAZE PARA ile TAZE SOĞAN ile TAZE FASULYE
- TAZELEYİCİ ve/||/<> GENÇLEŞTİRİCİ
( Uyku, yıkanma, sarılmak, birlik, oyun, hareket, çalışma, spor, felsefe, dil, bilim, doga, yeşil, sanat, sevgili, dost, sohbet. )
- TAZI[Fars. < TÂZÎ] ile KÖPEK
( SELUKIY ile KELB )
( GRAYHOUND vs. DOG )
( CANIS FAMILIARIS GRAJUS HIPERNICUS cum CANIS FAMILIARIS )
- TAZI[Fars.] ile SALUKİ, KOPOY[Macarca], BASERJİ
( Genellikle tavşan avında kullanılan, uzun bacaklı, çekik karınlı, çok çevik bir tür köpek. İLE Orta boylu, düşük kulaklı, tüyleri kısa bir tür köpek. )
( CANIS FAMILIARIS GRAJUS HIBERNICUS cum ... )
- TAZI ile/ve BORZOY
( ... İLE/VE Rus tazısı. )
- TAZI ile TÜRK TAZISI
- TAZILAŞMAK ile TAZI/LIK ile TAZICI
- TAZİP[Ar. TAZİB] değil/yerine/= SIKINTIYA SOKMA, ÜZME
- TÂZİR ile/ve/||/<> TEKDİR
( Azarlama. İLE/VE/||/<> Azarlama. )
- TAZİYE[Ar.] ile TARZİYE[Ar.]
( Ölen kişinin yakınlarına üzüntünü paylaştığını belirtme/bildirme. İLE Yapılan kötü bir davranış için özür dileme, gönül alma. )
- TAZİYE ile TAZİYET
- TAZİZ[Ar.] değil/yerine/= SEVGİ İLE ANMA
- TAZLÎL/TADLÎL[Ar.] ile TAZLÎL[Ar. < ZILL]
( Dalâlete düşürme, doğru yoldan çıkarma, azdırma, ayartma. İLE Gölgelendirme, gölgelendirilme. )
- TAZMANYA CANAVARI/SARCOPOLUS[Lat.] ile ...
( Yeni Zelanda'nın güneyindeki Tazmanya'da yaşar. Gebelik süreleri 21 gündür. Her doğumda 30 civarında çok minik yavruları olur annenin sadece 4 memesi olduğu için ancak 3-4'ü yaşar. )
- TAZMİN ETMEK ile TAZMİNAT
( INDEMNIFY vs. INDEMNITY )
( غرامت دادن ile غرامت ile جبران زيان )
( GHARAMET DADAN ile GHARAMET ile JABRAN ZYAN )
- TAZMİN[Ar.] değil/yerine/= ZARARI ÖDEME
- TAZMİNAT DAVASI değil/yerine/= ÖDENCE ARANCI
- TAZMİNAT[Ar.] değil/yerine/= ÖDENCE
- TAZMİNAT ile TAZMİNAT DAVASI
- TAZYİK[Ar.] değil/yerine/= BASINÇ
- TAZYİK ile TAZYİKLİ ile TAZYİKSİZ ile TAZYİKLİ SU
- TAZZİK değil TAZYİK
- TDP/FRESH FROZEN PLASMA[İng.] değil/yerine/= TAZE DONMUŞ PLAZMA
- TE'LÎF[Ar.] ile/ve/||/<> TASNÎF[Ar.]
( Birbiriyle ilişkisi yokmuş gibi sanılan, uzak, dağınık verileri toparlar. İLE/VE/||/<> Sınıflamak.[Var olan verileri kullanışlı duruma dönüştürür.] )
- TE'LÎF[Ar.] ile TERTÎB[Ar.] ile TANZÎM[Ar.]
- TEALİMİYYÛN ile/ve/||/<> TABİÎYYÛN ile/ve/||/<> İŞRAKİYYÛN ile/ve/||/<> MENAZİRÛN
( Matematikçiler. İLE/VE/||/<> Fizikçiler. İLE/VE/||/<> Aydınlanmacılar. İLE/VE/||/<> İbn Heysem'ciler. )
- TEAM :/yerine TAKIM
- TECDİT/TECDİD[Ar.] değil/yerine/= TAZELEME
- TECELLİ[Ar.] ile/ve/||/<> TAHAKKUK[Ar.]
- TECVÎZ[Ar. CEVÂZ | çoğ. TECVÎZÂT] ile/ve TAKDİR
( Olanaklıları kabul eder. İLE/VE ... )
- TEDAVİ[Ar.] ile/ve/değil/||/<>/< TAHLİL[Ar.]
- TEDBİR[< DÜBÛR] ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TAKDİR
( Bir şeyi temin edecek ya da önleyecek yol, çare. | Kişinin ihtiyâr ve istenci/irâdesi. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< ... )
( Tedbir, takdirin parçasıdır. )
( Yaptığın şeyin tedbirini, takdir-i Hüdâ'dan bekle. )
( Takdirden gelene, tedbir kılınmaz
Ne kılayım çare, ben, şimdiden geri
Yaram türlü türlü, merhem bulunmaz
İstersen merhemi, çal, şimdiden geri
( Tecellim böyleymiş, kime, ne diyeyim )
Geçti elden, gitti muhabbet çağı
Rakip, bahçeye kurmuş otağı
Yıkılsın çevresi, bostanı bağı
El girsin bağına, var, şimdiden geri
( Seher yeli, sevdiğimden bir haber )
Sen bir gonca gülsün, istife karış
İstersen gül oyna, dilersen sarış
Gönlün kimi isterse, ülfet et konuş
Yârim, sana destur var, şimdiden geri
( Tecellim böyleymiş, kime, ne diyeyim )
Kul Abdal'ım, bir sultanam ayılım
Yüz sür beni, eşiğinde sayılım
Hakk'tan gelen tecellime, kayılım
Kul Abdal'ım, yalan dünya, vefâsız
Âlemde bir yâre düştüm, devâsız
Sen bana yâr olmazsın, be hey vefâsız
Var kime olursan ol, şimdiden geri
( Seher yeli, sevdiğimden bir haber )
[ Veysel (Âşık) 'tan
dinlemek üzere burayı tıklayınız... ]
[ Sürekli erişim adresi...
www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/19854 ]
2023
VEYSEL (ÂŞIK) yılıdır.
Madem görüyorsunuz... O zaman, hoş görün! - Veysel (Âşık)
)
- TEDBİR ile/ve/değil/yerine/<>/< TAKDİR
( Tedbir, takdirin parçasıdır. )
- TEFEKKÜR ile/ve/> TAAKKUL
( Her kişinin becerisidir. [kendince ve kabı kadar] İLE/VE/> Er kişinin becerisidir. )
- TEFERRUAT[Ar.] ile TAFSİLAT[Ar.]
- TEFİLE[Ar.] ile/||/<> TAKTÎ[Ar.]
- TEFSİR ile/ve/||/<> HADİS ile/ve/||/<> FIKIH ile/ve/||/<> KELAM ile/ve/||/<> TASAVVUF
- TEFSİR ile/ve MUHTASAR ile/ve TELHİS ile/ve TAHRİR ile/ve TEHZİB, TECRİD, TENKİH, MUNTAHAB ile/ve ZEYL ile/ve TERCÜME
- TEFSİR ile TÂBİR
- TEK KULLANIMLIK ile TEK KULLANIMLIK ile İMHA ETMEK ile EĞİLİM ile TASARRUFLAR ile MÜLKSÜZLEŞTİRİLMİŞ ile MÜLKSÜZLEŞTİRME ile TASARRUF
( DISPOSABILITY vs. DISPOSABLE vs. DISPOSAL vs. DISPOSITION vs. DISPOSITIONS vs. DISPOSSESSED vs. DISPOSSESSION vs. DISPOSURE )
( مصرفي ile قابل عرضه ile درمعرض گذاري ile دراختيار ile طينت ile غلق ile طبع ile مشرب ile شيمه ile شيم ile محروم ile سلب مالکيت ile عرضه داشت )
( MASRAFY ile GHABEL ARZEH ile DARMARZ GOZARY ile DARAKHTYAR ile TYNAT ile غلق ile TAB ile MOSHARB ile شيمه ile SHYM ile MAHROM ile SALAB MALKYT ile ARZEH DASHT )
- TEKİL/LİK ile TANIMSIZ/LIK
( SINGULAR )
- TEKLEME ile/ve/||/<> TAKILMA
( Sık fideleri seyrekleştirmek. | Motorda pistonun birinin çalışmaması. | Nesnenin bozulup tutukluk yapması. | Kalbi düzenli çalışmama. | Kekelemek. İLE/VE/||/<> ... )
- TEKLÎF[Ar.] ile TAHMÎL[Ar.]
- TEKNİK ile/ve/değil/<> TAKTİK
- TEKRAR[Ar.] ile/ve/||/<> TAKRİR[Ar.]
- TEKRARLAYAN/TEKERRÜR EDEN:
TARİH değil TARİHÇİ
- TELKÎN[Ar.] ile/değil/yerine/= TALKIN
( Bir duyguyu, bir düşünceyi aşılama. İLE/DEĞİL/YERİNE/= Ölü gömüldükten sonra, mezar başında, imamın söylediği (dinî) sözler. )
- TELKİN ile TAVSİYE
( TO INSPIRE/INCULCATE vs. RECOMMENDATION )
- TEMAYÜL" (ETMEK/EDEMEMEK) ile/değil TAHAYYÜL (ETMEK/EDEMEMEK)
- TEMEL ile/ve/||/<>/> TAMAMLAYICI
- TEMEL ile TEMEL ADRES ile TABAN PARÇASI ile TEMEL KAYIT ile BEYZBOL ile TEMELSİZ ile ASILSIZLIK ile BODRUM ile ALÇAKLIK
( BASE vs. BASE ADDRESS vs. BASE PIECE vs. BASE REGISTER vs. BASEBALL vs. BASELESS vs. BASELESSNESS vs. BASEMENT vs. BASENESS )
( پايگاه ile دني الطبع ile پست فطرت ile فرومايه ile لئيم ile پايه ستون ile نشاني پايه ile توپ مبنا ile ثبات پايه ile بيسبال ile بي اساس ile بي ماخذ ile بي پايه ile بي اساسي ile زير زمين ile زيرزمين ile سرداب ile دوني ile پست فطرتي ile فرومايگي ile دنائت )
( PAYGAH ile دني الطبع ile PAST FETRAT ile فرومايه ile لئيم ile PAYYEH SETON ile NESHANY PAYYEH ile TOP MOBNA ile SOBAT PAYYEH ile BEYSABAL ile BEY ASAS ile BEY MAKHZ ile BEY PAYYEH ile BEY ASASY ile ZYR ZAMYNE ile ZYRAZMYNE ile SARDAB ile DONY ile PAST FETRATY ile FOROMAYGY ile DANAET )
- TEMELLİ ile DAYALI ile GÖREVE DAYALI ile TAHMİNLERE DAYALI ile GERÇEĞİNE DAYANARAK ile GERÇEĞE DAYALI
( BASED vs. BASED ON vs. BASED ON DUTY vs. BASED ON GUESSES vs. BASED ON THE FACT THAT vs. BASED ON TRUTH )
( متکي ile مستند ile مبتني ile مبني ile بنابر ile از قول ile براساس ile بر طبق ile برابر ile مبني بر ile برپايه ile طبق ile بر مبناي ile برحسب ile حسب الوظيفه ile حدسي ile مبني بر اين که ile مبني بر حقيقت )
( MOTAKY ile MOSTAND ile MOBTANY ile MOBANY ile BENABAR ile AZ GUL ile BARASAS ile BAR TABAGH ile BARABAR ile MOBANY BAR ile BARPAYYEH ile TABAGH ile BAR MOBNAY ile BARHASB ile حسب الوظيفه ile حدسي ile MOBANY BAR AYNE KEH ile MOBANY BAR HAGHYGHT )
- TEMESSÜK ile/||/<> VAKIF TEMESSÜKÜ ile/||/<> TAPU TEMESSÜKÜ ile/||/<> TEFVÎZ ile/||/<> CİHET-İ İTÂ-YI SENET ile/||/<> VAKF-I MÜSTESNÂ ile/||/<> MAZBÛT VAKIFLAR ile/||/<> MÜLHAK VAKIFLAR ile/||/<> TEVLİYET ile/||/<> MÜTEVELLİ ile/||/<> MÜSTEGAL[ÇOĞ. MÜSTEGALLÂT] ile/||/<> MECLİS-İ İDÂRE
( Eski hukukta borç senedi. | Has, timar ve zeamet sahipleri ile mütevelliler tarafından verilen, miri ve vakıf arazide tasarruf yetkisini bildiren belge. @@ Vakıf memurları tarafından eski tarihlerde verilen senet. @@ Tapu memurları tarafından eski tarihlerde verilen senet. @@ Para mukabilinde ya da satılan bir hak mukabilinde hükümet tarafından verilen. @@ Senetin veriliş nedeni, iktisâb. @@ Vakıflar idaresinin müdahale ve mürakabesi olmaksızın, doğrudan doğruya mütevellileri tarafından idare olunan vakıflar. @@ Yönetimi devlet tarafından ele alınmış vakıflar; bir vakıf iki biçimde mazbut vakıf olur; ya tüm vakıf yöneticileri ölmüştür ya da vakfeden kişi yönetici göstermemiştir. Bu durumda bu vakıfların yönetimi devlet tarafından ele alınır; devlet bu yönetimi Vakıflar Genel Müdürlüğü eli ile kullanır. @@ Vakfın vakfiyesindeki şartlara göre vakfın işlerini gören (mütevellileri) tarafından yönetilen vakıflar. Vakıflar Genel Müdürlüğü denetimine tâbidir. @@ Vakıf malları üzerinde kullanma yetkisi, vakıf işine bakma görevi. Bu görev sahiplerine mütevelli denir. @@ Bir vakfın idaresine memur edilen kişi. @@ Vakfa gelir getirmesi için tavanlı, damlı ve damsız vakfedilmiş olan mallar anlamına gelen müstegal kelimesinin çoğuludur. Çatısı bulunmayan arsa bağ bahçe gibi yerler. @@ Yönetim kurulu, idare meclisi. )
- TEMİZLEMEK ile BOĞAZINI TEMİZLE ile NET YAZI ile GÜMRÜKLEME ile TEMİZLENDİ ile TAKAS ile AÇIKLIK
( CLEAR vs. CLEAR THE THROAT vs. CLEAR WRITING vs. CLEARANCE vs. CLEARED vs. CLEARING vs. CLEARNESS )
( عيان ile مبرهن ile صاف ile ساطع ile صاف کردن ile معلوم ile نامبهم ile ناب ile واضح ile ترخيص کردن ile غيرمبهم ile مشهود ile متجلي ile منجلي ile گويا ile جلي ile صريح ile مبين ile شفاف ile بيضاء ile فصيح ile زلال ile روشن ile سينه ساف کردن ile خط واضح ile برائت ذمه ile مفاصا ile زدوده ile منقي ile مکان مسطح ile روشني ile عياني ile صافي )
( عيان ile MOBREAN ile SAF ile SATE ile SAF KARDAN ile MALUM ile نامبهم ile NAB ile VAZEH ile TARKHYSE KARDAN ile غيرمبهم ile MOSHEHOD ile MOTEJELY ile منجلي ile GOYA ile جلي ile SARYHE ile MOBYNE ile SHAFAF ile بيضاء ile FASYHE ile ZELAL ile ROSHEN ile SYNAH SAF KARDAN ile KHAT VAZEH ile BARAET ZEMEH ile MOFASA ile ZADUDEH ile منقي ile MAKAN MOSATH ile روشني ile عياني ile SAFY )
- TEMSİL ile TAKLİT
- TENKİH ile TAHRİR
- TENKİT[Ar.] ile/değil/yerine/>< TAKDİR[Ar.]
- TENZİH ile TAKDİS
( Soyutlayarak yüceltme. İLE Somutlaştırarak yüceltme. )
- TENZİH ile/ve TAKYİD/TAKYİT
( Arılama, kusur kondurmama. | Allah'ın tüm kusurlardan uzak olduğuna inanma. İLE Bağlı kılma, kısıtlama, kayıtlama. )
- TENZİH ile TATİL
- TEPESİ ATMAK değil TAPASI ATMAK
- TERBİYE(EĞİTİM) ile/ve/> TÂLİM(ÖĞRETİM/ALIŞTIRMA) ile/ve/> TE'DİB(EDEB)(DAVRANIŞ/TUTUM)
( Davranış-eylem. İLE/VE Düşünce-bilgi. VE/> Terkib. )
( Göze dayanır. İLE/VE Kulağa dayanır. VE/> Davranıştır. )
( İyi-kötü. İLE/VE Doğru-yanlış. VE/> Güzel. )
( Örnek gerektirir. İLE/VE Bilen/hoca gerektirir. VE/> "Kişi kendin bilmek", haddini bilmek gerektirir. )
( Her yerdedir. İLE/VE Belirli bir yerdedir. VE/> Her yer ve zamandadır. )
( Bütüncüldür. İLE/VE Sıradüzenseldir. VE/> Estetiktir. )
( Kalb-i selîm. İLE/VE Akl-ı selîm VE/> Zevk-i selîm. )
( TO TRAIN vs./and PRACTICE/EXERCISE/DRILL and/> MANNER
Behaviour-action. VS./AND Idea-knowledge. AND/> Compound.
Base on eye. VS./AND Base on ear. AND/> Behaviour.
Good-bad. VS./AND Right-wrong. AND/> Beautiful.
Needed example. VS./AND Needed teacher. AND/> To know the self.
Everywhere. VS./AND Define place. AND/> Everywhere and anytime.
Integral. VS./AND Hierarchical. AND/> Aesthetical. )
- TERBİYE[< RÜBÜV) ile TA'LÎM[< İLM]
( Besleyip, bütütme; Eğitim; Görgü; Alıştırma; Bedeni eğitmek. İLE Aklı eğitmek, öğrenme, öğretim. )
- TERBİYE ile/ve/||/<> TASFİYE ile/ve/||/<> TEZKİYE
- TERENNÜM[çoğ. TERENNÜMÂT] ile/ve/||/<> TAGANNÎ[< GINÂ | çoğ. TAGANNİYÂT]
( Yavaş ve güzel bir sesle şarkı söyleme. | Kuşun şakıması, ötmesi. | İLE/VE/||/<> Zenginleşme. | Muhtaç olmama, yetinme. | Makamla okuma. )
- TERK[Ar.] ile TAHLİYE[Ar.]
- TERKİB ile TARAF
( Üst dile sahip olunur. İLE Tek bir dille sınırlı kalınır. )
- TERTİP ile/ve TANZİM
( Üstüste. İLE/VE Yanyana. )
- TESADÜF ile/değil TAKDİR
- TEŞBÎH[< ŞİBH](/BENZETME) ile/ve/< İSTİÂRE ile/ve/< MECÂZ[< CEVÂZ] ile/ve/< MECÂZ-I MÜRSEL(/DÜZ DEĞİŞMECE) ile/ve/< TÂ'RÎZ[< ARZ] ile/ve/< TEŞHÎS[< ŞAHS] VE İNTÂK[< NUTK]
( Ortak nitelikleri bulunan nesne ya da kavramlar arasında benzerlik kurma sanatı. İLE/VE Bir sözcüğü kendi anlamı dışında kullanarak, bir şeyi benzediği başka şeylerin adıyla anma sanatı. İLE/VE Sözcükleri gerçek anlamları dışında kullanma sanatı. İLE/VE Bir sözcüğü, benzetme amacı gütmeden, başka bir sözcük yerine kullanma sanatı. [iki nesne/kavram arasında çok çeşitli ilişkiler kurulmasıyla] İLE/VE Bir sözü, hem gerçek, hem de mecâzî anlamıyla kullanma sanatı. [Söylenilen sözün gerçek anlamından bir sonuç çıksa da geçerli olan mecâzî anlamıdır][alay, sitem, şaka gibi kullanımlarda] İLE/VE Birini eleştirme, küçük düşürme ya da alay etmek amacıyla söylenilmek istenileni tam tersi bir anlamda bir sözle, incelikle ve lâtîfeyle[espriyle] anlatma sanatı. İLE/VE Teşhis, cansız varolanları ya da hayvanları kişileştirme sanatı. [FABL] | İntak, nesneleri konuşturma sanatı. )
- TEŞBİH/İ YOKTUR ile/değil TARİH/İ YOKTUR
- TEŞBİH ile/ve/<> TAHAYYÜL
- TESCİL/LEMEK ile/ve/değil TASDİK/LEMEK
( Herhangi bir şeyi resmî olarak kaydetme, kütüğe geçirme. | Bir taşınmazın üzerinde bir aynî hakkın kurulması için tapu kütüğüne yapılması gerekli kayıt. İLE/VE/DEĞİL Doğrulama. | Onay, onaylama. )
- TESDÎD[Ar.] ile TAKVÎM[Ar.]
- TEŞEKKÜL ile/ve TASAVVUR
- TEŞEKKÜR ETMEK ile/ve TAKDİR ETMEK
( TO THANK vs./and TO APPRECIATE )
- TESHÎR ile/ve/> TAHRİK
( Söz/kelâm ile. İLE/VE/> Bakış/nazar ile. )
- TEŞHİS[Ar.] değil/yerine/= TANI/TANIMLAMA
( Hastalığın ne olduğunu araştırıp ortaya koyma. Kim ve ne olduğunu anlama, tanıma, seçme. | Belirleme. | Kişileştirme. )
- TEŞHİS/DIAGNOSIS[İng.] değil/yerine/= TANI
- TESTIFY :/yerine TANIKLIK ETMEK
- TESTIMONY :/yerine TANIKLIK, İFADE
- TESVİYE[< SEVÎ] ile/ve/<> TASFİYE[< SAFV]
( Beraber etme, düz etme, düzleme, düzeltme, düz duruma getirme. | Ödeme, verme. | Hükûmetçe bir yere gönderilen erlere verilen ve bilet yerine geçen kâğıt. İLE/VE/<> Saf kılma, saflaştırma, arıtma, ayıklama, temizleme. | Özleştirme. | Bir ticaret kuruluşunun batması, kapanması vb. nedenler üzerine hesapların kesilmesi, alacaklılara, ortada kalan mal ve paradan paylarına düşen miktarın verilmesi, likidasyon. | Türlü nedenlerle çok sayıda çalışanın görevine son verme. )
- TEVÂZÜN[< VEZN] değil/yerine/= TARTIDA BİR OLMA, DENK OLMA, DENGEDE BULUNMA
- TEVHîD ve/||/<> TAKVÂ ve/||/<> TEZKİYE
- TEYİD ile TASDİK
- TEZ ile TAVIR
- TEZAD ile TAHDE TEZAD
- TEZAD ile TAHT-EL-TEZAD
- TEZENELİ SAZLARDA:
[büyükten küçüğe] MEYDAN SAZI ile/ve DİVAN SAZI ile/ve KARA DÜZEN SAZ(BOZUK DÜZEN) ile/ve TAMBURA/DÜNBÜRE/DÜNBÛRE[Fars.] ile/ve BAĞLAMA ile/ve CURA ile/ve TAR
- TEZHÎP[< ZEHEB] ile/ve TASVİR/MİNYATÜR
( Altın sürme. | Yaldızlama. | Süsleme. İLE/VE .... )
- TEZYÎF[Ar. < ZEYF] ile/ve/||/<> TAHKİR[Ar.]
( Değersiz gösterme. | Alay etme. İLE/VE/||/<> Aşağılama, onur kırma, onuruna dokunma. | Hakaret. )
(1996'dan beri)