T ile başlayan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 9.317 başlık/FaRk ile birlikte,
9.317 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(34/39)
- TORUN-TORBA (SAHİBİ OLMAK)
- TOS ile TOS
( Alın ya da boynuzla vuruş. İLE Topaç oyunu. )
- TÖS ile TÖSKÜRTMEK/TÖSKÜRÜ
( Hayvanı geri geri yürütmek. İLE Düşmanı püskürtmek. Karşısındakini yıldırarak kavgadan kaçırtmak. )
- TOS ile TOST ile TOSTÇU/LUK ile TOST EKMEĞİ ile TOST MAKİNESİ
- TÖSKÜRMEK ile TÖSKÜRTMEK ile TÖSKÜRÜ
- TOSLAMAK ile TOSLAŞMAK
- TOSS :/yerine FIRLATMAK
- TOTAL" (OLARAK) değil TOPTAN/TOPLAM/TAM (OLARAK)
- TOTAL SITUS INVERSUS, SITUS INVERSUS TOTALIS[İng.] değil/yerine/= TAM TERS KONUM
- TOTAL :/yerine TOPLAM
- TOTALITY OF SOMETHING vs. TOTAL IN SELF
- TOTALLY :/yerine TAMAMEN
- TOTEM ile/ve/||/<> OJIBWA (ÖYKÜLERİ/MİTOSU)
- TOTEM ile TOTEMCİ/LİK ile TOTEMİZM
- TOTİPOTENT ile/||/<> PLURİPOTENT
( Totipotent tüm hücre tiplerine farklılaşabilirken İLE pluripotent sadece vücut hücrelerine farklılaşabilir )
( Formül: Potency gradient )
- TOTOLOJİ ile/değil/yerine/>< BÜTÜNSEL
- TOTOLOJİ(HULF) ile DEVRİK TÜMCE/CÜMLE
- TOTOLOJİ >< TUTARLILIK
- TOUCH :/yerine DOKUNMAK
- TOUCHING vs. FEELING
- TOUGH :/yerine ZORLU, SERT
- TOUR :/yerine TUR
- TOURIST :/yerine TURİST
- TOURNAMENT :/yerine TURNUVA
- TÖVBE AŞAMALARI
( * YAKAZA(ÜRPERTİ)
* İNTİBAH(UYANIŞ)
* NEDEM(NEDÂMET)(PİŞMANLIK)
* TEVBE(TÖVBE)
* İNABE(YÖNELİŞ)
* İKBAL(ALLAH'LA KULUN KARŞILIKLI ALÂKASI) )
- [ya] TÖVBE ile/ve/ya da/||/<>/> AFFETMEK
- TÖVBE ve/=/||/<>/> ASLINA DÖNME
- TÖVBE ile/ve/<> BAĞIŞ
- TÖVBE ile/ve/değil/yerine/||/<> FARKINDALIK
- TÖVBE = GÖZYAŞI
( Yangın, gözyaşı ile söndürülmez. )
- TÖVBE ile/ve İNÂBET
( Dışlaşmış olan pisliklerden temizlenmek. İLE/VE Bâtınî, kimsenin hissetmediği günahlardan temizlenmek. )
( Şeriatte. İLE/VE Tarikatte. )
- TÖVBE["TÖBE" değil!] ile/ve İSTİĞFAR["İSTİFAR" değil!]
- TÖVBE ve/<> KALP
- TÖVBE ile/ve/değil/=/||/<>/< ÖZELEŞTİRİ
( Değişmek. İLE/VE/DEĞİL/=/||/<>/< Değişmeye çalışmak. )
- TÖVBE ile/ve RÜCÛ
( Tövbe bir kere olur, iki kere olan tövbe, tövbe değildir. )
( Tövbeyle büyük günahlar küçülür, ihmal ile küçük günahlar büyür. )
- TÖVBE ile/ve SIĞINMA
- TÖVBE ile/ve/değil/yerine TÖVBEDEN, TÖVBE
- TÖVBE ile TÖVBELİ ile TÖVBESİZ/LİK ile TÖVBE AYLARI
- TÖVBE ile/ve/<> VEFÂ
( İkisi de süreklidir/sürekli olmalıdır. )
- TÖVBE ile/ve/<> VEFÂT
- TÖVBEDEN ÖNCEKİ HİDÂYET ile/ve TÖVBEYE HİDÂYET ile/ve TÖVBEDEN SONRAKİ HİDÂYET
- TOWARD :/yerine -E DOĞRU
- TOWARDS :/yerine -E DOĞRU
- TOWER :/yerine KULE
- TOWER'S
- TOWN :/yerine KASABA, ŞEHİR
- TOX-/TOXI-/-TOXIC/TOXICO-/-TOXO- ile/||/<> VİR- ile/||/<> SEPSİS-/SEPT-/SEPTİ-/SEPTO-
( Zehir. İLE/||/<> Zehir. İLE/||/<> Zehirlenme, çürüme. )
- TOXICOGENOMICS ile/||/<> CLASSICAL TOXICOLOGY
( Toxicogenomics toksik maddelerin gen ifadesine etkisini incelerken İLE classical toxicology genel toksisite mekanizmalarını inceler )
( Formül: Dose-response genomics )
- TOY[Azr.] = DÜĞÜN[Tr.]
- TOY :/yerine OYUNCAK
- TOY ile TOY ile TOY
( Gençliği nedeniyle görgüsüz ve beceriksiz olan. İLE Ziyafet. İLE Kızıl tüylü bir kuş.[Lat. OTIS TARDA] )
- TOY ile/ve TOYDAN
( Tuz Gölü civarı, Kütahya ve Doğu Anadolu'da bulunur. İLE/VE Toy kuşunun iri bir türü. )
- TOY ile TOYDAN
( Kızıl tüylü bir kuş.[Lat. OTIS TARDA] İLE Bir tür iri toy kuşu. )
- TOYGA ile TOYGAR ile TOYGA ÇORBASI
- TOYGAR KUŞU ile BOĞMAKLIKUŞ
( ... İLE Toygar kuşunun bir türü. )
- TOYNAK ile TOYNAKLI
( HOOF vs. HOOFED )
( باسم زدن ile سنب ile پاي کوبيدن ile سمدار )
( BASM ZADAN ile سنب ile PAY KUBYDAN ile سمدار )
- TOYNAK ile TOYNAKLILAR
- TÖZ:
AZALMAYAN ve/||/<> ÇOĞALMAYAN
( Yüklenen herşeyin kendinde birleştiği. )
- TÖZ:
BİRİNCİL ile/ve/||/<>/> İKİNCİL
( Yapılandığını, kendinde barındıran. )
- TÖZ:
EN SAĞLAM DÜŞÜNCE ve/||/<> EN AZ DÜŞÜNÜLEN
( Kategoriler arasında geçiş yoktur/olmaz! )
- TÖZ FELSEFESİ ile/ve/yerine ÖZNE FELSEFESİ
- TÖZ İKİLİĞİ(DUALİZMİ):
ETKİLEŞİMCİLİK ile/ve/||/<> EPİFENOMENALİZM ile/ve/||/<> PARALELİZM
- TÖZ İKİLİĞİ(DUALİZMİ) ile/ve/||/<> NİTELİK İKİLİĞİ(DUALİZMİ)
( ... İLE/VE/||/<> Nagel. | Chalmers. )
- TOZ-TOMUR (İNSİN)
( Yağmur yağdığında söylenilir. )
- TOZ-TOPRAK (İÇİNDE KALMAK)
- TÖZ = CEVHER = SUBSTANCE[İng., Fr.] = das WESEN, WESENHEIT, STAMMBEGRIFF, SUBSTANZ[Alm.] = SUBSTANTIA[Lat.] = HË UZIA, HYPOSTASIS, HYPOKEIMENON[Yun.] = SOSTANZA[İt.] = SUBSTANCIA[İsp.] = SUBSTANTIE[Fel.] = SUBSTANS[Dan.] = SUBSTANTSIYA[Rus.]
- TOZ ile DUMAN
( [Divan şiirinde] Bir toprak parçası olarak gubâr, sevgilinin yüceliğinin ve değerinin büyüklüğünü anlatmada kullanılır. )
( GUBÂR ile ... )
( GERD ile DÛD )
( DUST vs. SMOKE )
- TOZ = GUBÂR = POUDRE
- TOZ ile HEBÂ'
( ... İLE Gayet ince toz, zerre. | Yok yere, boş, nâfile. )
- TÖZ ile/<> MODUS ile/<> CONATUS
( Kendinde varolan ve yine kendi aracılığıyla kavranan. İLE/<> Varoluşu, bir başkasına dayanan ve yine o başkası aracılığıyla kavranan. İLE/<> Bir şeyin, gücü yettiğince varoluşunu sürdürme çabası, yaşamda kalma isteği/arzusu. )
- TOZ ile/ve/||/<>/> PUDRA
- TOZ ile/değil REGOLİT
( ... İLE/DEĞİL Meteorit çarpmasından kalan toz katmanı. )
- TÖZ ile/ve TİNSEL TÖZ
- TOZ ve/||/<> TOPRAK
( Zamanı simgeler. VE/||/<> Mekânı simgeler. )
( Tarihi simgeler.[Ne yazık ki, bazı/çoğu şeyi bilmeyenler, değerini bilmiyor.] VE/||/<> Coğrafyayı simgeler.["Korumayı" "biliyoruz."] )
( Ardardalığı, derinliği simgeler. VE/||/<> Birlikteliği, yanyanalığı simgeler. )
( Tini simgeler. VE/||/<> Gövdeyi simgeler. )
( DUST and/||/<> SOIL/EARTH )
- TÖZ ile TÖS
( Kök, asıl, cevher. | Değişenlerin özünde değişmeden kaldığı varsayılan idealist kavram. İLE Hayvanı geri geri yürütmek. | Düşmanı püskürtmek. Karşısındakini yıldırarak kavgadan kaçırtmak. )
- TOZ ile TOZ ile TOZ ile TOZ
( Çok küçük ve hafif parçacıklara bölünmüş toprak. | Çok küçük parçacıklara bölünmüş olan herhangi bir nesne. | Katıların fiziksel etkilerle ufalanması sonucu oluşan, tane irilikleri yaklaşık bir mikron büyüklüğünde parçacıklar. | Genellikle tanelerin temizlenmeleri ya da öğütülmeleri sırasında meydana gelen ince durumdaki kuru parçacıklar. | Bu durumda olan. İLE Yayın kabzası üzerine kaplanan kayın ağacı kabuğu ve kirişi. İLE Asalak öldürücü olarak kullanılan katı bitkisel ya da madensel nesnelerin öğütülmüşü. | Hayvansal, bitkisel ve madensel kökenli nesnelerden elde edilen, organik ve inorganik yapılı, kuru ve birbiriyle bağlantısı olmayan ilaç biçimi. İLE Diz. )
( DUST vs. DUST vs. DUST vs. DUST )
- TOZ ile/ve TOZAN
( ... İLE/VE İncecik toz tanesi. | Tozu çok olan yer. )
- TÖZ ile/||/<>/> TÖZE
( Kök. İLE/||/<>/> Köklü. )
- TOZ ile TOZUNU ALMAK ile SİLGİ ile TOZ ALMA ile ÇÖPÇÜ
( DUST vs. DUST OFF vs. DUSTER vs. DUSTING vs. DUSTMAN )
( خاک ile گرد ile گرد و خاک ile غبار ile خاکه ile گردوخاک گرفتن ile گردگيري کردن ile تربت ile خاک گرفتن ile گردگير ile وسيله گردگيري ile گردگيري ile مامور تنظيف )
( KHAK ile GARD ile GARD VE KHAK ile GHABAR ile KHAKEH ile GARDOKHAK GARAFTAN ile GARDEGYRY KARDAN ile TARBAT ile KHAK GARAFTAN ile گردگير ile VESYLAH GARDEGYRY ile گردگيري ile مامور تنظيف )
- TOZ ile ÜLGER/HÂV[Ar.]
- TOZ ile/ve VAKIF/CAMİ TOZU
- TOZAN ile TOZAN
( İncecik toz tanesi. | Tozu çok olan yer. İLE Kar fırtınası. )
- TOZ-DUMAN (İÇİNDE KALMAK)
- TOZKOPARAN ile TOZKOPARAN
( Çok rüzgârlı yer. İLE İstanbul, Merter'de bir semtin adı. )
- TOZLANMA ile/değil/||/<> TUZLANMA
- TOZLAŞMAK ile TOZLAŞTIRMAK
- TOZLU ile TOZLUK ile TOZLUKLU ile TOZLUKSUZ
- TOZLUK ile/ve/<> DOLAK
( ... İLE/VE/<> Bacaklara, ayak bileğinden, dize kadar dolanan, ensiz ve uzun kumaş parçası. )
- TOZPEMBE
( Gerçekleri görmeyecek kadar herşeyi yerinde saymada. )
- TOZUMAK ile TOZ ile TOZ BEZİ ile TOZ BOYA ile TOZ DUMAN ile TOZ SABUN ile TOZ ŞEKER ile TOZ BULUTU ile TOZ TOPRAK ile TOZ FIRÇASI ile TOZ MASKESİ
- TPM/TEMPORARY PACEMAKER[İng.] değil/yerine/= GEÇİCİ KALP PİLİ
- TPN/TOTAL PARENTERAL NÜTRİSYON TOTAL PARENTERAL NUTRITION[İng.] değil/yerine/= TÜMÜYLE DAMARDAN BESLENME
- TRABEKÜLASYON/TRABECULATION[İng.] değil/yerine/= BÖLMELENİM
- TRABLUS ile/||/<> TRABLUS
(
Trablus (Libya)
- Resmî adı: Tripoli (İngilizce), طرابلس الغرب (Ṭarābulus al-Gharb)
- Ülke: Libya
- Tarihsel köken: Fenike, Roma ve Bizans dönemlerinde Tripolitania bölgesinin merkeziydi. Ad, üç antik kentten türemiştir: Oea, Sabratha, Leptis Magna.
- Dil: Arapça
- Osmanlı dönemi adı: Trablusgarp
Trablus (Lübnan)
- Resmî adı: Tripoli (İngilizce), طرابلس (Ṭarābulus)
- Ülke: Lübnan
- Tarihsel köken: Fenikelilerce kurulmuştur. Yunanlar döneminde Tripolis adını almıştır; Tyre, Sidon ve Arados koloni birliğini simgeler.
- Dil: Arapça
- Osmanlı dönemi adı: Trablusşam
Tripoli (Yunanistan)
- Resmî adı: Tripoli (Τρίπολη)
- Ülke: Yunanistan (Peloponez)
- Köken: Antik Yunanca "Tripolis" (üç şehir) anlamındadır. Arapça Trablus biçimine dönüşmemiştir.
Öteki Tarihi Tripolis Yerleşimleri
Antik çağda Tripolis adını taşıyan bazı bölgeler şuralarda da bulunur...
- Likaonya (Anadolu)
- Mısır’da küçük bir yerleşim
- Suriye ve Anadolu'nun bazı bölümleri
Ortak Noktalar – Dilsel ve Tarihsel Köken
| Özellik | Açıklama |
|---|---|
| Köken | Trablus, Yunanca “Tripolis” (üç şehir) kökenlidir. Arapça'ya Ṭarâbulus biçiminde geçmiştir. |
| Tarihsel Etki | Antik Yunan, Roma ve Bizans etkisinin ardından Arap fetihleriyle adı Arapçalaşmıştır. |
| Osmanlı Etkisi | Trablusgarp (Batı Trablus – Libya) ve Trablusşam[Şam Trablusu – Lübnan] adlandırmaları yapılmıştır. |
| Dil | Arapça ve Osmanlı Türkçesi'nde benzer biçimlerde anılmıştır. |
| Benzerlik | İkisinde de Akdeniz kıyısı, tarihsel liman kenti olma, eski uygarlık etkisi vardır. |
- TIRABZAN[Fars. < DARBEZİN] değil/yerine/= MERDİVEN KORKULUĞU
- TRABZON ile TRABZONLU/LUK ile TRABZON YAĞI ile TRABZON HURMASI
- TRACE :/yerine İZ, İZLEMEK
- TRACEABILITY[İng.] değil/yerine/= İZLENEBİLİRLİK
- TRACER İLE DATING İLE THERAPY ile/||/<> RADYOİZOTOP UYGULAMALARI
( Radyoaktif izotop kullanımları. )
( Formül: λ = ln2/t½ )
- TRACK :/yerine İZ, TAKİP ETMEK
- TRACT ile ...
( Solunum sistemi. )
- TRACTRIKS ile/ve/||/<> TRACTRIOID
- TRADE vs. BARTER
- TRADE :/yerine TİCARET, TAKAS ETMEK
- ANANE/TRADİSYON değil/yerine/= GELENEK
- TRADITION :/yerine GELENEK
- TRADITIONAL :/yerine GELENEKSEL
- TRAFFIC :/yerine TRAFİK
- TRAFİK AYNASI :
( Tarabya burnu, Yani Tarabya Büyük Oteli önü çok virajlı olduğu için vasıtalardın bir birine çarpmaması için virajın denize doğru çıkan en uç noktasına konulan büyük bir trafik aynası idi zamanla kaldırıldı. )
- TRAFİK IŞIĞI ile SEMAFOR[Fr. < Yun.]
( ... İLE Demiryollarında, gündüz mekanik olarak kırmızı bir kolla, gece kırmızı ışıkla işaret veren aygıt. | İki gemi ya da gemi ile kıyı istasyonu arasında haberleşmede kullanılan, üç kollu, işaret sütunu. )
- TRAFİK KURALLARI ve/<> PSİKİYATRİ
- TRAFİK ile/ve/<> SIKIŞAN TRAFİK
( ... İLE/VE/<> TAPONES: Porto Riko'daki adı. )
- TRAFİK = TRAFFIC[İng.] = CIRCULATION[Fr.] = VERKEHR[Alm.] = TRAFFICO[İt.] = TRÁFICO[İsp.]
- TRAFİK ile TRAFİKÇİ/LİK ile TRAFİK AKIMI ile TRAFİK AKIŞI ile TRAFİK TERÖRÜ ile TRAFİK ŞERİDİ ile TRAFİK LAMBASI ile TRAFİK CANAVARI ile TRAFİK MAHKEMESİ ile TRAFİK MÜFETTİŞİ ile TRAFİK İŞARETLERİ
- TRAFİK değil/yerine/= YOLAKIŞ
- TRAFİKTE:
HIZ DÜŞÜRMEK ve/||/<>/< SEVDİKLERİMİZİ DÜŞÜNMEK
- TRAFİKTE ÖNCELİKLİLER[sırasıyla]:
ENGELLİ/LER ile/ve/< HASTA/LAR ile/ve/< YAŞLI/LAR ile/ve/<
ÇOCUK/LAR, ÖĞRENCİ/LER ile/ve/< HANIM/LAR ile/ve/<
YAYA/LAR ile/ve/<
BİSİKLETLİ/LER ile/ve/< MOTOSİKLETLİ/LER ile/ve/< ACİL DURUM ARAÇLARI[hasta taşıma, itfaiye, polis] ile/ve/<
TOPLU TAŞIMA ARAÇLARI[raylı düzenler öncelikli olmak üzere!] ile/ve/<
ARABA/LAR ile/ve/< AYRICALIKLI/LAR
[her seviyedeki/konumdaki resmî makam araçları (her ne kadar güvenlikleri "önemli/öncelikli" sayılsa da!)]
( Kişiye ait arabaların sayılarının ülkemizde çok olması [ya da artmasının teşvik ediliyor olması], yolların eski olanaksızlıklara göre düzenlenmiş olması, önceliği arabalara vermek için geçerli bir neden değildir/olamaz! Tam tersine, konumları/sıraları en sondadır! [Bu zihniyeti geliştirmeyi ve yaygınlaştırmayı, her birimiz haklarımıza sahip çıkarak daha da hızlandıracağız! Lütfen!!! Sizin de farkındalığınız, desteğiniz ve katılımınızla!...] )
- TRAFİK'TE:
SİLECEKLERLE SÜRÜCÜ EMNİYETİ ve LASTİK PATLARSA ve TAŞITI EKONOMİK KULLANMAK
- TRAFİKTE:
"SİNİRLİ OLMAK" değil/yerine SORUMLU OLMAK
( Facebook, KENDİNE GEL!!! sayfasına katılın, uyarın!
Kişi, kurum ve kuruluşların, "yaptığı" fakat yapmayabilecekleri yanlış(lık)ları göstererek anlatmak üzere kurulmuş bir uyarı sayfasıdır!
Sen de uyar! )
- TRAFO[Alm.]/TRANSFORMER[İng.] değil/yerine/= DÖNÜŞTÜRÜCÜ
( Dönüştürücü. | Yüksek gerilim hattından aldığı elektriği kentin ağında kullanılabilecek seviyeye düşüren dönüştürücünün bulunduğu yer. )
- TRAGEDY :/yerine TRAJEDİ
- TRAGEDYA'DA:
ASKİLOS ile/ve/<> SOFOKLES ile/ve/<> EURUPIDES
- TRAIL :/yerine İZ, PATİKA
- TRAIN :/yerine TREN, EĞİTMEK
- TRAINING :/yerine EĞİTİM
- TRAIT[İng.] değil/yerine/= ÖZNEL YAPI
- TRAJEDİ ve KÖTÜMSERLİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> GÜLDÜRÜ ve İYİMSERLİK
- TRAJEDİ ile/ve/değil/||/<> "İSTATİSTİK"
( Kişinin ölümü. )
( Kitleler. )
- TRAJEDİ ile/değil/yerine/>< KOMEDİ
( Yaşama, yakından baktığımızda. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Yaşama, uzaktan baktığımızda. )
( "Hissedenler" için. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Düşünenler için. )
- TRAJEDİ(") ile/ve/||/<> (")PARODİ(") ile/ve/||/<> (")İRONİ(")
- TRAJEDİ ile/ve/||/<>/> TRAVMA
- TRAJİKLEŞMEK ile TRAJİK
- TRAKE[Fr. < TRACHEE] değil/yerine/= SOLUK BORUSU
( Soluk borusu. | Eklembacaklılarda bulunan özel solunum kanalları. )
- TRAKE ile TRAKELİLER
- TRAKEİT/ŞEZEN[Ar.] değil/yerine/= SOLUK BORUSU YANGISI/İLTİHABI
( TRAKEİT )
- TRAKSİYON/TRACTION[İng.] değil/yerine/= ÇEKME, ÇEKİLME, ÇEKME GÜCÜ
- TRAKSİYON değil/yerine/= KALDIRGAÇ
- TRAKT/TRACT[İng.] değil/yerine/= YOL
- TRAKTÖR[Fr. < TRACTEUR] değil/yerine/= ÇEKERSÜRER
( Arkasına römork takılabilen, çift sürmek, yük taşımak vb. işlerde kullanılan motorlu iş makinesi. )
- TRAKTÖR değil/yerine/= SÜRÇEKER
- TRAKTÖR ile TRAKTÖRCÜ/LÜK
- TRAKTÖR ve/||/<>/> TREYLER[İng. < TRAILER]
( ... VE/||/<>/> Traktör ya da kamyonlara, genellikle yük taşımalarını sağlamak için takılan araba. )
- TRAKUNYA[Yun.] değil/yerine/= ÇARPAN BALIĞI
- TRAMPET ile TRAMPETÇİ/LİK
- TRAMPLEN[Fr. < TRAMPLIN] değil/yerine/= SIÇRAMA TAHTASI
( Yüzme sporunda, suya yüksekten atlamada kullanılan bir ucu sabit, öteki ucu esneyen sıçrama tahtası. | Kayakta, atlamayı yapan sporcuya gerekli hızı sağlayan, özel olarak düzenlenmiş eğik alan. )
- TRAMVAY ile TRAMVAY HATTI
- TRAMVA/YA değil TRAVMA/YA
- TRAMVAY'DA, METRO'DA:
BİNMEYE ÇALIŞMAK değil/yerine İNENENLERE ÖNCELİK TANIYIP DAHA SONRA RAHATÇA BİNMEK
- TRAMVAY'DA, METRO'DA:
BİNMEYE ÇALIŞMAK değil/>< İNENENLERE ÖNCELİK TANIYIP DAHA SONRA RAHATÇA BİNMEK
( Yanlışı. >< Doğrusu. )
- TRANÇA[İt. < TRANCIA] ile/ve/||/<>/< İZMARİTGİLLER
( İzmaritgillerden, özellikle sıcak denizlerde yaşayan, pullu, esmer renkli ve kemikli bir balık. İLE/VE/||/<>/< ... )
( PAGRUS EHRENGERGII cum/et/||/<>/< ... )
- TRANKİLİZAN/TRANQUİLİZER[İng.] değil/yerine/= YATIŞTIRICI
- TRANS ETKİSİ ile/||/<> TRANS ETKİLEME
( Trans etki kinetik labilize, trans etkileme termodinamik. )
( Formül: Pt(II) kompleksleri )
- TRANS/TRANCE[İng.] değil/yerine/= KENDİNDEN GEÇME
- TRANS ile SİS
( İkili bağ etrafında atomların karşılıklı olduğu izomer. İLE İkili bağ etrafında atomların aynı tarafta olduğu izomer. )
- TRANS ile TRANŞ ile TRANÇA
- TRANSACTION[İng.] değil/yerine/= İŞLEM
- TRANSANDANTAL ESTETİK ile/ve/||/<> TRANSANDANTAL MANTIK
- TRANSANDANTAL ile METAFİZİK
- TRANSANDANTAL ile TRANSANDANTALİST ile TRANSANDANTALİZM
- TRANSANDANTAL/İST değil/yerine/= DENEYÜSTÜ/CÜ / AŞKIN/CI
- TRANSCENDENT ile IMMANENT
( Transcendent= x'i aşan: - Varlık, - Bilgi. Anlamda müşterek, referansı ayrı. İLE Immanent= x'de bulunan )
- TRANSCENDENT ile TRANSCENDENTAL
- TRANSDÜKSİYON/TRANSDUCTION[İng.] değil/yerine/= İLETİ
- TRANSDÜSER/TRANSDUCER[İng.] değil/yerine/= ÇEVİRGEÇ
- TRANSEKSİYON/TRANSECTION[İng.] değil/yerine/= ENİNE KESİ
- TRANSFER[İng., Fr.] değil/yerine/= AKTARIM, AKTARMA
- TRANSFER[İng.] değil/yerine/= AKTARMA
- TRANSFER :/yerine AKTARMAK, TRANSFER
- TRANSFERANS/TRANSFERENCE[İng.] değil/yerine/= AKTARIM
- TRANSFORM :/yerine DÖNÜŞTÜRMEK
- TRANSFORMASYON/TRANSFORMATION[İng.] değil/yerine/= YAPISAL DEĞİŞİM | DÖNÜŞÜM
- TRANSFORMASYON[Fr./İng.] değil/yerine/= DÖNÜŞÜM
- TRANSFORMASYON değil/yerine/= DÖNÜŞÜM
- TRANSFORMASYON ile/||/<> TRANSDÜKSİYON
( Transformasyon doğrudan DNA alımı İLE transdüksiyon virüs aracılıdır )
( Formül: Direkt İLE virüs )
- TRANSFORMASYON ile/||/<> TRANSFEKSİYON
( Transformasyon bakteri DNA alma İLE transfeksiyon eukaryot. )
( Formül: Bacterial İLE eukaryotic DNA uptake )
- TRANSFORMATION vs. ALTERATION
- TRANSFORMATION :/yerine DÖNÜŞÜM
- TRANSFORMATION ile/||/<> ISOMETRY
( Transformation genel dönüşüm İLE isometry mesafe koruyan. )
( Formül: General İLE distance preserving )
- TRANSFORMATÖR[Fr./İng.] değil/yerine/= DÖNÜŞTÜRÜCÜ
- TRANSFORMATÖR değil/yerine/= DÖNÜŞTÜRÜCÜ
- TRANSFORMATÖR ile/||/<> JENERATÖR (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)
( Transformatör gerilim değiştirir, jeneratör elektrik üretir )
( Formül: V₂/V₁=N₂/N₁ İLE ε=NBAω )
- TRANSFORMİST ile TRANSFORMİZM ile TRANSFORMASYON
- TRANSFORMİZM[Fr./İng.] değil/yerine/= DÖNÜŞÜMCÜLÜK
- TRANSFORMİZM değil/yerine/= DÖNÜŞÜMCÜLÜK
- TRANSFÜZYON/TRANSFUSION[İng.] değil/yerine/= KAN AKTARIMI
- TRANSFÜZYON değil/yerine/= KAN AKTARIMI
- TRANSGENİK/TRANSGENIC[İng.] değil/yerine/= GEN AKTARIMLI
- TRANSGENİK ile GENETİK DÜZENLEME
( Başka bir organizmadan gen aktarılmış canlılar. İLE Genleri laboratuvar teknikleriyle değiştirilmiş canlılar. )
- TRANSİLVANYA HALISI değil TÜRK HALISI
( Kara Kilise, Braşov - Romanya )
- TRANSİSTÖR[Fr./İng.] değil/yerine/= İLETEÇ/GEÇİRGEÇ
( Germanyum ya da silisyum öğelerinin yarı iletkenlik özelliklerinden yararlanılarak üretilen, elektronik tüplerin elektrik titreşimlerini genişletmekte kullanılan, sağlam yapılı ve uzun ömürlü araç. )
- TRANSIT[İng.] değil/yerine/= DOĞRUDAN GEÇİŞ
- TRANSİT[Fr./İng.] değil/yerine/= DURMADAN GEÇMEK | GEÇİCİ
( Bir yerden dinlenmeden, beklemeden, durmadan geçmek. | Geçici. | Malların bir ülkenin topraklarından gümrüksüz geçmesi. )
- TRANSİT değil/yerine/= DURMAZLI
- TRANSITION :/yerine GEÇİŞ
- TRANSİZYON/TRANSITION[İng.] değil/yerine/= GEÇİŞ, DEĞİŞME
- TRANSİZYONEL/TRANSITIONAL[İng.] değil/yerine/= DEĞİŞİCİ | GEÇİCİ
- TRANSKRİPSİYON ETMENLERİ ile PROMOTÖR BÖLGESİ
( DNA'daki belirli genlerin transkribe edilmesini denetleyen proteinler. İLE DNA'da transkripsiyonun başlangıç noktasını belirleyen bölge. )
- TRANSKRIPSİYON/TRANSCRIPTION[İng.] değil/yerine/= KOPYALAMA
- TRANSKRİPSİYON[Fr./İng. < TRANSCRIPTION] değil/yerine/= ÇEVİRİYAZI/KOPYALAMA
( آ) ا) > Ā, ā
أ) ا) > A,a / E,e / I,ı/ İ,i / U,u/ Ü,ü
ب > B,b
پ > P,p
ت > T,t
ث > Ŝ,ŝ
ج > C,c
چ > Ç,ç
ح > Ĥ,ĥ
خ > Ħ,ħ
د > D,d
ذ > Ź,ź
ر > R,r
ز > Z,z
ژ > J,j
س > S,s
ش > Ş,ş
ص > Ś,ś
ض > Ż,ż / Đ,đ
ط > Ş,ş
ظ > Ž,ž
ع > Ǿ
غ > Ġ,ġ
ف > F,f
ق > Ķ,ķ
ك > K,k
ل > L,l
م > M,m
ن > N,n
و > V,v / Ū,ū / Ü,ü / O,o / Ö,ö
ه > H,h / a / e
لا > La / lā
ى > Y,y / I, ı / Ī,Ī
' > ǿ )
( â > Uzun a
é > Kapalı e
ē > Uzun e
π > Patlayıcı, tonlu, art damak ünsüzü
« > Sızıcı, tonsuz, art damak ünsüzü
h > Hırıltılı, sızıcı, sedasız ön damak ünsüzü
ȋ > Uzun i
ḳ > Patlayıcı, tonsuz, art damak ünsüzü
ñ > Nazal n
ō > Uzun o
û > Uzun u )
- TRANSKRİPSİYON ile TRANSLASYON
( DNA'nın, RNA'ya çevrilmesi. İLE RNA'nın proteine çevrilmesi. )
- TRANSKRİPSİYON ile/||/<> TRANSLASYON
( Transkripsiyon DNA→RNA İLE translasyon RNA→proteindir )
( Formül: Çekirdekte İLE ribozomda )
- TRANSKÜTAN/TRANSCUTANEOUS[İng.] değil/yerine/= DERİDEN
- TRANSKÜTANÖZ/TRANSCUTANEOUS[İng.] değil/yerine/= DERİ GEÇİŞLİ
- TRANSLASYON ile PROTEİN SENTEZİ
( RNA'daki bilginin proteinlere dönüştürülmesi işlemi. İLE Gözelerde proteinlerin üretilmesi işlemi. )
- TRANSLATE :/yerine ÇEVİRMEK
- TRANSLİTERASYON[Fr./İng. < TRANSLITERATION] değil/yerine/= HARF ÇEVİRİSİ
( Yabancı yazıların, okunuşları dikkate alınmadan harf harf aktarılması. )
- TRANSLOKASYON İLE İNVERSİYON İLE DUPLİKASYON ile/||/<> KROMOZOM ANOMALİLERİ
( Kromozomlardaki yapısal değişiklikler. )
( Formül: Karyotip: 46 ileXX veya 46 ileXY )
- TRANSLOKASYON/TRANSLOCATION[İng.] değil/yerine/= YER DEĞİŞİM
- TRANSLÜMINAL/TRANSLUMINAL[İng.] değil/yerine/= İÇ BOŞLUKTAN
- TRANSLÜMİNASYON/TRANSILLUMINATION[İng.] değil/yerine/= IŞIK GEÇİRİM
- TRANSLÜSEN/TRANSLUCENT[İng.] değil/yerine/= YARI SAYDAM
- TRANSMEMBRAN/TRANSMEMBRANE[İng.] değil/yerine/= ZARDAN
- TRANSMİSYON/TRANSMISSION[İng.] değil/yerine/= AŞIRTIM | GENETİK AKTARIM | İLETIM
- TRANSMİTER/TRANSMİTTER[İng.] değil/yerine/= UYARI AKTARICI
- TRANSMÜRAL/TRANSMURAL[İng.] değil/yerine/= DUVAR TUTAN | DUVARDAN
- TRANSÖZOFAGEAL/TRANSESOPHAGEAL[İng.] değil/yerine/= YEMEK BORUSUNDAN
- TRANSPARAN[İng. < TRANSPARENT] değil/yerine/= İÇ GÖSTERİR
- TRANSPARAN/TRANSPARENT[İng.] değil/yerine/= SAYDAM
- TRANSPARENCY vs. ADVERTISEMENT
- TRANSPARENCY/TRANSPARENCY[İng.] değil/yerine/= SAYDAMLIK
- TRANSPARENCY vs. FLEXIBILITY
( Saydamlık/şeffaflık. İLE Esneklik. )
- TRANSPERSONAL değil/yerine BEN-ÖTESİ
- TRANSPLANTASYON/NAKİL/TRANSPLANTATION[İng.] değil/yerine/= AKTARIM
- TRANSPLANTASYON[İng. < TRANSPLANTATION] değil/yerine/= DOKU/ÖRGEN AKTARIMI
- TRANSPLANTASYON[Fr./İng. < TRANSPLANTATION] değil/yerine/= ÖRGEN/BİTKİ AKTARIMI
- TRANSPORT[İng.] değil/yerine/= TAŞINIM, TAŞIMA
- TRANSPORTATION :/yerine ULAŞIM
- TRANSPOZE ile ŞET
( ... İLE Türk musikîsinde bir makamı kendi perdelerinden daha tiz ya da pes perdelerde çalma. )
- TRANSPOZİSYON/TRANSPOSITION[İng.] değil/yerine/= YER DEĞİŞİMİ
- AŞKIN/SAL = MÜTEALİ = TRANSCENDENTAL[İng., Fr.] = TRANSZENDENTAL[Alm.] = TRANSCENDERE[Lat.]
- TRANSVERSE[İng.] değil/yerine/= ENINE
- TRAPEZ[Fr.] değil/yerine/= SALINCAK
( Alt uclarına bir çubuk bağlanmış bulunan iki düşey ipten yapılmış salıncağa benzer bir jimnastik aracı. | Trapezci. )
- TRAPEZ ile TRAPEZCİ/LİK ile TRAPEZLİ ile TRAPEZSİZ
- TRAŞ BIÇAĞI, JİLET [PAYLAŞILAMIYOR/PAYLAŞILMIYOR]
- TRAŞ BIÇAĞI, JİLET [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]
- TRAŞ ile/ve "ETEK TRAŞI"
- TRASE/TRACING[İng.] değil/yerine/= YOL, İZ
- TRAUMAT-/TRAUMATO- ile/||/<> HELC-/HELCO-
( Yara. İLE/||/<> Ülser, ülser yapan, dokuyu yiyen yara. )
- TRAVAY LABOUR[İng.] değil/yerine/= DOĞUM EYLEMİ
- TRAVEL vs. JOURNEY vs. TRIP vs. EXPEDITION
- TRAVEL :/yerine SEYAHAT
- TRAVELLER vs. TOURIST
- TRAVERS[Fr.] ile TRAVERTEN[Fr. < TRAVERTİN]
( Üzerine rayların yerleştirildiği, yere enine konulmuş demir ya da ağaç parçaların her biri. | Ayağın rahat etmesi için ayakkabı içine yerleştirilen kumaş parçası, tabanlık. İLE Bazı kaynak sularının dibinde biriken, kalkerli ya da silisli tortu, pamuk taşı. )
- TRAVERTEN ile MERMER
( Yeraltı sularının çözünmüş olarak bulunan kalsiyum karbonatın, yeryüzünde çökelmesi sonucunda oluşmuş doğal bir taş. İLE Kalkerlerin, ısı ve basınç altında metamorfizmaya uğrayarak tekrar kristalleşmesi sonucunda oluşan taş. )
( Mermere göre daha yumuşak bir kayaçtır.
Daha parlak, daha dayanıklı ve sağlıklı bir yapıya sahiptir.
Mermere göre, daha kolay işlenir ve parlatma açısından cilâlamayı çabuk kabullenir.
Doğal yapısını korumaya yönelik bakım yapmayı gerektirir.
Yüzeyi, sünger gibi deliklidir ve hafiftir.
Daha doğal bir görünümü vardır.
İLE
Travertene göre daha sert bir kayaçtır ve saha sert yüzeylidir.
Daha zor işlenir.
Belirli dönemlerde silinmesi ve parlatılması gerekir. )
- TRAVMA:
DOĞA KAYNAKLI ile/ve/ne yazık ki/||/<> İNSAN KAYNAKLI
- TRAVMA/BLOKAJ ile/ve AYDINLANMA
- TRAVMA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DENEYİM
( [örüntüsü/bağlamı/öyküsü/anlamı] Yoktur. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Vardır. )
(1996'dan beri)